Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Menderes

Kapsül Haber Ajansı - Menderes haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Menderes haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Klaros’ta 3 Bin 300 Yıllık Kehanetin İzinde Haber

Klaros’ta 3 Bin 300 Yıllık Kehanetin İzinde

İzmir’in bugünkü yerine taşınmasına ilişkin kehanetin de verildiği kutsal alanda, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle yürütülen arkeolojik çalışmalar tarihin izlerini gün yüzüne çıkarıyor. İzmir’in Menderes ilçesinde, ilk bakışta sessizliğin hakim olduğu bir vadinin içinde binlerce yıl önce bir kentin, bir ordunun, bazen de binlerce insanın geleceğini değiştirecek sorulara yanıt aranıyordu. Savaşın başlayıp başlamayacağı, salgının nasıl sona ereceği, depremden sonra ne yapılacağı, bir kentin kurulup kurulmayacağı tanrı Apollon’a soruluyordu. Bugün aynı topraklarda kahinler yerine arkeologlar çalışıyor. Toprağın her katmanı yeni bir sorunun, her buluntu ise binlerce yıl öncesinden gelen yeni bir yanıtın kapısını aralıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kazı desteği verdiği Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Onur Zunal başkanlığındaki ekip tarafından sürdürülen Klaros kazıları, alanın antik dünya açısından taşıdığı önemi ortaya koyuyor. Avrupa’dan Afrika’ya Klaros’a geldiler Klaros’un dönemin üç büyük kehanet merkezinden biri ve bunlar arasında en erken kurulanı olduğunu belirten Doç. Dr. Onur Zunal, kutsal alanın sınırları aşan önemini şöyle anlattı: “Klaros, MÖ 13’üncü yüzyılda kuruluyor ve MS 4’üncü yüzyılda Hristiyanlığın resmi din haline gelmesine kadar bir pagan kutsal alanı ve kehanet merkezi olarak kullanılıyor. Burası özellikle İzmir ve İyonya için çok önemli bir yer. Didim’deki Apollon Tapınağı ve Yunanistan’daki Delphi Apollon Tapınağı ile birlikte antik dünyanın üç büyük kehanet merkezinden birindeyiz. Kehanet o dönemde dinsel bir olgu. İmparatorlar, komutanlar ya da kent yöneticileri önemli bir karar verecekleri zaman mutlaka Apollon’a danışıyorlar. Bu nedenle Klaros yalnızca Batı Anadolu’dan değil; bugünkü isimleriyle İtalya, İspanya, Hırvatistan, Romanya gibi Avrupa ülkelerinden, hatta Afrika’daki Moritanya’dan ziyaretçi alıyor. Dolayısıyla Klaros, döneminin en önemli kehanet merkezlerinden biri haline geliyor.” İzmir’in kaderi de Klaros’ta soruldu Klaros’un anlattığı hikâyeler arasında bugünkü İzmir’e uzanan önemli bir kehanet de bulunuyor. Zunal, İzmir’in kuruluş anlatısıyla Klaros arasındaki bağı şöyle aktardı: “Büyük İskender, Kadifekale’de, Pagos eteklerinde gördüğü rüyanın ardından ünlü komutanı Lysimakhos’u Klaros’a gönderiyor. Lysimakhos kehanet ritüelini gerçekleştirdikten sonra İskender’in rüyasını kahine iletiyor. Apollon kahini, yeni kentte yaşayacak insanların eski kenttekilere göre üç, hatta dört kat daha mutlu olacaklarını söylüyor. Böylece İzmir’in bugünkü yerine taşınmasına ilişkin kehanet Klaros’tan verilmiş oluyor.” Geçmişin izleri gün yüzüne çıkarılıyor Bugün de arkeologlar aynı yerde geçmişin izlerini sürüyor. 2026 yılı kazıları temmuz ayının ortasında başladı. Arkeolog, mimar, restoratör, konservatör, epigraf ve nümismatların yer aldığı disiplinler arası ekip, sezon boyunca farklı alanlarda çalışma yürüttü. Zunal, “İki farklı sektörde kazılar devam etti. Bunlardan biri kutsal alanın giriş yapısı olan propylonun doğusundaki alan. Bu bölgenin MS 1’inci ve 2’nci yüzyıllarda kutsal alana gelen ziyaretçilerin konakladığı bir alan olduğunu biliyoruz. Burada ‘katagogeion’ adı verilen, günümüzün motel ya da pansiyon sistemine benzetebileceğimiz yapılar bulunuyor. Kutsal alanın ana kenti Notion’a doğru, güneyde