Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Lösemi

Kapsül Haber Ajansı - Lösemi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lösemi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çocukluk Çağı Kanserlerinde Tedavi Oranı Yüzde 87’ye Ulaştı! Haber

Çocukluk Çağı Kanserlerinde Tedavi Oranı Yüzde 87’ye Ulaştı!

Çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde yeni bir dönemin heyecanı ve umudu yaşanıyor. Bu yıl 15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü’nü çok umut veren gelişmelerle karşıladıklarını belirten Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Funda Vesile Çorapçıoğlu “Çocukluk çağı kanserlerinde artık çok daha güçlü bir noktadayız. Bilimsel gelişmeler, moleküler tedaviler ve ileri teknoloji uygulamalarıyla yeni bir döneme girdik. Amacımız her çocuğun iyileşmesinin ötesinde, sağlıklı bir erişkin olması” diyor. Prof. Dr. Çorapçıoğlu, 15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü kapsamında yaptığı açıklamada, çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde yeni dönemi anlattı, ailelere önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. Çocukluk çağında yaygın görülen lösemi ve lenfoma gibi kanserler, son yıllarda teknoloji ve tıptaki hızlı ilerlemeler sayesinde başarıyla tedavi edilebiliyor. 15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü öncesinde bilim dünyasında heyecan yaratan bir haber aldıklarını belirten Prof. Dr. Funda Vesile Çorapçıoğlu şöyle konuşuyor: “Çocuklarda kanser tedavisinde başarı oranı geçmişe kıyasla çok önemli noktalara geldi. Öyle ki; artık neredeyse tamamen tedavi edilebilir bir hastalıktır diyebiliriz. Amerikan Kanser Derneği’nin 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla açıkladığı orana göre; çocukluk çağı kanserleri 1970’lerde yüzde 50-60 civarında tedavi edilebilirken, günümüzde tedavide çok ciddi ilerleme kaydedilmiş ve başarı oranı yüzde 87’lere çıkmıştır. Bu veri son derece ciddiye alınması gereken ve büyük umut veren bir bilgidir.” Erken tanı ve tedavi çok önemli! Tedavinin başarısında; kanserin türü, evresi ve çocuğun yaşının önemli faktörler olduğunu belirten Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Çorapçıoğlu bu noktada ailelere çok önemli görevler düştüğünü belirterek “Ebeveynler çocuklarını çok iyi gözlemlemeli, özellikle bacak, bel ya da kemik ağrısı, ateş, çabuk yorulma, halsizlik, vücutta morluklar ya da sık sık burun/ diş eti kanamaları gibi belirtiler varsa mutlaka ciddiye alarak altında yatan nedenin bulunması için ısrarcı ve takipçi olmalıdır. Bazen ‘büyüme ağrısıdır’ denilen ve geçmeyen ağrıların altında çocukluk çağı kanserleri yatabiliyor” diyor. Erken tanı sayesinde özellikle lösemi, lenfoma ve sarkomlarda oldukça başarılı sonuçlar alınsa da bazı saldırgan beyin tümörlerinde daha fazla ilerlemeye ihtiyaç olduğunu belirten Prof. Dr. Çorapçıoğlu bu alanda da çalışmaların yoğun şekilde devam ettiğini söylüyor. Moleküler Çağ: “Tam 12’den Vurmak” Son yılların en önemli gelişmelerinden birinin de; kanserin moleküler özelliklerinin daha iyi anlaşılması olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çorapçıoğlu sözlerine şöyle devam ediyor: “Her tümör kendine özgü genetik ve moleküler değişiklikler taşıyor. Bu değişikliklere yönelik geliştirilen ilaçlar tedavide yeni bir dönem başlattı. Elimizde moleküler tetkikler varsa ve hedefi doğru belirleyebiliyorsak, doğrudan o değişikliğe yönelik ilaçlar kullanabiliyoruz. Buna adeta ‘tam 12’den vurmak’ diyebiliriz. Bazı hastalarda hedefli tedaviler ve immünoterapiler sayesinde kemoterapiye hiç ihtiyaç duymadan tedaviyi sağlayabiliriz. Bazı durumlardaysa bu yeni ilaçları kemoterapinin etkisini artırmak için kullanıyoruz. Eskiden sadece kemoterapiye dayalı tedaviler varken, bugün çok daha kişiselleştirilmiş bir yaklaşım söz konusu. Bu, çocukluk çağı kanserlerinde çok çok büyük bir kazanım.” Proton tedavisiyle daha az yan etki! Günümüzde bir başka çok önemli kazanımın da; çocuk onkolojisinde önemli bir yer tutan radyoterapi alanında yaşandığının altını çizen Prof. Dr. Funda Vesile Çorapçıoğlu “Radyoterapideki teknolojik gelişmeler çocukları koruyarak tedavi etmeye olanak sağlıyor. Bu gelişmeler arasında proton tedavisi öne çıkıyor ki, özellikle beyin tümörlerinde bu yöntemin büyük avantaj sağladığını görüyoruz. Proton tedavisi, çevre dokulara daha az zarar vererek tümörü hedef alabiliyor. Özellikle gelişim çağındaki çocuklarda büyük önem taşıyor” diyor. Amaç sadece iyileştirmek değil, sağlıklı erişkinler yetiştirmek Teknoloji ve tıptaki hızlı gelişmeler sayesinde bugün artık sadece çocuğu iyileştirmeyi değil, onun ileride sağlıklı bir erişkin olmasını da hedeflediklerini vurgulayan Prof. Dr. Çorapçıoğlu, bu nedenle verdikleri her tedavinin uzun dönemli etkilerini dikkatle gözetlediklerini belirterek “15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü’nü umut veren gelişmelerle karşılıyoruz. Çocukluk çağı kanserlerinde artık çok daha güçlü bir noktada olduğumuzu söyleyebilirim. Bilimsel gelişmeler, moleküler tedaviler ve ileri teknoloji uygulamalarıyla yeni bir döneme girdik. Amacımız her çocuğun sağlıklı bir geleceğe ulaşması” diyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocukluk Çağı Kanserlerinin Üçte Biri Lösemi Haber

