Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Lokomotif

Kapsül Haber Ajansı - Lokomotif haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lokomotif haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OMSAN Lojistik’ten Asya-Pasifik Çıkarması Haber

OMSAN Lojistik’ten Asya-Pasifik Çıkarması

Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi. OYAK 2030 vizyonu doğrultusunda çalışmalarına hız veren OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğinde Çin’e giden OMSAN heyetinde Genel Müdür Ahmet Tansık’ın yanı sıra, şirketin yurt dışı projelerini ve büyüme stratejilerini planlayan üst düzey yöneticiler katıldı. Heyetin Çin temaslarının en kritik başlıklarından birini, OMSAN’ın stratejik demiryolu yatırımları oluşturdu. Türkiye’de demiryolu ile yük taşımacılığında yaklaşık yüzde 12 paya sahip olan OMSAN Lojistik, dünyanın en büyük lokomotif üreticilerinden CRRC (Çin Demiryolu Taşıtları Şirketi)’den satın aldığı 10 adet son teknoloji lokomotifi yerinde inceleme imkânı da buldu. Toplam 40 milyon dolar tutarındaki yatırımın, Türkiye’de demiryolu lojistiği alanında tek seferde gerçekleştirilen en büyük yatırımlardan biri olduğuna dikkat çeken Arıburnu, “Demiryolu yatırımlarımızı son teknoloji ürünlerle büyütüyor, aynı zamanda karbon ayak izimizi minimize etme yolunda önemli mesafe kat ediyoruz. Yeni lokomotiflerimiz hem çevreci hem de iki kat daha güçlü” dedi. Arıburnu ve heyeti Türkiye için fırsatlar sunan demiryolları özelinde Çin’in önemli kurumlarından CRCT China-Europe Railway’’in Genel Müdürü Xu Liyun ile toplantılar gerçekleştirdi bilgiler aldı. Demiryolunda Çin Gerçeği: Ölçek, Hız ve Teknoloji Çin’de gerçekleştirilen incelemelerde demiryolu alanındaki kapasite ve teknolojinin dikkate değer olduğuna işaret eden Arıburnu izlenimleriyle ilgili şunları söyledi; “Her şeyden önce Çinli muhataplarımızın bize gösterdiği yakın ilgi ve alakanın Türkiye’nin dünyada yükselen itibarının bir yansıması olduğunu düşünüyorum. Gerçekten de dünyanın üretim üssü olan ülkede gördüğümüz yakınlık, bizi memnun etmenin ötesinde; hem iş yapma şevkimizi artırdı hem de cesaretlendirdi. Çin Demiryolu Taşıtları Şirketi CRRC Dalian Bölgesi bugüne kadar 14.000 lokomotif üretimi gerçekleştirmiş ve yıllık 800 lokomotif üretim kapasitesiyle bir dünya devi. Çin’de kullanılan lokomotiflerin yaklaşık %40’ını tek başına üretiyor. CRRC Shandong’un ise yıllık 10.000 vagon üretim kapasitesi ile 100 farklı tipte yük vagonu üretebiliyor. Üretimlerinin tamamı Avrupa standartlarında. Bu tablo bize gösteriyor ki, Demiryolu artık sadece bir taşıma modu değil, küresel ticaretin omurgası. Çin bu alanda yalnızca üretim gücüyle değil, hız, verimlilik ve teknolojiyle oyunun kurallarını yeniden yazıyor” Orta Koridor: Türkiye İçin Stratejik Kaldıraç Heyetin gündeminde öne çıkan başlıklardan biri de Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın mevcutta yaklaşık yüzde 1 seviyesinde paya sahip olduğu, ancak doğru yatırımlar ve entegrasyon ile hızlı büyüme potansiyeli taşıdığı değerlendirildi. Ayrıca yıllık 12 bin blok trenlik ek taşıma kapasitesine dikkat çekildi. Arıburnu, “Bu tablo bir zayıflık değil, dev bir fırsattır. Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi. Türkiye: Köprü Ülke Değil, Küresel Lojistik Merkez Asya-Pasifik temaslarında Türkiye’nin rolünün özellikle öne çıktığını vurgulayan Arıburnu, demiryolu–liman entegrasyonunun belirleyici olacağını ifade etti. Çin–Türkiye–Avrupa blok tren taşımaları, Türkiye üzerinden Kuzey Afrika’ya uzanan multimodal hatlar ve yeni nesil liman yatırımları, Türkiye’nin küresel lojistik sistemde merkez ülke olma iddiasını güçlendiriyor. “Türkiye artık sadece transit bir ülke değil. Lojistiği yöneten, organize eden ve katma değer üreten bir merkez haline geliyor. Bu dönüşüm, OYAK 2030 vizyonunun sahadaki en somut karşılığıdır” diyen Arıburnu, OMSAN’ın bu yeni düzende aktif rol alacağını vurguladı. Yeni Dönem: Entegre, Dijital ve Küresel Lojistik OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının yalnızca bir coğrafi genişleme değil, aynı zamanda stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğuna dikkat çeken Arıburnu, sözlerini şöyle tamamladı: “Lojistik artık sadece taşıma değil; veriyle yönetilen, teknolojiyle optimize edilen ve coğrafyalar arasında değer yaratan bir sistemdir. Biz OMSAN olarak bu sistemin bir parçası değil, merkezinde olmayı hedefliyoruz. Dünya değişiyor. Ticaretin rotası yeniden çiziliyor. Bu yeni haritada güçlü olanlar, sadece üretenler değil, akışı yönetenler olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hitachi Rail, Seibu’nun “vies” Lüks Restoran Trenini Üretecek: 2028’de Hizmete Giriyor Haber