yaklaşık 2 bin 500 metrekarelik çok büyük bir yapı birimini kazıyoruz. Burada çalışmalar 2016 yılından beri devam ediyor. Yapı Roma İmparatorluk Çağı’nda, MS 1’inci ve 3’üncü yüzyıllar arasında kullanılmış. Kuzeyde yedi mekân var, güneyde de buna paralel yedi farklı mekân olması gerektiğini düşünüyoruz ve ortasında açık avlulu bir yapı bulunuyor. Fakat yapının işlevini henüz kesin olarak tespit edemedik. Günlük kullanım kapları ve sikkeler yardımıyla tarihini belirleyebiliyoruz. Çok ilginç şekilde yapının deprem etkisiyle sona ermiş olabileceğini düşünüyoruz. İlk evrenin bir yıkım gördüğünü ve ikinci evrenin bu enkazın üzerine kurulmuş olabileceğini bu yıl tespit ettik” dedi. Devasa bir tapınak Klaros’un merkezindeki Apollon Tapınağı, antik dünyanın görkemini bugün bile hissettiren yapılardan biri. Zunal, yapının büyüklüğünü rakamlarla anlattı: “Apollon Tapınağı döneminin eşsiz eserlerinden biri. MÖ 300’ler civarında yapımına başlanıyor ve Roma İmparatorluk Çağı’na geldiğimizde Augustus’un, Tiberius’un ve en sonunda Hadrianus’un desteklerine rağmen tapınak bir türlü bitirilemiyor. Yaklaşık 450 yıl süren bir inşaattan söz ediyoruz. Tapınak 44 metre uzunluğunda, 22 metre genişliğinde. Uzun kenarlarında 11, kısa kenarlarında 6 sütun bulunuyor. Her sütunun 11 mermer tamburdan oluştuğunu biliyoruz ve bu tamburların her biri yaklaşık 6 ton ağırlığında. Başlığıyla birlikte tek bir sütunun ağırlığı yaklaşık 75-80 tona ulaşıyor. Üst yapısını da düşündüğümüzde yaklaşık 13-14 metre yüksekliğinde devasa bir tapınaktan söz ediyoruz.” Tonlarca mermer denizleri aşarak Klaros’a geldi Klaros’un dış dünya ile bağlantısını anlatan en somut kanıtlardan biri ise denizin dibinde bulundu. Kutsal alanda Marmara Adası’ndaki antik Prokonnesos taş ocaklarından ve Paros Adası’ndan getirilen mermerlerin kullanıldığını anlatan Zunal, “En çarpıcı örneklerden biri Prokonnesos’tan, yani Marmara Adası’ndan Klaros’a gelen bir kargo gemisi. Bu gemi Kızılburun açıklarında bugünkü Teos’da batıyor. Geminin kazısı yapıldı ve taşıdığı kargonun Klaros’a gelmekte olan Dor düzeninde bir sütun başlığı ve bir sütuna ait olduğu tespit edildi. Bu bize, çevreden hayvanlarla, arabalarla ya da insan gücüyle getirilen mermer blokların dışında, Klaros’a özel mermerlerin deniz yoluyla da taşındığını gösteriyor. Yaklaşık 75-80 ton ağırlığa ulaşan bir taşıyıcı sütundan bahsediyoruz. Bunların taşınması son derece zahmetli ve maliyetliydi. Dolayısıyla Klaros gibi kutsal alanların, bugünkü ifadeyle sponsorlarının olduğunu da biliyoruz” şeklinde konuştu. Kaplumbağaya bakınca iki bin yıl öncesini görmek Klaros’ta hikâye yalnızca kazı çukurlarında, sütunlarda ve heykellerde değil. Bazen ağır ağır yürüyen bir kaplumbağanın kabuğunda saklı. Bugün Klaros’u gezenlerin karşısına sık sık çıkan kaplumbağalar, binlerce yıl önce de Apollon’un dünyasının bir parçasıydı. Zunal, antik çağ ile bugün arasındaki bu şaşırtıcı bağın altını önemle çizerek, “Antik dönemden izlerini bildiğimiz bazı şeyleri bugün Klaros’a geldiğinizde çok net şekilde görebiliyorsunuz. Bunlardan biri kaplumbağalar. Apollon’un çaldığı ve icat ettiği söylenen ‘lira’ isimli telli bir müzik aleti var. Liranın ses kutusu kaplumbağa kabuğundan yapılıyordu. Lira ve lira çalan Apollon figürinleri de o dönemde insanların Apollon’a sundukları en önemli adak eşyalarından biriydi. Klaros’un yaşayan bir diğer antik simgesi ise birkaç adım ötede yükseliyor: Defne” dedi. Apollon’un ağacı hâlâ sunakların çevresinde Klaros’un binlerce yıllık hafızasının yaşayan izlerinden biri de bugün sunakların çevresinde büyüyen defne ağaçları. Zunal, defnenin Apollon için taşıdığı anlamı şöyle anlattı: “Bugün