Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Marka

Kapsül Haber Ajansı - Marka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Marka haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kimya Sanayisi Kaynak Verimliliğine Odaklandı Haber

Kimya Sanayisi Kaynak Verimliliğine Odaklandı

Özellikle kimya sanayisinde bu yaklaşım, kaynak tedarikinden üretim tesislerine ve sanayi bölgelerinin altyapısına kadar uzanan kapsamlı bir kaynak yönetimini beraberinde getiriyor. Sanayide yeşil dönüşümün odağı karbon emisyonlarının ötesine geçerek su, enerji, hammadde ve atık yönetimine genişliyor. Kaynakların daha verimli kullanılması, üretim maliyetlerinin azaltılmasının yanı sıra sanayinin çevresel performansında da belirleyici hale geliyor. Kimya sanayi yaptığı çalışmalarla yeşil dönüşüme öncülük ediyor. Türkiye’nin ilk Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi olan GEBKİM OSB, 2025 yılında aldığı Yeşil OSB Sertifikasıyla sürdürülebilirlik çalışmalarını belgelendirirken, su ve enerji verimliliği, atık yönetimi, sera gazı emisyonlarının takibi ve yenilenebilir enerji kullanımı alanlarında çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Kimya Sanayinde Suyun Tekrar Kullanılması Öne Çıkıyor İklim değişikliği ile beraber su kaynakları üzerindeki baskı, sanayide suyun verimli kullanılmasından geri kazanımına kadar tüm sürecin yeniden ele alınmasını beraberinde getiriyor. Kimya sanayisinde proseslerde kullanılan suyun verimli yönetilmesi ve atıksuyun geri kazanımı, kaynak verimliliğinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. GEBKİM OSB bu alanda 100 bin metreküp hacme sahip GEBKİM Gölet Projesini hayata geçirmek üzere çalışılıyor. Gölet Projesiyle, bölgede yağmur suyu hasadı gerçekleştirilerek bölge katılımcıların alternatif su kaynağı oluşturulacaktır. Su tasarrufuna yönelik uygulamalar da mevcut tesislerde devam ediyor. Atıksu arıtma tesisinde yapılan hat revizyonlarıyla kimyasal hazırlama, çamur susuzlaştırma ünitesi ve insani kullanım gerektirmeyen temizlik işlemlerinde arıtılmış atıksu kullanılmaya başlandı. Bu uygulamayla aylık 1.000 metreküp şebeke suyu kullanımının önüne geçilirken, atıksu ve kuyu suyu arıtma tesislerinde yapılan revizyonlarla yıllık 20 bin metreküp su geri kazanılmaya devam ediyor. “Mavi Damla Projesi” İle Su Verimliliği Analiz Edilmekte Sanayide su verimliliğinin bir diğer boyutunu tüketimin ölçülmesi ve verimli kullanım için üretim süreçlerinin analiz edilmesi oluşturuyor. GEBKİM OSB tarafından Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA) desteğiyle yürütülen Mavi Damla Su Verimliliği Projesi kapsamında, su kullanımının yüksek olduğu iki pilot tesisin tüketim profilleri analiz edildi. Yapılan ölçüm ve değerlendirmeler doğrultusunda firmaların uygulayabileceği su verimliliği çalışmaları belirlendi. Proje kapsamında GEBKİM OSB Yönetim Merkezi'nde de Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Su Verimliliği Yönetmeliği doğrultusunda su verimliliği sistemi oluşturularak dokümante edildi. OSB’ye ait bina ve tesislerde gerekli verimlilik önlemleri alındı. OSB katılımcılarına yönelik su verimliliği eğitimleri de gerçekleştirildi. Yeşil alanlarda ise su tüketimini azaltmaya yönelik damlama sulama sistemleri kullanılıyor. GEBKİM OSB'nin 246 hektarlık alanındaki yeşil