Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Menzil Kaygısı

Kapsül Haber Ajansı - Menzil Kaygısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Menzil Kaygısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABB ve Yüce Auto-Škoda'dan Mobil Hızlı Şarj Çözümünde İş Birliği Haber

ABB ve Yüce Auto-Škoda'dan Mobil Hızlı Şarj Çözümünde İş Birliği

Yüce Auto-Škoda’nın mobil şarj çözümleri kapsamında van gövdeli ticari araçlar, her marka ve model elektrikli araçlar için hızlı şarj istasyonlarına dönüştürülüyor. Potansiyel elektrikli araç alıcıları ve mevcut elektrikli araç kullanıcıları için en önemli beklenti haline gelen menzil kaygısı ve hizmet kesintisini ortadan kaldırmak amacıyla geliştirilen bu projede; kullanıcı şarjı bittiğinde ya da şarj istasyonuna erişemediğinde bulunduğu lokasyona mobil şarj istasyonunu bir uygulama yardımıyla çağırarak hizmet alabiliyor. Bu projedeki hızlı şarj çözümlerinin ana bileşenleri; şarj ünitesi, bir elektrikli araç bataryası, sıvı soğutma sistemi, kontrol ünitesi ve yardımcı ekipmanlardan oluşuyor. Ayrıca araçların sıklıkla zorlu yollarda ve engebeli arazilerde çalışması gerektiğinden, araç içi ekipmanlar darbelere dayanıklı özellikleriyle hizmeti kesintisiz hale getiriyor. Mobil şarj araçları, tahrik sistemini güvenilir şekilde çalıştırabilmek için yüksek sıcaklıklara dayanıklı, aynı zamanda kontrol sistemleriyle kolayca entegre edilip yapılandırılabilen kompakt bir yapıyla çalışıyor. Bu gereksinimleri karşılamak üzere -Yüce Auto-Škoda, ABB’nin HES880 mobil invertörünü kullanıyor. ABB’nin sağladığı çözüm, yalnızca invertörü değil, aynı zamanda sistemin sorunsuz çalışmasını destekleyen alçak gerilim yardımcı ekipmanlarını da kapsıyor. Yüce Auto-Škoda Genel Müdürü Zafer Başar, “ABB ile sabit şarj istasyonları alanında başlattığımız güçlü iş birliğimizi, mobil şarj hizmetlerimizle daha da ileriye taşıyoruz. Yüce Auto-Škoda olarak elektrikli araçlarımızı Türkiye pazarına sunduğumuz andan itibaren, bir üründen ziyade eko sistem ve kesintisiz elektrikli araç deneyimi oluşturma hedefiyle yola çıktık. Bu eko sistem içinde tüm marka ve model elektrikli araç sahiplerine hizmet verecek mobil şarj istasyonlarımız şüphesiz en dikkat çekici projelerden biri olarak yer alıyor. Ayrıca Türkiye’nin en hızlı şarj istasyonu altyapısına sahip bayi ağımız da bu sistemin bir parçası olarak öne çıkıyor. Otomotiv endüstrisinin elektrik dönüşümünde böylesine geniş çaplı bir yatırımı ABB gibi global çapta teknoloji lideri bir şirketle hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz” dedi. Zor uygulamalar için dayanıklı invertörler ABB Global Raylı Sistem Retrofit İş Birim Müdürü ve Türkiye Tahrik Sistemler Divizyon Müdürü Saim Baran, “360 kW DC teknolojisiyle Türkiye’nin en hızlı şarj altyapısına sahip bayi ağı olan Yüce Auto-Škoda Türkiye ile başlayan iş birliğinin mobil DC hızlı şarj çözümleri ile artarak devam etmesinden memnuniyet duyuyoruz. ABB teknolojileriyle geliştirilmiş kompakt ve dayanıklı yapısıyla öne çıkan bu çözümler, yüksek sıcaklıkların yanı sıra titreşim ve zorlu saha koşullarında güvenilir performans sunacak şekilde tasarlandı. Bu özellikleri sayesinde de mobil hızlı araç şarj sistemleri için ideal bir çözüm oluşturuyor. ABB’nin küresel mühendislik gücü ile iş ortaklarının uygulama uzmanlığını bir araya getiren bu iş birliği, e-Mobilite alanında yenilikçi ve güvenilir çözümlerin geliştirilmesine de katkı sağlamaktadır.” Yüce Auto-Škoda çözümlerinde kullanılan ABB HES880 mobil invertörler, DC/DC dönüştürücü olarak esnek bir çalışma yapısı sunarak elektrikli araç şarj süreçlerinde hem yavaş hem de hızlı şarj imkânı sağlamaktadır. ABB’nin gelişmiş yerleşik yazılım altyapısı sayesinde sistem, ihtiyaç halinde hızlı deşarj özelliği ile sahada kalan elektrikli araçlara kısa sürede enerji desteği verebilmektedir. Enerji maliyetlerinin optimize edilmesine katkı sağlayan bu yapı, düşük tarifeli saatlerde yavaş şarj ve acil durumlarda yaklaşık 20 dakika içinde %20’den %80’e hızlı şarj imkânı sunmaktadır. Fonksiyonel güvenlik ilkesinin en temel kriteri hatayı yerinde izole etmeden önce muhtemel hata ihtimallerini minimize etmektir.Bakım gerektirmeyen kapalı sistem tasarımı ve HVIL (yüksek voltaj kilitleme döngüsü) güvenlik özelliği ile kullanıcı güvenliğini ön planda tutan HES880 mobil invertörler, farklı güç ihtiyaçlarına uygun çalışma modları ve akım seçenekleriyle elektrikli araç altyapısında esnek ve güvenilir bir çözüm oluşturmaktadır. Bu teknolojiler, sıfır emisyonlu mobiliteyi desteklerken aynı zamanda kullanım ömrünü tamamlamış bataryaların yeniden değerlendirilmesiyle döngüsel ekonomi yaklaşımına da katkı sağlamaktadır. ABB ve Yüce Auto-Škoda arasındaki bu iş birliği, yalnızca bir teknoloji ortaklığı değil, e-Mobilite’nin sahada daha esnek, hızlı ve erişilebilir hale gelmesine yönelik ortak bir vizyonun yansımasıdır. Bu gelişim, sabit altyapıdan mobil çözümlere uzanarak iki şirketin gücünü elektrikli araç kullanıcıları için daha kesintisiz, pratik ve yüksek verimli bir deneyim sunma hedefinde buluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Araçların Geleceğini Menzil ve Şarj Altyapısı Belirleyecek  Haber

