Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Maliyet Optimizasyonu

Kapsül Haber Ajansı - Maliyet Optimizasyonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Maliyet Optimizasyonu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ebebek, 2025’te hasılat ve FAVÖK’te güçlü büyüme kaydetti  Haber

ebebek, 2025’te hasılat ve FAVÖK’te güçlü büyüme kaydetti 

Anne ve bebek sektörünün öncü markası ebebek, enflasyon muhasebesi uygulamaları kapsamında hazırlanan 2025 yılı finansal sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Yıl boyunca hayata geçirilen operasyonel dönüşüm adımları ve maliyet optimizasyonu çalışmaları sayesinde şirket hem karlılığını hem de ölçeğini güçlendirdi. Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yayımlanan konsolide finansal tablolara göre ebebek, 2025 yılı toplamında hasılatını bir önceki yıla göre enflasyonun üstünde yüzde 15,4 artırarak 27,7 milyar TL seviyesine taşıdı. Aynı dönemde FAVÖK yüzde 25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye yükselirken, FAVÖK marjı 1 puan iyileşerek yüzde 12,8 olarak gerçekleşti. Toplam satış adedi ise yüzde 16,4 artış göstererek büyümenin tabana yayıldığını ortaya koydu. Şirket, 2025’in dördüncü çeyreğinde de büyüme ivmesini korudu. Son çeyrekte hasılat enflasyonun üstünde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21,4 artışla 7,5 milyar TL olurken, FAVÖK yüzde 32,3 yükselişle 1 milyar TL seviyesine ulaştı. FAVÖK marjındaki 1,1 puanlık iyileşme, yıl boyunca sürdürülen mali disiplin ve verimlilik odaklı yönetimin son çeyreğe de güçlü şekilde yansıdığını gösterdi. 2025: Verimlilik, dijitalleşme ve güçlü nakit akışı yılı ebebek, Yönetim Kurulu tarafından belirlenen uzun vadeli hedefler doğrultusunda 2025 yılı boyunca operasyonel yapısını güçlendiren stratejik adımları hayata geçirdi. Otomasyon ve dijital dönüşüm odaklı yapısal iyileştirmeler hem finansal performansa hem de bebeveyn deneyimine doğrudan katkı sağladı. Yıl içerisinde tüm kategorilerde yavaş devir hızına sahip ürünlere yönelik gerçekleştirilen stok optimizasyon çalışmalarıyla durağan stok oranı düşürülürken nakit akışı güçlendirildi. İş ortaklarıyla yürütülen stratejik tahminleme ve planlama süreçleri ürün bulunurluğunu artırdı ve tüketici memnuniyetini destekledi. Mağaza içi tekstil reyon yönetimi, iade ve sezon geçiş planlamaları ile fiyatlandırma ve promosyon süreçleri, ticari ve operasyonel ekiplerin koordineli çalışması sayesinde daha etkin bir yapıya kavuşturuldu. Depo ve lojistik operasyonlarında da önemli bir dönüşüm gerçekleştirildi. Ankara Netlog 3PL deposu kapatılarak Uşak Beylerhan deposu şirket yönetimi altında devreye alındı. Gebze lojistik merkezinde tekstil ve e-ticaret süreçlerinde otomasyon sistemleri aktif şekilde kullanılmaya başlandı. Bu adımlar, operasyonel çevikliği artırırken maliyet yönetimine de katkı sundu. Mağaza operasyonlarında, bebeveyn deneyimini kesintisiz kılmak amacıyla çevrimdışı çalışabilen yeni kasa sistemi devreye alındı. Operasyonel iş yükünü azaltan dijital etiket gibi teknolojik projelerin pilot uygulamaları başarıyla tamamlandı. Çalışan bağlılığını güçlendirmek amacıyla tam zamanlı çalışan oranı artırılarak saha operasyonlarında istikrar desteklendi. Dijital kanallarda ise ebebek.com, tekstil mağazacılığını da kapsayan bütüncül bir platform yapısına dönüştürüldü. Yeni cüzdan uygulaması devreye alınırken, yılın ikinci yarısından itibaren saat 16.00’ya kadar verilen siparişlerin aynı gün kargoya teslim edilmesi standardı korunarak yüksek hizmet seviyesi sürdürüldü. Net Promoter Score (NPS) odaklı yaklaşım kapsamında bebeveynlerden haftalık olarak alınan geri bildirimler sistematik biçimde analiz edilerek teknik iyileştirmeler ve deneyimi güçlendiren uygulamalar hayata geçirildi. 2026’nın üçüncü çeyreğinde lansmanı planlanan yeni sadakat programının teknik altyapı çalışmaları başlatılırken, veri analiz fazı 2025 yıl sonu itibarıyla tamamlandı. Bebeveyn Sadakat Merkezi’nin kapasitesi artırılarak her gün saat 00.00’a kadar kesintisiz destek sunan bir yapıya geçildi. “Geçmiş yıllarda attığımız adımların meyvelerini finansal sonuçlarımızda gördük” Ebebek Mağazacılık A.Ş. Genel Müdürü Can Karadeniz, 2025 yılı sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2025 yılını, orta vadeli stratejik planlamalarımız doğrultusunda ortaya koyduğumuz hedeflere ulaşarak tamamlamanın memnuniyetini yaşıyoruz. Geçmiş yıllarda temellerini attığımız pek çok projenin çıktısını bu yıl finansal sonuçlarımızda daha belirgin şekilde görmeye başladık. Operasyonel verimliliği artıran yapısal dönüşümlerimiz, güçlü mali disiplin anlayışımız ve bebeveyn deneyimini odağına alan iş modelimiz sayesinde hem hasılat hem de FAVÖK tarafında sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyüme kaydettik. Yıl sonu itibarıyla Türkiye genelinde 300’e ulaşan mağaza sayımız, 65 bin metrekareyi bulan depo alanımız, güçlendirilmiş bilgi işlem altyapımız, yetkin ve yetişmiş insan kaynağından oluşmuş kıymetli ekiplerimizle önümüzdeki döneme hazırız. Bu yolculukta bize güvenen sermayedarlarımıza, bebeveynlerimize, iş ortaklarımıza ve tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekada Yatırım, Yönetişim ve Kurumsal Strateji Dönemi Başlıyor Haber

