Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Marka Güveni

Kapsül Haber Ajansı - Marka Güveni haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Marka Güveni haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Haber Sendikasyonu Platformları Ne Sunar? Haber

Haber Sendikasyonu Platformları Ne Sunar?

Bir dijital yayın operasyonunda en pahalı kaynak çoğu zaman teknoloji değil, düzenli ve güvenilir içerik akışıdır. Haber sendikasyonu platformları tam bu noktada devreye girer: Yayıncının haber masasına hız kazandırır, editoryal planlamayı destekler ve özellikle yoğun gündem dönemlerinde içerik boşluğunu stratejik biçimde kapatır. Ancak bu alanı yalnızca hazır içerik tedariki olarak okumak eksik kalır. Çünkü sendikasyon modeli, artık sadece haber taşıyan bir dağıtım kanalı değil; yayıncıların dikey uzmanlık, gelir optimizasyonu, marka güveni ve operasyonel verim arasında kurduğu dengeyi etkileyen bir altyapı unsurudur. Özellikle ekonomi, teknoloji, enerji, savunma, tarım ve lojistik gibi uzmanlık isteyen başlıklarda bu platformların sunduğu değeri doğru okumak gerekir. Haber sendikasyonu platformları neden yeniden gündemde? Son birkaç yılda dijital yayıncılıkta iki eğilim aynı anda güç kazandı. Bir yanda hızlı yayın baskısı arttı, diğer yanda doğrulanmış ve yeniden kullanılabilir içerik ihtiyacı büyüdü. Sosyal medya kaynaklı bilgi kirliliği, düşük kaliteli kopya haber üretimi ve SEO uğruna anlamını kaybeden metinler, yayıncıları daha güvenilir ve daha sürdürülebilir içerik kaynaklarına yöneltti. Bu nedenle haber sendikasyonu platformları, küçük yayıncılar için yalnızca maliyet avantajı sağlayan bir çözüm olmaktan çıktı. Orta ve büyük ölçekli yayıncılar da bu sistemleri kapsama alanını genişletmek, sektör bazlı yayıncılığı güçlendirmek ve editoryal ekiplerini daha yüksek katma değerli işlere ayırmak için kullanmaya başladı. Buradaki temel değişim şudur: Yayıncı artık sadece çok sayıda haber istemiyor. Kategorize edilebilir, tekrar kullanılabilir, kurumsal düzeyde güven veren ve kendi yayın çizgisine uyarlanabilir içerik talep ediyor. Güçlü bir sendikasyon platformu bu ihtiyaca yanıt verdiğinde, bir içerik sağlayıcısından fazlasına dönüşüyor. İyi bir haber sendikasyonu platformu nasıl anlaşılır? İlk ölçüt hızdır, ancak tek başına yeterli değildir. Haber akışının düzenli gelmesi kadar, metinlerin editoryal standardı da kritik önemdedir. Zayıf başlık yapıları, doğrulama problemi taşıyan iddialar veya yüzeysel metinler yayıncının zaman kazandırmak yerine yeni bir iş yüküyle karşılaşmasına neden olur. İkinci ölçüt uzmanlık derinliğidir. Genel gündem haberi pek çok kaynaktan bulunabilir. Asıl fark, ekonomik dönüşüm, sanayi yatırımları, savunma projeleri, enerji altyapısı, sürdürülebilirlik uygulamaları, yapay zeka yatırımları veya tarımsal üretim politikaları gibi alanlarda ortaya çıkar. Bu başlıklarda sektör dilini bilen, kurum yapısını tanıyan ve haberin ticari etkisini okuyabilen platformlar öne çıkar. Üçüncü unsur kullanım modelidir. Bazı platformlar sadece metin verir, bazıları