Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Lojistik Destek

Kapsül Haber Ajansı - Lojistik Destek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lojistik Destek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FNSS’den Amfibi Harekâtlara İnsansız Çözüm: İ-ZAHA Haber

FNSS’den Amfibi Harekâtlara İnsansız Çözüm: İ-ZAHA

FNSS, amfibi hücum harekâtının en yüksek riskli evresini insansız hâle getiren Çok Maksatlı Modüler İnsansız Amfibi Aracı İ-ZAHA'yı, 20-23 Ağustos 2026 tarihleri arasında Kocaeli Gölcük Tersanesi Komutanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen TEKNOFEST Mavi Vatan 2026’da tanıttı. FNSS tarafından tasarlanan, üretilen ve hali hazırda Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunan ZAHA'larla insanlı-insansız takım (MUM-T) konseptinde görev yapmak üzere tasarlanan İ-ZAHA, karşı kuvvetlerin kıyı savunmasıyla ilk teması insanlı araçlardan önce kuruyor ve operatörlerin tüm görev süresince güvenli bir alanda kalmasını sağlıyor. Denizden kıyıya kesintisiz intikal edebilen 8 tonluk platform, suda 7 knot, karada 70 km/s hıza ulaşıyor. Sahada yaklaşık 40 dakikada değiştirilebilen faydalı yük modülleri sayesinde Ateş Destek'ten Mayın Temizleme'ye, Elektronik Harp'ten Yaralı Tahliye'ye kadar on farklı görev konfigürasyonunda kullanılabiliyor. FNSS CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Selim Baybaş, İ-ZAHA ile ilgili şunları söyledi: “FNSS, insansız ve otonom araç teknolojilerinde çalışmalarını, Ar-Ge yatırımlarını büyütüyor. İ-ZAHA, FNSS'nin mühendislik kabiliyetlerini, Zırhlı Amfibi Hücum Aracı ZAHA'nın sahada kanıtlanmış başarısını ve sürdürülen Ar-Ge çalışmalarını bir araya getiren yeni nesil ağır sınıf insansız amfibi araç olarak öne çıkıyor. Bu ölçekte ve bu yetenek kapsamında amfibi insansız kara aracı üretebilen firma sayısı dünya genelinde son derece sınırlı; FNSS sektördeki 35 yılı aşkın tecrübesi ve aktif üretim hattıyla farklı platformları aynı anda üretebilen az sayıda NATO tedarikçisinden biri. FNSS’nin, İ-ZAHA ile yeni bir dönemin kapısını açtığını gururla söyleyebilirim.” Çok Maksatlı Modüler İnsansız Amfibi Araç Amfibi hücum harekâtı, en zorlu ve en yüksek zayiat riskini barındıran harekât türlerinden biridir. Karşı kuvvet, kıyı şeridini mayınlar, sabit istihkam engelleriyle kapatır; makineli tüfek ve anti-tank güdümlü füze mevzilerini kıyıyı gözetleyecek biçimde konuşlandırır. İstihkâm engelleri birlikleri yavaşlatır, dar çıkış hatlarına kanalize eder ve düşman ateşinin etkinliğini artırır. İlk çıkış dalgasının geciktiği her saniye, savunan tarafın lehinedir. Düşman sahile yaklaşırken geçen bu kritik zaman dilimi, harekâtın tamamı açısından belirleyici niteliktedir; karşı kuvvet bu evrede hücum momentumunu kırmayı ve taarruz başlamadan harekâtı çökertmeyi hedefler. FNSS tarafından geliştirilen, İ-ZAHA Çok Maksatlı Modüler İnsansız Amfibi Araç, ZAHA kullanan deniz piyade birlikleriyle koordineli görev yapacak şekilde tasarlanmış; yeni nesil bir insansız öncü harekât unsurudur. İ-ZAHA’nın temel görevi, ZAHA’lardan önce düşman kıyı savunmasıyla ilk teması kurmak, görev yüküne bağlı olarak mayın ve engelleri etkisiz hâle getirip kıyıyı ZAHA’ların yaklaşma ve çıkışına hazırlamak ve müteakip evreleri desteklemektir. Otonom, uzaktan kumandalı veya karma kontrol modları operatörlerin çatışma hattının dışında güvenli bir yerde kalmasını sağlarken; modüler faydalı yük mimarisi farklı görev sistemleriyle yapılandırılarak sadece ilk temas değil, çıkışın desteklenmesi, kıyıbaşının ele geçirilmesi ve emniyete alınması dâhil tüm evrelerde aktif rol alır. GÖREVE ÖZGÜ YETENEKLERModüler Görev Mimarisi İ-ZAHA'nın en güçlü özelliklerinden biri, farklı görev profillerine uygun faydalı yük modüllerinin aynı temel platform üzerinde değiştirilebilmesidir. Sahada yaklaşık 40 dakikada gerçekleştirilebilen bu modül değişimi, Ateş Destek, Mayın Temizleme, İstihkam İş Makinası, Elektronik Harp, Keşif, Taktik Aldatma, Dronsavar, Seyrüsefer ve İşaretleme, Lojistik Destek ile Yaralı Tahliye olmak üzere on farklı görev konfigürasyonunu mümkün kılar. Birden fazla varyant aynı harekâtta koordineli biçimde görev yapabilir. Varyantlar arasında ortak platform ve ikmal altyapısı, lojistik yükü en aza indirirken operasyonel hazırlık düzeyini yüksek tutar. Denizde ve Karada İntikal Yeteneği İ-ZAHA, 7 knot yüzme hızı ve 70 km/s kara hızıyla denizden kıyıya kesintisiz intikal yeteneği sunar. 300 beygirlik güç paketi kombinasyonu, 8 tonluk amfibi muharebe ağırlığında güçlü ve güvenilir tahrik sağlar. 37,5 BG/ton güç-ağırlık oranı ile platform, ıslak kum hattından sert araziye geçişte performansını korur. Bağımsız süspansiyon sistemi yüksek manevra kabiliyeti sunarken, seçilebilir lastik seçenekleri farklı zemin koşullarına uyum imkânı verir. Düşük siluet, düşük termal iz ve düşük gürültü seviyesiyle tespit edilebilirliği asgari düzeyde tutan platform, düşman gözetlemesine yakalanmadan kıyıya intikal ederken yaralı personel ve görev ekipmanı için geniş bir yükleme hacmi sunar. Uzaktan Kontrol ve Atalet Yeteneği İ-ZAHA; otonom, uzaktan kumandalı veya karma modda çalışacak şekilde tasarlanmıştır. Şifreli mesh ağ altyapısı, GNSS/INS seyrüsefer sistemi ve IFF kimlik doğrulama modülü bir arada çalışarak harekât boyunca platformun komuta-kontrol sürekliliğini korur; atalet seyrüsefer birimi, uydu sinyalinin kesildiği veya bozulduğu ortamlarda konum kestirimini sürdürür. İletişim menzili doğrudan görüş hattında 3 km olup, tüm varyantlarda İHA röle desteğiyle bu mesafe artırılmaktadır. Operatörlerin tüm görev süresince gemide kalması, geleneksel ön kuvvet harekâtı unsurlarına kıyasla kayıp riskini sıfıra indirger. Veri bağı kesintisinde platform önce emniyetli duruş durumuna geçer; ardından konfigürasyona bağlı olarak kayıtlı rota üzerinden yuvaya otomatik döner veya seyrüsefer görevine devam eder. Hızlı ve Etkin Konuşlandırma Kabiliyeti İ-ZAHA karayolu, demiryolu ve denizde tüm nakliye vasıtalarında taşınabildiği gibi, uzak noktalara havadan hızlı nakil ihtiyacı halinde, ağır nakliye helikopterleri ve uçaklarıyla da taşınabilmektedir. CH-47F Chinook, Mil Mi-26, C-130 Hercules, A400M, C-17 Globemaster, C-5 Galaxy, An-124 ve Il-76 gibi ağır nakliye helikopterleri ve stratejik nakliye uçaklarıyla taşınabilir olması nedeniyle modern askerî lojistiğe son derece uygundur. Yapay Zekâ Desteği İ-ZAHA'nın yapay zekâ destekli görüntü işleme mimarisi, kamera akışlarını gerçek zamanlı olarak analiz eder. Veriyi radyo bağlantısı üzerinden ileterek bant genişliğinin kısıtlı olduğu ve iletişimin bozucu etkiye maruz kaldığı ortamlarda düşük gecikmeli hedef farkındalığını korur. Tespit edilen unsurları tehdit puanı, türü ve durumuna göre renkli görseller ve detaylı istihbarat kartlarıyla işaretler. Otomatik hedef tespit ve atış kontrol sistemleri, önceliklendirilmiş hedefleri operatöre sunarak angajman sürecini hızlandırır ve operatörün tarama yükünü azaltır. Tespit edilen hedefler izlenir ve zaman damgalı olarak kaydedilir. Sahada yeni tanımlanan bir hedef veya kural, anında canlı görüntü akışında uygulanmaya başlar. ‘Armor Integrity’ Entegre Edilen İlk İnsansız Araç İ-ZAHA, Nurol Teknoloji'nin geliştirdiği ‘Armor Integrity’ yapısal bütünlük izleme sisteminin entegre edildiği ilk insansız araçtır. Araçta mürettebat bulunmadığı için araç isabet aldığında bunu değerlendirecek insan muhakemesinin yerini, platformun dijital omurgasına entegre edilen sistem alır. Sistem, etkinin konumunu, yönünü ve şiddetini sensörleriyle gerçek zamanlı tespit eder, etkilenen bölgenin kalan yapısal kapasitesini hesaplar, darbenin etkisi ile zaman içinde birikebilecek gizli hasarları izler ve bilgiyi operatör ve komuta zincirine iletir. Sistem anlık veriye ve sistematik taktik analize dayanarak komutana zayıflayan bölgeyi taktik manevrayla koruma, örtü gerisine mevzilenme, göreve devam veya pasif görev seçenekleri sunar. Bağlantı kesilirse veriler yerel olarak depolanır, bağlantı kurulunca iletilir. Bu sayede sistem operatörden taktik planlama unsurlarına ve lojistik destek zincirine uzanan karar döngüsünü kesintisiz besler. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM Milli Deniz Platformlarıyla TEKNOFEST Mavi Vatan'da Haber