Klaros’a geldiğiniz zaman özellikle sunakların çevresinde çok sayıda defne ağacı görüyorsunuz. Defne, Apollon’un kutsal ağaçlarından ve bitkilerinden biri. Mitolojide Daphne isimli bir sevgilisi var. Karşılıksız bir aşktan sonra Daphne tanrılar tarafından defne ağacına dönüştürülüyor ve o zamandan itibaren defne Apollon’un kutsal ağacı olarak biliniyor. Defnenin yalnızca Apollon’la özdeşleşmiş bir bitki olmadığını, kehanet sırasında esinlenmek amacıyla da kullanıldığını biliyoruz. Rahiplerin ve kahinlerin sunular sırasında defne taçları ve defne yaprakları kullandıklarına ilişkin bilgilerimiz de var. Böylece binlerce yıl önce kehanet ritüelinin parçası olan defne, bugün yine aynı topraklarda, aynı sunakların çevresinde büyüyor; Apollon’un lirasıyla ilişkilendirilen kaplumbağalar ise kutsal alanın içinde dolaşmaya devam ediyor.” Kehanet sustu, demircinin çekici duyuldu Hristiyanlığın Roma İmparatorluğu’nun resmi dini haline gelmesiyle pagan kutsal alanları işlevlerini yitirmeye başladı. Klaros ise bir anda ortadan kaybolmadı; başka bir yaşam alanına dönüştü. Kahinin sustuğu yerde yüzyıllar sonra demirciler çalışmaya başladı. Zunal, “Özellikle Hristiyanlık süreci bizim için çok önemli. Pagan kutsal alanlarının kapatıldığı, bazılarının tahrip edildiği bir dönemden söz ediyoruz. Ancak Klaros bu süreçte işlevini bir süre daha sürdürmüş gibi görünüyor. MS 5’inci ve 7’nci yüzyılda kutsal alanın gerçek işlevini kaybettiğini, kentten buraya doğru bir yerleşimin geldiğini ve bazı atölyelerin bu yapılarda faaliyet gösterdiğini biliyoruz. Bir demirci atölyesinin varlığını tespit ettik. Son üç yıldır çalışmalarımızı özellikle bu alana yönelttik. Bunun yanında çok sayıda yarı mamul ya da cüruflaşmış tuğla bulduk. Bunlar yakın çevrede bir tuğla atölyesinin de bulunduğunu düşündürüyor. Yani Klaros ne kadar kutsal bir alan olmuşsa da Hristiyanlık sürecinde işlevsel bir dönüşüm yaşamış” diye konuştu. Homeros’un başı ile gövdesi 40 yıl sonra buluştu Klaros’un sürprizleri bununla da bitmiyor. Batı edebiyatının temel eserlerinden İlyada ve Odysseia’nın şairi Homeros’un heykelinin bulunma öyküsü de neredeyse başlı başına bir arkeoloji hikâyesi. Zunal, “Homeros heykelinin gövdesi 1952 kazılarında iki parça halinde ortaya çıkarılıyor ve o dönemde İzmir’deki müzeye götürülüyor. 1992 yılı kazılarında ise Homeros’un başı ele geçiyor. O tarihte Klaros kazısı Selçuk Müzesi’ne bağlı olduğu için baş Selçuk’a gönderiliyor. Daha sonra gövde ve başın aynı heykele ait olduğu ortaya çıkıyor ve 2000’li yılların başında iki parça yeniden buluşuyor. Heykelin MÖ 200-180 civarında yapıldığını biliyoruz. Apollon, Artemis ve Leto’dan oluşan üçlü kült heykeliyle aynı dönemde, büyük olasılıkla aynı atölyede üretilerek Klaros’a getiriliyor. Homeros’un burada diğer tanrılarla aynı sınıfta görülmesi, onun tanrısallaştırılması açısından da son derece önemli” diye konuştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi 2016’dan bu yana Klaros’ta Klaros kazıları Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün her yıl yenilenen izniyle sürdürülürken, kazı, koruma ve belgeleme çalışmalarına farklı kurumlar destek veriyor. Zunal, “İzmir Büyükşehir Belediyesi 2016 yılından bu yana Klaros’ta yürüttüğümüz arkeolojik kazı, restorasyon ve belgeleme çalışmalarının önemli destekçilerinden biri. Ayrıca 2025 yılından bu yana ana sponsorumuz olarak SAYA Holding ile iş birliğimizi sürdürüyoruz. Bakanlığımıza, Büyükşehir Belediyemize ve ana sponsorumuza sağladıkları değerli desteklerden dolayı, şahsım ve kazı ekibim adına şükranlarımı sunarım” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turizm Dünyası 2027’de İzmir’de Buluşacak Haber

