Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Maliyet Optimizasyonu

Kapsül Haber Ajansı - Maliyet Optimizasyonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Maliyet Optimizasyonu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Karaca, AWS ile 10 Kat Yüksek Trafik Kapasitesi ve Yüzde 50 Maliyet Tasarrufu Elde Etti Haber

Karaca, AWS ile 10 Kat Yüksek Trafik Kapasitesi ve Yüzde 50 Maliyet Tasarrufu Elde Etti

Karaca, AWS altyapısı ve servisleriyle kampanya dönemlerindeki yoğun trafiği 10 kat daha yüksek performansla yönetebiliyor ve e-ticaret operasyonlarında ise yüzde 50’ye varan maliyet optimizasyonu elde ediyor. Karaca, Karaca Home, Emsan ve Jumbo gibi markalarla hem fiziksel perakende mağazalarında hem de dijital kanallarda geniş bir varlık gösteren şirket, global büyüme stratejisi doğrultusunda 2024 itibarıyla 48 ülkede 576 mağaza ile doğrudan müşterileriyle buluşuyor. 50’den fazla ülkeye de ihracat yapan Karaca, müşterilerinin günlük hayatlarında fark yaratma misyonuyla Swiss Crystal serisi gibi yenilikçi ürünleri ile hem estetik hem de fonksiyonellik açısından katma değer sağlıyor. 10 kat yüksek trafik kapasitesi, yüzde 50 maliyet tasarrufu Karaca, yerleşik fiziksel altyapısında (on-prem) trafik dalgalanmalarında anında tepki verebilecek ölçeklendirme kabiliyeti, yüksek erişilebilirlik ve yüksek operasyonel kaynak tüketimi gibi zorluklarla karşı karşıyaydı. Bunların yanı sıra güvenlik ihtiyaçlarını da göz önünde bulunduran şirket, AWS ile altyapısını rekabet avantajı yaratan bir güce dönüştürdü: Dinamik Kapasite: Karaca artık tamamen otonom ve otomatik olarak ölçeklenebilir bir yapıya sahip ve bu sayede trafik artışları bir tehdit olmaktan çıkıp fırsata dönüştü.Finansal Şeffaflık: Maliyetler gizli bir yük olmaktan çıktı; optimize edilmiş ve net bir şekilde yönetilebilir bir operasyonel gider modeline geçildi.Performans Sıçraması: Karaca servisleri sadece stabil kalmadı, sektörün en yüksek performans standartlarını yakaladı.Güvenlik ve Yönetilebilirlik: Yüksek güvenlik standartları servislerin doğasında var oldu ve yönetim karmaşasının ortadan kalkmasıyla operasyonlar radikal ölçüde kolaylaştı. Karaca’nın monolitik yapıdan mikroservis mimarisine geçişte kullandığı AWS teknolojileri arasında Amazon EC2 & Auto Scaling, AWS Lambda, Amazon RDS & Aurora, Amazon S3, CloudFront, Amazon CloudWatch, AWS WAF & Shield, Amazon EKS, Elastic Load Balancing, AWS CodePipeline ve Amazon OpenSearch Service yer alıyor. Karaca’nın sistemleri AWS altyapısı ve servisleriyle geçmişe oranla 10 kat daha fazla trafik altında bile çok daha stabil çalışır hale geldi. Diğer yandan optimizasyon ve yönetilen servis kullanımı sayesinde e-ticaret altyapı maliyetlerinde yüzde 50 iyileşme kaydedildi. Bu sayede hız ve çeviklikte iyileşme kaydeden Karaca, yeni fikirleri pazara sunma süresini kısaltıyor ve altyapı yönetimi yerine geliştirme hızına odaklanıyor. "AIDA" ile Kişiselleştirilmiş Alışveriş Deneyimi Karaca, dijitalleşme vizyonu doğrultusunda geliştirdiği “AIDA” yapay zekâ projesini de AWS üzerinde büyüterek müşterilerine zenginleştirilmiş bir deneyim sunuyor. AIDA sayesinde kullanıcılar, ürünler hakkında anlık yanıtlar alabiliyor ve kendilerine özel kişiselleştirilmiş önerilerle alışveriş yapabiliyor. Özellikle yoğun kampanya dönemlerinde, aynı anda oluşan yüksek trafik altında dahi tüm süreçler sorunsuz yönetiliyor. Yoğun alışveriş dönemlerinde dahi ürün arayan, siparişini sorgulayan veya destek talebinde bulunan müşteriler de kesintisiz hizmet alıyor. AWS’in global ölçekte edindiği e-ticaret deneyimi ve sunduğu gelişmiş servisler sayesinde, Karaca müşterilerine daha güvenli, ölçeklenebilir, yüksek performanslı ve maliyet açısından optimize edilmiş bir dijital alışveriş ortamı sunuyor. AWS’in global içerik dağıtım ağı (CloudFront) sayesinde ise dünya genelindeki tüm kullanıcılarına hızlı ve tutarlı bir deneyim sağlıyor. Karaca, 2030 yılına kadar sektöründe dünyanın ilk üç markasından biri olmayı hedefliyor. Özellikle ABD, Çin ve Avrupa pazarlarındaki büyüme planlarında AWS’in sunduğu küresel ölçeklenebilirlik kritik bir rol oynuyor. Mars Teknoloji Genel Müdürü, Karaca Group CIO’su Hakan Duran, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “AWS dönüşümü, operasyonel yeteneklerimizde gerçek bir paradigma değişimi yarattı; eskiden yönetilmesi zorlu olan süreçler, bugün artık yeni standartlarımız haline geldi. Bu teknolojik güç, geliştirme ekiplerimizin üzerindeki yönetim yükünü kaldırarak inovasyon döngümüzü hızlandırdı ve yeni fikirlerimizi pazara sunma süremizi inanılmaz ölçüde kısalttı. Bugün sadece veriye dayalı ticari kararları daha hızlı almakla kalmıyor, aynı zamanda optimize edilmiş global erişim ağımızla dünyanın her noktasındaki kullanıcımıza aynı yüksek hızda ve tutarlılıkta bir deneyim sunuyoruz. Özetle AWS, bize sadece teknik bir yetkinlik değil, pazarın en yüksek beklentilerini sürekli ve güvenle karşılama gücü kazandırdı.” AWS Türkiye Genel Müdürü Berrin Özselçuk ise, “Karaca, dijital dönüşümü sayesinde pazarda ‘hızlı, güvenilir ve her an hazır’ konumunu sağlamlaştırarak sadece bugünün değil, yarının da taleplerini karşılayabilecek durumda. Bu da son kullanıcılara daha güvenli ve yüksek performanslı, kesintisiz, kişiselleştirilmiş bir deneyim sunuyor. Alışveriş deneyimini sürekli bir şekilde iyileştirmelerine, sektörlerinde dünyanın ilk üç markasında biri olma hedeflerine doğru sağlam adımlarla ilerlerken kendilerine eşlik etmekten büyük mutluluk duyuyoruz,” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEMSA, Dünyanın Dört Bir Yanından İş Ortaklarını Bir Araya Getirdi Haber

