Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Macaristan

Kapsül Haber Ajansı - Macaristan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Macaristan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ren ve Tuna Nehirlerindeki Düşük Su Seviyeleri Avrupa Ekonomisini Baskı Altına Alıyor    Haber

Ren ve Tuna Nehirlerindeki Düşük Su Seviyeleri Avrupa Ekonomisini Baskı Altına Alıyor   

Coface, su seviyelerinin kısa vadede düşük kalmasının beklendiğine, ekonomik etkilerin ise önümüzdeki aylarda devam ederek kırılgan ekonomilerde büyümeyi olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Öne çıkan veriler 8 cm: Ren Nehri’nin Kaub ölçüm istasyonundaki su seviyesi 18 Ağustos’ta 8 santimetreye kadar geriledi. Bu seviye, nehir taşımacılığının kısıtlanmaya başladığı 78 santimetrelik eşiğin oldukça altında kalırken, 2018’de kaydedilen 25 santimetrelik tarihi dip seviyeyi de geride bıraktı. Yüzde 20: Ağustos ayı başında Ren Nehri’ndeki bazı yük gemileri normal taşıma kapasitelerinin yaklaşık yüzde 20’siyle sefer yapabildi. Yüzde 72: Avrupa’daki iç su yolu taşımacılığının yüzde 60’ı Ren, yüzde 12’si ise Tuna üzerinden gerçekleştiriliyor .Büyümede 0,4 puana varan kayıp: 2018’de yaşanan son büyük düşük su seviyesi döneminde Almanya’nın reel GSYH büyümesi 0,3 ila 0,4 puan gerilemişti. Avrupa’nın nehirlerinde tarihi düşüş Avrupa’da aylardır devam eden olağanüstü sıcak ve kurak hava koşulları, birçok nehirde su akışının önemli ölçüde azalmasına yol açtı. Bu durumun etkileri, kıtanın taşımacılık ve ekonomik faaliyetlerinde stratejik rol oynayan Ren ve Tuna nehirlerinde daha belirgin şekilde görülüyor. Ren Nehri’nin su seviyesi, ağustos ayı başında Almanya’daki Kaub ölçüm istasyonunda tüm zamanların en düşük seviyesine inerken Tuna’nın Macaristan ve Romanya’daki bazı kesimlerinde de daha önce görülmemiş seviyeler kaydedildi. Düşük su seviyeleri çevresel etkilerin yanı sıra ekonomi üzerinde de doğrudan sonuçlar yaratıyor. Yük taşımacılığındaki aksamalar ve bazı enerji tesislerinin faaliyetlerinde yaşanan sorunlar, bu altyapılara bağımlı sanayi sektörlerinin üretimini de etkiliyor. Tedarik zincirlerinde lojistik baskı artıyor İç su yolu taşımacılığının Avrupa’daki toplam yük taşımacılığındaki payı sınırlı olsa da Ren ve Tuna’nın geçtiği ülkelerde bu yöntem stratejik önem taşıyor. Nehir taşımacılığının yük taşımacılığındaki payı Almanya’da yüzde 5,4, Romanya’da ise yüzde 19,2’ye kadar çıkıyor. Nehir taşımacılığının diğer ulaşım yöntemleriyle ikame edilmesi de kolay görünmüyor. Bir nehir gemisi yaklaşık 2 bin ton yük taşıyabilirken bu miktar bir yük treninde 1.500 tona, bir tanker kamyonunda ise 25 tona kadar düşüyor. Düşük su seviyelerinin taşınan yük miktarı ve maliyetler üzerindeki etkileri şimdiden görülmeye başladı. Ağustos ayı başında Ren’de seyreden bazı yük gemileri normal kapasitelerinin yaklaşık yüzde 20’sini kullanabildi. Tuna’nın Romanya bölümünde ise taşınan yük miktarının bazı kesimlerde yüzde 40’a varan oranlarda azaltılması gerekti. Benzer koşulların yaşandığı 2018’de yükleme kısıtlamaları ve operatörlerin uyguladığı ek ücretler nedeniyle nehir taşımacılığı maliyetleri kuru dökme yüklerde 2,5 katına, sıvı dökme yüklerde ise 4,5 katına kadar yükselmişti. Orta Avrupa’da enerji sektörü de baskı altında Kuraklığın etkileri taşımacılıkla sınırlı kalmıyor. Tuna Nehri, bazı nükleer enerji santrallerinin soğutma sistemleri açısından da kritik önem taşıyor. Macaristan’daki Paks ve Romanya’daki Cernavodă nükleer santrallerinin faaliyetleri düşük su seviyelerinden etkilenmeye başladı. Ülkelerindeki tek nükleer enerji üretim kaynakları olan bu santraller, Macaristan’ın elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını, Romanya’nın ise yüzde 20,5’ini karşılıyor. Üretimdeki düşüşü telafi etmek isteyen işletmecilerin elektrik ithalatına veya daha yüksek maliyetli doğal gaz santrallerine yönelmesi gerekiyor. Geniş çaplı elektrik kesintilerine ilişkin yakın vadeli bir risk bulunmasa da mevcut tablo enerji maliyetlerini yükseltiyor ve bölgesel enerji piyasaları üzerindeki baskıyı artırıyor. Romanya’da ithal elektriğin maliyeti, ülke içinde üretilen elektriğin 2 ila 2,5 katına kadar çıkıyor. Macaristan ve Romanya hükümetleri, sistem üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla bazı büyük sanayi kuruluşlarının elektrik tüketimini geçici olarak düşürmeye yönelik önlemler de aldı. Bu uygulamaların otomotiv, kimya ve yapı malzemeleri gibi enerji yoğun sektörleri daha fazla etkilemesi ve ağustos ayındaki sanayi faaliyetleri üzerinde baskı oluşturması bekleniyor. Alman kimya sektörü risklerin odağında Üretim tesislerinin önemli bir bölümü Ren Nehri boyunca konumlanan Alman kimya sektörü, nehir taşımacılığına en fazla bağımlı sektörlerin başında geliyor. Ludwigshafen’daki BASF tesisi bu bağımlılığın önemli örneklerinden biri. Kaub’daki kritik noktanın güneyinde bulunan tesis, yük taşımacılığının yaklaşık yüzde 40’ını nehir yoluyla gerçekleştiriyor. Su seviyelerinin daha da düşmesi, tesisin tedarik zinciri açısından kritik öneme sahip Amsterdam, Rotterdam ve Antwerp limanlarıyla bağlantılarında yeni aksamalara yol açabilir. Bu gelişmeler, Alman kimya sektörünün yüksek enerji maliyetleri ve rekabet gücündeki kayıpla mücadele ettiği bir dönemde yaşanıyor. Sektörün üretimi 2018’den bu yana yaklaşık yüzde 20 gerilemiş durumda. Avrupa ekonomisinin iklim kaynaklı risklere karşı kırılganlığı artıyor Kısa vadeli hidrolojik tahminler koşullarda sınırlı bir iyileşmeye işaret ediyor. Ren Nehri’nde düşük su seviyelerinin görüldüğü dönem genellikle sonbahara kadar devam ettiği için taşımacılık ve üretimdeki aksamaların önümüzdeki haftalarda da sürmesi bekleniyor. Kar örtüsündeki azalma, buzulların geri çekilmesi ve aşırı sıcak hava dalgalarının daha sık görülmesi ise benzer olayların gelecekte daha fazla yaşanabileceğine işaret ediyor. Mevcut tablo, şirketlerin ve kamu otoritelerinin iklim kaynaklı riskleri lojistik, sanayi ve enerji stratejilerinde daha fazla dikkate almasının önemini ortaya koyuyor. İç su yolu taşımacılığına bağımlı şirketler açısından konu, tek bir kuraklık döneminin yarattığı sorunları yönetmenin ötesine geçiyor. Tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve iklim kaynaklı kesintilere karşı dayanıklılığın artırılması giderek daha önemli hale geliyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Coface Ekonomisti Eve Barré, “Ren ve Tuna’daki düşük su seviyeleri, aşırı hava olaylarının çevresel etkilerinin yanında ekonomik sonuçlarının da giderek belirginleştiğini gösteriyor. Lojistik, enerji ve sanayi faaliyetleri aynı anda etkilenebiliyor. Mevcut durumun 2018’e kıyasla daha erken ortaya çıkması ve daha şiddetli seyretmesi, Avrupa ekonomisindeki zayıf büyüme görünümüyle birleştiğinde endişeleri artırıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyaca Ünlü Macar Gruptan Unutulmaz Gece Haber

