Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Londra

Kapsül Haber Ajansı - Londra haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Londra haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Klasik Çok Markalı Mağazacılıkta Yeni Nesil Perakende Modeli:  COMMUNITÉ    Haber

Klasik Çok Markalı Mağazacılıkta Yeni Nesil Perakende Modeli:  COMMUNITÉ   

İstinyePark’ta 1800 m2 alanıyla ziyaretçilerini ağırlayan COMMUNITÉ, ikinci lokasyonunu Galataport İstanbul’da, üçüncü lokasyonunu ise 2027 yılının ilk çeyreğinde Bağdat Caddesi’nde hayata geçirmeye hazırlanıyor. COMMUNITÉ, yalnızca bir mağaza değil; alışverişin ötesine geçen, keşif ve etkileşime davet eden bir deneyim alanı. Geleneksel çok markalı mağazacılık anlayışını geride bırakarak kategori bazlı düzen yerine hikâye, kürasyon ve beklenmedik karşılaşmalar üzerine kurulu bir deneyim sunuyor. Bir moda koleksiyonunun yanında sanat kitapları, bir sneaker’ın yanında tasarım objesi, bir parfümün yanında analog kamerayla karşılaşmak mümkün. Bu yaklaşım, ürünleri kategorilerinin dışına çıkararak yeni anlamlar kazandırmayı ve ziyaretçiyi yeniden keşfe davet etmeyi amaçlıyor. Boyner Grup CEO ve Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, COMMUNITÉ CEO’su Polat Uyal ve COMMUNITÉ Üründen Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sebla Refiğ Devidas, açılış öncesi yaptıkları konuşmada COMMUNITÉ fikrinin doğuşundan hayata geçirilişine kadar olan süreci paylaştılar. COMMUNITÉ, kökü Türkiye’de, kanatları globalde olan yeni bir perakende konsepti Boyner Grup CEO ve Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, konuşmasında; Bugüne kadar yaptığımızın tersini yapmak üzere yola çıktık. COMMUNITÉ geleneksel modelleri sarsan, pay almak yerine yeni pazar yaratmayı hedefleyen bir oluşumdur. Mevcut müşteri datasına hapsolmadan, küratörlerin tamamen özgür ve yenilikçi seçimler yapabildiği bir model benimsedik. Yeni gelişen markaların, yükselen tasarımcıların ortaya çıkıp kendilerine ait bir yer bulmaları konusu çok uzun zamandır konuşuluyor, yapılamıyordu. COMMUNITÉ bu sene Türkiye'ye 400'ün üzerinde yeni marka getirecek ve bu markaların %70'i ilk defa bir arada, onlara ait bir ortamda, ulaşılabilir bir şekilde müşterilerimizin karşısına çıkacaklar. Türkiye bizim her şeyimiz ama şimdiden bir gözümüz Milano, Londra, Atina, Madrid gibi şehirlerde. Her şehrin, her lokasyonun kendi komünitesini kurmak istiyoruz kendi restoranıyla, kafesiyle, yaşam alanıyla. Türkiye'deki dört mağazamız da birbirinden farklı olacak. İkinci mağazamızı yakında Galataport İstanbul’da açacağız, 2027’nin ilk çeyreğinde ise Bağdat Caddesi’nde olacağız.” ifadelerinde bulundu. COMMUNITÉ CEO’su Polat Uyal; “COMMUNITÉ fikri çok basit bir soruyla başladı: İnsanların sadece alışveriş yapmadığı, gerçekten vakit geçirmek istediği bir yer yaratabilir miyiz? Bir kahve içilen, bir sohbetin başladığı, yeni markaların keşfedildiği ve yeni fikirlerin doğduğu bir alan… Biz COMMUNITÉ’yi bir mağaza olarak değil; bir araya gelme hali, bir his ve insanların buradan bir ürünle değil, bir deneyimle ayrıldığı bir dünya olarak hayal ettik. Bu hayali hayata geçirmek için de önce birbirine güvenen, birlikte çalışmaktan keyif alan ve işini gerçekten seven bir ekip kurduk. Çünkü baştan beri biliyorduk ki burası sadece ürünlerin değil, insanların ve fikirlerin bir araya geldiği bir alan olmalı. Buradaki her marka kendi hikayesini taşıyor. Biz aslında ürün seçmedik; hikayeleri bir araya getirdik. En çok istediğimiz şey ise çok net: Buraya gelen herkesin kendini iyi hissetmesi, ilham alması ve buradan yalnızca ürünle değil bir hisle ayrılması.” dedi. COMMUNITÉ Üründen Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sebla Refiğ Devidas ise; “COMMUNITÉ klasik bir mağaza değil; bir kürasyon ve keşif alanı. Amacımız ürün satmaktan çok bir kültür inşa etmek. Online ve offline varlığıyla sürekli değişen bir concept store. Seçkimiz Avrupa, Türkiye, Uzak Doğu, Amerika ve Avustralya’dan markaları bir araya getiriyor. Toplamda 400’den fazla marka yer alıyor, yaklaşık yarısı Türkiye’de ilk kez keşfedilecek, yeni ve bağımsız markalar. Kürasyon anlayışımız beklenmedik olanı bulmak. Tokyo’dan Seul’e, New York’tan Los Angeles’a, Londra’dan Kopenhag’a uzanan bir keşif yaptık. Türkiye’de farklı bölgelere dokunduk, yerel üreticiler ve yeni nesil tasarımcılardan özenle seçimler yaptık. Böylece sadece moda başkentlerinden değil, farklı şehirlerden de kendine özgü ve otantik markaları bir araya getirdik.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Milas-Bodrum Havalimanı Sezonun İlk Dış Hat Uçuşunu Karşıladı Haber

