Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Madencilik

Kapsül Haber Ajansı - Madencilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Madencilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABB, Madenciliğin Dönüşümüne Yön Veren Teknolojilerini Sergiledi Haber

ABB, Madenciliğin Dönüşümüne Yön Veren Teknolojilerini Sergiledi

İsviçre merkezli elektrifikasyon ve otomasyon teknolojileri lideri ABB, İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde, 8–11 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen Maden Türkiye Fuarı’nda, madencilik sektörünün zorlu çalışma koşullarına özel geliştirdiği ileri teknoloji çözümlerini tanıttı. ABB’nin maden sahalarında güç, kontrol ve veriyi tek bir yapıda buluşturan çözümleri fuar ziyaretçilerinin ve sektör profesyonellerinin beğenisini topladı. ABB, madencilik sektöründeki 135 yılı aşkın deneyimi, güçlü mühendislik kabiliyeti ve derin uzmanlığını; elektrifikasyon, otomasyon ve dijitalleşmeyi kapsayan geniş portföyüyle birleştirerek müşterilerine uçtan uca çözümler sunuyor. Madencilik sektörünün artan üretkenlik, verimlilik ve sürdürülebilirlik taleplerini karşılayan çözümler geliştiren ABB, aynı zamanda en yüksek güvenlik standartlarını da koruyarak müşterilerinin güvenilir bir teknoloji ortağı olmayı devam ediyor. Madenden limana kadar tüm süreçlerde güç, kontrol ve veriyi entegre bir yapıda buluşturan bu yaklaşım sayesinde maden işletmeleri; verimliliği artırma, operasyonel riskleri azaltma ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma konusunda önemli avantaj elde ediyor. Elektrifikasyon çözümleriyle güvenli, izlenebilir ve verimli enerji altyapısı ABB Elektrifikasyon iş kolu, maden operasyonlarının enerji altyapısını daha güvenli, kesintisiz ve verimli hale getiren geniş ürün ve sistem portföyünü fuarda sergiledi. Enerji verimliliğini artıran ABB InSite enerji yönetim sistemi, akıllı koruma ve izleme yetenekleriyle öne çıkan Tmax XT ve Emax 2 devre kesicilerin yanı sıra CM TCN sıcaklık izleme röleleri, AF serisi kontaktörler, MS motor koruma şalterleri, softstarter serileri ve UMC100.3 motor kontrol ünitesi gibi güvenilir kontrol ve koruma çözümleri de ABB’nin fuarda sergilediği ürünler arasında yer aldı. Kritik uygulamalarda maksimum güvenlik sunan Arc Guard System™ TVOC 2 ark koruma teknolojisinin yanı sıra Sen Plus alçak gerilim dağıtım panosu da maden endüstrisinin zorlu koşullarına uygun, yüksek güvenlikli ve modüler yapısıyla ABB’nin tanıttığı çözümler arasındaydı. Zorlu maden koşulları için tasarlanmış motor ve sürücü çözümleri ABB Hareket iş kolu ise madencilik sektörünün ağır ve kesintisiz çalışma gerektiren uygulamalarına yönelik motor, sürücü ve servis çözümlerini tanıttı. Madencilik uygulamalarında uzun ömür ve yüksek verimlilik sağlayan, dayanıklılığıyla öne çıkan alçak gerilim motorları ve Ex-proof motor serisi bu fuarda öne çıkan ürünler oldu. Ayrıca, harici ekipman gerektirmeden harmonikleri azaltarak şebeke kalitesini iyileştiren ve birim güç faktörüne ulaşarak enerji verimliliğini artıran, ACS880 ultra düşük harmonikli sürücü de ABB standında yer aldı. Bu ürün, aktif besleme teknolojisi ile düşük gerilim koşullarında dahi tam motor performansını korumasıyla dikkat çekiyor. ABB Hareket Servisleri ise kestirimci bakım, uzaktan izleme ve yaşam döngüsü yönetimi ile madencilik operasyonlarında maksimum çalışma süresi ve sürdürülebilir performans sağlayan hizmetlerini katılımcılara anlattı. ABB eMine™ ile tamamen elektrikli ve dijital madenler mümkün ABB Otomasyon iş kolu da fuarda madencilik sektörüne anahtar teslim olarak sunduğu otomasyon, dijitalizasyon ve elektrifikasyon çözümlerini sektör profesyonellerine tanıttı. Bu çözümlerden biri olan ABB eMine™, elektrifikasyon ve dijital sistemlerle tamamen elektrikli madenleri mümkün kılıyor. Madencilik sektöründeki karbon azaltımını hızlandıracak bu çözüm portföyü ile madenden limana kadar vinçlerden öğütme proseslerine, konveyörlerden taşıma sistemlerine tüm ekipmanlar elektriklendirilebiliyor. Fuarda ayrıca, ABB’nin madencilik sektörüne sunduğu maden vinçleri ve öğütme, malzeme taşıma çözümleri de ziyaretçilerle paylaşıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford Otosan’ın Güçlü Ekosistemi Sayesinde Türkiye Ekonomisi Kazanıyor Haber