Dünyaca Ünlü Macar Gruptan Unutulmaz Gece

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM) bahçesinde düzenlenen "Zeytin Altında" konserleri kapsamında sahne alan grup, zengin repertuvarıyla beğeni topladı. Dünyaca ünlü Macar yaylı çalgılar topluluğu Somogyi Quartet, her yıl sanatseverlerin büyük bir ilgiyle takip ettiği geleneksel "Zeytin Altında" konserleri kapsamında Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi bahçesinde İzmirlilerle buluştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Macaristan Başkonsolosluğu ve Macar Kültür Merkezi (Liszt Enstitü İstanbul) iş birliği ile düzenlenen konser, vatandaşların katılımına açık ve ücretsiz olarak gerçekleştirildi. Zeytin ağacı çevresindeki geniş alanı dolduran vatandaşlar muhteşem Macar müziğini ve klasik eserleri büyük bir keyifle dinledi. Lendvai: “Zeytin Altında konserleri çok güzel bir fikir ve gelenek” Konser öncesi duygularını aktaran Macar kemancı György Lendvai, “İzmir’e daha önce de geldik ve konser verdik. O gün de bugün olduğu gibi çok fazla genç dinleyici vardı ve bu bizi çok mutlu ediyor. İzmir çok güzel bir şehir, İzmir’i çok seviyorum. "Zeytin Altında" konserleri çok güzel bir fikir ve çok güzel bir gelenek. Yaz döneminde insanları konser salonlarına almak biraz zor oluyor. Açık alanda çalmak çok güzel. Konser başlamadan alan seyircilerle dolmaya başladı. Bu bizi çok mutlu etti” dedi. Klasik başyapıtlar ve çağdaş Macar ezgileri buluştu Klasik repertuvarı başarıyla sürdürmenin yanı sıra çağdaş Macar bestecilerin eserlerini dünyaya tanıtmayı önemli bir hedef olarak benimseyen grup, İzmir sahnesinde de bu misyonunu konuşturdu. Geleneksel klasik dönem başyapıtlarına getirdikleri taze ve özgün yorumlarla büyük alkış alan topluluk, efsanevi piyanist Jenő Jandó gibi isimlerle yaptıkları elit iş birliklerinin getirdiği tecrübeyi sahneye yansıttı. Sanatseverler, çağdaş Macar bestecilerin zengin, yenilikçi ve modern tınılara sahip özel kompozisyonlarını canlı dinleme fırsatı yakaladı. Köklü bir geleneğin modern tınılarla buluştuğu dinletide Ferenc Farkas-Old Hungarian Dance, Joseph Haydn Quartet, Antonin Dvořák-String Quartet, Op. 95, "American" besteleri de çalındı. Ustaların rehberliğinde köklü geçmiş 1997 yılında Budapeşte Liszt Ferenc Müzik Akademisi mezunları tarafından kurulan ve 1998 yılından bu yana çalışmalarını aralıksız sürdüren Somogyi Quartet, sergilediği güçlü oda müziği disipliniyle hayranlık uyandırdı. Péter Somogyi (1. keman), György Lendvai (2. keman), Balázs Tóth (viyola) ve László Pólus’tan (viyolonsel) oluşan topluluk, Ferenc Rados ve Sándor Devich gibi efsanevi ustaların rehberliğinde şekillenen kariyerlerini Chicago Ravinia Festival gibi prestijli uluslararası platformlarda kazandıkları küresel deneyimlerle taçlandırdı. Macaristan'dan dünyaya uzanan başarı Başarılı topluluk, bugüne kadar Polonya, Slovakya, Romanya, Fransa, İsviçre ve Meksika gibi pek çok ülkede sahne aldı. 2001 ve 2003 yıllarında Fransa'nın Joinville kentindeki yaz festivaline konuk olan usta müzisyenler, burada verdikleri konserlerin yanı sıra bireysel ve oda müziği ustalık sınıfları da gerçekleştirdi. Çeşitli performansları MR Bartok Radio tarafından kayda alınan ve Ars Nova serisinin düzenli konukları arasında yer alan grup, 2011 yılında ise ARTISJUS Müzik Vakfı tarafından verilen saygın Performans Ödülü’ne layık görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üçay Mühendislik’in İlk Altı Aylık Cirosu 1,78 Milyar TL Oldu Haber

Üçay Mühendislik’in İlk Altı Aylık Cirosu 1,78 Milyar TL Oldu

