Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Markalaşma

Kapsül Haber Ajansı - Markalaşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Markalaşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ayvalık’ta Zeytin Hasat Festivali Coşkusu Dopdolu Yaşandı Haber

Ayvalık’ta Zeytin Hasat Festivali Coşkusu Dopdolu Yaşandı

Ayvalık’ın geleneksel etkinlikleri arasında yer alan 21. Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat ve Turizm Festivali, 29 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirildi. Cumhuriyet Bayramı’nın 103. yıl dönümüyle başlayan festival, kentin sokaklarını, meydanlarını ve Kırlangıç Yaşam Merkezi’ni hareketlendirdi. Ayvalık Belediyesi öncülüğünde, kentteki oda ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla düzenlenen festival, Cumhuriyet Bayramı kutlamalarıyla başladı. Fener Alayı’nda bir araya gelen binlerce Ayvalıklı, Cumhuriyet coşkusunu sokaklara taşıdı. Ardından Kırlangıç Yaşam Merkezi’nde sahne alan Feridun Düzağaç, sevilen şarkılarıyla festival katılımcılarına unutulmaz bir gece yaşattı. Festivalin resmî açılışı, Macaron Camlı Kahve önünden başlayan kortej yürüyüşüyle gerçekleştirildi. Barbaros Caddesi üzerinden Cumhuriyet Meydanı’na uzanan yürüyüşe protokol üyeleri, sektör temsilcileri, üreticiler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılış programının ardından Kırlangıç Yaşam Merkezi’nde kurulan Zeytin ve Zeytinyağı Festival Pazarı da ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. İLK ZEYTİN HASADI GERÇEKLEŞTİRİLDİ Festivalin en önemli etkinliklerinden biri olan ilk zeytin hasadı ve sembolik hasat töreni, üreticilerin emeğine ve Ayvalık’ın zeytincilik geleneğine dikkat çekti. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, zeytinin bölge ekonomisi ve kültüründeki önemini vurgulayarak, “Bu coğrafyanın altındaki maden biter ama zeytin her yıl ürün verir. Her yıl hasadı olur, festivali olur. Zeytin barıştır, bolluktur, berekettir” mesajını verdi. Zeytin ve zeytinyağı üreticilerini, yerel işletmeleri ve ziyaretçileri bir araya getiren festival pazarı, Ayvalık’ın yerel ürünlerinin tanıtılmasına da katkı sağladı. Üreticilerin ve esnafın ürünlerini sergilediği stantlar, festival boyunca yoğun ilgi gördü. KONSERLER, PANELLER VE KÜLTÜR SANAT ETKİNLİKLERİ Festival programında Gökçe, Ümit Sayın ve Feridun Düzağaç konserleri öne çıktı. Kırlangıç Yaşam Merkezi’nde düzenlenen konserlerde müzikseverler bir araya gelirken, Cumhuriyet Meydanı ve kentin farklı noktalarında da çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Çocuk tiyatrosu gösterileri ve çocuklara yönelik atölyeler, festivalin kültür ve sanat yönünü güçlendirdi. Tarihi Sabunhane Salonu’nda düzenlenen söyleşi ve panellerde ise zeytinyağı sektörünün geleceği, markalaşma ve sürdürülebilirlik konuları ele alındı. Uzmanların ve sektör temsilcilerinin katıldığı etkinliklerde, Ayvalık zeytinyağının değerinin artırılması ve bölgenin sahip olduğu potansiyelin daha geniş kitlelere tanıtılması üzerinde duruldu. Festival kapsamında gerçekleştirilen “Ayvalık’ın Son Ustaları” belgesel gösterimi de kentin kültürel mirasına ışık tuttu. Geleneksel meslekleri ve bu meslekleri yaşatan ustaları konu alan belgesel, Ayvalık’ın geçmişten bugüne uzanan zanaat kültürünü gelecek kuşaklara aktarma açısından dikkat çekti. FESTİVALDE DAYANIŞMA VE BİRLİK MESAJI Festival kapsamında düzenlenen Festival Dayanışma Buluşması’nda zeytin ve zeytinyağı sektörünün temsilcileri, üreticiler, oda yöneticileri ve organizasyona yıllardır katkı sunan isimler bir araya geldi. Yeni Parti Tarım Politikaları Kurul Başkanı Sencer Solakoğlu’nun da katıldığı buluşmada, üreticilerin yaşadığı sorunlar ve sektörün geleceği üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Festivalin ardından emeği geçenlere teşekkür eden Belediye Başkanı Mesut Ergin, Ayvalık’ın zeytincilik kültürünü, üreticilerin alın terini ve kentin değerlerini geleceğe taşımak için dayanışmanın önemine dikkat çekti. Zeytinin bereketini Cumhuriyet coşkusuyla birleştiren 21. Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat ve Turizm Festivali, dört gün boyunca kentin kültürel ve sosyal yaşamına hareketlilik kazandırırken Ayvalık’ın zeytin ve zeytinyağı alanındaki tanıtımına da katkı sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Egeli İhracatçılara 2,16 Milyar TL İhracat Desteği Haber

