Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Maliyet Avantajı

Kapsül Haber Ajansı - Maliyet Avantajı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Maliyet Avantajı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de Bir İlk: HOMER ile Lastik Teminatında Devrim Haber

Türkiye’de Bir İlk: HOMER ile Lastik Teminatında Devrim

Bu kış Türkiye genelinde yoğun yağış, ani sıcaklık düşüşleri ve zorlu yol koşulları beklenirken; ticari araçlar için kış lastiği zorunluluğu da yürürlüğe girdi. Yol güvenliğinin öneminin arttığı bu dönemde Türkiye’nin Akıllı Servis Ağı HOMER Smart Auto Services, Türkiye’de bir ilke imza atarak kasko poliçelerine yenilikçi bir lastik teminatı ekleyerek müşterilere “yılda iki kez lastik değişim ve bir yıl boyunca profesyonel koşullarda ücretsiz lastik saklama” hakkı tanıdı. Türkiye’de sigorta poliçesi kapsamında ilk kez sunulan bu yenilikçi lastik teminatı; Quick Sigorta, Doğa Sigorta ve Fiba Sigorta tarafından poliçelere dahil edilerek uygulamaya alındı. Lastiklerinizin ömrünü 10 yıla kadar uzatın! Türkiye’de özellikle büyükşehirlerde; evlerde ve sitelerde lastik saklama alanı yok ve yanlış saklama lastik ömrünü ortalama yüzde 20 kısaltıyor. Otomobil lastiklerinin “doğru koşullarda saklandığında” teknik olarak uzun ömürlü olabileceğine ve 10 yıla kadar dayanabileceğine vurgu yapan HOMER, Türkiye genelinde lastik değişim süreçlerini tek merkezden dijital olarak yöneten altyapısı sayesinde sigorta şirketlerinin güvenilir çözüm ortağı olmayı sürdürüyor. Yeni teminat kapsamıyla poliçe sahiplerine yılda iki kez lastik sökme-takma (sök–tak) hizmeti ve bir yıl boyunca profesyonel koşullarda lastik saklama hakkı, tek bir poliçe dahilinde ücretsiz olarak sunuluyor. Hem sürücü güvenliği hem sigorta deneyimi açısından yeni bir dönem TÜİK ve sektör verilerine göre: Türkiye’de yılda ortalama 25 milyon adet lastiğin satıldığına, kış aylarında lastik değişimi talebinin yüzde 18 artış gösterdiğine ve Türkiye’de trafiğe kayıtlı araçların yaklaşık yüzde 45’inin ise mevsimsel lastik değişimine ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken HOMER Smart Auto Services Genel Müdürü Erkan Işıksal ‘’Kış koşullarının ağırlaşacağı bir döneme giriyoruz. 15 Kasım 2025 itibarıyla ticari araçlara gelen kış lastiği zorunluluğu, sürücüler üzerinde ek maliyet ve operasyon yükü yaratıyor. Artan hava olayları, yoğun kar yağışlarının beklendiği bölgeler ve uzun yol ticari taşımacılığı, lastik değişim talebini ciddi biçimde artırdı. Türkiye’de milyonlarca araç mevsimsel lastik değişimine ihtiyaç duyarken, lastik saklama hizmeti hala yeterince yaygın ve profesyonel değil. HOMER’in hizmeti ve yeni uygulamaya soktuğu lastik teminatı ile bu hizmet ülke genelinde ölçekli bir yapıya kavuşuyor’’ dedi. Sahada görev alan 1.500’den fazla çalışanlarıyla yılda yaklaşık 30 bin araç onarımı gerçekleştirdiklerine ve 4,5 milyon yedek parça datası yönettiklerine vurgu yapan Erkan Işıksal “Sigorta şirketleriyle hayata geçirdiğimiz bu teminat, sürücüler için büyük bir maliyet avantajı, pratiklik ve güvenlik açısından da önemli bir destek sağlarken sigorta şirketleri için ise müşteri memnuniyetini artıran güçlü bir yenilik. Sürücüler her mevsim güvenli yol deneyimini yaşarken, bizim akıllı servis ağımız da tek merkezden süreci takip edecek. HOMER olarak 350 hizmet noktamızla sigorta sektöründe bir ilke imza attığımız için gururluyuz. Türkiye’nin her yerinde, aynı standartlarda fiyat, gerektiğinde orijinal yedek parça ve kaliteli işçilik garantisi sunan tek servis markasıyız. Yolculuk keyfinin hiç kesilmediği bir dünya mümkün ve biz bunun için varız” dedi. Sektöre yeni standartlar getirecek uygulama Türkiye’nin Akıllı Servis Ağı olarak, hem ticari hem bireysel sürücülerin zorlu kış şartlarına hazırlanmasında kritik bir görev üstlendiklerini belirten HOMER, sigorta poliçelerine entegre edilen bu hizmetin hem kullanıcı deneyimini yükselteceğini hem de sigorta sektöründe yeni bir standart oluşturacağını vurguluyor Sektörde Bir İlk Hizmet, Türkiye’de sigorta poliçesi kapsamında ilk kez HOMER iş birliğiyle sunuluyor. Bu nedenle uygulama, sigorta sektöründe müşteri memnuniyetini ve yol güvenliğini artıran yenilikçi bir adım olarak konumlanıyor.

