Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Macaristan

Kapsül Haber Ajansı - Macaristan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Macaristan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üçay Mühendislik’ten Macaristan’da 7,3 Milyon Euro’luk Güneş Enerjisi Yatırımı Haber

Üçay Mühendislik’ten Macaristan’da 7,3 Milyon Euro’luk Güneş Enerjisi Yatırımı

Yılın ilk ayında halka arz sürecini başarıyla tamamlayan Üçay Mühendislik, yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarını Avrupa pazarında genişletmek üzere önemli bir adım attı. Şirketin yüzde 100 iştiraki olan Macaristan merkezli Üçay Europe KFT, yine Macaristan’da faaliyet gösteren Bajai KFT’nin sermayesinin tamamını temsil eden payları satın almak amacıyla Solar Repower KFT ile bağlayıcı pay devir sözleşmesi imzaladı. 7,3 milyon Euro bedelle gerçekleştirilecek satın alma kapsamında Bajai KFT bünyesinde toplam 107.781 metrekare arazi üzerinde kurulu 9 güneş enerjisi santrali bulunuyor. Santrallerin toplam kurulu gücü 4.491 kWe (AC) ve 5.175 kWp (DC) seviyesinde. Pay devrinin tamamlanması sözleşmede belirtilen şartların yerine getirilmesine ve gerekli yasal izinlerin alınmasına bağlı olacak. Elektrik üretiminde 2067’ye kadar lisans hakkı Bajai KFT bünyesindeki güneş enerjisi santrallerinin işletme hakları lisansı 2067 yılına kadar devam ediyor. Santrallerin 2040 yılına kadar üreteceği elektriğin ilgili yasal düzenlemeler kapsamındaki alım garantisi çerçevesinde Macaristan devleti tarafından satın alınması öngörülüyor. 2040-2067 döneminde üretilecek elektriğin ise serbest piyasa koşullarında satılması planlanıyor. Söz konusu yatırımın Üçay Mühendislik’in yenilenebilir enerji alanındaki faaliyetlerini uluslararası ölçekte geliştirmesinin yanı sıra uzun vadeli gelir yapısını desteklemesi bekleniyor. Satın alma halka arz gelirleriyle finanse edilecek Satın almanın finansmanında Üçay Mühendislik’in halka arz sürecinde elde ettiği fonların kullanılması planlanıyor. Yatırımın 2027’den itibaren gelir ve kârlılığa katkı sağlaması bekleniyor Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, şunları söyledi: “Yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarımızı uluslararası pazarlara taşıyarak uzun vadeli büyüme hedeflerimizi desteklemeyi amaçlıyoruz. Macaristan’da toplam 5.175 kWp kurulu güce sahip 9 güneş enerjisi santralini bünyesinde barındıran Bajai KFT’nin tamamını devralmaya yönelik imzaladığımız sözleşme de bu hedef doğrultusunda attığımız önemli adımlardan biri. Santrallerin uzun vadeli lisans yapısı ve elektrik satışına ilişkin mevcut düzenlemeler, yatırımın sürdürülebilir gelir potansiyelini destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Halka arz gelirlerimizle finanse etmeyi planladığımız bu yatırımın 2027 ve sonraki dönemlerde konsolide gelirlerimize ve operasyonel kârlılığımıza katkı sağlamasını bekliyoruz. Avrupa pazarındaki büyüme hedeflerimiz doğrultusunda yenilenebilir enerji alanındaki fırsatları değerlendirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğuş Çay’a Dünya Bankası Grubu’ndan 100 Milyon Euro'luk Finansman Haber

