Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Markalaşma

Kapsül Haber Ajansı - Markalaşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Markalaşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı Deprem Bölgesinde ‘Temiz Ekmek Projesi’ni Başlatıyor Haber

Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı Deprem Bölgesinde ‘Temiz Ekmek Projesi’ni Başlatıyor

İklim krizinin etkileri, artan üretim maliyetleri ve afetler, yerel gıda üretimini her geçen gün daha da kırılgan hale getiriyor. Buna karşın küçük ölçekli çiftçiler, kadın üreticiler ve kooperatifler, üretimi sürdürmek ve deprem bölgesinde yaşamı yeniden güçlendirmek için dayanışma içinde çalışmaya devam ediyor. Bu çabayı desteklemek ve yerel üretimi daha dayanıklı hale getirmek amacıyla Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), Hatay, Malatya ve Adıyaman'da Temiz Ekmek Projesi'ni hayata geçiriyor. KEDV, 6 Şubat depremlerinin ilk gününden bu yana bölgede küçük ölçekli çiftçiler ve üreticilerle çalışmalarını sürdürüyor. Bu süreçte üreticilerin tüm zorlu koşullara rağmen üretimi sürdürmek ve yaşamlarını yeniden kurmak için gösterdikleri kararlılığa tanıklık eden KEDV, aynı zamanda bilgi paylaşımını, ortak üretimi ve dayanışmayı güçlendirecek mekanizmalara duyulan ihtiyacın da giderek arttığını gözlemledi. Artan üretim maliyetleri, iklim krizine bağlı aşırı hava olayları, afetler ve buna bağlı olarak üretimde yaşanan aksaklıklar, yerel üreticiler üzerindeki baskıyı artırıyor. Zirai don, sel ve yangın gibi afetler hem tarımsal üretimi hem de yerel gıda tedarik zincirlerini daha da kırılgan hale getirirken, küçük ölçekli üreticilerin güvenilir bilgiye, dayanışma ağlarına ve ortak çözüm mekanizmalarına duyduğu ihtiyaç daha da görünür hale geliyor. Temiz Ekmek Projesi de tam bu ihtiyaca yanıt vermeyi amaçlıyor. Temiz Ekmek Projesi, bölgenin yerel buğdaylarının topraktan değirmene, değirmenden fırınlara ve market raflarına uzanan yolculuğunda emeği geçen çiftçileri, üreticileri, kadın kooperatiflerini ve diğer yerel aktörleri ortak bir iş birliği ağı içinde buluşturmayı amaçlıyor. Böylece üretimin her aşamasında kaliteyi, gıda güvenliğini ve izlenebilirliği güçlendirirken, yerel üreticilerin bilgi paylaşımı yapabilecekleri, birlikte üretebilecekleri ve pazara daha güçlü erişebilecekleri bir yapı oluşturulması hedefleniyor. Projenin ilerleyen aşamalarında ekmek ve diğer buğday temelli ürünler için gıda güvenliği, hijyen, kalite ve izlenebilirlik standartları, üreticilerle birlikte geliştirilecek ve uygulanacak. Uzun vadede Temiz Ekmek Projesi, üreticilerin üretim kapasitesini ve gelir olanaklarını kolektif biçimde güçlendirerek kendi kaynaklarıyla sürdürülebilir bir yapıya dönüşmesini, aynı zamanda bulunduğu bölgede daha fazla hanenin temiz ekmeğe erişebilmesini hedefliyor. Proje kapsamında küçük ölçekli çiftçi ve üreticileri ortak bir dayanışma ve çözüm zemininde buluşturmak için düzenli buluşmalar, deneyim ve bilgi paylaşımları, teknik eğitimler ve mentorluk süreçleri yürütülecek, ortak üretim alanları oluşturulacak. Ürünlerin izlenebilirliğini sağlayacak ortak kalite ve gıda güvenliği standartları belirlenmesi için çalışmalar yürütülecek ve ürünlerin geniş pazarlara ulaşması için markalaşma, ürün standardizasyonu ile çok kanallı satış olanakları geliştirilecek. Proje ayrıca bölgedeki kadın çiftçilerin örgütlenmesini, yerel buğday çeşitlerinin ekiminin kadın kooperatifleri ve kadın çiftçiler arasında yaygınlaştırılmasını destekleyecek. Temiz Ekmek Projesi, yerel üretimin güçlenmesini yalnızca tarımsal üretimin sürdürülmesi açısından değil, afetlere ve iklim krizine karşı daha dayanıklı, kapsayıcı ve adil gıda sistemlerinin inşasının da önemli bir parçası olarak ele alıyor. Kadın üreticiler, kooperatifler ve yerel aktörlerin birlikte geliştireceği bu modelin, bölgede güvenli gıdaya erişimi artırırken yerel ekonomiyi güçlendirmesi ve başka bölgelere de ilham verecek bir dayanışma örneği oluşturması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Interfresh Eurasia Fuarı 80 Ülkeden Alıcıları İzmir’de Buluşturdu Haber

