Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mai̇s

Kapsül Haber Ajansı - Mai̇s haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mai̇s haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Alpine'in Elektrikli Spor Fastback Modeli A390 Türkiye'de Haber

Alpine'in Elektrikli Spor Fastback Modeli A390 Türkiye'de

Alpine’in tamamen elektrikli “Dream Garage” serisinin ikinci modeli olan ve “Takım elbiseli yarış otomobili” olarak adlandırılan Alpine A390, Türkiye’de satışa sunuldu. GT versiyonuyla satışa sunulan Alpine A390, 6.300.000 TL'den başlayan fiyatıyla kullanıcılarıyla buluşuyor. Alpine markasına özgü sürüş keyfini üst seviyede yaşatacak olan bu yeni "spor fastback" model, markanın DNA'sını ve A110'un heyecan verici sürüş deneyimini daha fazla işlevsellikle bir araya getiriyor. GTS versiyonun ise yıl sonunda satışa sunulması planlanıyor. A390, Fransa'da markanın tarihi Dieppe fabrikasında üretiliyor. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin TATOĞLU: “Alpine markası, gerek sahip olduğu motor sporları ruhuyla gerekse sunduğu premium dünyasıyla kullanıcılara bambaşka bir deneyim sunuyor. Uzun yıllara dayanan pist tecrübesi, elektrifikasyonun gücünü arkasına alan Dream Garage serisi ile birlikte tüm motor sporları meraklılarının bu tecrübeyi yaşayabilmelerine olanak tanıyor. Bu serinin ilk modeli olan Alpine A290, kullanıcıları tarafından çok sevildi. A390 ise, spor fastback tasarımıyla hem sürüş dinamizmini hem de şehirli bir SUV deneyimini bir arada sunuyor. A390 gibi özel bir model ile Alpine'in eşsiz sürüş karakterini Türkiye'deki otomobil tutkunlarıyla buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi. Takım Elbiseli Yarış Otomobili Tasarımı Özgün bir karaktere sahip, şık bir "spor fastback" olarak tasarlanan A390, ikonik hatlarının akıcı ve sportif çizgilerini beş yolcu kapasiteli davetkar bir iç mekânla bir araya getiriyor. Uzunluğu 4.615 mm, genişliği 1.885 mm, yüksekliği 1.532 mm olan model, Alpine için benzersiz cömert boyutlar ortaya koyuyor. Alpine A390’ın tasarımı, Alpine ruhunu ve A110’un köklü mirasını en iyi yansıtacak şekilde ince ve özel detaylarla dizayn edildi. Coupe oranlarına sahip, model karakteristik silueti sayesinde uzaktan dahi kolayca ayırt edilebiliyor. Kask vizörü şeklindeki arka cam ve kompakt cam yüzeyler dengeli görünüme katkı sağlıyor. Yakından bakıldığında, entegre kapı kollarıyla arka kapılara hareket katan heykelsi çizgi, gövde çizgisinin omuz bölgesindeki hassas işçilik ve aerodinamik akışları yönlendirmek üzere havanın geçmesine izin veren kaput çizgisi göze çarpıyor. Ön bölümde, Alpine’e adını veren Alplerden esinlenen üçgen şekilli ön tampon ve hava perdesi oluşturan açıklıklar öne çıkıyor. Ön cephede "Kozmik Toz" adı verilen ışıklı üçgenler kümesi, atmosferi delen bir kuyruklu yıldız görüntüsü oluşturuyor ve kullanıcı A390’a yaklaştığında karşılama animasyonu ile canlanıyor. Alpine logosunun kar taneleriyle çevrili bir yansıması ise zemin seviyesinde yatay olarak hizalanıyor. Arka cephedeki parçalı üçgenler, arkadan aydınlatmalı Alpine logosunu çevreliyor. Ön ve arka bölümdeki ince LED ışık imzası tasarımı daha aydınlık ve ışıltılı bir görüntü yaratıyor. Elektrikli menzilin en önemli unsurlarından biri olan aerodinamik özellikler, ön kaputtan arka tampona kadar her ayrıntıda dikkatlice ele alındı. 17 derecelik tavan açısı, havayı yönlendiren tekerlek kanalları ve Le Mans Daytona h (LMDh) prototiplerinden esinlenerek tasarlanan 8 derecelik difüzör açısı gibi ayrıntılar tasarımı zenginleştirirken işlevselliği de artırıyor. Bu spor fastback gövdenin arka taraftaki aerodinamik özellikleri, arka camın alt noktasına entegre edilen siyah bir spoyler ile tamamlanıyor. Alpine A390'ın altı adet gövde rengi bulunuyor: Noir Profond, Bleu Abysse, Bleu Alpine Vision, Argent Mercure, Blanc Topaze ve Gris Tonnerre mat (Atelier). Tavan rengi, versiyona bağlı olarak gövdeyle aynı renkte veya kontrast yaratacak şekilde siyah renkte olabiliyor. Alpine A390, donanım seviyesine bağlı olarak, dayanıklılık yarışlarından esinlenen özel aerodinamik kristal jantlarla donatılıyor. Jantlar, elmas kesimli 20 inç parlak siyah veya Atelier kataloğundan mat siyah renk seçenekleriyle sunuluyor. 21 inç jantlar ise Alpine’in kar tanesi tasarımını yeniden yorumluyor ve elmas kesim forged (GTS) veya mat siyah forged (Atelier kataloğu) gibi farklı renk seçenekleriyle sunuluyor. İç Tasarım: 5 Kişilik Sportif Bir Koza A390 iç mekânıyla tamamen sportifliğe adanmış bir dünya sunuyor. Deri kaplı ön konsol, orta konsol ve kapı panelleri kalite vurgusunu güçlendiriyor. Mavi renk temalı sofistike aydınlatma atmosferi, Alpine ruhunu burada da yansıtıyor. Sürücü odaklı olarak tasarlanan kokpitte; 12,3 inç ve 12 inç yüksek çözünürlüklü ekranlar kullanıcıyı Alpine evrenine çekiyor. Fiziksel iklimlendirme paneli, sürücünün gözlerini yoldan ayırmadan ayarları değiştirmesine olanak tanıyor. Nappa deri, ısıtmalı spor direksiyon; sürüş modları, sürüş yardımcıları, telefon, sesli asistan ve gösterge paneli ekran modlarına ait kontrolleri içeriyor. Formula 1 dünyasından esinlenerek