Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Malatya Kayısısı

Kapsül Haber Ajansı - Malatya Kayısısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Malatya Kayısısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kuru Meyve Sektör Kurulu Malatya’da Üst Düzey Temaslarda Bulundu Haber

Kuru Meyve Sektör Kurulu Malatya’da Üst Düzey Temaslarda Bulundu

Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Bayram Özgür başkanlığındaki heyette; Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Semih Ergüder, Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yalçın Geyik ile üç ihracatçı birliğinin yönetim kurulu üyeleri ve sektör temsilcileri yer aldı. Program boyunca kuru kayısı üretiminin ve ihracatının sürdürülebilirliği, lisanslı depoculuk, ürün arzında devamlılık, gıda güvenliği, markalaşma, Ar-Ge ve kurumlar arası iş birliği başlıkları değerlendirildi. “Malatya kayısısının geleceğini ortak akılla şekillendireceğiz” Programın ardından değerlendirmelerde bulunan Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Bayram Özgür, Malatya kayısısının Türkiye’nin dünya pazarlarındaki en önemli tarımsal prestij ürünlerinden biri olduğunu söyledi. Özgür, şu değerlendirmede bulundu: “Geçtiğimiz yıl yaşanan zirai don, sektörümüz açısından son derece zorlu bir dönem oldu. Buna rağmen üreticimiz, ihracatçımız ve tüm paydaşlarımız güçlü bir dayanışma sergileyerek ihracat pazarlarımızdaki varlığımızı korumak için büyük çaba gösterdi. Yaşanan süreç, doğru depolamanın ve ürün arzında devamlılığın ne kadar önemli olduğunu açıkça ortaya koydu. Tarımsal üretimde iklim koşullarına bağlı rekolte kayıpları yaşanabilir. Bu nedenle ürünün bol olduğu yıllarda güvenli koşullarda muhafaza edilmesi ve dünya pazarlarına kesintisiz şekilde sunulabilmesi büyük önem taşıyor. Yeni dönemde önceliğimiz, kaybettiğimiz pazarları yeniden kazanmak, mevcut pazarlardaki gücümüzü artırmak ve Malatya kayısısını daha yüksek katma değerle ihraç etmektir. Gıda güvenliği, kalite, izlenebilirlik ve hedef pazarların beklentileri bu süreçte temel önceliklerimiz olacaktır. Kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz, üreticilerimiz, ihracatçılarımız, meslek kuruluşlarımız ve araştırma kurumlarımızla güçlü iş birliği içinde hareket ederek Malatya kayısısının geleceğini ortak akılla şekillendireceğiz.” Depolama ve analiz altyapısı incelendi Program kapsamında Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi ile Malatya Ticaret Borsası bünyesindeki lisanslı kuru kayısı deposu, soğuk hava tesisleri ve analiz laboratuvarında incelemelerde bulunuldu. Heyete, kuru kayısının uygun sıcaklık ve nem koşullarında muhafaza edilmesi, kalite kayıplarının azaltılması ve piyasalara yıl boyunca düzenli ürün sunulmasına yönelik çalışmalar hakkında bilgi verildi. 2025 yılında yaşanan zirai donun ardından önceki yıllardan kalan stokların ihracatın sürdürülmesinde oynadığı rolün, lisanslı depoculuğun sektör açısından taşıdığı stratejik önemi bir kez daha ortaya koyduğu değerlendirildi. İklim değişikliğine bağlı rekolte dalgalanmaları karşısında, ürünün bol olduğu sezonlarda doğru koşullarda depolanmasının hem arz devamlılığı hem de ihracat pazarlarının korunması bakımından kritik olduğu vurgulandı. İhracatçılarla sektörün öncelikleri görüşüldü Malatya Ticaret Borsasında bölgedeki kuru kayısı ihracatçıları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla bir istişare toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, 2025 yılındaki zirai donun