Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Londra

Kapsül Haber Ajansı - Londra haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Londra haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kahve Dünyasında Yeni Dönem: İsveçli Teknoloji Şirketi Bluewater’dan Lezzeti ve Makine Performansını Değiştirecek Hamle Haber

Kahve Dünyasında Yeni Dönem: İsveçli Teknoloji Şirketi Bluewater’dan Lezzeti ve Makine Performansını Değiştirecek Hamle

Şirketin geliştirdiği özel mineral dengeli su formülü “Coffee Rock”, yalnızca kahvenin aromasını güçlendirmeyi değil, aynı zamanda profesyonel kahve makinelerinin ömrünü uzatmayı hedefliyor. Yeni nesil ürün, özellikle üçüncü nesil kahve akımının hızla büyüdüğü Avrupa pazarında baristalar ve kafe işletmeleri için önemli bir yenilik olarak değerlendiriliyor. Kahve hazırlığında çoğu zaman geri planda kalan su kalitesi, aslında fincandaki tadın belirleyici unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Bluewater’ın geliştirdiği yeni teknoloji de tam olarak bu noktaya odaklanıyor. Şirket, mineral yapısı bilimsel olarak optimize edilmiş özel formülü sayesinde kahve çekirdeklerinden daha dengeli ve yoğun aroma elde edilmesini sağlıyor. Kahvenin Gizli Kahramanı: Su Kalitesi Kahve sektöründe uzun yıllardır çekirdek kalitesi, kavurma profili ve demleme teknikleri konuşulurken, suyun kimyasal yapısı çoğu zaman ikinci planda kaldı. Ancak uzmanlara göre hazırlanan kahvenin yüzde 98’den fazlasını oluşturan su, tat profilini doğrudan etkiliyor. Bluewater tarafından geliştirilen Coffee Rock formülü, özellikle magnezyum ve kalsiyum oranı üzerine kurulu hassas bir mineral dengesi içeriyor. Şirketin açıkladığı verilere göre 6’ya 1 oranındaki magnezyum-kalsiyum dengesi, kahvede tatlılık hissini artırırken aromatik katmanların daha belirgin hale gelmesini sağlıyor. Böylece kahve çekirdeğinin karakteristik özellikleri çok daha net şekilde ortaya çıkıyor. Uzmanlar, doğru mineral yapısına sahip suyun; asidite, gövde, berraklık ve aromatik yoğunluk üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirtiyor. Özellikle nitelikli kahve tüketiminin arttığı günümüzde, suyun kimyasal dengesi artık profesyonel baristalar için vazgeçilmez kriterlerden biri haline geliyor. Kafeler İçin Sadece Lezzet Değil, Maliyet Avantajı da Sunuyor Yeni ürünün öne çıkan bir diğer yönü ise espresso makinelerinde sık karşılaşılan kireçlenme ve aşınma problemlerine çözüm sunması oldu. Geleneksel su yapılarında yüksek sıcaklık altında oluşan mineral tortuları, zamanla makinelerde performans kaybına ve ciddi bakım maliyetlerine yol açabiliyor. Bluewater, Coffee Rock’un özel termal stabiliteye sahip mineral yapısı sayesinde kireç oluşumunu önemli ölçüde azalttığını belirtiyor. Bu durum yalnızca ekipman ömrünü uzatmıyor, aynı zamanda kahve makinelerinin daha istikrarlı performans göstermesine de katkı sağlıyor. Kafe işletmeleri açısından düşünüldüğünde bu teknoloji, bakım giderlerinin azalması ve operasyonel verimliliğin yükselmesi anlamına geliyor. Özellikle yoğun servis yapan işletmeler için makine arızalarının önüne geçmek büyük önem taşıyor. Londra’daki Festivalde Avrupa Tanıtımı Yapıldı Bluewater’ın yeni ürünü ilk kez mayıs ayının başında Bangkok’ta düzenlenen World of Coffee etkinliğinde uluslararası sektör temsilcileriyle buluştu. Avrupa lansmanı ise Londra’da gerçekleştirilen Bloomtown Festival kapsamında yapıldı. Islington bölgesinde düzenlenen etkinlikte kurulan özel Bluewater Café Station sistemiyle ziyaretçilere canlı kahve demleme deneyimi sunuldu. Şirket, burada Coffee Rock teknolojisinin kahve ekstraksiyonu üzerindeki etkilerini uygulamalı olarak gösterdi. Festival boyunca sektör profesyonelleri, farklı kahve çekirdekleri üzerinde gerçekleştirilen demlemelerde ürünün aroma dengesi ve tat profiline katkısını deneyimleme fırsatı buldu. İki Yıllık Ar-Ge Süreciyle Geliştirildi Coffee Rock’un geliştirme sürecinin yaklaşık iki yıl sürdüğü belirtiliyor. Projenin arkasında Bluewater Baş Bilim İnsanı Dr. Ahmed Fawzi ile ürün geliştirme lideri Maximillian Lundin yer aldı. Şirket yetkilileri, ürünün yalnızca teorik laboratuvar çalışmalarıyla değil, gerçek kafe ortamlarında yapılan testlerle de şekillendirildiğini ifade ediyor. Böylece hem bilimsel hassasiyet hem de günlük kullanım ihtiyaçları aynı noktada buluşturuldu. Lundin yaptığı değerlendirmede, kahve lezzetinin artık çok daha kontrollü şekilde yönetilebildiğini belirterek, doğru mineralizasyon sayesinde her kahve çekirdeğinin kendi karakterini daha net ortaya koyabildiğini söyledi. Dr. Fawzi ise su kimyasının kahve sektöründe halen yeterince anlaşılmadığını ancak aslında en kritik değişkenlerden biri olduğunu vurguladı. Yeni formülün bilimsel doğruluk ile operasyonel verimliliği aynı yapıda bir araya getirdiğini ifade etti. Bluewater Küresel Pazarda Büyümeyi Hedefliyor İsveçli girişimci Bengt Rittri tarafından kurulan BLUE AB çatısı altında faaliyet gösteren Bluewater, sürdürülebilir su teknolojileri alanındaki yatırımlarıyla dikkat çekiyor. Rittri, daha önce dünya çapında tanınan hava temizleme markası Blueair’i kurmuş ve şirketi büyüttükten sonra Unilever’e satmıştı. Bluewater ise özellikle gelişmiş filtrasyon teknolojileriyle öne çıkıyor. Şirketin SuperiorOsmosis™ adı verilen sistemi, su içerisindeki kirleticilerin büyük bölümünü temizlerken geleneksel ters ozmoz sistemlerine kıyasla daha düşük su tüketimi sağlıyor. Coffee Rock’un ilk etapta İngiltere, İsveç, Kuzey Amerika, Asya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde satışa sunulduğu açıklandı. Uzmanlara göre ürün, yalnızca kahve zincirleri için değil, premium kahve deneyimi sunmak isteyen bağımsız kafeler için de yeni bir standart oluşturabilir. Kahve sektöründe kalite rekabetinin giderek arttığı bir dönemde, su teknolojilerine yapılan yatırımların önümüzdeki yıllarda çok daha kritik hale gelmesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Yatırımcı Dubai’de Frene Basmadı Haber

