Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mehmet Şimşek

Kapsül Haber Ajansı - Mehmet Şimşek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Şimşek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünyanın Dört Bir Yanından Kadın Liderler 2026 Küresel Kadın Zirvesi İçin İstanbul'da Buluştu Haber

Dünyanın Dört Bir Yanından Kadın Liderler 2026 Küresel Kadın Zirvesi İçin İstanbul'da Buluştu

Bu yıl Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women), 4-6 Haziran günlerinde Hilton Bomonti İstanbul'da gerçekleştirildi. Üç gün boyunca devam eden zirve, 45 ülkeden yüzlerce kadın kamu yöneticisini, iş liderini ve girişimciyi İstanbul'da bir araya getirdi. Bu yıl 36'ncısı düzenlenen ve dünyanın önde gelen iş ve ekonomi platformlarından biri olarak kabul edilen zirvede, delegeler üç gün boyunca "Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak" teması çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda bir araya geldi. Tayland'dan Kazakistan'a, İspanya'dan Meksika'ya, Kamerun'dan Azerbaycan'a, Fransa'dan Çin'e kadar dört kıtadan gelen heyetleri, Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş karşıladı. Bakan Göktaş ayrıca, kadınların ve kız çocuklarının ekonomik ve sosyal gelişimini desteklemeye yönelik kamu-özel sektör iş birliklerinin ele alındığı Bakanlar Yuvarlak Masa Toplantısı'na da ev sahipliği yaptı. Küresel Kadın Zirvesi Başkanı Irene Natividad, "Bu Yuvarlak Masa Toplantısı, Zirve'nin otuz yılı aşkın süredir hayata geçirdiği çalışmaların en güzel örneklerinden biridir. İster hükümette ister iş dünyasında olalım, birbirimizden öğrenerek ekonomik ilerlemeyi hızlandırmak ve kadınlar arasında sınırları aşan köprüler kurmak için buradayız" dedi. Natividad, Doğu ile Batı arasında stratejik bir köprü görevi gören Türkiye'nin, iş dünyasındaki kadın liderliği açısından dünyanın daha yakından incelemesi gereken güçlü ekonomilerden biri olduğunu vurguladı. Türkiye ekonomisine ilişkin güncel görünüm ise Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in katılımıyla gerçekleştirilen "Türkiye ile İş Yapmak" başlıklı açılış oturumunda ele alındı. Oturumda Şimşek'e, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve QNB Invest CEO'su Pamir Karagöz ile Garanti BBVA KOBİ Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya eşlik etti. Zirvenin Ev Sahibi Komitesi Eş Başkanı ve ABB Türkiye eski CEO'su Dr. Gülden Türktan ise, "Bu zirvenin en değerli yönlerinden biri, Türk kadın liderleri dünyanın farklı ülkelerinden gelen meslektaşlarıyla aynı platformda buluşturmasıdır. Program boyunca Türkiye'den pek çok başarılı kadın liderin deneyimlerini paylaşacak olmasından büyük memnuniyet duyuyorum" diye konuştu. Boeing Türkiye Genel Müdürü Ayşem Sargın, Pegasus Hava Yolları CEO'su Güliz Öztürk, Beymen CEO'su Elif Çapçı, Hepsiburada CEO'su Nilhan Önal Gökçetekin ve Allianz Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes, zirvede konuşmacı olarak yer alan Türk kadın liderler arasında yer aldı. "Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak" temasıyla düzenlenen zirvede; yapay zekâ, dijital para birimleri, teknoloji destekli sağlık çözümleri, kurumsal markalaşma ve sürdürülebilir liderlik gibi geleceğin iş dünyasını şekillendiren başlıklar ele alındı. Microsoft tarafından desteklenen yapay zekâ eğitimleri de programın dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı. Zirvenin öne çıkan oturumlarından biri olan Erkek CEO Forumu'nda Siemens, Nestlé, Unilever ve Bureau Veritas yöneticileri değer odaklı liderliği tartıştı. Kadın CEO Forumu ise "Çalkantılı Dönemlerde Şirketlere Liderlik Etmek" temasıyla, günümüz iş dünyasının çok boyutlu zorluklarına odaklandı. August Leadership Ortağı ve Zirvenin Ev Sahibi Komitesi Eş Başkanı Ümran Beba, "İş birliğinin, kapsayıcılığın ve cesur liderliğin her zamankinden daha önemli olduğu bir dönemdeyiz. Küresel Kadın Zirvesi, daha yenilikçi, daha adil ve daha sürdürülebilir bir geleceğe giden yolda güçlü bir platform görevi üstleniyor" diye konuştu. Kadın liderliğine öncülük eden isimleri onurlandırmak amacıyla verilen Türkiye Kadın Liderlik Ödülleri ise 5 Haziran Cuma akşamı gerçekleştirilen Gala Yemeği'nde sahiplerini buldu. Bu yılın ödülleri; MIT'de görev yapan ve çalışmalarıyla uluslararası alanda tanınan bilim insanı Dr. Canan Dağdeviren ile kadın hakları alanındaki uzun yıllara dayanan çalışmaları nedeniyle Kadın Kuruluşları Federasyonu Başkanı Canan Güllü'ye takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Şimşek'ten İslami Finans Çağrısı, Yeni Küresel İş Birliklerine İmza Haber

