Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Marka Güveni

Kapsül Haber Ajansı - Marka Güveni haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Marka Güveni haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Siemens Teknolojisiyle BSH Üretiminde  Dijital Dönüşüm  Haber

Siemens Teknolojisiyle BSH Üretiminde Dijital Dönüşüm 

BSH Türkiye’nin çamaşır makinalarının plastik kazan üretim sürecine entegre edilen Siemens Industrial Edge teknolojisi, sürdürülebilirlik, verimlilik ve kalite açısından çarpıcı sonuçlar elde etti. Siemens, BSH Ev Aletleri’nin Türkiye Çerkezköy kampüsünde devreye aldığı dijital dönüşüm projesiyle, yapay zeka ve veri analitiğini üretim süreçlerine taşıdı. BSH Çerkezköy Çamaşır Makinesi Fabrikası’nda plastik kazan üretim hattına entegre edilen Siemens Industrial Edge teknolojisi, sürdürülebilirlikten verimliliğe ve kalite yönetimine kadar birçok alanda etkileyici sonuçlar ortaya koydu. EdgeAI tabanlı sistemle geliştirilen “Üretim Kontrol Kulesi”, sahadan toplanan verilerin gerçek zamanlı analiz edilmesini, anomali tespitlerinin yapay zeka algoritmalarıyla gerçekleştirilmesini ve aynı üretimi yapan makineler arasında performans karşılaştırmalarının yapılmasını mümkün hale getirdi. Tüm bu yeni süreçler bir yıl gibi kısa bir sürede, üretim hattı hiç durdurulmadan, esnek ve güvenli bir mimariyle entegre edildi. BSH Türkiye CTO & COO’su Hakan Mandalı, “BSH Türkiye olarak Siemens ile gerçekleştirdiğimiz bu dijital dönüşüm projesi, üretim teknolojilerinde yeni bir çağın kapılarını araladı. Siemens Industrial Edge ve yapay zeka destekli sistemlerle sadece verimliliğimizi artırmakla kalmadık, aynı zamanda sürdürülebilirlik ve kalite alanlarında da çıtayı yükselttik. BSH Türkiye’de ilk kez uygulanan bu sistemin global ölçekte örnek teşkil etmesi, dijital dönüşüm vizyonumuzun ve iş ortaklarımızla kurduğumuz güçlü sinerjinin bir göstergesidir” dedi. GENİŞ YELPAZEDE DEĞER YARATIYOR Siemens Türkiye Digital Endüstriyel Genel Müdürü Kerim Oal, projeye ilişkin değerlendirmesinde “Bu proje, Siemens’in açık ve uyumlu ürün portföyüyle IT yeteneklerinin üretim süreçlerine nasıl entegre edilebileceğini net bir şekilde gösteriyor. Siemens Xcelerator ile endüstriyel dijitalleşmeye yönelik sunduğumuz katkılar, müşterimizin sisteminin farklı bileşenleriyle güvenli ve sorunsuz entegrasyonunda kendini gösteriyor. Veri analizinden yapay zekaya kadar geniş bir yelpazede değer yaratıyoruz. Biz, geleceğin üretim sistemlerini bugünden inşa ediyoruz. Bu örnek projeyle, üretim süreçlerine teknolojik değer katmaya, iş ortaklarımızın dijital dönüşüm yolculuklarında çözüm ortağı olmaya ve sürdürülebilir sanayiyi desteklemeye devam ediyoruz” dedi. VERİLER TEK NOKTADAN YÖNETİLİYOR BSH Türkiye, Siemens Industrial Edge teknolojisini tercih ederek yüksek güvenilirlik ve güçlü entegrasyon kabiliyetlerinin ötesinde, tek noktadan enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim olanaklarında uçtan uca değer yarattı. Siemens Xcelerator portföyünün parçası olan Industrial Edge, çamaşır makinası kazan üretim hattında sahadan verilerin kolaylıkla toplanmasını, saha seviyesinde analiz edilmesini, analiz çıktılarıyla üretimde operasyonel verimliliğin arttırılmasını, kalite problemlerinin ve plansız duruşların azaltılmasını, üretilen her bir kazanın ürün kimliğinin oluşturulması ve kaydedilmesini, yarı mamullerin takibini, operatör hedeflerinin takip edilmesini ve IT katmanlarla tam entegrasyonunu sağladı. Bu sayede IT ve OT sistemleri arasında merkezi bir platform oluşturarak verilerin tek noktadan yönetilmesini mümkün kıldı. BSH’ın süreçlerini optimize etmek, yapay zeka destekli algoritmalar ile anormallikleri tespit etmek, verimlilik sağlamak ve kalite süreçlerini geliştirmek için Industrial Edge platformundaki ileri teknolojiler kullanılarak üretim sürecinin hem teknolojik seviyesi hem de esnekliği artırıldı. Bu çözüm aynı zamanda dijital ikiz süreçleri, güvenli bulut ortamı, görsel denetimle veri izleme sistemleriyle de entegre çalışıyor. OPERASYONLAR ARTIK DAHA İYİ YÖNETİLİYOR Plastik kazan üretimi, yapay zekâ destekli Industrial Edge ile otomatik kontrollerle yönetiliyor ve her bir kazana benzersiz bir kimlik numarası atanıyor. Enerji tüketimi, performans ve kalite gibi proses verileri Siemens Industrial Edge ve bulut üzerinde analiz ediliyor. Sistem, anormallik modellerinden öğrenerek makineleri otomatik olarak durdurabiliyor, kök nedenleri belirliyor ve mühendisleri bilgilendiriyor. Geçmiş verilerle geliştirilen modeller, sistemin doğruluğunu artırarak proaktif önlemler alınmasını sağlıyor. VERİMLİLİĞE KATKI Uygulama sonrasında genel ekipman verimliliğinde yüzde 20 artış sağlanırken, enerji tüketimi yüzde 25 oranında azaltıldı. Tüm bu verimlilik artışı, BSH Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sağladı. Her bir ürün, benzersiz dijital kimliğiyle izlenebilir hale getirilirken, kalite dışı ürünlerin önlenmesiyle hem tüketici memnuniyeti hem de marka güveni artırıldı. Proje, hem teknik başarılarıyla değil, hem de stratejik sonuçlarıyla öne çıktı. BSH Çerkezköy Çamaşır Makinası Fabrikası, bu uygulamayla geçtiğimiz yıl “BSH Global Yılın Üretim Teknolojisi Ödülü”ne layık görüldü. BSH Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen bu sistem, global ölçekte BSH’ın diğer üretim tesislerine de örnek teşkil ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tüketici Deneme Yanılma Riskini Almak İstemiyor Haber

