Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Meditopia

Kapsül Haber Ajansı - Meditopia haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Meditopia haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BigChefs’ten Kadınların Güçlendiği Bir Gastronomi Dünyası İçin Yeni Taahhütler Haber

BigChefs’ten Kadınların Güçlendiği Bir Gastronomi Dünyası İçin Yeni Taahhütler

Kadınların iş hayatındaki temsiline verdiği önemi kurumsal yapısına da yansıtan BigChefs, iş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen küresel girişimlerden United Nations Global Compact (UNGC) üyesi şirketler arasında yer alıyor. Şirket, UNGC kapsamında yürütülen Hedef Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Programı çerçevesinde aksiyon planını iki temel prensip doğrultusunda oluşturdu: High-level Corporate Leadership (Üst Düzey Kurumsal Liderlik)Employee Health, Well-being and Safety (Çalışan Sağlığı, Refahı ve Güvenliği) Bu kapsamda CEO Altan Kosova tarafından imzalanan Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) destek beyanı, WEPs platformunda yayımlanarak kurumun toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki kurumsal taahhüdünü resmileştirdi. Kadın çalışan oranında hedef %45 BigChefs’te bugün, franchise’lar dahil toplam çalışanların %35’ini kadınlar oluştururken, üst düzey yöneticilerin de %33’ü kadın liderlerden oluşuyor. Mutfak operasyonları ise %50 kadın çalışan oranıyla şirket içinde en yüksek kadın temsiline sahip alan olarak öne çıkıyor. BigChefs, bu oranları daha ileri taşımak amacıyla 2030 yılına kadar kadın çalışan oranını %45’e yükseltmeyi hedefliyor. Bu hedef doğrultusunda kadın istihdamı ve kadın lider sayısını artırmaya yönelik yeni işe alım ve kariyer gelişimi politikaları hayata geçiriliyor. Sahada uygulamaya alınan BigTalentDNA yetenek yönetimi projesi adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir insan kaynakları yaklaşımının temel yapı taşlarından biri olarak konumlanıyor. Şirket, çalışanlarının fiziksel ve duygusal iyi oluşunu destekleyen yeni uygulamaları da hayata geçiriyor. MultiSport programı ile çalışanlara spor ve sağlıklı yaşam imkânları sunulurken, genişletilen sağlık hizmetleriyle daha destekleyici bir iş yeri kültürü oluşturulması hedefleniyor. Bunun yanı sıra, çalışanların ihtiyaç duydukları anlarda alanında uzman kişilerden destek alabilecekleri Meditopia Çalışan Destek Platformu’nun hayata geçirileceği de duyuruldu. Platform kapsamında çalışanlar; klinik psikolog, diyetisyen, veteriner, aile danışmanlığı, fizyoterapi ile çocuk ve ergen terapisi gibi farklı alanlarda uzmanlardan destek alabilecek. Kadın çalışanların hayatlarının farklı dönemlerinde ihtiyaç duyabilecekleri bebek uyku sağlığı danışmanlığı ve emzirme danışmanlığı gibi destekleyici hizmetler de bu kapsamda sunulacak. Hayata geçirilen bu uygulamalarla çalışanların günlük yaşamını kolaylaştıran, iyi oluşlarını bütünsel bir yaklaşımla destekleyen ve hayatlarının her anında yanlarında olunduğunu hissettiren bir çalışan deneyimi sunulması amaçlanıyor. Eğitim ve fırsat eşitliği için yeni adım BigChefs’in toplumsal cinsiyet eşitliği yaklaşımı yalnızca kurum içi politikalarla sınırlı kalmıyor. Şirket aynı zamanda sektörde kadınların gelecekte daha güçlü temsil edilmesini destekleyen sosyal sorumluluk projelerine de yatırım yapıyor. Bu kapsamda BigChefs, gastronomi sektöründe kadınların daha güçlü temsil edilmesine katkı sağlamak amacıyla “Geleceğin Kadın Şefleri” projesini başlattı. Projenin ilk adımı olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Türk Eğitim Vakfı (TEV) bünyesinde oluşturulan proje fonuna bağış yapıldı. Bu destekle gastronomi alanında eğitim gören genç kadınların hayallerini gerçekleştirmelerine ve sektörde daha güçlü şekilde yer almalarına katkı sunulması hedefleniyor. BigChefs Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Gamze Cizreli, kadınların iş hayatındaki rolüne ilişkin şunları söyledi: “Kadınların iş hayatındaki varlığı yalnızca bir temsil meselesi değil; aynı zamanda kurumların kültürünü, üretim biçimini ve geleceğini şekillendiren bir güç. BigChefs’i kurarken de bugün büyütürken de kadınların emeğinin ve bakış açısının işimizin merkezinde olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle hem kurum içinde kadın istihdamını artırmaya yönelik somut hedefler koyuyor hem de genç kadınların eğitimine destek vererek geleceğin kadın şeflerinin ve liderlerinin yetişmesine katkı sunmayı önemsiyoruz.” BigChefs Hakkında 2007'de Ankara'da kurulan BigChefs, misafir memnuniyetine odaklanarak kısa sürede sektör liderlerinden biri hâline geldi. Bugün Büyük Şefler Grubu’nun BigChefs, NumNum, NumNum StreetFood, Academy BigChefs, Kont ve Buselik markalarıyla Türkiye'de 30 şehirde 125, yurt dışında ise 10 ülkede 13 şubesi bulunuyor. Menüsünde yerel ürünleri ve kadın üreticileri ön plana çıkaran BigChefs, 2010’lu yıllarda attığı uluslararası adımlarla küresel büyüme yolculuğunu başlattı. 2023 yılında halka arz olan şirket, büyüme hedeflerini hız kesmeden sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çalışanların %48’inin En Büyük Stres Kaynağı   Fiziksel Sağlık ve Uyku Oldu Haber

