Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Markalaşma

Kapsül Haber Ajansı - Markalaşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Markalaşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zeytinin Zirvesi İzmir’de Kuruluyor Haber

Zeytinin Zirvesi İzmir’de Kuruluyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, 30 Nisan - 2 Mayıs 2026 tarihleri arasında Fuar İzmir C Hol’de gerçekleştirilecek. Olivtech, ortaya çıkaracağı ticari hacmin yanı sıra sektörün tüm bileşenlerini bir araya getiren kapsamlı etkinlik programıyla da öne çıkacak. Olivtech Fuarı, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri sergilemek, sektör profesyonellerini bir araya getirerek iş birliği olanakları yaratmak amacıyla düzenlenirken, üretimden işleme ve tüketime uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteren paydaşları aynı çatı altında buluşturmayı hedefliyor. 85 katılımcının yer alacağı fuarda, Türkiye’nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan katılımcılar da bulunacak. Zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere süt ürünleri, şarap ve tarım teknolojilerine odaklanan fuar, katılımcılara güncel trendleri takip etme, yeni iş bağlantıları kurma ve sektörel gelişmelere dair kapsamlı bir perspektif kazanma imkanı sunacak. Fuarı ülkemizin yanı sıra Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan sektör profesyonellerinin ziyaret etmesi bekleniyor. Tarımdan gastronomiye Fuar zengin etkinlik programıyla da dikkat çekecek. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar, deneyim alanları ve sergi ile zenginleşen program kapsamında üretimden tüketime uzanan süreç farklı başlıklar altında ele alınacak. Tarımda dönüşüm, gıdada kalite, üretim süreçleri, markalaşma, sürdürülebilirlik, değer zinciri, tüketim alışkanlıkları ve gastronomi gibi konuların değerlendirileceği etkinlikler, sektörün güncel dinamiklerine ışık tutacak. Olivtech’in etkinlik programı, üniversiteler, kamu kurumları ve sektör paydaşlarının iş birliğiyle hazırlanırken İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, ilgili belediye birimleri ile üniversiteler ve sektör temsilcileri de programa katkı sağladı. Karşılayan, kapsayan ve birleştiren Fuar, 30 Nisan saat 11.00’de gerçekleştirilecek açılış töreniyle başlayacak. Aynı gün saat 12.15’te CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, “Türkiye’de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin” başlıklı konuşmasıyla sektörün güncel dinamiklerini değerlendirecek. “Karşılayan – Kapsayan – Birleştiren” temasıyla kurgulanan ilk gün programında saat 13.15’te düzenlenecek söyleşide, “Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu” başlığı ele alınacak. Panelin moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü üstlenirken, Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Günay Baysal ile İzmir Ticaret Borsası temsilcisi ve aynı zamanda Tariş Zeytin ve Zeytinyağı AŞ Genel Müdürü Cengiz Dikmen ile Ege İhracatçı Birlikleri temsilcisi konuşmacı olarak yer alacak. Saat 14.30’da gerçekleştirilecek “Gıdada Kalite ve Katma Değer: Proses, Teknoloji ve Biyoaktif Bileşenler” başlıklı panelde Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak moderatörlüğü üstlenecek. Endüstriyel Bilim İnsanı Can Kayacılar ile Zeytinyağı Akademisi Başkanı Dr. Abidin Tatlı, zeytinyağı üretiminde proses yönetimi, duyusal analiz ve teknolojik gelişmeler üzerine değerlendirmelerde bulunacak. Saat 15.45’te düzenlenecek “Geleceği Üreten Genç Girişimciler” panelinde moderatörlüğü The7 Kurucusu Çise Ulus üstlenirken Von Urla Kurucusu Gökçe Erkuşöz, üretici Umut Ayberk ve Sütçü markasının kurucusu Yasemin Sezgin, üretim ve markalaşma süreçlerine ilişkin deneyimlerini paylaşacak. İzmir Bağ Yolu Lansmanı Olivtech’te gerçekleştirilecek Günün sonunda saat 17.00’de gerçekleştirilecek İzmir Bağ Yolu Lansmanı’nda, İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen proje kamuoyuna sunulacak. Avrupa Konseyi Kültür Rotaları Programı kapsamındaki Iter Vitis ağı üyeliğiyle hayata geçirilen İzmir Bağ Yolu; Urla, Seferihisar, Menderes, Selçuk, Kemalpaşa, Çeşme, Torbalı ve Karabağlar’daki bağ ve şarap üreticilerini kapsayan tematik bir rota olarak öne çıkıyor. Yerel üreticiler ile gastronomi değerlerini buluşturan proje, sürdürülebilir turizmin geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Lansman kapsamında rotaya dahil edilen 18 işletmeye sertifika verilecek. Proje ile İzmir’in gastronomi turizmindeki konumunun güçlendirilmesi ve Avrupa Konseyi Kültür Rotaları Şarap Rotası ağıyla entegrasyonunun artırılması hedefleniyor. 1 Mayıs’ta üretim, emek ve değer zinciri Fuarın ikinci günü olan 1 Mayıs, “Üretim – Emek – Değer Zinciri” temasıyla gerçekleştirilecek. Saat 11.00’de düzenlenecek “Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri” başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Harun Raşit Uysal üstlenirken Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Öztürk ve Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel konuşmacı olarak yer alacak. Aynı gün saat 12.15’te gerçekleştirilecek “Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek” başlıklı panelde moderatörlüğü İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür yapacak. Panelde, Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Kokulu ve Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Ayla Mumcu yer alacak. Saat 14.00’te düzenlenecek “Bağdan Şişeye: Terroir, Teknoloji ve Trendler” başlıklı panelde ise moderatörlüğü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli yaparken Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu’ndan Prof. Dr. Ufuk Yücel, Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı, USCA Bağcılık ve Şarapçılık Kurucusu Serpil Erdurak ile danışman önolog Işık Gülçubuk konuşmacı olacak. Deneyim ve algıya odaklanılacak Fuarın son günü olan 2 Mayıs, “Tüketim – Deneyim – Algı” temasıyla düzenlenecek. Saat 10.00’da gerçekleştirilecek “Dr. Zeytin” oturumunda Dr. Esat Hoşgönül ve Dr. Feray Özgür Saraçoğlu, zeytin ve zeytinyağının sağlık üzerindeki etkilerini hekim ve eczacı perspektifinden ele alacak. Saat 11.00’de düzenlenecek “Sütü Nasıl Tüketiyoruz? Yeni Nesil Yaklaşımlar” başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Cem Karagözlü yaparken Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Sedef Nehir El, TE-TA Teknik Tarım Genel Müdürü ve Tarım 4.0 Teknoloji ve Etki Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sumer Tömek Bayındır ile Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykan Candemir konuşmacı olarak yer alacak. Saat 12.15’te gerçekleştirilecek “Gelenekten Geleceğe Zeytinyağının Sofralarımızdaki Değeri” başlıklı paneli İzmir Konak Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Derman Küçükaltan yönetirken, Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Doç. Dr. Levent Köstem, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Özgür Sarıbaş, Genç ve Naturel A.Ş. Kurucusu Prof. Dr. Seda Genç ve endokrin, metabolizma ve beslenme alanında uzman Prof. Dr. Ceyhun Dizdarer konuşmacı olacak. Mutfak atölyeleri ve deneyim alanları Fuar kapsamında, Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde düzenlenecek mutfak atölyelerinde, alanında uzman şefler Ege ve İzmir mutfağından özel reçetelerini ziyaretçilerle paylaşacak. 1 Mayıs’ta DoubleTree by Hilton’dan Executive Chef İlhami Dinç, Ege otlarını yorumladığı “Çağla bademli ballı Ege otları harmanı”nı hazırlayacak. 2 Mayıs’ta da Mövenpick Otel’den Executive Chef Murat Yıldız “Levrekli şevketi bostan”, Kaya Otel’den Su Şefi Yahya Yıldırım ise “İzmir kumru ekmeği üzerine enginarlı köfte” sunumlarıyla ziyaretçilerle buluşacak. Ziyaretçiler, mutfak atölyeleri ile lezzet dolu bir deneyim yaşayacak. Sergiden tadım etkinliklerine eşsiz bir deneyim sunacak Fuar süresince ayrıca üniversitelerle yapılan iş birliğiyle hazırlanan tadım etkinlikleri gerçekleştirilecek. Zeytinyağı ve peynir tadımlarının yapılacağı “Olivbar” alanı ile zeytinin dalından sofraya uzanan yolculuğunu anlatan “Köstem Zeytinyağı Müzesi” özel seçkisi zeytinyağı sergisi ziyaretçilere açık olacak. Olivtech, üretimden tüketime uzanan değer zincirini tüm boyutlarıyla ele alarak sektör temsilcileri için güçlü bir buluşma noktası oluşturacak. Fuar, 10.00 – 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trendyol'dan e-Ticarete Atılacak Yeni Satıcılara Özel Avantaj ve Destekler Haber

Trendyol'dan e-Ticarete Atılacak Yeni Satıcılara Özel Avantaj ve Destekler

Ticaret Bakanlığı'nın Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), MÜSİAD, TOBB Türkiye E-ticaret Meclisi ve sektör oyuncularının katkısıyla yürüteceği eğitim programı, yerli üretici, esnaf ve KOBİ'leri e-ticaretle tanıştıracak. Trendyol'un da destekçileri arasında bulunduğu Elektronik Ticareti Güçlendirme Projesi, girişimciliği güçlendirip esnaf ve KOBİ'leri dijital ticaretin sunduğu yeni fırsatlarla buluşturmayı hedefliyor. Program, yerel üreticilere markalaşma, dijital görünürlük ve lojistik fırsatlarıyla yalnızca yurt içi değil küresel pazarlara da açılma fırsatı sunuyor. Trendyol’dan e-ticarete yeni başlayacaklara ayrıcalıklar Projeye destek veren şirketler arasındaki Trendyol, eğitimleri tamamlayıp e-ticarete adım atacak yeni satıcılara özel destek ve avantajlar sunacak. Trendyol'da e-ticarete başlayacak yeni satıcılar, ilk ürün yükleme sonrası 60 gün geçerli %20 komisyon indirimi, e-ticaret, e-ihracat ve satıcı paneli süreçlerinde birebir danışmanlık desteği, anlaşmalı bankalarda kredi ve ticari kart fırsatları, ilk 60 gün geçerli ücretsiz e-fatura paketi ve Trendyol satıcılarına özel avantajlı KEP adresi ücretlendirmesi gibi ayrıcalıklardan yararlanacak. Trendyol ayrıca girişimci kadınlara ve kadın kooperatiflerine özel komisyon avantajının yanı sıra Kadın Girişimci Rozeti ile görünürlük avantajı gibi ayrıcalıkları, e-ticarete başlayacak kadın üretici ve girişimcilere sağlayacak. Eğitimlerde ilk adres Aydın oldu Türkiye genelinde 30 ili kapsayacak Elektronik Ticareti Güçlendirme Projesi’nde ilk eğitimler, Aydın Ticaret Odası’nda 6 Nisan Pazartesi günü Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla başladı. Manisa, Aydın ve ilçelerindeki esnaf ve KOBİ'ler, Aydın’daki eğitimlere yoğun katılım gösterdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nde Muhammet Öztürk Güven Tazeledi Haber

