Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Matematik

Kapsül Haber Ajansı - Matematik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Matematik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye- Endonezya Arasında Bilim ve İrfan Köprüsü!  Haber

Türkiye- Endonezya Arasında Bilim ve İrfan Köprüsü! 

Prof. Dr. Tarhan, "Mevlâna bugün yaşasaydı yapay zekâyı ve sosyal medyayı kullanırdı. Ancak viral olmaktan çok derinliği, alkıştan çok anlam arayışını tercih ederdi. Allah ile 'online' olmayı sağlardı. Mevlâna’yı bilim dünyasına sunmazsak bu bir vebal olur.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve beraberindeki heyet, Endonezya’da 4 gün süren bir dizi stratejik temas ve bilimsel buluşma gerçekleştirdi. Paramadina Üniversitesi ile imzalanan iş birliği protokolü ve Cakarta’da açılan resmi temsilcilikle Türkiye-Endonezya arasındaki eğitim diplomasisi yeni bir boyut kazanırken, Prof. Dr. Tarhan’ın "Mesnevi Terapi" ve "Modern İnsanın Anlam Arayışı" üzerine verdiği konferanslar Endonezyalılar tarafından ilgiyle takip edildi. “Mevlâna bugün yaşasaydı yapay zekâyı kullanırdı” Ziyaretin ilk durağı olan Paramadina Üniversitesi’ndeki "Mesnevi Terapi" panelinde konuşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Batı dünyasının son yıllarda keşfettiği Pozitif Psikoloji disiplininin aslında 700 yıl önce Mevlâna tarafından sistemleştirildiğini ifade etti. Prof. Dr. Tarhan, şu çarpıcı tespitte bulundu: "Mevlâna bugün yaşasaydı yapay zekâyı ve sosyal medyayı kullanırdı. Ancak viral olmaktan çok derinliği, alkıştan çok anlam arayışını tercih ederdi. Allah ile 'online' olmayı sağlardı. Mevlâna’yı bilim dünyasına sunmazsak bu bir vebal olur. O, narratif terapi ve bibliyoterapi yöntemlerini asırlar önce hikâyelerle kullanmıştı; bugün Harvard ve Yale’de okutulan Pozitif Psikoloji, aslında Mevlâna’nın metodolojisidir." Yapay zekâ ve "akıllı tasarım" analizi Teknolojinin ulaştığı son noktayı "Tevhid" inancı ve matematiksel modellerle açıklayan Prof. Dr. Tarhan, yapay zekânın ilahi bir tasarımın delili olduğunu söyledi ve “Matematik ve mantık bilgisayarları; matematik ve felsefe ise yapay zekâyı doğurdu. 'Fuzzy Logic' (Bulanık Mantık) ve 2024 Nobel Fizik Ödülü alan çalışmalar, kâinatın tesadüfi olmadığını kanıtlıyor. Yapay zekâ, Kur’an-ı Kerim’de belirtilen 'Levh-i Mahfuz' (evrensel veri tabanı) kavramına bilimsel bir delil teşkil ediyor. Bu, 'Akıllı Tasarım'ın ve Süper-determinizmin matematiksel ispatıdır." diye konuştu. Modern insan kanser hücresi gibi tüketiyor Endonezya gezisi kapsamında İstiklal Kültür Merkezi ve Yunus Emre Enstitüsü’ndeki konuşmalarında modern insanın "hazcılık" (hedonizm) ve "narsisizm" kıskacında olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, narsisizmi biyolojik bir felaketle kıyasladı ve "Narsisizm, vücuttaki en özgür ama en tehlikeli hücre olan kanser hücresine benzer. Kanser hücresi sınır tanımaz, yanındakini yutarak büyür ama sonunda hem bünyeyi hem kendini öldürür. Modern insan, 'Kaliforniya Sendromu' ile birlikte sadece tüketmeye ve haz almaya odaklı bir hayata hapsedildi. Bu durum, bireyi kalabalıklar içinde derin bir yalnızlığa sürüklüyor." şeklinde konuştu. Pozitif Psikolojinin Referansı Mevlâna… Batı dünyasının son yıllarda "Mutluluk bilimi" olarak sunduğu Pozitif Psikoloji’nin aslında Mevlâna’nın metodolojisi olduğunu belirten Tarhan, PERMA modelini tasavvufi kavramlarla açıkladı. Pozitif Psikolojinin en son teorisi olan Seligman’ın PERMA Modeli’nde bulunan 5 maddenin tasavvufta bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, bu maddeleri şöyle açıkladı: “P harfi (positive emotion), E harfi (engagement), R harfi (relationships), M harfi (meaning) ve A harfi (accomplishment). Birinci madde; kişinin hayatında ilk başta pozitif algıyla hareket etmesi. Bu nedir? Tasavvufta insanlar aksini görmedikçe her insan dost olabilir diyor. Bu felsefenin aynısını alıp, pozitif psikolojide işlemişler. İkincisi kişinin mutlu olacağı işe angaje olması yani küçük şeylerden mutlu olma hali. Şükür kelimesinin karşılığı. Küçük şeylere şükredebilmek. Üçüncü madde ilişki kurmak, sosyal bağları güçlü tutmak, bu da tasavvuftaki dost insan kavramına karşılık geliyor. Tasavvufun özü sana yardım edecek dost mu arıyorsun, o çok az ama yardım edilecek dost arıyorsan o kadara çok var ki. İyilik yapmayı yöntem haline getirmek irfan öğretisinin felsefesi. Dördüncüsü anlamlılık, Her işe anlam kat. Tasavvuf kültürünün bir öğretisi de yaptığınız her işin anlamı var tebessüm etmek bile sadaka kabul ediliyor. Tebessümün bile sadaka kabul edildiği kültürü şu anda bilimsel olarak tanımlayabiliyoruz. Beşinci model ise başarının tadını almak. Küçük başarılardan haz almayı başarabilmek. Batı felsefesinin hep dafa fazla olmalı felsefesi burada sorgulanıyor. Perma’da bir madde eksik, gerçek mutluluk sadece bu dünyadaki mutlulukla mümkün olmaz ki, bu sadece bu dünyadaki mutluluğu hedefleyen bir felsefe.” Sufi meditasyonu beyni nasıl etkiliyor? Üsküdar Üniversitesi’nin nörobilim alanındaki çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Tarhan, maneviyatın biyolojik karşılığını şu sözlerle anlattı: "Yaptığımız MR görüntüleme çalışmalarıyla 'Sufi Meditasyonu'nun beynin