Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mehmet Nuri Ersoy

Kapsül Haber Ajansı - Mehmet Nuri Ersoy haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Nuri Ersoy haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ankara Kültür Yolu Festivali Başladı Haber

Ankara Kültür Yolu Festivali Başladı

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin bu yılki 19’uncu durağı Ankara oldu. Başkent, 19-27 Eylül tarihleri arasında konserlerden sergilere, söyleşilerden sahne performanslarına, çocuk etkinliklerinden atölyelere ve gastronomi etkinliklerine uzanan programla beşinci kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. Ankara Kültür Yolu Festivali’nin açılışını CSO Ada Ankara’da dört sergiyi ziyaret ederek gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, başkentin tarihini ve mimarisini ressamların gözünden yeniden gördüklerini, genç tasarımcıların Ankara’ya bakışını afiş tasarımları üzerinden keşfettiklerini söyledi. Ersoy, Türk ve Kore kültürlerinin geleneksel sanatlarında buluştuklarını, teknolojik üretimden geriye kalan malzemelerin sanatla nasıl yeni bir değer kazanabildiğine tanıklık ettiklerini ifade etti. Ersoy, program kapsamında “Ankara Resimleniyor”, “Genç Sanat: 7. Afiş Tasarım Yarışması”, “Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu” ile ASELSAN’ın “İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu” sergilerini ziyaret etti. Bakan Ersoy, festival rotasındaki “Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu” sergisinin açılışını Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi Sukjong Boo ile birlikte gerçekleştirdi. Ersoy, ziyaretleri sırasında yaptığı değerlendirmelerde, bu dört serginin Türkiye Kültür Yolu Festivali ile oluşturmak istedikleri kültür ve sanat ortamını çok güzel anlattığını söyledi. Ankara’nın Kültürel Hafızası Tuvale Taşındı İkinci kez gerçekleştirilen “Ankara Resimleniyor” projesinin başkentin kültürel hafızasına sanat yoluyla önemli bir katkı sunduğunu belirten Ersoy, farklı sanat anlayışlarına sahip ressamların Ankara’nın tarihî yapılarını, mimari zenginliğini ve değişen kent yaşamını kendi yorumlarıyla tuvale taşıdıklarını söyledi. Her eserde aynı şehrin farklı bir yönünü ve farklı bir hikâyesini görmenin mümkün olduğunu kaydeden Ersoy, Ankara’nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti olması vesilesiyle bu çalışmaya ayrı bir önem verdiklerini ifade etti. Başkentin Türk dünyasındaki tarihî ve kültürel yerini vurgulamayı, mimari mirasını sanat aracılığıyla ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtmayı amaçladıklarını belirten Ersoy, ortaya çıkan eserlerin Ankara’nın bugününe tanıklık ederken gelecek kuşaklara da şehrin kimliğini anlatan birer belge niteliği taşıdığını söyledi. Genç Tasarımcılar “Başkent Ankara”yı Yorumladı Başkenti sanatla anlatan bir diğer çalışma ise “Başkent Ankara” konulu “Genç Sanat: 7. Afiş Tasarım Yarışması” oldu. Ersoy, Ankara’nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti olması kapsamında düzenlenen yarışmayla Anadolu’nun ve Millî Mücadele’nin kalbinde yer alan şehre dikkat çekmeyi, turizm başkenti kimliğine ilişkin farkındalığı artırmayı ve genç tasarımcıları desteklemeyi amaçladıklarını söyledi. Gençlerin Ankara’yı kendi tasarım anlayışlarıyla yorumlamalarını ve şehrin tanıtımına yaratıcı fikirleriyle katkıda bulunmalarını çok kıymetli bulduğunu ifade eden Ersoy, onların üretimlerini görünür kılmanın ve sanatseverlerle buluşturmanın kültür ve sanat alanındaki çalışmaların önemli bir parçasını oluşturduğunu belirtti. Yarışmanın sergisi, CSO Ada Ankara Alt Fuaye Salonu’nda 19 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek. Minhwa ile Minyatür Aynı Sergide Buluştu Bakan Ersoy, “Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu” sergisinde iki köklü kültürün sanat aracılığıyla kurduğu bağın görüldüğünü söyledi. Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliğinin geleneksel Kore halk sanatı Minhwa eserlerini festivalde sergileme önerisini memnuniyetle karşıladıklarını belirten Ersoy, bu öneriyi Minhwa ile minyatür sanatını bir arada sunacak bir buluşmaya dönüştürdüklerini ifade etti. Farklı tarihî ve toplumsal birikimlerden doğan iki resim geleneğinin renklerin taşıdığı anlamlar, hikâye anlatma biçimleri ve kompozisyon anlayışlarıyla birbirine yakınlık gösterdiğini kaydeden Ersoy, her iki geleneğin kendi kültürünün dünyaya bakışını yansıttığını ve birlikte sergilendiklerinde birbirini anlamak için yeni imkânlar sunduğunu söyledi. Türkiye ile Kore arasındaki dostluğun kültür ve sanat alanındaki bu tür buluşmalarla daha da güçlenmesini önemsediklerini belirten Ersoy, sanatçıların birbirlerinin birikimlerini tanımalarını, birlikte üretmelerini ve yeni iş birlikleri geliştirmelerini desteklediklerini ifade etti. Ersoy; Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi Sukjong Boo’ya, Kore Uluslararası Minhwa Derneği Başkanı ve Kyung Hee Üniversitesi Profesörü Lee Kyu-wan’ın şahsında Koreli sanatçılara, Kore Kültür Merkezi Sanat Grubu’na ve minyatür geleneğini yaşatan sanatçılara teşekkür etti. Teknolojik Üretimden Kalan Malzemeler Sanata Dönüştü ASELSAN’ın “İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu” sergisinin son derece anlamlı bir çalışma olduğunu belirten Bakan Ersoy, ülkenin teknolojik bağımsızlığı için kritik teknolojiler geliştiren ASELSAN’ın üretim gücünü sanat ve çevre duyarlılığıyla buluşturduğunu söyledi. İşlevini tamamlamış elektronik ve endüstriyel malzemelerin farklı ülkelerden sanatçıların ellerinde yeni bir anlam ve estetik değer kazandığını ifade eden Ersoy, at, kedi, albatros, keçi ve kurt figürlerinden oluşan beş eserin, atık olarak görülen malzemelerin yaratıcılıkla nasıl yeniden değerlendirilebileceğini gösterdiğini kaydetti. Ersoy, bu yaklaşımı kaynakların daha bilinçli kullanılması ve gelecek nesillere karşı sorumluluğun hatırlatılması bakımından kıymetli bulduğunu belirtti. Festival kapsamında daha önce Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi ve Bursa Merinos Atatürk Kültür Merkezi’nde sergilenen eserlerin Ankara’nın ardından İstanbul Atatürk Kültür Merkezi, İzmir Kültür Sanat Fabrikası ve Antalya’da da ziyaretçilerle buluşacağını bildirdi. Bakan Ersoy, bütün Ankaralıları ve başkenti ziyaret eden misafirleri CSO Ada Ankara’daki dört sergiyi görmeye ve Ankara Kültür Yolu Festivali’nin etkinliklerine katılmaya davet etti. Ankara’da 42 Mekânda 518 Etkinlik Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında 42 farklı mekânda 518 etkinlik düzenlenecek. Festival programında 50’den fazla “Lezzet Noktası” da yer alacak. Dokuz günlük programda 37 konserin 9’u ana sahnede gerçekleştirilecek. Festivalde ayrıca 1 bale temsili, 2 müzikal, 1 opera temsili, 3 dans gösterisi, 1 dinleti, 7 çocuk oyunu, 24 sergi ve yerleştirme, 2 sergi tanıtımı ve söyleşi ile 12 söyleşi yer alacak. Çocuklar için 8 farklı başlıkta etkinlik, yetişkinler ve çocuklar için ise 42 farklı başlıkta atölye düzenlenecek. Festival, kongre, konferans, panel, fotoğrafçılık, film gösterimi, rehberli tur, gezi, belgesel film gösterimi, masal canlandırma ve simülatör etkinliği gibi başlıklarda 20 farklı etkinlik de programda bulunuyor. Başkent Millet Bahçesi’nde kurulacak ana sahnede Gökhan Türkmen, Hakan Altun, Derya Uluğ, Poizi, Sefo, Serkan Kaya, Ceza, Ebru Yaşar ve Özcan Deniz sahne alacak. Aynı alanda çocuklar için bir “Çocuk Köyü” kurulacak. Dünyaca Ünlü Topluluklar Başkentte Sahne Alacak Festivalin öne çıkan etkinliklerinden biri, Müzik Direktörü Michael Ibrahim yönetimindeki Ulusal Arap Orkestrası ile Filistinli vokalist Nai Barghouti’nin CSO Ada Ankara’da vereceği konser olacak. Orkestra, Arap dünyasının müzik geleneklerini ve seçkin repertuvarını Ankara’da sanatseverlerle buluşturacak. Şef Vasily Petrenko yönetimindeki dünyaca ünlü Royal Philharmonic Orchestra da piyanist Elisabeth Leonskaja’yı ağırlayacağı konserle Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında sahne alacak. Ankara Devlet Opera ve Balesi, Wolfgang Amadeus Mozart’ın “Don Giovanni” operasını piyanolu konser versiyonuyla sahneleyecek. “İki Devlet Bir Sahne ‘Kardeş Ezgiler" konseri ise Türkiye ile Azerbaycan’ın ortak kültür mirasını sanatın birleştirici gücüyle buluşturacak. Program, Azerbaycan klasik müzik geleneğinin kurucusu Üzeyir Hacıbeyli’nin doğum günü anısına gerçekleştirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İspanya Süper Kupası İstanbul’a Geliyor! Haber

