Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Merkezi Sinir

Kapsül Haber Ajansı - Merkezi Sinir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Merkezi Sinir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vertigo Nedir? Belirtileri Nelerdir? Haber

Vertigo Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Odyoloji alanında çalışmalarını sürdüren Dr. Ody. Emel Uğur, vertigo şikâyetlerinin doğru değerlendirilmesinde denge sisteminin ayrıntılı incelenmesinin önemine dikkat çekmektedir. Özellikle tekrarlayan baş dönmesi ataklarının nedeninin belirlenmesi, uygun tedavi ve rehabilitasyon sürecinin planlanmasında önemli rol oynamaktadır. Vertigo Neden Ortaya Çıkar? İnsan vücudunun denge sistemi; iç kulak, gözler, kaslar, eklemler ve merkezi sinir sisteminin koordineli çalışmasıyla işlevini sürdürür. Bu yapılardan gelen bilgilerin birbiriyle uyumsuz olması, kişinin hareket etmediği hâlde dönüyormuş gibi hissetmesine yol açabilir. Vertigonun yaygın nedenlerinden biri, iç kulakta bulunan kalsiyum karbonat kristallerinin normal konumlarından ayrılarak yarım daire kanallarına geçmesidir. Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV) olarak adlandırılan bu durum, özellikle baş hareketleri sırasında kısa süreli ve yoğun dönme hissine neden olabilir. Vestibüler migren, Ménière hastalığı, vestibüler nörit ve bazı merkezi sinir sistemi hastalıkları da vertigo şikâyetlerinin ortaya çıkmasında etkili olabilir. Vertigonun En Yaygın Belirtileri Nelerdir? Vertigo belirtileri, altta yatan nedene ve denge sistemindeki etkilenmenin derecesine göre değişiklik gösterebilir. En sık karşılaşılan belirtiler şunlardır: Kişinin kendisinin veya çevresinin döndüğünü hissetmesi Ani hareketlerde baş dönmesinin şiddetlenmesi Yürürken dengesizlik ve savrulma hissi Mide bulantısı ve kusma Baş hareketleri sırasında görme netliğinin bozulması Düşme korkusu ve hareket etmekten kaçınma Bazı iç kulak hastalıklarında kulak çınlaması ve işitme değişiklikleri Belirtilerin süresi de tanı açısından önemli ipuçları verir. Bazı hastalarda vertigo atakları birkaç saniye sürerken diğerlerinde dakikalar, saatler veya daha uzun süre devam edebilir. Vertigo ile Birlikte Görülen Belirtiler Neden Önemlidir? Her baş dönmesi iç kulaktan kaynaklanmaz. Özellikle ani gelişen şiddetli baş dönmesine konuşma bozukluğu, çift görme, kol veya bacakta güçsüzlük, belirgin yürüme güçlüğü ya da ani ve alışılmadık şiddette baş ağrısı eşlik ediyorsa acil tıbbi değerlendirme gerekir. Bunun yanında vertigoyla birlikte ortaya çıkan ani işitme kaybı da gecikmeden değerlendirilmesi gereken önemli bir belirtidir. Şikâyetlerin ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü ve hangi hareketlerle ortaya çıktığı, doğru tanıya ulaşılmasını kolaylaştırır. Vertigo Tanısı Nasıl Konulur? Vertigo tanısında ayrıntılı hasta öyküsü ve klinik değerlendirme temel basamakları oluşturur. Gerekli durumlarda odyolojik incelemeler ve vestibüler sistem testlerinden yararlanılır. Videonistagmografi (VNG), video head impulse test (vHIT) ve vestibüler uyarılmış miyojenik potansiyeller (VEMP), uygun hastalarda denge sisteminin farklı bölümleri hakkında bilgi sağlayabilir. Pozisyonel vertigodan şüphelenildiğinde ise Dix-Hallpike gibi özel pozisyon testleri uygulanabilir. Vertigo Tedavi Edilebilir mi? Vertigo tedavisi, şikâyetin nedenine göre belirlenir. Kristal kaymasına bağlı vertigoda uygun yeniden konumlandırma manevraları etkili olabilirken vestibüler sistemde fonksiyon kaybı bulunan hastalarda vestibüler rehabilitasyon programlarından yararlanılabilir. Bazı hastalarda ilaç tedavisi veya altta yatan hastalığa yönelik farklı tıbbi yaklaşımlar gerekebilir. Vertigo belirtilerinin hafife alınmaması, özellikle tekrarlayan ataklarda ayrıntılı değerlendirme yapılması önemlidir. Erken dönemde gerçekleştirilen uygun incelemeler, hastaların günlük yaşamlarını etkileyen denge sorunlarının kontrol altına alınmasına ve yaşam kalitesinin korunmasına katkı sağlayabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vertigo ile Baş Dönmesi Aynı Şey mi? Haber