Elektrikli Araçların Geleceğini Menzil ve Şarj Altyapısı Belirleyecek 

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY’ın küresel otomotiv pazarlarında tüketici eğilimlerini analiz ettiği Mobilite Tüketici Endeksi’nin yeni sayısı, dünya çapında elektrikli araç satışlarında bir yavaşlamaya işaret ediyor. Endekse göre; tüketicilerin önemli bir bölümü içten yanmalı motorlu araçlara (ICE) yönelirken, tüketiciler elektrikli araç sahipliğini de yeniden değerlendiriyor. Araştırmaya göre tüketiciler; menzil kaygısı, şarj altyapısındaki yetersizlikler, yüksek batarya maliyetleri ve jeopolitik belirsizlikler nedeniyle elektrikli araçlara sahip olma düşüncelerini yeniden gözden geçiriyor. Bununla birlikte; ABD’de her yıl düzenlenen tüketici elektroniği fuarı CES 2026, yeni nesil elektrikli araç modellerine gösterilen büyük ilgiyi gözler önüne serdi. Ancak, otomotiv sektörüne yön veren dünyaca ünlü markaların elektrikli modellerinin fuarda öne çıkmasına rağmen, bu ilginin satışlara aynı ölçüde yansımadığı görülüyor. Otomobil tüketicilerinin önemli bir kısmı, içten yanmalı motorlu araçlara yöneliyor Endeks sonuçları, tüketici tercihlerinde net bir değişimi ortaya koyuyor. Buna göre; küresel otomobil tüketicilerinin yarısı (%50’si) önümüzdeki 24 ay içinde içten yanmalı motora sahip araç satın almayı planlıyor. Elektrikli araç (EV) tercihinin %14’e, hibrit seçeneğinin ise %16’ya gerilediği görülüyor. Aynı zamanda; potansiyel EV alıcılarının %51’i satın alım planlarında değişiklik olmadığını belirtirken, %36’sı jeopolitik gelişmeler nedeniyle satın alma kararını ertelediğini veya yeniden değerlendirdiğini belirtirken bataryalı elektrikli araç (BEV) satın alma talebinin tüm büyük pazarlarda gerilediği görülüyor. ABD’de teşvik politikalarındaki değişimler ve emisyon hedeflerindeki revizyonlar da bu eğilimleri etkiliyor. Aynı zamanda büyük çaplı otomobil üreticileri, tüketici talebindeki değişime yanıt olarak içten yanmalı motorlu araçlara (ICE) ve hibrit modellere yeniden ağırlık veriyor. Menzil ve şarj altyapısı endişesi, elektrikli araç satın alımında en büyük engeller arasında yer alıyor Endekse göre; tüketicilerin %29’u menzil kaygısını, %28’i ise yetersiz şarj altyapısı ve yüksek batarya değişim maliyetlerini elektrikli araçlara geçişin önündeki temel engeller olarak görüyor. Mevcut BEV sahiplerinin %32’si de menzil konusunda endişe taşıyor. Şarj deneyiminde öne çıkan sorunlar ise istasyon bulma zorluğu (%39), uzun bekleme süreleri (%37) ve yüksek şarj maliyetleri (%32) olarak sıralanıyor. Bununla birlikte; potansiyel BEV alıcılarının üçte biri, araçtan şebekeye enerji aktarımı gibi yeni çözümlere açık olduğunu belirtiyor. Bağlantılı ve otonom özelliklerde güvenlik öncelikli hale geliyor Endeks sonuçlarına göre otomobil tüketicileri; bağlantılı