Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Marmara Bölgesi

Kapsül Haber Ajansı - Marmara Bölgesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Marmara Bölgesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tavuk Dünyası’ndan Gebze’ye 20,5 Milyon Dolarlık Yatırım Haber

Tavuk Dünyası’ndan Gebze’ye 20,5 Milyon Dolarlık Yatırım

Türkiye’de yeme-içme sektörünün en büyük restoran zincirlerinden biri olan Tavuk Dünyası, büyüme stratejisinin önemli adımlarından biri olan Gebze Üretim Tesisini faaliyete geçirdi. 10.200 metrekare arazi üzerine kurulu tesis için yaklaşık 20,5 milyon dolarlık yatırım gerçekleştiren Tavuk Dünyası, Gebze ile üretimi ve lojistik operasyonlarını Marmara Bölgesi’ne yaklaştırdı. Ankara’daki ilk tesisle birlikte toplam 19 bin metrekarelik üretim alanına ulaşan Tavuk Dünyası, bu yatırımla mevcut operasyonel kapasitesini güçlendirirken gelecekteki büyüme hedefleri için de önemli bir altyapı oluşturdu. Yeni tesis, Tavuk Dünyası’nın restoran ağı büyürken lezzet ve kalite standartlarını koruma, tedarik sürekliliğini destekleme ve ürünleri restoranlarına daha kısa sürede ulaştırma hedeflerine hizmet ediyor. Ankara ve Gebze tesisleriyle birlikte 800 restorana kadar hizmet verebilecek kapasiteye ulaşan marka, gelecekteki büyüme ihtiyaçları için de güçlü bir altyapı oluşturdu. Bugün Türkiye’nin 59 şehrinde 343 restoran ile misafirlerine ulaşan Tavuk Dünyası, 2026 yılının ilk 9 ayında 17 yeni restoran açtı. Yıl sonuna kadar yeni restoran açılış sayısını 25’e çıkararak toplam restoran sayısını 350’nin üzerine taşımayı hedefleyen marka, 2027’de de 30’dan fazla yeni restoran açmayı planlıyor. Tavuk Dünyası & Dürümle Grup CEO’su Volkan Mumcu, Gebze yatırımını şöyle değerlendirdi: “Türkiye’de kârlı ve sürdürülebilir büyümemizi desteklemek için üretim ve lojistik altyapımızı geliştiriyoruz. Gebze yatırımı bu stratejinin somut adımlarından biri. İşimizin yaklaşık yüzde 55’inin bulunduğu Marmara Bölgesi’nde üretimi talebe yaklaştırırken, Ankara ve Gebze tesislerimizle birlikte gelecekte ihtiyaç duyacağımız kapasiteyi bugünden oluşturuyoruz. Restoran ağımızı büyütürken lezzet ve kalite standartlarımızı korumayı odağımıza alıyoruz. Gebze’yi aynı zamanda bölgeye istihdam sağlayan ve nitelikli iş gücünü destekleyen önemli bir yatırım olarak görüyoruz.” Gebze’de istihdam 105 kişiye ulaşacak Gebze Üretim Tesisi’nde bugün 69 kişiye doğrudan istihdam sağlayan Tavuk Dünyası, 2026 sonuna kadar bu sayıyı 105’e çıkarmayı hedefliyor. Tesiste bugün yüzde 26 seviyesinde bulunan kadın çalışan oranının da yakın dönemde yüzde 44’e çıkarılması planlanıyor. Şirket, yerel tedarikçi ve hizmet sağlayıcılardan gerçekleştireceği alımlarla bölge ekonomisine katkı sağlamayı amaçlıyor. Üretimden restorana gıda güvenliği Gebze tesisinde, Türkiye’nin en büyük tavuk eti üreticilerinden tedarik edilen göğüs ve but etleri Tavuk Dünyası’na özel reçetelerle 12–14 saat marine ediliyor. Ardından paketlenen ürünler, restoranların ihtiyaçlarına göre soğuk zincir korunarak sevk ediliyor. Üretimin Marmara’daki restoranlara yaklaşmasıyla uzun mesafeli ürün hareketinin azaltılması hedefleniyor. Tavuk Dünyası, Gebze tesisinde de Ankara üretim tesisinde uyguladığı gıda güvenliği ve kalite standartlarını hayata geçiriyor. BRCGS, IFS, HALAL, ISO 9001, ISO 14001 ve ISO 22000 sertifikasyonlarına sahip Ankara tesisindeki yapının Gebze’de de oluşturulması planlanıyor. Ham madde girişinden sevkiyata kadar ürün izlenebilirliği sağlanırken, soğuk zincir süreçleri mal kabulden restoran teslimine kadar dijital sistemlerle takip ediliyor. Tedarikçiler risk analizlerine göre düzenli olarak denetleniyor. Sürdürülebilir Fabrika LEED Gold sertifikası hedefiyle tasarlanan Gebze Üretim Tesisinde yüksek verimli ekipmanlar, yüzde 100 LED aydınlatma ve akıllı otomasyon sistemleri kullanılıyor. Su tüketimini azaltmaya yönelik debi sınırlayıcı ve sensörlü sistemlerden yararlanılıyor. Üretimin Marmara’daki restoranlara yaklaşmasıyla lojistik kaynaklı karbon salımının da azaltılması hedefleniyor. Tavuk Dünyası, yenilenebilir enerji kullanımını artırmak amacıyla güneş enerjisi yatırımı için de başvurularını gerçekleştirdi. Tavuk Dünyası Hakkında 2012 yılında kurulan Tavuk Dünyası, bugün Türkiye’nin 59 şehrinde, 340’ı aşkın restoranında ve KKTC’de tavuk ağırlıklı menülerini tüketicilerle buluşturuyor. Kurulduğu günden bu yana herkese kaliteli, lezzetli ve ulaşılabilir fiyatlı bir yemeği kendini iyi hissedebileceği mekânlarda sunma hedefiyle ilerleyen Tavuk Dünyası, Türkiye’de “fast-casual” restoran deneyiminin en güçlü temsilcilerinden biri. Ipsos araştırmasına göre “Türkiye’nin en sevilen tavuk restoran zinciri” olan Tavuk Dünyası, Ankara’da ve Gebze’de yer alan yüksek standartlardaki iki üretim merkezi, restoran operasyon yönetim sistemi, geniş dağıtım ağı ve büyüyen franchising modeliyle Türkiye’de yeme-içme sektörünün öncü markalarından biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Detaylı bilgi için: www.tavukdunyasi.com Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AKOM'dan Uyarı: Yağışlar Kapıda​​​​​​​ Haber