Doğuş Çay’a Dünya Bankası Grubu’ndan 100 Milyon Euro'luk Finansman

Markanın patates cipsi ve domates salçası üretim kapasitesinin artırılması, tohum üretimi ve depolama altyapısına yatırımında kullanılacak finansmanın, yaklaşık 3.400 doğrudan ve dolaylı istihdam ve 50 bini aşkın çiftçiye gelir fırsatı yaratarak Türkiye’nin tarımsal rekabet gücünü yükseltmesi bekleniyor. Doğuş Çay, uzun vadeli yatırım programı kapsamında Dünya Bankası Grubu’nun özel sektör kolu Uluslararası Finans Kurumu’ndan (IFC), sekiz yıl vadeli 100 milyon euroluk kredi sağladı. IFC’nin Türkiye genelinde istihdamı artırmak, tarımsal tedarik zincirlerini güçlendirmek ve çiftçileri desteklemek amacıyla verdiği bu finansman, Dünya Bankası Grubu’nun Türkiye’de özel sektörün büyümesi, istihdam yaratılması ve tarımsal değer zincirlerinin rekabet gücünün artırılmasına yönelik daha geniş kapsamlı öncelikleriyle uyumlu bir adım niteliği taşıyor. Gıda, lojistik ve tarımda 3.400 kişilik istihdam yaratacak Doğuş Çay’ın gıda üretim kapasitesini artırmasına, tarımsal tedarik zincirlerini güçlendirmesine katkı sağlayacak bu finansman; gıda işleme, lojistik ve tarım alanlarında yaklaşık 3.400 doğrudan ve dolaylı istihdamı destekleyecek. İki yıl geri ödemesiz dönem içeren finansman; Doğuş Çay’ın patates cipsi ve domates salçası üretim kapasitesinin artırılması, tohum üretimi ve depolama altyapısına yatırım yapılması ile şirketin Türkiye genelindeki dağıtım ve lojistik faaliyetlerinin geliştirilmesi için kullanılacak. Türkiye genelinde 50 bini aşkın çiftçiyle çalışan Doğuş Çay; patates, çay, şeker pancarı, mısır ve domates başta olmak üzere temel tarım ürünlerini yerel üreticilerden tedarik ediyor. Sözleşmeli tarım modeli sayesinde çiftçiler; pazara erişim, teknik destek, kaliteli girdiler ve daha öngörülebilir gelir olanaklarından yararlanıyor. Yatırımın, şirketin çiftçilerle kurduğu işbirliklerini güçlendirmesi ve üretim artışına paralel olarak büyüyen tedarik ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlaması bekleniyor. Karakan: “Finansman, Doğuş Çay’ın büyüme potansiyeline olan uluslararası güveni yansıtıyor” Doğuş Çay Yönetim Kurulu Üyesi Bilge Kaan Karakan, “Şirketimizin büyüme potansiyeline ve yatırım planlarına duyulan uluslararası güveni yansıtan bu finansman; başta patates cipsi üretim tesislerimizdeki kapasite artışı ve verimlilik yatırımları olmak üzere, domates salçası üretim altyapımızı, dağıtım kabiliyetlerimizi ve inovasyon çalışmalarımızı destekleyecek. Macaristan’daki patates cipsi üretim tesisimizi 2027 yılında faaliyete geçirerek Avrupa’daki büyüme yolculuğumuzu daha da ileri taşımayı planlıyoruz. Tarım sektöründeki 41 yıllık deneyimimiz, farklı kategorilerdeki güçlü markalarımız ve yenilikçi ürünlerimizle uluslararası pazarlardaki varlığımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz” değerlendirmesini yaptı. Albuquerque de Almeida: ‘Türkiye’de tarım- gıda sektörünün rekabetçiliğini destekliyoruz” Türkiye’nin gıda ve içecek sektörünün ülke genelinde binlerce çiftçi ve işletme için önemli bir istihdam ve gelir kaynağı olduğunu belirten IFC Orta Doğu ve Orta Asya İmalat, Tarım ve Hizmetler Bölge Direktörü Wagner Albuquerque de Almeida ise “Bu yatırım, çiftçiler, üreticiler ve pazarlar arasındaki bağların güçlenmesine yardımcı olurken Türkiye tarım-gıda sektörünün uzun vadeli büyümesini ve rekabetçiliğini de destekleyecek” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım 110’dan Fazla Ülkeye İhracat Yapıyor Haber