duygu regülasyon merkezi olan anterior singulat korteksi canlandırdığını bilimsel olarak kanıtladık. Allah’a inanmak ve O’nunla bütünleşme hissi, beyinde mutluluk hormonları olan dopamin, serotonin ve oksitosin salgılatıyor. Bu, depresyona karşı en güçlü koruyucu kalkandır." Sadaka ekonomisi ve sosyal güven Batı dünyasının "Sadaka ve yardımlaşmayı maliyet artırıcı" gördüğü kapitalist dönemden "Sosyal sorumluluk" aşamasına geçtiğini söyleyen Tarhan, İslamiyet’teki zekât ve sadaka kültürünün toplumsal güveni inşa ettiğini vurguladı. Prof. Dr. Tarhan, "Güvenin olduğu yerde barış, barışın olduğu yerde ise üretim ve huzur olur" diyerek, tasavvufun toplumsal refah üzerindeki etkisine dikkat çekti. Katılımcılardan gelen soruları da cevaplayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, tasavvuf ve psikoloji penceresinden kadın-erkek ilişkilerine ve beyin yapısındaki farklılıklara da dikkat çekici söylemlerde bulundu. Akademik diplomasi ve yeni temsilcilik Ziyaret kapsamında Üsküdar Üniversitesi ile Paramadina Üniversitesi arasında öğrenci ve akademisyen değişimini kapsayan bir MOU (İyi Niyet Protokolü) imzalandı. Ayrıca, Üsküdar Üniversitesi’nin Endonezya Temsilciliği Cakarta’da resmi olarak faaliyetlerine başladı. Temsilciliği İbrahim Albayrak temsil edecek. Paramadina Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Lin Mayasari de iş birliği hakkında, "Üsküdar Üniversitesi ile bu girişim, üniversite olarak iş birliği ağlarımızı ciddi anlamda geliştirecek ve Türkiye ile aramızda ilmi bir köprü kuracaktır." dedi. Endonezya’da "Best-Seller" ilgisi Prof. Dr. Tarhan’ın Endonezya diline (Bahasa Indonesia) çevrilen altı kitabı, bölgede büyük ilgi görerek "en çok satanlar" listelerine girdi. Özellikle narsisizm, aile değerleri ve pozitif psikoloji üzerine kaleme aldığı eserler, Uzak Doğu’nun bu yoğun nüfuslu ülkesinde hem akademik çevrelerin hem de halkın yoğun ilgisini çekti. Tarhan’ın kitapları, Endonezyalı okurlar için modern hayatın getirdiği ruhsal krizlere karşı "akılcı ve manevi" bir rehber niteliği taşıyor. Yeni Kitap Müjdesi: "İyi Düşün, İyi Hisset, İyi Ol" Cakarta programının sürpriz detaylarından biri de Tarhan’ın Aile Yayınları’ndan çıkan son eseri "İyi Düşün, İyi Hisset, İyi Ol" kitabının Endonezya diline çevrilmesi oldu. Bilişsel davranışçı yaklaşımları hikmetli bir perspektifle sunan bu eserin de çevrilmesiyle birlikte, Tarhan’ın Endonezya dilindeki külliyatı daha da zenginleşti. Program kapsamında gerçekleştirilen her oturumun ardından düzenlenen imza törenlerinde, okurların ellerinde Tarhan’ın yeni çevrilen bu kitabıyla uzun kuyruklar oluşturması dikkat çekti. Okurlardan Yoğun İlgi ve Uzun İmza Sırası… Paramadina Üniversitesi’nden İstiklal Kültür Merkezine, Yunus Emre Enstitüsü’nden resmi temaslara kadar her durakta Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bir bilim insanı olduğu kadar bir yazar olarak da yoğun sevgi seliyle karşılandı. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın Endonezya programı, başkent Cakarta’daki Yunus Emre Enstitüsü’nde düzenlenen “Yunus Emre ile Günümüz Problemlerine Manevi Reçeteler” başlıklı söyleşi ile tamamlandı. Mevlâna’dan Yunus’a: Medeniyetin İnşacıları Konuşmasına Mevlâna ve Yunus Emre arasındaki manevi bağa dikkat çekerek başlayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, her iki ismin de aynı dönemde yaşadığını ve Osmanlı’nın kuruluşunun fikri temellerini attığını belirtti. Tarhan, "Mevlâna ulema arasında hizmet ederken, Yunus Emre halkın içine girerek aynı bilgeliği avama ulaştırmıştır. Osmanlı’nın 600 yıl boyunca dünyaya barış getirmesinin sırrı, bu isimlerin 'İlay-i Kelimetullah' ve 'İlahi Rıza' eksenli felsefesinde saklıdır" dedi. Yapay zekanın Mevlana ve Yunus cevaplarına derin analiz… Tarhan, Yapay Zeka’ya “Hazreti Mevlana ve Yunus bu zamanda yaşasaydı hangi metodu kullanırdı? Yunus Emre'yi bugüne getirdiğimizde bu çağda yaşasaydı nasıl bir yöntem izlerdi?” sorduğu bu sorulara cevaplarını derinlemesine analiz ederek başladı. Günümüz dünyasının en büyük iki küresel düşmanının materyalizm ve ateizm olduğunu ifade eden Tarhan, bu akımların insanı "anlam kaybına" sürüklediğini söyledi. Bediüzzaman Said Nursi’nin bu konudaki tespitlerine değinen Tarhan, "İslam’ın hakikatlerini bu çağın fen ilimleriyle ispat etmek bir zorunluluktur. Bugünün Müslümanı bir elinde bilim ve teknolojiyi, diğer elinde Kur’an’ı tutarak yaşamalıdır" vurgusunu yaptı. Endonezya ziyareti ile gönül coğrafyaları arasında bilim ve irfan köprüsü Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın Endonezya programı, akademik diplomasiden manevi buluşmalara kadar her aşaması yoğun ilgi ve nitelikli buluşmalarla tamamlandı. Modern psikiyatrinin verilerini Mevlâna ve Yunus Emre’nin öğretileriyle sentezleyen Tarhan, sadece akademik bir paylaşım yapmadı; aynı zamanda Türkiye ve Endonezya arasında kalıcı bir gönül köprüsü inşa etti. Endonezyalı gençlerin ve akademik camianın yoğun ilgisiyle taçlanan bu program, 'Bilim ve Bilgelik' vizyonunun küresel ölçekteki karşılığını gösteren tarihi bir ziyaret olarak kayıtlara geçti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsung Solve for Tomorrow Programının Yeni Dönem Başvuruları Başladı Haber