 Şimşek'ten İslami Finans Çağrısı, Yeni Küresel İş Birliklerine İmza

“İslam Ekonomisinde Sermaye: Sürdürülebilir Kalkınma İçin Servetin Yapılandırılması” temasıyla gerçekleştirilen zirvenin ikinci gününde sermayenin kalkınmadaki rolü, İslami finansın küresel potansiyeli, eğitim ve sosyal kalkınma, uluslararası iş birlikleri ve sürdürülebilir ekonomik modeller ele alındı. İkinci gün üst düzey katılımın olduğu program ile başladı. AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Genel Sekreteri Yusuf Hasan Halavi, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ve Türkiye Varlık Fonu İcra Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Salim Arda Ermut açılış konuşmalarını gerçekleştirdi. Programa ayrıca T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Bilal Erdoğan da katılım sağladı. Üst düzey katılım, zirvenin Türkiye ve küresel İslami ekonomi ekosistemi açısından taşıdığı stratejik önemi bir kez daha ortaya koydu. Zirvenin ana konuşmaları kapsamında Kudüs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İmad Ebu Kişk, “Sermaye ve Eğitim ile Sosyal Sektörlerin Gelişimindeki Rolü” başlıklı sunumuyla katılımcılara hitap ederken, Fajr Capital İcra Kurulu Başkanı İkbal Ahmed Han ise “Emanet Olarak Sermaye: Küresel Bir İslam Ekonomisi Vizyonu” başlıklı konuşmasında sermayenin etik kullanımına ve sürdürülebilir kalkınmaya katkısına dikkat çekti. Bakan Şimşek: “İslami Finans Varlıkları Açısından Henüz Kullanılmamış Fırsatlar Var” Zirvenin en dikkat çekici konuşmalarından birini gerçekleştiren T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Sermaye, Kalkınma ve Kapsayıcı Refah” başlıklı konuşmasında küresel sermaye hareketlerinin dönüşümüne dikkat çekti. Son yıllarda küresel doğrudan yatırımların büyük ölçüde finans merkezlerinde yoğunlaştığını ve reel ekonomiye yönelen yatırımların azaldığını belirten Şimşek, gelişmekte olan ülkelerin küresel yatırımlardan aldığı payın gerilediğine işaret etti. Dünyada jeo-ekonomik bir parçalanma yaşandığını ifade eden Şimşek, sermayenin yeniden kalkınma öncelikleriyle buluşturulması gerektiğini belirterek, “Dünyanın, Türkiye’nin ve İslam dünyasının İslami finansa her zamankinden daha fazla ihtiyacı var” dedi. Türkiye’nin İslami finans alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Şimşek, “İslami finans varlıkları açısından Türkiye dahil birçok ülkede henüz kullanılmamış fırsatlar var. Türkiye, İslami finansta piyasa büyüklüğü açısından 9. sırada yer alıyor ancak ilk 5 ülke arasına girme hedefimiz doğrultusunda yapılması gereken çok iş var” ifadelerini kullandı. Şimşek ayrıca, daha fazla yatırımcı çekebilmek için ürün çeşitliliğinin artırılması gerektiğini belirterek, “Daha fazla yatırımcı çekmek için daha çeşitlendirilmiş bir ürün yelpazesine ihtiyacımız var. Geleneksel finansla rekabet edebilmek için daha fazla ürün sunmamız gerekiyor. Bu da kurumlarımızın daha yenilikçi olmasını gerektiriyor” dedi. İstanbul Finans Merkezi’nin küresel İslami finans ekosisteminde daha güçlü bir konuma taşınmasının öncelikli hedefler arasında olduğunu da sözlerine ekledi. Bilal Erdoğan: “Gerçek Refahın Temelinde Adalet ve Amaç Odaklı Ekonomi Yer Alıyor” İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Necmeddin Bilal Erdoğan ise konuşmasında İslam ekonomisinin temelinde yer alan emanet, adalet ve sorumluluk ilkelerinin günümüz ekonomik sistemleri açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Ekonomik büyümenin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Erdoğan, gerçek refahın toplumun tüm kesimlerine yayılan, insan onurunu koruyan ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen ekonomik modellerle mümkün olabileceğini ifade etti. Erdoğan, ekonomilerin Makasıdü'ş-Şeria ekseninde yeniden değerlendirilmesinin daha kapsayıcı ve dayanıklı bir küresel ekonomik yapı oluşturulmasına katkı sağlayacağını belirtti. AlBaraka Stratejik Raporu Tanıtıldı Zirve kapsamında AlBaraka Forumu tarafından hazırlanan “İslami Ekonomi Hakkında AlBaraka Stratejik Raporu”nun lansmanı da gerçekleştirildi. Her beş yılda bir yayımlanması planlanan rapor, İslami ekonomiyi yalnızca finans sektörüyle sınırlı olmayan bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. İslami finans kuruluşları, küresel helal endüstrisi, İslami sosyal finans, dini kurumlar ve ibadet ekonomisi ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelerin makroekonomik görünümünü tek çatı altında değerlendiren rapor, sektörler arasındaki etkileşimleri ortaya koyarak sürdürülebilir kalkınma, sosyal adalet ve ekonomik dayanıklılık alanlarında önemli bir stratejik referans niteliği taşıyor. Uluslararası İş Birlikleri İçin Önemli İmzalar Atıldı Zirve kapsamında gerçekleştirilen üst düzey programda uluslararası iş birliklerini güçlendirecek çeşitli mutabakat zabıtları (MoU) da imzalandı. Bu kapsamda İslam Bankaları ve Finansal Kuruluşlar Genel Konseyi (CIBAFI) ile İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi arasında İslami finans ve tahkim alanlarında iş birliğinin geliştirilmesine yönelik bir protokol imzalandı. Ayrıca Saleh Kamel İslam Ekonomisi Ödülü ile İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi arasında İslam ekonomisi alanındaki akademik çalışmaların ve araştırmaların desteklenmesini amaçlayan bir iş birliği anlaşmasına varıldı. AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu ile İslam İşbirliği Teşkilatı Ülkeleri Yayıncılık Birliği (OSBU) arasında ise medya iş birliklerinin geliştirilmesi ve ortak yayın faaliyetlerinin artırılmasını hedefleyen bir mutabakat zaptı imzalandı. Bunun yanı sıra İbn Haldun Üniversitesi ile Malezya Menkul Kıymetler Komisyonu arasında İslami finans, sermaye piyasaları, eğitim ve araştırma alanlarında ortak çalışmalar yürütülmesini öngören bir iş birliği anlaşması imzalandı. Anlaşma, İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan ile Malezya Menkul Kıymetler Komisyonu İcra Kurulu Başkanı Dato’ Mohammad Faiz Azmi tarafından, Necmeddin Bilal Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Partner ve Sponsorlara Plaket Takdimi Programın sonunda zirvenin gerçekleştirilmesine katkı sağlayan partnerler ve sponsor kuruluşlara teşekkür amacıyla plaket takdim töreni düzenlendi. Katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleşen tören, günün anısına çekilen toplu fotoğrafla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VakıfBank’tan Rekor Finansman Haber