Sunar Yatırım 110’dan Fazla Ülkeye İhracat Yapıyor

Türkiye’nin tarıma dayalı sanayisinde yarım asrı aşan birikimiyle faaliyet gösteren Sunar Yatırım, entegre üretim kabiliyetini uluslararası pazarlardaki güçlü ticaret ağıyla birleştiriyor. Grup; gıda, un ve yem, bitkisel yağ, nişasta ve nişasta bazlı ürünler, tarım ve biyoendüstriyel çözümler alanlarında faaliyet gösterirken, 6 kıtada 110’un üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. 25 milyar TL’yi aşan cirosu ve 1.300’ün üzerindeki çalışanıyla Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında yer alan Sunar Yatırım, ihracatta ölçek büyütmenin yanı sıra ürün karmasında katma değeri artırmaya odaklanıyor. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, ihracat stratejilerinin üretimden Ar-Ge’ye uzanan bütüncül bir yapı üzerine kurulduğunu belirterek, “Sunar Yatırım olarak bugün 6 kıtada 110’un üzerinde ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracat ve 250 milyon doların üzerindeki ihracat hacmimizle küresel pazarlardaki konumumuzu güçlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarımızla ürünlerimizin katma değerini artırırken mevcut pazarlarımızdaki derinliğimizi geliştirmek ve yeni pazarlarda daha güçlü bir konum elde etmek. İhracatta sürdürülebilir büyümenin, pazara yalnızca ürün değil, daha yüksek katma değer sunmaktan geçtiğine inanıyoruz” dedi. Türkiye’nin mısır yağı ihracatında güçlü konum Sunar Yatırım’ın küresel pazarlardaki konumu, Türkiye’nin mısır yağı ve mısır nişastası ihracatındaki payıyla da öne çıkıyor. Grup, Türkiye’nin mısır yağı ihracatının yüzde 64’ünü, mısır nişastası ihracatının ise yüzde 29’unu gerçekleştiriyor. Farklı coğrafyalardaki pazar ihtiyaçlarına yönelik ürün geliştirme kabiliyetlerinin ihracat stratejilerinin önemli bir parçası olduğunu belirten Mustafa Nuri Çomu, “Mevcut ihracat pazarlarımızdaki konumumuzu güçlendirirken, farklı coğrafyalardaki ihtiyaçları yakından takip ederek katma değerli ürünlerle yeni pazarlara ulaşmayı hedefliyoruz. Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarımızı da bu doğrultuda şekillendiriyor, Türkiye’de geliştirdiğimiz üretim ve teknoloji yetkinliğini küresel pazarlara taşımaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Ar-Ge, yeni ihracat alanlarının önünü açıyor Sunar Yatırım’ın ihracat stratejisinde Ar-Ge, yeni ürün geliştirilmesinin yanı sıra farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirilmesinde de önemli bir rol üstleniyor. Sunar Mısır bünyesinde faaliyet gösteren Ar-Ge Merkezi, 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanarak “nişasta sektöründe Türkiye’nin ilk ve tek Ar-Ge merkezi” olarak çalışmalarına başladı. 1 milyon doların üzerinde teknoloji altyapısına sahip Ar-Ge Merkezi’nde yeni ürün geliştirme, proses iyileştirme ve farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik özel çözümler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Tarımsal ham maddelerin daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik çalışmalar da merkezin odak alanları arasında yer alıyor. Araştırmacılarının yüzde 75’i kadınlardan oluşan Ar-Ge Merkezi, grubun bilimsel ve teknolojik yetkinliğini insan kaynağı perspektifiyle destekliyor. Yeni yatırımlarla üretim ve ihracat kapasitesi güçleniyor Sunar Yatırım, mevcut üretim ve ihracat kapasitesini yeni yatırımlarla geliştirmeye devam ediyor. Yem sektöründeki büyüme hedefi doğrultusunda Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nde 15 milyon dolarlık yeni bir yem fabrikası yatırımı için çalışmalara başlayan grup, üretim kapasitesini ve operasyonel gücünü artırmaya yönelik yeni projeler üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Yatırımların yalnızca Türkiye’deki üretim kapasitesinin geliştirilmesiyle sınırlı olmadığını belirten Mustafa Nuri Çomu, Avrupa pazarındaki konumlarını güçlendirecek yeni projeler üzerinde de çalıştıklarını ifade etti. Çomu, “Yem sektöründe daha büyük bir oyuncu olma hedefindeyiz. Diyarbakır’daki yatırımımızla üretim kapasitemizi artırırken, Avrupa’daki pazarlara erişimimizi güçlendirmek amacıyla Macaristan’da da yeni bir sanayi yatırımı projesi yürütüyoruz. Burada ilk etapta sorbitol ve polioller üretmeyi planlıyoruz” dedi. Grubun yenilenebilir enerji yatırımlarının da üretim altyapısını desteklediğini belirten Çomu, Adıyaman, Çankırı, İzmir, Antalya ve Eskişehir’deki Güneş Enerjisi Santrali yatırımlarıyla yıl sonunda 100 MW’ın üzerinde kurulu güce ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. Entegre üretim yapısı ihracat gücünü destekliyor Sunar Yatırım’ın üretim ve ihracat yapısında, tarımsal ham maddeden nihai ürüne uzanan entegre değer zinciri önemli bir rol oynuyor. Sunar Mısır’ın nişasta ve nişasta bazlı ürünlerdeki üretim gücü, Elita Gıda’nın bitkisel yağ alanındaki faaliyetleri, Sunar Un’un modern üretim altyapısı, Sunar Yem’in faaliyetleri ve grubun tarımsal çalışmaları, birbirini tamamlayan bir yapı oluşturuyor. Bu entegre yapı, ham madde tedarikinden ürün geliştirmeye ve üretimden kalite kontrolüne kadar farklı aşamalarda grubun operasyonel kabiliyetini desteklerken, uluslararası müşterilerin değişen ihtiyaçlarına yönelik hızlı ve etkin çözümler sunma kabiliyeti sağlıyor. Yeni ürünler Foodist 2026’da uluslararası sektör profesyonelleriyle buluştu Sunar Yatırım, ihracat odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda geliştirdiği yeni ürünlerini 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Foodist 2026 kapsamında uluslararası sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Fuarda profesyonel mutfaklara yönelik geliştirilen Hüner Baklavalık Un, Hüner Baklavalık Yağ ve Sunar Profesyonel Kızartmalık Yağ ilk kez tanıtılırken, Sunar Yağ’ın yenilenen ambalajları ve mısır nişastası bazlı biyoplastik poşetler de iş ortaklarıyla paylaşıldı. Foodist 2026’nın mevcut ve yeni ihracat pazarlarıyla doğrudan temas açısından önemli bir buluşma olduğunu belirten Çomu, “Uluslararası fuarlar, farklı pazarlardaki ihtiyaçları doğrudan gözlemlemek ve iş ortaklarımızla daha yakın ilişkiler geliştirmek açısından önemli fırsatlar sunuyor. Foodist 2026’da yeni ürünlerimizi uluslararası sektör profesyonelleriyle buluştururken, farklı pazarlardaki beklentileri de yakından değerlendirme fırsatı bulduk. Önümüzdeki dönemde ürün portföyümüzü geliştirmeye ve Türkiye’nin üretim gücünü daha yüksek katma değerle küresel pazarlara taşımaya devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ren ve Tuna Nehirlerindeki Düşük Su Seviyeleri Avrupa Ekonomisini Baskı Altına Alıyor    Haber

Ren ve Tuna Nehirlerindeki Düşük Su Seviyeleri Avrupa Ekonomisini Baskı Altına Alıyor   