İspanya Süper Kupası İstanbul’a Geliyor!

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, “Devlet olarak her türlü destek için hazırız.” derken Necmeddin Bilal Erdoğan, Arda Güler’in Real Madrid formasıyla İstanbul’da Türk taraftarların karşısına çıkmasının futbolseverler için özel bir anı olacağını ifade etti. İstanbul, dünya futbolunun en fazla takip edilen organizasyonlarından birine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. İspanya Süper Kupası, 2027 yılında Barcelona, Real Madrid, Real Sociedad ve Atlético Madrid’i İstanbul’da bir araya getirecek. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Suudi Arabistan Genel Eğlence Otoritesi Yönetim Kurulu Başkanı Turki Abdulmohsen Alalshikh, İspanya Futbol Federasyonu Başkanı Rafael Louzán ve Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu’nun katılımıyla TFF Riva Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde düzenlenen İspanya Süper Kupası Tanıtım Toplantısı’na katıldı. Bakan Ersoy, toplantıda yaptığı konuşmada Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nden Antalya’nın ev sahipliği yapacağı COP31’e, Şanlıurfa Dünya Neolitik Kongresi’nden Formula 1’in İstanbul Park’a dönüşüne, Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonası Finallerinden UEFA Avrupa Ligi Finali’ne kadar farklı organizasyonları sıralayarak bu örneklerin Türkiye’nin küresel spor ve etkinlik dünyasında ulaştığı konumu ve organizasyonlara ev sahipliği yapma kabiliyetini ortaya koyduğunu söyledi. Dört Kulüp 2-7 Şubat’ta İstanbul’da Bakan Ersoy, İspanya Süper Kupası’nın bu organizasyonlar arasına yeni ve önemli bir halka olarak eklendiğini belirterek şunları kaydetti: “Futbol dünyasının en büyük ve en fazla izlenen organizasyonlarından biri olan İspanya Süper Kupası’nın 2027 yılındaki adresi İstanbul’dur. 2-7 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilecek organizasyonda İspanya ve dünya futbolunun önde gelen dört kulübü; Barcelona, Real Madrid, Real Sociedad ve Atlético Madrid mücadele edecekler. Bu vesileyle şehrimizde binlerce yabancı spor severi ağırlayacak; ekranları başındaki yüz milyonlarcasını da İstanbul ve Türkiye ile buluşturacağız.” Ersoy, kupanın dünya genelinde 405 milyonun üzerinde video görüntülemesine ve sosyal medya platformlarında 312 milyonun üzerinde gösterime ulaştığını söyledi. Bakan Ersoy, turnuvaya katılacak kulüplerin toplam küresel taraftar erişiminin ise 700 milyonu aştığını belirtti. İstanbul’un Turizm Gücüne Vurgu Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İspanya Süper Kupası’nın İstanbul’da düzenlenmesinin tesadüf olmadığını söyleyerek İstanbul’un yılın ilk 7 ayında 10 milyon 500 bin ziyaretçiyi ağırladığını; kentte 134 bin 716 oda ve 273 bin 38 yatak kapasitesi bulunduğunu ifade etti. Bakan Ersoy, İstanbul’un ulaşım ve konaklama altyapısının yanı sıra tarih ve kültür mirası, Boğaz, Tarihî Yarımada, saraylar, müzeler, çarşılar ve kültür-sanat hayatıyla ziyaretçilere çok yönlü bir seyahat deneyimi sunduğunu vurguladı. Michelin seçkisinde İstanbul’dan 86 restoran bulunduğunu da hatırlatan Ersoy, Mastercard Ekonomi Enstitüsünün Seyahat Trendleri 2025 Raporu’nda İstanbul’un uluslararası yeme-içme harcamaları temelinde dünyanın bir numaralı gastronomi şehri olarak gösterildiğini söyledi. İstanbul için Çok Ciddi Bir Kazanım Bakan Ersoy, büyük uluslararası organizasyonların etkisinin etkinlik alanıyla sınırlı kalmadığını, şehrin tamamına yayılan bir turizm hareketliliği oluşturduğunu belirtti. Ersoy, İspanya Süper Kupası’nın turizm açısından taşıdığı önemi şu sözlerle anlattı: “Dolayısıyla bizler küresel ölçekte takip edilen bu tür uluslararası organizasyonları Türkiye’nin güvenli ve güçlü destinasyon algısını pekiştiren, küresel görünürlüğünü artıran ve yüksek gelirli ziyaretçi talebini destekleyen stratejik bir fırsat olarak görüyoruz. İspanya Süper Kupası’nı da bu yaklaşımla değerlendiriyor, İstanbul için çok ciddi bir kazanım olduğunu düşünüyoruz.” Bakan Ersoy, organizasyonun Türk ve İspanyol futbolu arasındaki bağları güçlendireceğini söyledi. Ersoy, kupanın İstanbul’un büyük spor organizasyonlarındaki konumunu da bir kez daha ortaya koyacağını ifade etti. Formula 1 de 2027’de Dönüyor Bakan Ersoy, İstanbul’un 2027 spor takvimindeki bir diğer büyük organizasyonun Formula 1 Türkiye Grand Prix’si olduğunu açıkladı. Ersoy, yarışların 1-3 Ekim 2027 tarihlerinde İstanbul Park’ta düzenleneceğini ve Türkiye’nin 2027’den itibaren en az beş yıl Formula 1 takviminde yer alacağını söyledi. Bakan Ersoy, Formula 1’in 2025 sezonunda 180’den fazla ülkede 827 milyondan fazla televizyon izleyicisine ulaştığını ve tribünlerde 6,7 milyondan fazla seyirci ağırladığını belirtti. Ersoy, İstanbul’u “dünyanın tek iki kıtayı birleştiren Formula 1 şehri” olarak konumlandırdıklarını söyledi. Bakan Ersoy, Formula 1’i de konaklamadan gastronomiye, kültürden alışverişe kadar İstanbul’un tamamına yayılan, nitelikli ziyaretçi talebi oluşturan ve kalıcı ekonomik değer üreten bir turizm hamlesi olarak değerlendirdiklerini ifade etti. 2027’de Dört Büyük Spor Organizasyonu Bakan Ersoy, İstanbul’un 2027’de İspanya Süper Kupası ve Formula 1’in yanı sıra UEFA Konferans Ligi Finali’ne de ev sahipliği yapacağını söyledi. Ersoy, 16-27 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek 4’üncü Avrupa Oyunları’nın da İstanbul’da düzenleneceğini belirterek binlerce sporcu ve sporseverin kentte ağırlanacağını kaydetti. Sporun Yanında Kültür, Sanat ve Müzik Bakan Ersoy, İstanbul’un yalnızca sporun değil kültürün, sanatın, müziğin ve eğlencenin de küresel buluşma noktalarından biri olduğunu kaydederek geçtiğimiz mayıs ayında Kanye West’in Atatürk Olimpiyat Stadı’ndaki konserinde 118 bin, Andrea Bocelli’nin aynı akşam Beşiktaş Park’taki konserinde ise 22 bin kişinin ağırlandığını belirtti. Bakan Ersoy, iki büyük konserin aynı gecede toplam 140 bin müzikseveri İstanbul’da buluşturduğunu söyledi. Ersoy, farklı ülkelerden gelen ziyaretçilerin de büyük etkinliklerin turizm hareketliliğine kazandırdığı uluslararası boyutu ortaya koyduğunu ifade etti. Bakan Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı bünyesinde hayata geçirilen “Türkiye Events” ve “İstanbul Events” platformlarıyla spor, müzik, kültür ve sanat etkinliklerini uluslararası ölçekte görünür kılmayı sürdüreceklerini belirtti. Bakan Ersoy, 2027 İspanya Süper Kupası’nın Türkiye, İstanbul ile Türk ve İspanyol futbolu açısından hayırlı olmasını diledi. Ersoy, organizasyonun Türkiye’ye getirilmesine destek veren kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek sporseverleri İstanbul’u eksiksiz deneyimlemek üzere planlarını şimdiden yaparak yerlerini ayırtmaya davet etti. Bakan Bak: “Devlet Olarak Her Türlü Destek İçin Hazırız” Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da Türkiye’nin spor yatırımları, stadyum altyapısı ve uluslararası organizasyon tecrübesiyle İspanya Süper Kupası’na başarıyla ev sahipliği yapacak kapasiteye sahip olduğunu vurguladı. Bak, “İstanbul’da bu işi çok güzel yapacağımıza inanıyorum. Bu deneyime sahibiz. Devlet olarak her türlü destek için hazırız.” dedi. Organizasyona stadyumlarıyla destek veren Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray kulüplerine teşekkür eden Bak, Türkiye’deki taraftarların dünya futbolunun önemli takımlarını yakından izleme imkânı bulacağını belirtti. İstanbul’un ulaşım olanakları ve Türkiye’nin güçlü turizm altyapısına da dikkati çeken Bak, İspanyol takımlarını ve taraftarlarını İstanbul’da ağırlamaktan memnuniyet duyacaklarını ifade etti. Bilal Erdoğan: "Arda'yı Alkışlamak İsterim" Dünya Etnospor Birliği Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, da toplantıda açıklamalarda bulundu. Bilal Erdoğan yaptığı açıklamada, "Bildiğiniz gibi zaten İspanya, son Dünya Kupası'nın kazanan ülke oldu. Dünyanın en iyi futbolcularından bazıları İspanyol kulüplerinde oynamakta; hatta kendi oyuncumuz Arda Güler de bunlara dahil. Arda'yı da alkışlamak isterim. Arda burada, İstanbul'da bir nevi kendi taraftarları önünde oynayacak. Real Madrid formasını giyerek ilk defa Türkiye'de sahaya çıkacak. O anlamda Türk futbolseverler için de güzel bir anı olacağını düşünüyorum." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geri Sayım Başladı: Formula 1, 3 Ekim 2027’de İstanbul’a Dönüyor Haber