Egeli İhracatçılara 2,16 Milyar TL İhracat Desteği

Devlet desteklerinin firmaların uluslararası arenada rekabetçiliklerine katkı sağladığını ve büyüme hedeflerine destek olduğuna dikkat çeken Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Yeni bir pazara girmek, o pazarda kalıcı olmak ve markamızı büyütmek uzun vadeli emek ve kaynak gerektiriyor. Ticaret Bakanlığımızın sunduğu destekler, ihracatçılarımızın bu süreçlerdeki mali yükünü hafifleterek pazarlama, tanıtım, markalaşma ve ürün geliştirme çalışmalarına daha fazla kaynak ayırmasına katkı sağlıyor. Firmalarımızın mevcut müşterileriyle ilişkilerini güçlendirmeleri, yeni alıcılara ulaşmaları ve uluslararası rekabet güçlerini geliştirmeleri açısından bu destekleri çok değerli buluyoruz” dedi. Fuar ve markalaşma destekleri öne çıktı 2026 yılının ocak–eylül döneminde en yüksek destek tutarı, 674,7 milyon TL ile yurt dışı fuar katılımında gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,5 artan bu desteği, yüzde 45,9 artışla 456,1 milyon TL’ye ulaşan Marka ve TURQUALITY desteği izledi. Yurt içi fuar katılım desteği de yüzde 67,3 artarak 258,2 milyon TL oldu. Yurt içi ve yurt dışı fuar katılım desteklerinin toplamı 932,9 milyon TL’ye ulaştı. Fuarların ihracatçıların alıcılarla doğrudan temas kurmasını sağladığını belirten Öztürk, “Firmalarımız fuarlarda ürünlerini tanıtıyor, yeni iş bağlantıları kuruyor ve hedef pazarların beklentilerini yerinde görüyor. Fuar katılım destekleri bu temasların kurulmasını kolaylaştırırken, Marka ve TURQUALITY destekleri firmalarımızın uluslararası pazarlarda daha güçlü ve kalıcı bir konum edinmesine katkı sunuyor. İhracatımızın katma değerini artırmak için ürün kalitemizi tasarım, tanıtım ve markalaşmayla birlikte geliştirmeliyiz” ifadelerini kullandı. Küresel tedarik zinciri ve e-ihracatta güçlü artış Küresel tedarik zinciri desteği, 2025 yılının ilk dokuz ayında 425 bin TL düzeyindeyken 2026 yılının aynı döneminde 192,3 milyon TL’ye yükseldi. Bu kalemde sonuçlandırılan dosya sayısı 1’den 22’ye çıktı. E-ihracat destekleri ise yüzde 104,1 artışla 79,2 milyon TL’ye ulaştı. Yurt dışı birim desteği yüzde 74,7 artarak 110 milyon TL’ye, pazara giriş belgeleri desteği yüzde 14,5 artarak 156,3 milyon TL’ye yükseldi. Sektörel heyetlere yönelik destekler yüzde 53,2 artışla 76,7 milyon TL, UR-GE proje desteği ise yüzde 37,4 artışla 68,1 milyon TL olarak gerçekleşti. Yeşil Mutabakata Uyum Projesi Desteği – Responsible® Programı kapsamında sağlanan destek, yüzde 351,4 artarak 3,6 milyon TL’den 16,1 milyon TL’ye yükseldi. Sonuçlandırılan dosya sayısı 6’dan 37’ye çıktı. Tasarım ve ürün geliştirme projesi desteği de yüzde 19,8 artışla 5,7 milyon TL’ye ulaştı. Küresel tedarik zincirlerine katılımın, firmalarımızın uluslararası alıcılarla daha uzun vadeli iş ilişkileri kurması açısından önemli bir fırsat sunduğunun altını çizen EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk; “E-ihracat ise farklı ülkelerdeki müşterilere dijital kanallardan ulaşma imkânını genişletiyor. Pazara giriş belgeleri, yurt dışı birim, sektörel heyet ve UR-GE destekleriyle birlikte bu araçlar, ihracatçılarımızın pazarlarını çeşitlendirmesine ve farklı satış kanallarında varlık göstermesine katkı sağlıyor. Yeşil dönüşüm ve tasarım rekabetçiliği güçlendiriyor. Sürdürülebilirlik ve tasarım ihracatın geleceğinde belirleyici. Alıcıların beklentilerine uygun ürün geliştirmek ve sürdürülebilir üretim yetkinliklerimizi güçlendirmek, firmalarımızın pazarlardaki konumunu destekliyor. Yeşil dönüşüm ve tasarım alanındaki destekler bu nedenle gelecekteki rekabet gücümüze yapılan bir yatırım niteliği taşıyor. Ege İhracatçı Birlikleri olarak ihracatçılarımızın ihtiyaçlarına uygun desteklerden yararlanmasına aracılık etmeyi sürdüreceğiz. Firmalarımızı, ihracat planlarını oluştururken Ticaret Bakanlığımızın desteklerini de değerlendirmeye davet ediyoruz. Ticaret Bakanlığımız 2026 yılı için 45 milyar TL’lik ihracat desteği bütçesi oluşturdu. 2027 yılı bütçe taslağında 65 milyar TL’ye çıkarılması planlanıyor. Bu kaynağı çok kıymetli buluyoruz ancak ihracat desteklerine ayrılan bütçenin toplam ihracatımızın yüzde 1’i seviyesine çıkarılmasını bekliyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

21. Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat ve Turizm Festivali Başlıyor Haber

21. Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat ve Turizm Festivali Başlıyor

Bu yıl 29 Ekim - 1 Kasım 2026 tarihleri arasında yirmi birincisi gerçekleştirilecek olan Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat ve Turizm Festivali, zeytinin yanı sıra zengin kültürel etkinlikleri, panelleri, söyleşileri, sergileri ve birbirinden ünlü isimlerin sahne alacağı konserleriyle kenti festival alanına çevirecek. Ayvalık Belediyesi başta olmak üzere bölgedeki kurum ve odaların iş birliğiyle hazırlanan festival programı, "ölmez ağacın" izinde geçmişten geleceğe köprü kuran çok yönlü bir içerik sunuyor. Festivalin Yıldızları Kırlangıç Yaşam Merkezi’nde Sahne Alacak Kültür ve sanatın buluşma noktası olan Kırlangıç Yaşam Merkezi Çim Alan Sahne, festival boyunca her akşam saat 20.30'dan itibaren unutulmaz konserlere sahne olacak: 29 Ekim Perşembe (Saat 21.00): Feridun Düzağaç 30 Ekim Cuma (Saat 20.30): Gökçe 31 Ekim Cumartesi (Saat 20.30): Ümit Sayın Panel ve Söyleşilerle Zeytinin, Turizmin ve Geçmişin Değerleri Konuşulacak Festival sadece eğlencesiyle değil, alanında uzman isimlerin katıldığı nitelikli oturumlar ve panellerle de dikkat çekiyor: Zeytinyağında Markalaşma ve Sürdürülebilirlik Masaya Yatırılıyor "Zeytinyağında Markalaşma ve Sürdürülebilirlik" paneli, 31 Ekim Cumartesi günü saat 11.00 - 12.00 arasında gerçekleşecek. Sektörün Köklü Temsilcileri ve Uzmanlar Bir Arada Deneyimli tarım yazarı Bilge Keyhubat’ın moderatörlüğünü üstleneceği panelde, alanında uzman isimler ve köklü markaların temsilcileri bilgi ve tecrübelerini paylaşacak: Bilge Keyhubat — Moderatör / Tarım Yazarı Mehmet Cavlı — Cavlıhane 1885 Butik Hotel Kurucusu Deniz Sabuncugil — Sabuncugil Zeytinyağları IV. Kuşak Temsilcisi Halil Sucu — Özgün Zeytinyağları III. Kuşak Temsilcisi Ölmez Ağacın Peşinde: 31 Ekim Cumartesi günü saat 12.00 – 13.00 arasında gazeteci-yazar Zeynep Bilgehan ile gazeteci, yazar, sosyolog ve siyaset bilimci Prof. Dr. Artun Ünsal zeytinin kültürel ve tarihsel yolculuğunu masaya yatıracak. Zeytin, Zeytinyağı ve Müzecilik: Aynı gün saat 13.00 – 14.00 arasında A. Nedim Atilla ve Dr. Levent Köstem zeytinyağı müzeciliğinin önemini katılımcılarla paylaşacak. Yerel Değerden Küresel Markaya: 31 Ekim Cumartesi saat 14.00 – 15.00 arasında düzenlenecek panelde Türk mutfağı ve Ayvalık zeytinyağının dünya yolculuğu Sezer Altan moderatörlüğünde; Banu Şen, Prof. Dr. Onur Özveri, Doç. Dr. Betül Öztürk ve Şef Binali Yılmaz tarafından tartışılacak. Ayvalık’ta Turizmin Dünü, Bugünü ve Yarını: 1 Kasım Pazar günü saat 13.30 – 14.30 seansında Ümit Özgültekin moderatörlüğünde Mehmet Gülümser kentin turizm vizyonunu değerlendirecek. Yüzyılı Aşan Şirketler: 1 Kasım Pazar günü saat 14.30 – 15.30 arasında köklü geçmişe sahip markaların hikâyeleri Asude Alkaylı moderatörlüğünde Mehmet Cavlı, Deniz Sabuncugil ve Halil Sucu'nun katılımlarıyla ele alınacak. Ahde Vefa: "Ayvalık’ın Son Ustaları" Belgeseli ve Anlamlı Konferanslar Ayvalık'ın kaybolmaya yüz tutmuş zanaat kültürünü ve emektar ustalarını onurlandırmak amacıyla hazırlanan "Ayvalık’ın Son Ustaları" Belgesel Film Gösterimi, 1 Kasım Pazar günü saat 12.30 – 13.30 saatleri arasında izleyiciyle buluşacak. Gösterimde Adnan Ok (teneke ustası), Ahmet Örs (ayakkabı ustası), Menderes Işık (kuyum ustası), Hüseyin Ateşcan (sıcak demir ustası) ve Ali Murat Harşin (sabun ustası) gibi kentin simge isimlerinin hikâyeleri ekranlara taşıyacak. Ayrıca sosyal sorumluluk bilinciyle hazırlanan, 1 Kasım Pazar günü 12.00 – 13.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek "Bir Umut Hikâyesi: Erken Tani Hayat Kurtarır" konferansında ise Av. Canan Özen ve Oya Pardak katılımcılara hayati bilgiler aktaracak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kayseri’nin Gastronomi Şöleninde Lezzet ve Kültür Buluşması Sürüyor Haber