Türkiye’de Bir İlk:  HOMER ile Lastik Teminatında Devrim Haber

Türkiye’de Bir İlk: HOMER ile Lastik Teminatında Devrim

Yol güvenliğinin öneminin arttığı bu dönemde Türkiye’nin Akıllı Servis Ağı HOMER Smart Auto Services, Türkiye’de bir ilke imza atarak kasko poliçelerine yenilikçi bir lastik teminatı ekleyerek müşterilere “yılda iki kez lastik değişim ve bir yıl boyunca profesyonel koşullarda ücretsiz lastik saklama” hakkı tanıdı. ürkiye’de sigorta poliçesi kapsamında ilk kez sunulan bu yenilikçi lastik teminatı; Quick Sigorta, Doğa Sigorta ve Fiba Sigorta tarafından poliçelere dahil edilerek uygulamaya alındı. Lastiklerinizin ömrünü 10 yıla kadar uzatın! Türkiye’de özellikle büyükşehirlerde; evlerde ve sitelerde lastik saklama alanı yok ve yanlış saklama lastik ömrünü ortalama yüzde 20 kısaltıyor. Otomobil lastiklerinin “doğru koşullarda saklandığında” teknik olarak uzun ömürlü olabileceğine ve 10 yıla kadar dayanabileceğine vurgu yapan HOMER, Türkiye genelinde lastik değişim süreçlerini tek merkezden dijital olarak yöneten altyapısı sayesinde sigorta şirketlerinin güvenilir çözüm ortağı olmayı sürdürüyor. Yeni teminat kapsamıyla poliçe sahiplerine yılda iki kez lastik sökme-takma (sök–tak) hizmeti ve bir yıl boyunca profesyonel koşullarda lastik saklama hakkı, tek bir poliçe dahilinde ücretsiz olarak sunuluyor. Hem sürücü güvenliği hem sigorta deneyimi açısından yeni bir dönem TÜİK ve sektör verilerine göre: Türkiye’de yılda ortalama 25 milyon adet lastiğin satıldığına, kış aylarında lastik değişimi talebinin yüzde 18 artış gösterdiğine ve Türkiye’de trafiğe kayıtlı araçların yaklaşık yüzde 45’inin ise mevsimsel lastik değişimine ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken HOMER Smart Auto Services Genel Müdürü Erkan Işıksal ‘’Kış koşullarının ağırlaşacağı bir döneme giriyoruz. 15 Kasım 2025 itibarıyla ticari araçlara gelen kış lastiği zorunluluğu, sürücüler üzerinde ek maliyet ve operasyon yükü yaratıyor. Artan hava olayları, yoğun kar yağışlarının beklendiği bölgeler ve uzun yol ticari taşımacılığı, lastik değişim talebini ciddi biçimde artırdı. Türkiye’de milyonlarca araç mevsimsel lastik değişimine ihtiyaç duyarken, lastik saklama hizmeti hala yeterince yaygın ve profesyonel değil. HOMER’in hizmeti ve yeni uygulamaya soktuğu lastik teminatı ile bu hizmet ülke genelinde ölçekli bir yapıya kavuşuyor’’ dedi. Sahada görev alan 1.500’den fazla çalışanlarıyla yılda yaklaşık 30 bin araç onarımı gerçekleştirdiklerine ve 4,5 milyon yedek parça datası yönettiklerine vurgu yapan Erkan Işıksal “Sigorta şirketleriyle hayata geçirdiğimiz bu teminat, sürücüler için büyük bir maliyet avantajı, pratiklik ve güvenlik açısından da önemli bir destek sağlarken sigorta şirketleri için ise müşteri memnuniyetini artıran güçlü bir yenilik. Sürücüler her mevsim güvenli yol deneyimini yaşarken, bizim akıllı servis ağımız da tek merkezden süreci takip edecek. HOMER olarak 350 hizmet noktamızla sigorta sektöründe bir ilke imza attığımız için gururluyuz. Türkiye’nin her yerinde, aynı standartlarda fiyat, gerektiğinde orijinal yedek parça ve kaliteli işçilik garantisi sunan tek servis markasıyız. Yolculuk keyfinin hiç kesilmediği bir dünya mümkün ve biz bunun için varız” dedi. Sektöre yeni standartlar getirecek uygulama Türkiye’nin Akıllı Servis Ağı olarak, hem ticari hem bireysel sürücülerin zorlu kış şartlarına hazırlanmasında kritik bir görev üstlendiklerini belirten HOMER, sigorta poliçelerine entegre edilen bu hizmetin hem kullanıcı deneyimini yükselteceğini hem de sigorta sektöründe yeni bir standart oluşturacağını vurguluyor. Sektörde Bir İlk Hizmet, Türkiye’de sigorta poliçesi kapsamında ilk kez HOMER iş birliğiyle sunuluyor. Bu nedenle uygulama, sigorta sektöründe müşteri memnuniyetini ve yol güvenliğini artıran yenilikçi bir adım olarak konumlanıyor.

