Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Makine Öğrenimi

Kapsül Haber Ajansı - Makine Öğrenimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Makine Öğrenimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Odyssey Filmi Dünya Çapında Heyecan Yaratırken Dolandırıcılar da Harekete Geçiyor Haber

Yeni Odyssey Filmi Dünya Çapında Heyecan Yaratırken Dolandırıcılar da Harekete Geçiyor

Christopher Nolan’ın yeni Odyssey filmi, 2026’nın en çok beklenen yapımları arasında gösterilerek yılın dünya çapında en çok konuşulan ve heyecanla beklenen prömiyerlerinden biri oldu. Ancak filmin dünya çapında vizyona girmesi, dolandırıcılık faaliyetlerinde de büyük bir artışı beraberinde getirdi. Siber suçlular, filmin vizyona girmesiyle oluşan devasa ilgiyi suistimal ederek kullanıcıları ücretsiz erişim vaatleriyle tuzağa düşürüyor. Dolandırıcılık yöntemi genelde şu şekilde işliyor: Saldırganlar, yeni filme ücretsiz erişim vaat eden ve gözünde daha inandırıcı görünmek adına genellikle kullanıcının anadilinde dublaj seçenekleri sunan sahte web siteleri hazırlıyor. İkna ediciliği artırmak amacıyla, sitede filmi daha önce "izlemiş" olduğunu iddia eden kullanıcılar tarafından bırakılmış sahte değerlendirme ve puanlamalara yer veriliyor. Ancak kullanıcılar filmi oynatmaya çalıştıklarında karşılarına sahte bir video oynatıcı çıkıyor ve içerikten "ücretsiz olarak yararlanmaya devam edebilmeleri" için kayıt olmaları isteniyor. Kayıt işlemlerini tamamlayıp izlemeye devam etmek isteyen kullanıcıların; e-posta adresi ad ve soyad gibi kişisel bilgilerini girmeleri talep ediliyor. Sonraki aşamalarda ise kullanıcıların ‘ücretsiz deneme’ sürümünü etkinleştirmek bahanesiyle bir parola oluşturmaları ve banka bilgilerini paylaşmaları isteniyor. Bu durum, özellikle birden fazla platformda aynı şifreyi kullanan mağdurlar için kimlik bilgilerinin çalınma riskini doğururken, doğrudan maddi kayıplara da yol açıyor. Kayıt aşamasında kullanıcılara sınırsız içerik erişimi vaat ediliyor, hesap oluşturmanın yalnızca bir dakika süreceği belirtiliyor ve birden fazla cihazda izleme imkanı sunulduğu vurgulanarak kullanıcıların kandırılma riski daha da artırılıyor. Dolandırıcılar, yöntemin temel yapısını değiştirmeden, olabildiğince geniş bir kitleye ulaşmak ve farklı dilleri konuşan kullanıcıları hedeflemek amacıyla benzer web sitelerini çok sayıda dilde yayına alıyor. Kaspersky Kıdemli Web İçerik Analisti Olga Altukhova konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullanıyor: "Dolandırıcıların, Odyssey gibi yüksek profilli prömiyerleri fırsat bilerek büyük yapımları heyecanla bekleyen hayranların merakını ve sadakatini suistimal ettiğine sıkça şahit oluyoruz. Henüz yeni vizyona girmiş ve sinemalarda gösterimi devam eden bir filmin şüpheli veya bilinmeyen bir platformda aniden karşılarına çıkması durumunda kullanıcıların ekstra temkinli olması gerekiyor. Kişisel verileri korumak ve olası finansal kayıpların önüne geçmek adına içeriklere yalnızca resmi platformlar üzerinden erişilmesini, Truva atına dönüşebilecek bu tür tuzaklardan uzak durulmasını önemle tavsiye ediyoruz." Kaspersky, dolandırıcıların hedefi olmamak için kullanıcılara şu önlemleri almalarını öneriyor: Web sitelerinin güvenirliğini kontrol edin: Kişisel verilerinizi girmeden önce sitelerin güvenilirliğini doğrulayın; film izlemek veya indirmek için yalnızca resmi web sitelerini kullanın. URL biçimlerini ve şirket adlarının yazılışını iki kez kontrol edin. Ödeme bilgilerinizi güvenceye alın: Kredi kartı veya banka hesabı bilgilerinizi doğrudan riske atmamak için alışverişlerinizde ön ödemeli kartlar ya da güvenli ödeme servisleri tercih edin. Güvenilir bir güvenlik çözümü kullanın: Kaspersky, giderek karmaşıklaşan siber tehditlere karşı gelişmiş koruma sağlamak amacıyla çözümlerini AI destekli dolandırıcılık koruma teknolojileriyle sürekli güçlendiriyor. Bu teknolojiler; makine öğrenimi tabanlı kimlik avı önleme algoritmalarını, gerçek zamanlı davranış izlemeyi ve Veri Sızıntısı ile Kimlik Hırsızlığı denetleyicilerini bir araya getiriyor. Çok faktörlü doğrulamayı etkinleştirin ve hesaplarınızı izleyin: Hesaplarınızda ve finansal uygulamalarınızda İki Faktörlü Doğrulamayı (2FA) etkinleştirin; yetkisiz işlemlere karşı hesap hareketlerinizi düzenli olarak kontrol edin. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siber Saldırganların Yeni Hedefi Tatilciler Haber

