Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mehmet Dinç

Kapsül Haber Ajansı - Mehmet Dinç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Dinç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeşilay’da, Bağımlılık ve Sömürgecilik Arasındaki Tarihsel İlişki Masaya Yatırıldı Haber

Yeşilay’da, Bağımlılık ve Sömürgecilik Arasındaki Tarihsel İlişki Masaya Yatırıldı

Türkiye Yeşilay Cemiyeti, Yeşilay Yayınları tarafından yayımlanan, Dr. Osman Atasoy'un kaleme aldığı Bağımlılık ve Sömürgecilik kitabından hareketle “Bağımlılık ve Sömürgecilik Paneli” düzenledi. 30 Ekim 2026 Cuma günü Yeşilay Genel Merkezi Sepetçiler Kasrı'nda gerçekleştirilen programa TBMM Millî Savunma Komisyonu Başkanı ve eski Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Coşkun Yılmaz, AK Parti Milletvekili, gazeteci ve yazar Ayşe Böhürler, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Yeşilay Yönetim Kurulu ve Bilim Kurulu üyeleri, akademisyenler, araştırmacılar, yayın dünyasının temsilcileri ve davetliler katıldı. Yeşilay'ın sömürgeciliğe karşı mücadelesini anlatan video gösterimiyle başlayan programda, bağımlılıkların tarihsel kökenleri, sömürgeci politikalarla ilişkisi ve günümüzde değişen sömürü yöntemleri üç ayrı oturumda değerlendirildi. HULUSİ AKAR: “BAĞIMLILIKLAR MİLLÎ GÜVENLİK AÇISINDAN CİDDİ BİR TEHDİT” TBMM Millî Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, bağımlılıklarla mücadelenin toplumun geleceği ve millî güvenlik açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Bağımlılıkların toplumları zayıflatmak amacıyla kullanılabildiğini belirten Akar, “Bu mesele sadece uyuşturucu meselesi değil. Fikrî, zihnî ve kültürel bağımlılıklar da toplumlar için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Bu nedenle bağımlılıkla mücadeleyi her yönüyle ele almamız gerekiyor.” dedi. Yeşilay'ın yürüttüğü çalışmaları takdirle karşıladığını ifade eden Akar, özellikle çocukların ve gençlerin bağımlılıklardan korunmasında erken yaşta eğitimin ve ailenin önemini vurguladı. Kayseri'deki Yeşilay Rehabilitasyon Merkezi'nin çalışmalarına da değinen Akar, bağımlılık tedavisinin ardından bireylerin sosyal hayata yeniden kazandırılmasının önemine dikkat çekerek “Tedaviyle mesele bitmiyor. İnsanların sağlıklı bir hayata kavuşmalarını, iş ve aile yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlamak gerekiyor. Bu noktada aileye, devlete ve toplumun bütün kesimlerine önemli sorumluluklar düşüyor.” ifadelerini kullandı. Günümüzde ülkelerin silahlı tehditlerin yanı sıra farklı yöntemlerle de hedef alındığını belirten Akar, bağımlılıkların toplumları içeriden zayıflatabilecek bir araç olarak kullanılmasına karşı uyarıda bulundu. Millî savunmanın sınırların korunmasıyla sınırlı değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Akar, “Bağımlılık konusunun her neviyle, her çeşidiyle, her şekliyle, her boyutuyla ele alınması lazım. Sınırlarımızın Mehmetçik tarafından korunmasına eş bir şekilde bizim de savunmayı, korunmayı mutlaka hissettirmemiz lazım.” ifadelerini kullandı. Toplumun bütün kesimlerini bağımlılıklarla mücadelede sorumluluk almaya davet eden Akar, konuşmasını “Bu memleket bizim, bu millet bizim, bu tarih bizim, bu bayrak bizim ve bunu yükseltmek de hepimizin boynunun borcu.” sözleriyle tamamladı. MEHMET DİNÇ: “NESLİNİ KURTARAN TOPLUMLAR KAZANACAK” Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç ise, sömürgeciliğin tarih boyunca farklı yöntemlerle varlığını sürdürdüğüne dikkat çekerek günümüzde bağımlılıkların yeni bir sömürü aracına dönüştüğünü ifade etti. Dünyanın yeni bir döneme girdiğini belirten Dinç, “Artık klasik anlamda sömürgecilik, bir toprağı askerlerle işgal etmekten ibaret değil. Bugün