Ford Otosan’ın Güçlü Ekosistemi Sayesinde Türkiye Ekonomisi Kazanıyor

Üretimden mühendisliğe, tedarik zincirinden bayilerine uzanan bu geniş etki alanı, Ford Otosan’ın sadece bir otomotiv şirketi değil, Türkiye ekonomisinin yaklaşık %1’ini temsil eden dev bir sanayi merkezi olduğunu ortaya koyuyor. Ford Otosan’ın yarattığı güçlü ekosistem sayesinde; üretimden istihdama, katma değerden makroekonomik ölçeğe kadar her alanda Türkiye ekonomisine rasyonel ve çok katmanlı bir katkı sağlanıyor. Türkiye’nin lider otomotiv şirketi Ford Otosan, üretimden ihracata, mühendislikten yan sanayiye uzanan kapsamlı ekosistemiyle Türkiye ekonomisinin en güçlü sanayi oyuncuları arasında yer alıyor. Türkiye otomotiv üretiminin yaklaşık 1/3’ünü gerçekleştiren Ford Otosan’ın yarattığı katma değer, yalnızca kendi faaliyetleriyle sınırlı kalmayarak tedarik zinciri, hizmet aldığı sektörler, çalışanları ve bayi ağı ve daha niceleri aracılığıyla ekonominin geneline yayılan çok boyutlu bir etki yaratıyor. Ford Otosan Ürettikçe Türkiye Üretiyor: 1 TL → 2,94 TL Sanayideki üretim çarklarını hareketlendiren Ford Otosan, tedarik zinciri ve yan sanayi üzerindeki etkisiyle toplam üretimi katlayarak büyütüyor. Şirketin gerçekleştirdiği her 1 TL’lik üretim, ekonominin genelinde toplam 2,94 TL’lik bir üretim hacmini tetikliyor. Bu veri, Ford Otosan’ın üretim gücünün sadece kendi fabrikalarıyla sınırlı kalmadığını, lojistikten metale, yazılımdan enerjiye kadar onlarca farklı sektörde üretimi büyüten bir "motor" vazifesi gördüğünü kanıtlıyor. Ekonomide Güçlü Kaldıraç Etkisi: 6,65 Katlık Katma Değer Ford Otosan’ın ekonomiye sağladığı en büyük katkılardan biri de yüksek katma değer yaratma kapasitesi. Şirketin GSYH’ye yaptığı her 1 TL’lik doğrudan katkı, ekosistemindeki çarpan etkisiyle Türkiye ekonomisine 6,65 TL olarak geri dönüyor. Bu kaldıraç etkisi, Ford Otosan’ın sanayide verimliliği artıran ve milli geliri besleyen stratejik bir güç olduğunu gösteriyor. İstihdamda 14 Katlık Dev Ekosistem İstihdam tarafındaki veriler, Ford Otosan’ın istihdam üzerindeki etkisini de net bir şekilde ortaya koyuyor. Ford Otosan bünyesinde yaratılan her 1 kişilik istihdam, Türkiye genelinde 14,47 kişilik bir iş gücü talebine karşılık geliyor. Tedarik zinciri ve hizmet sektörleri dahil edildiğinde toplamda 277 bin kişilik bir istihdam ağına dokunan şirket, Türkiye’nin en büyük istihdam platformlarından biri konumunda bulunuyor. Türkiye Ekonomisinin %1’i Ford Otosan Ekosistemiyle Şekilleniyor Ford Otosan, üretimden tedarik zincirine, istihdamdan yan sanayiye uzanan geniş faaliyet alanıyla Türkiye ekonomisi için önemli bir değer yaratıyor. Şirket, doğrudan ve dolaylı etkileriyle Türkiye’nin Gayrisafi Yurtiçi Hasılası’nın (GSYH) yaklaşık %1’ine karşılık gelen bir ekonomik büyüklüğü temsil ediyor. Ford Otosan’ın faaliyetleri; yalnızca kendi üretim hacmiyle sınırlı kalmayıp, birlikte çalıştığı tedarikçiler, iş ortakları ve desteklediği sektörler aracılığıyla ekonomide çarpan etkisi yaratan bir yapı