Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Lovemark

Kapsül Haber Ajansı - Lovemark haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lovemark haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Kalbinde Atan Lovemark’lar 2026’da Kimler Oldu? Haber

Türkiye’nin Kalbinde Atan Lovemark’lar 2026’da Kimler Oldu?

16 kategoride yapılan araştırmaya göre tüketiciler için “en sevilen” olmak, güvenilirlik, beklenen kaliteyi sunma ve ihtiyacı iyi karşılama gibi temel beklentilerin ötesinde, kültürel olarak karşılık bulmanın, gündelik hayatın anlamlı bir parçası olmanın, özgün ve samimi bir kimlik yaratmanın ve tüm bunların üzerine inşa edilen duygusal yakınlığın gücünü gösteriyor. MediaCat olarak ilk kez 2007 yılında gerçekleştirdiğimiz, 2009’dan bu yana her yıl tekrarladığımız Türkiye’nin Lovemark’ları Araştırması 19’uncu yılında da Türkiye’nin gönlünü fetheden markaları seçti. En rekabetçi kategorilerinde meselenin arka planı Ipsos işbirliği ile incelendi. Türkiye’yi temsil eden geniş bir örneklemle, 16 farklı kategoride yürütülen çalışmada tüketicilere; akla ilk gelen marka (zihin payı), yakınlık hissi, ihtiyaçları karşılama düzeyi ve “asla vazgeçmeyeceğim marka” ifadesine katılma derecesi soruldu. Sonuçlara göre, 2026 Türkiye’sinde tüketicilerin en sevdiği markalar şöyle: Türkiye’nin En Sevilen Markaları 2026 Akaryakıt: Shell Ambalajlı Su: Erikli Bebek Bezi: Molfix Beyaz Eşya: Arçelik Çamaşır Suyu: Domestos Çikolata Kaplamalı Gofret: Ülker E-Ticaret: Trendyol Eve/İşe Yemek Siparişi Online Sitesi: Yemeksepeti Kahve: Kurukahveci Mehmet Efendi Kredi Kartı: Bonus (Garanti BBVA) Online Market: Migros One Pizza: Domino’s Saç Bakım: Elidor Salça: Tat Süpermarket: Migros Ütü: Philips İki kategoride yavaş ve istikrarlı yükseliş 2026 araştırmasının en öğretici bulgularından biri uzun zaman serisi olan kategorilerden geldi. Bu yıl akaryakıt ve kahve kategorilerinde Lovemark liderliği el değiştirdi. Kahve kategorisinde ölçümler 2017’den bu yana 10 kez, akaryakıtta ise sekiz kez yapılıyordu. Sıralamadaki değişim, yıllara yayılmış ve her yıl yalnızca bir iki puanla ilerleyen eğilimlerin sonucu olarak ortaya çıktı. Sonuçlar gösteriyor ki; marka sevgisi bir kez kazanılıp saklanan bir varlıktan çok, sürekli beslenmesi gereken bir ilişki gibi… Cinsiyetler ne söylüyor? 15 kategorinin 14’ünde, lider markayı vazgeçilmez bulan kadınların oranı erkeklerden yüksek çıktı. Buradaki tek istisna akaryakıt kategorisinde gerçekleşti. Fark çamaşır suyu, ütü ve e-ticaret kategorilerinde ise 20 puanı aştı. Burada şu ayrıntı ortaya çıkıyor; kadın tüketicilerle kurulan güçlü bağ, korunması ve derinleştirilmesi gereken bir değerken, erkek tüketicilerle bağ kurmanın yolları birçok kategoride henüz yeterince keşfedilmemiş bir fırsat. Gençler hangi kategoriyi daha çok seviyor? Yaş kırılımı da dikkat çekici bir başka tablo sunuyor. 