Çalışanların %48’inin En Büyük Stres Kaynağı Fiziksel Sağlık ve Uyku Oldu

Meditopia’nın veri odaklı wellbeing yaklaşımıyla hazırlanan ve iş dünyasının fiziksel ve ruhsal röntgenini çeken rapora göre, Türkiye’deki çalışanların genel esenlik skoru 100 üzerinden 54,8 ile kırılgan bir dengede kalırken, yıl boyunca çalışanların en sık hissettiği baskın duygu ‘yorgunluk’ oldu. Rapor, çalışanların %48’inin en büyük stres kaynağı olarak fiziksel sağlık ve uykuyu gördüğünü ortaya koyarken, Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi bu tablonun çalışanların fiziksel sağlık açısından daha fazla desteklenmeye ihtiyaç duyduğunu gösterdiğini vurguluyor. Günümüz iş dünyasında wellness, insan kaynakları stratejilerinin merkezine yerleşirken, çalışanların dayanıklılığını korumak kurumlar için artık ertelenemez bir öncelik haline geldi. Meditopia, 2025 yılının tamamını kapsayan verilerle hazırladığı Çalışan Wellbeing Raporu ile Türkiye’deki çalışanların bütüncül iyi oluş durumuna dair en güncel tabloyu ortaya koydu. Farklı sektörlerden 15 binden fazla çalışanın katılım sağladığı raporun sonuçlarına göre, çalışanların genel iyi oluş seviyesinin azaldığı görülüyor. Son çeyrekte genel esenlik puanı, yıl ortalaması olan 54,8’nin üstüne çıkarak 56,9 olan yüksek olduğu için ilk üç çeyrekten daha iyi geçmiş. 100 puan üzerinden yapılan analizlerde, 65,6 puanla stres ve 62,9 puanla kaygı indekslerinin yüksek seviyelerde seyrettiği, yıl boyunca çalışanların en baskın duygusunun ise %37 ile yorgunluk olduğu öne çıkıyor. Bu yorgunluğa, çalışanların günlük hayatını doğrudan etkileyen fiziksel ağrılar ve bedensel zorlanmalar da eşlik ediyor. Uyku skorunun 50,4 puan ile skalanın ortasında kalması, zihinsel yükle birlikte fiziksel toparlanmanın da yetersiz kaldığını gösteriyor. Buna karşın raporda her 10 çalışandan 6’sının 2026 yılına dair umutlu olması dikkat çekiyor. Raporun ortaya koyduğu bu tablo, çalışanların fiziksel sağlığına dair verilerin ayrıca ele alınması gerektiğini de açıkça ortaya koyuyor. Çalışanların Yarısı Hiç Egzersiz Yapmıyor Rapor, çalışanların fiziksel sağlığına dair endişe verici bir tabloyu da gözler önüne seriyor. Verilere göre çalışanların %81’i fiziksel ağrı ya da rahatsızlık hissettiğini belirtirken, %54’ü hiç egzersiz yapmadığını ifade ediyor. Hareket indeksinin 36,8 puanla tüm esenlik parametreleri arasında en düşük skora sahip olması, çalışanların motivasyon eksikliği ve zaman bulamama gibi nedenlerle fiziksel sağlıklarını geri plana attığını gösteriyor. Diğer yandan çalışanların %65’inin bireysel antrenmanlar yerine grup egzersizlerini daha motive