Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mehmet Konuralp Yılmaz

Kapsül Haber Ajansı - Mehmet Konuralp Yılmaz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Konuralp Yılmaz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Her 5 Kişiden 1'i İş İçin Şehir Değiştiriyor Haber

Her 5 Kişiden 1'i İş İçin Şehir Değiştiriyor

İller arası göç eden her 5 kişiden birinin iş gerekçesiyle yer değiştirmesi, istihdam olanaklarının şehirler arasındaki dağılımını yeniden gündeme taşıdı. Bu kapsamda NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu, gençlerin farklı şehirlerdeki iş dünyasıyla bağlantı kurabilmesine, profesyonel çevrelerini geliştirmesine ve kariyer fırsatlarını daha yakından tanımasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor… Türkiye’de iş olanaklarına erişim, şehirler arası göçün önemli nedenlerinden biri olmaya devam ediyor. TÜİK verilerine göre, 2025 yılında toplam 2 milyon 475 bin 19 kişi iller arasında göç ederken, bunların 488 bin 643’ü iş ve tayin gerekçesiyle şehir değiştirdi. İş nedeniyle en fazla göç alan şehir 72 bin 141 kişiyle İstanbul olurken, Ankara 41 bin 313, İzmir ise 24 bin 665 kişiyle öne çıktı. Veriler, iş gücü hareketliliğinin büyükşehirlerde yoğunlaştığını ortaya koyarken, farklı şehirlerdeki istihdam fırsatlarına erişim ve profesyonel bağlantıların önemi de gündeme geliyor. “GENÇLER İŞ FIRSATLARINA ULAŞMAK İÇİN ŞEHİR DEĞİŞTİRMEK ZORUNDA KALMAMALI” İş nedeniyle yaşanan göç hareketliliğini değerlendiren NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu ve Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, istihdam olanaklarının belirli şehirlerde yoğunlaşmasının gençlerin kariyer tercihlerini de etkilediğine dikkat çekti. Yılmaz, “Bugün pek çok genç, eğitim aldığı veya yaşadığı şehirde kendisine uygun bir iş fırsatı bulamadığında başka bir şehre yöneliyor. Elbette şehir değiştirmek yeni deneyimler ve fırsatlar kazandırabilir. Ancak burada önemli olan, gençlerin yalnızca iş bulabilmek için yaşadıkları şehirden ayrılmak zorunda hissetmemesi. Türkiye’nin farklı şehirlerinde önemli bir genç nüfus ve girişimcilik potansiyeli bulunuyor. Bu potansiyelin iş dünyasıyla daha güçlü buluşması gerekiyor. Gençlerin bulundukları şehirlerde de farklı sektörleri tanıyabilmesi, iş insanlarıyla iletişim kurabilmesi ve kendilerine bir kariyer yolu çizebilmesi oldukça önemli” dedi. “İŞ FIRSATLARINA ERİŞİMDE PROFESYONEL ÇEVRE ÖNEMLİ” Gençlerin iş hayatına hazırlanırken yalnızca akademik bilgiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Yılmaz, profesyonel ilişkilerin kariyer yolculuğundaki önemine değindi. Yılmaz, “Bir gencin kariyerini şekillendiren unsurlardan biri de doğru insanlarla doğru zamanda tanışabilmesi. Bazen farklı bir sektörden iş insanıyla yapılan sohbet, hiç düşünülmeyen bir kariyer alanının kapısını açabiliyor. Ancak her gencin bu bağlantılara ulaşma imkânı aynı değil. Biz gençlerin iş dünyasını yalnızca büyükşehirlerde değil, bulundukları çevrede de yakından tanıyabilmesini önemsiyoruz. İş dünyasının deneyimini gençlerle paylaşması, onların seçeneklerini görmesini ve daha bilinçli kararlar almasını sağlayabilir” ifadelerini kullandı. NEFA, GENÇLERLE İŞ DÜNYASI ARASINDA BAĞ KURUYOR Gençlerin profesyonel hayata daha hazırlıklı adım atmasını amaçlayan NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu, farklı sektörlerden girişimcileri, yöneticileri ve iş insanlarını gençlerle bir araya getiriyor. Düzenlediği buluşmalar, networking etkinlikleri ve deneyim paylaşımına dayalı organizasyonlarla gençlerin iş dünyasını yakından tanımasına, profesyonel ilişkiler geliştirmesine ve farklı kariyer seçeneklerini değerlendirmesine katkı sağlamayı hedefliyor. İş dünyası ile gençler arasındaki iletişimin güçlendirilmesinin uzun vadede önemli kazanımlar sağlayacağını belirten Yılmaz, “Gençlerin kendi şehirlerinde de fırsatları görebilmesi, girişimcilik konusunda cesaret kazanması ve farklı sektörlerle bağlantı kurabilmesi gerekiyor. NEFA olarak gençlerle iş dünyasını aynı ortamda buluşturarak bu iletişimi güçlendirmeye çalışıyoruz. Amacımız yalnızca yeni tanışıklıklar oluşturmak değil, gençlerin kariyer yolculuklarında yararlanabilecekleri kalıcı bir iletişim ağına katkı sağlamak. Çünkü fırsatlara erişimin ilk adımı çoğu zaman doğru bağlantıları kurabilmekten geçiyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençlerin Yüzde 75’i Hızlı Terfiyi Önceliklendirmiyor Haber

