Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Melatonin

Kapsül Haber Ajansı - Melatonin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Melatonin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tükenmişlik Sendromu Bulaşıyor! Haber

Tükenmişlik Sendromu Bulaşıyor!

Sabahları uyanmak istemiyor, kendinizi bitkin, yetersiz ve sürekli duvara çarpıyormuş gibi hissediyorsanız tükenmişlik sendromu ile karşı karşıya olabilirsiniz. Acıbadem Fulya Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Talat Sarıkavak, özellikle son yıllarda iş ile yaşam sınırlarının silikleşmesi, artan iş yükü, işyerinde kendini güvende hissetmemek ve sürekli ulaşılabilir olma baskısının tükenmişlik sendromuna zemin hazırlayabildiğini belirterek, “Şüphesiz kurumların da bazı düzenlemeleri mutlaka yapmaları gerekir. Ancak bireysel olarak günlük yaşantınızda yapabileceğiniz bazı değişiklikler de, tükenmişliğin fiziksel ve ruhsal açıdan daha ciddi boyutlara ulaşmasını önlemeye katkı sağlayabilir. Gerekli önlemler alınmadığında ise tükenmişlik; hafıza ve uyku sorunlarından mide-bağırsak şikayetlerine, kalp ve damar sağlığından bağışıklık sisteminin zayıflamasına dek çeşitli fiziksel ve ruhsal sorunlarla ilişkili olabilmektedir” diyor. Günümüzde tükenmişliğin sıklıkla depresyonla karıştırıldığını, bu durumun da gereksiz ve artan antidepresan kullanımına yol açabildiğini belirten Dr. Sarıkavak, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında yaptığı açıklamada, tükenmişlik sendromuna karşı kişisel olarak alınabilecek 4 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. Size iyi gelen uğraşlar edinin Bireylerin iş saatleri dışında tamamen farklı bir kimliğe bürünebilmeleri hayati önem taşır. Düzenli yürüyüş, bütçe gerektirmeyen el sanatları veya okuma grupları gibi hobiler zihni yeniler. Özellikle sivil toplum kuruluşlarında gönüllü sosyal sorumluluk faaliyetlerinde bulunmak, tükenmişlikte sıklıkla kaybolan ‘kişisel başarı ve işe yarama’ hissini güçlü bir şekilde onararak kişiye doğal bir psikolojik kalkan sağlar. Ekran maruziyetini sınırlayın Modern çağın en sinsi tehlikelerinden biri olan ‘dijital yorgunluk’, yoğun ekran maruziyetiyle birlikte beynin sürekli alarm halinde kalmasına neden olabilir. Bu durum uyku hijyenini bozarak strese karşı bedeni koruyan melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayabilir. Sağlıklı kalmak için ekran maruziyetini özellikle akşam saatlerinde sınırlamak ve biyolojik uyku ritmini tavizsiz bir şekilde korumak, bedenin stres yükünü azaltmak açısından kritik rol oynar. Stresi yönetmeyi öğrenin Tükenmişliğe karşı, farkındalık (mindfulness) temelli stres azaltma uygulamaları, beynin korku ve stres tepkilerini azaltarak duygusal tükenmeyi kısa vadede hafifletmeye ve kişinin ‘anda kalmasına’ yardımcı olabilir. Ancak kalıcı bir iyileşme sağlamak için psikoterapi yöntemlerinden yararlanılmalıdır. Psikoterapi, kişinin olayları felaketleştirme eğilimini, mükemmeliyetçiliğini ve sınır koymakta yaşadığı güçlükleri ele alarak uzun vadede daha sağlıklı başa çıkma becerileri ve psikolojik dayanıklılık geliştirmesine yardımcı olabilir. İş stresini eve taşımayın Psikiyatri Uzmanı Dr. Talat Sarıkavak “Tükenmişlik, tıpkı bulaşıcı bir hastalık gibi iş yerinden aile yaşamına sıçrama ve eşlerin veya çocukların psikolojisini bozma potansiyeline sahiptir. Araştırmalar, stresini eve taşıyan kişilerin eşlerinde de benzer tükenmişlik ve performans düşüşleri görüldüğünü kanıtlamaktadır. Eve girmeden önce zihinsel bir bariyer oluşturmak, evde iş konuşmamak ve aile içi iletişimde ‘işten psikolojik olarak kopabilmeyi’ başarmak, hem bireyi hem de ailenin bütünlüğünü korur” diyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vardiyalı İşler Melatonin Hormonunu Azaltıyor Haber