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nde Muhammet Öztürk Güven Tazeledi

Genel kurul öncesinde Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe’nin katılımıyla “İhracatın Yıldızları Ödül Töreni” gerçekleştirildi. Törende EHBİB’in 2025 yılında gerçekleştirdiği 1 milyar 185 milyon dolarlık ihracatın 800 milyon dolarlık büyük dilimini gerçekleştiren 24 firmaya 8 kategoride ödülleri verildi. Gültepe: “Hedefimiz ihracatta ilk 10 ülke arasına girmek” Ödül töreninde konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, uzun vadede Türkiye’yi en çok ihracat yapan ilk 10 ülke arasına çıkarmak istediklerini, tüm oyun planlarını ve stratejilerini bu hedefe göre göre kurguladıklarını dile getirdi. “Hedefe ulaşmak için ihracatımızı sadece miktar olarak artırmamız yetmiyor” diyen Gültepe, “Yüksek teknolojiyi, Ar-Ge’yi, İnovasyonu, Tasarımı, Markalaşmayı ve elbette ikiz dönüşümü işin içine katmamız gerekiyor. Biz de bu bilinçle daha fazla katma değer, daha fazla markalaşma, daha fazla teknoloji ve daha fazla sürdürülebilirlik odaklı bir ihracat yapısı inşa ediyoruz. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve inovasyon; önümüzdeki dönemde en önemli başlıklarımız olacak. Bu süreçte, siz değerli ihracatçılarımızın gösterdiği çaba ve kararlılık, ülkemizin geleceği açısından hayati önem taşıyor. Unutmayalım ki, ihracatla biz sadece ticaret yapmıyoruz. Biz aynı zamanda gittiğimiz her yerde ülkemizi temsil ediyoruz. Türk ürünlerinin kalitesini, Made in Türkiye algısını ve güvenilirliği ve dünyanın dört bir yanına taşıyoruz. Her birimiz ülkemizin gönüllü ticaret elçileri olarak büyük bir sorumluluk üstleniyoruz. Bugüne kadar çok önemli başarılara imza attık. Bundan sonra da daha da fazlasını yapacağımızdan hiçbir şüphe duymuyorum. Elbette her başarı takdiri hak ediyor” diye konuştu. Küresel ticaretin birbirinden zorlu sınavlardan geçtiği bir dönemden geçildiğine temas eden TİM Başkanı Mustafa Gültepe, tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, artan maliyetler, jeopolitik gelişmeler ve iklim değişikliğinin ihracatçıların iş yapış biçimlerini yeniden şekillendirdiği tespitinde bulundu. Tüm zorluklara karşın Türk ihracatçısının azmi, esnekliği ve çözüm odaklı yaklaşımıyla yoluna kararlılıkla devam ettiğini vurgulayan Gültepe sözlerini şöyle tamamladı; “Bugün ödül alan firmalarımız, sadece ihracatlarıyla değil; aynı zamanda vizyonları, sürdürülebilirlik yaklaşımları ve yenilikçi adımlarıyla da sektörümüze ilham veriyor. Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü; gıda güvenliği, arz sürekliliği ve katma değerli üretimiyle stratejik önem taşıyor. Çok şükür bu konuda şanslı bir ülkeyiz. Türkiye, bu alanda sahip olduğu üretim kapasitesi, kaliteli ürünleri ve güçlü lojistik altyapısıyla küresel oyuncu konumunda bulunuyor. 2025’te hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektörümüzün ihracatı yüzde 4 artışla 12,4 milyar dolara yaklaştı. Bu başarıda Ege Bölgesi’ndeki ihracatçılarımızın çok değerli bir katkısı bulunuyor. Birliğimiz çatısı altındaki yaklaşık 1.200 firma, 2025 yılını 1,2 milyar dolarlık bir ihracatla tamamladı. Egeli ihracatçılarımız bitkisel yağlardan unlu mamullere, şekerlemeden baharata 10 farklı alt sektörde, ülkemizin lezzetlerini dünyanın dört bir yanına ulaştırdı. Ben ödül alsın ya da almasın tüm firmalarımızı yürekten kutluyorum” Öztürk: “İhracatta hedefimiz 2 milyar doları aşmak” Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk göreve geldiklerinde 682 milyon dolar seviyesinde olan yıllık ihracat rakamlarını yüzde 74’lük artışla 2025 yılı sonunda 1 milyar 185 milyon dolara taşımanın gururunu yaşadıklarının altını çizdi. “Üyelerimizin özverili çalışmaları ve kararlılığı sayesinde birliğimiz ihracatını 1 milyar dolar seviyesinin üstüne çıkararak sürdürülebilir bir büyüme sergiledik” diyen Öztürk, “Küresel ekonomik dalgalanmaların yoğun hissedildiği, belirsizlik ve savaşın etkilerinin arttığı; döviz kurlarının istenen seviyelere ulaşmadığı ve iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerinde ciddi baskılar oluşturduğu bir dönemden geçiyoruz. Tüm bu zorluklara rağmen üretmeye ve ihracat yapmaya devam ettik. Siz değerli üyelerimiz ve sektör paydaşlarımızla birlikte önemli başarılara imza attık. Önümüzdeki 4 yıllık görev süremizin sonunda ihracatımızı 2 milyar doların üzerine çıkarmak için projeler geliştireceğiz” diye konuştu. 4 yıllık dönemde yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi veren Öztürk şöyle devam etti; “Türkiye Gıda İhracatçıları markamız çatısı altında Dünyanın en önemli 9 Uluslararası Gıda Fuarına katılım sağladık. Bu fuarlarda düzenlediğimiz tadım etkinliklerinde sektörümüz ürünleri ile hazırlanan menüleri fuar ziyaretçilerinin beğenisine sunduk, değerlerimizi en iyi şekilde tanıtmaya çalıştık. Ege İhracatçı Birliklerimizin çatısı altındaki Gıda Birlikleri olarak dünyanın önemli gıda fuarlarına milli katılım organize ettik. Foodex Japan, Summer Fancy Food Show, Biofach Nürnberg, Natural Products Expo West ve Çin İthalat fuarlarının milli katılımlarını başarı ile yürüttük.” Foodist İstanbul Fuarı’nı dünyanın ilk üç fuarından biri yapacağız 2026 yılında sektörlerinde yeni bir fuara da merhaba demenin hazırlığı ve heyecanı içinde oldukları bilgisini veren Öztürk, “Foodist İstanbul Fuarını, Türkiye Gıda Platformu çatısı altında 1 - 4 Eylül 2026 tarihleri arasında Tüyap İstanbul’da sektörle buluşturacağız. Dünyanın ilk 3 gıda fuarı arasına girme hedefiyle büyük bir adım attığımız yeni fuarın ülkemizin uluslararası arenadaki iddiasını gözler önüne serecek bir buluşma noktası olacağından hiç şüphemiz yok” ifadelerini kullandı. Üyelerinin ihracatını arttırmak, kurumsal kapasitelerini geliştirmelerine sağlamak amacıyla Ticaret Bakanlığımız destekli 2 farklı Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) projesini hayata geçirdikleri dillendiren Öztürk, UR-GE Projesi kapsamında Suudi Arabistan ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyetleri düzenlediklerini ifade etti. Yönetim ve Denetim Kurulu’na 5 yeni isim katıldı Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçesi ve iş programı kabul edildikten sonra seçime geçildi. Seçimde Yönetim Kurulu Başkanlığına Muhammet Öztürk 49 oyla ikinci kez seçilirken Yönetim Kurulu’nda; “Moiz Hemsi, Haluk Tezcan, Turgay Bağçıvancıoğlu, Hakkı Boztoprak, Burak Hucuptan, Levent Çaputçu, Rıza Seyyar, Yüksel Paylanbaş, Efe Beşe, Nitsa Çukurel Kapancıoğulları” yer alırken, Denetim Kurulu; “Baha Abalıoğlu, Berna Özmen ve Harun Bütün” isimlerinden oluştu. Yönetim Kurulu’nda Yüksel Paylanbaş, Efe Beşe, Nitsa Çukurel Kapancıoğulları, Denetim Kurulu’nda Baha Abalıoğlu, Harun Bütün yeni isimler oldu. MUHAMMET ÖZTÜRK KİMDİR? Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, 8 Ekim 1968 tarihinde Erzurum’da dünyaya geldi. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. 1986 yılında profesyonel olarak iş hayatına atılan Muhammet Öztürk, 1996 yılında ALTERNATİF TARIM VE ORMAN ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. firmasını kurdu. Uzun yıllardır tarım ürünleri ihracatı yapan Muhammet Öztürk, 2008 yılında Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’na girdi. 2014-22 yılları arasında Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (EHBİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini sürdüren Öztürk, 14 Nisan 2022 tarihinde yapılan Genel Kurulda Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. Muhammet Öztürk, bu göreve 1 Nisan 2026 tarihinde ikinci kez seçildi. EHBİB, Öztürk döneminde ihracat artış rekortmeni oldu Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Muhammet Öztürk’ün başkanlığında 4 yıllık süreçte ihracatını yüzde 74’lük artışla 682 milyon dolardan 1 milyar 185 milyon dolara çıkardı ve Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki 12 ihracatçı birliği arasında ihracat artış rekortmeni oldu. Muhammet Öztürk’ün başkanlığı döneminde Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, iki tane URGE Projesini hayata geçirdi. Malezya, Suudi Arabistan ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyetleri düzenledi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin Amerika Birleşik Devletleri’ne Türk gıda ürünlerinin tanıtımı amacıyla sürdürdüğü Turkihs Tastes isimli TURQUALITY Projesi’ne büyük emek verdi. Proje döneminde Türkiye’nin ABD’ye hububat bakliyat yağlı tohumlar ihracatı 3 kat artarak 300 milyon dolardan 900 milyon dolara yükseldi. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Muhammet Öztürk’ün başkanlığında; Avrupa Baharat Birliği Baharat Birliği Genel Kuruluna 2022 yılında ev sahipliği yaptı. Türk Gıda Sektörünün 50 milyar dolar ihracat hedefine ulaşması için sektör paydaşlarıyla Foodist İstanbul Fuarı’nın hayata geçmesine öncülük etti. Evcil hayvan mamaları sektörüne özel ilgi Evcil hayvan mamaları sektörü son yıllarda büyük bir gelişim gösteriyor. Kedi-köpek maması sektörü son 11 yılda ihracatını 33 kat artırarak 150 milyon doların üzerine çıkarırken bu sektörün üretim ve ihracatının yüzde 65’i Ege Bölgesi’nden gerçekleştiriliyor. Üstü örtülü kalan bu başarıyı Muhammet Öztürk başkanlığı döneminde kamuoyunun gündemine taşıyarak taçlandırdı. Kedi Köpek Maması Üreticileri Derneği (PETBİR)’yle güçlü bağlar kuran Muhammet Öztürk, sektördeki 14 firmayı UR-GE Projesi çatısı altında buluşturdu. Projede firmaların bir yandan yetkinliklerini artırırken, diğer yandan ortak pazarlama kültürü kazanmalarını sağlıyor. TARGEV Yönetim Kurulu Üyesi ve Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektör Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerini de sürdüren Muhammet Öztürk, iki çocuk babası ve İngilizce biliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Girişimciler İçin Küresel Yolculuk Başladı Haber