Siber Saldırganların Yeni Hedefi Tatilciler

Türkiye, Güney Afrika ve Mısır da dâhil olmak üzere 20’den fazla ülkede bulunan Kaspersky çalışanları; kendi ülkelerinde mutlaka görülmesi gereken yerleri ve deneyimleri aktarırken, gezginlerin bu destinasyonlarda karşılaşabileceği dijital risklere dair ilk elden kritik değerlendirmeler sunuyor. En Çok Hedef Alınan Sektör: Ulaşım ve Biletleme Platformları Günümüzde bir seyahat planlamak; araç paylaşım uygulamaları, hava yolu şirketleri ve çevrim içi seyahat acenteleri arasında mekik dokumak anlamına geliyor. Bu süreç genellikle çok sayıda sekme ve cihaz üzerinden, üstelik avantajlı teklifleri kaçırmama telaşıyla yürütülüyor. İşte bu aciliyet hissi, tanıdık markalara duyulan güven ve platformlar arası yoğun trafik; meşru ulaşım ve seyahat hizmetlerini taklit ederek oltalama sayfaları, sahte uygulamalar ve dolandırıcılık odaklı teklifler sunan siber korsanlar için biçilmiş kaftan oluşturuyor. Kaspersky araştırmacıları, önde gelen ulaşım markalarının* adı kullanılarak yayılan siber tehditleri mercek altına aldı. Q2 2025 ile Q1 2026 tarihleri arasında Kaspersky çözümleri, bu markalarla ilişkilendirilen 262.663 engelleme kaydetti. Emirates markası taklit edilerek yapılan saldırılar, ulaşım kategorisindeki tüm tespitlerin %61’ini oluşturarak ilk sırada yer alırken; bunu %37 ile Uber takip etti. Bu kategoride gözlemlenen hareketliliğin ezici bir çoğunluğunun sektör lideri iki marka üzerinden yürütülmesi, saldırganların çabalarını geniş kitlelere ve yüksek ödeme trafiğine sahip tanınmış hizmetler üzerinde yoğunlaştırdığını gösteriyor. Ulaşım markalarıyla ilişkilendirilen dosya ve nesneler arasında en yaygın tespit edilen tehdit türü %30,5 ile Truva atları (Trojan) olurken, bunu %22,5 ile Bankacılık Truva Atları (Trojan-Banker) izledi. Bu kötü amaçlı yazılımlar doğrudan banka giriş bilgilerini ve ödeme verilerini çalmak üzere tasarlanıyor. Bir başka deyişle, ulaşım markalarını taklit eden siber suçlular yalnızca rezervasyon detaylarının peşinde değil; vakaların büyük çoğunluğunda doğrudan kullanıcının banka hesabını hedef alıyor. İrlanda hava yolu şirketi Ryanair’i taklit eden bir kimlik avı sayfası örneği Kaspersky araştırmacılarının tespit ettiği dolandırıcılık yöntemlerinden biri, Ryanair’i taklit eden ve mağdurlara“tazminat almaya hak kazandıklarını” söyleyen klasik bir dolandırıcılık senaryosu. Mağdurlara, uçuşları nedeniyle tazminat ödemesi almaya hak kazandıklarını belirten bir mesaj gönderiliyor. Ardından hesap bilgilerini girmeleri veya paranın ödenmesi için küçük bir “işlem ücreti” ödemeleri isteniyor. Dolandırıcılık, kurbanları harekete geçmeye zorlamak için yoğun bir aciliyet duygusu yaratıyor ve sözde teklifin sona ermesine yalnızca birkaç saniye kaldığı izlenimini veriyor. Bu tür aşırı zaman baskısı önemli bir uyarı işareti. Meşru tazminat talepleri, kişileri saniyeler içinde karar vermeye zorlayacak şekilde süreyle sınırlandırılmaz ve hava yolu şirketleri geri ödeme işlemi için önceden ücret talep etmez. Rezervasyon platformları ve seyahat hizmetleri: Küçük ama ciddi bir risk Kaspersky, ulaşım markalarının yanı sıra seyahat ve konaklama hizmetlerini taklit eden tehditleri de inceledi.** Q2 2025 ile Q1 2026 arasında bu markalarla ilişkili 5.414 saldırı girişimi tespit edildi. Bu hizmetlerin adı altında en sık dağıtılan tehditler ise %54,6 ile yine Truva atları oldu. Seyahat hizmeti hesapları; ödeme bilgilerini, kişisel verileri, geçmiş rezervasyonları ve konaklama/etkinlik sağlayıcılarıyla yapılan yazışmaları içerdiğinden siber suçlular için cazip birer hedef haline geliyor. Güvenilir platformları taklit eden kötü amaçlı dosyalar veya sayfalar; kimlik bilgilerini çalmak, ödeme verilerini ele geçirmek, cihaza ek kötü amaçlı yazılımlar yüklemek veya kurbanın cihazına doğrudan erişim sağlamak amacıyla tasarlanabiliyor. Booking.com’u taklit eden bir kimlik avı sayfası örneği Booking.com’u taklit eden başka bir dolandırıcılık yönteminde ise mağdurlar, gerçek bir rezervasyon sayfasını andıran sahte bir sayfaya yönlendiriliyor ve rezervasyonu tamamlamak