15 kategorinin 13’ünde lider markayı vazgeçilmez bulan 15-24 yaş grubunun oranı 45 yaş üstündekilerden düşük. Bu farkın belirgin olduğu 11 kategori arasında beyaz eşya, salça ve çamaşır suyu gibi, gençlerin önemli bir bölümünün henüz satın alma kararını kendisi vermediği kategoriler de var. Yine de istisnalar anlamlı bir işaret veriyor. Gençlerin 45 yaş üstüne göre daha güçlü bağlandığı iki kategori, online yemek siparişi ve e-ticaret; iki kategorinin lideri de dijital hizmet platformu. Gençler markalara bağlanıyor; bu bağı kendi gündelik alışkanlıklarının ve temas noktalarının içinde kuruyor. Ipsos değerlendirmesi: “Güven riski azaltır; sevgi seçme arzusunu büyütür.” Araştırma sonuçlarını değerlendirilen Ipsos Türkiye Brand Health Tracking Service Line Leader Özge Sönmez şu ifadeleri kullandı: “Kahvesini hazırlarken, market siparişi verirken ya da bebeği için bez seçerken tüketici yalnızca ürün değil; bildiği, inandığı ve hayatında yer açtığı bir markayı seçiyor. Lovemark yine soruyor: Türkiye’nin kalbinde hangi markalar (y)atıyor? 2026 sonuçları, kalbe giden yolun her kategoride aynı olmadığını gösteriyor. Kahvede Kurukahveci Mehmet Efendi, yıllardır önde olan markayı geride bırakıyor. Bebek bezinde Molfix, en yakın rakibinin iki katı endeksle öne çıkıyor. Bu markaların başarısı; güvenilirlik, beklenen kaliteyi sunma ve ihtiyacı iyi karşılama gibi temel beklentilerin ötesinde, kültürel olarak karşılık bulmanın, gündelik hayatın anlamlı bir parçası olmanın, özgün ve samimi bir kimlik yaratmanın ve tüm bunların üzerine inşa edilen duygusal yakınlığın gücünü gösteriyor. Bazı kategorilerde yarış nefes nefese; örneğin kredi kartı ve salçada farklar çok az. Bu kategorilerde liderliği zihin payı taşısa da detay bulgularda rakiplerin duygusal yakınlık veya performans algısında daha güçlü olabildiğini görüyoruz. Dolayısıyla, zihin payındaki kayıp liderliği riske atabilir; bu kategorilerde marka inşasını güçlendirmek şart. Diğer uçta Trendyol, Domino’s, Domestos, Ülker ve Erikli gibi açık ara ayrışan markalar var. Bu örnekler, güçlü zihin payının performans algısı ve duygusal yakınlıkla desteklendiğinde ne kadar güçlü bir avantaja dönüşebildiğini ortaya koyuyor. Bütün bu tablo, bize güçlü bir marka ilişkisinin tek bir unsurdan ibaret olmadığını söylüyor. Fonksiyonel değer, zihin payı, tüketicinin hayatında edinilen yer, yaratılan anlam, duygusal yakınlık ve güven bu çok katmanlı yapının parçaları. Peki güven bu resmin tam olarak neresinde? Tüketiciye sadakati neyin oluşturduğunu doğrudan sorsak, güvenin ilk sıralarda gelmesi şaşırtıcı olmaz. Çünkü güven, marka ilişkisinin en görünür koşulu. Ancak asıl mesele, söylenenin ötesinde tercihi neyin hareket ettirdiğini görebilmekte. Ipsos Türkiye Marka Sağlığı Araştırmaları veri tabanında 30 binin üzerinde görüşmeden yapılan, farklı sektörlerden 45 projenin 2026 verilerini analiz ettik. Doğrudan sormak yerine, arzu ve tercihle hangi algı unsurlarının birlikte hareket ettiğine baktık. Güvenin marka arzusu ve tercihiyle ilişkisi orta düzeyde: Önemli, ancak tek başına belirleyici değil. Dolayısıyla meseleyi güven mi, sevgi mi diye ele almak yerine, bu kavramların marka ilişkisinde üstlendiği farklı rollere bakmak daha anlamlı. İkisi de tek soruyla anlaşılacak kadar basit değil; bağlantılarını birlikte okumak gerekir. En temelde ayrım net: Güven satın alma bariyerini kaldırır; sevgi satın alma isteğini yükseltir. Bir başka deyişle, güven riski azaltır; sevgi seçme arzusunu büyütür. Lovemark 2026’nın markalara mesajı net: Güveni kurmak gerekir ama orada kalmak yetmez. Kalıcı liderlik, akılda güvenli, kalpte vazgeçilmez