Türk Yatırımcı Dubai’de Frene Basmadı

Çimen, Dubai’nin jeopolitik türbülansın doğrudan tarafı olmadığını ifade ederek, “Coğrafi olarak bölgenin ortasında yer almasına rağmen Dubai yönetimi sürece çok hızlı reaksiyon verdi. Hava sahasının derhal kapatılması, yatırımcı güvenliği ve finansal sistemin korunmasına yönelik alınan kararlar piyasadaki güven ortamını destekledi.” dedi. Süreçte geliştirici firmaların yatırımcı lehine yeni uygulamaları devreye aldığını aktaran Çimen, daha önce sunulan ödeme planlarında vade uzatımına gidildiğini, mortgage tarafında ise yabancı yatırımcılar için daha avantajlı finansman imkanlarının oluşturulduğunu kaydetti. Çimen, “28 Şubat haftasındaki şok etkisi çok kısa sürdü. Bu ayrıcalıkları gören Türk yatırımcı yatırımlarına devam etti. Hatta bugün Dubai genelindeki Türk yatırımcı talebi, 28 Şubat öncesi dönemin de üzerine çıkmış durumda.” ifadelerini kullandı. “Türk yatırımcı bu süreci fırsat olarak gördü” Türk yatırımcıların süreç boyunca güvenlik endişesiyle hareket etmediğini belirten Çimen, yatırım kararlarında temel belirleyicinin getiri potansiyeli olduğunu söyledi. Çimen, “Türk yatırımcı bu süreci bir güvenlik endişesi olarak değil, fırsat yatırım süreci olarak değerlendirdi. Özellikle daha önce yönlendirme yaptığımız yatırımcıların önemli bölümü yeni alımlar gerçekleştirdi. Burada en önemli unsur yatırımcının broker’a duyduğu güven oldu.” diye konuştu. Dubai ve Londra piyasalarının yatırım mantığı açısından birbirinden ayrıştığını dile getiren Çimen, Londra’nın daha çok servet korumaya yönelik bir yapı sunduğunu, Dubai’nin ise servet yaratma odaklı büyüyen bir merkez haline geldiğini anlattı. Çimen, Londra’da yatırımın yıllık geri dönüş oranının yüzde 4-6 seviyesinde bulunduğunu, Dubai’de ise bu oranın yüzde 9-11 bandına ulaştığını belirterek, “Dubai hükümeti bu modeli yasalarla destekliyor. Vergisiz kira getirisi ve dolar bazlı yüksek gelir yatırımcı açısından önemli avantaj sağlıyor.” değerlendirmesinde bulundu. Dubai’nin küresel yatırım merkezi olarak farklılaştığını ifade eden Çimen, yatırımın nakde dönüştürülmesi aşamasında alıcı kitlesinin yalnızca yerel pazardan oluşmadığını kaydetti. Çimen, “Dünyanın birçok ülkesinde yatırımınızı satmak istediğinizde alıcı kitleniz o bölgeyle sınırlı olur. Ancak Dubai’de Avrupa’dan Türkiye’ye, Ortadoğu’dan Asya’ya kadar çok geniş bir yatırımcı kitlesi oluşuyor.” dedi. Ticari gayrimenkule yönelim arttı Son dönemde Türk yatırımcıların tercihlerinde de değişim yaşandığını belirten Çimen, daha önce ağırlıklı olarak konut yatırımı yapılırken, son dönemde ticari dükkan ve ofis yatırımlarının öne çıktığını söyledi. Çimen, bu eğilimin Dubai’nin 2040 vizyonu ve ikinci master planı kapsamında yatırımcılara verdiği ekonomik güvenin göstergesi olduğunu ifade etti. Dubai’nin küresel şirketlerin bölgesel merkezlerini taşıdığı yükselen bir ekonomik merkez konumuna geldiğini belirten Çimen, Londra’nın ise daha çok prestij ve güven eksenli yatırım merkezi olarak öne çıktığını kaydetti. Çimen, “Ben Dubai’yi Londra’nın alternatifi olarak değil, yeni nesil global yatırımcının daha hızlı sonuç alabildiği tamamlayıcı bir pazar olarak görüyorum.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bulutistan’da Üst Düzey Atama Haber