AKOM'dan Uyarı: Yağışlar Kapıda​​​​​​​

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet İşleri Dairesi Başkanlığı AKOM hafta boyunca sıcaklıkların düşmesiyle birlikte, İstanbul’un Salı gününden itibaren yağmura teslim olacağını duyurdu. İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi genelinde Balkanlar üzerinden gelen serin ve yağışlı havanın etkili olması bekleniyor. Salı (yarın) sabah saatlerinden (09.00) itibaren rüzgârın kuzeyli yönlerde kuvvetlenmesi (20-50km/s) ile birlikte hâlihazırda 26-28 ℃ aralığında yaz değerlerinde seyreden sıcaklıkların 6-8℃ birden azalarak bahar değerlerine gerileyeceği beraberinde il genelinde aralıklarla sağanak geçişlerinin yaşanacağı öngörülüyor. Yağışlar Çarşamba akşam saatlerine (17.00) kadar İstanbul’u kuvvetli yağış geçişleri ile etkisi altına alacak. AKOM’un değerlendirmelerine göre; Karadeniz’in nemli havasını bölgemize taşıyan poyrazdan dolayı nem miktarının özellikle maksimum seviyelere çıktığı şu günlerde; atmosferin üst seviyesinin soğuk, yer seviyesinin (deniz ve kara) sıcak oluşu nedeniyle yıldırımlı, şimşekli, fırtınalı, gök gürültülü kuvvetli sağanak yağmur geçişleri bekleniyor. Vatandaşların ise ani su baskınları, ulaşımda yaşanabilecek aksamalar, yıldırım ve kuvvetli yağış nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olmaları çağrısında bulunuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yangın ve Patlama Risklerinde Proaktif Risk Yönetimi İşletmelerin Dayanıklılığını Artırıyor Haber

Yangın ve Patlama Risklerinde Proaktif Risk Yönetimi İşletmelerin Dayanıklılığını Artırıyor