Coface, su seviyelerinin kısa vadede düşük kalmasının beklendiğine, ekonomik etkilerin ise önümüzdeki aylarda devam ederek kırılgan ekonomilerde büyümeyi olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Öne çıkan veriler 8 cm: Ren Nehri’nin Kaub ölçüm istasyonundaki su seviyesi 18 Ağustos’ta 8 santimetreye kadar geriledi. Bu seviye, nehir taşımacılığının kısıtlanmaya başladığı 78 santimetrelik eşiğin oldukça altında kalırken, 2018’de kaydedilen 25 santimetrelik tarihi dip seviyeyi de geride bıraktı. Yüzde 20: Ağustos ayı başında Ren Nehri’ndeki bazı yük gemileri normal taşıma kapasitelerinin yaklaşık yüzde 20’siyle sefer yapabildi. Yüzde 72: Avrupa’daki iç su yolu taşımacılığının yüzde 60’ı Ren, yüzde 12’si ise Tuna üzerinden gerçekleştiriliyor .Büyümede 0,4 puana varan kayıp: 2018’de yaşanan son büyük düşük su seviyesi döneminde Almanya’nın reel GSYH büyümesi 0,3 ila 0,4 puan gerilemişti. Avrupa’nın nehirlerinde tarihi düşüş Avrupa’da aylardır devam eden olağanüstü sıcak ve kurak hava koşulları, birçok nehirde su akışının önemli ölçüde azalmasına yol açtı. Bu durumun etkileri, kıtanın taşımacılık ve ekonomik faaliyetlerinde stratejik rol oynayan Ren ve Tuna nehirlerinde daha belirgin şekilde görülüyor. Ren Nehri’nin su seviyesi, ağustos ayı başında Almanya’daki Kaub ölçüm istasyonunda tüm zamanların en düşük seviyesine inerken Tuna’nın Macaristan ve Romanya’daki bazı kesimlerinde de daha önce görülmemiş seviyeler kaydedildi. Düşük su seviyeleri çevresel etkilerin yanı sıra ekonomi üzerinde de doğrudan sonuçlar yaratıyor. Yük taşımacılığındaki aksamalar ve bazı enerji tesislerinin faaliyetlerinde yaşanan sorunlar, bu altyapılara bağımlı sanayi sektörlerinin üretimini de etkiliyor. Tedarik zincirlerinde lojistik baskı artıyor İç su yolu taşımacılığının Avrupa’daki toplam yük taşımacılığındaki payı sınırlı olsa da Ren ve Tuna’nın geçtiği ülkelerde bu yöntem stratejik önem taşıyor. Nehir taşımacılığının yük taşımacılığındaki payı Almanya’da yüzde 5,4, Romanya’da ise yüzde 19,2’ye kadar çıkıyor. Nehir taşımacılığının diğer ulaşım yöntemleriyle ikame edilmesi de kolay görünmüyor. Bir nehir gemisi yaklaşık 2 bin ton yük taşıyabilirken bu miktar bir yük treninde 1.500 tona, bir tanker kamyonunda ise 25 tona kadar düşüyor. Düşük su seviyelerinin taşınan yük miktarı ve maliyetler üzerindeki etkileri şimdiden görülmeye başladı. Ağustos ayı başında Ren’de seyreden bazı yük gemileri normal kapasitelerinin yaklaşık yüzde 20’sini kullanabildi. Tuna’nın Romanya bölümünde ise taşınan yük miktarının bazı kesimlerde yüzde 40’a varan oranlarda azaltılması gerekti. Benzer koşulların yaşandığı 2018’de yükleme kısıtlamaları ve operatörlerin uyguladığı ek ücretler nedeniyle nehir taşımacılığı maliyetleri kuru dökme yüklerde 2,5 katına, sıvı dökme yüklerde ise 4,5 katına kadar yükselmişti. Orta Avrupa’da enerji sektörü de baskı altında Kuraklığın etkileri taşımacılıkla sınırlı kalmıyor. Tuna Nehri, bazı nükleer enerji santrallerinin soğutma sistemleri açısından da kritik önem taşıyor. Macaristan’daki Paks ve Romanya’daki Cernavodă nükleer santrallerinin faaliyetleri düşük su seviyelerinden etkilenmeye başladı. Ülkelerindeki tek nükleer enerji üretim kaynakları olan bu santraller, Macaristan’ın elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını, Romanya’nın ise yüzde 20,5’ini karşılıyor. Üretimdeki düşüşü telafi etmek isteyen işletmecilerin elektrik ithalatına veya daha yüksek maliyetli doğal gaz santrallerine yönelmesi gerekiyor. Geniş çaplı elektrik kesintilerine ilişkin yakın vadeli bir risk bulunmasa da mevcut tablo enerji maliyetlerini yükseltiyor ve bölgesel enerji piyasaları üzerindeki baskıyı artırıyor. Romanya’da ithal elektriğin maliyeti, ülke içinde üretilen elektriğin 2 ila 2,5 katına kadar çıkıyor. Macaristan ve Romanya hükümetleri, sistem üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla bazı büyük sanayi kuruluşlarının elektrik tüketimini geçici olarak düşürmeye yönelik önlemler de aldı. Bu uygulamaların otomotiv, kimya ve yapı malzemeleri gibi enerji yoğun sektörleri daha fazla etkilemesi ve ağustos ayındaki sanayi faaliyetleri üzerinde baskı oluşturması bekleniyor. Alman kimya sektörü risklerin odağında Üretim tesislerinin önemli bir bölümü Ren Nehri boyunca konumlanan Alman kimya sektörü, nehir taşımacılığına en fazla bağımlı sektörlerin başında geliyor. Ludwigshafen’daki BASF tesisi bu bağımlılığın önemli örneklerinden biri. Kaub’daki kritik noktanın güneyinde bulunan tesis, yük taşımacılığının yaklaşık yüzde 40’ını nehir yoluyla gerçekleştiriyor. Su seviyelerinin daha da düşmesi, tesisin tedarik zinciri açısından kritik öneme sahip Amsterdam, Rotterdam ve Antwerp limanlarıyla bağlantılarında yeni aksamalara yol açabilir. Bu gelişmeler, Alman kimya sektörünün yüksek enerji maliyetleri ve rekabet gücündeki kayıpla mücadele ettiği bir dönemde yaşanıyor. Sektörün üretimi 2018’den bu yana yaklaşık yüzde 20 gerilemiş durumda. Avrupa ekonomisinin iklim kaynaklı risklere karşı kırılganlığı artıyor Kısa vadeli hidrolojik tahminler koşullarda sınırlı bir iyileşmeye işaret ediyor. Ren Nehri’nde düşük su seviyelerinin görüldüğü dönem genellikle sonbahara kadar devam ettiği için taşımacılık ve üretimdeki aksamaların önümüzdeki haftalarda da sürmesi bekleniyor. Kar örtüsündeki azalma, buzulların geri çekilmesi ve aşırı sıcak hava dalgalarının daha sık görülmesi ise benzer olayların gelecekte daha fazla yaşanabileceğine işaret ediyor. Mevcut tablo, şirketlerin ve kamu otoritelerinin iklim kaynaklı riskleri lojistik, sanayi ve enerji stratejilerinde daha fazla dikkate almasının önemini ortaya koyuyor. İç su yolu taşımacılığına bağımlı şirketler açısından konu, tek bir kuraklık döneminin yarattığı sorunları yönetmenin ötesine geçiyor. Tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve iklim kaynaklı kesintilere karşı dayanıklılığın artırılması giderek daha önemli hale geliyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Coface Ekonomisti Eve Barré, “Ren ve Tuna’daki düşük su seviyeleri, aşırı hava olaylarının çevresel etkilerinin yanında ekonomik sonuçlarının da giderek belirginleştiğini gösteriyor. Lojistik, enerji ve sanayi faaliyetleri aynı anda etkilenebiliyor. Mevcut durumun 2018’e kıyasla daha erken ortaya çıkması ve daha şiddetli seyretmesi, Avrupa ekonomisindeki zayıf büyüme görünümüyle birleştiğinde endişeleri artırıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyaca Ünlü Macar Gruptan Unutulmaz Gece Haber

