Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mavi Vatan

Kapsül Haber Ajansı - Mavi Vatan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mavi Vatan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mavi Vatan’da Türkiye'nin Deniz Hâkimiyetini Güçlendirecek Sistem Hizmete Açıldı Haber

Mavi Vatan’da Türkiye'nin Deniz Hâkimiyetini Güçlendirecek Sistem Hizmete Açıldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti deniz sınırlarında güvenliği sağlamak amacıyla başlatılan Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri sisteminin açılış törenini gerçekleştirdi. Bakan Uraloğlu, “Mavi Vatan’ımızın savunulması ve denizlerimize hâkimiyetimizin pekiştirilmesi yolunda atılmış kritik bir adımı hep birlikte hizmete almanın gururunu yaşıyoruz. Denizcilik sektörümüz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ‘denizci millet, denizci ülke’ vizyonuyla son 24 yılda çok büyük bir atılım gerçekleştirmiştir.” ifadelerini kullandı. “Türkiye 144 Bin Gemi İnsanı ile Dünyanın Önde Gelen Denizci Ülkelerinden Biridir” Uraloğlu, Bakanlık olarak hayata geçirdikleri proje ve çalışmaların Türkiye’nin, uluslararası denizcilik arenasındaki yerini ön sıralara taşıyarak gurur verici başarılara yelken açtığını ve Türkiye’yi denizcilik alanında karar verici ülkeler arasında saygın bir konuma yükselttiğini kaydetti. Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bugün Türkiye; 218 liman tesisi, 65 yat limanı, 85 faal tersanesi, 400 balıkçı barınağı, 181 tekne imal ve çekek yeri, 23 gemi geri dönüşüm tesisi, 144 bin gemi insanı ve 1 milyonu aşan amatör denizcisi ile dünyanın önde gelen denizci ülkelerinden biridir. Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin ve Aliağa olmak üzere 5 limanımız dünyanın en yoğun 100 limanı arasında yer almaktadır. Gemi inşa sanayimiz de küresel ölçekte güçlü bir konumdadır. 85 faal tersaneyle gemi siparişinde dünyada 7’inci, tonajda 10’uncu sıradayız. Mega yat imalatında dünya ikincisiyiz. Gemi geri dönüşüm alanında ise dünyada 3’üncü, Avrupa’da lideriz.” “Bizler İçin Denizlerimiz ‘Mavi Vatan’ımızdır” Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak denizlerde seyir, can, mal ve çevre emniyetine de büyük önem verdiklerini ifade eden Bakan Uraloğlu, “Bizler için denizlerimiz ‘Mavi Vatan’ımızdır. Atalarımız denizlere hâkim olarak bir cihan imparatorluğu kurdular; bizler de aynı bilinçle Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Mavi Vatan’ımıza sahip çıkıyoruz. Kabotaj Kanunu’nun 100. yılını da kutladığımız bu özel senede; her zaman belirttiğimiz üzere bir karış toprağımız ne ifade ediyorsa denizlerimizin bir damla suyunun da bizler için aynı anlam ve önemi taşıdığını bir kez daha vurgulamak istiyorum.” dedi. “Ege’den Kuzeyde Azak Denizi’ne, Güneyde İse Süveyş Kanalına Kadar Geniş Bir Alanda Hizmet Veriyoruz” Uraloğlu, denizleri COSPAS-SARSAT uydu yardımlı arama kurtarma sistemi ve gelişmiş haberleşme sistemleri ile dinlediklerini, Otomatik Tanımlama Sistemleri ile izlediklerini ve Gemi Trafik Hizmetleri Merkezleri ile yönettiklerini kaydetti. Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “2003 yılında Karadeniz ülkelerinin dünyaya çıkış kapısı olan boğazlarımızdaki gemi trafiğini yönetmek amacıyla dünyadaki ilk örneklerinden olan Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Merkezini kurduk. 2020 yılında HAVELSAN’ımıza modernize ettirdik. Artık boğazlarımızdan geçen 80 bin gemiyi anbean izliyor, yönlendiriyor ve geçmişteki büyük kazaların, çevre felaketlerinin önüne geçiyoruz. Ülkemizin İzmit, İzmir ve İskenderun gibi en yoğun trafiğe sahip körfezlerinde de aynı sistemi devreye alarak Gemi Trafik Hizmetleri Merkezleri kurduk. Ankara’da da bu Gemi Trafik Hizmetleri Merkezlerinden elde edilen verilerle tüm kapsama alanlarını gösterir Gemi Trafik Yönetim Merkezi’ni hayata geçirdik. Ulusal Otomatik Tanımlama Sistemimizi de 2007’de kurduk, 2023’te güncelledik ve 2025’te tarihsel iz ve mobil uygulama özellikleriyle güçlendirdik. 2’si KKTC’de olmak üzere 27 baz istasyonuyla Ege’den kuzeyde Azak Denizi’ne, güneyde ise Süveyş Kanalına kadar geniş bir alanda hizmet veriyoruz.” Uraloğlu ayrıca, Uzak Mesafeden Gemilerin Tanımlanması ve İzlenmesi yani LRIT sistemi ile de Türk bayraklı gemileri dünyanın her yerinde, tüm gemileri ise kıyılardan 1000 deniz mili mesafeye kadar izlediklerini ifade etti. “Proje ile Mavi Vatanımızda Çıkarlarımızı Koruyacağız” Uraloğlu, Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri sistemi projesi kapsamında Denizcilik Genel Müdürlüğü ve HAVELSAN tarafından 2024 yılında başlayan çalışmaları yoğun bir mesainin ardından kısa sürede tamamlamış olmanın gururunu yaşadıklarını dile getirdi. Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Proje ile Mavi Vatanımızda çıkarlarımızı koruyacak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çevresi ile ülkemiz arasındaki deniz alanında gemi trafiğini kesintisiz izleyebileceğiz. Proje kapsamında; Gazimağusa’da Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi’ni kurduk. Dipkarpaz, Sadrazamköy ve Çayırova’daki insansız Trafik Gözetleme İstasyonlarımızı tamamladık. Selvitepe’de bulunan Otomatik Tanımlama Sistemi verileri ile Kantara’daki OTS ve radar verilerinin entegrasyonunu sağladık.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DESAN Malezya İçin İnşa Ettiği İkinci Geminin Kızağa Koyma Törenini Gerçekleştirdi Haber