bağımlılık endüstrileri üzerinden insanların bedenleri, zihinleri ve kalpleri işgal edilerek sömürü devam ettiriliyor. Dünyada kartlar yeniden dağıtılırken, yeni bir sistem şekillenirken, neslini kurtaran toplumlar kazanacak.” dedi. Bağımlılıkların bireylerin yanı sıra aileleri ve toplumların geleceğini de tehdit ettiğini vurgulayan Dinç, Yeşilay'ın 106 yıllık mücadelesine değinerek şunları söyledi: “Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak 106 yıldır insanımızın ve insanlığın bağımsızlığı için mücadele ediyoruz. Verdiğimiz mücadele, sadece bir kişinin bağımlı olup olmaması meselesi değildir. Çünkü bağımlılık, bireyden başlayarak ailesine, çevresine, topluma ve nihayetinde bütün insanlığa zarar veren çok boyutlu bir tehdittir. Bugün işgalin sadece toprak işgali olmadığını, zihinlerin ve bedenlerin de işgal edilebildiğini biliyoruz. Bu nedenle millî savunmayı insanımızın bedenini, zihnini ve duygularını korumak olarak da görüyoruz.” Bağımlılıklarla mücadelede kültürün önemine de değinen Dinç, “Bağımlılığa karşı en büyük gücümüz kültürümüz. Bilimle, irfanla ve en önemlisi kültürümüzle bu işgale karşı duracağız. Millet olarak bütün bağımlılıklara karşı memleketimizi savunacağız.” ifadelerini kullandı. SÖMÜRGECİLİĞİN GEÇMİŞİ VE GÜNÜMÜZDEKİ ETKİLERİ DEĞERLENDİRİLDİ Panelin “Sömürgeciliğin Dünü ve Bugünü” başlıklı ilk oturumu, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Şentürk'ün moderatörlüğünde gerçekleştirildi. İstanbul Ticaret Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Dekanı ve Büyükelçi Prof. Dr. Ahmet Kavas, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Selçuk Aydın ve Bağımlılık ve Sömürgecilik kitabının yazarı Dr. Osman Atasoy'un konuşmacı olarak yer aldığı oturumda, sömürgeciliğin tarihsel gelişimi ve bağımlılık yapıcı maddelerin sömürge politikalarındaki rolü ele alındı. “Modern Dünyanın Yeni Sömürgecilik Alanları” başlıklı ikinci oturum, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ertuğrul İsmail Ökten'in moderatörlüğünde düzenlendi. AK Parti Milletvekili, gazeteci ve yazar Ayşe Böhürler, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hüseyin Hayri Nuroğlu ve Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Akif Pamuk'un katıldığı oturumda, modern dünyada sömürgeciliğin değişen biçimleri ve toplumlar üzerindeki etkileri değerlendirildi. BAĞIMLILIKLARLA MÜCADELEDE ÖNLEYİCİ YAKLAŞIMIN ÖNEMİ VURGULANDI Panelin son oturumu, “Bağımlılıklarla Mücadelede Önleyici Yaklaşım ve Yeşilay'ın Çalışmaları” başlığıyla gerçekleştirildi. Türkiye Yeşilay Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ayşe Sena Sezgin'in moderatörlüğündeki oturumda psikiyatrist ve yazar Prof. Dr. Erol Göka, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Şeyma Halaç konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda, bağımlılıkların ortaya çıkmadan önlenmesine yönelik yaklaşımlar, çocukların ve gençlerin risklerden korunması, toplumsal farkındalığın artırılması ve Yeşilay'ın koruyucu ve önleyici çalışmaları ele alındı. Program, kitap takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. BAĞIMLILIK VE SÖMÜRGECİLİK KİTABI TARİHSEL SÜRECE IŞIK TUTUYOR Yeşilay Yayınları tarafından okurlarla buluşturulan, Dr. Osman Atasoy'un kaleme aldığı Bağımlılık ve Sömürgecilik kitabı, bağımlılık yapıcı maddelerin tarih boyunca sömürgecilik faaliyetleriyle kurduğu ilişkiyi farklı boyutlarıyla inceliyor. Tütün ve afyon ticaretinin tarihsel gelişiminden hareketle bağımlılıkların ekonomik ve siyasi çıkarlar doğrultusunda nasıl araçsallaştırıldığını ele alan eser, bağımlılık meselesinin tarihsel ve toplumsal boyutlarının anlaşılmasına katkı sunmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