Kadın Girişimciler İçin Küresel Yolculuk Başladı

“İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla düzenlenen programda; küresel ekonomideki dönüşüm, girişimciliğin geleceği ve ilk ihracat hikâyeleri ele alındı. İlham Buluşmaları kapsamında ise TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk ilk ihracat deneyimlerini aktararak katılımcılara yol gösterdi. Prof. Dr. Yaşar Uysal’ın moderasyonunda gerçekleşen oturumda; “Değişen Dünya Ekonomisi ve Geleceğin Girişimcisi” başlığıyla önemli değerlendirmeler paylaşıldı. Sektörümüz üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, “Burada “İhracatta Kadın Gücü” başlığı altında bir araya gelmemiz, aslında yalnızca bir farkındalık oluşturma çabası değil; aynı zamanda ülkemizin ihracat hedeflerine ulaşmasında kadın girişimcilerimizin üstleneceği kritik rolün de güçlü bir göstergesidir. Başkanı olduğum sektör, yani hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü; üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri konumundadır. Bugün 190’dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren sektörümüz, küresel pazarlarda güçlü bir yer edinmiş durumdadır.” dedi. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biri Başkan Öztürk, “Artık yalnızca üretmek ve ihraç etmek yeterli değil. Değişen dünya ekonomisinde; katma değerli üretim, markalaşma, sürdürülebilirlik ve inovasyon gibi alanlarda kendimizi sürekli geliştirmek zorundayız. İşte tam da bu noktada, kadın girişimcilerimizin sürece daha fazla dahil olması büyük önem taşıyor. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, disiplin ve sürdürülebilirlik yaklaşımı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biridir. Bugün konuşacağımız ihracat yolculuğu; yalnızca yeni pazarlara açılmak değil, aynı zamanda daha güçlü markalar yaratmak, küresel rekabette kalıcı olmak ve ülkemizi daha yüksek katma değerli üretimle öne çıkarmak anlamına gelmektedir.” diye konuştu. Bizi daha ileriye taşıyacak olan kadın girişimcilerimizin daha aktif rol alması Ege Bölgesi olarak güçlü bir üretim ve ihracat altyapısına sahip olduklarını belirten Öztürk, “Bu gücü daha ileriye taşıyacak olan ise kadın girişimcilerimizin bu yapının içinde daha aktif rol almasıdır. Ege İhracatçı Birlikleri olarak, kadın girişimcilerimizin ihracata yönlendirilmesi, uluslararası pazarlara erişimlerinin artırılması ve rekabet güçlerinin geliştirilmesi için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Programımızın yeni bakış açıları kazandıracağına, ilham verici hikâyelerle hepimize yol göstereceğine ve güçlü iş birliklerinin oluşmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.” diyerek sözlerini tamamladı. Süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli, “Geçtiğimiz yıl ilk kez başlattığımız bu program, kadın girişimcilerden gördüğümüz yoğun ilgi ve ortaya çıkan güçlü sonuçlar doğrultusunda bu yıl ikinci kez uygulanıyor. Bu durum, kadın girişimcilerimizin ihracata yönelik gelişim talebinin ne kadar güçlü olduğunu ve bu alandaki çalışmaların ne kadar doğru bir ihtiyaca karşılık verdiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bugün gerçekleştirdiğimiz açılış dersi, yalnızca bir eğitim programının başlangıcı değil; aynı zamanda kadın girişimcilerimizin yerel pazardan küresel pazara uzanan yolculuğunda atılan stratejik bir adımdır. “İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla başlayan bu süreç, önümüzdeki haftalarda ihracat süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına kadar birçok kritik başlığı kapsayan bütüncül bir gelişim programı olarak ilerleyecektir.” dedi. Temel hedefimiz kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atması Seyfeli, “Günümüzde kadın girişimcilerin sürdürülebilir büyüme sağlayabilmesi, markalarını güçlendirebilmesi ve rekabet gücünü artırabilmesi için ihracat artık bir seçenek değil, stratejik bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu programın temel hedefi de tam olarak bu noktada; kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atmasını sağlamaktır. İnanıyoruz ki bu süreç sonunda yalnızca bilgi kazanan değil; aynı zamanda ihracata yönelen, yeni pazarlara açılan ve başarı hikâyeleriyle örnek olacak kadın girişimciler kazanmış olacağız.” diye konuştu. Kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz, küresel ticaretin hızla dönüştüğü bir dönemden geçtiğini, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve veri odaklı karar alma süreçlerinin artık ihracatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Bu yeni düzende başarılı olmak, yalnızca üretmekle değil; doğru stratejiyle, doğru araçlarla ve doğru bilgiyle hareket etmekle mümkün. Biz de Ege İhracatçı Birlikleri olarak bu ihtiyacı çok net görüyoruz. Bu nedenle, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulumuz ile birlikte, kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik. Bu programı klasik bir eğitim sürecinden farklı olarak kurguladık. Katılımcılarımız yalnızca bilgi edinmeyecek; aynı zamanda kendi firmaları için somut çıktılar üretecekler.” Her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. İşbırakmaz, “Program süresince; ihracata hazırlık seviyelerini objektif olarak değerlendirecek, rekabet ve marka stratejilerini geliştirecek, satış ve B2B kapasitelerini güçlendirecek, e-ihracat ve dijital pazarlama süreçlerini öğrenecek ve yapay zekâ destekli pazar araştırması araçlarını etkin şekilde kullanmayı deneyimleyecekler. En önemlisi ise, program sonunda her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. Yaklaşık 10 haftaya yayılan bu süreçte; eğitimlerin yanı sıra ilham buluşmaları, B2B eşleştirme günü ve final zirvesi ile katılımcılarımıza yalnızca bilgi değil, aynı zamanda güçlü bir iş ağı da sunuyoruz. Kadın girişimcilerimizin ihracattaki varlığı güçlendikçe, ülkemizin ihracat kapasitesi de aynı ölçüde güçlenecektir.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Girişimciler İhracatta Daha Güçlü Adım Atacak Haber

Kadın Girişimciler İhracatta Daha Güçlü Adım Atacak

“İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla düzenlenen programda; küresel ekonomideki dönüşüm, girişimciliğin geleceği ve ilk ihracat hikâyeleri ele alındı. İlham Buluşmaları kapsamında ise TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk ilk ihracat deneyimlerini aktararak katılımcılara yol gösterdi. Prof. Dr. Yaşar Uysal’ın moderasyonunda gerçekleşen oturumda; “Değişen Dünya Ekonomisi ve Geleceğin Girişimcisi” başlığıyla önemli değerlendirmeler paylaşıldı. Sektörümüz üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, “Burada “İhracatta Kadın Gücü” başlığı altında bir araya gelmemiz, aslında yalnızca bir farkındalık oluşturma çabası değil; aynı zamanda ülkemizin ihracat hedeflerine ulaşmasında kadın girişimcilerimizin üstleneceği kritik rolün de güçlü bir göstergesidir. Başkanı olduğum sektör, yani hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü; üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri konumundadır. Bugün 190’dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren sektörümüz, küresel pazarlarda güçlü bir yer edinmiş durumdadır.” dedi. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biri Başkan Öztürk, “Artık yalnızca üretmek ve ihraç etmek yeterli değil. Değişen dünya ekonomisinde; katma değerli üretim, markalaşma, sürdürülebilirlik ve inovasyon gibi alanlarda kendimizi sürekli geliştirmek zorundayız. İşte tam da bu noktada, kadın girişimcilerimizin sürece daha fazla dahil olması büyük önem taşıyor. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, disiplin ve sürdürülebilirlik yaklaşımı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biridir. Bugün konuşacağımız ihracat yolculuğu; yalnızca yeni pazarlara açılmak değil, aynı zamanda daha güçlü markalar yaratmak, küresel rekabette kalıcı olmak ve ülkemizi daha yüksek katma değerli üretimle öne çıkarmak anlamına gelmektedir.” diye konuştu. Bizi daha ileriye taşıyacak olan kadın girişimcilerimizin daha aktif rol alması Ege Bölgesi olarak güçlü bir üretim ve ihracat altyapısına sahip olduklarını belirten Öztürk, “Bu gücü daha ileriye taşıyacak olan ise kadın girişimcilerimizin bu yapının içinde daha aktif rol almasıdır. Ege İhracatçı Birlikleri olarak, kadın girişimcilerimizin ihracata yönlendirilmesi, uluslararası pazarlara erişimlerinin artırılması ve rekabet güçlerinin geliştirilmesi için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Programımızın yeni bakış açıları kazandıracağına, ilham verici hikâyelerle hepimize yol göstereceğine ve güçlü iş birliklerinin oluşmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.” diyerek sözlerini tamamladı. Süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli, “Geçtiğimiz yıl ilk kez başlattığımız bu program, kadın girişimcilerden gördüğümüz yoğun ilgi ve ortaya çıkan güçlü sonuçlar doğrultusunda bu yıl ikinci kez uygulanıyor. Bu durum, kadın girişimcilerimizin ihracata yönelik gelişim talebinin ne kadar güçlü olduğunu ve bu alandaki çalışmaların ne kadar doğru bir ihtiyaca karşılık verdiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bugün gerçekleştirdiğimiz açılış dersi, yalnızca bir eğitim programının başlangıcı değil; aynı zamanda kadın girişimcilerimizin yerel pazardan küresel pazara uzanan yolculuğunda atılan stratejik bir adımdır. “İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla başlayan bu süreç, önümüzdeki haftalarda ihracat süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına kadar birçok kritik başlığı kapsayan bütüncül bir gelişim programı olarak ilerleyecektir.” dedi. Temel hedefimiz kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atması Seyfeli, “Günümüzde kadın girişimcilerin sürdürülebilir büyüme sağlayabilmesi, markalarını güçlendirebilmesi ve rekabet gücünü artırabilmesi için ihracat artık bir seçenek değil, stratejik bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu programın temel hedefi de tam olarak bu noktada; kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atmasını sağlamaktır. İnanıyoruz ki bu süreç sonunda yalnızca bilgi kazanan değil; aynı zamanda ihracata yönelen, yeni pazarlara açılan ve başarı hikâyeleriyle örnek olacak kadın girişimciler kazanmış olacağız.” diye konuştu. Kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz, küresel ticaretin hızla dönüştüğü bir dönemden geçtiğini, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve veri odaklı karar alma süreçlerinin artık ihracatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Bu yeni düzende başarılı olmak, yalnızca üretmekle değil; doğru stratejiyle, doğru araçlarla ve doğru bilgiyle hareket etmekle mümkün. Biz de Ege İhracatçı Birlikleri olarak bu ihtiyacı çok net görüyoruz. Bu nedenle, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulumuz ile birlikte, kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik. Bu programı klasik bir eğitim sürecinden farklı olarak kurguladık. Katılımcılarımız yalnızca bilgi edinmeyecek; aynı zamanda kendi firmaları için somut çıktılar üretecekler.” Her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. İşbırakmaz, “Program süresince; ihracata hazırlık seviyelerini objektif olarak değerlendirecek, rekabet ve marka stratejilerini geliştirecek, satış ve B2B kapasitelerini güçlendirecek, e-ihracat ve dijital pazarlama süreçlerini öğrenecek ve yapay zekâ destekli pazar araştırması araçlarını etkin şekilde kullanmayı deneyimleyecekler. En önemlisi ise, program sonunda her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. Yaklaşık 10 haftaya yayılan bu süreçte; eğitimlerin yanı sıra ilham buluşmaları, B2B eşleştirme günü ve final zirvesi ile katılımcılarımıza yalnızca bilgi değil, aynı zamanda güçlü bir iş ağı da sunuyoruz. Kadın girişimcilerimizin ihracattaki varlığı güçlendikçe, ülkemizin ihracat kapasitesi de aynı ölçüde güçlenecektir.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Tüketimle Değil, Üretim ve İhracatla Büyümelidir Haber

