Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Marmara Bölgesi

Kapsül Haber Ajansı - Marmara Bölgesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Marmara Bölgesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çevre Bakanlığı ve OPET’ten Mega Kent İstanbul’da “Sıfır Atık” Çağrısı Haber

Çevre Bakanlığı ve OPET’ten Mega Kent İstanbul’da “Sıfır Atık” Çağrısı

T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve OPET’in akaryakıt istasyonlarında sıfır atık dönüşümünü yaygınlaştırmak ve çevre bilincini güçlendirmek amacıyla başlattığı “Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy” Projesi kapsamında gerçekleştirilen çevre temizliği hareketinin yeni durağı Marmara Bölgesi oldu. Türkiye’nin 7 bölgesinden seçilecek 7 ilde yapılması planlanan çevre temizliği hareketi, Antalya ve Ankara’dan sonra İstanbul’da devam etti. 21 Nisan Salı günü İstanbul Çekmeköy’de yapılan çevre temizliği etkinliğine, OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, OPET Genel Müdürü Özgür Kahramanzade, Çekmeköy Belediye Başkan Yardımcısı Seyfettin Yıldırım, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü Sıfır Atık Şube Müdürü Elif Morina Yılmaz, Çekmeköy Belediyesi İklim Değişikliği Şube Müdürü Metehan Yılmaz, öğrenciler ile çok sayıda gönüllü katıldı. Sahip olduğu geniş istasyon ağı, terminalleri ve ofisleri ile sektörde sıfır atık dönüşümüne öncülük edecek olan OPET’in İstanbul’daki istasyon çalışanlarının da yer aldığı etkinlikte toplanan atıklar, sembolik uygulamalara dönüştürülecek. Proje kapsamında toplanan atıklardan sanatçı Sündüz Yılmaz tarafından yapılan tablo farkındalık yaratmak amacıyla OPET Çekmeköy Güney İstasyonu’nda sergilenmeye başladı. “BU DAHA BAŞLANGIÇ” Etkinlikte yaptığı konuşmada çocukların da katılımcılar arasında yer almasından büyük mutluluk duyduğunu belirten OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, “Ben 13 yıl öğretmenlik yaptım. Yaparak, yaşayarak öğrenmenin ne denli önemli olduğunu biliyorum. O nedenle çocuklarla birlikte burada olmak benim için çok değerli. Bizim burada hedefimiz çöpleri ayrıştırarak toplarken asıl amacımız farkındalık yaratmak ve çöpün doğaya, çevreye ve ekonomimize verdiği zararı gözler önüne sermek. Eğer bu çöpü toplamazsak, yağmurla toprağa, suya, denizlere karışacak, havamızı kirletecek. Biz bir hareket başlatıyoruz, bu bir seferberlik hareketi. Buradan tüm Türkiye’ye sesleniyorum, haydi bizimle beraber olun, ülkemiz atıklardan kurtulsun” dedi. 2021 yılında Ege’deki büyük orman yangınları sonrasında OPET olarak başlattıkları Doğaya Saygı Projesi’ne de işaret eden Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Amacımız yangınlardan etkilenen köyleri rehabilite ederken doğaya atılan çöpün yangınlardaki etkisini ortaya koymaktı. Ancak bu sorunun köklü çözümü için toplumsal bir bilinç oluşması gerektiğinin farkındayız. 