Bulutistan’da Üst Düzey Atama

Son 7 yıldır Bulutistan Türkiye’nin önemli dönüm noktalarında farklı sorumluluklar üstlenen Gençtürk, yeni göreviyle Bulutistan’ın uluslararası büyüme stratejilerine liderlik edecek. Türkiye’deki büyümesinin yanı sıra uluslararası açılımıyla da dikkat çeken Bulutistan, Frankfurt, Azerbaycan ve Özbekistan ofisleri ve Londra’daki varlığı ile global büyüme stratejisini daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Bu hedef doğrultusunda yapılan yeni görevlendirme ile Bulutistan Türkiye operasyonlarında üstlendiği rollerle şirketin büyümesinde aktif rol oynayan Gökhan Gençtürk, bundan sonraki süreçte şirketin Global Büyümeden Sorumlu Genel Müdürü olarak görevine devam edecek. Gökhan Gençtürk Bulutistan Türkiye satış ve pazarlama operasyonlarının yönetimi sorumluluğunu ise Market Development Managing Director Oğuz Kaya’ya devretti. Gökhan Gençtürk’ten ekosisteme çağrı Gökhan Gençtürk, Bulutistan’ın global odaklı yeni dönem hedefleri için “Önceliğimiz; Türkiye’de elde ettiğimiz başarıyı Avrupa ve CIS başta olmak üzere uluslararası pazarlarda ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir büyüme modeline dönüştürmek. Müşterilerimiz için globalde rekabet avantajı yaratan, iş ortaklarımız için ise yeni coğrafyalarda birlikte değer üreten bir yapı kuruyoruz. Amacımız sadece büyümek değil; kalıcı, güçlü ve birlikte kazanan bir ekosistem oluşturmak” dedi. Gençtürk, uluslararası pazarlarda büyümeyi hedefleyen ve global rekabet gücünü artırmayı isteyen ya da yeni pazarlara birlikte açılmayı değerlendiren tüm paydaşlara, ‘birlikte yol alalım’ çağrısında bulundu. Global büyüme yolculuğuna güçlü vurgu Bulutistan ve SabancıDx CEO’su Mehmet Fırat, şirketin global hedefleri doğrultusunda yapılan yeni görevlendirmeye ilişkin şunları söyledi: “Bulutistan’ın son yıllardaki güçlü performansını global ölçekte kalıcı ve sürdürülebilir bir başarıya dönüştürmeyi hedefliyoruz. Gökhan Gençtürk’ün deneyimi ve stratejik bakış açısı bu yolculukta önemli bir kaldıraç olacak. Kendisine yeni görevinde başarılar diliyorum. Aynı şekilde, Oğuz Kaya’nın üstlendiği sorumluluklarla Türkiye satış ve pazarlama organizasyonumuzun performansının daha da yukarı taşıyacağına ve büyüme hedeflerimize güçlü bir ivme kazandıracağına inanıyor ve kendisine başarılar diliyorum. Uluslararası pazarlarda daha güçlü bir varlık gösterirken, iş ortaklarımız ve müşterilerimizle birlikte değer üretmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Golden Partner International, Türk Yatırımcıları Avrupa’nın İki Stratejik Pazarıyla Buluşturdu Haber