Kocaeli Büyükşehir'den Çiftçilere 3 Büyük Tarımsal Destek Daha Haber

Kocaeli Büyükşehir'den Çiftçilere 3 Büyük Tarımsal Destek Daha

Çiftçilere tarımsal desteklerini bu yıl da sürdüren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “Yem Bitkisi Tohumu”, “Zirai Gübre” ve “Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu” projeleri için talepleri almaya başlıyor. Bu önemli üç proje için başvurular 19 Ocak Pazartesi günü itibariyle yapılabilecek. BAŞVURULAR 19 OCAK PAZARTESİ GÜNÜ BAŞLIYOR Kocaeli Büyükşehir Belediyesi her yıl düzenli olarak hayata geçirdiği tarımsal ve hayvansal destek projelerini 2026 yılında da sürdürüyor. Yeni yılda da 3 büyük destekle üreticileri yalnız bırakmayan Büyükşehir, bu doğrultuda yüzde 50 hibeli, “Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu”, ilkbahar dönemi için “Yem Bitkisi Tohumu” ve “Zirai Gübre” desteği sağlayacak. Projeden yararlanmak isteyen üreticilerden başvurular 19 Ocak Pazartesi günü itibariyle alınmaya başlanıyor. İNSANA DOKUNAN PROJELER YÜZLERİ GÜLDÜRÜYOR “Üreticiyi yalnız bırakmayan belediyecilik” anlayışıyla hayata geçirilen projeler, Kocaeli’de tarım ve hayvancılığın sürdürülebilirliğini sağlamada kilit rol oynuyor. Büyükşehir Belediyesi, kırsalda üretimi destekleyerek hem çiftçinin emeğini koruyor hem de yerli üretimin devamlılığını sağlıyor. Kırsal kalkınmayı merkeze alan, üreticiyi ayakta tutan ve doğrudan insana dokunan projelerle çiftçilerin yükünü hafifleten Büyükşehir, peş peşe verdiği desteklerle üreticilerin yüzünü güldürmeye devam ediyor. YEM BİTKİSİ TOHUMU DESTEĞİ Büyükşehir Belediyesi’nin yıllardır başarıyla uyguladığı ilkbahar dönemi “Yem Bitkisi Tohumu” destekleme projesi, bu yıl da üreticilerle buluşuyor. Proje kapsamında çiftçilere yüzde 50 hibeli dane mısır, silajlık mısır, yonca tohumu ve mısır gübresi (15-15-15) desteği verilecek. Destekler 70 dekara kadar alanı kapsayacak. Bu proje ile sağlanan desteklerle hayvan yemi üreten çiftçilerin hem girdi maliyetleri düşüyor hem de hayvancılığın gelişmesine katkı sağlıyor. MEYVE, SEBZE VE FINDIK ÜRETİCİSİNE CAN SUYU Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin tarımı ayakta tutan önemli projelerinden biri olan “Zirai Gübre” destek projesi ile meyve, sebze ve fındık üreticilerine yüzde 50 hibeli zirai gübre (15-15-15) desteği sağlanacak. Her yıl düzenli olarak devam eden proje sayesinde üreticiler hem maliyet avantajı sağlıyor hem de verimli üretim yapma imkanı buluyor. YERLİ YUMURTA TAVUKÇULUĞU Kırsalda gelir çeşitliliğini artırmayı hedefleyen “Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu” projesi bu yıl yeniden üreticilerle buluşuyor. Proje kapsamında çiftçilere yüzde 50 hibeli tavuk, suluk, yemlik, folluk, yumurta öncesi yem ve yumurta yemi desteği verilecek. Büyükşehir’in bu desteği, özellikle küçük ölçekli üreticiler için önemli bir geçim kapısı oluşturuyor. BAŞVURULAR HANGİ TARİHLERİ KAPSIYOR? Desteklerden faydalanmak isteyen çiftçilerin, “Yem Bitkisi Tohumu” ve “Zirai Gübre” projeleri için 2026 yılı ÇKS belgeleriyle başvuruda bulunmaları gerekiyor. İzmit, Kartepe, Başiskele, Derince ve Körfez ilçelerindeki çiftçiler Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığına, Kandıra’daki çiftçiler ise Kandıra Belediyesi’nin yeni hizmet binasında bulunan Kocaeli Büyükşehir hizmet birimine 30 Ocak Cuma günü mesai bitimine kadar belgeleriyle müracaat edebilecek. Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası’ndaki çiftçiler Büyükşehir Gebze Hizmet Binasına, Gölcük ilçesindeki üreticiler Gölcük Ziraat Odası’na 26-27 Ocak, Karamürsel ilçesindeki üreticiler ise Karamürsel KO-MEK binasında 22-23 Ocak tarihleri arasında talepte bulanabilecek. “Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu” projesi için ise başvurular sadece Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na, 30 Ocak Cuma günü mesai bitimine kadar yapılacak. Üreticilerden güncel hayvancılık işletme belgesi istenecek.