STM Milli Deniz Platformlarıyla TEKNOFEST Mavi Vatan'da

Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunu denizlerle buluşturan TEKNOFEST Mavi Vatan, 20-23 Ağustos tarihleri arasında Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda düzenlenecek. Askeri denizcilik alanında Türkiye'nin öncü mühendislik şirketi STM, geliştirdiği milli deniz platformları ve yenilikçi mühendislik çözümleriyle festivalde yerini alacak. Etkinlik kapsamında Gölcük'e demirleyecek Türk Deniz Kuvvetleri'nin milli platformları ziyaretçilerin ilgisine sunulacak. STM'nin ana yüklenicisi olduğu Türkiye'nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL ile STM'nin tasarım, inşa ve sistem entegrasyonunda kritik görevler üstlendiği MİLGEM Ada Sınıfı Korvet TCG BURGAZADA’nın yanı sıra HIZIRREİS ve TCG SAKARYA denizaltıları halkın ziyaretine açılacak. STM Standında Milli Deniz Platformları STM standında ise ziyaretçiler, Türkiye'nin milli savaş gemisi ve denizaltı projelerini yakından inceleme fırsatı bulacak. Stantta, STM'nin ana yükleniciliğini üstlendiği İstif Sınıfı Fırkateyn, Türkiye’nin özel harekât ve hücum maksatlı ilk milli denizaltı tasarımı STM500 ve Türkiye, Portekiz ve Pakistan için STM tarafından inşa edilen Lojistik Destek Gemisi maketleri sergilenecek. Ziyaretçiler ayrıca STM mühendisleriyle bir araya gelerek Türkiye'nin askeri denizcilik alanındaki mühendislik kabiliyetleri hakkında bilgi alma imkânı bulacak. "Gençlerimizi Mavi Vatan'ın Mühendislik Yolculuğuna Ortak Olmaya Davet Ediyoruz" STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, TEKNOFEST'in gençlere sunduğu fırsatlara dikkat çekerek şunları söyledi: "TEKNOFEST, gençlerimizin hayallerini teknolojiyle buluşturduğu, Türkiye'nin geleceğini şekillendiren milli buluşma noktamız. Biz de STM olarak, Mavi Vatan'da ortaya koyduğumuz mühendislik birikimini ve geliştirdiğimiz milli deniz platformlarını gençlerimizle buluşturmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bugün Türk mühendisleri tarafından geliştirilen savaş gemileri ve denizaltılar yalnızca Donanmamızın gücüne güç katmakla kalmıyor; dost ve müttefik ülkelerin donanmalarında da görev alarak ülkemizin mühendislik yetkinliğini uluslararası alanda temsil ediyor. Gençlerimizin bu başarı hikâyelerinden ilham alarak geleceğin teknolojilerini geliştireceklerine inanıyoruz. Türkiye'nin denizcilik vizyonunu yakından keşfetmeleri için tüm vatandaşlarımızı TEKNOFEST Mavi Vatan'a ve STM standına bekliyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM'nin Malezya Korvet Projesi'nde Üçüncü Gemi de Suyla Buluştu Haber

