Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Madencilik

Kapsül Haber Ajansı - Madencilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Madencilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Manyezit Gücünü 60’tan Fazla Ülkeye Taşıyor Haber

Türkiye’nin Manyezit Gücünü 60’tan Fazla Ülkeye Taşıyor

Dünya manyezit rezervlerinin yaklaşık yüzde 20’sini elinde bulunduran OYAK şirketlerinden KÜMAŞ, yüksek katma değerli ürünlerini 60’tan fazla ülkeye ihraç ediyor. KÜMAŞ, küresel pazarlarda rekabet gücünü en iyi şekilde kullanıyor. Manyezit demir çelikten çimentoya, camdan refrakter sanayisine kadar pek çok temel sektörün üretim süreçlerinde yer alıyor. Dünya rezervlerinin önemli bir bölümünü elinde bulunduran KÜMAŞ, Ar-Ge, müşteri odaklı üretim ve sürdürülebilirlik modeli ile Türkiye’nin küresel pazardaki konumuna katkı veriyor. Kaynak avantajını uluslararası rekabet gücüne dönüştürüyor KÜMAŞ Genel Müdürü Atilla Adem Aydın, rezerv gücünü Ar-Ge, sürdürülebilirlik ve müşteri odaklı üretim modeliyle birleştirdiklerini söyledi. Aydın, “Doğal kaynak avantajımızı küresel pazarlarda rekabet gücüne dönüştürüyoruz” dedi. Adem Aydın, Ar-Ge'yi üretim süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline getirdiklerini, böylece yalnızca yeni ürünler geliştirmekle kalmıyor, üretim süreçlerini de sürekli iyileştirdiklerini söyledi. Aydın, “KÜMAŞ Manyezit Sanayi, üretim modelini madencilikten nihai ürüne kadar uzanan entegre yapısı üzerinde inşa ederken söz konusu yapı, şirkete kalite, maliyet yönetimi ve tedarik güvenliği açısından rekabette önemli bir avantaj sağlıyor” dedi. Manyezitte küresel kaynak gücü ve Türkiye ekonomisine katkı Aydın KÜMAŞ’ın dünya kripto kristalin manyezit rezervlerinin yaklaşık yüzde 20'sine sahip olmasının sadece şirketin için değil, Türkiye için de stratejik bir avantaj olduğunu dile getirdi. Atilla Adem Aydın, “Manyezit, demir çelik, çimento ve cam gibi temel sanayi sektörlerinin kritik hammaddelerinden biri. Bu rezerv gücü, ülkemizin küresel rekabetçiliğini artırırken kritik hammaddelerde dışa bağımlılığın azaltılmasına da katkı sağlıyor. KÜMAŞ olarak en büyük gücümüz, sahip olduğumuz doğal kaynağı entegre üretim altyapımız sayesinde yüksek katma değerli ürünlere dönüştürebilmemiz. Kendi ocaklarımızdan çıkardığımız cevheri sinter, kalsine ve fused manyezit ile refrakter ürünlere dönüştürüyoruz. Üretim süreçlerimizi tek çatı altında yönetiyoruz. Bu yapı, kalite, verimlilik ve tedarik güvenliği açısından önemli avantajlar sunuyor” diye konuştu. Yüksek katma değerli üretim ile ihracatta güçlü oyuncu Atilla Adem Aydın, KÜMAŞ’ın güçlü üretim kapasitesiyle yurt içi ihtiyaçlarını karşılarken, refrakter ve magnezyum oksit (MgO) bazlı ürünleriyle de ithal ikameye katkı verdikleri bilgisini verdi. Aydın, ihracat ile de Türkiye’ye önemli ölçüde katma değer ve döviz girdisi sağladıklarını bildirdi. Aydın, KÜMAŞ’ı asıl farklılaştıran unsurun, bu doğal kaynak avantajını yüksek katma değerli, sürdürülebilir ve müşteri odaklı bir iş modeline dönüştürebilmesi olduğunu vurguladı. Aydın, “KÜMAŞ manyezit rezerv gücü, entegre üretim modeli, yüksek katma değeri üretimi ve ihracattaki güçlü duruşu ile Türkiye’yi en iyi şekilde temsil ediyor” dedi. KÜMAŞ’ta müşteri odaklı sürdürülebilir iş modeli KÜMAŞ’taki başarıyı anlatan Aydın, “Dünyanın önde gelen çelik ve çimento üreticileri arasında yer alan Türkiye, şirketimize güçlü bir iç pazar, ürün geliştirme ve saha doğrulama imkânı sunuyor. Ülkemiz zaten bizim için önemli bir referans. Bu sayede ürünlerimizi müşteri ihtiyaçlarına göre sürekli geliştiriyor ve rekabet gücümüzü artırıyoruz” şeklinde konuştu. Atilla Adem Aydın, küresel pazarda Çin, Hindistan ve Avrupa merkezli üreticilerle rekabet ettikleri bilgisini verdi. Aydın, söz konusu rekabette KÜMAŞ’ı öne çıkaran en önemli unsurun; kripto kristalin manyezit rezervleri, dikey entegre üretim yapısı, güçlü Ar-Ge, mühendislik kabiliyeti ve sürdürülebilirlik olduğunun altını çizdi. Karbon ayak izi yönetimi ve sürdürülebilirlik stratejisi Aydın, Çevresel Ürün Beyanı (EPD), karbon ayak izi yönetimi ve sürdürülebilirlik raporlaması gibi alanları rekabet avantajı olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Atilla Adem Aydın şöyle konuştu: “Çevresel Ürün Beyanı (EPD), GRI ve TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporlamaları çalışmalarını yapıyoruz. Enerji tüketimini azaltmaya yönelik uygulamaları ve dijitalleşme yatırımlarıyla üretim verimliliğimizi sürekli artırıyoruz. ISO 14064 ve ISO 14067 standartlarıyla karbon ayak izimizi ölçüyor, düşük karbonlu üretim teknolojileri ve alternatif hammaddeler üzerinde çalışıyoruz. Net sıfır emisyon hedefimizi yenilikçi ürünler ve teknolojilerle geliştirerek sürdürülebilirliği, hem sorumluluk hem de şirketimizin uzun vadeli rekabet gücünü destekleyen stratejik bir unsur görüyoruz.” KÜMAŞ, uluslararası pazarlarda güvenilir çözüm ortağı Atilla Adem Aydın, sıfır atık, su yönetimi ve kaynak verimliliğine yönelik uygulamalarla çevresel performanslarını sürekli geliştirdiklerini vurguladı. Aydın, “Madencilik faaliyetlerimizi de sorumluluk anlayışıyla yürütüyoruz. Çalışma alanlarımızda rehabilitasyon çalışmaları, biyoçeşitliliğin korunması ve ekosistemin sürdürülebilirliğini destekleyen uygulamalara öncelik veriyoruz” dedi. 60’tan fazla ülkeye ihracat yapmanın da şirketleri için uluslararası pazarlarda referans ve güvenilir bir çözüm ortağı olduğunu gösterdiğine dikkat çeken Aydın, “AB regülasyonları ve sürdürülebilirlik standartlarının şirketin temel uygulamaları arasında yer alıyor” dedi. Aydın açıklamasının sonunda, “Sıfır atık, su yönetimi ve kaynak verimliliğine yönelik uygulamalarla çevresel performansımızı sürekli geliştiriyoruz. Çalışma alanlarımızda rehabilitasyon çalışmaları, biyoçeşitliliğin korunması ve ekosistemin sürdürülebilirliğini destekleyen uygulamalara öncelik veriyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eti Bakır, Üç Yeni Üretim Sahasını 2,2 Milyar Dolarlık Yatırımla Hayata Geçiriyor Haber