VakıfBank’tan Rekor Finansman

T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın karşı-garantisi ve Dünya Bankası Grubu üyesi IBRD’nin kısmi garantisi altında sağlanan finansman, Türk bankacılık sektöründe kalkınma finansmanı alanında gerçekleştirilen en yüksek tutarlı işlemlerden biri oldu. Temin edilen bu kaynak; VakıfBank’ın “Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı” yaklaşımı çerçevesinde geliştirilen ürünler aracılığıyla, başta kadınlar, gençler, kadın ve genç girişimciler olmak üzere istihdamın artırılması, afet bölgesindeki ekonomik hayatın güçlendirilmesi ve kalkınmada öncelikli illerde üretimin desteklenmesi amacıyla kullandırılacak. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın karşı-garantisi ve Dünya Bankası Grubu üyesi IBRD’nin kısmi garantisi altında VakıfBank, Türk bankacılık sektöründe kalkınma finansmanı alanında gerçekleştirilen rekor seviyede işlemlerden birine imza attı. İstanbul Finans Merkezi’nde bulunan VakıfBank Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen imza törenine T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek ve Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez ile paydaş finansal kuruluşların üst düzey temsilcilerinin yanı sıra iş dünyası, girişimcilik ekosistemi ve finans sektöründen davetliler katıldı. 1,5 milyar Euro tutarındaki kaynağın; başta kadınlar ve gençler olmak üzere girişimcilerin desteklenmesi, afet bölgesinin yeniden ekonomik olarak güçlendirilmesi ve kalkınmada öncelikli illerde üretimin artırılması amacıyla kullandırılması planlanıyor. “KOBİ’lerimizin finansmana erişimini desteklemeye devam ediyoruz” Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin üretim ekosistemini güçlendirecek her türlü konuda Dünya Bankası ile tesis edilen iş birliğinin, kararlılıkla sürdürüleceğine işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: “KOBİ’lerimizin uzun vadeli ve uygun koşullu finansmana erişimini desteklemeye devam ediyoruz. Sağlanacak 1,5 milyar avro tutarındaki kaynak; istihdamın artırılması, özellikle genç ve kadın girişimcilerin desteklenmesi amacıyla kullanılacaktır. Uyguladığımız ekonomi programına duyulan güven, uluslararası kalkınma bankaları ile ilişkilerimize doğrudan yansımaktadır” dedi. “Bu finansman, ülkemize duyulan güvenin somut göstergesi” İmza töreninde konuşan VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, gerçekleştirilen işlemin yalnızca finansman sağlamakla sınırlı olmadığını belirterek şunları söyledi: “Dünya Bankası İcra Kurulu tarafından onaylanan bu proje kapsamında, uluslararası finans kuruluşlarıyla 1,5 milyar Euro tutarında, 10 yıl vadeli bir kredi anlaşmasına imza attık. Bu işlem, Türk bankacılık sektöründe kalkınma finansmanı alanında gerçekleştirilen en yüksek tutarlı fonlama işlemlerinden biri olma özelliğini taşıyor. Bu iş birliği, uluslararası finans çevrelerinin hem Bankamıza hem de ülkemize duyduğu güvenin güçlü bir göstergesidir.” “200 bin kadın ve gencin iş hayatına katkı sağlayacağız” “VakıfBank olarak ülkemizin üretim gücünü, istihdam kapasitesini ve toplumsal refahını destekleyen kalıcı değerler üretmeyi önceliklendiriyoruz. Bu anlayışla, özellikle gelişim potansiyeli yüksek alanlarda sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen finansman modelleri geliştiriyoruz. Çünkü biz inanıyoruz ki, sürdürülebilir bir yaşam sadece ekonomik büyüme ile değil, kapsayıcılıkla, eşit fırsatlarla ve insanı merkeze alan bir anlayışla mümkündür” diyen Osman Arslan, Finansmanın kapsayıcı büyümeye hizmet edecek şekilde yapılandırıldığını vurgulayarak “Kaynağın önemli bir bölümünü kadınlar ve gençler için ayırıyoruz. Kadınların ve gençlerin üretim süreçlerine daha güçlü katılımı, ekonomik büyümeyi hızlandırırken toplumsal kalkınmayı da destekliyor. VakıfBank olarak 200 bin kadın ve gencin iş hayatına katılmasına katkı sağlayarak bu hedefin güçlü bir parçası olacağız. İnşallah attığımız bu adımlarla kadın ve genç istihdamına ölçülebilir düzeyde önemli bir katkı sağlayacağız” dedi. Afet bölgesine yönelik çalışmalara da özel önem verdiklerini belirten Arslan sözlerini şöyle tamamladı: “Afet bölgesinde ekonomik hayatın yeniden güçlenmesi için finansmana erişimi kolaylaştırıyoruz. İşletme ve yatırım kredileriyle üretimin yeniden canlanmasına katkı sağlarken, istihdam odaklı kredi programlarımızla kadınların ve gençlerin iş gücüne katılımını destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde 150 bin kadın ve 50 bin gencin istihdama katılmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mehmet Şimşek’ten  UEZ’de Güçlü Ekonomi Vurgusu Haber