Çocukluk Çağı Kanserlerinin Üçte Biri Lösemi

Çocukluk döneminde görülen kanserler arasında en sık karşılaşılan türün lösemi olduğunu ve tüm çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık üçte birini oluşturduğunu dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Savaş Kansoy, “Lösemiye en sık ilk 5 yaşta rastlıyoruz. Bu nedenle özellikle küçük yaş grubunda ortaya çıkan uzun süren halsizlik, sık enfeksiyon ya da nedeni açıklanamayan morluklar dikkatle takip edilmeli” açıklamasında bulundu. Çocukluk çağı kanserlerinin kesin nedeninin henüz tam olarak bilinmediğini ancak vakaların küçük bir bölümünde kalıtsal faktörlerin etkili olabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Savaş Kansoy, “Çocuklarda kansızlık, karında şişlik ya da dolgunluk hissi, lenf bezlerinde belirgin şişlik, ciltte kolay oluşan morluklar, iki taraflı burun kanaması, uzun süren ateş ve sık enfeksiyonlar löseminin belirtileri arasında sayılabilir. Bu bulgulara ek olarak kan tahlillerinde beyaz kan hücrelerinde görülen anormal değişiklikler de tanı sürecinde yol gösterici olabilir. Bu şikâyetler farklı hastalıklarda da ortaya çıkabilir ancak uzun sürmesi ya da bir arada görülmesi durumunda ailelerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması kıymetli” dedi. Geçmeyen halsizlik sıradan bir yorgunluk olmayabilir Çocuklarda görülen kanser belirtilerinin başka hastalıklarla karıştırılabildiğini ifade eden Kansoy, “Özellikle uzun süren halsizlik çoğu zaman basit bir enfeksiyon ya da kansızlıkla, nedeni açıklanamayan morluklar çarpma veya düşmelerle, sık tekrarlayan enfeksiyonlar bağışıklığın geçici olarak zayıflamasıyla, geçmeyen ateş ise üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilişkilendirilebiliyor. Lenf bezlerindeki şişlikler de genellikle enfeksiyonlara bağlanabiliyor. Her belirti lösemi anlamına gelmez ancak bu şikâyetler uzun sürüyor ya da bir arada görülüyorsa ailelerin durumu göz ardı etmeden bir uzmana başvurması erken tanı açısından büyük önem taşır” dedi. Lösemi tedavisi uzun ve sabır isteyen bir süreç Löseminin farklı türleri bulunduğunu açıklayan Kansoy, “Löseminin en sık görülen tipleri akut lenfoblastik, akut miyeloblastik ve kronik miyelositer lösemidir. Tanı, kan tahlilleri ve kemik iliğinden alınan örneklerin incelenmesiyle konur. Hastalığın özelliklerine ve risk durumuna göre tedavi planı belirlenir. Çoğu hastada kemoterapi uygulanır, bazı durumlarda ise kök hücre nakli gündeme gelebilir ve tüm bu tedavi süreci 1-2 yılı kapsayabilir. Bu uzun ve yorucu dönemde hem çocukların hem de ailelerin psikolojik destek alması süreci daha sağlıklı atlatmaları açısından büyük önem taşır” dedi.