Yangın ve patlama riski; üretim tesislerinden depolama alanlarına, enerji altyapılarından lojistik operasyonlarına kadar birçok sektörde faaliyetlerin kesintiye uğramasına neden olabiliyor. TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi tarafından yayımlanan “Endüstriyel Yangınlar ve Patlamalar 2024 Yılı Raporu”na göre, 2024 yılında Türkiye’de 694 yangın ve 26 patlama olmak üzere toplam 720 endüstriyel yangın ve patlama tespit edildi. Son yedi yılın en yüksek seviyesine işaret eden bu olaylarda 29 işçi hayatını kaybederken, 138 işçi yaralandı. Howden Türkiye'nin analizine göre bu riskler; fiziksel hasarın yanı sıra üretim kayıpları, operasyonel kesintiler, finansal zararlar ve itibar üzerinde uzun vadeli etkiler oluşturabiliyor. Küresel risk analizleri de yangının işletmeler açısından en kritik risk başlıkları arasında yer almaya devam ettiğini ortaya koyarken, işletmelerin dayanıklılığını artıran en önemli unsurun proaktif risk yönetimi olduğu görülüyor. Her tesis farklı bir risk profili taşıyor İşletmelerin faaliyet gösterdiği sektör, üretim süreçleri, kullanılan ekipmanlar ve operasyonel yapı, yangın ve patlama risklerinin niteliğini doğrudan etkiliyor. 2024 verileri, olayların özellikle belirli sektörlerde ve sanayinin yoğunlaştığı bölgelerde öne çıktığını gösteriyor. Tekstil, ağaç-kâğıt-mobilya, metal ve plastik/kauçuk sektörleri toplam olayların yaklaşık yüzde 73’ünü oluştururken, olayların yüzde 49,1’i Marmara Bölgesi’nde, yüzde 25,7’si Ege Bölgesi’nde gerçekleşiyor. İstanbul 217 olayla ilk sırada yer alırken, Tekirdağ’da 131, Bursa’da ise 103 olay tespit ediliyor. Bu nedenle etkin bir risk yönetimi için her işletmenin risk profilinin kendi dinamikleri doğrultusunda değerlendirilmesi, risklerin kaynağında tespit edilmesi ve uygun önleyici tedbirlerin hayata geçirilmesi kritik önem taşıyor. Howden Türkiye ise bu yaklaşım doğrultusunda, işletmelerin yangın ve patlama risklerini ayrıntılı ve kapsamlı şekilde analiz ederek, işletmelerin ihtiyaçlarına ve risk profiline uygun çözümler geliştiriyor. Mevcut koruma sistemlerini inceleyen şirket, riskleri azaltmaya yönelik iyileştirme önerileri geliştirirken iş sürekliliğini destekleyen önleyici uygulamalar konusunda da danışmanlık sunuyor. Bunun yanında sigorta programlarının işletmenin risk profiline uygun şekilde optimize edilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirerek risk yönetimi süreçlerinin daha etkin hale gelmesine katkı sağlıyor. "Risk yönetiminde en etkili yaklaşım, riskleri ortaya çıkmadan önce analiz edebilmek" Howden Türkiye'nin yangın ve patlama risklerine yönelik yaklaşımını değerlendiren Howden Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Bölge CEO'su Atınç Yılmaz, şu ifadelere yer verdi: "Yangın ve patlama riskleri, işletmeler açısından fiziksel hasarın ötesinde üretim süreçlerinden tedarik zincirine, finansal sonuçlardan kurumsal itibara kadar birçok alanı etkileyebiliyor. Bu nedenle risk yönetimini, olası hasarlar meydana geldikten sonra devreye giren bir süreç olarak değil, riskleri önceden belirleyerek etkilerini azaltmayı hedefleyen stratejik bir yaklaşım olarak ele alıyoruz. Howden Türkiye olarak her işletmenin faaliyet gösterdiği sektör, tesis altyapısı ve operasyonel yapısının farklı risk profilleri oluşturduğunu biliyor, bu doğrultuda işletmelere özel risk yönetimi çözümleri geliştiriyoruz. Yangın ve patlama risk analizlerinden tesis ve proses bazlı risk değerlendirmelerine, mevcut koruma sistemlerinin analizinden risk azaltıcı iyileştirme önerilerine kadar uzanan çalışmalarımızla işletmelerin risklerini bütüncül bir bakış açısıyla değerlendiriyoruz. Bunun yanında iş sürekliliğini destekleyen önleyici yaklaşımlar geliştiriyor ve sigorta programlarının işletmelerin risk profiline uygun şekilde optimize edilmesine yönelik danışmanlık hizmeti sunuyoruz. Böylece doğru risk yönetimi yaklaşımıyla işletmelerin olası kayıplarını azaltırken, operasyonel dayanıklılıklarını ve sürdürülebilir iş sürekliliklerini güçlendirmeyi hedefliyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