Vardiyalı İşler Melatonin Hormonunu Azaltıyor

Sirkadiyen ritim olarak tanımlanan vücudun iç saatinin gece ve gündüz döngüsünü düzenlediğini, bu düzenin de melatoninin doğal salgılanma ritmiyle birlikte çalıştığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, “Bu ritmin bozulması uykuya dalma güçlüğü ve uykusuzluk gibi sorunlara yol açabilir. Özellikle farklı saatlerde uyuyup uyanmayı gerektirebilen vardiyalı çalışma modeli gibi nedenler uyku düzenini olumsuz etkileyebilir. Günlük yaşamda uyku saatlerinin değişkenlik göstermesi, vücudun gece ve gündüz dengesini şaşırtarak uykuya geçiş sürecini zorlaştırabilir ve bu durum melatoninin doğal salgılanma düzenini de olumsuz etkileyebilir” dedi. Melatonin desteği uyku-uyanıklık döngüsünü destekleyebilir Melatonin, vücutta doğal olarak salgılanan bir hormon olmasının yanı sıra, bazı durumlarda takviye olarak da kullanılabiliyor. Melatonin takviyelerinin tablet, kapsül, ağızda dağılan tablet, damla, sprey ya da çiğnenebilir formlar gibi farklı seçeneklerle sunulduğunu ifade eden Kütükçü, “Bu farklı formlar, melatoninin takviye olarak kullanımında kişilerin tercih ve kullanım alışkanlıklarına göre çeşitlilik gösterebiliyor. Özellikle uyku-uyanıklık döngüsünün bozulduğu durumlarda melatonin takviyeleri, vücudun doğal ritmini desteklemeye yönelik bir seçenek olarak değerlendirilebiliyor” dedi. Takviyelerde kişisel farklılıklar dikkate alınmalı Melatonin desteğinin herkes için uygun olmayabileceğini de sözlerine ekleyen Kütükçü, “Tüm takviyelerin yan etkileri ve ilaç etkileşimleri mutlaka göz önünde bulundurulmalı. Örneğin melatonin takviyesine, epilepsi hastaları ve kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerin mutlaka doktor kontrolünde başlaması gerekir. Bazı kişilerde alerjik etkiler bile görülebilir. Benzer şekilde hamileler ve emziren annelerde de melatonin desteğinin güvenilirliğini gösteren yeterli çalışma olmadığı için önerilmez, yaşlı bireylerde ise gün içinde artmış uyku haline yol açabilir” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kış Aylarında Bağışıklığı Güçlendirmek ve Kilo Vermek Mümkün mü? Haber

Kış Aylarında Bağışıklığı Güçlendirmek ve Kilo Vermek Mümkün mü?