Milas-Bodrum Havalimanı Sezonun İlk Dış Hat Uçuşunu Karşıladı

TAV Havalimanları tarafından işletilen Milas-Bodrum Havalimanı, Almanya Frankfurt’dan gerçekleştirilen uçuşla yaz sezonuna giriş yaptı. Bugün (27 Mart) Frankfurt’tan XQ3141 sefer sayılı uçuşla saat 14:20’de Bodrum’a inen yolcular, terminalde pasta ve çiçeklerle karşılandı. Düzenlenen karşılama törenine DHMİ Başmüdürü Kemal Daştan, Milas-Bodrum Havalimanı Genel Müdürü İclal Kayaoğlu’nun yanı sıra gümrük ve emniyet yetkilileri ile havayolu ve havalimanı çalışanları katıldı. SunExpress, yaz sezonu boyunca Frankfurt’tan Çarşamba, Cuma ve Pazar günleri karşılıklı uçuşlar gerçekleştirecek. Milas-Bodrum Havalimanı Genel Müdürü İclal Kayaoğlu, “Sezonun ilk dış hat uçuşunu büyük bir memnuniyetle karşıladık. Bu yıl dış hatlarda 41 havayolu ile 76 destinasyona hizmet vereceğiz. Artan destinasyon sayımızla birlikte 2026 sezonunda turizm gelirlerine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Paydaşlarımızla birlikte Bodrum’un uluslararası erişimini güçlendirmek ve destinasyonun tanıtımına katkı sağlamak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Dünyanın dört bir yanından misafirlerimizi Bodrum’da ağırlamayı dört gözle bekliyoruz.” dedi. Milas-Bodrum Havalimanı, Kasım ayına kadar sürecek dış hat sezonunda AJet, Pegasus, flydubai, Jet2, SAS Scandinavian Airlines, Qatar Airways, Smartwings, Ryanair, Mavi Gök Havacılık ve Freebird başta olmak üzere birçok havayolunu ağırlayacak. Bu havayolları; Kopenhag, Edinburgh, Manchester, Zürih, Varşova, Viyana ve Amsterdam gibi destinasyonlara karşılıklı uçuşlar gerçekleştirecek. Ryanair’in Dublin ve Londra Stansted uçuşları ise yıl boyunca devam edecek. Milas-Bodrum Havalimanı 2025 yılında toplam 4 milyon 412 bin 884 yolcuya hizmet verdi. 2026 yılının ilk iki ayında ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 büyüyerek 203 bin 551 yolcuya ulaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TAV’ın Üç Havalimanı En İyi 100 Listesinde Haber