Mehmet Şimşek’ten UEZ’de Güçlü Ekonomi Vurgusu

İş ve ekonomi dünyasının kalbinin attığı Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026) başladı. 2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen UEZ, bu yıl 15’inci kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor. Bu yıl “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla düzenlenen zirvenin ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu üstleniyor. Zirvenin ana konuşmacısı olan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde Türkiye ekonomisinin şoklara karşı dirençli olduğunu belirtti. İran savaşının etkilerinden bahseden Şimşek, “Bu büyük bir şok. Geçmişe oranla baktığınızda, bugünkü savaşın enerji piyasalarına etkisi çok büyük. Hürmüz Boğazı çok kritik bir geçiş noktası. Sadece petrol değil, gübre ve doğalgaz açısından da öyle. Geçmiş benzer savaş ve şoklarla karşılaştırdığımız zaman, petrol ve doğalgazda artışın çok fazla olduğunu görürsünüz. Ateşkes sürse dahi maalesef bir miktar küresel ve Türkiye ekonomisi açısından tahribat söz konusu. Enflasyon yukarı yönlü, büyüme aşağı yönlü, tedarikte sorunlar devam edecek. Bunun farkındayız. Çok daha kalıcı etkiler doğurduğunun farkındayız. Savaşın getirdiği yıkım ve rehabilitasyon biraz zaman alacak. Jeopolitik olarak ne bölge ne de dünya eskisine dönmeyecek” dedi. “Şokları önemli kayıplar yaşamadan programla atlattık” “Ümit ederim ABD ve Çin anlaşır ve daha büyük savaşlar olmaz” diyen Şimşek, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye olarak dayanıklı olduğumuzu geçen yıl ispatladık, bu yıl da ispatlayacağız. Geçen yıl ticaret savaşlarının yarattığı hareketlilik, volatilite, 12 günlük savaş, kuraklık; bütün bunlar önemli gündem maddeleriydi. Bu şokları önemli kayıplar yaşamadan programla atlattık. Program kendini kanıtladı, kendi rüştünü ispat etti. Peki bu sene içinden geçtiğimiz sıkıntıları atlatabilecek miyiz? Enerjide o bölgeye olan bağımlılığımız çok az. Petrolde hemen hemen bağımlılığımız yok. Türkiye’nin dayanıklılığının en önemli ayağı, maliye politikasının sağlam yapıda olması. 2023’te büyük bir deprem yaşadık. EYT gibi konular da vardı; bütçe açığının millî gelire oranını yüzde 3’ün altına düşürdük. Açığın millî gelire oranının düşük olması önemli. Bu da bize politikada manevra alanı sağlıyor. Bizim makroekonomik şoklara olan dayanıklılığımız daha yüksek. Reel kurda önemli bir artış yaşansa bile, faizlerde önemli bir artış yaşansa bile, büyümede düşüş görsek bile, Türkiye’nin kamu borcunun millî gelire oranı düşük olduğu için rahat atlatabiliyoruz. Özel ve kamu borçluluğunun toplamına baktığımızda da geçmişe oranla düşük. Bu nedenle bu şoku da atlatacağız.” Türkiye dezenflasyonda kararlı olduğunu ortaya koyuyor Savaş döneminde Türkiye’nin olumlu yönde ayrıştığını ifade eden Mehmet Şimşek, şöyle konuştu: “Vatandaşların bize ve programa olan güveni önemli. Vatandaşların dövize olan talebi geçmişte çok yüksek olurdu. Bugün o kadar değil. Altına yönelik talebin olduğunu ise görüyoruz. Programın raydan çıkmasını engelleyeceğiz. Fiyat istikrarı ve mali disiplin konusunda gerekeni yapacağız. Bu savaşın etkilerini rakama dökecek olursak; yılbaşından itibaren petrol fiyatı yılın tamamı için 81 dolar öngörülüyor. Bunu baz alırsak bizim enflasyon 3 puan yüksek seyredebilir. Bizim öngörümüz 65 dolardı. Cari açık bir puan yükselir, onu yönetebiliriz. Büyüme yarım puan veya bir puan düşebilir. Benim buradaki mesajım şu: Bütün bu etkiler yönetilebilir. Dolayısıyla programı rayından çıkarmaz. Programı etkiler ama rayından çıkarmaz. Bu önemli bir şok ama bu şoku yönetilebilir görüyoruz. Türkiye dezenflasyonda kararlı olduğunu ortaya koyuyor. 65’lerden 30’lara düştü. Hedefimiz 20’lerin altıydı. Piyasa enflasyonu 25 civarı görüyor. Ateşkes devam ettiği takdirde enflasyonu düşük tutmak için çalışmaya devam edeceğiz. Uzun vadede cari açıkta azalma bekliyoruz. Petrol ve doğalgazda üretimimiz artıyor. Daha fazla enerjiyi yenilenebilir enerjiden üretiyoruz. Bizim hizmet ihracatında çok güçlü bir pozisyonumuz var. En önemlisi, biz şu anda sanayi politikalarıyla sanayide dönüşümü başarıyoruz.” Philip Hammond: “ABD, Çin'in ekonomik bir oyuncu olarak gücünü tanımadığı için çok pişman oldu” Birleşik Krallık Eski Dışişleri ve Maliye Bakanı Lord Philip Hammond ise “Jeopolitik Parçalanma Çağında Global Ekonominin Geleceği” başlıklı konuşmasında; yapay zekâ destekli teknolojiler, demografik dönüşüm ve iklim değişikliğiyle bağlantılı enerji güvenliği gibi başlıkların küresel gündemi belirlemeyi sürdürdüğünü vurguladı. Teknolojik dönüşümün küresel güç dengelerini