Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Longevity

Kapsül Haber Ajansı - Longevity haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Longevity haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünya Sağlıklı Yaşama Trilyonlar Harcıyor Haber

Dünya Sağlıklı Yaşama Trilyonlar Harcıyor

Dünya artık yalnızca hastalıkların tedavisine değil, sağlığın korunmasına, yaşam süresinin uzatılmasına ve yaşam kalitesinin artırılmasına da yatırım yapıyor. Bir dönem daha çok güzellik, spor ve kişisel bakım alanlarıyla ilişkilendirilen sağlıklı yaşam anlayışı, bugün beslenmeden koruyucu hekimliğe, ruh sağlığından uyku düzenine kadar geniş bir ekonomik ve toplumsal dönüşümün merkezinde yer alıy or. Sağlıklı yaşam ekonomisi 6,8 trilyon dolara ulaştı Global Wellness Institute'un 2025 yılında yayımladığı verilere göre küresel sağlıklı yaşam ekonomisi, 2024 yılında 6,8 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaştı. Sektör, 2019–2024 döneminde yaklaşık yüzde 35 büyüme gösterdi. Türkiye'de de sağlıklı yaşam alanındaki ekonomik hareketlilik dikkat çekiyor. Global Wellness Institute'un ülkelere göre verilerine göre Türkiye'nin sağlıklı yaşam ekonomisi 2024 yılında yaklaşık 73 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı. Bu gelişmeler, insanların yalnızca daha uzun yaşamaya değil, yaşamlarının her dönemini daha sağlıklı ve kaliteli geçirmeye de giderek daha fazla önem verdiğini gösteriyor. Türkiye'de vitamin kullanımı dokuz yılda beş katına çıktı Türkiye'de sağlıklı yaşam konusundaki ilginin artışını gösteren dikkat çekici verilerden biri de vita min kullanımı. KONDA'nın Ekim 2025 Barometresi kapsamında hazırlanan araştırmasının bulgularına göre Türkiye'de vitamin kullanımı son dokuz yılda beş katına çıktı. Ancak sağlıklı yaşama yönelik bu ilgi, beraberinde önemli bir sorunu da gündeme getiriyor: Bilgi kirliliği. Özellikle sosyal medyada beslenme, vitamin ve gıda takviyeleri, yaşlanmayı geciktirme yöntemleri ve çeşitli sağlık uygulamaları hakkında uzmanlık dışı önerilerin yaygınlaşması, toplumun doğru bilgiye ulaşmasını güçleştiriyor. LONGWELL ASSOCIATION Başkanı Dr. Neslihan Üstün Yüksel, derneğin kuruluş amacını bu ihtiyaçtan yola çıkarak şekillendirdiklerini belirtti. Dr. Neslihan Üstün Yüksel: "Doğru bilgiyi uzmanından ulaştıracağız" "Artık hepimiz daha uzun yaşamak istiyoruz ama asıl önemli olan o yılları nasıl geçirdiğimiz. Longevity dediğimiz kavram tam da bunu anlatıyor. Yalnızca ömrümüz e yıllar eklemek değil, o yılları sağlıklı ve kaliteli geçirmek istiyoruz. Wellness ise kendimize iyi bakmayı, doğru beslenmeyi, hareket etmeyi, ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissetmeyi kapsıyor. Ancak bu kavramlar popülerleştikçe herkes sağlık konusunda konuşmaya, önerilerde bulunmaya başladı. Özellikle insan sağlığını doğrudan ilgilendiren konularda yanlış bilgilerin ciddi sonuçları olabilir. Biz de bu bilgi kirliliğinin önüne geçebilmek, topluma bilimsel ve güvenilir bilgiyi ulaştırabilmek için farklı alanlardan uzmanların bir araya geldiği bir derneğe ihtiyaç olduğunu düşündük. LONGWELL ASSOCIATION bu anlayışla kuruldu." LONGWELL, sağlıklı yaşamın farklı alanlarından uzmanlarla kuruldu İlk genel kurulunu geçtiğimiz günlerde gerçekleştiren LONGWELL ASSOCIATION; tıp doktorları, diş hekimleri, eczacılar, klinik psikologlar, fizyoterapistler, hemşireler, diyetisyenler ve medikal estetik a lanında çalışan sağlık profesyonelleri başta olmak üzere, sağlıklı ve uzun yaşamın farklı alanlarında uzmanlaşmış isimlerin bir araya gelmesiyle kuruldu. Koruyucu hekimlik, beslenme, ruh sağlığı, metabolik sağlık, rehabilitasyon, medikal estetik ve sağlıklı yaş alma uygulamaları gibi farklı disiplinleri aynı çatı altında buluşturan dernek, bütüncül sağlık yaklaşımını benimsiyor. Dr. Neslihan Üstün Yüksel, sağlıklı yaş almanın yalnızca tek bir tıp branşının konusu olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "İnsanı yalnızca bir hastalığı üzerinden değil, fiziksel ve ruhsal sağlığı, beslenmesi, uykusu ve yaşam alışkanlıklarıyla birlikte değerlendirmek gerekiyor. Bütüncül sağlık yaklaşımı da bunu ifade ediyor. Fonksiyonel tıp ise kişinin sağlık sorunlarına katkıda bulunabilecek bireysel ve yaşam tarzıyla ilişkili etkenlere odaklanıyor. Biz LONGWELL çatısı altında far klı uzmanlık alanlarından gelen bilgi ve deneyimi bir araya getiriyoruz. Amacımız yalnızca sağlıklı yaşamı konuşmak değil, doğru bilgiyi o konunun gerçek uzmanından topluma ulaştırmak." LONGWELL, eğitimler ve çalıştaylarla Türkiye genelinde yaygınlaşacak LONGWELL ASSOCIATION, önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği bilimsel toplantılar, eğitim programları, çalıştaylar, bilgilendirme faaliyetleri ve farkındalık projeleriyle sağlıklı yaş alma bilincinin toplumun her kesimine ulaşmasını hedefliyor. Derneğin çalışmalarında koruyucu sağlık anlayışının yaygınlaştırılması, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının geliştirilmesi ve toplumun bilimsel bilgiye erişiminin kolaylaştırılması öncelikli konular arasında yer alacak. Dr. Yüksel, derneğin hedeflerini şöyle anlattı: "Sağlıklı yaş almak yalnızca ileri yaşlarda düşünülmesi gereken bir konu değil. Çocuklukt an itibaren geliştirdiğimiz alışkanlıklar gelecekteki sağlığımızı etkiliyor. Bu nedenle toplumun her yaş grubuna ulaşmak istiyoruz. Düzenleyeceğimiz eğitimleri, çalıştayları ve farkındalık projelerini doğrudan kendi alanında uzman kişilerle gerçekleştireceğiz. İnsanların sağlıklı ve uzun yaşam konusunda bilinçlenmesine, doğru bilgiye ulaşmasına ve yaşam kalitelerini artırmalarına rehberlik edeceğiz." İngiltere ve Almanya'dan talepler var: LONGWELL dünyaya açılıyor LONGWELL ASSOCIATION'ın yalnızca Türkiye'de değil, uluslararası alanda da yapılanmasını genişletmeyi hedeflediğini belirten Dr. Neslihan Üstün Yüksel, derneğe Türkiye'den ve farklı ülkelerden yoğun ilgi olduğunu söyledi. İlk yurt dışı temsilciliklerinin İngiltere ve Almanya'dan başlayarak oluşturulmasının planlandığını ifade eden Yüksel, şöyle devam etti: "Türkiye'den ve dünyanın farklı ülk elerinden derneğimize katılmak isteyen, bu alanda çalışan çok sayıda uzmandan talep alıyoruz. Özellikle İngiltere ve Almanya'dan gelen talepler doğrultusunda ilk yurt dışı temsilciliklerimizi bu ülkelerde oluşturmayı hedefliyoruz. LONGWELL'in hem Türkiye'de hem de uluslararası alanda güçlü bir uzman ağına dönüşmesini istiyoruz. Sağlıklı ve uzun yaşamı destekleyen tüm uzmanlık alanlarından yeni üyelerin katılımıyla derneğimiz büyümeye devam edecek." LONGWELL'den Türkiye'nin sağlık turizmine de katkı hedefi Türkiye'nin sağlık alanındaki uzmanlık birikimine dikkat çeken Dr. Yüksel, LONGWELL'in uluslararası yapılanmasının ülkenin sağlık turizmi hedeflerine de katkı sağlayabileceğini belirtti. "Türkiye, sağlık alanında yetişmiş insan gücü, deneyimli uzmanları ve gelişmiş sağlık hizmetleriyle önemli bir potansiyele sahip. Biz de LONGWELL aracılığıyla ülkemizin bu g çlü yönlerini uluslararası alanda daha görünür kılmak istiyoruz. Gerçekleştireceğimiz bilimsel çalışmalar, eğitimler, bilgilendirme faaliyetleri ve farkındalık projeleriyle hem toplumun sağlıklı yaş alma bilincini geliştirmeyi hem de Türkiye'nin sağlık alanındaki birikiminin dünyada tanınmasına katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Bu çalışmaların zaman içerisinde ülkemizin sağlık turizmi hedeflerine de değerli katkılar sağlayacağına inanıyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Orzax, Kazakistan'da Bilim Dünyasını Buluşturdu Haber