olabilmektir.” Metodoloji Türkiye’nin Lovemark’ları 2026 araştırması MediaCat önderliğinde lpsos tarafından hayata geçirilmiştir. Araştırma 15-55 yaş aralığında, kadın-erkek oranı eşit, Türkiye temsili 2.000 kişinin katılımıyla bilgisayar destekli telefon görüşmeleri tekniği (CATI) yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Genel itibarıyla araştırmanın amacı, Türkiye’de rekabetin ve iletişim faaliyetlerinin yoğun olduğu veya merak konusu olan belirli kategorilerde hangi markanın “Lovemark” olduğunu tespit etmektir. Kategoriler, her yılın başında MediaCat önderliğinde tarafların görüşleriyle belirlenmektedir. Sonuçlarda mevsimsellik etkisini azaltmak üzere araştırmanın veri toplama periyodu geniş tutulmaktadır. 16 kategorinin sorgulandığı araştırmaya bayram ve resmi tatillerde ara verilmiştir. 2016’da yenilenen Lovemark analiz yaklaşımında olduğu gibi bu yıl da markanın zihin payı, duygusal olarak yakınlık derecesi, beklenti ve ihtiyaçları karşılama düzeyi ile asla vazgeçilemeyecek kadar sevilip sevilmediği dikkate alınıp Yapısal Eşitlik Modeli (SEM) yaklaşımı kullanılarak hesaplama yapılmıştır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Shell, Temiz Tuvalet Deneyimini Bir “Büyüme” Hikayesiyle Ekranlara Taşıyor Haber

Shell, Temiz Tuvalet Deneyimini Bir “Büyüme” Hikayesiyle Ekranlara Taşıyor

“İnsanların Shell’i” çatısı altında gerçekleştirdiği iletişim çalışmalarıyla misafirlerinin hayatındaki özel anlara eşlik eden Shell&Turcas, temiz tuvalet konusundaki öncülüğünü yeni reklam filmiyle taçlandırıyor. Yolculukların en güvenilir mola noktası olma hedefiyle hareket ederek geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören temiz tuvalet kampanyasını, bu kez bir çocuğun hayatındaki anlamlı bir eşik anı üzerinden sürdürüyor. Yeni film, Shell’in uzun yıllardır istikrarlı biçimde uyguladığı yüksek hijyen standartlarının, her yaştan misafir için nasıl güven yarattığını güçlü bir içgörüyle ortaya koyuyor. Shell & Turcas Pazarlama Direktörü Özkan Özyavuz, kampanyayı şu sözlerle özetliyor; “Geçtiğimiz yıl istasyonlarımızdaki hizmet kalitemizi ve temiz tuvalet konusundaki iddiamızı cesur ve özgüvenli bir şekilde ortaya koyduğumuz "İçi Rahat Eden İnsanların Shell'i" iletişimimizin ardından, Türkiye'nin en sevilen akaryakıt markası olarak, bu yıl da aynı iddiamızı yepyeni bir hikâyeyle anlatıyoruz. Bir istasyonun gerçek bir yaşam alanı olabilmesi için temizlik anlayışımız ve hijyen standartlarımızın anne ve babaların bile içini rahat ettirecek seviyede olması gerektiğine inanıyoruz. Tam olarak bu sebepten dolayı yeni reklam filmimiz gücünü, kusursuz operasyon anlayışımızın misafirlerimizde bulduğu karşılıktan alıyor. Her yaştan misafirimizin içininin rahat etmesi için var gücümüzle çalışırken, iletişimlerimizde de bu güçlü içgörüden yola çıkmaya devam ediyoruz. Son 3 yıldır hikaye anlatıcılığında kullandığımız sıcak ve samimi dil tüketicilerimizle olan sevgi bağımızı derinleştiriyor.” Evdeki kadar temiz, Shell kadar güvenli Shell&Turcas, Türkiye genelindeki istasyon ağında hayata geçirdiği 1000’e yakın yeni nesil tuvalet yatırımıyla, temizlik ve hijyeni müşteri deneyiminin ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Çocuklar için özel tuvaletleri