TAV’ın Üç Havalimanı En İyi 100 Listesinde

Londra’da düzenlenen törende Ankara, İzmir, Milas-Bodrum, Almatı, Medine, Riga, Üsküp ve Tiflis havalimanları kendi kategorilerinde en iyiler arasında yer aldı. Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye'nin dünyadaki lider markası TAV Havalimanları’nın işlettiği Almatı Havalimanı “Dünyanın En İyi 100 Havalimanı” listesine 89. sıradan girdi. Listede TAV Havalimanları tarafından işletilen Ankara Esenboğa ve Medine havalimanları da yer alıyor. Almatı Havalimanı ayrıca “Orta Asya/CIS Bölgesi’nin En Temiz Havalimanı” ve “En İyi Havalimanı Personeli” ödüllerine layık görülürken, Medine Havalimanı “Orta Doğu’nun En İyi Bölgesel Havalimanı” seçildi. Ankara, İzmir, Milas-Bodrum, Tiflis, Riga, Üsküp havalimanları ise kendi kategorilerinde en iyiler arasında yer aldı TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, “TAV Havalimanları olarak sekiz ülkede 15 havalimanı işletiyoruz ve yolcularımıza en iyi seyahat deneyimini sunmak için çalışıyoruz. Geçen yıl toplam 113 milyon yolcuya hizmet verdik. Yolcu değerlendirmeleriyle belirlenen Skytrax programında yer alan tüm havalimanlarımız her yıl puanlarını arttırıyor ve sıralamalarda ilerliyor. En iyi 100 arasına giren havalimanı sayımızı bu yıl üçe çıkarttık. Sekiz havalimanımız kendi kategorilerinde en iyiler arasında. Bu sonuçta emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” dedi. Skytrax CEO’su Edward Plaisted, “Bu ödül, yolcuların olumlu izlenimlerini yansıtıyor. Anket geri bildirimleri, yolcuların açık yönlendirmeler, özenli hizmet ve yolculuk boyunca güven veren yaklaşımı özellikle takdir ettiğini gösteriyor. Bu nitelikler havalimanı personeli tarafından tutarlı biçimde sunuluyor” dedi. Skytrax ödülleri, Londra’da Passenger Terminal Expo (PTE) kapsamında düzenlenen törenle açıklandı. 120’den fazla ülkeden iki binden fazla sektör temsilcisini bir araya getiren PTE’de, TAV Technologies havalimanı bilişim çözümlerini sergilediği standında ziyaretçileri ağırladı. PTE kapsamında düzenlenen konferansta TAV Havalimanları Ticari İşlerden Sorumlu Grup Başkanı (CCO) ve TAV İşletme Hizmetleri CEO’su Aude Ferrand, “Kişiselleştirilmiş Seyahat – Aşırı Kişiselleştirme Yolcu Deneyiminin Geleceği mi?” başlıklı panelde konuşmacı olarak yer aldı. Aude Ferrand ayrıca “Akıllı Kişiselleştirme: Havalimanı Ekosisteminde Misafirperverliği ve Değeri Yükseltmek” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Almatı Havalimanı CEO’su Göker Köse de “Hava Tarafı Gelişiminde Sürdürülebilir Büyüme ve Dijital İnovasyonlar” başlıklı panelde konuşmacı olarak yer aldı. TAV Havalimanları Bilgi Teknolojileri Grup Başkanı (CIO) ve TAV Technologies CEO’su Kerem Öztürk ile TAV İşletme Hizmetleri Pazarlama ve Dijital Çözümler İcra Kurulu Üyesi Aylin Alpay ise “Seyahat Bağlantısındaki Eksik Halka” başlıklı oturumda konuştu. 1999’dan bu yana düzenlenen Skytrax Dünya Havalimanı Ödülleri, yolcuların oylarıyla belirlenen ve 565’ten fazla havalimanındaki hizmet ve tesisleri değerlendiren küresel bir müşteri memnuniyeti araştırmasına dayanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DEM Müzecilik, Göbeklitepe’yi İngiltere’ye Taşıyor Haber