Kümes Hayvancılığında Bitki Bazlı Performans Dönem Haber

Kümes Hayvancılığında Bitki Bazlı Performans Dönem

Trouw Nutrition'ın Selko markası altında geliştirilen Fytera Perform, hayvanın bağırsağını güçlendirerek besinlerden daha iyi yararlanmasını sağlıyor. Ayrıca yem dönüşüm oranını iyileştiriyor ve stres koşullarına karşı direnci artırıyor. Üç farklı bitkiden elde edilen ve 15'ten fazla doğal bileşen içeren bu özel formül hem laboratuvar hem de saha çalışmalarında düşük kullanım dozlarında bile dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Trouw Nutrition, bitkilerin doğal gücünü bilimle buluşturan bu ürünüyle üreticilere maliyet avantajı sunarken, hayvan refahını ve sürdürülebilir üretimi destekleyen pratik bir çözüm sağlıyo r. Küresel ölçekte hızla değişen üretim koşulları, kümes hayvancılığı sektörünü verimlilik, sürdürülebilirlik, hayvan refahı, gıda güvenliği ve regülasyonlara uyum gibi çok boyutlu başlıkları aynı anda yönetmeye zorluyor. Geleneksel tek hedefe odaklanan besleme yaklaşımlarının yerini artık hayvanın biyolojik dayanıklılığını merkeze alan bilim temelli ve bütüncül çözümler alıyor. 'Geleceği Beslemek' misyonuyla sağlıklı çiftlik hayvanları yetiştirilmesine yönelik çalışmalar sürdüren Trouw Nutrition da bitki bazlı bilimsel yaklaşımlarla sektöre yön vermeye devam ediyor. Nutreco'nun İsviçre'de konumlanan ileri Ar-Ge merkezinde, Trouw Nutrition'ın yem katkı maddesi markası Selko çatısı altında geliştirilen Fytera Perform, bu yaklaşımın sektörde somut karşılık bulan öncü örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. PhytoComplex çözümleri modern v e bütüncül hayvan beslemenin temel taşlarından biri Günümüzde kümes hayvanı üreticilerinin çok daha karmaşık bir tabloyla karşı karşıya kaldıklarına dikkat çeken Trouw Nutrition Teknik Ticari Müdürü Marlien de Kock, "Üretimi maksimize etmeye odaklanan geleneksel yaklaşımlar artık tek başına yeterli değil. Sürdürülebilirlik hedefleri, yasal düzenlemeler, tüketici beklentileri ve hayvan refahı standartlarıyla birlikte ele alınmak zorunda. Bu noktada fitoteknoloji, hayvan sağlığını ve dayanıklılığını destekleyen güçlü bir çözüm alanı sunuyor. PhytoComplex çözümleri, bitkilerden elde edilen biyoaktif bileşiklerin doğal ve karmaşık yapısını koruyarak, tek bir aktif bileşenin izole edilmesine dayanan yaklaşımlardan ayrışıyor. Bitkilerin çevresel streslere karşı geliştirdiği zengin metabolit spektrumu, hayvan fizyolojisiyle karmaşık biyokimyasal sinyal yolları üzerinden etkileşime giriyo r. Bu biyolojik zekâdan yararlanan PhytoComplex yaklaşımı, patojenleri doğrudan hedeflemek yerine bağırsak sinyal yolları aracılığıyla bağışıklık fonksiyonunu, metabolizmayı ve stres yanıtını düzenleyen konakçı aracılı bir mekanizma sunuyor. Böylece hayvanın içsel direnci ve refahı desteklenirken, modern ve bütüncül hayvan beslemenin temel taşlarından biri ortaya çıkıyor" diye konuştu. Yem dönüşüm oranını yüzde 4,3 artırıyor Yenilikçi ürünleri Fytera Perform'un Trouw Nutrition ilkelerinin sahadaki karşılığını net biçimde ortaya koyduğunu söyleyen Marlien de Kock, "Doğanın karmaşıklığını korumak, belirli biyolojik mekanizmaları hedeflemek ve hayvan sağlığına ölçülebilir katkılar sağlamak bu yaklaşımın temelini oluşturuyor. Üç farklı bitkiden elde edilen ve 15'ten fazla hedeflenmiş fitoaktif bileşen içeren mikro kapsüllenmiş uçucu yağ karışım ı olan Fytera Perform'un etkileri hem laboratuvar hem de saha çalışmalarında bilimsel olarak doğrulandı. Yapılan araştırmalarda; bağırsak ve sistemik inflamasyonun azaldığı, yem dönüşüm oranının iyileştiği, bağırsak mukus tabakasının yapısal bütünlüğünün güçlendiği ve besin emiliminin desteklendiği ortaya kondu. Kontrollü bir karşılaştırma çalışmasında yalnızca ton başına 25 gram Fytera Perform kullanılan broilerlerde, yem dönüşüm oranında 4,3 puanlık iyileşme ve nihai canlı ağırlıkta 112 gramlık artış elde edildi. Bunun yanı sıra çalışma bize performans artışının, ölüm oranı ya da yem tüketimini etkilemeden sağlanabildiğini gösteriyor. Trouw Nutrition olarak bitki bazlı bilimsel çözümlerle hayvan sağlığını, üretici verimliliğini ve sürdürülebilirliği aynı potada buluşturuyor, hayvan beslenmesinin geleceği için yeni standartlar belirliyoruz" ifadelerini kullandı.