alanların 10 bin 880 metrekarelik bölümünde yağmurlama, 176 bin 64 metrekarelik bölümünde ise damlama sulama sistemi uygulanıyor. Enerji Tüketimi De Ölçülüyor, Yenilenebilir Kaynaklar Artırıyor Kaynak verimliliğinin diğer önemli ayağını enerji yönetimi oluşturuyor. Sanayide enerji tüketiminin ölçülmesi, yüksek tüketim noktalarının belirlenmesi ve verimlilik sağlayan teknolojilerin kullanılması, yeşil dönüşüm yatırımlarının temel başlıkları arasında yer alıyor. GEBKİM OSB, TS EN ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi kapsamında enerji tüketimlerini takip etnekte ve kayıt altına almaktadır. Atıksu arıtma tesisi ve çevre aydınlatması gibi önemli enerji kullanım noktaları analizlerle izlenirken, OSB Yönetim binalarında elektrik tüketimini azaltmak amacıyla LED aydınlatma ve enerji verimli ekipman kullanımına geçildi. OSB içerisindeki belirli alanlarda bulunan Güneş Enerjisi Santrali (GES) panelleri de yenilenebilir enerji üretimine katkı sağlıyor. Sera Gazı Emisyonları İzleniyor Yeşil dönüşümde üretimin çevresel etkisinin ölçülmesi, yatırım kadar önemli hale geliyor. Bu kapsamda GEBKİM OSB'de sera gazı emisyonlarının hesabı ve takibi OSB Yönetim Merkezi tarafından gerçekleştiriliyor. Doğrudan ve dolaylı emisyonlar izlenirken, sürdürülebilirlik raporlaması yapan ve sera gazı emisyon hesabı gerçekleştiren katılımcı firmaların oranı da takip ediliyor. Mevcut verilere göre, GEBKİM OSB katılımcılarının yüzde 31'i sera gazı hesaplarını tamamlamış durumda. Bu verilerin düzenli olarak takip edilmesi, OSB ölçeğinde çevresel performansın ölçülebilir hale getirilmesine ve gelecekteki iyileştirme çalışmalarının somut göstergeler üzerinden yürütülmesine imkan sağlıyor. Atık Yönetiminden Dijital Dönüşüme Kimya sanayisinde çevresel performansın önemli başlıklarından biri de atıkların kaynağında azaltılması ve uygun şekilde yönetilmesi. GEBKİM OSB, TS EN ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi kapsamında atıkların uygun bertaraf firmalarına yönlendirilmesini, çalışanların çevre konusunda bilinçlendirilmesini ve su tüketimi, enerji kullanımı ile mevzuata uyum süreçlerinin kayıt altında tutulmasını sağlıyor. Kaynak kullanımının azaltılmasına yönelik uygulamalar yalnızca üretim süreçleriyle sınırlı kalmıyor. GEBKİM OSB'nin fiziksel arşivinin dijital ortama taşınmasıyla kağıt tüketiminin azaltılması ve buna bağlı atık oluşumunun önlenmesi sağlanmakta. GEBKİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, sanayide sürdürülebilirliğin artık üretim süreçlerinin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, “Kaynakların verimli kullanılması, çevresel etkilerin azaltılması ve üretim altyapısının geleceğin ihtiyaçlarına göre geliştirilmesi sanayinin öncelikli sorumlulukları arasında yer alıyor. GEBKİM olarak su ve enerji verimliliğinden atık yönetimine, sera gazı emisyonlarının azaltılmasından, yenilenebilir enerji kullanımına kadar farklı alanlarda ölçülebilir çalışmalar yürütüyoruz. Yeşil OSB Sertifikamızla da bu çalışmalarımızı belirli kriterler çerçevesinde belgeledik. Önümüzdeki dönemde özellikle suyun geri kazanımı ve kaynak verimliliği alanındaki uygulamalarımızı geliştirmeye devam edeceğiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güneş Kremi Sadece Plajın Değil, Günlük Hayatın da Vazgeçilmezi  Haber