Türkiye Tüketimle Değil, Üretim ve İhracatla Büyümelidir

EGİAD Uluslararası İlişkiler ve Dış Ticaret Komisyonu öncülüğünde düzenlenen toplantıda; ihracata yönelik finansman olanakları, devlet destekleri, küresel ticarette değişen dinamikler ve Türk şirketlerinin uluslararası pazarlarda sürdürülebilir büyüme stratejileri kapsamlı biçimde ele alındı. Toplantıya; Türk Eximbank Ege Bölge Müdürü Gülom Kudal, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Eximbank ve EİB yöneticileri ile EGİAD Dış Ticaret Elçileri ve Konsey üyeleri katılım sağladı. Toplantının “Onur Konuğu” olarak yer alan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, 40 yılı aşan ihracat birikimi ve liderlik tecrübesiyle, küresel ticaretin dönüşen dinamiklerine ilişkin stratejik değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. Türkiye tüketimle değil, üretim ve ihracatla büyümelidir Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, ihracatı bir ülkenin kalkınma iradesi olarak tanımlayarak, “Türkiye gibi gelişmekte olan bir ekonomi için üretim kadar önemli olan şey, o üretimi dünya pazarlarında değerli hale getirebilmektir. İhracat, döviz kazandırır, istihdam yaratır, firmaları disipline eder, kaliteyi yükseltir, verimliliği artırır ve ülkeyi küresel rekabetin bir parçası yapar. İhracat yapmayan bir şirket sadece kendi büyüme fırsatını kaçırmış olmaz. Aynı zamanda ülkenin dış ticaret dengesine, üretim kapasitesine, teknoloji gelişimine ve döviz gelirine de katkı sunmamış olur. Ben her zaman şuna inandım: Türkiye tüketimle değil, üretim ve ihracatla büyümelidir. Sağlıklı büyümenin yolu budur.” dedi. Türk ihracatçısı bu kırılma anlarının her birinde adapte olmayı başardı Jak Eskinazi, Türk şirketlerinin dünyaya açılmasında gerçek anlamda ‘oyunu değiştiren’ kırılma anlarını şöyle sıraladı; “İlk olarak Turquality bize markalaşmayı öğretti. İkincisi 2008 krizi bize pazar çeşitlendirmeyi öğretti. Üçüncüsü pandemi bize yakın üretimin değerini hatırlattı. Dördüncüsü de bugünkü ekonomik şartlar ise bize katma değer üretmeden ayakta kalamayacağımızı gösteriyor. Türk ihracatçısı bu kırılma anlarının her birinde adapte olmayı başardı. Bundan sonra da başarı, bu adaptasyon kabiliyetini ne kadar stratejik bir şekilde kullanabildiğimize bağlı olacak.” Türkiye’nin kendi ülke algısı marka olmalı Türk şirketlerinin global pazarlarda büyümesini sınırlayan en büyük üç hatadan bahseden Başkan Eskinazi, “Ülke olarak marka olamamamız ilk hatamız. Bugün dünyada birçok ülke, kendi ülke algısını bir marka gibi yönetiyor. Sadece şirketlerin değil, Türkiye’nin de marka olması gerekiyor. İkinci hata, pazara uygun üretim yapmamak. Her pazarda aynı ürün karşılık bulmaz. Avrupa’nın beklentisi farklıdır, Amerika’nın farklıdır. Başarılı olmak için üretimi pazara göre şekillendirmek gerekir. Üçüncü önemli eksik ise satış sonrası hizmet ve sürdürülebilir ilişki yönetimi. Müşteri sizinle sadece bir sipariş için değil, uzun vadeli güven ilişkisi için çalışır. Türk ihracatçısının DNA’sında rekabetçilik, pratiklik, çabuk kavrama ve adaptasyon, müşteri ilişkilerinde güçlü bir refleks var.” dedi. Çin ve Hindistan ile maliyet yarışına giremeyiz ama hızda, kalitede ve tasarımda onları geçebiliriz Çin, Hindistan ve Uzak Doğu rekabetinde Türkiye’nin geride kalmasını değerlendiren Eskinazi, “Türkiye, Çin ve Hindistan ile aynı kulvarda değil. Onlar ölçek ekonomisiyle, düşük maliyetle, çok büyük hacimlerle rekabet ediyor. Bizim o yarışa girmemiz doğru değil, mümkün de değil. Bizim rekabet alanımız: tasarım, kalite, hız, esneklik, güven olmalı. Yani Türkiye, “en ucuz üretici” değil, “en akıllı ve en hızlı çözüm ortağı” olmalı. Bugün siparişlerin Çin, Hindistan ve Uzak Doğu’ya kaymasının en önemli nedeni maliyet avantajı. Türkiye’nin geri kaldığı noktalardan biri de burada: küresel ticaret sistemine yeterince entegre olamamak. Özellikle Hindistan–AB Serbest Ticaret Anlaşması bu açıdan çok kritik, AB ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi çok kritik. Çin ve Hindistan ile maliyet yarışına giremeyiz ama hızda, kalitede ve tasarımda onları geçebiliriz.” diye konuştu. E-ticarette, dijital markalarda çok ciddi bir büyüme yakalayabiliriz Toplantıda öne çıkan bir diğer başlık ise dijitalleşme oldu. Başkan Eskinazi, “Artık 10 yıllık projeksiyon yapmak eskisi kadar kolay değil. Dünya çok hızlı değişiyor. Ben bundan 5 yıl önce şunu söylemiştim: “Mevcut işlerin en az %30’u ortadan kalkacak.” Bugün baktığımızda bunun gerçekleşmeye başladığını görüyoruz. Çünkü artık oyunun içinde çok güçlü bir faktör var: yapay zeka ve dijital dönüşüm. En büyük fırsat Bence Türkiye’nin en büyük avantajı şu: Genç ihracatçılarımız dünyayı iyi tanıyor. Daha global bakıyorlar, daha hızlı adapte oluyorlar, teknolojiyi daha iyi kullanıyorlar. Eğer bu bakış açısını doğru yönlendirirsek, özellikle: tüketici odaklı sektörlerde, e-ticarette, dijital markalarda çok ciddi bir büyüme yakalayabiliriz. Bugün dünyada tüketici şunu istiyor: zahmetsiz, hızlı, kaliteli ürün ve hizmet. Bu talebe cevap verebilen herkes kazanacak. Çünkü artık dünya şuna evrildi: hız + teknoloji + deneyim. Bu üçlü yoksa, rekabet de yok. Bugün 30 yaşında bir ihracatçı olsaydım, dijitalleşmeyi merkeze alırdım. E-ihracat, dijital markalaşma, veri odaklı satış, hızlı teslimat altyapısı bunlara yatırım yapardım. Pazar olarak; Avrupa hâlâ ana pazar, ABD yüksek katma değerli fırsatlar sunuyor, dijital sayesinde artık “pazar” kavramı da değişiyor. Doğru ürünü doğru platformda sunduğunuzda, dünya zaten sizin pazarınız oluyor.” dedi. Yeni Pazarlara Açılmanın Stratejik Platformu Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, küresel ticaretin artık sadece üretim ve satış değil; strateji, finansman ve risk yönetimi boyutlarıyla ele alınması gereken çok katmanlı bir süreç haline geldiğine dikkat çekti. Özhelvacı konuşmasında, Dış Ticaret Konseyi’nin yalnızca bir toplantı platformu değil, üyelerin küresel rekabet gücünü artıracak kalıcı bir yapı olarak tasarlandığını vurgulayarak, “Bugün hayata geçirdiğimiz Dış Ticaret Konseyi ile amacımız; yalnızca güncel gelişmeleri takip etmek değil, üyelerimizin yeni pazarlara açılmasına, riskleri daha iyi yönetmesine ve fırsatları daha hızlı değerlendirmesine katkı sağlayacak güçlü bir yapı oluşturmaktır.” dedi. İhracatın artık klasik bir ticari faaliyet olmaktan çıktığını belirten Özhelvacı, “Bugün ihracat; sadece ürün satmak değil, teknoloji üretmek, sürdürülebilir değer yaratmak ve küresel rekabette doğru konum almak anlamına gelmektedir.” diye konuştu. Ortak Akıl ve İş Birliği Kültürü Güçleniyor Toplantının sonunda konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, Dış Ticaret Konseyi’nin iş dünyasında kolektif öğrenme ve stratejik iş birliği kültürünü güçlendireceğini belirterek şu mesajı verdi: “Bugün burada yapılan paylaşımların yalnızca bilgi düzeyinde kalmayacağına, üyelerimizin iş süreçlerine doğrudan katkı sağlayacak somut çıktılar üreteceğine inanıyoruz.” EGİAD: Bölgesel Kalkınmanın ve Küresel Açılımın Güçlü Aktörü Konuşmasında EGİAD’ın 35 yıllık kurumsal birikimine de değinen Özhelvacı, derneğin ekonomik ve sosyal etkisine dikkat çekerek, “1990 yılında 47 genç iş insanının ortak bir ideal etrafında kurduğu EGİAD, bugün 900’ün üzerinde üyesi ve temsil ettiği binlerce şirket ile yalnızca bir dernek değil; bölgesel kalkınmaya yön veren güçlü bir ekonomik aktördür.” dedi. Özhelvacı, dış ticaretin Türkiye ekonomisi açısından stratejik önemine de vurgu yaparak, özellikle finansmana erişim ve doğru pazar stratejilerinin kritik hale geldiğini ifade etti. İhracata Yönelik Destek Mekanizmaları Masaya Yatırıldı Toplantının ilk bölümünde Türk Eximbank tarafından sunulan finansman ve sigorta mekanizmaları detaylı biçimde ele alındı. Türkiye’nin resmi ihracat destek kuruluşu olan Eximbank’ın sunduğu kredi ve sigorta programları kapsamında; 5 yıla varan vadeli ihracat kredileri, sevk öncesi ve sevk sonrası finansman modelleri, döviz kazandırıcı hizmetlere yönelik kredi imkanları, ihracat alacak sigortası ve risk yönetimi çözümleri katılımcılarla paylaşıldı. Ayrıca toplantıda, ihracatçı firmaların pazara giriş süreçlerini destekleyen devlet teşvikleri de kapsamlı biçimde ele alındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası ve FAO Ortaklığıyla Çiftçi Kadınlara Destek Haber