LÖSEV İyilikler Tırı Marmara Bölgesi’ndeki Aileleriyle Buluştu Haber

LÖSEV İyilikler Tırı Marmara Bölgesi’ndeki Aileleriyle Buluştu

Kurban Bayramı boyunca vekâleten kurban bağışları ve bayram destekleriyle ihtiyaç sahibi ailelerin yanında olan LÖSEV, yaz döneminde de lösemi ve kanser tedavisi gören çocukları ve ailelerini yalnız bırakmıyor. Türkiye’nin dört bir yanında sürdürülen yardım dağıtımlarıyla kayıtlı ailelerin ihtiyaçları karşılanmaya devam ediyor. Kurban Bayramı Sonrası LÖSEV Yardımları Devam Ediyor LÖSEV’in gelenekselleşen yardım projeleri arasında yer alan İyilikler Tırı yeniden yola çıktı. Bağışçıların destekleriyle hazırlanan yardım malzemeleri, şehir şehir dolaşarak lösemi ve kanser tedavisi gören çocuklar ile ailelerine ulaştırılıyor. İyilikler Tırı’nın bulunduğu noktalarda oluşturulan özel alanlarda aileler; et, gıda, giyim, tekstil, kırtasiye, oyuncak ve temizlik malzemeleri başta olmak üzere yüzlerce ürüne ücretsiz olarak ulaştırıldı. Aileler ihtiyaç duydukları ürünleri kendi seçimleriyle almanın mutluluğunu yaşarken çocuklar ise gönüllülerin kurduğu farklı atölyelerde keyifli vakit geçirdi. Haziran ayında İyilikler Tırı, Sakarya ve Kocaeli’nin ardından İstanbul’da Üsküdar Meydanı ve Beşiktaş Meydanı’nda yer aldı. Sonrasında ise Marmara Bölgesi’nin son durağı olan Tekirdağ’daki kayıtlı ailelerle buluşarak yardımlarını ulaştıracak. İyilikler Tırı, Mayıs ayında İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerindeki LÖSEV ailelerini ziyaret ederek desteklerini ihtiyaç sahiplerine ulaştırmıştı. LÖSEV yetkilileri, lösemi ve kanserle mücadele eden çocukların ihtiyaçlarının yalnızca belirli dönemlerle sınırlı olmadığını, yılın her günü devam ettiğini vurgulayarak, bağışçıların katkıları sayesinde daha fazla aileye ulaşıldığını ifade etti. LÖSEV, gerçekleştirdiği yardımlarla ailelerin temel ihtiyaçlarına destek olurken, aynı zamanda çocuklara ve ailelerine moral, umut ve dayanışma gücü vermeyi sürdürüyor. İyilikler Tırı da taşıdığı yardımların yanı sıra sevgi, umut ve dayanışmayı Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çevre Bakanlığı ve OPET’ten Mega Kent İstanbul’da “Sıfır Atık” Çağrısı Haber