Yapay Zekada Yatırım, Yönetişim ve Kurumsal Strateji Dönemi Başlıyor

12 ana trend üzerinden değerlendirilen raporda; yapay zekada ölçülebilir değer üretimi, ajan tabanlı sistemlerin yükselişi, kurumsal compute stratejileri ile güvenlik ve egemenlik odaklı mimarilerin belirleyici hâle geldiği vurgulanıyor. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), “Karar Vericiler için 2026 Yapay Zeka Trendleri” raporunu yayımladı. Ocak 2026 tarihli rapor, yapay zekanın artık bir vizyon tartışmasından çok, doğrudan önceliklendirme, yatırım ve yönetişim konusu hâline geldiğini vurguluyor. TRAI, bu çalışmayla kurumlara “hangi teknoloji mümkün?” sorusundan ziyade, “hangi yaklaşım gerçekten anlamlı, sürdürülebilir ve yönetilebilir?” sorusuna odaklanan bir çerçeve sunuyor. Raporda, yapay zekanın popülerliğine göre değil; iş değeri, risk, ölçeklenebilirlik ve yönetişim kriterlerine göre seçilmiş 12 ana trend başlığı yer alıyor. Bu başlıklar arasında pilottan katma değere geçiş ve ROI disiplini, yapay zeka ajanları ve çoklu ajan mimarileri, alan odaklı modeller, AI-native yazılım geliştirme platformları, kurumsal AI compute stratejileri, gizli ve korumalı yapay zeka yaklaşımları, dijital köken (provenance), önleyici siber güvenlik, egemen yapay zeka ve coğrafi taşınabilirlik, fiziksel yapay zekanın ölçeklenmesi ile eğitimde yapay zekanın normalleşmesi gibi kritik konular öne çıkıyor. Rapor, yapay zekayı hızlı tüketilen bir trend listesi olmaktan çıkarıp, kurumların strateji masasında tekrar tekrar başvurabileceği bir referans doküman olarak konumluyor. Pilottan katma değere geçiş: Yapay zekada “ROI disiplini” dönemi Raporda öne çıkan temel başlıklardan biri, yapay zeka projelerinin “deneme” aşamasından çıkıp ölçülebilir iş sonuçları üretme zorunluluğu. Kurumların artık çok sayıda ama etkisi belirsiz projeler yerine, daha az sayıda, ölçeklenebilir ve tekrarlanabilir kullanım senaryolarına yöneldiği vurgulanıyor. Yatırımın geri dönüşü (ROI), yapay zeka projelerinde yönetim kurulları için merkezi bir kriter hâline gelirken, model, veri, altyapı, güvenlik ve değişim yönetimi maliyetlerinin daha görünür olması, bu alanda disiplinli bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. Bu çerçevede yapay zeka, yalnızca teknik bir yatırım değil, doğrudan iş değeri üreten stratejik bir araç olarak konumlanıyor. Ajanlar yükseliyor: Asistandan “dijital ekip arkadaşına” Raporun en dikkat çekici başlıklarından bir diğeri de yapay zeka ajanlarının geçirdiği dönüşüm. 