ortaya koyuyor. Bu kapsamlı katkı, Ford Otosan’ın Türkiye’de sanayinin gelişimine, sürdürülebilir büyümeye ve istihdamın güçlenmesine olan uzun vadeli katkısını bir kez daha ortaya koyuyor. Güven Özyurt: “Sanayi, doğru kurgulandığında ekonominin tamamını büyüten bir güç haline gelir” Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt, Ford Otosan’ın ekonomik etkilerine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ford Otosan yalnızca bir otomotiv üreticisi değil; Türkiye’de değeri büyüten, üretimi çoğaltan ve dönüşümü hızlandıran rasyonel bir güçtür. Biz büyüdükçe sadece kendi ölçeğimiz genişlemiyor; Türkiye otomotiv sektörü derinleşiyor, tedarik sanayi güçleniyor, hizmet sektörü gelişiyor, ihracat artıyor, istihdam yayılıyor ve ekonomide çok katmanlı bir etki oluşuyor. Bu bize aynı zamanda sanayinin doğru kurgulandığında yalnızca üretim yapmadığını; kalkınma, rekabetçilik ve toplumsal fayda da ürettiğini gösteriyor. Biz bu ülkenin ve insanlarının potansiyeline güveniyoruz. Önümüzdeki dönemde de vites küçültmeden teknoloji geliştirmeye, üretmeye ve değer yaratmaya devam edeceğiz.” Çok Sektörlü Yayılım: Sanayiden Hizmetlere Ford Otosan’ın ekonomik etkisi, yalnızca kendi üretim hacmiyle sınırlı kalmıyor; etrafında oluşan geniş sanayi ve hizmet ekosistemi üzerinden ekonomide zincirleme bir büyüme yaratıyor. Ford Otosan kauçuk-plastik, metal, enerji, inşaat, tarım ve madencilik gibi birçok sektörde ekonomik aktiviteyi tetikliyor. Şirketin tedarik zinciri, hizmet aldığı sektörler ve yan sanayisinin kendi içinde büyümesiyle ve diğer sektörler ile ekonomik aktiviteleri zincirleme olarak dolaylı etki yaratıyor. Bu büyüklük, şirketi yalnızca üretim yapan bir sanayi kuruluşu değil; ekonomide geniş tabanlı büyüme yaratan bir “çarpan mekanizması” haline getiriyor. Bu çarpan mekanizması milli gelire katkı, istihdam, üretim ve ekonomik katma değer olarak karşımıza çıkıyor. Ford Otosan’ın Türkiye’ye Olan Katkıları Ekonomik Etki Analizi Araştırması ile de Doğrulandı Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Orhan Erem Ateşağaoğlu ve Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Özertan tarafından hazırlanan ekonomik etki analizi araştırması, Ford Otosan’ın Türkiye ekonomisinde yalnızca bir üretici olmadığını; sektörler arası etkileşimi güçlendiren ve ekonomik aktiviteyi zincirleme şekilde büyüten bir “ekosistem merkezi” olduğunu gösterdi. Onaylı 2024 finansal verileri ile yapılan araştırmada Ford Otosan’ın kauçuk-plastik sektöründen, elektrik- su- inşaat sektörüne, tarım madencilikten, fabrikasyon metal ürünlere kadar 12 farklı sektör ile girdi çıktı ilişkisi temel alınarak, şirketin Türkiye ekonomisine katkısı ve varlığı sebebi ile yarattığı katma değer doğrulandı. Çalışma, şirketin doğrudan üretim faaliyetlerinin ötesine geçen etkisini; yan sanayi, hizmetler ve tüketim üzerinden tetiklenen zincirleme ve dolaylı etkileri de merceğe aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Cat İcra Kurulu Başkanı Fuat Murat Oldu Haber