STM'nin Malezya Korvet Projesi'nde Üçüncü Gemi de Suyla Buluştu

Türkiye'nin denizlerdeki mühendislik gücü STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., ihracat başarılarına bir yenisini daha ekledi. STM ana yükleniciliğinde, Malezya Kraliyet Donanması için LMS Batch-2 (Littoral Mission Ship Batch-2 / Kıyı Görev Gemisi Faz-2) Programı kapsamında inşa edilen üç korvetin sonuncusu TUNKU OSMAN JEWA, 9 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul Denizcilik Tersanesi'nde düzenlenen törenle denize indirildi. Böylece proje kapsamındaki üç korvetin tamamı başarıyla denize indirilmiş oldu. Törene; Malezya Kedah Sultanı Al Aminul Karim Sultan Sallehuddin Ibni Almarhum Sultan Badlishah, Kedah Sultanesi Sultanah Maliha binti Almarhum Tengku Ariff, Malezya Genelkurmay Başkanı General Datuk Haji Malek Razak bin Sulaiman, T.C. Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker, SSB Başkan Yardımcısı ve STM Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İhsan Kaya, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Koramiral Datuk Badarudin bin Taha, STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz ile her iki ülkenin askerî delegasyonları ve savunma sanayii firmalarının temsilcileri katıldı. Şeker: “Yaklaşık 50 Türk Şirketinin Teknolojisi Malezya Korvetlerinde” T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker yaptığı konuşmada, Türkiye’nin askeri gemi ekosistemine dikkat çekerek şunları söyledi: Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonu doğrultusunda Türkiye, yıllara yayılan kararlılık, yatırım ve inovasyon sayesinde güçlü ve yetkin bir savunma sanayii ekosistemi inşa etmiştir. Bugün Türkiye, kendi savaş gemilerini bağımsız olarak tasarlayabilen, inşa edebilen ve sistem entegrasyonunu gerçekleştirebilen dünyadaki sayılı ülkeler arasında yer almaktadır. STM ana yükleniciliğinde yürütülen bu projede gemiler, ASELSAN, HAVELSAN ve ROKETSAN başta olmak üzere yaklaşık 50 Türk savunma sanayii şirketi tarafından geliştirilen ileri teknoloji sistemlerle donatılmaktadır. İnşallah gelecek yıl teslim edeceğimiz üç korvet, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri'ne uzun yıllar başarıyla hizmet edecek; aynı zamanda Türkiye ile Malezya arasındaki güçlü dostluğun ve stratejik ortaklığın kalıcı sembolleri olacaktır.” Malezya Genelkurmay Başkanı: “Bu Korvetler Denizlerimizi Koruma Kabiliyetimizi Güçlendirecek” Malezya Genelkurmay Başkanı General Datuk Haji Malek Razak bin Sulaiman, Malezya’nın bir deniz ülkesi olduğuna ve denizlerin ülkenin güvenliği açısından taşıdığı stratejik öneme değinerek şu mesajları verdi: “Bu korvetler, yaşlanan gemilerimizin kademeli olarak yenilenmesine katkı sağlayacak ve giderek daha karmaşık hâle gelen harekât ortamında Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri’nin denizlerimizi koruma kabiliyetini güçlendirecektir. Bu programın ilerleme hızı, Malezya ile Türkiye arasındaki ortaklığın gücünü ortaya koyarken savunma alanındaki iş birliğimizi daha da ileri taşıyacak yeni fırsatlara da işaret etmektedir. STM’ye, İstanbul Tersanesine, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri Proje Ekibine ve projede görev alan tüm emekçilere teşekkür ediyorum. Denize indirme bir kilometre taşıdır, yolculuğun sonu değildir. Bu ivmeyi sürdürmeli ve tüm gemileri 2027 yılı sonuna kadar teslim etmeliyiz.” Güleryüz: “Üç Korvet Dört Ayda Denize İndirildi” Törende açılış konuşmasını yapan STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, Türkiye ile Malezya arasındaki stratejik iş birliğinin en somut örneklerinden birini başarıyla hayata geçirdiklerini belirterek şunları söyledi: "Türkiye ile Malezya arasındaki ilk devletten devlete (G2G) savunma ticareti anlaşması ve ülkemizin Asya-Pasifik bölgesine gerçekleştirdiği ilk korvet ihracatı olan bu proje kapsamında, bugün üçüncü ve son gemimiz TUNKU OSMAN JEWA'yı da denize indirmenin gururunu yaşıyoruz. Böylece yalnızca dört ay içerisinde üç korveti başarıyla denize indirerek projemizde önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktık. Denize indirme safhasının tamamlanmasıyla birlikte artık donatım, sistem entegrasyonu ile liman ve seyir kabul testleri aşamasına geçiyoruz. Aynı kararlılık ve titizlikle çalışmalarımızı sürdürerek, üç gemiyi de 2027 yılı içerisinde Malezya Kraliyet Donanması'na teslim etmeyi hedefliyoruz." TUNKU OSMAN JEWA Proje kapsamında inşa edilen gemiler, isimlerini Malezya tarihine ve savunmasına önemli katkılar sunmuş şahsiyetlerden alıyor. İlk gemi, "Prens-Amiral" unvanıyla tanınan TUNKU LAKSAMANA ABDUL JALIL'in; ikinci gemi, Selangor'un denizcilik ve bölgesel ticaret tarihinde önemli bir yere sahip RAJA LAUT'un adını taşıyor. Denize indirilen üçüncü gemiye ise Malezya'nın üçüncü Genelkurmay Başkanı olan General (E) Tan Sri Tunku Osman Tunku Mohammad Jewa'nın adı verildi. STM LMS Batch-II Gemi Özellikleri Türk Deniz Kuvvetleri ve T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) öncülüğünde geliştirilen MİLGEM projesi ile dünyada kendi savaş gemisini tasarlayıp üretebilen 10 ülkeden biri konumuna gelen Türkiye, bugün SSB'nin ihracat vizyonu ile Türkiye ekonomisine katkı sunarken, dost-kardeş ülkelerin savunma kapasitelerini de geliştiriyor. Bu çerçevede, Türkiye ve Malezya arasında ‘Savunma Ürünleri Tedarikine İlişkin G2G Mutabakat Muhtırası İmza Töreni ve Malezya Kraliyet Donanması için tedarik edilecek ‘Kıyı Görev Gemisi (LMS) Batch 2 Projesi Kabul Mektubu (LoA) Teslim Töreni, 10 Haziran’da Ankara’da gerçekleştirildi. Gemilerin sac kesim töreni 4 Aralık 2024'te, blok koyma töreni ise 8 Nisan 2025 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Projenin ilk gemisi 24 Mayıs 2026'da, ikinci gemisi 7 Haziran 2026'da, üçüncü ve son gemisi ise 9 Ağustos 2026 tarihinde düzenlenen törenlerle denize indirildi. STM tarafından Malezya Kraliyet Donanması'nın gereksinimlerini karşılayacak şekilde tasarlanmış ve özelleştirilmiş üç korvet, Kıyı Görev Gemisi İkinci Seri (LMSB2) Projesi kapsamında Türkiye'de İstanbul Denizcilik Tersanesi’nde inşa ediliyor. STM, tasarımdan performansa, inşadan gemilerin teslimine kadar projenin tüm aşamalarından sorumlu ana yüklenici oldu. STM, gemi tasarımı, proje yönetimi, inşaat yönetimi, malzeme/sistem tedariki, entegrasyon tasarımı ve montajı, testler ve Entegre Lojistik Destek (ELD) faaliyetleri ile projeye ilişkin tasarım ve ELD dokümanlarının hazırlanmasını üstleniyor. Proje kapsamında, gemilerin inşası ve donatımı Türkiye'de, Türk savunma sanayii şirketlerinin yoğun katılımı ile gerçekleştiriliyor. STM ana yükleniciliğinde inşa edilen gemilerde, ASELSAN tarafından geliştirilen, 30 mm MUHAFIZ (Smash) Uzaktan Komutalı Stabilize Top Sistemi, CENK 3D Arama Radarı, ARES 2D Su Üstü Radar ED sistemi, Akrep Atış Kontrol Radarı, Chaff Aldatma Sistemi, Dost-Düşman Tanıma Sistemi IFF ve diğer elektronik sensörler; ROKETSAN tarafından geliştirilen ATMACA Gemisavar Füzesi, HAVELSAN tarafından geliştirilen Savaş Yönetim Sistemi (SYS) ve 76 mm top atış kontrol sistemi yer alacak. 99,56 metre boya, 2500 ton deplasmana sahip olacak gemiler, 26 knot maksimum hıza, helikopter iniş platformuna ve 111 kişilik personel kapasitesine sahip olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkent Uluslararası Gran Fondo Bisiklet Yarışına Hazırlanıyor Haber

