Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Madencilik

Kapsül Haber Ajansı - Madencilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Madencilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye ile Güney Kore Arasında Enerji ve Madencilikte İki Yeni İş Birliği Anlaşması Haber

Türkiye ile Güney Kore Arasında Enerji ve Madencilikte İki Yeni İş Birliği Anlaşması

Ziyaret marjında toplamda 3 anlaşma imzalanırken Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sosyal medya hesabından “Ülkelerimizin mühendislik, teknoloji ve sanayi birikimini ortak projelere taşıyacak bu anlaşmaların hayırlı olmasını diliyorum.” paylaşımı yaptı. Bakan Bayraktar Eşlik Etti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore ziyareti kapsamında Devlet Başkanı Lee Jae Myung ile bir araya geldi. Ziyarette Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eşlik eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, iki liderin başkanlığındaki heyetler arası görüşmeye katıldı. Görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Bayraktar, Türkiye ile Güney Kore arasındaki köklü dostluk ve stratejik ortaklığın, özellikle enerji alanında teknoloji paylaşımını, iş birliğini ve karşılıklı yatırımları artıracak yeni adımlarla daha da güçleneceğine inanıyoruz.” dedi. 3 Anlaşma İmzalandı Görüşmelerin ardından iki ülke arasında enerji ve madencilik bağlamında üç anlaşma imzalandı. ‘Enerji Alanında İşbirliğinin Güçlendirilmesi Mutabakat Zaptı’na Bakan Bayraktar ile Kore İklim, Enerji ve Çevre Bakanı Sungwhan KIM imza koydu. Bu mutabakat zaptıyla iki ülke; temiz enerji politikaları ve karbon emisyonu azaltımı, nükleer enerji ve nükleer santral inşa projeleri, yenilenebilir enerji, hidrojen ve enerji verimliliği uygulamaları ile akıllı şebekeler ve yeni enerji teknolojileri alanlarında iş birliği yapacak. Enerji Dönüşümü Forumu Mutabakat zaptının sahadaki uygulamalarını doğrudan takip etmek ve sürdürülebilir bir diyalog zemini kurmak amacıyla “Türkiye-Kore Enerji Dönüşümü Forumu” kurulacak. Yılda bir kez dönüşümlü olarak Türkiye ve Güney Kore’de toplanacak olan forum; nükleer santral yatırımları, teknoloji entegrasyonu, finansman modelleri ve ortak girişim fırsatlarının masaya yatırılacağı en üst düzey yürütücü mekanizma olarak görev yapacak. Kritik Mineraller ve Madencilik Bakan Bayraktar, Kore Ticaret, Sanayi ve Kaynaklar Bakanı Jung-Kwan KIM ile ‘Doğal Kaynaklar ve Madencilik Alanlarında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’nı da imzaladı. Bu anlaşma ile doğal kaynaklar ve madencilik sektörlerindeki ikili iş birliğini artırmak için; başta nadir toprak elementleri, kritik mineraller ve mıknatıslar olmak üzere söz konusu madenlerin tespiti, işlenmesi, rafine edilmesi ve geri dönüştürülmesi ve bunlara ilişkin ortak Ar-Ge projeleri yürütülmesini amaçlıyor. İki ülke ayrıca otonom madencilik, yapay zekâ entegrasyonu ve çevre dostu madencilik uygulamalarında da tecrübe ve deneyim paylaşımında bulunacak. Düzenli Bilgi Alışverişi Ziyaret kapsamında TÜNAŞ ile KEXIM arasında imzalanan ‘Nükleer Güç Projesi Finansmanına İlişkin İşbirliği Mutabakat Zaptı’ da imzalandı. Anlaşmaya TÜNAŞ adına Genel Müdür Necati Yamaç ile KEXIM adına Başkan ve Genel Müdür Hwang Kiyeon imza attı. Buna göre; TÜNAŞ marifetiyle yapılacak tüm nükleer güç santrali projeleri kapsamında potansiyel finansman çözümlerine ilişkin iş birliği çerçevesi oluşturulacak. KEXIM ve TÜNAŞ; finansal modelleme ve analiz ile finansman yapıları konusunda iş birliği geliştirecek. Düzenli olarak bilgi alışverişinde bulunmak ve gelecekteki olası iş birliği fırsatlarını araştırmak üzere çalışma grubu kurulacak. Ülkelerimizin Birikimini Ortak Projelere Taşıyacak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, imzalanan mutabakat zabıtlarına ilişkin sosyal medya hesaplarından açıklama yaptı. Bakan Bayraktar, açıklamasında, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Güney Kore Devlet Başkanı Sayın Lee Jae Myung başkanlığındaki heyetler arası görüşmenin ardından, liderlerimizin huzurunda enerji ve madencilik alanlarındaki iş birliğimize kapsamlı bir çerçeve kazandıran iki mutabakat zaptını imzaladık. Kore Cumhuriyeti İklim, Enerji ve Çevre Bakanlığı ile ‘Enerji Alanında İşbirliğinin Güçlendirilmesi Mutabakat Zaptı’nı; Ticaret, Sanayi ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile de “Doğal Kaynaklar ve Madencilik Alanlarında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’nı imza altına aldık. Bu anlaşmalarla nükleer enerji ve temiz enerji teknolojileri başta olmak üzere enerjinin tüm alanlarında ortak çalışmalar geliştirecek; kritik mineraller ve nadir toprak elementlerinde kaynak potansiyelimizi teknoloji, yatırım ve yüksek katma değerli üretimle buluşturacak iş birliklerini ilerleteceğiz. Yılda bir kez dönüşümlü olarak düzenlenecek Türkiye-Kore Enerji Dönüşümü Forumu ile de bu çalışmaların uygulamaya yansımasını yakından takip edecek, üst düzey diyaloğumuza süreklilik kazandıracağız. Ayrıca liderlerin huzurunda TÜNAŞ ile KEXIM arasında imzalanan ‘Nükleer Güç Projesi Finansmanına İlişkin İşbirliği Mutabakat Zaptı’yla da TÜNAŞ’ın ülkemizde geliştireceği nükleer güç santrali projelerine yönelik potansiyel finansman imkânlarının değerlendirilmesi için bir iş birliği çerçevesi oluşturuldu. Ülkelerimizin mühendislik, teknoloji ve sanayi birikimini ortak projelere taşıyacak bu anlaşmaların hayırlı olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı. İkili Görüşmeler Bakan Bayraktar, temasları çerçevesinde Güney Kore’nin en büyük kamu elektrik dağıtım şirketi KEPCO’nun üst düzey yöneticileriyle bir araya geldi. Bakan Bayraktar, ayrıca Güney Koreli kalıcı mıknatıs üreticisi JS Link’in üst düzey yöneticileri ile de görüştü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Doğal Taş İhracatçıları, Fas’tan Sonra İspanya Yolcusu Haber