DEM Müzecilik, Göbeklitepe’yi İngiltere’ye Taşıyor

Deneyim müzeciliğinin ilk örnekleri olan Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi ile Efes Deneyim Müzeleri’nin yaratıcısı DEM Müzecilik, yeni projesiyle 1995 yılında Şanlıurfa’da keşfedilen ve tarihin kırılma noktası olarak anılan Göbeklitepe’yi, coğrafi sınırların ötesine, Londra’ya taşıyor. Göbeklitepe’den yola çıkan anlatı, Babil, Antik Mısır, Maya ve Rapa Nui gibi insanlık tarihinde iz bırakan kayıp medeniyetlere uzanıyor. Mimariden astronomiye, yazıdan inanç sistemlerine kadar pek çok alanda kültürel miras bırakan bu uygarlıklar, çağdaş deneyim tasarımı, sürükleyici anlatım ve ileri teknolojiler aracılığıyla DEM Müzecilik’in projesinde yeniden hayat buluyor. Temmuz ayında ziyaretçilerle buluşturulması planlanan proje, kültürel bir deneyim sunmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’nin kültür ihracı vizyonunun da güçlü bir yansıması niteliğini taşıyor. DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin’in liderliğinde şekillenen bu vizyon, kültürel mirasa ve insanlık tarihine yön veren uygarlıkları küresel ölçekte görünür kılmayı hedefliyor. Proje, DEM Müzecilik’in deneyim müzeciliği alanındaki bilgi birikimini ve anlatı gücünü uluslararası arenaya taşıma yolunda önemli bir adım olarak konumlanıyor. “İnsanlık tarihinin başlangıcına dair en eski izleri dünyayla buluşturacağız” Müzeciliği ziyaretçinin tarih ve kültürle doğrudan bağ kurduğu, yaşayan bir deneyim olarak ele aldıklarını söyleyen DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Göbeklitepe, insanlık tarihine dair bildiğimiz ne varsa kökten değiştiren eşsiz bir miras. Bu mirası farklı coğrafyalardaki insanlarla buluşturmanın ve dünyaya doğru bir dille anlatmanın önemli bir sorumluluk olduğuna inanıyoruz. Görsel ve işitsel teknolojiler alanındaki 35 yıllık tecrübemizle, son 15 yılda Türkiye’de ve dünyada 18 müze ve kültür kompleksinin hayata geçirilmesinde önemli roller üstlendik. Bu projeyle de hedefimiz, Göbeklitepe’nin evrensel tarih anlatısını diğer kayıp uygarlıkların izleriyle bütünleştirerek ve günümüz anlatım diliyle yorumlayarak, ziyaretçilerin kültür mirası ile daha derin ve kalıcı bir bağ kurmasını sağlamak.” Göbeklitepe Immerse London’da ziyaretçilerle buluşacak DEM Müzecilik’in Roma’daki Kolezyum projesi ile birlikte hayata geçirdiği diğer uluslararası çalışması olan proje için Birleşik Krallık’ın yeni nesil deneyim merkezi olan Immerse LDN ile anlaşma imzalandı. Uluslararası bir ziyaretçi profiline sahip Immerse LDN, popüler kültür ve tarihi temalardan ilham alan dünya çapındaki sürükleyici deneyimlerle bugüne kadar 1,5 milyondan fazla ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. DEM Müzecilik’in Immerse LDN’da hayata geçireceği proje, insanlık tarihine yön veren en önemli uygarlıkları Londra’nın kalbinde birçok duyuya hitap eden bir deneyim olarak ziyaretçilerle buluşturacak. DEM Müzecilik’in hayata geçireceği proje ile Immerse LDN, ilk kez bu denli kapsamlı bir tarih deneyimine ev sahipliği yapacak. DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin “Projede, Göbeklitepe’den başlayan ve diğer önemli uygarlıklarla devam eden evrensel tarih anlatısı ile unutulanı hatırlatıyor, bilinmeyeni öğretiyor, yanlış bilineni düzeltiyoruz. Eşsiz ama sessiz kalmış tarihi dillendiriyoruz. Dünyada yükselen deneyim müzeciliği akımının öncülerinden biriyiz. Bu yeni anlatı türü sayesinde özellikle yeni neslin öğrenme metotlarına uygun biçimde kültürel mirası tanımalarını sağlıyoruz. Tarihi sadece sergilemiyor, ileri teknolojilerle unutulmaz bir deneyime dönüştürüyoruz. Projede, 25 dilde sunulacak hikâye anlatımı ile farklı kültürlerden gelen ziyaretçilere kapsayıcı ve erişilebilir bir deneyim sunmayı hedefliyoruz” dedi. İçerik disiplinlerarası bir ekip tarafından oluşturuldu Projenin, mimarlar, küratörler, tarihçiler, arkeologlar ve teknoloji uzmanlarının da aralarında bulunduğu yaklaşık 150 kişilik disiplinlerarası bir ekip tarafından hayata geçirildiğini belirten Esin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaratıcı konsepti, uluslararası alanda uzmanlaşmış tasarım ve teknoloji profesyonelleriyle birlikte geliştirilen projemizde içerik üretimi sürecinde dönem tarihçileriyle çalıştık. Projenin içeriği, insanlık tarihinin önemli dönüm noktalarını temsil eden beş büyük medeniyete odaklanıyor. Seçilen bu medeniyetler yalnızca büyük yapılar inşa etmediler, insanlığın düşünsel, siyasal ve bilimsel sıçramalarına da yön verdiler. Bugün hala en çok merak edilen ve konuşulan medeniyetler arasında yer almaları da bu seçimi anlamlı kılıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türklerin Yunanistan’daki Golden Visa Payı Yüzde 17,6’ya Ulaştı Haber