Hitachi Rail, Seibu’nun “vies” Lüks Restoran Trenini Üretecek: 2028’de Hizmete Giriyor

Hitachi Rail, Japonya’nın önde gelen demiryolu şirketlerinden Seibu Railway için geliştirilen yeni restoran treni “Fine Dining Train vies”in üretimini üstleneceğini duyurdu. Premium seyahat deneyimi sunacak trenin Mart 2028’de hizmete girmesi planlanıyor. Seibu Railway tarafından geliştirilen projede trenin isim ve logo tasarımı da netleşti. “vies” adı verilen tren, yolculuk ile üst düzey gastronomi deneyimini bir araya getiren özel bir konsept sunacak. Yeni tren, Seibu Railway’in 2016 yılından bu yana hizmet veren restoran treni “Fifty Two Seats of Happiness” konseptinin geliştirilmiş bir versiyonu olacak. Bu proje ile daha rafine, daha özel ve daha lüks bir seyahat deneyimi hedefleniyor. “vies” treninin tasarımı, Seibu’nun amiral gemisi olan ve 2019 yılında hizmete giren Laview ekspres trenine dayanacak. Hitachi Rail, Laview projesinde elde ettiği mühendislik ve tasarım deneyimini bu yeni projeye aktaracak. Trende geniş panoramik camlar, ferah iç mekan tasarımı ve doğayla uyumlu mimari anlayış ön plana çıkacak. Aynı zamanda yolcu konforunu artıran ileri teknoloji sistemler de kullanılacak. Hitachi Rail sadece tren üretimiyle sınırlı kalmayacak; güvenli, stabil ve konforlu işletimi sağlayan kontrol ve sistem teknolojileriyle de projeye katkı sunacak. Bu sayede yolculuk ve gastronomi deneyimi üst düzeyde birleştirilecek. Trenin adı olan “vies”, Fransızca “yaşam” anlamına gelen “vie” kelimesinin çoğul hali olarak seçildi. Bu isim, doğaya ve yaşama duyulan saygıyı temsil ederken, yolcuların deneyimini zenginleştirme amacını da yansıtıyor. Ayrıca kelimenin tersten okunuşunun “Seibu” olması, isim ile marka arasında özel bir bağ kuruyor. Logo tasarımında ise trenin formunu temsil eden organik çizgiler ve yaşam kavramı öne çıkarılıyor. Tasarım, hızdan çok konfor ve deneyim odaklı bir yolculuğu simgeliyor. Seibu Railway, restoran trenleri konusunda uzun yıllara dayanan bir deneyime sahip. 2016 yılında hizmete giren “Fifty Two Seats of Happiness” treni, mimar Kengo Kuma tarafından tasarlanmış ve bölgenin doğal ve kültürel dokusundan ilham alınarak geliştirilmişti. Yeni “vies” treni de bu deneyimi daha ileri taşıyarak, demiryolu seyahatinde gastronomi ve lüks deneyimi bir araya getiren yeni bir standart oluşturmayı hedefliyor. Fine Dining Train “vies”in Mart 2028’de hizmete girmesi planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Demir Tekerleklerin 200 Yıllık Tarihi Rahmi M. Koç Müzesi'nde Haber