Türk Doğal Taş İhracatçıları, Fas’tan Sonra İspanya Yolcusu

Türk doğal taş sektörü, 2030 FIFA Dünya Kupası’nda futbol yıldızlarının mücadele edeceği statların, konaklayacağı otellerin, yemek yiyeceği restoranların Türk doğal taşlarıyla donatılması için 2030 FIFA Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak İspanya’nın yolunu tutuyor. 2030 FIFA Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak ülkelerden Fas’a 13-16 Ekim 2026 tarihlerinde “Doğal Taş Sektörel Ticaret Heyeti” düzenleyen Ege Maden İhracatçıları Birliği, bu sefer 2-6 Kasım 2026 tarihlerinde kupanın diğer ev sahibi ülke İspanya’ya doğal taş ihracatımızı artırmak için İspanya’nın Madrid ve Alicante şehirlerini kapsayan “Doğal Taş Sektörel Ticaret Heyeti” gerçekleştirecek. İspanya'nın, Fas ve Portekiz ile 2030 FIFA Dünya Kupası'na ev sahipliği yapacak olmasının başta stadyumların modernizasyonu olmak üzere otel, konaklama tesisleri, ulaşım altyapısı, turizm tesisleri ve kentsel alanlarda önemli yatırım ve renovasyon ihtiyacı doğurduğu bilgisini paylaşan Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, altyapının geliştirilmesine yönelik yapılacak yatırımların, özellikle mimari ve iç mekân uygulamalarında doğal taş kullanımını desteklemesini öngördüklerini vurguladı. İspanya’ya doğal taş ihracatımızı 50 milyon dolara çıkarabiliriz İspanya’nın Avrupa'nın önde gelen doğal taş üretici ve tüketici ülkelerinden biri olduğunun altını çizen Alimoğlu; “Türk doğal taş sektörünün geniş ürün çeşitliliği, renk ve desen alternatifleri ile rekabetçi fiyat avantajı, özellikle yüksek katma değerli işlenmiş ürünler ve özel mimari uygulamalar açısından ticari fırsatlar sunuyor. 2025 yılında İspanya'nın doğal taş sektöründeki toplam ithalatı 190 milyon dolardı. Türkiye bu ithalattan 17 milyon dolar pay aldı. Türk doğal taş sektörünün İspanya’ya ihracatını artırabileceği bir döneme girdik. 12 ihracatçı firmamız ithalatçı firmalarla ikili iş görüşmeleri yaparken, doğal taş ithalatçısı firmaları da ziyaret edeceğiz. İspanya’ya doğal taş ihracatımızın 50 milyon dolara çıkması için büyük bir adım atmış olacağız” ifadelerini kullandı. Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin İspanya Doğal Taş Sektörel Ticaret Heyetine katılan firmalar; “ALİMOĞLU MERMER GRANİT SANAYİ VE TİC. A.Ş., BAŞARANLAR İNŞ. MALZ. TİC. VE SAN. A.Ş., BERKOMAR DOĞALTAŞ MADENCİLİK İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. STİ., BERSAM MADENCİLİK MERMER SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ., DEVMAR MERMER MAD. TURZ. TİC. SAN. TİC. LTD.ŞTİ., D-STİL MERMER DIŞ TİCARET İÇ MİMARLIK SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ., ERMAŞ MADENCİLİK TURİZM SANAYİ VE TİCARET A.Ş., GÜREL MERMER SAN. VE TİC. A.Ş., MARBLE SHOP DOĞAL TAŞ DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, ŞENLER MERMER SAN. TİC. A.Ş., TUREKS TURUNÇ MADENCİLİK İÇ VE DIŞ TİCARET A.Ş., UKİ MADENCİLİK GIDA TAŞIMACILIK İNŞAAT SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ” olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Castrol ve Komatsu’dan   Stratejik İş Birliği Haber