Vertigo ile Baş Dönmesi Aynı Şey mi?

Vertigo ve baş dönmesi günlük yaşamda sıklıkla birbirinin yerine kullanılan kavramlar olsa da tıbbi açıdan aynı anlama gelmez. Baş dönmesi, kişinin sersemlik, bayılacak gibi olma, dengesizlik veya hareket hissi yaşamasını kapsayan geniş bir tanımdır. Vertigo ise kişinin kendisinin veya çevresinin hareket ettiğini hissetmesiyle karakterize, daha özgül bir baş dönmesi türüdür. Dr. Ody. Emel Uğur, baş dönmesi şikâyetlerinin doğru tanımlanmasının denge sistemi değerlendirmesinde önemli bir yere sahip olduğunu vurgulamaktadır. Hastaların yaşadıkları hissi ayrıntılı biçimde anlatmaları, şikâyetin kaynağının belirlenmesine ve uygun incelemelerin seçilmesine yardımcı olur. Baş Dönmesi Nedir? Baş dönmesi, farklı sağlık sorunlarının sonucunda ortaya çıkabilen genel bir belirtidir. Bazı kişiler başlarının hafiflediğini veya bayılacakmış gibi olduklarını ifade ederken bazıları yürürken dengesizlik hissettiklerini belirtir. Baş dönmesinin olası nedenleri arasında tansiyon değişiklikleri, sıvı kaybı, bazı ilaçların yan etkileri, kalp ritim bozuklukları ve nörolojik hastalıklar bulunabilir. Bu nedenle her baş dönmesi şikâyetini doğrudan iç kulak hastalıkları ile ilişkilendirmek doğru değildir.Mutlaka ayırıcı tanısal değerlendirmelerin yapılması gereklidir. Vertigonun Baş Dönmesinden Farkı Nedir? Vertigonun ayırt edici özelliği, gerçekte bulunmayan bir hareketin hissedilmesidir. Hasta, çevresindeki nesnelerin döndüğünü veya kendi bedeninin hareket ettiğini düşünebilir. Özellikle yatakta sağa veya sola dönerken, başı yukarı kaldırırken ya da öne eğilirken meydana gelen kısa süreli dönme atakları pozisyonel vertigoyu düşündürebilir. Buna karşılık ayağa kalkınca göz kararması ve bayılacak gibi olma hissi, tansiyon veya dolaşım sistemiyle ilişkili bir soruna işaret edebilir. Ancak belirtilerin niteliği tek başına kesin tanı koymak için yeterli değildir. Baş Dönmesinin Süresi Tanıda Neden Önemlidir? Baş dönmesinin süresi, altta yatan neden hakkında önemli bilgiler sağlayabilir. Birkaç saniye süren ve belirli baş pozisyonlarıyla tetiklenen ataklar BPPV ile ilişkili olabilir. Dakikalar veya saatler boyunca devam eden vertigo atakları ise vestibüler migren ya da Ménière hastalığı gibi farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Günler boyunca süren şiddetli vertigo, vestibüler nörit gibi periferik vestibüler hastalıklarda görülebileceği gibi merkezi sinir sistemi kaynaklı sorunlarda da ortaya çıkabilir. Bu nedenle atakların süresi, sıklığı ve eşlik eden diğer şikâyetler birlikte değerlendirilmelidir. İç Kulak Kaynaklı Baş Dönmesi Nasıl Anlaşılır? İç kulakta bulunan vestibüler sistem, baş hareketlerinin algılanmasından ve dengenin korunmasından sorumludur. Bu sistemin etkilenmesi, vertigo ve dengesizlik şikâyetlerine neden olabilir. İç kulak kaynaklı sorunlardan şüphelenildiğinde işitme testleri, denge değerlendirmeleri ve vestibüler fonksiyon testleri uygulanabilir. Ancak her vestibüler hastalıkta işitme kaybı görülmez. Örneğin vestibüler nörit genellikle belirgin işitme kaybı olmadan ortaya çıkarken Ménière hastalığında işitme belirtileri eşlik edebilir. Baş Dönmesi Ne Zaman Ciddiye Alınmalıdır? Tekrarlayan, günlük aktiviteleri engelleyen veya düşmeye neden olan baş dönmeleri mutlaka değerlendirilmelidir. Özellikle ani başlayan baş dönmesine yüz veya uzuvlarda güçsüzlük, konuşma güçlüğü, çift görme, bilinç değişikliği ya da yürüyememe eşlik ediyorsa acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır. Baş dönmesi ve vertigo arasındaki farkın doğru anlaşılması, hastaların uygun sağlık birimine yönlendirilmesine yardımcı olur. Belirtilerin ayrıntılı değerlendirilmesi sayesinde gereksiz tedavi uygulamalarından kaçınılabilir ve sorunun kaynağına yönelik daha etkili bir yaklaşım benimsenebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünya MS Günü’nde Hareketin Gücüne Dikkat Çekildi Haber