Samsung Solve for Tomorrow Programının Yeni Dönem Başvuruları Başladı

2021 yılından bu yana Habitat Derneği iş birliğiyle başarıyla yürütülen program, öğrencilerin STEM beceri ve yetkinliklerini artırmayı, inovatif ve tasarım odaklı düşünme potansiyellerini güçlendirmeyi hedefliyor. Samsung Electronics’in dünya genelinde yürüttüğü Samsung Solve for Tomorrow programı, gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarında yaratıcı düşünmelerini desteklemeyi ve geliştirdikleri projelerle topluma fayda sağlayan çözümler üretmelerini amaçlıyor. Dünya genelinde 68 ülkede uygulanan ve bugüne kadar 2,9 milyondan fazla öğrencinin katıldığı program, 2021 yılından bu yana Habitat Derneği iş birliğiyle Türkiye’de de yürütülüyor. Program bugüne dek ülkenin dört bir yanından 7500’den fazla öğrenciye ulaştı. Programa 8–12. sınıf öğrencileri başvurabiliyor Samsung Solve for Tomorrow programı, Türkiye genelinde 8, 9, 10, 11 ve 12. sınıf öğrencilerinin başvurularını bekliyor. Katılımcılar, en az 2 en fazla 4 kişilik ekipler halinde başvurarak projelerini geliştirebiliyor. Program, gençleri sadece fikir üretmeye değil, bu fikirleri somut çözümlere dönüştürmeye teşvik eden bir öğrenme ve uygulama platformu sunuyor. Kapsamlı bir gelişim yolculuğu Samsung Solve for Tomorrow programı birçok aşamadan oluşan kapsamlı bir yapıda kurgulandı. Başvuran projeler arasından seçilen ve llk tura kalan 30 takıma, Samsung’un global eğitim müfredatında yer alan Tasarım Odaklı Düşünme Eğitimi veriliyor. Empati kurma, problemi tanımlama, fikir geliştirme, prototip oluşturma ve test etme gibi 5 adımlık bir süreçten oluşan bu atölyelerle, öğrencilerin yaratıcı ve pratik fikirler geliştirmesine destek olunuyor. Programın ikinci turunda seçilen 10 takıma ise Samsung ve Habitat Derneği tarafından mentörlük desteği veriliyor. Öğrenciler ayrıca İletişim ve Sunum Teknikleri Eğitimi gibi eğitimlerle de kendilerini ifade etme becerilerini artırma şansı buluyor. Finale kalan başarılı projeler, Türkiye sürecinin ardından bölgesel ve küresel yarışmalarda da projelerini tanıtma ve Türkiye’yi temsil etme fırsatı yakalıyor. Türkiye’den global başarı hikâyeleri çıkıyor Program kapsamında Türkiye’den seçilen projeler, uluslararası platformlarda da dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye’den iki ekip, geliştirdikleri yenilikçi çözümlerle Samsung Solve for Tomorrow Küresel Elçileri arasında yer aldı. Samsung Solve for Tomorrow programı kapsamında Türk öğrenciler bugüne kadar 900’den fazla STEM projesi geliştirdi. Başarılı projeler Samsung tarafından verilen uluslararası sertifika ve çeşitli ödüllerin de sahibi oluyor. Samsung Solve for Tomorrow programı hakkında detaylı bilgiye ve başvuru formuna https://www.samsung.com/tr/solve-for-tomorrow/ adresinden ulaşılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yazılım Testinin Geleceği İnsan Zihninin Gelişiminde Yatıyor Haber