TEMSA, Dünyanın Dört Bir Yanından İş Ortaklarını Bir Araya Getirdi

TEMSA; düzenlediği Tedarikçi Buluşması’nda kalite, yeni projeler, risk yönetimi, rekabetçilik, yapay zekâ, sürdürülebilirlik ve iş birliği başlıkları altında şekillenen yol haritasını iş ortaklarıyla paylaştı. Tedarik zinciri alanında güçlü ekosistem ve ortak değer yaratma unsurlarının ön plana çıktığı etkinlikte, TEMSA’nın gelecek dönem stratejisi de detaylı şekilde ele alındı. Buluşmada, TEMSA CEO’su Evren Güzel’in yanı sıra Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Fatih Tunçbilek, Ar-Ge ve Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Caner Sevginer ile Satınalma ve Tedarik Zinciri Direktörü Akın Ergür gerçekleştirdikleri sunumlarla şirketin operasyonel yapısı, teknoloji vizyonu ve tedarik zinciri stratejisine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. “Rekabet artık tedarik zincirleri arasında yaşanıyor” Günümüzde rekabet koşullarının artık marka ve ürünlerin ötesine geçtiğini belirten TEMSA CEO’su Evren Güzel, etkinlikte yaptığı konuşmada: “Rekabet artık yalnızca markalar ve ürünler arasında yaşanmıyor; güçlü ve entegre tedarik zincirlerinin birbirleriyle olan rekabeti ve ekosistemler arasında şekilleniyor. Müşterilerimizin ortak beklentisi güvenli, kaliteli ve rekabetçi çözümler sunmamız. Küresel rekabette güçlü tedarik zincirine sahip olmayan firmaların başarılı olacağına olasılık vermiyoruz. Bu anlamda TEMSA’nın en güçlü yönlerinden biri, uçtan uca tedarik zinciri yönetimine sahip olması. Bugün TEMSA, döviz bazında çift haneli büyüme kaydeden, Avrupa ve Türkiye’de kendi tarihinin en yüksek otobüs satış adetlerine ulaşan, ciro ve ihracatta rekorlar kıran bir marka konumunda. Bu başarı; kurduğumuz stratejik iş ortaklıkları, güçlü iş birlikleri ve global ekosistemimiz sayesinde mümkün oldu. Gelecek hedefimiz ise; esnek ve çeşitli bir ürün portföyü, kıtalar arasında güçlü ayak izi ile TEMSA’yı küresel ölçekte 1 milyar dolarlık ciroya sahip ‘Tercih Edilen Mobilite Markası’ haline getirmek” ifadelerini kullandı. “Hedefimiz zirve ve zirveye iş ortaklarımızla birlikte tırmanacağız” 2025 yılını başarılı sonuçlarla tamamladıklarını vurgulayan Evren Güzel, TEMSA tarihinin en güçlü satış ve üretim performansına ulaştıklarını belirterek sözlerine şöyle devam etti: “2025 yılı gibi zorlu koşulların yaşandığı bir dönemde, konsolide ciromuzu geçtiğimiz yıla göre döviz bazında yüzde 10 artırarak 554 milyon dolar seviyesine taşıdık. Türkiye’de büyümemizi sürdürürken, Avrupa’daki öncelikli pazarlarımızda yeni satış rekorlarına imza attık. Bir önceki yıla göre döviz bazında yüzde 7’lik artışla ihracatımızı 316 milyon dolara ulaştırdık. Zorlu faaliyet ortamına rağmen tüm bunları müşteriyi odağa alan küresel büyüme stratejimiz, operasyonel mükemmeliyet anlayışımız ve kurduğumuz stratejik iş birlikleri ile başardık. Bu başarı hikayesinde bizimle yol alan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu yıl ve devamında da hızlı büyümemizi sürdürmeye odaklandık. Hedefimiz zirve diyoruz ve bu zirveye iş ortaklarımızla birlikte tırmanacağız.” Yıllık satınalma hacmi 350 milyon Euro’yu aşıyor Yurt içinde 20 şehirde 270, yurt dışında ise 24 ülkede 150 tedarikçisi bulunan TEMSA’nın, yıllık satınalma hacmi 350 milyon Euro’yu aşıyor. Asya’dan Avrupa ve Kuzey Amerika’ya kadar geniş bir coğrafyada güçlü bir tedarikçi ekosistemini yöneten TEMSA; özellikle yapay zekâ ve dijitalleşme yatırımlarıyla tedarik zincirinde sürdürülebilirlik, maliyet optimizasyonu ve risk yönetimini odağına alarak uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor. Tedarikçi performansında da iyileşme sağlayan TEMSA, 2024 yılında 77,15 olan ortalama performans skorunu 2025 yılında 81,15’e yükseltti. TEMSA, tüm projelerde tedarikçilerini tasarım ve planlama aşamasından itibaren sürece dahil ediyor. Bu yaklaşım, maliyet ve lojistik yönetiminde rekabet avantajı sağlarken, krizlere hazırlıklı bir ekosistem oluşturarak sürdürülebilir büyümeyi destekliyor. Dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamaları ise veriye dayalı karar alma süreçlerini güçlendirirken, sürdürülebilirlik ve yeşil tedarik kriterleri, uzun vadeli değer yaratmayı destekliyor. Kalite ve sürdürülebilirlikte “yeşil satınalma” anlayışı TEMSA, sürdürülebilirlik alanında elde ettiği global başarılarla da tedarik zinciri alanında öncü bir konumda yer alıyor. Şirketlerin çevre, işçi ve insan hakları, etik ve sürdürülebilir tedarik alanlarındaki performansını değerlendiren uluslararası EcoVadis platformunun 2025 değerlendirmesinde 78 puanla dünya genelinde en iyi yüzde 6’lık dilimde yer alan TEMSA'nın, Sürdürülebilir Tedarik Puanı ise geçtiğimiz yıllara kıyasla %92,5 yükseldi. CDP (Carbon Disclosure Project) değerlendirmelerinde hem İklim Değişikliği hem de Su Güvenliği alanlarında A Listesi’ne girerek küresel liderler arasında konumlandı. Aynı zamanda CDP tarafından gerçekleştirilen Tedarikçi İlişkileri Değerlendirmesinde, üst üste üçüncü kez A Listesi’nde yer alarak global liderler arasındaki konumunu korumaya devam etti. Önümüzdeki dönemde de TEMSA, tedarikçi seçiminde kalite ve çevresel sürdürülebilirlik kriterlerini öne çıkaran “yeşil satınalma” yaklaşımıyla faaliyetlerine devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ey Küresel Sigorta Görünümü 2026 Araştırması’nın Sonuçları Açıklandı Haber