İş Bankası ve FAO Ortaklığıyla Çiftçi Kadınlara Destek

Tarım ve gıda sektöründeki üretici kadınlar hem kırsal kalkınmada ve ülkemizin gelişiminde hem de gıda güvenliğinin sağlanmasında etkin rol oynuyor. İş Bankası ve FAO, BM tarafından “Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı” ilan edilen 2026’da toprağı emekle yoğuran, üretime yön veren çiftçi kadınları desteklemek amacıyla bir iş birliği başlattı. İş birliğinin tanıtımı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasında İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, çiftçi kadınlar, kooperatif ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi. İş birliği ile “Güçlü Kadınlar, Dönüşen Tarım-Gıda Sistemleri” başlığıyla ülkemizin dört bir yanında “Yeni Nesil Çiftçi Kadın Buluşmaları” düzenlenerek, üretici kadınlara eğitim ve dijital satış desteği sunulacak. Bursa ile başlayan buluşmalar ülkemizin diğer bölgelerinde de devam edecek. Kadınların güçlenmesi, yalnızca bir eşitlik meselesi değil; aynı zamanda kalkınmanın da anahtarı… İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz konuya ilişkin değerlendirmesinde, BM tarafından 2025’in “Kooperatifler Yılı”, 2026’nın ise “Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı” ilan edilmesinin kadınların tarımdaki rolünün artık görünür kılınması, güçlendirilmesi ve sürdürülebilir biçimde desteklenmesi ihtiyacını açık bir şekilde ortaya koyduğunu ifade etti. Ülkemizde tarım sektöründe emek veren yaklaşık 5 milyon kişinin 2 milyonunu kadınların oluşturmasına rağmen, çiftçi kayıt sisteminde kadınların oranının yalnızca yüzde 15 seviyesinde bulunduğunu belirten Sezgin Yılmaz, “Kadınların üretimdeki bu güçlü varlığının finansmana, pazara ve bilgiye erişimle desteklenmesi; hem kırsal kalkınmanın güçlenmesi hem de sürdürülebilir tarımsal üretimin gelişmesi açısından büyük önem taşıyor” dedi. Bu anlayışla stratejik öncelik verdikleri sektörlerden olan tarımda ihtisas şubeleri, çiftçi buluşmaları, finansal, zirai ve ekolojik okur-yazarlık eğitimleri; Pazarama ve İmeceMobil gibi iştiraklerle sunulan pazarlama ve teknolojik destekler ile üreticilerin yanında yer aldıklarını söyleyen Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugüne kadar yürüttüğümüz Yeni Nesil Çiftçi Kadın Buluşmaları’nı FAO’nun ülkemizde yürüttüğü Kooperatif Destek Programı ile iş birliği yaparak yeni bir konseptle hayata geçiriyoruz. Böylece kadın liderliğindeki kooperatiflerin dijital pazarlara erişimini güçlendirmeyi, teknik ve yönetim kapasitelerini artırmayı ve başarı hikâyelerini daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefleyen yeni bir sürece adım atıyoruz. Kadınların öncülük ettiği kooperatifler büyüdükçe, sadece üretim değil; köyler, yerel ekonomiler ve toplumsal dayanışma da güçleniyor. Gençler yeniden tarıma yöneliyor, yerel markalar doğuyor, kırsal yaşam yeniden ayağa kalkıyor. Kadınların toprağa kattığı değerin, ülkemizin geleceğine yapılan yatırım olduğuna inanıyoruz. Bu yolculukta kadınların yanında yürümekten, onların hikâyelerine ortak olmaktan ve bu dönüşümün bir parçası olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Kadınların güçlenmesi, yalnızca bir eşitlik meselesi değil; aynı zamanda kalkınmanın da anahtarı.” Kadınlar sadece üretim yapan değil, markasını yöneten, dijital pazarda aktif girişimciler… FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık ise, bu iş birliğiyle kadınların üretip, işleyip, paketleyip, satıp yönettiği ama en az kazanan ve en geç görünür olduğu dengeyi değiştirmeyi amaçladıklarını belirterek, “Tarım-gıda sistemini dönüştürmek istiyorsak kadınları merkeze koymak zorundayız. İş Bankası ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’na giden süreçte somut bir adım. Birçok ülkede tarım, kadınlar için erkeklere kıyasla daha kritik bir geçim kaynağı. Üstelik aynı büyüklükteki arazileri yönettiklerinde dahi çiftçi kadınlarda verimlilik farkı ortalama yüzde 24 oluyor. Aşırı sıcak geçen her gün, çiftçi kadınların ürettiği mahsullerin toplam değerini erkeklere kıyasla yüzde 3 oranında daha fazla düşürüyor. İstihdam, eğitim ve gelirdeki cinsiyet farklarının azaltılması ise gıda güvensizliği farkının yüzde 52’sini ortadan kaldırabilir. Bu rakamlar bize kadınların üretim kapasitesinin, pazara erişiminin ve gelir imkanlarının güçlendirilmesinin yalnızca sosyal bir gereklilik değil, ekonomik ve yapısal bir zorunluluk olduğunu gösteriyor” diye konuştu. Bu süreçte kadın kooperatiflerinin önemine işaret eden Selışık, “Kadın kooperatifleri yalnızca üretim yapmıyor. Yerel ekonomiyi ayakta tutuyor, geleneksel bilgiyi koruyor, ailelerin geçimini sağlıyor ve aslında kırsalın sosyal dokusunu güçlendiriyor” dedi. Kadınların pazar erişimi ve toplu pazarlık kapasitesini güçlendiren çözümlerin, kırsaldaki kadınların ekonomik haklarından daha adil şekilde faydalanmasına katkıda bulunacağını söyleyen Selışık, sözlerini şöyle sürdürdü: “FAO’nun desteklediği kooperatif programı tam da bu amaca hizmet ediyor. FAO olarak bizler kadınların teknik kapasitesini güçlendiriyoruz. İş Bankası da kadın kooperatiflerine güçlü bir dijital satış ağı ve görünürlük penceresi açıyor. Kadın üreticiler artık sadece üretim yapan değil, markasını yöneten, hikayesini anlatan, dijital pazarda aktif rol alan girişimciler haline geliyor.” Eğitimden dijital pazara her aşamada üretici kadınların yanında Program ile kooperatifler yalnızca üretim aşamasında değil; ürün geliştirmeden satışa uzanan tüm süreçlerde desteklenecek. Kadın kooperatiflerine; gıda güvenliği, mevzuata uyum ve izlenebilirlik, markalaşma ve ürün tasarımı, ambalaj ve lojistik yönetimi, dijital, zirai ve finansal okuryazarlık, sosyal medya yönetimi konularında eğitimler verilecek. Eğitim sürecini tamamlayan kooperatifler, ilk etapta FAO’nun Kooperatif Destek Programı için geliştirilen Hepyerinden Dijital Platformu’na entegre edilecek. Platforma dahil edilen kooperatiflerin ürünleri, İş Bankası’nın iştiraki olan e-ticaret platformu Pazarama aracılığıyla ülke çapında satışa sunulacak; üreticilerin kalite ve gıda güvenliği standartları güçlendirilecek ve Pazarama’nın kampanya ve görünürlük desteği sayesinde ürünler daha geniş tüketici kitlelerine ulaşabilecek. Süreçte “Çiftçi Kadın Hikâyeleri” başlığı altında kısa video ve dijital içerikler hazırlanacak. Eğitim sürecine katılan ve dijital pazara entegre edilen kooperatiflerin dönüşüm hikâyelerinin yer verileceği bu içerikler, kadın üreticilerin marka bilinirliğinin artmasına katkı sağlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alarko’dan Kadın Girişimciliğine Stratejik Katkı Haber