edici bulması, spor topluluklarının ve birlikte hareket etmeyi teşvik eden yapıların fiziksel aktiviteyi artırmada kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Rapora göre hareketsizlik, orta seviyede kalan uyku kalitesini de olumsuz etkileyerek çalışanların genel esenlik dengesini daha da kırılgan hale getiriyor. Duyguların Kontrolü İş Hayatının Elinde Araştırma, iş yaşamının çalışanların duygu durumu üzerindeki belirleyici etkisini net bir şekilde ortaya koyuyor. Çalışanların %70’i duygu durumlarını en çok iş ve eğitim hayatının etkilediğini belirtirken, bu oranın aile ve ilişkilerin dahi önüne geçtiği görülüyor. Bu tablo, iş-özel yaşam dengesinde yaşanan bozulmaların çalışanların ruh haline doğrudan yansıdığını gösteriyor. Sektörel wellbeing skorlarına bakıldığında, teknoloji sektörü 64,7 puanla Türkiye genel ortalamasının üzerinde seyrederek iyi seviyedeki tek alan olarak öne çıkıyor. E-ticaret sektörü ise 51,9 wellbeing skoru ile ortalamanın altında seyrederek, çalışan tükenmişliğinin daha yoğun hissedildiği sektörler arasında yer alıyor. “Çalışan Sağlığı ve İyi Oluş, Kurum Kültürünün Ayrılmaz Bir Parçası” 2025 Çalışan Wellbeing Raporu’nun sonuçlarını değerlendiren Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, “2025 raporumuz, iş dünyasında çalışanların iyi oluşuna dair önemli bir tabloyu ortaya koyuyor. Yıl boyunca yorgunluk, stres ve kaygının öne çıktığını görüyoruz. Buna rağmen çalışanların %58’inin 2026 yılına umutla bakması, doğru adımlar atıldığında iyileşmenin mümkün olduğuna işaret ediyor. Bugün wellbeing, şirketler için artık ‘olsa güzel olur’ denilen bir yan hak değil, çalışan bağlılığını ve kurumsal sürdürülebilirliği doğrudan etkileyen stratejik bir öncelik haline geliyor. Çalışanların kariyer hedeflerinin yanı sıra uyku düzenini, stres seviyesini ve fiziksel sağlığını da bütüncül biçimde destekleyen kurumlar, geleceğin rekabetçi iş dünyasında fark yaratıyor. Raporumuzda yer alan veriler de bunu doğruluyor ve WellnessPass kullanan çalışanların hareket indeksi skorunun kullanmayanlara kıyasla %48 daha yüksek olması, hareketli bir yaşamı teşvik eden yan hakların çalışanların günlük hayatında somut ve olumlu etkiler yarattığını gösteriyor. Meditopia olarak vizyonumuz, teknolojinin ve verinin gücünü kullanarak kurumlara çalışanlarının ihtiyaçlarını daha iyi anlama ve onlara kişiselleştirilmiş, erişilebilir iyi oluş çözümleri sunma imkanı sağlamak. Amacımız, sadece zor dönemlerde değil, her gün desteklenen ve sürdürülebilir bir iyi oluş kültürünün kurumların doğal bir parçası haline gelmesine katkı sağlamak.” açıklamasında bulundu.