yeniden şekillendirdiğine dikkati çeken Hammond, 2015 yılına atıfta bulunarak şu değerlendirmeyi yaptı: “2015 yılında ben mesela bireysel olarak şuna şahit oldum. ABD, Çin'in ekonomik bir oyuncu olarak gücünü tanımadığı için çok pişman oldu. Çünkü gerçekten bu çok çok büyük, önemli sonuçları olacak bir stratejik hataydı. Özellikle de daha sofistike teknolojilere erişim açısından…Bu konuda bir pişmanlık yaşadılar. Ama maalesef çok geç olmuştu. Çünkü Çin dünyanın en önemli teknoloji merkezlerinden ve kuvvet merkezlerinden biri oldu.” Philip Hammond, Ukrayna savaşı sonrasında Avrupa’nın yalnızca karbonsuzlaşma hedefleriyle değil aynı zamanda yüksek enerji maliyetleri ve rekabet kaybı riskiyle de karşı karşıya kaldığını kaydetti. Avrupa’nın 2050 net sıfır hedeflerine ulaşmasına şüphe ile yaklaştığını belirten Hammond, “Çünkü burada gerçekten çok görünür olmayan bir takım beklenmedik etkiler olacak. Ve bu etkiler nedeniyle de bazı fırsatlar gözden kaçmış olacak. Kısa vadede beklenen pozitif etkiler gerçekleşmedi. Rekabetçilik perspektifinden bakıldığında, birçok ülkenin karbonsuzlaşma hedeflerine yaklaşmakta dahi zorlanacağını düşünüyorum.” dedi. Küresel ekonominin yeniden şekillendiğini ifade eden Hammond,son dönemdeki küresek gelişmelerin özellikle enerji güvenliği üzerinde yıkıcı etkiler yarattığını ve mevcut ekonomik trendleri doğrudan etkilediğini sözlerine ekledi. Jeopolitik gelişmeler belirleyici oluyor RePie Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. M. Emre Çamlıbel, açılışta yaptığı konuşmada jeopolitik gelişmelere dikkat çekti. Çamlıbel, “Ekonomi ve iş hayatında atabileceğimiz adımlar, alabileceğimiz kararlar ve bu kararların etkileri giderek daha fazla bu sınırın içinde şekilleniyor. Küresel enflasyon, altın fiyatları, döviz pariteleri, petrol fiyatları ve tedarik zincirleri; artık büyük ölçüde jeopolitik, uluslararası ve askeri gelişmeler tarafından belirleniyor” dedi. Orta ve uzun vadede Türkiye adına olumlu bir tablo olduğunu dile getiren Çamlıbel, sözlerine şöyle devam etti: “Ancak kısa vadede karşı karşıya olduğumuz dalgalanmalarla nasıl mücadele edeceğimiz en kritik sorulardan biri olarak öne çıkıyor. Bu belirsizlik ortamında şirketler de stratejilerini ve süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Gündemlerine üç temel kavramı almış durumdalar: Dayanıklılık, risk azaltma ve çeşitlendirme. Amaç, belirsizlikleri yönetebilmek ve sürprizlere karşı hazırlıklı olmak. Ben de bu zirvede yer alan değerli konuşmacıların ve oturumların, tam da bu çerçevede yol gösterici öngörüler sunmasını bekliyorum. Elbette yalnızca jeopolitik cam tavanı değil, onun altındaki oyun alanımızı da konuşmalıyız. Yapay zekâ, dijitalleşme, sürdürülebilirlik, dayanıklılık, değişen küresel dengeler ve start-up ekosistemi gibi başlıklarda yapılacak tartışmaları da büyük bir heyecanla takip ediyorum.” Geleceğe dair yön belirleyecek liderler bir arada UEZ 2026’nın açılış konuşmasını yapan Capital&Ekonomist&StartUp Dergileri Yayın Direktörü Sedef Seçkin Büyük, bu yılki zirveyi dünya çapında yaşanan büyük kırılmayı birlikte analiz edebilecek bir kurguyla tasarladıklarını belirtti. “Geleceğe dair yönümüzü belirlememize katkı sağlayacak değerli fikir liderlerini bir araya getirdik” diyen Büyük, dünya ekonomisinin artık öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yapı olmaktan hızla uzaklaştığını vurguladı. Sedef Seçkin Büyük, şunları söyledi: “Jeopolitik fay hatları derinleşiyor, ticaret blokları sertleşiyor. Dünyanın en güçlü ülkeleri arasındaki teknoloji rekabeti stratejik bir mücadeleye dönüşüyor. Bu yeni düzende büyüme ve kârlılık artık temel parametreler olarak yeterli değil. Dayanıklılık, sürdürülebilirlik ve stratejik konumlanma belirleyici hale geliyor. Bu nedenle UEZ 2026’nın ana temasını ‘Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası’ olarak belirledik. Çünkü artık mesele değişimin olup olmayacağı değil; bu değişimin kim tarafından, nasıl ve hangi kurallarla yönetileceği. Bugün küresel ekonomi yalnızca piyasa dinamikleriyle şekillenmiyor. Siyasi kararlar; sosyal hayatın, iş dünyasının ve ticaretin kurallarını doğrudan yeniden yazıyor. Artık mesele sadece değişime uyum sağlamak değil. Mesele, belirsizliği yönetmek ve yön tayin edebilmek. UEZ 2026 bu nedenle bir konferans olmanın ötesinde; derinlikli bir fikir ve yön belirleme platformudur. Burada ortaya konacak fikirler ve öneriler, yalnızca bugünü değil, önümüzdeki on yılın ekonomik mimarisini de şekillendirecek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ak Yatırım’dan Sermaye Piyasalarına Büyük Katkı Haber