Yazılım Testinin Geleceği İnsan Zihninin Gelişiminde Yatıyor

Teknoloji odaklı danışmanlık ve eğitim firması TesterYou’nun kurucusu Barış Sarıalioğlu, 31 yıldır çocuklara nitelikli eğitim desteği sağlayan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın (TEGV) İstanbul’da bulunan Zeyrek Öğrenim Birimi’ndeki çocuklarla bir araya geldi. 3 ve 4’üncü sınıf olmak üzere toplam 12 çocukla buluşan Sarıalioğlu, yazılım testi ve kalite güvencesi konularında çocuklara uygun düzeyde ve eğlenceli bir atölye düzenledi. “Genç ve Çevik Testçiler Atölyesi”nde çocuklar, testçinin kim olduğu ve test prensiplerinin neler olduğuna dair bilgiler edinirken, grup çalışması sayesinde etkileşim tabanlı atölyede eğlenerek öğrendi. Çocuklarla iletişim kurmanın kendisi için oldukça önemli olduğunu belirten TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Atölye çalışmamıza katılan çocukların ilgisi beni çok mutlu etti. Soru soran, hayal kuran, öğrenmeye açık çocuklarla aynı ortamda olmak insana umut veriyor.” dedi. “Test mühendisliği artık bir kariyer alanı” Yazılım testi sektörünün son yıllarda önemli bir ivme kazanmış olduğunu belirten Sarıalioğlu, “Dijitalleşme hızlandıkça, şirketlerin sunduğu yazılım çözümlerinin hatasız, güvenli ve kullanıcı dostu olması daha kritik hale geliyor. Bu durum, yazılım testine olan ihtiyacı belirgin şekilde artırıyor. Testin geleceğini sadece teknolojide değil, insan zihninin gelişiminde görüyorum. Türkiye’de birçok kurum artık yazılım testini sadece teknik bir kontrol değil, müşteri memnuniyeti, güvenlik ve iş sürekliliği açısından kritik bir kalite aracı olarak görüyor. Sektörün büyümesiyle birlikte test mühendisliği bir kariyer alanı haline gelirken; test otomasyonu, yapay zekâ destekli test araçları ve kullanıcı deneyimi odaklı test yaklaşımları gibi modern yöntemlere olan talep de hızla artıyor. Bu sebeple hem çocuklar hem de gençlerle bir araya gelerek onlara bu alandaki tecrübelerimi aktarmak benim için çok önemli.” açıklamasını yaptı. TEGV’de çocuklara yeni nesil öğrenme imkânı sunuluyor “Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla nitelikli eğitimi Türkiye’nin dört bir yanındaki çocuklarla buluşturan ve 30 yılı geride bırakan TEGV, bugüne kadar 108 bini aşkın gönüllüsü ve bağışçılarının desteğiyle 3.3 milyondan fazla çocuğa ulaştı. TEGV Zeyrek Öğrenim Birimi’nde çocuklar, eğlenirken öğreniyor ve temel yaşam becerilerini geliştiriyorlar. Çocuklara bilişim, okuma, matematik, fen, sanat ve İngilizce olmak üzere altı ana dalda etkinlikler hazırlayan TEGV’de bütün etkinlikler gönüllülerin desteğiyle hayata geçiriliyor. TEGV’in atölyelerinde ise çocuklara 3D baskı cihazından robot kitlerine, kodlama platformlarından elektronik devre kartlarına uzanan bir yelpazede yeni nesil öğrenme imkânı sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Genç Mucitler İzmir’de Buluştu Haber