Interfresh Eurasia Fuarı 80 Ülkeden Alıcıları İzmir’de Buluşturdu

Fuarın açılışında konuşan Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Dr. Mehmet Ali Kılıçkaya, 2026 yılının 8 aylık döneminde tarım ürünleri ihracatımızın, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,8 artarak 21,7 milyar dolara ulaştığını dile getirdi. Taze meyve sebze ve mamul ihracatı 8 ayda 4 milyar doları aştı Tarım sektöründeki güçlü yapının önemli bileşenlerinden birini yaş meyve ve sebze sektörünün oluşturduğunu paylaşan Kılıçkaya, “2025 yılında yaş meyve ve sebze ihracatımız 3,2 milyar dolar, meyve ve sebze mamulleri ihracatımız ise 2,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılının ilk sekiz ayında ise yaş meyve ve sebze ihracatımız, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artarak 2,3 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde meyve ve sebze mamulleri ihracatımız 1,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece yaş meyve ve sebze ile mamullerini birlikte değerlendirdiğimizde, yılın ilk sekiz ayında yaklaşık 4 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşmış durumdayız. Bizim açımızdan asıl fırsat da burada. Yaş üründeki güçlü üretim kapasitemizi; işleme, ambalaj, teknoloji, marka ve yenilikçi ürünlerle daha yüksek katma değere dönüştürmek” diye konuştu. “Önümüzdeki dönemde hedefimiz yalnızca daha fazla ürün ihraç etmek değil; birim değeri yükselen, pazarda süreklilik sağlayan ve daha fazla katma değerin ülkemizde kaldığı bir ihracat yapısını güçlendirmek” diyen Kılıçkaya sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu dönüşümün en güçlü merkezlerinden biri de kuşkusuz İzmir. Tarih boyunca Anadolu’nun dünyaya açılan önemli ticaret kapılarından biri olan İzmir, bugün de üretim kültürü, liman altyapısı ve güçlü ihracat ekosistemiyle ülkemizin dış ticaretinde öncü şehirlerimiz arasında yer alıyor. 2025 yılında İzmir’in toplam ihracatı 23,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, bunun yaklaşık 4,3 milyar dolarlık bölümünü tarım ürünleri oluşturdu. Biz de Ticaret Bakanlığı olarak firmalarımızın yalnızca ürünlerini üretmelerini değil; dünyaya açılmalarını, yeni pazarlara girmelerini ve girdikleri pazarlarda kalıcı olmalarını sağlayacak güçlü bir destek ekosistemi oluşturuyoruz. Fuar desteklerinden ticaret ve alım heyetlerine, UR-GE projelerinden markalaşma ve TURQUALITY programlarına kadar çok geniş bir alanda ihracatçılarımızın yanındayız. Tarım sektöründe 1.225 firmamızın yer aldığı 48 aktif UR-GE projesi yürütüyoruz. Tarım ve gıda alanında 48 markamız Marka ve TURQUALITY programlarımız kapsamında destekleniyor. Fuarları da yeni pazarlara açılmanın en etkili araçlarından biri olarak görüyoruz. 2026 yılında tarım, gıda ve gıda teknolojileri alanında 200 fuarı bireysel katılım, 56 fuarı ise milli katılım kapsamında destekliyoruz. Ülkemizde düzenlenen 6 fuar da destek kapsamımızda bulunuyor. Bütün bu çalışmalar için ihracatçılarımıza ayırdığımız kaynağı 2025 yılındaki 33 milyar TL seviyesinden 2026 yılında 45 milyar TL’ye yükselttik.” Öztürk: “Ege Bölgesi dünyanın gıda ambarı” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin 36,5 milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatının 7,5 milyar dolarlık diliminin Ege Bölgesi’nden yapıldığını, Ege Bölgesi’nin dünyanın gıda ambarı konumunda olduğunu söyledi. “Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatından yüzde 21 pay alıyoruz” diye konuşan Öztürk; “Yaş meyve sebze, meyve sebze mamulleri ve kuru meyve sektörlerimiz Türkiye genelinde son bir yıllık dönemde 8,5 milyar dolarlık ihracata imza attı. Ege Bölgesi bu ihracattan 2 milyar 300 milyon dolarlık pay aldı. Kuru meyve ve meyve sebze mamulleri ihracatında Türkiye’nin lideri konumundayız. Taze meyve sebze üretiminde ve ihracatında da güçlü bir üretim ve ihracat merkeziyiz. İzmir’de Dikili, Bayındır ve Kınık’ta tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerine yönelik çalışmalar hızla ilerliyor. Bu üç bölgemizin sağlayacağı itici güçle önümüzdeki beş yılın sonunda Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatında 10 milyar dolara ulaşacak potansiyele ulaşacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı. Fuar üretim ve ihracat potansiyelinin artmasına katkı sağlayacak Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Balık ise yaş meyve ve sebze sektörünün üretimden ihracata, istihdamdan kırsal kalkınmaya kadar Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Ege Bölgesi ve İzmir’in güçlü üretim yapısı, ürün çeşitliliği, lojistik altyapısı ve ihracat tecrübesiyle bu yapının en önemli merkezleri arasında yer aldığını belirten Balık, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren uluslararası organizasyonların İzmir’de düzenlenmesini son derece değerli bulduklarını ifade etti. Balık, “Interfresh’in yeni ticari bağlantıların kurulmasına ve özellikle Ege Bölgesi’nin üretim ve ihracat potansiyelinin uluslararası alıcılara daha güçlü şekilde tanıtılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu. Yıldır; “Tarım Master Planı için çalışmalarımız sürüyor” Açılışta konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, tarımın çok geniş ve yaşamsal bir alan olduğunu belirterek, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretimin her aşamasında destek sağladıklarını ve Tarım Master Planı için çalışmaların sürdüğünü söyledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretim sürecinin her aşamasında yer aldıklarını ifade eden Yıldır, “Tarımsal hizmetler dediğimiz zaman sudan tutun da verilen ekipman ve malzemelere kadar üretimin her aşamasında bulunuyoruz. Böyle olduğu için bu konuda bir çalışma gerçekleştirdik. Tarım Master Planı raporu hazırladık. Şu anda taslak aşamasında. Katılımcılarımızın da bu taslaktan haberdar olmasını ve düşüncelerini bizlerle paylaşmasını istiyoruz. Her şeyin master planı var ama tarımın master planının bütün bunların içerisinde en önemlilerinden biri olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. Tarımda sürdürülebilirliğin önemine de dikkat çeken Dr. Zafer Levent Yıldır, her alana sürdürülebilirlik bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini ifade etti. Tarımsal planlama çalışmaları kapsamında kırsalda yaşayan gençlere yönelik bir araştırma da yaptıklarını belirten Yıldır, “Kırsalda yaşayan gençliğin yaşam ve gelecek planları üzerine bir anket raporu hazırlattık. Tarım alanında ciddi bir iş gücü sorunumuz var. Bu konuda birtakım önlemlerin alınmasını ve desteklerin sağlanmasını en kısa sürede başarmamız gerektiğini düşünüyorum” dedi. “Destek olan herkese yürekten teşekkür ediyorum” Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) önemli bir tarımsal üretim potansiyeline sahip olduğunu belirten KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Interfresh Eurasia Fuarı’nın büyük emeklerle gerçekleştirildiğini söyledi. Tatar, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 7 milyar doları aşmakta olan bu sektördeki ihracatının yanı sıra hala ambargo altında bulunan ve kolay kolay ticaret yapamayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin narenciyesini, portakalını ve her türlü yaş meyve sebzesini buradan dünyaya pazarlamak için destek olan herkese yürekten teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. KKTC’nin üretim ve girişimcilik potansiyelinin her geçen gün arttığını ifade eden Tatar, “Potansiyelimiz ve girişim yeteneklerimiz artmıştır. Elbette birtakım zorluklar vardır, ancak bu sektör önemlidir. Üreticimizin, sanayicimizin ve sektör paydaşlarının ekonomik olarak ayakta durmaları, istihdam yaratmaları ve ekonomiye katkı sağlamaları için sektörü büyütüp geleceğe taşıyabilmemiz adına yatırıma ihtiyaç vardır” diye konuştu. Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz da Interfresh Eurasia Fuarı’nın Türkiye’nin yaş meyve sebze sektörünün üretim ve ihracattaki gücünü uluslararası platformda ortaya koyan önemli bir buluşma olduğunu söyledi. Kaçmaz, fuar kapsamında kurulacak yeni iş bağlantıları ve ticari anlaşmaların üreticiye, ihracatçıya ve ülke ekonomisine katkı sağlayacağına inandığını ifade etti. “Yabancı alıcı sayısı yüzde 300 arttı” Interfresh Eurasia Fuarı Genel Koordinatörü Murat Özer de fuarın uluslararası etkinliğini her geçen yıl artırarak yoluna devam ettiğini söyledi. 2018 yılından bu yana özellikle yurt dışından gelen alıcı sayısını bu yıl yüzde 300 artırdıklarını ifade eden Özer, fuar alanında 80’in üzerinde ülkeden 580’i aşkın kayıtlı yabancı alıcıyı ağırlayacaklarını belirtti. Fuar boyunca bin 300’ün üzerinde ikili iş görüşmesinin gerçekleştirilmesinin planlandığını ifade eden Özer, “Amacımız Interfresh’i her yıl üzerine koyarak geliştirmek, uluslararası etkinliğini artırmak ve yurt dışında sektörümüzün önemli bir vitrini haline getirmek. Bugün itibarıyla Türkiye’nin tek yaş meyve sebze fuarı olarak büyüyerek yolumuza devam ediyoruz” dedi. Bu yıl Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin fuarın partner ülkesi, Denizli’nin ise partner şehri olduğunu belirten Özer, Denizli’nin üretim gücünü fuara taşımasından ve gösterdiği güçlü katılımdan duydukları memnuniyeti dile getirdi. İnterfresh Eurasia Fuarı 8-10 Eylül 2026 tarihleri arasında Gaziemir Fuar İzmir alanında ziyaretçileri ağırlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai 2026 IDEA Ödülleri’nde Geleceğin Mobilitesi ve Marka Tasarımı Alanlarında 10 Ödül Kazandı Haber