Turizm Dünyası 2027’de İzmir’de Buluşacak

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir turizm alanında yürüttüğü çalışmalar, kenti uluslararası bir turizm buluşmasının merkezine taşıyor. Dünyanın farklı ülkelerinden turizm profesyonellerini bir araya getirecek Good Travel Summit, 26-29 Nisan 2027 tarihlerinde İzmir’de gerçekleştirilecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürlüğü ve İZFAŞ ev sahipliğinde, Good Travel Alliance adına Green Destinations Good Travel Institute (GD-GTI) iş birliğiyle düzenlenecek zirveyle İzmir’in sürdürülebilir turizm alanındaki deneyiminin uluslararası sektöre tanıtılması, yeni turizm iş birlikleri ve bağlantılar kurulması hedefleniyor. “Pozitif Etkili Turizmi Tanıtmak ve Pazarlamak: Destinasyonları Tur Operatörleri ve Online Seyahat Acenteleriyle Buluşturmak” temasıyla gerçekleştirilecek zirve; destinasyon yönetim kuruluşları, turizm otoriteleri, uluslararası tur operatörleri, online seyahat acenteleri, finans kuruluşları, teknoloji ve veri ortakları, sürdürülebilirlik uzmanları ve sektör temsilcilerini İzmir’de buluşturacak. Sürdürülebilir seyahatin geleceği İzmir’de konuşulacak Dört gün sürecek zirvede turizm sektörünün geleceğine ilişkin önemli başlıklar ele alınacak. Destinasyon yönetim kuruluşlarının yerel toplumların beklentileri ve pazar talepleriyle daha güçlü uyum sağlaması, destinasyonların doğru seyahat pazarlarıyla buluşturulması, güvenilir veri ve doğrulanmış deneyimlerin yatırımları teşvik etmesi ile tur operatörleri ve online seyahat acentelerinin yeni destinasyonları keşfetmesi gibi konular değerlendirilecek. Zirve kapsamında sürdürülebilir seyahate yönelik artan küresel talebin somut iş birliklerine ve yeni pazarlara dönüştürülmesi, destinasyonlarla seyahat sektörü arasında doğrudan bağlantılar kurulması ve sorumlu turizm modellerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Dört günlük program Zirvenin ilk günü olan 26 Nisan’da İzmir’e gelecek delegeler için karşılama resepsiyonu düzenlenecek. 27 Nisan’da açılış ve ana konuşmaların yanı sıra üst düzey paneller, stratejik görüşmeler ve gala yemeği gerçekleştirilecek. 28 Nisan’da grup oturumları kapsamında paralel çalıştaylar ve eşleştirme toplantıları yapılacak. Sorumlu seyahat arzının pazar talepleriyle buluşturulmasına yönelik somut iş birlikleri ve uygulanabilir çözümler bu oturumlarda ele alınacak. Zirvenin son günü olan 29 Nisan’da katılımcılar, İzmir’in sürdürülebilir turizm değerlerini yerinde deneyimleme fırsatı bulacak. Çeşme, Selçuk, Urla ve Menderes başta olmak üzere kentin kültürel ve yerel değerlerinin tanıtılacağı geziler düzenlenecek. Green Destinations’ın “En İyi 100 Hikâyesi” arasında yer alan Efes Tarlası Yaşam Köyü, Urla Bağ Yolu ve Efeler Yolu gibi destinasyonlar ziyaret edilecek. Katılımcılar ayrıca kadın kooperatifleri tarafından üretilen yerel lezzetleri deneyimleme fırsatı bulacak. 200’ün üzerinde sektör temsilcisi buluşacak 200’ün üzerinde uluslararası sektör temsilcisini bir araya getirecek zirvede, uluslararası marka ve kurumlarla genel oturumlar ve paralel oturumlarda ortak ev sahipliği ve iş birliği fırsatları değerlendirilecek. Zirvenin, İzmir’in sürdürülebilir turizm alanındaki deneyimini uluslararası sektöre taşımasının yanı sıra destinasyonlarla küresel seyahat pazarı arasında yeni bağlantılar kurulmasına ve sorumlu turizm modellerine yönelik iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. İzmir’in sürdürülebilir turizm vizyonu Binlerce yıllık tarihi, UNESCO Dünya Mirası alanları, kültür rotaları, güçlü gastronomi kültürü, bağları ve zengin kıyı peyzajıyla farklı turizm deneyimlerini bir arada sunan İzmir, doğal ve kültürel mirasını koruyan, yerel halk ve ziyaretçiler için kalıcı faydalar yaratan sürdürülebilir bir turizm anlayışını geliştirmeyi hedefliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, ilçe belediyeleri ve kentteki paydaşlarla yürütülen çalışmalarla İzmir’in sürdürülebilir turizm alanındaki uluslararası görünürlüğünün artırılması amaçlanıyor. Good Travel Summit’in kentin bu alandaki deneyimini ve birikimini dünyanın farklı ülkelerinden turizm profesyonelleriyle buluşturarak İzmir’in uluslararası sürdürülebilir turizm ağındaki görünürlüğünü güçlendirmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Saya Holding Klaros Kazılarına Desteğini Sürdürüyor Haber