Alarko’dan Kadın Girişimciliğine Stratejik Katkı

Kadınların ekonomik hayata katılımı ve yerel kalkınmanın desteklenmesi amacıyla Alarko Holding ve Habitat Derneği iş birliğiyle yürütülen Girişim Öncüleri Programı kapsamında, bu yıl hibe desteği almaya hak kazanan kadın girişimciler ödülleriyle buluştu. Girişim Öncüleri Programı hibe etabında, iş ve STK dünyası profesyonellerinden oluşan jüri değerlendirmesi sonrasında mikrobiyal gübre, alg tabanlı atık teknolojileri, dijital arıcılık, yeni nesil tarım, aromatik kozmetik, fonksiyonel gıda, çağdaş zanaat, gıda atıklarından biyoplastik üretimi, yerel ürünler, patili dostlar için bilimsel gıda, giyilebilir biyomedikal cihaz, çocuk gelişimi, ekoturizm, tarım makinaları ve sürdürülebilir mobilya gibi farklı alanlarda çözümler üreten 25 yenilikçi girişim öne çıktı. 20 girişimin hibe desteği Alarko Holding tarafından sağlanırken, yenilikçi tarım alanında fark yaratan 5 iş modeli, Alarko Tarım Grubu tarafından desteklendi. Üç yıldır Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına çok boyutlu katkı sağlayan Girişim Öncüleri Programı ödül töreni Alarko Holding Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Alarko Holding Yönetim Kurulu üyeleri, üst düzey yöneticileri ve proje paydaşlarının 25 kadın girişimciyi yakından tanıma fırsatı bulduğu törene önceki yıllarda hibe alan girişimciler de katılarak deneyimlerini paylaştılar. Ümit N. Yıldız: “Alarko olarak girişimci kadınların ortaya koyduğu değerin ölçeğini büyüten bir çarpan etkisi yaratıyoruz” Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız, Girişim Öncüleri Programı hakkında yaptığı değerlendirmede, “Kadınların karar alma mekanizmalarında ve liderlik rollerinde daha görünür olduğu ülkelerde kalkınma performansının daha yüksek olduğunu biliyoruz. Kadınların eğitime, iş gücüne ve girişimciliğe eşit katılımı, ekonomileri daha sürdürülebilir ve risklere karşı daha dayanıklı hale getiriyor. Girişimci kadınlar ise inovasyonu besliyor, toplumların dönüşümünü hızlandırıyor, sosyal adalet ve kapsayıcı büyümeyi mümkün kılıyor. Biz de Alarko olarak girişimci kadınların ortaya koyduğu değerin ölçeğini büyüten bir çarpan etkisi yaratıyoruz” dedi. 72 yıl önce iki genç girişimcinin hayaliyle kurulan Alarko’nun o günden bu yana hep yarınlara iz bırakmak amacıyla çalıştığını belirten Yıldız, toplumsal cinsiyet eşitliğinin Alarko’nun etki stratejisinin temel sütunlarından biri olduğunu kaydetti: “Değerli iş ortağımız Habitat Derneği yürütücülüğünde, bugüne kadar 4.000’den fazla kadına eğitimlerimizle ve 40 girişime de hibe desteğimizle katkı sağladık. Girişim Öncüleri Programı girişimci kadınlara finansal katkının ötesinde, mentorluk, görünürlük ve nitelikli iş birlikleriyle beslenen bütüncül bir destek modeli sunuyor. Bu ekosistemde birlikte öğrenme, iş birliği ve görünürlük imkânlarıyla girişimci kadınların markalaşma ve büyüme süreçlerine katkı sağlıyoruz. Bu yıl hibe programımıza Alarko Tarım Grubumuz da “Tarımda Kadın Gücü” projesi çerçevesinde katılım sağladı. Tarım Grubumuzla başlattığımız bu sinerjiyi önümüzdeki yıllarda Topluluğumuzun diğer şirketleriyle büyütmeye devam edeceğiz.” Bora Caldu: “Girişim Öncüleri, kadınların teknolojide, yazılımda, yapay zekâda, sürdürülebilirlikte ve sosyal inovasyonda güçlü oyuncular olduğunu açıkça ortaya koyuyor” Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu, törende yaptığı konuşmada, “Girişim Öncüleri Programı girişimci kadınların dijital dünyada güçlenmesini, görünür olmasını ve kendi ekonomik hikâyelerini yazmasını hedefleyen bütüncül bir dönüşüm yolculuğu. Kadınların iş gücüne katılımı ve girişimcilik ekosistemindeki temsili; doğru eğitim, doğru finansman ve güçlü iş birlikleriyle sürdürülebilir hâle geliyor. Alarko ile yürüttüğümüz Girişim Öncüleri Programı, kadınların yalnızca geleneksel üretimde değil, teknolojide, yazılımda, yapay zekâda, sürdürülebilirlikte ve sosyal inovasyonda da güçlü ve dönüştürücü oyuncular olduğunu açıkça ortaya koyuyor” dedi. Yatırımın 3,5 kat sosyal değere dönüştüğü proje Yüksek katılımcı memnuniyeti, ölçülebilir yetkinlik kazanımları ve girişim başlatma oranlarının yüksekliğiyle dikkat çeken program, son 3 yılda 81 farklı şehirden 4000 katılımcıya eğitimlerle, 40 girişime de hibe desteği ile katkı sağladı. İş dünyasındaki trendlerle paralel ilerleyen eğitimlerde bu yıl Yapay Zekâ Destekli Dijital Pazarlama, Tasarım Odaklı Düşünme, Marka Kimliği Oluşturma, E-İhracat ve Finansal Yönetim başlıkları öne çıktı. Katılımcıların gelir artışı, istihdam yaratma kapasitesi, dijital yetkinlik kazanımı ve girişimcilik ekosistemindeki konumlanmaları gibi çok boyutlu kriterler üzerinden yapılan değerlendirmeler, projeye yapılan her bir birimlik yatırımın 3,53 birimlik sosyal değer ürettiğini ortaya koydu. Program çerçevesinde hibe almaya hak kazanan girişimci kadınlar, Alarko ve Habitat Derneğinin sunduğu geniş bir değer ekosistemine dahil olma fırsatı yakalıyor. Girişimcilere Alarko Holding’in sosyal medya hesapları, kurumsal dergisi ve yayın sponsoru olduğu mecralarda görünürlük desteği sunularak, markalaşma desteği sağlanıyor. Farklı şehirlerde düzenlenen “Hayalden Başarıya” oturumlarıyla birbirinden öğrenme ve iş birliği kurma yönünde fırsatlar yaratılıyor. Girişimci kadınlar, Alarko Şirketler Topluluğu’nun geniş tedarikçi ağına da katılım imkânı buluyor. 2025 yılında “Işıldayanlar Ödülü”, 2026 yılında “Kadın Dostu Markalar Ödülü” ve NB Ekonomi Gazetesi tarafından verilen “Fırsat Eşitliğini Destekleyen Şirket Ödülü” ile onurlandırılan Girişim Öncüleri Programı, önümüzdeki dönemde girişimci kadın ekosistemini ve sosyal etkisini daha da büyütmeyi hedefliyor. Girişim Öncüleri Programının üçüncü yılında hibe desteği kazanan girişimci kadınlar ve girişimleri: Selen Şenal / Girişim: AlgBio Alg tabanlı teknolojiler geliştirerek endüstriyel atık suların arıtılmasına ve karbon yakalama süreçlerine yönelik çözümler sunuyor. Mikroalglerin gücünden yararlanarak çevresel ayak izini azaltmayı ve sürdürülebilir üretim modellerini desteklemeyi hedefliyor. İlayda Gül Vardar / Girişim: Rhodark Modern tasarım anlayışını sürdürülebilir üretim ilkeleriyle birleştirerek, IoT destekli yeni nesil tarım sistemleri geliştiriyor. Doğayla uyumlu çözümlerle şehir içinde sağlıklı ve sürdürülebilir gıda üretimini mümkün kılıyor. Cansu Yegin / Girişim: Koolseed %100 kabak çekirdeği proteininden doğal ve katkısız bitkisel protein tozları üretiyor. Temiz içerikli formülleriyle sağlıklı beslenmeyi pratik ve sürdürülebilir bir alışkanlığa dönüştürmeyi amaçlıyor. Alev Ertem / Girişim: Studio Potato Zanaatı çağdaş tasarımla buluşturarak yerel üreticilerle birlikte etik ve sürdürülebilir ev tekstili ürünleri ve aksesuarları üretiyor. El emeği odaklı tasarımlarla yaşam alanlarına özgün ve hikâyesi olan dokunuşlar katıyor. Duygu Yılmaz / Girişim: Biolive Zeytin çekirdeği atıklarını yüksek teknolojili biyoplastik ham maddelere dönüştürerek çevre dostu bir üretim modeli sunuyor. Petrol türevli plastik kullanımını azaltarak sürdürülebilir ekonomiye katkı sağlıyor. Şükrüye Özbilen / Girişim: Egglin Gıda Yumurtayı ileri teknolojiyle işleyerek gıda sektörü için fonksiyonel, sağlıklı ve yüksek besin değerli içerikler geliştiriyor. Doğal gıda bileşenleriyle mutfaklara pratik ve yenilikçi çözümler yaratıyor. Fatmanur Poyraz Ekinci / Girişim: Beetech Arı sağlığına yönelik doğal içerikli ürünler kullanılarak arı kolonilerinin yaşam kalitesini artıran yenilikçi çözümler sunuyor. Bal arılarını zararlılardan koruyarak kolonilerin verimliliğini artıran çözümler ile sürdürülebilir arıcılığa katkı sağlıyor. Iraz Aktay / Girişim: Cherry Mic Tarımda sürdürülebilirliği artırmaya yönelik mikrobiyal gübreler geliştiriyor. Organik tarımsal atıklardan elde edilen bu ürünler, toprağın verimini artırırken kimyasal gübre ihtiyacını azaltarak çevre dostu ve sürdürülebilir bir üretim modeline katkı sağlıyor. Sabiha Ezgi Davulcu / Girişim: Mundi Herbal Tıbbi ve aromatik bitkilerden doğal kozmetik ve bakım ürünleri üretiyor. Kimyasal içermeyen, bitkisel içerikli formüller geliştirerek doğadan beslenen güvenli ve nitelikli bakım çözümleri sunuyor. Ayşegül Bolat / Girişim: Karpaz Lavender Gardens Yetiştirdiği lavantalarla hem ekoturizmi destekliyor hem de saf lavanta yağlarından doğal bakım ürünleri üretiyor. Büşra Özer / Girişim: Microhobist Toprağın verimini artıran ve kimyasal gübre kullanımını azaltmaya yönelik doğal tarım çözümleri geliştiriyor. Bitki köklerindeki yararlı mikroorganizmaların metabolitlerinden elde edilen bitki gelişim düzenleyicileri sayesinde sürdürülebilir ve çevre dostu üretim süreçlerine katkı sağlıyor. Merve Canpolat / Girişim: Mapla Biotech Kayısı çekirdeğinden elde edilen hammaddelerle çevre dostu biyoplastik üretiyor. Tarımsal atıkları katma değerli ve kompostlanabilir plastik alternatiflerine dönüştürerek plastik sektörüne sürdürülebilir bir çözüm geliştiriyor. Beyza Aydın / Girişim: Natural Kapıdağ Kapıdağ Yarımadası’nın yerel lezzetlerini ve doğal ürünlerini geleneksel yöntemlerle işleyerek sofralara ulaştırıyor. Yerel üretimi destekleyerek doğal tarım bilincini güçlendiriyor. Dilek Kelleci / Girişim: Patilabs Evcil hayvanlar için bilimsel formüllerle geliştirilmiş vitamin ve bakım ürünleri sunuyor. İnovatif çözümlerle patili dostların yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor. Şeyma Yılmaz Yıldız / Girişim: Interrupt Biyomedikal Parkinson hastalarının yaşam kalitesini ciddi ölçüde kısıtlayan yürüme donması sorununa yönelik ileri teknolojiye sahip biyomedikal bir giyilebilir cihaz geliştiriyor. Bu çözümle hastaların hareket kabiliyetini destekleyerek günlük yaşamlarını daha bağımsız ve güvenli bir şekilde sürdürebilmelerine katkı sağlıyor. İmran Gündüz / Girişim: Podkids Çocukların kendi podcast yayınlarını üretebildiği bir medya ağı sunuyor. Çocukların medya okuryazarlığı becerileri kazanarak, araştırma ve ifade yeteneklerini geliştirerek pasif birer tüketici yerine aktif içerik üreticileri olmalarına katkı sağlıyor. Asuman Tunca / Girişim: Eceköy Biga’nın köylerindeki kadın emeğini ve geleneksel süt işleme kültürünü mobil mandıra modeliyle sofralara taşıyarak doğal ve nitelikli peynirler üretiyor. Yerel üretimi destekleyerek kırsal kalkınmaya ve kadın istihdamına sürdürülebilir katkı sağlıyor. Elif Cabri / Girişim: Kampbu Türkiye genelindeki kamp, glamping ve karavan alanlarını tek bir platformda buluşturarak doğaseverlerin güvenle keşif yapıp rezervasyon gerçekleştirmesini sağlıyor. Kamp kültürünü teknolojiyle birleştirerek doğada konaklama deneyimini daha erişilebilir ve pratik hale getiriyor. Hazal Ünsal Coruk / Girişim: Gaia Cappadocia Kapadokya’nın ruhunu ve “Toprak Ana”nın bereketini el yapımı stoneware seramik tasarımlarına yansıtıyor. Sofralara ve yaşam alanlarına eşlik eden, estetik ile dayanıklılığı buluşturan özgün tasarım objeleri üretiyor. Bervan Eskici / Girişim: Müstesna Dükkân Geleneksel bakır işçiliğini modern tasarım anlayışıyla yeniden yorumluyor. El emeğiyle üretilen fonksiyonel ve sanatsal objelerle sürdürülebilir tasarımı destekliyor. Canan Tiryaki / Girişim: VeggFoods Sürdürülebilir gıda teknolojileri odağında, bitki bazlı sağlıklı gıda çözümleri geliştiriyor. Sıfır atık prensibiyle, doğaya ve hayvana saygılı bitkisel çözümlerle geleceğin beslenme alışkanlıklarına bugünden katkı sunuyor. Seral Tan / Girişim: Sodd Design Yaşam alanlarına renk, enerji ve neşe katan oyunbaz tasarımlarıyla modern mobilya ve aydınlatma dünyasına yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. Özgün formlara sahip dekoratif ürünlerle her mekânda dinamik ve kişiselleştirilmiş bir atmosfer oluşturulmasına katkı sağlıyor. Sebla Kut / Girişim: Komet Kültür ve Sanat Kültürel mirası ve sanatı geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlayan projeler geliştiriyor. Eğitici müze kitleri ve deneyim alanlarıyla kültürel farkındalığı artırıyor. Alev Akarsu / Girişim: Tufetto Doğal ahşabı vidasız ve aletsiz kurulabilen modüler tasarımlara dönüştürerek sürdürülebilir ve pratik mobilyalar tasarlıyor. Ekolojik dengeyi gözeten, taşınması ve kurulumu kolay geçme sistemli ürünleriyle yaşam alanlarını daha işlevsel hale getiriyor. Mediha Karaoğlu İşgören / Girişim: İnovmak Makine Tarımda verimliliği artırmaya yönelik yenilikçi bitki bakım makineleri geliştiriyor. “KaraKız” markasıyla yerli üretimin gücünü modern teknolojiyle buluşturarak çiftçilerin üretim süreçlerini daha kolay ve ekonomik hale getiren çözümler üretiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TIF 2026 İkinci Gününde de Turizmin Farklı Alanlarına Mercek Tuttu Haber