Orzax, Kazakistan'da Bilim Dünyasını Buluşturdu

Orzax, 6-10 Ekim 2026 tarihleri arasında Kazakistan’ın Almatı şehrinde düzenlenen Türk Dünyası ve Avrasya Kadın Sağlığı Toplantısı kapsamında beş ülkeden 250’yi aşkın katılımcıyı bir araya getirdi. Türk Jinekoloji ve Obstetri Vakfı (TJOV), Kazakistan Üreme Tıbbı Derneği ve Kazakistan Cinsel ve Üreme Sağlığı Derneği iş birliğiyle InterContinental Almaty Otel’de gerçekleştirilen toplantıda, kadın sağlığının farklı dönemlerine ilişkin güncel bilimsel gelişmeler ve klinik yaklaşımlar değerlendirildi. Beş ülke bilimsel iş birliği için bir araya geldi Türkiye’nin sağlık alanındaki bilimsel birikimi ve klinik deneyimini bölge ülkeleriyle buluşturan toplantıda, beş ülkeden sağlık profesyonelleri kadın sağlığına ilişkin güncel araştırmaları ve klinik deneyimlerini paylaştı. Orzax’ın Kazakistan’daki faaliyetleriyle de desteklenen bilimsel iletişimin, ülkeler arasındaki mevcut iş birliklerini güçlendirmesi ve gelecekte gerçekleştirilecek ortak bilimsel çalışmalara zemin hazırlaması hedeflendi. Orzax’tan Orta Asya’ya bilimsel iş birliği ve yatırım vurgusu 8 Ekim’de gerçekleştirilen açılış programında Türk Jinekoloji ve Obstetri Vakfı adına Prof. Dr. Süleyman Salman, Kazakistan Üreme Tıbbı Derneği’nden Prof. Dr. Vyacheslav Lokshin, Dr. Sholpan Sarmuldayeva, Dr. Galina Grebennikova ve Orzax Uluslararası Pazarlar Direktörü Neslihan Hotoğlu konuşma yaptı. Açılışta konuşan Orzax Uluslararası Pazarlar Direktörü Neslihan Hotoğlu, şirketin sağlık alanındaki sorumluluğunu ürün geliştirmenin ötesinde ele aldıklarını belirterek şunları söyledi: “Orzax olarak, gıda takviyesi çözümlerimizle insanların daha sağlıklı, daha kaliteli ve daha uzun bir yaşam sürmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu yaklaşımın önemli bir parçası da bilimi, sağlık profesyonellerini ve farklı ülkeleri ortak bir vizyonda buluşturmak. Bu toplantı, son bir yıl içerisinde gerçekleştirdiğimiz dördüncü uluslararası bilimsel organizasyonumuz. Her buluşmada bilginin paylaşıldıkça büyüdüğünü ve sınırları aşan güçlü iş birliklerine dönüştüğünü görüyoruz.” Orta Asya’nın Orzax için stratejik önemine de dikkat çeken Hotoğlu, bölgedeki faaliyetlerini yalnızca satış ve pazarlamayla sınırlı görmediklerini; üretim, lojistik, bilimsel iş birlikleri ve teknoloji transferini kapsayan bütüncül bir ekosistem oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti. Orzax’ın uzun yıllara dayanan Ar-Ge çalışmalarıyla kendi biyoteknolojisini geliştirdiğini ve bu altyapıyı biyoteknolojik ilaç geliştirme alanına taşımayı hedeflediğini belirten Hotoğlu, Türkiye’den bilgi ve teknoloji transferiyle Orta Asya’da hayata geçirilecek üretim yatırımının temellerinin bu yıl atıldığını aktardı. Hotoğlu, söz konusu yatırımın Orzax’ın bölgeye yönelik uzun vadeli yaklaşımının somut bir göstergesi olduğunu vurguladı. Kadın sağlığında güncel klinik yaklaşımlar ele alındı TJOV Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. Adnan Budak'ın oturum başkanlığını da üstlendiği programda, Türkiye, Kazakistan ve Rusya'dan uzman hekimler beş bilimsel oturumda bir araya gelerek gebelik, üreme sağlığı, metabolik hastalıklar, hormonal denge ve menopoz konularını güncel veriler ve klinik deneyimler ışığında ele aldı. Türkiye'den Prof. Dr. Dilek Şahin gebelikte demir ihtiyacı ve desteğinin anne ile fetüs sağlığına etkilerini, Prof. Dr. Nuray Yazıhan yaşam dönemlerinde beslenmenin rolünü multidisipliner bir yaklaşımla, Prof. Dr. Pınar Özcan gebelik öncesinde oosit, endometrium ve sperm kalitesinin optimizasyonunu, Prof. Dr. Keziban Doğan ise Poliendokrin Metabolik Over Sendromu (PMOS) ile metabolik disfonksiyon ilişkisini anlattı. Kazakistan'dan Dr. Sholpan Sarmuldayeva üreme sağlığında mikro besin ögesi eksiklikleri ve sağlıklı gebelikte beslenme desteğini, Dr. Liliya Baimurzayeva ÜYTE sonrası gebeliklerde risk yönetimi ve beslenme desteğini, Dr. Sholpan Karibayeva tüp bebek ve ÜYTE süreçlerinde kişiye özel tedavi yaklaşımlarını sundu. Rusya'dan Dr. Maria Prokhorova oksidatif stresin kadın ve erkek fertilitesine etkilerini, Dr. Anastasia Rybina metabolik sendromun fertilite ve gebeliğe etkileri ile vitamin ve mikro besin ögelerinin rolünü, Dr. Valeria Nekhorosheva ise obezite ve insülin direncinde gebelik riskleri, klinik yönetim ve beslenme desteğini paylaştı. Programda ayrıca Dr. Galina Grebennikova üreme çağından menopoza hormonal dengeyi ve modern klinik yaklaşımları, Dr. Assel Dzhaimbetova ise menopozal geçiş ve sağlıklı longevity konusunu ele aldı. Uluslararası bilimsel iş birliğine katkı Farklı ülkelerden sağlık profesyonellerini bir araya getiren toplantıda, klinik deneyimlerin paylaşılması ve kadın sağlığı alanındaki uluslararası bilimsel iş birliklerinin geliştirilmesi hedeflendi. Orzax, Kazakistan'daki faaliyetleri ve uluslararası bilimsel organizasyonlara verdiği destekle sağlık profesyonelleri arasındaki bilgi ve deneyim paylaşımına katkı sunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TheLifeCo’ya Çifte Ödül Haber

