Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Makarna

Kapsül Haber Ajansı - Makarna haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Makarna haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Golda Gıda Halka Arzı Yoğun İlgiyle Tamamlandı Haber

Golda Gıda Halka Arzı Yoğun İlgiyle Tamamlandı

Makarnadan una, irmikten bakliyata, bisküviden gofrete kadar geniş ürün yelpazesi ile gıda sektöründe faaliyet gösteren Bera Holding iştiraki Golda Gıda’nın halka arz sonuçları açıklandı. Misyon Yatırım Bankası ve Gedik Yatırım liderliğinde 1-2 Temmuz 2026 tarihlerinde pay başına 9,20 TL fiyatla gerçekleşen halka arzın büyüklüğü yaklaşık 805 milyon TL, halka açıklık oranı ise yüzde 35 oldu. Borsa İstanbul tarafından paylaşılan verilere göre; halka arzda toplam filtre edilmemiş veriler baz alındığında 760.095 adet emir ile satışa sunulan adedin 2,2 katına tekabül eden 192.786.258 adet nominal değerli paylar karşılığında 1.773.633.574 TL tutarlı talep geldi. Dağıtım sonucunda 749.674 adet yatırımcıya 87.449.998 TL nominal değerli payların satışı gerçekleştirildi. “Türk gıda sanayini uluslararası pazarlarda daha güçlü temsil etmeyi hedefliyoruz” Golda Gıda Genel Müdürü Fatih Doğan, halka arz sürecinin başarıyla tamamlanmasından büyük bir mutluluk ve gurur duyduklarını vurgulayarak, bu süreçte şirketin geleceğine ve büyüme potansiyeline güvenerek ortak olan tüm yatırımcılara teşekkürlerini iletti. Halka arzdan elde edilecek fonun ağırlıklı bölümünü yeni yatırımlarda değerlendirmeyi planladıklarını belirten Doğan, halka arz sonrası hedeflerini şöyle aktardı: ”Golda Gıda olarak halka arz gelirinin yüzde 50-60’lık bölümünü; makarna, irmik, bakliyat ve bisküvi hatlarına yapılacak ilave kapasite artırımları ve modernizasyon yatırımlarında kullanacağız. Kalan kısmını ise temel faaliyet konumuz olan un, makarna, irmik ve bakliyat üretimi için hammadde temininde, işletme sermayesi ihtiyacı için değerlendirmeyi planlıyoruz. Halka arz gelirini, şirketimizin sürdürülebilir büyümesini destekleyecek yatırımlarda kullanarak, paydaşlarımız için uzun vadeli değer yaratmayı amaçlıyoruz. Bu yatırımlar sayesinde üretim kapasitemizi artırırken, verimlilik ve kalite standartlarımızı da daha üst seviyelere taşıyacağız. Anadolu’nun bereketli topraklarından elde edilen buğdayı, modern üretim anlayışımızla katma değeri yüksek ürünlere dönüştürerek hem iç pazarda hem de yurt dışı pazarlarda büyümemizi sürdürmeyi planlıyoruz. Hedefimiz; yalnızca kapasite artışı sağlamak değil, Türk gıda sanayisini uluslararası pazarlarda daha güçlü temsil eden, sürdürülebilir büyümeyi esas alan küresel bir marka haline gelmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Golda Gıda 1-2 Temmuz’da Yatırımcılarla Buluşuyor Haber

Golda Gıda 1-2 Temmuz’da Yatırımcılarla Buluşuyor