Kayseri’nin Gastronomi Şöleninde Lezzet ve Kültür Buluşması Sürüyor

Cuma günü gerçekleştirilen paneller, yöresel lezzet atölyeleri, yemek yarışmaları, kortej, konser ve ödül töreninin ardından organizasyonun üçüncü günü de gastronomi kültürünü odağına alan etkinliklerle devam etti. Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde düzenlenen 4. Kayseri Gastronomi Günleri, kentin köklü mutfak kültürünü tanıtmak, yöresel lezzetleri gelecek kuşaklara aktarmak ve gastronomi turizmine katkı sunmak amacıyla ziyaretçilerini buluşturuyor. Türkiye’nin farklı yörelerinden lezzetlerin tanıtıldığı organizasyonda, sektör temsilcileri, şefler, öğrenciler, kadın girişimciler ve gastronomi meraklıları bir araya geliyor. İkinci Gün Paneller, Atölyeler ve Yarışmalarla Geçti Gastronomi Günleri’nin 23 Ekim Cuma günü gerçekleştirilen ikinci günü, “Yerel Ürünlerin Turizm Sektöründe Kullanımı” paneliyle başladı. Alanında uzman isimlerin katılımıyla düzenlenen panelde, yerel ürünlerin gastronomi ve turizm sektöründeki önemi ele alındı. Aynı saatlerde gerçekleştirilen peskütan çorbası atölyesiyle geleneksel lezzetler tanıtılırken, liseler arası bireysel ana yemek “Et Yemeği” yarışmasında genç aşçılar hünerlerini sergiledi. “Gastronomide Kadın Eli: Fikirden Markaya, Emekten Başarıya” panelinde Kayseri’de faaliyet gösteren kadın girişimciler, gastronomi alanındaki deneyimlerini ve başarı hikâyelerini paylaştı. Kadın emeğinin, üretkenliğinin ve girişimcilik ruhunun öne çıktığı panelde, fikirlerin markaya dönüşme süreçleri ele alındı. “Kayseri Mutfağının Uluslararası Tanıtımı, Pazarlaması ve Teknoloji” panelinde ise kentin zengin mutfak mirasının uluslararası alanda tanıtılması, pazarlama olanakları ve teknolojinin gastronomi sektörüne katkıları değerlendirildi. Yöresel Lezzetler Şeflerin Sunumuyla Tanıtıldı Günün atölye ve söyleşi programında geleneksel tarifler farklı yörelerin mutfak kültürleriyle buluştu. Şef Memet Özer’in sunumuyla gerçekleştirilen “Kuzu Etli Yamula Patlıcanlı Güveç ve Buğday Risottosu” etkinliğinde yöresel ürünler farklı dokunuşlarla yorumlandı. Niğde Profesyonel Aşçılar Derneği tarafından Niğde tava, Çanakkale Derneği tarafından soğanlı pide ve Çiğköfte Eğitimcileri Derneği tarafından çiğ köfte atölyeleri gerçekleştirildi. Kayseri mantısı atölyesinde ise kentin simge lezzetlerinden birinin hazırlanışı katılımcılarla paylaşıldı. Şef Hazer Amani’nin sunumuyla gerçekleştirilen “Pöç Taco ve Pöçlü Nohutlu Gacer Pilavı” söyleşi ve atölyesi de günün dikkat çeken etkinlikleri arasında yer aldı. Kayseri mutfağının özgün tatlarının yaratıcı sunumlarla buluşturulduğu etkinlikte, geleneksel lezzetlerin farklı yorumları gastronomi meraklılarının beğenisine sunuldu. Yemek Yarışmalarında Hünerler Sergilendi Kayseri Gastronomi Günleri kapsamında düzenlenen liseler arası bireysel ana yemek “Balık Yemeği” ve “Tatlı Tabağı” yarışmalarında öğrenciler hünerlerini sergiledi. Liseler arası ekip “Başlangıç ve Ana Yemek” yarışmasıyla genç aşçıların takım çalışması ve mutfak becerileri ön plana çıktı. Ev Hanımları Kayseri Mutfağı Yöresel Yemek Yarışması’nda ise geleneksel tarifler ve ev mutfağının birikimi buluştu. Kadim mutfak kültürünün yaşatılmasına katkı sunan yarışmada, katılımcıların hazırladığı yöresel yemekler değerlendirmeye alındı. Program kapsamında gerçekleştirilen “İmza Yemeği” etkinliği de gastronomi alanındaki özgün sunumlara yer verirken, yemek yarışmaları gün boyunca ziyaretçilere heyecanlı anlar yaşattı. Gastronomi Günleri’nin ikinci gününde düzenlenen “Yerel İşletmelerde Başarı, Girişimcilik ve Markalaşma” panelinde Kayseri’de faaliyet gösteren işletmelerin temsilcileri deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Gastronomi sektöründe başarı, girişimcilik ve markalaşmanın ele alındığı panelde yerel işletmelerin deneyimleri ve başarı hikâyeleri aktarıldı. Gün boyunca düzenlenen etkinliklerin ardından gerçekleştirilen ödül töreniyle ikinci gün programı tamamlandı. Üçüncü Gün Yöresel Lezzetlerle Başladı Kayseri Gastronomi Günleri’nin 24 Ekim Cumartesi günü gerçekleştirilen üçüncü günü, saat 10.00’da stantların açılması ve ziyaretçilerin etkinlik alanına girişleriyle başladı. Günün ilk saatlerinde Kahramanmaraş Aşçılar Derneği tarafından düzenlenen yöresel paça çorbası atölyesi ile İzmir Aşçılar Derneği tarafından gerçekleştirilen enginarlı Ege pilavı atölyesi ziyaretçilerle buluştu. “Yerelden Dünyaya Gastronomi: Kimlik, Deneyim ve Diplomasi” panelinde gastronominin kültürel kimlik, deneyim paylaşımı ve uluslararası tanıtımdaki rolü ele alındı. Aynı saatlerde düzenlenen üniversiteler arası bireysel ana yemek “Et Yemeği” yarışmasında öğrenciler yeteneklerini ortaya koydu. TAFED GIZTAT iş birliğiyle gerçekleştirilen çocuk atölyesi, minik katılımcıları mutfak kültürüyle buluştururken TAFED’in 20’nci yıl pasta kesimi de programda yer aldı. Kayseri Mutfağının Geçmişi ve Geleceği Ele Alındı Üçüncü gün programında “Bir Mutfak Nasıl Yaşar?” panelinde mutfak kültürünün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması konusu değerlendirildi. “Kayseri Mutfağı’nın Geçmişi, Bugünü ve Geleceği” panelinde ise kentin köklü gastronomi mirası, günümüzdeki yeri ve geleceğe yönelik potansiyeli farklı yönleriyle ele alındı. Şanlıurfa Profesyonel Aşçılar Derneği tarafından gerçekleştirilen çiğ köfte atölyesiyle yöresel lezzetlerin tanıtımına devam edildi. Böylece Kayseri Gastronomi Günleri, üçüncü gününde de farklı yörelerin mutfak kültürlerini bir araya getirerek ziyaretçilerine zengin bir gastronomi deneyimi sunmayı sürdürdü. Kayseri’nin eşsiz lezzetlerini, geleneksel tariflerini ve gastronomi alanındaki birikimini geniş kitlelerle buluşturan Kayseri Gastronomi Günleri, 25 Ekim Pazar gününe kadar Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde çeşitli etkinliklerle devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Halkın Akademisi” Kapılarını Açtı Haber