Tüketici Deneme Yanılma Riskini Almak İstemiyor

Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Özmen’e göre gıda sektöründe fiyat rekabetinin ötesine geçen bir döneme girildi. Tüketici artık daha çok güven ve kalite arayışında. Deneme yanılma riskini azaltmak istiyor. Özellikle gıda gibi doğrudan sağlığı ilgilendiren kategorilerde marka güveni her zamankinden daha belirleyici hale geldi. İstikrarlı üretim yapan, aynı kalite düzeyinde devamlılık sağlayabilen, hijyen standartlarını şeffaf biçimde sürdüren markalar öne çıkıyor. Fiyat tek kriter değil, istikrarlı kalite tercih ediliyor Ekonomik koşulların tüketici alışkanlıklarını değiştirdiğini belirten Özmen, fiyatı biraz yüksek olsa da kalitesiyle güven veren markalı ürünlerin daha fazla tercih edildiğini vurguladı: “Alım gücü azalan tüketici deneme-yanılma riskini azaltmak; parasının tam karşılığını almak istiyor. Özellikle süt ve süt ürünleri gibi günlük tüketimde olan kategorilerde ürünün lezzet, tazelik ve raf ömrü açısından istikrarlı olması büyük önem taşıyor. Tüketici artık daha ucuz ama değişken ürün yerine, her zaman aynı kaliteyi sunan markaları seçiyor.” Kaliteden ödün veremeyiz Teksüt’ün başarısının temelinde değişmeyen kalite anlayışı bulunduğunu belirten Özmen, üretim süreçlerindeki titiz yaklaşımı şöyle özetledi: “Bizim için en önemli ilke “evimize götürmediğimiz hiçbir ürünü satışa göndermiyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki başarı fiyatla değil, kaliteyle oluyor.” Samimi ve güven veren yaklaşım Teksüt’ün tüketiciyle kurduğu bağda sıcaklık ve samimiyetin önemli bir rol oynadığını ifade eden Özmen, “marka deneyimine çok önem veriyoruz. Tüketicinin Teksüt ürününü rafta gördüğünde ne hissettiği, sofrada nasıl bir güven duygusu yaşadığı bizim için esas başarı göstergesi” dedi.