Bağışıklık ve Kilo Arasında Gerçekten Bir İlişki Var mı? Diyetisyen Çağla Koç, fazla yağ dokusunun vücutta kronik bir inflamasyon oluşturduğunu belirterek, bu durumun bağışıklık sistemini meşgul ettiğini ve virüslerle çalışma kapasitesini düşürdüğünü ifade etti. Bilimsel çalışmaların, bu sebeple obez bireylerin grip ve solunum yolu enfeksiyonlarını daha ağır geçirdiğini gösterdiğini söyledi. Kışın Kilo Vermek Bağışıklığı Zayıflatır mı? Kilo verme sürecinde uygulanan diyetin belirleyici olduğuna dikkat çeken Koç, yanlış yapılan diyetlerin bağışıklığı zayıflattığını ancak doğru planlanan beslenme programlarının bağışıklığı güçlendirdiğini vurguladı. Koç, aşırı düşük kalorili ve proteinden fakir diyetlerin bağışıklık hücrelerinin üretimini baskıladığını, yeterli protein, vitamin ve mineral içeren diyetlerle gerçekleşen dengeli kilo kaybının ise tam aksine bağışıklığı desteklediğini söyledi. Kışın Tatlı ve Hamur İşine Olan Eğilim Neden Artıyor? Kış aylarında serotonin ve D vitamini seviyelerinin düştüğünü belirten Diyetisyen Çağla Koç, vücudun hızlı mutluluk sağlayan karbonhidratlara yöneldiğini ifade etti. Ayrıca vücudun ısı dengesini koruyabilmek için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Ancak rafine şekerin bağışıklığı baskıladığını, insülin dalgalanmasına neden olduğunu ve yağ depolanmasını artırdığını belirten Koç, şeker alımının beyaz kan hücrelerinin bakterilerle savaşma kapasitesini azalttığını söyledi. Geç Saatlerde Yenilen Yemek Bağışıklığı Etkiler mi? Geç saatlerde yemek yemenin melatonin salgısını bozduğunu, bağırsak ritmini etkilediğini ve inflamasyonu artırdığını ifade eden Koç, bu durumun bağışıklık sistemi ve kilo kontrolünü zorlaştırdığını söyledi. Ayrıca geç saatte yemek yiyip uyumanın reflüye yatkınlık ve uyku kalitesinde düşüşe neden olduğunu belirtti. Koç, gece yemek yemektense yatmadan 2,5–3 saat önce hafif bir ara öğün eklenebileceğini ifade etti. Detoks İçecekleri Bağışıklığı Güçlendirir mi? Vücudun detoks organlarının karaciğer ve böbrekler olduğunu hatırlatan Diyetisyen Çağla Koç, detoks içeceklerinin bağışıklığı güçlendirdiğine dair bilimsel bir veri bulunmadığını söyledi. Kontrolsüz şekilde içerisine eklenen malzemelerle hazırlanan detoks içeceklerinin aşırı sıvı ve şeker yükü nedeniyle metabolik stresi artırabileceğini belirtti. Bağırsaklar ve Bağışıklık Arasında Nasıl Bir Bağlantı Var? Bağırsakların bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkisi olduğunu vurgulayan Koç, bağışıklık sisteminin büyük çoğunluğunun bağırsaklarda yer aldığını ifade etti. Bazı bağırsak bakterilerinin, bağışıklık sistemi tarafından üretilen IgA antikorlarının seviyelerini düzenlediğini ve enfeksiyonlara karşı savunma sağladığını söyledi. Probiyotik ve liften fakir beslenmenin bağışıklık yanıtını zayıflattığını belirten Koç; kefir, fermente ürünler, boza, tarhana, ekşi mayalı ekmekler, kombucha, şalgam ve sebzelerin kış aylarında bu açıdan çok değerli olduğunu ifade etti. Market turşularının çoğunun probiyotik olmadığını da ekledi. Çorba Tüketimi Bağışıklığı Nasıl Etkiliyor? Kültürümüzde çorbanın önemli bir yere sahip olduğunu belirten Diyetisyen Çağla Koç, kışın akşam yemeklerine genellikle çorbayla başlandığını söyledi. Sebze, ilikli kemik suyu ve baklagil çorbalarının bağışıklık üzerinde olumlu etkileri olduğunu ifade eden Koç, unlu, kremalı ve yağlı çorbalar için aynı etkiyi söylemenin mümkün olmadığını dile getirdi. Bağışıklık İçin En Kritik Vitamin ve Mineraller Hangileri? Diyetisyen Çağla Koç, D vitamininin bağışıklık hücrelerini aktive ettiğini, C vitamininin enfeksiyon süresini kısalttığını, A vitamininin IgA üretiminde rol aldığını, E vitamininin T hücre aktivasyonu ve antioksidan savunmada önemli olduğunu söyledi. Çinkonun virüslerin çoğalmasını baskıladığını, proteinin ise antikor üretiminin temeli olduğunu belirtti. Koç, bu besin öğelerinin öncelikle tabakla alınması gerektiğini vurguladı. Bağışıklığı Güçlendiren ve Kilo Aldırmayan Beslenmenin Temel Kuralları Her öğünde protein, lif ve sağlıklı yağın birlikte tüketilmesi gerektiğini ifade eden Diyetisyen Çağla Koç, proteinden yoksun bir beslenmenin bağışıklık sistemini zayıflattığını söyledi. Antikorların, savunma hücrelerinin ve enzimlerin proteinlerden yapıldığını hatırlattı. Hem kilo vermek hem de bağışıklığı korumak için renkli ve dengeli tabakların önemine dikkat çeken Koç, gün içinde alınan kalorinin yanı sıra kalorinin hangi saatlerde alındığının da hormon yanıtı üzerinde etkili olduğunu belirtti. Bu durumun hem kilo verme sürecini hem de bağışıklık sistemini etkilediğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güneş Azaldıkça Depresyon Artıyor Haber