Her Hastaya Aynı İlaç Devri Bitti Haber

Her Hastaya Aynı İlaç Devri Bitti

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası tanı alırken, 10 milyona yakın insan da kanser yüzünden yaşamını kaybediyor. Türkiye’de ise yılda 240 bini aşkın yeni vaka bildiriliyor. Bu tabloya rağmen umut veren gelişmeler hız kazanıyor. Özellikle bağışıklık sisteminin en etkili savaşçıları arasında yer alan NK (Natural Killer - Doğal Öldürücü) hücrelerine dayalı hücresel immünoterapiler, kanser tedavisinde ezberleri bozuyor. Acıbadem Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Tolga Sütlü, bu alandaki çalışmalarıyla, “kanseri kendi hücrelerimizle yok etme” fikrini bilimsel gerçekliğe dönüştürmeyi amaçlıyor. NK hücreleri, bağışıklık sisteminin doğuştan gelen ve hızlı tepki veren hücreleri olarak tanımlanıyor. NK hücrelerinin kanserle savaşta önemli rol oynadıklarını vurgulayan Dr. Tolga Sütlü, “NK hücreleri, vücutta anormalleşmiş ya da kanserleşmiş hücreleri önceden eğitilmeye gerek duymadan tanıyabilen ‘katil hücrelerdir’. Bu özellikleri sayesinde NK hücreleri, özellikle kanserin erken yayılımını ve nüksleri önlemede büyük potansiyel taşıyor” diyor. Kanserde “Her Hastaya Aynı İlaç” Dönemi Kapandı Geleneksel kemoterapi ve radyoterapi yöntemlerinin yerini giderek daha fazla immünoterapiler alıyor. İmmünoterapi, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanıma ve yok etme kapasitesini güçlendirmeyi amaçlayan tedavilerin genel adı olarak tanımlanıyor. Bu yöntemde, doğrudan kanser hücresini hedefleyecek ilaçlar kullanmak yerine, vücudun kendi savunma mekanizmaları yeniden devreye sokuluyor. Bağışıklık sisteminin hedefe yönelik tepki verebilme özelliği sayesinde sağlıklı hücreler mümkün olduğunca korunurken, kanser hücreleri hedef alınabiliyor. Günümüzde en sıklıkla kullanılan klinik uygulamalar, bağışıklık sistemini harekete geçirecek antikor veya sitokin gibi moleküllerin hastaya verilmesine dayansa da, immünoterapi alanındaki en çarpıcı gelişmeler, bağışıklık hücrelerinin bizzat tedavinin kendisi haline geldiği hücresel immünoterapiler olarak öne çıkıyor. Bu yaklaşımın, kanser tedavisini tamamen kişiye özel hale getirebildiğine de dikkat çeken Dr. Tolga Sütlü, “Artık bağışıklık sistemini sadece uyarmıyoruz, onu doğrudan yönlendiriyoruz. Hastanın kendi NK hücrelerini veya T hücrelerini alıyoruz, genetik olarak kanseri hedefleyebilecek şekilde yeniden programlıyoruz ve tekrar hastaya veriyoruz. Bu hücreler de doğrudan kanser hücrelerini hedef alarak onları yok ediyorlar. Bu, her hasta için özel olarak tasarlanabilen bir tedavi” şeklinde