Saya Holding Klaros Kazılarına Desteğini Sürdürüyor

Saya Holding, 2025 yılında başladığı İzmir’in Menderes ilçesinde yer alan, antik dünyanın üç büyük Apollon kehanet merkezinden biri olan Klaros Antik Alanı kazılarına ana sponsorluğunu yeni dönemde sürdürecek. Saya Holding, Klaros’un araştırılması, korunması ve daha geniş çevrelerce tanınması için destek verecek. Saya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ve Ege Üniversitesi’nin bilimsel koordinasyonuyla süren kazılara verdikleri desteği uzun vadeli bir kültürel sorumluluk olarak değerlendirdiklerini belirterek, “Klaros, yalnızca arkeolojik buluntularıyla değil, taşıdığı bilgi, inanç ve kent tarihiyle de çok katmanlı bir miras. Burada sürdürülen bilimsel çalışmalara katkı sağlamak, bizim için geçmişin izlerini korurken İzmir’in geleceğine de yatırım yapmak anlamına geliyor” dedi. İzmir’in kültürel ve arkeolojik değerlerinin kentin turizm kimliği açısından taşıdığı öneme de değinen Mengi, sözlerini şöyle sürdürdü: “İzmir’in geçmişinin bilgeliği ve hikâyeleriyle anılmasını önemsiyoruz. Klaros gibi alanlar bilimsel çalışmalarla gün yüzüne çıktıkça kentin kültür ve miras turizmindeki yeri de güçlenecek. Bu birikimin korunmasına ve doğru biçimde anlatılmasına katkıda bulunmayı sürdüreceğiz.” Klaros Kazısı Başkanı Doç. Dr. Onur Zunal ise konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Klaros’ta bu yıl kazı çalışmalarına iki farklı sektörde devam edilecek. İlk çalışma alanı, Propylon’un (anıtsal giriş yapısı) doğusunda yer alıyor. İkinci kazı alanı ise Hellenistik temenosun güneyinde bulunan Roma Dönemi yapısıdır. Bu sektörde, yapının kesin işlevini belirlemek ve mimari sınırlarını ortaya koymak amacıyla çalışmalar sürdürülecek.” Onur Zunal, şöyle devam etti: “Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izin ve maddi destekleriyle yürütülen Klaros Kazısı'nın, 2025 yılında olduğu gibi bu yıl da ana sponsorluğunu Saya Holding üstlendi. Kültürel mirasımızın korunması, bilimsel araştırmalarla gelecek kuşaklara aktarılması ve arkeolojik çalışmaların sürdürülebilirliği açısından sağladıkları değerli katkılar nedeniyle Saya Holding’e ve Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Cem Mengi’ye içten teşekkürlerimi sunarım. Özel sektörün kültürel mirasa yönelik bu duyarlı ve uzun soluklu desteği, ülkemizin ortak tarihî mirasının korunmasına ve bilim dünyasına önemli katkılar sağlamaktadır.” Klaros Kehanet Merkezi İzmir’in Menderes ilçesine bağlı Ahmetbeyli Mahallesi yakınlarında, denizden sadece birkaç kilometre içeride saklı duran Klaros Antik Kazı Alanı, binlerce yıl boyunca insanların kaderlerine yön veren bir kehanet merkeziydi. Burada, tanrı Apollon’un sesiyle konuştuğuna inanılan kahinler, kralların ve halkların geleceğini şekillendirdi. Klaros, yalnızca inançların değil; aynı zamanda antik dünyanın politik kararlarının da şekillendiği yerlerden biriydi. Antik çağda Klaros, Kolophon adlı kente bağlıydı. Kolophon’un kutsal alanı olarak işlev gören bu merkez, aynı zamanda Notion antik kentiyle de kutsal yollar aracılığıyla bağlıydı. Bu stratejik konum, Klaros’u dini bir merkez olmanın ötesine taşıyarak, bölgesel bir hafıza ve karar mekânı haline getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