Borusan Cat İcra Kurulu Başkanı Fuat Murat Oldu

“Daha İyi Bir Dünya İçin Çözüm Üretiriz” şirket amacı ile operasyonlarını Türkiye’nin yanı sıra Kafkasya ve Orta Asya’da sürdüren Borusan Cat’in yönetim kadrosunda gerçekleştirilen atama ile, şirketin İnşaat Endüstrisinden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Fuat Murat, Nisan 2026 tarihi itibarıyla İcra Kurulu Başkanı olarak göreve başlayacak. Önceki dönemde Borusan Cat İcra Kurulu Başkanı olarak görev alan Özgür Günaydın ise Nisan 2026 tarihinden itibaren Borusan Grubu CEO’su olarak görevine devam edecek. 1994 yılında Borusan Cat’e katılan Fuat Murat, Borusan Cat kariyerinde satış, pazarlama ve müşteri destek alanlarında farklı liderlik görevleri ve Türkiye Ülke Genel Müdürü görevini yürüttü, Gürcistan temsilciliğinin kuruluşunda kritik bir rol üstlendi. 2020 yılında İnşaat Endüstrisinden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi olarak atanan Murat, son görevinde İnşaat Endüstrisinin kârlı büyümesi gibi önemli inisiyatiflere liderlik ederek sürdürülebilir bir başarı sergiledi. Boom360 gibi stratejik girişimlere yön vererek kurumun dijital dönüşüm sürecini hızlandıran bir liderlik gösterdi. Yeni göreviyle birlikte Fuat Murat, Borusan Cat’in orta ve uzun vadeli vizyonunun uygulanması, şirketin sürdürülebilir büyüme hedeflerinin hayata geçirilmesi ve bölgesel liderliğinin güçlendirilmesi süreçlerine liderlik edecek. Borusan Cat Hakkında “Daha İyi Bir Dünya İçin Çözüm Üretiriz” şirket amacı ile Türkiye dışındaki operasyonları Kafkasya ve Orta Asya’da bulunan Türkiye merkezli Borusan Cat, 3.000 çalışma arkadaşıyla inşaat, madencilik, enerji ve ulaşım endüstrilerinde faaliyet gösterir. Caterpillar ürünlerinin yanı sıra dünyanın önde gelen jeneratör markalarından FG Wilson’un da distribütörlüğünü yürütür. Sürdürülebilirliği işinin odağına alanın Borusan Cat, ‘‘Sıfır Atık’’ sertifikalı tesisleri ve CRC adını verdiği Revizyon Merkezleri'nde, aşınmış veya ömrünü tamamlamış makine ve/veya parçalara yeni bir hayat sunarak, her yıl binlerce ton atığı döngüsel ekonomiye kazandırır. Yalnızca bir distribütör değil, aynı zamanda güvenilir bir ‘'çözüm ortağı'’ olmak için çalışan ve dijital uygulamalarını bir dönüştürücü olarak kullanan Borusan Cat’in 10’dan fazla süreci tamamlanan/devam eden patent ve marka tescili bulunur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İMPO Pompa, 8-11 Nisan’da Maden Türkiye 2026 Fuarı’nda Haber