Gençlerin Yüzde 75’i Hızlı Terfiyi Önceliklendirmiyor

Deloitte’un 44 ülkede 22 bin 500’ü aşkın Z ve Y kuşağı katılımcıyla gerçekleştirdiği 2026 Küresel Z Kuşağı ve Y Kuşağı Araştırması’na göre, Z kuşağının yalnızca yüzde 25’i hızlı terfilerle ilerleyen bir kariyer modelini tercih ederken, yüzde 44’ü daha istikrarlı ve kademeli bir kariyer gelişimini önceliklendiriyor. Gençlerin yüzde 21’i ise kendisi için doğru rolü bulabilmek ve uzun vadede daha uygun bir kariyer oluşturabilmek adına yatay bir pozisyon değişikliğine veya kariyerinde geçici bir geri adıma açık olduğunu belirtiyor. Türkiye’de gençlerin iş gücü piyasasındaki görünümü de dikkat çekiyor. TÜİK’in Ağustos 2026 İşgücü İstatistikleri’ne göre, 15-24 yaş grubundaki genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 13 olarak kaydedildi. Bu oran genç erkeklerde yüzde 9,7 olurken, genç kadınlarda yüzde 19,4’e ulaştı. Veriler, gençlerin iş hayatına katılımının yanı sıra doğru kariyer fırsatlarına erişiminin de önemini ortaya koyuyor. Araştırmada gençlerin öğrenme ve gelişime verdiği önem de öne çıkıyor. Z ve Y kuşağının yüzde 74’ü yapay zekâyı günlük çalışma hayatında kullanırken, yüzde 79’u bu teknolojiden öğrenme ve gelişim fırsatlarını belirlemek amacıyla yararlanıyor. Veriler, yeni kuşağın kariyer kararlarında yalnızca bugünkü pozisyonunu değil, gelecekte kazanacağı yetkinlikleri de dikkate aldığını gösteriyor. ŞİRKETLER GENÇLERİ SEÇİYOR, GENÇLER DE ŞİRKETLERİ Gençlerin kariyer tercihlerindeki değişimi değerlendiren NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu ve Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, işveren ile çalışan arasındaki seçim sürecinin artık çift taraflı ilerlediğine dikkat çekti. Yılmaz, “Geçmişte daha çok şirketlerin çalışan seçtiği bir yapıdan söz ediyorduk. Bugün özellikle gençlerde bunun değiştiğini görüyoruz. Bir genç başvuru yapmadan önce şirketi araştırıyor; nasıl bir çalışma kültürü olduğunu, kimlerle çalışacağını, kendisine ne katacağını ve orada nasıl bir gelecek kurabileceğini sorguluyor. Dolayısıyla şirketler gençleri seçerken gençler de şirketleri seçiyor. İş dünyasının bu değişimi doğru okuması gerekiyor” dedi. “GENÇLERİN İŞ DÜNYASIYLA TEMASI MEZUNİYETTEN ÖNCE BAŞLAMALI” Gençlerin doğru kariyer kararları verebilmesi için iş dünyasını üniversite yıllarında tanımalarının önemli olduğunu belirten Yılmaz, “Bir gencin hangi sektörde veya hangi şirkette çalışmak istediğini anlayabilmesi için önce o dünyayı tanıması gerekiyor. İş insanlarıyla bir araya gelmesi, farklı sektörlerden deneyimleri dinlemesi ve profesyonel hayatın nasıl işlediğini görmesi çok değerli. Gençlerin iş dünyasıyla ilk gerçek teması bir iş görüşmesi olmamalı” ifadelerini kullandı. NEFA GENÇLERLE İŞ DÜNYASINI AYNI MASADA BULUŞTURUYOR Gençlerin profesyonel hayata daha hazırlıklı başlamasını amaçlayan NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu, üniversite öğrencileri ve gençleri farklı sektörlerden girişimciler, yöneticiler ve iş insanlarıyla bir araya getiriyor. Gerçekleştirilen buluşmalar ve networking çalışmalarıyla gençlerin profesyonel çevrelerini geliştirmeleri, farklı sektörleri yakından tanımaları ve kariyerlerini şekillendirirken iş dünyasının deneyimlerinden yararlanmaları hedefleniyor. Yılmaz, “Biz gençlerin iş dünyasına uzaktan bakmasını değil, doğrudan içinde bulunmasını istiyoruz. Bir iş insanıyla tanışmak, onun tecrübelerini dinlemek ya da farklı sektörlerden insanlarla aynı ortamda bulunmak bazen bir gencin kariyer yönünü değiştirebiliyor. NEFA’da gençlerle iş dünyası arasındaki mesafeyi azaltırken onların daha mezun olmadan kendi yollarını daha bilinçli çizebilecekleri bir ortam oluşturmayı önemsiyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençlerin İş Dünyasıyla Teması Mezuniyetten Önce Başlamalı Haber

Gençlerin İş Dünyasıyla Teması Mezuniyetten Önce Başlamalı

Bu kapsamda NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu, gençlerle iş dünyasını bir araya getirerek üniversite yıllarından itibaren farklı sektörleri ve şirketleri yakından tanımalarına, profesyonel çevrelerini geliştirmelerine ve kariyer tercihlerini daha bilinçli yapmalarına katkı sağlamayı hedefliyor… Deloitte’un 44 ülkede 22 bin 500’ü aşkın Z ve Y kuşağı katılımcıyla gerçekleştirdiği 2026 Küresel Z Kuşağı ve Y Kuşağı Araştırması’na göre, Z kuşağının yalnızca yüzde 25’i hızlı terfilerle ilerleyen bir kariyer modelini tercih ederken, yüzde 44’ü daha istikrarlı ve kademeli bir kariyer gelişimini önceliklendiriyor. Gençlerin yüzde 21’i ise kendisi için doğru rolü bulabilmek ve uzun vadede daha uygun bir kariyer oluşturabilmek adına yatay bir pozisyon değişikliğine veya kariyerinde geçici bir geri adıma açık olduğunu belirtiyor. Türkiye’de gençlerin iş gücü piyasasındaki görünümü de dikkat çekiyor. TÜİK’in Ağustos 2026 İşgücü İstatistikleri’ne göre, 15-24 yaş grubundaki genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 13 olarak kaydedildi. Bu oran genç erkeklerde yüzde 9,7 olurken, genç kadınlarda yüzde 19,4’e ulaştı. Veriler, gençlerin iş hayatına katılımının yanı sıra doğru kariyer fırsatlarına erişiminin de önemini ortaya koyuyor. Araştırmada gençlerin öğrenme ve gelişime verdiği önem de öne çıkıyor. Z ve Y kuşağının yüzde 74’ü yapay zekâyı günlük çalışma hayatında kullanırken, yüzde 79’u bu teknolojiden öğrenme ve gelişim fırsatlarını belirlemek amacıyla yararlanıyor. Veriler, yeni kuşağın kariyer kararlarında yalnızca bugünkü pozisyonunu değil, gelecekte kazanacağı yetkinlikleri de dikkate aldığını gösteriyor. ŞİRKETLER GENÇLERİ SEÇİYOR, GENÇLER DE ŞİRKETLERİ Gençlerin kariyer tercihlerindeki değişimi değerlendiren NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu ve Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, işveren ile çalışan arasındaki seçim sürecinin artık çift taraflı ilerlediğine dikkat çekti. Yılmaz, “Geçmişte daha çok şirketlerin çalışan seçtiği bir yapıdan söz ediyorduk. Bugün özellikle gençlerde bunun değiştiğini görüyoruz. Bir genç başvuru yapmadan önce şirketi araştırıyor; nasıl bir çalışma kültürü olduğunu, kimlerle çalışacağını, kendisine ne katacağını ve orada nasıl bir gelecek kurabileceğini sorguluyor. Dolayısıyla şirketler gençleri seçerken gençler de şirketleri seçiyor. İş dünyasının bu değişimi doğru okuması gerekiyor” dedi. “GENÇLERİN İŞ DÜNYASIYLA TEMASI MEZUNİYETTEN ÖNCE BAŞLAMALI” Gençlerin doğru kariyer kararları verebilmesi için iş dünyasını üniversite yıllarında tanımalarının önemli olduğunu belirten Yılmaz, “Bir gencin hangi sektörde veya hangi şirkette çalışmak istediğini anlayabilmesi için önce o dünyayı tanıması gerekiyor. İş insanlarıyla bir araya gelmesi, farklı sektörlerden deneyimleri dinlemesi ve profesyonel hayatın nasıl işlediğini görmesi çok değerli. Gençlerin iş dünyasıyla ilk gerçek teması bir iş görüşmesi olmamalı” ifadelerini kullandı. NEFA GENÇLERLE İŞ DÜNYASINI AYNI MASADA BULUŞTURUYOR Gençlerin profesyonel hayata daha hazırlıklı başlamasını amaçlayan NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu, üniversite öğrencileri ve gençleri farklı sektörlerden girişimciler, yöneticiler ve iş insanlarıyla bir araya getiriyor. Gerçekleştirilen buluşmalar ve networking çalışmalarıyla gençlerin profesyonel çevrelerini geliştirmeleri, farklı sektörleri yakından tanımaları ve kariyerlerini şekillendirirken iş dünyasının deneyimlerinden yararlanmaları hedefleniyor. Yılmaz, “Biz gençlerin iş dünyasına uzaktan bakmasını değil, doğrudan içinde bulunmasını istiyoruz. Bir iş insanıyla tanışmak, onun tecrübelerini dinlemek ya da farklı sektörlerden insanlarla aynı ortamda bulunmak bazen bir gencin kariyer yönünü değiştirebiliyor. NEFA’da gençlerle iş dünyası arasındaki mesafeyi azaltırken onların daha mezun olmadan kendi yollarını daha bilinçli çizebilecekleri bir ortam oluşturmayı önemsiyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Genç Girişimcinin Yeni Rotası Tek Sektör Yerine Çok Alanlı Büyüme Haber