Geri Sayım Başladı: Formula 1, 3 Ekim 2027’de İstanbul’a Dönüyor

Pilotlar hem araç hem de pilot performansını zorlayan, belirgin kot farklarına sahip ve geçiş fırsatları sunan yaklaşık 5,3 kilometrelik TOSFED İstanbul Park pistinde mücadele edecek. Özellikle TOSFED İstanbul Park’ı dünya çapında tanınır hale getiren çoklu apeksli 8. viraj, pilotları zorlarken Formula 1® seyircisinin en çok ilgisini çeken bölümlerin başında gelecek. Taraftarlar aynı zamanda, hız, ritim ve teknik zorlukların heyecan verici birleşimi sayesinde, pistte rekabetçi yarışlara ve dramatik anlara tanıklık edecek. Formula 1®’in Türkiye’ye dönüşüyle birlikte İstanbul, dünyanın en prestijli spor organizasyonlarından birine yeniden ev sahipliği yapacak. Organizasyonun spor turizmine, şehir ekonomisine, uluslararası medya görünürlüğüne ve Türkiye’nin marka değerine önemli katkılar sağlaması bekleniyor. “Yarış takviminin açıklanmasıyla biz de vites yükseltiyoruz” Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, takvimin açıklanmasının FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027 hazırlıkları açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek şunları söyledi: “Formula 1® yarış takviminin açıklanmasıyla birlikte, biz de hazırlıklarımızda vites yükseltiyoruz. Önümüzdeki süreçte İstanbul’un tarihini, kültürünü, gastronomisini ve yaşam tarzını Formula 1®’in küresel etkisiyle buluşturan önemli projeleri hayata geçireceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin uluslararası spor organizasyonlarındaki güçlü konumunu daha da ileriye taşımak üzere önemli adımlar atıyoruz. Amacımız başarılı bir FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027 organizasyonu ile spor turizmini canlandırmak ve şehrin ekonomisine katkıda bulunmak.” “Türkiye olarak hazırız” Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, Türkiye’nin uluslararası spor organizasyonları için bir destinasyon olarak konumuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye artık yalnızca uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yapan değil, dünyanın en büyük spor organizasyonlarının adresi olan bir ülkedir. FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027’de bunun en güçlü örneklerinden biri olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde oluşturduğumuz güçlü spor altyapımız ve büyük organizasyon tecrübemizle, İstanbul’da tüm dünyaya yakışır bir Formula 1® deneyimi yaşatacağımıza inanıyorum. Türkiye olarak hazırız ve bu büyük organizasyonu heyecanla bekliyoruz.” “TOSFED İstanbul Park Formula 1®’e hazırlanıyor” Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Başkanı Eren Üçlertoprağı, yarış için hazırlıkların tüm hızıyla sürdüğünü belirterek şöyle konuştu: “Yarışa kadar TOSFED İstanbul Park’ı, F1®’in en yüksek standartlarına göre modernize ederken, tüm seyircilerimize benzersiz bir yarış deneyimi yaşatmayı hedefliyoruz. Ülkemizdeki yarış tutkunlarını ve yabancı misafirlerimizi şimdiden TURKISH GRAND PRIX heyecanını paylaşmaya davet ediyoruz.” TGA’nın “Catch It If You Can” filmi dünya çapında ilgi görüyor Yarış tarihinin netleşmesiyle birlikte FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027’ye yönelik uluslararası tanıtım çalışmalarında da yeni bir aşamaya geçildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hazırlanan “Catch It If You Can” tanıtım filmi 570 milyondan fazla görüntülenmeye ulaştı. Önümüzdeki dönemde İstanbul’un küresel görünürlüğü; uluslararası medya projeleri, dijital kampanyalar, uluslararası içerik üreticileriyle iş birlikleri ve İstanbul merkezli küresel tanıtım atağıyla daha da güçlendirilecek. FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027, TOSFED’in uzun yıllara yayılan girişim ve çalışmaları sonucunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle yeniden yarış takvimine dahil edildi. Formula 1® yarışları, 2027-2031 yılları arasında TOSFED organizasyonunda TOSFED İstanbul Park’ta gerçekleştirilecek. Biletler ve resmi duyurular için turkishgp.tosfed.org.tr sayfasına ön kayıt yaptırılabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakan Ersoy Sektörü Dinledi, Kentin Turizm Gündemi Masaya Yatırıldı Haber

Bakan Ersoy Sektörü Dinledi, Kentin Turizm Gündemi Masaya Yatırıldı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kocaeli’de turizm ve kent yaşamına katkı sağlayan farklı noktaları ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bakan Ersoy, programı kapsamında Körfez Aqua Akvaryumu ve İzmit Millet Bahçesi’ni ziyaret etti. Daha sonra Kocaeli Valiliğine geçen Ersoy, Vali İlhami Aktaş ile bir araya geldi. Programın devamında Ersoy, Kuzuyayla Tabiat Parkı’ndaki Kartepe Teleferiği’nde incelemelerde bulundu. Ersoy’un Kocaeli programında bu durakların yanı sıra Kocaeli Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle toplantı da yer aldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un STK’larla bir araya geldiği toplantıya; Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Kocaeli Milletvekilleri Sadettin Hülagü, Veysal Tipoğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şahin Talus da eşlik etti. Turizm Sektörünün Talepleri Doğrudan Bakan Ersoy’a İletildi Kocaeli Ticaret Odasında gerçekleştirilen buluşmada Bakan Ersoy, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Kocaeli turizminin ağırlıklı gündem maddesi olduğu toplantıda, şehrin sahip olduğu turizm potansiyeli, sektörün mevcut ihtiyaçları ile kentin turizmden daha fazla pay almasına yönelik talep ve öneriler değerlendirildi. Toplantıda, Kocaeli’nin turizm potansiyelinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması amacıyla turizm master planı hazırlanması ve turizm hareketliliğinin dört mevsime yayılması başlıkları da gündeme geldi. Kentin doğa, kıyı, kültür ve alternatif turizm imkânlarının birbirini tamamlayacak şekilde değerlendirilmesi üzerinde duruldu. Sektör temsilcileri görüşmede sahadan gelen beklentileri Bakan Ersoy’a aktarırken turizmin geliştirilmesine yönelik görüş ve önerilerini de paylaştı. Toplantı, kamu ile yerel paydaşlar arasında doğrudan istişare zemini oluşturdu. Dört Mevsim Turizm Hedefi Sahada Değerlendirildi Bakan Ersoy’un gün boyunca gerçekleştirdiği ziyaretler de toplantının turizm gündemini tamamlayan saha temasları oldu. Körfez Aqua Akvaryumu’ndan Kuzuyayla Tabiat Parkı’ndaki Kartepe Teleferiği’ne uzanan programda, Kocaeli’nin doğa ve kent turizmine katkı sağlayabilecek mevcut imkânları ile ziyaretçi deneyimini güçlendiren yatırımlar yerinde incelendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gezen Sinema Türkiye’nin 81 İlinin Tamamına Ulaştı  Haber