7. İstanbul İnisiyatifi Zirvesi, Yeşilay’ın Ev Sahipliğinde Başladı Haber

7. İstanbul İnisiyatifi Zirvesi, Yeşilay’ın Ev Sahipliğinde Başladı

Bağımlılıkların önlenmesi ve halk sağlığının korunmasına yönelik küresel stratejilerin geliştirilmesini, ülkeler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesini ve iyi uygulama örneklerinin paylaşılmasını hedefleyen İstanbul İnisiyatifi Zirvesi, bu yıl 8-9 Ekim tarihlerinde yedinci kez gerçekleştiriliyor. Zirve kapsamında 14 ülkeden, 16 sivil toplum kuruluşundan 21 temsilci, Yeşilay Genel Merkezi Sepetçiler Kasrı’nda bir araya geldi. Zirvenin açılışında konuşan Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, bağımlılıkların sınırları aşan küresel bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek uluslararası dayanışmanın ve ortak hareket etmenin önemini vurguladı. Dinç, “Bazen bir ülkede geliştirilen bir fikir, başka bir ülkedeki bir çocuğu koruyabilir. Bir toplumda başarıyla uygulanan bir program, binlerce kilometre uzaktaki başka bir topluma ilham verebilir. Bu masa etrafında paylaşılan bir deneyim, başka bir kuruluşun yıllarını deneme ve yanılmayla geçirmesinin önüne geçebilir.” dedi. Zirvenin ortak çözümler geliştirilmesine katkı sağlayacağına inandığını ifade eden Dinç, “Bu zirvenin daha güçlü iş birlikleri kurmamıza, yeni fikirler geliştirmemize ve ortak deneyimlerimizi eyleme dönüştürmemize katkı sağlayacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Bağımlılıklarla Mücadelede Küresel Gelişmeler Ele Alındı Zirvenin ilk gününde, İstanbul İnisiyatifi’nin kuruluşundan bugüne uzanan süreç ele alınarak önceki zirvelerde öne çıkan ortak temalar ve verilen taahhütler değerlendirildi. Ayrıca İstanbul İnisiyatifi’nin gelecekteki rolü ve çalışmalarının sürdürülebilirliği üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Günün devamında, bağımlılık yapıcı maddelere ilişkin küresel gelişmeler ele alınarak madde üretimi, kaçakçılığı, ele geçirilmesi ve kullanımına yönelik güncel eğilimler değerlendirildi. 7. İstanbul İnisiyatifi Zirvesi, 9 Ekim’de politika, koordinasyon ve geleceğe yönelik stratejilerin ele alınacağı oturumlarla devam edecek. Zirvenin ikinci gününde küresel uyuşturucu politikalarının geleceği, ceza adaleti, spor temelli önleme ve iyileşme modelleri ile uluslararası koordinasyon konuları görüşülecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul’un İkinci Yeşilay Gençlik Merkezi Esenyurt’ta Açıldı Haber