ilk uygulamaya alan ve bugün 1000’i aşkın çocuk tuvaletiyle ailelerin içini rahatlatan bir deneyim sunan Shell&Turcas’ın; 1.000’den fazla istasyonda yer alan engelli tuvaletleri ve temassız kullanım özellikleriyle desteklenen altyapısı, kapsayıcı ve erişilebilir bir hizmet anlayışını yansıtıyor. İstasyonlarda görev yapan 1000’i aşkın kişi sadece bu alanların gün boyu hijyen standartlarını sağlamak üzere dedike bir şekilde çalışıyor. Bu yatırımlar yalnızca nicelikle sınırlı kalmıyor. Tuvaletlerde kullanılan enerji verimli aydınlatma sistemleri, gereksiz elektrik tüketimini önlüyor. Su tasarrufu odağında ise rezervuarlarda yer alan akıllı sistemler devreye girerek hijyen standartlarından ödün vermeden su tüketimini optimize ediyor. Ozon teknolojisiyle desteklenen dezenfeksiyon sistemleri, temassız vitrifiye ve musluklar, hijyen odaklı el kurutma çözümleri, akıllı havalandırma sistemleri ve kullanıcı deneyimini önceleyen tasarım detayları, Shell&Turcas’ın hijyeni operasyonel bir süreçten çok bütüncül bir deneyim alanı olarak ele aldığını ortaya koyuyor. Shell&Turcas’ın bu yaklaşımı, markanın bu yıl Türkiye’de LoveMark seçilmesiyle de anlamlı bir karşılık buluyor. Tüketicilerin yalnızca ürünleriyle değil, günlük hayatta sunduğu deneyimlerle bağ kurduğu markalar arasında yer alan Shell, istasyonlarında sunduğu yüksek hijyen standartlarıyla bu sevginin en somut karşılıklarından birini sunuyor. Temiz, erişilebilir ve güven veren tuvalet deneyimi; özellikle aileler için Shell’i yolculuklarda ilk tercih edilen mola noktası haline getiriyor. Bir Çocuğun Gözünden Güven Duygusu Reklam filminde, annesiyle birlikte Shell istasyonuna gelen 6–7 yaşlarındaki bir çocuğun, çocuk tuvaletinden yetişkin tuvaletine geçiş anına tanıklık ediliyor. Renkli ve eğlenceli çocuk tuvaletlerine veda eden küçük kahraman, “Ben artık büyüdüm” diyerek yeni bir adıma yöneliyor. Bu geçiş anı, Shell’in sunduğu temiz, düzenli ve güven veren tuvalet deneyimi sayesinde kaygıdan uzak ve doğal bir şekilde yaşanıyor. Marka yüzü Engin Akyürek’in bakışlarıyla pekişen sahne, Shell&Turcas’ın hijyen konusundaki iddiasını kendinden emin bir şekilde temizliğin bir vaat değil, istikrarlı biçimde uygulanan bir standart olduğunu net biçimde hissettiriyor. “İnsanların Shell’i” vurgusuyla sonlanan film, markanın hijyen ve konfor alanında da “Hep İleride” olma iddiasını bir kez daha ortaya koyuyor. Shell & Turcas, Türkiye genelindeki istasyonlarında yüksek hijyen standartlarını müşteri deneyiminin merkezinde tutmaya, çevre dostu teknolojilerle desteklenen tuvalet yatırımlarını geliştirmeye ve yolculukların en güvenilir mola noktası olma konumunu güçlendirmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arçelik, “Türkiye’nin Lovemark’ları” Araştırmasında 17. Kez Zirvede Haber

Arçelik, “Türkiye’nin Lovemark’ları” Araştırmasında 17. Kez Zirvede