Çevre Bakanlığı ve OPET’ten Mega Kent İstanbul’da “Sıfır Atık” Çağrısı

T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve OPET’in akaryakıt istasyonlarında sıfır atık dönüşümünü yaygınlaştırmak ve çevre bilincini güçlendirmek amacıyla başlattığı “Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy” Projesi kapsamında gerçekleştirilen çevre temizliği hareketinin yeni durağı Marmara Bölgesi oldu. Türkiye’nin 7 bölgesinden seçilecek 7 ilde yapılması planlanan çevre temizliği hareketi, Antalya ve Ankara’dan sonra İstanbul’da devam etti. 21 Nisan Salı günü İstanbul Çekmeköy’de yapılan çevre temizliği etkinliğine, OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, OPET Genel Müdürü Özgür Kahramanzade, Çekmeköy Belediye Başkan Yardımcısı Seyfettin Yıldırım, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü Sıfır Atık Şube Müdürü Elif Morina Yılmaz, Çekmeköy Belediyesi İklim Değişikliği Şube Müdürü Metehan Yılmaz, öğrenciler ile çok sayıda gönüllü katıldı. Sahip olduğu geniş istasyon ağı, terminalleri ve ofisleri ile sektörde sıfır atık dönüşümüne öncülük edecek olan OPET’in İstanbul’daki istasyon çalışanlarının da yer aldığı etkinlikte toplanan atıklar, sembolik uygulamalara dönüştürülecek. Proje kapsamında toplanan atıklardan sanatçı Sündüz Yılmaz tarafından yapılan tablo farkındalık yaratmak amacıyla OPET Çekmeköy Güney İstasyonu’nda sergilenmeye başladı. “BU DAHA BAŞLANGIÇ” Etkinlikte yaptığı konuşmada çocukların da katılımcılar arasında yer almasından büyük mutluluk duyduğunu belirten OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, “Ben 13 yıl öğretmenlik yaptım. Yaparak, yaşayarak öğrenmenin ne denli önemli olduğunu biliyorum. O nedenle çocuklarla birlikte burada olmak benim için çok değerli. Bizim burada hedefimiz çöpleri ayrıştırarak toplarken asıl amacımız farkındalık yaratmak ve çöpün doğaya, çevreye ve ekonomimize verdiği zararı gözler önüne sermek. Eğer bu çöpü toplamazsak, yağmurla toprağa, suya, denizlere karışacak, havamızı kirletecek. Biz bir hareket başlatıyoruz, bu bir seferberlik hareketi. Buradan tüm Türkiye’ye sesleniyorum, haydi bizimle beraber olun, ülkemiz atıklardan kurtulsun” dedi. 2021 yılında Ege’deki büyük orman yangınları sonrasında OPET olarak başlattıkları Doğaya Saygı Projesi’ne de işaret eden Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Amacımız yangınlardan etkilenen köyleri rehabilite ederken doğaya atılan çöpün yangınlardaki etkisini ortaya koymaktı. Ancak bu sorunun köklü çözümü için toplumsal bir bilinç oluşması gerektiğinin farkındayız. 8 Nisan 2026 tarihinde Bakanlığımızla imzaladığımız protokol gereği kendi istasyonlarımızda “Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy” diyerek projemizin bir başka bacağını başlatmış bulunuyoruz. Biz OPET olarak “Tertemiz Yarınlar Okullardan Başlar” Projesi kapsamında 77 bin okula ulaşmaktayız. EBA (Eğitim Bilişim Ağı) üzerinden çevreyle ilgili konuları da çocuklarımıza öğreterek bu projeyi okullarımıza da taşımak istiyoruz. Onun için bu bir başlangıç diyoruz. Çevre Bakanlığımızla 7 bölgede her bölgeyi temsilen bir ilde etkinlikler yapacağız. Antalya, Ankara ve İstanbul’daki etkinliklerimiz bundan sonra diğer illerimizde de devam edecek.” “AMACIMIZ TEMİZ TUVALET KAMPANYASINDAKİ BAŞARIYI BURAYA DA TAŞIMAK” OPET Genel Müdürü Özgür Kahramanzade yaptığı konuşmada, “Doğaya Saygı Projemizde amacımız orman yangınlarını önlemesinin ötesinde geleceğe sahip çıkmak. Şimdi Yönetim Kurulu Kurucu Üyemiz Nurten Öztürk’ün liderliğinde yeni bir projeye daha adım attık. Nurten Hanım’ın büyük bir fedakârlık ile başlattığı Temiz Tuvalet Kampanyası tüm Türkiye’ye mal oldu ve büyük bir başarı elde etti. Amacımız aynı başarıyı buraya da taşımak, ülke genelinde atık konusunu çözmek ve toplumsal farkındalığa dönüştürmek” değerlendirmesinde bulundu. YOLLARDAKİ ATIK SORUNUNA DİKKAT ÇEKMEK İÇİN “KISA FİLM YARIŞMASI” DÜZENLENECEK Akaryakıt sektöründe bir ilk olan “Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy” projesi ile istasyonlarda sıfır atığın yaygınlaştırılması ve çevre temizliği hareketinin yanı sıra çok yönlü adımlarla ilerlenmesi planlanıyor. Bu kapsamda “Sıfır Atık Yolculuğu Kısa Film Yarışması” düzenlenmesi de yıl içinde atılacak bir diğer adım olacak. Hedef, özellikle gençlerin ve sosyal medya kullanıcılarının daha aktif bir şekilde projeye katılımını sağlamak. Yarışmayla günlük yaşamın önemli bir parçası olan seyahat süreçlerinde çevreye duyarlı alışkanlıkların yaygınlaştırılması, sıfır atık yaklaşımının hayatın her alanında uygulanabilir olduğunun gösterilmesi hedefleniyor. 30 Nisan–15 Temmuz tarihleri arasında başvuruların alınacağı yarışmada değerlendirme süreci yaz aylarında tamamlanacak. Dereceye giren yapımlar Eylül 2026’da yapılacak bir törenle ödüllendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OSB’lerde Değer Artışı Enflasyonun Gerisinde Kaldı Haber