görsel, video, röportaj ve çok dilli içerik desteği de sunar. Burada doğru seçim, yayıncının ihtiyaçlarına bağlıdır. Eğer hedefiniz yalnızca günlük akışı doldurmaksa bir model yeterli olabilir. Ancak çok kanallı yayın yapıyor, kurumsal okur kitlesine hitap ediyor ve farklı kategorilerde düzenli büyüme hedefliyorsanız daha kapsamlı bir yapı gerekir. Son olarak telif ve kullanım şartları belirleyicidir. Özellikle telifsiz ve ücretsiz kullanım modeli sunan yapılar, dijital gazeteler ve içerik odaklı medya girişimleri için ciddi bir avantaj yaratır. Fakat burada da dikkat edilmesi gereken nokta, ücretsiz olmanın kalite zafiyeti anlamına gelmemesidir. Sürdürülebilir değer, ancak düzenli editoryal kaliteyle oluşur. Yayıncı için kazanım nerede başlıyor? En görünür kazanım zaman tasarrufudur. Haber masası sınırlı insan kaynağıyla çalışıyorsa, tekrar eden gündem akışını dış kaynakla desteklemek editörlerin daha stratejik içeriklere odaklanmasını sağlar. Bu sayede ekip, ajans akışını kovalamak yerine özel dosyalar, röportajlar, analizler ve kurum odaklı içerikler üretebilir. İkinci kazanım kategori genişlemesidir. Birçok dijital yayın, ekonomi veya teknoloji kategorisini açmak ister ama bunu sürdürecek uzman muhabir kadrosunu hemen kuramaz. Sendikasyon burada bir geçiş modeli sunar. Yayıncı önce düzenli akışı alır, okur talebini ölçer, sonra gerekli görürse kendi editoryal yatırımını artırır. Üçüncü kazanım reklam ve görünürlük tarafında oluşur. Daha düzenli içerik akışı, daha fazla indekslenebilir sayfa ve daha net kategori mimarisi anlamına gelir. Elbette salt hacim, tek başına trafik garantisi vermez. Yine de güncel ve niş içerik üreten sayfalar, doğru optimize edildiğinde arama görünürlüğü açısından güçlü bir temel kurar. Her platform her yayıncı için doğru mu? Hayır. Burada kritik nokta, platform ile yayın stratejisi arasındaki uyumdur. Eğer yayınınız daha çok magazin, yaşam veya yerel gündem odaklıysa; ağır sanayi, enerji yatırımları veya savunma teknolojileri içeren bir akış beklenen sonucu vermeyebilir. Aynı şekilde sadece hız odaklı bir yayın modeliniz varsa, daha analitik ve kurumsal tonda hazırlanan içerikler sizin kitleniz için fazla yoğun kalabilir. Bu nedenle seçim yapılırken yalnızca haber adedine bakmak doğru olmaz. İçerik tonu, başlık dili, sektör dağılımı, güncelleme sıklığı ve yeniden yayınlamaya uygunluk birlikte değerlendirilmelidir. Bazı platformlar geniş ama yüzeysel kapsama sunar. Bazıları daha sınırlı görünür, ancak karar verici kitle için çok daha yüksek değer üretir. Kurumlar ve yayıncılar açısından bir başka ayrım da itibar boyutudur. Kaynağı belirsiz veya editoryal filtresi zayıf içeriklerle yayın akışını büyütmek kısa vadede boşluğu doldurabilir, fakat uzun vadede marka güvenine zarar verebilir. Özellikle iş dünyasına, yatırımcılara ve sektör profesyonellerine hitap eden yayınlarda bu risk daha yüksektir. Haber sendikasyonu platformları hangi alanlarda daha etkili? Bu platformlar en yüksek faydayı uzmanlık isteyen, düzenli güncellenen ve kurumsal etkisi yüksek başlıklarda