Türklerin Yunanistan’daki Golden Visa Payı Yüzde 17,6’ya Ulaştı

Bu eğilimin en güçlü yansımalarından biri ise Yunanistan’a olan talepte görülüyor. Ülkede 27 bini aşkın Golden Visa yatırımcısı bulunurken, başvuruların %17,6’sını Türk yatırımcılar oluşturuyor. Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık alanında küresel liderlerden biri olan Astons verilerine göre; Yunanistan Golden Visa programı, Türk yatırımcıların en fazla tercih ettiği seçeneklerden biri haline gelmiş durumda. Son yıllarda başvuru sayılarında istikrarlı ve güçlü bir artış dikkat çekiyor. Bu ilgi yalnızca finansal getiri beklentisiyle sınırlı kalmıyor; yaşam kalitesi, eğitim olanakları ve uzun vadeli güven arayışıyla şekilleniyor. İkinci oturum izni yatırımın ötesine geçiyor Yatırımcıların ikinci oturum iznini yalnızca bir yatırım aracı olarak görmediğini belirten Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit, bayram dönemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Özellikle bayram döneminde Yunanistan’a giden yatırımcıların, bu seyahatlerini yalnızca bir tatil değil, aynı zamanda yatırım fırsatlarını yerinde değerlendirdikleri bir sürece dönüştürdüğünü görüyoruz. İkinci oturum izni artık iş insanlarının yaşam planlarının önemli bir parçası haline geldi. Süreç çoğu zaman vize kolaylığı motivasyonuyla başlasa da zamanla çok daha kapsamlı bir yapıya evriliyor. Daha öngörülebilir bir yaşam, güvenlik, eğitim olanakları ve uluslararası hareket özgürlüğü bu kararın merkezinde yer alıyor. Artan yaşam maliyetleri ve ekonomik dalgalanmalar, yatırımcıları yalnızca kazanç odaklı değil; aynı zamanda geleceklerini güvence altına alan bir yapı kurmaya yönlendiriyor. Bu tablo, yatırım kararlarının finansal getirinin ötesine geçerek yaşam kalitesini merkeze alan daha bütüncül bir yaklaşımla alındığını gösteriyor.” Yunanistan Türk yatırımcıların radarında Bu süreçte Yunanistan’ın Türk yatırımcılar açısından öne çıkan destinasyonlardan biri olduğuna dikkat çeken Yağız Yiğit, şunları söyledi: “250.000 Euro’dan başlayan yatırım modeli, yatırımcılara yalnızca mülk edinme değil, aynı zamanda Avrupa’da yaşam alternatifine erişim imkânı sunuyor. Schengen bölgesinde serbest dolaşım hakkı, aile bireylerini kapsayan başvuru yapısı ve Avrupa’daki eğitim ile sağlık sistemlerine erişim gibi avantajlar, bu modeli daha cazip hale getiriyor. Minimum ikamet zorunluluğunun bulunmaması ise yatırımcıların mevcut yaşam düzenlerini değiştirmeden bu fırsattan yararlanabilmesini sağlıyor. Özellikle Atina gibi merkezi bölgelerde güçlü kira talebi ve değer artışı potansiyeli, bu ilgiyi destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Yunanistan’ın sunduğu bu avantajlar, yatırımcıların hem kısa vadeli kazanç hem de uzun vadeli yaşam planlarını birlikte değerlendirmesine imkân tanıyor.” Yatırım kararları sahada şekilleniyor Yiğit, yatırımcı davranışlarında son dönemde belirgin bir değişim yaşandığını vurgulayarak, yatırım kararlarının artık masa başında değil sahada şekillendiğine dikkat çekti. Yiğit; ‘‘Projelerin yerinde incelenmesi, bölgenin deneyimlenmesi ve yaşam koşullarının doğrudan gözlemlenmesi, karar süreçlerinde belirleyici rol oynuyor. Bu yaklaşım, yatırımcıların artık yalnızca teorik verilere değil, birebir deneyime dayalı daha bilinçli ve uzun vadeli kararlar aldığını ortaya koyuyor.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KAGİDER Türk İş Kadınlarını New York’ta Bir Araya Getirdi Haber