Başkent Uluslararası Gran Fondo Bisiklet Yarışına Hazırlanıyor

Ankara Valiliği Toplantı Salonu'nda, Vali Yardımcısı Adem Öztürk başkanlığında düzenlenen toplantıya; Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü, Ankara İl Jandarma Komutanlığı, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü, Karayolları Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Çankaya Belediyesi, Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Türkiye Bisiklet Federasyonu ile organizasyon paydaşlarının temsilcileri katıldı. Tüm Hazırlıklar Gözden Geçirildi Toplantıda yarış parkurunun güvenliği, trafik düzenlemeleri, sağlık ve ambulans hizmetleri, lojistik destek, izin süreçleri ve kurumlar arası koordinasyona ilişkin tüm başlıklar detaylı şekilde değerlendirildi. Yarışın organizasyon planlamasına yönelik gerekli kararlar alınırken, ilgili kurumların görev ve sorumlulukları netleştirildi. Koordinasyon toplantısında, organizasyonun uluslararası standartlarda gerçekleştirilmesi için tüm kamu kurumlarının eş güdüm içerisinde hareket edeceği vurgulanırken, sporcuların ve vatandaşların güvenliğini önceleyen tüm tedbirlerin eksiksiz uygulanması konusunda mutabakata varıldı. Türkiye'nin önemli amatör yol bisikleti organizasyonlarından biri olan 5. Uluslararası Visa Maximum Gran Fondo Başkent, Ankara'nın tarihi ve doğal güzelliklerini bisiklet tutkunlarıyla buluştururken, yerli ve yabancı yüzlerce sporcuyu başkentte ağırlamaya hazırlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Malezya Korvet Projesi’nde İki Haftada İkinci Gemi Denize İndirildi Haber