üretim ve ihracata etkileri, 2026 hasat sezonuna ilişkin beklentiler, fiyat istikrarı ve kaybedilen ihracat pazarlarının yeniden kazanılması için atılabilecek adımlar ele alındı. Üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, ihracatçının rekabet gücünü koruduğu ve tüketicinin kaliteli ürüne makul koşullarda ulaşabildiği dengeli bir piyasa yapısının oluşturulmasının önemine dikkat çekildi. Malatya’nın stratejik önemi ve yeniden yapılanma süreci değerlendirildi Malatya Valiliğine gerçekleştirilen ziyarette, Malatya’nın Türkiye’nin tarımsal üretimi, ihracatı ve bölgesel ekonomisi açısından taşıdığı önem ele alındı. Kayısı başta olmak üzere şehrin güçlü üretim kültürü, girişimcilik kapasitesi ve ülke ekonomisine sağladığı katkılar değerlendirilirken, 6 Şubat depremlerinin ardından hayata geçirilen yatırımlar ile ticari ve sosyal hayatın yeniden canlandırılmasına yönelik çalışmalar hakkında bilgi alışverişinde bulunuldu. Görüşmede ayrıca Malatya’nın yeni bir şehircilik anlayışı doğrultusunda yeniden inşa edilme süreci ele alındı. Şehrin yeniden yapılanmasının fiziki yatırımların yanı sıra üretim, ticaret, istihdam ve ihracat altyapısını da kapsayan bütüncül bir yaklaşımla sürdürülmesinin önemine vurgu yapıldı. Malatya Kayısısı’nın marka değerinin artırılması ele alındı Malatya Ticaret ve Sanayi Odasında gerçekleştirilen görüşmede, Malatya Kayısısı’nın uluslararası pazarlardaki bilinirliğinin artırılması ve katma değerinin yükseltilmesine yönelik çalışmalar değerlendirildi. Avrupa Birliği coğrafi işaret tesciline sahip Malatya Kayısısı’nın marka değerinin korunması, ihraç edilen ürünlerin ambalajlarında “Malatya Kayısısı” ibaresi ile coğrafi işaret logosunun kullanımının yaygınlaştırılması ve ortak tanıtım faaliyetlerinin geliştirilmesi gündeme geldi. İhracatçı firmaların yeni pazarlara erişimi, uluslararası fuar ve ticaret heyetleri ile ihracatçı birlikleri ve yerel kurumlar arasında geliştirilebilecek ortak projeler de görüşmede ele alınan konular arasında yer aldı. Yerel yönetimlerle iş birliği imkânları görüşüldü Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı ziyaretinde, kayısı sektörünün şehir ekonomisindeki yeri ve üretimden ihracata uzanan değer zincirinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar değerlendirildi. Malatya’nın uluslararası pazarlardaki görünürlüğünün artırılması, sektörün tanıtımı ve üretici ile ihracatçıların desteklenmesi amacıyla yerel yönetimler ve sektör kuruluşları arasında geliştirilebilecek iş birliği imkânları üzerinde duruldu. Ar-Ge çalışmaları hakkında bilgi alındı Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğüne gerçekleştirilen ziyarette, iklim değişikliğinin kayısı üretimine etkileri, çeşit geliştirme, verimlilik, hastalık ve zararlılarla mücadele ile ürün kalitesinin artırılmasına yönelik yürütülen bilimsel çalışmalar hakkında bilgi alındı. Araştırma sonuçlarının üretici ve ihracatçılara daha etkin şekilde aktarılması ve sektör ile araştırma kuruluşları arasındaki bilgi paylaşımının güçlendirilmesinin önemi vurgulandı. Gıda güvenliği ve bilinçli üretim gündeme alındı Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde gerçekleştirilen toplantıda, 2025 yılındaki zirai donun ardından kayısı bahçelerindeki mevcut durum, ağaçların gelişimi ve yeni sezona ilişkin üretim beklentileri değerlendirildi. Malatya kayısısının iç ve dış pazarlardaki kalite standartlarının korunması amacıyla bitki koruma ürünlerinin doğru kullanımı, ilaç kalıntısının