İMPO Pompa, 8-11 Nisan’da Maden Türkiye 2026 Fuarı’nda

Türkiye’de dalgıç motor ve pompa sektöründe en kapsamlı üretimi gerçekleştiren İMPO Pompa, 8-11 Nisan tarihleri arasında İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi'nde düzenlenecek olan Maden Türkiye 2026'da fuarına katılmaya hazırlanıyor. İMPO Pompa, 12. Uluslararası madencilik, tünel inşa, makine ekipmanları ve iş makineleri fuarı olan Maden Türkiye’de madencilik sektörüne yönelik çözüm odaklı yaklaşımını, standında sergileyeceği döküm gövdeli özel materyalli dalgıç pompa ve drenaj pompa ürün gruplarıile sunacak. Ziyaretçiler, fuar süresince yüksek debili ve paslanmaz çelik dökümden üretilen VSI serisi dalgıç pompalar ve İMPO’nun yenilikçi drenaj pompalarının üstün performansını yakından inceleme fırsatı bulacak. Şirket yetkilileri ise ziyaretçilerle, ürünlerin teknik avantajlarını ve saha uygulamalarındaki performansını paylaşacak. Madenciliğin zorlu koşullarına İMPO gücü! İMPO Pompa, VSI serisi dalgıç pompalar ve drenaj pompalarının yüksek verimli çalışma prensibi, uzun ömürlü motor teknolojisi ve otomasyon sistemleriyle entegrasyon özelliği sayesinde madencilik sektörünün zorlu saha koşullarında kesintisiz çalışma avantajı ve yüksek performans sunuyor. İMPO Motor Pompa hakkında Temelleri 1969 yılında İzmir’de atılan İMPO Motor Pompa, faaliyetlerine Batı Anadolu illerinde ağırlıklı olarak zirai alanda hizmet vererek başlamış; bugün ise Türkiye’de dalgıç motor ve pompa sektöründe en kapsamlı üretimi gerçekleştiren firmalardan biri haline gelmiştir. İMPO; sarılabilir dalgıç motor, döküm, noril ve paslanmaz dalgıç pompa, hidrofor, santrifüj ve drenaj pompaları ile farklı sektörlerin ihtiyaçlarına cevap vermektedir. İzmir’de 30.000 m2 alan üzerine kurulu üretim tesisinde, 400 çalışanı ve güçlü üretim altyapısı ile 50’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirirken İMPO, yurtiçinde de pazar payını her geçen gün artırmaya devam etmektedir. Kuruluşundan bu yana mevcut ürünlerinin kalitesini mükemmelleştirmek ve yeni ürünler geliştirmek amacıyla kalite ve Ar-Ge çalışmalarına aralıksız yatırım yapan İMPO, yıllar içinde oluşan bilgi birikimi ve “güvenilir marka” imajı sayesinde sektördeki global firmaların dikkatini çekmiştir. Bu gelişmelerin bir sonucu olarak, su teknolojileri sektöründe dünyanın lider şirketlerinden Franklin Electric, 2011 yılında şirketin ana ortağı olmuş, 2018 yılı itibarıyla da İMPO’nun tek hissedarı haline gelmiştir. İMPO; yüksek kalite standartları, geniş ürün yelpazesi, yaygın satış ağı ve hızlı teslimat gücüyle tüm ürün gruplarında mükemmelliği hedeflerken, müşterilerine maliyet avantajlı ve sürdürülebilir çözümler sunmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğan Holding’den Güçlü Büyüme Haber