30 yıllık üretim tecrübesiyle gıda sektörünün güçlü markaları arasında yer alan Golda Gıda halka arzında yarın talep toplama başlıyor. Misyon Yatırım Bankası ve Gedik Yatırım liderliğinde gerçekleştirilecek halka arz kapsamında talep toplama, 1-2 Temmuz tarihlerinde Borsa İstanbul Birincil Piyasa'da "Borsada Satış-Sabit Fiyatla Talep Toplama ve Satış" yöntemiyle yapılacak. Golda Gıda'nın çıkarılmış sermayesinin 200 milyon TL'den 250 milyon TL'ye yükseltilmesi nedeniyle 50 milyon TL nominal değerli paylar sermaye artırımı, 37 milyon 499 bin 998 TL nominal değerli paylar ise ortak satışı olmak üzere toplam 87 milyon 499 bin 998 TL nominal değerli pay yatırımcılara sunulacak. Pay başına 9,20 TL sabit fiyatla gerçekleşecek halka arzın büyüklüğünün yaklaşık 805 milyon TL, halka açıklık oranının ise yüzde 35 olması bekleniyor. Katılım endeksine uygun olan Golda Gıda payları, Borsa İstanbul Ana Pazar'da GOLDA koduyla işlem görecek. Sermaye piyasalarının şirketlerin sürdürülebilir büyümesinde önemli bir rol üstlendiğini belirten Bera Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Telat Seher, "Bera Holding olarak uzun yıllardır üretim yapan, güçlü temellere sahip şirketlerimizin gelişimini sermaye piyasalarıyla desteklemeyi stratejik bir yaklaşım olarak görüyoruz. Halka arzlar sayesinde şirketlerimiz kurumsal yönetim, şeffaflık ve hesap verebilirlik alanlarında yeni bir gelişim ivmesi kazanıyor. Golda Gıda'nın halka arzı da bu anlayışımızın yansımasıdır. Şirketimizin, Karaman'ın ilk, Konya'nın ise dokuzuncu halka açık şirketi olacak olması da bölgemiz adına ayrı bir gurur kaynağı. Sermaye piyasalarının Anadolu'daki üretim gücünü daha görünür kılacağına ve yeni başarı hikayelerine zemin hazırlayacağına inanıyoruz" dedi. Golda Gıda'nın kaliteli üretimi, güçlü ihracat ağı ve yatırım potansiyeliyle Bera Holding'in değerli şirketleri arasında yer aldığını vurgulayan Seher, bugün bu başarı hikayesini yatırımcılarla buluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti. Seher, önümüzdeki dönemde de Bera Holding'in büyüme potansiyeli yüksek şirketlerini sermaye piyasalarıyla buluşturmayı hedeflediklerini açıkladı. "Halka arz büyüme ivmemizi hızlandıracak" Golda Gıda Genel Müdürü Fatih Doğan ise yaklaşık 30 yıldır kalite odaklı üretim anlayışıyla faaliyet gösterdiklerini belirterek, Karaman Kazımkarabekir'deki 1 milyon 78 bin metrekarelik entegre üretim alanında makarna, un, irmik, bakliyat, bisküvi ve gofret üretimi gerçekleştirdiklerini söyledi. Ürünlerini bugün 6 kıtada 60'tan fazla ülkeye ulaştırdıklarını belirten Doğan, cirolarının yarıdan fazlasını makarna satışlarının oluşturduğunu, toplam ihracatlarının ise yaklaşık yüzde 76'sının makarnadan geldiğini ifade etti. Doğan, halka arzın şirket açısından yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Halka arzı şirketimizin yurt içi ve yurt dışındaki büyüme hedeflerini destekleyecek stratejik bir adım olarak görüyoruz. Kurumsal yapımızı daha da güçlendirecek, şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışımızı ileri taşıyacağız. Güçlü üretim altyapımızı yeni yatırımlarla destekleyerek hem üretim kapasitemizi hem de operasyonel verimliliğimizi artırmayı hedefliyoruz." Halka arz geliri kapasite artışı ve modernizasyon yatırımlarında kullanılacak Doğan, halka arzdan elde edilecek gelirin yüzde 50-60'lık bölümünü makarna, irmik, bakliyat ve bisküvi üretim hatlarına yönelik kapasite artışı ve modernizasyon yatırımlarında, kalan yüzde 40-50'lik bölümünü ise işletme sermayesinin güçlendirilmesinde değerlendirmeyi planladıklarını belirtti. Doğan, “Anadolu buğdayının kalitesini ve lezzetini daha geniş pazarlara ulaştırmayı hedefliyoruz. Bunun yanında katma değeri yüksek ürün gruplarına odaklanacak, ürün çeşitliliğimizi