üretir. Ekonomi haberlerinde şirket hareketleri, yatırım kararları, ihracat verileri ve yönetici açıklamaları düzenli akış gerektirir. Teknoloji tarafında girişimler, yapay zeka uygulamaları, veri merkezi yatırımları ve dijital dönüşüm projeleri benzer biçimde süreklilik ister. Enerji, savunma, tarım ve lojistik gibi alanlarda ise sendikasyonun değeri daha da belirginleşir. Çünkü bu sektörlerde haber yalnızca bilgi değildir; aynı zamanda tedarik zinciri sinyali, yatırım göstergesi ve kamu politikası göstergesi işlevi görür. Bu yüzden sektör okuryazarlığı olan bir içerik kaynağı, standart ajans dilinden daha fazla karşılık bulur. Bu çerçevede Kapsül Haber Ajansı gibi dikey uzmanlığı önceleyen yapılar, özellikle yeniden yayınlanabilir ve iş odaklı içerik arayan dijital mecralar için farklı bir pozisyon alır. Buradaki değer önerisi, sadece haber sağlamak değil; yayıncının kategori bazlı büyümesine katkı veren bir içerik omurgası kurmaktır. Operasyonel açıdan dikkat edilmesi gerekenler Sendikasyon kullanmak, editoryal sorumluluğu tamamen dışarı devretmek anlamına gelmez. Akış ne kadar kaliteli olursa olsun, yayıncı kendi başlık standardını, etiket yapısını, görsel kullanım kurallarını ve önceliklendirme mantığını korumalıdır. Aksi halde site kısa sürede kimliksiz bir toplama alanına dönüşebilir. Bir diğer konu içerik tekrarının yönetimidir. Aynı metni herkes aynı anda yayımladığında farklılaşma zorlaşır. Bu yüzden güçlü yayıncılar sendikasyon içeriğini ham madde gibi değerlendirir. Başlığı kendi kitlelerine göre uyarlar, spotu güçlendirir, uygun yerlerde ek bağlam sunar ve kendi yayın tonunu korur. Ayrıca performans takibi şarttır. Hangi sektör haberleri daha çok okunuyor, hangi format daha fazla etkileşim üretiyor, hangi saatlerde yayımlanan içerikler daha iyi sonuç veriyor? Bu veriler düzenli izlenirse sendikasyon pasif bir akış olmaktan çıkar, ölçülebilir bir büyüme aracına dönüşür. Gelecekte bu alanı ne şekillendirecek? Önümüzdeki dönemde haber sendikasyonu tarafında üç eğilim öne çıkacak. İlki, dikeyleşme. Yayıncılar herkese hitap eden genel içerikten çok, belirli sektörlerde güven veren kaynaklara yönelecek. İkincisi, format çeşitliliği. Sadece metin değil, kısa video, veri görselleştirmesi, foto galeri ve çok dilli içerik desteği daha fazla önem kazanacak. Üçüncü eğilim ise yapay zeka destekli iş akışları olacak. Fakat burada kritik nokta, üretimin otomasyonu değil editoryal kalitenin korunmasıdır. Yapay zeka destekli sınıflandırma, özetleme veya arşivleme fayda sağlar; ancak kurumsal güven gerektiren haberlerde insan denetimi temel unsur olmaya devam eder. Asıl farkı yaratacak olanlar, teknolojiyi kullanırken gazetecilik standardını zayıflatmayan platformlar olacak. Çünkü bu pazarda hız kolay kopyalanır, güven daha zor inşa edilir. Yayıncılıkta sürdürülebilir büyüme çoğu zaman daha çok içerikten değil, doğru içerik akışından gelir. Eğer bir platform haber yükünü hafifletirken marka çizginizi de güçlendiriyorsa, orada sadece tedarik değil gerçek bir yayın ortaklığı başlamış demektir.