Doğan Holding’den Güçlü Büyüme

Doğan Holding’in Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdiği konsolide finansal tablolara göre; yılın dördüncü çeyreğinde 23,7 milyar TL gelir elde eden Doğan Holding’in bu çeyrekteki FAVÖK’ü (Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr) 3,4 milyar TL ve net kârı da 2,2 milyar TL oldu. Süregelen makroekonomik dalgalanmalar, sıkı finansal koşullar ve sektörel zorluklarla geçen bir yılda; Doğan Holding portföyü dayanıklılık, operasyonel disiplin ve sağlam bir kârlılık yapısı sergiledi. Sonuçları değerlendiren Doğan Holding CEO’su Çağlar Göğüş, “2025 yılı, makroekonomik belirsizliklere rağmen sadeleşme, odaklanma ve konsolidasyonun ölçülebilir finansal sonuçlara dönüştüğü bir yıl oldu. 2025’te stratejik iş kollarımızı yapılan yatırımlarla daha da güçlendirdik ve aynı zamanda konsolidasyona devam ettik. 2025 yılını geride bırakırken, stratejik odak alanlarımızın yıl başında belirlediğimiz beklentileri karşıladığını, hatta birçok noktada aştığını bildirmekten mutluluk duyuyoruz. Bu güçlü performans, bize yolculuğumuzun bir sonraki aşamasına daha büyük bir güvenle girme imkanı verdi” dedi. Çağlar Göğüş: “Stratejik odak alanlarımızda güçlü performans kaydettik” Doğan Holding’in stratejik odak alanları olan madencilik, finansal hizmetler ve yenilenebilir enerjinin 2025 performansına damga vurduğunu belirten Göğüş, bu alanlardaki başarıları şöyle özetledi: "Madencilikte, satın alma sonrası yeniden yapılandırdığımız Gümüştaş Madencilik, dördüncü çeyrekte geçen yılın aynı dönemine kıyasla %81 gelir büyümesi ve beklentilerin oldukça üzerinde, yıllık %44 FAVÖK marjı ile en güçlü değer katan iştiraklerimizden biri oldu. Bu başarıya olan inancımızla, 2026 yılında 70 milyon ABD doları yatırım yapmayı planlıyoruz. Yapılan yatırımlarla madenciliğin Grubumuzun karlılığına yüksek etkisini sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz. Dijital finanstaki güçlü ivmemizi ise tamamen dijital ve yapay zeka temelli altyapısıyla ayrışan Hepiyi Sigorta temsil etti. Hepiyi Sigorta, brüt yazılan primlerini yüzde 56 artırırken, yönetilen portföy büyüklüğünü 764 milyon ABD dolarına taşıdı. Kasko pazar payını 110 baz puan artıran Hepiyi Sigorta, 2025’te Türkiye’nin en büyük altıncı zorunlu trafik ve dokuzuncu kasko sigortası şirketi konumuna yükseldi. Yenilenebilir enerjide de hedefleri aşan bir performans sergiledik. Galata Wind, 50 MW’lık kapasite artış hedefine kıyasla portföyüne 57 MW kurulu güç ekledi ve Almanya ile İtalya’daki yatırımlarımızın ‘inşaata hazır’ aşamaya gelmesiyle global büyüme hedeflerimizde önemli bir eşiği geçti.” Çağlar Göğüş: “2026’da odağımız finansal performanstaki iyileşmeyi ivmelendirerek gelecek yıllara sürdürülebilir şekilde taşımak olacak” Başarılı geçen 2025’in ardından gelecek vizyonunu da paylaşan Göğüş, “Güçlenen bilançomuz, artan operasyonel disiplinimiz ve daha öngörülebilir kazanç profilimizle, odağımızı finansal performansın ivmelenerek sürdürülebilir şekilde artışına çeviriyor, yolculuğumuzun bir sonraki aşamasına artan bir güvenle giriyoruz. Bu güvenle, 2030 yılı Net Aktif Değer hedefimizi 4,0 milyar ABD dolarından 4,5 milyar ABD dolarına yükseltiyoruz. Paydaşlarımız için sürdürülebilir değer yaratma yolculuğumuza kararlılıkla devam edeceğiz” diye konuştu. Doğan Holding hisselerinde yabancı yatırımcı payı yükseldi Doğan Holding’in 2025 performansı, Borsa İstanbul’daki yatırımcı profiline ve endeks getirisine de yansıdı. 2025 yılında toplam yüzde 19 getiri sağlayarak BIST-100 Endeksi’ne kıyasla 4 puanlık bir endeks üstü getiri kaydeden Doğan Holding’in fiili dolaşımdaki yabancı yatırımcı payı da Aralık 2025 itibarıyla yıllık bazda 6,1 puan artışla yüzde 18’den yüzde 24’e yükseldi. BIST-100 endeksindeki yabancı yatırımcı payının azaldığı bir ortamda Doğan Holding’e duyulan güvenin bir göstergesi olduğu vurgulanan bu artışın; stratejilerin hayata geçirilmesindeki güçlü disiplinin yanı sıra kamuyu aydınlatmadaki şeffaflık ve kurumsal yönetime verilen tavizsiz özene bağlı olduğu belirtildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa'da milyonluk projeye 'ruhsat sahibi' şoku! 2 günlük fark her şeyi altüst etti Haber