“Halkın Akademisi” Kapılarını Açtı

Halkbank, sosyal sorumluluk yaklaşımı doğrultusunda toplumsal gelişime katkı sağlamaya yönelik çalışmalarına devam ediyor. Banka son olarak bünyesindeki eğitim platformlarını tek çatı altında birleştirdiği Halkın Akademisi’ni kamuoyunun erişimine açtı. “Yaşam boyu eğitim” vizyonuyla hayata geçirilen platformda; çocuklar, gençler, kadın girişimciler, KOBİ’ler ve emekliler olmak üzere 5 farklı kategoride 600’e yakın içerik yer alıyor. Bankanın kurumsal bilgi birikimini toplumun hizmetine sunan platform, katılımcıların kişisel ve mesleki yetkinliklerini geliştirmelerine; sertifika programlarıyla da bu yetkinlikleri belgelendirmelerine imkân tanıyor. Kişisel gelişim ve finansal okuryazarlıkla ilgili çok sayıda eğitimi bir araya getiren Halkın Akademisi’nde çocuklar için tasarruf ve çevre farkındalığı; gençler için iş hayatına uyum, iletişim ve kariyer gelişimine yönelik içerikler bulunuyor. Kadın girişimcilere markalaşma, pazarlama ve dijital ticaret alanlarında rehberlik eden platform, emeklilere aktif, sağlıklı ve üretken bir emeklilik dönemi için zihinsel zindelik ve kişisel dönüşümü odaklı içerikler sunuyor. İşini büyütmek isteyen KOBİ’ler de kendi ihtiyaçlarına uygun içeriklerden faydalanabilecek. Platformun tamamen ücretsiz olması ise bilgi ve eğitime erişimde fırsat eşitliğini destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. “Halkın Akademisi kesintisiz bir öğrenme yolculuğu sunuyor” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, “Çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donanmak, günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldi. Biz de bu amaçla, yeni dünyanın ihtiyaçlarına odaklanan Halkın Akademisi’ni kurduk.” dedi. Halkın Akademisi’nin kesintisiz bir öğrenme yolculuğunu sunduğunu söyleyen Recep Süleyman Özdil, şu ifadeleri kullandı: “Burada çocuklardan gençlere, kadınlardan KOBİ ve emeklilerimize kadar herkese özel yüzlerce eğitim içeriği bulunuyor. Amacımız, vatandaşlarımızın hayatlarının farklı dönemlerinde ihtiyaç duyabilecekleri bilgi ve becerilere kolayca ulaşmalarına katkı sağlamak. Bu platform, çocuklarımızın yarınlara hazırlandığı, gençlerimizin kariyerlerine yön verdiği, kadın girişimcilerimizin ve KOBİ’lerimizin işlerini büyütmesine yardımcı olacak bir merkez olarak hizmet verecek. Önce Halk, Sonra Banka misyonumuzla vatandaşlarımızın kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sağlamayı önemsiyoruz. Böylesine kapsamlı bir eğitim platformunu, ücretsiz olarak tüm halkımızın hizmetine sunmaktan memnuniyet duyuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası’ndan Üretici Kadınlara Özel Yeni Ürün:  Çiftçi Kadın İmece Kart Haber

İş Bankası’ndan Üretici Kadınlara Özel Yeni Ürün: Çiftçi Kadın İmece Kart

"Kadının Gücü: Geleceğin Tarımı" projesi çerçevesinde geliştirilen “Çiftçi Kadın İmece Kart”, kadın üreticilerin tarımsal girdi ihtiyaçlarını karşılamalarına ve ödemelerini hasat dönemine göre planlamalarına yardımcı oluyor. 15 Ekim Dünya Çiftçi Kadınlar Günü’nde tanıtımı yapılan kart, tohum, fide, gübre, zirai ilaç, mazot, yem ve tarımsal ekipman gibi tüm tarımsal ihtiyaçların kolayca karşılanması için özel bir finansman aracı olarak hayata geçirildi. Çiftçi Kadın İmece Kart’ın Sağladığı Ayrıcalıklar Anlaşmalı üye işyerlerinden yaptıkları tarımsal girdi alışverişlerinde 6 aya kadar ödemesiz dönem ve 1 yıla kadar vade imkânından yararlanan çiftçi kadınlar, mazot ve akaryakıt dışındaki alışverişlerinde "İmece Puan" kazanıyor. Harcama erteleme seçeneği üreticilere finansal planlamalarında esneklik sağlarken, kartla yapılan Tarsim Sigortası poliçe ödemelerinde 9 aya varan faizsiz ve hasatta geri ödeme avantajı sunuluyor. Ayrıca Çiftçi Kadın İmece Kart sahipleri, kart limitlerinden %10’a varan nakit çekim yapabiliyor. Üretici kadınlar, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) belgesi, Hayvan Varlık Belgesi, Arıcılık Belgesi gibi belgelerle, İş Bankası Şubelerinden başvuru yaparak Çiftçi Kadın İmece Kart sahibi olabiliyor. Üretici kadınlara finansmanın ötesinde destek "Kadının Gücü: Geleceğin Tarımı" projesiyle kadınların tarımsal üretimde güçlü bir yer edinmesini ve üretici kadınlar için bütünsel bir ekosistem yaratmayı hedefleyen İş Bankası, farklı illerde gerçekleşen "Yeni Nesil Çiftçi Kadın Buluşmaları" ile yüzlerce kadına dijitalleşme, teknoloji ve markalaşma eğitimleri veriyor. Banka, ayrıca üretici kadınların ve tarımsal üretim yapan kadın kooperatiflerin katma değerli ürünlerini e ticaret alanındaki iştiraki Pazarama platformuyla Türkiye'nin dört bir yanından geniş kitlelerle buluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnovasyonu Koruyan Bir Kariyer: Patent ve Marka Vekilliği Haber