Castrol ve Komatsu’dan Stratejik İş Birliği

Castrol, Türkiye distribütörlüğü Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. tarafından yürütülen dünyanın önde gelen iş ve maden makineleri üreticilerinden Komatsu ile madeni yağların geliştirilmesi ve üretimini kapsayan üç yıllık bir iş birliğine imza attı. Anlaşma kapsamında Komatsu markalı madeni yağlar, Castrol’ün Gemlik’teki üretim tesisi ve teknoloji merkezinin altyapısından yararlanılarak geliştirilecek ve üretilecek. İş birliği, madeni yağların üretim ve dolum süreçlerinin ötesine uzanıyor. Komatsu madeni yağlarının formülasyon, ürün geliştirme ve teknik onay süreçlerinde Castrol’ün mühendislik ve teknoloji alanındaki uzmanlığından yararlanılırken, ürünlerin geliştirilmesinde Komatsu’nun global kalite ve performans standartları esas alınıyor. Böylece iki markanın bilgi birikimi, zorlu çalışma koşullarında faaliyet gösteren müşterilere yönelik çözümlerde bir araya geliyor. Castrol’ün Gemlik’teki teknoloji gücü, Komatsu’nun mühendislik standartları ile buluşuyor Castrol’ün Türkiye’deki önemli yatırımlarından olan Gemlik üretim tesisi ve teknoloji merkezi, iş birliğinde önemli bir rol üstleniyor. Madeni yağların geliştirilmesinden üretimine kadar farklı süreçleri bir araya getiren bu altyapı, Komatsu markalı madeni yağların geliştirilmesi ve üretiminde kullanılacak. Üç yıl boyunca devam edecek iş birliğiyle Castrol, formülasyon, teknik onay, mühendislik ve üretim alanlarındaki bilgi birikimini projeye aktarırken, Komatsu'nun yüksek kalite ve performans beklentilerine uygun çözümler geliştirilmesine katkı sağlayacak. Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. distribütörlüğünde Türkiye’deki faaliyetlerini sürdüren Komatsu ile gerçekleştirilen iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Genel Müdürü Nilay Tatlısöz, “Castrol olarak dünyanın önde gelen markalarıyla geliştirdiğimiz iş birliklerinde yalnızca üretim kapasitemizle değil, mühendislik ve teknoloji alanındaki uzmanlığımızla da değer yaratıyoruz. Komatsu ve Marubeni Dağıtım ve Servis ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, Gemlik’teki üretim tesisi ve teknoloji merkezimizin yetkinliklerini dünyanın önde gelen iş makinesi markalarından biriyle buluşturuyor. Gemlik’teki üretim tesisimiz ve teknoloji merkezimiz, madeni yağların geliştirilmesinden formülasyon ve teknik onay süreçlerine, üretimden doluma kadar geniş bir yetkinliğe sahip. Bu bilgi birikimimizi ve teknolojik altyapımızı Komatsu madeni yağlarının geliştirilmesi ve üretiminde kullanacak olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu iş birliğinin uzun vadeli ve sürdürülebilir bir değer yaratacağına inanıyoruz” dedi. Komatsu’nun operasyonel verimliliğine katkı sağlayacak iş birliği Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş., Komatsu ile 1983 yılından bu yana sürdürdüğü güçlü iş ortaklığı kapsamında iş ortaklarına sunduğu ürün ve satış sonrası hizmetleri geliştirmeye devam ediyor. Castrol ile gerçekleştirilen stratejik iş birliği, Komatsu’nun yüksek kalite ve performans standartlarını madeni yağ teknolojileri alanındaki uzmanlıkla buluşturuyor. Bu iş birliğiyle zorlu çalışma koşullarında faaliyet gösteren Komatsu müşterilerinin makine performansı, dayanıklılık ve operasyonel süreklilik beklentilerinin desteklenmesi hedefleniyor. Castrol ile olan statejik iş birliği ile ilgili olarak Marubeni Dağıtım ve Servis CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Cevdet Alemdar, “Marubeni Dağıtım ve Servis olarak, Komatsu’nun global kalite ve mühendislik standartlarını güçlü satış sonrası hizmetlerimizle desteklemeyi önceliklerimiz arasında görüyoruz. Castrol ile gerçekleştirdiğimiz bu stratejik iş birliği, iki global markanın teknoloji ve mühendislik alanındaki uzmanlıklarını bir araya getirirken, müşterilerimizin operasyonel verimlilik ve yüksek performans beklentilerine yönelik çözümlerimizi de güçlendirecek. Amacımız yalnızca üstün nitelikli ürünler sunmak değil, iş ortaklarımızın operasyonlarının sürekliliğine ve uzun vadeli başarısına katkı sağlamak. Bu iş birliğinin, müşteri odaklı yaklaşımımızı daha ileri taşıyacağına inanıyoruz” dedi. İş ve maden makinelerinde yüksek performans ve dayanıklılık sunuluyor Türkiye’nin sektörde en uzun süreli distribütörlük ilişkilerinden birini Komatsu ile sürdüren Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş., paletli ekskavatörlerden lastikli yükleyicilere, dozerlerden greyderlere, kaya kamyonlarından kompakt iş makinelerine kadar uzanan geniş ürün gamıyla inşaat, madencilik, enerji ve altyapı sektörlerine hizmet veriyor. Yüksek mühendislik standartları, dayanıklılığı ve ileri teknolojileriyle öne çıkan Komatsu, dijital filo yönetimi çözümleri ve güçlü satış sonrası hizmet altyapısıyla müşterilerinin operasyonel verimlilik hedeflerini destekliyor. Akıllı makine teknolojileri, uzaktan izleme çözümleri ve verimlilik odaklı mühendislik yaklaşımıyla Komatsu, dünya genelinde iş ve maden makineleri sektörünün öncü markası olmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sri Lanka'dan Türk İş İnsanlarına "İhalelerimize Katılın" Daveti Haber