Arçelik Pazarlama ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ragıp Balcıoğlu, “70 yıldır ‘Teknolojiyle Hayatın Kalbinde’ yer alan bir marka olarak, insanların yaşamını kolaylaştırma sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Bizi her gün yeniden motive eden en büyük güç, tüketicilerimizin bize duyduğu güven ve verdikleri değer. Onlardan gelen her geri bildirim, ürün ve hizmetlerimizi geliştirme yolculuğumuzda bize yol gösteriyor. Bizi bir kez daha Türkiye’nin Lovemark’ı seçen tüketicilerimize teşekkür ediyoruz. Bu güveni korumak ve her temas noktasında daha iyi bir deneyim sunmak, en temel önceliğimiz olmaya devam ediyor. Onların beklentilerini dikkatle dinliyor, hayatlarına gerçek anlamda dokunacak çözümler geliştirmek için çalışıyoruz. Tüketicilerin artık yalnızca ürün değil, anlam ve değer aradığı bir dönemde, bizim için ‘en sevilen marka’ olmanın ölçütü; teknolojiyi, sürdürülebilirliği ve güveni bir arada sunabilmek. Değişen tüketici beklentilerine uyum sağlayarak, yaşamı kolaylaştıran ve değer katan çözümler üretmek her zaman önceliğimiz oldu. Güven duygusunu her gün yeniden inşa ederek Lovemark unvanını 17 yıl boyunca koruyabilmemiz, tüketicilerimizin markamıza duyduğu güvenin ve gönül bağının en güçlü göstergesi. En sevilen marka olmanın sorumluluğunu ve yolculuğumuzun ruhunu, geçmişten aldığımız ilhamla geleceğe taşımaya devam edeceğiz” diye konuştu. Türkiye’nin lider ev teknolojileri markası Arçelik, MediaCat öncülüğünde Ipsos tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’nin Lovemark’ları” araştırmasında bu yıl da beyaz eşya kategorisinin birincisi seçildi. Tüketiciyle kurduğu güçlü bağın bir göstergesi olarak “17 yıldır üst üste” Türkiye’nin en sevilen markası olmayı başaran Arçelik, tüm kategorilerde 17 yıldır Lovemark olmayı başaran tek marka oldu. Arçelik’in Türkiye’de milyonlarca haneyle uzun yıllara yayılan bu güven ilişkisinin her zaman yenilik, ilkler ve güven üzerine inşa edildiğini vurgulayan Arçelik Pazarlama ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ragıp Balcıoğlu, “70 yıllık yolculuğumuz boyunca en çok değer verdiğimiz şey, tüketicilerimizle kurduğumuz güçlü ve samimi ilişki oldu. Türkiye’nin en sevilen markalarından biri olmamızın temelinde, insanların hayatına dokunan, güven veren ve bu güveni her gün yeniden inşa eden bir anlayış yatıyor. ‘Teknolojiyle Hayatın Kalbinde’ yer alan bir marka olarak, insanların yaşamını kolaylaştırma sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Bizi her gün yeniden motive eden en büyük güç, tüketicilerimizin bize duyduğu güven ve verdikleri değer. Onlardan gelen her geri bildirim, ürün ve hizmetlerimizi geliştirme yolculuğumuzda bize yol gösteriyor. Bizi bir kez daha Türkiye’nin Lovemark’ı seçen tüketicilerimize teşekkür ediyoruz. Bu güveni korumak ve her temas noktasında daha iyi bir deneyim sunmak, en temel önceliğimiz olmaya devam ediyor. Onların beklentilerini dikkatle dinliyor, hayatlarına gerçek anlamda dokunacak çözümler geliştirmek için çalışıyoruz. Tüketicilerin artık yalnızca ürün değil, anlam ve değer aradığı bir dönemde, bizim için ‘en sevilen marka’ olmanın ölçütü; teknolojiyi, sürdürülebilirliği ve güveni bir arada sunabilmek. Değişen tüketici beklentilerine uyum sağlayarak, yaşamı kolaylaştıran ve değer katan çözümler üretmek her zaman önceliğimiz oldu. Güven duygusunu her gün yeniden inşa ederek Lovemark unvanını 17 yıl boyunca koruyabilmemiz, tüketicilerimizin markamıza duyduğu güvenin ve gönül bağının en güçlü göstergesi. 