OSB’lerde Değer Artışı Enflasyonun Gerisinde Kaldı

TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş., organize sanayi bölgeleri (OSB) özelindeki kapsamlı araştırmalarına 2026 yılında da devam etti. Türkiye ekonomisi ve kent gelişiminde yönlendirici bir rol üstlenen, birçok firmaya ev sahipliği yapan OSB’leri inceleyen şirket, 18 ilde yer alan 31 organize sanayi bölgesini detaylı şekilde analiz etti. Çalışmada, sanayi yapılarında talebin büyük ölçüde lojistik avantajlara göre şekillendiği görülürken, lojistik açıdan güçlü bölgelerde depolama alanlarına yönelik yüksek talebin değerleri artırıcı etkisi olduğu tespit edildi. OSB’lerde tamamen veya kısmen bedelsiz arsa tahsisine yönelik desteklerin 2029 yılına kadar uzatılması da talep üzerinde etkisini sürdürdü. Sanayi yapılarında artan maliyetlerin üretim üzerinde sınırlayıcı etkisi bulunurken, kira değerlerini yukarı yönlü etkilediği ve bu durumun yatırımın geri dönüş süresinin kısalmasına katkı sağladığı gözlemlendi. İl bazlı değerlendirmelere bakıldığında; Marmara Bölgesi’nde İstanbul, Kocaeli, Bursa ve Sakarya gibi oturmuş sanayi merkezlerinde dengeli arz-talep yapısının etkisiyle kira artışlarının daha kontrollü seyrettiği görülürken, Samsun, Afyonkarahisar ve Kayseri gibi illerde arzın sınırlı kalmasının etkisiyle kira artışlarının diğer bölgelere kıyasla daha yüksek gerçekleştiği gözlemlendi. Arsa değer artışlarında ise Sakarya, Samsun, Afyonkarahisar, Denizli ve Ankara öne çıkarken, bu artışların temelinde yeni yatırım girişlerinin etkili olduğu tespit edildi. Buna karşılık Malatya, Gaziantep ve Adana’da hem kira hem arsa değer artışlarının sınırlı kalması, talebin daha zayıf seyrettiğine işaret etti. Doluluk oranları incelendiğinde, Kocaeli, Tekirdağ ve Bursa gibi sanayi yoğun bölgelerde artışların dikkat çektiği görülürken; İstanbul, Sakarya ve Ankara gibi doluluk oranı halihazırda yüksek olan illerde artışın sınırlı kaldığı gözlemlendi. Öte yandan, Malatya ve İzmir Kemalpaşa gibi bölgelerde doluluk oranlarının görece daha düşük seviyelerde kalması, bu bölgelerde arzın henüz tam olarak dolmadığını ortaya koydu. Makbule Yönel Maya: “OSB’lerde dengelenme süreci devam ediyor” TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, OSB’lere yönelik değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Sanayi yapılarına olan talebin güçlü seyrini koruduğunu, ancak son iki yılda değer artışlarının daha dengeli bir patikaya oturduğunu görüyoruz. Kira ve arsa değer artışlarının enflasyonun altında gerçekleşmesi, piyasanın daha sürdürülebilir bir dengeye doğru ilerlediğine işaret ediyor. Doluluk oranlarının birçok bölgede üst seviyelere ulaşması, organize sanayi bölgelerine olan talebin devam ettiğini ortaya koyarken, yeni sanayi alanı üretiminin önemini artırıyor. Özellikle lojistik avantajı yüksek bölgelerde depolama ve sanayi alanlarına yönelik talebin güçlü kalmaya devam edeceğini öngörüyoruz. Yatırımcı perspektifinden bakıldığında ise geri dönüş sürelerinin 16-17 yıl bandında dengelenmesi, OSB’lerin cazibesini koruduğunu ve uzun vadeli yatırım açısından önemini sürdürdüğünü gösteriyor.” Kira artışında ivme kaybı