konuşuyor. NK hücre temelli tedavilerde süreç, hastanın kendi bağışıklık hücreleriyle başlıyor. Bu hücreler özel GMP laboratuvarlarında çoğaltılıyor ve kanser hücrelerini daha etkili tanıyacak şekilde yeniden programlanıyor. Bu yönüyle hücresel immünoterapiler, ‘her hastaya aynı ilaç’ döneminin kapandığının en somut göstergesi olarak kabul ediliyor. NK Hücreleri Uzun Yıllar Vücutta Kansere Karşı Savaşıyor Antikor bazlı tedaviler belirli bir süre sonra vücuttan temizlenirken, hücresel tedaviler çok daha kalıcı etkiler gösterebiliyor. “Antikorlar birkaç hafta içinde etkisini kaybeder ve tekrar tekrar uygulanması gerekir. Ancak bağışıklık sistemi hücreleri, vücutta uzun süre kalabilir ve kanser hücrelerini aktif olarak aramaya devam eder. Bu hücreler, kansere karşı ömür boyu savaşacak şekilde programlanıyor. Bugün dünyada, 10–20 yıl önce hücresel immünoterapi almış ve hastalığı kontrol altında olan hastalar var” diyen Dr. Tolga Sütlü, hücresel tedavilerin uzun vadeli koruma potansiyeline dikkat çekiyor. Peki NK hücre temelli hücresel immünoterapiler özellikle hangi kanserlerde etkili? Bu tedavinin özellikle lösemi, lenfoma, multiple miyelom gibi hematolojik kanserlerde yüksek başarı oranları gösterdiğini söyleyen Dr. Tolga Sütlü, “Ancak gelişmeler bununla sınırlı değil. Meme, akciğer ve kolon kanseri gibi solid tümörlerde de NK hücreleriyle ilgili yüzlerce klinik çalışma yürütülüyor. Önümüzdeki yıllarda bu alanda da onaylı tedavileri göreceğiz” şeklinde solid tümörler için de umutlu konuşuyor. Yapay Zeka ile NK Hücreleri Daha Akıllı Hale Geliyor Türkiye’de CAR-T hücreleri ve NK hücreleriyle hücresel immünoterapi alanında çalışma yapan, sınırlı sayıda merkez bulunuyor. Acıbadem Üniversitesi’nin bu alanda yürüttüğü çalışmalarla öne çıktığını vurgulayan Dr. Tolga Sütlü, malign melanom (deri kanseri), lösemi, lenfoma başta olmak üzere birçok kanser türünde NK hücrelerini merkeze alan yenilikçi tedaviler üzerinde çalıştıklarına dikkat çekiyor. Ayrıca gelişmiş DNA analizleri ve yapay zeka destekli veri işleme yöntemleri sayesinde, NK hücrelerinin hangi hastada daha etkili olacağı artık daha doğru öngörülebiliyor. “Yapay zeka, kişiye özel hücresel tedavilerin geliştirilmesini hızlandırıyor. Artık kanser olan herkese aynı yaklaşımı uygulamıyoruz” diyen Dr. Tolga Sütlü, geleceğin onkolojisinin kişiselleştirilmiş hücresel tedaviler üzerine kurulacağını vurguluyor. Dr. Tolga Sütlü’ye göre NK hücreleriyle yürütülen çalışmalar, kanseri vücudun kendi gücüyle durdurmanın mümkün olabileceğini gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