Ak Yatırım’dan Sermaye Piyasalarına Büyük Katkı

Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hayri Çulhacı, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ve Ak Yatırım Genel Müdürü Mert Erdoğmuş’un da katılım sağladığı etkinlikte Borsa İstanbul’un önde gelen 25 şirketinden 70’i aşkın temsilci yerli ve yabancı 30’dan fazla portföy yönetim şirketinin 70’in üzerinde temsilcisiyle iki gün boyunca 170’ten fazla toplantı gerçekleştirerek yatırım kararlarına etki edecek bilgi alışverişinde bulundu. İki gün süren etkinliğin ikinci gününde düzenlenen özel oturumda katılımcılara “Küresel Belirsizliği Yönetmek” başlıkla sunumuyla seslenen T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Türkiye ekonomisi için beklentilerini ve yol haritasını katılımcılarla paylaştı. Özel oturumda gerçekleşen açılış konuşmasında duygularını paylaşan Ak Yatırım Genel Müdürü Mert Erdoğmuş “Türkiye Sermaye Piyasalarında hareket ve heyecan hiç eksik olmaz. Ancak bugün, küresel piyasaların çok daha karmaşık ve zorlu olduğu ortamda bir araya geldik. Bununla birlikte, şimdiye kadar gerçekleştirdiğimiz toplantıların katılımcılara farklı bakış açıları sunan, kilit sorulara ışık tutan son derece verimli bir zemin oluşturduğuna inanıyorum. Sayın Bakan Mehmet Şimşek’e, aramızda bulunarak bizleri onurlandırdığı için en içten teşekkürlerimizi sunmak isterim. Kendisini ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Bu yıl, Borsa İstanbul’da işlem gören 25 şirketten yaklaşık 70 temsilciyi; Avusturya, Estonya, Yunanistan, Macaristan, Norveç, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri ve elbette Türkiye’den 31 portföy yönetim şirketini temsilen yaklaşık 70 fon yöneticisini ağırlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Konferans boyunca 170’in üzerinde bire bir ve grup toplantısının gerçekleşmesi bekleniyor — ki bu sayı geçen yıl 130’du. Bu artış, Türkiye’nin kurumsal dünyasına yönelik ilginin ve etkileşimin giderek güçlendiğinin önemli bir göstergesidir. Bu vesileyle, bugüne kadar bu platformun oluşmasına ve gelişmesine katkı sunan tüm çalışma arkadaşlarımıza—gerek geçmişte görev yapanlara gerek hâlen aramızda bulunanlara—yürekten teşekkür etmek isterim” dedi. 20 yıldır Türkiye Sermaye Piyasaları’na önemli katkılar sunan Türkiye Outlook Conference Serisi geçmişten bugüne ağırladığı yüzlerce farklı kurum ve kuruluştan bini aşkın katılımcıyla Türkiye Sermaye Piyasalarına katkı sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Matlı: “Ekonomide Öngörülebilirliğin Güçlenmesi Reel Sektöre İvme Kazandıracak” Haber

Matlı: “Ekonomide Öngörülebilirliğin Güçlenmesi Reel Sektöre İvme Kazandıracak”