İnovasyonu Koruyan Bir Kariyer: Patent ve Marka Vekilliği

17 Ekim’de gerçekleştirilecek Patent Vekilliği ve Marka Vekilliği Sınavları öncesinde Destek Patent, teknik bilgiyi, mevzuat bilgisini ve ticari bakış açısını buluşturan mesleğin Türkiye’nin inovasyon ekosistemindeki rolüne dikkat çekiyor. Patent Vekilliği ve Marka Vekilliği Sınavları, 17 Ekim 2026’da Ankara ve İstanbul’da gerçekleştirilecek. Sınai mülkiyet hakları alanında 40 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren Destek Patent, sınav öncesinde yaptığı değerlendirmede, şirketlerin Ar-Ge çalışmalarının ve markalaşma yatırımlarının korunmasında nitelikli mesleki birikimin belirleyici olduğunu vurguluyor. Mesleğe hazırlanan adayların, başvuru süreçlerine hâkimiyetin yanında, buluş sahiplerinin ve işletmelerin ihtiyaçlarını doğru anlayabilmesinin önemine işaret ediyor. Yerli patent başvuruları 11 bini aştı TÜRKPATENT’e göre 2025 yılında, yerli patent başvuruları 11 bin 394’e, yerli marka başvuruları ise 164 bin 657’ye ulaştı. Patent ve marka alanındaki bu hareketlilik, farklı sektörlerdeki işletmelerin ve buluş sahiplerinin koruma arayışının ölçeğini gösteriyor. Destek Patent’e göre bu süreçlerin niteliği; başvuru öncesi araştırmadan koruma kapsamının belirlenmesine, itirazların değerlendirilmesinden hakların takibine kadar uzanan uzmanlıkla yakından ilişkili. “Her başvurunun arkasında korunması gereken bir emek var” Patent ve marka vekilliğinin, şirketlerin ürettiği değeri anlamayı ve bu değere uygun bir koruma yaklaşımı geliştirmeyi gerektirdiğini belirten Destek Patent Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yamankaradeniz, şunları söyledi: “Bir patent başvurusunun arkasında yıllarca süren araştırmalar, bir markanın arkasında ise müşteri güveni oluşturmak için harcanan emek bulunuyor. Vekilin sorumluluğu, bu birikimi doğru anlamak ve korunmasına rehberlik etmektir. Bir buluşun hangi teknik özelliğiyle ayrıştığını ortaya koymak, bir markanın hangi mal ve hizmetlerde korunacağını değerlendirmek ve başvuru sürecini dikkatle takip etmek, işletmenin geleceğini etkileyebilen kararlardır. Bu nedenle Marka ve Patent Vekilliği; araştırma disiplini, güçlü bir analiz yeteneği ve sorumluluk bilinci gerektiriyor. Yalnızca sınai mülkiyet hakları ile ilgili başvuru yapan bir meslek değildir; fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunmasını ve ekonomik değere dönüştürülmesini sağlayan bir danışmanlıktır. Patent ve Marka Vekilleri süreci doğru yöneterek hak kayıplarını önler, başvurunun en doğru şekilde yapılmasını sağlar ve olası riskleri en baştan bertaraf eder. Türkiye’deki başvuru hacmini, ülkemizde üretilen fikrî birikimin bir göstergesi olarak görüyoruz. Bu birikimin ekonomik değere dönüşebilmesi için girişimcilerimizin, sanayicilerimizin ve araştırmacılarımızın doğru yönlendirmeye ulaşması önemli. Destek Patent olarak 1983’ten bu yana edindiğimiz deneyim bize, sınai mülkiyet hakları alanında nitelikli danışmanlığın başvuru öncesinde başladığını ve koruma süreci boyunca devam ettiğini gösteriyor. 17 Ekim’de sınava girecek adaylara önerim; mesleki gelişimlerini teknik gelişmeleri, sektörleri ve uluslararası uygulamaları takip ederek sürdürmeleri. Merak etmek, doğru soruları sormak ve bir konuyu bütün yönleriyle araştırmak bu meslekte çok kıymetli. Sınava katılacak tüm adaylara başarılar diliyorum. Türkiye’nin buluşlarını ve markalarını koruyacak yeni meslektaşlarımızın yetişmesini, inovasyon ekosistemimiz için değerli bir yatırım olarak görüyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı Kapılarını Açtı Haber

Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı Kapılarını Açtı

Avrasya Ambalaj İstanbul 2026 üreticiler, tedarikçiler, yatırımcılar ve satın alma profesyonelleri için ticari temas ve yeni iş bağlantıları açısından önemli bir buluşma zemini oluşturuyor. Ambalaj ticaretinin Avrasya Bölgesindeki önemli platformlarından Avrasya Ambalaj İstanbul, 13–16 Ekim 2026 tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın desteği, Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. organizasyonu ve Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) iş birliğiyle gerçekleştiriliyor. Fuar; Ambalaj Makinecileri Derneği (AMD), Etiket Sanayicileri Derneği (ESD), Esnek Ambalaj Sanayicileri Derneği (FASD), Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği (KASAD), Oluklu Mukavva Sanayicileri Derneği (OMÜD) ve Sert Plastik Ambalaj Sanayicileri Derneği’nin (SEPA) de desteğini alıyor ve 120 bin metrekare kapalı alanda, 14 salonda yerli ve yabancı firma ve firma temsilcisini ağırlıyor. Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı’nın açılışına; RX Tüyap Genel Müdürü Berkan Öner, Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir, Türkiye Makina Federasyonu (MAKFED) Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Adnan Dalgakıran, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Başkanı Ender Yılmaz, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu ile birçok sektörel sivil toplum kuruluşu yöneticileri ve iş dünyası temsilcileri katıldı. 130’ün Üzerinde Ülkeden Katılım Var RX Tüyap Genel Müdürü Berkan Öner, açılışta yaptığı konuşmada Avrasya Ambalaj İstanbul'un, Avrupa’nın ikinci büyük, Avrasya Bölgesi’nin ise her yıl düzenlenen en büyük ve en etkili ambalaj endüstrisi fuarı olduğuna işaret ederek, fuarın 35 ülkeden 1100’ün üzerinde firma ve firma temsilciliğinin katılımıyla açıldığını kaydetti. Yıl boyunca yurt içi ve yurt dışı pazarlarda kapsamlı dijital ve geleneksel tanıtım çalışmaları yürüttüklerini ve fuarın uluslararası bilinirliğini ve erişim alanını sürekli genişlettiklerini kaydeden Öner, "Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı, Türkiye ambalaj endüstrisinin küresel pazarlara açılmasında önemli bir ticaret platformu olma özelliğini taşıyor. Bu yıl 135 ülkeden ziyaretçiyi ağırlamayı hedefleyerek fuarımızın uluslararası erişimini daha da güçlendirmeyi ve küresel ambalaj sektörünün önde gelen buluşma noktalarından biri olarak konumunu pekiştirmeyi amaçlıyoruz. 40 ülkede yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde; gıda, içecek, kozmetik, e-ticaret, lojistik ve catering alanları başta olmak üzere yaklaşık 200 kişiden oluşan uluslararası VIP alım heyetimizi, katılımcı firmalarımızla karşılıklı görüştürerek yeni iş bağlantıları kurulmasına aracı olacağız. Bu ikili iş görüşmelerinin ülkemizin ihracat hacmine katkı sağlamasını temenni ediyoruz" dedi. İstanbul Dört Gün Boyunca Dünyanın Ambalaj Başkenti Olacak Fuarın açılışında konuşan Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir, Türkiye ambalaj sanayisinin dünyada kazandığı güveni pekiştirmek ve gelecek kuşaklara daha güçlü bir sektör bırakmak için birlikte çalıştıklarını belirterek, "Otuz yılı aşkın süre önce, yaklaşık bin metrekarelik bir alanda, 50 katılımcıyla başlayan bu mütevazı buluşma, bugün dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini İstanbul’da buluşturuyor. Bu tablo, Türkiye ambalaj sanayisinin üretim gücünü ve dünyada kazandığı itibarı gösteriyor. İstanbul, bu yıl da dört gün boyunca dünyanın ambalaj başkenti olacak" dedi. Zeki Sarıbekir, sektörün 2026’nın ilk yarısında gerçekleştirdiği ihracatın geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 9 artarak 3,8 milyar doların üzerine çıktığını belirtti. Aynı dönemde dış ticaret fazlasının da yaklaşık yüzde 13 artışla 1,6 milyar dolara yaklaştığını vurgulayan Sarıbekir, sektörün böylece son yedi yılın ilk altı aylık dönemleri içinde en yüksek dış ticaret fazlasına ulaştığını ifade etti. Sektörün 2030 yılı için 50 milyar dolarlık büyüklük ve 10 milyar dolarlık ihracat hedefi bulunduğuna dikkat çeken Zeki Sarıbekir, bu hedeflere ulaşmada üretim kapasitesinin yanı sıra katma değerli ürünlerin payının artırılmasının belirleyici olacağını söyledi. Zeki Sarıbekir, "Katma değerli ürünlerin ihracatımızdaki payını artırmak, sektörümüzün kalıcı rekabet gücü için bir zorunluluk. Bunu başarabilecek tecrübemiz, mühendislik birikimimiz ve üretim altyapımız var. Küresel pazarlarda yoğunlaşan rekabette, tasarım, teknoloji ve sürdürülebilir üretimle daha güçlü bir konuma gelebiliriz. Dünyanın değişen ihtiyaçlarına kendi teknolojimiz ve tasarımımızla cevap vererek güçleneceğiz. Önümüzdeki büyüme alanı burada. Türkiye ambalaj sanayisinin bu adımı atacağına yürekten inanıyorum." ifadelerini kullandı. Türkiye Makina Federasyonu (MAKFED) Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Adnan Dalgakıran, ambalaj sektörünün ürünlerin markalaşma sürecinde kritik bir rol üstlendiğini belirterek, Türkiye’nin değişen küresel rekabet koşullarına uyum sağlaması gerektiğine dikkat çekti. Dalgakıran, “Türkiye artık düşük iş gücü maliyetleriyle rekabet edebileceği bir noktada değil. Bu nedenle yeni rekabet unsurlarımızı doğru belirlememiz gerekiyor. Ambalaj sektörü, yalnızca teknolojisiyle değil, tasarım gücüyle de Türkiye’nin yeni rekabet avantajlarından biri olabilir. Ürünlerin markalaşmasında ambalajın çok büyük önemi var. Ancak bunun için yalnızca kendi toplumumuzun değil, ihracat yaptığımız ülkelerin de sosyolojik yapısını doğru analiz etmeliyiz. Dünyada değişmeyen tek gerçek değişimin kendisi. Türkiye olarak bu değişimi yaratan ülkeler arasında olamasak bile, yaşanan dönüşümü hızla anlayıp buna uyum sağlayabilecek beceriyi göstermemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, kimya ve plastik ambalaj sektörlerinin ihracat performansına dikkat çekerek, sektörün Türkiye ekonomisine sağladığı katkıyı vurguladı. Aracı, “Bugün, ambalaj sektörümüzün Türkiye’deki en prestijli ve en büyük buluşma noktası olan Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı’nın 31’incisinin açılışında bulunuyoruz. 2026 yılı Ocak-Eylül döneminde kimya sektörü ihracatımız, bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 7 artarak 25,8 milyar dolar seviyesine ulaştı. Yıl sonu hedefimiz ise 35 milyar dolar. Bu büyük başarıda, en dinamik sektörlerimizden biri olan plastik sektörünün de önemli bir payı bulunuyor. 2026 yılının ilk dokuz ayında plastik ambalaj ihracatımız, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12,6 artarak 3,2 milyar dolara yükseldi. Bu başarının tesadüf olmadığını ve arkasında güçlü sektör yapılanmasının bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Fuarın tüm katılımcı firmalarımıza bereketli kazançlar getirmesini temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Başkanı Ender Yılmaz, ambalaj sektörünün farklı üretim alanlarını destekleyen stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek, sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı dönüşümün önemine dikkat çekti. Yılmaz, “Ambalaj, günlük hayatımızın görünmeyen ama vazgeçilmez bir parçası konumunda. Üretilen her ürünün korunması, taşınması, saklanması ve tüketiciye sağlıklı biçimde ulaştırılması ambalaj sayesinde mümkün. Bu yönüyle ambalaj sektörü, yalnızca bir üretim alanı değil; gıdadan sağlığa, makineden lojistiğe ve perakendeye kadar geniş bir ekosistemi besleyen stratejik güç. Ambalaj sanayisinde 3 binin üzerinde şirket, 100 bini aşkın kişiye istihdam sağlıyor. Sektörün oluşturduğu ekonomik ekosistemin yıllık büyüklüğünün ise 30 milyar doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Ancak dünyada rekabet koşulları hızla değişiyor. Artık yalnızca üretmek yetmiyor; daha iyi tasarlamak, daha verimli üretmek, kaynakları daha akıllı kullanmak ve çevreye daha duyarlı çözümler geliştirmek gerekiyor. Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, sanayimizin geleceği için bir zorunluluk.” ifadelerini kullandı. Fuarın açılışında konuşan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, ambalaj sektörünün Türkiye’nin sanayi ve ihracatındaki önemli rolüne dikkat çekerek, sektörün gelişiminin diğer üretim alanlarını da doğrudan desteklediğini vurguladı. Bahçıvan, “Ambalaj, hayatımızın her aşamasında yer alan ve sanayimizin gelişimine önemli katkılar sağlayan bir sektör. Ambalajınızı geliştirdikçe ürününüzün kalitesini artırmaya, ürününüzü geliştirdikçe de ambalaja yönelik yatırımlarınızı büyütmeye yöneliyorsunuz. Dolayısıyla birbirini besleyen ve sanayimizin gelişimini hızlandıran bir yapıdan söz ediyoruz. Türkiye’nin üretiminde, sanayisinde ve ihracatında ambalaj sektörümüzün çok büyük payı var. Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı ürünlerimizi, projelerimizi ve yenilikçi çözümlerimizi mevcut ve potansiyel alıcılarla buluşturarak son derece kıymetli bir görev üstleniyor. Dünyada ve ülkemizde yaşanan tüm zorluklara rağmen sanayicilerimizin bu fuara enerjisini, heyecanını ve geleceğe yönelik umudunu ortaya koyarak katılması, sektörümüzün kararlılığını ve üretim gücünü gösteriyor.” ifadelerini kullandı. Ayrıca konuşmasında Tüyap Fuarcılık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Ünal’a da özel olarak teşekkür eden Bahçıvan, Ünal’ın yıllar önce ortaya koyduğu vizyonla Türkiye’de fuarcılık sektörünün gelişimine, sanayinin güçlenmesine ve uluslararası ticaretin büyümesine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Ambalaj Sektörünün Dünya Pazarındaki Payını Artırmalıyız Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu fuarın açılışında yaptığı konuşmada, Türk ambalaj sektörünün ihracat potansiyeline dikkat çekerek, küresel pazardaki payının artırılması ve sürdürülebilir üretim yatırımlarının hızlandırılması gerektiğini vurguladı. Tecdelioğlu, “Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı’nın 31 yıldır başarıyla sürdürülmesi, sektörümüzün üretim ve ihracat gücünün önemli bir göstergesi. Türk ambalaj sektörü, geçtiğimiz yıl 7,3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu yıl ise 8 milyar dolar seviyesinin aşılması hedefleniyor. Ancak yaklaşık 380 milyar dolarlık dünya ambalaj pazarından aldığımız pay hâlâ yüzde 2 seviyesinde. Bu oranı mutlaka yukarı taşımamız gerekiyor. Daha fazla yatırım yaparak, üretim kapasitemizi artırarak ve yeni pazarlarda güçlü ticari ilişkiler kurarak Türk ambalaj ürünlerinin dünyadaki varlığını genişletmeliyiz. Bununla birlikte sürdürülebilirlik, yeni nesil ambalaj teknolojileri ve karbon ayak izinin azaltılması sektörümüzün öncelikli gündemleri arasında yer alıyor. Firmalarımızın atık yönetimi ve enerji dönüşümü alanındaki yatırımlarını hızlandırması, küresel rekabet gücümüzü korumamız açısından büyük önem taşıyor. Fuarın yeni iş birliklerine, daha güçlü ihracat rakamlarına ve sektörümüzün büyümesine katkı sağlamasını diliyorum.” ifadelerini kullandı. Ambalaj Değer Zinciri Tek Çatı Altında Avrasya Ambalaj İstanbul’da ambalaj ürünlerinden ambalaj makinelerine, gıda ve içecek işleme makinelerinden baskı ve konverting teknolojilerine, içecek ve sıvı gıda üretim teknolojilerinden entegre üretim ve lojistik sistemlerine kadar uzanan yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler tek çatı altında ziyaretçilerle buluşuyor. Türkiye’nin yanı sıra farklı ülkelerden sektör profesyonellerini İstanbul’da buluşturan fuar, üreticiler, tedarikçiler, yatırımcılar ve satın alma profesyonelleri için ticari temas ve yeni iş bağlantıları açısından önemli bir buluşma zemini oluşturuyor. Uluslararası Alım Heyetleri B2B Görüşmeler İçin İstanbul’da Avrasya Ambalaj İstanbul kapsamında yürütülen Uluslararası Alım Heyeti Programı, farklı pazarlardan satın alma ve tedarik ihtiyaçları bulunan profesyonelleri katılımcı firmalarla bir araya getiriyor. Orta Asya, Orta Doğu, Avrupa ve Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan gelen alıcılarla gerçekleştirilen B2B görüşmelerde ambalaj makineleri, gıda işleme teknolojileri ve ilgili çözümlere yönelik ticari fırsatların geliştirilmesi hedefleniyor. Program, özellikle belirli ürün ve teknoloji gruplarına yönelik satın alma ihtiyacı bulunan profesyonellerin doğru tedarikçilerle doğrudan temas kurmasına imkân sağlıyor. Yeni Nesil Çözümler ve Sürdürülebilirlik Gündemde Ambalaj sektöründe üretim verimliliği, kaynakların daha etkin kullanılması ve sürdürülebilir üretim modellerine yönelik ihtiyaçlar teknolojik dönüşümü hızlandırıyor. Avrasya Ambalaj İstanbul da bu dönüşümün farklı başlıklarını bir araya getiriyor. Fuarda otomasyon, malzeme optimizasyonu, kaynak verimliliği, geri dönüştürülebilir malzemeler ve döngüsel ekonomi hedeflerini destekleyen uygulamaların yanı sıra ambalaj tasarımı ve üretim teknolojilerindeki yeni çözümler ziyaretçilerin incelemesine sunuluyor. Bu kapsamıyla fuar, sektör profesyonellerine yalnızca yeni ürün ve tedarikçileri keşfetmek değil, aynı zamanda üretim süreçlerini geliştirebilecek ve rekabet gücünü destekleyebilecek teknolojileri değerlendirme fırsatı da sunuyor. Food-Tech Eurasia ve Printpack & Converting Özel Bölümleri ile Anahtar Teslimi Çözümler Ambalaj endüstrisinin tüm ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı çözümleri buluşturan Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı, sektör profesyonellerine üretimden son ürüne uzanan geniş bir ürün ve teknoloji yelpazesini keşfetme fırsatı sunuyor. Food-Tech Eurasia Özel Bölümü gıda ve içecek üreticileri ile, işleme ve hazırlık süreçlerinden üretim hatlarına, dolum teknolojilerinden ambalajlama çözümlerine kadar üretimin farklı aşamalarına yönelik teknolojileri aynı çatı altında incelemek isteyen, profesyoneller için tamamlayıcı bir teknoloji alanı olarak ön plana çıkıyor. Printpack & Converting Özel Bölümü’nde ise ambalaj baskı, etiket, oluklu mukavva, kağıt-karton ambalaj üretimi ve konverting teknolojilerine yönelik en yeni çözümler bir arada sunuluyor ve baskıdan laminasyona, kesimden kaplamaya kadar üretim süreçlerini geliştirmek isteyen sektör profesyonellerinin incelemesine sunuluyor. Genç Tasarımcılar Ödüllendirilecek Türkiye’de ambalaj tasarımı alanındaki genç yeteneklerin keşfedilmesine öncülük eden Ambalaj Ay Yıldızları Öğrenci Yarışması, 2004 yılından bu yana Ambalaj Sanayicileri Derneği tarafından, Avrasya Ambalaj İstanbul kapsamında ve Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. iş birliğiyle kesintisiz olarak düzenleniyor. Yarışmanın 22. dönem kazananları, fuarın açılış günü akşamında gerçekleştirilecek resepsiyonda açıklanacak. Fuar Sektör Ekosistemine Ev Sahipliği Yapıyor 30 yılı aşkın geçmişiyle Avrasya Ambalaj İstanbul, 2026 yılında da ambalaj endüstrisinin farklı segmentlerini uluslararası ticaret odağında bir araya getiriyor. 13–16 Ekim tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde ziyaret edilebilecek fuar; ambalaj üreticilerinden makine ve teknoloji tedarikçilerine, gıda işleme teknolojilerinden baskı ve konverting çözümlerine kadar geniş bir sektör ekosistemine ev sahipliği yapıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünya Kriz Yaşarken, Kocaeli’de Üretim Artıyor Haber