LÖSEV’den Lösemili Çocuklara Yılbaşı Partisi Haber

LÖSEV’den Lösemili Çocuklara Yılbaşı Partisi

LÖSEV İstanbul’un her iki yakasında düzenlenen yılbaşı etkinlikleri, çocuklara unutulmaz anlar yaşattı. Avrupa Yakası’nda, Esenyurt Euro Park Otel’de gerçekleştirilen etkinlikte; İstanbul’un uzak ilçelerinin yanı sıra Tekirdağ’dan gelen çocuklar bir araya geldi. DJ eşliğinde şarkılar söylenip zumba dansı yapılırken, animasyonlar, oyunlar ile çocuklar doyasıya eğlendi.. İstanbul Anadolu Yakası’nda ise İstanbul Yelken Kulübü’nde düzenlenen “Yeni Yıla Merhaba” partisinde; İstanbul’daki çocukların yanı sıra Kocaeli ve Sakarya’dan gelen çocuklar ağırlandı. DJ eşliğinde gerçekleştirilen bubble show çocuklara keyifli anlar yaşatırken, sihirbaz gösterisi minik misafirleri adeta büyüledi. Gelecek yıldan dilekleri kağıtlara yazılıp ağaca asıldı. Etkinlik, yeni yıl pastasının kesilmesiyle taçlandı. LÖSEV yetkilileri konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Kanser, yaş ve sosyoekonomik statü fark etmeksizin herkesi tehdit eden küresel bir sorun haline geldi. Sağlıklıyken bile sevdiklerimizin ilgisine ve desteğine ihtiyaç duyarız. Ancak uzun soluklu bir mücadele gerektiren lösemi ve kanser gibi hastalıklarda moral ve motivasyon her şeyden önce gelir. Bu nedenle, yılbaşında da çocuklarımızı ve ailelerini yalnız bırakmıyoruz. Tedavisi devam eden çocuklarımızın yanı sıra hastalığı yenmiş olan çocuklarımızı ve gençlerimizi de bu coşkuya ortak ediyoruz. Bu sayede, çocuklarımız ve gençlerimiz büyük bir ailenin parçası olmanın verdiği dayanışma ruhuyla hastalığın olumsuz etkilerinden uzak kalabiliyor, umut dolu bir gelecek için mücadelelerine devam edebiliyor. Bu vesileyle, yıl boyunca desteklerini esirgemeyen tüm bağışçılarımıza teşekkür ediyor, herkese sağlıklı ve mutlu bir yıl diliyoruz.”

LÖSEV’den Öğretmenler Günü Kutlaması Haber

LÖSEV’den Öğretmenler Günü Kutlaması

Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı LÖSEV’in Gönüllü öğretmenleri, İstanbul’da Radisson Collection Hotel Vadistanbul’da bir araya geldi. Etkinlikte LÖSEV’in eğitim çalışmalarını destekleyen ve deneyimlerini paylaşan gönüllü öğretmenlere teşekkür edildi. Program, Trend Grubu’nun müzik dinletisi ile başladı ve ardından İstanbul Drama Sanat Akademisi’nin buz kırıcı atölyesi ile katılımcılar arasındaki bağlar güçlendi. Etkinliğe ünlü eğitimci Ali Koç, online bağlantı ile katılarak Türkiye’de öğretmen olmanın anlamı ve gönüllülüğün çocukların hayatındaki rolü üzerine ilham verici paylaşımlarda bulundu. Konuşmanın ardından öğretmenler için düzenlenen ödül töreni, keyifli anlara sahne oldu. Buluşmanın en anlamlı bölümlerinden biri, LÖSEV’li çocukların hazırladığı resim sergisi oldu. Çocukların umut ve renk dolu dünyasını yansıtan eserler, katılımcılarda duygusal ve ilham verici anlar yarattı. Bu anlamlı günde, Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, Cumhuriyet tarihinin tüm değerli eğitimcileri saygı ve minnetle anıldı. Etkinlik sonunda, LÖSEV İnci Proje ekibi, vakfın çalışmaları ve iyileşmiş gençlerin öğretmenlerine teşekkürleriyle programı tamamladı. LÖSEV’den Türkiye Genelinde Farkındalık Projesi: LÖSEV İncileri Okullarda LÖSEV İnci Projesi, Türkiye genelindeki eğitim kurumlarında öğrencileri, velileri ve eğitim paydaşlarını lösemi ve kanser konusunda bilinçlendirmeyi amaçlıyor. Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında okullarda farkındalık seminerleri, sosyal sorumluluk etkinlikleri ve sağlıklı yaşam ile dayanışma odaklı çalışmalar gerçekleştiriliyor. Projede öğrencilerin gönüllülük ve sosyal sorumluluk bilinci destekleniyor. Gönüllü öğretmenlerin katkılarıyla her yıl daha fazla çocuğa ulaşılıyor. LÖSEV, bu yıl da eğitim ve öğretime verdiği desteği sürdürmeye devam ediyor. Eğitimcilerin katkıları, vakfın umut dolu adımlarına güç katıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koşar Adım LÖSEV Takımı Lösemili Çocuklar Haftası’nda Koştu Haber