2026 itibarıyla ajanlar, yalnızca öneri veren araçlar olmaktan çıkıp; görev alan, plan yapan, diğer sistemleri kullanan ve sonuç üreten “dijital ekip arkadaşları” hâline geliyor. Bilet açma, raporlama, veri çekme, e-posta yönetimi ve süreç adımlarını tamamlama gibi işler giderek ajanlar üzerinden yürütülüyor. Bu dönüşümle birlikte insanların rolü de değişiyor; operatörlükten ziyade koçluk ve denetçilik öne çıkıyor. Raporda ayrıca, karmaşık iş süreçlerinde tek bir “süper ajan” yaklaşımı yerine, uzmanlaşmış ajanların birlikte çalıştığı çoklu ajan mimarilerinin önem kazandığı vurgulanıyor. Bu yapı hem kaliteyi artırıyor hem de güvenlik, izlenebilirlik ve denetim açısından daha sağlam bir zemin oluşturuyor. Kurumsal AI compute stratejik bir yarış alanına dönüşüyor Yapay zeka modellerinin çalıştırılması, eğitilmesi ve ajan sistemlerinin ölçeklenmesi için gereken işlem gücü (compute), kurumlar için yeni bir stratejik alan olarak öne çıkıyor. Rapora göre kurumlar, yalnızca “buluttan alırız” yaklaşımıyla yetinmek yerine; kapasite planlaması, maliyet optimizasyonu ve hibrit mimariler üzerine daha bilinçli kararlar almaya başlıyor. Compute artık teknik bir detay değil, yapay zeka yatırımlarının üzerinde yükseldiği temel altyapı unsurlarından biri olarak görülüyor ve doğrudan yönetim gündemine giriyor. Güven, egemenlik ve mimari yeniden tanımlanıyor Raporda güvenlik boyutu, yalnızca siber saldırılara karşı koruma olarak değil, aynı zamanda veri, model ve içerik güveni açısından bütüncül biçimde ele alınıyor. Gizli ve korumalı yapay zeka yaklaşımları, hassas veriler üzerinde güvenli biçimde yapay zeka kullanımını mümkün kılarken; dijital köken (provenance) kavramı, içeriklerin nereden geldiğini ve kim tarafından üretildiğini kanıtlamayı giderek zorunlu hâle getiriyor. Bununla birlikte, yapay zeka altyapılarının hangi ülkede, hangi yargı alanında konumlandığı da mimariyi belirleyen kritik bir faktör olarak öne çıkıyor. Egemen yapay zeka ve “coğrafi taşınabilirlik” yaklaşımı, kurumların regülasyon ve jeopolitik risklere karşı daha esnek ve dayanıklı yapılar kurmasını gerektiriyor. “Yapay zeka artık bir teknoloji değil, kurumsal strateji alanı” Raporu değerlendiren TRAI Genel Müdürü Can Sinemli, yapay zekanın geldiği noktayı şu sözlerle özetliyor: “Yapay zeka artık yalnızca bir teknoloji başlığı değil; kurumların rekabet gücünü, dayanıklılığını ve geleceğe hazırlık seviyesini belirleyen temel bir strateji alanı. Bugün asıl farkı yaratan, hangi modeli kullandığınızdan çok, yapay zekayı nasıl yönettiğiniz, nasıl ölçeklediğiniz ve nasıl güvenli hâle getirdiğinizdir. Bu rapor, kurumlara yapay zekayı bir deneme alanı değil, sürdürülebilir ve ölçülebilir bir kurumsal yetkinlik olarak ele almaları için bir yol haritası sunuyor. TRAI’nin “Karar Vericiler için 2026 Yapay Zeka Trendleri” raporu, yapay zekanın artık teknoloji ekiplerinin değil, doğrudan üst yönetimlerin ve karar vericilerin gündeminde yer alması gerektiğini güçlü biçimde ortaya koyuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otokar’dan Tedarik Zincirine Güçlü Buluşma Haber