Hyundai 2026 IDEA Ödülleri’nde Geleceğin Mobilitesi ve Marka Tasarımı Alanlarında 10 Ödül Kazandı

Hyundai; konsept tasarımı, markalaşma, hizmet tasarımı, mekân tasarımı ve robotik kategorilerinde iki Altın, iki Bronz ve altı Finalist ödülü elde etti. Bu başarı, şirketin yalnızca otomotiv üretimindeki değil, marka tasarımı ve pazarlama alanlarındaki yetkinliğini de bir kez daha ortaya koydu. Geleceğin Mobilitesi Konsept Tasarımı Ödülleri Altın Ödül E3W ve E4W Elektrikli Mikro Mobilite Konseptleri – Konsept ve Spekülatif Tasarım Finalist Mobile Nap – Konsept ve Spekülatif TasarımFurnished Lounge / Hyundai Add Gear – Mobilya ve AydınlatmaMobED (Mobile Eccentric Droid) – Ticari ve Endüstriyel Tasarım Markalaşma, Hizmet Tasarımı ve Aksesuar Ödülleri Altın Ödül Na Oh Korean Restaurant Book – Markalaşma Bronz Ödüller Hyundai Heritage: RETRACE Magazine (STELLAR ve SONATA) – MarkalaşmaHyundai Hope on Wheels – Markalaşma Finalist Na Oh Korean Restaurant Branding – MarkalaşmaHyundai Customizable MagSafe ID Card Case – Ofis ve AksesuarUX Studio Seoul – Hizmet Tasarımı ve Mekân Tasarımı IDEA Ödülleri’nin Tasarım Dünyasındaki Önemi Dünyanın en prestijli tasarım yarışmalarından biri olan IDEA (International Design Excellence Awards – Uluslararası Tasarım Mükemmelliği Ödülleri), başvuruları beş temel kriter üzerinden ve katılımcıların kimliklerinin gizli tutulduğu kör değerlendirme yöntemiyle inceliyor. Değerlendirme kriterleri şu başlıklardan oluşuyor: Tasarımda yenilikçilik ve problem çözmeSon kullanıcılara sağlanan somut faydaMüşteri marka açısından yaratılan ticari etkiTopluma ve sürdürülebilirliğe katkıTasarım estetiğinin işlevle uyumu Değerlendirme boyunca katılımcıların kimliklerinin gizli tutulması, yenilikçi fikirlerin marka bilinirliğinden bağımsız ve yalnızca kendi nitelikleri üzerinden değerlendirilmesini sağlıyor. Hyundai; şehir içi erişilebilirlik, iklim koşullarına dayanıklılık, iyi yaşam ve kişiselleştirilmiş yaşam tarzı gibi gerçek kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği çözümlerle ödüle layık görüldü. Bu yaklaşım, tasarımı yalnızca biçimsel ve estetik bir unsur olarak değil, insan hayatına somut değer katan bir araç olarak ele alıyor. E3W ve E4W ile Son Kilometre Ulaşımına Yeni Bir Yaklaşım E3W ve E4W, Hindistan’ın geleneksel motorlu çekçeklerini yoğun şehir yaşamı ve günlük çalışma koşulları için temiz, kapsayıcı ve uyarlanabilir bir platform olarak yeniden yorumlayan elektrikli mikro mobilite konseptleri olarak öne çıkıyor. Modeller; erişilebilirlik, iklim koşullarına dayanıklılık ve modüler kullanım esnekliğini bütüncül bir tasarımda buluşturuyor. Konseptlerin öne çıkan özellikleri arasında şunlar yer alıyor: Basamaksız erişim ve tekerlekli sandalye kullanımına olanak sağlayan tamamen düz ve engelsiz zeminYolcu ve yük taşımacılığı arasında hızlı geçiş sağlayan katlanabilir ve zemine gizlenebilir koltuklarMuson mevsiminde su altında kalan veya engebeli yollarda hareket kabiliyetini koruyan ayarlanabilir sürüş yüksekliğiYoğun şehir trafiğinde çevikliği ve sürücü görüş açısını artıran kompakt boyutlar ve açılı ön camFarklı araçlara ihtiyaç duyulmadan yolcu taşımacılığı, lojistik ve acil durum görevlerine uyarlanabilen modüler mimari E3W ve E4W; sıfır egzoz emisyonu, trafik güvenliği, engelli bireyler için erişilebilirlik ve dezavantajlı toplulukların iklim koşullarına karşı dayanıklılığı gibi birbiriyle bağlantılı şehir sorunlarına çözüm sunuyor. Kapsayıcılığı ve sel koşullarına dayanıklılığı tasarımın merkezine yerleştiren konseptler, son kilometre ulaşımını uyarlanabilir bir kent mobilitesi ekosistemine dönüştürüyor. Mobile Nap ile Araçlarda Dinlenme Deneyimi Mobile Nap, araç iç mekânını sakin ve dinlenme odaklı kişisel bir alana dönüştürerek uykuyu tasarlanmış bir mobilite deneyimi olarak ele alıyor. Kavram kanıtlama ve çevik test platformu olarak geliştirilen proje; yoğun zihinsel tempoda çalışan ofis çalışanlarından yöneticilere, uzun yol sürücülerinden vardiyalı çalışanlara ve bakım veren kişilere kadar geniş bir kullanıcı kitlesinin gün içinde kaliteli biçimde dinlenebilme ihtiyacına yanıt veriyor. Geleneksel araçlarda koltuğu geriye yatırarak dinlenmenin ötesine geçen Mobile Nap; araca geliş, dinlenmeye geçiş, uyku ve yeniden günlük aktivitelere dönüş aşamalarının tamamını şu özelliklerle destekliyor: Kaliteli dinlenmeyi destekleyen özel oturma pozisyonu ve mekânsal tasarımSes, sıcaklık, nem ve hava kalitesini birlikte yöneten yazılım tabanlı uyku hizmetiKamusal alan ile kişisel zaman arasında belirgin sınırlar oluşturarak sağlanan psikolojik konforBireysel araçlara, paylaşımlı mobilite hizmetlerine ve geleceğin otonom ulaşım ortamlarına uyarlanabilir yapı Mobile Nap, kullanılmayan zamanı dinlenme ve yenilenme süresine dönüştürüyor. Yoğun çalışanların toplantılar arasında zihinsel olarak toparlanmasına yardımcı olurken uzun yol sürücülerinde yorgunluğa bağlı sürüş risklerini azaltmayı, vardiyalı çalışanlara ve bakım veren kişilere ise uygun dinlenme olanakları sunmayı amaçlıyor. Aynı zamanda bir Ar-Ge doğrulama platformu olarak seri üretim öncesinde dinlenme kalitesini gerçekten artıran unsurların belirlenmesine katkıda bulunuyor. Furnished Lounge ve Hyundai Add Gear ile Kişiselleştirilebilir Araç İç Mekânları Furnished Lounge, araç iç mekânını mekanik bir kabin yerine kişiselleştirilebilen bir yaşam alanı olarak yeniden yorumluyor. Doğal ve rahat oturma pozisyonlarını destekleyen salon tipi koltukları, günlük ihtiyaçların kolayca erişilebilir bir konumda tutulmasını sağlayan sezgisel mekân tasarımıyla bir araya getiriyor. Birleşik bir montaj sistemi olan Hyundai Add Gear ise kullanıcıların kişisel eşyalarını farklı