TheLifeCo’ya Çifte Ödül

Türkiye’den doğarak dünyadaki başarılı merkezleriyle adından söz ettiren küresel wellness markası TheLifeCo, global alandaki konumunu ödüllerle taçlandırmaya devam ediyor. TheLifeCo, World Spa Awards 2026’da iki farklı merkeziyle iki önemli ödüle layık görüldü. Küresel ölçekte iyi yaşam ve bütünsel sağlık sektörünün en prestijli kurumlarından biri olan World Spa Awards, TheLifeCo’nun hem metodolojisinin doğduğu Bodrum hem de Karayipler’deki en yeni merkezi St. Lucia tesislerini yılın en iyileri arasında seçti. Gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda TheLifeCo St. Lucia “Saint Lucia's Best Wellness Retreat 2026” (Saint Lucia'nın En İyi Sağlıklı Yaşam ve Yenilenme Merkezi 2026) ödülünü kazanırken, TheLifeCo Bodrum ise “Türkiye's Best Wellness Retreat 2026” (Türkiye'nin En İyi Sağlıklı Yaşam ve Yenilenme Merkezi 2026) ödülünün sahibi oldu. Hem global medyanın hem ödüllerin odak noktasında Geçtiğimiz günlerde İngiltere’nin en köklü ve saygın yayınlarından The Times’ta Karayipler’de hayata geçirdiği yeni wellness deneyimi ve longevity yaklaşımıyla geniş yer bulan TheLifeCo St. Lucia, hizmete girmesinin ardından aldığı bu ödülle küresel ölçekteki başarısını pekiştirdi. World Spa Awards tarafından verilen bu çifte ödül, TheLifeCo’nun yıllar içinde geliştirdiği kişiye özel, sonuç odaklı ve bütünsel sağlık yaklaşımının uluslararası alanda gördüğü yüksek takdirin bir göstergesi oldu. Bodrum’dan Karayipler’e ulaşan bütünsel sağlık yolculuğu TheLifeCo Wellbeing; Bodrum, Akra Antalya, Swissotel Uludağ, Phuket, Sharm El Sheikh ve St. Lucia’da yer alan merkezlerinde, klinik temelli altyapısı, doktor ve uzman sağlık personeli gözetiminde sunduğu güvenli programları, yenilikçi terapileri ve bütünsel aktiviteleriyle hizmet vermeyi sürdürüyor. TheLifeCo Bodrum, bütünsel sağlık anlayışıyla hazırlanan detoks programları, etkili terapileri, SPA, yoga ve zihinsel dinlenme aktiviteleriyle misafirlerine şehrin stresinden uzakta, bedenlerinin yenilenme gücünü ve enerji seviyesini artıracakları kaliteli bir yaşamın kapılarını açıyor. TheLifeCo St. Lucia ise turkuaz koylar ve yemyeşil volkanik tepeler arasındaki konumunda detoks, beslenme, zihinsel destek, longevity ve stres yönetimi odaklı programlarıyla Karayipler’de kalıcı bir dönüşüm ve derin bir yenilenme deneyimi sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Raffles, SPA Kriyoterapi Uygulamasını  Yepyeni Cryosuıte Deneyimi ile Sunuyor Haber