amacıyla kişisel ve ödeme bilgilerini girmeleri isteniyor. Ancak işlem tamamlandığında gerçekte herhangi bir rezervasyon oluşturulmuyor ve para doğrudan dolandırıcılara aktarılıyor. Sahte sayfa, gerçek Booking.com ödeme adımlarını o kadar yakından taklit ediyor ki kurbanlar çoğu zaman durumun farkına ancak seyahat ettikleri destinasyona ulaştıklarında ve adlarına herhangi bir rezervasyon bulunmadığını öğrendiklerinde varıyor. Kaspersky Baş Güvenlik Araştırmacısı Evgeny Kuskov konuyla ilgili şunları söyledi: “Seyahat markaları; güven, aciliyet ve ödeme işlemlerinin kesiştiği benzersiz bir noktada bulunuyor. Bu da onları, meşru görünerek kullanıcıları kandırmaya çalışan siber suçlular için son derece cazip hedefler haline getiriyor. İnsanlar uçuş veya araç rezervasyonu yaparken çoğu zaman hızlı hareket ediyor, birden fazla sekmede fiyat karşılaştırıyor ve iyi bir fırsat ya da hesaplarıyla ilgili bir sorun gibi görünen herhangi bir şeye tıklamaya daha yatkın oluyor. Ulaşım markalarına ilişkin verilerimizde dikkat çeken noktalardan biri, en çok hedef alınan markaların araç çağırma hizmetlerinden tam kapsamlı hava yolu şirketlerine kadar birbirinden tamamen farklı hizmetleri kapsaması. Bu da saldırganların tek bir alana odaklanmak yerine geniş bir ağ attığını gösteriyor.” Seyahat ilhamı almak ve detaylara ulaşmak için Kaspersky çalışanlarının kendi ülkelerindeki görülmeye değer yerleri, lezzetleri ve deneyimleri paylaştığı Kaspersky Güvenli Seyahat İpuçları platformunu ziyaret edebilirsiniz. Proje aynı zamanda seyahat odaklı oltalama ve ödeme dolandırıcılıklarından güvenli olmayan halka açık Wi-Fi ağlarına kadar gezginlerin karşılaşabileceği dijital tehditlere dikkat çekiyor; seyahat planlama, rezervasyon ve tatil sürecinde korunmaya yönelik pratik tavsiyeler sunuyor. Kaspersky’den seyahat dolandırıcılıklarına karşı korunmak için öneriler: Doğrudan resmi web siteleri veya uygulamalar üzerinden rezervasyon yapın: E-posta, mesaj veya sosyal medya üzerinden gelen "rezervasyonunuz" ya da fırsat bağlantılarına tıklamaktan kaçının; bunun yerine doğrudan ilgili hava yolu, araç paylaşım veya rezervasyon platformunun resmi adresine gidin.Ödeme bilgilerini girmeden önce URL’yi iki kez kontrol edin: Hava yolu, ulaşım veya rezervasyon sitelerini taklit eden oltalama sayfaları, ilk bakışta fark edilmesi zor sahte (lookalike) alan adları kullanır."Gerçek olamayacak kadar iyi" tekliflere şüpheyle yaklaşın: Özellikle acil eylem gerektiren veya banka transferi, hediye kartı gibi alışılmadık ödeme yöntemleri talep eden tekliflere karşı dikkatli olun.Güçlü ve benzersiz parolalar kullanın: Seyahat ve ulaşım hesaplarınız için karmaşık şifreler belirleyin ve sunulan tüm platformlarda çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) etkinleştirin.Uygulamaları yalnızca resmi mağazalardan indirin: Ulaşım ve seyahat uygulamalarını indirmeden önce kullanıcı yorumlarını ve istenen izinleri mutlaka inceleyin.Hesap hareketlerinizi düzenli kontrol edin: Seyahat rezervasyonlarının ardından banka ve kredi kartı ekstrelerinizi takip edin, şüpheli işlemleri vakit kaybetmeden bankanıza bildirin.Sadece güvenilir QR kodları taratın: İşlem yapmadan önce web adresi ve ödeme detaylarını dikkatlice doğrulayın; meşruiyeti onaylanmamış QR kod bağlantılarından dosya veya uygulama indirmekten kaçının. Kaspersky Premium bünyesindeki Güvenli QR Tarayıcı özelliği, kod içerisindeki bağlantıları denetleyerek zararlı veya oltalama amaçlı bir site tespit edildiğinde sizi anında uyarır.Yapay zekâ destekli korumadan yararlanın: Kaspersky Premium, hassas verilerinizi paylaşmadan önce oltalama sitelerini ve sahte ödeme sayfalarını tespit etmek için makine öğrenimi, gerçek zamanlı izleme ve kimlik hırsızlığı kontrollerini bir arada sunar.Halka açık Wi-Fi ağlarında VPN kullanın: Bağlantınızı şifreleyen Kaspersky Premium VPN, ortak ağlarda seyahat servislerine, e-postalarınıza veya çevrim içi hesaplarınıza erişirken ekstra bir güvenlik katmanı sağlar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Türk Girişimi Globby İkincilik Ödülüne Layık Görüldü Haber