8 Nisan 2026 tarihinde Bakanlığımızla imzaladığımız protokol gereği kendi istasyonlarımızda “Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy” diyerek projemizin bir başka bacağını başlatmış bulunuyoruz. Biz OPET olarak “Tertemiz Yarınlar Okullardan Başlar” Projesi kapsamında 77 bin okula ulaşmaktayız. EBA (Eğitim Bilişim Ağı) üzerinden çevreyle ilgili konuları da çocuklarımıza öğreterek bu projeyi okullarımıza da taşımak istiyoruz. Onun için bu bir başlangıç diyoruz. Çevre Bakanlığımızla 7 bölgede her bölgeyi temsilen bir ilde etkinlikler yapacağız. Antalya, Ankara ve İstanbul’daki etkinliklerimiz bundan sonra diğer illerimizde de devam edecek.” “AMACIMIZ TEMİZ TUVALET KAMPANYASINDAKİ BAŞARIYI BURAYA DA TAŞIMAK” OPET Genel Müdürü Özgür Kahramanzade yaptığı konuşmada, “Doğaya Saygı Projemizde amacımız orman yangınlarını önlemesinin ötesinde geleceğe sahip çıkmak. Şimdi Yönetim Kurulu Kurucu Üyemiz Nurten Öztürk’ün liderliğinde yeni bir projeye daha adım attık. Nurten Hanım’ın büyük bir fedakârlık ile başlattığı Temiz Tuvalet Kampanyası tüm Türkiye’ye mal oldu ve büyük bir başarı elde etti. Amacımız aynı başarıyı buraya da taşımak, ülke genelinde atık konusunu çözmek ve toplumsal farkındalığa dönüştürmek” değerlendirmesinde bulundu. YOLLARDAKİ ATIK SORUNUNA DİKKAT ÇEKMEK İÇİN “KISA FİLM YARIŞMASI” DÜZENLENECEK Akaryakıt sektöründe bir ilk olan “Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy” projesi ile istasyonlarda sıfır atığın yaygınlaştırılması ve çevre temizliği hareketinin yanı sıra çok yönlü adımlarla ilerlenmesi planlanıyor. Bu kapsamda “Sıfır Atık Yolculuğu Kısa Film Yarışması” düzenlenmesi de yıl içinde atılacak bir diğer adım olacak. Hedef, özellikle gençlerin ve sosyal medya kullanıcılarının daha aktif bir şekilde projeye katılımını sağlamak. Yarışmayla günlük yaşamın önemli bir parçası olan seyahat süreçlerinde çevreye duyarlı alışkanlıkların yaygınlaştırılması, sıfır atık yaklaşımının hayatın her alanında uygulanabilir olduğunun gösterilmesi hedefleniyor. 30 Nisan–15 Temmuz tarihleri arasında başvuruların alınacağı yarışmada değerlendirme süreci yaz aylarında tamamlanacak. Dereceye giren yapımlar Eylül 2026’da yapılacak bir törenle ödüllendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OSB’lerde Değer Artışı Enflasyonun Gerisinde Kaldı Haber

OSB’lerde Değer Artışı Enflasyonun Gerisinde Kaldı

TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş., organize sanayi bölgeleri (OSB) özelindeki kapsamlı araştırmalarına 2026 yılında da devam etti. Türkiye ekonomisi ve kent gelişiminde yönlendirici bir rol üstlenen, birçok firmaya ev sahipliği yapan OSB’leri inceleyen şirket, 18 ilde yer alan 31 organize sanayi bölgesini detaylı şekilde analiz etti. Çalışmada, sanayi yapılarında talebin büyük ölçüde lojistik avantajlara göre şekillendiği görülürken, lojistik açıdan güçlü bölgelerde depolama alanlarına yönelik yüksek talebin değerleri artırıcı etkisi olduğu tespit edildi. OSB’lerde tamamen veya kısmen bedelsiz arsa tahsisine yönelik desteklerin 2029 yılına kadar uzatılması da talep üzerinde etkisini sürdürdü. Sanayi yapılarında artan maliyetlerin üretim üzerinde sınırlayıcı etkisi bulunurken, kira değerlerini yukarı yönlü etkilediği ve bu durumun yatırımın geri dönüş süresinin kısalmasına katkı sağladığı gözlemlendi. İl bazlı değerlendirmelere bakıldığında; Marmara Bölgesi’nde İstanbul, Kocaeli, Bursa ve Sakarya gibi oturmuş sanayi merkezlerinde dengeli arz-talep yapısının etkisiyle kira artışlarının daha kontrollü