Otokar’dan Tedarik Zincirine Güçlü Buluşma

Türkiye’nin öncü otomotiv ve savunma sanayii şirketi Otokar, iş ortaklarıyla ilişkilerini güçlendirmek ve küresel büyüme yolculuğundaki önceliklerini paylaşmak üzere Sapanca Elite World Otel’de “Tedarikçi Geliştirme Günü” düzenledi. Otokar Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Onur Vural’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğe, şirketin 350’yi aşkın iş ortağı katıldı. Tüm gün süren toplantıda, Otokar’ın son yıllarda genişleyen küresel üretim ayak izi, artan kapasitesi ve büyümenin tedarik zinciri üzerindeki etkileri ele alındı. Tedarikçi Geliştirme, Tedarik Zinciri Yönetimi, Planlama, Tesis Lojistik ve Kalite ekiplerinin yöneticilerinin de yer aldığı oturumlarda; şeffaflık, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilir gelişim başlıkları çerçevesinde mevcut iş birlikleri değerlendirildi. Gün sonunda, Otokar’ın kalite standartlarına, maliyet optimizasyonu ve teslimat beklentilerine yüksek uyum sağlayan, süreç iyileştirmeleriyle fark yaratan tedarikçiler için ödül töreni düzenlendi. "AVRUPA’NIN DEVLERİ İÇİN ÜRETİM YAPIYORUZ" Otokar’ın son yıllarda endüstriyel kabiliyetlerinde önemli bir sıçrama yaşandığını ifade eden Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Onur Vural, şirketin sadece kendi markasıyla değil, aynı zamanda stratejik üretim anlaşmalarıyla da küresel ölçekte önemli bir üretim üssüne dönüştüğünü vurguladı. Son birkaç yılda müşteri portföyünü genişleterek üretim adetlerini önemli ölçüde artırdıklarını belirten Vural, "Otokar olarak araçlarımızla 5 kıtada, 75’ten fazla ülkede faaliyet gösteriyoruz. Uluslararası iş birliklerimiz sayesinde Avrupa pazarının en büyük 5 otobüs üreticisinden 3’üne üretim yapan, mühendislik ve üretim yetkinliğiyle referans gösterilen bir tesis konumuna ulaştık. Bu tablo, yalnızca Otokar’ın değil; kalite ve hız beklentilerimize aynı kararlılıkla yanıt veren güçlü tedarikçi ağımızın da ortak başarısıdır” dedi. "İŞ ORTAKLARIMIZLA GELECEĞE GÜVENLE İLERLİYORUZ" Küresel rekabet ortamında tedarik zinciri yönetiminin belirleyici bir rol üstlendiğine dikkat çeken Vural, Otokar’ın iş birliklerini uzun vadeli bir perspektifle ele aldığını ifade etti. “Büyüme yolculuğumuzda tedarikçilerimizi yalnızca birer paydaş değil, sürecin doğal bir parçası olarak görüyoruz” diyen Onur Vural, şunları kaydetti: “İş birliği, sürekli iyileştirme ve stratejik uyum temelinde şekillendirdiğimiz bu yapı, değişken koşullara birlikte yanıt verebilmemizi sağlıyor. Sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda şeffaflığı, verimliliği ve karşılıklı değer üretimini merkeze alan bir yaklaşım benimsiyoruz. Güven temelli bu ekosistemin, Otokar’ı ve iş ortaklarımızı küresel ölçekte daha güçlü bir konuma taşıyacağına inanıyoruz.” TEDARİKÇİLER BAŞARILARIYLA ÖDÜLLENDİRİLDİ Etkinlik sonunda Otokar’ın kalite, teslimat, performans ve maliyet iyileştirme hedeflerine en yüksek uyumu gösteren iş ortakları ödüllendirildi. Yılın Stratejik İş Ortağı kategorisinde Altın Ödülü Sazcılar ve Şener Mekanik elde etti. Yılın Kalite kategorisinde Altın Ödül Şener Mekanik'in olurken, Gümüş Ödül Sege’nin, Bronz Ödül ise Maxion’un oldu. Yılın Performans İyileşme kategorisinde Altın Ödül Metot Otomotiv'e, Gümüş Ödül Özkan Hidrolik'e, Bronz Ödül ise Tekom'a verildi. Yılın Maliyet İyileştirme kategorisinde Altın Ödülü KNS Otomotiv, Gümüş Ödülü C.V.T, Bronz Ödülü ise Sütrak aldı. Yılın Teslimat Uyum kategorisinde Altın Ödülün sahibi Ada Cam, Gümüş Ödülün ise Cemka oldu. Törende ayrıca YKG Metal, ARISAN, Hızlanlar Otomotiv ve Olimpia Oto Cam'a ise Takdir Belgesi takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Almark Logistics, Rusya Ve Belarus’a Deniz Yolu Taşımalarını Yüzde 45 Artırdı Haber