Eti Bakır, Üç Yeni Üretim Sahasını 2,2 Milyar Dolarlık Yatırımla Hayata Geçiriyor

Yerli üretimi stratejik bir sorumluluk olarak konumlandıran Eti Bakır için 2026, yatırımlar yılı oldu. Türkiye’de madenden son ürüne kadar üretim yapma kabiliyetine sahip tek şirket olan Eti Bakır, yılda 90 bin ton katot bakır üretimle Türkiye’nin bakır ihtiyacının yüzde 25’ini karşılıyor. Cengiz Holding’in grup şirketi olarak, üretim kapasitesini desteklemek üzere yatırımlara devam eden şirket, yeni satın almalar, yeni üretim sahası yatırımları ve verimlilik çalışmaları gerçekleştiriyor. Grup bünyesinde gerçekleştirilen Çayeli Bakır ve Anagold Madencilik’teki satın almaları ile buna ek olarak Elazığ, Çanakkale ve Sinop’taki yeni üretim sahaları ile Samsun’daki kapasite artış yatırımlarını anlatan Eti Bakır Genel Müdürü Asım Akbaş, toplamda 2,2 milyar dolarlık yatırım tutarı olduğunu ifade etti. ELAZIĞ’DA 700 KİŞİLİK İSTİHDAM Elazığ’ın Maden ilçesindeki Eti Bakır İşletmesi’nin bu ay geçici faaliyet belgesini alarak üretime başladığını ifade eden Asım Akbaş, “Bu üretim sahamız için yaklaşık 800 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirdik. Yıllık 1 milyon ton tüvenan cevher çıkararak işleyeceğiz. Türkiye’nin ihtiyacı olan bakırın yerli kaynaklarla karşılanması için önemli bir destek sağlayacak olan bu üretim sahamızda 700 kişilik istihdamımız var. Öncelikli olarak bölgeden istihdam sağlayarak, şehrin ekonomisine de katkı sağlıyoruz. Elazığ işletmemiz aynı zamanda döngüsel ekonomi için de bir örnek olacak. Üretim sahamızda bakırdan arta kalan pirit Mazıdağı tesisimize gönderilecek ve burada kobalt, çinko gibi değerli metalleri geri kazanacağız. Ayrıca Elazığ İşletmemiz’den gelecek konsantre bakır için Samsun İzabe ve Elektroliz Tesisimizde de bir kapasite artışı yaptık. Yıllık katot bakır üretim kapasitemizi 70 bin tondan 90 bin tona çıkardık” dedi. ÇANAKKALE YIL SONUNDA ÜRETİME BAŞLAYACAK Çanakkale’de yine grup bünyesinde bulunan Truva Bakır’a ait Halilağa Bakır Madeni’nin de bu yılın sonunda faaliyete geçeceğini kaydeden Akbaş, şunları söyledi: “Faaliyete başladığında Halilağa Bakır Madeni için toplam 600 milyon dolarlık yatırım yapmış olacağız. Bu tesisimizde yılda 6 milyon ton tüvenan cevher çıkarılacak. Burada da öncelikli olarak bölgeden karşılanmak üzere işletme süresince 1.000 kişiye istihdam sağlayacağız. Öte yandan gelecek yılın sonunda üretime başlayacak Sinop Boyabat’taki üretim sahamız için de yine yaklaşık 600 milyon dolarlık yatırım gerçekleştiriyoruz.” YENİ TESİSLERDE KATMA DEĞER ARTIRILIYOR Çayeli Bakır ve Anagold Madencilik’teki satın almalarla ilgili de bilgi paylaşan Akbaş, “Çayeli Bakır’daki satın alma sürecimiz nisan sonu itibarıyla tamamlandı. Eskiden bakır konsantresi olarak ihraç edilen cevher artık Samsun’daki izabe tesisimizde katma değeri yüksek katot bakır haline getiriliyor. Ayrıca Cengiz Holding bünyesine geçmesi ile birlikte buradaki verimlilik ve teknoloji yatırımlarımız da devam ediyor. Yine Anagold Madecilik de mayıs ayından itibaren Cengiz Holding şemsiyesi altında faaliyetlerini sürdürüyor. Altın üretiminde Türkiye’nin en büyük iki madeninden birine sahip olan Anagold Madencilik ile ülkemizin altın ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlıyoruz. Günlük 6 bin ton maden işleyebilen şirket, yerel kalkınmayı önceliklendirerek, 3 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor. Bu yıl gerçekleşen bu satın almalar toplam 1,8 milyar dolara mal oldu” diye konuştu. KÜLTÜREL GEÇMİŞE IŞIK TUTUYOR Eti Bakır üretim faaliyetlerinin yanı sıra ülkemizin gizli kalmış tarihine de katkı sağlıyor. ‘Yerin Altındaki Bütün Madenleri Çıkarıyoruz’ programı kapsamında arkeolojik kazılara destek olan Eti Bakır, ülkemizin kültürel varlığının güçlendirilmesine öncülük ediyor. Eti Bakır’ın destekleri ile kazılarına devam edilen İkiztepe’deki buluntular, Bafra Müzesi ve Samsun Müzesi’nde sergileniyor. Geçtiğimiz yıl bu buluntuların 120 bin kişi tarafından ziyaret edilmesinin mutluluk verici olduğunu kaydeden Akbaş, “Eti Bakır, arkeolojik kazılara verdiği destekler sayesinde bölgenin binlerce yıllık kültür mirasının gün yüzüne çıkarılmasına katkı sunuyor. İkiztepe kazılarının bizim için farklı bir önemi de var; ortaya çıkan buluntulardan anlıyoruz ki Samsun’da binlerce yıl önce de bakır işleniyordu. İkiztepe’nin yanı sıra Elazığ Salkaya’daki kazılara da destek oluyoruz. Geçtiğimiz yıl Erken Bizans Dönemine tarihlenen taban mozaiği ile başlayan kazı sürecinde Roma varlığına ışık tutacak yeni mimari veriler de ortaya çıktı. Ayrıca Truva Bakır ile de Çanakkale’deki İnkaya Mağarası kazılarının destekçisiyiz. İnkaya Mağarası kazıları, bu alanın 86 bin yıllık geçmişiyle Anadolu’da keşfedilen insan yaşamına ait en eski ikinci alan olduğunu ortaya çıkardı” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğal Taş İhracatının Yıldızları Ödüllerine Kavuştu Haber