Raffles, SPA Kriyoterapi Uygulamasını  Yepyeni Cryosuıte Deneyimi ile Sunuyor

Dinginlik ve yenilenmeyi kusursuz bir dengede buluşturan Raffles Spa; son dönemde wellness alanının en dikkat çekici uygulamalarından kriyoterapiyi Cryosuite deneyimiyle zengin hizmet yelpazesine ekliyor. Raffles Spa’nın longevity alanındaki yeniliği Cryosuite, misafirlere tüm vücut kriyoterapi tedavisini dingin ve konforlu bir atmosferde deneyimleme imkanı sunuyor. Vücudun üç ila beş dakika -85 °C ile -95 °C arasında değişen sıcaklıklara kontrollü bir biçimde maruz bırakıldığı uygulama, dolaşım ve lenf sisteminin doğal tepkilerini harekete geçirerek bedenin kendini yenileme mekanizmalarını desteklemeye yardımcı oluyor. Düzenli uygulandığında spor sonrası toparlanma ve dolaşım sisteminin desteklenmesi, metabolik aktivitenin uyarılması, kolajen üretiminin teşvik edilmesi ve genel iyi oluş halinin güçlendirilmesine katkı sağlayan kriyoterapi; yalnızca performans odaklı bireylerin değil, stres yönetimi ve kaliteli uyku düzenine önem veren ve gün içinde daha enerjik hissetmek isteyenlerin de tercih ettiği yenilikçi uygulamalar arasında yer alıyor. Kısa zamanda uygulanabilmesi sayesinde yoğun tempoda çalışan profesyonellerden sık seyahat eden misafirlere kadar geniş bir kitlenin yaşam tarzına kolayca uyum sağlayan kriyoterapi, hem fiziksel hem de zihinsel iyiliği destekleyen bütünsellik özelliğiyle modern şehir yaşamında sürdürülebilir iyi yaşam alışkanlıklarına yönelik etkili bir çözüm olarak öne çıkıyor. Raffles Spa Direktörü Ülker Yıldırım, Cryosuite deneyimi ile ilgili, “Bugün iyi yaşam kavramının artık yalnızca spa içerisinde geçirilen birkaç saatten ibaret olmadığını görüyoruz. Sürekli uyarılan zihnimiz ve bedenimizin maruz kaldığı stres nedeniyle hepimiz gün içinde küçük ama etkili yenilenme anlarına ihtiyaç duyuyoruz,” diyor ve ekliyor: “Kriyoterapi, yalnızca birkaç dakikalık kontrollü soğuk uygulamasıyla bedenin doğal tepkilerini harekete geçirirken enerji seviyesini, zihinsel canlılığı ve iyi hissetme halini destekleyen güçlü bir deneyim sunuyor. Bizi en çok heyecanlandıran nokta ise bu ileri teknoloji deneyime, şehrin tam kalbinde, Raffles Spa'nın huzurlu atmosferinde ulaşılabiliyor olması. Bazen iyi hissetmenin sırrı saatler süren uygulamalarda değil; bedenimize doğru zamanda verilen kısa ama etkili bir uyarıyla kendi yenilenme potansiyelini desteklemektedir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sağlıkta Yeni Odak: Daha Uzun Değil, Daha Sağlıklı Yaş Almak Haber

Sağlıkta Yeni Odak: Daha Uzun Değil, Daha Sağlıklı Yaş Almak

Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresinin 78,5 yıla ulaşmasıyla birlikte, yalnızca daha uzun yaşamak değil, bu yılları sağlıklı, dinç ve yüksek yaşam kalitesiyle geçirmek de önem kazanıyor. 2026’da sağlık ve wellness dünyasında öne çıkan “Longevity” yaklaşımı, yaşam süresini uzatmanın yanı sıra sağlıklı yaşam süresini artırmaya, yaşlanma sürecini desteklemeye ve günlük yaşam kalitesini korumaya odaklanıyor. Geleneksel sağlık anlayışında temel yaklaşım hastalıkların tedavisi üzerine kurulurken, longevity yaklaşımı koruyucu sağlık ve yaşam tarzı alışkanlıklarını daha fazla gündeme taşıyor. Beslenme, fiziksel aktivite, uyku, stres yönetimi ve metabolik sağlık gibi başlıklar, sağlıklı yaş alma hedefinin temel unsurları arasında değerlendiriliyor. “Beden üzerindeki yükleri kaldırdığımızda biyolojik yenilenme başlıyor” Küresel Türk Welness markası TheLifeCo’nun Kurucusu Ersin Pamuksüzer, bu yaklaşımı 20 yılı aşkın süredir sundukları bütünsel programlarla hayata geçirdiklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Bilimsel araştırmaların net bir şekilde gösterdiği gibi; bedenin üzerinden sürekli sindirim, stres ve çevresel yükleri kaldırdığımızda, organizma ilk iş olarak öz enerjisini kendini iyileştirmeye ve hücrelerini tazelemeye harcıyor. Bütünsel sağlık yaklaşımının özü, bedene bu doğal alanı ve zamanı tanımaktır. Sadece yükü azaltmanın değil, sonrasında doğru adımları atmak da önemli. Bu süreç sadece bir arınma değil, bedeninize verdiğiniz en değerli moladır. Sunduğumuz programlarla sindirim sisteminize tam bir mola verdiriyor, tüm o sindirim yükünü bir kenara bırakıyoruz. Vücudun enerjisi artık yemekleri sindirmekle uğraşmak zorunda kalmıyor; doğrudan kendi içine, otofajiye ve hücresel onarıma yönleniyor. Yani vücudunuz adeta kendi içini temizliyor, yaşlanmış hücreleri geri dönüştürerek yenileniyor. Bedenimiz, doğru koşullar sağlandığında kendini yenileme konusunda inanılmaz bir potansiyele sahip.” Pamuksüzer “Bizim de TheLifeCo'da sunduğumuz programlar, tam olarak bu bilimsel gerçeği temel alıyor. Uzman diyetisyen ve sağlık ekipleri eşliğinde uygulanan detoks, beslenme ve yaşam tarzı programları, katılımcıların bedenlerini dinlemeyi, doğru zamanlarda dinlendirmeyi ve doğru şekilde yeniden beslemeyi öğrenmelerini sağlıyor” dedi. Otofaji ve mitokondri sağlığı gündemde Longevity yaklaşımının öne çıkan başlıkları arasında hücresel sağlık da yer alıyor. Vücudun doğal yenilenme ve onarım süreçlerinden biri olan “otofaji”, hücrelerin işlevini yitirmiş veya hasarlı bileşenlerini parçalayarak yeniden değerlendirmesine yardımcı olan biyolojik bir mekanizma olarak biliniyor. Otofaji; besin alımı, enerji dengesi ve açlık gibi metabolik koşullardan etkilenen karmaşık bir süreç olarak değerlendiriliyor. Aralıklı oruç ve kalori kısıtlaması gibi yaklaşımların otofaji üzerindeki etkileri ise bilimsel araştırmaların konusu olmaya devam ediyor. Hücresel sağlık açısından bir diğer önemli başlık ise mitokondriler. Hücrelerin enerji üretiminde merkezi rol oynayan mitokondrilerin sağlıklı işleyişi; metabolik sağlık, fiziksel performans ve genel iyilik hali açısından önem taşıyor. Dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, yeterli uyku ve stres yönetiminin yanı sıra kırmızı ışık, infrared sauna ve soğuk maruziyeti gibi farklı wellness uygulamaları da bu alanda araştırılan ve kullanılan destekleyici yaklaşımlar arasında bulunuyor. NAD+ uygulamaları gibi yeni nesil yaklaşımların ise sağlık ve longevity alanındaki yeri üzerine çalışmalar sürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nobel İlaç’ta Satış ve Pazarlama Organizasyonu İçeriden Yetişen Liderlere Emanet Haber