Güneş Kremi Sadece Plajın Değil, Günlük Hayatın da Vazgeçilmezi 

Katılımcıların yarısı kış aylarında da yüzüne düzenli güneş koruyucu uygularken, vücut ürünlerinde mevsimsellik etkisi sürüyor. Güneş kremi kullanımının başlıca nedenleri yüzde 69 ile cilt lekelerini önlemek ve yüzde 66 ile güneş yanıklarından korunmak olarak öne çıkıyor. Kullanıcıların yüzde 90'ından fazlası ise gün içinde ürününü yeniden uyguluyor. Hepsiburada verileri de yüz güneş kremlerinin yıl boyunca istikrarlı ilgi gördüğünü, vücut ürünlerine yönelik talebin ise mayıs ayından itibaren arttığını gösteriyor. Tek Ürün Yerine Farklı SPF Çözümleri Öne Çıkıyor Krem formu hem plajda hem de günlük yaşamda en çok tercih edilen seçenek olmayı sürdürürken, stick, jel ve pudra SPF gibi alternatif ürünler de kullanım alışkanlıklarına giriyor. Katılımcıların yüzde 57'si indirim dönemlerinden bağımsız olarak alışverişlerinde birden fazla güneş koruyucu ürün alabileceğini belirtirken, yüzde 78'i SPF içeren cilt bakım ürünlerini tercih ediyor. Hepsiburada verilerine göre özellikle kadın kullanıcılar çok işlevli yüz güneş kremlerine daha fazla ilgi gösteriyor. Güneş Koruyucu Alışverişinde İlk Tercih E-Ticaret Güneş koruyucu alışverişinde e-ticaret siteleri yüzde 54 ile ilk sırada yer alıyor. Kullanıcıların yaklaşık yarısı satın alma öncesinde ürün yorumlarını incelerken, alışverişi en çok mevcut ürünün tükenmesi tetikliyor. Yaz sezonunun başlaması ve kampanya dönemleri de satın alma kararını destekleyen diğer önemli etkenler arasında yer alıyor. Hepsiburada'da güneş koruyucu ürün satışları ise son bir yılda adet bazında yüzde 50 arttı. Sosyal Medya Kore Markalarına İlgiyi Artırıyor Marka tercihleri kullanım alışkanlıklarına göre farklılaşıyor. Yerli markalar günlük kullanım ve makyaj altına uygunlukla öne çıkarken, Kore markaları sosyal medyadaki popülerlik, yenilikçilik ve cilt bakımındaki uzmanlık algısıyla dikkat çekiyor. İthal markalar ise premium ve güvenilir algısı ile hassas ciltlere uygunluk kriterleriyle tercih ediliyor. Çocuklarda Marka Güveni Belirleyici Oluyor Ebeveynlerin yüzde 67'si çocukları için düzenli, yüzde 29'u ise zaman zaman güneş koruyucu kullanıyor. Her 10 ebeveynden 4'ü çocuğu için kendi kullandığından farklı bir marka tercih ederken, çocuk kategorisinde satın alma kararında marka ve içerik güvenilirliği, hassas ciltlere uygunluk ve SPF seviyesi öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Allianz Türkiye, Üst Üste İkinci Kez "Yaratıcılığa Cesaret Veren Marka" Seçildi Haber