tasarlanan iki özel renkli alüminyum düğme, tek pedal moduna kadar ulaşan rejenerasyon seviyesini (mavi RCH düğmesi) ve sollama ile kalkış kontrolü için kullanılan Boost (kırmızı OV düğmesi) işlevlerini kontrol ediyor. A110'un ikonik tasarımından ilham alan yüksek orta konsol, iki ayrı özelleştirilebilir kanatla öne çıkan Alpine RND şanzıman kontrollerini bünyesinde barındırıyor. A390'da spor otomobillerde sıklıkla kullanılan Alcantara mikrofiber gibi döşeme malzemelerinden üretilen, ek destek ve konfor sağlayan elektrikli ve ısıtmalı Alpine Spor koltuklar bulunuyor. A390 ürün gamının en üst versiyonunda, Sabelt® imzalı mavi ve gri tonlarında Nappa deri kaplı Alpine Spor Bucket koltuklar yer alıyor. Bu koltukların arka bölümü, isteğe bağlı olarak ön konsol ve merkezi konsolda da tercih edilebilen Forged ve Serged karbon detaylarıyla donatılabiliyor. Devialet yüksek kaliteli ses sistemi, opsiyonel mikrofiber tavan döşemesi ve Atelier Alpine imzalı çok sayıda kişiselleştirme seçeneği (fren kaliperi rengi, koltuklar, jantlar, vb.) ayrıcalıklı bir dünyanın kapılarını aralıyor. Alpine A390 beş kapılı gövdesiyle erişim kolaylığı sağlıyor. 532 litre bagaj hacmi bulunan model, bagajını daha da modüler hale getiren opsiyonel iki katlı ayarlanabilir bagaj zeminine de sahip. Alpine Uzmanlığıyla Birleşen Donanım ve Teknoloji Alpine A390, düşük ağırlık merkeziyle önde %49, arkada ise %51 ile ideal ağırlık dağılımına sahip. Bu sayede çok dengeli ve eğlenceli bir sürüş için ideal bir temel oluşturuyor. Arka taraftaki iki motor, Fransa'da üretilen özel bir alüminyum braket içerisinde yer alıyor. Bu konfigürasyon, bagaj tabanının alçak olmasını ve bagaj hacminin maksimuma çıkmasına olanak tanıyor. Üç motorun sağladığı dört tekerlekten çekiş sistemi sayesinde A390, her türlü yol koşulunda üstün bir yol tutuşuna sahip. GTS versiyonu toplam 470 hp güç ve 824 Nm'ye varan tork değeriyle, 0'dan 100 km/sa hıza sadece 3,9 saniyede ulaşarak sınıfının en iyi performans seviyesini sunuyor. Bu, Alpine A110 R ile eşdeğer bir hızlanma değeri. Arkadaki iki motor, A390'ın sürüş dinamiklerinde önemli rol oynayan Alpine Aktif Tork Vektörleme sistemini harekete geçiriyor. Şasi ayarı, Alpine ürün gamının referans modeli olan A110'un çevikliğini, hafifliğini ve dengesini en iyi şekilde yansıtıyor. A390, konfor ve yol tutuşu arasında en iyi dengeyi sağlamak üzere hidrolik sönümleyicili özel bir süspansiyona sahip. Frenlerin hissi, dayanıklılığı ve fren gücü A390'ın yüksek performansıyla bir araya geliyor. Ön bölümde, Alpine için bir ilk olan 6 pistonlu kaliperlere sahip 365 mm'lik diskler bulunuyor. Alpine A390, aracın çevresini gerçekçi bir şekilde gösteren ekranla birlikte en güncel gelişmiş sürüş destek sistemleri (ADAS) ile donatıldı. Kademeli acil durum freni ile sürücü dikkat dağınıklığı izleme işlevi, ileri vitesten geri vitese kadar genişletilen otomatik acil durum freni, yanal yardımlara ek olarak yörünge düzeltmesi ve park anında yolcular için güvenli çıkış gibi yeni özellikler geleneksel yardımcıları tamamlıyor. Sürücü, direksiyonun sol tarafında bulunan My Safety butonunu kullanarak ADAS ayarlarını tek dokunuşla seçebiliyor ve bunların aktif mi, pasif mi olacağını, ne kadar sert müdahale edeceğini ve sesli uyarı verilip verilmeyeceğini belirleyebiliyor. Son olarak A390, standart olarak Dur & Kalk işlevine sahip adaptif hız sabitleme sistemi ile donatılıyor. Sürdürülebilir Bir Anlayış Alpine A390, batarya dahil toplam kütlesinin dörtte birini oluşturan döngüsel malzemelerden üretilmiş olup, onu piyasadaki en iyi elektrikli araçlardan biri yapıyor. Model, plastik kullanımında ise sektör ortalaması olan %9'un üzerinde, %14'lük (yaklaşık 39 kg) bir geri dönüşüm oranına ulaşıyor. Orta konsol %54 oranında geri dönüştürülmüş plastikten üretiliyor. GT versiyonundaki 20 inç kristal jantlar da %40 geri dönüştürülmüş alüminyumdan üretildikleri için bu yaklaşımı destekliyor. Güç-Aktarma Sistemleri: Performans ve Aktif Tork Dağılımı Alpine A390, özel bir üç motorlu mimariye sahip. Arkadan itişli araçlara benzer bir düzende; önde senkron motor ve arkada her bir tekerlekte birer adet olmak üzere iki adet özel sabit mıknatıslı senkron motorla dört tekerlekten çekiş sağlıyor. Arkadaki iki motor bağımsız tekerlek kontrolü sağlıyor ve Alpine Aktif Tork Vektörleme sistemini kullanıyor. Alpine Aktif Tork Vektörleme sistemi, milisaniyeler içinde hareket ederek son derece hassas tepkiler veriyor. Alpine Aktif Tork Vektörleme sisteminin dinamik yapısı, Alpine Tork Pre-Control adında üst düzey bir tork yönetim sistemi ile tamamlanıyor. Böylece A390'ın 824 Nm'ye varan oldukça yüksek tork daha etkin bir şekilde yola aktarılabiliyor ve kontrol edilebiliyor. Alpine A390, iki farklı güç seviyesine sahip iki versiyon olarak yollara çıkıyor: - GT, 400 hp gücüyle 0'dan 100 km/sa hıza 4,8 saniyede ulaşıyor. - GTS, 470 hp güç ve 824 Nm'ye kadar tork değeriyle 0'dan 100 km/sa hıza 3,9 saniyede ulaşıyor. Sürüş deneyimini ve tepkiyi iyileştirmek için istenildiğinde kapatılabilen, farklı frekans ve yoğunluklarda iki Alpine Drive Sound tonu oluşturuldu. İki ses tipinden yoğun