DESAN Malezya İçin İnşa Ettiği İkinci Geminin Kızağa Koyma Törenini Gerçekleştirdi

İnşası DESAN bünyesinde faaliyet gösteren ATLAS Tersanesi’nde yürütülen geminin “Kızağa Koyma” törenine, DESAN Tersanesi üst yönetimi yanında Malezya İstanbul Konsolosu Ahmad Amiri Abu Bakar, Malezya İçişleri Bakanlığı temsilcisi Shah Rizan bin Mohamad Sirat ve Sahil Güvenlik Komutanlığı temsilcisi Tuğamiral Zulinda binti Ramly katıldı. DESAN Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk İsmail Kaptanoğlu, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Şubat ayında sac kesimini gerçekleştirdiğimiz ikinci gemimizin bugün kızağa koyma törenini başarıyla tamamlamaktan gurur duyuyoruz. DESAN olarak üstlendiğimiz tüm ulusal ve uluslararası projelerde en önemli önceliğimiz; taahhüt ettiğimiz işleri zamanında ve belirlenen bütçe sınırları içerisinde, en yüksek kalitede teslim etmektir. Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı için inşa ettiğimiz bu ikinci gemide de aynı disiplin ve kararlılıkla ilerliyoruz. Memnuniyetle ifade etmek isterim ki her iki gemimizin inşası da planlanan takvimin önünde ilerlemekte olup, bu başarı DESAN ekibinin, iş ortaklarımızın ve proje paydaşlarımızın özverili çalışmalarının bir sonucudur. Bu proje, Türkiye ile Malezya arasında savunma sanayii, teknoloji transferi, insan kaynağı gelişimi ve sürdürülebilir endüstriyel iş birliğini kapsayan uzun vadeli stratejik ortaklığın önemli bir aşaması ve somut bir göstergesidir. Ayrıca Malezya’da devam eden tersane yatırımımız ve bu kapsamda geliştirilecek yetenekler, güçlü bir iş birliği modelinin temelini oluşturmaktadır. Türkiye'nin mühendislik birikimini ve savunma sanayiindeki yetkinliklerini Malezya'nın hizmetine sunarken, önümüzdeki dönemde iki ülke arasındaki stratejik iş birliğini yeni projeler ve yeni başarı hikâyeleriyle daha ileri seviyelere taşımaya kararlıyız.” Mavi Vatan Teknolojisi Malezya Denizlerinde 99 metrelik uzunluğu, 11 ton kapasiteli helikopter platformu, revir / sağlık hizmetleri, 45 kişilik nezaret odası, 70 personel ve 30 yolcu kapasitesi ile Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı envanterindeki en büyük platform olacak Gemi, açık denizlerde deniz güvenliği, sınır aşan suçlarla mücadele, kaçakçılık ve yasadışı balıkçılıkla mücadele gibi alanlarda kritik bir rol oynayacak. DESAN tarafından Türkiye’de inşa edilen gemideki dört adet hızlı müdahale botu ve iki adet dikey iniş-kalkış yapabilen İnsansız Hava Aracı yanında proje kapsamında bir adet de insansız/otonom su üstü aracı (Unmanned Surface Vehicle – USV) yer alacak. Ayrıca, ilk gemideki işbirliği doğrultusunda, Türk savunma sanayiinin öncü firmaları ASELSAN ve HAVELSAN’ın katkılarıyla; silah sistemleri, elektronik ve muhabere sistemleri gibi ileri teknoloji bileşenleri projeye entegre edilecek. DESAN gemiyi 24 ay içerisinde tamamlayarak 2027 yılı sonuna kadar Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı'na teslim edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEKNOFEST Yeniden Mavi Vatan’da! Haber

TEKNOFEST Yeniden Mavi Vatan’da!

Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunu karadan sonra denizlere de taşıyan dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, bu yıl “Mavi Vatan” temasıyla teknoloji ve savunma sanayii meraklılarını denizcilik ekseninde yeniden buluşturuyor. Geçtiğimiz yıl İstanbul’da ilk kez düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan; yerli ve milli deniz araçları, su altı teknolojilerine uzanan zengin içeriği, yarışmaları ve yoğun katılımıyla büyük bir heyecan oluşturmuş, denizlerde yükselen millî teknoloji hamlesinin güçlü bir yansıması olarak hafızalarda yer etmişti. Bu yıl ise 20-23 Ağustos tarihleri arasında; T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T.C. Milli Savunma Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ana yürütücülüğünde, Gölcük Tersanesi Komutanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilecek TEKNOFEST Mavi Vatan; Türkiye’nin denizcilikteki gücünü ve ileri teknoloji kabiliyetini genç nesillerle buluşturarak, yerli ve milli teknolojiler etrafında güçlü bir gelecek vizyonu inşa etmeyi amaçlıyor. Denizcilik Ruhu, Yenilikçi Teknolojilerle TEKNOFEST Mavi Vatan’da Buluşuyor! Denizlerin derinliklerinden geleceğin ufkuna uzanan bu özel etkinlikte; İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması, Su Altı Roket Yarışması ve İnsansız Deniz Aracı Yarışmasıyla genç zihinler hayallerini teknolojiye dönüştürecek. Genç mühendis adayları ve girişimciler, geliştirdikleri projelerle aynı zamanda Türkiye’nin denizlerdeki yarınlarına yön verecek. Etkinlik boyunca TEKNOFEST paydaş kurumları da stant alanlarında yer alarak hem faaliyetlerini tanıtacak hem de ziyaretçilerle etkileşimde bulunacak. TEKNOFEST Mavi Vatan’a özel olarak düzenlenecek etkinlikler arasında; donanmanın önemli gemilerinin gezilebileceği sergiler, sanal gerçeklik gözlükleriyle deneyimlenebilecek sanal gerçeklik oyun alanları, denizcilik kültürünü yaşatmayı amaçlayan yarışmalar, ziyaretçiler için hatıra fotoğrafı çektirebileceği özel alanlar, SAT ve SAS Komutanlığı personeli tarafından gerçekleştirilecek gösteriler, denizcilik tarihini yansıtan deneyim alanları, çeşitli konferans ve sergilerin olacağı birçok etkinlik yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASELSAN’dan SAHA 2026 Çıkarması Haber