Almark Logistics, Rusya Ve Belarus’a Deniz Yolu Taşımalarını Yüzde 45 Artırdı

Rusya, çevre ülkeleri ve Türk Cumhuriyetlerinde etkili lojistik çözümleriyle fark yaratan Almark Logistics, son 1 yılda Rusya ve Belarus’a yönelik deniz yolu taşımalarında 45’lik konteyner kullanımını yüzde 45 artırdı. Almark Logistics Genel Müdürü Onur Güvenler, Rusya ve Belarus’a multimodal taşımacılık hizmetlerinin önemli oranda geliştiğini belirtti. Güvenler, özellikle transit taşımalarda yüklerin kara yoluyla limanlara getirilip 45’lik konteynerlere aktarılmasıyla elde ettikleri verimlilik artışına ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Deniz yolunda yeni acente anlaşmaları gerçekleştirirken, verdiğimiz taahhütler ile daha uygun navlunlar vermeye başladık. Transit gümrükleme ve operasyonel süreçlerimiz daha da hızlandı. Özellikle araç ve makine yedek parçası taşımalarımızda belirgin yükselişler oldu. Genel olarak, bu hatlarda 45’lik konteyner kullanımımızın yaygınlaşması, kapıdan kapıya teslimatlarda hem operasyonel verimliliğimizi güçlendirdi hem de müşterilerimize rekabet avantajı sunmamızı sağladı.” Artan taşıma hacmi, transit süreleri de kısalttı Artan hacimle birlikte taşıma rotalarında önemli ölçüde çeşitlenme ve optimizasyon sağladıklarını ifade eden Güvenler, Ambarlı, Gebze, İzmir ve Mersin bölgelerinden Novorossiysk ve St. Petersburg hattında çalıştıkları armatör sayısını artırdıklarını dile getirdi. Güvenler, “Servis sayımız çoğaldı, transit sürelerimiz kısaldı. Rusya ve Belarus’a yönelik taşımalarımızda, artan talebe paralel olarak hem kalkış hem de varış limanlarımızda yeni hatlar ve süre avantajları sunan değişiklikleri uygulamaya aldık.” diye konuştu. Esneklikle birlikte maliyet ve rekabet avantajı sağladı Güvenler, daha sık gemi çıkışları ile yük planlamalarında esnekliklerinin arttığını vurguladı. Rusya içerisinde, kara yolunda yüksek hacimli taşıma kapasitesine sahip özel dorseleri devreye aldıklarını dile getiren Güvenler, depo – liman – son teslimat noktası arasında “shuttle” taşımacılık modeliyle zaman ve maliyet optimizasyonu sağladıklarını kaydetti. Güvenler, “Rusya’daki iç dağıtım ağında da önemli güncellemeler yaptık. Özellikle Moskova, St. Petersburg, Kazan, Rostov, Krasnodar ve Belarus-Minsk gibi ana merkezlere kapıdan kapıya taşımalarımızı güçlendirdik. Bu da müşterilerimize maliyet ve rekabet avantajı sağladı.” dedi. Son yıllarda global pazarda güçlü bir genişleme süreci yürüttüklerini de belirten Güvenler, Avrupa ve Kuzey Amerika’da altyapılarını genişlettiklerine dikkati çekti. Güvenler, özellikle Amerika taşımalarında ciddi bir büyüme hedeflediklerini ve ABD‘de kendi ofislerini açmayı planladıklarını da sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TP Türkiye, Bölgesel Büyümesini TP Azerbaycan ile Güçlendirdi Haber