Ey Küresel Sigorta Görünümü 2026 Araştırması’nın Sonuçları Açıklandı

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, vergi, kurumsal finansman ve strateji hizmetleri şirketi EY’ın her sene yayımladığı, Küresel Sigorta Görünümü Araştırması’nın yeni versiyonu sigorta şirketlerinin 2026 yılı ve sonrasında başarıya ulaşabilmesi için beş temel alana odaklanması gerektiğini ortaya koyuyor. 1. Büyüme stratejilerinin yeniden tanımlanması gerekiyor Geleneksel büyüme yollarının sınırlı kaldığı günümüzde sigorta şirketlerinin işlerini büyütmek için; birleşme ve satın alma (M&A) işlemlerini stratejik bir araç olarak değerlendirmesi gerekiyor. Bu kapsamda özellikle belirli teknolojilere ve yetkinliklere erişim, dikey entegrasyon ve ölçek ekonomisi oluşturma hedefiyle tasarlanan işlemler öne çıkıyor. Araştırmaya göre, sigorta şirketlerinin stratejik bir yol haritası belirleyerek, rekabet avantajı sağlayabilecekleri ürün, segment ve bölgelere odaklanması önem taşıyor. Aynı zamanda ana faaliyet alanı dışındaki varlıkların elden çıkarılmasıyla oluşturulan sermayenin, daha yüksek büyüme potansiyeli taşıyan alanlara yönlendirilmesi de büyümeyi hızlandırıyor. Sigorta şirketlerinin, birden fazla pazar ve ürün kategorisinde gelir artışı hedeflemek yerine, rekabet avantajlarının en yüksek olduğu alanları titizlikle değerlendirmesi gerekiyor. 2. Yapay zeka ile uzun vadeli değere odaklanılması önem taşıyor Sigorta şirketleri, yapay zekâ yatırımlarını artırmış olsa da verimlilik artışının ötesinde dönüştürücü etkinin henüz sınırlı kalmış olduğu görülüyor. Araştırma, yapay zekânın şirketlere önemli ölçüde değer kazandırabilmesi için müşteri deneyiminin yeniden tasarlanması, dinamik sigortalama modellerinin geliştirilmesi ve daha çevik karar alma süreçlerinin kurulması gerektiğini vurguluyor. Araştırma kapsamında sigortacılık sektöründeki CEO’ların yanıtlarına göre, önümüzdeki 1 yıl içinde finansal hedeflere ulaşmanın önündeki en büyük zorlukların ise teknolojik dönüşüm ve yapay zekâ entegrasyonu olduğu görülüyor. Bu doğrultuda, veri kalitesi, güvenlik ve erişilebilirlik sorunlarının ele alınması önem taşıyor. Bununla birlikte, önümüzdeki dönemde ileri yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla, müşterilere daha etkin hizmet sunmak amacıyla yeni süreç ve iş akışlarınının, yeni yetkinliklerin, iş yapış biçimlerinin de köklü biçimde değişmesi bekleniyor. Ancak bu dönüşüm, yalnızca teknolojik değil; stratejik ve operasyonel esneklik gerektiriyor. 3. Belirsiz ve değişken piyasa koşullarına hazırlıklı olunması gerekiyor Araştırma; sigortacılık sektöründe küresel çapta prim büyümesinin yavaşlamasının, artan maliyetlerin ve dalgalı faiz oranlarının kâr marjları üzerinde baskı oluşturabileceğini, jeopolitik gelişmeler ve düzenleyici farklılıkların da belirsizliği artırabileceğini gösteriyor. Bu noktada maliyet optimizasyonu ön plana çıkıyor; ancak araştırma, sigorta şirketleri için kontrolsüz kesintilerin uzun vadeli büyüme potansiyelini zayıflatabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca araştırmada maliyet yönetiminin doğru kurgulanmasının dijital dönüşüm ve ürün inovasyonu için kaynak sağlayabileceği belirtilirken; otomasyon, yönetilen hizmetler ve küresel yetkinlik merkezleri gibi modellerin, yalnızca maliyet avantajı değil, aynı zamanda operasyonel esneklik de sağlayarak rekabet gücünü artırabileceği vurgulanıyor. 