Genç Girişimcinin Yeni Rotası Tek Sektör Yerine Çok Alanlı Büyüme

İş dünyasında yeni nesil girişimcilik anlayışı, tek bir sektörde uzmanlaşmanın ötesine geçiyor. İnşaattan teknolojiye, e-ticaretten enerjiye, gastronomiden hizmet sektörüne kadar farklı alanlardaki fırsatları aynı anda takip eden genç girişimciler, iş modellerini de bu doğrultuda çeşitlendiriyor. Türkiye’de yeni kurulan girişimlerin sektörel dağılımı da girişimcilik ekosisteminin farklı alanlara yayılan yapısını ortaya koyuyor. Türkiye’de girişimcilik ekosistemi dönüşürken, genç iş insanlarının yatırım ve büyüme anlayışı da değişiyor. Geçmişte belirli bir sektörde uzmanlaşarak büyümek iş dünyasının temel modellerinden biri olurken, bugün farklı sektörleri birbirini besleyen yatırım alanları olarak değerlendiren yeni bir girişimci profili öne çıkıyor… Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Girişimcilik ve İş Demografisi 2024 verilerine göre, Türkiye’de girişimlerin doğum oranı yüzde 15,8 olarak gerçekleşti. Yeni girişimlerde en yüksek payı yüzde 32,1 ile toptan ve perakende ticaret alırken, ulaştırma ve depolama yüzde 16,8, inşaat ise yüzde 10,1 pay aldı. 2024 yılında hızlı büyüyen girişimlerin yüzde 23,5’i imalatta, yüzde 20,5’i ticarette ve yüzde 15,2’si inşaatta faaliyet gösterdi. Türkiye’de ekonomik yapının önemli bölümünü oluşturan KOBİ’lerin sayısı ise 2024 itibarıyla 3 milyon 928 bine ulaştı. KOBİ’ler toplam girişimlerin yüzde 99,6’sını ve istihdamın yüzde 68,5’ini oluşturdu. Bu tablo, girişimcilik ekosistemindeki hareketliliğin ve yeni iş modellerinin ekonomideki ağırlığını da ortaya koyuyor. YENİ NESİL İŞ İNSANI FARKLI SEKTÖRLER ARASINDA BAĞ KURUYOR Bu kapsamda genç girişimcilerin tek bir faaliyet alanına bağlı kalmak yerine farklı sektörlerde oluşan fırsatları takip ettiğine dikkat çeken Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve NEFA Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, yeni dönemde sektörler arasındaki sınırların giderek daha geçirgen hale geldiğini söyledi. Yılmaz, “Bugün inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir girişimcinin teknolojiyi bilmeden, dijital ticareti takip etmeden ya da enerji alanındaki dönüşümü görmeden uzun vadeli bir büyüme planı oluşturması giderek zorlaşıyor. Bizim kuşağımızda tek bir sektörde ilerlemekten ziyade farklı alanların birbirini nasıl besleyebileceğine yönelik güçlü bir merak var. İnşaat, teknoloji, e-ticaret, enerji ya da gastronomi birbirinden tamamen kopuk dünyalar değil. Doğru iş modeli kurulduğunda bir alanda edinilen deneyim ve ilişki ağı başka bir alanda yeni bir fırsat yaratabiliyor” dedi. “AMAÇ HER SEKTÖRE GİRMEK DEĞİL, FIRSATI DOĞRU OKUMAK” Çok sektörlü girişimciliğin her alanda aynı anda yatırım yapmak anlamına gelmediğinin altını çizen Yılmaz, asıl değişimin girişimcilerin bakış açısında yaşandığını belirtti. Yılmaz, “Genç girişimcinin önünde artık yalnızca yaşadığı şehir ya da içinde bulunduğu sektör yok. Dünyadaki iş modellerini, tüketici davranışlarını ve yeni yatırım alanlarını aynı anda takip edebiliyor. Bu nedenle ‘Ben inşaatçıyım, yalnızca inşaatla ilgilenirim’ ya da ‘Ben teknoloji alanındayım, başka bir sektöre bakmam’ anlayışı giderek değişiyor. Burada önemli olan her sektöre girmek değil; farklı sektörlerdeki gelişmeleri okuyabilmek ve kendi işinizle nerede kesiştiğini görebilmek” diye konuştu. Gençlerin farklı sektörlerle temas kurmasının yeni ortaklıkların önünü açabileceğini ifade eden Yılmaz, bu yaklaşımın NEFA Ticaret Platformu’nun yapısında da karşılık bulduğunu söyledi. “FARKLI MASALARDA OTURMADAN YENİ FİKİRLER ÜRETMEK ZOR” Farklı sektörlerden iş insanlarını aynı ağ içerisinde buluşturmanın girişimcilik açısından önemine değinen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir inşaatçının teknoloji girişimcisiyle, bir yazılımcının enerji sektöründen bir isimle, bir e-ticaret girişimcisinin gastronomi alanındaki bir yatırımcıyla aynı masaya oturması bazen hiç planlanmamış bir iş fikrinin başlangıcı olabiliyor. NEFA’da oluşturmaya çalıştığımız yapı da bunun üzerine kurulu. Ticaret yalnızca ürün ya da hizmet alıp satmak değil; bilgiye, deneyime ve doğru insanlara ulaşabilmek de ticaretin önemli bir parçası. Özellikle genç girişimcilerin kendi sektörlerinin dışındaki dünyalarla daha fazla temas kurması gerektiğini düşünüyorum.” Yeni dönemde girişimciliğin yalnızca şirket kurmakla değil, değişen tüketici alışkanlıklarını takip etmek, teknolojiyi iş süreçlerine dahil etmek ve farklı sektörler arasında iş birliği geliştirebilmekle şekilleneceğini belirten Yılmaz, “Önümüzdeki dönemde tek bir meslek ya da sektör tanımıyla kendisini sınırlandırmayan, farklı alanlardaki fırsatları okuyabilen girişimcileri daha fazla göreceğiz. Bence yeni nesil iş dünyasının en belirgin özelliklerinden biri de bu olacak” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Genç Girişimcinin Yeni Rotası Tek Sektör Yerine Çok Alanlı Büyüme Haber