Çalışana Yapılan Wellbeing Yatırımları, Şirketlere %23 Oranında Kârlılık Olarak Dönüyor Haber

Çalışana Yapılan Wellbeing Yatırımları, Şirketlere %23 Oranında Kârlılık Olarak Dönüyor

Liderler, sürdürülebilir başarının ve kârlılığın artık finansal tablolardan çok, doğrudan “insana” yapılan yatırıma bağlı olduğunu fark ediyor. Bu, kârlılığı doğrudan etkileyen, kritik bir stratejik zorunluk olarak öne çıkıyor. Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, son dönemde yapılan global araştırmaların, çalışanları için wellbeing’e odaklanan şirketlerin, finansal performanslarında gözle görülür bir artış yaşadığını net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtiyor. Şirketler artık wellbeing yatırımlarına bir “maliyet” kalemi yerine, doğrudan kârlılığı besleyen bir “yatırım” gözüyle bakıyor. Yapılan analizler, wellbeing’e ayrılan bütçenin, kuruma sağladığı faydanın harcanan tutardan çok daha fazla olduğunu kanıtlıyor. Zihinsel ve fiziksel olarak desteklenen çalışanların sağlık sorunlarına bağlı işe devamsızlık oranları düşüyor. Bu durum, iş gücü kaybını ve projelerdeki gecikmeleri engelleyerek doğrudan bir maliyet avantajı yaratıyor. Aynı zamanda, kendilerini daha az stresli hisseden ve kurumları tarafından değerli görüldüklerini bilen çalışanların işlerine olan bağlılığı da yükseliyor. Bu yüksek motivasyon, doğrudan işin kalitesine yansıyor. Daha yaratıcı çözümler, daha az hata oranı ve daha proaktif bir çalışma anlayışı getiriyor. Global iş gücü araştırmaları, çalışan memnuniyeti ile müşteri memnuniyeti arasında doğrudan bir korelasyon olduğunu sürekli olarak teyit ediyor. Mutlu ve bağlı çalışanlar, müşterilere çok daha iyi bir hizmet sunuyor. Artan müşteri memnuniyeti ve sadakati ise doğrudan satış rakamlarına ve şirketin pazar payına pozitif olarak yansıyor. Yetenek Kaybının Yüksek Maliyeti Kârlılığı Tehdit Ediyor Bu yatırımların kârlılığa olan kritik etkisi, yetenek kaybı maliyetlerini durdurmasında yatıyor. Global iş gücü üzerine yapılan en kapsamlı araştırmalardan biri olan Gallup’un “State of the Global Workplace” Raporu, bu bağı net olarak çiziyor. Çalışan bağlılığı ve iyi oluşu yüksek olan ekipler, düşük olanlara göre %23 daha fazla kârlılık gösteriyor. Kârlılıktaki asıl fark ise bu ekiplerin işten ayrılma oranlarının %40'lara varan oranda daha düşük olmasından kaynaklanıyor. SHRM (Society for Human Resource Management) gibi kuruluşlar, bir çalışanı kaybetmenin ve yerine yenisini koymanın maliyetinin, o çalışanın yıllık maaşının 1.5 ile 2 katına ulaşabildiğini hesaplıyor. Bu durum, doğrudan kârlılığı eriten devasa bir gizli maliyet anlamına geliyor. 1.000 Kişilik Bir Şirkette Wellbeing Yatırımı 8 Katına Kadar Geri Dönebiliyor Meditopia’nın kurumlara özel geliştirdiği ROI (Return on Investment) hesaplama modeli de wellbeing yatırımlarının finansal etkisini somut biçimde ortaya koyuyor. Deloitte ve benzeri global danışmanlık şirketlerinin metodolojilerinden beslenen bu model, farklı sektörlerdeki iş gücü verimliliği, devamsızlık oranları ve çalışan bağlılığı gibi parametreleri analiz ederek şirketlere kapsamlı bir geri dönüş projeksiyonu sunuyor. Meditopia’nın hesaplama aracından elde edilen verilere göre, 1.000 çalışanı olan bir şirkette wellbeing alanına yapılan yatırımlar, 8 kata kadar geri dönüş sağlayabiliyor. Bu sonuç, çalışan iyi oluşuna yönelik programların kültürel bir tercihin ötesine geçerek güçlü bir finansal strateji niteliği taşıdığını net biçimde ortaya koyuyor. “Gerçek Başarı, İnsana Yatırım Yapmakla Mümkün Oluyor” Rakamların ve raporların tek bir gerçeği gösterdiğini dile getiren Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, “Günümüzün değişken ve zorlu iş ortamında, çalışan sağlığı İK girişimi olmanın ötesinde, şirketlerin ayakta kalma ve rekabet avantajı elde etme stratejisinin merkezine oturuyor. İnsana yatırım yapmayı bir ‘maliyet’ olarak gören, ekiplerinin zihinsel dayanıklılığını ve fiziksel sağlığını ihmal eden şirketler, kaçınılmaz olarak yetenek kaybı, düşük verimlilik ve eriyen kârlılık gibi ağır bedeller ödüyor. Biz Meditopia olarak, sağlıklı bir zihne ve bedene erişimin evrensel ve temel bir hak olduğuna inanıyoruz. Bu bilinçle geliştirdiğimiz kapsamlı wellbeing çözümleriyle, kurumların bu stratejik dönüşümü sağlamasına öncülük ediyoruz. Sürdürülebilir büyüme, yüksek müşteri memnuniyeti ve pazar liderliği ancak kendini değerli hisseden, desteklenmiş ve mutlu ekiplerle inşa edilebilir. Şirketlerin, kârlılığın sadece finansal tablolarda değil, çalışanlarının refah düzeyinde başladığını kabul etmesi oldukça önemli.” açıklamalarında bulundu.