2026 Yılı Yemek Bedeli İstisnası 330 TL’ye Yükseldi Haber

2026 Yılı Yemek Bedeli İstisnası 330 TL’ye Yükseldi

Milyonlarca çalışanı ve işvereni yakından ilgilendiren 2026 yılı günlük yemek bedeli istisnası netleşti. 1 Ocak 2026 itibarıyla geçerli olacak günlük yemek bedeli, bir önceki yıla göre %25 artışla KDV dahil 330 TL’ye yükseldi. Bu güncelleme ile şirketler yemek yardımı yüklemelerinde 330 TL’nin tamamını vergiden muaf tutarak maliyet avantajı sağlayabiliyorlar. Paylaşılan bilgiye göre, yemek bedeli ödemelerinin nakit veya maaşa ek ödenmesi yerine Pluxee yemek kartı ile yapılması, 2026 yılında işverenler için çok daha stratejik hale geldi. Çalışanlarına yemek yardımını Pluxee yemek kartı ile yapan şirketler 330 TL gelir vergisi istisnasına ek olarak SGK prim istisnasından sınırsız bir şekilde faydalanabilecek. Artan işletme giderleri göz önüne alındığında, Pluxee’nin sunduğu bu maliyet avantajı şirket bütçeleri için çok daha kritik bir önem taşıyor. Çalışan sayısı fark etmeksizin yemek bakiyelerini Pluxee ile yükleyen şirketler, her bir çalışanı için yılda 69.900 TL tasarruf edebilecek. Şirketler Pluxee yemek kartı ile maliyet tasarrufuna ek olarak operasyonel süreçlerini de kolaylaştırarak verimliliklerini artırabilecekler. Pluxee’nin gerçekleştirdiği son araştırmalar, çalışanların şirket tercihlerini etkileyen faktörleri de gözler önüne seriyor. Araştırmaya göre; çalışanlar için bir şirketi cazip kılan en önemli etken %48 ile "iyi bir maaş" iken, bunu %36 ile "yan haklar" takip ediyor. Yan haklar içerisinde ise yemek kartları, çalışanların en çok değer verdiği faydaların başında geliyor. İşveren cephesinde ise 2025 yılında çalışanlarına maaş harici ek fayda sağlayan işletmelerin oranı %79,9 olarak kaydedilirken, bu faydaların %65,7’sini yemek oluşturuyor. 2026’da gelen vergisel avantajlarla birlikte çalışanlarına yemek yardımını Pluxee yemek kartıyla yapan şirketlerin daha da artması bekleniyor. Pluxee çalışanların bir numaralı tercihi Yemeğin yanısıra hediye, giyim, ulaşım da dahil olmak üzere zengin bir yan hak dünyası sunan Pluxee, sektördeki en geniş üye ağına sahip marka olarak; kullanıcılarına 170 bin noktada ister fiziksel ister online, diledikleri gibi harcama imkânı sunuyor. Yemek kartlarının sadece öğle yemeği ihtiyacını karşılamanın ötesine geçerek çalışan bütçesine ek katkı sağladığı da verilere yansıdı. Pluxee kullanıcılarının markalara özel kampanyalardan yararlanma oranı geçen yıla göre %51 artış gösterdi. Yan haklarını Pluxee ile alan çalışanların ek satın alma gücü kazandığını gösteren bu tablo, sunduğu fırsatlar dünyasıyla Pluxee’yi çalışanların 1 numaralı tercihi haline getiriyor.

Asırlık Türk Devinin Çin İle Rekabet Formülü Haber

Asırlık Türk Devinin Çin İle Rekabet Formülü