Malezya Korvet Projesi’nde İki Haftada İkinci Gemi Denize İndirildi

Türkiye’nin denizlerdeki mühendislik gücü STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş, imza attığı ihracat başarılarında önemli bir aşamayı daha geride bıraktı. STM ana yükleniciliğinde, Malezya Kraliyet Donanması için LMS Batch-2 (Littoral Mission Ship Batch-2 / Kıyı Görev Gemisi Faz-2) programı kapsamında inşa edilen üç korvetin ikincisi; 7 Haziran 2026 tarihinde, İstanbul Denizcilik Tersanesi’nde düzenlenen törenle denize indirildi. Törene; Malezya Selangor Eyaleti Sultanı Sharafuddin Idris Shah, Selangor Tengku Permaisuri Hajah Norashikin, Malezya Savunma Bakan Yardımcısı Haji Adly bin Zahari, T.C. Savunma Sanayii Başkan Yardımcıları Prof. Dr. İhsan Kaya ve Mustafa Murat Şeker, Malezya Kraliyet Deniz Kuvvetleri Komutanı Admiral Tan Sri Zulhelmy bin Ithnain, STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz ve her iki ülkenin askeri delegasyonları ve savunma sanayii firmalarının yetkilileri katıldı. “İki Haftada İkinci Gemiyi Denize İndirerek Üretim Hızımızı Kanıtladık” Törende açılış konuşmasını yapan STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, iki ülke arasındaki stratejik iş birliğine ve projenin yakaladığı rekor üretim temposuna dikkat çekerek şunları kaydetti: "Türkiye ile Malezya arasındaki ilk devletten devlete (G2G) savunma ticareti anlaşması ve ülkemizin Asya-Pasifik bölgesine ilk korvet ihracatı olan bu tarihi projede, ilk gemi 'TUNKU LAKSAMANA ABDUL JALIL'i iki hafta önce suyla buluşturmuştuk. Bugün ise projemizin ikinci gemisi 'RAJA LAUT'u da denize indirmiş olmak, STM’nin mühendislik ve lojistik operasyon hızının somut bir göstergesi oldu. Yakaladığımız bu yüksek üretim temposuyla serinin üçüncü gemisini önümüzdeki ağustos ayında denize indirmeyi, her üç platformu da 2027 yılı içinde teslim etmeyi hedefliyoruz." RAJA LAUT Proje kapsamındaki gemiler, isimlerini Malezya tarihindeki önemli şahsiyetlerden alıyor. İlk gemiye, Malezya Kralı Sultan İbrahim'in 2015 yılında vefat eden ve "prens-amiral" unvanını taşıyan oğlu "TUNKU LAKSAMANA ABDUL JALIL"in adı verilmişti. Bugün denize indirilen ikinci gemiye ise 19. yüzyılda Selangor yönetimi ile bölgesel deniz ticaretinde rol oynayan tarihi figür "RAJA LAUT"un ismi verildi. STM LMS Batch-II Gemi Özellikleri Türk Deniz Kuvvetleri ve T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) öncülüğünde geliştirilen MİLGEM projesi ile dünyada kendi savaş gemisini tasarlayıp üretebilen 10 ülkeden biri konumuna gelen Türkiye, bugün SSB'nin ihracat vizyonu ile Türkiye ekonomisine katkı sunarken, dost-kardeş ülkelerin savunma kapasitelerini de geliştiriyor. Bu çerçevede, Türkiye ve Malezya arasında ‘Savunma Ürünleri Tedarikine İlişkin G2G Mutabakat Muhtırası İmza Töreni ve Malezya Kraliyet Donanması için tedarik edilecek ‘Kıyı Görev Gemisi (LMS) Batch 2 Projesi Kabul Mektubu (LoA) Teslim Töreni, 10 Haziran’da Ankara’da gerçekleştirildi. Gemilerin sac kesim töreni 4 Aralık 2024’te, blok koyma töreni ise 8 Nisan 2025 tarihinde İstanbul’da yapıldı. Projenin ilk gemisi 24 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen törenle denize indirildi. STM tarafından Malezya Kraliyet Donanması'nın gereksinimlerini karşılayacak şekilde tasarlanmış ve özelleştirilmiş üç korvet, Kıyı Görev Gemisi İkinci Seri (LMSB2) Projesi kapsamında Türkiye'de İstanbul Denizcilik Tersanesi’nde inşa ediliyor. STM, tasarımdan performansa, inşadan gemilerin teslimine kadar projenin tüm aşamalarından sorumlu ana yüklenici oldu. STM, gemi tasarımı, proje yönetimi, inşaat yönetimi, malzeme/sistem tedariki, entegrasyon tasarımı ve montajı, testler ve Entegre Lojistik Destek (ELD) faaliyetleri ile projeye ilişkin tasarım ve ELD dokümanlarının hazırlanmasını üstleniyor. Proje kapsamında, gemilerin inşası ve donatımı Türkiye'de, Türk savunma sanayii şirketlerinin yoğun katılımı ile gerçekleştiriliyor. STM ana yükleniciliğinde inşa edilecek gemilerde, ASELSAN tarafından geliştirilen, 30 mm MUHAFIZ (Smash) Uzaktan Komutalı Stabilize Top Sistemi, CENK 3D Arama Radarı, ARES 2D Su Üstü Radar ED sistemi, Akrep Atış Kontrol Radarı, Chaff Aldatma Sistemi, Dost-Düşman Tanıma Sistemi IFF ve diğer elektronik sensörler; ROKETSAN tarafından geliştirilen ATMACA Gemisavar Füzesi, HAVELSAN tarafından geliştirilen Savaş Yönetim Sistemi (SYS) ve 76 mm top atış kontrol sistemi yer alacak. 99,56 metre boya, 2500 ton deplasmana sahip olacak gemiler, 26 knot maksimum hıza, helikopter iniş platformuna ve 111 kişilik personel kapasitesine sahip olacak. Ana Boyutlar Toplam Uzunluk: 99.56 mGenişlik: 14.42 mSu Çekimi : 3.94 mDeplasman: ~2500 ton Hız & Dayanıklılık Hız: +26 knotSeyir Hızı: 14 knotMenzil: 14 knot'ta +4000 nm Personel & Dayanıklılık Personel: 111Dayanıklılık: 14 gün Silahlar 1 x 76 mm Ana Top2 x 4 SSM1 x 30 mm İkincil Top2 x 2 SAM2 x Dekoy Fırlatıcı Sistemi (DLS) Gemi Sistemi & Ekipman Yapılandırması Ana Tahrik / Güç Üretimi4 x Dizel Ana Makine (CODAD Tahrik Sistemi)2 x Devir Düşürücü Dişli2 x Şaft2 x CPP Pervane4 x Dizel JeneratörYalpa Sönümlendirme Sistemi Sensörler Savaş Yönetim Sistemi (CMS)3D Gözetleme RadarıIFF Sistemi (3D radar ile entegre)1 x Atış Kontrol RadarıAtış Kontrol Sistemi2 x Hedef Belirleme Görüşü (TDS)C-ESM SistemiTaktik Veri Link Sistemi (LINK-Y) Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KJ Power Generator SAHA Expo 2026'da Yeni Nesil Saha Enerji Teknolojilerini Tanıttı Haber

KJ Power Generator SAHA Expo 2026'da Yeni Nesil Saha Enerji Teknolojilerini Tanıttı