Meditopia,  2025 Wellbeing Raporu Sonuçlarını Paylaştı Haber

Meditopia, 2025 Wellbeing Raporu Sonuçlarını Paylaştı

10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde açıklanan veriler, iş yaşamında psikolojik dayanıklılığın ve duygusal esenliğin önemini yeniden hatırlattı. Türkiye genelinde 100 şirkette 150 bini aşkın çalışanın dahil olduğu Meditopia Çalışan Destek Platformu tarafından hazırlanan Meditopia 2025 Wellbeing Raporu, çalışanların stres ve kaygı düzeylerinin yüksek, mutluluk düzeyi ve uyku kalitesinin orta, hareket seviyesinin ise düşük seviyede seyrettiğini ortaya koydu. Verilere göre, çalışanların %93’ü duygularını en çok iş, eğitim veya yakın ilişkilerinin etkilediğini belirtirken esenlik dengesinin yıl boyunca dalgalı seyrettiği görülüyor. Sağlık ve esenlik, geçmişten günümüze, üzerine en çok çalışmaların gerçekleştiği konuların başında yer alıyor. Bu yüzden Dünya Ruh Sağlığı Günü, bireylerin ve kurumların psikolojik iyi oluş ve dayanıklılığa verdiği önemi yeniden düşünmeleri için güçlü bir hatırlatıcı oluyor. Meditopia, 2025’in ilk üç çeyreğini baz alarak hazırladığı Çalışan Wellbeing Raporu ile Türkiye’deki çalışanların hem ruhsal hem de bütüncül esenlik durumuna dair güncel tabloyu ortaya koydu. Ülke genelinde 15 bini aşkın çalışanın katılım sağladığı raporun sonuçlarına göre çalışanların genel esenlik seviyesinin 54,4 puanla orta düzeyde seyrettiği raporlandı. 100 puan üzerinden yapılan skorlamada 66 puanla stres ve 63,3 puanla kaygı indekslerinin ise yüksek seviyelerde olduğu vurgulanıyor. Meditopia uzmanlarına göre bu tablo, yılın farklı dönem ve aylarında değişkenlik gösteriyor ve çalışanların yıl boyunca duygusal dalgalanmalar yaşadığını ve destek mekanizmaları yetersiz kaldığında bu dengenin hızla bozulabildiğini ortaya koyuyor. Çalışanların %49’u stres ve kaygılarının en büyük sebebi olarak gelecek belirsizliğini işaret ederken, %46’sı fiziksel sağlık ve uyku problemlerini, %40’ı ise kişisel zaman eksikliğini öne çıkarıyor. Bu veriler, çalışanların psikolojik desteğe ek olarak fiziksel ve sosyal açıdan da desteklenmeye ihtiyaç duyduklarını gözler önüne seriyor. Çalışanların %75’inin Duygu Durumunu “Doğrudan İş Hayatı” Etkiliyor Raporun en çarpıcı bulgularından biri, çalışanların duygusal durumları üzerindeki iş ve özel yaşam dengesinin belirleyici rolü oldu. Rapora göre katılımcıların %93’ünün duygularını en çok iş, eğitim veya yakın ilişkileri etkiliyor. %75’i ise bu dalgalanmaların merkezinde doğrudan iş hayatının yer aldığını belirtiyor. Bu veriler, işverenlerin çalışan esenliğinde üstlendikleri sorumluluğun