4. Özel sermaye ile stratejik iş birlikleri fırsatlarının değerlendirilmesi gerekiyor Araştırma sonuçlarına göre; özel sermaye ve alternatif sermaye sağlayıcılarının sigortacılık sektöründeki etkisi giderek artıyor. Bu aktörler, ürün tasarımı, risk transferi ve sermaye yönetiminde yenilikçi yaklaşımlar geliştirerek sektörde dönüşümü hızlandırıyor. Mevcut sigorta şirketlerinin özel sermaye sağlayıcılarıyla iş birliği yapması için güçlü nedenler bulunuyor. Araştırmada sigorta şirketleri için asıl soru; “özel sermaye sağlayıcılarıyla iş birliği yapıp yapmamak değil, bunu nasıl ve hangi modelle gerçekleştirecekleri” olarak öne çıkıyor. Bu noktada doğru ortaklıkların; bilanço yönetimi, analitik yetkinlikler ve sermaye verimliliği açısından önemli fırsatlar sunabileceği belirtiliyor. 5. İş gücünün ve kurum kültürünün dönüşmesi kritik önem taşıyor Teknoloji odaklı dönüşüm, iş gücü yapısında da köklü değişim gerektiriyor. Ancak araştırmada, sigorta şirketlerinin veri bilimi, yapay zekâ mühendisliği, siber risk ve deneyim tasarımı gibi alanlarda yetkin insan kaynağına erişimde zorlandığı belirtiliyor. Bu nedenle; yeniden beceri kazandırma programları, esnek istihdam modelleri ve üçüncü taraf iş birlikleri daha kritik hale geliyor. Aynı zamanda, çalışan bağlılığının güçlendirilmesi ve değişim sürecinin şeffaf yönetilmesi, dönüşümün başarısı açısından belirleyici rol oynuyor. EY Türkiye Şirket Ortağı ve Finansal Hizmetler Sektör Lideri Levent Atakan araştırma ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “EY Küresel Sigorta Görünümü 2026 Araştırması, sigortacılık sektörünün önemli bir dönüşüm eşiğinde olduğunu ortaya koyuyor. Üst düzey yöneticiler ve yönetim kurulları için önümüzdeki dönemin temel gündemi, değişimi doğru okumak ve stratejileri bu yeni dinamiklere göre yeniden şekillendirmek olacak. Mega trendlerin tetiklediği; hızlı ve birbirine bağlı dönüşüm dalgası, iş yapış biçimlerini ve sektörün değer zincirini yeniden tanımlıyor. Makroekonomik gelişmeler, jeopolitik dinamikler, artan rekabet, yeni sermaye akışları ve dönüştürücü teknolojiler sektör için yeni sorumluluklar oluşturuyor. Bu ortamda başarılı olacak şirketler; dijital dönüşümü hızlandıran, yapay zekâ ve veri odaklı karar alma süreçlerini güçlendiren ve inovasyonu stratejilerinin merkezine koyanlar olacak. Ayrıca araştırma, belirsizlik dönemlerinin yalnızca risk değil, aynı zamanda stratejik dönüşüm için önemli bir fırsat sunduğunu ortaya koyuyor. Sigorta şirketleri; disiplinli sermaye tahsisi, yenilenen yapay zekâ stratejileri, doğru ortaklıklar ve güçlü bir kurum kültürüyle 2026 ve sonrasında rekabet avantajı elde edebilir.”. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ebebek, 2025’te hasılat ve FAVÖK’te güçlü büyüme kaydetti  Haber