seyrettiği görülürken, Samsun, Afyonkarahisar ve Kayseri gibi illerde arzın sınırlı kalmasının etkisiyle kira artışlarının diğer bölgelere kıyasla daha yüksek gerçekleştiği gözlemlendi. Arsa değer artışlarında ise Sakarya, Samsun, Afyonkarahisar, Denizli ve Ankara öne çıkarken, bu artışların temelinde yeni yatırım girişlerinin etkili olduğu tespit edildi. Buna karşılık Malatya, Gaziantep ve Adana’da hem kira hem arsa değer artışlarının sınırlı kalması, talebin daha zayıf seyrettiğine işaret etti. Doluluk oranları incelendiğinde, Kocaeli, Tekirdağ ve Bursa gibi sanayi yoğun bölgelerde artışların dikkat çektiği görülürken; İstanbul, Sakarya ve Ankara gibi doluluk oranı halihazırda yüksek olan illerde artışın sınırlı kaldığı gözlemlendi. Öte yandan, Malatya ve İzmir Kemalpaşa gibi bölgelerde doluluk oranlarının görece daha düşük seviyelerde kalması, bu bölgelerde arzın henüz tam olarak dolmadığını ortaya koydu. Makbule Yönel Maya: “OSB’lerde dengelenme süreci devam ediyor” TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, OSB’lere yönelik değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Sanayi yapılarına olan talebin güçlü seyrini koruduğunu, ancak son iki yılda değer artışlarının daha dengeli bir patikaya oturduğunu görüyoruz. Kira ve arsa değer artışlarının enflasyonun altında gerçekleşmesi, piyasanın daha sürdürülebilir bir dengeye doğru ilerlediğine işaret ediyor. Doluluk oranlarının birçok bölgede üst seviyelere ulaşması, organize sanayi bölgelerine olan talebin devam ettiğini ortaya koyarken, yeni sanayi alanı üretiminin önemini artırıyor. Özellikle lojistik avantajı yüksek bölgelerde depolama ve sanayi alanlarına yönelik talebin güçlü kalmaya devam edeceğini öngörüyoruz. Yatırımcı perspektifinden bakıldığında ise geri dönüş sürelerinin 16-17 yıl bandında dengelenmesi, OSB’lerin cazibesini koruduğunu ve uzun vadeli yatırım açısından önemini sürdürdüğünü gösteriyor.” Kira artışında ivme kaybı dikkat çekti Son iki yıllık verilere göre kira değerlerindeki artışın enflasyon oranının altında seyrettiği görüldü. Geçtiğimiz yıl %36 seviyesinde olan yıllık ortalama kira artışı bu yıl 10 puan geriledi ve %26,3 olarak kaydedildi. Arsa fiyatlarının yükseldiği dönemde maliyet baskıları nedeniyle yeni inşaat faaliyetlerinin yavaşlaması arzı sınırlarken; Samsun, Afyonkarahisar ve Kayseri gibi illerde kira artışlarının diğer bölgelere kıyasla daha yüksek gerçekleşmesine neden oldu. Bölgesel bazda incelendiğinde; Marmara Bölgesi’nde dengeli arz-talep yapısının kira artışlarını kontrollü seviyede tuttuğu, Ege Bölgesi’nde ise sektör çeşitliliği sayesinde daha istikrarlı bir seyir izlendiği görüldü. İç Anadolu ve benzeri bölgelerde ise daha sınırlı talep yapısı kira artışlarının görece düşük kalmasına yol açtı. Geri dönüş süresi 13,7 ve 19,5 yıl aralığında hesaplandı Marmara Bölgesi’nde güçlü ve oturmuş talep yapısının etkisiyle geri dönüş süreleri daha kısa seyretti. Dengeli bir yatırım ortamı açısından kira artışlarının arsa değer artışını aşması beklenirken, Afyonkarahisar, Eskişehir gibi arsa fiyatlarının daha hızlı artması geri dönüş sürelerini 18-19 yıl mertebesine çıkarmaktadır. Büyükşehirlerde yüksek doluluk oranı ve