Nobel İlaç’ta Satış ve Pazarlama Organizasyonu İçeriden Yetişen Liderlere Emanet

Bu kapsamda Temel Ürünler ve Uzmanlık Ürünleri direktörlüklerine yeni atamalar gerçekleştirilirken, geleceğin sağlık ihtiyaçlarına odaklanan Özel Ürünler ve Longevity direktörlükleri de organizasyon yapısına dahil edildi. Şirket, dört kritik liderlik pozisyonunu kendi bünyesinde yetişen yöneticilere emanet ederek, kurumsal hafızasını ve liderlik kültürünü geleceğe taşıyan yaklaşımını güçlendirdi. Eczacılıktan gelen kökleri ve 70 yılı aşkın deneyimiyle bugün Türkiye’nin en geniş uluslararası organizasyonuna sahip ilaç şirketi olan Nobel, yurtiçinde büyüme stratejisi kapsamında Satış Pazarlama organizasyonu yeniden yapılandırdı. Bugüne kadar yurtiçinde iki farklı direktörlük altında yürütülen satış ve pazarlama faaliyetleri; Temel Ürünler, Uzmanlık Ürünleri, Özel Ürünler ve Longevity olmak üzere dört ana direktörlük altında toplandı. Yeni organizasyon kapsamında Kardiyoloji 2 Bölüm Müdürü Bahri Karayaka, Temel Ürünler Direktörü; Kardiyoloji 1 Bölüm Müdürü Ali Engin, Uzmanlık Ürünleri Direktörü; Hepatoloji, Nefroloji ve Nadir Hastalıklar 2 Bölüm Müdürü Kemal Özkan, Özel Ürünler Direktörü; Nobel Longevity Bölüm Müdürü Özer Sinan Yalanuz ise Nobel Longevity Direktörü oldu. Bununla birlikte Merkezi Sinir Sistemi Pazarlama Müdürlüğüne ise Duygu Değirmencioğlu atandı. Yeni yapı ile Nobel İlaç, mevcut portföyü ile gücünü daha da artırmayı amaçlarken, geleceğin sağlık ihtiyaçlarına cevap verecek yeni alanlarda da büyümesini sürdürülebilir kılmayı hedefliyor. Kariyerlerinin büyük bölümünü Nobel İlaç bünyesinde geçiren ve şirketin farklı alanlarında önemli sorumluluklar üstlenen yöneticilerin yeni görevlerine kurum içinden atanması, Nobel’in kendi liderlerini yetiştirme yaklaşımının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Havuz Kaynaklı Göz Enfeksiyonları Tatilinizi Kâbusa Çevirebilir Haber

Havuz Kaynaklı Göz Enfeksiyonları Tatilinizi Kâbusa Çevirebilir

Göz Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Atilla Şahin, yaz döneminde en sık karşılaşılan göz problemlerinin başında havuz kaynaklı enfeksiyonların geldiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu. Berrak Görünen Her Havuz Güvenli Değildir Havuz sularının düzenli olarak dezenfekte edilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Op. Dr. Atilla Şahin, şu değerlendirmede bulundu: "Havuz suyunda yeterli dezenfeksiyon sağlanmadığında bakteri, virüs ve bazı parazitler kolaylıkla çoğalabilir. Öte yandan aşırı miktarda kullanılan klor ve kimyasallar da göz yüzeyinde tahrişe neden olabilir. Bu nedenle yalnızca havuzun temiz görünmesi güvenli olduğu anlamına gelmez." Yazın En Sık Görülen Göz Sorunlarından Biri: Konjonktivit Uzmanlara göre havuz kullanımına bağlı gelişen göz rahatsızlıklarının başında halk arasında "göz nezlesi" olarak bilinen konjonktivit geliyor. Gözün en dış tabakasını örten ince zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bu tablo; enfeksiyonlara, alerjik reaksiyonlara veya kimyasal tahrişe bağlı gelişebiliyor. Op. Dr. Şahin, özellikle ortak kullanım alanlarında enfeksiyon bulaşma riskinin arttığını belirterek şu bilgileri verdi: "Yetersiz hijyen koşullarına sahip havuzlar, göz enfeksiyonlarının yayılması için uygun ortam oluşturabiliyor. Özellikle çocuklar ve bağışıklık sistemi hassas olan bireylerde enfeksiyon riski daha yüksek olabiliyor." Bu Belirtileri Hafife Almayın Havuz sonrası ortaya çıkan bazı şikâyetler göz enfeksiyonunun habercisi olabilir. Özellikle; · Gözlerde belirgin kızarıklık · Yoğun kaşıntı · Yanma ve batma hissi · Gözlerde sulanma · Göz kapaklarında şişlik · Işığa karşı hassasiyet gibi belirtiler görülüyorsa vakit kaybetmeden göz hekimine başvurulması gerekiyor. Klor Alerjisi de Gözleri Tehdit Ediyor Sadece mikroorganizmalar değil, havuzlarda kullanılan dezenfektan maddeler de gözlerde reaksiyonlara neden olabiliyor. "Özellikle alerjik bünyeye sahip kişilerde klor ve diğer kimyasallar göz yüzeyinde hassasiyet oluşturabiliyor. Bu kişilerde kızarıklık, kaşıntı ve sulanma şikâyetleri daha sık görülebiliyor. Koruyucu yüzücü gözlüğü kullanılması bu riskleri önemli ölçüde azaltabilir." diyen Op. Dr. Şahin, koruyucu ekipman kullanımının önemine dikkat çekti. Kornea Enfeksiyonları Kalıcı Hasar Bırakabilir Havuz kaynaklı enfeksiyonların bazı durumlarda gözün en önemli yapılarından biri olan korneaya kadar ilerleyebildiğini belirten Op. Dr. Şahin, bu durumun ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. "Kornea enfeksiyonları şiddetli ağrı, batma hissi ve görme azalmasıyla kendini gösterebilir. Tedavinin gecikmesi halinde kalıcı görme kaybına kadar ilerleyebilen tablolarla karşılaşabiliyoruz. Özellikle kontakt lens kullanıcılarının bu konuda çok daha dikkatli olması gerekiyor. "Alerjik bir bünyeniz varsa havuz sonrası göz kızarıklığı ve kaşıntıyı hafife almayın." Havuz kimyasalları ve güneş ışınları alerjik göz şikâyetlerini artırabilir. Gözlerinizi ovuşturmak yerine yüzücü gözlüğü kullanın, güneşten korunun ve göz hekiminizin önerdiği tedaviyi uygulayın. Yüzme sonrası bulanık görmenin nedeni genellikle klordur; klor, gözün doğal gözyaşı tabakasını yok eder ve tahrişe yol açar Havuza Girerken Bu Kuralları Unutmayın Uzmanlar, havuz kaynaklı göz problemlerinden korunmak için şu önerilerde bulunuyor: · Havuz suyunun temizliğinden emin olun. · Kalabalık ve hijyeninden şüphe duyulan havuzlardan uzak durun. · Yüzme sırasında koruyucu deniz gözlüğü kullanın. · Kontakt lens ile havuza girmeyin. · Havuz öncesinde ve sonrasında mutlaka duş alın. · Gözlerde kızarıklık veya tahriş gelişirse havuz kullanımına ara verin. Sağlıklı Bir Tatil İçin Gözlerinizi Koruyun Yaz tatilinin keyfini çıkarırken göz sağlığını ihmal etmemek gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Şahin, düzenli göz kontrollerinin ve basit koruyucu önlemlerin birçok sorunun önüne geçebileceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: "Gözlerimiz yaşam kalitemizi doğrudan etkileyen en değerli duyularımızdan biridir. Özellikle yaz aylarında enfeksiyon ve tahriş riskleri arttığı için gerekli önlemleri almak ve herhangi bir şikâyette gecikmeden göz hekimine başvurmak büyük önem taşımaktadır." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Fikir Liderleri Bir Araya Geldi Haber