Gezen Sinema Türkiye’nin 81 İlinin Tamamına Ulaştı 

Sekiz yılda 681 ilçeyi ziyaret eden proje kapsamında bir buçuk milyondan fazla çocuğun sinemayla buluştuğunu belirten Ersoy, “Kültür ve sanatı çocuklarımızın ayağına götürmeye, Türkiye’nin dört bir yanında yeni hayallere perde açmaya devam edeceğiz.” dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından beyaz perdeye erişim imkânı bulamayan çocukları sinemayla tanıştırmak amacıyla 2018 yılında başlatılan Çocuklar İçin Gezen Sinema, sekiz yıllık yolculuğunda önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. Şehir şehir, ilçe ilçe Türkiye’yi dolaşan proje, 81 ilin tamamına ulaşırken bugüne kadar 681 ilçede bir buçuk milyondan fazla çocuğu sinemanın heyecanıyla buluşturdu. Sanat İçin Yola Çık Kültür ve Sanat Derneği ile Türk Telekom iş birliğinde yürütülen proje kapsamında özel olarak tasarlanan sinema tırları, özellikle sinema salonu bulunmayan ilçe, belde ve köylere ulaşıyor. Çocuklara ücretsiz film gösterimlerinin gerçekleştirildiği proje, kültür ve sanata erişim imkânlarının yaygınlaştırılmasına katkı sağlıyor. Ersoy: “Artık Türkiye’nin 81 ilinin tamamındayız” Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da projenin ulaştığı noktayı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Ersoy, “Çocuklarımızın sinemayla tanışması için 2018 yılında başlattığımız Çocuklar İçin Gezen Sinema ile artık Türkiye’nin 81 ilinin tamamındayız. Sekiz yılda 681 ilçeye ulaştık, bir buçuk milyondan fazla çocuğumuzu beyaz perdenin heyecanıyla buluşturduk.” ifadelerini kullandı. Sinema salonu bulunmayan ilçe, belde ve köylere kadar uzanan yolculuğun önemine dikkati çeken Bakan Ersoy, çocukların kimi zaman ilk kez bir filmi beyaz perdede izlemelerine ve sinemanın dünyasıyla tanışmalarına vesile olduklarını belirtti. Yoğun ilgiyle kapasite iki katına çıktı Projeye gösterilen yoğun ilginin ardından Gezen Sinema’nın erişim kapasitesi 2025 yılında artırıldı. Türk Telekom’un desteğiyle sinema tırı sayısı ikiye çıkarılırken gösterim takvimi de genişletildi. Böylece daha fazla ilçe ve beldeye ulaşılması sağlandı. Bakan Ersoy, projenin büyüyerek devam edeceğini vurgulayarak, “Kültür ve sanatı çocuklarımızın ayağına götürmeye, Türkiye’nin dört bir yanında yeni hayallere perde açmaya devam edeceğiz.” dedi. Ersoy, projeye katkı sunan Sinema Genel Müdürlüğüne, Sanat İçin Yola Çık Kültür ve Sanat Derneğine ve Türk Telekom’a da teşekkür etti. Gezen Sinema her yaştan izleyiciye ulaşıyor Çocuklara yönelik gösterimlerin yanı sıra Gezen Sinema, özellikle yaz aylarında ilçe ve köy meydanlarında düzenlenen açık hava gösterimleriyle her yaştan sinemaseveri bir araya getiriyor. Projenin sosyal sorumluluk faaliyetleri kapsamında ceza infaz kurumları, hastaneler ve yaşlılara hizmet veren sosyal hizmet kuruluşlarında da film gösterimleri gerçekleştiriliyor. Bazı gösterimlerde sanatçılar da izleyicilerle buluşuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Gezen Sinema ile çocukların nitelikli kültür ve sanat etkinliklerine erişimini artırmayı, sinema kültürünü yaygınlaştırmayı ve Türkiye’nin her köşesinde yeni izleyici kuşaklarının yetişmesine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Kitaba Vefa” Sergisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Tarafından Açıldı Haber

“Kitaba Vefa” Sergisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Tarafından Açıldı

Sergi kapsamında düzenlenen açılış töreninin sonunda Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli tarafından Cumhurbaşkanı’na, Kanuni Sultan Süleyman için hazırlanan yaklaşık 500 yıllık el yazması kitap hediye edildi. 1986’dan bu yana Türkiye’nin stratejik sektörlerinde 20’yi aşkın iştiraki ve yaklaşık 10 bin çalışanıyla yatırımlarını sürdüren Eksim Holding, kuruluşunun 40. yılını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla İstanbul’da düzenlenen özel bir programla kutladı. Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli’nin ev sahipliğinde Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve İstanbul Valisi Davut Gül’ün yanı sıra üst düzey davetliler katıldı. Etkinlik kapsamında Eksim Holding’in 40. yılına ithafen restore edilen 40 nadir eseri ve şifa bekleyen nadir eserleri bir araya getiren ‘Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi’ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıldı. Açılış anısına Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yaklaşık 500 yıllık el yazması kitap hediye edildi. Cumhurbaşkanı’na takdim edilen hediye, Kanuni Sultan Süleyman için hazırlanmış, yaklaşık 500 yıllık el yazması bir eser olma özelliği taşıyor. Müellifi hayatta iken istinsah edilmiş ve günümüze ulaştığı tespit edilen en eski nüsha olan kitapta, Ebû Eyyûb el-Ensârî’den rivayet edilen hadisler yer alıyor. Abdullah Tivnikli İSAR Vakfı’nda mücellit Muharrem Kalenci tarafından restore edilerek günümüze kazandırılan eser, “Ebû Eyyûb el-Ensâr’î’nin hadislerinden cihana yayılan güzel kokulu esintiler” adını taşıyor. “Şifa Bekleyen Eserleri Hayata Kazandırıyoruz” Eksim Holding’in 40 yıl boyunca enerji, elektrik dağıtımı, gıda ve farklı alanlarda yatırım yaparak binlerce insana istihdam sağladığının altını çizen Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli şunları söyledi: “Ülkemize karşı sorumluluğumuzun yalnızca yatırım yapmak ve üretmekten ibaret olmadığına inanıyoruz. Kültürümüze, tarihimize ve bize emanet edilen eserlere sahip çıkmayı da sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Bugün açılışını yaptığımız Sergi de bu anlayışımızın en somut göstergesi. Abdullah Tivnikli İSAR Vakfımız bünyesinde oluşturduğumuz yaklaşık 50 bin eserlik kütüphanemizde, çok kıymetli nadir eserler bulunuyor. Bu eserleri yalnızca muhafaza etmekle yetinmiyor, şifa bekleyen eserleri de kurduğumuz mücellithanede yeniden hayata kazandırıyoruz. Bugüne kadar binden fazla eserin restorasyonunu tamamlamış durumdayız.” “Geçmişten Devraldığımız Emanetleri Gelecek Nesillere Ulaştırıyoruz” ‘Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi’ kapsamında Eksim Holding’in 40. yılına atfen, restore edilen kitaplar arasından seçilen 40 nadir eserin sergilendiğini belirten Tivnikli, “Sergiyi ziyaret eden sanatseverler, yalnızca özel koleksiyonumuzu görmekle kalmayacak, aynı zamanda cilt sanatının nasıl yapıldığını da tüm yönleriyle deneyimleme şansına sahip olacak. Sergimizi “Kitaba Vefa” olarak adlandırıyoruz çünkü kitapların yalnızca kâğıt ve mürekkepten ibaret olmadığına inanıyoruz. Kitapların ilim, hafıza ve emanet içerdiğini düşünüyoruz. Bizlere düşen de geçmişten devraldığımız emanetleri koruyarak gelecek nesillere ulaştırmak” dedi. 40. Yıla Özel 40 Nadir Eser Açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan Kitaba Vefa Sergisi’nde yer alan 40 özel eser, Abdullah Tivnikli Vakfı bünyesinde olan ve 50 bin nadide eserlik kütüphaneye sahip İstanbul Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde mücellit Muharrem Kalenci tarafından yürütülen koruma ve restorasyon çalışmaları arasından seçildi. Eserler, farklı dönemlerden, coğrafyalardan ve düşünce dünyalarından günümüze ulaşan nadir örneklerden oluşuyor. Sergi kapsamında Muhyiddin İbnü’l-Arabi’nin 500 yıllık el yazması Fususü’l-Hikem’i, Şeyh Galib’in el yazması Divanı, Müellifi Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri olan Muhammed Şerif Erzurumi tarafından istinsah edilen yaklaşık 200 yıllık el yazması Marifetname’si, Yazıcıoğlu Muhammed Efendi’nin el yazması Muhammediye’si yer alıyor. Sergide ayrıca Seyyid Muhammed Reşid el-Karamani’nin tezhipleriyle süslenen 200 yıllık el yazması Mushaf-ı Şerif’i, İbn Haldun’un Mukaddime’sinin yanı sıra Taş baskı bir Mushaf-ı Şerif’i gibi kültürel hafıza açısından büyük değer taşıyan eserler sanatseverlerle buluşuyor. Sergide yer alan eserlerin her biri, yalnızca içerdiği metinlerle değil; cildi, kâğıdı, yazısı, malzemesi, onarım izleri ve günümüze ulaşmasını sağlayan restorasyon çalışmalarıyla da serginin ana hikâyesini anlatıyor. Kültürel mirasın korunmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunmayı amaçlayan Sergi, 13 Eylül tarihine kadar Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde ziyaret edilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kommagene’nin Kadim Kenti Perre’de Çalışmalar Sürüyor Haber