Golden Partner International, Türk Yatırımcıları Avrupa’nın İki Stratejik Pazarıyla Buluşturdu

Uluslararası gayrimenkul yatırımları alanında faaliyet gösteren Golden Partner International, gerçekleştirdiği yatırım buluşmasında Avrupa’nın iki stratejik pazarı olan Yunanistan (Golden Visa) ve İngiltere’yi odağına aldı. İki ayrı oturumdan oluşan etkinlikte, farklı yatırım profillerine hitap eden fırsatlar; getiri potansiyelleri ve yatırımın sunduğu yan haklar kapsamında değerlendirildi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlik, Türk yatırımcıların uluslararası pazarlara olan ilgisini bir kez daha ortaya koydu. Yunanistan oturumunda, özellikle Golden Visa programı kapsamında artan talep, düşük giriş maliyetine karşılık sunduğu yüksek mobilite avantajı ve turizm destekli kira getirisi potansiyeli öne çıktı. Bu kapsamda Golden Partner, 40 yılı aşkın deneyime sahip geliştirici MIBS Group’un son projesi **“Etolikou Seafront”**un lansmanını gerçekleştirerek; son yıllarda yabancı yatırımcı ilgisinin hızla arttığı bölgede, yatırımcılara büyüme potansiyeli yüksek bir alternatif sundu. İngiltere oturumunda ise döviz bazlı gelir beklentisi, regüle edilmiş piyasa yapısı ve uzun vadeli değer artışı dinamikleri ön plana çıktı. Köklü tarihi, güçlü ekonomisi ve oturmuş piyasa yapısıyla İngiltere’de, özellikle Londra’da gayrimenkul sahibi olmanın yalnızca finansal değil, aynı zamanda yüksek prestijli bir yatırım olduğu vurgulandı. Golden Partner’ın, İngiltere’nin önde gelen gayrimenkul geliştiricilerinden Berkeley Group ile yürüttüğü iş birliği kapsamında sunduğu projeler yatırımcılarla paylaşıldı. Londra başta olmak üzere gelişim potansiyeli yüksek bölgelerde konumlanan projeler, katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü. Okan Ersan, Golden Partner Genel Müdürü, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Dünya hızla küreselleşirken bilgiye erişim kolaylaşıyor. Ancak konu yurt dışında gayrimenkul yatırımı olduğunda, yatırımcıların aklındaki en büyük soru hâlâ aynı: Güvenebilir miyim? İşte biz tam bu noktada devreye giriyoruz. 15 yıllık deneyimimiz ve güçlü itibarımızla, bu süreci yatırımcı adına sadeleştiriyor; tüm operasyonu uçtan uca ve şeffaflıkla yönetiyoruz.” Golden Partner, etkinlik boyunca yalnızca proje tanıtımı yapmakla sınırlı kalmayarak; yatırım süreçlerine ilişkin hukuki çerçeve, satın alma prosedürleri, mortgage finansman olanakları ve operasyonel yönetim başlıklarında kapsamlı bir bilgilendirme sundu. Uluslararası pazarlarda derinleşen portföyü ve müşteri odaklı yaklaşımıyla Golden Partner, Türkiye’den yurt dışına yönelen gayrimenkul yatırım talebini doğru fırsatlarla buluştururken; doğru ülke ve proje seçiminin temelinde, yatırımcının satın alma motivasyonunun doğru anlaşılması gerektiğine vurgu yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Yatırımcı Dubai’de Frene Basmadı Haber