araçlara kolayca takmasına ve düzenlemesine imkân tanıyor. Sabit otomobil aksesuarlarından farklı olarak Add Gear, üçüncü taraf iş ortaklarının uyumlu yaşam tarzı ürünleri geliştirebilmesine olanak veren açık kaynaklı bir ekosistem yapısı sunuyor. Böylece Hyundai’yi kapalı bir sistem yerine gelişime açık bir platform markası olarak konumlandırıyor. Sistemin sunduğu başlıca avantajlar şöyle sıralanıyor: Add Gear ürünlerinin farklı Hyundai modellerinde kullanılabilmesi sayesinde ev ve araç ortamları arasında devamlılıkYeniden kullanılabilen aksesuarlarla sürdürülebilir mobilite alışkanlıklarının desteklenmesi ve tüketimin azaltılmasıEsnek ve kişiselleştirilmiş iç mekânlarla uzun vadeli marka bağlılığının güçlendirilmesiAçık iş birliği modeliyle mobilite ekosisteminde inovasyonun teşvik edilmesi Furnished Lounge ve Hyundai Add Gear, biçim odaklı tasarımdan deneyim odaklı mekân tasarımına geçişi temsil ederek estetiğin yanı sıra konforu, seçim özgürlüğünü ve sürdürülebilirliği ön plana çıkarıyor. MobED ile Robotik ve Endüstriyel Uygulamalarda Yeni Olanaklar MobED, birbirinden bağımsız olarak kontrol edilen dört tekerleği ve Hyundai Motor Grubu’na özgü hareket mekanizmasıyla eğimli yollar, kaldırımlar ve bozuk zeminlerde dengeli biçimde hareket edebilen yeni nesil bir mobil robot platformu olarak geliştirildi. MobED’in öne çıkan yetenekleri arasında şunlar bulunuyor: Sürüş, yönlendirme, süspansiyon ve yükseklik ayarını birbirinden bağımsız biçimde kontrol eden Drive & Lift (DnL) teknolojisi sayesinde titreşim ve eğimin en aza indirilmesi, üst modülün dengede tutulmasıİç ve dış mekânlarda güvenli kullanımı destekleyen otonom sürüş ve engellerden kaçınma özellikleriEvrensel montaj rayı ve açık API altyapısıyla lojistik, denetim, araştırma, hizmet ve çekim gibi farklı uygulamalara uyarlanabilen modüler platform MobED’in ölçeklenebilir yapısı ve operasyonel verimliliği, geleceğin robotik ve mobilite ekosistemleri için yeni olanaklar sunuyor. Platform, Hyundai Motor Grubu’nun tasarım alanındaki yetkinliğini binek otomobillerin ötesine taşıyarak endüstriyel ve ticari uygulamalara genişletiyor. Marka Mirası ve Toplumsal Fayda Tasarımla Buluşuyor Hyundai, konsept tasarımının yanı sıra markalaşma, hizmet tasarımı ve günlük kullanıma yönelik ürün tasarımı alanlarında da Altın, Bronz ve Finalist ödülleri kazanarak üretim, marka tasarımı ve pazarlama alanlarındaki gücünü ortaya koydu. Markalaşma kategorisinde Altın Ödül kazanan Na Oh Korean Restaurant Book, Hyundai Motor Group Innovation Center Singapore (HMGICS) bünyesindeki Kore restoranı Na Oh’un marka vizyonunu ve oluşturulma hikâyesini belgeleyen bir arşiv kitabı niteliği taşıyor. Michelin üç yıldızlı şef Corey Lee ve Koreli zanaatkârlarla yapılan iş birlikleri sonucunda hazırlanan kitap, gelenek ile inovasyonu bir araya getiren “Seed-to-Table” yaklaşımını yansıtıyor. İki Bronz Ödül ise Hyundai’nin marka mirasını ve toplumsal fayda yaklaşımını etkileyici tasarımlara dönüştürme becerisini gösteriyor: RETRACE Magazine (STELLAR ve SONATA): Hyundai’nin marka mirasına odaklanan dergi, ikonik modeller üzerinden markanın geçmişini incelerken elektrifikasyon ve geleceğin mobilitesi çağındaki yönünü de ele alıyor. STELLAR ve SONATA sayısı; aile anıları, hafta sonu yolculukları ve 1988 Seul Olimpiyat Oyunları gibi kültürel dönüm noktaları üzerinden otomobillerin günlük yaşamın ve toplumsal hafızanın nasıl bir parçası hâline geldiğini aktarıyor.Hyundai Hope on Wheels: Çocukluk çağı kanserine yönelik farkındalık programı, global ölçekte büyümesini desteklemek amacıyla yenilenen bir marka kimliğine kavuştu. Finalist Projelerle Genişleyen Tasarım Yaklaşımı Altı Finalist ödülünden üçü, Hyundai’nin markalaşma, aksesuar ve hizmet deneyimi alanlarındaki tasarım gücünü gözler önüne seriyor: Na Oh Korean Restaurant Branding: HMGICS bünyesindeki Kore restoranının felsefesini ve kimliğini yansıtan alan, Kore geleneklerini ve kültürünü çağdaş bir bakış açısıyla yeniden yorumluyor. Şef Corey Lee ile birlikte geliştirilen proje, Singapur’daki ziyaretçilere Kore kültürünü doğrudan deneyimleyebilecekleri bir ortam sunuyor.Hyundai Customizable MagSafe ID Card Case: MagSafe özelliği ve modüler makara tutucusu bulunan yeni çalışan kimlik kartı kılıfı, boyun askısıyla taşınabiliyor veya akıllı telefona takılabiliyor. İnce, dayanıklı ve parçaları değiştirilebilir modüler tasarımı sayesinde kullanım zorluklarını, hasarı ve gereksiz ürün değişimini azaltırken kullanıcı deneyimini iyileştiriyor.UX Studio Seoul: Global otomotiv sektörünün halka açık ilk kullanıcı deneyimi araştırma alanlarından biri olan UX Studio Seoul, hem Hizmet Tasarımı hem de Mekân Tasarımı kategorilerinde ödüle layık görüldü. “Kullanıcı Deneyimi Araştırmalarını Deneyim Yoluyla Paylaşmak” yaklaşımı üzerine kurulan merkez, ziyaretçileri içeriklerle doğrudan etkileşime giren ve geri bildirimleriyle araştırma sürecine katkıda bulunan aktif katılımcılara dönüştürüyor. İnsan Odaklı Tasarım Anlayışına Global Ödül Ödül kazanan 10 proje, Hyundai’nin gerçek kullanıcı ihtiyaçlarından hareket eden insan odaklı inovasyon ve marka mükemmelliği yaklaşımını yansıtıyor. Her bir çalışma, “İnsanlık için İlerleme” vizyonunu erişilebilirlik, sağlık, sürdürülebilirlik ve yaşam kalitesi alanlarında somut çözümlere dönüştürüyor. IDEA Ödülleri’nde elde edilen bu başarı, Hyundai’nin tasarım alanındaki yönünü desteklerken markanın global ölçekteki olumlu algısını da güçlendiriyor. Aynı zamanda mobilite sektörünün daha düşünceli, adil ve sürdürülebilir bir geleceğe ilerlemesine katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Halı Sektörünün Küresel Buluşma Noktası İstanbul Olacak Haber