artıracak, yeni pazarlara açılırken mevcut ihracat pazarlarımızdaki etkinliğimizi de güçlendireceğiz." dedi. 2026'nın ilk çeyreğinde büyüme ivmesini korudu Şirketin finansal performansına ilişkin de bilgi veren Fatih Doğan, küresel piyasalardaki zorlu koşullara rağmen operasyonel verimlilik odaklı büyüme stratejisini sürdürdüklerini belirtti. Doğan, "2026 yılının ilk çeyreğinde hasılatımız 685 milyon TL'yi aşarken, özkaynaklarımız 3,9 milyar TL'ye ulaştı. Aynı dönemde brüt kârımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artışla yaklaşık 91 milyon TL olarak gerçekleşti. Halka arzdan sağlayacağımız kaynakla kapasite artışı, modernizasyon ve verimlilik yatırımlarımızı hızlandırarak rekabet gücümüzü daha da artırmayı hedefliyoruz." dedi. Sürdürülebilirlik yatırımları devam ediyor Sürdürülebilirliği uzun vadeli büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini belirten Doğan, Sıfır Atık Belgesi, ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi Sertifikası, kojenerasyon tesisi ve 1,8 MW kurulu güce sahip güneş enerji santraliyle enerji verimliliğini artırmaya yönelik önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini söyledi. Doğan, verimlilik ve kapasite artışını desteklemek amacıyla ilave güneş enerji santrali ve enerji depolama yatırımlarını da değerlendirdiklerini belirterek, çevreye ve topluma değer üreten sürdürülebilir üretim anlayışını geliştirmeye devam edeceklerini ifade etti. "Golda Gıda sermaye piyasalarına güçlü bir adım atıyor" Golda Gıda’nın halka arz sürecine liderlik eden Misyon Yatırım Bankası ve Gedik Yatırım, şirketin sermaye piyasalarına güçlü bir başlangıç yapacağına olan inançlarını dile getirerek, bu önemli süreçte yetkili aracı kurum olarak yer almaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Misyon Yatırım Bankası Yatırım Bankacılığı ve Kurumsal Finansman Müdürü Taylan Özgür Toprak ile Gedik Yatırım Kurumsal Finansman Müdürü Barış Ürkün, Golda Gıda’nın güçlü üretim altyapısı, köklü marka yapısı, yaygın satış ağı ve sürdürülebilir büyüme vizyonuyla sermaye piyasalarına değer katacak şirketler arasında yer alacağına inandıklarını belirtti. Halka arzın, şirketin kurumsal gelişimini desteklemesinin yanı sıra daha geniş bir yatırımcı kitlesiyle buluşmasına da önemli katkı sağlayacağını vurgulayan yetkililer, şu değerlendirmede bulundu: “Nitelikli şirketlerin sermaye piyasalarına kazandırılması, hem yatırımcı tabanının genişlemesine hem de piyasaların derinleşmesine önemli katkı sağlıyor. Halka arz süreçlerinde önceliğimiz; yatırımcıların doğru, şeffaf ve zamanında bilgiye erişimini sağlarken, şirketlerin de sermaye piyasalarına sağlam temeller üzerinde adım atmalarına destek olmaktır. Golda Gıda’nın halka arzının şirket, yatırımcılar ve ülkemiz sermaye piyasaları için hayırlı olmasını temenni ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyanın Dört Yanından Tahıl, Yem ve Gıda İşleme Sektörü Liderleri İstanbul’da Buluştu  Haber

Dünyanın Dört Yanından Tahıl, Yem ve Gıda İşleme Sektörü Liderleri İstanbul’da Buluştu 