Demir Tekerleklerin 200 Yıllık Tarihi Rahmi M. Koç Müzesi'nde

Türkiye'nin ulaşım, endüstri ve iletişim tarihine adanmış ilk ve tek sanayi müzesi olan Rahmi M. Koç Müzesi, demiryolu ulaşımının 200. yılını eşsiz bir koleksiyonla kutluyor. 1825 yılında İngiltere'de Stockton ve Darlington arasında dünyanın ilk halka açık buharlı tren hattının açılmasıyla başlayan modern demiryolu serüveni, 200 yıldır dünyayı şekillendirmeye devam ediyor. Rahmi M. Koç Müzesi de bu önemli dönüm noktasını, bünyesinde barındırdığı tarihi objelerle taçlandırıyor. İlk "modern" lokomotif: Rocket Müzenin Lengerhane / Mustafa V. Koç binasında sizi lokomotif modelleri karşılıyor. Bu bölümde, Rocket gibi ince işçilikli modellerin yanı sıra Fire King gibi çok nadir ve önemli objeler sergileniyor. Kendinden sonra üretilen neredeyse bütün lokomotiflerde kullanılan birçok özelliğe sahip olan Rocket, ilk "modern" lokomotif olarak kabul ediliyor. George Stephenson ve oğlu Robert Stephenson tarafından Liverpool ve Manchester arasındaki demiryolunda kullanılacak lokomotifleri belirlemek amacıyla 1829 yılının Ekim ayında düzenlenen Rainhill Trials yarışması için tasarlanan model, bu yarışmada birincilik kazanmıştır. Tarihi önem taşıyan Fire King lokomotif modeli ise 1841 yılında dünyaca ünlü mühendis ve lokomotif tasarımcısı Josiah Evans Haydock tarafından yapılmış, imzalanmış ve tarihlenmiştir. Fire King modeli, Londra Bilim Müzesi'nde gerçekleştirilen, model yapımı ve lokomotif tarihini anlatan "Pirinç, Çelik ve Ateş" başlıklı sergide de konuk olarak yer almıştır. Bu bölümdeki bir diğer önemli obje de Agenoria Lokomotif modelidir. 0-4-0 tekerlek düzenekli, buharlı "Agenoria" lokomotifi Foster Rastrick & Co firması tarafından, 1829 yılında, İngiltere, Stourbridge'de üretilmiş, 1864'te servis dışı kaldıktan sonra İngiltere, York'ta bulunan National Railway Museum'da koruma altına alınmıştır. Rayların Devi: Big Boy Göklerden kopmuş bir dev gibi raylara çıkan "Big Boy", demiryolu tarihinin en etkileyici mühendislik harikalarından biridir. 1941–1944 yılları arasında Union Pacific Railroad için yalnızca 25 adet üretilen 4000 Sınıfı 4-8-8-4 buharlı lokomotifler, efsanevi güçleri ve devasa boyutlarıyla "Big Boy" lakabını almıştır. Orijinal Big Boy'un 40 metreyi aşan uzunluğu ve 6.000 beygirden fazla gücü, onu dönemin en büyük buharlı lokomotifi yapmıştır. İngiltere'de Ian Rough tarafından orijinal plana sadık kalınarak üretilen 1/8 ölçekli, 128 yolcu taşıyabilen çalışır durumdaki modeli ise bugün Tersane Binası'nda sergileniyor. Bu özel model, yalnızca bir mühendislik başarısını değil, sanayi tarihinin görkemli bir dönemini de raylar üzerinde yeniden canlandırıyor. Raoul Cabib koleksiyonu Müzenin en ince detayına kadar yapılmış, büyük ölçekli çalışan lokomotif modelleri koleksiyonu içerisinde Raoul Cabib'e ait bazı kıymetli modeller de bulunuyor. Bunlardan biri 1902'de, James Holden tarafından tasarlanan ve üretilen, İngiltere'deki Büyük Doğu Demiryolları tarafından kullanılan 0-10-0, Deneme Lokomotifi "Decapod". Budva Tucker tarafından yapılan ve 1958 tarihini taşıyan bu model, Raoul Cabib koleksiyonunun ilgi çekici parçalarından. Benjamin Conner tarafından 1865'te tasarlanan İskoç Demiryolları 2-4-0 Lokomotif'in Roy Amsbury tarafından 1980'de yapılan modeli ve Londra Midland & Scottish Demiryolları için özel olarak tasarlanan, istasyonlarda ve lokomotiflerde yolcu koltuklarının yanında kullanılan armalar da Raoul Cabib koleksiyonundaki değerli objeler arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.