ASELSAN’dan SAHA 2026 Çıkarması

ASELSAN, 5-9 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezinde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarında, güncel harp sahasını, geleceğin milli teknolojilerini küresel savunma ekosistemi ile bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, SAHA EXPO 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı Kapanış Programında açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay alanında küresel düzeyde yıldızı parlayan ülkeler arasına adını gururla yazdırdığını belirten Cumhurbaşkanımız “Bu başarı tablosunun gerisinde şüphesiz on yılların emeği, gecesini gündüzüne katarak adanmış bir ruhla çalışan 100 bini aşkın vatan evladının gayreti, milletimizin desteği ve devletimizin iradesi vardır, inşallah daha iyi yerlerde olacak. Daha büyük başarı hikâyelerini birlikte yazacak, savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmadan, duraksamadan çalışacağız” dedi. SAHA’nın en büyük stant alanına ve en geniş ürün yelpazesine sahip firması olan ASELSAN; fuarda başta ÇELİKKUBBE bileşenleri olmak üzere denizlerin altından uzayın derinliklerine uzanan her alanda geliştirdiği milli çözümleri uluslararası delegasyonların beğenisine sundu. ASELSAN standını başta Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz, Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler, Sanayii ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Alparslan Bayraktar, Ticaret Bakanımız Ömer Bolat, Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek, Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanlarımız, MİT Başkanımız İbrahim Kalın, Savunma Sanayii Başkanımız Prof. Dr. Haluk Görgün, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar ile Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar olmak üzere çok sayıda yerli ve yabancı delegasyon ziyaret etti. Havada, karada, denizde mutlak hakimiyet ASELSAN, fuar boyunca Mavi Vatan’ın Yeni Vurucu Güçleri, ÇELİKKUBBE'ye Yeni Yetenekler ve Hava Taarruzunda Oyun Değiştirecek Sistemler Lansmanı yaptı. Bu kapsamda Türkiye’nin ilk Kamikaze OSA’sı KILIÇ ile TUFAN Kamikaze İDA, ILGAR 3-LT Muhabere Elektronik Harp Sistemi, KORAL AD Hava Savunma Elektronik Harp Sistemi, MİĞFER Öz Savunma FPV Önleme Sistemi, GÖKALP Otonom Kinetik Dron İmha Sistemi, GÖKBERK 10 Lazer Silah Sistemi, EJDERHA 210 Yüksek Güçlü Mikrodalga Silah Sistemi, FULMAR 500A ile TOLUN’un üç farklı varyasyonu SAHA’da yer aldı. ASELSAN, Türkiye’nin savunma ve ileri teknoloji alanındaki en önemli buluşmalarından biri olan SAHA 2026’da ÇELİKKUBBE’nin bileşenlerinden ALP Alçak İrtifa Radarını, GÜRZ Hibrit Hava Savunma Sistemini, KORKUT Hava Savunma Sistemini, EJDERHA Anti İHA Sistemini, GÖKBERK Mobil Lazer Silah Sistemini ve PUHU’yu sergiledi. Küresel savunma aktörleriyle yeni iş birlikleri ASELSAN, SAHA’da oyun değiştirici teknolojilerin gücüyle savunma sanayiinin küresel aktörleriyle yeni iş birliklerine kapı araladı. ASELSAN ile Endonezyalı PT REPUBLIK arasında İnsansız Deniz Araçları Faydalı Yükleri ve Görev Kritik Haberleşme Sistemleri Sözleşmeleri imzalandı. ASELSAN ile Umman savunma sanayi şirketi Sinan Advanced Industries arasında da ortak girişim kurulmasına yönelik sözleşme imza töreni gerçekleşti. SAHA 2026'da Savunma Sanayii Başkanlığı ile ülkemizin gücüne güç katacak yeni sözleşmelere de imza atıldı. Bu kapsamda Hava Savunma Sistemleri İlave Seri Üretim, İnsansız Savaş Uçağı Alt Sistemler Tedarik, Elektro Optik Sistemleri İlave Tedarik, Erken İhbar Radarları, Yakın Yörünge Uyduları ve Askeri 5G, Kriptolu Emniyet Telsiz Muhabere Sistemi Yaygınlaştırma ve Yapay Zeka Destekli Jandarma KGYS Sözleşmeleri imzalandı. ASELSAN Nanotech Eskişehir kuruluyor SAHA 2026'da imzalanan sözleşme ile; ASELSAN Nanotech, Eskişehir'de faaliyetlerine başlayacak. Böylece ÇELİKKUBBE kapsamındaki füze sistemlerinde kullanılan seramik radomların yerli ve milli imkânlarla, daha yüksek kapasite ve kalite standartlarında üretilmesi sağlanacak. ASELSAN, tedarik ekosistemiyle birlikte modern harp sahasının ve geleceğin teknolojilerini bugünden şekillendiriyor. ASELSAN, SAHA’da millileştirme yolculuğunda başarıyla ilerleyen tedarik ekosistemindeki firmalara 1000 Ürünle Millileştirme Yolculuğu Töreninde ödüllerini takdim etti. Fuar kapsamında ASELSAN standında TRT 1’in sevilen dizisi Teşkilat oyuncuları ile imza günü düzenlendi. SAHA’nın halk gününde fuara akın eden vatandaşlar, imza gününe yoğun ilgi gösterdi. Vatandaşlar, dizinin oyuncularıyla sohbet ederek, hatıra fotoğrafı çektirdi. Dünyaya yön veren küresel teknoloji markası ASELSAN CEO’su Ahmet Akyol, SAHA 2026’nın şirketin küresel marka yolculuğunun en önemli yapıtaşı olduğuna dikkat çekti. SAHA’da ASELSAN’ın ihracat odaklı büyüme stratejisi kapsamında önemli ortaklıklara imza atıldığını belirten Akyol, sözlerini şöyle sürdürdü: “SAHA, Türkiye’nin savunma sanayiinde ve ileri teknolojide geldiği noktanın dünyaya ilan edildiği önemli bir platform oldu. Burada gerçekleştirdiğimiz lansmanlarla milli mühendisliğin gücünün küresel rekabetteki iddiasını ortaya koyduk. ASELSAN olarak hedefimiz artık seri üretim kabiliyetimizle küresel ligde oyun kurucu olarak standartları belirlemek. SAHA, bu açıdan ASELSAN’ın küresel teknoloji markası olma yolculuğunda sıçrama tahtası niteliğini taşıdı. Fuar, aynı zamanda ASELSAN’ın gittikçe güçlenen seri üretim kaslarıyla dünyaya yön veren bir marka haline gelmesini hızlandırıyor. Gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri ve lansmanlar ihracatta yeni pazarların kapısını araladı. Fuar, ASELSAN mühendisliğinin gücünü küresel vitrine taşımak ve rekabet gücünü üst lige çıkarmak için stratejik bir fırsat yarattı.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM Sualtındaki Yeni Amiral Gemisi “TENGİZ”i Gün Yüzüne Çıkardı Haber