Enerji, elektromekanik, iklimlendirme ve e-mobilite alanlarında faaliyet gösteren Üçay Mühendislik, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Cirosunu %15,5 artırdı Üçay Mühendislik’in hasılatı bir önceki yılın aynı dönemine göre %15,5 artış göstererek 1,78 milyar TL’ye, brüt kârı %91,2 artışla 455,1 milyon TL’ye, esas faaliyet kârı ise %220 artışla 220,4 milyon TL’ye ulaştı. 2026 yılının ilk yarısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, şunları söyledi: “İlk yarıda güçlü bir operasyonel performans ortaya koyduk” “Halka arzın tamamlanmasıyla birlikte sermaye yapımızı güçlendirirken, enerji ve mühendislik alanındaki büyüme fırsatlarını da daha geniş bir perspektifle değerlendirme imkânı elde ettik. Bu kapsamda yılın ilk yarısında faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda güçlü bir operasyonel performans ortaya koyduk. Elektrik ve mekanik taahhütten güneş enerjisine, e-mobiliteden uluslararası yatırımlara kadar farklı iş kollarında faaliyetlerimizi güçlendirirken, yeni projeler ve iş birlikleriyle de büyüme ivmemizi koruduk. 12 GES projesi devreye alındı Şirketimizin sürdürülebilir büyüme stratejisinin önemli başlıklarından biri olan güneş enerjisi yatırımları yılın ilk yarısında da devam etti. Bu dönemde toplam 333,61 kWp kurulu güce sahip 12 mesken GES projesini tamamlayarak devreye aldık. Söz konusu projelerin toplam sözleşme cirosu KDV hariç yaklaşık 284 bin dolar olarak gerçekleşti. Elaris’in şarj ağı %58 büyüdüElaris tarafında da elektrikli araç şarj ağı işletmeciliği alanındaki faaliyetlerimizi genişlettik. 2025 yılı sonunda Türkiye genelinde 71 adet olan aktif AC/DC şarj istasyonu soket sayısını, 2026 Haziran sonu itibarıyla %58 artırarak 112’ye çıkardık.3 büyük projede toplam 1 milyar TL’nin üzerinde sözleşme imzalandıBüyük ölçekli elektrik ve mekanik taahhüt projelerinde de önemli sözleşmelere imza attık. Nidapark Küçükyalı Projesi kapsamında C03 Ofis Blok ve AVM 1. Etap Elektrik ve Mekanik Tesisat İşleri için KDV hariç 256 milyon TL bedelli sözleşme imzaladık. İstanbul Havalimanı OC Binası projesinde ise THY AO İstanbul Havalimanı Otopark ve Ofis Binası Elektrik Tesisatı Yapım İşleri için imzaladığımız sözleşmenin bedeli KDV hariç 297,3 milyon TL oldu. Denizkoru Boğaz & Orman Projesi kapsamında gerçekleştirilecek elektrik ve mekanik tesisat işleri içinse 10,57 milyon dolar ve 547,46 milyon TL tutarında sözleşmeye imza attık. Macaristan’da yeni şirket kuruldu Tüm bunların yanı sıra uluslararası faaliyetlerimizi geliştirmek için de önemli bir adım attık. 5 Mayıs 2026 tarihinde Macaristan’da 36 milyon Macar Forinti sermayeyle kurduğumuz şirket aracılığıyla Avrupa genelindeki enerji yatırımlarına yönelik fırsatları değerlendirmeye ve uluslararası faaliyet alanımızı genişletmeye başladık.” Üçay Mühendislik Hakkında Temelleri 2000 yılında atılan Üçay Mühendislik Enerji ve İklimlendirme Teknolojileri A.Ş., enerji tasarrufu ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda iklimlendirme, elektrik, mekanik, güneş enerjisi sistemleri (GES) ve elektrikli araç (EA) şarj hizmetleri alanlarında faaliyet göstermektedir. Bağlı ortaklığı Elaris ile elektrikli araç şarj ağı işletmeciliği ve elektrikli şarj istasyonu satışı alanlarında da hizmet sunmaktadır. Merkezi İstanbul olan Üçay Mühendislik, Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 23 il 33 şube, depo ve showroom ile faaliyetlerine devam etmektedir. Kurulduğu günden bu yana 2 milyondan fazla bireysel ve kurumsal müşteriye mühendislik hizmeti sağlayan şirket, gelişmiş ERP altyapısıyla birbirine entegre çalışan şubeleri aracılığıyla yılda ortalama 30.000 müşteriye hızlı, güvenilir ve kesintisiz hizmet sunmaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam İlk Yarıda Verimlilik, Maliyet ve Finansman Yönetimi ile Operasyonel Çevikliğe Odaklandı Haber