Geleceğin Fikir Liderleri Bir Araya Geldi

Türkiye’nin en büyük medya gruplarından Turkuvaz Medya tarafından hayata geçirilen ve dünyanın en saygın teknoloji ve inovasyon markalarından biri olan WIRED Türkiye, 15 Mayıs’ta Rixos Tersane İstanbul’da gerçekleşen lansman etkinliğinde iş dünyası, teknoloji, girişimcilik ve medya ekosisteminden önemli isimleri bir araya getirdi. WIRED Türkiye, global vizyonu yerel dinamiklerle buluşturarak Türkiye’nin teknoloji, bilim ve kültür dünyasına yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor. Etkinliğin açılış konuşmaları; WIRED Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Hülya Güler, Turkuvaz Medya Grubu İcra Kurulu Üyesi ve Turkuvaz Dergi Genel Müdürü Yasemin Gebeş ve Condé Nast Stratejik İçerik ve Özel Projeler Başkan Yardımcısı Amy Mangino tarafından gerçekleştirildi. Hülya Güler: Wired yalnızca bir yayın değil, geleceğin ekosistemi Etkinliğin açılış konuşmalarında WIRED Türkiye’nin yayın vizyonu, teknoloji ve kültür odağındaki yaklaşımı ile geleceğin dünyasına dair perspektifi paylaşıldı. WIRED Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Hülya Güler, WIRED Türkiye’nin yalnızca bir yayın değil; farklı disiplinlerden düşünce liderlerini, yaratıcı endüstrileri ve yeni nesil fikirleri bir araya getiren yaşayan bir ekosistem olmayı hedeflediğini vurguladı. Güler konuşmasında, “WIRED, yalnızca teknoloji anlatan bir yayın değil; bilim ve teknolojinin dönüştürdüğü dünyayı daha iyi anlamak isteyenler için geleceğe dair güçlü bir bakış açısı sunuyor. Biz de WIRED Türkiye ile insanı merkeze alan, umut veren, ilham veren ve geleceği birlikte şekillendirmeye davet eden bir platform kuruyoruz. Çünkü inanıyoruz ki gezegenimizin en güzel günleri hâlâ gelecekte. WIRED Türkiye Founding Member topluluğu ise kendi alanlarında fikirleri, üretimleri ve vizyonlarıyla fark yaratan isimleri aynı ekosistemde buluşturarak geleceğin hikâyesini birlikte yazmayı hedefliyor.” ifadelerini kullandı. Condé Nast Stratejik İçerik ve Özel Projeler Başkan Yardımcısı Amy Mangino ise konuşmasında, “Condé Nast olarak son yıllarda Vogue ve GQ’nun ardından şimdi de WIRED’ın Türkiye yolculuğuna tanıklık etmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Güçlü ve nitelikli gazeteciliğe yatırım yapmak bugün her zamankinden daha fazla vizyon, sorumluluk ve cesaret gerektiriyor. Hülya Güler, Yasemin Gebeş ve tüm WIRED Türkiye ekibi, bu markayı hayata geçirirken büyük bir tutku ve özveri ortaya koydu. WIRED Türkiye’nin çok başarılı bir yolculuğa imza atacağına yürekten inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. Etkinliğin sabah oturumlarında teknoloji, yapay zekâ ve girişimcilik ekosisteminin geleceğine ışık tutan konuşmalar gerçekleştirildi. Kerem Dündar: Yapay zekâ çağında fark yaratacak olan şey, doğru soruları birlikte sorabilmek olacak Program kapsamında ilk özel oturumda yazar Kerem Dündar, “Geleceği Yapay Zeka–İnsan Etkileşimi ile Şekillendirmek” başlıklı konuşmasıyla sahne aldı. Dündar konuşmasında, “Bugün yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji başlığı olarak değil, insanın düşünme ve üretme biçimini kökten değiştiren yeni bir çağ olarak konuşuyoruz. Daha birkaç ay önce yapay zekânın problem çözme kapasitesinin insan ortalamasının çok üzerine çıktığını gösteren araştırmalar paylaşılırken, asıl ihtiyaç duyduğumuz şeyin doğru soruları sorabileceğimiz güçlü platformlar ve topluluklar olduğunu görüyoruz. WIRED Türkiye’nin farklı disiplinleri bir araya getirerek bu dönüşümü insan odağında tartışan önemli bir fikir alanı yaratacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Geleceğe hazır olmak, yalnızca teknolojiyi değil insanı da merkeze koyabilmekten geçiyor Ardından Fütürist, Future Readiness Forum ve Xponential Başkanı & CEO’su Tariq Qureishy, “Geleceğin Sesi, Geleceğin Denklemi” başlıklı oturumda teknoloji ve insanlığın dönüşümünü değerlendirdi. Qureishy konuşmasında, “2030 yılında var olacak işlerin yaklaşık yüzde 70’i bugün henüz mevcut değil. Yapay zekâ ve teknolojinin hızlandırdığı bu dönüşümde kurumların yalnızca dijital değil, aynı zamanda AI odaklı organizasyonlara dönüşmesi gerekiyor. Ancak bu yeni çağda asıl mesele yalnızca teknolojiye adapte olmak değil; güveni, yaratıcılığı, etik bakış açısını ve insan odağını koruyarak geleceğe hazır hale gelmek. WIRED Türkiye’nin farklı disiplinleri bir araya getirerek bu dönüşümü tartışan güçlü bir fikir platformu oluşturmasını son derece kıymetli buluyorum.” dedi. Türkiye, teknoloji ve oyun girişimlerinde önemli başarı hikâyeleri yazıyor; şimdi hedef küresel ölçekte daha güçlü bir konum “Türkiye Girişim Tarihinin Dünü, Bugünü, Yarını” panelinin moderatörlüğünü Boğaziçi Ventures Kurucusu ve CEO’su Barış Özistek üstlendi. Panelde Vuvy Kurucusu ve Endeavor Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Emre