Genç Girişimcinin Yeni Rotası Tek Sektör Yerine Çok Alanlı Büyüme

Türkiye’de yeni kurulan girişimlerin sektörel dağılımı da girişimcilik ekosisteminin farklı alanlara yayılan yapısını ortaya koyuyor. Türkiye’de girişimcilik ekosistemi dönüşürken, genç iş insanlarının yatırım ve büyüme anlayışı da değişiyor. Geçmişte belirli bir sektörde uzmanlaşarak büyümek iş dünyasının temel modellerinden biri olurken, bugün farklı sektörleri birbirini besleyen yatırım alanları olarak değerlendiren yeni bir girişimci profili öne çıkıyor… Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Girişimcilik ve İş Demografisi 2024 verilerine göre, Türkiye’de girişimlerin doğum oranı yüzde 15,8 olarak gerçekleşti. Yeni girişimlerde en yüksek payı yüzde 32,1 ile toptan ve perakende ticaret alırken, ulaştırma ve depolama yüzde 16,8, inşaat ise yüzde 10,1 pay aldı. 2024 yılında hızlı büyüyen girişimlerin yüzde 23,5’i imalatta, yüzde 20,5’i ticarette ve yüzde 15,2’si inşaatta faaliyet gösterdi. Türkiye’de ekonomik yapının önemli bölümünü oluşturan KOBİ’lerin sayısı ise 2024 itibarıyla 3 milyon 928 bine ulaştı. KOBİ’ler toplam girişimlerin yüzde 99,6’sını ve istihdamın yüzde 68,5’ini oluşturdu. Bu tablo, girişimcilik ekosistemindeki hareketliliğin ve yeni iş modellerinin ekonomideki ağırlığını da ortaya koyuyor. YENİ NESİL İŞ İNSANI FARKLI SEKTÖRLER ARASINDA BAĞ KURUYOR Bu kapsamda genç girişimcilerin tek bir faaliyet alanına bağlı kalmak yerine farklı sektörlerde oluşan fırsatları takip ettiğine dikkat çeken Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve NEFA Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, yeni dönemde sektörler arasındaki sınırların giderek daha geçirgen hale geldiğini söyledi. Yılmaz, “Bugün inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir girişimcinin teknolojiyi bilmeden, dijital ticareti takip etmeden ya da enerji alanındaki dönüşümü görmeden uzun vadeli bir büyüme planı oluşturması giderek zorlaşıyor. Bizim kuşağımızda tek bir sektörde ilerlemekten ziyade farklı alanların birbirini nasıl besleyebileceğine yönelik güçlü bir merak var. İnşaat, teknoloji, e-ticaret, enerji ya da gastronomi birbirinden tamamen kopuk dünyalar değil. Doğru iş modeli kurulduğunda bir alanda edinilen deneyim ve ilişki ağı başka bir alanda yeni bir fırsat yaratabiliyor” dedi. “AMAÇ HER SEKTÖRE GİRMEK DEĞİL, FIRSATI DOĞRU OKUMAK” Çok sektörlü girişimciliğin her alanda aynı anda yatırım yapmak anlamına gelmediğinin altını çizen Yılmaz, asıl değişimin girişimcilerin bakış açısında yaşandığını belirtti. Yılmaz, “Genç girişimcinin önünde artık yalnızca yaşadığı şehir ya da içinde bulunduğu sektör yok. Dünyadaki iş modellerini, tüketici davranışlarını ve yeni yatırım alanlarını aynı anda takip edebiliyor. Bu nedenle ‘Ben inşaatçıyım, yalnızca inşaatla ilgilenirim’ ya da ‘Ben teknoloji alanındayım, başka bir sektöre bakmam’ anlayışı giderek değişiyor. Burada önemli olan her sektöre girmek değil; farklı sektörlerdeki gelişmeleri okuyabilmek ve kendi işinizle nerede kesiştiğini görebilmek” diye konuştu. Gençlerin farklı sektörlerle temas kurmasının yeni ortaklıkların önünü açabileceğini ifade eden Yılmaz, bu yaklaşımın NEFA Ticaret Platformu’nun yapısında da karşılık bulduğunu söyledi. “FARKLI MASALARDA OTURMADAN YENİ FİKİRLER ÜRETMEK ZOR” Farklı sektörlerden iş insanlarını aynı ağ içerisinde buluşturmanın girişimcilik açısından önemine değinen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir inşaatçının teknoloji girişimcisiyle, bir yazılımcının enerji sektöründen bir isimle, bir e-ticaret girişimcisinin gastronomi alanındaki bir yatırımcıyla aynı masaya oturması bazen hiç planlanmamış bir iş fikrinin başlangıcı olabiliyor. NEFA’da oluşturmaya çalıştığımız yapı da bunun üzerine kurulu. Ticaret yalnızca ürün ya da hizmet alıp satmak değil; bilgiye, deneyime ve doğru insanlara ulaşabilmek de ticaretin önemli bir parçası. Özellikle genç girişimcilerin kendi sektörlerinin dışındaki dünyalarla daha fazla temas kurması gerektiğini düşünüyorum.” Yeni dönemde girişimciliğin yalnızca şirket kurmakla değil, değişen tüketici alışkanlıklarını takip etmek, teknolojiyi iş süreçlerine dahil etmek ve farklı sektörler arasında iş birliği geliştirebilmekle şekilleneceğini belirten Yılmaz, “Önümüzdeki dönemde tek bir meslek ya da sektör tanımıyla kendisini sınırlandırmayan, farklı alanlardaki fırsatları okuyabilen girişimcileri daha fazla göreceğiz. Bence yeni nesil iş dünyasının en belirgin özelliklerinden biri de bu olacak” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nefa Gençleri Farklı Dünyalarla Buluşturdu Haber