Türkiye'nin 1927'den bu yana faaliyet gösteren köklü üretici firması MISIRLI Underwear and Socks, 18 yıldır yaptığı sürdürülebilirlik yatırımlarıyla elde ettiği verimlilik ile Mısır'da kurduğu stratejik üretim üssünden aldığı maliyet avantajını birleştiren stratejisiyle Çinli üreticilerle rekabet ediyor. Türkiye’de Sürdürülebilirlik, Mısır’da Maliyet Avantajı İstanbul İkitelli, Yozgat ve Kütahya'daki fabrikalarının karbon ayak izini yüzde 96 oranında azaltan MISIRLI Underwear and Socks'ın rekabet gücünün temelinde, 18 yıl önce başlattığı ve bugün enerji ile su maliyetlerini sıfırlayan öncü sürdürülebilirlik yatırımları yatıyor. Yozgat'taki 7 megawatt kapasiteli güneş enerjisi santrali ve yağmur suyu arıtma sistemleri sayesinde elde ettiği verimlilik, Türkiye’de 1200 kişiye istihdam sağlayan MISIRLI Underwear and Socks’ın yüksek standartlara sahip global devler için yüksek kaliteli ve kârlı üretim yapmasını sağlıyor. MISIRLI Underwear and Socks’ın Çin ile rekabet formülünün ikinci sütununu Mısır'da 10 milyon dolar yatırımla kurduğu ve yılda 30 milyon çift ek üretim kapasitesi yaratacak yeni üretim üssü oluşturuyor. MISIRLI Underwear and Socks bu stratejik yatırımla, Türkiye'nin yüksek maliyetler nedeniyle Çin gibi düşük maliyetle üretim yapan ülkelere kaptırdığı fiyat odaklı ürün segmentindeki payını geri kazanmayı ve küresel pazarda her segmentte rekabet etme gücünü artırmayı hedefliyor. 600 kişilik istihdam yaratacak bu yeni tesisle birlikte markanın toplam yıllık üretim kapasitesi 100 milyon çifte yaklaşacak. İnovasyon Kültürüyle Fark Yaratan Asırlık Türk Markası Rekabet formülünü tamamlayan son unsur ise MISIRLI Underwear and Socks'ın DNA'sında yer alan inovasyon kültürü. Gümüş iplikli antibakteriyel ürünler ve pilotlar tarafından tercih edilen kompresyon çorapları gibi fonksiyonel ve katma değerli ürünlerle rakiplerinden ayrışan MISIRLI Underwear and Socks, küresel üretici firmalarla verimliliğin yanı sıra ürün kalitesi ve teknolojik üstünlükle de rekabet ediyor. MISIRLI Underwear and Socks'ın Çin ile rekabet formülü bu üç temel üzerine oturuyor; Türkiye'de sürdürülebilirlik sayesinde elde ettiği operasyonel verimlilik, Mısır'daki stratejik yatırımla kazandığı maliyet avantajı ve inovasyon kültürüyle yarattığı katma değer. MISIRLI Underwear and Socks Yönetim Kurulu Üyesi Murat Eren Taşçı, küresel rekabet stratejilerini şu sözlerle açıkladı: "Tekstil gibi zor bir sektörde ayakta kalmak için sadece maliyet odaklı düşünmek yeterli değil; oyunu farklı kurmanız gerekir. Rekabet gücümüzün temelinde, 18 yıl önce başladığımız ve artırarak devam ettiğimiz sürdürülebilirlik yatırımlarımız var. Türkiye’de üretimimize eklenecek Mısır'daki yatırımımız ise küresel pazar payımızı güvence altına alacak. İnovasyona ve kaliteye olan bağlılığımızla, asırlık markamız küresel ligde iddialı bir oyuncu olmayı sürdürecek." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Supsan, EcoVadis’te 3 Puan Yükselerek Gümüş Madalyasını Korudu Haber