Kommagene’nin Kadim Kenti Perre’de Çalışmalar Sürüyor

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Elazığ'daki temaslarının ardından Adıyaman'a geçerek burada bir dizi ziyaret ve inceleme gerçekleştirdi. Şehirdeki programı dahilinde Adıyaman Valiliğini ziyaret eden Ersoy, İl Değerlendirme Toplantısı'na katılım sağladı ve ardından Perre Antik Kenti'nde yürütülen çalışmaları yerinde takip etti. Bakan Ersoy'un programı; 6 Şubat depremlerinden etkilenen ve restorasyon süreçleri tamamlanan Merkez Musalla Camii, Besni Kurşunlu Camii ile Abuzer Gaffari Mescidi ve Türbesi'nin yeniden açılış törenleriyle devam etti. Kommagene'nin Beş Büyük Kentinden Biri Bakan Ersoy'un Adıyaman'daki temaslarının odak noktalarından biri Perre Antik Kenti oldu. Adıyaman'ın Örenli Mahallesi'nde, şehir merkezine yaklaşık 5 kilometre mesafede konumlanan Perre, M.Ö. 1. yüzyılda Kommagene Krallığı'nın en önemli beş kentinden biri olarak dikkat çekerken, Roma ve Bizans dönemlerinde de önemini korumuştur. Günümüzde Örenli Mahallesi'nin altında yer alan antik yerleşimin bir kısmında, kısmen korunmuş surlar, Roma Dönemi'nden kalma ve halen kullanılan çeşme ile kaya mezarları yer almaktadır. Bakan Ersoy, Perre Antik Kenti'ni ziyaret ederek bölgede sürdürülen kazı ve koruma faaliyetlerini yerinde inceledi. Perre’ye 5,8 Milyon Liralık Geleceğe Miras Desteği Kültür ve Turizm Bakanlığının yürüttüğü Geleceğe Miras Projesi kapsamında, antik kentteki kazı ve basit onarım çalışmaları için 2025 yılına 5 milyon 800 bin lira ödenek ayrıldı. Perre'de ziyaretçi deneyimini daha üst seviyeye taşıyacak yeni bir çalışma için ise süreç başlatılmış durumda. Depremde Hasar Gören Tarihî Eserler Yeniden Hizmette Bakan Ersoy'un Adıyaman programının bir diğer kritik ayağını, 6 Şubat depremleri nedeniyle zarar gören kültür varlıkları oluşturdu. Depremlerde hasar alan Merkez Musalla Camii, Besni Kurşunlu Camii ile Abuzer Gaffari Mescidi ve Türbesi'ndeki restorasyon çalışmaları başarıyla tamamlandı. Tarihî yapılar, Bakan Ersoy'un katılımıyla gerçekleştirilen programla tekrar hizmete sunuldu. Restorasyon sürecinde yapıların zemin etütleri yapılarak radar yöntemiyle duvar taramaları gerçekleştirildi, taş ve harç analizleri tamamlandı. Hasarlı kubbe ve minarelerden harim bölümlerine, son cemaat mahallerinden kurşun kaplamalara, taş kemer ve duvarlara kadar kapsamlı bir onarım çalışması yapıldı. Kubbe ve minarelerin gerekli kısımlarında kontrollü sökümlerin ardından yeniden inşa ve onarım süreçleri yürütülürken, hasarlı taşlarda çürütme ve bütünleme uygulamaları yapıldı. Cephe, iç mekân ve tonozlarda derz onarımları ile yüzey temizlikleri yapılarak, yapıların özgün mimari kimliklerinin korunması sağlandı. Yapısal güvenliği artırmak amacıyla yürütülen çalışmalar sonucunda, yapıların deprem hasarları giderilerek özgün mimari değerlerinin korunması ve tarihî mirasın gelecek nesillere güvenle aktarılması amaçlandı.