'İz Bırak' Projesiyle Çocuklara Sürdürülebilir Gelecek Haber

'İz Bırak' Projesiyle Çocuklara Sürdürülebilir Gelecek

Proje kapsamında çocuklar, çevre duyarlılığı kazanmalarını ve doğayı koruma yollarını öğrenmelerini destekleyen ücretsiz atölyelere katılacak. Örneğin; “Sürdürülebilirlik Kahramanları” atölyesinde geri dönüşüm uygulamalarına ve atıklardan yeni ürün tasarımlarına yönelik çalışmalar yapılarak çocuklarda çevre bilinci ve yeniden kullanım farkındalığının geliştirilmesi hedefleniyor. “Doğa Sevgisi Drama” atölyesinde hikâyeleştirme ve drama çalışmaları aracılığıyla çocukların doğayla empati kurmalarını desteklemek üzere uygulamalar gerçekleştirilecek. “Doğa Koruyucuları Tasarım” atölyesi ve tohum topu etkinliği kapsamında ise poster ve maket çalışmaları yapılması, çocukların doğa koruma bilincini uygulamalı deneyimlerle pekiştirmelerine katkı sağlanması planlanıyor. Atölyelere ek olarak tüm çocukların katılımıyla “Benim Fidanım, Benim Geleceğim” isimli bir saha etkinliği düzenlenecek. Çocuklar kendi fidanlarını dikecek ve atölyelerde hazırladıkları tohum toplarını doğayla buluşturacak. Türk Henkel’in İz Bırak projesi, İzmir Konak Belediyesi Toros Sosyal Tesisi’nde gerçekleştirilecek. Karabağlar, Seferihisar ve Menderes’te yangından etkilenen bölgelerden çocukların da atölye ve etkinliklere katılımı sağlanacak. Alanında uzman eğitimciler tarafından verilecek eğitim süresince 8–12 yaş aralığındaki 200’ün üzerinde çocuğa ulaşılması hedefleniyor. Proje ile yangın sonrası bölgenin yeniden ormanlaştırma sürecine katkı sağlanması, çocukların doğayla bağlarının güçlendirilmesi ve sürdürülebilirlik bilincinin desteklenmesi amaçlanıyor. İz Bırak Projesi, Geçtiğimiz Yıl Hatay’da Depremden Etkilenen Çocuklara Ulaşmıştı… Proje geçtiğimiz yıl da yine İhtiyaç Haritası iş birliğinde Hatay’da depremden etkilenen çocuklar için hayata geçirilmişti. İz Bırak projesi, eğitici ve öğretici temalardaki ücretsiz atölyeler aracılığıyla İhtiyaç Haritası konteyner yaşam alanında hayatlarını sürdüren yaklaşık 250 çocuğumuzun yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmelerine, çevre bilinci kazanmalarına ve toplumsal farkındalık oluşturmalarına destek sağlamıştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir 2026’da Su Sorunu Yaşamayacak Haber

İzmir 2026’da Su Sorunu Yaşamayacak

Kentte etkili olan kuvvetli yağışlardan dolayı İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri tüm birimleriyle sahada çalışmaya devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da Menderes’te bulunan İZSU Görece Arıtma Tesisi ile Tahtalı Barajı’nı ziyaret ederek kentin içme suyu altyapısına ilişkin yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Baraj doluluk oranları ve arıtma süreçleri hakkında yetkililerden bilgi alan Başkan Tugay, yaşanan bulanıklığın yoğun ve kısa süreli yağışlardan kaynaklandığını, durumun geçici olduğunu vurguladı. “Yoğun yağışlarla suyu arıtmak zaman alıyor” Başkan Tugay, “Bizim için çok önemli olan Tahtalı Barajı’nda suyun çekildiği kulenin olduğu noktadayız. Biraz önce de arıtma tesisini ziyaret ettik. Su istediğimiz seviyede değil. Yağmurlar oluyor ama barajın dolması daha uzun süre yağmur yağmasını gerektiriyor. Yoğun yağışlarla birlikte gelen toprak kirlilik yarattı ve arıtma tesisinin sıkıntı yaşamasına neden oldu. Arkadaşlarımız yaptıkları ölçümlerle suyu takip ediyorlar, belli bir seviyeden sonra arıtma tesisi eski kapasitesine kavuşacak. Geçici olarak su kesintisi yapılması gerekti. Onun nedeni bu aslında. Suda arıtmanın hızını aşan bir kirlilik vardı” dedi. Ramazan ayında su kesilmeyecek Tahtalı Barajı arkasındaki ormanlarda çıkan yangınların da barajı etkilediğini, suyun kirlendiğini beliren Başkan Tugay, “Daha önce ağaçların toprakta suyu tutması, olağan dokunun bozulmasıyla daha fazla erozyonun oluşması, suyun daha fazla kirlenmesine neden oldu. Böyle birbirine bağlı konular yaşanıyor. Ama bu yağışlar devam ederse inşallah bu sene su sorunu yaşamayacağız diye düşünüyoruz. Başından itibaren hep tedbirli olalım diye planlar yaptık ve ona göre hareket ettik ama beklediğimiz yağışlar olursa önümüzdeki günlerde su kesintisi yapılmayacak. Ramazan ayında zaten suyu kesmeyelim diye bir karar vermiştik” dedi. Başkan Tugay daha sonra Yeniköy Mahallesi’ni ziyaret etti. Kahvehanede vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Tugay ihtiyaç, talep ve şikayetleri dinledi. Yağış sevindirici, bulanıklık geçici İzmir’de son günlerde artan yoğun yağışla birlikte yüzde 0,14 seviyelerinden yüzde 5,51 seviyesine çıkan Tahtalı Barajı’nda su çamurlaştı. Metrekareye 80 kilogramın üzerinde düşen yoğun yağışlar, uzun süredir kuru olan dere yataklarında biriken toprak ve çamuru baraja taşıdı. Barajda geçmiş dönemde su seviyesinin çok düşmesi nedeniyle tabanın toprak zemin halinde kalması da suyun bulanıklığını artırdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’de Cumhuriyet Kutlamaları Devam Ediyor Haber