Şişecam İlk Yarıda Verimlilik, Maliyet ve Finansman Yönetimi ile Operasyonel Çevikliğe Odaklandı

Cam ve kimyasallar sektörlerinin küresel oyuncusu Şişecam, 2026 yılı ilk yarı finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, yılın ilk altı ayında 122 milyar TL net satış gerçekleştirirken, toplam satışları içinde uluslararası satışların payı yüzde 61 oldu. Aynı dönemde 12 milyar TL yatırım yapan Şişecam'ın ihracatı 464 milyon dolar olarak gerçekleşti. Şirket ilk altı ayda 2,8 milyon ton cam, 2,2 milyon ton soda külü ve 2 milyon ton endüstriyel hammadde üretti. Can Yücel: "Önceliğimiz verimlilik, maliyet ve finansman yönetimi ile operasyonel çeviklik oldu" Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, yılın ilk yarısını değerlendirirken şunları söyledi: "Küresel ekonomideki belirsizliklerin, enerji ve lojistik maliyetlerindeki dalgalanmaların devam ettiği bir dönemi geride bıraktık. Bu süreçte küresel üretim ağımız, güçlü müşteri portföyümüz ve çevik yönetim anlayışımız sayesinde operasyonel ve finansal performansımızı korurken yeni fırsatları değerlendirmeye de devam ettik. İlk yarıdaki önceliğimiz verimlilik artışı, maliyet ve finansman yönetimi ile operasyonel çeviklik oldu. Güçlü bilanço ve sağlıklı nakit akışı hedefimiz doğrultusunda nakit yaratımı ve likidite yönetimine öncelik verdik. İşletme sermayesi yönetiminde disiplinli yaklaşımımızı ve sadeleşme çalışmalarımızı sürdürdük. Fon kaynaklarımızı ve nakit varlıklarımızı en verimli şekilde yönetmeye odaklandık. Yılın ilk çeyreğinde yatırımcıların yoğun ilgisiyle tamamlanan Eurobond ihracımız ve uluslararası finans kuruluşlarıyla geliştirdiğimiz iş birlikleri; kısa-orta vadeli likidite yönetimimizi ve uzun vadeli hedeflerimizi desteklememize katkı sağladı." Tarsus yatırımıyla kaplamalı cam kapasitesi yüzde 17 arttı Şişecam, yılın ilk çeyreğinde Bulgaristan ve İtalya'daki düz cam tesislerinde devreye aldığı iki yeni kaplamalı cam hattı ile Avrupa'daki kaplama kapasitesini yaklaşık iki katına çıkararak katma değerli ürün portföyünü genişletti. Yılın ikinci çeyreğinde ise Tarsus’taki yeni kaplamalı cam hattını tamamlayan Şişecam; yıllık 7 milyon metrekare kapasiteli bu yeni yatırımla, toplam kaplamalı cam kapasitesini yüzde 17 artırarak yıllık 48,1 milyon metrekareye ulaştırdı. Şirket, yıl sonuna kadar Hindistan'da devreye alacağı yıllık 4,5 milyon metrekare kapasiteli yeni hattıyla bu alandaki küresel varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Dünyanın en büyük düz cam üretim komplekslerinden birini devreye aldı Şişecam, Tarsus'ta ilk çeyrekte devreye aldığı yeşil saha düz cam yatırımındaki TR9 hattını tamamlayarak, yıllık 432 bin ton brüt üretim kapasitesine ulaştı. Bu stratejik adımla Tarsus düz cam tesisi, dünyanın en büyük düz cam üretim komplekslerinden biri haline geldi. Ayrıca, Kuzey İtalya düz cam fabrikasında planlanan periyodik bakım ve soğuk tamir çalışmaları başarıyla tamamlandı ve üretim yeniden başladı. Şişecam, bu planlı duruş yönetimi sayesinde Avrupa’daki diğer üretim tesislerinin kapasite kullanım oranlarını dengeli bir şekilde optimize etmeyi başardı. Avrupa'daki ilk cam ambalaj tesisi Macaristan'da üretime hazırlanıyor Şişecam, Avrupa'daki ilk cam ambalaj üretim tesisi olan Macaristan yatırımında önemli bir aşamayı tamamladı. Şirket, yıllık brüt 198 bin ton kapasiteli ilk fırınını test üretimlerine başlamak üzere ateşledi. Tesisin tam kapasiteyle devreye alınmasıyla birlikte Avrupa pazarındaki operasyonel gücün ve tedarik kabiliyetinin daha da artırılması hedefleniyor. ABD'deki büyüme planlarında ilerleme Şişecam, ABD'deki doğal soda külü faaliyetlerini sürdürürken, aynı bölgede geliştirdiği Pasifik Soda yatırımında ise izin süreçlerinde son aşamaya geldi. Şirket, değişen piyasa koşullarını dikkate alarak yatırımın en uygun şartlarda ilerletilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Yenilenebilir enerji kapasitesi yıl sonunda 106 MW'a ulaşacak Karbonsuz üretim hedefi doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarına devam eden Şişecam, daha önce devreye aldığı 25 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi santrallerine Manisa'da kurulan 20 MW'lık yeni tesisi ekledi. Böylece şirketin toplam GES kurulu gücü 45 MW'a ulaştı. Yıl sonuna kadar Kars'ta devreye alınması planlanan 61 MW kapasiteli yeni yatırımla toplam kapasitenin 106 MW'a yükselmesi hedefleniyor. İhracat liderliği ve uluslararası başarılar Şişecam, 2025 yılında gerçekleştirdiği 938 milyon dolarlık ihracat performansıyla Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından bir kez daha sektörünün ihracat lideri seçildi. Şirket ayrıca, dünyada ilk kez dijital müzakere edilebilir enstrüman olarak yapılandırılan Working Capital Note işlemiyle GTR Awards 2025 kapsamında "En İyi İşlem" ödülüne layık görüldü. Kurumsal yönetim uygulamalarıyla World Finance tarafından Türkiye'nin en iyisi seçilen Şişecam, TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporunu bağımsız güvence sürecinden geçirerek yayımladı. "Uzun vadeli rekabet gücümüzü artıracak alanlara odaklanıyoruz" Yılın geri kalanına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Can Yücel şunları söyledi: "Değişen piyasa koşullarına uyum sağlamayı sürdürürken, uzun vadeli rekabet gücümüzü artıracak alanlara odaklanacağız. Verimlilik programlarımızı yaygınlaştıracak, katma değerli ürünlerin portföyümüzdeki payını artıracak, yeni pazarlardaki etkinliğimizi geliştirecek ve sürdürülebilirlik çalışmalarımızı ileri taşıyacağız. Aynı zamanda bilanço yapımızı daha da güçlendirmeye ve finansal dayanıklılığımızı korumaya devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nden 4 ayda 12 etkinlik Haber

Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nden 4 ayda 12 etkinlik

Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Fuat Gürle, 2026 yılının kalan dört ayında tasarım, pazarlama, yeni pazarlara açılım ve ihracatçıların yetkinliklerini geliştirmeye yönelik 12 farklı etkinlik gerçekleştirecekleri bilgisini paylaştı. “İki milli katılım, iki tasarım yarışması, üç sektörel ticaret heyeti, bir alım heyeti, iki sektörel eğitim ve iki fuara info stantla katılım organizasyonu ve ekim ayında “İhracatın Yıldızları Ödül Töreni” düzenleyeceğiz” diyen Gürle, “Birlik olarak, yoğun programla mobilya, kâğıt ve odun dışı orman ürünleri sektörlerinde katma değerli ihracatı artırmayı ve 1 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmayı amaçlıyoruz. Alt sektörlerimizin ihracatını sadece miktar olarak değil, katma değer açısından da büyütmek istiyoruz. Bu nedenle tasarımdan pazarlamaya, ticaret heyetlerinden fuarlara ve eğitimlere kadar geniş bir etkinlik takvimi oluşturduk. Firmalarımızın yeni pazarlara ulaşmasını, mevcut pazarlardaki konumlarını güçlendirmesini ve daha yüksek katma değerli ürünler ihraç etmesini hedefliyoruz” dedi. Mobilyada 4 ülkeye 3 sektörel ticaret heyeti Mobilya sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırmak için tasarım ve yeni pazar çalışmalarına ağırlık verdiklerinin altını çizen Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör, “Mobilyada artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil, özgün tasarım, marka ve pazarlama gücüyle rekabet ediyoruz. Ezber Bozan Mobilya Tasarım Yarışmamızla genç tasarımcıları sektörle buluştururken, ticaret heyetlerimizle ihracatçılarımızı doğrudan yeni alıcılarla bir araya getireceğiz. İngiltere, Sırbistan-Macaristan ve Fas ticaret heyeti programlarımız, mobilya ihracatımızı çeşitlendirmek açısından önemli fırsatlar sunacak” diye konuştu. EMKOÜİB Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör’ün verdiği bilgiye göre, Birliğin mobilya alt sektörüyle ilgili etkinlik takvimi 21 Ağustos’ta Ezber Bozan Mobilya Tasarım Yarışması jüri değerlendirme toplantısıyla başlayacak. Yarışmanın ödül töreni 22 Eylül’de gerçekleştirilecek. EMKOÜİB, mobilya ihracatçılarını İngiliz ithalatçılarla 6-10 Ekim 2026 tarihlerinde, Sırbistan-Macaristan’daki ithalatçılarla 1-5 Aralık 2026 tarihlerinde bir araya getirecek. EMKOÜİB, 34 firmanın katılımıyla devam eden Aegean Furniture isimli UR-GE Projesi kapsamında 14-18 Eylül 2026 tarihlerinde mobilya ithalatçılarını İzmir’de ağırlarken, URGE kapsamında yılın son buluşması aralık ayında Faslı mobilya ithalatçılarıyla gerçekleştirilecek. Kâğıt sektöründe küresel bağlantılar güçlendirilecek Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Ferit Kora ise kâğıt ve ambalaj sektörlerinin küresel pazarlardaki görünürlüğünü ve ihracat bağlantılarını artırmaya yönelik organizasyonlara dikkat çekti. Kora, “Kâğıt sektöründe ihracatımızı artırmanın yolu yeni müşterilere ulaşmaktan ve küresel tedarik zincirlerindeki konumumuzu güçlendirmekten geçiyor. 11-12 Kasım’da Paper & Tissue London Fuarı’na, Paper & Tissue Abu Dhabi Fuarına ise 2027 Mart ayında milli katılım sağlayacağız.” ifadelerini kullandı. Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği olarak bu yıl ilk kez hayata geçirdikleri Papirüs Ambalaj Yarışması’nın ödül törenini 9 Aralık 2026 tarihinde yapacakları bilgisini veren Kora, 24-26 Eylül’de FDI İstanbul ve 13-16 Ekim’de İstanbul Ambalaj Fuarı’na info stantla katılım gerçekleştirecekleri sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu Haber

11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu

Kazanan isimler: Mátyás Czeglédi, Feyza Nur Veziroğlu, Fanni Eszter Luzsicza, Taha Düzler, Atıfcan Yaraç, Zeynep Akman, Osman Burak Dikilitaş, Baran Batıbay, Zeynep Kılınç, Cemil Arslan Hitay Vakfı tarafından genç sanatçı adaylarını desteklemek amacıyla 2013 yılından bu yana düzenlenen Hitay Vakfı Sanat Yarışması, her yıl genişleyen etki alanı ve gelişen uluslararası yapısıyla yolculuğunu sürdürüyor. İlk yıllarında tek bir üniversiteyle iş birliği içinde gerçekleştirilen yarışma, geçtiğimiz yıl Türkiye genelindeki üniversite öğrencilerinin başvurusuna açılmıştı. Bu yıl ise Türk Devletleri Teşkilatı iş birliğiyle uluslararası bir boyut kazanan yarışma, Türk dünyasının genç sanatçı adaylarını ortak bir platformda bir araya getirdi. Uluslararası öğrencilerden yoğun ilgi Türkiye, Azerbaycan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kazakistan, Kırgızistan, Macaristan, Özbekistan ve Türkmenistan’da resim, heykel ve fotoğraf alanlarında lisans ve yüksek lisans eğitimi alan öğrencilerin başvurusuna açık olan yarışma, bu yıl uluslararası öğrencilerden de yoğun ilgi gördü. Yaklaşık 600 öğrencinin başvurduğu yarışmada, toplam katılımın yüzde 15’ini uluslararası öğrenciler oluşturdu. Farklı ülkelerden genç sanatçı adaylarının aynı platformda buluşması, yarışmanın kültürler arası etkileşim alanını genişletirken, genç sanatçıların üretimlerini uluslararası bir perspektifle paylaşmalarına da imkân sağladı. 10 öğrenci Venedik Bienali Keşif Programı’na katılacak Jüri değerlendirmesi sonucunda başarılı bulunan 10 öğrenci, 61. Venedik Bienali kapsamında düzenlenecek özel keşif programına katılma hakkı kazandı. Genç sanatçılar, dünyanın en önemli çağdaş sanat etkinliklerinden biri olan Venedik Bienali’ni yerinde deneyimleme, farklı sanat pratiklerini yakından inceleme ve uluslararası sanat çevreleriyle temas kurma fırsatı bulacak. Programın, öğrencilerin sanatsal gelişimlerine katkı sunmasının yanı sıra üretim süreçlerine yeni bakış açıları kazandırması hedefleniyor. Bugüne kadar 40 öğrenci uluslararası sanat deneyimi kazandı Hitay Vakfı Sanat Yarışması kapsamında bugüne kadar 40 öğrenci, dünyanın önde gelen sanat etkinliklerini yerinde deneyimleme fırsatı elde etti. İlk yıllarında dört öğrencinin katılımıyla başlayan program kapsamında Art Basel, Berlin Bienali ve Venedik Bienali gibi uluslararası sanat dünyasının önde gelen organizasyonları ziyaret edildi. Yıllar içinde büyüyerek daha fazla öğrenciye ulaşan yarışma, katılımcıların uluslararası sanat ortamlarını yakından tanımalarına, farklı disiplinleri gözlemlemelerine ve kişisel üretimlerine yeni perspektifler kazandırmalarına katkı sağladı. Genç sanatçılar için sürdürülebilir bir gelişim platformu On üç yıldır sanat eğitimi alan öğrencileri destekleyen Hitay Vakfı, yarışma aracılığıyla yalnızca bir ödül programı sunmayı değil; genç sanatçı adaylarının gelişimine katkı sağlayan sürdürülebilir bir kültür ve eğitim platformu oluşturmayı amaçlıyor. Yarışma, genç sanatçıların eserlerini görünür kılmalarına, uluslararası sanat ortamlarını yakından tanımalarına ve kariyer yolculuklarında yeni deneyimler kazanmalarına destek olmayı sürdürüyor. Jüri Üyeleri: Prof. Dr. Turan Aksoy Prof. Dr. Çağrı Saray Prof. Dr. Seniha Ünay Prof. Seçkin Tercan Doç. Dr. Aşkın Ercan Doç. Dr. Mullajonova Nigina Zhamolovna Doç. Tanzer Arığ Dr. Öğr. Üyesi Borga Kantürk Dr. Judit Geller Öğr. Gör. Adilet Canapilov Jahangir Selimhanov Yerbolat Tolepbay Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hepa Türkiye Desteğiyle, Macaristan - Türkiye İş Birliklerinde Hasat Zamanı Haber