Genç Mucitler İzmir’de Buluştu

Her yıl, 9-16 yaş arası çocuk ve gençlerin kendilerini “topluma duyarlı bilim insanı ve mühendis olarak görmelerini” amaçlayan ve dünya genelinde 100’ü aşkın ülkeden 300 binden fazla çocuğun katıldığı FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezon Ulusal Turnuvası bu yıl İzmir’in ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. UNEARTHED temasıyla düzenlenen turnuvada takımlar; geçmişin izini sürerek arkeolojik süreçleri, yer altı yapılarıyla gizli kalmış alanları ve eski uygarlıkların izlerini araştırıyor. Öğrenciler, karşılaştıkları sorunlara yenilikçi çözümler geliştirirken tasarlayıp kodladıkları robotlarla görevleri tamamlamaya çalışıyor. Gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarına ilgisini artırmayı hedefleyen organizasyonda öğrenciler robot tasarımı, yazılım geliştirme, problem çözme ve ekip çalışması gibi becerilerini ortaya koyuyor. 74 takım yarışıyor Fuar İzmir A Hol’de gerçekleştirilen Ulusal Turnuva’ya Türkiye’nin 21 farklı şehrinden toplam 74 takım, yaklaşık 750 öğrenci ve öğretmenleri katıldı. Turnuvanın açılış törenine, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Bilim Kahramanları Derneği ve İZFAŞ yöneticileri, akademisyenler, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Büyükşehir ve İZFAŞ'a teşekkür Turnuvanın açılışında konuşan Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, 22 yıldır düzenlenen Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvalarıyla bugüne kadar 47 bini aşkın çocuk ve gençle bir araya geldiklerini belirterek, “Bugünse hepimiz için bir kutlama günü. Bu sezon 501 takım ve 4 bin 500’ü aşkın çocuk ve gencin katıldığı bir programı mümkün kılmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Her yıl daha fazla çocuğa ulaşma hayaliyle çalışmaya ve üretmeye devam edeceğimizi bilmek bana büyük bir güç veriyor” diyerek yıllardır İzmir yerel ve ulusal turnuvalarına ev sahipliği yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve İZFAŞ’a teşekkür etti. “Turnuvaya ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz” İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu ise “10 yıldır bu turnuvaya ev sahipliği yapmaktan çok büyük mutluluk duyuyoruz. Fuar İzmir’de biz hep ticaret, sanayi fuarları yapıyoruz, ama hiçbiri bu kadar neşeli, hiçbiri bu kadar bilim dolu, hiçbiri bu kadar coşkulu değil. O yüzden önümüzdeki yıllarda da burada sizlerle hep birlikte olmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. İki gün boyunca hepinize bol şans, bol keyif dolu, bilim dolu, heyecan dolu, tadını çıkaracağınız zaman diliyorum. İyi ki geldiniz, ayağınıza sağlık” dedi. Turnuva programında dönüşüm Bilim Kahramanları Derneği Genel Sekreteri Aslı Yıkıcı Yurtsever ise önümüzdeki yıldan itibaren First Lego League Challenge turnuvalarında yeni bir modele geçileceğini belirtti. Değişen ve gelişen dünyaya uyum sağlamak amacıyla programda dönüşüm sürecinin başlayacağını ifade eden Yurtsever, yapay zekanın da dahil olacağı yeni uygulamalarla programın daha katılımcı bir yapıya kavuşmasının hedeflendiğini vurguladı. Turnuva kapsamında iki gün boyunca robot yarışmaları, proje sunumları ve çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Turnuva sonunda dereceye giren 6 takım, ülkemizi uluslararası turnuvada temsil edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmirli Öğrencilere Yapay Zekâ Destekli Matematik Haber

İzmirli Öğrencilere Yapay Zekâ Destekli Matematik

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eğitimde fırsat eşitliğine katkı sunan Yapay Zekâ Destekli Bireysel Matematik Öğretimi Projesi, İzmirli öğrencilerden büyük ilgi görüyor. Günümüz eğitim anlayışında dijital dönüşümün önemli bir parçası olan yapay zekâ teknolojilerinin matematik öğretimine etkin biçimde entegre edildiği program genişletildi. Daha önce kent genelinde başvuru yapan 8. ve 12. sınıf öğrencilerinin yararlandığı proje, Sınav Destek Merkezi’nde eğitim alan öğrencilere de sunuldu. Program kapsamında öğretmenlere sağlanan ölçme ve değerlendirme verileri sayesinde öğrencilerin bireysel gelişimleri daha yakından izlenirken, eğitim sürecinin daha verimli biçimde planlanması da mümkün hâle geldi. Şu anda 500 öğrencinin kullandığı programdan 2024 ve 2025 yıllarında 1.100 öğrenci yararlandı. Cep telefonlarında da kullanılabiliyor İzmir Büyükşehir Belediyesi Sınav Destek Merkezi Sorumlusu Mehmet Parlak, Eğitim Destekleri Şube Müdürlüğü olarak Liselere Geçiş Sistemi (LGS) ve Temel Yeterlilik Testi (TYT) sınavlarına hazırlanan Sınav Destek Merkezleri öğrencileri için Türkçe, Matematik ve İngilizce derslerinin yanı sıra Yapay Zekâ Destekli Bireysel Matematik Öğretimi Programı’nı başlattıklarını belirtti. Programın masaüstü ve dizüstü bilgisayarların yanı sıra tablet ve cep telefonlarında da kullanılabildiğini ifade eden Parlak, “Öğrencilerimiz kullanıcı adı ve şifreleriyle programa giriş yapıyor, yapay zekâ desteğiyle seviyelerini ölçebiliyor. Program, öğrencilerin seviyelerine uygun videolu anlatımlar ve soru çözümlemeleri sunuyor” dedi. Öğrenciler memnun Uygulamayı kullanan öğrencilerden Meryem Güvenç, merkezdeki derslerin ardından evde yapay zekâ destekli eğitim programından yararlandıklarını belirterek, “Uygulama seviyemizi ölçüyor, eksiklerimize göre konu anlatımı ve sorular sunuyor. Yapamadığımız soru türlerini tespit ederek o konulara yoğunlaşmamızı sağlıyor. Bu sayede netlerimizi artırıyoruz” dedi. Haktan Yaral ise, “Bu uygulama bana çok şey kattı. Matematikte sıfır netten 20 net bandına çıktım. Eksiklerimi görmemi sağlıyor, konu anlatımları ve sorularla konuları pekiştiriyorum” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tether, Dünyanın En Büyük Açık Stem Yapay Zekâ Veri Setini ve Al Uygulamasını Tanıttı Haber