Nefa Gençleri Farklı Dünyalarla Buluşturdu

Doğru insanlarla temas kurabilmek, farklı sektörlerin deneyiminden yararlanmak ve güvene dayalı bir ticari çevrenin parçası olmak, bir fikrin sürdürülebilir bir işe dönüşmesinde giderek daha fazla önem kazanıyor. Gençlerle farklı sektör ve disiplinlerden isimleri bir araya getiren NEFA Ticaret Platformu da bu yaklaşımı ticari buluşmaların yanı sıra NEFA Sahne’ye taşıyor. Sağlık, hukuk ve farklı alanlardan isimleri ağırlayan serinin son buluşmasında akademisyen, yazar ve şair Dr. Öğr. Üyesi Ömer Demirbağ, 20 Eylül’de Vakıf Ankara Kongre Merkezi’nde 500 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen etkinliğin konuğu oldu. Türkiye’de gençlerin kendi işini kurma ve girişimcilik ekosistemine dahil olma isteği artarken, bir fikrin sürdürülebilir bir işe dönüşmesinin önündeki engeller yalnızca finansmanla sınırlı kalmıyor. İş hayatının henüz başında olan gençler için sektörün doğru isimlerine ulaşabilmek, deneyimli iş insanlarının tecrübelerinden yararlanmak, farklı alanlarla temas kurmak ve güvene dayalı bir çevrenin içerisinde bulunmak da girişimin gelişim sürecinde önem taşıyor. Özellikle iş dünyasında henüz güçlü bağlantılara sahip olmayan gençler açısından “network” kavramı burada öne çıkıyor. Ancak söz konusu ihtiyaç yalnızca daha fazla insan tanımak değil; doğru bilgiye ulaşabilecek, deneyim paylaşabilecek ve yeni iş birliklerinin önünü açabilecek nitelikli ilişkiler kurabilmek olarak değerlendiriliyor. “Gençlerin önündeki mesele yalnızca sermaye değil” Genç girişimcilerin güçlü fikirlere ve çalışma isteğine sahip olmasına rağmen iş hayatına girdiklerinde deneyim ve bağlantı eksikliğiyle karşılaşabildiğine dikkat çeken Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve NEFA Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, finansmanın girişimciliğin tek belirleyicisi olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Yılmaz, “Bir girişimi hayata geçirmek için sermaye elbette önemli ancak sermayenin tek başına yeterli olmadığını iş hayatında çok net görüyoruz. Gençlerin doğru bilgiye, doğru insana ve doğru zamanda doğru bağlantıya ulaşabileceği bir çevreye ihtiyacı var. Bazen deneyimli bir iş insanından alınan tek bir tavsiye büyük bir hatanın önüne geçebiliyor, bazen yapılan bir tanışma hiç düşünülmeyen bir iş birliğinin kapısını açabiliyor. Gençlerin önündeki mesele yalnızca sermaye değil; o sermayeyi ve fikri doğru yönlendirebilecek ekosisteme ulaşabilmek” dedi. “Network, kaç kişiyi tanıdığınızla ölçülmez” Network kavramının yalnızca yeni insanlarla tanışmak üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, özellikle gençlerle deneyimli isimler arasındaki iletişimin artırılması gerektiğine dikkat çekti. “Network, telefon rehberinizde kaç kişinin olduğu ya da bir etkinlikte kaç kartvizit topladığınız değildir. Önemli olan güvene dayalı ve sürdürülebilir ilişkiler kurabilmek. Bir insanın iş hayatında 20 yılda edindiği tecrübeyi genç bir girişimci 20 dakikalık doğru bir sohbetten çıkarabilir. Biz gençlerin yalnızca birbirleriyle değil, farklı sektörlerden ve farklı kuşaklardan insanlarla aynı ortamda bulunmasını bu nedenle önemsiyoruz” ifadelerini kullandı. Ticaretin yanında farklı disiplinleri aynı sahnede buluşturuyor Bu yaklaşımla hayata geçirilen NEFA Ticaret Platformu, farklı sektörlerden iş insanları ile genç girişimciler arasında iletişim ve deneyim paylaşımını güçlendirmeyi amaçlarken, platform bünyesinde oluşturulan NEFA Sahne ise bu etkileşimi ticari ilişkilerin ötesine taşıyor. NEFA Sahne’nin bugüne kadar gerçekleştirilen buluşmalarında farklı alanlardan isimler katılımcılarla bir araya geldi. Serinin ilk konukları Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ülkü Gürbüz Özrebek ile Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yunus Emre Özrebek olurken; sonraki buluşmalardan birinde Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Üyesi ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) Kurul Üyesi Selma Öztürk Pınar konuk edildi. Böylece sağlık, hukuk ve toplumsal konulardan farklı yaşam deneyimlerine uzanan başlıklar NEFA Sahne’de katılımcılarla buluştu. Yılmaz, bu buluşmaların arkasındaki yaklaşımı, “Bir girişimciyi yalnızca yaptığı iş ve kurduğu ticari ilişkiler geliştirmiyor. Farklı bir meslekten insanı dinlemek, bir akademisyenin yaklaşımını görmek, hukuk, sağlık, edebiyat ya da kültür üzerinden başka bir dünyayla karşılaşmak da bakış açısını genişletiyor. Gençlerin sadece çevrelerini değil, düşünce dünyalarını da büyütebilecekleri ortamlar oluşturmak istiyoruz” sözleriyle anlattı. Yoğun ilgi üzerine 500 kişilik salonda gerçekleştirildi NEFA Sahne’nin son buluşması, 20 Eylül’de Vakıf Ankara Kongre Merkezi’nde 500 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Akademisyen, yazar ve şair Dr. Öğr. Üyesi Ömer Demirbağ’ın konuk olduğu etkinlikte; gençlikten edebiyata, insanın kendini inşa etme yolculuğundan yaşadığımız çağı anlamaya uzanan farklı başlıklar ele alındı. İlk olarak Medar Ofis Bahçe’de gerçekleştirilmesi planlanan etkinlik, gelen yoğun katılım talebi üzerine daha fazla katılımcıya yer açabilmek amacıyla 500 kişilik Vakıf Ankara Kongre Merkezi’ne taşındı. Böylece NEFA Sahne, farklı yaş ve meslek gruplarından yüzlerce katılımcıyı aynı çatı altında buluşturdu. Yılmaz, etkinliğin ardından NEFA’nın önümüzdeki dönemde de farklı sektör ve disiplinlerden isimleri bir araya getirmeyi sürdüreceğini belirterek, “Amacımız insanları yalnızca tanıştırmak değil. Birbirinden öğrenebilen, birbirine yeni bakış açıları kazandırabilen ve gerektiğinde birbirine yeni kapılar açabilen bir topluluk oluşturmak. Çünkü güçlü bir iş çevresi yalnızca ticari bağlantılardan değil, bilgi, deneyim ve güven paylaşımından oluşuyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Araştırmalara Göre Gençlerin Başarısında IQ’dan Daha Güçlü Etken Disiplin  Haber