Doğu ve Güneydoğu’nun Turizm Gücü Birlikte Büyüyecek Haber

Doğu ve Güneydoğu’nun Turizm Gücü Birlikte Büyüyecek

Turizmi 81 ile ve yılın 12 ayına yaymayı hedeflediklerini belirten Ersoy, bölgedeki turizm ürünlerinin doğru şekilde birbirleriyle ilişkilendirilmesiyle ziyaretçilerin kalış süresinin ve turizmden elde edilen katma değerin artırılabileceğini vurguladı. TGA’nın küresel tanıtım gücünün Anadolu’nun henüz yeterince keşfedilmemiş değerleri için de kullanıldığını kaydeden Ersoy, beş şehrin ulusal ve uluslararası görünürlüğünü daha da artırmak istediklerini açıkladı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın turizm geleceğinin değerlendirildiği Bölgesel Turizm Çalıştayı düzenlendi. Elazığ’da gerçekleştirilen ve beş şehrin sahip olduğu turizm değerlerinin ortak bir vizyonla ele alındığı çalıştayın açılışında konuşan Bakan Ersoy, turizmde “birlikteliğin gücünü” harekete geçirdiklerini ifade ederek artık yalnızca tek bir destinasyonu tanıtmanın yeterli olmadığına dikkati çekti. Programda Adıyaman Valisi Abdullah Küçük, Bingöl Valisi Dr. Cahit Çelik, Tunceli Valisi Şefik Aygöl, Malatya Valisi Seddar Yavuz ve Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu da yer aldı. 81 İlde 12 Ay Turizm Hedefi Türkiye’yi dünya turizminde hak ettiği zirveye taşımak için çalıştıklarını belirten Bakan Ersoy, temel hedeflerinin turizmi ülkenin 81 iline ve yılın 12 ayına yaymak, ürün çeşitliliğini artırmak, ziyaretçilerin Türkiye’de daha uzun süre kalmasını sağlamak ve turizmin oluşturduğu ekonomik ve sosyal değerden şehirlerin daha fazla pay almasını temin etmek olduğunu söyledi. Bugünün ziyaretçisinin bir şehri görmekten çok bir deneyim yaşamak istediğini belirten Ersoy; bir bölgenin tarihini keşfetmek, mutfağını tanımak, doğasını deneyimlemek ve kültürünü hissetmek isteyen ziyaretçilere tek bir seyahat rotası içerisinde bütüncül bir deneyim sunulması gerektiğini kaydetti. Bakan Ersoy şöyle devam etti: “Dolayısıyla bizim de ziyaretçiye yalnızca gidilecek yerler değil, takip edilecek rotalar; yalnızca görülecek mekânlar değil, yaşanacak hikâyeler sunmamız gerekiyor.” Beş Şehir, Birbirini Tamamlayan Büyük Bir Turizm Coğrafyası Çalıştayın kapsadığı Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın birbirinden farklı ancak birbirini tamamlayan güçlü turizm değerlerine sahip olduğunu belirten Ersoy, beş şehrin yalnızca ayrı ayrı destinasyonlar olarak değil, birbirini tamamlayan büyük bir turizm coğrafyasının parçaları olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Adıyaman’ın Nemrut Dağı Ören Yeri, Perre Antik Kenti ve Cendere Köprüsü başta olmak üzere tarihî ve kültürel mirasıyla dünya ölçeğinde bir değere sahip olduğunu ifade eden Ersoy, Malatya’nın ise UNESCO Dünya Mirası ilan edilen Arslantepe Höyüğü, Eski Malatya surları, coğrafi işaretli gastronomisi, doğası ve yerel yaşam kültürüyle güçlü bir turizm potansiyeli taşıdığını kaydetti. Elazığ’ın UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki tarihî Harput Kenti, Hazar Gölü, Buzluk Mağarası, zengin mutfağı ve köklü kültürel mirasıyla bölgenin önemli destinasyonlarından biri olduğunu belirten Ersoy; Tunceli’nin Munzur Vadisi Milli Parkı, Ovacık Gözeleri, doğası ve outdoor turizm imkânlarıyla öne çıktığını söyledi. Bingöl’ün ise Yüzen Adalar’dan Hesarek Kayak Merkezi’ne, termal kaynaklarından yaylalarına ve henüz yeterince keşfedilmemiş değerlerine kadar önemli bir gelişim potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. 5 İlde 130 Tesis, 11 Bin 222 Yatak Her şehrin sahip olduğu farklı turizm ürünlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ersoy, asıl meselenin bu değerlerin doğru şekilde ürünleştirilmesi ve birbirleriyle ilişkilendirilmesi olduğunu söyledi. Bu sayede ziyaretçilerin bölgede kalış süresinin uzatılabileceğini, turizmden elde edilen katma değerin artırılabileceğini ve bu değerin daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceğini ifade eden Ersoy, beş ilde toplam 130 konaklama tesisi ve 11 bin 222 yatak kapasitesi bulunduğunu açıkladı. Önümüzdeki dönemde mevcut kapasitenin daha etkin kullanılması ve turizm hareketliliğinin gelişmesine paralel olarak nitelikli yatırımların önünün açılması gerektiğini belirten Ersoy, bir destinasyonu turizm merkezi hâline getiren unsurun yalnızca konaklama yatırımları olmadığının altını çizdi. Ulaşımdan gastronomiye, çevre düzenlemesinden destinasyon yönetimine, kültür varlıklarının korunmasından nitelikli insan kaynağına, tanıtımdan ziyaretçi deneyimine kadar bütün unsurların birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Kamu, Özel Sektör, Akademi ve Sivil Toplum Aynı Masada Turizmde