Halı Sektörünün Küresel Buluşma Noktası İstanbul Olacak

Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından, Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği (GAHİB) ve İstanbul Halı İhracatçıları Birliği'nin (İHİB) destekleriyle düzenlenen International Carpet and Flooring Expo (ICFE) 2027, 6-9 Ocak 2027 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi'nde (İFM) gerçekleştirilecek. Türkiye'nin halı üretimindeki küresel gücünü uluslararası ticaretle buluşturan organizasyon, üreticilerden ithalatçılara, toptancılardan zincir mağazalara, mimarlardan iç mimarlara kadar sektörün tüm profesyonellerini İstanbul'da bir araya getirecek. Halı Sektörünün Küresel Ticaret Merkezi Türkiye'nin üretim gücü, tasarım kabiliyeti ve stratejik coğrafi konumunu uluslararası alıcılarla buluşturan fuar, katılımcılara yeni pazarlara açılma, ihracat bağlantıları kurma ve küresel iş birliklerini geliştirme fırsatı sunacak. ICFE 2027'de bu yıl 500'ün üzerinde katılımcı firmanın yer alması ve 150'den fazla ülkeden yaklaşık 35 bin ziyaretçinin fuarı ziyaret etmesi bekleniyor. Almanya, İtalya, Çin, Hindistan, Belçika, ABD, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Fas ve Orta Asya ülkeleri başta olmak üzere halı ve zemin kaplamaları sektörünün stratejik pazarlarından gelecek profesyonel alıcılar, fuar boyunca katılımcılarla yeni ticaret bağlantıları kuracak. İstanbul'un Stratejik Konumu Ticareti Güçlendirecek Avrupa ile Asya'nın kesişim noktasında yer alan İstanbul, sahip olduğu ulaşım ve lojistik avantajlarıyla ICFE'nin uluslararası başarısına önemli katkı sağlıyor. Direkt uçuş ağının genişliği sayesinde dünyanın farklı bölgelerinden sektör profesyonelleri kolaylıkla fuara ulaşabilirken, katılımcılar da çok sayıda pazara tek noktadan erişim imkanı elde ediyor. 6 Kıtada Tanıtım Çalışmaları ICFE 2027'nin uluslararası tanıtım faaliyetleri 6 kıtada, 80'den fazla ülkede yürütülüyor. Dijital pazarlama çalışmaları, hedef odaklı uluslararası tanıtım kampanyaları ve B2B eşleştirme sistemleriyle dünyanın farklı bölgelerinden nitelikli ziyaretçilerin fuara kazandırılması hedefleniyor. Tasarım ve Bilgi Paylaşımı Ön Planda Olacak ICFE 2027, ticaretin yanı sıra sektörün gelişimine katkı sağlayacak etkinliklere de ev sahipliği yapacak. Geçtiğimiz yıllarda yoğun ilgi gören Carpet Talks, sektörün önde gelen isimlerini tasarım, üretim, markalaşma ve sektörel dönüşüm başlıklarında bir araya getirecek. Yenilikçi halı tasarımlarını uluslararası vitrine taşıyan Carpet Design Awards, bu yıl da özgün tasarımları sektör profesyonelleriyle buluştururken, Carpet Workshop ise farklı ülkelerden tasarımcıların ortak üretim gerçekleştireceği özel konseptiyle ziyaretçilere ilham verecek. Sektör Profesyonelleri İçin Güçlü İş Platformu ICFE 2027; üreticiler, ihracatçılar, ithalatçılar, distribütörler, toptancılar, zincir mağazalar, mimarlar, iç mimarlar, dekoratörler ve tasarımcılar için yeni iş fırsatlarının oluşturulacağı önemli bir ticaret platformu olacak. Katılımcılar fuar süresince yeni tedarikçilerle tanışabilecek, sektör trendlerini yakından takip edebilecek, B2B iş görüşmeleri gerçekleştirebilecek ve uluslararası ticaret ağlarını genişletme fırsatı yakalayacak. Geçtiğimiz yıl 445 katılımcı firma ile 127 ülkeden 31 bin 410 ziyaretçiyi ağırlayan ICFE, 2027 yılında daha geniş katılım ve daha güçlü uluslararası görünürlüğüyle dünyanın en önemli halı ve zemin kaplamaları organizasyonlarından biri olmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Kozmetik Sektörü Kamu ile Ortak Yol Haritası Oluşturuyor Haber