Bu yılki iş birliği hedefi 1 milyar dolar olarak belirlenen fuarı düzenleyen HAGE Grup Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Ali Kalkan, açılış töreninde “Bugün burada yalnızca bir fuarın açılışını gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda dünya tahıl, un, yem ve değirmencilik teknolojileri sektörünün geleceğini şekillendirecek yeni iş birliklerinin, yeni yatırımların ve yeni fırsatların kapısını birlikte aralıyoruz” dedi. 25-27 Haziran tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen İDMA İstanbul 2026; un, yem, mısır, irmik, pirinç, bulgur, bakliyat, makarna ve bisküvi teknolojileri başta olmak üzere tahıl ve gıda işleme endüstrisinin tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturuyor. Bu yıl fuarda 1 milyar dolarlık iş birliği hacmine ulaşılması hedefleniyor. İDMA İstanbul 2026’nın açılış törenine sektör temsilcileri, kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen profesyoneller yoğun ilgi gösterdi. Küresel gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim ve değirmencilik teknolojilerindeki dönüşümün ele alındığı fuar, aynı zamanda sektörün geleceğine yön veren önemli bir platform olarak öne çıkıyor. 23 senede 34 milyar dolar ihracat kazandıran sektör Toprak Mahsulleri Ofisi Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal da açılışa yaptığı konuşmada, şu an hasat döneminde olunduğunu bildirerek, "Türk üreticisinin emeğini katma değere dönüştüren sektörlerin hepsi burada, temsilcileri burada. Sektör, Türkiye'ye son 23 senede 34 milyar dolar ihracat katma değeri kazandırdı"dedi. Güldal, "Değerli ihracatçılarımızı, sanayicilerimizi; ülkemizin istihdamına, iş gücüne, ekonomisine, ihracatına verdikleri katkıdan dolayı tebrik ediyorum. Bu fuarı, kalite ve teknolojinin güncellendiği, ticaretin, transferlerin yapıldığı bir ortam, platform olarak görüyoruz ve çok değerli olduğunu hissediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Sektörün ortak aklı buluşarak geleceğe yön veriyor Açılış töreninde konuşan HAGE Grup Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Ali Kalkan, küresel gıda arzı, tahıl ticareti ve işleme teknolojilerinin geleceğine odaklanan İDMA İstanbul 2026’nın bugün geldiği noktada, yalnızca bir fuar değil, küresel tahıl ekonomisinin en önemli buluşma platformlarından biri haline dönüştüğünü belirtti. Kalkan, “İDMA yalnızca bir fuar değil; sektörümüzün ortak aklının, ortak vizyonunun ve uluslararası iş birliğinin buluşma noktasıdır. Bugün burada yalnızca bir fuarın açılışını gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda dünya tahıl, un, yem ve değirmencilik teknolojileri sektörünün geleceğini şekillendirecek yeni iş birliklerinin, yeni yatırımların ve yeni fırsatların kapısını birlikte aralıyoruz” dedi. 120’den fazla ülkeden 10 binin üzerinde ziyaretçi bekleniyor Kalkan sözlerine şöyle devam etti; “Bu yıl 11'incisini gerçekleştirdiğimiz İDMA İstanbul'da, 400'ün üzerinde markayı sektör profesyonelleriyle buluşturuyoruz. Fuarımız boyunca 120'den fazla ülkeden 10 binin üzerinde profesyonel ziyaretçiyi ağırlıyoruz. Bu rakamlar yalnızca bir fuarın büyüklüğünü değil, aynı zamanda sektörümüzün küresel ölçekteki gücünü, dinamizmini ve İDMA markasına duyulan güveni de göstermektedir. Türkiye bugün değirmencilik teknolojileri alanında dünyanın lider ülkelerinden biridir. Ancak günümüz dünyasında başarı artık yalnızca üretmekle değil, birlikte üretmekle mümkündür. Bu nedenle İDMA'nın en büyük gücü; sergilenen teknolojilerin yanı sıra yıllar