İstanbul’un İkinci Yeşilay Gençlik Merkezi Esenyurt’ta Açıldı

Açılışa Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu ve Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy katılım sağladı. Gençlere kültür, sanat, teknoloji, akademik gelişim ve gönüllülük alanlarında çok yönlü imkanlar sunacak olan Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi, bağımlılıklarla mücadelede önleyici çalışmaların sahadaki güçlü adreslerinden biri olacak. Merkezde bağımlılık farkındalık eğitimlerinden kişisel gelişim programlarına, akademik destek çalışmalarından dijital beceri eğitimlerine, sanat atölyelerinden medya ve içerik üretim çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede faaliyetler yürütülecek. “BURADAN BİR ÇAY İÇEN BAĞIMLILIKLA MÜCADELEYE DESTEK VERMİŞ OLACAK” Açılışta konuşan Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, gençlik merkezlerinin bağımlılıklarla mücadeledeki önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugün Yeşilay'ımız için çok mutlu, çok gururlu bir gün. Türkiye'nin en büyük ilçelerinden bir tanesinde, Esenyurt'ta çok nezih bir mekanı hizmete açıyoruz. İnşallah bu mekan; gençlerimizin güzel vakit geçireceği, nitelikli paylaşımlarda bulunacağı bir mekan olacak. Burada hem Yeşilay'ımızın ürünleri, Yeşilay'ımızın mesajları yer alıyor. Hem de buradaki Cafe 1920 gelirleri yine bağımlılıkla mücadele çalışmalarında, gençlik çalışmalarında burs olarak, etkinlik olarak değerlendiriliyor. O yüzden buraya gelen, buradan bir çay, bir kahve içen herkes aslında bağımlılıkla mücadeleye de çok ciddi bir destek vermiş oluyor. İnşallah Esenyurt için, İstanbul için hayırlı, uğurlu olur diyorum.” “BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE TÜM KURUMLARIMIZ İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE ÇALIŞIYOR” İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen de açılışta gerçekleştirdiği konuşmada bağımlılıklarla mücadeleye değindi: “Bağımlılık toplumsal bir mücadele ama öncelikle bağımlılığa giden yoldaki sebeplerin de ortadan kaldırılması için bütün kurumlarımız iş birliği içerisinde çözümler üretmek için gayret sarf ediyor. Bu kapsamda Yeşilay Gençlik Merkezimiz de inşallah güzelliklere vesile olur.” “BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE YEŞİLAY İLE İŞ BİRLİĞİ İÇİNDEYİZ” Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu ise konuşmasında gençlere yönelik koruyucu ve destekleyici hizmetlerin önemini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Yeşilay'la sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bağımlılıklarla mücadele toplumsal bir mesele. Sadece emniyet güçlerinin, kolluk kuvvetlerinin yürüteceği bir mücadele değil; aynı zamanda STK'ların, toplumun ileri gelenlerinin de destek vermesi gereken bir mücadele. Yeşilay bu mücadelede 100 yıldır önderlik yapıyor. Bu tesisin buraya açılması da son derece önemli bir adımdır.” ESENYURT BELEDİYESİ’NDEN YEŞİLAY’A TAM DESTEK Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy da Esenyurt’ta gençlere kazandırılan merkezin ilçeye önemli katkılar sunacağını belirterek şunları kaydetti: “Esenyurt Belediyesi, Yeşilay ve topluma faydası olan tüm STK’ların hizmetindedir. Hepimizin çocukları için bağımlılıklarla mücadeleye desteğimiz sürecektir.” GENÇLİK MERKEZLERİ EĞİTİM HAYATINA DA DESTEK SUNACAK Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi’nde alkol, tütün, madde, internet ve kumar bağımlılıklarına yönelik farkındalık eğitimlerinin yanı sıra iletişim, liderlik ve zaman yönetimi gibi kişisel gelişim eğitimleri de verilecek. Merkezde üniversite sınavına hazırlık dersleri, yabancı dil eğitimleri ve dijital beceri programlarıyla gençlerin akademik ve mesleki gelişimleri desteklenecek. YILLIK 30 BİNİ AŞKIN GENCE VE YETİŞKİNE ULAŞILMASI HEDEFLENİYOR Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi’nden günlük ortalama 130 ila 210 kişinin faydalanması öngörülüyor. Yoğun dönemlerde bu sayının artması beklenirken merkezin haftalık ortalama 550 ila 800 kişiye ulaşması, yıllık bazda ise 30.000’in üzerinde gence ve yetişkine hizmet sunması hedefleniyor. İSTANBUL’DAKİ İKİNCİ, TÜRKİYE’DEKİ BEŞİNCİ YEŞİLAY GENÇLİK MERKEZİ Fatih Cerrahpaşa Prof. Dr. Hakan Ertin Gençlik Merkezi’nin ardından Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi’nin açılmasıyla birlikte İstanbul’daki Yeşilay Gençlik Merkezi sayısı 2’ye yükseldi. Türkiye genelinde ise İstanbul’da 2, Sakarya’da 1, İzmir’de 1 ve Rize’de 1 olmak üzere toplam 5 Yeşilay Gençlik Merkezi faaliyetlerini sürdürüyor. 2026 yılı sonuna kadar 11 Gençlik Merkezi’nin faaliyet göstermesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul'da Yeşilay Haftası Coşkusu Haber