Dünya Kriz Yaşarken, Kocaeli’de Üretim Artıyor

1250 TON YEM BİTKİSİ TOHUMU TOPRAKLA BULUŞACAK Dünyada tarım ve gıda krizinin etkileri giderek daha fazla hissedilirken, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi üreticinin yanında olmaya ve tarımın geleceğine yatırım yapmaya devam ediyor. Başkan Tahir Büyükakın’ın öncülüğünde sürdürülen destekler kapsamında, yüzde 50 hibeli yem bitkisi tohumu desteğinin sonbahar dönemi dağıtımı Kandıra’dan başladı. Maliyeti 66 milyon TL olan 1.250 ton yem bitkisi tohumu, 8 ilçedeki 2 bin 950 çiftçiye ulaştırılacak. DAĞITIM KANDIRA'DAN BAŞLADI Kandıra Tarımsal Ürün Depolama ve Değerlendirme Merkezi’ndeki törene; Başkan Büyükakın’ın yanı sıra Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez, AK Parti Kandıra İlçe Başkanı Erol Çakır, Kocaeli Tarım ve Orman İl Müdürü Ali Ulvi Özerdem, Kandıra Ziraat Odası Başkanı Erdal Çetin, İzmit Ziraat Odası Başkanı Yusuf Karaaslan, tarım kooperatiflerinin temsilcileri, mahalle muhtarları ve çok sayıda üretici katıldı. Program saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. "BU MEMLEKETİN SAHİBİ MİLLETTİR" Törende konuşan Başkan Tahir Büyükakın, Kocaeli’de tarımsal üretimin güçlendirilmesi için üreticilere yönelik desteklerin sürdüğünü belirtti. Belediyecilik anlayışında vatandaşla birlikte hareket etmenin önemine dikkat çeken Büyükakın, “Belediye sizin. Bakış açısını değiştirmemiz lazım. Bir taraftan belediyeyle ilgili işler yaparken bir taraftan da bakış açısını değiştirmeye çalışıyoruz. Bu memleketin sahibi millettir. Çiftçinin derdiyle kimse dertlenmiyor bir sıkıntısı oldu mu kimse koşmuyor o da toprağını bırakıp gidiyor. Ama bizim anlayışımızda köylü milletin efendisidir” dedi. “ÜRETİCİNİN MALİYETİNİ AZALTIYORUZ” Tarımın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Büyükakın, dünyada yaşanan gıda krizlerine dikkat çekti. Üretimin devamlılığının önemine değinen Büyükakın, tarım arazilerinin boş bırakılmaması ve üretimin desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Tarım ve hayvancılığın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirten Büyükakın, özellikle yem maliyetlerinin hayvancılıkla uğraşan üreticiler açısından önemli bir gider kalemi olduğunu söyledi. Büyükakın, yem bitkisi tohumu desteğiyle üreticilerin girdi maliyetlerinin azaltılmasına katkı sağlandığını kaydetti. "40 MİLYON İNSAN AÇLIKLA MÜCADELE EDİYOR" Dünyadaki gıda krizine de dikkat çeken Başkan Büyükakın, "Yaklaşık 300 milyon insanın gıda kriziyle karşı karşıya olduğu söyleniyor. 40 milyona yakın insan da açlık kriziyle karşı karşıya. Daha ağır koşullarda olan ülkeler de var Gazze, Güney Sudan. Dünyanın gerçek zenginliği hakça dağıtılmış olsa kimse aç kalmaz. Netenyahu Gazze'de yaptığı soykırımı çatır çatır savundu. Bir avuç İsrail. Bütün dünyayı tehdit etti. Bu cesareti insanların sessizliğinden alıyor. Nüfus olarak kıyaslarsanız sadece Kocaeli bile yeter İsrail'le mücadele etmeye. Doğru çalıştığımızda çok daha iyisini yapma imkanımız var." diye konuştu. "BU TAKIM RUHUYLA HER ŞEYİ BAŞARIRIZ" Kocaeli’nin sanayinin yanı sıra tarımda da önemli bir üretim ve ihracat potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Büyükakın, “2000’li yılların başında Türkiye’nin ihracatı 36 milyar dolardı. Bugün sadece Kocaeli’den 40 milyar dolara yakın ihracat yapılıyor. Kocaeli’de 750 milyon dolarlık tarımsal ihracat gerçekleştiriliyor” diye konuştu. Üretimin artırılması, markalaşma ve ihracat hedeflerinin önemine dikkat çeken Büyükakın, muhtarlardan da üreticilerin desteklenmesi konusunda katkı istedi. Büyükakın, “Marka üretmemiz gerekiyor. Asıl hedefi ihracat yapmak olan bir sürece doğru ilerleyelim. Bu milletin evlatları çalışır, gayret ederse başarır. Kocaeli’de güzel bir takım ruhu yakaladık. Yapılabilecek işleri hızla yapalım” ifadelerini kullandı. "KOCAELİ HER ALANDA ÖNCÜ ŞEHİR OLMALI" Büyükakın, Kocaeli’nin yalnızca sanayiyle değil; kültür, sanat, spor, gençlik ve yaşam kalitesi alanlarında da gelişmesini hedeflediklerini belirterek, “Kocaeli çok güzel ufuklara doğru ilerliyor. Bunu sizlerden aldığımız enerjiyle yapıyoruz. Bir hayır duası aldığımızda bütün yorgunluklar unutuluyor. Kocaeli öyle bir yerde dursun ki ufuk açan, çığır açan, öncü olan projeler burada yapılsın istiyorum” dedi. 99 PROJEYLE 1 MİLYAR 603 MİLYON TL DESTEK Başkan Büyükakın, Nisan 2019 ile Temmuz 2026 tarihleri arasında çiftçilere yönelik 99 destekleme projesi gerçekleştirildiğini belirterek, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için desteklerin devam edeceğini ifade etti. Konuşmaların ardından Başkan Büyükakın, yem bitkisi tohumlarını çiftçilere teslim etti. Büyükakın daha sonra üreticilerle bir araya gelerek talep ve önerilerini dinledi. Törende ayrıca üreticiler tarafından yetiştirilen ürünler protokol üyelerine takdim edildi. ÜRETİCİLER DESTEKLERDEN MEMNUN Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez, desteklerin üreticiler açısından önemine dikkat çekerek, “Bereketli bir gün. Ekimden hasada kadar Başkanımız Tahir Büyükakın hep yanımızda. Çok güzel desteklemeler var” dedi. Kandıra Ziraat Odası Başkanı Erdal Çetin de zorlu şartlarda üretim yapan çiftçilere Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen desteklerin önemli kolaylık sağladığını belirterek Başkan Büyükakın’a teşekkür etti. Çetin, “Başkanımıza hakkımızı helal ediyoruz. Yaptıkları için Allah razı olsun” ifadelerini kullandı. Kocaeli Tarım ve Orman İl Müdürü Ali Ulvi Özerdem ise Kocaeli’deki tarımsal ve hayvansal faaliyetler hakkında bilgi vererek sürdürülebilir üretime yönelik destekleri dolayısıyla Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. 1.250 TON TOHUM DAĞITILACAK Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen “Yem Bitkisi Tohumu Destekleme Projesi” kapsamında 8 ilçedeki 220 mahallede bulunan yaklaşık 2 bin 950 çiftçiye toplam 1.250 ton yem bitkisi tohumu ulaştırılacak. Yüzde 50 hibeli destek kapsamında 20 bin paket arpa, 7 bin 250 paket süt otu ve 2 bin 900 paket yem bezelyesi tohumu üreticilere teslim edilecek. Kandıralı üreticiler tohumlarını Kandıra Tarımsal Ürün Depolama ve Değerlendirme Merkezi’nden teslim alacak. Diğer ilçelerdeki üreticiler ise tohumlarını 13 Tarım Kredi Kooperatifi aracılığıyla temin edecek. Üreticilere, tohumlarını hangi tarihlerde ve nereden teslim alacaklarına ilişkin bilgilendirme SMS yoluyla yapılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.