 Türk Girişimi Globby İkincilik Ödülüne Layık Görüldü

Türkiye'de geliştirilen yapay zeka destekli ihracat platformu Globby, Milletlerarası Ticaret Odası (ICC), Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC), Dünya Ticaret Örgütü (WTO) ve Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından düzenlenen Small Business Champions 2026 yarışmasında ikincilik ödülüne layık görüldü. Sonuçlar, Birleşmiş Milletler KOBİ Günü kapsamında Cenevre'deki WTO merkezinde açıklandı. Yarışma, KOBİ'lerin uluslararası ticarette yapay zekadan yararlanmasını sağlayan çözümleri arıyordu. Globby, bu alanda dünya genelinde öne çıkan girişimlerden biri oldu. Törende söz alan Türkiye'nin Dünya Ticaret Örgütü Daimi Temsilcisi Büyükelçi Hakan Çakıl, Globby'yi bu uluslararası başarısından dolayı tebrik etti. Yarışma ve önemi Small Business Champions yarışması, ICC, ITC ve Dünya Ticaret Örgütü işbirliği ile ilk kez 2021'de düzenlendi. Bu yıl ITU da düzenleyiciler arasına katıldı ve yarışmanın konusu yapay zeka oldu. Yarışma, tedarik zincirlerini güçlendiren, maliyetleri azaltan ve KOBİ'lerin küresel ölçekte daha etkin rekabet etmesini sağlayan yapay zeka çözümlerini ödüllendiriyor. Yarışmanın önemi, KOBİ'lerin ekonomideki ağırlığı ile ticaretteki payı arasındaki açıkta yatıyor. Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre dünyadaki şirketlerin yaklaşık yüzde 95'i KOBİ ve toplam istihdamın yüzde 60'ını oluşturuyor. Buna karşın gelişmiş ekonomilerde ihracatçıların yüzde 78'ini oluşturmalarına rağmen toplam ihracattan aldıkları pay yalnızca yüzde 34'te kalıyor. Örgüt, bu açığın başlıca nedenleri arasında KOBİ'lerin pazarlar hakkında bilgiye erişimde ve doğru iş ortağını bulmada yaşadığı zorlukları gösteriyor. Yapay zeka, tam bu noktada KOBİ'lere yeni imkânlar sunuyor. Yarışmada öne çıkan girişimler, düzenleyici kuruluşların iletişim kanallarında uluslararası ölçekte tanıtılıyor ve etkinliklerde yer buluyor. Globby Globby, ihracat yapan ya da yapmak isteyen firmalara iki temel konuda yapay zeka ile yol gösteriyor: hangi pazara açılmalı ve kiminle iletişime geçilmeli. Globby'yi yalnızca ülke ve ürün istatistikleri sunan klasik dış ticaret veri araçlarından ayıran nokta, pazar analizini doğrulanmış alıcı erişimi ve hedef pazar iletişim faaliyetlerini tek bir akışta birleştirmesi. Platform, firmanın GTİP numarasına göre 240'tan fazla ülkeyi analiz ederek en uygun hedef pazarları belirliyor. Firmalar böylece tahmine değil veriye dayalı kararlar alıyor. Ardından yalnızca firma isimlerini değil, iletişime geçilebilecek karar vericilerin doğrulanmış kurumsal e-posta adreslerini sunuyor ve sonuçlar unvan, kıdem ve şirket büyüklüğüne göre filtrelenebiliyor. Platform ayrıca hedef pazar iletişim faaliyetlerinin kurumsal hesaplardan, alıcının gelen kutusuna ulaşacak biçimde yönetilmesini ve tüm sürecin ölçülebilir hale gelmesini sağlıyor. Pazar trendlerini erken aşamada tespit etme özelliğiyle de firmaların yeni pazarlarda ilk adımı atmasına yardımcı oluyor. Globby, Türkiye'de geliştirildi ve platforma hem web üzerinden hem de mobil uygulama aracılığıyla erişilebiliyor. Globby'den açıklamalar İş Geliştirmeden Sorumlu Kurucu Ortak Gökhan Erol: "Globby'nin arkasında, İnovakademi olarak 30 yılı aşan dış ticaret saha deneyimi ve 40.000'den fazla katılımcıya verdiğimiz dış ticaret eğitimleri var. Yıllar içinde sahada biriktirdiğimiz bu tecrübeyi bir yazılıma dönüştürdük. Bu uluslararası başarı hedefimizi büyütüyor. Önümüzdeki dönemde daha fazla Türk KOBİ'sini doğru pazarlara ve doğru alıcılara ulaştırmak istiyoruz," dedi. Veri Analizinden Sorumlu Kurucu Ortak Barış Yaşbala ise "İhracata başlamak isteyen firmaların önündeki en büyük zorluklardan biri, karşılarındaki çok büyük veriyi anlamlandırmak: hangi ülke, hangi alıcı, hangi ürün. Biz bu karmaşık veriyi makine öğrenimi ve yapay zeka ile işleyip herkesin kolayca kullanabileceği sade bir araca dönüştürdük. Amacımız, daha önce hiç ihracat yapmamış bir firmanın bile doğru pazar ve alıcı kararlarını birkaç adımda verebilmesi," dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bulut İş Yükü Güvenliğinde Güvenlik Açıklarına Dikkat Edin Haber