İstanbul'da Yeşilay Haftası Coşkusu

Bu çerçevede İstanbul’un simge yapılarından Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Yeşilay bayrağıyla donatıldı. İki kıtayı birbirine bağlayan köprüye asılan Yeşilay bayrağı, bağımlılıklara karşı ortak mücadele çağrısının ve sağlıklı bir toplum idealinin sembolü oldu. Yeşilay Haftası etkinlikleri kapsamında ayrıca Bağcılar Meydanı’nda “Sen de Yeşilaycısın” mottosuyla hazırlanan farkındalık tırının açılışı gerçekleştirildi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programda, bağımlılıklarla mücadeleye ilişkin bilgilendirme çalışmalarının yanı sıra çocuklar için atölyeler düzenlendi. Yeşilay’ın 106. yılını büyük bir coşkuyla kutladıklarını belirten Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, “Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak 106 yıldır insanımızın ve insanlığın bağımsızlığı için çalışıyoruz. İçinde bulunduğumuz dönemde en büyük güç, insanın hem nefsini hem de neslini bağımlılıklardan koruyabilmesidir. Yeşilay, tek bir gündemle, bağımlılıklarla mücadele amacıyla varlığını sürdürüyor. Bu nedenle her bir insanımıza ulaşana, bütün çocuklarımızı ve gençlerimizi koruyana, koruyamadıklarımızı da yeniden hayata kazandırana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” şeklinde konuştu. “HERKESİ YEŞİLAY ETKİNLİKLERİNE KATILMAYA DAVET EDİYORUZ” Dinç, Yeşilay’ın tüm şubeleri, gençlik oluşumları ve spor kulüpleriyle 1–7 Mart Yeşilay Haftası boyunca ülke genelinde çeşitli etkinlikler gerçekleştireceğini belirterek şunları söyledi: “İstanbul’da Bağcılar Meydanı’nda konuşlanan tırımızda hafta boyunca faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. İstanbul’daki Yeşilaycı dostlarımızı Bağcılar Meydanı’ndaki tırımıza bekliyoruz. Bir hafta boyunca burada olacağız. Etkinliklerimize katılmaları ve bu mücadeleye destek vermeleri bizleri memnun edecektir. Farklı şehirlerde yaşayan Yeşilaycı dostlarımızı da bulundukları illerde düzenlenen Yeşilay Haftası etkinliklerine davet ediyoruz. Hep birlikte, bağımlılıklara karşı daha güçlü bir toplumsal farkındalık oluşturacağımıza inanıyoruz.” YEŞİLAY HAFTASI BOYUNCA BAĞIMSIZLIK BİLİNCİ GÜÇLENDİRİLECEK Yeşilay Haftası boyunca Türkiye genelinde gerçekleştirilecek etkinliklerle tütün, alkol, madde, kumar ve internet bağımlılıklarına karşı toplumsal farkındalık güçlendirilirken, sağlıklı ve bağımsız bir yaşamın önemi vurgulanacak. Yeşilay Haftası boyunca düzenlenecek seminerler, atölyeler, saha etkinlikleri ve farkındalık kampanyalarıyla “bağımsızlık” bilinci daha da güçlendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kumar Bağımlılığında Çözümün Adresi Yeşilay Haber