araç teknolojilerine ilgi gösteriyor ancak öncelikler güvenlik, navigasyon, bakım ve araç sağlığı hizmetleri etrafında şekilleniyor. Konfor, eğlence ve ileri seviye otonomi ise bu temel beklentilerin gerisinde kalıyor. Anket katılımcılarının %39’u bağlantılı hizmetlerin yüksek maliyetini önemli bir engel olarak değerlendirirken, %60’ı düşük otomasyon seviyeleriyle kendini daha rahat hissediyor. Seviye 3 ve üzeri otonomiyi konforlu bulanların oranının ise yalnızca %26 olduğu görülüyor. Satın alma sürecinde bayiler hâlâ belirleyici bir konumda yer alıyor Endeks sonuçlarında dikkat çeken bir başka verinin de bayiliğe verilen önemin olduğu görülüyor. Dijitalleşmenin artmasına rağmen bayiler, araç satın alma sürecinde hâlâ kritik bir rol oynuyor. Otomobil tüketicilerinin önemli bir kesimi (%41’i), hâlâ satın alma işlemini fiziki olarak tamamlamayı tercih ediyor. Geçen seneki endeks verilerinde bu oran %61 idi. Ayrıca elektrikli araç satın almayı düşünen tüketiciler, özellikle şarj altyapısı, batarya ömrü ve yeni teknolojiler konusunda daha fazla rehberlik ihtiyacı duymaları nedeniyle bayi etkileşimine daha fazla önem veriyor. EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı, İleri Üretim ve Mobilite Sektör Lideri Arda Karaçelebi, endeks sonuçlarıyla ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu: “Elektrikli araçlar, önemli bir dönüşüm eşiğinde bulunuyor. CES 2026’da elektrikli araçların öne çıkmasına rağmen tüketici tercihleri, karar süreçlerinde hâlâ güven ve ekonomik dengelerin belirleyici olduğunu gösteriyor. EY Mobilite Tüketici Endeksi’ne göre; şarj altyapısının yaygınlaşması, servis ağlarının güçlenmesi ve ikinci el değerine ilişkin netliğin artması, elektrikli araçlara olan güveni hızla artıracak temel unsurlar arasında yer alıyor. Tüketiciler bugün farklı teknolojileri karşılaştırarak daha bilinçli tercihler yapıyor; bu da tek tip bir yaklaşım yerine, farklı ihtiyaçlara hitap eden güç aktarma çözümlerinin önemini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde yazılım tanımlı araçlar, bağlantılı özellikler ve gelişmiş sürücü destek sistemleri; güvenliği artıran, daha kişiselleştirilmiş ve katma değerli bir kullanıcı deneyimi sunarak tüketici kararlarında daha belirleyici hale gelecek. Bence dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da bağlantılı araç teknolojisi ile elektrikli araç teknolojilerinin hemen hemen aynı zamanlarda artan bir trend yakalaması nedeniyle aslında birbirinden bağımsız olarak hareket edebilecek iki teknolojinin trend ve algı olarak birbirini besleyerek güçlendirmesi. Ancak bu trendlerin yakın zamanda biraz ayrışacağını ve otonom teknolojilerinin elektrikten bağımsız güçlü bir trend olarak takip edileceğini düşünüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.