ebebek, 2025’te hasılat ve FAVÖK’te güçlü büyüme kaydetti 

Anne ve bebek sektörünün öncü markası ebebek, enflasyon muhasebesi uygulamaları kapsamında hazırlanan 2025 yılı finansal sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Yıl boyunca hayata geçirilen operasyonel dönüşüm adımları ve maliyet optimizasyonu çalışmaları sayesinde şirket hem karlılığını hem de ölçeğini güçlendirdi. Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yayımlanan konsolide finansal tablolara göre ebebek, 2025 yılı toplamında hasılatını bir önceki yıla göre enflasyonun üstünde yüzde 15,4 artırarak 27,7 milyar TL seviyesine taşıdı. Aynı dönemde FAVÖK yüzde 25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye yükselirken, FAVÖK marjı 1 puan iyileşerek yüzde 12,8 olarak gerçekleşti. Toplam satış adedi ise yüzde 16,4 artış göstererek büyümenin tabana yayıldığını ortaya koydu. Şirket, 2025’in dördüncü çeyreğinde de büyüme ivmesini korudu. Son çeyrekte hasılat enflasyonun üstünde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21,4 artışla 7,5 milyar TL olurken, FAVÖK yüzde 32,3 yükselişle 1 milyar TL seviyesine ulaştı. FAVÖK marjındaki 1,1 puanlık iyileşme, yıl boyunca sürdürülen mali disiplin ve verimlilik odaklı yönetimin son çeyreğe de güçlü şekilde yansıdığını gösterdi. 2025: Verimlilik, dijitalleşme ve güçlü nakit akışı yılı ebebek, Yönetim Kurulu tarafından belirlenen uzun vadeli hedefler doğrultusunda 2025 yılı boyunca operasyonel yapısını güçlendiren stratejik adımları hayata geçirdi. Otomasyon ve dijital dönüşüm odaklı yapısal iyileştirmeler hem finansal performansa hem de bebeveyn deneyimine doğrudan katkı sağladı. Yıl içerisinde tüm kategorilerde yavaş devir hızına sahip ürünlere yönelik gerçekleştirilen stok optimizasyon çalışmalarıyla durağan stok oranı düşürülürken nakit akışı güçlendirildi. İş ortaklarıyla yürütülen stratejik tahminleme ve planlama süreçleri ürün bulunurluğunu artırdı ve tüketici memnuniyetini destekledi. Mağaza içi tekstil reyon yönetimi, iade ve sezon geçiş planlamaları ile fiyatlandırma ve promosyon süreçleri, ticari ve operasyonel ekiplerin koordineli çalışması sayesinde daha etkin bir yapıya kavuşturuldu. Depo ve lojistik operasyonlarında da önemli bir dönüşüm gerçekleştirildi. Ankara Netlog 3PL deposu kapatılarak Uşak Beylerhan deposu şirket yönetimi altında devreye alındı. Gebze lojistik merkezinde tekstil ve e-ticaret süreçlerinde otomasyon sistemleri aktif şekilde kullanılmaya başlandı. Bu adımlar, operasyonel çevikliği artırırken maliyet yönetimine de katkı sundu. Mağaza operasyonlarında, bebeveyn deneyimini kesintisiz kılmak amacıyla çevrimdışı çalışabilen yeni kasa sistemi devreye alındı. Operasyonel iş yükünü azaltan dijital etiket gibi teknolojik projelerin pilot uygulamaları başarıyla tamamlandı. Çalışan bağlılığını güçlendirmek amacıyla tam zamanlı çalışan oranı artırılarak saha operasyonlarında istikrar desteklendi. Dijital kanallarda ise ebebek.com, tekstil mağazacılığını da kapsayan bütüncül bir platform yapısına dönüştürüldü. Yeni cüzdan uygulaması devreye alınırken, yılın ikinci yarısından itibaren saat 16.00’ya kadar verilen siparişlerin aynı gün kargoya teslim edilmesi standardı korunarak yüksek hizmet seviyesi sürdürüldü. Net Promoter Score (NPS) odaklı yaklaşım kapsamında bebeveynlerden haftalık olarak alınan geri bildirimler sistematik biçimde analiz edilerek teknik iyileştirmeler ve deneyimi güçlendiren uygulamalar hayata geçirildi. 2026’nın üçüncü çeyreğinde lansmanı planlanan yeni sadakat programının teknik altyapı çalışmaları başlatılırken, veri analiz fazı 2025 yıl sonu itibarıyla tamamlandı. Bebeveyn Sadakat Merkezi’nin kapasitesi artırılarak her gün saat 00.00’a kadar kesintisiz destek sunan bir yapıya geçildi. “Geçmiş yıllarda attığımız adımların meyvelerini finansal sonuçlarımızda gördük” Ebebek Mağazacılık A.Ş. Genel Müdürü Can Karadeniz, 2025 yılı sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2025 yılını, orta vadeli stratejik planlamalarımız doğrultusunda ortaya koyduğumuz hedeflere ulaşarak tamamlamanın memnuniyetini yaşıyoruz. Geçmiş yıllarda temellerini attığımız pek çok projenin çıktısını bu yıl finansal sonuçlarımızda daha belirgin şekilde görmeye başladık. Operasyonel verimliliği artıran yapısal dönüşümlerimiz, güçlü mali disiplin anlayışımız ve bebeveyn deneyimini odağına alan iş modelimiz sayesinde hem hasılat hem de FAVÖK tarafında sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyüme kaydettik. Yıl sonu itibarıyla Türkiye genelinde 300’e ulaşan mağaza sayımız, 65 bin metrekareyi bulan depo alanımız, güçlendirilmiş bilgi işlem altyapımız, yetkin ve yetişmiş insan kaynağından oluşmuş kıymetli ekiplerimizle önümüzdeki döneme hazırız. Bu yolculukta bize güvenen sermayedarlarımıza, bebeveynlerimize, iş ortaklarımıza ve tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekada Yatırım, Yönetişim ve Kurumsal Strateji Dönemi Başlıyor Haber