TIF 2026 İkinci Gününde de Turizmin Farklı Alanlarına Mercek Tuttu

Havacılıktan kruvaziyere, yumuşak güçten wellness’e, sürdürülebilirlikten Türk dizilerine kadar geniş bir yelpazede gelişim fırsatları ve büyüme hedeflerinin paylaşıldığı forumda; dijitalleşme, mavi ekonomi ve lüks segmentteki dönüşüme dikkat çekildi. Dünya turizminin önde gelen isimleri; Türkiye'nin küresel ölçekteki ilk dört oyuncu arasındaki yerini sağlamlaştırmak ve geliştirmek için sezonun 12 aya yayılması ve dijitalleşmenin operasyonel süreçlere entegre edilmesi gerekliliğini ortaya koydu. Forumda markalaşma, dijitalleşme, sürdürülebilirlik, yumuşak güç ve insan odaklı dönüşüm, turizmdeki stratejik başlıklar olarak öne çıktı. Oturumlarda öne çıkan bazı başlıklar: Kruvaziyer turizmde Galataport ve İstanbul Havalimanı ile kamu, özel sektör ve STK güç birliğinde pandemi sonrası kaydedilen hızlı toparlanmayla Türkiye fark yarattı. Orient Express, 67 vagonluk restore edilmiş trenle 2027 sonu itibarıyla Paris ve İstanbul’u birbirine bağlayacak.Türk havacılığı, THY, Pegasus ve SunExpress ile tarih yazdı; 800 ticari uçaklık filomuz 10 yıl içinde ikiye katlanabilir. Dünya hava yolcu sayısı 2053’te 22 milyara çıkacağı öngörülüyor. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) ev sahipliğinde; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) stratejik ortaklığında, Türkiye İş Bankası’nın ana sponsorluğunda düzenlenen Turizm Yatırım Forumu (Tourism Investment Forum) – TIF 2026’nın ikinci günü de, dünya turizminin önde gelen isimlerinin katılımıyla yoğun ve verimli oturumlara sahne oldu. “TÜRK TURİZMİNİN ASIL MUCİZESİ İNSANINDA YATIYOR” Gazeteci Özlem Doğaner’in moderatörü olduğu “Özet ve Temel Çıkarımlar: Çerçevenin Oluşturulması” başlıklı forumun ikinci gün açılış panelinde konuşan Oya Narin, TIF’in her yıl artan uluslararası ilgiyle büyüdüğüne dikkat çekti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un Türkiye’nin turizmde artık dünyanın ilk dört vazgeçilmez destinasyonundan biri olduğu yönündeki değerlendirmelerine değinen Oya Narin, TTYD olarak, turizm yatırımcıları olarak bu güçlü pozisyonu korumaya ve daha da geliştirmeye yönelik kararlılıklarını dile getirdi. TTYD Başkanı Narin, Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkanı Gloria Guevara Manzo’nun Türkiye’ye yönelik “Bütün dünya sizi takip ediyor” sözlerinin de Türk turizmi açısından son derece kıymetli ve motive edici olduğunu belirtti. Türk turizminde yatak kapasitesi içinde yüzde 10 gibi düşük bir düzeyde olan markalaşmayı artırmak zorunluluğuna da dikkat çeken Oya Narin, açıklamasına şöyle devam etti: “Ülkemizin turizmde her şeyi var: İklimimiz, doğamız, tarihimiz, mitolojimiz, kültürümüz, gastronomimiz, denizimiz ve güneşimiz. En önemlisi ise heyecanımız ve pırıl pırıl insanlarımız. ‘Tanrı misafiri’ kavramına sahip bir kültürden geliyoruz. Misafiri kutsal kabul eden bir anlayışımız var. Türk turizminin asıl mucizesi de burada yatıyor: İnsanında” dedi. “2027 SONUNDA İKİNCİ ORİENT EXPRESS TRENİ, PARİS İLE İSTANBUL’U BİRBİRİNE BAĞLAYACAK” Orient Express CEO’su Gilda Perez Alvarado tarihi trenin 140 yıl önce başlayan hikayesini, yeni dönem çalışmalarını ve lüks otelcilikteki trendleri anlattı. Alvarado, Agatha Christie’den Hollywood’a kadar kültürel bir ikon haline gelen Orient Express’te 67 vagonluk restore edilmiş ikinci bir treninin 2027 sonu itibarıyla sefere başlayarak, Paris ve İstanbul’u birbirine bağlayacağını açıkladı. Alvarado, 2024 yılında 150 milyar dolara yaklaşan lüks otel pazarının 2032’de 370 milyar dolara çıkmasının beklenildiğini de belirtti. “TÜRKİYE, KRUVAZİYER’DE KAMU, ÖZEL SEKTÖR VE STK İŞ BİRLİĞİ İLE FARK YARATTI” Oturumdan önce “Mavi Ekonomi” başlıklı ana tema konuşmasını yapan Carnival Corporation’un eski Kıdemli Başkan Yardımcısı Giora Israel, “Kruvaziyer Turizminin Bir Sonraki Dalgası” başlıklı oturumun moderatörlüğünü de üstlendi. Oturumda Viking Ürün Geliştirme Başkan Yardımcısı Joost Ouendag, Ritz Carlton Yacht Collection Liman ve Varış Noktası Operasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Spyros Almpertis, Tura Turizm Holding Başkan & CEO’su Leyla Öner ile Galataport İstanbul Liman Direktörü Tolga Tuncay konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda kruvaziyer turizmi için Türkiye’nin misafirperverliği ve tarihi ile oluşturduğu mükemmel destinasyonlar, kruvaziyerdeki yüksek eğitim ve gelir/harcama seviyesine sahip turist profili, VIP müşteriler için ultra lüks kruvaziyer deneyimi gibi çarpıcı başlıklar ele alındı. Leyla Öner, Türkiye’nin pandemi sonrası 2021’de başlayan kruvaziyer turizmindeki toparlanma sürecinde, Galataport ve İstanbul Havalimanı’nın büyük etki yarattığını belirtti. Öner, hızlı bir şekilde kamu, özel sektör ve tüm STK'ların güçlerini birleştirerek; hem destinasyon tanıtımının etkili şekilde yapılması hem de taşımacılık, tesis ve rehber gibi diğer tamamlayıcı hizmetlerde kaydettikleri gelişmelerle Türkiye’nin fark yarattığını söyledi. “HAVACILIĞIN YENİ YÜZYILI: 2053’TE 22 MİLYAR YOLCU” Turizm ve havacılık sektörünün önemli isimleri, "Hava Taşımacılığı: Sırada Ne Var?" panelinde bir araya gelerek sektörün yol haritasını çizdi. Pegasus Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tevfik Nane’nin moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, Southwind Airlines CEO’su Şükrü Can, TAV Airports COO’su Mete Erna ve TAV Güvenlik CEO’su Turgay Şahan konuşmacı olarak yer aldılar. Oturumda; ülkemize gelen her 10 turistin havayolu ile geldiği, Türk havacılığının THY, Pegasus ve SunExpress ile tarih yazdığı, 800 ticari uçaklık filonun 10 yıl içinde ikiye katlanması beklendiği, dünya hava yolcu sayısının 2043’te 17 milyar, 2053’te ise 22 milyara çıkacağı öngörüsü gibi önemli konulara değinildi. “TURİZMDE YENİ ROTA "ÇEVİKLİK VE DÖNÜŞÜM" Armin Zerunyan moderatörlüğünde gerçekleşen “Otel Yatırımları: Trendler, Markalar ve Stratejik Büyüme” panelinde ise AZ Consultancy Kurucusu Armin Zerunyan, IHG Hotels & Resorts Geliştirme Başkanı Kristin Thorsteinsdottir, Accor Premium Orta Ölçekli & Ekonomi MEA & Türkiye CDO Maya Ziadeh, Hyatt Hotels Güney Avrupa Otel Geliştirme Direktörü Carlos Paredes Fernandez, Hilton Worldwide Türkiye Kıdemli Geliştirme Direktörü Funda Eratici ve Petra Hospitality Kurucu Ortak & Direktör Tasos Kotzanastassis, Türkiye pazarının geleceğini konuştu. Oturumdaki açıklamalar Uluslararası markaların Türkiye’ye, zengin turizm potansiyeli paralelinde ilgi duyduğu ve bu ilginin artarak devam edeceği tablosunu ortaya koydu. “KONAKLAMA VE TURİZM FİNANSMANINDA STRATEJİK ADIMLAR” TKYB Başkan Yardımcısı Seçil Yıldız moderatörlüğünde düzenlenen “Konaklama Sektöründe İşletme ve Yatırım Finansmanı” oturumunda konuşmacılar; ICBC Proje Finansmanı Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Can Yakar, Ziraat Bank Proje Finansmanı Başkanı Berrin Mahmutoğlu, Ziraat Bank Proje Finansmanı Başkanı Berrin Mahmutoğlu, Ziraat Bank Proje Finansmanı Başkanı Berrin Mahmutoğlu, World Bank Group – Finans Sektörü Görev Ekibi Lideri