STM Sualtındaki Yeni Amiral Gemisi “TENGİZ”i Gün Yüzüne Çıkardı

Türk savunma sanayiinin milli projelerinde kritik roller üstlenen STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., sualtı platformlarındaki tecrübesini insansız sistemlerle bir üst seviyeye taşıyor. STM’nin kendi öz kaynaklarıyla geliştirdiği Büyük Otonom İnsansız Sualtı Aracı TENGİZ, 400 metreyi aşan görev derinliği ve 20 günü geçen operasyon süresiyle denizlerdeki yeni güç çarpanı olarak ilk kez SAHA 2026’da kamuoyuna tanıtıldı. Güleryüz: STM’nin İnsansız Sualtı Ailesi Büyüyor STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, STM’nin askeri denizcilik tecrübesini otonom teknolojileri ile birleştirerek, Mavi Vatan savunmasında oyun değiştirici platformlar geliştirdiğini belirterek şunları kaydetti: “İnsansız otonom sualtı araçları yolculuğumuza, yüksek yerlilik oranıyla geliştirdiğimiz STM NETA 300 ile başlamıştık. NETA 300’ün deniz testlerini başarıyla tamamlamış olmanın verdiği gururla, şimdi bu aileyi orta ve büyük sınıftaki yeni üyelerimizle genişletiyoruz. TENGİZ bu ailemizin en büyük ve en yetkin üyesi olarak öne çıkıyor. TENGİZ, konvansiyonel bir denizaltının icra edebileceği hemen hemen tüm kritik görevleri, personelimizi riske atmadan, insansız ve yüksek otonomiyle gerçekleştirebilecek bir platformdur. İstihbarattan mayın harbine, torpido atışından 'ana gemi' konseptine kadar sunduğu bu devasa kapasite, Türkiye’nin sualtındaki teknolojik egemenliğini perçinleyecektir.” Derinliklerin Görünmez Muhafızı Adını Eski Türkçe’de 'deniz' ve 'sonsuz su' anlamına gelen kelimeden alan TENGİZ, sualtı harbinin temel gereksinimlerini karşılamak üzere çok amaçlı bir operasyonel yapı sunuyor. Platform; istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) faaliyetlerinin yanı sıra denizaltı savunma harbi kapsamında hedef takibi ve bariyer kurma görevlerini yerine getiriyor. Elektronik harp, sinyal istihbaratı ve deniz tabanı haritalama gibi teknik görevlerde de kullanılan TENGİZ, kritik altyapıların denetiminde rol alırken aynı zamanda taarruzi mayın harbi kapsamında belirlenen alanlara mayın dökme kabiliyetine sahip bulunuyor. Ağır ve çok hafif torpido fırlatma yeteneğine sahip olan TENGİZ, bünyesinde STM NETA 300 otonom sualtı aracını ve ALPAGUT akıllı dolanan mühimmat sistemini taşıyıp sualtından fırlatabilen bir "ana gemi" (mothership) yapısıyla çalışıyor. ADVENT Komuta Kontrol mimarisi sayesinde ağ merkezli harp konseptine dahil olan platform, uydu haberleşmesi üzerinden veri aktarımı gerçekleştiriyor. 40 feet ISO konteyner boyutlarıyla uyumlu olan TENGİZ, limanların yanı sıra lojistik destek gemileri ve TCG ANADOLU (LHD) gibi havuzlu gemilerden otonom olarak göreve başlayabiliyor. 400 metre Derinlerde 20 Günden Fazla Görev Süresi Ekstra Büyük Sınıf İnsansız Sualtı Aracı (XLUUV) kategorisinde yer alan TENGİZ; 11,2 metre uzunluğa, 1,6 metre çapa ve 17,8 ton deplasman ağırlığına sahip. 400 metreyi aşan derinliklerde görev icra edebilen platform, sualtında 8 knotun üzerinde hıza ulaşabiliyor. Sistem mimarisi ve enerji kapasitesi, aracın herhangi bir dış desteğe ihtiyaç duymadan 20 günü aşkın süre boyunca kesintisiz operasyon sürdürmesine olanak tanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Savunma Sanayiinde Güç Birliği Haber

Türk Savunma Sanayiinde Güç Birliği

ARES Tersanesi ve Meteksan Savunma tarafından geliştirilen, Türkiye’nin insansız muharip deniz aracı ULAQ; geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda düzenlenen Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni kapsamında teslim edilerek, BEST DEFENCE tarafından geliştirilen 12,7 mm Marin Tip Uzaktan Komutalı Silah Sistemi ile göreve başladı. Kara platformlarındaki saha tecrübesi deniz platformlarına da taşınıyor Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki büyüme vizyonu, kamu-özel sektör iş birliklerinin ötesine geçerek stratejik ortaklıklarla yeni bir boyut kazanıyor. Kara platformlarında elde ettiği saha tecrübesini deniz ortamına taşıyan BEST DEFENCE, marin tip UKSS çözümleriyle Türk deniz platformlarına katkı sağlıyor. Yüksek hassasiyet, esnek konfigürasyon Sistemin merkezinde, deniz koşullarına özel geliştirilen SAR 127 MT silahı bulunuyor. Aynı sistem, 7,62 mm silahlarla da uyumlu çalışabiliyor. Beşik üstü atış ve kurma mekanizması sayesinde farklı silah konfigürasyonlarına hızlı şekilde adapte olabiliyor. 12,7 mm mühimmat için 500; 7,62 mm mühimmat için 1.000 mermi kapasitesine sahip sistem, kompakt yapısı sayesinde hem yeni inşa edilen platformlara hem de mevcut deniz araçlarına kolaylıkla entegre edilebiliyor. Yapay zekâ destekli hedef tespit ve atış kontrolü BEST DEFENCE’in marin tip UKSS’leri; yapay zekâ destekli hedef tespit, teşhis ve takip kabiliyetleriyle öne çıkıyor. Deniz, kara ve hava hedefleri, operatör onayıyla yüksek hassasiyetle etkisiz hâle getirilebiliyor. Sistem; deniz kaynaklı titreşim ve hareket etkilerinden arındırılmış stabilize görüntü ve veriler sunarak, platform ve hedefin aynı anda hareket ettiği durumlarda dahi yüksek isabet oranı sağlıyor. Açık mimarisi sayesinde farklı savaş yönetim sistemleriyle entegre çalışabilen yapı, kullanıcı ihtiyaçlarına göre özelleştirilebiliyor. Mavi Vatan’a yerli ve sürdürülebilir katkı BEST DEFENCE, güçlü Ar-Ge altyapısı, saha tecrübesi ve stratejik iş birlikleriyle kara platformlarında elde ettiği operasyonel başarıyı deniz ortamına taşıyor. Marin tip UKSS ailesini genişletmeyi sürdüren şirket, Türkiye’nin Mavi Vatan vizyonuna yerli, akıllı ve entegre çözümlerle katkı sunmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teknofest’e Uluslararası Arenada Çifte Ödül Haber