önlenmesi, pestisit ve okratoksin risklerine karşı alınan tedbirler ele alındı. B-Reçete Sistemi, kontrollü ilaç kullanımı, üreticilere yönelik eğitim ve yayım faaliyetleri, izlenebilirlik ve organik tarım uygulamaları hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Hedef ülkelerin mevzuatı, gıda güvenliği kriterleri ve tüketici beklentilerinin üretimin ilk aşamasından itibaren dikkate alınması gerektiği belirtildi. Program Sektör Kurulu Toplantısıyla tamamlandı Kamu kurumları ve sektör paydaşlarıyla gerçekleştirilen temasların ardından program, günün sonunda düzenlenen Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Toplantısıyla tamamlandı. Toplantıda, gün boyunca gerçekleştirilen ziyaretlerden elde edilen değerlendirmeler ışığında sektörün öncelikleri ve yeni dönemde yürütülebilecek çalışmalar ele alındı. Kuru Meyve Sektör Kurulu, Malatya programı kapsamında gösterdikleri yakın ilgi ve nazik ev sahiplikleri dolayısıyla Malatya Valiliğine, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığına, Malatya Ticaret Borsasına, Malatya Ticaret ve Sanayi Odasına, Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne, Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğüne, bölge ihracatçılarına ve programa katkı sağlayan tüm sektör paydaşlarına teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Coğrafi İşaret Tescilli Ürünlerde Öncelikli Kriter “Güven” Haber

Coğrafi İşaret Tescilli Ürünlerde Öncelikli Kriter “Güven”

Coğrafi İşaret tescilli ürünlerin ne olduğunu katılımcıların %72’sinin bildiğini ve %34’ünün tercih ettiğini ortaya koyan araştırmada öne çıkan en önemli kavram “güven” oldu. Bu kavram bir yandan ürüne atfedilen “değer”, “mükemmellik” ve “mirası”ı tanımlarken diğer yandan özellikle yanlış etiket uygulamaları nedeniyle duyulan endişeleri ve ürüne ulaşılan kanala güveni ortaya koydu. Metro Türkiye, TURYİD ve FutureBright iş birliğiyle gerçekleştirdiği “Coğrafi İşaretli Ürünler Araştırması” ile yerel ve Coğrafi İşaret tescilli ürünlere yönelik bilinirlik, tercih motivasyonları ve özellikle güven kavramının bu tercihlerdeki belirleyici rolünü ortaya çıkaran kapsamlı bir tabloyu sektörle paylaştı. Türk mutfağının geleceğinin, yerel ürünlerin korunmasına bağlı olduğuna inanan ve bu doğrultuda çalışmalar yürüten Metro Türkiye, bu araştırma ile alandaki liderliğini bir kez daha pekiştirerek sektöre yeniden öncülük etti. Tüketici, üretici ve yeme içme sektörü profesyonellerini kapsayan 18-60 yaş aralığındaki 600 kişiyle yapılan görüşmeler ile hazırlanan araştırma; Coğrafi İşaret tescilli ürünlere dair bilgi düzeyleri, algıları ve karşılaştıkları temel sorunları bütüncül bir çerçevede ele alıyor. Amaçlarının, Türk mutfak kültürünü ve değerlerini korumak ve gelecek nesillere aktarmak olduğunu hatırlatan Metro Türkiye CEO’su David Antunes, “Bunun ancak ürünü yaşatmakla mümkün olabileceğini biliyor; tam 35 yıldır, yerli ürünü koruma ve üreticiyi destekleme konusunda çalışmalar yapıyoruz. 2012 yılında, 'Yerli ürün sürdürülebilir olmazsa, Türk mutfağı sürdürülebilir olamaz anlayışıyla' bu konunun kamu gündemine ilk kez taşınmasını sağlayan Coğrafi İşaretler projesini hayata geçirdik. Projemizle üreticilere ürünün nasıl yetiştirileceğini, tohumun nasıl saklanacağını, sürdürülebilirliğin nasıl sağlanacağını anlatıyoruz. Tescil başvurusu ve ihracat gibi konularda onlara rehberlik ediyoruz. Bu ürünlerin mutfaklarda daha fazla yer alması için de çalışıyor, ayrıca kamuoyunda farkındalık yaratacak çalışmalara imza atıyoruz. Bugünse bu yöndeki çalışmalarımızı bir adım daha öteye taşıyarak, TURYİD ve Future Bright iş birliğinde gerçekleştirdiğimiz araştırmayla Coğrafi İşaretlerin üreticiler, tüketiciler ve sektör profesyonelleri nezdinde karşılığını ölçmeye odaklandık. Bu ürünler ne kadar biliniyor, tanınıyor sorularının yanıtlarını bulmaya çalışarak tüketim ve kullanım alışkanlıklarını değerlendirmeyi, ekonomik, kültürel, toplumsal boyutlarda etkisini ortaya koymayı amaçladık. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda yine sektöre ışık tutacak ve öncülük edecek çalışmalara imza atacağız. Bu konuda gelişim noktaları neler, bunlara odaklanarak süreçleri iyileştirme adına neler yapabileceğimize odaklanacağız” dedi. ‘Ürünün kimliği, genç çiftçinin geleceği’ Coğrafi işaretlerin kültürel bir güç olduğuna dikkat çeken FutureBright Kurucusu Akan Abdula; ‘’Coğrafi işaretler birer ekosistem yaratıcısıdır. Harekete geçtiklerinde yalnızca bir üretim biçimini değil, bir yaşam biçimini de dönüştürürler. Her şeyi radikal biçimde etkilerler: toprağın değerini, köyün umudunu, sofranın anlamını. Kolektiflerleri yaratırlar. Üreticisini rekabetten beraberliğe taşırlar. Tüketicisine yalnızca ürün değil, kültür tükettirirler. Ama benim için en önemlisi genç çiftçiler. Son on yılda pek çoğu toprağını bırakıp büyük şehirlere göç etti. Oysa coğrafi işaretlerin bu gençleri köylerinde tutma potansiyeli çok yüksek. Bu ürünler, sadece geçmişi korumakla kalmaz, geleceği de yeniden yeşertir. Türkiye’nin tarım sorununu çözmede en umut verici alanlardan biri burası. Savunmalıyız. Desteklemeliyiz. Çünkü ürünün kimliği, genç çiftçinin geleceğidir’’ açıklamasında bulundu. Günümüzde tüketicilerin menülerde Coğrafi İşaret tescilli ürünlerin adını görmenin yanı sıra şeflerden ürünün hikayesini dinlemeyi de talep ettiklerine dikkat çeken TURYİD Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Koralı ise ‘’İki açıdan coğrafi işaretler kullanımını çok önemli buluyorum. Bunlardan ilki; fark yaratma. Bölgenin toprağı, iklimi, suyu ve insanının yarattığı, taklit edilemez benzersiz bir aroma ve lezzet profili, Coğrafi İşaretlerin en önemli kriteridir. Şefler mükemmeli kullanmak ister, en iyi lezzeti yakalamak için çalışırlar. Coğrafi İşaretler, şeflere ve restoranlara belgeli, denetimli ve standart kalitede bir hammadde sunar. Her coğrafi işaretli ürünün ardında ait olduğu yörenin bir kültür, tarih ve üretim hikayesi var ve restoranlar, bu hikayeleri menülerine taşıyarak sadece bir yemek değil, bir deneyim de sunuyor. Bu, restoranın kimliğini ve felsefesini güçlendiriyor. İkinci olarak; tüketiciyi bilgilendirme noktasında restoranlar büyük bir farkındalık yaratıyor. Müşteriler eline menüye baktığında ürünle tanışıyor. Müşteriler restoranda Coğrafi işaretli ürünün lezzete olan katkısını deneyimleyebiliyor. Coğrafi işaret, tüketici ile ürün arasında güçlü bir güven bağı kuruyor, güven ve şeffaflık, emeğe saygı ve katma değerli bir ürüne sahip olmak gibi farklı açılardan tatmin sağlıyor’’ diye konuştu. Bilinirlik oranı %72 Gerçekleştirilen araştırma, ürünlerin geleceği açısından çok değerli sonuçları ortaya koydu. Buna göre tüketicilerin %72'si Coğrafi İşaret tescilli ürünün ne demek olduğunu bildiğini belirtse de 10 kişiden sadece 2’si doğru tanım yapabiliyor. Her 100 kişiden 34’ü ise Coğrafi İşaret tescilli ürünleri özellikle tercih ettiğini ifade ediyor. İlk akla gelen tescilli ürün Antep Baklavası Coğrafi işaret tescilli ürün denildiğinde tüketicilerin %58'sinde