İzmir’de Cumhuriyet Kutlamaları Devam Ediyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusunu merkeze uzak ilçelere ulaştırmayı sürdürüyor. İzmir’in dört bir yanında “Cumhuriyet Her Yerde” sloganıyla yapılan etkinlikler Torbalı, Kiraz, Menemen, Menderes ve Bergama’nın ardından Tire ile devam etti. Merkez Gölet’teki programa İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu, belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları, siyasi partilerin, derneklerin, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Kutlama Tire Belediyesi’nin bir asrı aşkın geçmişe sahip olan Tarihi Armoni Bandosu’nun müzik şöleniyle başladı. “Cumhuriyet milyonların talebini dile getiren bir yönetim biçimidir” İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın sevgi, saygı ve selamlarını ileten Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, “Cumhuriyet, ‘ben de varım, ben de buradayım’ diyen milyonların talebini dile getiren bir yönetim biçimidir. Hak, hukuk, adalet ve eşitlik isteyenlerin yönetim biçimidir. Bu nedenle sahip çıkıyoruz ve kutluyoruz. Cumhuriyetin bizim için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Yaşama karşı sorumluluk, özgürlük, mücadele azmi, eşitlik, demokrasi, bütün bunların hepsinin temelinde cumhuriyet var” dedi. Her yaşa uygun aktivite Bando sonrasında halk oyunu gösterisiyle devam eden programda vatandaşlar “Atatürk’ün Yurt Gezileri” adıyla etkinlik alanında kurulan fotoğraf sergisini dolaştı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Pop Orkestrası, Kültür Orkestrası ve Türk Halk Müziği Muhtarlar Korosu’nun konserleriyle müzik ziyafeti sunuldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Köy Tiyatroları Cumhuriyet Oyunu sahnelenirken mini disko, sihirbaz, palyaço ve yüz boyama etkinlikleriyle minikler de eğlenceye doydu. Alanda ayrıca gençlik spor deneyim alanları, VR deneyim alanı, çocuk atölyeleri, sağlık işleri ve tarımsal hizmetlerle ilgili stantlar, gezici kütüphane aracı ile akıl zeka oyunları atölyesi yer aldı. Dopdolu programda sona doğru “Cumhuriyet Her Yerde” etkinlikleri, 22 Ekim günü Torbalı İnönü Mahallesi’nde başladı. Program kapsamında 28 Ekim’de Selçuk Belevi Mahallesi’nde birbirinden farklı etkinlikler gerçekleştirilecek. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda saat 10.00’da Selçuk Zeytinköy Mahallesi’nde bando gösterisi yapılacak. Saatler 18.00’i gösterdiğinde ise Selçuk Merkez İstasyon Meydanı’nda kortej yürüyüşü, Selçuk Belediyesi Orkestrası Konseri, çocuklar için mini disco, sihirbaz, clown gösterileri gerçekleştirilecek. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda ayrıca Dikili merkezde saat 20.00’de düzenlenecek konserler coşkuyu doruğa çıkaracak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’de Cumhuriyet Coşkusu Başladı Haber