Türk Yatırımcı Dubai’de Frene Basmadı

Çimen, Dubai’nin jeopolitik türbülansın doğrudan tarafı olmadığını ifade ederek, “Coğrafi olarak bölgenin ortasında yer almasına rağmen Dubai yönetimi sürece çok hızlı reaksiyon verdi. Hava sahasının derhal kapatılması, yatırımcı güvenliği ve finansal sistemin korunmasına yönelik alınan kararlar piyasadaki güven ortamını destekledi.” dedi. Süreçte geliştirici firmaların yatırımcı lehine yeni uygulamaları devreye aldığını aktaran Çimen, daha önce sunulan ödeme planlarında vade uzatımına gidildiğini, mortgage tarafında ise yabancı yatırımcılar için daha avantajlı finansman imkanlarının oluşturulduğunu kaydetti. Çimen, “28 Şubat haftasındaki şok etkisi çok kısa sürdü. Bu ayrıcalıkları gören Türk yatırımcı yatırımlarına devam etti. Hatta bugün Dubai genelindeki Türk yatırımcı talebi, 28 Şubat öncesi dönemin de üzerine çıkmış durumda.” ifadelerini kullandı. “Türk yatırımcı bu süreci fırsat olarak gördü” Türk yatırımcıların süreç boyunca güvenlik endişesiyle hareket etmediğini belirten Çimen, yatırım kararlarında temel belirleyicinin getiri potansiyeli olduğunu söyledi. Çimen, “Türk yatırımcı bu süreci bir güvenlik endişesi olarak değil, fırsat yatırım süreci olarak değerlendirdi. Özellikle daha önce yönlendirme yaptığımız yatırımcıların önemli bölümü yeni alımlar gerçekleştirdi. Burada en önemli unsur yatırımcının broker’a duyduğu güven oldu.” diye konuştu. Dubai ve Londra piyasalarının yatırım mantığı açısından birbirinden ayrıştığını dile getiren Çimen, Londra’nın daha çok servet korumaya yönelik bir yapı sunduğunu, Dubai’nin ise servet yaratma odaklı büyüyen bir merkez haline geldiğini anlattı. Çimen, Londra’da yatırımın yıllık geri dönüş oranının yüzde 4-6 seviyesinde bulunduğunu, Dubai’de ise bu oranın yüzde 9-11 bandına ulaştığını belirterek, “Dubai hükümeti bu modeli yasalarla destekliyor. Vergisiz kira getirisi ve dolar bazlı yüksek gelir yatırımcı açısından önemli avantaj sağlıyor.” değerlendirmesinde bulundu. Dubai’nin küresel yatırım merkezi olarak farklılaştığını ifade eden Çimen, yatırımın nakde dönüştürülmesi aşamasında alıcı kitlesinin yalnızca yerel pazardan oluşmadığını kaydetti. Çimen, “Dünyanın birçok ülkesinde yatırımınızı satmak istediğinizde alıcı kitleniz o bölgeyle sınırlı olur. Ancak Dubai’de Avrupa’dan Türkiye’ye, Ortadoğu’dan Asya’ya kadar çok geniş bir yatırımcı kitlesi oluşuyor.” dedi. -Ticari gayrimenkule yönelim arttı Son dönemde Türk yatırımcıların tercihlerinde de değişim yaşandığını belirten Çimen, daha önce ağırlıklı olarak konut yatırımı yapılırken, son dönemde ticari dükkan ve ofis yatırımlarının öne çıktığını söyledi. Çimen, bu eğilimin Dubai’nin 2040 vizyonu ve ikinci master planı kapsamında yatırımcılara verdiği ekonomik güvenin göstergesi olduğunu ifade etti. Dubai’nin küresel şirketlerin bölgesel merkezlerini taşıdığı yükselen bir ekonomik merkez konumuna geldiğini belirten Çimen, Londra’nın ise daha çok prestij ve güven eksenli yatırım merkezi olarak öne çıktığını kaydetti. Çimen, “Ben Dubai’yi Londra’nın alternatifi olarak değil, yeni nesil global yatırımcının daha hızlı sonuç alabildiği tamamlayıcı bir pazar olarak görüyorum.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hitit Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç’a Global Liderlik Ödülü Haber

Hitit Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç’a Global Liderlik Ödülü