daha çok yemek, tatlı, hamur işi kategorisi çağrışım yapıyor. Bunu %37 ile meyve - sebze, %29 ile bal, şeker, kuruyemiş ürünleri takip ediyor. Antep Baklavası ise katılımcıların %26'sının aklına ilk gelen Coğrafi İşaret tescilli ürün olarak öne çıkıyor. Bunu %14 ile Malatya Kayısısı, %9 ile baklava, %8 ile Adana Kebap, %7 ile Antep Fıstığı, %6 ile fındık, Kayseri Pastırması ve Aydın İnciri ve %5 oranla Kars Kaşarı, Antakya-Hatay Künefesi ve Edirne Ciğeri takip ediyor. Yerel ürün denildiğinde ise akla ilk fındık, peynir, çay ve zeytin geliyor. Tüketici Coğrafi İşaretlerde güven arıyor Tüketiciler yerel ve Coğrafi İşaret tescilli ürünleri kültürel bir “miras” olarak algılarken, sektör profesyonelleri ise bu ürünleri "mükemmellik" unsuru olarak değerlendiriyor. Bunların karşılığında ise ortaya “güven” kavramı çıkıyor ancak güven, Coğrafi İşaret tescilli ve yerel ürünlerin en büyük gücü olsa da tüketiciler ve profesyoneller, pazardan markete her yerde Coğrafi İşaret etiketiyle karşısına çıkabilen ürünlerin kalitesine, denetimine karşı soru işaretleri de yaşayabiliyor. Tescil ve denetimler sonucunda elde edilmemiş ‘yanlış etiket’ marka değerine zarar verebiliyor. İşte bu noktada ürüne ulaşılan kanala güven ön plana çıkıyor. Metro Türkiye, sezonuna bağlı olarak kalite ve gıda güvenliği denetimlerinin ardından raflarına taşıdığı gıda ve gıda dışı 750’ye yakın Coğrafi İşaret tescilli ve aday ürünle hem yeme içme sektörü hem de son tüketiciler için ciddi bir sorumluluk üstleniyor. Küçük bütçelerle büyük fırsatlar kaçıyor Araştırmaya göre üreticilerin ürüne ayırabilecekleri bütçelerin kısıtlı oluşu, üretim faaliyetlerinin gelişimi ve genişlemesi için gerekli altyapı yatırımlarının yapılamamasına yol açıyor. Üretici gerekli lojistik koşullarını yerine getiremediği gibi, yetersiz altyapı bazı ürünlerin kalite standartlarını da riske atabiliyor. Bu da sektör profesyonelleri nezdinde bir güvensizlik yaratıyor. Metro Türkiye, sadece üretim aşamasında değil ürünlerin lojistiğinden market raflarında yer aldığı süre boyunca gerçekleştirdiği analizlerle hem üreticilere hem de tüketici ve sektör profesyonelleri için fayda yaratmaya odaklanıyor. Üreticinin sesini duyurmasında destek şart Araştırma üreticilerin, çoğu zaman ürünlerinin tanıtımını yeterli yapamadığını da gösteriyor. Sürecin diğer tarafında olan sektör profesyonelleri, üreticilerle ancak sektörden alınan referanslar ve sosyal medya ile buluşabiliyor. Bu durum, üretici ve ilgili paydaşları buluşturacak çözümlere gereksinimi ortaya koyuyor. Üstlendiği sorumlulukla Metro Türkiye, üreticiler ile en büyük iş ortaklarından biri olduğu profesyoneller arasında köprü kurarak ürünlerin tanıtılmasına ve mutfaklarda kullanılmasına önemli bir destek sağlıyor. Elde edilen sonuçlar “iş birliği”ne işaret ediyor Coğrafi İşaret tescilli ve yerel ürünlerin geleceğine ışık tutmak amacıyla gerçekleştirilen araştırma, bu ürünlerin üretimlerinin devamlılığının sağlanabilmesi için iş birliklerinin can suyu niteliği taşıdığını ortaya koyuyor. Tüketiciden yöneticilere her ferdin vereceği destek ve doğru paydaşların bir araya gelmesiyle, süreçte yaşanılan bilgi boşluklarının, iletişimsizlerin ve yetersizliklerin aşılabileceği belirtiliyor. Araştırma sonucu elde edilen veriler ışığında sorunlara çözümler üretmeyi hedefleyen Metro Türkiye, gerekli iyileştirmelerin yapılmasını, iş birliklerin kurulmasını sağlayarak bu ürünleri geleceğe taşımaya kararlı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.