Bulut İş Yükü Güvenliğinde Güvenlik Açıklarına Dikkat Edin

Makine ve yazılımların yaygınlaşması, genellikle heterojen ve tutarsız kurallarla dolu ortamlar yaratıyor. Bu da sonuçta bunların savunulmasını zorlaştırıyor. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, bulut iş yükü güvenliğinde güvenlik açıklarına dikkat çekti. Bulut servis sağlayıcıları yeni sanal makinelerin oluşturulmasını kolaylaştırıyor ancak devreden çıkarılması çoğu zaman aynı hızla yapılmıyor. Çoklu bulut ortamlarında bu durum, güvenlik operasyonlarının dışında kalan iş yüklerinin artmasına neden oluyor. Genel bulut hizmeti sağlayıcıları (CSP) temel koruma sağlasa da işletim sistemi güncellemeleri, izleme ve erişim politikalarının güncellenmesi müşteriye ait sorumluluklar arasında yer alıyor. Bu nedenle sanal makinelerin fark edilmeden “kontrolden çıkma” riski artıyor. Bulut görünürlüğü ise birçok kuruluş için kalıcı bir sorun. Kuruluşların yalnızca yüzde 23’ü tüm iş yüklerine kapsamlı şekilde hâkim olduklarını belirtiyor. VM filolarının kontrolsüz büyümesi bu sorunu daha da derinleştiriyor. Yanlış yapılandırılmış depolama alanları ve açık API’ler ihlallerde öne çıkarken sanal makine kötüye kullanımı genellikle fark edilmesi zor bir şekilde gerçekleşiyor. Bir makine öğrenimi mühendisi için hazırlanan ve geniş okuma, yazma erişimi verilen bir VM, proje sona erdikten sonra çoğu kez olduğu gibi kendi hâline bırakılabiliyor. Bu ise saldırganlar için önemli bir fırsat alanı oluşturuyor. Google'ın H2 2025 Bulut Tehdit Ufukları Raporu'na göre, kimlik bilgilerinin ele geçirilmesi ve yanlış yapılandırma, 2025'in ilk yarısında tehdit aktörlerinin bulut ortamlarına giriş noktalarında başlıca etkenler olmaya devam etti. Yayımlanan raporun H1 2026 sayısına göre, geçen yılın ikinci yarısında ilginç bir gelişme yaşandı; her iki ilk erişim vektörü de yazılım tabanlı istismarlar tarafından geride bırakıldı. IBM'in 2025 Veri İhlali Maliyet Raporu'na göre, birden fazla ortamı içeren bir veri ihlalinin ortalama maliyeti 5,05 milyon ABD doları iken "sadece" genel bulutu içeren bir veri ihlalinin ortalama maliyeti 4,68 milyon ABD doları ile çok geride kalmıyor. Çok az sayıda kuruluş, bulutu çeşitli şekillerde çekici kılan esnekliği ve maliyet verimliliğinden vazgeçmeyi göze alabilir. Daha gerçekçi bir hedef, karmaşıklığı anlaşılır ve yönetilebilir hâle getirmektir ve bu da görünürlükle başlar. Endişe verici bir şekilde, Cloud Security Alliance tarafından yapılan bir ankette, kuruluşların yalnızca %23'ünün bulut ortamlarına tam görünürlük sağladığı ortaya çıkmıştır. Bulut iş yükü güvenliğinde görünürlük ve kontrol Göremediğiniz şeyi güvence altına alamazsınız. Ancak "ham" görünürlük tek başına yeterli değildir. Tam bir resim oluşturmaya yardımcı olan bağlam ve korelasyon olmadan elde edeceğiniz şey, biraz daha iyi aydınlatılmış bir kaostan öteye geçmez. Ortamlar genelinde birleşik bir politika uygulamanın ve ardından kuralları, birden çok buluttaki sanal makineler ve kimlik katmanları dâhil olmak üzere çeşitli sistemlerde uygulamanın bir yoluna ihtiyacınız vardır. Muhtemelen bu tür bir birleşme, ortamı daha küçük hâle getirmez ancak saldırı yüzeyini azaltırken ortamı yönetilebilir hâle getirir. Her kimlik doğrulama denemesi, işlem başlatma, ağ bağlantısı ve dosya değişikliği bir yerde iz bıraktığında, telemetri verilerinin hacmi çok büyük olabilir. Bu nedenle, dikkatli bir şekilde uygulandığında otomasyon da aynı derecede önemlidir. Otomasyon, saldırganların sığınmayı sevdiği boşlukları kapatmaya yardımcı olur ve ağlar büyüdükçe doğal olarak ortaya çıkan "entropiye" karşı koyar. Ayrıca rutin görevler ve farklı kaynaklardan gelen telemetri verilerinin korelasyonu, yorulmayan ve dikkati dağılmayan bir sistem tarafından yönetilir. Böylelikle, insan operatörler, insan yargısı gerektiren olay müdahalesi kısımlarına odaklanabilir. Elbette asıl sorun bulutun kendisi değildir. Ölçeklenebilir ve değişime açık olarak tasarlanmış sistemlerde, özellikle de iş hacmi büyüdükçe bir dereceye kadar karmaşıklık kaçınılmazdır. Bulut iş yüklerinin güvenliğini sağlamak, dijital altyapınız büyüdükçe görünürlük ve kontrolünüzün de buna paralel olarak artmasını sağlamaya bağlıdır. Böylelikle, olaylardan gerçekten acı dersler çıkarmak zorunda kalmazsınız. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OYAK Denizcilik’ten bir ilk: Yapay zeka destekli akıllı vinçler, İsdemir Limanı’nda Haber

OYAK Denizcilik’ten bir ilk: Yapay zeka destekli akıllı vinçler, İsdemir Limanı’nda

Liman işletmeciliğinde global bir marka olma vizyonuyla yatırımlarını sürdüren OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri A.Ş, Liman Kapasite Artırma Yatırım Programı kapsamında yapay zeka destekli akıllı vinçleri devreye almaya hazırlanıyor. 2022 yılında başlatılan yatırım programı kapsamında sipariş edilen iki adet yapay zeka destekli yeni nesil kargo vinci İsdemir Limanı’na indirildi ve devreye alma süreci başladı. Kurulumu devam eden akıllı vinçler nisan ayı itibariyle hizmete alınacak. Dünyada sadece Amerika, Çin ve Hindistan’da kullanılan yapay zeka destekli vinçler, Türkiye’de ilk kez kullanılmaya başlanacak. Türkiye liman işletmeciliğinde bir ilk Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürü Emre Atay, “Modernizasyon sürecindeki Grab Ship Unloader (Kepçeli Gemi Boşaltma Vinci) vinçlerimizi, Türkiye'de liman işletmeciliği alanında bir ilk olan yapay zeka entegrasyonu ile donatıyoruz. Bu dijital dönüşüm hamlesiyle sadece operasyonel verimliliğimizi en üst düzeye çıkarmakla kalmıyor; aynı zamanda hayata geçirdiğimiz prediktif (öngörücü) bakım sistemleri sayesinde arıza risklerini en aza indirerek operasyonel maliyetlerimizi en uygun hale getiriyoruz. Projemizin en kritik kazanımı ise, yapay zekâ destekli denetim mekanizmalarıyla iş sağlığı ve güvenliği (İSG) standartlarımızı en üst seviyeye taşıyacak olmasıdır.” şeklinde konuştu. Dijital dönüşüm ile üst düzey verimlilik Yapay zekanın entegre edildiği akıllı vinçlerin OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri A.Ş. tarafından devreye alınmasıyla Yapay Zeka Tabanlı Kestirimci Bakım Projesi de hayata geçirilmiş olacak. Yeni nesil vinçlerin kullanımıyla birlikte OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri A.Ş., dijital dönüşüm, teknolojik liderlik ve sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda önemli bir adım atmış olacak. Yapay Zeka Tabanlı Kestirimci Bakım Projesi Hakkında Yeni nesil yapay zeka destekli vinçlerden anlık olarak toplanan verilerin makine öğrenimi algoritmalarıyla analiz edilmesini sağlayan sistem; arızaları henüz oluşmadan öngörerek operasyonel sürekliliği, iş güvenliğini ve verimliliğini en üst seviyeye çıkarıyor. Proje, limancılık sektöründe verimlilik ve güvenlik standartlarını yeniden tanımlarken, limanın teknolojik altyapısını ve rekabet gücünü önemli ölçüde artırıyor. İlave bir maliyet kalemi yaratmadan operasyonel verimlilik hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Yapay Zeka Devrimi: 2026’da Ekonomiyi Değiştirecek 7 Kritik Gelişme Haber