sürekli üretim talebi geri dönüş sürelerini daha stabil tutarken; gelişim sürecindeki şehirlerde yatırım hareketliliği geri dönüş sürelerinde daha belirgin değişimlere yol açtı. Arsa değer artışı %25 seviyesinde gerçekleşti OSB’lerde yıllık ortalama arsa değer artışı %25 olarak hesaplandı. Sakarya, Samsun, Afyonkarahisar, Denizli ve Ankara’da arsa değer artışlarının enflasyonun üzerinde gerçekleşmesinde yeni yatırımların etkili olduğu görüldü. Artan maliyetler nedeniyle yapı izinlerinde yaşanan gerileme arzı sınırlarken, bazı bölgelerde arsa fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Buna karşın genel ortalamada artışların enflasyonun altında kaldığı tespit edildi. Malatya, Gaziantep ve Adana’da hem arsa hem kira artışlarının sınırlı kalması talebin görece zayıf seyrettiğine işaret ederken; Kayseri’de arsa değer artışının düşük kalmasına rağmen kira artışlarının yüksek olması mevcut stok üzerindeki talep baskısını ortaya koydu. Doluluk oranı %97 ile yüksek seviyesini korudu Türkiye genelinde OSB’lerde doluluk oranlarının yüksek seviyelerde seyrettiği ve birçok bölgede %100’e ulaştığı görüldü. Bu durum, sanayi alanlarına yönelik talebin güçlü şekilde devam ettiğini ve mevcut stokun büyük ölçüde dolu olduğunu ortaya koydu. Kocaeli, Tekirdağ ve Bursa gibi sanayi yoğun bölgelerde doluluk oranlarında artış gözlemlenirken, İstanbul, Sakarya ve Ankara gibi oturmuş bölgelerde zaten yüksek olan doluluk oranlarının artış potansiyelinin sınırlı kaldığı dikkat çekti. Malatya ve İzmir Kemalpaşa gibi bazı bölgelerde ise doluluk oranlarının görece daha düşük seviyelerde kalması, bu bölgelerde arzın mevcut olduğunu ve talebin daha sınırlı seyrettiğini gösterdi. Doluluk oranlarının birçok bölgede üst sınıra ulaşması, yeni sanayi alanı üretiminin önemini artırırken, talebin mevcut alanlar üzerinde yoğunlaştığını ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Okullarda Paycell Dönemi Başladı Haber

Okullarda Paycell Dönemi Başladı

Paycell Okul Kartı ile öğrenciler nakitsiz harçlık yönetimiyle buluşuyor. Turnike ve geçiş sistemleri sağlayıcısı Okulyo ile geliştirilen kartlar, BKM bünyesindeki yerli ödeme sistemi TROY altyapısıyla üretildi. Proje kapsamında hazırlanan kartlar, öğrencilerin kullanımına sunuldu. Öğrenciler için güvenli, veliler için takip edilebilir, okullar için kontrollü sistem Paycell Okul Kartı ile öğrenciler okul kantinlerinde ve yemekhanelerde nakitsiz alışveriş yapabiliyor, harçlıklarını okul dışında da kontrollü biçimde harcayabiliyor. Kartların kullanım alanları belirli sektörlerle sınırlandırılarak öğrencilerin güvenli harcama yapmaları da teşvik ediliyor. Öğrenciler tarafından okul kimlik kartı olarak da kullanılabilen kartların üzerinde, öğrencinin fotoğrafı, okul adı, öğrenci bilgileri ve numarası da yer alıyor. Böylece öğrenciler tarafından, turnikelerde hızlı ve güvenli giriş-çıkış işlemleri için de kullanılabiliyor. Proje aynı zamanda velilere, çocuklarının harcamalarını ve okula giriş-çıkış bilgilerini dijital ortamda takip etme imkânı sunuyor. “Ödeme deneyimini pratik ve akıllı bir yol arkadaşına dönüştürdük” Paycell Genel Müdürü Serhat Dolaz, iş birliğiyle ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Paycell