Türk Kozmetik Sektörü Kamu ile Ortak Yol Haritası Oluşturuyor

KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan öncülüğündeki KÜAD heyeti kamu ve sektör temsilcilerini ziyaret etti. Ziyaretler kapsamında heyet; İKMİB Başkanı V. İbrahim Aracı, Perakende Ticaret Daire Başkanı Burak Kaplan, Reklam Denetim Daire Başkanları Fazıl Şal ve Erhan Turhan, Ticaret Bakanlığı E-İhracat, Dijital Pazarlama ve Yeni Nesil Teknolojiler Dairesi Başkanı Hasan Önal, TİTCK Kozmetik Ürünler Daire Başkanı Esra Gizem Türkcanoğlu ile bir araya gelerek kozmetik sektörünün gündemindeki öncelikli başlıklara ilişkin görüş alışverişinde bulundu. İKMİB İLE ORTAK PROJELER VE MARKALAŞMA GÜNDEMİ DEĞERLENDİRİLDİ Program kapsamında KÜAD heyeti, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Başkanı V. İbrahim Aracı'yı da ziyaret etti. Gerçekleştirilen görüşmede kozmetik sektörüne yönelik iş birliği fırsatları, markalaşma çalışmaları ve hayata geçirilebilecek ortak projeler ele alınırken, sektörün uluslararası rekabet gücünü artıracak çalışma alanlarına ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda ayrıca sektörün ihracat potansiyelini destekleyecek ortak çalışmalar, uluslararası tanıtım faaliyetleri ve Türk kozmetik sektörünün küresel pazarlardaki görünürlüğünü artırabilecek projeler değerlendirildi. PERAKENDE TİCARET DÜZENLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER PAYLAŞILDI Temasların devamında KÜAD heyeti, Ticaret Bakanlığı Perakende Ticaret Daire Başkanı Burak Kaplan ve beraberindeki yetkililerle bir araya geldi. Görüşmede, "Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı" kapsamında sektörün değerlendirmeleri paylaşıldı. Toplantıda kozmetik sektörünün perakende kanalındaki gelişimi, sektör paydaşlarının beklentileri ve düzenlemelerin sektöre sağlayacağı katkılar ele alınırken, uygulamaya yönelik görüş ve öneriler de ilgili yetkililere aktarıldı. REKLAM MEVZUATINDAKİ GÜNCEL DÜZENLEMELER GÖRÜŞÜLDÜ KÜAD heyeti ayrıca Ticaret Bakanlığı Reklam Denetim Daire Başkanları Fazıl Şal ve Erhan Turhan ile bir araya geldi. Görüşmede, "Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Yapılan Güncel Değişiklikler” başta olmak üzere reklam sektörünü yakından ilgilendiren düzenlemeler değerlendirildi. Toplantıda kozmetik sektörünün reklam iletişiminde karşılaştığı güncel uygulamalar, mevzuata uyum süreçleri ve tüketicinin doğru bilgilendirilmesine yönelik yaklaşımlar ele alınırken, KÜAD'ın yürüttüğü projeler ve sektörel bilgilendirme faaliyetleri hakkında da görüş alışverişinde bulunuldu. E-İHRACATTA YENİ FIRSATLAR MASAYA YATIRILDI Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen IGEXX etkinliğinin ön bilgilendirme toplantısına KÜAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serdar Mutaf katıldı. Program kapsamında Ticaret Bakanlığı E-İhracat, Dijital Pazarlama ve Yeni Nesil Teknolojiler Dairesi Başkanı Hasan Önal ile bir araya gelen Mutaf, e-ihracatın geliştirilmesine yönelik çalışmalar, dijital pazarlama uygulamaları ve yeni nesil teknolojilerin sektöre sağlayacağı katkılar üzerine değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda, Türk kozmetik sektörünün dijital kanallar aracılığıyla uluslararası pazarlardaki etkinliğinin artırılmasına yönelik fırsatlar ve e-ihracat ekosisteminin gelişimine katkı sağlayacak uygulamalar hakkında görüş alışverişi gerçekleştirildi. SORUMLU TEKNİK ELEMAN YÖNETMELİĞİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER ELE ALINDI Program kapsamında KÜAD heyeti, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Kozmetik Ürünler Daire Başkanı Esra Gizem Türkcanoğlu ve ekibini ziyaret etti. Gerçekleştirilen görüşmede, "Sorumlu Teknik Eleman Yönetmeliği" kapsamında yürütülen çalışmalar ile kozmetik sektöründeki güncel gelişmeler değerlendirildi. Toplantıda düzenlemelerin sektöre yansımaları, uygulama süreçleri ve paydaş beklentileri ele alınırken, mevzuatın etkin uygulanmasına yönelik görüş ve öneriler karşılıklı olarak paylaşıldı. Görüşme, kamu ile sektör arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerle tamamlandı. KAMU-SEKTÖR İŞ BİRLİĞİ, SEKTÖRÜN GELECEĞİ İÇİN KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan, gerçekleştirilen temasların sektör açısından önemli bir iş birliği zemini oluşturduğunu belirterek, "Kozmetik sektörü üretimden ihracata, dijital ticaretten perakende uygulamalarına ve tüketici iletişimine kadar birçok farklı alanı kapsayan dinamik bir yapıya sahip. Bu nedenle sektörümüzü doğrudan ilgilendiren tüm başlıklarda ilgili kamu kurumlarımızla güçlü bir iletişim ve iş birliği içerisinde olmayı önemsiyoruz. Gerçekleştirdiğimiz ziyaretler sayesinde hem güncel düzenlemeleri değerlendirme hem de sektörümüzün ihtiyaç ve beklentilerini doğrudan paylaşma fırsatı bulduk. Kamu ile sektör arasında kurulacak ortak çalışma kültürünün, Türk kozmetik sektörünün rekabet gücünü artıracağına ve uluslararası pazarlardaki konumunu daha da güçlendireceğine inanıyoruz. KÜAD olarak sektörümüzün gelişimine katkı sağlayacak her platformda yapıcı diyalog ve iş birliğini sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. Gerçekleştirilen ziyaretlerle KÜAD, kozmetik sektörünün ihtiyaç ve beklentilerini ilgili kurumlara doğrudan aktarmanın yanı sıra kamu ile sektör arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Dernek, önümüzdeki dönemde de sektörün gelişimini destekleyecek ortak projeler üretmeye, üyelerinin beklentilerini ilgili paydaşlarla paylaşmaya ve kozmetik sektörünün sürdürülebilir büyümesine katkı sunacak çalışmalarını sürdürmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Matlı, Üretim Gücünü Yeni Bir Hizmet Yatırımına Taşıdı Haber