başarıyı merkezi yönetimin tek başına gerçekleştireceği bir hedef olarak görmediklerini belirten Bakan Ersoy; valiliklerin, belediyelerin, üniversitelerin, kalkınma ajanslarının, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel paydaşların sürecin içerisinde olması gerektiğini ifade etti. Bakanlık tarafından başlatılan İl Tanıtım ve Geliştirme Programı’nın da bu anlayışla yürütüldüğünü söyleyen Ersoy, beş ilde TGA koordinasyonunda oluşturulan kurullar aracılığıyla kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerinin aynı masa etrafında buluşturulduğunu bildirdi. TGA 200’den Fazla Ülkede Türkiye’yi Tanıtıyor Turizmde diğer önemli başlığın tanıtım olduğunu belirten Ersoy, Türkiye’nin 2019 yılında kurulan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı aracılığıyla 200’den fazla ülkede reklam, tanıtım, ağırlama ve PR faaliyetleri gerçekleştirdiğini söyledi. Türkiye’nin dünyanın açık ara en fazla ve en yoğun tanıtım yapan ülkesi konumuna geldiğini ifade eden Ersoy, 2026 yılının ilk 6 ayında 25,8 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yapıldığını ve turizm gelirinin 25,7 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Türkiye’nin turizm vizyonunun yalnızca ziyaretçi sayıları veya turizm gelirleri üzerinden değerlendirilmediğini belirten Ersoy; tarih, kültür, arkeolojik miras, gastronomi, doğa, inanç merkezleri, yaylalar, göller, dağlar ve geleneksel yaşam kültürünün Türkiye’ye büyük bir ürün çeşitliliği sunduğunu söyledi. Ersoy, çalıştayın temel nedeninin de bu zenginliği daha güçlü bir turizm değerine dönüştürmek olduğunu vurguladı. Beş Şehrin Dünyadaki Görünürlüğü Artırılacak TGA’nın tanıtım gücünü Türkiye’nin dünyada zaten bilinen destinasyonlarının yanında Anadolu’nun henüz yeterince keşfedilmemiş değerleri için de kullandıklarını belirten Bakan Ersoy, Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın ulusal ve uluslararası görünürlüğünü daha da artırmak istediklerini söyledi. Dijital iletişimden sosyal medyaya, uluslararası PR faaliyetlerinden içerik çalışmalarına kadar farklı mecralarda bu şehirleri anlatmaya devam edeceklerini ifade eden Ersoy, GoTürkiye mecraları ve şehirler için oluşturulan sosyal medya hesaplarında beş ille ilgili paylaşımlar yapıldığını kaydetti. CNN International, Euronews, BBC International ve Al Jazeera gibi global haber kanallarıyla gerçekleştirilen iş birlikleriyle Doğu ve Güneydoğu bölgelerindeki turizm değerlerinin tanıtımına da katkıda bulunulduğunu belirtti. 8 Mini Diziyle 9 Milyardan Fazla Gösterim Geçen yıldan itibaren hayata geçirilen “Mini Dizi Tanıtım Stratejisi”ne de değinen Bakan Ersoy, Haziran 2025’te Antalya Gambit ile başlayan mini dizi iletişimleri kapsamında toplam sekiz mini dizinin yayımlandığını açıkladı. Bu çalışmalarla 9 milyardan fazla gösterim ve 5,5 milyar izlenmeye ulaşıldığını belirten Ersoy, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin tanıtımına katkıda bulunan Whisper of Origins isimli dizinin temmuz ayında yayına girdiğini, Doğu Anadolu Bölgesi’ni konu alacak dizi için de planlamaların yapıldığını söyledi. “Şehirlerimizi Birbirlerinin Rakibi Olarak Görmüyoruz” Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’yı sahip oldukları değerlerle Türkiye’nin turizm haritasında çok daha güçlü bir konuma taşımak istediklerini söyledi. Ersoy şöyle konuştu: “Şehirlerimizi birbirlerinin rakibi olarak değil, birbirlerinin gücünü artıran destinasyonlar olarak görüyoruz. Bunu başardığımızda sadece ziyaretçi sayısını artırmış olmayacağız. Turizmi şehirlerimiz için daha güçlü bir ekonomik değer, gençlerimiz için yeni bir istihdam alanı, yerel üreticilerimiz için yeni bir pazar ve kültürel mirasımızın korunması için sürdürülebilir bir kaynak hâline getirmiş olacağız.” Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak şehirlerin ve sektörün yanında olmaya devam edeceklerini belirten Ersoy, TGA’nın tanıtım gücü, Bakanlığın kültür ve turizm politikaları ve yerel paydaşların katkısıyla bölgenin sahip olduğu potansiyelin daha ileriye taşınacağına inandığını ifade etti. Bakan Ersoy, çalıştaya katkı sunan AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı başta olmak üzere kurumlara, sektör temsilcilerine, akademisyenlere ve paydaşlara teşekkür ederek buradan çıkacak fikirlerin yeni projelere, yeni rotalara ve güçlü iş birliklerine dönüşmesini temenni etti. Ersoy, beş şehrin sahip olduğu değerlerin ortak bir vizyonla buluşturulması hâlinde bu coğrafyanın Türkiye turizminin yeni çekim merkezlerinden biri olacağına yürekten inandığını belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nemrut’un Dev Heykellerine 5 Yıllık Koruma Kalkanı Haber