 Araştırmalara Göre Gençlerin Başarısında IQ’dan Daha Güçlü Etken Disiplin 

2005 yılında yayımlanan bir araştırmada, 8. sınıf öğrencileri üzerinde yapılan çalışmada öz-disiplinin; notlar, devam durumu, standart başarı testleri ve seçici lise programlarına yerleşme gibi sonuçları öngörmede IQ'dan iki kattan fazla varyans açıkladığı belirlendi. Bu veriler, gençlerin potansiyelini ortaya çıkarmasında zekâ kadar disiplinli ve sürdürülebilir bir çalışma alışkanlığının da önem taşıdığını gösteriyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve Nefa Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, gençlerin başarısının yalnızca sahip oldukları yetenekle değil, bu yeteneği nasıl geliştirdikleriyle ölçülmesi gerektiğini belirtti… “Zekâ bir avantaj olabilir ancak başarıyı tek başına açıklamaz” Gençlerin eğitim ve kariyer yolculuğunda zekânın önemli bir başlangıç avantajı sağlayabileceğini ifade eden Mehmet Konuralp Yılmaz, başarıyı kalıcı hale getiren unsurun ise disiplin ve süreklilik olduğunu söyledi. Yılmaz, “Zekâ, kişinin bir konuyu hızlı kavramasını veya problem karşısında farklı çözümler üretebilmesini sağlayabilir. Ancak sahip olunan potansiyelin başarıya dönüşmesi için o potansiyelin düzenli biçimde işlenmesi gerekiyor. Bunun için de disiplin, sabır ve istikrar gerekiyor. Bir başka ifadeyle zekâ başlangıç noktası olabilir ama asıl farkı, o yeteneğin üzerine ne kadar istikrarlı çalışıldığı yaratıyor” dedi. Araştırmalar da disiplinin önemine işaret ediyor Mehmet Konuralp Yılmaz’ın değerlendirmeleri, eğitim psikolojisi alanındaki araştırmalarla da örtüşüyor. Duckworth ve Seligman tarafından gerçekleştirilen ve 2005 yılında yayımlanan çalışmada, iki ayrı örneklemde toplam 304 8. sınıf öğrencisinin öz-disiplin düzeyleri incelendi. Araştırmacılar, öz-disiplinin öğrencilerin final notları, okul devamlılığı, standart başarı testleri ve seçici lise programlarına yerleşme gibi sonuçlarını öngörmede IQ'dan iki kattan fazla varyans açıkladığını ortaya koydu. Üstelik öz-disiplinin final notları üzerindeki etkisi, önceki dönem notları, başarı testleri ve ölçülen IQ kontrol edildiğinde de devam etti. Bir başka araştırmada ise “grit” olarak tanımlanan, uzun vadeli hedeflere yönelik azim ve kararlılığın, farklı başarı sonuçlarındaki varyansın ortalama yüzde 4'ünü açıkladığı; bunun eğitim düzeyi, üniversite not ortalaması ve bazı seçme süreçleri gibi farklı alanlarda gözlemlendiği belirtildi. “Gençlere sadece sonuç değil, süreç de öğretilmeli” Bu verilerin gençlerin eğitim anlayışı açısından önemli mesajlar taşıdığını belirten Yılmaz, gençlerin yalnızca sınav sonuçları veya kısa vadeli başarılarla değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. “Gençlerimize sadece ‘başarılı ol’ demek yeterli değil. Onlara hedef koymayı, plan yapmayı, zamanlarını yönetmeyi ve başarısız olduklarında yeniden denemeyi de öğretmeliyiz. Çünkü eğitim yalnızca bilgi aktarmak değildir; aynı zamanda karakter, sorumluluk ve çalışma disiplini kazandırma sürecidir. Bir gencin sahip olduğu zekâ ne kadar yüksek olursa olsun, bunu geliştirecek bir çalışma alışkanlığı yoksa potansiyelinin tamamını kullanması zorlaşabilir” diye konuştu. “Asıl mesele zekâ ile disiplini birlikte geliştirebilmek” Başarılı gençlerin ortak özelliğini yalnızca zekâ ya da yalnızca disiplin üzerinden tanımlamanın doğru olmayacağını vurgulayan Yılmaz, iki unsurun birbirini tamamladığını söyledi. Yılmaz, “Bence doğru soru ‘zekâ mı, disiplin mi?’ değil; ‘zekâyı disiplinle nasıl birleştirebiliriz?’ olmalı. Zekâ yeni fikirlerin ve çözümlerin kapısını açabilir. Disiplin ise o fikrin peşinden gitmeyi, tekrar tekrar denemeyi ve sonuç alıncaya kadar çalışmayı sağlar. Buna merak, özgüven, sabır ve doğru eğitim ortamı da eklendiğinde gençlerin potansiyellerini gerçek bir başarıya dönüştürmeleri mümkün olur” ifadelerini kullandı. Gençlerin geleceğe hazırlanmasında ailelere, eğitim kurumlarına ve iş dünyasına da önemli sorumluluklar düştüğünü belirten Mehmet Konuralp Yılmaz, gençlerin sadece başarılarının değil, gelişim süreçlerinin de desteklenmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Araştırmalara Göre Gençlerin Başarısında IQ’dan Daha Güçlü Etken Disiplin Haber