Bursa'da milyonluk projeye 'ruhsat sahibi' şoku! 2 günlük fark her şeyi altüst etti

Bursa'nın Keles ilçesi Harmanalanı Mahallesi'nde faaliyet gösteren Ercan Mermer Madencilik, mermer ocağı için kapasite artışı talebiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne başvuruda bulunuldu. Mevcut durumda yıllık 60 bin metreküp olan üretim kapasitesinin, planlanan artışla birlikte yılda 100 bin metreküp mermer seviyesine çıkarılması hedeflendiği belirtildi. 19,28 hektarlık bir alanı kapsayan projenin orman arazisi üzerinde olduğu bildirildi. 2 GÜN ÖNCE DEVREDİLMİŞ 24 Aralık 2025 tarihinde e-ÇED sistemi üzerinden başlatılan başvuru süreci, tarih engeline takıldı. Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'nın incelemesinde, söz konusu maden ruhsatının, başvurudan iki gün önce, 22 Aralık 2025 tarihinde Serkan Çelikten Mermer Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne devredildiği belirlendi. Mevcut yönetmeliklere göre ÇED başvurularının güncel ruhsat sahibi tarafından yapılması zorunluluğu nedeniyle, başvurunun eski şirket adına yapılmış olması süreci çıkmaza soktu. "SÜREÇ DEVAM EDEMEZ" Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Madencilik Faaliyetleri ÇED Süreci usul ve esaslarını hatırlatarak kararını verdi. İlgili maddede yer alan, "Başvuruların maden hak sahibi olan ruhsat sahibi tarafından yapılması gerekmektedir" hükmü uyarınca, mermer ocağı kapasite artışı projesine ilişkin ÇED sürecinin mevcut haliyle devam edemeyeceği bildirildi. 4,3 milyon TL proje bedeli ile planlanan yatırımın akıbeti, güncel ruhsat sahibi tarafından yapılacak yeni başvuruya kaldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Maden İhracatçıları Birliğinden Sert Tepki Haber