Sri Lanka'dan Türk İş İnsanlarına "İhalelerimize Katılın" Daveti

ATO Başkanı Gürsel Baran'ın makamında gerçekleşen ziyarete ATO Başkan Yardımcısı Adem Ali Yılmaz ile Genel Sekreter Ahmet Güran eşlik etti. Baran, ziyarette yaptığı konuşmada, coğrafi şekli nedeniyle Hint Okyanusu'nun incisi olarak anılan Sri Lanka ile Türkiye arasındaki ilişkilerin uzun tarihi geçmişi olduğunu belirterek, olumlu seyreden bu ilişkileri ticari ve ekonomik alanda ilerletmeyi hedeflediklerini söyledi. Küresel ekonomide dengelerin değiştiği, ticaret yollarının ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği, Asya'nın dünya ekonomisindeki ağırlığının arttığı ve Hint Okyanusu'nun da uluslararası ticaretin, enerji taşımacılığının ve küresel lojistik ağların en stratejik bölgelerinden biri haline geldiğini anlatan Baran, "Türkiye'nin üretim gücü ve geniş pazarlara erişim imkânlarıyla Sri Lanka'nın Hint Okyanusu'ndaki stratejik konumunun birbirini tamamlayan önemli avantajlar sunduğu görülüyor. Bu avantajları karşılıklı ticarete, yatırımlara ve uzun vadeli iş ortaklıklarına dönüştürmek ortak hedefimiz" dedi. İki ülke arasında ekonomik ve teknik işbirliği ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının bulunduğunu hatırlatan Baran, "Sri Lanka ile tekstil ve hazır giyim, gıda ve tarım ürünleri, madencilik, makine, sağlık, turizm, lojistik ve teknoloji sektörlerinde önemli fırsatlar görüyoruz." diye konuştu. Sri Lanka'nın Mannar Körfezi'ndeki petrol rezervlerinin çıkarılmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirten Baran, Türkiye'nin petrol ve madencilik alanlarındaki tecrübelerine dikkat çekti. Baran, "Ülkelerimiz arasında Cumhurbaşkanlarımızın belirlediği 500 milyon dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmak için mevcut potansiyelimizi daha etkin değerlendirmemiz gerekiyor. Bunun için öncelikle iş dünyalarımızın birbirini daha yakından tanımasına, karşılıklı ziyaretlerin artmasına ve firmalarımız arasında doğrudan temas kurulmasına ihtiyaç var. Ankara Ticaret Odası olarak, Sri Lankalı iş insanlarıyla üyelerimizi buluşturmaya, yeni ticari bağlantılar kurulmasına ve karşılıklı yatırım fırsatlarının değerlendirilmesine katkı sunmaya hazırız" dedi. Baran, konuşmasında Ankara ekonomisi hakkında da bilgi verdi. -HAVACILIK VE TARIM SEKTÖRLERİNDE ANLAŞMA- Ziyarette konuşan Sri Lanka Dışişleri ve Yurtdışı İstihdam Bakan Yardımcısı Arun Hemachandra, Türkiye ile Sri Lanka arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirterek, bu ziyaretinde Türkiye ve Sri Lanka arasında havacılık ve tarım sektörü üzerine iki önemli ikili anlaşma imzaladıklarını bildirdi. Sri Lanka ekonomisi hakkında bilgi veren Bakan Yardımcısı Hemachandra, küresel ekonomideki zorluklara rağmen Sri Lanka ekonomisinin geçen yılı yüzde 5'lik büyümeyle dayanıklılık göstererek tamamladığını belirterek, "Ülkenizdeki yatırımcı ve iş insanlarının güçlü ekonomideki fırsatları değerlendirmelerini isteriz" dedi. Beyaz ve elektronik eşya başta olmak üzere, Türk ürünlerinin Sri Lanka piyasasındaki ağırlığının arttığını, kendisinin de evinde Türk markalarını kullandığını bildiren Bakan Yardımcısı, "Daha fazla Türk ürününün Sri Lanka piyasasında yer almasını istiyoruz" diye konuştu. Dijitalleşme konusundaki hızlı gelişmelere ve Türk şirketlerinin bu konudaki başarılı çalışmalarına dikkat çeken Bakan Yardımcısı Hemachandra, hem dijitalleşme hem de inşaat, makine dâhil olmak üzere tüm alanlarda daha fazla işbirliği yapmak için Türk şirketlerini Sri Lanka'nın açtığı uluslararası ihalelere katılmaya davet etti. Bakan Yardımcısı Hemachandra, Sri Lanka'yı tanıtmak ve işbirliği imkânlarını detaylı görüşmek üzere Baran başkanlığındaki ATO heyetini de ülkesine davet etti. -SRI LANKA EXPO 2027'YE DAVET- Sri Lanka Büyükelçisi Niluka Kadurugamuwa da yaptığı konuşmada, 14-17 Ocak tarihlerinde Başkent Kolombo'da Sri Lanka Expo 2027'nin düzenleneceği bilgisini vererek, "Sri Lanka Uluslararası Ticaret Fuarı, iş dünyası için yeni fırsatlar oluşturur. Ankara Ticaret Odası üyelerini Sri Lanka Expo'ya davet ediyoruz" dedi. Büyükelçi, Sri Lanka Expo hakkında Kasım ayında organize edilecek bir toplantıyla katılmak isteyenlere detaylı bilgi vereceklerini de söyledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ve İtalya Arasında Enerjide Yeni İş Birliği Gündemde Haber