Siemens Teknolojisiyle BSH Üretiminde  Dijital Dönüşüm  Haber

Siemens Teknolojisiyle BSH Üretiminde Dijital Dönüşüm 

BSH Türkiye’nin çamaşır makinalarının plastik kazan üretim sürecine entegre edilen Siemens Industrial Edge teknolojisi, sürdürülebilirlik, verimlilik ve kalite açısından çarpıcı sonuçlar elde etti. Siemens, BSH Ev Aletleri’nin Türkiye Çerkezköy kampüsünde devreye aldığı dijital dönüşüm projesiyle, yapay zeka ve veri analitiğini üretim süreçlerine taşıdı. BSH Çerkezköy Çamaşır Makinesi Fabrikası’nda plastik kazan üretim hattına entegre edilen Siemens Industrial Edge teknolojisi, sürdürülebilirlikten verimliliğe ve kalite yönetimine kadar birçok alanda etkileyici sonuçlar ortaya koydu. EdgeAI tabanlı sistemle geliştirilen “Üretim Kontrol Kulesi”, sahadan toplanan verilerin gerçek zamanlı analiz edilmesini, anomali tespitlerinin yapay zeka algoritmalarıyla gerçekleştirilmesini ve aynı üretimi yapan makineler arasında performans karşılaştırmalarının yapılmasını mümkün hale getirdi. Tüm bu yeni süreçler bir yıl gibi kısa bir sürede, üretim hattı hiç durdurulmadan, esnek ve güvenli bir mimariyle entegre edildi. BSH Türkiye CTO & COO’su Hakan Mandalı, “BSH Türkiye olarak Siemens ile gerçekleştirdiğimiz bu dijital dönüşüm projesi, üretim teknolojilerinde yeni bir çağın kapılarını araladı. Siemens Industrial Edge ve yapay zeka destekli sistemlerle sadece verimliliğimizi artırmakla kalmadık, aynı zamanda sürdürülebilirlik ve kalite alanlarında da çıtayı yükselttik. BSH Türkiye’de ilk kez uygulanan bu sistemin global ölçekte örnek teşkil etmesi, dijital dönüşüm vizyonumuzun ve iş ortaklarımızla kurduğumuz güçlü sinerjinin bir göstergesidir” dedi. GENİŞ YELPAZEDE DEĞER YARATIYOR Siemens Türkiye Digital Endüstriyel Genel Müdürü Kerim Oal, projeye ilişkin değerlendirmesinde “Bu proje, Siemens’in açık ve uyumlu ürün portföyüyle IT yeteneklerinin üretim süreçlerine nasıl entegre edilebileceğini net bir şekilde gösteriyor. Siemens Xcelerator ile endüstriyel dijitalleşmeye yönelik sunduğumuz katkılar, müşterimizin sisteminin farklı bileşenleriyle güvenli ve sorunsuz entegrasyonunda kendini gösteriyor. Veri analizinden yapay zekaya kadar geniş bir yelpazede değer yaratıyoruz. Biz, geleceğin üretim sistemlerini bugünden inşa ediyoruz. Bu örnek projeyle, üretim süreçlerine teknolojik değer katmaya, iş ortaklarımızın dijital dönüşüm yolculuklarında çözüm ortağı olmaya ve sürdürülebilir sanayiyi desteklemeye devam ediyoruz” dedi. VERİLER TEK NOKTADAN YÖNETİLİYOR BSH Türkiye, Siemens Industrial Edge teknolojisini tercih ederek yüksek güvenilirlik ve güçlü entegrasyon kabiliyetlerinin ötesinde, tek noktadan enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim olanaklarında uçtan uca değer yarattı. Siemens Xcelerator portföyünün parçası olan Industrial Edge, çamaşır makinası kazan üretim hattında sahadan verilerin kolaylıkla toplanmasını, saha seviyesinde analiz edilmesini, analiz çıktılarıyla üretimde operasyonel verimliliğin arttırılmasını, kalite problemlerinin ve plansız duruşların azaltılmasını, üretilen her bir kazanın ürün kimliğinin oluşturulması ve kaydedilmesini, yarı mamullerin takibini, operatör hedeflerinin takip edilmesini ve IT katmanlarla tam entegrasyonunu sağladı. Bu sayede IT ve OT sistemleri arasında merkezi bir platform oluşturarak verilerin tek noktadan yönetilmesini mümkün kıldı. BSH’ın süreçlerini optimize etmek, yapay zeka destekli algoritmalar ile anormallikleri tespit etmek, verimlilik sağlamak ve kalite süreçlerini geliştirmek için Industrial Edge platformundaki ileri teknolojiler kullanılarak üretim sürecinin hem teknolojik seviyesi hem de esnekliği artırıldı. Bu çözüm aynı zamanda dijital ikiz süreçleri, güvenli bulut ortamı, görsel denetimle veri izleme sistemleriyle de entegre çalışıyor. OPERASYONLAR ARTIK DAHA İYİ YÖNETİLİYOR Plastik kazan üretimi, yapay zekâ destekli Industrial Edge ile otomatik kontrollerle yönetiliyor ve her bir kazana benzersiz bir kimlik numarası atanıyor. Enerji tüketimi, performans ve kalite gibi proses verileri Siemens Industrial Edge ve bulut üzerinde analiz ediliyor. Sistem, anormallik modellerinden öğrenerek makineleri otomatik olarak durdurabiliyor, kök nedenleri belirliyor ve mühendisleri bilgilendiriyor. Geçmiş verilerle geliştirilen modeller, sistemin doğruluğunu artırarak proaktif önlemler alınmasını sağlıyor. VERİMLİLİĞE KATKI Uygulama sonrasında genel ekipman verimliliğinde yüzde 20 artış sağlanırken, enerji tüketimi yüzde 25 oranında azaltıldı. Tüm bu verimlilik artışı, BSH Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sağladı. Her bir ürün, benzersiz dijital kimliğiyle izlenebilir hale getirilirken, kalite dışı ürünlerin önlenmesiyle hem tüketici memnuniyeti hem de marka güveni artırıldı. Proje, hem teknik başarılarıyla değil, hem de stratejik sonuçlarıyla öne çıktı. BSH Çerkezköy Çamaşır Makinası Fabrikası, bu uygulamayla geçtiğimiz yıl “BSH Global Yılın Üretim Teknolojisi Ödülü”ne layık görüldü. BSH Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen bu sistem, global ölçekte BSH’ın diğer üretim tesislerine de örnek teşkil ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tüketici Deneme Yanılma Riskini Almak İstemiyor Haber