Uçan Raketler sosyal sorumluluk projesiyle ortaya koyduğu sosyal etki yaklaşımı ve topluma sağladığı katkılar doğrultusunda, uluslararası jüri değerlendirmesi sonucunda bu ödüle layık görülen Karaağaç, ödülünü Londra’da düzenlenen törende aldı. Havayolu ve seyahat teknolojileri alanında küresel çözümler sunan Hitit’in Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç, toplumsal etki odaklı liderliğiyle önemli bir başarıya imza attı. Karaağaç, bu yıl ilk kez düzenlenen The Source Awards 2026’da “Yılın Lideri” seçilerek global birincilik ödülünün sahibi oldu. Ödül, Türkiye’de ve dünyada görev yapan C-level yöneticilerin toplumsal katkılarını görünür kılmayı amaçlayan The Source Awards kapsamında verildi. Değerlendirme süreci; Bayes Business School, University of Cambridge, King’s College London, Imperial College London ve benzeri prestijli kurumlarda görev yapan akademisyenlerden oluşan uluslararası jüri tarafından gerçekleştirildi. Ödül töreni, 17 Nisan’da Londra’daki Bayes Business School’da düzenlendi. Uçan Raketler Projesi Uluslararası Ölçekte Takdir Gördü Nevra Onursal Karaağaç’a verilen bu ödülün temelinde, Hitit’in 2018 yılında başlattığı ve Türkiye’nin ilk sürdürülebilir masa tenisi projesi olan “Uçan Raketler” yer alıyor. BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasında bulunan sağlıklı ve kaliteli yaşam, eşitsizliklerin azaltılması ve nitelikli eğitim hedeflerini odağına alarak hayata geçirdiği Uçan Raketler, çocukların spora erişimini artırmayı, fırsat eşitliğini desteklemeyi ve uzun vadeli sosyal fayda yaratmayı hedefliyor. Bugüne kadar proje kapsamında Türkiye genelinde 411 devlet okuluna ulaşıldı ve 160 binden fazla öğrenci masa tenisi ile tanışma fırsatı buldu. Aynı zamanda 430 beden eğitimi öğretmeni, Türkiye Masa Tenisi Federasyonu iş birliğiyle antrenörlük eğitimi alarak projenin sürdürülebilirliğine katkı sağladı. Proje kapsamında ekipman desteği sağlanan okullarda masa tenisi takımları kurulurken, yerel turnuvalar ve Türkiye Şampiyonası ile sürdürülebilir bir spor ekosistemi oluşturuldu. Ayrıca deprem sonrası Kahramanmaraş ve Malatya’da gerçekleştirilen çalışmalarla çocukların psikososyal iyileşme süreçlerine de katkı sağlandı. “Gerçek Etki, İhtiyaç Olan Yere Dokunmakla Mümkün” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Hitit Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç şunları söyledi: “Uçan Raketler, bizim için bir sosyal sorumluluk projesinden çok daha fazlası. Çocukların hayatında kalıcı bir iz bırakmayı hedefleyen bir yolculuk. Teknoloji alanında faaliyet gösteren bir şirket olarak, doğrudan iş kolumuzla bağlantılı olmayan bir alana yatırım yapmayı bilinçli bir tercih olarak hayata geçirdik. Çünkü gerçek etki, ihtiyaç duyulan yerde var olmakla mümkün. Her ilde sahada olmak, çocuklarla birebir temas kurmak ve bu süreci sahiplenmek benim için çok kıymetli. Bu ödül de aslında bu yaklaşımın bir yansıması.” “Sürdürülebilir Stratejilerden Sahada Kalıcı Sonuçlara” Hitit’in Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı döneminde başlattığı Uçan Raketler projesini, Genel Müdür olduktan sonra da aynı kararlılıkla sahiplenmeye devam ettiğini vurgulayan Karaağaç, sözlerine şöyle devam etti: “2024 yılında Genel Müdür olmamla birlikte ajandamın ve sorumluluklarımın değişmesi ve büyümesi, Uçan Raketler’e olan bağlılığımı değiştirmedi. Çünkü bu proje, çocukların hayat rotasında küçük ama kritik bir açı değişimi yaratıyor: Bir gün sporcu olmak isteyebilirler; ancak her koşulda asıl hedefimiz çocukların; özgüvenli, sağlıklı ve takım ruhu yüksek bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlayabilmek. Çocukların spordan giderek uzaklaştığı bir dünyada, erişimi kolay ve gelişim üzerindeki etkileri somut biçimde gözlemlenebilen bir branş olması nedeniyle masa tenisini sahiplendik. Projeyi kurgularken yalnızca sağlıklı yaşamı teşvik etmeyi değil; aynı zamanda disiplin, düzen ve süreklilik gibi temel alışkanlıkları çocuklara kazandırmayı hedefledik. Liderliğim; önce bu hedefleri sürdürülebilir bir strateji üzerine kurgulamak, ardından bu stratejiyi sahaya yansıtmak ve nihayetinde sahadaki enerjiyi ölçülebilir sonuçlara dönüştürmek üzerine kurulu.” Küresel Ölçekte Büyüme Hedefi Kamu, özel sektör ve ilgili STK iş ortaklığı ile hayata geçirilen Uçan Raketler projesinin, önümüzdeki dönemde Hitit’in uluslararası iş ortaklarıyla birlikte yurt dışına taşınması planlanıyor. Birleşmiş Milletler’in “Sağlıklı Yaşam”, “Nitelikli Eğitim” ve “Eşitsizliklerin Azaltılması” hedefleriyle uyumlu ilerleyen proje, sürdürülebilir ve ölçeklenebilir yapısıyla öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Moda Endüstrisi İki Koldan Pazarlama Atağına Geçti Haber