Türkiye ve İtalya Arasında Enerjide Yeni İş Birliği Gündemde

Bakan Bayraktar, İstanbul’da düzenlenen İtalya-Türkiye Enerji Ortaklığı ve İş Eşleştirme Etkinliği’ne katıldı. Birbirimizi Tamamladığımız Alanlar Var Burada bir konuşma yapan Bakan Bayraktar, Türkiye ile İtalya arasında önemli benzerlikler bulunduğuna işaret ederek, “Birbirimizi tamamladığımıza inandığımız alanlar var. Enerji ile madencilik alanlarındaki iş birliği hususunda büyük fırsatlar olduğuna inanıyorum.” dedi. İtalya ve Türkiye, İş Birliğinin Çok Olumlu Bir Örneği Siyasi düzeyde Türkiye ve İtalya’nın özellikle son birkaç yılda çok iyi bir ilişkiye sahip olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin bu ilişkiyi oldukça olumlu bir yönde geliştirdiğini kaydetti. Bakan Bayraktar, “Günümüz dünyasının şartlarında karşılaştığımız sınamalar ve her geçen gün üst üste yaşadığımız krizler göz önüne alındığında, uluslar arasında çok daha geniş kapsamlı bir iş birliğine ihtiyaç duyulduğunu düşünüyorum. İtalya ve Türkiye de bu iş birliğinin çok olumlu bir örneğini teşkil ediyor.” diye konuştu. Yeni Normal Bugün dünyanın modern tarihin gördüğü en büyük enerji krizine sahne olduğunu kaydeden Bakan Bayraktar, şoklar ve krizlerin yaşanmaya devam ettiğini belirterek, bu durumun artık "yeni normal" haline geldiğine işaret etti. Ekonomide Köklü Dönüşüm Türkiye’de enerji alanında artan talep, dışa bağımlılık ve karbonsuzlaşma konusunda mücadele sergilediklerini anlatan Bakan Bayraktar, “Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın ifade ettiği gibi, Türkiye 2053 yılında karbon nötr bir ekonomi olacak. Bu; sanayiden binalara, ulaştırmadan tarıma kadar tüm ekonomimizin tamamen değişmesini, köklü bir dönüşümü gerektiriyor.” dedi. Milli Enerji 2040 Gelecek hafta Milli Enerji 2040 Planı ile büyük bir duyuru yapacaklarını ifade eden Bakan Bayraktar, “Bu yeni stratejinin merkezinde elektrikleşme yer alıyor. Ekonomimizi elektrikleştireceğiz. Sanayiden binalara kadar tüm sektörlerde daha fazla elektrikleşme göreceğiz.” dedi. COP31’de Daha İddialı Hedefler Ekonominin tamamında elektrikleşmenin yanı sıra temiz elektrik kaynaklarına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, “Türkiye’deki bir numaralı odak noktamız, yenilenebilir kaynaklarımızdan maksimum düzeyde yararlanmaktır. 2024’te Bakü’deki COP29’da 120 gigavatlık bir hedef duyurmuştuk; COP31’de ise Türkiye, yenilenebilir enerji tarafında çok daha büyük ve iddalı hedefler ilan edecek.” İfadelerini kullandı. ENI ile İş Birliği Mesajı Türkiye’nin arama ve üretim yatırımlarına aralıksız devam ettiğine ve dünyanın en büyük 4’üncü sondaj filosuna sahip ülkesi olduğuna vurgu yapan Bakan Bayraktar, “Petrol aramalarına da yatırım yapıyoruz. Bununla birlikte petrol şirketleriyle iş birliğini geliştirmeyi planlıyoruz; bunlardan biri de ENI. Umuyorum ki yakın zamanda ENI ile büyük bir duyuru yapacağız. Anlaşmanın detaylarını şu an açıklayamam, önce tamamlamamız gerekiyor ama büyük bir proje. Türkiye ve İtalya sadece kendi ülkelerinde değil, üçüncü ülkelerde ve farklı bölgelerde de ortaklıklar geliştirebilir. Afrika’dan Orta Doğu’ya, Orta Doğu’dan Orta Asya’ya kadar ortaklıklar kurabiliriz ve biz buna hazırız.” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAN’dan Madencilik  Sektörü İçin 60 Tonluk Dev Kamyon Haber