Koşar Adım LÖSEV Takımı Lösemili Çocuklar Haftası’nda Koştu

Her yıl heyecanı daha da artırarak Lösemili Çocukların eğitim masrafları için koşan gönüllüler hem Lösemili Çocukların eğitim ihtiyaçları için bağış topladı hem de 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası’na dikkat çekti. LÖSEV Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı’nın gönüllüleri maratonlarda farkındalık yaratmak ve Lösemili Çocuklara bağış toplamak için Koşar Adım LÖSEV Takımı oluşturdu. Bu yıl da 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası’na denk gelen maratonda, yaklaşık 700 gönüllü koşucu, Lösemi ve Kanser tedavisi gören çocuklara umut olmak için Koşar Adım LÖSEV ile koştu. Her yıl farklı maratonlarda gönüllüler hem sağlıklı yaşama dikkat çekiyor hem de lösemi ve kanserle mücadele eden miniklerin hayatına dokunuyor. Yaşıtları okullarda eğitim alıp spor ve sanatla buluşup sosyal ve kültürel anlamda gelişirken, Lösemi ve Kanser tedavisi gören minikler ise hastane odalarında, kapalı kapılar ardında hastalıkla mücadele ediyor. LÖSEV, hiçbir çocuğun eğitim hakkından mahrum kalmaması için eğitim konusunda projeler üretiyor. ‘Canım Kardeşim Ders Evleri’ projesiyle Türkiye’deki Lösemi ve Kanser ile mücadele eden ve eğitime ulaşamayan çocukları etütlerle desteklerken okul müfredatına uygun dersler veriyor. LSV Eğitim Kurumları ile de kolej statüsünde eğitimlerle dezavantajlı çocukları hayata hazırlıyor. Lösemili Çocukların eğitimlerine destek olmak amacıyla başlatılan bağış kampanyaları 30 Kasım tarihine açık kalmaya devam ediyor. LÖSEV, destekleriyle her zaman yanında olan tüm gönüllülerine, kurumlara katılımları için teşekkür eder; bu anlamlı etkinliğe verdikleri katkıdan dolayı tişört sponsoru olan Maraton Spor’a ayrıca teşekkürlerini sunar. Sen de Koşar Adım LÖSEV Takımında Yer Alabilirsin Türkiye’de düzenlenen birçok sportif organizasyonun içinde gönüllüleri ile yer alan LÖSEV, Türkiye’nin her noktasından tüm gönüllülerini Koşar Adım LÖSEV ile koşmaya davet ediyor. "Sen de Koşar Adım LÖSEV Takımında yer alabilirsin" diyen LÖSEV, başvuru linkinden tüm katılımcıların kendi adıyla veya şirket olarak, online bağış kampanyaları başlatarak, lösemili çocukların eğitimlerine destek olabileceklerini duyurdu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocuğunuzda Bu Belirtileri İyi Gözlemleyin! Haber

Çocuğunuzda Bu Belirtileri İyi Gözlemleyin!