TP Türkiye, Bölgesel Büyümesini TP Azerbaycan ile Güçlendirdi

Satın alma sonrası Majorel’in Azerbaycan’daki lokasyonu “TP Azerbaycan” adıyla küresel yapının bir parçası haline gelirken, yönetimi TP Türkiye’ye bağlandı. Bu gelişme, TP Türkiye’nin Avrupa ve yakın coğrafyadaki varlığını daha da güçlendirirken; bölgedeki çok dilli hizmet ağının genişlemesine, operasyonel sinerjilerin artırılmasına ve hem mevcut hem de yeni müşterilere daha yüksek standartlarda hizmet sunulmasına katkı sağlayacak. TP Türkiye’nin Azerbaycan’daki konumunu güçlendiren bu önemli adım, bölgede kurulan yeni iş birlikleriyle de pekişti. TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular ve Gelişen Pazarlardan sorumlu CBDO’su Tolga Uçbağlar, Azerbaycan’da bu yıl dokuzuncusu düzenlenen IX International Banking Forum kapsamında 16 bankanın üst düzey temsilcisiyle bir araya geldi. Çok sayıda CX liderinin katıldığı toplantıda; dış kaynak kullanımının bankacılık sektörüne sağladığı stratejik katkılar, verimliliği artıran uygulamalar, maliyet optimizasyonu fırsatları ve müşteri deneyimindeki yeni trendler ele alındı. Atılan bu stratejik adımla ilgili bir değerlendirmede bulunan TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular; "TP Azerbaycan’ın TP Türkiye çatısı altına katılması, bölgesel büyüme vizyonumuz açısından kritik bir adım oldu. Güçlü operasyonel altyapımız ve deneyimli ekibimizle, iş ortaklarımıza daha inovatif, verimli ve çok dilli çözümler sunmayı sürdüreceğiz. Hedefimiz, hem yerel hem de global müşterilerimizin iş süreçlerinde öncü bir rol üstlenmek ve bölgenin müşteri deneyimi alanındaki dönüşümüne liderlik etmek " dedi. TP Azerbaycan, bugün yaklaşık 500 çalışanı ile 5 farklı dilde; hava yolu, e-ticaret, turizm ve ulaşım gibi yüksek hacimli ve dinamik sektörlerde hem yerel hem de global markalara müşteri deneyimi hizmeti sunuyor. Çok dilli operasyon yapısı ve artan kapasitesiyle merkez, TP Türkiye'nin bölgesel hizmet ağını güçlendirirken iş ortaklarına geniş kapsamlı çözümler sunmaya devam edecek.

Naturelgaz İlk Dokuz Ayda Net Karını 533 Milyon TL'nin Üstüne Çıkardı Haber

Naturelgaz İlk Dokuz Ayda Net Karını 533 Milyon TL'nin Üstüne Çıkardı

Naturelgaz, 2025 yılının ilk dokuz aylık dönemine ilişkin açıkladığı finansal sonuçlarda güçlü bir performans sergiledi. Şirket, bu dönemde satış hacmini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artırarak 248 milyon Sm³’e yükseltti. Ayrıca Şirket bu dönemde Muş ili Bulanık ilçesi Esenlik köyünde bulunan toplam kurulu gücü 18,4 MWp/15 MWe olan Güneş Enerji Santralini devreye alarak faaliyetleri için ihtiyaç duyduğu enerjinin önemli bir bölümünü yenilenebilir kaynaklardan elde etmeye başladı. Şirket, uyguladığı maliyet optimizasyonu, operasyonel süreçlerdeki verimlilik bazlı çalışmalar ve satış hacmi büyümesi sayesinde, FAVÖK’ünü yüzde 26 artışla 1 milyar 144 milyon TL’ye, net karını ise yüzde 205 artışla 533 milyon TL’ye çıkardı. Şirketin vergi öncesi karı yılın ilk dokuz ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 232’lik artışla 953 milyon TL’ye ulaştı. ‘Yatırımlara devam ediyoruz’ Şirket’in 2025 yılının ilk dokuz ayına ilişkin finansal ve operasyonel performansını değerlendiren Naturelgaz Genel Müdürü Hasan Tahsin Turan “Bu dönem Şirketimiz için önemli bir yatırımın meyvesini toplama döneminin başlangıcıydı. Muş’taki GES projemizi Temmuz ayı itibariyle devreye aldık. Bu yatırım sayesinde faaliyetlerimiz için ihtiyaç duyduğumuz enerji miktarının önemli bir kısmını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamayı hedefliyoruz. Öte yandan yılın ilk dokuz aylık döneminde taşımalı doğalgaz pazarındaki güçlü konumumuzu devam ettirdik. Ayrıca dönem içerisinde taşıma ünitelerine ve taşıtlarımıza ilaveler yaparak lojistik ağımızı güçlendirdik. Şehir gazı iş kolumuzun ağırlığının yüksek olduğu kış aylarına yüksek hacim ve karlılık hedefleriyle giriyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.