Türkiye’de Yapay Zeka Devrimi: 2026’da Ekonomiyi Değiştirecek 7 Kritik Gelişme

1. Giriş: Türkiye’de Yapay Zeka’ya Artan İlgi Son yıllarda yapay zeka (YZ), hem küresel hem de yerel gündemde Türkiye’nin dijital dönüşümünün merkezine yerleşti. Gazetelerden dergilere, akademiden kamu politikalarına kadar her alanda YZ tartışılıyor. Türkiye için bu teknoloji sadece bir yenilik değil; ekonomik büyüme, verimlilik artışı ve küresel rekabet gücünü artırma potansiyeli taşıyor. Google Discover gibi içerik platformlarında yer almak için de ilgi çekici, özgün ve güncel konular öne çıkıyor. Yapay zeka, arama eğilimleri ve trendlerde ilk sıralarda yer alıyor ki bu da doğru şekilde yazılmış bir makalenin Discover’da görünme ihtimalini ciddi şekilde artırıyor. Bu makalede, Türkiye’de yapay zekanın ne olduğunu, nerelerde uygulandığını, iş gücüne etkilerini, fırsatlarını ve geleceğe dair stratejik yaklaşımları ele alacağız. 2. Yapay Zeka Nedir? Temel Kavramlar Yapay zeka kavramı genellikle karmaşık gibi görünse de aslında birkaç temel alt başlıktan oluşur. 2.1. Makine Öğrenimi Makine öğrenimi, bilgisayarların verilerden öğrenmesini sağlayan bir YZ dalıdır. İnsan müdahalesi olmadan örüntüler çıkarabilir. 2.2. Derin Öğrenme Derin öğrenme, makine öğreniminin bir alt kategorisidir ve sinir ağları kullanarak büyük veriler üzerinde daha karmaşık öğrenmeler yapabilir. 2.3. Doğal Dil İşleme Doğal dil işleme (NLP), makinelerin insan dilini anlaması ve üretmesidir. Örneğin sanal asistanlar ve otomatik çeviri sistemleri bu teknolojiyi kullanır. 3. Küresel Ölçekte Yapay Zeka Trendleri Dünya genelinde devletler ve şirketler yapay zekaya stratejik yatırımlar yapıyor. Bu yatırımların bazı ana hatları şöyle: 3.1. Devlet Politikaları Çin, ABD ve AB ülkeleri gibi ekonomik güçler, ulusal yapay zeka stratejileri belirleyerek eğitim, Ar-Ge ve altyapı alanında dev bütçeler ayırıyor. 3.2. Büyük Teknoloji Şirketlerinin Rolü Google, Microsoft, Amazon gibi devler yapay zeka araştırmalarını ticari ürünlere dönüştürüyor. Bu da teknolojinin yaygınlaşmasını hızlandırıyor. 4. Türkiye’de Yapay Zeka Ekosistemi Türkiye’de hem kamu hem özel sektör yapay zeka alanında yatırımlarını artırıyor. 4.1. Üniversiteler ve Araştırma Boğaziçi, ODTÜ, İTÜ gibi üniversitelerde YZ araştırma merkezleri aktif şekilde faaliyet gösteriyor. Akademik yayınlar ve uluslararası projelerle Türkiye bu alanda ses getiriyor. 4.2. Yerli Teknoloji Girişimleri Türkiye’de yapay zeka odaklı startup’lar ortaya çıkıyor. Özellikle sağlık, e-ticaret ve finans sektöründe inovatif çözümler sunan firmalar dikkat çekiyor. 5. Yapay Zeka Uygulama Alanları Yapay zekanın yaşamımıza etkisi sadece teori değil; günlük hayatta birçok sektörde somut sonuçlar doğuruyor. 5.1. Sağlık Sektörü Hastalık teşhisinden tedavi planlamasına, tıbbi veri analizinden robot yardımlı cerrahiye kadar YZ sağlıkta devrim yaratıyor. Türkiye’de bazı hastaneler yapay zeka destekli görüntüleme sistemleri kullanmaya başladı. 5.2. Eğitim Öğrencilerin öğrenme stillerine göre kişiselleştirilmiş içerikler sunan yapay zeka tabanlı eğitim uygulamaları yaygınlaşıyor. 5.3. Tarım Tarımda verimliliği artırmak için yapay zekalı drone’lar, sensörler, toprak analiz sistemleri kullanılıyor. Bu sayede kaynaklar daha etkin yönetiliyor. 5.4. Finans Bankacılık ve finans sektöründe risk analizi, dolandırıcılık tespiti ve otomatik yatırım danışmanlığı (robo-advisors) gibi YZ tabanlı uygulamalar yükselişte. 6. Yapay Zeka ve İş Gücü: Fırsatlar & Riskler Yapay zeka, iş dünyasını baştan aşağı değiştirecek iki yönlü bir etkiye sahip: 6.1. Yeni İş Alanları YZ uzmanları, veri bilimciler, robotik mühendisleri gibi yeni meslekler ortaya çıkıyor. Ayrıca mevcut mesleklere YZ yetkinlikleri ekleniyor. 6.2. Otomasyonun Etkileri Bazı rutin işler otomasyonla elimine olabilir. Bu durum çalışanların yeniden eğitim ve beceri kazanmasını önemli hale getiriyor. 7. Türkiye İçin Stratejik Öneriler Türkiye, yapay zekada dışa bağımlılığı azaltmak ve global rekabette güçlü bir konuma gelmek için aşağıdaki stratejileri değerlendirebilir: 7.1. Eğitim Reformu İlk ve orta öğretimde temel yapay zeka ve kodlama dersleri eklenmeli. Üniversiteler YZ odaklı programlar açmalı. 7.2. Ar-Ge Teşvikleri Startuplar ve KOBİ’ler için Ar-Ge destekleri artırılmalı, vergi indirimleri ve hibe programları yaygınlaştırılmalı. 7.3. Yerli Yapay Zeka Politikası Milli veri stratejisi ve yerli algoritma geliştirme politikaları oluşturulmalı. 8. Yapay Zeka Etiği & Hukuki Boyut Teknoloji ilerledikçe etik ve hukuki standartlar da önem kazanıyor. 8.1. Veri Güvenliği Kişisel verilerin korunması kanunlarına uyum, YZ uygulamalarında temel bir gerekliliktir. 8.2. Adil Kullanım Algoritmalarda önyargıların önlenmesi, şeffaflık ve hesap verme sorumluluğu etik ilkeler arasında yer almalı. 9. Başarılı Türk Yapay Zeka Projeleri Türkiye’de geliştirilmiş dikkat çeken yapay zeka projelerinden bazıları: Sağlıkta görüntüleme analiz sistemleri Tarımda verim takip platformları E-ticarette müşteri analiz araçları Akıllı şehir çözümleri Bu projeler hem yatırım çekiyor hem de uluslararası pazarda yer buluyor. 10. Sonuç: Türkiye’nin Dijital Geleceği Yapay zeka teknolojisi Türkiye için sadece bir trend değil; ekonomik büyüme, inovasyon ve küresel rekabet avantajı yaratacak bir dönüştürücü güçtür. Devlet politikalarından özel sektöre, eğitimden etik standartlara kadar bütüncül bir yaklaşım ile Türkiye bu alanda güçlü bir aktör olabilir. ???? Sıkça Sorulan Sorular (FAQ) 1. Yapay zeka nedir? Yapay zeka, makinelerin insan benzeri öğrenme ve karar verme yeteneklerini ifade eder. 2. Türkiye’de yapay zeka eğitimi almak için hangi şehirler öne çıkıyor? İstanbul, Ankara ve İzmir’deki üniversiteler YZ eğitiminde güçlü programlara sahip. 3. Yapay zeka işsizliği artırır mı? Bazı rutin işler otomatikleşebilir; ancak yeni iş alanları da yaratacaktır. 4. Yapay zeka herkes için erişilebilir mi? Teknoloji yaygınlaştıkça yapay zeka araçları bireyler ve küçük işletmeler için de erişilebilir hale geliyor. 5. Türkiye’de yapay zeka politikası var mı? Türkiye’nin dijital dönüşüm stratejileri arasında yapay zeka için yol haritaları geliştirme çabaları bulunuyor. 6. Yapay zeka etik bir risk oluşturur mu? Veri güvenliği ve algoritmik önyargı gibi konular yapay zekada etik risklerdir ve düzenleme gerektirir.