Matlı, Üretim Gücünü Yeni Bir Hizmet Yatırımına Taşıdı

Matlı Şirketler Grubu, üretim ve marka yönetimindeki deneyimini hizmet alanına taşıyan yeni yatırımını tamamlayarak Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde hayata geçirdiği Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’ni hizmete açtı. İzmir–İstanbul Otoyolu’nun her iki yönünde konumlanan tesis; Yörsan, Keskinoğlu, HEG Gıda ve CHOK’u aynı yapı içinde tüketiciyle buluştururken istihdam ve bölge ekonomisine de katkı sağlayacak. Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi, grubun üretim kapasitesini doğrudan tüketiciyle buluştururken Yörsan’ın yatırım ve hizmet alanlarıyla desteklenen gelişim sürecine de yeni bir halka ekliyor. Tesisle birlikte Matlı Şirketler Grubu bünyesindeki markalar, yolculuk ve gastronomi deneyiminin parçası olarak daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşacak. Tarım, gıda ve hizmet aynı yatırımda buluştu Otoyolun iki yönünde karşılıklı olarak konumlanan ve iki ayrı bloktan oluşan tesis, toplam 5 bin 500 metrekare kapalı alana sahip. Restoran, kafe, market ve şarküteri alanlarının yanı sıra akaryakıt istasyonu, elektrikli araç şarj üniteleri ve geniş otopark kapasitesi bulunan tesis, 24 saat kesintisiz hizmet verecek. Bebek bakım odaları, çocuk oyun alanı, aile tuvaletleri ve mescit gibi bölümlerle farklı ziyaretçi ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan tesis, bireysel yolculardan ailelere kadar geniş bir ziyaretçi kitlesine konforlu bir mola imkânı sunuyor. Yörsan, Keskinoğlu, HEG Gıda ve CHOK’un aynı yatırım içerisinde yer alması, Matlı Şirketler Grubu’nun üretimden markalaşmaya ve tüketiciyle doğrudan temasa uzanan yönetim yaklaşımını yansıtıyor. Tesisin gastronomi konsepti ve menü yapılanması ise Şef Murat Bozok’un danışmanlığında hazırlandı. Yörsan’ın gelişim sürecine yeni yatırım Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi, Yörsan’ın yalnızca mevcut ürün ve pazarlarını koruyan değil, yeni yatırım alanlarıyla gelişimini sürdüren bir marka olarak konumunu destekliyor. Yörsan’ın köklü marka birikimi; Matlı Şirketler Grubu’nun üretim kapasitesi, dağıtım deneyimi ve tüketici beklentilerini izleyen hizmet yaklaşımıyla bir araya getiriliyor. Böylece Yörsan, geleneksel ürün gücünü farklı tüketim alanlarına taşıyarak tüketiciyle temas noktalarını artırıyor. Özer Matlı: “Bir yatırımın gerçek değeri oluşturduğu ekonomik etkiyle ölçülür” Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’nin grubun yatırım anlayışını somut biçimde yansıttığını belirtti. Özer Matlı, yatırıma ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bir yatırımın gerçek değeri yalnızca fiziksel büyüklüğüyle değil; oluşturduğu istihdam, geliştirdiği markalar, genişlettiği tedarik ağı ve bulunduğu bölgeye kazandırdığı ekonomik hareketlilikle ölçülür. Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’ni de bu anlayışla tamamlayarak hizmete açtık.” “Matlı Şirketler Grubu olarak tarım, gıda, üretim, marka yönetimi, perakende ve hizmet alanlarındaki birikimimizi aynı yatırım içerisinde buluşturduk. Yörsan, Keskinoğlu, HEG Gıda ve CHOK’u doğrudan tüketiciyle temas eden bir yapıya taşıdık. Böylece ürettiğimiz değeri yalnızca ürünlerimizle değil, sunduğumuz hizmet ve deneyimle de tüketicilerimize ulaştırıyoruz.” “Şef Murat Bozok’un danışmanlığında hazırlanan gastronomi konsepti, grubumuzun üretim birikimini nitelikli bir hizmet deneyimiyle buluşturdu. Bu çalışma sayesinde markalarımızın sahip olduğu kalite yaklaşımını, yolculuk sırasında tüketicinin doğrudan deneyimleyebileceği bir yapıya dönüştürdük.” “Yörsan’ı yalnızca sahip olduğumuz köklü bir marka olarak görmüyoruz. Yörsan’ın üretim, dağıtım, perakende ve hizmet alanlarında yeni yatırımlarla gelişmesini sağlıyoruz. Saruhanlı yatırımımız da markamızın tüketiciyle daha fazla noktada buluşmasını sağlayan bu sürecin önemli adımlarından biridir.” “Faaliyet gösterdiğimiz her bölgede yalnızca yatırım yapan değil; o bölgenin üretimine, istihdamına ve ticaretine değer katan bir yapı kurmayı önemsiyoruz. Saruhanlı’da tamamladığımız bu yatırımın Manisa ekonomisine, yerel tedarikçilere ve çevredeki hizmet sektörlerine kalıcı katkı sağlamasını amaçlıyoruz.” Bölgesel ekonomiye yeni hareket alanı Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’nin doğrudan oluşturacağı istihdamın yanı sıra yerel tedarik, lojistik, bakım ve hizmet faaliyetleri üzerinden Saruhanlı ve Manisa ekonomisine katkı sağlaması bekleniyor. İzmir ile İstanbul arasındaki yoğun yolcu hareketliliğini bölgesel ekonomik değere dönüştürecek tesis, Matlı Şirketler Grubu’nun markalarını yeni tüketici temas noktalarına taşırken, çevredeki ekonomik faaliyetlerin çeşitlenmesine de katkıda bulunacak. Tesis bünyesinde yer alan TotalEnergies akaryakıt istasyonu ve elektrikli araç şarj altyapısı da yolcuların enerji ve mobilite ihtiyaçlarına aynı noktadan cevap verecek. Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi, Matlı Şirketler Grubu’nun üretim gücünü markalaşma, hizmet, istihdam ve bölgesel ekonomik değerle birleştiren yatırım anlayışının yeni bir örneği olarak faaliyet gösterecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yerel Emeğe Dijital Destek Haber