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu, Genel İdare Kurulu, Strateji Geliştirme Yüksek Kurulu ve Yüksek Koordinasyon Kurulu Müşterek Toplantısı, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımıyla TOBB İkiz Kuleler’de gerçekleştirildi. Toplantıya katılan TOBB Genel İdare Kurulu Üyesi ve Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, toplantıya ilişkin yaptığı değerlendirmede iş dünyası adına önemli açıklamalarda bulundu. “Ekonomiye dair projeksiyonlar reel sektör için yol gösterici” Toplantıda, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelerin yanı sıra iş dünyasının sahada karşılaştığı temel meselelerin ve beklentilerin kapsamlı şekilde ele alındığını belirten Başkan Özer Matlı, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in paylaştığı projeksiyonlara dikkat çekti. Matlı, “Sayın Bakanımızın yapılan çalışmalar hakkında bilgilendirmesi sonucu, önümüzdeki kısa süreç içerisinde enflasyonun yüzde 19,5, yüzde 20 seviyelerine düşeceği ve buna bağlı olarak kredi faizlerinin de yüzde 25’ler bandına inmesi yönünde ortaya çıkan öngörülerimiz, reel sektörümüz açısından bizleri motive etmiştir” diye konuştu. “Piyasaların rahatlaması üretim ve istihdam kararlarını hızlandıracak” Ekonomideki yeni yol haritasının üretim odaklı büyümeyi destekleyeceğini vurgulayan Başkan Özer Matlı, bütçe disiplini ve kamu borçlanmasının azaltılmasıyla birlikte bankaların özel sektöre yönelik para arzını artırmasını beklediklerini söyledi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in paylaştığı veriler doğrultusunda piyasaların finansal anlamda rahatlamayı birkaç ay içerisinde hissedeceğini düşündüklerini ifade eden Başkan Matlı, “Bu tablo, üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat odaklı büyümeyi hedefleyen reel sektör açısından daha öngörülebilir, dengeli ve destekleyici bir ekonomik ortamın oluşacağına işaret etmektedir. Finansal koşullardaki iyileşmenin, işletmelerimizin nakit akışını rahatlatacağına; yatırım, üretim ve istihdam kararlarını hızlandıracağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. “İstikrar vurgusu güveni pekiştiriyor” Ekonomi yönetimi ile iş dünyası arasındaki güçlü diyalog ve istişare kültürünün sürdürülmesinin, atılan adımların sahadaki karşılığını artırdığını vurgulayan Başkan Özer Matlı, şunları kaydetti: “İstikrarı önceleyen ve enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdüren bu yaklaşımın, önümüzdeki dönemde iş dünyamızın motivasyonunu ve geleceğe olan güvenini daha da pekiştireceğine inanıyorum. Son dönemde daralmanın en çok hissedildiği başta tekstil gibi sektörlerle ilgili birtakım destek çalışmalarının olacağı beklentisi, ekonomik sıkılaşmanın yarattığı gerginliği devlet ve özel sektör iş birliğiyle çözecektir. Ekonomik istikrarın sağlanarak sürdürülebilir kılınması yönünde iş dünyası ve kamu el ele vererek bu başarıyı sağlayacaktır. İş dünyası olarak bizler bugüne kadar olduğu gibi üretmeye, yatırım yapmaya, istihdam oluşturmaya ve ülkemizin sürdürülebilir büyümesine katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Zorluklar Türkiye İçin Fırsatlar Sunuyor Haber