Doğal Taş İhracatının Yıldızları Ödüllerine Kavuştu

Doğal Taş Gala Gecesi’nde; katma değerli doğal taş ihracatının artması için bu yıl VI. kez düzenlenen AMORF Doğal Taş Proje ve Tasarım Yarışması’nda kazananlar ödüllerine kavuşurken, Ege Maden İhracatçıları Birliği, 2025 yılında doğal taş ihracatına en çok katkı sağlayan üyelerini 7 kategoride 36 ödülle onurlandırdı. Ege Maden İhracatçıları Birliği Duayen Ödülü Haz Marble Kurucusu Abdurrezzak Abit Yeşilkaya’ya verildi. AMORF Doğal Taş Proje ve Tasarım Yarışması’nda birinciliği DIALITH isimli projesiyle Efe Kurtoğlu kazanırken, ikinci PATİKA isimli tasarımıyla Ekim Güney Öztürk oldu. Çağlar Lampir RAW adını verdiği projeyle üçüncülüğe adını yazdırdı. Jüri özel ödülü kazanan isimlerse; Duolith projesiyle Büşra Gürdağ, Yusuf Çakar ve Günce Eşingen Kınayoğlu, TURKStone isimli projesiyle Hüseyin Öztürk ve Trace isimli tasarımıyla Raşide Cengiz oldu. Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 747 milyon dolarlık doğal taş ihracatına en büyük katkıyı sağlayan beş firma ise; “AYTAN MERMER MADENCİLİK İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ., ŞUAYP DEMİREL, METAMAR MERMER GRANİT MADENCİLİK SAN. VE TİC. A.Ş., CEM-MER DOĞALTAŞ İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ve TUREKS-GM MERMER GRANİT SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.” şeklinde sıralandı. Antik Simirna’nın ticaret hayatına can veren Agora’da düzenlenen Doğal Taş Gala Gecesi’nde konuşan Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Agora’da yüzyıllar boyunca ticaret konuşulduğunu meydanda doğal taşın tasarımını ve ihracatını konuşmak üzere bir araya geldiklerini dile getirdi. Agora’da binlerce yıldır ayakta duran sütunların, doğru işlenmiş doğal taşın bir yapı malzemesi olmaktan çıkıp medeniyetleri gelecek kuşaklara taşıdığının göstergesi olduğuna vurgu yapan Alimoğlu, “AMORF ile ulaşmak istediğimiz hedef de aslında tam olarak bu. Bu yıl altıncısı düzenlediğimiz yarışmamıza tam 223 proje başvurusu aldık. Jürimizin kıymetli değerlendirmeleri sonucunda dereceye giren 3 projeyi belirledik. Ayrıca 3 projeye de jürimiz teşvik ödülü takdim etmeyi uygun buldu. Yarışmaya emek veren tüm tasarımcıları ve ödül kazanan arkadaşlarımızı şimdiden yürekten kutluyorum. Bugün ayrıca 7 farklı kategoride ihracat şampiyonlarımızı da ödüllendireceğiz. İhracatçılarımız, Türkiye’nin üretim gücünün, emeğinin ve alın terinin dünyadaki temsilcileridir. Bu başarıların her biri ülkemiz için gurur vesilesidir” şeklinde konuştu. Önemli sınavlarla karşı karşıyayız Ege Maden İhracatçıları Birliği olarak 2026 yılının 8 aylık döneminde ihracatlarını yüzde 19 artırarak 1 milyar 72 milyon dolara ulaştıkları, son 1 yıllık ihracatta 1,5 milyar doları aştıkları bilgisini veren Alimoğlu şöyle devam etti: “Başarılarımız artsa da sektörümüzün önümüzdeki dönemde önemli sınavlarla karşı karşıya olduğunu görüyoruz. Döviz kuruyla enflasyon arasındaki makasın açılması, enerji ve işçilik maliyetlerindeki artış ve döviz kurundaki durağanlık rekabet gücümüzü zorlayan başlıca etkenler olmaya devam ediyor. Bu zorluklara rağmen pes etmiyoruz. Sorunlarımızı doğru analiz ederek geleceğe sağlam bir yol haritasıyla hazırlanıyoruz. Bu amaçla sektör temsilcilerimizle bir araya geldiğimiz Stratejik Planlama Toplantımızda 2026-2030 dönemi önceliklerimizi ve hedef pazarlarımızı birlikte belirledik. Ağustos ayında Afyon’da gerçekleştirdiğimiz Açık Mikrofon etkinliğimizde de sektör temsilcilerimizle ve Ankara’dan ilgili bürokratlarımızla bir araya gelerek sorunlarımızı, beklentilerimizi ve çözüm önerilerimizi hep beraber konuşma fırsatı bulduk. Sektörümüzün sesini daha güçlü duyurabilmek için sahadan gelen görüşleri son derece önemsiyoruz. Bu buluşmaların, ortak akılla hareket etmemize ve önümüzdeki döneme ilişkin çalışmalarımıza yön vermesine büyük katkı sağladığına inanıyoruz.” Doğal taş ihracatçıları üç ay üst üste ticaret heyeti düzenliyor Doğal taş sektörünün ihtiyaçlarını ve pazar dinamiklerini titizlikle analiz ederek doğru pazarlara yönlendirdiklerinin altını çizen Alimoğlu, “Bu doğrultuda, üyelerimizi, Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle, Eylül ayında Özbekistan’a, Ekim ayında Fas’a, Kasım ayında da İspanya’ya götürüyoruz. Bizler her zaman olduğu gibi ülkemiz için üretmeye, katma değer yaratmaya, ihracatımızı artırmaya ve Türk madencilik sektörünün sesini dünyanın dört bir yanında duyurmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, AMORF ile temel hedeflerinin; Anadolu’nun binlerce yıllık doğal taş kültürünü çağdaş tasarımla buluşturmak, tasarımcılarımızın yaratıcı bakış açısını sektörümüzün güçlü üretim altyapısıyla bir araya getirmek ve doğal taş ihracatımızda katma değeri artıracak yeni ürünlerin önünü açmak olduğunun altını çizdi. Doğal taşın yalnızca bir yapı veya kaplama malzemesi değil; dokusu, yüzeyi, kütlesi, dayanıklılığı ve zamansızlığıyla insan yaşamına değer katan güçlü bir tasarım malzemesi olduğuna temas eden Öztürk, “Bu yıl yarışmamıza katılan tasarımcılarımız doğal taşı farklı kullanım alanları, yeni üretim teknikleri, sürdürülebilirlik ve kullanıcı deneyimi ekseninde yeniden yorumladılar. Yarışmamıza fikirleriyle değer katan tüm tasarımcılarımızı gönülden kutluyorum. Dereceye giren tasarımcılarımızı ayrıca tebrik ediyor, ortaya koydukları çalışmaların üretime ve uluslararası pazarlara taşınmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı. Doğal