Dünya genelinde çocuk kanserleri arasında ilk sırada yer alan lösemi, son yıllarda giderek yaygınlaşıyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Teknolojiyle iç içe, hızlı tüketimin merkezde olduğu modern yaşam, çocuk sağlığını sessiz ama güçlü biçimde tehdit ediyor. Artan hava kirliliği, hazır gıdalar, kimyasal içerikli oyuncaklar ve ekran karşısında geçirilen uzun saatler, çocukluk çağı lösemilerinin görülme oranının son yıllarda artmasına neden oluyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Canpolat bu durumun sadece genetik değil, çevresel faktörlerle de yakından ilişkisi olduğunu belirterek “Özellikle içinde bulundouğumuz modern çağda çevresel faktörlerin çok daha etkili olduğunu görüyoruz. Pestisit içeren gıdalar, hava kirliliği, plastik kullanımındaki artış ve elektromanyetik alanlar derken çocukların bağışıklık sistemi zayıflıyor. Ailelerin bu konuda bilinçli olması, erken farkındalık açısından kritik rol oynuyor” diyor. Sinsice ilerliyor, erken tanı büyük önem taşıyor Löseminin sinsice ilerleyen bir hastalık olduğu için belirtilerinin de genellikle yorgunluk, solunum yolu enfeksiyonları ya da kansızlık gibi durumlarla karıştırılabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Cengiz Canpolat sözlerine şöyle devam ediyor: “Oysa erken tanı, sadece yaşam süresini değil, tedavinin başarısını da kökten etkiliyor. Erken fark edilen her gün, çocuğun bağışıklık sisteminde önemli kazanımlar sağlıyor. Hastalığın ilk evrelerinde tespit edilmesi durumunda çocukların büyük bölümü tamamen sağlığına kavuşabiliyor. Ancak tanı geciktikçe kanserli hücreler çoğaldığından dolayı tedavi süreci uzuyor, ilaç dozları artıyor ve küçük bedenlerinin yükü ağırlaşıyor. Bu nedenle ailelerin en küçük şüphede bile vakit kaybetmeden uzmana danışmaları gerekiyor.” Tedavide kişiye özel yaklaşımlar öne çıkıyor Çocukluk çağı kanserleri içerisinde yüzde 30 ile en sık görüleni lösemi. Bilim dünyası çocukluk çağı lösemisinin tedavisinde son yıllarda büyük bir dönüm noktasına ulaştı. Günümüzde artık sadece kanser hücrelerini yok etmek değil, sağlıklı hücreleri koruyarak yaşam kalitesini yükseltmenin hedeflendiğini vurgulayan Prof. Dr. Cengiz Canpolat şöyle konuşuyor: “Geçmişte lösemi tedavisinde kullanılan kemoterapiler, vücuttaki tüm hızlı bölünen hücreleri etkilerdi. Günümüzde ise hedefe yönelik ilaçlarla sadece lösemi hücrelerine yöneliyoruz. Bu sayede saç dökülmesi, mide bulantısı gibi yan etkiler daha az görülüyor ve çocuklar tedavi sürecini çok daha iyi tolere ediyor.” Lösemide bu belirtileri ihmal etmeyin! Prof. Dr. Cengiz Canpolat, löseminin üç öncü belirtisini sıralayarak, anne babalara bu belirtileri kesinlikle dikkate almalarını vurguluyor. İşte o belirtiler; Sebepsiz morluklar Çocuğun cildinde bir çarpma sonucu değil, sebepsiz yere oluşan morluklar erken tanıda çok büyük önem taşıyor. Anne babalar genellikle ‘çocuk bu, sürekli düşüyor’ diyerek bacakların özellikle üst kısımlarında oluşan morlukları geçiştirmemeli. Eğer morluklar sık tekrarlıyor, geç iyileşiyor ya da farklı bölgelerde nedeni belirsiz şekilde ortaya çıkıyorsa mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. Burun ve diş eti kanamaları Çocuklarda ara sıra burun veya diş eti kanaması normal olsa da, bu durum sıklaştığında önemli bir sinyal olabilir. Özellikle kendiliğinden başlayan, uzun süren ya da tekrarlayan burun kanamaları ve fırçalama sırasında kolayca kanayan diş etleri, kanın pıhtılaşma mekanizmasında bir sorun olduğuna işaret edebilir. Bu nedenle bu belirtileri hafife almamak, dikkatle izlemek ve zaman kaybetmeden doktora başvurmak gerekir. Sık tekrarlayan ateş ve enfeksiyonlar Bağışıklık sistemi zayıfladığı için çocuk sık sık ateşlenir, basit bir soğuk algınlığı uzun sürer veya tekrarlayan boğaz iltihapları görülür. Bu durum, vücudun savunma mekanizmasının lösemi hücreleri tarafından baskılandığını gösterebilir. Özellikle sonbahar ve kış aylarında çocuklarda solunum yolu enfeksiyonları yaygınlaştığı için, aileler bu duruma karşı uyanık olmalı, sık tekrarlayan ateş, enfeksiyon ve kol-bacak ağrıları olması durumunda çocuk onkoloji uzmanına başvurmalıdır. Lenf bezlerinde büyüme Çocukların enfeksiyon sırasında özellikle boyun, koltuk altı ya da kasık bölgesinde lenf bezlerinin büyüyebilir. Ancak tedavi süresi sona erdiğinde lenf bezlerinde hala bir küçülme olmamışsa hatta daha da büyümüşse, üzerine dokununca hassasiyet olmuyorsa ve lenf bezi büyümesine yüksek ateş eşlik ediyorsa mutlaka Çocuk Hematoloji ve Onkoloji bölümüne başvurulmalıdır. Bitmeyen halsizlik ve yorgunluk Eskiden enerjik olan bir çocuğun oyunlara ilgisini kaybetmesi, sık sık dinlenmek istemesi ve yüzünde belirgin bir solgunluk oluşması, kansızlıktan çok daha fazlasını işaret edebilir. Lösemi, kemik iliğindeki sağlıklı hücrelerin yerini kanserli hücrelerin almasıyla oksijen taşıma kapasitesini azaltır. Çocuğunuzun günlük yaşamda hareketlilik seviyesini, uyku düzenini iyi takip ederek geçmeyen halsizlik, yorgunluk ve uykuya dalma güçlüğü durumunda doktora başvurun. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Beşiktaş’ta Balonlar Atlas İçin Gökyüzüne Bırakıldı Haber