Güneş Azaldıkça Depresyon Artıyor

Uzmanlara göre bu durumun adı mevsimsel depresyon ya da mevsimsel duygudurum bozukluğu. Toplumda sanıldığından daha yaygın olan bu sorun, kişinin hem psikolojik hem de fiziksel sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Mevsimsel depresyon nedir? Psikiyatri Hekimi Uzm. Dr. Serap Kaya, mevsimsel depresyonun mevsim değişiklikleriyle ortaya çıkan bir depresyon türü olduğunu belirtiyor. En sık sonbahar ve kış aylarında görüldüğünü vurgulayan Uzm. Dr. Kaya, “Güneş ışığının azalması, havaların soğuması ve günlerin kısalması beyindeki serotonin ve melatonin hormonlarını etkileyerek depresyonu tetikleyebilir” dedi. Belirtiler uzun süre devam ederse dikkat edilmeli İstek kaybı, keyifsizlik, hayattan zevk alamama, uyku ve iştah değişiklikleri, enerjide belirgin azalma ve odaklanma zorluğu en sık görülen belirtiler arasında. Normal yorgunluğun birkaç gün içinde geçtiğini söyleyen Uzm. Dr. Kaya, “Mevsimsel depresyonda bu belirtiler haftalarca sürebilir ve kişinin iş, okul ya da aile hayatını olumsuz etkileyebilir” diye konuştu. Kimler risk altında? Kadınların, daha önce depresyon geçirmiş kişilerin, ailesinde depresyon öyküsü olanların ve kapalı ortamlarda uzun süre çalışanların risk grubunda olduğunu belirten Uzm. Dr. Kaya, “Kuzey bölgelerinde yaşayanlar ve güneş ışığını az görenler bu sorunu daha sık yaşayabiliyor. Ayrıca stresli yaşam, yalnızlık ve sosyal destek eksikliği de riski artırıyor” dedi. Sadece ruh halini değil bedeni de etkiliyor Mevsimsel depresyon yalnızca psikolojik değil fiziksel belirtilerle de kendini gösterebiliyor. Uyku düzeni bozulabiliyor, aşırı uyuma ya da uykusuzluk gelişebiliyor. Tatlı ve karbonhidrat isteği artabiliyor, buna bağlı olarak kilo değişiklikleri görülebiliyor. Uzm. Dr. Kaya, “Sürekli halsizlik, kaslarda yorgunluk, baş ağrısı ve motivasyon eksikliği de sık karşılaşılan şikâyetler. Bazı kişilerde bağışıklık sistemi zayıflayarak sık hastalanmalara yol açabiliyor” dedi. Ne zaman doktora başvurmalı? Eğer belirtiler iki haftadan uzun sürüyorsa, iş ve okul hayatını aksatıyorsa ya da sosyal hayattan uzaklaşmaya neden oluyorsa uzman desteği almak büyük önem taşıyor. Umutsuzluk hissi, uyku ve iştah değişikliklerinin belirgin olması ya da kendine zarar verme düşüncelerinin ortaya çıkması halinde vakit kaybetmeden psikiyatri uzmanına başvurulması gerekiyor. “Erken başvuru tedavi sürecini kolaylaştırır ve yaşam kalitesini hızla artırır” diyen Uzm. Dr. Kaya, toplumda bu konuda farkındalık yaratmanın önemine dikkat çekti. Umut veren bir mesaj Çakmak Erdem Hastanesi’nden Psikiyatri Hekimi Uzm. Dr. Serap Kaya, mevsimsel depresyonun tedavi edilebilir olduğunu vurgulayarak şu sözlerle sonlandırdı: “Karanlık günlerin ruh sağlığınızı gölgelemesine izin vermeyin. Profesyonel destek, doğru beslenme, düzenli egzersiz ve ışık terapisi ile bu süreci sağlıklı şekilde atlatmak mümkün.” diyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.