büyüklüğünü bir kez daha ortaya koyuyor. İş yükü, performans baskısı, finansal zorluklar ve yönetici ilişkileri, stres ve tükenmişliğin en güçlü tetikleyicileri arasında geliyor. Mutluluk İndeksi bulgularına göre çalışanların mutluluk seviyesi 54,3 puanla orta düzeyde raporlandı. Araştırma süresi boyunca elde edilen sonuçlara göre her 10 çalışandan 1’i son bir ay içinde hiçbir zaman ya da neredeyse hiç bir zaman mutlu veya memnun hissetmediğini ifade ediyor. İş-Özel Yaşam Dengesindeki Bozulmalar Hareketsizliği Artırıyor Rapor, çalışanların yalnızca duygusal değil, fiziksel esenlik alanında da desteğe ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Uyku kalitesinin 50,6 ile orta, egzersiz indeksinin ise 37,1 puanla düşük seviyede kaldığı ise diğer bulgular arasında. Verilere göre katılımcıların %84’ü fiziksel ağrı yaşıyor olsa da %50’sinden fazlası hiç egzersiz yapmıyor. Meditopia verilerine göre düzenli hareket ve kaliteli uyku, genel esenlik skoruyla paralel dalgalanmalar gösteriyor. Ancak iş-özel yaşam dengesindeki zorlanmalar, çalışanların bu alanlarda sürdürülebilir bir rutin oluşturmasına engel teşkil ediyor. “Çalışan Sağlığı ve İyi Oluş, Kurum Kültürünün Ayrılmaz Bir Parçası” Bugün iş yaşamının profesyonel becerilerin ötesinde, duygusal dayanıklılığın da sınandığı bir alan haline geldiğini belirten Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, “Çalışanlar, artan tempo ve belirsizlik içinde fiziksel sağlıklarını, sosyal ilişkilerini ve kişisel alanlarını korumakta zorlanıyor. Hızla değişen koşullar, artan belirsizlikler ve sürekli tetikte olma hali, çalışanların içsel dengesini korumasını her zamankinden daha zor hale getiriyor. Kurumların çalışanlarının iyi oluşunu stratejik bir öncelik olarak ele almadıkları sürece sürdürülebilir bir başarı inşa etmeleri ise mümkün görünmüyor. Gerçek sürdürülebilirliğin, finansal büyüme ya da operasyonel verimlilikle sınırlı kalmaması, çalışanların ruhsal dayanıklılığının, yaşam dengesi ve aidiyet duygusuyla ölçülmesi gerektiği tartışılmaz bir gerçek. Meditopia olarak, bireylerin ve kurumların ruh sağlığına dair farkındalığını artırmak, bu alanı konuşulabilir ve erişilebilir kılmak için çalışıyoruz. Geliştirdiğimiz bütüncül çözümlerle çalışanların stres, kaygı, uyku, hareket ve mutluluk gibi temel wellbeing alanlarında ihtiyaç duydukları desteğe diledikleri anda ulaşmalarını sağlıyoruz. Çünkü bizce çalışanların sağlık ve wellbeing hizmetlerine erişebiliyor olması, kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası.” açıklamalarında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.