Tether, Dünyanın En Büyük Açık Stem Yapay Zekâ Veri Setini ve Al Uygulamasını Tanıttı

Dijital varlık ekosisteminin öncü şirketlerinden Tether’in yapay zekâ araştırma birimi QVAC, “QVAC Genesis” girişimi kapsamında, STEM (bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik) odaklı yapay zekâ modellerinin eğitimine yönelik bugüne kadar oluşturulmuş en kapsamlı sentetik veri setini açıkladı. İlk sürüm olan QVAC Genesis I, 41 milyar metin token’ından oluşuyor ve STEM odaklı dil modellerinin doğruluk ve muhakeme gücünü artırmayı hedefliyor.
Matematik, fizik, biyoloji ve tıp gibi alanlarda üstün performans sergileyen bu veri seti, eğitim amaçlı hazırlanmış ilk halka açık sentetik veri kaynağı olarak dikkat çekiyor. Tether, bilimsel araştırmanın gücünü yeniden insanlara kazandırmayı hedefliyor Yapay zekânın birkaç büyük şirketin elinde merkezileştiği bir dönemde, QVAC Genesis I, yüksek kaliteli veriyi açık biçimde paylaşarak bilimsel araştırmanın gücünü yeniden insanlara kazandırmayı hedefliyor. Tether Data, bununla birlikte ilk tüketici uygulaması olan QVAC Workbench’i de piyasaya sundu. Yerel cihazlarda çalışan bu kapsamlı yapay zekâ çalışma alanı, Llama, Medgemma, Qwen, SmolVLM, Whisper ve diğer birçok LLM modelini destekliyor. Android, iOS (yakında), Windows, macOS ve Linux platformlarında kullanılabilen QVAC Workbench, yerel cihaz desteği açısından en kapsamlı çözümlerden biri olarak öne çıkıyor. QVAC Workbench sayesinde kullanıcıların yapay zekâ ile gerçekleştirdiği tüm konuşmalar ve etkileşimler tamamen cihaz üzerinde kalıyor; veriler kullanıcının mülkiyetinde olup yüzde 100 gizli tutuluyor. Bununla birlikte, “Delegated Inference” adı verilen özel bir özellikle, kullanıcıların mobil Workbench uygulamasını masaüstü versiyonu ile eşleştirerek, ev veya ofis bilgisayarlarının tüm işlem gücünden yararlanması da mümkün hale geliyor. “Biz zekânın, tıpkı bilginin kendisi gibi, özgür, erişilebilir ve herkesin sahip olabileceği bir şey olduğuna inanıyoruz” Tether’in geliştirmek istediği yapay zekâ modelleri hakkında açıklamalarda bulunan Tether CEO’su Paolo Ardoino, “Zekâ merkezileştirilmemeli. QVAC Workbench ve Genesis I ile sonsuz zekânın kapısını aralıyoruz. Kendi cihazınızda yaşayan, öğrenen ve gelişen bir yapay zekâdan bahsediyoruz. Biz zekânın, tıpkı bilginin kendisi gibi, özgür, erişilebilir ve herkesin sahip olabileceği bir şey olduğuna inanıyoruz. İster bir telefon ister bir robot ister giyilebilir bir cihaz olsun; zekâ bireye ait olmalı, kuruma değil. QVAC Genesis I, bilginin nasıl üretildiği, paylaşıldığı ve kullanıldığı üzerinde kontrolün yeniden insanlara geçtiği bir geleceği temsil ediyor. Bu girişim, zekâyı ait olduğu yere, bireyin ellerine geri getiriyor. Tether, QVAC Genesis veri setini kamuya açarak araştırmacıları, mevcut kapalı sistemlerle rekabet edebilecek hatta onları aşabilecek modeller geliştirmeye davet ediyor. Veri seti, yüksek kaliteli bilimsel ve eğitim materyallerini yapılandırılmış öğrenme verisine dönüştüren çok aşamalı bir üretim ve doğrulama süreciyle oluşturuldu. Bu sayede modellerin yalnızca dili taklit etmesi değil, mantık yürütmesi, sorun çözmesi ve neden-sonuç ilişkilerini anlaması sağlanıyor. Bugünkü yapay zekâ modelleri akıllıymış gibi görünse de çoğu gerçekten düşünemiyor. Biz bu veri setini, modellerin neden-sonuç ilişkilerini kavraması, bağlantılar kurması, çıkarımlar yapması ve karmaşıklık içinde mantık yürütmesi için tasarladık. Şimdi ise bunu herkesin erişimine açıyoruz.” ifadelerini kullandı. İlk iki QVAC projesinin duyurusu, yapay zekânın dünyadaki varoluş biçimini yeniden şekillendirmeyi hedefleyen daha geniş bir misyonun parçası. Bu misyon, araçların doğrudan her cihazda öğrenip geliştiği yeni bir “yerel zekâ paradigması” tanıtıyor.QVAC Genesis I veri setine ilişkin teknik ayrıntılar, “QVAC Genesis I: the Largest and Highest-Quality Multi-domain Educational Synthetic Dataset for Pre-training” başlıklı araştırma blogunda yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

LGS'de Matematik ve Türkçe Eleyici Oldu. Sınav Nasıl Geçti? Haber

LGS'de Matematik ve Türkçe Eleyici Oldu. Sınav Nasıl Geçti?