Allianz Türkiye, Üst Üste İkinci Kez "Yaratıcılığa Cesaret Veren Marka" Seçildi

Allianz Türkiye, bu yıl da Kristal Elma Yarışması'ndan önemli başarılarla döndü. Müşterilerine güven ve umut vermeyi amaçlayan iletişim çalışmalarıyla dikkat çeken Allianz Türkiye, iki yıl üst üste "Yaratıcılığa Cesaret Veren Marka" ödülünün sahibi olurken, yarışmadan toplam 15 ödülle ayrıldı. Yaratıcılığı kurum kültürünün önemli bir parçası olarak gören Allianz Türkiye; ürün ve hizmet iletişiminden toplumsal fayda projelerine uzanan geniş bir yelpazede hayata geçirdiği projelerle ödüle layık görüldü. Bu yılki yarışmada "Pazarda Elle Muayene", "Dağ Gibi Arkanızdayız", "Bugünden Yarına Allianz Seninle", "50 Güçlü Kadın CEO+1 Kız Gelecek", "Dijital Doktorum'a Sor" gibi farklı proje ve iletişim çalışmalarıyla öne çıkan Allianz Türkiye, yaratıcı iletişim alanındaki güçlü performansını bir kez daha ortaya koydu. Özellikle meme kanserinde erken teşhise dikkat çekmek amacıyla iki yıldır yürütülen ve bu yıl semt pazarlarına taşınarak “Pazarda Elle Muayene" adını alan proje, Ambient Mecra Kullanımı kategorisinde Kristal ödülün yanı sıra Büyük Ödül'ün de sahibi olarak yarışmanın en dikkat çeken kampanyaları arasında yer aldı. “Yaratıcılığın merkezinde cesaret var” Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Allianz Türkiye Pazarlama ve Dijital Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Onur Kırcı; "Allianz Türkiye olarak yaratıcılığı yalnızca iletişim çalışmalarımızın değil, müşterilerimize sunduğumuz deneyimin ve kurum kültürümüzün de ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. İki yıl üst üste 'Yaratıcılığa Cesaret Veren Marka' ödülüne layık görülmek, cesur fikirleri destekleyen yaklaşımımızın ve uzun zamandır yol arkadaşlığı yaptığımız iş ortaklarımızla birlikte ortaya koyduğumuz çalışmaların çok değerli bir karşılığı. Bu başarıyı yalnızca kazandığımız ödüllerle değil, müşterilerimiz ve toplumla kurduğumuz güçlü bağın ve iletişimimizin yarattığı etkinin bir göstergesi olarak değerlendiriyoruz" dedi. Kristal Elma'da 15 ödül ve bir Büyük Ödül Allianz Türkiye'nin Kristal Elma 2026'da kazandığı ödüller şöyle sıralandı: Kristal Ödüller • Pazarda Elle Muayene – Etkileşimli Açıkhava • Bugünden Yarına Allianz Seninle – En İyi Reklam Müziği / Sinyal - Sound Logo - Sonic Branding • Dağ Gibi Arkanızdayız – Online Film / Banka, Sigorta ve Finansal Hizmetler • Pazarda Elle Muayene – Ambient Mecra Kullanımı • Pazarda Elle Muayene – Kurumsal İmaj ve Özel Günler Gümüş Ödüller • Dağ Gibi Arkanızdayız – En İyi Reklam Müziği / Orijinal Film Müziği • Pazarda Elle Muayene – Entegre Kampanyalar / Banka, Sigorta • Dağ Gibi Arkanızdayız – Entegre Kampanyalar / Kurumsal İmaj • 50 Güçlü Kadın CEO + 1 Kız Gelecek – Entegre Kampanyalar / Sosyal Sorumluluk • Pazarda Elle Muayene – Umarım Annem Dinler Podcast – Medya / Radyo ve Ses Kullanımı • Tamamlayıcı Sağlık Sigortası – Biz Tamamlarız – Radyo ve Ses / Hizmet Bronz Ödüller • Seyahat Sağlık Sigortası - Barcelona'da Kapkaç – Açıkhava / Hizmet • Pazarda Elle Muayene – Dijital / Kurumsal İmaj ve Özel Günler • Dijital Doktorum'a Sor – Radyo ve Ses / Hizmet Ambient Mecra Kullanımı kategorisinde Kristal ödül kazanan "Pazarda Elle Muayene" çalışması ayrıca Büyük Ödül'e de layık görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Emirates ve Real Madrid Efsanevi Ortaklıklarını 2031 Yılına Kadar Uzattı Haber