içerisinde oluşturduğu uluslararası iş birlikleri, dostluklar ve güven ortamıdır. Bugün bu salonda Avrupa'dan, Afrika'dan, Orta Doğu'dan, Asya'dan ve Amerika kıtasından gelen çok değerli misafirlerimizi ağırlıyoruz. Gıda arz güvenliği artık yalnızca ekonomik bir konu değil, aynı zamanda stratejik bir zorunluluktur. Artan dünya nüfusu, iklim değişikliği, enerji maliyetleri ve değişen tüketim alışkanlıkları sektörümüzü daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha teknolojik çözümler üretmeye yönlendirmektedir. İşte İDMA tam da bu dönüşümün merkezinde yer almaktadır. Bugün burada yalnızca makineleri ve teknolojileri sergilemiyoruz; aynı zamanda geleceğin gıda sistemlerini, uluslararası iş birliklerini ve sektörümüzün ortak vizyonunu da birlikte inşa ediyoruz.” Küresel tahıl ekonomisinin kalbi İstanbul’da atmaya başladı Üç günlük bir program çerçevesinde düzenlenen İDMA İstanbul 2026’da dünyanın dört bir yanından gelen katılımcılar; yeni teknolojileri yakından inceleme, uluslararası iş birlikleri geliştirme ve küresel tahıl, yem ve gıda işleme sektörünün geleceğine ilişkin stratejik konuları değerlendirme fırsatı buldu. Ayrıca 60’tan fazla ülkeden delegasyon ve binlerce B2B görüşmeye ev sahipliği yapan İDMA İstanbul 2026, yeni ihracat bağlantıları geliştirmek, uluslararası iş ağlarını büyütmek ve yeni pazarlara erişim açısından önemli fırsatlar sundu. İDMA Global Grain & Milling Forum’da kritik başlıklar İDMA kapsamında eş zamanlı düzenlenen İDMA Global Grain & Milling Forum’da; gıda güvenliği, küresel tahıl ticareti, yeni nesil değirmencilik teknolojileri, yapay zekâ ve otomasyon, sürdürülebilir üretim, yem teknolojileri ve tedarik zinciri dayanıklılığı gibi kritik başlıklar ele alındı. Otomasyon ve sürdürülebilirlikten dijitalleşme ve izlenebilirliğe kadar tahıl ve yem endüstrisini şekillendiren tüm teknoloji paydaşları İstanbul’da bir araya geldi. Ayrıca fuar kapsamında, uluslararası sektör oturumları, teknoloji lansmanları, networking etkinlikleri, BBM Kitchen deneyim alanı, uluslararası iş görüşmeleri ve satın alma heyeti organizasyonları planlandı. Yükselen pazarlarda gıda güvenliği yatırımları hızlanıyor Uluslararası Tahıl Konseyi (IGC) verilerine göre dünya un ticaretinde yeniden büyüme beklentisi dikkat çekerken; özellikle Afrika, Orta Doğu ve Güneydoğu Asya gibi yükselen pazarlarda gıda güvenliği yatırımları hız kazanıyor. Değişen tüketim alışkanlıkları, kentleşme ve stratejik gıda yatırımları; ileri işleme teknolojilerine yönelik talebi artırıyor. Tüm dünyada yıllık 570 milyon tonun üzerinde buğday işleniyor Dünya genelinde 12 binden fazla endüstriyel un değirmeni faaliyet gösterirken, yıllık 570 milyon tonun üzerinde buğday işleniyor. Sektörde artık yalnızca üretim kapasitesi değil; enerji verimliliği, sürdürülebilirlik, dijital proses yönetimi, izlenebilirlik ve tedarik zinciri dayanıklılığı da rekabetin temel belirleyicileri arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye - Çin Arasında Dış Ticaret Hamlesi Haber

Türkiye - Çin Arasında Dış Ticaret Hamlesi