Hem akademik hem de sosyal ve duygusal yönlerden eğitmenleri ile sıkı bir hazırlık dönemi yaşayarak LGS'ye hazırlanan öğrencilerin yıl boyunca büyük bir gayret sergilediğini belirten GEN Koleji Ortaokul Bölüm Başkanları 2025 LGS soruları hakkında yaptığı genel değerlendirmede; "2025 LGS, öğrencilerin yalnızca bilgiyi değil, analiz, yorumlama ve disiplinler arası ilişki kurma becerilerini ölçen; müfredatla uyumlu, dengeli ve seçici sorulardan oluşan bir sınav olarak öne çıkmıştır" açıklamasında bulundu. GEN Koleji Bölüm Başkanlarının 2025 LGS'ye ilişkin analizi şöyle; GEN KOLEJİ MATEMATİK BÖLÜM BAŞKANI SELİN SEVER: "Son yıllara göre daha ayırt edici ve seçici sorular vardı" Sorular, MEB'in kazanımlarına uygun olarak hazırlanmış olup, öğrencilerin yalnızca temel bilgileri bilmesini değil; aynı zamanda bu bilgileri yorumlayabilme, analiz edebilme ve farklı durumlardaki ilişkileri kurabilme becerilerini de ölçmeyi hedeflemiştir. Yıl boyunca işlenen konuların dengeli bir dağılımla yer aldığı görülmektedir. Genel olarak, sorular orta düzey zorluktadır. Sorular incelendiğinde çok adımlı düşünme becerisi gerektirmiştir. Ancak bazı sorular, görsel dikkat, işlem sırasını koruyarak çözüm yapma ve yorumlama becerileri açısından seçicilik taşıyordu. Bu sorular, düzenli tekrar yapan, konular arasında ilişki kurabilen ve problem çözme stratejilerine hâkim öğrencilerin avantaj sağlayabileceği niteliktedir. Son iki yıla göre daha ayırt edici ve daha seçici soruların bulunduğu, bilgiyi ezberleyen değil; bilgiyi anlamlandıran ve uygulayabilen öğrencilerin başarılı olabileceği bir sınav oldu. Öğrencilerden beklenen, yalnızca formülü bilmek değil, bu formülleri nerede ve nasıl kullanacağını öngörebilmeleridir. GEN KOLEJİ TÜRKÇE BÖLÜM BAŞKANI METİN KİRAZLI: "Yeni nesil sorularla beceri ölçüldü" 2025 LGS Türkçe soruları, Millî Eğitim Bakanlığı'nın sınav sisteminde yaptığı dönüşümün artık oturduğunu gösteriyor. Bu yılın sınavı, sadece okuduğunu anlama düzeyinde değil; aynı zamanda düşünme, çıkarım yapma, ilişki kurma ve grafik okuma gibi becerileri ön plana çıkaran yeni nesil sorularla dikkat çekti. Özellikle sözel mantık, grafik yorumlama soruları; öğrencilerin bilgi düzeyinden çok anlama, analiz etme ve çözüm üretme kabiliyetini ölçtü. Sorular, klasik kalıplardan uzaklaşıp çok yönlü düşünmeyi zorunlu kılan bir yapıya büründü. Bu yıl dikkat çeken bir başka unsur ise dil bilgisi sorularında çeşitliliğin ve bağlam temelli ölçmenin artmış olmasıydı. LGS tarihinde ilk kez fiilde çatı sorusunun yer alması, bu alandaki kazanımların da artık daha işlevsel bir biçimde sınandığını gösteriyor. Anlatım bozukluğu, yazım ve noktalama soruları ise orta düzeyde zorlukla sınavda yer aldı. Sınavın genel zorluk seviyesi orta düzeydeydi. Ayırt edici sorular, özellikle dil bilgisi ve beceri temelli sorular arasından seçilmişti. Bu sorular, öğrencilerin sadece bilgilerini değil; bilgiyi yorumlama, metni çok yönlü analiz etme ve mantıksal çıkarımlar yapma becerilerini ölçtü. Genel dağılıma bakıldığında, beceri temelli soruların oranı belirgin şekilde artmış, klasik bilgiye dayalı soruların oranı ise sistematik biçimde azalmıştır. Bu durum, sınavın artık öğrencinin ezberinden çok okuma stratejilerine, düşünsel esnekliğine ve yorum gücüne odaklandığını ortaya koyuyor. 2025 LGS Türkçe sınavı, yalnızca bilgiyi değil, bilgiyi anlamlandırma ve kullanma becerisini ölçen yapısıyla, yeni nesil bir sınav mimarisinin başarılı bir örneği olmuştur. GEN KOLEJİ FEN BİLİMLERİ BÖLÜM BAŞKANI DUYGU REÇBER: "Uygulamalı sorularla bilgiyi yorumlama becerisini ölçen bir sıvandı" 2025 LGS geçen senelerde uygulanan LGS'ler ile benzer sorular içeren kazanım sorularının ağırlıkta olduğu bir sınav olarak karşımıza çıkmaktadır. Konu dağılımları müfredata uygun dengeli şekilde oluşturulmuştur. Madde ve Endüstri ünitesi ısı konusunda ve Basit Makineler ünitesi Eğik düzlem konusunda sorulan