İzmir’de Cumhuriyet Coşkusu Başladı

İzmir Büyükşehir Belediyesi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusunu merkeze uzak ilçelere ulaştırıyor. İlk program Torbalı’da başladı. Torbalı’da İnönü Mahallesi Meydan Kafe önündeki alanda düzenlenen programa İzmir Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanı Serpil Keskin, Torbalı Belediyesi Başkan Vekili Ertan Çelik, belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin temsilcileri ile yurttaşlar katıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Dr. Cemil Tugay’a program için teşekkür eden Torbalı Belediyesi Başkan Vekili Ertan Çelik, “Nice 102 yıllara, yaşasın Cumhuriyet” dedi. “Cumhuriyet Her Yerde” sloganıyla 29 Ekim’e kadar sürdürülecek buluşmalar Menemen, Bergama, Selçuk, Kiraz, Menderes, Tire ve Dikili’de gerçekleştirilecek. Muhtarlardan kutlamaya damga vuran gösteri Etkinliğe halk oyunlarıyla renk katan muhtarlar adına konuşan Çiğli Ataşehir Mahallesi Muhtarı Nesrin Erdoğan, “Muhtarlar olarak bir araya geliyoruz. Birbirimizi tanıyoruz. Çok güzel. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında burada olmaktan dolayı da çok mutluyum” dedi. “Her şey çok güzel” Programı izlemeye gelen Yıldız Tokeri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a teşekkür ederek “Kendisinden çok memnunuz. Buraya İZMAR’ı açmaya da gelmişti. Teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Ayrancılar’da yaşadığını ifade eden Necla Gülsüm de, “Cemil Başkanımız muhteşem. Gümbür gümbür geliyor. Her şey çok güzel, daha da güzel olacak” dedi. Özgül Güngör ise, “Çok güzel bir etkinlik, çok duygulandım. Şimdiye kadar bayramlar bu şekilde kutlanmadı. Böyle bayram kutlamayı öyle çok özledik ki, çok teşekkür ederim” ifadelerini kullandı. Metin Şahin de, “Çok anlamlı ve güzel bir program. 29 Ekim’in 102’nci yıl dönümü kutlu olsun” dedi. “Bizi gururlandırdı” Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitleri anarak sözlerine başlayan Bülent Araç da, “Çok büyük bir bayram. Dünyada eşi benzeri olmayan bir kurtuluş mücadelesi ve sonunda gelen bir cumhuriyet. Demokrasiyi, laikliği belki de dünyaya ilk hatırlatan süreç. Minnettarız, şükran duyuyoruz. Böyle anlamlı günü bu güzel etkinlikle taçlandırdığı için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz, bizi gururlandırdı” ifadelerini kullandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a teşekkür eden Mehmet Sarıkaya, “Kutlamaları çok beğendik. Bu organizasyon bizleri çok mutlu etti ve buradan başlaması ayrıca onur verdi. Atatürk’e ve silah arkadaşlarına bizlere cumhuriyeti, demokrasiyi bu denli özgürce yaşattığı için çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. Hem yetişkinler hem çocuklar doyasıya eğlendi Torbalı Belediye Bandosu’nun gösterisiyle açılışı yapılan program mahalle muhtarlarının halk oyunu gösterisiyle devam etti. Vatandaşlar “Atatürk’ün Yurt Gezileri” adıyla etkinlik alanında kurulan fotoğraf sergisini gezdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Türk Halk Müziği Orkestrası, Kültür Orkestrası ve Türk Sanat Müziği Muhtarlar Korosu’nun konserleriyle müzik ziyafeti sunuldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Köy Tiyatroları Çocuk Oyunu sahnelenirken, mini disko, sihirbaz, palyaço ve yüz boyama etkinlikleriyle minikler de eğlenceye doydu. Alanda ayrıca gençlik spor deneyim alanları, VR deneyim alanı, çocuk atölyeleri, sağlık işleri ve tarımsal hizmetlerle ilgili stantlar, gezici kütüphane aracı ile zeka oyunları atölyesi gibi etkinlikler yer aldı. Dopdolu program “Cumhuriyet Her Yerde” programı kapsamında 23 Ekim’de kutlamaların adresi Kiraz Yeni Mahalle olacak. 24 Ekim’de Menemen Gazi Mustafa Kemal Mahallesi, 25 Ekim’de Menderes Şehit Astsubay Ömer Halis Demir Parkı, 26 Ekim’de Bergama Ayaskent Mahallesi’nde, 27 Ekim’de Tire Merkez Gölet’te, 28 Ekim’de Selçuk Belevi Mahallesi’nde birbirinden farklı etkinlikler gerçekleştirilecek. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda saat 10.00’da Selçuk Zeytinköy Mahallesi’nde bando gösterisi yapılacak. Saatler 18.00’i gösterdiğinde ise Selçuk Merkez İstasyon Meydanı’nda kortej yürüyüşü, Selçuk Belediyesi Orkestrası Konseri ve çocuklar için eğlenceli etkinlikler olacak. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda ayrıca Dikili merkezde saat 20.00’de düzenlenecek konserler coşkuyu doruğa çıkaracak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.