54 üniversite ve 62 araştırma merkezine sahip olan Nanjing, İzmir Büyükşehir Belediyesi’yle Kardeş Şehir Protokolünü imzalamadan önce Ege İhracatçı Birlikleri’ni ziyaret etti. Ziyaretten konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Nanjing’in, bilim, teknoloji ve sanayi alanlarında hızlı gelişim gösteren, Çin’in en prestijli üniversitelerine ev sahipliği yapan ve tarihi boyunca önemli bir merkez olmuş çok kıymetli bir şehir olduğunun altını çizdi. Nanjing heyetine İzmir ve Ege İhracatçı Birlikleri hakkında bilgi veren Eskinazi, “İzmir, Batı Anadolu ve Ege Bölgesi’nin merkezi ve Türkiye’nin üçüncü büyük şehridir. Yaklaşık 4,5 milyonluk nüfusu ile ülke ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Tarih boyunca üretim ve ticaretin merkezlerinden biri olmuş olan İzmir, bir liman kenti olmanın avantajıyla çok yönlü bir ekonomik yapıya sahiptir. Nitelikli iş gücü, güçlü tarımsal altyapısı, gelişmiş ulaşım ağları, kültürel zenginliği ve yaşam kalitesi ile yatırım açısından son derece cazip bir şehirdir” diyerek Çinlileri İzmir’de yatırıma davet etti. İzmir’in sürdürülebilirlik alanında Avrupa Birliği’nin İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonu’nda yer alan kentlerden biri olduğu bilgisini veren Eskinazi, İzmir’i bu özelliğiyle vizyonunu ortaya koyan bir kent olarak tanımladı. “10 üniversitesi ve artan eğitimli nüfusu ile İzmir, Türkiye’nin modern ve yenilikçi yüzlerinden biridir” diyen Eskinazi şöyle devam etti; “Coğrafi konumu ve gelişmiş lojistik altyapısı sayesinde İzmir, Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli kapılarından biridir. Bu yönüyle Türkiye, Çin açısından yalnızca bir pazar değil, aynı zamanda Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’ya erişim sağlayan stratejik bir bölgesel ticaret ve lojistik merkezi (hub) niteliğindedir. Adnan Menderes Havalimanı’ndan 36 ülkeye doğrudan bağlantımız var. 16 limanına sahibiz. Türkiye’deki toplam yükün yüzde 17’si ve konteyner yüklerinin yüzde 15’i İzmir limanlarında elleçleniyor. 5 Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde faaliyet gösteren yüzlerce firma ve binlerce Ar-Ge personelimiz bulunuyor. Çok sayıda Ar-Ge ve tasarım merkezi ile inovasyon kapasitesi giderek artıyor. Yenilenebilir enerji alanında ise rüzgâr, güneş, biyokütle ve jeotermal olmak üzere dört ana kaynağı bir arada barındıran nadir şehirlerden biriyiz. Türkiye’nin rüzgâr enerjisi kurulu gücünün önemli bir kısmı İzmir’de bulunuyor. Ege İhracatçı Birlikleri'nde 12 sektörde 8 bin aktif ihracatçısı bulunuyor. Sektörel zenginliğimiz üst seviyede. 2025 yılı itibariyle Ege Bölgesi’nden 43,6 Milyar dolar ihracat yaparak, Türkiye ihracatından yüzde 16’lık bir pay aldık. 2019 yılından itibaren ülkemizin Çin ile ticaretini geliştirmek için pek çok ticaret heyeti, fuar, eğitim organize ettik. Çin ile geliştirilecek çeşitli fırsatlara kapımızı açık tutuyoruz. WeChat platformunu da aktif kullanarak Çin’i yakın markaja almış durumdayız. Bu kapsamda, Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkilerin mevcut potansiyelinin çok daha üzerinde olduğuna inanıyoruz. Karşılıklı yatırımların ve ticaret hacminin artırılması, her iki ülke için de önemli fırsatlar sunacağına inanıyoruz.” Çin’in önemli ticaret merkezlerinden Nanjing ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin her yıl arttığını 2025 yılında yüzde 2,3’lük artışla itibarıyla 830 milyon dolara ulaştığını dile getiren Nanjing Belediye Başkan Yardımcısı Huo Huiping, Nanjing yönetimi