taş ihracatında 7 ayrı kategoride dağıtılan 35 ödüle de değinen Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Bu ödüller yalnızca ihracat rakamlarında elde edilen başarının değil; üretimin, istihdamın, uluslararası pazarlarda gösterilen kararlılığın ve Türk doğal taşının dünya çapındaki güçlü konumuna yapılan katkının da bir göstergesi. Zorlu küresel rekabet koşullarına rağmen ürünlerini dünyanın dört bir yanına ulaştıran, yeni pazarlara açılan, tasarıma, teknolojiye ve sürdürülebilir üretime yatırım yapan tüm firmalarımızı yürekten kutluyorum.” Eriten; “Dünya doğal taş ihracatının yüzde 12,7’sini yapıyoruz” Türk doğal taş sektörünün 2025 yılında 2,1 milyar dolarlık ihracatla Çin ve İtalya'dan sonra en fazla doğal taş ihracatı eden ihracatı gerçekleştiren 3. ülke konumunda bulunduğunu dillendiren Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Alper Eriten dünya doğal taş ihracatının yüzde 12,7'sinin ülkemiz tarafından gerçekleştirilmekte olduğunun altını çizdi. “Türk doğal taşının kalitesi ve estetik gücüyle dünya pazarlarında önemli bir yer edinmiş olması bizler için gurur vericidir” tespitinde bulunan Eriten, “Şunu gururla belirtmek isterim ki yine sektörümüz yerli makine teçhizat kullanımı ile ithal girdisi en az olan sektörlerimiz arasında gelmektedir. Ancak bizler bu başarılarla yetinmeyip tasarımıyla öne çıkan ve markalaşmış ürünlerle küresel pazarlarda daha sağlam ve etkili bir sektör yapısı oluşturmayı hedefliyoruz. Ticaret Bakan lığı olarak bu düsturla ihracata hazırlık aşamasından küresel firmalara tedarikçi olmaya, tanıtımdan fuar katılımlarına, yurt dışı dağıtım kanalları oluşturmaktan küresel marka olmaya kadar ihracatın her aşamasına, ihracatçımızın her adımına destek veriyor ve sektördeki tüm paydaşlarla birlikte çalışmaya gayret gösteriyoruz. Türk doğal taşını global pazarlarda daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Doğal taş sektörüne yönelik olarak 23 adet UR-GE projemiz bulunuyor. Yurt dışı fuarlar kapsamında sektörümüze yönelik olarak 2026 yılında ilk 8 ayda 8 fuar destek kapsamına alındı. Türk malı ve hizmeti imajını daha da güçlendirmek amacıyla titizlikle tasarlanan TURQUALITY tanıtım projelerimizden ikisi de doğal taş sektörüne ait. Biri İMİB koordinatörlüğünde yürütülen Land of Stones, diğeri de DENİB organizasyonunda yürütülen TURQUALITY Projesi” diyerek sözlerini noktaladı. Amorf Proje Tasarım Yarışması Ödül Töreni – Doğal Taş Gala Gecesi Ödül Grupları TOPLAM DOĞAL TAŞ 1. AYTAN MERMER MADENCİLİK İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 2. ŞUAYP DEMİREL 3. METAMAR MERMER GRANİT MADENCİLİK SAN. VE TİC. A.Ş. 4. CEM-MER DOĞALTAŞ İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 5. TUREKS-GM MERMER GRANİT SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. İŞLENMİŞ DOĞAL TAŞ 1. METAMAR MERMER GRANİT MADENCİLİK SAN. VE TİC. A.Ş. 2. CEM-MER DOĞALTAŞ İTHALAT İHRACAT SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 3. TUREKS-GM MERMER GRANİT SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 4. D-STİL MERMER DIŞ TİCARET İÇ MİMARLIK SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 5. CEMAR TRAVERTİNE MERMER GRANİT SAN. VE TİC. A.Ş. BLOK DOĞAL TAŞ 1. AYTAN MERMER MADENCİLİK İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 2. ŞUAYP DEMİREL 3. BAZALTO MADENCİLİK TARIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 4. SEZGİN MERMER SAN. VE TİC. A.Ş. 5. MAKOMAR MERMER VE MADEN İNŞ. SAN VE TİC. LTD. ŞTİ GRANİT 1. AKTAŞ GRANİT ZAHİRE MADENCİLİK NAKLİYE PETROL İNŞ. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 2. İZ GRANİT MADENCİLİK LOJİSTİK İNŞ. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 3. BEGRADO MADENCİLİK GRANİT A.Ş. 3. KOZAK ENERJİ VE MADENCİLİK A.Ş. 4. BERGAMA STONE MADENCİLİK SAN. VE TİC. A.Ş. 5. OLYMPOS NATURSTEİN DOĞAL TAŞ MADENCİLİK İÇ VE DIŞ TİC. SAN. LTD. ŞTİ. KATMA DEĞERLİ İHRACAT (2025 yılı ihracat birim fiyatı sıralı, en az 1 milyon ihracat yapan) 1. STONETECH MERMER SAN. TİC. LTD. ŞTİ. 2. AYGÜNLER DOĞAL TAŞ AKARYAKIT TURİZM OTOMOTİV İNŞ. NAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. 3. OZ HAMAM İNŞ. SAN. VE TİC. A.Ş. 4. MEGAMER PROJE MERMER MADEN DEKORASYON İNŞ. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 5. MARMOSİUM MERMER SAN. TİC. LTD. ŞTİ. KATKI SAĞLAYAN YENİ ÜYELER (2025 yılında üye olan doğaltaş ihracatçıları ihracat sıralı ilk 5) 1. STONETECH MERMER SAN. TİC. LTD. ŞTİ. 2. MARVAN ATAYA MERMER SAN. VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. 3. HAZ MARBLE MÜHENDİSLİK İNŞ. SAN. VE TİC. A.Ş. 4. MTS DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ 5. MARBLEST MADENCİLİK SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. YENİ PAZARLAR (2025 yılında TR Doğaltaş ihracatının %100’den fazla arttığı ülkelere EMİB’den ihracat yapan üyelerimiz, her bir ülke için en yüksek ihracatı yapan firma ve her firmanın o ülkeye ihracatı 100.000 USD’den fazla) GİNE - METAMAR MERMER GRANİT MADENCİLİK SAN. VE TİC. A.Ş. NİJERYA - EGESAN MERMER SAN. TİC. LTD. ŞTİ. TURKS VE CAICOS ADASI- TUREKS-GM MERMER GRANİT SAN. VE TİC. LTD ŞTİ ST. LUCIA - SEZGİN MERMER SAN. VE TİC. A.Ş. HOLLANDA ANTİLLERİ - TRENDINTERNATIONAL DOĞALTAŞ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri’nden Ağustos Ayında 1 Milyar 605 Milyon Dolarlık İhracat Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nden Ağustos Ayında 1 Milyar 605 Milyon Dolarlık İhracat