Araştırmalara Göre Gençlerin Başarısında IQ’dan Daha Güçlü Etken Disiplin

2005 yılında yayımlanan bir araştırmada, 8. sınıf öğrencileri üzerinde yapılan çalışmada öz-disiplinin; notlar, devam durumu, standart başarı testleri ve seçici lise programlarına yerleşme gibi sonuçları öngörmede IQ'dan iki kattan fazla varyans açıkladığı belirlendi. Bu veriler, gençlerin potansiyelini ortaya çıkarmasında zekâ kadar disiplinli ve sürdürülebilir bir çalışma alışkanlığının da önem taşıdığını gösteriyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve Nefa Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, gençlerin başarısının yalnızca sahip oldukları yetenekle değil, bu yeteneği nasıl geliştirdikleriyle ölçülmesi gerektiğini belirtti… “Zekâ bir avantaj olabilir ancak başarıyı tek başına açıklamaz” Gençlerin eğitim ve kariyer yolculuğunda zekânın önemli bir başlangıç avantajı sağlayabileceğini ifade eden Mehmet Konuralp Yılmaz, başarıyı kalıcı hale getiren unsurun ise disiplin ve süreklilik olduğunu söyledi. Yılmaz, “Zekâ, kişinin bir konuyu hızlı kavramasını veya problem karşısında farklı çözümler üretebilmesini sağlayabilir. Ancak sahip olunan potansiyelin başarıya dönüşmesi için o potansiyelin düzenli biçimde işlenmesi gerekiyor. Bunun için de disiplin, sabır ve istikrar gerekiyor. Bir başka ifadeyle zekâ başlangıç noktası olabilir ama asıl farkı, o yeteneğin üzerine ne kadar istikrarlı çalışıldığı yaratıyor” dedi. Araştırmalar da disiplinin önemine işaret ediyor Mehmet Konuralp Yılmaz’ın değerlendirmeleri, eğitim psikolojisi alanındaki araştırmalarla da örtüşüyor. Duckworth ve Seligman tarafından gerçekleştirilen ve 2005 yılında yayımlanan çalışmada, iki ayrı örneklemde toplam 304 8. sınıf öğrencisinin öz-disiplin düzeyleri incelendi. Araştırmacılar, öz-disiplinin öğrencilerin final notları, okul devamlılığı, standart başarı testleri ve seçici lise programlarına yerleşme gibi sonuçlarını öngörmede IQ'dan iki kattan fazla varyans açıkladığını ortaya koydu. Üstelik öz-disiplinin final notları üzerindeki etkisi, önceki dönem notları, başarı testleri ve ölçülen IQ kontrol edildiğinde de devam etti. Bir başka araştırmada ise “grit” olarak tanımlanan, uzun vadeli hedeflere yönelik azim ve kararlılığın, farklı başarı sonuçlarındaki varyansın ortalama yüzde 4'ünü açıkladığı; bunun eğitim düzeyi, üniversite not ortalaması ve bazı seçme süreçleri gibi farklı alanlarda gözlemlendiği belirtildi. “Gençlere sadece sonuç değil, süreç de öğretilmeli” Bu verilerin gençlerin eğitim anlayışı açısından önemli mesajlar taşıdığını belirten Yılmaz, gençlerin yalnızca sınav sonuçları veya kısa vadeli başarılarla değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. “Gençlerimize sadece ‘başarılı ol’ demek yeterli değil. Onlara hedef koymayı, plan yapmayı, zamanlarını yönetmeyi ve başarısız olduklarında yeniden denemeyi de öğretmeliyiz. Çünkü eğitim yalnızca bilgi aktarmak değildir; aynı zamanda karakter, sorumluluk ve çalışma disiplini kazandırma sürecidir. Bir gencin sahip olduğu zekâ ne kadar yüksek olursa olsun, bunu geliştirecek bir çalışma alışkanlığı yoksa potansiyelinin tamamını kullanması zorlaşabilir” diye konuştu. “Asıl mesele zekâ ile disiplini birlikte geliştirebilmek” Başarılı gençlerin ortak özelliğini yalnızca zekâ ya da yalnızca disiplin üzerinden tanımlamanın doğru olmayacağını vurgulayan Yılmaz, iki unsurun birbirini tamamladığını söyledi. Yılmaz, “Bence doğru soru ‘zekâ mı, disiplin mi?’ değil; ‘zekâyı disiplinle nasıl birleştirebiliriz?’ olmalı. Zekâ yeni fikirlerin ve çözümlerin kapısını açabilir. Disiplin ise o fikrin peşinden gitmeyi, tekrar tekrar denemeyi ve sonuç alıncaya kadar çalışmayı sağlar. Buna merak, özgüven, sabır ve doğru eğitim ortamı da eklendiğinde gençlerin potansiyellerini gerçek bir başarıya dönüştürmeleri mümkün olur” ifadelerini kullandı. Gençlerin geleceğe hazırlanmasında ailelere, eğitim kurumlarına ve iş dünyasına da önemli sorumluluklar düştüğünü belirten Mehmet Konuralp Yılmaz, gençlerin sadece başarılarının değil, gelişim süreçlerinin de desteklenmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Kalkınmasında Gençlere Özel Sektör Desteği Öne Çıkıyor Haber