Teknofest’e Uluslararası Arenada Çifte Ödül

T3 Vakfı ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ana yürütücülüğünde düzenlenen dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, bu yıl uluslararası arenada bir kez daha göz doldurdu. İngiltere merkezli seçkin International Finance Publications tarafından düzenlenen International Finance Awards 2025’te iki ayrı üstün başarı ödülünün sahibi oldu. Uluslararası Finans Dünyası TEKNOFEST’i Takdir Etti! International Finance Awards, gelişmekte olan piyasalara ve Avrupa’ya odaklanan International Finance dergisi tarafından yürütülüyor. Bu prestijli ödül platformu; sektör yeteneklerini, liderlik kapasitesini ve organizasyonların uluslararası değeri ile katkılarını titizlikle değerlendirerek kazananları belirliyor. TEKNOFEST, güçlü başvurusu ve geçmiş başarılarıyla bu yıl iki önemli ödül kazanma başarısı gösterdi: Most Innovative Mass Technology Engagement Festival - Türkiye 2025 (En Yenilikçi Kitlesel Teknoloji Katılım Festivali – Türkiye 2025) ve Most Innovative National Aerospace Talent Platform - Türkiye 2025 ⁠(En Yenilikçi Ulusal Havacılık ve Uzay Yetenek Platformu – Türkiye 2025). Bu ödüller, TEKNOFEST’in yalnızca gençleri teknolojiyle bir araya getiren bir organizasyon olmasının yanı sıra aynı zamanda küresel ölçekte inovasyonu teşvik eden, yetenek ekosistemini güçlendiren ve teknoloji kültürünü toplumun geniş kesimlerine yayan güçlü bir vizyon hareketi olduğunu bir kez daha gösterdi. TEKNOFEST: Dünya Standartlarında Bir Teknoloji Ekosistemi 2018’den bu yana düzenlenen TEKNOFEST, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ile T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ana yürütücülüğünde gerçekleştiriliyor ve dünya çapında gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve inovasyon potansiyelini ortaya çıkarıyor. 2025’te festival; İstanbul, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Mavi Vatan’daki farklı etkinliklerle milyonlarca ziyaretçiyi ve yüz binlerce yarışmacıyı bir araya getirdi. Küresel Vizyon, Yerel Enerji TEKNOFEST’in uluslararası başarısı, festivalin gençlere sunduğu fırsatların kalitesini ve bu fırsatların dünya çapında takdir edildiğini gösteriyor. Uluslararası Finance Awards gibi dünya standartlarındaki platformlardan gelen ödüller, TEKNOFEST’in Türkiye’nin teknoloji vizyonunu küresel çapta temsil etme misyonunu güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Loydu Akademi Salonu Açılışı ve Savunma Sanayi Çalıştayı Gerçekleştirildi Haber