olan "Sport" daha derin olup tork zirvelerine daha fazla vurgu sağlıyor. İkinci ses olan "Alternative" ise daha hafif ve yumuşak olup günlük sürüşe eşlik ediyor. Ayrıca kalkış kontrolü ve "Boost" işlevlerine özel sesler de yer alıyor. Yüksek Performanslı Batarya Alpine A390, üç motoru besleyen ve 345 kW değerine kadar güç üretebilen bir bataryaya sahip. Bu 400V bataryanın tüm mimarisi, özel olarak boyutlandırılmış bir soğutma sistemi ve yüksek nikel içeriği ile yüksek enerji yoğunluğuna sahip NMC kimyasıyla yeniden tasarlandı. A390, 89 kWsa gibi oldukça yüksek batarya kapasitesi sayesinde 20 inç jantlar ve Michelin PS EV lastiklerle 555 km'ye kadar (WLTP döngüsü), 21 inç jantlar ve Michelin PS 4S lastiklerle ise 503 km'ye kadar (WLTP döngüsü) menzil sunuyor. Tüm donanım seviyelerinde standart olarak bir ısı pompası bulunuyor ve iç sıcaklığı optimize ederek menzili koruyor. GT versiyonda DC hızlı şarj 150 kW güce, GTS versiyonda ise 190 kW güce ulaşıyor. A390'ın bataryası, %15 ile %80 arasındaki mükemmel ortalama şarj performansıyla uzun süre yüksek şarj gücünü koruyabiliyor. Şarj öncesinde batarya sıcaklığı, otomatik veya multimedya üzerinden manuel olarak optimum seviyeye getirilebiliyor. Bu sayede A390, GT versiyonda 29 dakikadan kısa sürede ve GTS versiyonda 25 dakikadan kısa sürede %15-80 şarj edilebiliyor. 11 kW entegre şarj cihazı standart olup opsiyon olarak 22 kW seçilebiliyor. Ayrıca opsiyonel adaptörle V2L uyumlu çift yönlü şarj özelliğini destekliyor. Google Haritalar destekli GPS navigasyon ve elektrikli araçlar için rota planlama özelliği tüm ürün gamında standart olarak sunuluyor. My Alpine akıllı telefon uygulaması; konum, kilometre, kalan menzil, şarj seviyesi ve kalan şarj süresi gibi bağlı araç verilerine uzaktan erişim sağlıyor. Kullanıcı şarj ihtiyacına bağlı olarak rota planlayabiliyor, şarj veya iç ön koşullandırmayı programlayabiliyor, korna ve farları uzaktan etkinleştirebiliyor. Alpine Telemetrik özelliği A290'dan alınarak güncellendi ve kullanıcıya A390'da üç ana hizmet kategorisine erişim sağlanıyor: canlı veri, koçluk ve zorluklar. Ayrıca Alpine Aktif Tork Vektörleme sisteminin çalışma şekliyle ilgili açıklamalar da içeriyor. Birden fazla profil kullanılabiliyor ve sıfırlanabiliyor. Alpine A390, kullanıcılara eşsiz bir sürüş deneyimi sunmak için tüm bu özelliklerini kullanıcılarla buluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa'da Üretilen Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor Haber

Bursa'da Üretilen Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor

Renault’nun Türkiye’de üretilen yeni C segmenti SUV modeli Renault Boreal, Türkiye’de satışa sunuluyor. OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro’luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Boreal hem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacak yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu “Renault Boreal, OYAK ve Renault Group iş birliğinin ortaya koyduğu güçlü vizyonu ve Türkiye’nin otomotiv üretimindeki stratejik konumunu net biçimde yansıtan çok değerli bir proje. Boreal’i yalnızca “Türkiye’de üretilen” bir model olarak değil, aynı zamanda “Türkiye için tasarlanan ve Türk kullanıcıların ihtiyaçlarına göre geliştirilen” bir model olarak konumlandırıyoruz. Türkiye’nin en büyük segmenti olan ve hızla büyüyen C-SUV segmentinde; güçlü ve iddialı tasarımı, geniş ve ferah yaşam alanı, ileri teknolojileri ve verimli motor seçenekleriyle Renault Boreal’in segmentinde dengeleri değiştirecek bir model olacağına inanıyoruz. Bu güçlü potansiyeline olan güvenimizle, Renault Boreal’in 2027 yılında Türkiye’nin en çok satan otomobili olmasını hedefliyoruz. Bugün Clio, Megane Sedan ve Duster ile Türkiye'nin en güçlü yerli ürün gamlarından birine sahibiz. Bursa'da üreteceğimiz Renault Boreal’in de bu başarı hikayesine katılmasıyla birlikte dört yerli modelden oluşan ürün gamımızı daha da güçlendirecek, pazardaki liderliğimizi daha da ileriye taşıyacağız. Türkiye’de %40’ın üzerinde yerli katkı oranıyla üretilecek olan Renault Boreal, bu sayede ÖTV muafiyetinden yararlanabilecek. Modelin, uzun süredir bu segmentte yeni bir model bekleyen müşterilerimiz için önemli bir alternatif oluşturacağını düşünüyoruz. Sunduğu yüksek teknoloji, üstün konfor ve geniş yaşam alanıyla Renault Boreal’in, ÖTV muafiyetinden yararlanan kullanıcılar tarafından da yoğun ilgi göreceğine inanıyoruz. Renault Boreal için sunduğumuz 7 yıl veya 160.000 kilometreye kadar garanti kapsamıyla müşterilerimize yalnızca yeni bir otomobil değil, uzun yıllar güvenle kullanabilecekleri kapsamlı bir sahiplik deneyimi de sunuyoruz. OYAK ve Renault Group’unun güçlü ortaklığıyla hayata geçirilen bu projenin, ülkemizin otomotiv sanayisine, ihracatına ve ekonomik gelişimine uzun vadeli katkılar sunacak bir başarı hikayesi olacağına inanıyoruz.” Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet “Boreal’i Türkiye pazarına sunmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu model, yıllar süren adanmışlığın, titiz çalışmaların ve sarsılmaz kararlılığın somut bir yansımasını ortaya koyuyor. Elde edilen bu başarı; Renault Group’un uluslararası ekipleri arasındaki güçlü koordinasyonu, yakın iş birliğini ve üstün çabayı gözler önüne seriyor. Boreal, yalnızca yeni bir model olmanın ötesinde, ortak hedeflerimizin ve kolektif uzmanlığımızın güçlü bir ifadesini temsil ediyor. Yoğun rekabetin yaşandığı C-SUV segmentinde Boreal, kendine özgü nitelikleriyle belirgin bir şekilde farklılaşıyor. Geniş ve rafine iç mekânı, iddialı dış tasarımı, ileri teknoloji E-Tech full hybrid motoru ve Google entegreli, bağlantılı OpenR Link multimedya sistemiyle Türk kullanıcılarının beklentilerine eksiksiz bir yanıt veriyor. Ürün özelliklerinin ötesinde Boreal, aynı zamanda stratejik bir dönüm noktasını temsil ediyor. Bursa’daki Oyak Renault kampüsümüzde üretilecek olması hem iç pazardaki talebi destekleyecek hem de ihracat hedeflerimize katkı sağlayarak Türkiye’nin küresel otomotiv ekosistemindeki konumunu daha da güçlendirecek. SUV segmentinde Duster ile yakalanan güçlü ivmenin üzerine inşa edilen Boreal, bu başarıyı C segmentine taşıyarak bir üst seviyeye çıkarıyor. Aynı zamanda Renault Group’un uluslararası stratejik planını tutarlı bir şekilde hayata geçirme ve vizyonunu somut sonuçlara dönüştürme yetkinliğini de açıkça ortaya koyuyor. Değerli ortağımız OYAK ile, yerel yetkinliklerimizi geliştirmeye, ekiplerimizi güçlendirmeye ve Türkiye otomotiv ekosisteminin sürdürülebilir gelişimine katkı sağlamaya kararlılıkla devam ediyoruz.” Türkiye, Renault’nun küresel üretim ağında stratejik rolünü güçlendiriyor Bursa’da üretilen Megane Sedan ve Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen Clio ve Duster’ın ardından Renault Boreal’in de yerli üretim portföyüne katılması, Türkiye’nin yüksek katma değerli araç üretimindeki rolünü daha da güçlendirirken, Renault’nun küresel büyüme planındaki stratejik önemini de ortaya koyuyor. Renault, özellikle C ve D segmentlerindeki varlığını güçlendirmeyi hedeflerken, Türkiye bu stratejinin önemli üretim merkezlerinden biri olarak konumlanıyor. Boreal’in üretimiyle birlikte OYAK Renault Bursa Fabrikaları, modelin uluslararası pazarlara ihracatıyla hem iç pazar hem de ihracat operasyonlarındaki rolünü daha da güçlendiriyor. SUV modellerin toplam pazardaki ağırlığının her geçen gün arttığı Türkiye’de Renault Boreal, markanın C segmentindeki iddiasını güçlendiren önemli modellerden biri olarak öne çıkıyor. Renault, Türkiye’deki üretim gücünü uluslararası ölçekte büyüme hedefleriyle birleştirerek Boreal’i global başarı hikâyesinin önemli parçalarından biri olarak konumlandırıyor. Güçlü, zarif ve dikkat çekici SUV tasarımı Renault Boreal heybetli gövde yapısı, keskin omuz çizgileri, güçlü ön tasarımı ve modern ışık imzası modelin güçlü duruşunu ilk bakışta hissettiriyor. 4,56 metre uzunluğu ve 2,70 metre aks mesafesiyle Renault Boreal, C segmenti ortalamalarının üzerine çıkan ve D segmentini çağrıştıran boyutlarıyla dikkat çekiyor. Geniş iç yaşam alanı ve 630 litreye varan bagaj hacmiyle segmentinde fark yaratıyor. Gövde rengi ön ızgara, yeni “Nouvel’R” logosu, ince LED far tasarımı ve Niagara konseptinden ilham alan ışık imzası aracın modern karakterini vurguluyor. Yan profilde dikkat çeken güçlü çamurluk yapısı ve akıcı tavan çizgisi, Boreal’in hem şehir içinde hem uzun yol kullanımında premium algısını güçlendiriyor. 19 inç elmas kesim alaşım jantlar, siyah tavan, elektrikli açılır panoramik cam tavan ise modele üst segment bir nitelik kazandırıyor. Teknoloji ve konfor odaklı yaşam alanı Renault Boreal’in iç mekanı, dijital teknolojiler ve konforu bir araya getiren modern ve ferah bir yaşam alanı sunuyor. Ergonomik tasarım anlayışıyla şekillendirilen kokpit, sürücü odaklı yapısı ve geniş ekran teknolojileriyle dikkat çekiyor. Modelde 10 inç dijital gösterge ekranı ve 10 inç merkezi openR link multimedya ekranı birlikte sunuluyor. Ergonomik yerleşim sayesinde sürücünün dikkati yolda kalırken, bağlantılı teknolojilere erişim kolaylaşıyor. Çok işlevli direksiyon simidi arkasında bulunan vites seçici kulakçıklar iç mekandaki modern atmosferi destekliyor. 48 farklı renk seçeneğine sahip ambiyans aydınlatması, Multi-Sense sürüş modlarına göre otomatik olarak değişebiliyor. İç mekanda kullanılan yumuşak dokulu yüzeyler, lazer işlemeli dekoratif detaylar ve kontrast dikişli koltuklar yüksek kalite algısını güçlendiriyor. Türkiye pazarı için özel olarak sunulan gri tonlu perfore döşeme seçeneği, Boreal’in modern karakterine farklı bir imza katıyor. Elektrikli ön koltuklar, hafızalı ve masaj fonksiyonlu sürücü koltuğu, çift bölgeli otomatik klima, soğutmalı kablosuz şarj ünitesi ve geniş saklama alanları günlük kullanımı daha konforlu hale getiriyor. Arka koltuklarda sunulan havalandırma kanalları, USB-C girişleri, arka kol dayama ve Easy Break arka koltuk katlama sistemi de aile kullanımını destekleyen detaylar arasında yer alıyor. 