Emirates ve Real Madrid Efsanevi Ortaklıklarını 2031 Yılına Kadar Uzattı

Emirates, 2011'den bu yana Real Madrid ile güçlü ve başarılı bir ortaklık yürütüyor. Havayolu şirketinin kulübün resmi forma sponsoru olmasıyla 2013 yılında daha da güçlenen iş birliği, yeni anlaşmayla birlikte önümüzdeki beş sezon boyunca devam edecek. Yenilenen anlaşma kapsamında Emirates, Real Madrid’in erkek ve kadın futbol takımlarının Resmi Ana Sponsoru ve Resmi Havayolu Partneri olmayı sürdürecek. Emirates logosu; oyuncu formalarında, antrenman ekipmanlarında ve teknik kadro kıyafetlerinde yer almaya devam edecek. Sponsorluk, La Liga, UEFA Şampiyonlar Ligi, Kral Kupası ve İspanya Süper Kupası gibi tüm önemli organizasyonları kapsayacak. Anlaşma, yalnızca forma sponsorluğuyla sınırlı kalmayacak. Emirates markası, Santiago Bernabéu Stadyumu genelindeki görünürlüğünü sürdürürken, kulübün antrenman tesislerine erişim ve Emirates Lounge ayrıcalıkları da iş birliğinin önemli unsurları arasında yer alacak. Emirates Lounge, havayolunun seçkin hizmet anlayışını sadık müşterileri ve ticari iş ortaklarıyla buluşturduğu özel bir ağırlama alanı olarak öne çıkıyor. İş birliği aynı zamanda Real Madrid’in altyapı takımlarını da kapsıyor. Böylece genç yeteneklerin gelişimine katkı sağlanırken, Emirates’in futbolun geleceğine yönelik uzun vadeli desteği de güçleniyor. Yeni anlaşma, Emirates’in basketboldaki varlığını da pekiştiriyor. Buna göre Emirates, Real Madrid Basketbol Takımı’nın da 2031 yılına kadar Resmi Ana Sponsoru olacak. Emirates Kurumsal İletişim, Pazarlama ve Marka İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Boutros Boutros, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Emirates olarak futbolu uzun yıllardır destekliyor, milyonlarca insanla bağ kuruyor ve oyuna duyulan ortak tutkuyla toplulukları bir araya getiriyoruz. Real Madrid ile inşa ettiğimiz ilişki, bu kararlılığımızın en güçlü örneklerinden biri. Taraftarları oyunun merkezine koyuyor, onlara unutulmaz anlar yaşatıyor ve yeni nesil taraftarlar ile sporculara ilham veriyoruz. Real Madrid ile ilişkimiz güçlendikçe İspanya’daki varlığımız da büyüdü. Madrid’e ilk uçuşumuzu gerçekleştirdiğimiz 2010 yılından bu yana Barselona ve Madrid’e günlük beş seferlik operasyon hacmine ulaştık, Dubai üzerinden sunduğumuz güçlü bağlantı ağıyla yeni destinasyonları ağımıza ekledik ve yolcularımıza en yeni Emirates ürünlerini sunarak İspanya pazarına olan uzun vadeli bağlılığımızı ortaya koyduk.” Futbola uzun soluklu destek Emirates’in futbola olan bağlılığı, sporun en köklü kulüpleriyle kurduğu uzun vadeli ortaklıklarda da görülüyor. Havayolunun ikonik logosu bugün Arsenal FC, AC Milan, Real Madrid CF, S.L. Benfica ve Olympique Lyon formalarında yer alıyor. Emirates ayrıca Alman futbolunun önde gelen kulüplerinden FC Bayern Münih’in A Takımı’nın Platin Partneri konumunda bulunuyor. Yaklaşık 10 yıldır Emirates FA Cup’ın isim sponsorluğunu da üstlenen şirket, Birleşik Arap Emirlikleri’nde ise 14 kulübün mücadele ettiği Pro League’i destekliyor. Havayolu sektöründeki en kapsamlı sponsorluk portföylerinden birine sahip olan Emirates; futbolun yanı sıra tenis, rugby, basketbol, yelken, bisiklet, golf, at yarışları, kriket ve Avustralya futbolu gibi dünyanın en çok takip edilen spor dallarında da faaliyet gösteriyor. Şirket, küresel sponsorluk ağı aracılığıyla taraftarları sevdikleri sporlar, kulüpler ve etkinliklerle buluşturmaya devam ediyor. Emirates, sporun birleştirici gücünü toplumsal fayda yaratmak için de kullanıyor. Şirket, 2025 yılında hayata geçirdiği Emirates Signature Series (imzalı forma serisi) kapsamında Real Madrid, AC Milan, Arsenal, SL Benfica ve FC Bayern Münih gibi kulüplerin imzalı formalarını açık artırmaya sundu. Elde edilen tüm gelirler, Emirates Airline Foundation’a veya ilgili kulüplerin desteklediği yardım kuruluşlarına bağışlandı. Bunun yanı sıra Emirates; maç bileti erişimi, stadyumların perde arkası turları ve genç taraftarlara oyuncularla tanışma fırsatları sunarak futbolseverler için hayat boyu unutulmayacak deneyimler oluşturmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Popeyes Türkiye’de 500 Restorana Ulaştı Haber