Emlak ofisleri için çok daha güçlü bir dijital mağaza deneyimi Haber

Emlak ofisleri için çok daha güçlü bir dijital mağaza deneyimi

Emlak sektörünün dijital dönüşümüne öncülük eden sahibinden.com, gayrimenkul danışmanlarının kullanımına sunduğu Profesyonel Emlak Ofisi ürünlerinden oluşan "Pro Dünyası"nı kapsamlı bir dönüşümle güncelledi. Platformun yeni yapısı, emlak profesyonellerinin prestijli görünüm elde etmesinden iş süreçlerini verimli yönetmesine kadar geniş bir yelpazede çözüm sunuyor. Aylık 62,9 milyon kullanıcısıyla Türkiye'nin en çok ziyaret edilen platformlarından biri olan sahibinden.com, 300'ü aşkın AR-GE mühendisinin çalıştığı merkezinde yapay zekâ, makine öğrenimi ve büyük veri odaklı çözümler geliştiriyor. Yenilenen "Pro Dünyası" ile emlak ofislerinin iş yapış biçimlerini dijitalleştirerek operasyonel verimliliklerini artırmaları hedefleniyor. Prestij ve Yüksek Görünürlük Bir Arada Yenilenen "Pro Dünyası" ile ilan listelemede fark yaratan yepyeni bir özellik olan premium görünüm; ilanların liste sayfalarında daha büyük gösterilmesini, harita görünümünde ise farklı renk ile öne çıkmasını sağlıyor. Bu sayede ilanlar daha fazla potansiyel alıcıya ulaşıyor. Yenilenen "Pro Dünyası", ofislerin prestijli görünümünü güçlendiren "Premium Plus Ofis Vitrini", ilanların daha görünür olmasını sağlayan "Üst Sıradayım Dopingi", yapay zekâ ile ilan metinlerini optimize eden "Metin Düzenleme" gibi özellikleri de bünyesinde barındırıyor. "Pro Dünyası"nın öne çıkan yeni özellikleri arasında "Bana Emlakçı Bul" sistemi dikkat çekiyor. Gayrimenkul sahipleriyle emlak profesyonellerini bir araya getiren bu özellik, emlak ofislerinin portföyünü genişletme imkanı sunuyor. Platform, farklı ihtiyaçlara yönelik dört ayrı ürün seçeneği sunuyor: Pro, Pro Plus, Pro Premium ve Premium Plus Ofis. Her ürün, emlak ofislerinin ölçeğine ve hedeflerine uygun özellikler içeriyor. "Veriye Dayalı Çözümlerle Emlak Profesyonellerine Güç Veriyoruz" sahibinden.com Ürün Geliştirme ve Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Bora Biçer şunları söyledi: "Bugün 300'ü aşkın AR-GE mühendisimizin görev aldığı merkezimizde yapay zeka, makine öğrenimi ve büyük veri odaklı çözümler geliştiriyoruz. Emlak kategorimizde sunduğumuz pek çok hizmet, bu çalışmaların sonucu. Yepyeni ürünlerle güncellenen Emlak Pro 2.0 ise gayrimenkul ofisleri için daha da güçlü bir dijital mağaza deneyiminin kapılarını açıyor. Yapay zeka destekli çözümlerimiz emlak profesyonellerinin ilanlarını daha görünür kılıyor; operasyonel süreçlerini dijitalleştirerek daha verimli yönetebilmelerini sağlıyor. Kurumsal kullanıcılarımızın prestij ve satış performansını artırmalarına destek oluyoruz. Yenilikçi ve teknolojik çözümlerle emlak sektöründe kullanıcı deneyimini dönüştürmeye devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Nesil Yapay Zeka  'AI Agent' Dünyasına Yolculuk Haber