Moda Endüstrisi İki Koldan Pazarlama Atağına Geçti

Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, Londra’da 28-29 Nisan 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan Fashion SVP Fuarı’na Türkiye Milli Katılım Organizasyonu yaparken, aynı tarihlerde hedef pazar olarak belirledikleri Amerika Birleşik Devletleri’ne ihracatı artırmak için Los Angeles’te 21 firmanın katılımıyla “Sektörel Ticaret Heyeti” gerçekleştirecek. 2026 yılına 6 fuara Milli Katılım Organizasyonu yapma hedefiyle girdikleri bilgisini veren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, New York’ta 13-14 Ocak tarihlerinde düzenlenen PV Manufacturing New York Fuarı’na 12 firmayla, 3-5 Şubat 2026 aralığında Fransa’da Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’na 22 firmayla Türkiye Milli Katılım Organizasyonu düzenlediklerini, 28-29 Nisan 2026 tarihinde Londra’da gerçekleşecek olan Fashion SVP Fuarı’na da 10 firmanın katılımıyla Milli Katılım Organizasyonu yapacaklarını dile getirdi. İngiltere’nin hazır giyim ithalatı artıyor İngiltere’nin toplam hazır giyim ithalatının 2025 yılında yüzde 14’lük artışla 22,2 milyar dolardan 25 milyar dolara çıktığının altını çizen Bağcı, “İngiltere’nin hazır giyim ithalat pazarı büyüyor. Türkiye’nin hazır giyim ihracatında da Almanya, Hollanda ve İspanya’dan sonra 4.sırada yer alıyor. Sektör olarak ülkemizin kendi iç dinamiklerinden kaynaklı olarak 3 yıldır ihracatımızda düşüşler yaşadık. 2026 yılından itibaren ihracatta gerilemenin sona ermesi için çabalıyoruz. Yakın coğrafyamızda yaşanan savaşlar sonrasında uluslararası tedarik zincirleri Türkiye’nin güvenli tedarikçi olduğu gerçeğini tekrar hissettiler. Türk hazır giyim sektörüne verdikleri siparişlerde artışları görüyoruz. 2026 yılının ikinci çeyreğinden itibaren bu siparişler ihracat rakamlarımıza olumlu yansıyacak ve ihracattaki düşüşü tersine çevireceğiz” şeklinde konuştu. Los Angeles’te 21 Türk firması 60 ABD’li alıcıyla görüşecek Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği olarak Los Angeles’e ilk kez “Sektörel Ticaret Heyeti” düzenleyeceklerinin altını çizen Başkan Bağcı, 12’si İzmir’den, 7’si İstanbul’dan ve 2’si Denizli’den 21 Türk firmasının 60 ABD’li ithalatçıyla ikili iş görüşmeleri yapacağını belirtti. ABD’yi 2026 yılında hedef pazar olarak seçtiklerini hatırlatan Başkan Bağcı, “ABD, 2025 yılında 100 milyar dolarlık giyim ithalatıyla dünyanın uzak ara en büyük giyim ithalatçısı konumunda. Türk hazır giyim sektörümüz için Avrupa'dan sonraki en büyük pazarımız. Ancak dünyanın en büyük pazarından yeterince pay aldığımızı söyleyemeyiz. 2025 yılında 1 milyar dolar ihracatımız oldu. Bu pazara yoğunlaşarak orta vadede ihracatımızı 2 milyar dolara çıkarabiliriz” ifadelerini kullandı. EHKİB Başkanı Çağlar Bağcı, ABD pazarına yönelik 2026 yılında üçüncü pazarlama faaliyetlerinin 14-15 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek olan PV New York Yaz Fuarı’na Türkiye Milli Katılım Organizasyonu olacağını sözlerine ekledi. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin Los Angeles’taki “Sektörel Ticaret Heyeti”ne EHKİB Başkanı Çağlar Bağcı, Başkan Yardımcıları Gizem Batur ve Tuğba Hazar ile Dış Pazar Stratejileri Geliştirme Komitesi Başkanı Seray Seyfeli katılırken, Londra Fashion SVP Fuarı’nda EHKİB Yönetim Kurulu Üyesi Ertan Aslan heyette yer alacak. Kapsül Haber Ajansı

Marks & Spencer, Avrupa’daki ilk Studio Concept Mağazasını Akasya da Açtı Haber

Marks & Spencer, Avrupa’daki ilk Studio Concept Mağazasını Akasya da Açtı

Fiba Perakende çatısı altında faaliyet gösteren Marks & Spencer Türkiye, markanın global dönüşümünü yansıtan Studio Concept mağazacılık anlayışını Akasya’da hayata geçirdi. Londra ve Hong Kong’un ardından dünyadaki üçüncü Studio Concept mağaza, Türkiye’de ilk kez Akasya’da kapılarını açtı. Akasya M&S Mağazası’nda gerçekleşen davete Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İcra Kurulu Üyesi Ayşecan Özyeğin Oktay, Fiba Perakende Grup Başkanı Oya Sener, Genel Müdür Batur Can, M&S Marka Direktörü Ceyda Kaptan ve Marka İletişim Müdürü Reyhan Topaklı’nın yanı sıra Derimod Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sedef Orman, Mudo Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Taviloğlu gibi iş dünyasının önemli isimleri katıldı. Yeni Bir M&S Marks & Spencer’ın yeni nesil mağazacılık vizyonunu temsil eden Studio Concept, ilk olarak Londra Battersea’da ardından Hong Kong Central Tower’da hayata geçirilmişti. Akasya mağazası ise bu konseptin dünyadaki üçüncü, Türkiye’deki ilk uygulaması olma özelliğini taşıyor. Bu yeni konsept; daha genç, dinamik ve modern bir alışveriş deneyimi sunmayı hedefliyor. Toplam 1300 m² satış alanına sahip olan mağaza; kadın, erkek, çocuk ve iç giyim kategorilerini tek çatı altında sunarken markanın global ölçekte geçirdiği dönüşümün güçlü bir yansıması olarak konumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Golden Partner International Türk Yatırımcıları Avrupa’nın İki Stratejik Pazarıyla Buluşturdu Haber