EİB’nin 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ihracatı yüzde 5 artışla 12 milyar 784 milyon dolar olurken son bir yıllık dönemde ihracatı ise yüzde 4 artışla 19 milyar 129 milyon dolar olarak gerçekleşti. Sanayi ihracatı Ağustos ayında yüzde 1 artışla 824 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 6 artışla 632 milyon dolar, madencilik ihracatı ise yüzde 38 artışla 148 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği 206 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korudu. Ege Maden İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 148 milyon dolarlık ve Ege Tütün İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 121 milyon dolarlık döviz getirerek Ağustos ayında ihracatını en fazla artıran Birlikler oldu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği yüzde 11 artışla 175 milyon dolarlık ihracatla Ağustos ayını geride bıraktı. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği yüzde 13 artışla 112 milyon dolarlık, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Ağustos ayında yüzde 3 artışla 104 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği yüzde 3 artışla 97 milyon dolar, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 60 milyon dolar ihracatı kayda aldı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 57 milyon dolar, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği yüzde 7 artışla 35 milyon dolar ihracat yaptı. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 16 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 14 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı. 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yaptık Ağustos ayında 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yapıldığını, 87 ülkeye ihracatın artırıldığını aktaran Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Almanya, ABD ve İspanya en büyük ihraç pazarlarımız olmayı sürdürdü. Avrupa Birliği'ne ihracatımız yüzde 6 artışla 764 milyon dolara yükselirken, toplam ihracatta AB’nin payı yüzde 53’e ulaştı. Son bir yıllık ihracatımızda ilk kez 19 milyar dolar barajını aşarak 19 milyar 129 milyon dolara ulaştık. Ağustos ayındaki yüzde 4’lük ihracat artışı potansiyelimizi yansıtmıyor. İhracatımızın ekonomik büyümeye güçlü katkı verebilmesi için çift haneli büyüme rakamlarına ulaşmamız gerekiyor.” dedi. İhracatçıların yüksek faiz, enflasyon ve döviz kuru üçgeninde rekabetçiliklerini korumakta zorlandıklarını vurgulayan Öztürk, “Enflasyon yüzde 30’un üzerinde direncini korurken yüksek faizler yatırımcının hareket alanını daraltıyor, döviz kurlarındaki artış ise enflasyonun gerisinde kalıyor. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomi için büyümenin sanayi ve ihracat destekli olması gerekiyor.” diye konuştu. “İhracatçının finansmana erişimi güçlendirilmeli” İhracatçının uygun maliyetli finansmana erişiminin kritik hale geldiğine dikkati çeken Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Yüksek faiz-düşük kur sarmalından çıkmamız gerekiyor. Üretimin katma değere ve ihracat gelirine dönüşmesi için ihracatçılarımız uygun finansman modelleriyle desteklenmeli. Üreticimizin emeğinin karşılığını alması, sanayimizin çarklarının dönmesi, istihdamın korunması ve toplumun refahının artması için ihracatımızın yolculuğundaki taşları hep birlikte temizlemeliyiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSM Global, Doğu Avrupa’da 9 Ülkede Global Markalarla Büyüyor Haber