Yeni Nesil Yapay Zeka 'AI Agent' Dünyasına Yolculuk

Zirve kapsamında, modern yapay zekanın en üst aşaması kabul edilen “AI Agent” teknolojilerinden Trendyol mühendisleri tarafından geliştirilen yerli büyük dil modeline (LLM) kadar pek çok gelişme ve yenilik paylaşıldı. Trendyol, yapay zeka desteğiyle e-ihracatta ürün giriş hızını yüzde 60 artırarak, yerli üretici ve KOBİ'leri küresel rekabette öne çıkarıyor. Trendyol'un mühendisleriyle geliştirdiği otonom sistemler ise her gün 500 milyondan fazla karar ve tahmin üretiyor. Trendyol, 2 bin kişilik mühendislik mutfağının kapılarını Trendyol Kampüs’te düzenlenen AI/ML Summit (Yapay Zeka/Makine Öğrenimi Zirvesi) ile teknoloji dünyasına açtı. Trendyol mühendisleri ile sektör profesyonellerini bir araya getiren etkinlikte; Trendyol tarafından geliştirilen yerli yapay zeka dil modeli (LLM) ve e-ticaretin tüm süreçlerinde rol alan 'Trendyol AI Agent' (Yapay Zeka Ajanı) Platform gibi geleceğe yön veren uygulamalar katılımcılarla paylaşıldı. Ürün tavsiye sistemlerinden gelişmiş yapay zeka sistemi Trendyol AI Agent Platformun detaylarına, arama motoru çözümlerinden ML (Makine Öğrenimi) platformunun teknik mimarisine kadar pek çok konunun ele alındığı zirvede, en önemli başlıklardan biri Trendyol tarafından geliştirilen yerli yapay zeka dil modeli Trendyol LLM oldu. Yaklaşık iki yılda yayınlanan 7 yeni versiyonu ile e-ticaret yeteneklerini her geçen gün artıran Trendyol LLM, satıcıların onlarca farklı dilde ürün açıklaması oluşturmasını ve müşteri sorularının anında çevrilmesini sağlıyor. Müşteri sorularından arama sonuçlarına kadar her noktada devreye giren yapay zeka dil modeli Trendyol LLM, günlük 60 milyondan fazla isteğe yanıt verebilecek kapasiteye ulaştı. Operasyonel gücünü ileri teknoloji altyapısından alan Trendyol, insan ölçeğinin ötesindeki kompleks veri trafiğini gelişmiş yapay zeka algoritmaları ile yönetiyor. Trendyol mühendislerinin son altı ay içerisinde 4 binden fazla yazılım görevini yapay zeka ajanları aracılığıyla otonom şekilde geliştirip canlı ortama alması, zirvede öne çıkan yeniliklerden bir diğeri oldu. Trendyol’un geliştirdiği otonom sistemler günde 500 milyondan fazla otomatik tahmin ve karar üreterek, hem müşterilerin hem de iş ortaklarının dijital yolculuğunu uçtan uca yönetiyor. E-İhracatta yapay zekâ kaldıracı: %60 daha hızlı ürün girişi Yapay zeka, Trendyol’un e-ihracat stratejisinde de önemli bir kaldıraç görevi görüyor. Uluslararası pazarlara açılan satıcıların ürün listeleme süreçleri, AI tabanlı eşleştirme algoritmaları sayesinde kolaylaştı ve yüzde 60 oranında hızlandı. Bu hızlanma, Türk üreticilerinin ürünlerini dünya pazarlarına çok daha seri bir şekilde sunmalarını sağlarken; lojistik süreçlerde sağlanan %20’lik verimlilik artışı ile teslimat hızı da arttı. Yapay zekanın e-ihracatta büyük stratejik güç olarak rol oynadığını belirten Trendyol CTO’su Cenk Çivici, “Yapay zekayı operasyonlarımızın merkezine alarak sadece süreçlerimizi dijitalleştirmekle kalmıyor, yerli üreticilerin ve KOBİ’lerin dünya pazarlarındaki hızına ve rekabet gücüne ivme kazandırıyoruz. Bugün ürün giriş hızımızda sağladığımız yüzde 60’lık artış, yerli satıcımızın küresel arenada daha çevik hareket etmesini sağlayan teknolojik bir kaldıraç görevi görüyor. Yazılım geliştirme süreçlerinde teslim süresi dokuz kat hızlandı. Bu alandaki öğrenimlerimizi AI/ML Summit etkinliğimizle tüm ekositemimizle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi. Yeni zirveler düzenlenecek Trendyol mühendisleri ile sektör profesyonellerini bir araya getiren AI/ML Summit, kapsamlı bir networking seansı ile tamamlandı. Trendyol Tech Community tarafından düzenlenen ilk AI/ML Summit olma özelliğini taşıyan etkinlik, önümüzdeki dönemde düzenli olarak gerçekleşecek ve teknoloji ekosistemi ile iş birliği güçlendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.