dikkat çekti Son iki yıllık verilere göre kira değerlerindeki artışın enflasyon oranının altında seyrettiği görüldü. Geçtiğimiz yıl %36 seviyesinde olan yıllık ortalama kira artışı bu yıl 10 puan geriledi ve %26,3 olarak kaydedildi. Arsa fiyatlarının yükseldiği dönemde maliyet baskıları nedeniyle yeni inşaat faaliyetlerinin yavaşlaması arzı sınırlarken; Samsun, Afyonkarahisar ve Kayseri gibi illerde kira artışlarının diğer bölgelere kıyasla daha yüksek gerçekleşmesine neden oldu. Bölgesel bazda incelendiğinde; Marmara Bölgesi’nde dengeli arz-talep yapısının kira artışlarını kontrollü seviyede tuttuğu, Ege Bölgesi’nde ise sektör çeşitliliği sayesinde daha istikrarlı bir seyir izlendiği görüldü. İç Anadolu ve benzeri bölgelerde ise daha sınırlı talep yapısı kira artışlarının görece düşük kalmasına yol açtı. Geri dönüş süresi 13,7 ve 19,5 yıl aralığında hesaplandı Marmara Bölgesi’nde güçlü ve oturmuş talep yapısının etkisiyle geri dönüş süreleri daha kısa seyretti. Dengeli bir yatırım ortamı açısından kira artışlarının arsa değer artışını aşması beklenirken, Afyonkarahisar, Eskişehir gibi arsa fiyatlarının daha hızlı artması geri dönüş sürelerini 18-19 yıl mertebesine çıkarmaktadır. Büyükşehirlerde yüksek doluluk oranı ve sürekli üretim talebi geri dönüş sürelerini daha stabil tutarken; gelişim sürecindeki şehirlerde yatırım hareketliliği geri dönüş sürelerinde daha belirgin değişimlere yol açtı. Arsa değer artışı %25 seviyesinde gerçekleşti OSB’lerde yıllık ortalama arsa değer artışı %25 olarak hesaplandı. Sakarya, Samsun, Afyonkarahisar, Denizli ve Ankara’da arsa değer artışlarının enflasyonun üzerinde gerçekleşmesinde yeni yatırımların etkili olduğu görüldü. Artan maliyetler nedeniyle yapı izinlerinde yaşanan gerileme arzı sınırlarken, bazı bölgelerde arsa fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Buna karşın genel ortalamada artışların enflasyonun altında kaldığı tespit edildi. Malatya, Gaziantep ve Adana’da hem arsa hem kira artışlarının sınırlı kalması talebin görece zayıf seyrettiğine işaret ederken; Kayseri’de arsa değer artışının düşük kalmasına rağmen kira artışlarının yüksek olması mevcut stok üzerindeki talep baskısını ortaya koydu. Doluluk oranı %97 ile yüksek seviyesini korudu Türkiye genelinde OSB’lerde doluluk oranlarının yüksek seviyelerde seyrettiği ve birçok bölgede %100’e ulaştığı görüldü. Bu durum, sanayi alanlarına yönelik talebin güçlü şekilde devam ettiğini ve mevcut stokun büyük ölçüde dolu olduğunu ortaya koydu. Kocaeli, Tekirdağ ve Bursa gibi sanayi yoğun bölgelerde doluluk oranlarında artış gözlemlenirken, İstanbul, Sakarya ve Ankara gibi oturmuş bölgelerde zaten yüksek olan doluluk oranlarının artış potansiyelinin sınırlı kaldığı dikkat çekti. Malatya ve İzmir Kemalpaşa gibi bazı bölgelerde ise doluluk oranlarının görece daha düşük seviyelerde kalması, bu bölgelerde arzın mevcut olduğunu ve talebin daha sınırlı seyrettiğini gösterdi. Doluluk oranlarının birçok bölgede üst sınıra ulaşması, yeni sanayi alanı üretiminin önemini artırırken, talebin mevcut alanlar üzerinde yoğunlaştığını ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.