KAGİDER Türk İş Kadınlarını New York’ta Bir Araya Getirdi

Küresel ölçekte güçlü bir dayanışma ve iş birliği ağı oluşturma hedefiyle kurulan KAGİDER Global Platformu, bu vizyon doğrultusundaki ilk iş odaklı networking buluşmasını New York’ta düzenledi. Tarihi Penn Club’ın etkileyici atmosferinde gerçekleşen etkinlik, yaklaşık 80 katılımcıyı bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’den katılan KAGİDER üyeleri ile New York ve New Jersey’de yaşayan Türk girişimci kadınlar, üst düzey yöneticiler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri bir araya gelerek, özellikle kadın girişimciler açısından Türkiye ile ABD arasındaki iş birliği ve ticaret fırsatlarını değerlendirdi. KAGİDER Global Platformu’nun temelleri Mart 2025’te New York’ta atılmış, ardından Mayıs 2025’te Londra’da yaklaşık 100 Türk iş kadınının katılımıyla ikinci buluşma gerçekleştirilmişti. Eylül 2025’te ise Brüksel’de, Avrupa Birliği nezdinde Türkiye Daimi Temsilcisi Büyükelçi Faruk Kaymakcı’nın ev sahipliğinde düzenlenen üçüncü buluşma ile platform uluslararası ölçekte büyümesini sürdürdü. KAGİDER Global, 2026 yılı içerisinde Hırvatistan, Hollanda ve Almanya’da düzenlenmesi planlanan yeni buluşmalarla etki alanını daha da genişletmeyi hedefliyor. Dördüncü buluşmanın yeniden New York’ta gerçekleştirilmesi, platformun küresel ölçekte istikrarlı büyümesini ve uluslararası kadın dayanışmasını güçlendirme vizyonunu ortaya koydu. Farklı sektörlerden katılımcıların yer aldığı etkinlik, deneyim paylaşımı ve yeni iş bağlantılarının kurulması açısından güçlü bir zemin sundu. Katılımcılar, dünyanın farklı noktalarında yaşayan Türk kadınlarının bir araya gelmesinin, yeni iş birlikleri ve ortak projelerin gelişmesine önemli katkı sağladığını vurguladı. Etkinlikte ayrıca kadın liderliğinin güçlendirilmesi, uluslararası iş ağlarının geliştirilmesi ve kadın girişimciliğinin küresel ölçekte desteklenmesine yönelik fırsatlar da ele alındı. Katılımcılar, farklı coğrafyalarda yaşayan Türk kadınlarının bilgi ve deneyim paylaşımının yalnızca bireysel başarıları görünür kılmakla kalmadığını, aynı zamanda güçlü ve sürdürülebilir bir küresel etki yarattığını ifade etti. “KAGİDER Global, uluslararası iş birliklerinin filizlendiği güçlü bir ekosisteme dönüşüyor” KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, etkinlik kapsamında yaptığı konuşmada KAGİDER Global’in ulaştığı noktaya ve gelecekteki hedeflerine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Geçtiğimiz yıl New York’ta başlattığımız KAGİDER Global Platformu’nun bugün yeniden aynı şehirde, ancak çok daha geniş ve güçlü bir katılımla bir araya gelmesi, bu girişimin kısa sürede nasıl etkili bir yapıya dönüştüğünü açıkça gösteriyor. Londra ve Brüksel’de gerçekleştirdiğimiz buluşmalarla büyüyen bu ağ, bugün artık yalnızca bir iletişim platformu değil; farklı ülkelerde yaşayan Türk kadınlarının birbirine değer kattığı, somut iş birliklerinin filizlendiği güçlü bir ekosisteme dönüşmüş durumda. KAGİDER Global ile amacımız, dünyanın neresinde olursa olsun Türk kadınlarının birbirleriyle bağ kurabildiği, bilgi ve deneyimlerini paylaşabildiği ve birlikte üretim yapabildiği sürdürülebilir bir küresel ağ inşa etmek. Girişimcilerden kurumsal liderlere, akademisyenlerden sivil toplum temsilcilerine kadar geniş bir yelpazede kadınları bir araya getiren bu yapı, uluslararası ölçekte yeni fırsatların kapısını aralıyor. Önümüzdeki dönemde farklı ülkelerde gerçekleştireceğimiz buluşmalarla bu etkiyi daha da büyüteceğimize ve çok daha güçlü iş birliklerine zemin hazırlayacağımıza inanıyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pusula Holding Londra'da Banka Kuruyor Haber