olarak ülkemize geleceğin ödeme teknolojilerini kazandırırken, kullanıcılarımızın finansal işlemlerini sadeleştirmek ve yaşamlarını kolaylaştırmak öncelikli hedefimiz. Hayata geçirdiğimiz Paycell Okul Kart Projesi, öğrencilerimizi, velilerimizi ve okul yönetimlerini kapsayan geniş bir ekosisteme dokunuyor. TROY altyapılı kartlar, öğrenciler için nakitsiz ve güvenli bir harçlık yönetiminin yolunu açarken; velilere de çocuklarının harcama ve okula giriş-çıkış bilgilerini dijital olarak takip edebilme imkânı sunuyor. Sistem yanı zamanda, okul yönetimlerinin kampüs içi güvenlik ve harcama süreçlerindeki operasyonel yükünü hafifleterek denetimi kolaylaştırırken, erken yaşta finansal okuryazarlığı teşvik ederek geleceğin bilinçli bireylerine katkı sağlıyor. Paycell olarak, ödeme deneyimini sadece bir işlem olmaktan çıkarıp, günlük yaşamda pratik ve akıllı bir yol arkadaşına dönüştürmek için çalışmaya devam ediyoruz.” Proje ile çok daha fazla okul ve öğrenci hedefleniyor İlk aşamada ağırlıklı olarak Marmara Bölgesi’nde yer alan 56 okulda hayata geçirilen proje kapsamında, bugüne kadar 50 binin üzerinde öğrenciye ulaşıldı. Projenin yıl sonuna kadar Türkiye genelindeki 400 okulda 200 bin öğrenciye ulaşması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tam Finans, İstanbul Küçükçekmece Şubesi'ni Hizmete Açtı Haber

Tam Finans, İstanbul Küçükçekmece Şubesi'ni Hizmete Açtı

Türkiye genelinde 49 şube ve 1200'e yakın çalışanıyla faaliyet gösteren Tam Finans, 2025 yılını 66 bin KOBİ'ye yaklaşık 2,4 milyar dolarlık finansman sağlayarak geride bırakmıştı. Şirket, en yaygın hizmet ağına sahip faktoring şirketi olarak mikro KOBİ'lerin nakit akışını güçlendirmeye devam ediyor. Küçükçekmece şubesi ile birlikte İstanbul'daki hizmet noktası sayısını artıran Tam Finans, Marmara Bölgesi'ndeki ticari hacmini de büyütmeyi hedefliyor. İstanbul'un ticaret ve üretim açısından hareketli ilçelerinden Küçükçekmece'de faaliyet göstermeye başlayan yeni şubeyle bölgedeki mikro KOBİ'ler ve küçük esnaf başta olmak üzere işletmelerin finansmana hızlı ve erişilebilir şekilde ulaşması hedefleniyor. İstanbul'un Ekonomisine Katkı Sunmaya Devam Edeceğiz Yeni şube açılışında açıklamalarda bulunan Tam Finans CEO'su Hakan Karamanlı, "İstanbul, Türkiye ekonomisinin lokomotifi olmanın ötesinde; üretimin, ticaretin ve girişimciliğin kalbinin attığı bir merkez konumunda. Küçükçekmece ise stratejik konumu, artan ticaret hacmi ve dinamik girişimci yapısıyla bu büyük ekonomik ekosistemin en canlı halkalarından biri. Sektörümüzde en kalabalık ekibe ve ilk Ar-Ge merkezine sahip şirketiz. Yapay zeka teknolojilerindeki güçlü kasımızla müşteri ihtiyaçları ve finansal hizmet kapsayıcılığı konusunda çok hızlı aksiyon alarak dakikalar içinde finansman sağlayabiliyoruz. Bu sayede geçen yıl Avrupa'nın en iyi KOBİ finansmanı sağlayan şirketi olduk. Motivasyonumuz her zaman çok daha fazla KOBİ'ye ulaşmak ve can suyu olmak. Bu yıl içerisinde 10 şube daha açarak sahadaki ağımızı genişleteceğiz. Yeni şubemizle, özellikle mikro KOBİ'lerin ve küçük esnafın ticari alacaklarını finanse ederek onların nakit akışlarını güçlendirerek sürdürülebilir büyümelerine katkı