Türk mühendisler tarafından geliştirilen ürün portföyü; askeri operasyonlar, mobil üs bölgeleri, saha haberleşmesi, lojistik destek faaliyetleri ve kritik altyapı uygulamaları için kesintisiz, taşınabilir ve verimli enerji çözümleri sunmaktadır. Şirketin SAHA Expo'da sergilediği kompakt askeri jeneratör sistemleri, hafif mobil jeneratörler, şaft jeneratör teknolojileri, DC jeneratör çözümleri ve plugin ışık kuleleri; mobilite, çevresel dayanıklılık ve akıllı enerji yönetimi alanlarında öne çıktı. Şirket, ürün portföyünün yanı sıra UL (Underwriters Laboratories) sertifikasyonu, devam eden yeni nesil fabrika yatırımı ve NATO ve BM tedarikçi kayıt sürecindeki gelişmelerle uluslararası savunma ekosistemindeki konumunun derinleştiğini duyurdu. Ekstrem koşullara dayanıklı kompakt askeri jeneratör KJ Power Generator'ın savunma sanayine yönelik öne çıkan çözümlerinden KJB110 Askeri Tip 110 kVA Kompakt Jeneratör, kritik operasyonlarda kesintisiz enerji ihtiyacını karşılamak üzere geliştirildi. Sistem, −35°C ile +55°C arasındaki ekstrem iklim koşullarında çalışacak şekilde tasarlandı. Helikopterle aktif durumda taşınabilen LVAD sertifikasyon süreçlerini tamamlamis, kompakt tasarımlı KJB110, operasyon bölgesine doğrudan indirilebilme özelliği ile birliklere hızlı enerji desteği sağlıyor. Yere bırakıldıktan sonra dış desteğe ihtiyaç duymadan 8 saate kadar kesintisiz çalışabilen sistem, ani konuşlanma, geçici üs kurulumu ve operasyonel sürdürülebilirlik ihtiyaçları açısından stratejik bir alternatif sunuyor. Dört personelle taşınabilen hafif mobil jeneratör KJY13 Hafif Mobil Jeneratör, sahadaki ani elektrik ihtiyaçlarına hızlı müdahale amacıyla geliştirildi. Alüminyum kabin yapısı ve optimize edilmiş motor bileşenleri sayesinde 130 kilogramın altına indirilen sistem, dört personel tarafından elle taşınabilecek şekilde tasarlandı. Çöl ve yoğun tozlu ortamlar için geliştirilen özel radyatör modifikasyonu, farklı coğrafi koşullarda güvenilir performans sağlıyor. Bağımsız motoru olmayan şaft jeneratör sistemi KJ Power Generator'ın yenilikçi teknolojileri arasında yer alan Şaft Jeneratör Sistemi, üzerinde bağımsız bir motor bulunmadan elektrik üretebilmesi nedeniyle dikkat çekiyor. Tank, kamyon veya benzeri araçların mekanik hareketinden yararlanan sistem, aracın şaftına entegre edilerek enerji üretimi sağlıyor. Yakıt verimliliği, bakım kolaylığı ve operasyonel sürdürülebilirlik açısından önemli avantajlar sunan teknoloji; araç üstü savunma sistemleri ve mobil operasyonlar için bağımsız bir enerji alternatifi oluşturuyor. Akıllı modüler enerji yönetimi: DC jeneratörler Telekomünikasyon, kritik altyapı ve stratejik saha uygulamaları için geliştirilen DC Jeneratör Serisi, 100 kilogramın altındaki kompakt yapısıyla 7 kW ve 11 kW güç seçenekleri sunuyor. Elektronik yük yönetimi sayesinde yalnızca ihtiyaç duyulan enerjiyi üreten sistem, yakıt tüketimini optimize ediyor. Yazılım tabanlı senkronizasyon altyapısı, birden fazla cihazın ek bir senkronizasyon panosuna ihtiyaç duymadan paralel çalışabilmesine olanak tanıyor. Motorsuz ve sessiz aydınlatma: plugin ışık kulesi Motor veya akü gerektirmeyen tamamen elektrik destekli yapısıyla Plugin Işık Kulesi, sessiz çalışma, hafiflik ve kolay taşınabilirlik özellikleriyle saha operasyonlarına esneklik kazandırıyor. 4x300W LED projektörleri ile geniş alan aydınlatması sunan sistem, 400W projektör opsiyonu ile yüksek aydınlatma ihtiyaçlarına da yanıt veriyor. Birden fazla kule tek bir enerji kaynağı üzerinden paralel bağlanabiliyor; kamera anons sistemi, rüzgâr şiddet ölçer, pan-tilt motor ve hibrit batarya desteği opsiyonel olarak sunuluyor. Askeri hibrit jeneratör Askeri operasyonlardan şantiye, etkinlik, maden ve afet bölgelerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip KJ Power Askeri Hibrit Jeneratör, batarya ve dizel hibridi sayesinde tek dolumla uzun çalışma süresi sunuyor. 13 kVA standby ve 11,8 kVA prime güç kapasitesi, 3000 rpm çalışma hızı, 231 V gerilim değeri ve endüstriyel su soğutmalı yapısıyla sistem; mobil üs bölgeleri, haberleşme altyapıları ve kritik saha uygulamaları için yüksek verimlilik sağlıyor. Yönetim açıklaması KJ Power Generator Yönetim Kurulu Başkanı Musa Kürkçü, fuara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Otuz yılı aşkın süredir Türkiye'de enerji teknolojileri üreten bir şirket olarak, savunma sanayisine yönelik kabiliyetimizi yerli mühendislik ile inşa ettik. SAHA Expo'da gördüğümüz ilgi, ürünlerimizin yalnızca Türk Silahlı Kuvvetleri'nin değil, müttefik ordularımızın da operasyonel ihtiyaçlarına cevap verebildiğini gösteriyor. Bu yön, KJ Power'ın önümüzdeki dönemde stratejik önceliği olmaya devam edecek." Yerli mühendislik, uluslararası sahaya hazır portföy KJ Power Generator, savunma sanayii başta olmak üzere kritik altyapı, telekomünikasyon ve mobil saha uygulamalarında rekabetçi, dayanıklı ve verimli enerji teknolojileri geliştirmeyi sürdürüyor. Şirket, SAHA Expo 2026'da tanıttığı yeni ürün ailesinin ulusal ve uluslararası savunma projelerinde aktif rol üstlenmesini hedeflediğini açıkladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM Sualtındaki Yeni Amiral Gemisi “TENGİZ”i Gün Yüzüne Çıkardı Haber