Dünyaca Ünlü Macar Gruptan Unutulmaz Gece

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM) bahçesinde düzenlenen "Zeytin Altında" konserleri kapsamında sahne alan grup, zengin repertuvarıyla beğeni topladı. Dünyaca ünlü Macar yaylı çalgılar topluluğu Somogyi Quartet, her yıl sanatseverlerin büyük bir ilgiyle takip ettiği geleneksel "Zeytin Altında" konserleri kapsamında Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi bahçesinde İzmirlilerle buluştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Macaristan Başkonsolosluğu ve Macar Kültür Merkezi (Liszt Enstitü İstanbul) iş birliği ile düzenlenen konser, vatandaşların katılımına açık ve ücretsiz olarak gerçekleştirildi. Zeytin ağacı çevresindeki geniş alanı dolduran vatandaşlar muhteşem Macar müziğini ve klasik eserleri büyük bir keyifle dinledi. Lendvai: “Zeytin Altında konserleri çok güzel bir fikir ve gelenek” Konser öncesi duygularını aktaran Macar kemancı György Lendvai, “İzmir’e daha önce de geldik ve konser verdik. O gün de bugün olduğu gibi çok fazla genç dinleyici vardı ve bu bizi çok mutlu ediyor. İzmir çok güzel bir şehir, İzmir’i çok seviyorum. "Zeytin Altında" konserleri çok güzel bir fikir ve çok güzel bir gelenek. Yaz döneminde insanları konser salonlarına almak biraz zor oluyor. Açık alanda çalmak çok güzel. Konser başlamadan alan seyircilerle dolmaya başladı. Bu bizi çok mutlu etti” dedi. Klasik başyapıtlar ve çağdaş Macar ezgileri buluştu Klasik repertuvarı başarıyla sürdürmenin yanı sıra çağdaş Macar bestecilerin eserlerini dünyaya tanıtmayı önemli bir hedef olarak benimseyen grup, İzmir sahnesinde de bu misyonunu konuşturdu. Geleneksel klasik dönem başyapıtlarına getirdikleri taze ve özgün yorumlarla büyük alkış alan topluluk, efsanevi piyanist Jenő Jandó gibi isimlerle yaptıkları elit iş birliklerinin getirdiği tecrübeyi sahneye yansıttı. Sanatseverler, çağdaş Macar bestecilerin zengin, yenilikçi ve modern tınılara sahip özel kompozisyonlarını canlı dinleme fırsatı yakaladı. Köklü bir geleneğin modern tınılarla buluştuğu dinletide Ferenc Farkas-Old Hungarian Dance, Joseph Haydn Quartet, Antonin Dvořák-String Quartet, Op. 95, "American" besteleri de çalındı. Ustaların rehberliğinde köklü geçmiş 1997 yılında Budapeşte Liszt Ferenc Müzik Akademisi mezunları tarafından kurulan ve 1998 yılından bu yana çalışmalarını aralıksız sürdüren Somogyi Quartet, sergilediği güçlü oda müziği disipliniyle hayranlık uyandırdı. Péter Somogyi (1. keman), György Lendvai (2. keman), Balázs Tóth (viyola) ve László Pólus’tan (viyolonsel) oluşan topluluk, Ferenc Rados ve Sándor Devich gibi efsanevi ustaların rehberliğinde şekillenen kariyerlerini Chicago Ravinia Festival gibi prestijli uluslararası platformlarda kazandıkları küresel deneyimlerle taçlandırdı. Macaristan'dan dünyaya uzanan başarı Başarılı topluluk, bugüne kadar Polonya, Slovakya, Romanya, Fransa, İsviçre ve Meksika gibi pek çok ülkede sahne aldı. 2001 ve 2003 yıllarında Fransa'nın Joinville kentindeki yaz festivaline konuk olan usta müzisyenler, burada verdikleri konserlerin yanı sıra bireysel ve oda müziği ustalık sınıfları da gerçekleştirdi. Çeşitli performansları MR Bartok Radio tarafından kayda alınan ve Ars Nova serisinin düzenli konukları arasında yer alan grup, 2011 yılında ise ARTISJUS Müzik Vakfı tarafından verilen saygın Performans Ödülü’ne layık görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üçay Mühendislik’in İlk Altı Aylık Cirosu 1,78 Milyar TL Oldu Haber