Küresel Zorluklar Türkiye İçin Fırsatlar Sunuyor

Bakan Şimşek, "Küresel zorluklar aynı zamanda Türkiye için fırsatlar da sunuyor. Bölgesel ve küresel ölçekte daha güçlü ticaret, sanayi ve teknoloji iş birlikleriyle Türkiye, istikrarlı büyüme yolculuğunu kararlılıkla sürdürecek." dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından düzenlenen 16'ncı Boğaziçi Zirvesi'nde bir konuşma yaptı. Konuşmasına küresel ekonomideki son durumu tarif ederek başlayan Şimşek, "Küresel ekonomik politika belirsizliği bu yılın başlarında zirve yaptı. Küresel ticaret politikası belirsizliği de benzer bir tablo ortaya koyuyor. Bu kadar yüksek düzeyde belirsizliğe yol açan zorluklar neler? Ticaretin parçalanması, yüksek küresel borçluluk oranları, yaşlanan nüfuslar... Elbette yapay zeka verimliliği artırmak için muazzam bir potansiyele sahip, ancak teknolojilerin paylaşımı konusunda bölgesel dengesizlikler söz konusu olduğunda tablo karmaşıklaşıyor. Yaklaşan iklim felaketi de bir diğer endişe kaynağı. Ayrıca çevremize ve ötesine baktığımızda pek çok çatışma ve gerilim görüyoruz. İşte bu tablo, bu yılki zirvenin ana temasını da oluşturuyor." dedi. Yaşanan bu durumun IMF'nin büyüme projeksiyonlarına da yansıdığını kaydeden Şimşek, "IMF her yıl beş yıllık büyüme projeksiyonları yayınlıyor ve son birkaç yıldır küresel büyüme tahminleri yüzde 3 civarında sıkışmış durumda. Eski güzel günlerde, küresel finans krizinden önce, korumacılığın artmadığı dönemlerde beş yıllık büyüme tahminleri yüzde 4,5 ila 5 civarındaydı. Düşük büyüme artık ‘yeni normal’ olarak görülüyor." dedi. 'TİCARETTE KORUMACILIK PROBLEMİNİ SERBEST TİCARET ANLAŞMALARI İLE AŞIYORUZ' Küresel ticarette korumacılığın artmasının yeni norm haline geldiğini belirten Şimşek, Türkiye'nin bu duruma nasıl uyum sağladığını ise şu sözlerle anlattı: "Tamamen bağışık değiliz ama görece daha az kırılganız çünkü ticaretimizin büyük kısmı serbest ticaret anlaşması yaptığımız ülkelerle gerçekleşiyor. Şu anda 54 ülke ile STA’mız var. Ayrıca yakın coğrafyamızdaki dost ülkelerle olan ticaretimizle birlikte toplam ihracatımızın yüzde 80’inden fazlası bu ağ içinde. Dolayısıyla, ticaretin bölünmesine karşı daha dayanıklı olduğumuzu düşünüyoruz. Bununla birlikte, sadece bekleyip izlemiyoruz. Bölgesel entegrasyonu küresel ticaret parçalanmasına karşı bir çözüm olarak görüyoruz. Bu kapsamda, Körfez’den Irak üzerinden Türkiye’ye uzanacak ‘Yeni Kalkınma Yolu’ projesine yatırım yapıyoruz. Bu hat, Körfez Ülkeleri ve Irak’ı Londra ve Pekin’e bağlayacak. Ayrıca mevcut serbest ticaret anlaşmalarını hizmetler, tarım ve kamu alımlarını da kapsayacak şekilde genişletmeyi hedefliyoruz. Bu noktada Birleşik Krallık ile kapsamlı bir anlaşma tamamlanmak üzere. Avrupa Birliği ile mevcut Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerekiyor. Körfez Ülkeleriyle yeni anlaşmalar yürürlükte. Japonya ile de görüşmeler sürüyor. Türkiye’nin Asya ticaretinde konumu çok güçlü; coğrafi olarak en kısa ve en verimli güzergâh bizden geçiyor. Bu yüzden bu yeni bağlantılara yatırım yapmak sadece Türkiye için değil, bölgenin refahı ve ticareti için de kritik öneme sahip." EN GÜÇLÜ POTANSİYEL HİZMET İHRACATINDA Türkiye'nin şu anda dünyada turist sayısında dördüncü sırada olduğuna işaret eden Şimşek, "İnşaat sektöründe Çin’in ardından dünya ikincisiyiz. Sağlık turizminde küresel pazarın yüzde 5’ine sahibiz. Eğitimde yeni ama yükselen bir oyuncuyuz. The Economist dergisine göre, Türkiye dizi ihracatında dünyada üçüncü. Oyun sektöründe ise İstanbul, Londra’nın ardından ikinci sırada. Türkiye hizmet ihracatında dünyanın 20. büyük ülkesi, ancak önümüzdeki on yılda büyümenin en güçlü potansiyelinin burada olduğunu düşünüyoruz." dedi. Küresel borçluluk oranlarının son 10 yıllarda ciddi şekilde arttığını vurgulayan Şimşek, Türkiye'nin bu alandaki avantajını şöyle anlattı: "Bu oranlar özel sektör, hane halkı, kamu ve finansal sektör borçlarını kapsıyor. Türkiye’nin toplam borçluluk oranı yüzde 89 seviyesinde. Bu oran dünya genelinde yüzde 240, gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 320 civarında. Bu, Türkiye’nin geniş bir mali manevra alanına sahip olduğu anlamına geliyor. Düşük borçluluk ve güçlü mali yapı, beklenmedik zorluklar karşısında dahi kaynak yaratma kapasitesi sunuyor. Bu çerçevede verimliliği artıracak altyapı yatırımlarına öncelik veriyoruz. Büyük organize sanayi bölgelerini limanlara demiryolu ile bağlamayı hedefliyoruz. Bu hem rekabet gücümüzü artıracak hem de karbon ayak izimizi azaltacak." 30 YÜKSEK TEKNOLOJİ ÜRÜNÜNE 30 MİLYAR DOLAR KAYNAK Yapay zekanın insanlık için verimliliği artırmanın en önemli yolu olacağını belirten Şimşek, "Her teknolojik devrimde olduğu gibi iş kayıplarına dair endişeler olsa da tarih bunun uzun vadede verimlilik artışına dönüştüğünü gösteriyor. Türkiye, IMF’nin “AI preparedness index” sıralamasında gelişmekte olan ülkelerin önünde. Önümüzdeki yıllarda fiber altyapının genişletilmesi, 5G+ yatırımları, veri merkezleri ve nükleer enerjiye yatırım planlanıyor. Türkiye, ‘Yüksek Teknoloji 30’ programıyla 2030 yılına kadar 30 yüksek teknoloji ürününü desteklemek için 30 milyar dolarlık kaynak ayırıyor. Ayrıca, genç nüfusun mühendislik ve yazılım alanındaki yetkinliği Türkiye’ye büyük avantaj sağlıyor. Küresel ısınma gerçeğiyle mücadelede de Türkiye ciddi adımlar atıyor. Son 20 yılda sulama ve su koruma yatırımları için 90 milyar dolar harcandı. Parlamento, bu yıl İklim Yasası ve Yenilenebilir Enerji Yasası’nı kabul etti. Oxford ve Cambridge üniversitelerinin araştırmasına göre, Türkiye dünyayı daha ‘yeşil’ hâle getirme potansiyeli en yüksek altıncı ülke." dedi. ‘KÜRESEL ZORLUKLAR AYNI ZAMANDA TÜRKİYE İÇİN FIRSATLAR SUNUYOR’ Türkiye’nin ekonomik reform programının üç temel öncelik üzerine kurulu olduğunu ifade eden Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı: "Fiyat istikrarı, güçlü mali yapı ve sürdürülebilir cari denge. Üç aşamalı programın ikinci fazında dezenflasyon, mali disiplinin güçlendirilmesi ve cari açığın azaltılması adımları uygulanıyor. Enflasyon yüzde 60’lardan yüzde 30’lara düştü ve önümüzdeki üç yılda tek haneli seviyelere inmesi hedefleniyor. Yirmi yıllık ortalama bütçe açığı GSYH’nin yüzde 2,4’ü. Deprem harcamaları nedeniyle artan açık, yeniden yüzde 3’ün altına indirilecek. Harcama kontrolü, kayıt dışı ekonomiyle mücadele, vergi reformu ve kamu maliyesi reformları planlanıyor. Türkiye’nin risk primi 460 baz puan azaldı; bu da borçlanma maliyetlerinin ciddi biçimde düştüğü anlamına geliyor. Ülke, yatırım yapılabilir seviye için not artırımlarını sürdürüyor. Moody’s son yıllarda Türkiye’yi üç kademe, S&P ise iki kademe yükseltti. Sonuç olarak, küresel zorluklar aynı zamanda Türkiye için fırsatlar da sunuyor. Bölgesel ve küresel ölçekte daha güçlü ticaret, sanayi ve teknoloji iş birlikleriyle Türkiye, istikrarlı büyüme yolculuğunu kararlılıkla sürdürecek."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.