Yapay Zekada Yatırım, Yönetişim ve Kurumsal Strateji Dönemi Başlıyor

12 ana trend üzerinden değerlendirilen raporda; yapay zekada ölçülebilir değer üretimi, ajan tabanlı sistemlerin yükselişi, kurumsal compute stratejileri ile güvenlik ve egemenlik odaklı mimarilerin belirleyici hâle geldiği vurgulanıyor. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), “Karar Vericiler için 2026 Yapay Zeka Trendleri” raporunu yayımladı. Ocak 2026 tarihli rapor, yapay zekanın artık bir vizyon tartışmasından çok, doğrudan önceliklendirme, yatırım ve yönetişim konusu hâline geldiğini vurguluyor. TRAI, bu çalışmayla kurumlara “hangi teknoloji mümkün?” sorusundan ziyade, “hangi yaklaşım gerçekten anlamlı, sürdürülebilir ve yönetilebilir?” sorusuna odaklanan bir çerçeve sunuyor. Raporda, yapay zekanın popülerliğine göre değil; iş değeri, risk, ölçeklenebilirlik ve yönetişim kriterlerine göre seçilmiş 12 ana trend başlığı yer alıyor. Bu başlıklar arasında pilottan katma değere geçiş ve ROI disiplini, yapay zeka ajanları ve çoklu ajan mimarileri, alan odaklı modeller, AI-native yazılım geliştirme platformları, kurumsal AI compute stratejileri, gizli ve korumalı yapay zeka yaklaşımları, dijital köken (provenance), önleyici siber güvenlik, egemen yapay zeka ve coğrafi taşınabilirlik, fiziksel yapay zekanın ölçeklenmesi ile eğitimde yapay zekanın normalleşmesi gibi kritik konular öne çıkıyor. Rapor, yapay zekayı hızlı tüketilen bir trend listesi olmaktan çıkarıp, kurumların strateji masasında tekrar tekrar başvurabileceği bir referans doküman olarak konumluyor. Pilottan katma değere geçiş: Yapay zekada “ROI disiplini” dönemi Raporda öne çıkan temel başlıklardan biri, yapay zeka projelerinin “deneme” aşamasından çıkıp ölçülebilir iş sonuçları üretme zorunluluğu. Kurumların artık çok sayıda ama etkisi belirsiz projeler yerine, daha az sayıda, ölçeklenebilir ve tekrarlanabilir kullanım senaryolarına yöneldiği vurgulanıyor. Yatırımın geri dönüşü (ROI), yapay zeka projelerinde yönetim kurulları için merkezi bir kriter hâline gelirken, model, veri, altyapı, güvenlik ve değişim yönetimi maliyetlerinin daha görünür olması, bu alanda disiplinli bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. Bu çerçevede yapay zeka, yalnızca teknik bir yatırım değil, doğrudan iş değeri üreten stratejik bir araç olarak konumlanıyor. Ajanlar yükseliyor: Asistandan “dijital ekip arkadaşına” Raporun en dikkat çekici başlıklarından bir diğeri de yapay zeka ajanlarının geçirdiği dönüşüm. 2026 itibarıyla ajanlar, yalnızca öneri veren araçlar olmaktan çıkıp; görev alan, plan yapan, diğer sistemleri kullanan ve sonuç üreten “dijital ekip arkadaşları” hâline geliyor. Bilet açma, raporlama, veri çekme, e-posta yönetimi ve süreç adımlarını tamamlama gibi işler giderek ajanlar üzerinden yürütülüyor. Bu dönüşümle birlikte insanların rolü de değişiyor; operatörlükten ziyade koçluk ve denetçilik öne çıkıyor. Raporda ayrıca, karmaşık iş süreçlerinde tek bir “süper ajan” yaklaşımı yerine, uzmanlaşmış ajanların birlikte çalıştığı çoklu ajan mimarilerinin önem kazandığı vurgulanıyor. Bu yapı hem kaliteyi artırıyor hem de güvenlik, izlenebilirlik ve denetim açısından daha sağlam bir zemin oluşturuyor. Kurumsal AI compute stratejik bir yarış alanına dönüşüyor Yapay zeka modellerinin çalıştırılması, eğitilmesi ve ajan sistemlerinin ölçeklenmesi için gereken işlem gücü (compute), kurumlar için yeni bir stratejik alan olarak öne çıkıyor. Rapora göre kurumlar, yalnızca “buluttan alırız” yaklaşımıyla yetinmek yerine; kapasite planlaması, maliyet optimizasyonu ve hibrit mimariler üzerine daha bilinçli kararlar almaya başlıyor. Compute artık teknik bir detay değil, yapay zeka yatırımlarının üzerinde yükseldiği temel altyapı unsurlarından biri olarak görülüyor ve doğrudan yönetim gündemine giriyor. Güven, egemenlik ve mimari yeniden tanımlanıyor Raporda güvenlik boyutu, yalnızca siber saldırılara karşı koruma olarak değil, aynı zamanda veri, model ve içerik güveni açısından bütüncül biçimde ele alınıyor. Gizli ve korumalı yapay zeka yaklaşımları, hassas veriler üzerinde güvenli biçimde yapay zeka kullanımını mümkün kılarken; dijital köken (provenance) kavramı, içeriklerin nereden geldiğini ve kim tarafından üretildiğini kanıtlamayı giderek zorunlu hâle getiriyor. Bununla birlikte, yapay zeka altyapılarının hangi ülkede, hangi yargı alanında konumlandığı da mimariyi belirleyen kritik bir faktör olarak öne çıkıyor. Egemen yapay zeka ve “coğrafi taşınabilirlik” yaklaşımı, kurumların regülasyon ve jeopolitik risklere karşı daha esnek ve dayanıklı yapılar kurmasını gerektiriyor. “Yapay zeka artık bir teknoloji değil, kurumsal strateji alanı” Raporu değerlendiren TRAI Genel Müdürü Can Sinemli, yapay zekanın geldiği noktayı şu sözlerle özetliyor: “Yapay zeka artık yalnızca bir teknoloji başlığı değil; kurumların rekabet gücünü, dayanıklılığını ve geleceğe hazırlık seviyesini belirleyen temel bir strateji alanı. Bugün asıl farkı yaratan, hangi modeli kullandığınızdan çok, yapay zekayı nasıl yönettiğiniz, nasıl ölçeklediğiniz ve nasıl güvenli hâle getirdiğinizdir. Bu rapor, kurumlara yapay zekayı bir deneme alanı değil, sürdürülebilir ve ölçülebilir bir kurumsal yetkinlik olarak ele almaları için bir yol haritası sunuyor. TRAI’nin “Karar Vericiler için 2026 Yapay Zeka Trendleri” raporu, yapay zekanın artık teknoloji ekiplerinin değil, doğrudan üst yönetimlerin ve karar vericilerin gündeminde yer alması gerektiğini güçlü biçimde ortaya koyuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otokar’dan Tedarik Zincirine Güçlü Buluşma Haber