Popeyes Türkiye’de 500 Restorana Ulaştı

2007 yılından bu yana TAB Gıda bünyesinde faaliyet gösteren Popeyes, geçen süre içinde yalnızca restoran sayısını artırmakla kalmadı; aynı zamanda operasyonel mükemmeliyet, standartlaşma ve güçlü franchise yapısıyla sektörde fark yaratan bir konuma ulaştı. Bugün 500 restorana ulaşan marka, Türkiye’nin dört bir yanında geniş bir erişim ağıyla faaliyet gösteriyor. Bu istikrarlı büyüme yolculuğunun önemli bir göstergesi olarak Popeyes, Türkiye genelindeki 500’üncü restoranını İstanbul Beşiktaş’ta hizmete açtı. Sektör açısından önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyan bu açılış, TAB Gıda’nın operasyonel mükemmeliyet, ölçek ekonomisi ve sürdürülebilir büyüme odağındaki stratejisinin de somut bir yansıması oldu. Veri odaklı pazarlama yaklaşımımızla markalarımızın değerini artırmaya devam edeceğiz TAB Gıda Co-CEO’su Sinan Ünal konuşmasında “Popeyes’ın Türkiye’de ulaştığı bu ölçek, güçlü marka portföyümüzü doğru stratejilerle yönetme yetkinliğimizin bir sonucu. Tüketici beklentilerini merkeze alan pazarlama yaklaşımımız, dijitalleşen sipariş kanallarımız ve paket servis gücümüzle markalarımızın erişimini ve etkileşimini sürekli artırıyoruz. Popeyes özelinde de yenilikçi iletişim stratejilerimiz ve güçlü marka konumlandırmamızla bu büyüme ivmesini destekliyoruz. Farklı temas noktalarında tüketiciyle daha güçlü bağ kurmayı odağımıza alarak markalarımızın etki alanını genişletiyoruz. Önümüzdeki dönemde de veri odaklı yaklaşımımızla markalarımızın değerini artırmayı sürdüreceğiz” açıklamasında bulundu. Entegre yapımızla sürdürülebilir ve standart bir deneyim sunuyoruz TAB Gıda Co-CEO’su Gökhan Asok konuşmasında “Uzun yıllardır istikrarla sürdürdüğümüz operasyonel mükemmeliyet yaklaşımımız ve insan kaynağımıza yaptığımız yatırımlar sayesinde sağlıklı bir büyüme gerçekleştiriyoruz. Popeyes’ın Türkiye’de 500 restorana ulaşması bunun önemli göstergelerinden biri. Uçtan uca entegre yapımız sayesinde tüm süreçleri yüksek verimlilikle yönetiyoruz. Bu yapı yalnızca büyümemizi desteklemekle kalmıyor, her restoranımızda standart ve sürdürülebilir bir misafir deneyimi sunmamızı da sağlıyor. Önümüzdeki dönemde operasyonel gücümüzü daha da ileri taşıyarak büyümemizi sağlam temeller üzerinde sürdürmeye devam edeceğiz” vurguladı. Güçlü franchise ekosistemimiz ve sağlam finansal yapımızla sürdürülebilir değer yaratıyoruz TAB Gıda Co-CEO’su Özgür Çetinkaya konuşmasında: “TAB Gıda olarak, güçlü franchise ekosistemimiz ve sürdürülebilir finansal yapımızla markalarımızın sağlıklı ve dengeli bir şekilde büyümesini destekliyoruz. Popeyes’ın 500’üncü restorana ulaşması, franchise yatırımcılarımızla kurduğumuz uzun vadeli iş birliklerinin ve ölçeklenebilir iş modelimizin önemli bir göstergesi. Gerek yerel girişimcilerle geliştirdiğimiz güçlü iş ortaklıkları gerekse yatırım disiplinimiz sayesinde, markalarımız için istikrarlı bir büyüme zemini oluşturuyoruz. Önümüzdeki dönemde de franchise ağımızı nitelikli yatırımlarla büyütmeye ve franchise yatırımcılarımız için değer yaratmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. TAB Gıda’nın franchise odaklı büyüme modeliyle desteklenen Popeyes, güçlü tedarik yapısı, dijitalleşmiş sipariş kanalları ve standartlaştırılmış operasyon süreçleri sayesinde ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir iş modeli sunuyor. Marka, restoran yatırımlarıyla hem yerel girişimcilere yeni fırsatlar yaratıyor hem de gıda ekosistemi içinde uzun vadeli ekonomik değer üretmeyi sürdürüyor. Popeyes’ın bu genişleme stratejisinin temelinde, yalnızca operasyonel büyüme değil, aynı zamanda tüketicilere sunulan gıdanın kaynağına duyulan güven yer alıyor. TAB Gıda’nın "Ne Yediğini Bil" platformu aracılığıyla sürdürdüğü şeffaflık ilkesi, 500 restoranda sunulan tüm ürünlerin tarladan tüketiciye olan yolculuğunun izlenebilirliğini sağlıyor. Platform, tüketicilerin ürün içerikleri, tedarik zinciri süreçleri ve gıda güvenliği standartları hakkında en doğru bilgilere kolayca ulaşmasını sağlayarak, markanın büyüme yolculuğuna güven odaklı bir değer katıyor. Türkiye’de hızlı servis restoran sektörünün öncü markalarından biri olan Popeyes, TAB Gıda güvencesiyle önümüzdeki dönemde de yeni restoran yatırımları, dijital kanallarda genişleme ve müşteri deneyimini merkeze alan uygulamalarla büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tasarım Artık Rekabetin Merkezinde Haber