olarak, Türk firmalarını Çin pazarına davet ettiklerini özellikle gıda ve tarım ürünlerinde iş birliğini artırmak istediklerini açıkladı. Huiping, “Türk markalarını Nanjing’de mağaza, fuar ve organizasyonlara katılımını teşvik ediyoruz” dedi. Nanjing’in 36 milyonluk nüfusuyla, 272 milyar doları aşan ekonomik büyüklüğü ve 280 milyar dolara yaklaşan perakende hacmi ve kişi başı 12 bin dolara ulaşan kişibaşı milli gelirle önemli bir tüketim merkezi olduğunu vurgulayan Huiping, Nanjing’in hızla büyüyen tüketim pazarıyla Türk ihracatçılar için önemli fırsatlar sunduğunu, özellikle tarım ve gıda ürünlerinde iş birliğini artırmak istediklerini ifade etti. Huiping şöyle devam etti; “Türk menşeli kaliteli un, makarna, zeytinyağı, kuru meyve ve kuruyemiş gibi ürünlerin Nanjing pazarında daha fazla yer almasını memnuniyetle karşılıyoruz. Nanjing yönetimi olarak, Türk markalarını doğrudan Çin pazarına davet ediyor ve somut iş birliklerinin artırılmasını hedefliyoruz. İki taraf arasında sadece ticaret değil, üretim ve sanayi alanında da iş birliği olsun istiyoruz. Özellikle maden, tekstil, hazır giyim ve yeni malzemeler gibi alanlarda tedarik zinciri entegrasyonunun güçlendirilmesini hedefliyoruz.” Huiping, İzmir ziyareti kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Nanjing arasında dostane ilişkilerin geliştirilmesine yönelik “Kardeş Şehir Protokolü” imzalanacağı da sözlerine ekledi. Öztürk: “Tarım ve gıda sektörlerinde iş birliği potansiyeli yüksek” Türkiye ile Çin arasında özellikle tarım ve gıda sektörlerinde iki ülke arasında önemli bir iş birliği potansiyeli bulunduğuna değinen Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Bölgesi’nin, Türkiye’nin en verimli tarım alanlarına sahip bölgelerinden birisi olduğunu, iklim çeşitliliği, verimli toprakları ve güçlü üretim altyapısı sayesinde geniş bir ürün yelpazesinde yüksek kalite ve sürdürülebilir üretim gerçekleştirdiğini, son yıllarda Çin pazarının Türk tarım ürünlerine olan ilgisinin arttığını, Türk gıda sektörünün bu ilgiye cevap verecek üretim gücüne sahip olduğunu vurguladı. Şekerlemeler, kuru meyveler, zeytinyağları, su ürünleri ve hayvansal mamuller, meyve sebze mamulleri, baharatlar gibi ürünlerde Çin pazarında önemli potansiyel olduğunun altını çizen Öztürk, “Ege İhracatçı Birlikleri olarak; hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve bitkisel yağlar başta olmak üzere, zeytinyağı-kuru meyve-yaş meyve, su ürünleri ve hayvansal mamuller gibi gıda ürünlerinde önemli ihracatçı üyelere sahibiz. Üyelerimiz, uluslararası kalite standartlarına uygun, güvenilir ve izlenebilir ürünler sunuyor. Bu noktada, Çinli tüketicilerin güvenilir ve kaliteli gıdaya olan talebinin artması, Türk ürünleri için önemli fırsatlar sunmaktadır. Bizler de bu talebi karşılayacak üretim gücüne ve kalite altyapısına sahibiz” şeklinde konuştu. Türkiye Gıda Platformu çatısı altında 1–4 Eylül 2026 tarihleri arasında Tüyap İstanbul’da; Foodist İstanbul Fuarı 2026’yı düzenleyeceklerini aktaran Öztürk, Dünyanın ilk üç gıda fuarı arasına girme hedefiyle hayata geçirdikleri organizasyonun, Türkiye’nin gıda sektöründeki uluslararası konumunu güçlendirecek önemli bir buluşma noktası olacağını, Çinli iş insanlarını da Foodist İstanbul Fuarı 2026’nda görmek istediklerini