17 yıl üst üste ‘Lovemark’ unvanına layık görülmemiz, bu başarıyı bizim için çok daha değerli kılıyor. Biz teknolojiyi, evlerin ritmine uyum sağlayan, günlük yaşamı kolaylaştıran ve aile içinde paylaşılan değerli anları güçlendiren bir deneyim olarak tasarlıyoruz. Dayanıklılık, tasarım, kullanıcı deneyimi ve sürdürülebilirliği bir bütün olarak ele alıyor; Türkiye’nin dört bir yanında yaygın bayi ve servis ağımızla ürünlerimizi evlere ulaştırıyoruz. Bu başarı, Arçelik’e gönülden bağlı milyonlarca ailenin sevgisiyle ve işini tutkuyla yapan tüm ekip arkadaşlarımızın emeğiyle mümkün oldu. En sevilen marka olmanın sorumluluğunu ve yolculuğumuzun ruhunu, geçmişten aldığımız ilhamla geleceğe taşımaya devam edeceğiz” diye konuştu. MediaCat ve Ipsos iş birliğiyle yürütülen “Türkiye’nin Lovemark’ları” araştırması, 15–55 yaş aralığında kadın erkek oranı eşit, Türkiye temsili 2000 kişi ile gerçekleştiriliyor. Araştırmada farklı yaş, cinsiyet ve sosyo-ekonomik gruplardan katılımcıların markalarla ilgili algıları, duygusal bağlılıkları, güven düzeyleri ve tercih motivasyonları değerlendiriliyor. Sayısal veriler üzerinden yapılan analizler, markaların tüketici zihnindeki konumunu ve sevgi–güven ilişkisinin gücünü ortaya koyuyor.

Yemeksepeti, 2025’te de “Türkiye’nin En Sevdiği Marka” Seçildi Haber

Yemeksepeti, 2025’te de “Türkiye’nin En Sevdiği Marka” Seçildi

Yemeksepeti, MediaCat ve Ipsos işbirliğiyle gerçekleştirilen “Türkiye’nin En Sevilen Markaları” araştırmasında, “Online Yemek Sipariş Markası” kategorisinde bir kez daha Lovemark seçildi. Geçen seneye kıyasla skorunu daha da yükselten Yemeksepeti, bu sonuçla kategorisindeki liderliğini açık ara sürdürdüğünü gösterdi. MediaCat önderliğinde Ipsos tarafından yürütülen ve Türkiye’yi temsil eden 2.000 kişilik bir örneklemle yapılan “Türkiye’nin Lovemark’ları 2025” araştırmasının sonuçları açıklandı. Yemeksepeti, “Online Yemek Sipariş Markası” kategorisinde yine ilk sırada yer alarak “Lovemark” unvanını korudu. Yemeksepeti, Lovemark Endeksi’nde liderliğini pekiştirdi Markaların tüketicilerin zihnindeki ve kalbindeki yerini ölçen araştırmaya göre Yemeksepeti, Lovemark endeksindeki puanını geçen seneye göre 4 puan yükseltti. Bu artışla rakipleriyle arasındaki farkı daha da açan Yemeksepeti’nin bu başarısında, özellikle zihin payındaki tartışmasız gücü etkili oldu. Kapsamlı değerlendirme başarıyı tescilledi Yemeksepeti’nin bu ödüle layık görülmesi, markanın tüketicilerle kurduğu bağın gücünü bir kez daha ortaya koydu. Araştırma, markanın zihin payı (akla ilk gelen marka olma), duygusal yakınlık derecesi, beklenti ve ihtiyaçları karşılama düzeyi ve tüketiciler için ne kadar vazgeçilmez olduğu gibi dört temel kritere dayanıyor. Bu kriterlerin belirli ağırlıklarla Yapısal Eşitlik Modeli (SEM) kullanılarak analiz edilmesiyle markaların Lovemark skoru hesaplanıyor. Yemeksepeti, elde ettiği bu güçlü performansla hem sektöründeki öncü konumunu pekiştirdi hem de kullanıcılarının nezdinde bir kez daha “Türkiye’nin En Sevdiği Marka” olduğunu kanıtladı. Markanın son dönemde “Keyfin Yerine Gelsin” iletişim yaklaşımıyla birlikte kullanıcılarıyla kurduğu samimi bağ daha da güçlendi. Bu yaklaşım, Yemeksepeti’nin hem markaya duyulan sevgi hem de akla ilk gelen marka olma skorlarında istikrarlı yükselişine katkı sağladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.