Tasarım Artık Rekabetin Merkezinde

Koza Halı, yeni koleksiyonlarını tanıttığı lansman etkinliğinde sektörün geleceğine dair güçlü mesajlar verdi. İş ortakları ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşen organizasyonda, markanın yalnızca ürün değil, aynı zamanda yön veren bir vizyon sunduğu vurgulandı. Lansmanda konuşan Koza Halı İcra Kurulu Başkanı İbrahim Cingisiz, markanın sektördeki yaklaşımını şu sözlerle ifade etti: “Biz hiçbir zaman sadece halı üretmedik. Biz fikir ürettik. Biz duruş ürettik. Ve en önemlisi cesaret ürettik.” Cingisiz, sektördeki rekabet ortamına da dikkat çekerek, gerçek gücün doğru stratejilerden geçtiğini vurguladı. Bayi yapısının markanın en önemli gücü olduğunu belirten İbrahim Cingisiz, bu yaklaşımı şu sözlerle dile getirdi: “Bayi güçlü değilse, marka sadece bir isimdir. Bayi güçlü ise, marka zaten liderdir.” Ayrıca etkinlikte söz alan Koza Halı Yönetim Kurulu Başkanı Seddar Cingisiz ise, Koza Halı’nın uzun vadeli vizyonuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Koza Halı olarak sadece bugünü değil, yarını da inşa eden bir anlayışla hareket ediyoruz.” Zorlu ekonomik koşullara rağmen sürdürülebilir büyüme hedefinden ödün vermeyen Koza Halı, iş ortaklarıyla birlikte hareket eden yapısını güçlendirmeye devam ediyor. Lansmanda paylaşılan stratejiler, markanın yalnızca bugüne değil geleceğe yatırım yaptığını ortaya koydu. “Tasarım Güçtür” yaklaşımıyla yeni bir döneme giren Koza Halı, hem koleksiyonları hem de iş modeliyle sektörde kalıcı bir fark yaratmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alternatif Bank Müşteri Deneyiminin Geleceğini Farklı Sektörlerden Liderlerle Ele Aldı Haber

Alternatif Bank Müşteri Deneyiminin Geleceğini Farklı Sektörlerden Liderlerle Ele Aldı