Pusula Holding Londra'da Banka Kuruyor

Pusula Holding, finans sektöründeki büyümesini küresel ölçekte yeni bir aşamaya taşıyor. Holding, dünyanın en önemli finans merkezlerinden biri olan Londra’da kuracağı yeni yapı ile hem grup şirketlerinin uluslararası açılımını hızlandırmayı hem de küresel yatırımcılarla Türkiye’nin finansal ve reel sektör fırsatları arasında güçlü bir sermaye hattı kurmayı hedefliyor. Pusula Holding küresel finans sistemine entegre oluyor Pusula Holding CEO’su Sait Aytaç, Londra merkezli yapılanmanın grubun uzun vadeli büyüme vizyonunun stratejik bir ayağını oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: “Londra girişimimizle, Pusula Holding'in yerel gücünü küresel finansın merkeziyle doğrudan bağlıyoruz. İktisat Katılım Bankası'nın faaliyete geçmesiyle tamamladığımız finansal halkamızı, şimdi uluslararası yatırım bankacılığı ile dünyaya açıyoruz. Amacımız yurtdışında sadece bir şirket kurmak değil; küresel sermayeyi Türkiye’deki reel sektör projelerimizle buluşturan, proje finansmanın ana oyuncularından biri olan uluslararası bir platform inşa etmek.” Türkiye’nin yatırım potansiyeli uluslararası sermaye ile buluşacak Londra’daki yatırım bankacılığı yapılanmasının; kurumsal finansman ve yatırım danışmanlığı, uluslararası yatırım işlemlerinin yapılandırılması ve aracılık faaliyetleri, sermaye buluşturma faaliyetleri, proje finansmanı, özel sermaye yatırımları, yatırım işlemlerinin yapılandırılması, sendikasyon kredileri ile portföy yönetimi ve yatırımcı platformlarıyla stratejik iş birliklerinin geliştirilmesi gibi başlıklarda faaliyet göstermesi öngörülüyor. Yeni şirketin ayrıca uluslararası yatırımcıların Türkiye’deki finansal ve reel sektör yatırımlarıyla buluşturulmasında kritik rol üstlenmesi bekleniyor. Pusula Holding böylece, Türkiye’nin yatırım potansiyelini küresel sermayeye taşıyan ve proje finansmanında etkili rol oynayan uluslararası bir oyuncu olmayı hedefliyor. Pusula Holding’in Londra yapılanması, grubun finans ekosistemini uluslararası sahaya taşırken, Türkiye’nin yatırım ve finansman kapasitesinin küresel ölçekte daha görünür hale gelmesine de katkı sağlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri Avrupa Öğrenci Ödülü’nün Kazananı Açıklandı Haber

Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri Avrupa Öğrenci Ödülü’nün Kazananı Açıklandı

Sony Europe ve Creo’nun fotoğrafçılık platformu olan Dünya Fotoğrafçılık Organizasyonu iş birliğiyle hayata geçirilen Avrupa Öğrenci Ödülü, Avrupa genelindeki üniversitelerde öğrenim gören fotoğrafçılık öğrencilerinin öne çıkan projelerini ödüllendiriyor. Ödül, bölgenin önde gelen üniversiteleriyle yürütülen iş birlikleri aracılığıyla öğrencilerin kariyerlerinin erken döneminde profesyonel fotoğrafçılık dünyasına adım atmalarını destekleyen güçlü bir platform sunuyor. 2026 yılında kazanan ve kısa listeye giren seriler; bağlantı, birliktelik ve kimlik temalarını ele alarak günümüz öğrenci fotoğrafçılarının ilham verici çalışmalarını ve özgün bakış açılarını ortaya koyuyor. Avrupa Öğrenci Ödülü 2026’nın kazananı, Almanya’dan Hamburg Uygulamalı Bilimler Üniversitesi öğrencisi Teresa Halbreiter oldu. Halbreiter, Alman Silahlı Kuvvetleri gibi erkek egemen bir kurum içinde kadınlık ve bireysellik arayışını irdeleyen Stillgestanden (“Dikkat!”) adlı fotoğraf serisiyle ödüle layık görüldü. Proje; itaat ile kendini ortaya koyma, sertlik ile kırılganlık arasındaki gerilimi ele alırken, bir gruba ait olma ihtiyacı ile birey olarak görülme arzusunun yarattığı hassas dengeyi de görünür kılıyor. Ödül hakkında konuşan Teresa Halbreiter, şunları söyledi: “Avrupa Öğrenci Ödülü’nün kazananı olarak seçildiğimi duyduğumda gerçekten çok şaşırdım ve buna inanmakta zorlandım. Almanya’da fotoğrafçılık eğitimi alan pek çok yetenekli fotoğrafçı olduğunu biliyorum. Bu ölçekte uluslararası bir yarışmada seçilmek benim için hem çok özel hem de son derece gurur verici.” Seriye ilişkin değerlendirmede bulunan jüri üyeleri ise şu ifadeleri kullandı: “Stillgestanden (‘Dikkat!’), kadınları erkek egemen arketipler üzerine kurulu bir kurumun merkezine yerleştirerek kimlik ve aidiyet kavramlarını sorguluyor. Seri; kadınlığın daha geniş yapılar içinde nasıl varlığını sürdürebildiğini ve dönüşebildiğini incelikli bir şekilde ele alırken, daha büyük bir bütünün parçası olmak için nelerden vazgeçtiğimizi ve o yapıdan uzaklaştığımızda geriye ne kaldığını da sorguluyor.” Avrupa Öğrenci Ödülü kısa listesine giren isimler ise şu şekilde: Albert Słowiński (Polonya, Szczecin Sanat Akademisi) – Tayvan’da meydana gelen büyük bir tayfunun ardından çekilen Displaced Lands serisiyle; afet sonrası ortaya çıkan hasarın giderilmesi için yürütülen kolektif çabaları belgeliyor. Albert Słowiński (Polonya, Szczecin Sanat Akademisi) – Tayvan’da meydana gelen büyük bir tayfunun ardından çektiği Displaced Lands serisiyle afet sonrası ortaya çıkan hasarın giderilmesi için yürütülen kolektif çabaları belgeliyor. Bennet Böckstiegel (Almanya, Ostkreuzschule für Fotografie) – Promise That adlı serisinde İspanya’nın Sitges kentindeki queer topluluğu içinde erkekler arasındaki özgürlük, arzu ve sessiz bağları odağına alıyor. Laura Anna Rossa (Belçika, LUCA School of Arts Sint Lukas Brussels) – In the Valley, Flowers Remain serisinde, Belçika kırsalındaki uzun süreli bir psikiyatri kliniğinde yaşayan arkadaşı Patrick ile geçirdiği zamanı fotoğraflıyor. Laurie Broughton (Birleşik Krallık, University of West England) – Clwb serisiyle Güney Galler Vadileri’ndeki spor ve sosyal kulüpler üzerinden sanayi sonrası Galler’deki yaşamı inceliyor. Kazanan ve kısa listeye giren fotoğrafçılar; sektör uzmanlarıyla gerçekleştirilecek özel atölye programına katılmak üzere Londra’ya davet ediliyor. Fotoğrafçılar ayrıca ödül törenine katılma, çalışmalarını Londra’daki Somerset House’ta düzenlenen Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri sergisinde sergileme ve Sony Digital Imaging ekipmanları kazanma fırsatı elde ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pusula Holding’den Londra merkezli küresel adım Haber