Hepa Türkiye Desteğiyle, Macaristan - Türkiye İş Birliklerinde Hasat Zamanı

HEPA Türkiye'nin katkılarıyla hayata geçirilen iki yeni proje, tarım ve havacılık alanlarında Türkiye ile Macaristan arasındaki iş birliğinin somut çıktıları olarak öne çıkıyor. Macaristan'ın yüksek verimli buğday tohumları Türkiye'de üretime kazandırılırken, Macar teknolojisiyle geliştirilen Airbus A320 uçuş simülatörü İstanbul'daki AFA Flight Academy'de havayolu pilotlarının eğitimine katkı sağlayacak. Macar Tohumları Türkiye Toprağına Uyum Sağladı Macaristan'ın köklü tohumculuk şirketlerinden Istroseed ile Türkiye’nin özel ürünleriyle sektörde öne çıkan markası Ayan Tohumculuk arasında kurulan iş birliği kapsamında önemli bir aşama kaydedildi. Istroseed'e ait iki farklı buğday çeşidi için Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı'na tescil ve ön üretim izni başvuruları tamamlandı. Çoğaltma çalışmalarının başarıyla sürdürdüğü projede , şimdiden her bir çeşitte yaklaşık 120 dönümlük üretim alanına ulaşıldı. Önümüzdeki yıllarda üretim kapasitesinin katlanarak artması hedeflenirken, HEPA Türkiye ve Istroseed yetkililerinin gerçekleştirdiği saha ziyaretleri de, tohumların Türkiye'nin iklim ve toprak koşullarına uyum sağladığını ortaya koydu. Elde edilen yüksek verim ve olumlu sonuçların, iki ülke arasındaki tarımsal ticareti çok daha ileri bir noktaya taşıması bekleniyor. Simnest Airbus A320 Simülatörü, Türk Pilotlarını Eğitecek HEPA Türkiye’nin katkı sunduğu bir diğer önemli iş birliği ise havacılık sektöründe hayata geçiriliyor. Havacılık sektöründe de teknoloji transferi odaklı bir adım atıldı. Macaristan merkezli Simnest tarafından geliştirilen ve yüksek teknolojisiyle öne çıkan Airbus A320 uçuş simülatörü, Türkiye’ye gerçekleştirilen ilk satış kapsamında İstanbul’daki AFA Flight Academy’ye teslim ediliyor. Kurulumu kısa sürede tamamlanacak olan simülatör, havayolu pilotlarının simülasyon eğitimlerinde aktif rol oynayacak. Türkiye ile Macaristan arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirme vizyonuyla hareket eden HEPA Türkiye, hayata geçirdiği bu stratejik iş birlikleriyleiki ülke arasındaki ticaret hacminin artışına yön vermeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri Sektöründen 459 Milyon Dolarlık İhracat Başarısı Haber

 Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri Sektöründen 459 Milyon Dolarlık İhracat Başarısı