Türk Loydu Akademi Salonu Açılışı ve Savunma Sanayi Çalıştayı Gerçekleştirildi

Beş çalıştaydan oluşan serinin beşinci ve son etkinliği olan çalıştayda; savunma sanayi başta olmak üzere askeri gemiler ve ilgili alanlarda klaslama, uygunluk değerlendirme ve belgelendirme faaliyetleri ele alındı. Çalıştay kapsamında, Türk Loydu’nun savunma sanayi projelerinde sahip olduğu tecrübe, mevcut uygulamalar ve gelişim alanları bütüncül bir yaklaşımla değerlendirildi. Çalıştaya; Türk Loydu Vakfı ve Türk Loydu A.Ş.’den yöneticiler ve uzmanlar ile savunma sanayi, tersaneler ve ilgili kurum ve kuruluşlardan temsilciler katılım sağladı. Etkinlik kapsamında ayrıca Türk Loydu Akademi Salonu’nun açılışı gerçekleştirildi. Ümit Hüseyin GÜNEY- Tuzla Kaymakamı Güney, günümüzde Türk denizciliğinin; çevreye duyarlı yeni teknolojilerle geliştirilmesi, Türk Deniz Kuvvetleri’nin modern gemi ve teçhizatlarla güçlendirilmesi, barış ve istikrarın korunması ile üç tarafı denizlerle çevrili Mavi Vatan’ın savunulması açısından kritik bir sorumluluk üstlendiğine dikkat çekti. Bu görevlerin, yalnızca savunma boyutuyla değil, aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası dengelerde etkin bir aktör olarak konumlanması açısından da büyük önem taşıdığını ifade etti. Bu süreçte Türk Loydu’nun üstlendiği role de değinen Güney, milli ve yerli olarak üretilen gemi, sistem ve ekipmanların uluslararası alanda kabul görmesinde Türk Loydu’nun akreditasyon, doğrulama ve teknik değerlendirme alanlarında kritik bir “hakemlik” misyonu yürüttüğünü vurguladı. Türk Loydu’nun, denizcilik sektöründe güvenilirliği ve uluslararası geçerliliği olan bir klas kuruluşu olarak, Türk ürünlerinin küresel ölçekte kabulünde önemli bir katkı sunduğunu belirtti. Konuşmasında ayrıca Türk Loydu’nun kuruluş sürecine ve bu yapının tesis edilmesinde emeği geçen denizcilik duayenlerine de değinen Güney, sektöre katkı sağlayan ve bugünlere gelinmesinde rol oynayan tüm isimleri saygı ve minnetle andığını ifade etti. Türk Loydu’nun, Türk Standartları Enstitüsü’nün sanayide üstlendiği role benzer şekilde, denizcilik sektöründe güven, kalite ve teknik geçerliliğin temsilcisi konumunda olduğunu vurguladı. Tuzla Kaymakamı Ümit Hüseyin Güney, Denizcilik Zirvesi ve zirve kapsamında gerçekleştirilen konferans ve çalıştayların sektör için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ederek, Türk denizciliğinin ve Türk Loydu’nun önümüzdeki dönemde de uluslararası alanda daha güçlü bir konuma ulaşacağına olan inancını dile getirdi. Prof. Dr. Oral ERDOĞAN- Türk Loydu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Türk Loydu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Oral Erdoğan yaptığı açılış konuşmasında, Türk Loydu’nun temel yaklaşımının herhangi bir alanda “Liderlik” iddiası taşımaktan ziyade, yaptığı her çalışmayla dünyaya güven, fayda ve iyilik üretmek olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Erdoğan, Türk Loydu’nun hedeflerinin dar bir refah anlayışıyla sınırlı olmadığını belirterek, “Amacımız bir ülkenin ya da bir kesimin refahını maksimize etmek değil, imkânlarımız ölçüsünde tüm dünya insanlarının refahına katkı sağlayabilmektir. Bu doğrultuda, katkı küçük de olsa herkesin elinden geleni yapması gerektiğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. Konuşmasında Türk Loydu’nun bir güven kurumu olduğunun altını çizen Erdoğan, bu noktaya kolay gelinmediğini belirtti. Kurumsal gelişimin; rekabet, tartışma ve emekle şekillendiğini vurgulayan Erdoğan, Türk Loydu’nun bugünlere içeride ve dışarıda verilen ciddi mücadeleler sonucunda ulaştığını ifade etti. Denizcilik Zirvesi ile başlayan ve Vakıf Yönetim Kurulu tarafından büyük önem verilen çalıştaylar serisine de değinen Prof. Dr. Erdoğan, zirve sonrasında beş ana başlıkta çalıştaylar düzenlendiğini belirtti. Bu başlıkların; denizcilik alanında klaslama ve belgelendirme, diğer endüstrilerde uygunluk değerlendirme ve belgelendirme, Ar-Ge, inovasyon, kurumsal yönetim ve eğitim, sigortacılık ile savunma sanayi olduğunu ifade etti. Bugün gerçekleştirilen Savunma Sanayi Çalıştayı ile bu sürecin tamamlandığını aktardı. Erdoğan, çalıştayların temel amacının Türk Loydu’nun güven unsurunu bu beş ana alanda daha da güçlendirmek olduğunu belirterek, çalıştaylardan elde edilecek çıktılara ilişkin değerlendirmelerin önümüzdeki dönemde ilgili kurumlarla ve kamuoyu ile özet bir çerçevede paylaşılacağını söyledi. Türk Loydu Akademi Salonu’nun açılışına da değinen Prof. Dr. Erdoğan, salon isminin herhangi bir kişiyi öncelemekten ziyade, Türk Loydu’nun akademik yaklaşımını ve kurumsal yapısını temsil etmesi amacıyla belirlendiğini ifade etti. Kurucuların ve geçmişte emeği bulunan tüm isimlerin katkılarının her zaman saygıyla anılması gerektiğini vurguladı. Savunma sanayi alanına özel olarak da değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türk Loydu’nun özellikle askeri gemiler ve donanma projeleri kapsamında önemli bir tecrübeye sahip olduğunu belirtti. Bu çalıştay ile amaçlarının mevcut tecrübeyi sistematik biçimde ele almak, eksikleri açıkça ortaya koymak ve Türk Loydu’nun bu alandaki birikimini uluslararası ölçekte daha görünür hale getirmek olduğunu ifade etti. Çalıştay kapsamında katılımcıların görüşlerini açık ve şeffaf biçimde paylaşmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Erdoğan, bu yaklaşımın kurumun gelişimi açısından büyük değer taşıdığını belirterek, katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Seyhan ÖZKAN- Türk Loydu A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Türk Loydu A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Seyhan Özkan, Savunma Sanayi Çalıştayı’nda yaptığı konuşmada, Türk Loydu’nun savunma sanayi alanındaki tecrübesinin uzun yıllara dayanan bir birikimin sonucu olduğunu vurguladı. Bugüne kadar 350’ye yakın askeri ve sivil geminin klaslama faaliyetinin Türk Loydu tarafından gerçekleştirildiğini belirten Özkan, bu sayının zamana yayılan, ciddi teknik bilgi ve saha tecrübesi gerektiren bir sürecin ürünü olduğuna dikkat çekti. Özkan ayrıca, halihazırda 58 adet imzalanmış askeri gemi projesinde Türk Loydu’nun üçüncü taraf kontrol ve belgelendirme hizmetlerini aktif olarak yürüttüğünü ifade etti. Bu projelerin büyük bölümünün Türkiye’de, bir kısmının ise yurt dışında devam ettiğini belirtti. Tecrübeden Geleceğe Ortak Bir Yol Türk Loydu Vakfı tarafından düzenlenen beş çalıştaydan elde edilen çıktılar, önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek Sonuç Zirvesi kapsamında değerlendirilerek özet bir çerçevede ilgili kurumlar ve kamuoyu ile paylaşılacaktır. Bu vesileyle; çalıştaylara katkı sunan tüm kamu kurum ve kuruluşlarına, sektör temsilcilerine, tersanelere, üniversitelere, akademisyenlere, uzmanlara ve Türk Loydu’nun tüm paydaşlarına teşekkür eder, gerçekleştirilen çalışmaların Türk denizciliği ve savunma sanayi için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ederiz.