Pusula Holding’den Londra merkezli küresel adım

Pusula Holding, finans sektöründeki büyümesini küresel ölçekte yeni bir aşamaya taşıyor. Holding, dünyanın en önemli finans merkezlerinden biri olan Londra’da kuracağı yeni yapı ile hem grup şirketlerinin uluslararası açılımını hızlandırmayı hem de küresel yatırımcılarla Türkiye’nin finansal ve reel sektör fırsatları arasında güçlü bir sermaye hattı kurmayı hedefliyor. Pusula Holding küresel finans sistemine entegre oluyor Pusula Holding CEO’su Sait Aytaç, Londra merkezli yapılanmanın grubun uzun vadeli büyüme vizyonunun stratejik bir ayağını oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: “Londra girişimimizle, Pusula Holding'in yerel gücünü küresel finansın merkeziyle doğrudan bağlıyoruz. İktisat Katılım Bankası'nın faaliyete geçmesiyle tamamladığımız finansal halkamızı, şimdi uluslararası yatırım bankacılığı ile dünyaya açıyoruz. Amacımız yurtdışında sadece bir şirket kurmak değil; küresel sermayeyi Türkiye’deki reel sektör projelerimizle buluşturan, proje finansmanın ana oyuncularından biri olan uluslararası bir platform inşa etmek.” Türkiye’nin yatırım potansiyeli uluslararası sermaye ile buluşacak Londra’daki yatırım bankacılığı yapılanmasının; kurumsal finansman ve yatırım danışmanlığı, uluslararası yatırım işlemlerinin yapılandırılması ve aracılık faaliyetleri, sermaye buluşturma faaliyetleri, proje finansmanı, özel sermaye yatırımları, yatırım işlemlerinin yapılandırılması, sendikasyon kredileri ile portföy yönetimi ve yatırımcı platformlarıyla stratejik iş birliklerinin geliştirilmesi gibi başlıklarda faaliyet göstermesi öngörülüyor. Yeni şirketin ayrıca uluslararası yatırımcıların Türkiye’deki finansal ve reel sektör yatırımlarıyla buluşturulmasında kritik rol üstlenmesi bekleniyor. Pusula Holding böylece, Türkiye’nin yatırım potansiyelini küresel sermayeye taşıyan ve proje finansmanında etkili rol oynayan uluslararası bir oyuncu olmayı hedefliyor. Pusula Holding’in Londra yapılanması, grubun finans ekosistemini uluslararası sahaya taşırken, Türkiye’nin yatırım ve finansman kapasitesinin küresel ölçekte daha görünür hale gelmesine de katkı sağlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.