Yerel Emeğe Dijital Destek

Kadın kooperatiflerini e-ticaret ekosisteminin paydaşları arasında konumlandıran Hepsiburada, Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programı ile 72 bini aşkın girişimci kadın ve 320'den fazla kooperatifi kapsayan, Türkiye'nin en geniş dijital girişimci kadın ağlarından birini oluşturdu. Geleneksel üretimi katma değerli ürünlere dönüştürerek kooperatiflerin markalaşma ve görünürlüğünü artıran Hepsiburada, yerel emeği dijital ekonomide kalıcı ve sürdürülebilir kılmayı hedefliyor. Komisyonsuz Satış ve Ücretsiz Kargo Desteği Uluslararası Kooperatifler Günü’nde yerel dayanışmanın önemine dikkat çeken Hepsiburada, platforma kayıtlı tüm kadın kooperatiflerine kalıcı finansal ve operasyonel avantajlar sunmaya devam ediyor. Süresiz yüzde 1 komisyon oranı ve iadeler dahil tüm siparişlerde sağlanan ücretsiz kargo imkanıyla kooperatiflerin operasyonel maliyetleri azaltılıyor. Hepsiburada, iadeleri de kapsayacak şekilde tüm siparişlerde kargo maliyetini tamamen üstlenirken ürünlerin dijital ortamda en iyi şekilde sunulabilmesi için 500 ürüne kadar ücretsiz fotoğraf çekimi desteği veriyor., 5.000 TL değerinde HepsiAd reklam bakiyesiyle de platform içi görünürlük artırılıyor. “Girişimci Kadınlar Finansal Engelleri Aşıyor” projesi kapsamında ise dokuz farklı banka aracılığıyla avantajlı kadın bankacılığı ürün ve hizmetlerine kolayca erişim sağlanıyor. 5 İlden 5 Kadın Kooperatifine Dijital Dönüşüm Desteği Hepsiburada, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile 2024 yılında imzalanan "Türkiye'nin Girişimci Kadınları" protokolü kapsamında Nisan ayı itibarıyla "Gelenekten Geleceğe: Kadın Kooperatifleri Dijitalleşiyor" projesiyle, pilot olarak seçilen 5 kadın kooperatifini e-ticaret ve markalaşma süreçlerinde uçtan uca destekliyor. Türkiye'nin farklı bölgelerini temsil eden Manisa'dan Soma Kadın Atölyesi El Sanatları Üretim ve Pazarlama Kooperatifi, Hatay'dan Defne Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi, Kars'tan 4K Karslı Kadınları Kalkındırma Kooperatifi, Denizli'den Pamuk Eller Üretiyor Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ve İzmir'den Foça FOKOOP Doğal Ürünler Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Hepsiburada’nın uzman ekipleri tarafından kapsamlı bir eğitim ve danışmanlık sürecine dahil ediliyor. Ücretsiz ürün fotoğraf çekimleri gerçekleştirilen ve e-ticaret mağazaları açılan kooperatifler; e-ticarete giriş, avantajlı satış koşulları, ürün geliştirme ve ambalajlama, HepsiAd reklam çözümleri, e-ticarette satış artırma stratejileri ve yapay zeka kullanımı gibi başlıklarda eğitimler alırken, Hepsiburada ekiplerinden e-ticaret ve ürün geliştirme konularında danışmanlık desteği de alıyor. Ayrıca kasım ayına kadar akıllı telefonla fotoğraf ve video üretimi, sosyal medya ve iletişim, görsel tasarım ile müşteri yönetimi gibi başlıklarda yeni eğitimler gerçekleştirilecek. Beş kadın kooperatifi, Hepsiburada ve KAGİDER iş birliğiyle yürütülen Yol Arkadaşın Burada Eğitim ve Mentörlük Programı'na da dahil edildi. Program kapsamında kooperatifler, KAGİDER üyesi deneyimli girişimci kadınlardan mentörlük desteği alacak. Kadın kooperatiflerinin ürünlerini daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefleyen Hepsiburada, desteğini satışa yönelik uygulamalarla da sürdürüyor. Bu kapsamda, 4 Temmuz Uluslararası Kooperatifler Günü'ne özel platformda kadın kooperatiflerinin ürünlerinin öne çıkarıldığı kampanya 6 Temmuz'a dek devam edecek. Kampanya ile kadın kooperatiflerinin görünürlüğünün artırılması ve satışlarının desteklenmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir Zeytininin Yol Haritası Çiziliyor Haber

İzmir Zeytininin Yol Haritası Çiziliyor

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde, kentlerin çok yönlü sorunlarına çözüm üretilmesi için İzmir’de başlatılan konsey ve kurullar dönemi kentte ortak aklı harekete geçiriyor. İzmir’in binlerce yıllık zeytin kültürünün ulusal ve uluslararası alanda hak ettiği değere ulaşması, markalaşması ve ekonomik katma değerinin artırılması amacıyla oluşturulan Zeytin Danışma Kurulu da Zeytin Çalıştayı ile sektörün yol haritasını belirliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen çalıştaya çok sayıda özel sektör temsilcisi, üretici ve sektör uzmanı katıldı. Üngür: Bu büyük topluluğun İzmir’de zeytin için toplanması çok kıymetli Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, zeytinin Akdeniz’in ve insanlık tarihinin en önemli, en değerli kültür varlıklarından biri olduğunu belirterek “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak yaklaşık üç ay önce Zeytin Danışma Kurulu ile yola çıktık. Zeytine ve zeytinciliğe ait pek çok kurumla bugün buradayız. Bu kadar büyük bir topluluğun, İzmir’de zeytin için bir araya gelmesi çok kıymetli. Bugün çalışma masalarında hep birlikte üreteceğimiz ortak kararlar, geliştireceğimiz vizyoner stratejiler ve somut çözüm önerileri; zeytin sektörümüzün yarınlarına yön verecek tarihi bir dönüm noktası olacaktır. Buradan çıkacak sektörel mutabakat; üreticimizin emeğine bereket katacak, zeytinyağımızın küresel pazardaki rekabet gücünü artıracak ve tarladan sofraya uzanan tüm süreçlerin kalitesini en üst seviyeye taşıyacaktır” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Kurucu: Zeytin mutlaka hak ettiği değeri bulmalı Çalıştay programı hakkında bilgi veren ve zeytinin önemi üzerinde duran Prof. Dr. Yusuf Kurucu, zeytinin stratejik değere sahip olan bir yağ bitkisi olduğunu söyleyerek “İzmir’in kimliğinde zeytin ve zeytinyağı önemlidir. İzmir için birkaç önemli üründen bir tanesidir. Zeytinin mutlaka ulusal ve uluslararası değerini bulması lazım. Kalitesiyle, tadıyla, sürdürülebilir olmasıyla bunu başarmamız lazım” ifadelerini kullandı. Zeytine yön verecek yedi ayrı masa Açılış konuşmalarının ardından katılımcılar zeytine yön verecek yedi ayrı masada toplantılara başladı. Zeytin Çalıştayı’ndaki her masa üç temel sorun, üç öncelikli çözüm ve bir pilot proje önerisi hazırlayacak. Masalarda; “Zeytinliklerde Kültürel Uygulamalar ve Beşeri Sermayenin Güçlendirilmesi”, “Doğru Çeşit, Sertifikalı Fidan ve Zeytin Envanteri”, “Kalite, Analiz, Sertifikasyon ve Tağşişle Mücadele”, “Kooperatifçilik ve Yeni Nesil İş Birliği Modelleri”, “Markalaşma, Pazarlama, İç Tüketim ve İhracat”, “Zeytin Kültürü, Gastronomi, Agroturizm ve Zeytin Rotaları” ve “İklim Krizi, Akıllı Tarım (AgTech) Uygulamaları, Sürdürülebilirlik ve Döngüsel Ekonomi” olmak üzere yedi ayrı başlık değerlendirilecek. Bütün paydaşlar tek çatı altında Çalıştaya, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bağlı iştirakleri, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İzmir Ticaret Borsası, İzmir Ticaret Odası, Ege İhracatçı Birlikleri Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi (UTAEM), Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE), İzmir Ekonomi Üniversitesi, Ekolojik Tarım Organizasyonu (ETO) Derneği, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ,Tarım Ekonomisi Derneği, Ulusal Tarım Gıda Birliği (UTGB), Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği, Türkiye Sulama Kooperatifleri Merkez Birliği, S.S. Ödemiş Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, S.S. Bergama İlçe Merkezi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, S.S. Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile çok sayıda özel sektör temsilcileri, üreticiler ve sektör uzmanları katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.