MAN’dan Madencilik Sektörü İçin 60 Tonluk Dev Kamyon

Dünya genelinde aktif olarak faaliyet gösteren yaklaşık 135.000 madencilik kamyonunun önemli bir bölümü günün 24 saati aralıksız çalışıyor. MAN Truck & Bus, madencilik sektörünün bu yoğun çalışma koşullarından kaynaklanan ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla güçlü bir çözüm geliştirdi. MAN’ın IAA Transportation 2026’da ilk kez tanıttığı yeni 60 tonluk kamyon, ilk aşamada Euro 6 emisyon standardına sahip, soldan direksiyonlu versiyonuyla Şili ve Fas pazarlarında sunulacak. Bunu Afrika, Orta Doğu ve Latin Amerika pazarlarına yönelik Euro 2 ile Euro 5 arasındaki emisyon standartlarına sahip versiyonlar izleyecek. Maden operasyonlarının zorlu koşulları için üretildi MAN’ın yeni 60 tonluk kamyonu gücünü; 397 kW (540 bg) güç ve 2.650 Nm tork üreten 12,4 litrelik MAN D2676 Euro 6e motorundan alıyor. Bu motora, retarder donanımlı MAN TipMatic 12.28 OD şanzıman, arazi koşullarına uygun MAN TipMatic Offroad sürüş programı ve zorlu zeminlere özel ABS sistemi eşlik ediyor. Güçlendirilmiş şasi ve aks yönlendirme bileşenleri, her biri 10 ton taşıma kapasitesine sahip iki ön aks, her biri 20 ton taşıma kapasitesine sahip 2 arka aks ve tek parça jantlara monte edilmiş 325/95 R24 lastikler, aracı açık ocak madenciliğinin zorlu koşullarına karşı özellikle dayanıklı hâle getiriyor. Hafif şasi yapısı sayesinde, aynı zamanda 40 tonluk faydalı yük sınıfında yer alan araç, IAA’da MAN TGS INDIVIDUAL LION S versiyonuyla sergilendi. Fuarda yoğun ilgi gören kamyonda, siyah tasarım paketi, çift sıralı LED aydınlatma üniteleriyle donatılmış tavan ışık barı ve kabin içi ambiyans aydınlatması dikkat çekti. Maden sahasının içine kadar uzanan servis hizmeti MAN Truck & Bus Uluslararası Satış Bölgesi Başkanı Thomas Hemmerich konuyla ilgili şunları söyledi: “Madencilikte her ton ve her saat önemlidir. MAN olarak 60 tonluk kamyonumuzla müşterilerimizin en ağır yüklerini güvenle taşıyor, servis hizmetlerimizle de doğrudan maden sahasının içine kadar uzanıyoruz.” 48 tonluk kamyondan günümüzün madencilik çözümlerine MAN’ın madencilik ve ağır inşaat uygulamalarına yönelik damperli kamyon üretimindeki tecrübesi onlarca yıl öncesine dayanıyor. 1980’lerin başında 48 ton azami yüklü ağırlığa sahip F8 modeliyle başlayan bu yolculuk, MAN’ın 2023 yılında Trucknology Days etkinliğinde tanıttığı 50 tonluk kamyonla devam etmişti. Günümüzde Şili, Peru ve Afrika başta olmak üzere pek çok ülkede kullanılan bu güçlü aileye, şimdi ise çok daha da ağır yüklerin taşınması için geliştirilen 60 tonluk model katılıyor. Geniş madencilik ürün portföyünün bir parçası Yeni 60 tonluk kamyon MAN’ın; maden arama çalışmalarından saha geliştirmeye, maden çıkarma operasyonlarından arazi rehabilitasyonuna kadar madenciliğin tüm aşamalarını kapsayan geniş ürün portföyünü tamamlıyor. MAN, bu kapsamda TGL, TGM, TGS, TGX ve TGE modellerini; 4x2’den 10x4’e kadar farklı aks konfigürasyonlarında, Euro 2’den Euro 6’ya kadar çeşitli emisyon standartlarında, şasi, damperli kamyon ve çekici seçenekleriyle sunuyor. Bu araçlar bakır, altın, kömür, nikel, boksit ve fosfat madenlerinde aktif olarak kullanılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Angola’dan Türk Yatırımcılara Davet Haber

Angola’dan Türk Yatırımcılara Davet

İhracat gelirlerinin yüzde 92’sini petrol ve doğalgazın oluşturduğu Angola, zengin maden rezervlerini ekonomiye kazandırarak gelirlerini çeşitlendirmek istiyor. Angola'nın Ankara Büyükelçisi Sayın Joao Salvador Dos Santos Neto, Ege İhracatçı Birlikleri’ni ziyaret etti. Büyükelçi Dos Santos Neto, Angola’da yatırım yapacak sanayiciler için kolaylıklar sağlayan bir mevzuatları olduğunu, Türk yatırımcıları Angola’ya beklediklerini dile getirdi. Angola’nın altın, nikel, demir cevheri, mermer, nadir bulunan elementler yönüyle zengin rezervlere sahip olduğunu dile getiren Büyükelçi Dos Santos Neto, “36 maden açısından zengin kaynaklara sahibiz. Türk yatırımcıların yeterli kaynak bulabilecekleri maden yataklarına sahibiz. Enerji ve lojistik altyapısı için destek oluyoruz. Çinli 300’ün üzerinde firmanın Angola’da yatırımları var. Tarım, petrol, gaz, madencilik ve diğer sanayi kollarında yatırımlar yaptılar. Türkiye’den bir firmanın demir cevheri üretimi konusunda bir yatırımı söz konusu. Angola’da Türk yatırımcıları daha fazla sayıda görmek istiyoruz. Madencilik dışında tarım ve turizm sektörleri de yatırım yapılabilecek sektörler olarak öne çıkıyor” şeklinde konuştu. Türk dizileri Angola’da çok popüler Angola’da Türk dizilerinin çok popüler olduğu bilgisini de veren Dos Santos Neto şöyle devam etti; “Türk dizilerinden dolayı Angola’da Türklere sempati duyuluyor. Türk yatırımcılar Angola’ya geldiklerinde çok hoş karşılanacaklar. Türkiye’de okuyan çok sayıda Angolalı var. Angola’da yapacağınız yatırımlarda Türkiye’de okumuş, Türkçe bilen Angolalıları istihdam etmeniz işlerinizin hızla büyümesine katkı sağlayacaktır.” Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faik Tokatlıoğlu, Türkiye’nin yıllık 6,5 milyar dolar madencilik ürünleri ihraç ettiğini, Ege Bölgesi’nden yapılan madencilik ihracatının 1,5 milyar doları aştığını, Türkiye ile Angola arasında karşılıklı ticaretin artması için uygun bir zemin olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin Angola’ya yıllık ihracatının 102 milyon dolar, ithalatının ise 9 milyon dolar düzeyinde olduğunu vurgulayan Tokatlıoğlu, “Angola yıllık 15 milyar doların üzerinde ithalat yapan bir ülke. Angola’ya hem ihracatımızı artırabiliriz hem de Türk sanayicileri Angola’da yatırım yapabilirler. Karşılıklı temaslarla iki ülke arasındaki ticari bağların daha da güçleneceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DORÇE, MÜSİAD EXPO 2026’da Modüler Yapı Çözümlerini Tanıttı Haber