Otokar’dan Tedarik Zincirine Güçlü Buluşma

Türkiye’nin öncü otomotiv ve savunma sanayii şirketi Otokar, iş ortaklarıyla ilişkilerini güçlendirmek ve küresel büyüme yolculuğundaki önceliklerini paylaşmak üzere Sapanca Elite World Otel’de “Tedarikçi Geliştirme Günü” düzenledi. Otokar Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Onur Vural’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğe, şirketin 350’yi aşkın iş ortağı katıldı. Tüm gün süren toplantıda, Otokar’ın son yıllarda genişleyen küresel üretim ayak izi, artan kapasitesi ve büyümenin tedarik zinciri üzerindeki etkileri ele alındı. Tedarikçi Geliştirme, Tedarik Zinciri Yönetimi, Planlama, Tesis Lojistik ve Kalite ekiplerinin yöneticilerinin de yer aldığı oturumlarda; şeffaflık, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilir gelişim başlıkları çerçevesinde mevcut iş birlikleri değerlendirildi. Gün sonunda, Otokar’ın kalite standartlarına, maliyet optimizasyonu ve teslimat beklentilerine yüksek uyum sağlayan, süreç iyileştirmeleriyle fark yaratan tedarikçiler için ödül töreni düzenlendi. "AVRUPA’NIN DEVLERİ İÇİN ÜRETİM YAPIYORUZ" Otokar’ın son yıllarda endüstriyel kabiliyetlerinde önemli bir sıçrama yaşandığını ifade eden Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Onur Vural, şirketin sadece kendi markasıyla değil, aynı zamanda stratejik üretim anlaşmalarıyla da küresel ölçekte önemli bir üretim üssüne dönüştüğünü vurguladı. Son birkaç yılda müşteri portföyünü genişleterek üretim adetlerini önemli ölçüde artırdıklarını belirten Vural, "Otokar olarak araçlarımızla 5 kıtada, 75’ten fazla ülkede faaliyet gösteriyoruz. Uluslararası iş birliklerimiz sayesinde Avrupa pazarının en büyük 5 otobüs üreticisinden 3’üne üretim yapan, mühendislik ve üretim yetkinliğiyle referans gösterilen bir tesis konumuna ulaştık. Bu tablo, yalnızca Otokar’ın değil; kalite ve hız beklentilerimize aynı kararlılıkla yanıt veren güçlü tedarikçi ağımızın da ortak başarısıdır” dedi. "İŞ ORTAKLARIMIZLA GELECEĞE GÜVENLE İLERLİYORUZ" Küresel rekabet ortamında tedarik zinciri yönetiminin belirleyici bir rol üstlendiğine dikkat çeken Vural, Otokar’ın iş birliklerini uzun vadeli bir perspektifle ele aldığını ifade etti. “Büyüme yolculuğumuzda tedarikçilerimizi yalnızca birer paydaş değil, sürecin doğal bir parçası olarak görüyoruz” diyen Onur Vural, şunları kaydetti: “İş birliği, sürekli iyileştirme ve stratejik uyum temelinde şekillendirdiğimiz bu yapı, değişken koşullara birlikte yanıt verebilmemizi sağlıyor. Sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda şeffaflığı, verimliliği ve karşılıklı değer üretimini merkeze alan bir yaklaşım benimsiyoruz. Güven temelli bu ekosistemin, Otokar’ı ve iş ortaklarımızı küresel ölçekte daha güçlü bir konuma taşıyacağına inanıyoruz.” TEDARİKÇİLER BAŞARILARIYLA ÖDÜLLENDİRİLDİ Etkinlik sonunda Otokar’ın kalite, teslimat, performans ve maliyet iyileştirme hedeflerine en yüksek uyumu gösteren iş ortakları ödüllendirildi. Yılın Stratejik İş Ortağı kategorisinde Altın Ödülü Sazcılar ve Şener Mekanik elde etti. Yılın Kalite kategorisinde Altın Ödül Şener Mekanik'in olurken, Gümüş Ödül Sege’nin, Bronz Ödül ise Maxion’un oldu. Yılın Performans İyileşme kategorisinde Altın Ödül Metot Otomotiv'e, Gümüş Ödül Özkan Hidrolik'e, Bronz Ödül ise Tekom'a verildi. Yılın Maliyet İyileştirme kategorisinde Altın Ödülü KNS Otomotiv, Gümüş Ödülü C.V.T, Bronz Ödülü ise Sütrak aldı. Yılın Teslimat Uyum kategorisinde Altın Ödülün sahibi Ada Cam, Gümüş Ödülün ise Cemka oldu. Törende ayrıca YKG Metal, ARISAN, Hızlanlar Otomotiv ve Olimpia Oto Cam'a ise Takdir Belgesi takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Almark Logistics, Rusya Ve Belarus’a Deniz Yolu Taşımalarını Yüzde 45 Artırdı Haber