Sektör ikinci yarıda UR-GE projeleri, sektörel ticaret heyetleri, milli katılım fuarları ve tasarım yarışmalarıyla ihracatta yeni pazar ve katma değer odaklı büyümeyi hedefliyor. Sektörün ihracat performansını ve bu süreçte gerçekleştirdikleri faaliyetleri “EİB 2026 Yılı İlk Yarı Değerlendirme Toplantısı”nda paylaşan Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, “2026 yılının ilk yarısını, küresel ticaretteki belirsizliklerin ve üretim maliyetlerindeki artışların ihracatçılarımız üzerindeki etkisini sürdürdüğü bir dönem olarak geride bıraktık. Yılın ilk altı ayında, Türkiye geneli ihracat 136 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ege Bölgesi’nden gerçekleştirilen ihracat ise 9,5 milyar dolar seviyesinde kaydedildi. Birliğimiz 6 aylık ihracatı 459 milyon dolar oldu. Tüm zorluklara rağmen 2025 yılındaki ihracat seviyemizi korumayı başardık.” dedi. Odundışı orman ürünlerinde yüzde 34’lük artış Başkan Gürle, “Alt sektörlerimiz itibarıyla kâğıt ve kâğıt mamulleri ihracatımız 266 milyon dolar, mobilya ihracatımız 94 milyon dolar, odun dışı orman ürünleri ihracatımız ise 81 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. İhracatında Türkiye lideri olduğumuz odundışı orman ürünleri sektöründe yüzde 34’lük ihracat başarısına imza attık. Özellikle kekik, defne, tıbbi ve aromatik bitkilerde güçlü tedarikçi kimliğimizi pekiştirdik. Ortaya çıkan tabloyu değerlendirirken yalnızca ihracat rakamlarına değil, ihracatçılarımızın içinde bulunduğu koşullara da bakmamız gerekiyor. Döviz kurundaki gelişmelerin hammadde, enerji, işçilik ve finansman maliyetlerindeki artışın gerisinde kalması, firmalarımızın dış pazarlardaki fiyat rekabetini zorlaştırmaktadır.” diye konuştu. Yılın ikinci yarısında da maliyet baskısı ve küresel talepteki dalgalanma devam edebilir Özellikle fiyat duyarlılığının yüksek olduğu pazarlarda ihracatçıların hareket alanının daraldığını vurgulayan Ali Fuat Gürle şunları söyledi: “Buna rağmen sektörlerimiz; üretim kabiliyeti, kalite anlayışı, tasarım gücü ve değişen pazar koşullarına uyum yeteneği sayesinde ihracattaki konumunu korumak için önemli bir mücadele vermektedir. Yılın ikinci yarısında da maliyet baskısının ve küresel talepteki dalgalanmanın devam etmesini bekliyoruz. Bununla birlikte, yeni pazarlara erişim sağlayan faaliyetlerimizin ve firmalarımızı doğrudan alıcılarla buluşturan projelerimizin ihracata olumlu katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Eylül’de Paper & Tissue Show Abu Dhabi ve Kasım’da Paper & Tissue Show Londra Fuarı Türkiye Millî Katılım Organizasyonu Mobilya sektöründe Aegean Furniture UR-GE Projesi kapsamında firmaların kurumsal ve ihracat kapasitelerini geliştirmeye devam edeceklerini belirten Başkan Gürle, “Ekim ayında Londra’da gerçekleştirmeyi planladığımız İngiltere ve Aralık ayında gerçekleştirmeyi planladığımız Sırbistan- Macaristan Mobilya Sektörel Ticaret Heyeti ile firmalarımızı ithalatçılar, distribütörler, mimarlar ve proje firmalarıyla bir araya getireceğiz. Kâğıt ve ambalaj sektöründe Aegean Paper UR-GE Projemizle firmalarımızın eğitim, danışmanlık ve yurt dışı pazarlama faaliyetlerini destekleyeceğiz. Eylül ayında düzenlenecek Paper & Tissue Show Abu Dhabi ve Kasım ayında düzenlenecek Paper & Tissue Show Londra Fuarı Türkiye Millî Katılım Organizasyonu ile sektörümüzün Avrupa pazarındaki görünürlüğünü artırmayı hedefliyoruz.” dedi. Papirüs Ambalaj Tasarım Yarışması ile tasarım kültürü kâğıt ve ambalaj sektörüne taşınıyor Gürle, tasarım odaklı ihracat çalışmalarını da kararlılıkla sürdürdüklerine değinerek, “Altıncısını düzenlediğimiz Ezber Bozan Mobilya Tasarım Yarışması’nın yanı sıra, ilk kez hayata geçirdiğimiz Papirüs Ambalaj Tasarım Yarışması ile tasarım kültürünü kâğıt ve ambalaj sektörüne taşıyoruz. Odun dışı orman ürünlerinde ise Teknik Komitemiz aracılığıyla uluslararası mevzuatı yakından takip ediyor; kekik, defne ve diğer tıbbi ve aromatik bitkilerimizin ihracatında teknik engellerin aşılması için ilgili Bakanlıklarımız ve uluslararası sektör kuruluşlarıyla çalışmalar yürütüyoruz. Daha yüksek katma değerli, tasarım ve marka odaklı, sürdürülebilir ve farklı pazarlara yayılmış bir ihracat yapısı oluşturmak istiyoruz. 2026 yılının ikinci yarısında da firmalarımızı yeni alıcılarla buluşturmaya, rekabet güçlerini geliştirmeye ve sektörlerimizin sorunlarını ilgili kurumlar nezdinde takip etmeye devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.