TSM Global, Doğu Avrupa’da 9 Ülkede Global Markalarla Büyüyor

Yaygın satış ve satış sonrası hizmetler ağıyla öne çıkan TSM Global, 21 ülkede faaliyet gösterirken Doğu Avrupa’daki güçlü varlığını da sürdürüyor. TSM Global İş Makinaları Bölümü Genel Müdürü Burak Ertuğrul, bölgedeki faaliyetleri hakkında şöyle bilgi verdi: ‘’Doğu Avrupa, TSM Global’in uluslararası büyüme stratejisinin en önemli merkezlerinden biri. Bölgedeki varlığımızı yalnızca ürün satışıyla sınırlı görmüyor; güçlü bayi yapılanmamız, satış sonrası hizmetlerimiz ve müşteri odaklı yaklaşımımızla uzun vadeli bir iş ortaklığı modeli oluşturuyoruz. Önümüzdeki dönemde Doğu Avrupa’daki etkinliğimizi yeni iş birlikleri ve yatırımlarla daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Ertuğrul, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Doğu Avrupa’daki varlığımız Polonya, Romanya, Macaristan, Çekya, Bulgaristan, Hırvatistan, Estonya, Letonya, Sırbistan gibi 9 kilit ülkeyi kapsıyor. Bununla birlikte vizyonumuz sadece bu bölgeyle sınırlı kalmayıp, Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) ülkelerini de dahil ettiğimiz toplam 21 ülkelik çok daha geniş bir coğrafyada faaliyet göstererek bu büyük pazarın sunduğu devasa potansiyeli başarıyla değerlendirmeye çalışıyoruz. İnşaat, lojistik, madencilik, tarım ve ormancılık bölgenin en hızlı büyüyen lokomotif sektörleri. TSM Global olarak biz de tam bu noktalara çözüm üretiyoruz; portföyümüzdeki ekskavatörler, iş makinaları ve istifleme ekipmanları ile ağır sanayi, inşaat, ormancılık ve lojistik alanlarında yoğun bir şekilde faaliyet gösteriyoruz.’’ ‘’Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat’ı (Green Deal) Motive Etti’’ Burak Ertuğrul, ülke seçiminde rol alan önemli faktörler hakkında bilgi verdi: ‘’Avrupa Birliği (EU) kapsamında hızla gelişen ve ciddi yatırımlar alan bu ülkeleri seçmemizdeki temel etken, artan inşaat ve madencilik faaliyetlerinin yüksek kapasiteli iş makinalarına yarattığı talep. Burada özellikle Türk müteahhit şirketlerinin her geçen gün Doğu Avrupa'da çok daha fazla söz sahibi olmalarının altını çizmek isteriz. Türk şirketlerinin dinamik, esnek ve çözüm odaklı yapısı, Doğu Avrupa'nın hızlı refleks bekleyen değişken pazar şartlarına mükemmel uyum sağlıyor. Özellikle kaliteli ürün, hızlı servis ve kesintisiz iletişim sunabilen firmalar için kalıcı pazar payları elde etme fırsatı çok yüksek. Türkiye'deki köklü başarılarımız ve güçlü referanslarımız sayesinde, yurt dışı projeleri yürüten müteahhitlerimizin de önde gelen tercihi olmaktan gurur duyuyoruz. Tüm bu dinamiklerin yanı sıra, Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat (Green Deal) vizyonu ve Yapısal Uyum Fonları gibi güncel uygulamaları bu pazarlara yönelmemizde belirleyici bir katalizör rolü oynadı.’’ ‘’Ciromuzda Stratejik Payı Var’’ Doğu Avrupa operasyonlarının toplam cirolarında stratejik ve büyüyen bir paya sahip olduğunun altını çizen Burak Ertuğrul, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Doğu Avrupa bölgesi için uzun vadeli iş planlarımız halihazırda hazırlanmış olup, tüm yatırımlarımız bu vizyon doğrultusunda hız kesmeden devam ediyor. Bölgedeki bayi ağımızın genişlemesi ve pazar payımızın artmasıyla birlikte, önümüzdeki dönemde bu oranın daha aktif büyüme rakamlarıyla ivmelenerek artmasını öngörüyoruz. Bu bölgeyi kesinlikle uzun vadeli bir yatırım ve büyüme bölgesi olarak konumlandırıyoruz. Sadece ekipman tedarik etmekten ziyade, Sumitomo gibi temsil ettiğimiz küresel markaların bölgedeki distribütörlük ve hizmet ağını kalıcı olarak kök salacak şekilde güçlendirmek ana önceliğimizdir. ’’ Hedef: Antrepo Gibi Lojistik Üs Anlaşmaları TSM Global’in stratejisinin merkezinde “yerel güçlerle entegre olma” hedefinin yattığını vurgulayan Ertuğrul, ‘’Bu doğrultuda, bölgedeki kilit ülkelerde yer alan iş makinesi bayilerimizle güçlü ortaklıklar kurmaya ve mevcut bayi ağımızı derinleştirmeye odaklanıyoruz. Satış sonrası hizmet kalitemizi maksimize etmek adına yerel partnerlerimizle birlikte yedek parça ve lojistik altyapısını geliştiriyoruz. Ayrıca Doğu Avrupa için jeopolitik önemi yüksek olan bazı alternatif aday ülkelerde, lojistik merkez anlaşmaları planlıyoruz. Bölgedeki yapılanmamızı genişletmek adına yeni bayi adayları için yürüttüğümüz görüşmeler de tüm hızıyla devam ediyor’’ dedi. ‘’Avrupalı Bayilerle Entegresyonu Güçlendiriyoruz’’ Burak Ertuğrul, bölgedeki temel hedeflerini şöyle anlattı: ‘’Önümüzdeki 3-5 yıllık projeksiyonda temel hedefimiz; pazar payımızı istikrarlı bir şekilde artırmak ve Avrupalı bayilerimizle olan entegrasyonumuzu güçlendirmek. Aynı zamanda mevcut siyasi ve ekonomik yapıya paralel bir şekilde TSM Global ve Sumitomo’nun bilinirliğini rekabette en üst seviyelere çıkartıp, 5 yıl içerisinde pazardaki oyuncular arasında ilk 3’te yer almak en önemli stratejik vizyonumuz. Bölgede gözlemlediğimiz en önemli değişim, AB fonlarının da etkisiyle altyapı, enerji ve sanayileşme projelerindeki büyük ölçekli artışlar. Tedarik zincirlerinin yeniden yapılanması da bölgedeki lojistik ve depolama ihtiyaçlarını, dolayısıyla endüstriyel ekipman talebini doğrudan tetikledi. Bunlar bizim için pozitif anlamda destekleyici oldu.’’ Dijitalleşme Operasyonel Verimliliği Artırdı Ertuğrul, dijitalleşmenin bölgedeki faaliyetleri üzerine etkisi hakkında şöyle konuştu: ‘’Dijitalleşme hem uluslararası bayilerimizle olan iş iletişimimizi hızlandırıyor hem de operasyonel verimliliğimizi artırıyor. Satış tahminlemeleri, bayi performansı analizi, lojistik optimizasyonu ve satış sonrası hizmetlerde veri odaklı hareket ederek pazarın ihtiyaçlarını önceden tespit edebiliyoruz. Aynı zamanda tekliften siparişe kadar tüm süreci uçtan uca dijital yöneteceğimiz projemiz de hayata geçmek üzere.’’ Dünya Devleri ile 120'den Fazla Ülkede "En İyi Distribütörler" Listesindeyiz Dünya devi markaları 21 ülkeye ulaştıran TSM Global’in globaldeki başarıları da dikkat çekti. ’’En büyük başarımız; Sumitomo gibi kendi alanında, iş makinaları sektöründe global oyuncu olan markamızın bölgesel yönetimini üstlenerek, Avrupalı bayilerimizle karşılıklı güvene ve yüksek standartlara dayalı, sürdürülebilir bir bayilik ağı kurmuş olmamız. Sumitomo’nun ‘En İyi Temsilci’ kategorisinde yer almamız, uzun yıllara dayanan bu karşılıklı güven ve iş birliği neticesinde Sumitomo'nun Doğu Avrupa pazarına TSM Global ile birlikte ilk defa doğrudan girmesi bizim için önemli ve gurur verici bir başarıdır. Bu adım, şirketimizin tarihindeki en önemli kilometre taşlarından biri olarak yer alacaktır. Katıldığımız fuarlar ve düzenlediğimiz bayi organizasyonlarıyla da bu güçlü entegrasyonu başarıyla yönetmeye devam ediyoruz.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TOI’den Türkiye’ye 15 Milyon Avroluk Yatırım Kararı Haber