Almark Logistics, Rusya Ve Belarus’a Deniz Yolu Taşımalarını Yüzde 45 Artırdı

Rusya, çevre ülkeleri ve Türk Cumhuriyetlerinde etkili lojistik çözümleriyle fark yaratan Almark Logistics, son 1 yılda Rusya ve Belarus’a yönelik deniz yolu taşımalarında 45’lik konteyner kullanımını yüzde 45 artırdı. Almark Logistics Genel Müdürü Onur Güvenler, Rusya ve Belarus’a multimodal taşımacılık hizmetlerinin önemli oranda geliştiğini belirtti. Güvenler, özellikle transit taşımalarda yüklerin kara yoluyla limanlara getirilip 45’lik konteynerlere aktarılmasıyla elde ettikleri verimlilik artışına ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Deniz yolunda yeni acente anlaşmaları gerçekleştirirken, verdiğimiz taahhütler ile daha uygun navlunlar vermeye başladık. Transit gümrükleme ve operasyonel süreçlerimiz daha da hızlandı. Özellikle araç ve makine yedek parçası taşımalarımızda belirgin yükselişler oldu. Genel olarak, bu hatlarda 45’lik konteyner kullanımımızın yaygınlaşması, kapıdan kapıya teslimatlarda hem operasyonel verimliliğimizi güçlendirdi hem de müşterilerimize rekabet avantajı sunmamızı sağladı.” Artan taşıma hacmi, transit süreleri de kısalttı Artan hacimle birlikte taşıma rotalarında önemli ölçüde çeşitlenme ve optimizasyon sağladıklarını ifade eden Güvenler, Ambarlı, Gebze, İzmir ve Mersin bölgelerinden Novorossiysk ve St. Petersburg hattında çalıştıkları armatör sayısını artırdıklarını dile getirdi. Güvenler, “Servis sayımız çoğaldı, transit sürelerimiz kısaldı. Rusya ve Belarus’a yönelik taşımalarımızda, artan talebe paralel olarak hem kalkış hem de varış limanlarımızda yeni hatlar ve süre avantajları sunan değişiklikleri uygulamaya aldık.” diye konuştu. Esneklikle birlikte maliyet ve rekabet avantajı sağladı Güvenler, daha sık gemi çıkışları ile yük planlamalarında esnekliklerinin arttığını vurguladı. Rusya içerisinde, kara yolunda yüksek hacimli taşıma kapasitesine sahip özel dorseleri devreye aldıklarını dile getiren Güvenler, depo – liman – son teslimat noktası arasında “shuttle” taşımacılık modeliyle zaman ve maliyet optimizasyonu sağladıklarını kaydetti. Güvenler, “Rusya’daki iç dağıtım ağında da önemli güncellemeler yaptık. Özellikle Moskova, St. Petersburg, Kazan, Rostov, Krasnodar ve Belarus-Minsk gibi ana merkezlere kapıdan kapıya taşımalarımızı güçlendirdik. Bu da müşterilerimize maliyet ve rekabet avantajı sağladı.” dedi. Son yıllarda global pazarda güçlü bir genişleme süreci yürüttüklerini de belirten Güvenler, Avrupa ve Kuzey Amerika’da altyapılarını genişlettiklerine dikkati çekti. Güvenler, özellikle Amerika taşımalarında ciddi bir büyüme hedeflediklerini ve ABD‘de kendi ofislerini açmayı planladıklarını da sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TP Türkiye, Bölgesel Büyümesini TP Azerbaycan ile Güçlendirdi Haber

TP Türkiye, Bölgesel Büyümesini TP Azerbaycan ile Güçlendirdi

Satın alma sonrası Majorel’in Azerbaycan’daki lokasyonu “TP Azerbaycan” adıyla küresel yapının bir parçası haline gelirken, yönetimi TP Türkiye’ye bağlandı. Bu gelişme, TP Türkiye’nin Avrupa ve yakın coğrafyadaki varlığını daha da güçlendirirken; bölgedeki çok dilli hizmet ağının genişlemesine, operasyonel sinerjilerin artırılmasına ve hem mevcut hem de yeni müşterilere daha yüksek standartlarda hizmet sunulmasına katkı sağlayacak. TP Türkiye’nin Azerbaycan’daki konumunu güçlendiren bu önemli adım, bölgede kurulan yeni iş birlikleriyle de pekişti. TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular ve Gelişen Pazarlardan sorumlu CBDO’su Tolga Uçbağlar, Azerbaycan’da bu yıl dokuzuncusu düzenlenen IX International Banking Forum kapsamında 16 bankanın üst düzey temsilcisiyle bir araya geldi. Çok sayıda CX liderinin katıldığı toplantıda; dış kaynak kullanımının bankacılık sektörüne sağladığı stratejik katkılar, verimliliği artıran uygulamalar, maliyet optimizasyonu fırsatları ve müşteri deneyimindeki yeni trendler ele alındı. Atılan bu stratejik adımla ilgili bir değerlendirmede bulunan TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular; "TP Azerbaycan’ın TP Türkiye çatısı altına katılması, bölgesel büyüme vizyonumuz açısından kritik bir adım oldu. Güçlü operasyonel altyapımız ve deneyimli ekibimizle, iş ortaklarımıza daha inovatif, verimli ve çok dilli çözümler sunmayı sürdüreceğiz. Hedefimiz, hem yerel hem de global müşterilerimizin iş süreçlerinde öncü bir rol üstlenmek ve bölgenin müşteri deneyimi alanındaki dönüşümüne liderlik etmek " dedi. TP Azerbaycan, bugün yaklaşık 500 çalışanı ile 5 farklı dilde; hava yolu, e-ticaret, turizm ve ulaşım gibi yüksek hacimli ve dinamik sektörlerde hem yerel hem de global markalara müşteri deneyimi hizmeti sunuyor. Çok dilli operasyon yapısı ve artan kapasitesiyle merkez, TP Türkiye'nin bölgesel hizmet ağını güçlendirirken iş ortaklarına geniş kapsamlı çözümler sunmaya devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.