sözlerine ekledi. Girit: “Çin’e tavuk ayağı ihracatının açılmasını sabırsızlıkla bekliyoruz” Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe pek çok üründe dünyanın ilk 10 üreticisi arasında yer aldığını belirten Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Bedri Girit, balık, kanatlı, süt ürünleri, bal, yumurta gibi ürünlerde dünyanın protein ihtiyacını karşıladıklarını, 102 ülkeye kaliteli ve güvenli gıda ürünleri ihraç ettiklerini, Çin’e de ihracat yapacak altyapıya sahip olduklarını, son yıllarda büyük gelişim gösteren Türk somununda iş birliği yapabileceklerini, Çin’e tavuk ayağı ihracatının tekrar başlamasını sabırsızlıkla beklediklerini dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Makarna İhracatında 1 Milyar Doları Hedefliyor Haber

Türkiye Makarna İhracatında 1 Milyar Doları Hedefliyor

Makarna, pek çok ürüne eşlik eden, lezzetini artıran bir gıda maddesi. Peynirli, tavuklu, domatesli, kıymalı, balıklı, yoğurtlu, mantarlı, kremalı, sebzeli, fesleğenli çeşitleriyle her damak tadına hitap eden, insanlığın açlığını giderirken mutluluk veren bir lezzet. Türkiye’nin makarna ihracatının son 10 yılda yüzde 125’lik artışla 418 milyon dolardan 940 milyon dolara yükseldiği belirten Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, 2025 yılının dokuz aylık döneminde 627 milyon dolarlık makarna ihraç ettiğimizi yıl sonunda makarna ihracatının 1 milyar doları aşmasını beklediklerini kaydetti. Makarna ihracatında yeni hedef 1,5 milyar dolar Makarna ihracatında İtalya’dan sonra ikinci sırada yer aldığımız bilgisini veren Öztürk, “Türkiye hububat, bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri sektöründe güçlü bir oyuncu. Yıllık 12 milyar dolar ihracat hacmine sahibiz. Türkiye’nin gıda ihracatından yüzde 45 pay alıyoruz. Makarnada gücümüze güç katıyor. Türkiye’nin toplam gıda ihracatının yüzde 3,5’ini makarna oluşturuyor. Sektörümüzdeki 6 ihracatçı birliği, Türkiye Gıda İhracatçıları markasıyla dünya genelinde gıda fuarlarına katılıyoruz, 2026 yılında İstanbul’da Türkiye Gıda Platformu’nun (TGP) güçlü desteğiyle gıda sektöründe Türkiye’nin en kapsamlı ve en verimli fuarı olacak Foodist İstanbul Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı’nı 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenleyeceğiz. Dünya’nın dört bir tarafından gıda sektöründeki karar vericileri bir araya getireceğiz. Bu pazarlama faaliyetleriyle 5 yıllık vadede Türkiye’nin gıda ihracatını 50 milyar dolara, makarna ihracatını da 1,5 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu. Türk makarnasının Avrupa’dan Uzakdoğu’ya, Amerika’dan Afrika’ya, Ortadoğu’dan Latin Amerika’ya dünyanın dört bir tarafında güçlü bir şekilde yerini aldığına temas eden Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Kaliteli durum buğdayı üretimimiz, geniş ürün yelpazesine sahip oluşumuz güçlü taraflarımız. Türkiye olarak, dünya makarna ihracatının yüzde 20’sini tek başına karşılıyor. Ürettiğimiz makarnanın yüzde 70’ten fazlasını ihraç ediyoruz. İhracatımızda ilk üç ülke Gana, Somali, Japonya şeklinde sıralanıyor. 2025 yılının ocak – eylül döneminde Gana’ya 72 milyon dolarlık, Somali’ye 68 milyon dolarlık ve Japonya’ya 56 milyon dolarlık makarna ihraç ettik.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.