sağlayacağız. Küçükçekmece şubemiz ile İstanbul'daki varlığımızı daha da pekiştiriyor; üretimi, ticareti ve istihdamı destekleme kararlılığımızı sahada bir kez daha ortaya koyuyoruz" şeklinde konuştu. KOBİ'lerin Büyüme Yolculuğuna Eşlik Ediyoruz Tam Finans Satış ve Pazarlama Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Hayati Çelikcan ise, "Sahada görev yapan yaklaşık 750 kişilik satış gücümüzle Türkiye'nin en yaygın ve en aktif ekiplerinden birine sahibiz. Ekibimiz yılda yaklaşık 1.5 milyon müşteri ziyareti gerçekleştiriyor. Müşterilerimizle birebir temas kurarak ihtiyaçlarını yerinde analiz ediyor, 'fijital' yaklaşımımız sayesinde dijital dünyanın hızını sahadaki güçlü organizasyonumuzla birleştiriyoruz. Bu yapı sayesinde dakikalar içinde sonuç üreten, pratik ve güvenilir bir finansman modeli sunuyoruz. 2026 yılında 10 şubenin yanı sıra 15 mobil ekip kuracağız. Gençlerin istihdamını sorumluluk bilinciyle destekleyen bir şirket olarak, geçtiğimiz yıl 400 yeni mezunu Tam Finans bünyesine dahil ederek genç yeteneklere önemli bir fırsat sunduk. Bu yıl da aynı ivmeyle büyümeye devam etmeyi planlıyoruz. Sektör liderliğimizin bir çıktısı olarak geçtiğimiz yıl her 10 KOBİ'den biri ticari hayatına Tam Finans ile başladı. Küçükçekmece'de yalnızca bir şube açmıyoruz; bölgedeki üretim, ticaret ve girişimcilik ekosistemine güçlü bir finansman altyapısı kazandırıyoruz. Mikro KOBİ'lerin büyümesini hızlandıran, esnafın nakit akışını güvence altına alan ve istihdama doğrudan katkı sunan bir modelle İstanbul'daki liderliğimizi daha da pekiştiriyoruz. Anadolu'nun her şehrinde ihtiyacı olan tüm KOBİ'lere 1 saat uzaklıkta olana kadar büyümeye devam edeceğiz" dedi. Açılış törenine Tam Finans Mali İşler Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Mete Önol, Müşteri Hizmet Merkezi, Operasyon ve Satın Alma Genel Müdür Yardımcısı Sertaç Çıralı, Satış Direktörü Yeliz Dağlı ve Tam Finans Küçükçekmece Şube Müdürü Başak Sarıal da katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin İngilizce Karnesinde Gerileme Sürüyor Haber

Türkiye’nin İngilizce Karnesinde Gerileme Sürüyor

Türkiye geçen yıl yapılan araştırmada 497 puanla 116 ülke arasında 65’inci sıradaydı. Araştırmaya göre Marmara Bölgesi İngilizce yeterliliğinde ilk sıraya yerleşirken, İzmir en yüksek puanı alan şehir oldu. Ankara ise başkentler sıralamasında “orta yeterlilik” kategorisinde yer buldu. 100’den fazla ülkede dil, seyahat, kültürel değişim ve akademik programlar aracılığıyla yabancı dil eğitimi veren EF Education First’ün dünya çapında düzenlediği İngilizce Yeterlilik Endeksi’nin (EF EPI) 2025 sonuçları açıklandı. 123 ülke ve bölgeden 2,2 milyon kişinin verilerine dayanan bu yılki araştırma, İngilizce yeterliliğinde küresel ilerlemenin 2020’den bu yana durma noktasına geldiğini, Türkiye’nin ise bu yıl da düşük yeterlilik kategorisinde kaldığını ortaya koydu. Türkiye, 488 puanla 123 ülke arasında 71’inci sırada, Avrupa’da ise sondan ikinci sırada yer aldı. Türkiye, geçen yılki araştırmada 497 puanla 116 ülke arasında 65’inci sırada bulunurken, Avrupa kategorisinde ise yine sondan ikinci sırada yer almıştı. İngilizce yeterliliğini yapay zekâ ölçüyor Bu yılki EF İngilizce