Milli Yalpa Sönümlendirme Sistemi, Malezya Korvetleri’nde Kullanılacak Haber

Milli Yalpa Sönümlendirme Sistemi, Malezya Korvetleri’nde Kullanılacak

Türkiye’nin Mavi Vatan’daki mühendislik gücü STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., askerî denizcilik alanında kritik yerlileştirme ve millileştirme adımlarını ihracata dönüştürmeyi sürdürüyor. STM ve Robotek Otomasyon Teknolojileri iş birliği ile geliştirilen Türkiye’nin ilk milli Yalpa Sönümlendirme Sistemi daha önce korvet sınıfı savaş gemilerine başarı ile entegre edilmişti. Türkiye’nin yerli ve milli Yalpa Sönümlendirme Sistemi, STM ana yükleniciliğinde yürütülen Malezya Korvet Projesi kapsamında üç korvete daha entegre ediliyor. Sistemin fabrika kabul testleri (FAT) ve teslimat süreçleri başarıyla tamamlandı. Milli Fırkateynlerde de Görev Yapacak Milli Yalpa Sönümlendirme Sistemi, STM’nin yürüttüğü bir ihracat projesi kapsamında daha önce iki korvete daha entegre edilmişti. Böylece bugüne kadar Türkiye tarafından ihraç edilen toplam 5 savaş gemisinde milli sistem kullanılmış oldu. Sistem, ayrıca Türkiye’nin milli fırkateyn projeleri kapsamında MİLGEM İstif Sınıfı Fırkateynlerde de görev yapacak. Yalpa Sönümlendirme Sistemi, 2024 yılı içerisinde Türk Loydu ürün sertifikasını alarak, Türk Loydu’nun da üyesi olduğu Uluslararası Klas Kuruluşları Birliği (IACS) bünyesindeki tüm klas kuruluşları tarafından sertifikalandırılan gemilerde kullanılabilecek. Yalpa Sönümlendirme Sistemleri daha önce yurt dışından tedarik ediliyordu. STM’nin milli çözümü ile bu alandaki dışa bağımlılık sona ermiş oldu. Dalgalı Denizlerde Gemi Performansını Artırıyor Geminin her iki yöndeki aşırı yalpa hareketine karşı daha stabil bir platform sağlamak amacıyla geliştirilen Yalpa Sönümlendirme Sistemi, dalgalı deniz koşullarında platformların operasyon kabiliyetini artırıyor. Aşırı denizli havalarda platformun operasyonel verimliliğini ve bunun en kritik bileşeni olan personel konforunu arttıran sistem; seyir ve muharebe esnasında, zorlu deniz şartları ve ani manevralar sonucu oluşan hareketleri asgari seviyeye indiriyor. Helikopter harekâtı, silah stabilizasyonu, denizde ikmal ile malzeme ve personel transferi faaliyetlerine katkı sağlayan Yalpa Sönümlendirme Sistemi; zorlu deniz koşullarına dayanıklı tasarımı, otomatik ve adaptif çalışma kabiliyeti ile öne çıkıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.