Tüketici Deneme Yanılma Riskini Almak İstemiyor

Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Özmen’e göre gıda sektöründe fiyat rekabetinin ötesine geçen bir döneme girildi. Tüketici artık daha çok güven ve kalite arayışında. Deneme yanılma riskini azaltmak istiyor. Özellikle gıda gibi doğrudan sağlığı ilgilendiren kategorilerde marka güveni her zamankinden daha belirleyici hale geldi. İstikrarlı üretim yapan, aynı kalite düzeyinde devamlılık sağlayabilen, hijyen standartlarını şeffaf biçimde sürdüren markalar öne çıkıyor. Fiyat tek kriter değil, istikrarlı kalite tercih ediliyor Ekonomik koşulların tüketici alışkanlıklarını değiştirdiğini belirten Özmen, fiyatı biraz yüksek olsa da kalitesiyle güven veren markalı ürünlerin daha fazla tercih edildiğini vurguladı: “Alım gücü azalan tüketici deneme-yanılma riskini azaltmak; parasının tam karşılığını almak istiyor. Özellikle süt ve süt ürünleri gibi günlük tüketimde olan kategorilerde ürünün lezzet, tazelik ve raf ömrü açısından istikrarlı olması büyük önem taşıyor. Tüketici artık daha ucuz ama değişken ürün yerine, her zaman aynı kaliteyi sunan markaları seçiyor.” Kaliteden ödün veremeyiz Teksüt’ün başarısının temelinde değişmeyen kalite anlayışı bulunduğunu belirten Özmen, üretim süreçlerindeki titiz yaklaşımı şöyle özetledi: “Bizim için en önemli ilke “evimize götürmediğimiz hiçbir ürünü satışa göndermiyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki başarı fiyatla değil, kaliteyle oluyor.” Samimi ve güven veren yaklaşım Teksüt’ün tüketiciyle kurduğu bağda sıcaklık ve samimiyetin önemli bir rol oynadığını ifade eden Özmen, “marka deneyimine çok önem veriyoruz. Tüketicinin Teksüt ürününü rafta gördüğünde ne hissettiği, sofrada nasıl bir güven duygusu yaşadığı bizim için esas başarı göstergesi” dedi.

Dijital Reklamcılığın Görünmeyen Açığı:  Dünyada 41,4 Milyar Dolar Buhar Oluyor Haber