Golden Partner International Türk Yatırımcıları Avrupa’nın İki Stratejik Pazarıyla Buluşturdu

Uluslararası gayrimenkul yatırımları alanında faaliyet gösteren Golden Partner International, gerçekleştirdiği yatırım buluşmasında Avrupa’nın iki stratejik pazarı olan Yunanistan (Golden Visa) ve İngiltere’yi odağına aldı. İki ayrı oturumdan oluşan etkinlikte, farklı yatırım profillerine hitap eden fırsatlar; getiri potansiyelleri ve yatırımın sunduğu yan haklar kapsamında değerlendirildi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlik, Türk yatırımcıların uluslararası pazarlara olan ilgisini bir kez daha ortaya koydu. Yunanistan oturumunda, özellikle Golden Visa programı kapsamında artan talep, düşük giriş maliyetine karşılık sunduğu yüksek mobilite avantajı ve turizm destekli kira getirisi potansiyeli öne çıktı. Bu kapsamda Golden Partner, 40 yılı aşkın deneyime sahip geliştirici MIBS Group’un son projesi **“Etolikou Seafront”**un lansmanını gerçekleştirerek; son yıllarda yabancı yatırımcı ilgisinin hızla arttığı bölgede, yatırımcılara büyüme potansiyeli yüksek bir alternatif sundu. İngiltere oturumunda ise döviz bazlı gelir beklentisi, regüle edilmiş piyasa yapısı ve uzun vadeli değer artışı dinamikleri ön plana çıktı. Köklü tarihi, güçlü ekonomisi ve oturmuş piyasa yapısıyla İngiltere’de, özellikle Londra’da gayrimenkul sahibi olmanın yalnızca finansal değil, aynı zamanda yüksek prestijli bir yatırım olduğu vurgulandı. Golden Partner’ın, İngiltere’nin önde gelen gayrimenkul geliştiricilerinden Berkeley Group ile yürüttüğü iş birliği kapsamında sunduğu projeler yatırımcılarla paylaşıldı. Londra başta olmak üzere gelişim potansiyeli yüksek bölgelerde konumlanan projeler, katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü. Okan Ersan, Golden Partner Genel Müdürü, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Dünya hızla küreselleşirken bilgiye erişim kolaylaşıyor. Ancak konu yurt dışında gayrimenkul yatırımı olduğunda, yatırımcıların aklındaki en büyük soru hâlâ aynı: Güvenebilir miyim? İşte biz tam bu noktada devreye giriyoruz. 15 yıllık deneyimimiz ve güçlü itibarımızla, bu süreci yatırımcı adına sadeleştiriyor; tüm operasyonu uçtan uca ve şeffaflıkla yönetiyoruz.” Golden Partner, etkinlik boyunca yalnızca proje tanıtımı yapmakla sınırlı kalmayarak; yatırım süreçlerine ilişkin hukuki çerçeve, satın alma prosedürleri, mortgage finansman olanakları ve operasyonel yönetim başlıklarında kapsamlı bir bilgilendirme sundu. Uluslararası pazarlarda derinleşen portföyü ve müşteri odaklı yaklaşımıyla Golden Partner, Türkiye’den yurt dışına yönelen gayrimenkul yatırım talebini doğru fırsatlarla buluştururken; doğru ülke ve proje seçiminin temelinde, yatırımcının satın alma motivasyonunun doğru anlaşılması gerektiğine vurgu yaptı. Golden Partner International Golden Partner, Ankara merkezli, 15 yılı aşkın deneyime sahip tam hizmet gayrimenkul danışmanlık firmasıdır. Şirket, profesyonellik, şeffaflık ve uzun vadeli değer yaratma odaklı yaklaşımıyla hem yerel hem de uluslararası pazarlarda kapsamlı çözümler sunmaktadır. Satış, kiralama, proje geliştirme, değerleme ve yatırım danışmanlığı dahil olmak üzere uçtan uca hizmetler sunan Golden Partner, müşterilerini gayrimenkul yaşam döngüsünün her aşamasında destekler. Şirket ayrıca küresel ölçekte faaliyet göstererek yatırımcılara Yunanistan (Golden Visa), BAE, Birleşik Krallık ve Karadağ gibi önemli pazarlarda rehberlik etmekte; Golden Visa gibi oturum ve vatandaşlık programları konusunda da danışmanlık sağlamaktadır. Deneyimli ekibi ve müşteri odaklı yaklaşımıyla Golden Partner, dünya genelinde güvenli ve stratejik yatırım fırsatları sunmaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı Ajans hizmetleri

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.