STM Sualtındaki Yeni Amiral Gemisi “TENGİZ”i Gün Yüzüne Çıkardı

Türk savunma sanayiinin milli projelerinde kritik roller üstlenen STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., sualtı platformlarındaki tecrübesini insansız sistemlerle bir üst seviyeye taşıyor. STM’nin kendi öz kaynaklarıyla geliştirdiği Büyük Otonom İnsansız Sualtı Aracı TENGİZ, 400 metreyi aşan görev derinliği ve 20 günü geçen operasyon süresiyle denizlerdeki yeni güç çarpanı olarak ilk kez SAHA 2026’da kamuoyuna tanıtıldı. Güleryüz: STM’nin İnsansız Sualtı Ailesi Büyüyor STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, STM’nin askeri denizcilik tecrübesini otonom teknolojileri ile birleştirerek, Mavi Vatan savunmasında oyun değiştirici platformlar geliştirdiğini belirterek şunları kaydetti: “İnsansız otonom sualtı araçları yolculuğumuza, yüksek yerlilik oranıyla geliştirdiğimiz STM NETA 300 ile başlamıştık. NETA 300’ün deniz testlerini başarıyla tamamlamış olmanın verdiği gururla, şimdi bu aileyi orta ve büyük sınıftaki yeni üyelerimizle genişletiyoruz. TENGİZ bu ailemizin en büyük ve en yetkin üyesi olarak öne çıkıyor. TENGİZ, konvansiyonel bir denizaltının icra edebileceği hemen hemen tüm kritik görevleri, personelimizi riske atmadan, insansız ve yüksek otonomiyle gerçekleştirebilecek bir platformdur. İstihbarattan mayın harbine, torpido atışından 'ana gemi' konseptine kadar sunduğu bu devasa kapasite, Türkiye’nin sualtındaki teknolojik egemenliğini perçinleyecektir.” Derinliklerin Görünmez Muhafızı Adını Eski Türkçe’de 'deniz' ve 'sonsuz su' anlamına gelen kelimeden alan TENGİZ, sualtı harbinin temel gereksinimlerini karşılamak üzere çok amaçlı bir operasyonel yapı sunuyor. Platform; istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) faaliyetlerinin yanı sıra denizaltı savunma harbi kapsamında hedef takibi ve bariyer kurma görevlerini yerine getiriyor. Elektronik harp, sinyal istihbaratı ve deniz tabanı haritalama gibi teknik görevlerde de kullanılan TENGİZ, kritik altyapıların denetiminde rol alırken aynı zamanda taarruzi mayın harbi kapsamında belirlenen alanlara mayın dökme kabiliyetine sahip bulunuyor. Ağır ve çok hafif torpido fırlatma yeteneğine sahip olan TENGİZ, bünyesinde STM NETA 300 otonom sualtı aracını ve ALPAGUT akıllı dolanan mühimmat sistemini taşıyıp sualtından fırlatabilen bir "ana gemi" (mothership) yapısıyla çalışıyor. ADVENT Komuta Kontrol mimarisi sayesinde ağ merkezli harp konseptine dahil olan platform, uydu haberleşmesi üzerinden veri aktarımı gerçekleştiriyor. 40 feet ISO konteyner boyutlarıyla uyumlu olan TENGİZ, limanların yanı sıra lojistik destek gemileri ve TCG ANADOLU (LHD) gibi havuzlu gemilerden otonom olarak göreve başlayabiliyor. 400 metre Derinlerde 20 Günden Fazla Görev Süresi Ekstra Büyük Sınıf İnsansız Sualtı Aracı (XLUUV) kategorisinde yer alan TENGİZ; 11,2 metre uzunluğa, 1,6 metre çapa ve 17,8 ton deplasman ağırlığına sahip. 400 metreyi aşan derinliklerde görev icra edebilen platform, sualtında 8 knotun üzerinde hıza ulaşabiliyor. Sistem mimarisi ve enerji kapasitesi, aracın herhangi bir dış desteğe ihtiyaç duymadan 20 günü aşkın süre boyunca kesintisiz operasyon sürdürmesine olanak tanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Savunma SAHA Expo’yaSEYİT 4x4 ve KLTV ile Katıldı Haber

Anadolu Savunma SAHA Expo’yaSEYİT 4x4 ve KLTV ile Katıldı

Anadolu Savunma, 5-9 Mayıs tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen SAHA Expo Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı’nda SEYİT 4x4 ve Kia ile yapılan iş birliği kapsamında KLTV (hafif taktik araç) modellerini tanıtıyor. Anadolu Savunma, fuar kapsamında sergilediği araçlarla savunma sanayiindeki teknolojik yetkinliğini ve ürün geliştirme kabiliyetini bir kez daha ortaya koyuyor. Anadolu Isuzu’nun tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği SEYİT 4x4 ile farklı görev ihtiyaçlarına yanıt veren KLTV, ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. SEYİT 4x4 teknik özellikleriyle ilgi odağı oldu Anadolu Savunma’nın tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği aracı SEYİT 4x4, sahip olduğu teknik özelliklerle fuarın öne çıkan modellerinden biri oldu. Zorlu arazi şartları için geliştirilen SEYİT 4x4, entegre sistemleri, kolay idamesi ve görev esnekliğiyle sahada üstün bir çözüm olarak öne çıkıyor. Araç, taktik görevlerde yüksek performans gösteriyor; hava, deniz, kara ve demiryoluyla kolaylıkla nakledilebiliyor. SEYİT 4x4, birliklerin hızlı konuşlanmasına da önemli bir katkı sağlıyor. 22.500 kg azami yüklü ağırlığıyla öne çıkan SEYİT 4x4; 285 beygir gücündeki motoru, otomatik şanzımanı, %60 tırmanma ve %30 yan eğim kabiliyeti, 1 metre derin sudan geçiş kabiliyetleriyle üstün arazi performansını sunarken, -35°C/+55°C sıcaklıklarda operasyonel görevlerini yerine getirebilmesi, yoğun toz ve kumlu ortamlara özel dizayn edilen filtre sistemleri gibi özellikleriyle farklı coğrafyalarda etkin görev yapabiliyor. KLTV sunduğu esnek çözümlerle öne çıktı Anadolu Savunma’nın SAHA Expo’da tanıttığı bir diğer model olan KLTV ise fuarda, çok amaçlı hafif taktik araç segmentinde sunduğu esnek çözümlerle öne çıkıyor. Silah taşıma, keşif, personel nakli ve lojistik destek gibi farklı görevlerde etkin performans sunan KLTV, modüler gövde yapısı sayesinde zırhlı veya zırhsız farklı konfigürasyonlara uyarlanabiliyor. 225 beygir güç ve 500 Nm tork üreten güçlü motoru, otomatik şanzımanı ve bağımsız süspansiyon sistemi ile zorlu arazi ve iklim koşullarında yüksek hareket kabiliyeti sağlayan araç, %60 dik eğim ve %40 yan eğim performansıyla dikkat çekiyor. Sökülebilir zırh kiti, balistik koruma seçenekleri ve gelişmiş sistem entegrasyonu sayesinde operasyonel esnekliği artıran KLTV, ergonomik kabini ve dijital donanımlarıyla modern sahaların dinamik ihtiyaçlarına güçlü bir yanıt veriyor. SAHA Expo 2026 milli üretim gücünü temsil eden firmalar ile sanayi liderlerini buluşturuyor. Türkiye ve Avrupa'nın en büyük sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul tarafından düzenlenen SAHA Expo 2026, bu yıl 120'den fazla ülkeden 1.500'ün üzerinde katılımcıyı ağırlıyor. Hem milli üretim gücünü temsil eden öncü firmaları hem de dünyanın önde gelen sanayi liderlerini aynı çatı altında buluşturan SAHA Expo 2026, küresel ölçekte stratejik ortaklıklar, teknoloji transferi ve endüstriyel iş birliği için eşsiz fırsatlar sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM’den Suüstü ve Sualtı Platformlarında Küresel Güç Gösterisi Haber