Nemrut’un Dev Heykellerine 5 Yıllık Koruma Kalkanı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kommagene Krallığı’nın en önemli kutsal alanlarından Nemrut Dağı Tümülüsü’nde yürütülen koruma çalışmalarına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Bakan Ersoy, 2025 yılında başlatılan sağlamlaştırma çalışmalarının belirlenen yol haritası doğrultusunda devam ettiğini belirterek paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Nemrut’un binlerce yıllık mirasını bilim ve teknolojinin imkânlarıyla korumaya devam ediyoruz. Geçen yıl başlattığımız sağlamlaştırma çalışmaları, belirlediğimiz yol haritası doğrultusunda bu yıl da aralıksız sürüyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Nemrut Dağı’nda ilk kez bu ölçekte yürüttüğümüz kapsamlı koruma çalışmaları kapsamında anıtsal heykelleri nanoteknolojik çözeltilerle güçlendiriyor, tüm çatlakları taşların bünyesine su girişini önleyen kireç bağlayıcılı harçlarla dolduruyoruz. Eserlerin özgün görünümünde hiçbir değişikliğe yol açmadan gerçekleştirilen bu titiz müdahalelerle Nemrut’un eşsiz değerlerini zamana ve zorlu iklim koşullarına karşı koruma altına alıyoruz. Gaziantep Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğümüzün uzmanlarınca yürütülen ve ilk etabı beş yıl sürecek çalışmalarla insanlığın ortak mirası Nemrut’u özgünlüğünü koruyarak gelecek kuşaklara taşıyacağız. Bu önemli çalışmada emeği geçen tüm uzmanlarımıza ve ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.” Nemrut’ta İlk Kez Bu Ölçekte Koruma Çalışması Sahip olduğu eşsiz tarihî ve kültürel değerler nedeniyle 1987 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan Nemrut Dağı’nda ilk kez bu ölçekte kapsamlı koruma çalışmaları yürütülüyor. Arkeometri uzmanlarınca daha önce gerçekleştirilen araştırmalar ve bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda hazırlanan plan kapsamında, alandaki anıtsal heykellerin zamana ve doğa koşullarına karşı korunması amaçlanıyor. Nanoteknolojiyle Taşların Dokusu Güçlendiriliyor Çalışmalar kapsamında heykeller üzerinde nanoteknolojik çözeltilerle sağlamlaştırma işlemleri gerçekleştiriliyor. Taşların bünyesine su girişini önlemek amacıyla yüzeylerdeki tüm çatlaklar, taşla uyumlu kireç bağlayıcılı harçlarla dolduruluyor. Titizlikle uygulanan koruma yöntemleri, eserlerin mevcut görünümünde herhangi bir değişikliğe yol açmadan taşların yapısal bütünlüğünü güçlendiriyor. İlk Etap İçin 5 Yıllık Yol Haritası Gaziantep Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğü uzmanlarınca sürdürülen çalışmaların ilk etabı, beş yıllık program doğrultusunda ilerliyor. Bilimsel analizler ve modern koruma tekniklerinin birlikte kullanıldığı çalışmalarla Nemrut Dağı’nın binlerce yıllık anıtsal mirasının özgünlüğü korunarak gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.