Kumar Bağımlılığında Çözümün Adresi Yeşilay

Toplantıda konuşan Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, psikoterapiye düzenli devam eden danışanlarda kumardan uzaklaşma oranının 10’da 8 olduğunun altını çizerek, kumar ile ilgili sorun yaşayan herkesi çözümün adresi olarak Yeşilay’dan destek almaya davet etti. Toplantıda paylaşılan Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) verilerine göre, kumar nedeniyle yapılan başvurular 2022 yılında 3 bin 6 iken 2023’te 3 bin 552’ye, 2024’te 4 bin 798’e ve 2025’te 5 bin 748’e yükseldi. Başvuruların yaş dağılımına bakıldığında ise, kumar oynayanların yüzde 36,7’sinin 20–30 yaş, yüzde 43,4’ünün 30–40 yaş aralığında olduğu, yüzde 15,4’ünün 40–50 yaş grubunda yer aldığı görülüyor. 20 yaş altının oranı yüzde 1,1’de kaldı. 50 yaş ve üzerindeki grupların toplam payı ise yüzde 3’ün altında seyretti. Danışanların kumara başlama yaşına göre dağılımı, riskin ne kadar erken başladığını ortaya koydu. Buna göre danışanların yüzde 34,3’ü 18 yaşından önce, yüzde 42,8’i 18–25 yaş arasında, yüzde 22,7’si ise 25 yaşından sonra ilk kez kumarla tanıştığı görüldü. YEDAM verileri, kumara yönelmede en belirleyici etkenin sosyal çevre olduğunu da gösterdi. Danışanların yüzde 57,4’ü kumara arkadaş çevresinin etkisiyle başladığını belirtirken, yüzde 20’si merak, yüzde 6,5’i boş zamanlarını değerlendirme gerekçesiyle oynadığını ifade etti. “KAMUOYUNA ÇAĞRIDA BULUNUYORUZ” Kumar bağımlılığı ile mücadele seferberlik ruhuyla, toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla mücadele verilmesi gerektiğini ifade eden Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç önerilerini beş başlık altında sıraladı: “Yasal ya da yasa dışı diye bir ayrım olmaz. Şans, talih, bahis gibi isimler kumarı masumlaştıramaz, ortak kavram birliği sağlanmalıdır. Kumar reklamları yasaklanmalıdır. Kumara erişim kanalları daraltılarak, erişimi kısıtlayan tedbirler güçlendirilmelidir. Kumar ve dijital oyunlar arasındaki ilişki incelenerek oyunları denetleyen bir derecelendirme sistemi getirilmelidir. Kumarı özendiren içeriklere, sosyal medya fenomenlerine ve legal ya da kaçak film platformlarına katı yaptırımlar uygulanmalıdır.” “10 DANIŞANIMIZDAN 8’İNİ KUMARDAN KURTARIYORUZ” Doç. Dr. Mehmet Dinç, bağımlılıklarla mücadelede bireysel destek hizmetlerinin yanı sıra önleyici faaliyetlerin ve yapısal adımların da güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı: “Gençlere yönelik eğitim programlarının yaygınlaştırılması, kumar reklamlarının engellenmesi, çevrim içi platformların daha etkin biçimde denetlenmesi, borç ve finansal yüklerle başa çıkmaya yönelik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve ailelerin sürece daha aktif biçimde dâhil edilmesi gerekiyor. Bu adımlar birlikte ele alındığında hem bağımlılık hem de ona eşlik eden ruhsal riskler önemli ölçüde azaltılabilir.” Açıklamasının sonunda kamuoyuna da çağrıda bulunan Dinç, “Kumar bağımlılığı çözümsüz bir durum değil. Bize başvurup düzenli olarak psikoterapiye devam eden her 10 danışanımızdan 8’inin aldıkları destekle kumardan uzaklaştığını görüyoruz. Biz Yeşilay olarak hep şunu tekrar ediyoruz: Bağımlılık bir irade meselesi değil, tedavi edilebilir bir sağlık sorunudur. Erken destek, anlayış ve profesyonel yardım insanların hayatını gerçekten değiştirebilir,” ifadelerini kullandı. Dinç, kumar bağımlılığı ve buna eşlik eden psikolojik zorlanmalardan kurtulmak için Türkiye’nin her yerinden YEDAM Danışma Hattı 115 aracılığıyla ücretsiz ve gizlilik esasıyla destek alınabileceğini hatırlattı.

Yeşilay’dan Dijital Bağımlılıklara Karşı Acil Eylem Planı ve Ortak Sorumluluk Çağrısı Haber

Yeşilay’dan Dijital Bağımlılıklara Karşı Acil Eylem Planı ve Ortak Sorumluluk Çağrısı