sorular sınavda belirleyici olacak niteliktedir. Sınavı genel olarak yorumladığımızda orta seviye düzeyinde bir sınav olarak değerlendirebiliriz. Kazanımlara hakim olan, düzenli tekrar yapan ve yorumlama kabiliyeti yüksek olan öğrencilerin kolaylıkla yapabilecekleri bir sınavdır. GEN EĞİTİM KURUMLARI SOSYAL BİLGİLER BÖLÜM BAŞKANI MERVE KARIKSIZ: "Ezberden çok yorumlama becerisini geliştiren öğrenciler zorlanmadı" Sınavın temel amacının bilgi değil, bilgiyi kullanarak yorum yapabilme becerisini ölçmek olduğu net biçimde görülmektedir. Klasik "ezber" mantığıyla hazırlanan öğrencileri değil; okuyan, düşünen ve kavramları sorgulayan öğrencileri öne çıkarmıştır. Bazı sorularda şıklar birbirine yakın kavramlar içerdiğinden, öğrencinin anahtar kelimeleri ayırt etme ve dikkatli okuma becerisi oldukça önemli hale gelmiştir. Metin ağırlıklı ve bağlamlı sorular ile öğrenciden verilen kısa bilgi ya da örnek uygulama üzerinden değerlendirme yapması beklenmiştir. İnce ve seçici sorularla öğrencinin dikkatli bir şekilde kavramları analiz etmesini gerektirmiştir. Görsel ve metin destekli sorular ile öğrencinin okuduğunu anlama, analiz etme ve çıkarım yapma becerisi test edilmiştir. Sorular analiz ve yorumlama gücüne dayalı olduğu için daha seçicidir. Ortalama düzeyde çalışan, ezbere dayalı öğrenen öğrenciler için daha zorlayıcıdır. Ancak iyi okuma alışkanlığı olan, kavramları uygulamalarla ilişkilendirebilen öğrenciler için yapılabilir düzeydedir. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde başarılı olabilmek için; ezberden çok yorumlama ve metni analiz etme becerilerini geliştirmek, olayların sebep-sonuç ilişkisini kavramak, sıklıkla sorulan ana temalar üzerinde durmak ve bol bol paragraf çözüm pratiği yapmak büyük önem taşımaktadır. GEN KOLEJİ YABANCI DİLLER BÖLÜM BAŞKANI MELTEM METO: "1 ayırt edici soru vardı. Zor bir sınav olmadı" 2024-2025 Eğitim Öğretim yılı LGS İngilizce sorularını değerlendirdiğimizde; Sorular, Milli Eğitim'in müfredat ve kazanımlarına uygundur. Öğrencilerin sorumlu olduğu 1.ve 2. Döneme ait ünitelerden sorulmuştur. Müfredata göre ağırlıklı olarak "Friendship" ünitesinden 2 adet soru yer almıştır. Diğer ünitelerden 1'er soru gelmiştir. 10. Ünite olan 'Natural Forces' ünitesinden hiç soru gelmemiştir. Sorular sadece dilbilgisi ölçen sorular değildir ezbere yönelik sorular da sorulmamıştır. Soruların geneli kelime bilgisiyle birlikte okuduğunu anlama ve doğru çıkarım yapma becerisini ölçen sorulardır. Bu seneki LGS sınavında İngilizce bölümünde 7 adet olumsuz köklü soru sorulmuştur. Bu sayı geçen senelere oranla yüksektir. Tablo sorularına bu sene LGS sınavda yer verilmemiştir. Ancak 1 adet harita görsel sorusu sorulmuştur. Haritayı doğru yorumlayan ve soruyu doğru anlayan öğrencilerin yapabileceği sorudur. Sınavda eleyici 1 adet soru bulunmaktadır. Soru kökünü dikkatli ve doğru okuyan ve ne demek istediğini doğru anlayan öğrencilerin kaçırmayacakları soru olacaktır. Sınavda müfredat dışına çıkılmamış, zor bir sınav olmamıştır. Soruları dikkatli okuyan, hedef kelimelere çalışan, yönerge ve seçenekleri doğru okuyan öğrencilerin çok rahat yapabilecekleri sorulardır. LGS 2025'ün ezberci yaklaşım ile çözülemeyecek, dikkatli okuma, okuduğunu anlama ve bağ kurma becerileri gerektiren bir sınav olduğu yönündedir. GEN KOLEJİ DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ BÖLÜM BAŞKANI HAVVA KÜÇÜKGÜZEL: "Önceki yıllara göre kolaydı" 2025 LGS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi soruları MEB müfredatına uygun olarak hazırlanmıştır. Önceki yıllara göre daha kolay seviyede sorulardan oluşmuştur. Daha çok yoruma dayalı sorulardır. Üç tane bilgiye dayalı soruya yer verilmiştir. Kader ve Kaza ünitesinden dört soru, zekat ve sadaka ünitesinden iki soru, Hz Muhammed in hayatından üç soru, Kuran'ın ana konulardan bir soru gelmiştir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.