Ege Maden İhracatçıları Birliğinden Sert Tepki

Ekonomik açıdan öne çıkan ülkelerin gelişimleri incelendiğinde hepsinin madenlerini etkin bir şekilde ekonomiye kazandırarak ekonomik refahlarını artırdıklarının görüldüğüne dikkati çeken Alimoğlu, “Afyonkarahisar’ın geleceği yalnızca sloganlarla korunamaz. Bu şehir, üretmeden, çalışmadan, ihracat yapmadan ayakta kalamaz. Madencilik, Afyonkarahisar ekonomisinin omurgalarından biridir. Bugün bu sektörü hedef tahtasına koymak, binlerce emekçinin ekmeğini tartışmaya açmak anlamına gelir. Buna sessiz kalmamız mümkün değildir” diye konuştu. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Afyonkarahisar’ın 2025 yılında ihracatını yüzde 25’lik artışla 341 milyon dolardan 428 milyon dolara çıkardığına dikkati çeken Alimoğlu şöyle devam etti: “Afyonkarahisar’dan yapılan ihracatta madencilik sektörü 284 milyon dolarlık dilimle temsil edildi. Madencilik sektörü Afyonkarahisar’dan yapılan her 3 dolar ihracatın 2 dolarına imza attı. Ticaret Bakanlığı faaliyet illeri istatistiğine göre Afyonkarahisar’ın ihracatı 834 milyon dolara ulaştı. Bu tutarın yüzde 66’sı ise 550 milyon dolara ulaşıyor. İhracat yanında istihdamda da madencilik sektörü Afyon’a büyük katkı sağlıyor. Bugün bu sektörü hedef tahtasına koymak, binlerce emekçinin ekmeğini tartışmaya açmak anlamına gelir. Buna sessiz kalmamız mümkün değildir.” Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılında ihracat gerçekleştiren üyeleri arasında Afyon’dan 367 firmanın yer aldığını da aktaran Alimoğlu, “EMİB üyeleri arasında Afyonlu ihracatçılarımız en büyük temsiliyeti oluşturuyor. İkinci sırada 249 firmayla İzmirli firmalar, üçüncü sırada 143 firmayla Muğlalı firmalar yer alıyor” dedi. “Afyon’un toprağı ve suyu madenciliğe kurban ediliyor” iddiasının kabul edileme olduğunu savunan Alimoğlu şöyle devam etti: “Kimse Afyonkarahisar’ın toprağını, suyunu, yaşam alanlarını feda etmeyi savunmuyor. Ama madenciliği otomatik olarak “yıkım” ile eşitlemek, gerçekle bağdaşmayan ideolojik bir yaklaşımdır. Bugün dünyada refah üreten ülkelerin tamamı, yeraltı kaynaklarını işleyerek, katma değer yaratarak ekonomiye kazandırmaktadır. Madencilik yapmayan değil, madenciliği yönetemeyen ülkeler kaybeder.” Çevre ve madenciliğin bir arada yürütülebileceğinin altını çizen Alimoğlu, “Türkiye’nin meselesi “çevre mi, madencilik mi” ikilemi değildir. Türkiye’nin ihtiyacı; akılcı planlama, doğru alan seçimi ve sıkı denetimdir. Çevreyi ve tarımı tabii ki kutsamalıyız ama madenciliği şeytanlaştıran bir üslup ülkeye fayda sağlamaz. Ülkemizde ÇED süreçleri ciddiyetle ele alınmaktadır. Madencilik sektörü olarak 8 bakanlıktan izinler alarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. ÇED’i yatırımın önüne konmuş mutlak bir veto mekanizmasına dönüştürme niyeti büyük bir yanlıştır. Çevre korunmalıdır ama üretimi de çevreye duyarlı bir şekilde sürdürmeliyiz. Bu noktada Bilim, veri ve denetim konuşulmalı; korku siyaseti değil” dedi. Türkiye’nin yeraltı kaynakları açısından zengin bir ülke olduğuna vurgu yapan Alimoğlu, “Bu kaynakları kullanmayıp ithalatla cari açık büyüten bir model sürdürülebilir olmaz. Gelişmiş ülkeler yeraltı zenginliklerini ham olarak değil, işleyerek refah üretmiştir. Türkiye de bunu yapmak zorundadır. Afyonkarahisar bu dönüşümün merkezlerinden biridir. Afyonkarahisar ne sahipsizdir ne de göz göre göre yoksullaştırılacak bir şehir. Doğayı korumak kadar emeği, üretimi ve istihdamı korumak da sorumluluktur. Bizim savunduğumuz; çevreye duyarlı, kayıtlı ve ülke ekonomisine katkı sağlayan madenciliktir. Afyonkarahisar’ın geleceği, yasaklarla değil; akılla, planlamayla ve üretimle güvence altına alınır” diyerek sözlerini noktaladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.