Üçay Mühendislik’in İlk Altı Aylık Cirosu 1,78 Milyar TL Oldu

Enerji, elektromekanik, iklimlendirme ve e-mobilite alanlarında faaliyet gösteren Üçay Mühendislik, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Cirosunu %15,5 artırdı Üçay Mühendislik’in hasılatı bir önceki yılın aynı dönemine göre %15,5 artış göstererek 1,78 milyar TL’ye, brüt kârı %91,2 artışla 455,1 milyon TL’ye, esas faaliyet kârı ise %220 artışla 220,4 milyon TL’ye ulaştı. 2026 yılının ilk yarısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, şunları söyledi: “İlk yarıda güçlü bir operasyonel performans ortaya koyduk” “Halka arzın tamamlanmasıyla birlikte sermaye yapımızı güçlendirirken, enerji ve mühendislik alanındaki büyüme fırsatlarını da daha geniş bir perspektifle değerlendirme imkânı elde ettik. Bu kapsamda yılın ilk yarısında faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda güçlü bir operasyonel performans ortaya koyduk. Elektrik ve mekanik taahhütten güneş enerjisine, e-mobiliteden uluslararası yatırımlara kadar farklı iş kollarında faaliyetlerimizi güçlendirirken, yeni projeler ve iş birlikleriyle de büyüme ivmemizi koruduk. 12 GES projesi devreye alındı Şirketimizin sürdürülebilir büyüme stratejisinin önemli başlıklarından biri olan güneş enerjisi yatırımları yılın ilk yarısında da devam etti. Bu dönemde toplam 333,61 kWp kurulu güce sahip 12 mesken GES projesini tamamlayarak devreye aldık. Söz konusu projelerin toplam sözleşme cirosu KDV hariç yaklaşık 284 bin dolar olarak gerçekleşti. Elaris’in şarj ağı %58 büyüdüElaris tarafında da elektrikli araç şarj ağı işletmeciliği alanındaki faaliyetlerimizi genişlettik. 2025 yılı sonunda Türkiye genelinde 71 adet olan aktif AC/DC şarj istasyonu soket sayısını, 2026 Haziran sonu itibarıyla %58 artırarak 112’ye çıkardık.3 büyük projede toplam 1 milyar TL’nin üzerinde sözleşme imzalandıBüyük ölçekli elektrik ve mekanik taahhüt projelerinde de önemli sözleşmelere imza attık. Nidapark Küçükyalı Projesi kapsamında C03 Ofis Blok ve AVM 1. Etap Elektrik ve Mekanik Tesisat İşleri için KDV hariç 256 milyon TL bedelli sözleşme imzaladık. İstanbul Havalimanı OC Binası projesinde ise THY AO İstanbul Havalimanı Otopark ve Ofis Binası Elektrik Tesisatı Yapım İşleri için imzaladığımız sözleşmenin bedeli KDV hariç 297,3 milyon TL oldu. Denizkoru Boğaz & Orman Projesi kapsamında gerçekleştirilecek elektrik ve mekanik tesisat işleri içinse 10,57 milyon dolar ve 547,46 milyon TL tutarında sözleşmeye imza attık. Macaristan’da yeni şirket kuruldu Tüm bunların yanı sıra uluslararası faaliyetlerimizi geliştirmek için de önemli bir adım attık. 5 Mayıs 2026 tarihinde Macaristan’da 36 milyon Macar Forinti sermayeyle kurduğumuz şirket aracılığıyla Avrupa genelindeki enerji yatırımlarına yönelik fırsatları değerlendirmeye ve uluslararası faaliyet alanımızı genişletmeye başladık.” Üçay Mühendislik Hakkında Temelleri 2000 yılında atılan Üçay Mühendislik Enerji ve İklimlendirme Teknolojileri A.Ş., enerji tasarrufu ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda iklimlendirme, elektrik, mekanik, güneş enerjisi sistemleri (GES) ve elektrikli araç (EA) şarj hizmetleri alanlarında faaliyet göstermektedir. Bağlı ortaklığı Elaris ile elektrikli araç şarj ağı işletmeciliği ve elektrikli şarj istasyonu satışı alanlarında da hizmet sunmaktadır. Merkezi İstanbul olan Üçay Mühendislik, Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 23 il 33 şube, depo ve showroom ile faaliyetlerine devam etmektedir. Kurulduğu günden bu yana 2 milyondan fazla bireysel ve kurumsal müşteriye mühendislik hizmeti sağlayan şirket, gelişmiş ERP altyapısıyla birbirine entegre çalışan şubeleri aracılığıyla yılda ortalama 30.000 müşteriye hızlı, güvenilir ve kesintisiz hizmet sunmaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam İlk Yarıda Verimlilik, Maliyet ve Finansman Yönetimi ile Operasyonel Çevikliğe Odaklandı Haber