Dinç, dijital dünyanın çocuklar için giderek daha riskli bir hâl aldığını belirterek, korunma ve müdahale sürecinin bireysel çabaların ötesine geçtiğini,çocukları dijital zararlardan korumak için acil ve bütüncül bir halk sağlığı yaklaşımına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Türkiye Yeşilay Cemiyeti, alkol, madde, tütün, kumar ve internetle ilişkili bağımlılıklar olmak üzere beş bağımlılığa karşı mücadele etmeye ve farkındalık çalışmalarıyla toplumu bilinçlendirmeye devam ediyor. Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Antalya’da gerçekleştirilen HIMMS+EURASIA 2025, Sağlık Bilişimi ve Eğitimi, Konferansı ve Fuarı’na katıldı. Dinç, “Bağlayan Sağlık, Önce İnsan Teknolojisi" temasıyla gerçekleştirilen konferansta yaptığı “Dijital Pediatri ve Genç Nesil Sağlığı: Nesiller Arası Yaklaşım” başlıklı sunumda, dijitalleşmenin çocuk ve genç sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sunumda, dijital ekosistemin artık doğrudan bir “sağlık belirleyeni” haline geldiği belirtilerek, dijital bağımlılık riskleriyle mücadelede yalnızca bireysel farkındalık ya da ebeveyn kontrolünün yeterli olmadığı vurgulandı. Dinç, bu tabloyu “yeni bir halk sağlığı krizi” olarak tanımlayarak güçlü kurumsal düzenlemelerin aciliyetine işaret etti. DİJİTAL MARUZİYET ALARM VERİYOR: ÇOCUKLAR EKRAN KUŞATMASI ALTINDA Paylaşılan verilere göre çocuklar ekran karşısında kritik düzeyde zaman geçiriyor. 0–8 yaş arası çocukların günlük ekran süresi 2 saat 27 dakika iken, 5–8 yaş aralığında bu süre 3 saat 28 dakikaya kadar yükseliyor. Türkiye, 10–12 yaş grubunda akıllı telefon sahipliğinin en erken görüldüğü OECD ülkesi konumunda. Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) verileri de internete başlama yaşının ortalama 9,36 olduğunu ve sorunlu kullanım davranışlarının çoğunlukla 12,22 yaş civarında başladığını gösteriyor. Bu tablo, erken ve yoğun dijital maruziyetin çocuklarda bağımlılık riskini ciddi oranda artırdığını ortaya koyuyor. DİJİTALLEŞMENİN SAĞLIK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ ÇOK BOYUTLU Dijital maruziyetin çocukların davranış, ruh sağlığı ve bilişsel gelişimi üzerinde belirgin etkileri bulunuyor. Yoğun ekran kullanımı küçük yaşlarda anksiyete, depresif belirtiler, saldırganlık ve dikkat sorunlarında artışla ilişkilendiriliyor. OECD ülkeleri verilerine göre 2017–2022 arasında siber zorbalık oranı yüzde 25'in üzerinde artmış durumda ve her altı çocuktan biri bu şiddeti doğrudan deneyimliyor. Ayrıca, okul öncesi çocuklara yönelik dijital uygulamaların yüzde 67’sinin kullanıcı verilerini üçüncü taraflarla paylaştığı görülüyor. Düşük dijital sağlık okuryazarlığı ise yanlış bilgiye maruziyeti artırarak bağımlılık gelişimini kolaylaştırıyor. Tüm bu veriler, dijitalleşmenin çocuklar için doğrudan bir sağlık riski haline geldiğini işaret ediyor. ÇOCUKLARIN DİJİTAL GÜVENLİĞİ ARTIK DEVLET POLİTİKASI HALİNE GELİYOR Sunumda aktarılan uluslararası gelişmeler, çocukları dijitalden koruma sorumluluğunun artık ortak bir sorumluluk olması gerektiğini ortaya koyuyor. Güney Kore’de 16 yaşın altındaki çocuklara gece 00.00–06.00 arasında çevrimiçi oyun kısıtlaması getiriliyor. Çin’de ise 18 yaş altı çocukların oyun süresi hafta içi günlük 90 dakika ile sınırlandırılıyor. Birleşik Krallık çevrimiçi güvenlik yasalarıyla platformlara yaş doğrulama ve güvenli içerik sağlama yükümlülüğü getirirken, Avustralya’da 16 yaş altı kişilerin sosyal medya hesabı açmasını engelleyici düzenlemeler 10 Aralık itibarıyla yürürlüğe giriyor. Bu uygulamalar, çocuk güvenliğinin giderek daha fazla devlet politikası kapsamına alındığını gösteriyor. DOÇ. DR. MEHMET DİNÇ: “DİJİTAL BAĞIMLILIKLA MÜCADELE TOPLUMSAL SORUMLULUKTUR” Mehmet Dinç, dijital bağımlılıkla mücadelede yükün yalnızca ebeveynlerin omzunda bırakılamayacağını, çocukların korunmasının devletler, kurumlar, platformlar ve teknoloji şirketleri tarafından birlikte üstlenilmesi gereken bir toplumsal sorumluluk olduğunu vurgulayarak kamuoyuna çağrıda bulundu. Bu kapsamda çocuk ve gençleri koruyan yeni yasal çerçevelerin oluşturulması, platformlara yaş doğrulama ve ebeveyn onayı zorunluluğu getirilmesi, bağımsız içerik denetim yapılarının oluşturulması, dijital içeriklerde akıllı uyarı ve kullanım sınırlayıcı sistemlerin geliştirilmesi, dijital oyun ve platformların yaş uygunluğuna göre bağımsız şekilde derecelendirilmesi gerektiğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.