Türkiye’nin Kalkınmasında Gençlere Özel Sektör Desteği Öne Çıkıyor

Türkiye’de 15-24 yaş grubundaki genç işsizlik oranı 2025 yılında yüzde 15,3 olurken, ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı yüzde 23,3 olarak gerçekleşti. Bu tablo, gençlerin ekonomik hayata daha güçlü katılımı için özel sektörün üstlenebileceği rolü yeniden gündeme taşıyor… Türkiye’nin sahip olduğu genç nüfus, ekonomik ve sosyal kalkınmanın önemli dinamiklerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak genç nüfus avantajının sürdürülebilir ekonomik değere dönüşmesi, gençlerin eğitimden istihdama, girişimcilikten teknolojiye kadar farklı alanlarda desteklenmesini gerektiriyor. TÜİK verilerine göre 2025 yılında 15-24 yaş grubundaki gençlerin istihdam oranı yüzde 40,3’e yükseldi. Aynı yaş grubunda genç işsizlik oranı yüzde 15,3 olurken, ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı yüzde 23,3 seviyesinde gerçekleşti. Genç kadınlarda bu oranın yüzde 30,9’a çıkması ise genç kadınların iş gücüne katılımını artıracak mekanizmaların önemini ortaya koyuyor. Bu süreçte kamu politikalarının yanı sıra özel sektörün de sorumluluğu giderek artıyor. Şirketlerin gençlere yönelik staj ve istihdam imkanlarını genişletmesi, mesleki gelişimi desteklemesi, mentorluk programları oluşturması ve genç girişimcilere alan açması, Türkiye’nin nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesine katkı sağlayabilir. Mehmet Konuralp Yılmaz, gençlerin ekonomik hayata katılımının yalnızca istihdam rakamları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, gençlerin fikir üreten, girişim geliştiren ve ekonomik değer yaratan aktörler olarak desteklenmesinin önemini ortaya koyuyor. Gençlerin iş dünyasına geçişi güçlendirilmeli Eğitim ile iş dünyası arasındaki bağın güçlendirilmesi, gençlerin kariyer yolculuğunda önemli bir rol oynuyor. Üniversite döneminde edinilen teorik bilginin sektör deneyimiyle desteklenmesi, gençlerin iş hayatına daha hazırlıklı başlamasını sağlarken şirketlerin de ihtiyaç duyduğu yetkinliklere sahip insan kaynağına erişimini kolaylaştırıyor. Bu noktada özel sektörün üniversiteler, meslek kuruluşları ve gençlik platformlarıyla geliştireceği iş birlikleri önem kazanıyor. Staj, mentorluk, proje bazlı çalışmalar ve işbaşı eğitimleri gibi uygulamalar, gençlerin çalışma hayatıyla daha erken tanışmasına olanak sağlıyor. TÜİK’in 2025 verileri, gençlerin istihdamında hizmet sektörünün yüzde 57,9 ile ilk sırada bulunduğunu, bunu yüzde 30,5 ile sanayi ve yüzde 11,6 ile tarım sektörünün izlediğini gösteriyor. Bu dağılım, gençlerin farklı sektörlerde ihtiyaç duyulan becerilerle daha erken buluşturulmasının önemini ortaya koyuyor. Yılmaz’ın değerlendirmeleri doğrultusunda, gençlerin yalnızca mevcut iş gücü ihtiyacını karşılayacak kişiler olarak değil, geleceğin girişimcileri, yöneticileri ve üreticileri olarak ele alınması gerekiyor. Bu yaklaşım, gençlerin kariyer planlamasının yanı sıra Türkiye’nin uzun vadeli insan kaynağı politikaları açısından da önem taşıyor. Genç girişimciler için yeni fırsat alanları gerekiyor Türkiye’nin kalkınma hedefleri açısından genç girişimciliğin desteklenmesi de kritik başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Teknoloji ve dijitalleşmenin iş modellerini hızla değiştirdiği bir dönemde gençlerin yeni fikirler geliştirmesi ve bu fikirleri ekonomik değere dönüştürebilmesi, Türkiye’nin rekabet gücüne katkı sağlayabilir. Genç girişimcilerin fikirlerini hayata geçirebilmesi için finansmana erişimin yanı sıra deneyim paylaşımı, mentorluk, iş bağlantıları ve pazar erişimi gibi alanlarda da destek mekanizmalarının geliştirilmesi gerekiyor. Özel sektörün sahip olduğu bilgi birikimi ve iş bağlantıları, bu noktada genç girişimciler için önemli bir kaynak oluşturabilir. Mehmet Konuralp Yılmaz’ın hem iş dünyasındaki deneyimi hem de Nefa Gençlik ve Ticaret Platformu çatısı altında gençlerle yürüttüğü çalışmalar, gençlerin ticaret ve girişimcilik ekosistemiyle daha güçlü bağlar kurmasının önemini ortaya koyuyor. Teknolojik Dönüşüm Gençler İçin Fırsata Dönüştürülmeli Yapay zekâ ve dijital teknolojiler, çalışma hayatında yeni mesleklerin ve iş modellerinin ortaya çıkmasına neden olurken, gençlerin bu dönüşümün aktif bir parçası haline gelmesi önem taşıyor. Gençlerin yalnızca teknolojiyi kullanan değil, teknoloji üreten ve yeni iş modellerine dönüştüren bir nesil olarak yetişmesi, Türkiye'nin küresel rekabetteki konumunu güçlendirebilecek unsurlar arasında yer alıyor. Bu nedenle özel sektörün teknoloji eğitimleri, girişimcilik programları ve yenilikçi projeler aracılığıyla gençlerin gelişimine katkı sunması önem taşıyor. Bu dönüşüm aynı zamanda özel sektör açısından da yeni bir sorumluluk alanı yaratıyor. Şirketlerin gençlerin teknolojiye erişimini artırması, dijital becerilerini geliştirmesine destek olması ve yenilikçi fikirlerini hayata geçirebilecekleri ortamlar oluşturması, geleceğin iş dünyasının şekillenmesine katkı sağlayabilir. Özel Sektörün Gençlere Yatırımı Türkiye’nin Geleceğine Yatırım Türkiye’nin genç nüfusunu ekonomik güce dönüştürmesi, gençlerin sahip olduğu potansiyelin doğru kanallarla desteklenmesine bağlı. Bu noktada özel sektörün rolü yalnızca istihdam yaratmakla sınırlı kalmıyor; gençlerin bilgi, beceri ve deneyim kazanabileceği bir ekosistemin oluşturulması da iş dünyasının sorumluluk alanlarından biri haline geliyor. Özellikle gençlerin iş gücüne katılımında kadın-erkek arasındaki fark, öncelikli alanlardan biri olarak dikkat çekiyor. 2025 yılında 15-24 yaş grubundaki genç erkeklerin istihdam oranı yüzde 53 olurken, genç kadınlarda bu oran yüzde 26,7 olarak gerçekleşti. Benzer şekilde genç kadınlarda işsizlik oranı yüzde 22,1 seviyesinde bulunuyor. Bu tablo, özel sektörün gençlere yönelik politikalarının yalnızca istihdam yaratmakla sınırlı kalmaması; fırsat eşitliği, yetenek gelişimi ve kadınların iş gücüne katılımı gibi başlıkları da kapsaması gerektiğine işaret ediyor. Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve Nefa Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz’ın yaklaşımı da özel sektörün gençlerin gelişiminde daha aktif rol üstlenmesi gerektiğine işaret ediyor. Gençlerin ekonomik hayatın aktif aktörleri haline gelmesi, bireysel kariyer fırsatlarının yanı sıra Türkiye’nin uzun vadeli kalkınma hedeflerine de katkı sağlayabilir. Türkiye’nin kalkınmasında gençlerin potansiyelini ortaya çıkarmak, yalnızca gençlere fırsat sunmak değil; ülkenin gelecekteki üretim, girişimcilik ve inovasyon kapasitesine yatırım yapmak anlamına geliyor. Gençlerin sahip olduğu potansiyelin eğitim, istihdam, girişimcilik ve teknoloji ekseninde desteklenmesi, özel sektörün bugün atacağı adımların Türkiye’nin yarınki ekonomik gücüne dönüşmesini sağlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.