DORÇE, MÜSİAD EXPO 2026’da Modüler Yapı Çözümlerini Tanıttı

DORÇE Prefabrik ve İnşaat, iş dünyasının farklı sektörlerinden üretici, yatırımcı, satın almacı ve profesyonelleri bir araya getiren MÜSİAD EXPO 2026’da yerini aldı. İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen organizasyonda DORÇE, prefabrik modüler çelik yapı sistemlerinin yanı sıra mühendislik, üretim ve anahtar teslim EPC proje kabiliyetlerini ziyaretçilere sundu. Hall 2, 2E-102 numaralı stantta sektör profesyonelleri, yatırımcılar ve uluslararası iş ortaklarıyla bir araya gelen şirket, farklı coğrafya ve sektörlerde geliştirdiği yapı çözümleri hakkında bilgi paylaşımında bulundu. Yeni nesil çözümleri katılımcılardan yoğun ilgi gördü Fuarda DORÇE’nin yeni nesil Battery Energy Storage Systems (BESS) ve Modular Data Center çözümleri ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördü.. Enerji depolama ve dijital altyapı yatırımlarına yönelik geliştirilen bu çözümler, modüler yapıları, ölçeklenebilir mimarileri, kontrollü fabrika üretimi ve hızlı devreye alma avantajlarıyla yatırımcılar ve sektör profesyonelleri tarafından ilgiyleincelendi. Üretimden anahtar teslim projelere entegre çözüm 40 yılı aşkın sektör tecrübesine sahip DORÇE, Ankara’daki üretim tesislerinde prefabrik modüler çelik yapılar başta olmak üzere farklı yapı sistemlerinin tasarım ve üretimini gerçekleştiriyor. Şirket, tasarım ve mühendislikten satın almaya, üretimden lojistiğe, saha montajından elektromekanik işlere, test ve devreye almaya kadar geniş bir kapsamda entegre hizmet sunuyor. Avrupa’nın en büyük prefabrik modüler çelik yapı üretim tesislerinden birine sahip olan DORÇE, dünyanın önde gelen müteahhitlerinin sıralandığı ENR Top 250 listesinde de “Prefabrik Modüler Çelik Yapılar” iş modeliyle listeye giren tek şirket olarak bu konumunu 14 yıldır sürdürüyor.DORÇE’nin çözümleri, enerji, savunma, madencilik, petrol ve gaz, sağlık, eğitim, konut, endüstriyel tesisler, işçi ve yaşam kampları ile acil durum ve afet sonrası yapılaşma gibi birçok farklı alanda kullanılıyor. Şirket, bugüne kadar 60’tan fazla ülkede gerçekleştirdiği projelerden edindiği uluslararası tecrübeyi, modern üretim yöntemleri ve mühendislik kabiliyetleriyle bir araya getirerek farklı iklim ve coğrafi koşullara uygun yapı çözümleri geliştiriyor. DORÇE, Sibirya’da -50 dereceden Afrika’da +50 dereceye kadar farklı koşullarda projeler hayata geçirdi. Uluslararası iş birliği fırsatları değerlendirildi MÜSİAD EXPO 2026 boyunca DORÇE standında gerçekleştirilen görüşmelerde, mevcut ve potansiyel projelerin yanı sıra yeni pazarlardaki iş birliği fırsatları da ele alındı. Şirket yetkilileri, özellikle hızlı üretim ve kurulum gerektiren projelerde prefabrikasyon ve modüler yapı teknolojilerinin sağladığı avantajlara ilişkin ziyaretçilere bilgi verdi. DORÇE, fuar katılımıyla Türkiye’nin mühendislik ve üretim kabiliyetlerini uluslararası ziyaretçilere aktarırken, farklı sektör ve coğrafyalardaki yeni iş birliği olanaklarını değerlendirme fırsatı buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Manyezit Gücünü 60’tan Fazla Ülkeye Taşıyor Haber