TOI’den Türkiye’ye 15 Milyon Avroluk Yatırım Kararı

OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, Türkiye-Umman arasındaki güçlü ilişkileri ileri taşımayı hedeflediklerini, alınan yatırım kararının bu hedefin bir göstergesi olduğunu söyledi. OYAK ve Umman Yatırım Otoritesi ortaklığında faaliyet gösteren OYAK Turkoman Yatırım A.Ş. (TOI) Yönetim Kurulu’nun üçüncü toplantısı Umman’da gerçekleştirildi. Toplantıya, TOI Yönetim Kurulu Başkanı Sheikh Nasser Al-Harthy ve OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş ve TOI Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı. Mevcut yatırım süreçlerinde gelinen aşamaların değerlendirildiği toplantıda, Türkiye ve Umman arasındaki ekonomik iş birliğini geliştirecek yeni yatırım fırsatları ve stratejik sektörlerdeki potansiyel iş birlikleri ele alındı. Türkiye’ye 15 milyon avro doğrudan yatırım Toplantı kapsamında, Türkiye’deki çift kullanımlı(askeri-sivil) ürünler geliştiren bir teknoloji şirketine 15 milyon avro yatırım yapılması kararlaştırıldı. Böylece Türkiye’ye doğrudan yabancı sermaye kazandırılması yönünde önemli bir adım atıldı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, Türkiye ve Umman arasındaki güçlü ilişkileri somut yatırımlarla ileri taşımayı hedeflediklerini söyledi. “Karşılıklı değer yaratacak yeni yatırım fırsatlarını değerlendireceğiz” TOI aracılığıyla Türkiye’de çift kullanımlı ürünler geliştiren bir teknoloji şirketine yapacakları 15 milyon avroluk yatırımın söz konusu hedefin önemli bir göstergesi olduğuna dikkati çeken Yalçıntaş, şunları kaydetti: “Bu yatırımla ülkemize doğrudan yabancı sermaye kazandırırken stratejik sektörlerimizin büyümesine de katkı sunacağız. Türkiye’nin üretim gücüne, teknolojik yetkinliğine ve nitelikli insan kaynağına güveniyoruz. Önümüzdeki dönemde de karşılıklı değer yaratacak yeni yatırım fırsatlarını değerlendirmeyi sürdüreceğiz.” TOI; yüksek teknoloji, katma değerli sanayi, enerji ve madencilik başta olmak üzere stratejik sektörlerdeki yatırım fırsatlarını değerlendiriyor. Bu yatırımlarla OYAK’ın portföyünün çeşitlendirilmesi ve Türkiye’ye doğrudan yabancı sermaye girişinin artırılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İhracatçılar São Paulo'da Brezilyalı Alıcılarla Görüştü Haber

İhracatçılar São Paulo'da Brezilyalı Alıcılarla Görüştü

Ticaret Bakanlığının koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) organizasyonuyla 18-22 Ağustos 2026 tarihleri arasında Brezilya'nın São Paulo şehrine yönelik ticaret heyeti programı gerçekleştirildi. TİM Başkan Vekili Ahmet Güleç başkanlığındaki heyette; çelik, hizmet ile kimyevi maddeler ve mamulleri sektörlerinden 19 Türk ihracatçı firmanın 25 temsilcisi yer aldı. Programın açılışına T.C. São Paulo Muavin Konsolosu Buğra Özsaydı, São Paulo Ticaret Odası Dış İlişkiler Özel Danışmanı Mauricio Manfré, T.C. Brezilya Ticaret Müşavirliği ile Türkiye ve Brezilya iş dünyasının temsilcileri katıldı. “İkili ticaret mevcut potansiyeli yansıtmıyor” Programın açılışında konuşan TİM Başkan Vekili Ahmet Güleç, 213 milyonu aşkın nüfusu ve 2,3 trilyon dolarlık milli geliriyle Brezilya'nın dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer aldığını belirtti. Brezilya'nın yıllık ithalatının 280 milyar dolar seviyesinde olduğuna dikkat çeken Güleç, “Bu ithalatın Türkiye'den gelen kısmı binde üç buçuk. Yani potansiyelin çok altındayız.” dedi. Türkiye'nin 2025 yılında Brezilya'ya 985 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini, buna karşılık ithalatın 4,5 milyar dolar olduğunu aktaran Güleç, ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 22 seviyesinde kaldığını ifade etti. Güleç, “2012 yılında Brezilya'ya ihracatımız 1 milyar dolardı. Bugün 985 milyon dolar. On üç yılda yerimizde saydık.” değerlendirmesinde bulundu. Brezilya'ya ihracatta kimyevi maddeler, otomotiv, makine, çelik ve madencilik ürünlerinin öne çıktığını belirten Güleç, 2026'nın ocak-temmuz döneminde ihracatın yüzde 10,1 artarak 626 milyon dolara ulaştığını kaydetti. “MERCOSUR ile serbest ticaret anlaşması önemli bir eşik” İki ülke arasındaki ticaretin daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini vurgulayan Güleç, “Bugün bizlere düşen, her sektörde yeni iş birlikleri geliştirmek.” ifadelerini kullandı. Türkiye ile Brezilya arasında bir ticaret anlaşması bulunmadığına da dikkat çeken Güleç, “MERCOSUR ile bir serbest ticaret anlaşması, potansiyelin önündeki en büyük engeli kaldıracaktır.” dedi. Brezilyalı firmalar ile 200'e yakın görüşme Heyet kapsamında düzenlenen B2B görüşmelerine 71 Brezilyalı ithalatçı firma katıldı. Türk ihracatçı firma temsilcileri ile Brezilyalı iş insanları arasında 200'e yakın ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ile Suriye Arasında Madencilikte İş Birliği Haber