Dijital Reklamcılığın Görünmeyen Açığı:  Dünyada 41,4 Milyar Dolar Buhar Oluyor

Markalar televizyon ve açıkhava gibi geleneksel mecralardan dijitale geçerek yeni fırsatlar yakaladı. Ancak bu avantajın yanında, Ad Fraud (reklam sahtekârlığı) olarak adlandırılan yeni bir tehdit de hızla büyüyor. Bot’lar, sahte cihazlar ve organize tıklama ağları dijital ekosistemin görünmeyen yüzünü oluşturuyor. Dijital yatırımlar hızla artarken, bu bütçelerin ne kadarının gerçek kullanıcıya ulaştığı hala tartışmalı. Sektör verileri, her geçen gün daha fazla kaynağın bot’lar, sahte gösterimler ve manipüle edilmiş trafik tarafından tüketildiğini ortaya koyuyor. Ad Fraud birçok farklı yöntemle uygulanıyor; her biri bütçeyi görünmeyen altyapılara yönlendiriyor. Otomatik sistemlerin kullanıcı davranışlarını taklit ettiği bot traffic, insan gücüyle üretilen click farm ağları, sahte yayıncı kimlikleriyle yürütülen domain spoofing ve görünmeyen reklam yerleştirmelerini içeren ad stacking/pixel stuffing, markaların bütçesini sessizce eritiyor. Bağlantılı TV ekosisteminde ise emülatör cihazlarla yapay izlenmeler oluşturularak sahte performans raporları üretiliyor. Sonuçta markalar raporlarda başarılı görünürken, gerçekte hedef kitleye ulaşamıyor; harcanan para görünmeyen bir mali açığa dönüşüyor. Kayıp nerede, ne kadar? Spider AF’nin 2025 küresel raporuna göre dijital reklam dünyasında 41,4 milyar dolar tutarında sahtekarlık kaynaklı kayıp yaşanıyor. Bu bulgular, ANA (Association of National Advertisers) ve Juniper Research gibi uluslararası endüstri raporlarının da dijital reklamcılıkta geçersiz trafik oranlarının küresel ölçekte yükselmekte olduğuna ilişkin değerlendirmeleriyle örtüşüyor. Union İstanbul’un yaptığı analiz, bu tablonun yerel pazarlara yansımasını ortaya koyuyor. Sektör verilerine göre, dijital reklam yatırımları son yıllarda hızla artarken, reklam trafiğinin %15–20’sinin geçersiz (invalid traffic) olduğu tahmin ediliyor. Denetim ve doğrulama mekanizmalarının yeterince gelişmediği pazarlarda bu oranın %20 bandına kadar çıktığı belirtiliyor. Bu oran, toplam yatırım hacmine uygulandığında yaklaşık her 5 birimlik yatırımın 1’inin gerçek kullanıcıya ulaşmadan bot ağları, sahte tıklamalar ve manipüle edilmiş gösterimlere gittiğini gösteriyor. Union İstanbul’a göre bu tablo, yalnızca finansal değil; aynı zamanda marka güveni, veri şeffaflığı ve reklam performansının sürdürülebilirliği açısından da alarm verici bir nitelik taşıyor. Toplam yatırım hacminin 5’te 1’i buhar oluyor Dijital reklamcılıkta dünya genelinde milyarlarca dolarlık görünmeyen bir kayıp yaşanıyor. Biz bu riskin, pek çok pazarda toplam yatırım hacminin yaklaşık beşte birine karşılık geldiğini görüyoruz. Harcanan her bir bütçenin gerçekten bir insana ulaştığından emin olmalıyız. Bu artık sadece reklamcılığın değil, markaların güvenilirliğinin meselesi. Markalar kendini nasıl korumalı? Union İstanbul’a göre, çözüm bütçeyi kısmakta değil, görünmeyen trafiği kontrol altına almakta. Bugün bir markanın dijitalde başarılı olabilmesi için sadece daha fazla görünür olması yeterli değil; görünürlüğünün gerçek, verisinin doğru, raporlamasının şeffaf olması gerekiyor. Reklam doğrulama araçlarının devreye alınması, yapay zeka destekli analizlerin kullanılması, yayıncı zincirinin denetlenmesi ve sözleşme süreçlerinde kalite güvencesi sağlanması artık kaçınılmaz hale geldi. Erkmen’e göre, dijital reklamcılıkta yeni dönem “daha fazla erişim” değil, “doğru erişim” dönemi: “Gerçek kullanıcıya ulaşmayan her gösterim, sadece bütçe kaybı değil, aynı zamanda marka güvenine vurulan bir darbedir.” Union İstanbul’dan sektör çağrısı Union İstanbul, dijital reklamcılığın sürdürülebilirliği için sektör genelinde şeffaflık ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Ajans, Türkiye’ye özel bir Ad Fraud Endeksi oluşturularak yıllık veri ve performans raporlarının paylaşılmasını öneriyor. Bu çağrıya göre ajanslar, reklamverenler ve IAB Türkiye el ele vererek dijital reklam ekosisteminde güveni yeniden inşa etmeliler. Çünkü dijital ekonomide sürdürülebilir büyüme ancak şeffaflık, denetim ve güven temelleriyle mümkün. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.