Türkiye’nin Manyezit Gücünü 60’tan Fazla Ülkeye Taşıyor

Dünya manyezit rezervlerinin yaklaşık yüzde 20’sini elinde bulunduran OYAK şirketlerinden KÜMAŞ, yüksek katma değerli ürünlerini 60’tan fazla ülkeye ihraç ediyor. KÜMAŞ, küresel pazarlarda rekabet gücünü en iyi şekilde kullanıyor. Manyezit demir çelikten çimentoya, camdan refrakter sanayisine kadar pek çok temel sektörün üretim süreçlerinde yer alıyor. Dünya rezervlerinin önemli bir bölümünü elinde bulunduran KÜMAŞ, Ar-Ge, müşteri odaklı üretim ve sürdürülebilirlik modeli ile Türkiye’nin küresel pazardaki konumuna katkı veriyor. Kaynak avantajını uluslararası rekabet gücüne dönüştürüyor KÜMAŞ Genel Müdürü Atilla Adem Aydın, rezerv gücünü Ar-Ge, sürdürülebilirlik ve müşteri odaklı üretim modeliyle birleştirdiklerini söyledi. Aydın, “Doğal kaynak avantajımızı küresel pazarlarda rekabet gücüne dönüştürüyoruz” dedi. Adem Aydın, Ar-Ge'yi üretim süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline getirdiklerini, böylece yalnızca yeni ürünler geliştirmekle kalmıyor, üretim süreçlerini de sürekli iyileştirdiklerini söyledi. Aydın, “KÜMAŞ Manyezit Sanayi, üretim modelini madencilikten nihai ürüne kadar uzanan entegre yapısı üzerinde inşa ederken söz konusu yapı, şirkete kalite, maliyet yönetimi ve tedarik güvenliği açısından rekabette önemli bir avantaj sağlıyor” dedi. Manyezitte küresel kaynak gücü ve Türkiye ekonomisine katkı Aydın KÜMAŞ’ın dünya kripto kristalin manyezit rezervlerinin yaklaşık yüzde 20'sine sahip olmasının sadece şirketin için değil, Türkiye için de stratejik bir avantaj olduğunu dile getirdi. Atilla Adem Aydın, “Manyezit, demir çelik, çimento ve cam gibi temel sanayi sektörlerinin kritik hammaddelerinden biri. Bu rezerv gücü, ülkemizin küresel rekabetçiliğini artırırken kritik hammaddelerde dışa bağımlılığın azaltılmasına da katkı sağlıyor. KÜMAŞ olarak en büyük gücümüz, sahip olduğumuz doğal kaynağı entegre üretim altyapımız sayesinde yüksek katma değerli ürünlere dönüştürebilmemiz. Kendi ocaklarımızdan çıkardığımız cevheri sinter, kalsine ve fused manyezit ile refrakter ürünlere dönüştürüyoruz. Üretim süreçlerimizi tek çatı altında yönetiyoruz. Bu yapı, kalite, verimlilik ve tedarik güvenliği açısından önemli avantajlar sunuyor” diye konuştu. Yüksek katma değerli üretim ile ihracatta güçlü oyuncu Atilla Adem Aydın, KÜMAŞ’ın güçlü üretim kapasitesiyle yurt içi ihtiyaçlarını karşılarken, refrakter ve magnezyum oksit (MgO) bazlı ürünleriyle de ithal ikameye katkı verdikleri bilgisini verdi. Aydın, ihracat ile de Türkiye’ye önemli ölçüde katma değer ve döviz girdisi sağladıklarını bildirdi. Aydın, KÜMAŞ’ı asıl farklılaştıran unsurun, bu doğal kaynak avantajını yüksek katma değerli, sürdürülebilir ve müşteri odaklı bir iş modeline dönüştürebilmesi olduğunu vurguladı. Aydın, “KÜMAŞ manyezit rezerv gücü, entegre üretim modeli, yüksek katma değeri üretimi ve ihracattaki güçlü duruşu ile Türkiye’yi en iyi şekilde temsil ediyor” dedi. KÜMAŞ’ta müşteri odaklı sürdürülebilir iş modeli KÜMAŞ’taki başarıyı anlatan Aydın, “Dünyanın önde gelen çelik ve çimento üreticileri arasında yer alan Türkiye, şirketimize güçlü bir iç pazar, ürün geliştirme ve saha doğrulama imkânı sunuyor. Ülkemiz zaten bizim için önemli bir referans. Bu sayede ürünlerimizi müşteri ihtiyaçlarına göre sürekli geliştiriyor ve rekabet gücümüzü artırıyoruz” şeklinde konuştu. Atilla Adem Aydın, küresel pazarda Çin, Hindistan ve Avrupa merkezli üreticilerle rekabet ettikleri bilgisini verdi. Aydın, söz konusu rekabette KÜMAŞ’ı öne çıkaran en önemli unsurun; kripto kristalin manyezit rezervleri, dikey entegre üretim yapısı, güçlü Ar-Ge, mühendislik kabiliyeti ve sürdürülebilirlik olduğunun altını çizdi. Karbon ayak izi yönetimi ve sürdürülebilirlik stratejisi Aydın, Çevresel Ürün Beyanı (EPD), karbon ayak izi yönetimi ve sürdürülebilirlik raporlaması gibi alanları rekabet avantajı olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Atilla Adem Aydın şöyle konuştu: “Çevresel Ürün Beyanı (EPD), GRI ve TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporlamaları çalışmalarını yapıyoruz. Enerji tüketimini azaltmaya yönelik uygulamaları ve dijitalleşme yatırımlarıyla üretim verimliliğimizi sürekli artırıyoruz. ISO 14064 ve ISO 14067 standartlarıyla karbon ayak izimizi ölçüyor, düşük karbonlu üretim teknolojileri ve alternatif hammaddeler üzerinde çalışıyoruz. Net sıfır emisyon hedefimizi yenilikçi ürünler ve teknolojilerle geliştirerek sürdürülebilirliği, hem sorumluluk hem de şirketimizin uzun vadeli rekabet gücünü destekleyen stratejik bir unsur görüyoruz.” KÜMAŞ, uluslararası pazarlarda güvenilir çözüm ortağı Atilla Adem Aydın, sıfır atık, su yönetimi ve kaynak verimliliğine yönelik uygulamalarla çevresel performanslarını sürekli geliştirdiklerini vurguladı. Aydın, “Madencilik faaliyetlerimizi de sorumluluk anlayışıyla yürütüyoruz. Çalışma alanlarımızda rehabilitasyon çalışmaları, biyoçeşitliliğin korunması ve ekosistemin sürdürülebilirliğini destekleyen uygulamalara öncelik veriyoruz” dedi. 60’tan fazla ülkeye ihracat yapmanın da şirketleri için uluslararası pazarlarda referans ve güvenilir bir çözüm ortağı olduğunu gösterdiğine dikkat çeken Aydın, “AB regülasyonları ve sürdürülebilirlik standartlarının şirketin temel uygulamaları arasında yer alıyor” dedi. Aydın açıklamasının sonunda, “Sıfır atık, su yönetimi ve kaynak verimliliğine yönelik uygulamalarla çevresel performansımızı sürekli geliştiriyoruz. Çalışma alanlarımızda rehabilitasyon çalışmaları, biyoçeşitliliğin korunması ve ekosistemin sürdürülebilirliğini destekleyen uygulamalara öncelik veriyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.