Beşiktaş’ta Balonlar Atlas İçin Gökyüzüne Bırakıldı

Beşiktaş Belediyesi, komşularını anlamlı bir günde yalnız bırakmayarak duygu dolu bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Dikilitaş Mahallesi sakinlerinden 8 yaşındaki Atlas Gürkan’ın lösemiyi ikinci kez yenmesi balonlarla kutlandı. Beşiktaş Belediyesi tarafından Dikilitaş Parkı’nda gerçekleşen balon uçurma şenliğine CHP Beşiktaş İlçe Başkanı Mehmet Arslan, Dikilitaş Muhtarı Nurcan Sızmaz, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş çocuklarıyla birlikte katıldı. Etkinlikte konuşma yapan Mehmet Arslan, birlik ve beraberliğin önemine değinerek, “Atlas için balonları hep beraber uçurarak ona umut olmak için buradayız.” dedi. Rengârenk balonlarla etkinliğe katılan vatandaşlar ve çocuklar aynı anda balonları gökyüzüne bırakarak Atlas’a destek oldu. Etkinlik alanında, rap müzikleriyle tanınan şarkıcı Uzay Güncü de konser verdi. Atlas’ın tuttuğu takım Beşiktaş temalı pasta kesilerek katılımcılara ikram edildi. “Hiçbir çocuk hasta olmasın” Balon uçurma etkinliği için çok mutlu olan Atlas Gürkan konuşmasında, “Herkes geldiği için teşekkür ederim. Hiçbir çocuk hasta olmasın. Balon uçurma etkinliği beni çok mutlu etti.” diye konuştu. “Bugün Atlas’ın balon uçurma hayalini gerçekleştirdik” Atlas’ın babası Evren Gürkan ise çocuğunun yaklaşık 4 yıldır hastalıkla mücadele ettiğini söyleyerek, “Gerçekten zor bir süreçti. Atlas’ın azmi sayesinde bu süreci güzel sonuçlandırdık. Bundan birkaç ay önce bir yavrumuz balon uçurma töreni yapmıştı. Hastanede bu etkinliği görünce, ‘Ben de iyileştiğimde balon uçurabilir miyiz?’ demişti Atlas. Bugün Atlas’ın balon uçurma hayalini gerçekleştirdik. Biz de bu kadar kalabalık olacağını beklemiyorduk.” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.