Supsan, EcoVadis’te 3 Puan Yükselerek Gümüş Madalyasını Korudu

Kuruluşunun 55. yılını kutlayan Supsan, sürdürülebilirlik performansındaki sürekli gelişimini bu yıl bir kez daha kanıtladı. Belgelendirilmiş kanıtlara dayanarak şirketlerin önemli sürdürülebilirlik etkilerini değerlendiren EcoVadis değerlendirmesinde 3 puanlık artış elde ederek 71 puana ulaşan Supsan, gümüş madalya seviyesini korudu. Dünya genelinde 130 binden fazla şirketin değerlendirildiği EcoVadis; çevre, insan hakları, etik ve sürdürülebilir tedarik uygulamalarında en kapsamlı ve uluslararası kabul gören derecelendirme kuruluş ve sistemlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Supsan’ın 2025 değerlendirmesinde çevre kategorisinde aldığı 82 puanlık güçlü performans ise şirketin operasyonlarını sorumlu üretim anlayışıyla yönetme kararlılığının önemli bir göstergesi oldu. Bu başarı ile Supsan, çevresel etkilerin azaltılmasına yönelik yatırımların ve sürdürülebilirlik kültürünün tüm organizasyonda aşamalı olarak güçlendirilmesinin somut bir göstergesini de ortaya koymaktadır. Supsan, bu başarıya uzanan süreçte çevresel ve operasyonel sürdürülebilirliği odağına alan birçok önemli projeyi hayata geçirdi. Üretimde kullanılan tüm elektriğin I-REC sertifikalı yeşil enerji kaynaklarından temin edilmesi, şirketin karbon azaltım hedeflerine doğrudan katkı sağlamaktadır. Makine revizyon merkezi ile ekipmanların ömrü uzatılarak enerji ve hammadde tasarrufu elde etmektedir. Üretim sırasında oluşan ısının yeniden değerlendirilmesini sağlayan Atık Isı Geri Kazanım Projesi ise enerji verimliliğini artırırken emisyonları düşürmektedir. Kalıp geri kazanım projesiyle hammadde kullanımını azaltan Supsan, evaporatör arıtma sistemiyle su tüketimini optimize etmekte, yağmur suyu toplama ve arıtma projeleriyle su kaynaklarının verimli kullanımını desteklemektedir. Ayrıca Sıfır Atık Belgesi ile atık yönetimindeki kararlılığını tescilleyen Supsan, döngüsel ekonomi uygulamalarında sektörüne örnek olacak bir yaklaşım sergilemektedir. Supsan, Borusan Grubu’nun iklim, insan ve inovasyon başlıklarını kapsayan “i3” sürdürülebilrlik stratejisinin “İklim” başlığını destekleyen projelerle; üretimde süreklilik, maliyet avantajı ve çevresel etkiyi azaltma hedeflerini bir arada sunmaktadır. Aynı zamanda, kaynakların verimli kullanımı yoluyla döngüsel ekonominin sanayi uygulamaları açısından örnek bir modeli olarak dikkat çekmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Keskinoğlu, Avrupa’ya Pastörize Sıvı Yumurta İhracatına Başladı Haber