630 litreye varan bagaj hacmi, arka koltuklar yatırıldığında 1.868 litreye kadar ulaşıyor. Düşük yükleme eşiği ise kullanım kolaylığı sağlıyor. Google entegre bağlantılı sürüş deneyimi Bağlantılı araç teknolojilerinde öncü markalardan biri olan Renault, yeni Boreal modeliyle de gelişmiş dijital ekosistem ve bağlantılı sürüş özelliklerini kullanıcılarla buluşturuyor openR link multimedya sistemi sayesinde kullanıcılar Google Haritalar, Google Asistan ve Google Play uygulamalarına doğrudan erişebiliyor, evlerindeki Google Home entegrasyonuna uygun akıllı cihazlarını yönetebiliyor. Gerçek zamanlı trafik bilgileri, sesli komut sistemi ve kişiselleştirilmiş dijital deneyim, Boreal’i günlük yaşamın doğal bir uzantısına dönüştürüyor. Youtube, Spotify, Prime Video, HBO Max, Waze ve Vivaldi gibi popüler uygulamalar sistem içerisinde kullanılabiliyor. Uzaktan OTA güncelleme altyapısı sayesinde bilgi-eğlence sistemi ve sürüş destek teknolojileri sürekli güncel kalabiliyor. My Renault uygulaması üzerinden kullanıcılar araçlarının kornasını ve ışıklarını uzaktan etkinleştirebiliyor ve araç konumunu görüntüleyebiliyor. Renault Boreal’de ayrıca Jean-Michel Jarre iş birliğiyle geliştirilen Harman Kardon premium ses sistemi de yer alıyor. On hoparlörlü ve 435 Watt gücündeki sistem; Stüdyo, Konser, Kulüp ve Salon dahil olmak üzere farklı ses atmosferleriyle sürükleyici bir deneyim sunuyor. Gelişmiş sürüş destek sistemleri Renault Boreal, aktif güvenlik ve sürüş destek sistemleri konusunda segmentinin en kapsamlı modellerinden biri olarak konumlanıyor. Modelde versiyona ve donanım seviyesine bağlı olarak 25 adede kadar gelişmiş ADAS teknolojisi sunuluyor. Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Güvenli Çıkış Asistanı, Arka Çapraz Trafik Uyarısı ve Acil Duruş Asistanı gibi teknolojiler sürüş güvenliğini artırıyor. Seviye 2 otonom sürüş desteği sunan Aktif Sürüş Yardımı sistemi; dur & kalk özellikli adaptif hız sabitleyici ve şerit ortalama fonksiyonunu bir araya getirerek yoğun trafikte sürüşü daha konforlu hale getiriyor. Eller Serbest Park Sistemi ve 360 derece çevre görüş kamerası sayesinde araç paralel veya dikey park manevralarını sürücü müdahalesi olmadan gerçekleştirebiliyor. Full LED far teknolojisi ise gece sürüşlerinde görüş kalitesini artırırken diğer sürücüler için göz kamaşmasını azaltıyor. Verimli motor seçenekleri ve EDC otomatik şanzıman Renault Boreal performans, verimlilik ve sürüş konforunu bir araya getiren full hybrid E-Tech 160 hp, 1.3 turbo TCe EDC 145 hp ve hybrid E-Tech 4x4 150 hp motor seçenekleriyle geliştirildi. Boreal, Türkiye’de lansman döneminde full hybrid E-Tech 160 hp ve turbo TCe EDC 145 hp motor seçenekleriyle satışa sunuluyor. 2026 yılının son çeyreğinde sunulan motor seçeneklerine hybrid E-Tech 4x4 150 hp versiyonu da eklenecek ve müşteri beklentileriyle buluşacak. 1.3 turbo TCe EDC 145 hp benzinli motor ve 6 ileri ıslak çift kavramalı (EDC) motor seçeneği ise performans ve sürüş konforunu dengeli bir şekilde bir araya getiriyor. Bu versiyon, WLTP normlarına göre 149 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 6,6 L/100 km karma yakıt tüketimi değerlerine sahip. Renault Boreal full hybrid E-Tech 160 hp versiyonu ise özellikle verimlilik odaklı bir sürüş deneyimi sunuyor. Sisteminin kalbinde, Türkiye’de Oyak Horse tarafından Bursa’da üretilen ve dünyaya ihraç edilen HR18 kodlu hibrit motoru yer alıyor. Şehir içinde yüzde 80’e kadar elektrikli sürüş gerçekleştirebilen sistem, 110 km/s hıza kadar elektrikli sürüş imkanı sağlayabiliyor. Çok modlu otomatik şanzımanla sunulan model, WLTP normlarına göre 108 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 4,8 L/100 km karma yakıt tüketimiyle dikkat çekiyor. Multi-Sense sürüş sistemi; Eco, Comfort, Sport ve Perso modlarının yanında yeni Smart Mod seçeneğiyle geliyor. Sistem; direksiyon sertliği, motor tepkisi, ambiyans aydınlatması ve ses atmosferini sürüş koşullarına göre otomatik olarak adapte edebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dacia’dan Yakıt Tasarrufunda Yeni Dönem Haber

Dacia’dan Yakıt Tasarrufunda Yeni Dönem

Dacia, modern tasarım anlayışı ve modüler yapısıyla herkes için ulaşılabilir mobilite sunarken; 7 yıl garanti, yüksek ikinci el değeri, gelişmiş standart ADAS teknolojileri ve yaygın hizmet ağıyla güven veren bir kullanıcı deneyimi sağlıyor. Markanın Eco-G 120 motor seçeneği ise sunduğu düşük tüketim maliyeti ve güçlü fiyat-fayda dengesiyle segmentinin iddialı alternatifleri arasında öne çıkıyor. Dacia’nın 2013 yılından sonra yeniden satışa sunduğu Yeni Logan, tamamen yenilenen tasarımı ve zengin donanım seçenekleriyle 1 Haziran itibarıyla yollarda olacak. MAİS A.Ş. Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu: “2026 yılı Dacia markamız için oldukça önemli bir yıl olacak. Yılın ilk çeyreğinde Sandero, Sandero Stepway ve Jogger modellerimizin yenilenen versiyonlarını pazara sunduk. Haziran ayı itibarıyla da mevcut pazar şartlarında çok tercih edileceğini düşündüğümüz bir sedan şeçeneği olacak Logan modelimizi otomotiv pazarına kazandırıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu ürün atağı ile, Dacia’nın pazar payını artırmayı ve yeni ürün stratejimiz ile markayı daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyoruz. Herkes için ulaşılabilir mobilite anlayışıyla, rakipsiz tüketim maliyetleriyle, fiyat-performans odağıyla ve güvenilirlik anlayışını baz alarak sunduğumuz 7 yıl garanti süresiyle Dacia’yı daha güçlü hale getiriyoruz.” dedi. Eco-G 120 Otomatik (EDC) Motor ile Maksimum Yakıt Verimliliği Dacia’nın yenilenen ürün ailesi, her bütçeye hitap eden yeni modelleriyle gerek geniş ailelere gerekse bireysel kullanıcılara keyifli ve yüksek performanslı bir sürüş deneyimi sunuyor. Yeni Sandero 1.238.000 TL’den, Yeni Sandero Stepway, 1.535.000 TL’den ve Yeni Jogger ise 1.495.000 TL’den başlayan Mayıs ayına özel (nakit alımda geçerli) satış fiyatlarıyla kullanıcılara bütçe dostu bir otomobil sahibi olma imkânı sunuyor. Yeni Sandero Stepway , Yeni Jogger ve Yeni Logan ile birlikte sunulan Eco-G 120 Otomatik (EDC), yenilenen Dacia ürün ailesinin en fazla öne çıkan motor seçenekleri arasında yer alıyor. 1.2 litrelik ve 3 silindirli turbo beslemeli çift yakıt teknolojisine sahip motor, eski jenerasyona oranla çok daha yüksek bir performans sunuyor. Bu sayede LPG'nin tüm avantajları, EDC otomatik şanzımanın avantajlarıyla ilk kez bir araya geliyor. Kullanıcıların LPG’den daha uzun süre yararlanabilmeleri için Dacia, LPG depo kapasitesini 40 litreden 50 litre (gerçek kullanılabilir kapasite) seviyesine çıkardı. Bu sayede Eco-G 120 motora sahip modellerin toplam menzilleri 1.500 kilometreye ulaşıyor. Benzinli bir otomobilin deposunu tam olarak doldurmak için gerekli olan bütçe ile, Eco-G 120 versiyonun LPG deposu iki kez doldurulabiliyor. Bununla birlikte, Yeni Sandero ve Yeni Logan modellerinde sunulan 1.0 litrelik 3 silindirli turbo benzinli motor, önceki 90 hp’lik versiyona kıyasla artık 100 hp güç üreterek günlük sürüş performansını iyileştiriyor ve 6 ileri manuel şanzımanla kombine ediliyor. Yeni Jogger ise ECO-G 120 manuel vites seçeneğine ilave olarak TCe 110 benzinli motor ve 6 vitesli manuel şanzıman ile birlikte tercih edilebiliyor. 13 Yıl Sonra Yeniden: Yeni Dacia Logan Türkiye’de Yenilenen Dacia ürün ailesinin en yeni üyesi Yeni Logan, sedan versiyonuyla Türkiye’de Haziran ayı itibarıyla satışa sunuluyor. 2013 yılından sonra yeniden Türkiye’de yollara çıkacak olan Yeni Logan, lansmana özel 1.580.000 TL’lik fiyatıyla kullanıcılarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Yeni Logan, iki farklı motor ve şanzıman seçeneğiyle satışa sunuluyor: Çift yakıt teknolojisine sahip motor: 1.2 litrelik ve 3 silindirli turbo beslemeli bu motor seçeneği; 197 Nm tork ve 120 hp’lik Eco-G 120 (EDC-çift kavramalı) otomatik vitesle sunuluyor.TCe 100 manuel vitesli benzinli motor: 6 ileri manuel şanzımanla eşleştirilen bu motor seçeneği ise; 1.0 litrelik 3 silindirli turbo şarjlı benzinli motor, 200 Nm tork ve 100 hp güç sunarak günlük sürüş performansını iyileştiriyor. Yeni Logan, tasarım açısından da önemli yeniliklerle geliyor. Piksel tasarımlı ön ızgarası ve ters T şeklindeki marka far imzası Yeni Logan’ın güçlü ve modern karakterini pekiştirirken, aynı zamanda Dacia’nın yeni marka kimliğini öne çıkarıyor. Expression ve Journey versiyonlarında sunulan yeni 16 inç jantlar ve köpekbalığı anten, modelin karakteristik yapısını vurguluyor. 1,85 metrelik genişliği, 22 santimetrelik arka diz mesafesi ve 628 litrelik bagaj hacmiyle segment standartlarının üzerinde konforlu ve ferah bir yaşam alanı sunuyor. Üstelik arka koltuklar katlandığında, bagaj hacmi 1.666 litreye kadar ulaşıyor. My Dacia bağlantılı 10 inçlik multimedya sistemi, Expression ve Journey versiyonlarında standart olarak sunuluyor. Journey donanım seviyesinde kablosuz şarj sistemi opsiyonel olarak seçilebiliyor. Sürüş deneyimini en üst düzeye çıkarmak amacıyla Journey donanım seviyesinde 7 inçlik dijital gösterge ekranı standart olarak sunuluyor. Yeni Logan, otomatik acil durum freni, araç, yaya, bisikletli ve motosiklet algılama özelliği ve sürücü dikkat uyarısı gibi en güncel Avrupa güvenlik standartlarını karşılayan yeni sürüş destek sistemlerine sahip olacak şekilde tasarlandı. Bunun yanı sıra sürüş konforunu ve güvenliğini artırmak isteyen kullanıcılar; otomatik farlar, çok açılı (multiview) kamera ve elektrikli katlanan yan aynalar olmak üzere üç yeni özelliğe de Journey donanım seviyesinde opsiyonel olarak sahip olabiliyor. Expression ve Journey versiyonlarında otomatik klima standart olarak yer alırken, Journey versiyonunda buna ek olarak; eller serbest Dacia Card sistemi ve Kör nokta uyarı sistemi bulunuyor. Kablosuz şarj özelliği ise opsiyonel olarak tercih edilebiliyor. Pratik saklama alanlarının yanı sıra iç tasarımında YouClip bağlantı sistemiyle donatılan Yeni Logan; kullanıcılara son derece modüler ve keyifli bir sürüş deneyimi yaşatıyor. Telefon ve tablet tutucu, çanta ve elbise askısı olarak kullanılabilen YouClip bağlantı sistemi, yolculukları daha kullanışlı ve konforlu hale getiriyor. Biri gösterge panelinde, diğeri ise orta konsolun arkasında olmak üzere standart olarak bulunan iki YouClip sabitleme noktasına ek olarak; iki opsiyonel bağlantı noktası da aksesuar olarak sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAİS'den, Müşteri Deneyiminde Üst Üste Üçüncü Kez Şampiyonluk!  Haber

MAİS'den, Müşteri Deneyiminde Üst Üste Üçüncü Kez Şampiyonluk! 