Dijital Reklamcılığın Görünmeyen Açığı:  Dünyada 41,4 Milyar Dolar Buhar Oluyor Haber

Dijital Reklamcılığın Görünmeyen Açığı:  Dünyada 41,4 Milyar Dolar Buhar Oluyor

Markalar televizyon ve açıkhava gibi geleneksel mecralardan dijitale geçerek yeni fırsatlar yakaladı. Ancak bu avantajın yanında, Ad Fraud (reklam sahtekârlığı) olarak adlandırılan yeni bir tehdit de hızla büyüyor. Bot’lar, sahte cihazlar ve organize tıklama ağları dijital ekosistemin görünmeyen yüzünü oluşturuyor. Dijital yatırımlar hızla artarken, bu bütçelerin ne kadarının gerçek kullanıcıya ulaştığı hala tartışmalı. Sektör verileri, her geçen gün daha fazla kaynağın bot’lar, sahte gösterimler ve manipüle edilmiş trafik tarafından tüketildiğini ortaya koyuyor. Ad Fraud birçok farklı yöntemle uygulanıyor; her biri bütçeyi görünmeyen altyapılara yönlendiriyor. Otomatik sistemlerin kullanıcı davranışlarını taklit ettiği bot traffic, insan gücüyle üretilen click farm ağları, sahte yayıncı kimlikleriyle yürütülen domain spoofing ve görünmeyen reklam yerleştirmelerini içeren ad stacking/pixel stuffing, markaların bütçesini sessizce eritiyor. Bağlantılı TV ekosisteminde ise emülatör cihazlarla yapay izlenmeler oluşturularak sahte performans raporları üretiliyor. Sonuçta markalar raporlarda başarılı görünürken, gerçekte hedef kitleye ulaşamıyor; harcanan para görünmeyen bir mali açığa dönüşüyor. Kayıp nerede, ne kadar? Spider AF’nin 2025 küresel raporuna göre dijital reklam dünyasında 41,4 milyar dolar tutarında sahtekarlık kaynaklı kayıp yaşanıyor. Bu bulgular, ANA (Association of National Advertisers) ve Juniper Research gibi uluslararası endüstri raporlarının da dijital reklamcılıkta geçersiz trafik oranlarının küresel ölçekte yükselmekte olduğuna ilişkin değerlendirmeleriyle örtüşüyor. Union İstanbul’un yaptığı analiz, bu tablonun yerel pazarlara yansımasını ortaya koyuyor. Sektör verilerine göre, dijital reklam yatırımları son yıllarda hızla artarken, reklam trafiğinin %15–20’sinin geçersiz (invalid traffic) olduğu tahmin ediliyor. Denetim ve doğrulama mekanizmalarının yeterince gelişmediği pazarlarda bu oranın %20 bandına kadar çıktığı belirtiliyor. Bu oran, toplam yatırım hacmine uygulandığında yaklaşık her 5 birimlik yatırımın 1’inin gerçek kullanıcıya ulaşmadan bot ağları, sahte tıklamalar ve manipüle edilmiş gösterimlere gittiğini gösteriyor. Union İstanbul’a göre bu tablo, yalnızca finansal değil; aynı zamanda marka güveni, veri şeffaflığı ve reklam performansının sürdürülebilirliği açısından da alarm verici bir nitelik taşıyor. Toplam yatırım hacminin 5’te 1’i buhar oluyor Dijital reklamcılıkta dünya genelinde milyarlarca dolarlık görünmeyen bir kayıp yaşanıyor. Biz bu riskin, pek çok pazarda toplam yatırım hacminin yaklaşık beşte birine karşılık geldiğini görüyoruz. Harcanan her bir bütçenin gerçekten bir insana ulaştığından emin olmalıyız. Bu artık sadece reklamcılığın değil, markaların güvenilirliğinin meselesi. Markalar kendini nasıl korumalı? Union İstanbul’a göre, çözüm bütçeyi kısmakta değil, görünmeyen trafiği kontrol altına almakta. Bugün bir markanın dijitalde başarılı olabilmesi için sadece daha fazla görünür olması yeterli değil; görünürlüğünün gerçek, verisinin doğru, raporlamasının şeffaf olması gerekiyor. Reklam doğrulama araçlarının devreye alınması, yapay zeka destekli analizlerin kullanılması, yayıncı zincirinin denetlenmesi ve sözleşme süreçlerinde kalite güvencesi sağlanması artık kaçınılmaz hale geldi. Erkmen’e göre, dijital reklamcılıkta yeni dönem “daha fazla erişim” değil, “doğru erişim” dönemi: “Gerçek kullanıcıya ulaşmayan her gösterim, sadece bütçe kaybı değil, aynı zamanda marka güvenine vurulan bir darbedir.” Union İstanbul’dan sektör çağrısı Union İstanbul, dijital reklamcılığın sürdürülebilirliği için sektör genelinde şeffaflık ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Ajans, Türkiye’ye özel bir Ad Fraud Endeksi oluşturularak yıllık veri ve performans raporlarının paylaşılmasını öneriyor. Bu çağrıya göre ajanslar, reklamverenler ve IAB Türkiye el ele vererek dijital reklam ekosisteminde güveni yeniden inşa etmeliler. Çünkü dijital ekonomide sürdürülebilir büyüme ancak şeffaflık, denetim ve güven temelleriyle mümkün. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.