Keskinoğlu, Avrupa’ya Pastörize Sıvı Yumurta İhracatına Başladı

Şirketin sürdürülebilir büyüme ve globalleşme vizyonunun önemli bir adımı olan bu gelişme, Keskinoğlu’nun kalite ve güven odaklı üretim yaklaşımını uluslararası arenaya taşıma kararlılığını ortaya koyuyor. Günlük 5,8 milyon adet üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük yumurta üreticisi olmanın yanı sıra en büyük yumurta ihracatçılarından da biri olan Keskinoğlu, Kasım ayı itibarıyla pastörize sıvı yumurta ürünlerini de ihracat portföyüne ekledi. Keskinoğlu Yumurta Grubu Direktörü Burak Özkan, başlayan pastörize sıvı yumurta ihracatına ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Yumurta üretimindeki yüksek kalite standartlarımız, kendi yumurtalarımızla ürettiğimiz pastörize sıvı yumurta ürünlerimize de birebir yansıyor. Kasım ayı itibarıyla bu ürün grubunu da ihracat faaliyetlerimize dahil ettik. Hijyenin yanında zaman ve iş gücü tasarrufu sağlaması nedeniyle tercih edilen pastörize sıvı yumurta ürünlerimiz, pratik ambalajlarıyla mutfaklarda kullanım kolaylığı sunarken aynı zamanda kalite ve güvenliği garanti ediyor. Ürünlerimiz müşterilerimize maliyet avantajı da sağlıyor. Avrupa’nın yanı sıra Orta Doğu pazarlarında da talebin arttığını gözlemliyoruz. Bu doğrultuda ihracata yönelik üretim kapasitemizi artırarak inovatif ürünler sunmaya devam edeceğiz. Amacımız hem iç pazarda hem de uluslararası arenada güvenilir, sağlıklı ve yüksek kaliteli pastörize sıvı yumurta ürünlerimizle Keskinoğlu’nu ve Türk yumurta sektörünü en iyi şekilde temsil etmektir.” İleri teknolojiyle donatılmış tesislerinde, uluslararası gıda güvenliği ve hijyen standartlarına uygun üretim yapan Keskinoğlu, Avrupa’ya başlattığı pastörize sıvı yumurta ihracatıyla global pazarlardaki konumunu güçlendirirken, kalite ve sürdürülebilirlik odaklı üretim anlayışını da uluslararası ölçekte yaygınlaştırmayı hedefliyor.

Garanti BBVA, İthalat Akreditif Başvurusunu Dijitale Taşıdı Haber

Garanti BBVA, İthalat Akreditif Başvurusunu Dijitale Taşıdı

Garanti BBVA, dış ticaret yapan müşterilerinin işlemlerini daha hızlı, pratik ve kullanıcı dostu bir deneyimle yönetebilmeleri için İthalat Akreditif Başvurusunu dijital kanallarına taşıdı. Böylece müşteriler, Garanti BBVA Mobil ve İnternet Bankacılığı üzerinden istedikleri anda başvuru yapabiliyor; başvuru formunu doldurup gerekli bilgileri ileterek süreci uzaktan başlatabiliyor. İthalat akreditifi, uluslararası ticarette ödeme güvenliğini sağlayan ve bankalar tarafından verilen bir ödeme garantisi niteliği taşıyor. Garanti BBVA, ithalat akreditifi işlem başlatma adımlarını dijital ortama taşıyarak bu güvence mekanizmasına erişimi kolaylaştırıyor. “Müşterimiz, işlemi istediği an istediği yerden başlatabiliyor” Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, konuya ilişkin şunları söyledi: “Dış ticarette hız ve güven kadar erişilebilirlik de kritik. Garanti BBVA olarak biz erişilebilirliğe yalnızca bireysel değil tüzel bankacılık alanında da büyük önem veriyoruz. Bu sayede; hız, kolaylık, maliyet avantajı ve sürdürülebilirlik gibi çok yönlü kazanımlar sunabiliyoruz. Dış ticaretle uğraşan müşterilerimiz, artık ithalat akreditif başvurularını şubeye gitmeden, istedikleri an istedikleri yerden dijital kanallarımız üzerinden başlatabiliyor. Böylece zamandan ve operasyonel efordan tasarruf ederken, sürecin kontrolünü de kendi ellerinde tutuyorlar.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.