Türkiye’de müşteri memnuniyetini ölçen Şikayetvar platformunun 2015 yılından beri müşteri deneyiminde en başarılı firmaları ödüllendirdiği A.C.E. Awards’ın (Achievement in Customer Excellence) bu yıl on birincisi düzenlendi. Gerçekleştirilen ödül töreninde MAİS, “Otomotiv A” kategorisinde Renault markası ile, “Otomotiv B” kategorisinde ise Dacia markası ile birincilik ödülü olan “Diamond” ödüle layık görüldü. MAİS A.Ş. Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu, “Bizim için müşteri memnuniyeti, en öncelikli konularımız arasında yer alıyor. Bu konuya gösterdiğimiz özen ve hassasiyet, bize hem satış başarısı olarak dönüyor hem de müşterilerimizin markalarımıza olan sadakatini üst seviyelere taşıyor. Şikayetvar platformu tarafından A.C.E. Awards’ta Otomotiv A ve B kategorilerinde üst üste üçüncü kez Diamond ödüle layık görülmemiz ise bu başarımızı bir kez daha taçlandırdı. Kusursuz müşteri deneyimi konusunu odağımızda tutmaya ve bu alandaki varlığımızı her yıl daha da güçlendirmeye devam edeceğiz.” dedi. Renault, 2018 yılından beri A.C.E. Awards’ta biri Silver, biri Gold ve altısı Diamond ödül olmak üzere toplam 8 kez ödül kazandı ve her yıl bir ödüle layık görüldü. Dacia ise 2019 yılından beri katıldığı A.C.E. Awards’ta toplam 7 kez Diamond ödüle layık görülerek, Otomotiv B kategorisinde her yıl birincilik ödülünü kazanma ve en iyi müşteri deneyimini yaşatma başarısını gösterdi. 2025 yılı değerlendirmelerinde aldığı son ödülle, her iki markasıyla üst üste üçüncü kez Diamond ödülü almaya hak kazanan MAİS, müşteri deneyimi konusundaki tecrübesini ve sağladığı yüksek müşteri memnuniyetini bir kez daha kanıtlamış oldu. A.C.E. Awards ödül sürecinde sıralamalar, “Müşteri Deneyimi Endeksi” skoru üzerinden hesaplanarak markaların memnuniyet, sadakat ve şikayet oranlarına göre belirleniyor. Renault ve Dacia markaları, bu hesaplamalar neticesinde kendi kategorilerinde ve otomotiv sektöründe müşteri memnuniyetinin en yüksek olduğu markalar olarak yeni bir başarıya daha imza attı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault, Otomotiv Pazarının Lideri Oldu Haber

Renault, Otomotiv Pazarının Lideri Oldu

Renault, Dacia ve Alpine markalarıyla yıl boyunca çok önemli başarılara imza atan MAİS, otomotiv sektörünün rekora koştuğu 2025 yılını, kullanıcıların en çok tercih ettiği markalarıyla zirvede tamamladı. Sektör 2025 yılında toplam satışlarda 1.368.400 adede ulaşarak tüm zamanların en çok satış yapılan yılı olarak rekor kırdı. Renault ise bu rekor yılda toplam pazarda ulaştığı 144.331 satış adedi ve %10,5 pazar payının yanı sıra, otomobil pazarında ulaştığı 131.764 satış adedi ve %12,1 pazar payı ile hem toplam pazarda hem de otomobil pazarında en çok satan marka olarak lider konumda yer aldı. Renault ayrıca, Türkiye tarihinde şimdiye kadarki en yüksek satış rakamına da ulaşmayı başardı. Renault Clio ve Renault Megane Sedan ise 2025 yılında da kullanıcıların en çok tercih ettiği modeller oldu. Renault Clio ulaştığı 51.717 adetlik satış rakamı ile 2025 yılında Türkiye’nin en çok satan otomobili olarak zirveye yerleşti. Renault Megane Sedan ise 48.099 adetlik satış rakamı ile Clio’nun hemen arkasından ikinci sırada konumlandı. Renault’nun bu iki yerli modeli, otomobil pazarındaki satışlardan elde ettiği toplam %9,2 pay ile açık ara öne çıktı. Renault’nun hem marka hem de model bazlı satış başarıları, 2025 yılında sektörün ulaştığı rekorda önemli bir etki yarattı. SUV Segmentinde Gelen Liderlikler B-SUV segmentinin güçlü ve iddialı modellerinden Dacia Sandero Stepway, 23.699 satış adedine ulaşarak 2025 yılını B-SUV segmentinin zirvesinde kapattı. Sandero Stepway ayrıca elde ettiği bu satış rakamıyla toplam B segmentinde Renault Clio’nun ardından ikinci sırada yer aldı. Kasım ayında yeni versiyonlarıyla satışa sunulan ve yılın son 2 ayında yaklaşık 8 bin adetlik satışa ulaşan Renault Duster, aralık ayında en çok satan SUV olarak son çeyrekte öne çıktı. Renault ayrıca güçlü SUV ürün gamıyla aralık ayında, Renault Duster ve Austral modelleriyle C-SUV segmentinde en çok satan marka oldu. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu: “MAİS olarak 2025 yılında elde ettiğimiz başarılarla gurur duyuyoruz. Bu yıl hem toplam pazarda hem de otomobil pazarında Renault markamızla elde ettiğimiz rekor satış rakamıyla lider konumda yer aldık. Biz yalnızca en çok satan marka olmadık, aynı zamanda bu satış rakamlarıyla otomotiv sektörüne de önemli katkı sağladık. Elde ettiğimiz bu başarı yalnızca bir satış başarısı değil, aynı zamanda marka ve ürün stratejilerimize, müşteri öncelikli yaklaşımımıza, güçlü satış sonrası ağımıza duyulan güvenin bir sonucu. Bu sonuç ise yalnızca yüksek adetlerden değil, dengeli ürün gamı, güçlü yetkili satıcı yapısı ve yerli üretim avantajından beslenen sürdürülebilir bir büyümenin de göstergesi. Her geçen gün hem ürün gamımızı güçlendiriyor hem de tüm süreçlerimizi müşteri odaklı olarak daha da geliştiriyoruz. 2026 yılında da büyüme odaklı bu yolculuğumuzu sürdürecek ve yine en çok tercih edilen marka olmak için çalışmaya devam edeceğiz.“ dedi. Genişleyen Ürün Gamı Renault, 2025 yılında ürün gamını genişletirken, SUV segmentinde de önemli başarılar elde etti. Yıl içerisinde satışa sunulan makyajlı Austral, Rafale Hyper Hybrid E-Tech 4X4 300 HP ve üç farklı versiyonu Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilerek satışa sunulan Yeni Renault Duster ile hem SUV gamını güçlendirdi hem de önemli satış adetlerine ulaştı. MAİS ayrıca yeni hibrit modelleriyle elektrifikasyona geçiş sürecini sağlam adımlarla ilerletti. Yeni Renault Duster Full Hybrid E-Tech, özellikle bu geçişte en dikkat çekici modellerden birisi olarak konumlandı. Bunun yanı sıra Renault Grubu’nun yepyeni %100 elektrikli modelleri de 2025 yılında dikkatleri üzerine topladı. MAİS’in 2025 yılında ürün gamına kattığı ve satışa sunduğu %100 elektrikli Renault 5 ile Alpine A290 modelleri ise, kullanıcıların beğenisini toplayan ve öne çıkan modeller arasında yer aldı. Her ikisi de “Avrupa’da 2025 Yılının Otomobili” olarak seçilen bu ikonik modeller, satışa sunulduğu ilk günden itibaren kullanıcılar tarafından yoğun bir ilgi gördü. Geçmişten günümüze gelerek yepyeni bir tarzda hayat bulan Renault 5, rengarenk ve ikonik dünyasıyla kullanıcılarla buluşurken; uzun yıllara dayanan motor sporları deneyimini ve ruhunu pistlerden caddelere taşıyan Alpine A290 ise kullanıcılara heyecan verici bir deneyim yaşatıyor. MAİS’e 2025’te 20’den Fazla Ödül MAİS’in başarıları yalnızca satış rakamlarıyla ve ürün gamındaki başarılı stratejileriyle sınırlı kalmadı. . Otomotiv Gazetecileri ve Mobilite Derneği (ODMD) tarafından düzenlenen ODMD Satış ve İletişim Ödülleri 2025 Gladyatörleri’nde Renault, “Yılın En Çok Satılan Otomobil Markası” ve “Yılın En Çok Satılan Otomobil ve Hafif Ticari Araç Markası” olarak ödüle layık görüldü. MAİS ayrıca 2025 yılında Yeni Renault Duster için gerçekleştirdiği “Bırak Geride Kalsın” lansmanı ile Otomotiv Gazetecileri Derneği (OGD) tarafından üst üste 3. kez “Yılın Basın Lansmanı” seçilen ilk ve tek marka oldu. Bunun yanı sıra MAİS, 2025 yılı içerisinde gerçekleştirdiği birbirinden farklı iletişim çalışmalarıyla 20’den fazla ödüle layık görüldü. Renault 5 için gerçekleştirilen 360 derece iletişim çalışmalarının yanı sıra 2024 yılında yapılan Renault Rafale ve Renault Duster lansmanları, Renault X Haydarpaşa 3D Mapping Gösterisi ve Premiumization Plan ile 2025 yılında ödülleri toplamaya devam etti. Böylece MAİS, 20’den fazla ödülle farklı alanlardaki başarılarını da pekiştirmiş oldu. MAİS 2026 Yılına Hazır 2025 yılını önemli başarılarla ve satış liderliğiyle kapatan MAİS, 2026 yılında satışa sunacağı yeni modellerle ürün gamını daha da güçlü hale getirerek yıla etkili bir giriş yapıyor. Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda yerli olarak üretilecek yeni modelleriyle yıl boyunca adından söz ettirecek olan MAİS, 2026 yılının ilk çeyreğinde altıncı nesil Yeni Renault Clio ile iddialı bir başlangıç yapacak. Yine yerli olarak üretilecek olan Renault Boreal de, 2026 yılının en güçlü ve en önemli modelleri arasında yer alacak. Makyajlı Megane E-Tech ve Scenic de Renault’nun yeni elektrikli modelleri olarak Türkiye’de satışa sunulacak. Ayrıca “Avrupa’da 2025 Yılının Van’ı” seçilen Renault Master’ın minibüs versiyonu ile Renault, uzun zaman sonra yeniden minibüs pazarına dönüş yapacak. Dacia’nın ürün gamı da 2026’da yenilerek kullanıcılarla buluşacak. Sandero, Sandero Stepway ve Jogger modelleri, yılın ilk çeyreğinde tamamen yenilenmiş olarak kullanıcıların beğenisine sunulacak. Alpine’in tamamen elektrikli Dream Garage serisinin ikinci modeli Alpine A390 da 2026 yılında MAİS’in kullanıcılarla buluşturacağı modellerden birisi olacak. Alpine’in yeni sportif fastback modeli A390, Alpine ruhunu ve deneyimini daha fazla kullanıcıya ulaştıracak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.