Şişecam İlk Yarıda Verimlilik, Maliyet ve Finansman Yönetimi ile Operasyonel Çevikliğe Odaklandı

Cam ve kimyasallar sektörlerinin küresel oyuncusu Şişecam, 2026 yılı ilk yarı finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, yılın ilk altı ayında 122 milyar TL net satış gerçekleştirirken, toplam satışları içinde uluslararası satışların payı yüzde 61 oldu. Aynı dönemde 12 milyar TL yatırım yapan Şişecam'ın ihracatı 464 milyon dolar olarak gerçekleşti. Şirket ilk altı ayda 2,8 milyon ton cam, 2,2 milyon ton soda külü ve 2 milyon ton endüstriyel hammadde üretti. Can Yücel: "Önceliğimiz verimlilik, maliyet ve finansman yönetimi ile operasyonel çeviklik oldu" Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, yılın ilk yarısını değerlendirirken şunları söyledi: "Küresel ekonomideki belirsizliklerin, enerji ve lojistik maliyetlerindeki dalgalanmaların devam ettiği bir dönemi geride bıraktık. Bu süreçte küresel üretim ağımız, güçlü müşteri portföyümüz ve çevik yönetim anlayışımız sayesinde operasyonel ve finansal performansımızı korurken yeni fırsatları değerlendirmeye de devam ettik. İlk yarıdaki önceliğimiz verimlilik artışı, maliyet ve finansman yönetimi ile operasyonel çeviklik oldu. Güçlü bilanço ve sağlıklı nakit akışı hedefimiz doğrultusunda nakit yaratımı ve likidite yönetimine öncelik verdik. İşletme sermayesi yönetiminde disiplinli yaklaşımımızı ve sadeleşme çalışmalarımızı sürdürdük. Fon kaynaklarımızı ve nakit varlıklarımızı en verimli şekilde yönetmeye odaklandık. Yılın ilk çeyreğinde yatırımcıların yoğun ilgisiyle tamamlanan Eurobond ihracımız ve uluslararası finans kuruluşlarıyla geliştirdiğimiz iş birlikleri; kısa-orta vadeli likidite yönetimimizi ve uzun vadeli hedeflerimizi desteklememize katkı sağladı." Tarsus yatırımıyla kaplamalı cam kapasitesi yüzde 17 arttı Şişecam, yılın ilk çeyreğinde Bulgaristan ve İtalya'daki düz cam tesislerinde devreye aldığı iki yeni kaplamalı cam hattı ile Avrupa'daki kaplama kapasitesini yaklaşık iki katına çıkararak katma değerli ürün portföyünü genişletti. Yılın ikinci çeyreğinde ise Tarsus’taki yeni kaplamalı cam hattını tamamlayan Şişecam; yıllık 7 milyon metrekare kapasiteli bu yeni yatırımla, toplam kaplamalı cam kapasitesini yüzde 17 artırarak yıllık 48,1 milyon metrekareye ulaştırdı. Şirket, yıl sonuna kadar Hindistan'da devreye alacağı yıllık 4,5 milyon metrekare kapasiteli yeni hattıyla bu alandaki küresel varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Dünyanın en büyük düz cam üretim komplekslerinden birini devreye aldı Şişecam, Tarsus'ta ilk çeyrekte devreye aldığı yeşil saha düz cam yatırımındaki TR9 hattını tamamlayarak, yıllık 432 bin ton brüt üretim kapasitesine ulaştı. Bu stratejik adımla Tarsus düz cam tesisi, dünyanın en büyük düz cam üretim komplekslerinden biri haline geldi. Ayrıca, Kuzey İtalya düz cam fabrikasında planlanan periyodik bakım ve soğuk tamir çalışmaları başarıyla tamamlandı ve üretim yeniden başladı. Şişecam, bu planlı duruş yönetimi sayesinde Avrupa’daki diğer üretim tesislerinin kapasite kullanım oranlarını dengeli bir şekilde optimize etmeyi başardı. Avrupa'daki ilk cam ambalaj tesisi Macaristan'da üretime hazırlanıyor Şişecam, Avrupa'daki ilk cam ambalaj üretim tesisi olan Macaristan yatırımında önemli bir aşamayı tamamladı. Şirket, yıllık brüt 198 bin ton kapasiteli ilk fırınını test üretimlerine başlamak üzere ateşledi. Tesisin tam kapasiteyle devreye alınmasıyla birlikte Avrupa pazarındaki operasyonel gücün ve tedarik kabiliyetinin daha da artırılması hedefleniyor. ABD'deki büyüme planlarında ilerleme Şişecam, ABD'deki doğal soda külü faaliyetlerini sürdürürken, aynı bölgede geliştirdiği Pasifik Soda yatırımında ise izin süreçlerinde son aşamaya geldi. Şirket, değişen piyasa koşullarını dikkate alarak yatırımın en uygun şartlarda ilerletilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Yenilenebilir enerji kapasitesi yıl sonunda 106 MW'a ulaşacak Karbonsuz üretim hedefi doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarına devam eden Şişecam, daha önce devreye aldığı 25 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi santrallerine Manisa'da kurulan 20 MW'lık yeni tesisi ekledi. Böylece şirketin toplam GES kurulu gücü 45 MW'a ulaştı. Yıl sonuna kadar Kars'ta devreye alınması planlanan 61 MW kapasiteli yeni yatırımla toplam kapasitenin 106 MW'a yükselmesi hedefleniyor. İhracat liderliği ve uluslararası başarılar Şişecam, 2025 yılında gerçekleştirdiği 938 milyon dolarlık ihracat performansıyla Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından bir kez daha sektörünün ihracat lideri seçildi. Şirket ayrıca, dünyada ilk kez dijital müzakere edilebilir enstrüman olarak yapılandırılan Working Capital Note işlemiyle GTR Awards 2025 kapsamında "En İyi İşlem" ödülüne layık görüldü. Kurumsal yönetim uygulamalarıyla World Finance tarafından Türkiye'nin en iyisi seçilen Şişecam, TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporunu bağımsız güvence sürecinden geçirerek yayımladı. "Uzun vadeli rekabet gücümüzü artıracak alanlara odaklanıyoruz" Yılın geri kalanına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Can Yücel şunları söyledi: "Değişen piyasa koşullarına uyum sağlamayı sürdürürken, uzun vadeli rekabet gücümüzü artıracak alanlara odaklanacağız. Verimlilik programlarımızı yaygınlaştıracak, katma değerli ürünlerin portföyümüzdeki payını artıracak, yeni pazarlardaki etkinliğimizi geliştirecek ve sürdürülebilirlik çalışmalarımızı ileri taşıyacağız. Aynı zamanda bilanço yapımızı daha da güçlendirmeye ve finansal dayanıklılığımızı korumaya devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nden 4 ayda 12 etkinlik Haber

Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nden 4 ayda 12 etkinlik

Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Fuat Gürle, 2026 yılının kalan dört ayında tasarım, pazarlama, yeni pazarlara açılım ve ihracatçıların yetkinliklerini geliştirmeye yönelik 12 farklı etkinlik gerçekleştirecekleri bilgisini paylaştı. “İki milli katılım, iki tasarım yarışması, üç sektörel ticaret heyeti, bir alım heyeti, iki sektörel eğitim ve iki fuara info stantla katılım organizasyonu ve ekim ayında “İhracatın Yıldızları Ödül Töreni” düzenleyeceğiz” diyen Gürle, “Birlik olarak, yoğun programla mobilya, kâğıt ve odun dışı orman ürünleri sektörlerinde katma değerli ihracatı artırmayı ve 1 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmayı amaçlıyoruz. Alt sektörlerimizin ihracatını sadece miktar olarak değil, katma değer açısından da büyütmek istiyoruz. Bu nedenle tasarımdan pazarlamaya, ticaret heyetlerinden fuarlara ve eğitimlere kadar geniş bir etkinlik takvimi oluşturduk. Firmalarımızın yeni pazarlara ulaşmasını, mevcut pazarlardaki konumlarını güçlendirmesini ve daha yüksek katma değerli ürünler ihraç etmesini hedefliyoruz” dedi. Mobilyada 4 ülkeye 3 sektörel ticaret heyeti Mobilya sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırmak için tasarım ve yeni pazar çalışmalarına ağırlık verdiklerinin altını çizen Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör, “Mobilyada artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil, özgün tasarım, marka ve pazarlama gücüyle rekabet ediyoruz. Ezber Bozan Mobilya Tasarım Yarışmamızla genç tasarımcıları sektörle buluştururken, ticaret heyetlerimizle ihracatçılarımızı doğrudan yeni alıcılarla bir araya getireceğiz. İngiltere, Sırbistan-Macaristan ve Fas ticaret heyeti programlarımız, mobilya ihracatımızı çeşitlendirmek açısından önemli fırsatlar sunacak” diye konuştu. EMKOÜİB Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör’ün verdiği bilgiye göre, Birliğin mobilya alt sektörüyle ilgili etkinlik takvimi 21 Ağustos’ta Ezber Bozan Mobilya Tasarım Yarışması jüri değerlendirme toplantısıyla başlayacak. Yarışmanın ödül töreni 22 Eylül’de gerçekleştirilecek. EMKOÜİB, mobilya ihracatçılarını İngiliz ithalatçılarla 6-10 Ekim 2026 tarihlerinde, Sırbistan-Macaristan’daki ithalatçılarla 1-5 Aralık 2026 tarihlerinde bir araya getirecek. EMKOÜİB, 34 firmanın katılımıyla devam eden Aegean Furniture isimli UR-GE Projesi kapsamında 14-18 Eylül 2026 tarihlerinde mobilya ithalatçılarını İzmir’de ağırlarken, URGE kapsamında yılın son buluşması aralık ayında Faslı mobilya ithalatçılarıyla gerçekleştirilecek. Kâğıt sektöründe küresel bağlantılar güçlendirilecek Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Ferit Kora ise kâğıt ve ambalaj sektörlerinin küresel pazarlardaki görünürlüğünü ve ihracat bağlantılarını artırmaya yönelik organizasyonlara dikkat çekti. Kora, “Kâğıt sektöründe ihracatımızı artırmanın yolu yeni müşterilere ulaşmaktan ve küresel tedarik zincirlerindeki konumumuzu güçlendirmekten geçiyor. 11-12 Kasım’da Paper & Tissue London Fuarı’na, Paper & Tissue Abu Dhabi Fuarına ise 2027 Mart ayında milli katılım sağlayacağız.” ifadelerini kullandı. Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği olarak bu yıl ilk kez hayata geçirdikleri Papirüs Ambalaj Yarışması’nın ödül törenini 9 Aralık 2026 tarihinde yapacakları bilgisini veren Kora, 24-26 Eylül’de FDI İstanbul ve 13-16 Ekim’de İstanbul Ambalaj Fuarı’na info stantla katılım gerçekleştirecekleri sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.