Etkin Özen ve EBRD Kıdemli Gayrimenkul Bankacı Yöneticisi Seher Güngör tarafından, turizm işletme ve finans yönetiminin sektör için taşıdığı stratejik değer masaya yatırıldı. “LÜKSÜN YENİ ROTASI: KİŞİYE ÖZEL VE ANLAMLI YOLCULUKLAR” Forbes Travel Guide CEO’su ve Küresel Elçisi Filip Boyen’in moderatörlüğünde gerçekleşen, “Lüksten Yaşam Tarzına: Yeni Misafir Beklentileri” konulu panelde, Servotel Kurucu Ortağı Ayla Heyfegil, The Peninsula İstanbul Genel Müdürü Jonathan Crook, Minor Hotels Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü Amir Golbarg ile Technogym Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Vittorio Zagaia turizmde lüksü konuştu. Oturumda; konukseverliğin bir numaralı kalite unsuru olduğu, lüksün fiziksel niteliklerden çok ‘benim için tasarlanmış’ hissi veren hizmet, ortam ve deneyime dayandığı, Türkiye’nin geleneksel misafirperverliği, gastronomi, kültür, marinalar başta olmak üzere lüks turizm açısından taşıdığı avantajlar ele alındı. “SEYAHAT ARTIK KEŞİF DEĞİL, BÜTÜNSEL İYİ OLUŞ YOLCULUĞU” NG Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür’ün moderatörlüğünü üstlendiği “Wellness Çağında Turizm Yatırımları” başlıklı panelde Forbes Travel Guide CEO’su & Küresel Elçi Filip Boyen, Sunset Hospitality Group İş Geliştirme Direktörü Carmen Bardaji, Healing Hotels of the World Kurucu & CEO’su Anne Biging ve Johnson Health Tech EMEA Bölgesi Otelcilik Satışları Direktörü Gary Young, turizm sektörünün yükselen trendi wellness ve longevity kavramlarını ve bu alanların sektöre katkılarını ele aldı. Bu terndin otel tasarımlarından çalışan eğitimine kadar her alanı etkilediği, bilim destekli ölçülebilir programların ve kişiselleştirilmiş deneyimlerin öne çıktığı gibi önemli başlıklar, oturumda detayları ile konuşuldu. “MARİNALAR, TEKNELERİN OTOPARKI OLMAKTAN ÇOK YAŞAM ALANI HÂLİNE DÖNDÜ” Naviga Publishing and Communications Corp. Kurucu Ortağı Tuba Noyan moderatörlüğündeki “Marinaların Sosyal Yaşam Alanlarına Dönüşümü” adlı panelde ise Setur Marina Genel Müdürü Emre Doruk, marina kültüründeki dönüşümü ve bunun sosyal–ekonomik etkilerini konuştu. Panelde; marinaların yalnızca teknelerin park ettiği yerler olmaktan çıkıp, herkes için alternatif birer yaşam alanına dönüştüğü ve Türkiye’nin marinalar konusunda gelişebileceği çok önemli bir coğrafyaya sahip olduğu belirtildi. “HİKAYELERİMİZ PETROLDEN DAHA DEĞERLİ” Contemporary İstanbul Vakfı Başkanı Ali Güreli moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Yumuşak Güç: Sanat ve Kültür Yoluyla Değer Yaratmak” panelinde ise FarkLabs Kurucusu Ahu Büyükküşoğlu Serter, Ay Yapım CEO’su Kerem Çatay ve Zeyrek Çinili Hamam Kurucu Direktörü Koza Güreli Yazgan; sanat, dizi sektörü ve kültürel mirasın birleşerek turizm içinde nasıl devasa bir "yumuşak güç" oluşturduğu çarpıcı örneklerle anlatıldı. “SEKTÖRDE PARA VE YATIRIM VAR AMA DOĞRU İNSAN YOK” “Konaklama Sektöründe Yeteneğin Geleceği” panelinde konuşan Les Roches CEO’su Carlos Diez, sektörün içinde bulunduğu ve adeta ‘mükemmel fırtına’ya dönüşen yetenek krizine vurgu yaptı. Diez; “Turizmde para var, tesis var, ancak bunları işletecek kalifiye insan yok. Turizm eğitim alanların eskiden 90’ı otelciliği seçerken, bu oran şimdi yüzde 30’a düştü. Öyle bir noktadayız ki bazı şirketler, sadece doğru insan bulamadıkları için büyüme planlarını durdurmak zorunda kalıyor” açıklamasında bulundu. “MICE SEKTÖRÜ GELİR VE ÜLKE TANITIMI AÇISINDAN STRATEJİK ÖNEME SAHİP” Dreamproject CEO & Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Ataman moderatörlüğündeki “Etkinlik Turizminin Geleceği: Kongre Mekanları ve Spor Deneyimleri” panelinde Lütfi Kırdar Congress and Exhibition Center Genel Müdürü Deniz Dikkaya, ICVB Genel Müdürü Cemil Hakan Kılıç ve TÜRSAB Başkan Yardımcısı Hasan Eker, Türkiye’nin büyüyen etkinlik turizmi pazarında sahip olduğu potansiyeli masaya yatırdılar. Projelerin mimari aşamalar öncesinde profesyonel kongre organizatörleriyle başlaması, kongre ziyaretçilerinin ortalama turistlere oranla yaklaşık 4 kat fazla harcama yapması, daha yeni ve donanımlı otelleri ile Türkiye’nin MICE sektöründe avantajlı olması ve ülkemizde düzenlenecek kongre sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar, panelde ele alınan konular içinde öne çıktı. “OTEL TASARIMINDA HİKÂYE VE DENEYİM ODAKLI YAKLAŞIM” GAD Architecture/ Foundation Kurucusu Gökhan Avcıoğlu moderatörlüğünde düzenlenen “Otel Tasarımında Trendler: Destinasyon, Ruh, Deneyim ve İşlev” başlıklı oturumda, Bilgili Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Proje Geliştirme ve İnşaat Yönetimi Grubu Başkanı Levent Abay, Space Architects & Designers Kurucusu Kaan Çetinkaya ile Autoban Kurucu Ortağı Seyhan Özdemir, yapı tasarımının inceliklerini ve turizm deneyimine katkısını ele aldı. Panelde 20 otel, 25 bin oda kapasitesi ve 75 bin metrekarelik bir kongre merkezine sahip, kongre, spor ve longevity üzerinden turizmi 12 aya yayacak bir Konaklı projesinin dahi bölgeye 1,2 milyar dolarlık katma değer sağlayacağının vurgulandığı panelde, projelerin çok titiz çalışma ve 365 derecelik bir hassasiyetle tasarlanması gerektiği belirtildi. “TURİZMDE DENEYİM, KİŞİSELLEŞTİRME VE SÜRDÜRÜLEBİLİR DESTİNASYONLAR” “Pazarlamada Etkililik: Fikirleri Etkiye Dönüştürmek” panelinde TBWA Worldwide Strateji Direktörü Toygun Yılmazer moderatörü, Creative Supply Kurucu & Kreatif Direktörü- Youri Sawerschel ve Tatilbudur Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Çubuk da konuşmacı olarak yer aldılar. Panelde; bazı popüler destinasyonlara yoğun talep oluşurken, bazı destinasyonların ise kalabalık nedeni ile tercih edilmemesi, sofistike gezginlerin kimlikleriyle uyumlu destinasyonlar araması, iş ve tatilin birleştirilmesi, fiyat karşılaştırmalarının belirleyici olması, deneyim, kişiselleştirme ile sürdürülebilirliğin öne çıkması gibi tüketici davranışlarındaki tüm değişimler ve dijital platformların rolü masaya yatırıldı. “TÜRK DİZİLERİ: 170 ÜLKEYE İHRAÇ EDİLEN ÜCRETSİZ TANITIM GÜCÜ” Av. Dr. Aydın Orhan’ın moderatörlüğündeki “Türk Dizileri Aracılığıyla Destinasyon Markalaşması” oturumunda Gold Film’in kurucusu Faruk Turgut ile Süreç Film’in sahibi Ali Gündoğdu konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, 2008 yılında başlayan küresel yolculuğun bugün 1 milyar izleyiciye ulaştığı, 2024-2025 sezonunda tahminen 800 milyon dolarlık bir satış gerçekleştiği, dizi ihracı konusunda Amerika ve İngiltere’den sonra en fazla satış yapan ülke olarak elde edilen tanıtım, kültürel kazanım ve turizme katkısı masaya yatırıldı. “KONAKLAMA YATIRIMLARINDA SERMAYE, KÂRLILIK VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM” “Konaklama Sektöründe Sermaye Akışları ve İşlemlere Bakış” oturumunda ise Access Hospitality Kurucu & Başkanı Haluk Özdoğan (moderatörü), Ernst & Young Ortağı Gün Gökkaya ve Deloitte Ortağı Osman Arslan sahneye çıktı. Oturumda, Türkiye’deki otel yatırımlarındaki sermaye akışları, yatırımcı ilgisi ve dijital dönüşüm trendlerini ele aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.