Yeterlilik Endeksi’nin katılımcılarının yüzde 46’sı erkeklerden, yüzde 54’ü ise kadınlardan oluşuyor. Katılımcıların ortalama yaşı 26 iken; kıtaya göre sınava katılanların dağılımı ise yüzde 39 Asya, yüzde 31 Latin Amerika, yüzde 16 Avrupa ve yüzde 3 ile Orta Doğu olarak sıralanıyor. Öte yandan bu yıl, ilk kez yalnızca okuma ve dinleme değil, konuşma ve yazma becerileri de EF’in teknoloji şirketi Efekta Education Group tarafından geliştirilen özel yapay zekâ teknolojisiyle değerlendirildi. Böylece küresel ölçekte daha hızlı ve kapsamlı değerlendirme yapılırken, dil yeterliliğine dair daha gerçekçi bir tablo ortaya kondu. Üretken İngilizce seviyesinde artış yok EF EPI 2025 verilerine göre, İngilizce yeterliliği dünya genelinde sabit seyretmeye devam ediyor. Araştırma, okuma ve dinleme becerilerinin daha güçlü, buna karşın “üretken İngilizce” kategorisine giren konuşma ve yazma becerilerinin belirgin biçimde zayıf olduğunu ortaya koyuyor. Ancak “üretken” kategorisinde yalnızca Kenya, Güney Afrika ve Zimbabve “yüksek yeterlilik” seviyesine ulaşabildi. Buna karşın okuma becerisi ülkelerin yüzde 80’inde en güçlü alan olarak öne çıktı. Hollanda bu yıl da liderliğini korudu Hollanda birinci sıradaki yerini korurken, onu sıralamasını yükselten Hırvatistan ve Avusturya izledi. Almanya ise Avrupa’daki en büyük sıçramalardan birini gerçekleştirerek dördüncü sıraya yükseldi. Ölçülen ülkelerin yarısından fazlasında İngilizcede en zayıf beceri konuşma oldu. Araştırmanın dikkat çeken bir diğer yönü ise gençlerle ilgili. Beklentilerin aksine, pek çok ülkede 25 yaş altı yetişkinler, daha ileri yaştaki yetişkinlerden daha düşük skorlar alıyor. Bölgesel değerlendirmede ise manzara şöyle: Avrupa’da gelişim yatay seyrediyor. Asya, İngilizce beceriler arasındaki farkın en dar olduğu bölge oldu. Latin Amerika’da yaş grupları arasındaki fark oldukça geniş, Afrika ise en dengeli tabloyu ortaya koydu. Öte yandan araştırmaya göre, cinsiyet farkı daralmaya devam ediyor. 2024’te 48 ülkede anlamlı fark gözlemlenirken bu yıl sayı 37’ye geriledi. Kadınlar Afrika’da erkeklerden daha yüksek skorlar almaya devam ederken, Orta Doğu ülkelerinde fark bu kez erkekler lehine genişledi. Türkiye 71’inci sırada, en iyi şehir İzmir Türkiye, 488 puanla geçen yıla göre 9 puan kaybederek 65’inci sıradan 71’inci sıraya geriledi. Ülke genelinde İngilizce yeterliliği “düşük” seviyede kalırken, Avrupa sıralamasında da sondan ikinci sırada yer aldı. İngilizce yeterlilikte en iyi bölge ise Marmara oldu. Oysa geçen yılki araştırmada Ege Bölgesi ön plana çıkmıştı. İzmir 515 puanla Türkiye’deki şehirler arasında ilk sıraya yerleşti ve Antalya’yı tahttan indirdi. Ankara ise başkentler sıralamasında 508 puanla Türkiye ortalamasının üstünde yer aldı. 501 puanla 26-30 yaş grubu öne çıkarken ülke genelinde en güçlü beceri okuma, en zayıf beceri ise konuşma oldu. Araştırmaya göre Türkiye’de özellikle 40 yaş üstü yetişkinlerde üretici (konuşma ve yazma) becerilerinde belirgin düşüş yaşandı. Genç yetişkinlerde ise pandemi öncesine kıyasla hâlâ toparlanma görülmüyor. Yapay zekâ çağında İngilizce Bu yılki araştırmada ayrıca, yapay zekânın İngilizce öğrenimi ve kullanımına etkisi geniş