Alternatif Bank CEO’su Ozan Kırmızı, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün müşteri deneyimi, artık yalnızca bir hizmet başlığı değil; kurumların rekabet gücünü, itibarını ve geleceğe hazırlanma kapasitesini belirleyen stratejik bir alan. Ürünler, teknolojiler veya hizmetler zamanla benzeşebilir. Ancak müşteri deneyimi bir kurumun parmak izidir; müşterinin kurumla yaşadığı toplam deneyim, gördüğü ilgi, hissettiği güven, hizmetin akışı ve kurumun bıraktığı duygu gerçekten benzersizdir. Alternatif Bank olarak biz danışman ve sorumlu bankacılık anlayışımızla, müşterilerimizin ihtiyaçlarını doğru okuyan, onlara yalnızca ürün sunmakla kalmayıp doğru zamanda doğru çözümlerle eşlik eden bir yaklaşımı benimsiyoruz. Müşteri Deneyimi Günü’nü de bu anlayışın kurum içinde daha da güçlenmesine katkı sağlayan, farklı bakış açılarıyla zenginleşen çok değerli bir buluşma oldu. Bu anlamlı etkinliğin hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, katkılarıyla bizlere ilham veren değerli konuşmacılarımıza ve tüm katılımcılara içtenlikle teşekkür ediyorum.” Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin, Teknoloji Çağında Liderliğin Yeni Kodlarını Paylaştı Etkinliğin ilk oturumunda Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin ile Alternatif Bank CEO’su Ozan Kırmızı, yeni teknoloji çağında liderliğin nasıl yeniden tanımlandığını ele aldı. Söyleşide, yapay zekanın iş yapış biçimlerini dönüştüren etkisi, cloud altyapısının stratejik önemi, veri egemenliği kavramı ve şirketlerin değişen dinamikler karşısında nasıl konumlanması gerektiği konuşuldu. Ayrıca, bilgiye erişim alışkanlıklarının dönüşümünden yapay zekanın yeni iş modelleri yaratma potansiyeline kadar pek çok başlık değerlendirildi. Beymen Group Genel Müdürü Elif Çapçı, Lüks Kavramının Dönüşümü ve Değişen Müşteri Beklentilerini Ele Aldı Etkinliğin ikinci oturumunda Beymen Group Genel Müdürü Elif Çapçı, Alternatif Bank CEO’su Ozan Kırmızı ve Alternatif Bank Kurumsal ve Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Didem Şahin bir araya geldi. Panelde müşteri deneyiminde lüksün değişen tanımı, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve sadakat kavramları sektörler arası bir bakışla masaya yatırıldı. Lüksün artık yalnızca üründe değil; anlamda, hikayede, kişiselleştirmede ve doğru anda doğru deneyimi sunabilmede şekillendiği vurgulanırken, bankacılıkta da asıl lüksün müşterinin ihtiyacına zahmetsiz ve doğru şekilde erişebilmesi olduğu ifade edildi. Müşteri Deneyiminin Geleceğinde İnsan ve Teknoloji Dengesi Masaya Yatırıldı Alternatif Bank İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Bike Tarakcı ile Bilgi Teknolojileri ve Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Zafer Vatansever’in yer aldığı oturumda, müşteri deneyiminin geleceğinde insan ve teknoloji arasındaki denge değerlendirildi. Katılımcılar, teknolojinin deneyimi mümkün kılan kritik bir araç olduğunu ancak empati, yaratıcılık ve duygusal bağ kurma gibi unsurlar nedeniyle gerçek farkın insan tarafından yaratıldığını vurguladı. Müşteri Deneyiminin Geleceğinde Yapay Zeka ve İnsan Odağı Öne Çıktı Alternatif Bank Bireysel, Özel ve Dijital Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Burcu Yangaz, Alterna CX CEO’su Gürol Kurt ile birlikte Alternatif Bank, Marka, İletişim, Sürdürülebilirlik ve Müşteri Deneyimi Müdürü Hande Yağcı, Müşteri Deneyimi Danışmanı Serap Gül ve Dijital Bankacılık Müdürü Pınar Çetinim’in katıldığı panelde ise müşteri deneyiminin geleceği, teknoloji ve insan odağı ekseninde ele alındı. Oturumda, yapay zekanın yalnızca operasyonel verimlilik için değil; duygusal bağ kuran ve kişiselleştirilmiş deneyimler sunan bir araç olarak konumlanması gerektiği ifade edilirken, müşteri deneyiminin tüm organizasyonun sahiplenmesi gereken bir kültür olduğunun altı çizildi Alternatif Bank’ın Engelsiz Bankacılık Vizyonu, Kapsayıcı Geleceğe İlham Verdi Etkinliğin öne çıkan başlıklarından biri de Alternatif Bank’ın uzun soluklu “Engelsiz Bankacılık” vizyonu oldu. Bu kapsamda gerçekleştirilen panelde, Alternatif Bank Marka, İletişim, Sürdürülebilirlik ve Müşteri Deneyimi Müdürü Hande Yağcı ile Microsoft Erişilebilirlik Proje Yöneticisi Duygu Kayaman, İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Dekanı Prof. Dr. Itır Erhart ve İşaret Dili Eğitmeni ve Çevirmeni Öğretim Görevlisi Ceren Ay; erişilebilirliğe hak temelli bakış açısını, kapsayıcı deneyim tasarımının önemini ve teknolojinin engelli bireylerin yaşamına sunduğu katkıyı ele aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.