Kurttepeli ile Yemeksepeti Kurucusu ve Yatırımcı Nevzat Aydın, Türkiye girişimcilik ekosisteminin dönüşümünü, yatırımcılık kültürünün gelişimini ve yapay zekâ çağında girişimciliğin geleceğini değerlendirdi. Panelde konuşan Nevzat Aydın, yapay zekâ ile birlikte girişimcilik dünyasında fırsatların daha da demokratikleştiğine dikkat çekerek, “Doğru kurgulanan projelerin bugün dünyanın her yerine ulaşma ve ölçeklenme şansı çok daha yüksek. Aynı şekilde rekabet de artık global ölçekte yaşanıyor. Ancak teknoloji dönüşümleri her dönemde yeni fırsatlar yaratıyor ve girişimcilik ekosistemi bu dönüşümle birlikte büyümeye devam ediyor” dedi. Emre Kurttepeli ise Türkiye girişimcilik ekosisteminin özellikle yeni nesil teknoloji alanlarında önemli bir dönüşümden geçtiğini belirterek, “Yapay zekâ çağında fonlama kapasitesi, güçlü insan kaynağı ve global ölçekte düşünme becerisi her zamankinden daha kritik hale geldi. Türkiye oyun ve teknoloji girişimlerinde önemli başarı hikâyeleri çıkarıyor ancak küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşabilmek için teknoloji üretimi ve yatırım ekosisteminin daha da büyümesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji Genel Müdürü Sadullah Uzun : 150 milyon dolarlık kamu desteğiyle 750 milyon dolarlık girişim yatırım hacmi hedefliyoruz “Turcorn Yolculuğu” panelinde T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji Genel Müdürü Sadullah Uzun moderatörlüğünde; Türkiye girişimcilik ekosistemi, oyun teknolojileri ve küresel büyüme potansiyeli ele alındı. e2vc Yönetici Ortağı Enis Hulli ile Loom Games Kurucu Ortakları Kübra Gündoğan ve Emre Çelik’in katıldığı panelde, Loom Games’in kısa sürede global ölçekte dikkat çeken büyüme hikâyesi ve Türkiye’nin yeni nesil teknoloji girişimciliği vizyonu konuşuldu. Loom Games Kurucu Ortağı ve CEO’su Kübra Gündoğan, “Yaklaşık 60 yatırımcıdan ret aldığımız dönemler oldu ancak girişimcilikte en kritik konulardan birinin, bu süreçleri kişisel algılamadan yoluna devam edebilmek olduğuna inanıyorum. Biz de elimizdeki tüm kaynakları yeni oyunumuza yatırarak devam ettik ve bugün hâlâ burada bu hikâyeyi konuşuyoruz” dedi. Sadullah Uzun ise Türkiye’de bugün itibarıyla 8 Turcorn bulunduğunu hatırlatarak, girişimcilik ekosistemini büyütmeye yönelik destek mekanizmalarına dikkat çekti. Uzun, “Seri A aşamasındaki girişimleri desteklemek amacıyla 150 milyon dolarlık kamu katkısını devreye aldık. Bu destekle birlikte en az 750 milyon dolarlık bir girişim yatırım hacmi oluşturmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Trendyol Grubu CTO’su Cenk Çivici : Teknolojinin merkezinde hâlâ insan deneyimi var Trendyol Grubu CTO’su Cenk Çivici, etkinlik kapsamında gerçekleştirdiği oturumda yapay zekânın e-ticaret ekosistemindeki dönüştürücü etkisini ve Trendyol’un teknoloji vizyonunu paylaştı. Çivici, bugün Trendyol’un 36 ülkede faaliyet gösterdiğini ve şirketin yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, tüm operasyonun merkezinde konumlanan stratejik bir dönüşüm alanı olarak değerlendirdiğini anlattı. Çivici, “Yapay zekâya yalnızca teknoloji üretmek için değil; müşterilerimiz, iş ortaklarımız ve ekiplerimiz için daha iyi deneyimler oluşturabilmek adına yaklaşıyoruz. Önemli olan insanı ortadan kaldırmak değil; ekiplerin üretkenliğini ve etki alanını güçlendirebilmek” dedi. Etkinliğin öğleden sonra devam eden oturumlarında ise finans teknolojilerinden dijital içerik dünyasına, yapay zekâdan küresel vizyona kadar farklı başlıklar ele alındı. Longevity ve Biyoteknolojiyle Sağlıkta Yeni Dönem Klinik Psikolog Esra Çavuşoğlu, “Longevity: Geleceğin Sağlık Algısı” başlıklı özel oturumda sağlık teknolojileri, biyolojik veri takibi ve uzun yaşam yaklaşımının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çavuşoğlu, “Yapay zekâ ve biyoteknolojiyle birlikte insanlar artık kendi bedenini daha yakından tanıdığı ve yönettiği yeni bir döneme giriyor” dedi. Yapay Zekâ ve Robotik Çağında İnsanlığın Geleceği Tartışıldı Doğuş Üniversitesi İş Dünyası ve İnovasyon Hub Direktörü Turhan Karakaya, “Yapay Zekâ, Robotik ve Üstün İnsan İlişkisi” başlıklı özel oturumda, “Teknoloji artık yalnızca bizim kullandığımız bir araç değil; insan hayatının, şehirlerin ve karar mekanizmalarının doğrudan bir parçasına dönüşüyor. Önümüzdeki dönemde mesele yalnızca teknolojiyi kullanmak değil, onunla nasıl bir insanlık modeli kuracağımız olacak” ifadelerini kullandı. “Topluluk Çağı 2.0” panelinde YouTube Türkiye Stratejik İçerik Partnerlikleri Müdürü Bora Başman moderatörlüğünde içerik üreticileri Mert Bayantemur ve Ada Büyük dijital topluluk kültürünü değerlendirdi. Finans Dünyasında Yeni Dönem: Görünmez Bankacılık ve Yapay Zekâ AIONIRE Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu moderatörlüğünde gerçekleşen “Geleceğin Bankası” panelinde dijital bankacılık, görünmez finans ve yapay zekâ destekli finansal hizmetlerin geleceği ele alındı. Fibabanka Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Mert, bankacılığın artık müşterinin hayatına görünmez şekilde entegre olduğunu vurgulayarak, “Müşterinin bulunduğu yerde, ihtiyacını doğru anlayan ve hayatını kolaylaştıran yapılar geleceğin bankacılığını şekillendirecek” dedi. Wamo Group Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Deniz Güven ise yeni nesil finansal modellerde teknoloji kadar operasyonel dönüşümün de kritik hale geldiğini belirterek, yapay zekâ ve kişiselleştirilmiş deneyimlerin finans dünyasının dönüşümünde belirleyici rol oynadığını ifade etti. Küresel Liderlik, Teknoloji ve Adaptasyonun Geleceği Konuşuldu Global Turks Vakfı Kurucu Başkanı ve Heidrick & Struggles Türkiye Kurucusu Ayşegül Dicle Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen “Geleceği Tasarlayan Küresel Vizyon” panelinde; liderlik, teknoloji dönüşümü ve küresel rekabette öne çıkan yeni nesil yetkinlikler ele alındı. IBM Türkiye CEO’su Işıl Kılınç Gürtuna, değişimden korkmamanın ve sürekli öğrenmenin yeni dönemin en kritik liderlik becerileri arasında yer aldığını vurguladı. Microsoft Güney Avrupa Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Cavit Yantaç ise küresel organizasyonlarda sürdürülebilir başarının teknik yetkinlik kadar empati, iletişim ve farklı kültürlerle birlikte çalışabilme becerisi gerektirdiğini ifade etti. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz de teknoloji yatırımlarında cesur davranmanın ve dünya standartlarında işler üretmenin kurumlar için artık temel bir gereklilik haline geldiğini söyledi. Meta’dan Yapay Zekâda Yeni Dönem Vurgusu: “Kişisel AI Asistanları Hayatın Parçası Olacak” Meta Türkiye Direktörü Gül Yüksel Akkaya, “Yapay Zekâ ile Bağlantıların Geleceği” başlıklı özel oturumda Meta’nın yapay zekâ vizyonunu ve yeni nesil AI asistanlarını anlattı. Akkaya, bugün Meta AI’ın yaklaşık 1 milyar kullanıcıya ulaştığını belirtirken, Meta’nın yapay zekâ yatırımları kapsamında yaklaşık 62 milyar dolarlık bütçe planladığını aktardı. Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme Alanları ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı moderatörlüğünde gerçekleşen “Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme Alanları” panelinde, Tera Teknoloji Holding CEO ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dr. Cebrail Taşkın, klasik holding yapılarının yerini teknoloji, dönüşüm ve globalleşme odaklı yeni nesil organizasyon modellerine bıraktığını vurguladı. Taşkın, “Biz yalnızca sermaye koyan bir yapı değiliz; yatırım yaptığımız şirketleri dönüştürmeye, rekabetçi hale getirmeye ve global ölçekte büyütmeye odaklanıyoruz. Türkiye’de üretilen değerin dünya ölçeğinde büyümesini önemsiyoruz” dedi. Yapay Zekâ Çağında Şirket Kültürü, Eğitim ve Karar Mekanizmaları Dönüşüyor Dijital Stratejist ve Teknoloji Trend Anlatıcısı Hande Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen “Yapay Zekâ Çağında Strateji, Kültür, İnovasyon” panelinde; yapay zekânın şirket kültürü, eğitim ve karar süreçleri üzerindeki etkisi ele alındı. Connectmind AI Kurucu Ortağı Burcu Ağma, yapay zekânın yalnızca bir araç değil, aynı zamanda bir düşünce partnerine dönüştüğünü vurgularken; eğitim teknolojileri lideri Dr. Işıl Boy Ergül ise yeni dönemde yapay zekâ okuryazarlığı ve “öğrenmeyi öğrenme” becerisinin kritik hale geldiğine dikkat çekti. Teknoloji, Algoritma ve Creator Ekonomisinin Yeni Dönemi Havas İstanbul CEO’su Cüneyt Devrim moderatörlüğünde gerçekleşen “Merakın Algoritması: Teknoloji, İçerik ve Yeni İzleyici” panelinde, dijital içerik dünyasının dönüşümü, creator ekonomisi ve yapay zekânın içerik üretimine etkisi ele alındı. Youtube Yayıncısı Orkun Işıtmak ise içerik üreticiliğinin dönüşen yapısına dikkat çekerek, “Yapay zekâyı artık yalnızca bir teknoloji başlığı olarak değil, üretimi hızlandıran ve geliştiren güçlü bir araç olarak görüyoruz. Ancak izleyicinin gerçekten bağ kurduğu şey hâlâ insan hikâyesi, samimiyet ve sürdürülebilir üretim” dedi. İnsanlık, Yapay Zekâ ve Geleceğin Felsefesi Üzerine Çarpıcı Bir Perspektif İş filozofu, yazar ve teknoloji yatırımcısı Anders Indset, “Tekillik Paradoksu: İnsanlık ile Yapay Zekâ Arasındaki Boşluğu Kapatmak” başlıklı özel oturumda yapay zekâ çağında insanlığın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Indset, “Mesele yalnızca yapay zekâyı geliştirmek değil; bu teknolojinin geleceğini hangi değerler ve hangi insanlık anlayışıyla şekillendireceğimiz. Gelecek tahmin edilen değil, birlikte yazılan bir şey” dedi. Gün boyu süren paneller, özel oturumlar ve networking buluşmalarının ardından etkinlik, özel After Party ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.