STM’den Suüstü ve Sualtı Platformlarında Küresel Güç Gösterisi

T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğünde, çalışmalarını sürdüren STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., yaklaşık 35 yıllık tecrübesiyle Türkiye’nin askeri gemi inşa alanında attığı adımlarda stratejik bir rol üstlenerek, milli denizcilik kabiliyetlerinin gelişimine yön vermeye devam ediyor. STM; korvet, fırkateyn, lojistik destek gemileri, hücumbot, denizaltı tasarım ve modernizasyon projeleri ile otonom sualtı sistemleri gibi geniş bir yelpazede, hem Türk Donanması’na hem de müttefik donanmalara hizmet veriyor. Askeri gemi inşa alanında 300’e yakın nitelikli mühendis kadrosuyla Türkiye’nin bu alandaki en yetkin şirketi olan STM, çeşitli deniz platformları için dizayndan teslime kadar inşa ve modernizasyon projelerinin her aşamasını yönetiyor. Mavi Vatan’da pek çok kritik sistemin millileştirilmesi ve yerlileştirmesini de imkân sağlayan STM, askeri gemi inşa sanayiindeki güçlü ekosistemi ile pek çok kritik sistemde dışa bağımlılığa da son verdi. Dünyada 11 Farklı Tersanede 44 Askeri Gemi Platformu Türkiye’nin milli savaş gemisi programı MİLGEM ile denizcilik alanındaki uzmanlığı başlayan ve dünya donanmalarının güvenilir ortağı olan STM, bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında 11 farklı tersanede 44 proje yürüttü. Türk Donanması’nın yanı sıra Portekiz, Ukrayna, Malezya ve Pakistan için suüstü ve denizaltı platformları geliştiren STM, gemi inşa ve modernizasyon projelerinde Türkiye’deki yetkin tersanelerle birlikte, müşteri ülkelerin tersanelerinde de çalışabilme esnekliği sunarak yerel katkıyı en üst seviyeye taşıyor. Suüstü ve Sualtı Projelerinde Geniş Yelpaze STM’nin suüstü platformlarında korvet kapsamında; 4 adet ADA Sınıfı Korvet, 3 adet Malezya Korveti, 2 adet Ukrayna Korveti, Test ve Eğitim Gemisi TCG UFUK; Fırkateyn projesinde ise 8 adet MİLGEM İstif Sınıfı Fırkateyn bulunuyor. Türkiye’nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL, 2024 yılında Türk Donanması’na teslim edilirken, 7 milli fırkateynin üretimi ise STM-TAİS OG İş Ortaklığında inşası sürüyor. STM ayrıca, Türk Donanması için Türkiye’nin ilk milli hücumbotunun tasarımını tamamlayarak inşa sürecini başlattı. AB ve NATO Ülkesine İlk Askeri Gemi İhracatı Lojistik destek gemileri alanında öncü projelere imza atan STM, Türk Donanması için 2 adet Lojistik Destek Gemisi ile Pakistan Donanması için Denizde İkmal Tankeri teslimatlarını gerçekleştirdi. STM, Portekiz Donanması için geliştirdiği 2 adet Lojistik Destek Gemisi projesiyle, Türkiye’nin Avrupa Birliği ve NATO üyesi bir ülkeye gerçekleştirdiği ilk askeri gemi ihracatına imza attı. Denizaltı Mühendisliğinde Milli Güç Denizaltı tasarım, inşa ve modernizasyon alanlarında Türkiye’de öncü çalışmalar yapan STM; Gölcük Askeri Tersanesi’nde inşa edilen 6 adetlik Reis Sınıfı Denizaltıların üretimine mühendislik ve yerlileştirme desteği veriyor. Türkiye’nin özel harekât ve hücum maksatlı ilk milli denizaltısı STM500’ü geliştiren şirket; Türk Donanması’ndaki Ay (2), Preveze (4) ve Gür Sınıfı (4) denizaltıların modernizasyonunda yer alarak, denizaltıların ömürlerini milli ve modern sistemlerle uzatılmasını sağlıyor. Pakistan Agosta90B sınıfı denizaltılar ile Türkiye’nin ilk denizaltı modernizasyonu ihracatına imza atan STM, üç denizaltıdan ikisinin modernizasyonu Pakistan’da tamamladı. STM NETA Otonom Sualtı Aracı ile de geleceğin deniz harekât konseptlerine yönelik çözümler geliştiriliyor. Güleryüz: Küresel Ölçekte Güvenilir Bir Askeri Denizcilik Şirketiyiz STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Deniz Kuvvetlerimizle birlikte çalışarak kazanılan mühendislik tecrübesi ve Savunma Sanayii Başkanlığımızın stratejik öncülüğü sayesinde STM’nin denizcilik serüveni MİLGEM projesiyle başlamış; bu yolculuk, Türkiye’de milli deniz platformları ve denizcilik ekosisteminin gelişimine yön veren önemli adımları beraberinde getirmiştir. STM olarak, Türk Donanması’nın ihtiyaçlarını ileri mühendislik çözümleriyle karşılamanın yanı sıra, dost ve müttefik ülkelerin deniz kuvvetlerine yönelik ihracat projeleriyle küresel ölçekte güçlü bir konumdayız. Savunma Sanayii Başkanlığımızın ve Deniz Kuvvetlerimizin öncülüğünde Türkiye’de şu an 40’ın üstünde askeri gemi projesi yürütülüyor. STM olarak bizler de, eş zamanlı şekilde şu anda 8 farklı tersanede bu 28 farklı gemi inşasının merkezinde yer alıyoruz. Toplamda ise bugüne kadar 11 farklı tersanede 44 askeri gemi platformunu başarıyla yönettik. Onlarca suüstü ve sualtı projesini yönetebilmek; sahip olduğumuz sistem mühendisliği yetkinliğinin, proje yönetimi kabiliyetimizin ve güçlü ekosistemimizin bir göstergesi. Önceliğimiz, Donanmamıza yenilikçi ve güçlü platformlar kazandırmak. Bu doğrultuda özellikle insansız deniz araçları alanındaki ürün ailemizi genişletmeyi, sürü ve tekil halde görev yapabilen otonom deniz araçları geliştirmeyi hedefliyoruz. Milli mühendislik birikimimizi de ihracata dönüştürerek, Türkiye’nin denizcilik alanındaki caydırıcılığını ve uluslararası itibarını artırmaya devam ediyoruz. Verdiğimiz güven, esnek mühendislik çözümlerimiz, hızlı teslimat, NATO standartlarındaki üretim kabiliyetimiz ve teslim sonrasındaki sürekli hizmetlerimiz ile tercih ediliyoruz. Önümüzdeki dönemde de STM’yi, küresel ölçekte tercih edilen bir denizcilik ve savunma mühendisliği markası olarak daha ileri taşıyacağız.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.