yer buldu. EF uzmanlarına göre, AI destekli konuşma tanıma, kişiselleştirilmiş müfredat yolları ve sanal konuşma partnerleri 7/24 konuşma pratiği sunarak kendi kendine dil öğreniminin en zorlayıcı yönlendiren birine çözüm oluyor ve yeni bir dönemi başlatıyor. Araştırmanın önsözünde ayrıca şu değerlendirmeye yer veriliyor: İngilizce yeterliliği ile yapay zekâ okuryazarlığının birleşimi, geleceğin iş dünyasında rekabet avantajının anahtarı olacak. “İngilizce eğitiminde seferberlik şart” EF Education First Türkiye Ülke Müdürü Özüm Sekmen, endeks sonuçlarını şu sözlerle değerlendirdi: “2025 araştırması, dünyanın birçok bölgesinde İngilizce yeterliliğinin durağanlaştığını, bazı ülkelerde ise gerilediğini gösteriyor. Türkiye de bu eğilimin dışında değil. Küresel ekonomiye entegre olmanın, uluslararası iş birliğinde yer almanın hatta yapay zekâ çağında rekabet edebilmenin yolu güçlü İngilizce becerilerinden geçiyor. Genç nüfusumuz, artan dijitalleşme ve küresel etkileşim ortamı düşünüldüğünde, İngilizce eğitimine her düzeyde daha fazla yatırım yapmamız gerekiyor. Eğitimde ortak bir vizyonla ilerlersek Türkiye’nin küresel arenada çok daha üst sıralarda yer alacağına inanıyoruz.”

Keskinoğlu Bursa Bölge Müdürlüğü Hizmete Açıldı Haber

Keskinoğlu Bursa Bölge Müdürlüğü Hizmete Açıldı

Merkezi Bursa’da bulunan Matlı Şirketler Grubu çatısı altındaki Yörsan ve Burdan markalarının da ortak bölge müdürlüğü noktası olarak hizmet verecek olan Bursa Bölge Müdürlüğü, Matlı markalarının Marmara Bölgesi’ndeki operasyonlarını daha etkin bir şekilde yönetmesini ve müşteri taleplerine daha hızlı yanıt vermesini sağlayacak. Bursa Bölge Müdürlüğü, hem Keskinoğlu’nun hem de Matlı Şirketler Grubu markalarının Türkiye genelindeki dağıtım ağını güçlendirmeye yönelik büyüme stratejisinin önemli bir adımını oluşturuyor. Bursa Bölge Müdürlüğü’yle bölgedeki lojistik operasyonlar merkezileştirilerek tedarik zinciri süreçleri optimize edilirken, yerel paydaşlarla iş birlikleri de güçlenecek ve bölgesel istihdama katkı sağlanmış olacak. Konuyla ilgili Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Keskinoğlu Genel Müdürü Önder Matlı şunları söyledi: “Matlı Şirketler Grubu ve Keskinoğlu, Yörsan, Burdan markaları olarak, gönüllü üstlendiğimiz bir misyon var: Türkiye'nin protein ihtiyacını karşılayan gıda grubu olmak! Bu hedefimiz doğrultusunda Türkiye’nin ilk tam entegre tavukçuluk şirketi olan Keskinoğlu’nun Matlı Ailesi’ne katılmasının üzerinden 2 yıl gibi kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen yaptığımız yatırımlarla ve istihdamla çok yol kat ettik. Üretimde güçlüyüz, aynı başarıyı sağlıklı bireyler yetiştirmede çok önemli rolü olan protein tüketimini artırmada da göstermek istiyoruz. Halkımızın uygun fiyatlı, kaliteli ve sağlıklı proteine ulaşmasında, sektörümüzün önemli bir misyon üstlendiğine inanıyoruz. İhracat her zaman çok önemli ama hem piliç eti ürünlerinde hem yumurtada ilk önceliğimiz iç pazar. İç piyasadaki talebi karşılamayı her zaman önceliğimiz olarak görüyoruz. Bu doğrultuda bölge müdürlüklerimiz ve yaygın bayilik sistemimizle ürünlerimizi tüketicilerimizle buluşturuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.