Türkiye ile Suriye Arasında Madencilikte İş Birliği

Anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Önümüzdeki günlerde ticari anlaşmaya dökeceğimiz çalışmayla burada fosfat üretimi, fosfat sahalarının geliştirilmesi, endüstriyel tesisin kurulması, bu fosfat üretiminin limana kadar gelmesiyle alakalı demiryolunun inşasını da içeren çok kapsamlı, çok büyük bir projeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bugün burada atılan imzalar, bunun ilk adımı” dedi. Suriye'ye elektrik tedariki miktarının her geçen gün arttığını ifade eden Bakan Bayraktar, “Önümüzdeki haftalarda devreye girecek Birecik-Halep Hattıyla beraber bu ihracatımızı yaklaşık üç katına çıkaracağız, 800-900 megavatlara ulaşacak.” bilgisini de paylaştı. Bakan Bayraktar, bir dizi temasta bulunmak üzere Suriye’nin başkenti Şam’a bir ziyaret gerçekleştirdi. Suriye Enerji Bakanı El-Beşir ile Görüşme Bakan Bayraktar, Suriye temasları kapsamında Suriye Enerji Bakanı Muhammed El-Beşir ile bir araya geldi. Baş başa ve heyetler arası gerçekleştirilen görüşmelerde elektrik, madenler ve fosfat, petrol ve doğal gaz, deniz sondajı ile enerji nakil hatları ve taşımacılığı gibi konular ele alındı. Fosfat Alanında Mutabakat Zaptı Bakan Bayraktar’ın Şam temasları, Türkiye ile Suriye arasında madencilik alanında yeni bir iş birliğinin somutlaşmasına da vesile oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının bağlı kuruluşlarından MTA ve MTAIC ile Suriye Jeoloji ve Maden Kaynakları Genel Müdürlüğü arasında madencilik alanında stratejik ortaklık geliştirilmesi adına "Fosfat Alanında Mutabakat Zaptı" imza altına alındı. Büyük İş Birliği Potansiyeli İmza töreninin ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar ile Suriye Enerji Bakanı Muhammed El-Beşir, ortak bir basın toplantısı yaptı. Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Bayraktar, iki ülke arasında çok büyük bir iş birliği potansiyeli bulunduğunu belirterek, Suriye'nin yeniden inşası ve ihya edilmesi sürecinde enerji ve madenler alanındaki potansiyeli hayata geçirme konusunda ortaya koydukları projeleri adım adım devreye aldıklarını ifade etti. Kalkınma Sürecini Destekliyoruz Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın liderliğinde Suriye’nin çok önemli bir kalkınma süreci içerisinde olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, “Biz de Türkiye olarak bu sürece çok önem veriyoruz ve destekliyoruz. Özellikle Suriye'nin kendi kaynaklarını devreye almak, katma değerli bir şekilde ekonomiye katmak suretiyle inanıyorum ki bu süreç çok daha hızlanacaktır.” dedi. Çok Büyük Bir Proje İmzalanan mutabakat zaptıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakan Bayraktar, “Bugün burada çerçeve anlaşmasını imzaladıktan sonra, inşallah önümüzdeki günlerde ticari anlaşmaya dökeceğimiz çalışmayla burada fosfat üretimi, fosfat sahalarının geliştirilmesi, endüstriyel tesisin kurulması, bu fosfat üretiminin limana kadar gelmesiyle alakalı demiryolunun inşasını da içeren çok kapsamlı, çok büyük bir projeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bugün burada atılan imzalar, bunun ilk adımı.” diye konuştu. Birecik-Halep Hattı ile Elektrik İhracı Artacak Suriye'ye elektrik tedariki miktarının her geçen gün arttığını ifade eden Bakan Bayraktar, “Önümüzdeki haftalarda devreye girecek Birecik-Halep Hattıyla beraber bu ihracatımızı yaklaşık üç katına çıkaracağız, 800-900 megavatlara ulaşacak. Suriye'nin önemli miktarda elektrik ihtiyacına katkı yapacak projeyi devreye alacağız. Artık sayılı günler kaldı.” dedi. Bakan Bayraktar, söz konusu hat ile ülkedeki günlük aydınlatma süresinin de uzayacağına işaret etti. Altyapı Projeleri Türk şirketlerinin Suriye’deki yatırımlarının artarak devam ettiğini belirten Bakan Bayraktar, “Altyapı projelerinde daha çok Türk firmasının yer almasını istiyoruz. Boru hatlarının yapımında, elektrik iletim hatlarında, depoların ve tankların yapımında çok önemli bir tecrübemiz var, bunları hızlı bir şekilde hayata geçirebiliriz.” dedi. Şirketlerimiz Hazır Bakan Bayraktar, dünyanın geçmekte olduğu küresel enerji buhranında Türkiye ve Suriye’nin petrol ve doğal gaz geçiş güzergahlarında bütün dünyaya çok önemli fırsatlar sunduğunu kaydetti. Petrol ve doğal gaz alanında geniş bir iş birliği potansiyeli bulunduğuna dikkat çeken Bakan Bayraktar, “Gerek Suriye off-shore’u, gerekse Suriye'deki kara sahalarında; mevcut üreten sahalar, tekrar üretiminin artırılması beklenen sahalar ve yeni keşif yapılabilecek sahalarla alakalı da Türkiye Petrolleri başta olmak üzere şirketlerimiz hazır durumda. Türkiye'nin Karadeniz'deki keşfinden sonra Türkiye dışında da faaliyetlerimize Somali'de başladık. Şimdi bunu Akdeniz'de Suriye'de, Libya'da ve başka ülkelerde hayata geçirmek istiyoruz. Suriye bizim özel önem verdiğimiz ülkelerden ve önemli bir potansiyeli olduğunu düşünüyoruz. Öncelikle bir sismik çalışma, arkasından sondaj yapacağımız çalışmalarla, ortaklıklar yoluyla farklı şirketlerle biz burada inşallah Suriye'nin bu kaynaklarını ekonomiye kazandırmak için sizlerle birlikte çalışmak istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Bakan Bayraktar, dünyanın dördüncü büyük jeotermal kurulu gücüne sahip ülkesi olarak bu konudaki tecrübesini de Suriye’ye taşımak taşımak istediklerini kaydetti. Jeolojik Araştırmalar ile Maden Arama ve Geliştirme Faaliyetleri İmzalanan mutabakat zaptıyla Türkiye ile Suriye arasında yer bilimleri, madencilik, enerji hammaddeleri ve jeotermal enerji alanlarında uzun vadeli iş birliğinin geliştirilmesini amaçlanıyor. Bu kapsamda jeolojik araştırmalar, maden arama ve geliştirme faaliyetleri, veri paylaşımı, eğitim ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine yönelik ortak faaliyetlerin yürütülmesi öngörülüyor. Mutabakat Zaptı'nın temel odak noktalarından birini, başta fosfat olmak üzere metalik madenler, endüstriyel hammaddeler ile stratejik ve kritik minerallere yönelik arama, ruhsat edinimi, işletme ve uç ürün üretimine ilişkin ortak projelerin geliştirilmesi oluşturuyor. Özellikle fosfat değer zinciri kapsamında, ilk aşamada fosfat kayası üretimi ve uzun dönemli alım-satım mekanizmalarının oluşturulması, sonraki aşamalarda ise fosforik asit, gübre ve diğer fosfat bazlı ürünlerin üretimine yönelik entegre sanayi yatırımlarında iş birliği yapılması hedefleniyor. Söz konusu projelerin hayata geçirilmesi amacıyla Türk kamu kurumları, özel sektör kuruluşları ve Suriye kamu kuruluşları arasında ortak girişim, kamu-özel iş birliği ve diğer uygun yatırım modellerinin geliştirilmesi öngörülüyor. Suriye Cumhurbaşkanı Şara Kabul Etti Bakan Bayraktar, Şam’daki temasları çerçevesinde ayrıca Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından kabul edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.