Dünya MS Günü’nde Hareketin Gücüne Dikkat Çekildi

Dünya MS Günü kapsamında Türkiye MS Derneği ve Merck'in iş birliğiyle İstanbul Ataşehir Let’s Club Spor Kulübü’nün ev sahipliğinde gerçekleştirilen farkındalık etkinliğinde, Multipl Skleroz (MS) ile yaşayan bireyler için hareketin ve fiziksel aktivitenin yaşam kalitesine katkısı uzman hekimlerin katılımıyla değerlendirildi. Merkezi sinir sistemini etkileyen kronik bir hastalık olan Multipl Skleroz (MS), dünya genelinde yaklaşık 3,5 milyon, Türkiye’de ise 70 binin üzerinde bireyi etkiliyor. Genellikle 20-40 yaş arası genç yetişkinlerde görülen ve hastaların günlük yaşamlarını fiziksel, duygusal ve sosyal açıdan etkileyen bu hastalığa dikkat çekmek için düzenlenen etkinlikte, fiziksel aktivitenin MS hastalarının yaşam kalitesi üzerindeki etkileri ele alındı. Toplantıda, hareketin yalnızca fiziksel değil psikolojik açıdan da destekleyici rolü vurgulandı. Etkinliğin moderatörlüğünü İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Prof. Dr. Yeşim Beckmann üstlenirken; Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Doç. Dr. Sedat Şen, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Haluk Gümüş ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Cihat Uzunköprü konuşmacı olarak programa katıldı. Program kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda; MS belirtileri, tanı süreci, günlük yaşam yönetimi ve güncel tedavi yaklaşımlarına dair önemli bilgiler paylaşıldı. Soru-cevap bölümünün ardından katılımcılar, düzenlenen spinning aktivitesiyle hareketin gücünü deneyimleme fırsatı buldular. Etkinliğin açılış ve moderasyonunu üstlenen Prof. Dr. Yeşim Beckmann, “MS, her bireyde farklı belirtilerle seyredebildiği için yalnızca tedavi süreci değil, günlük yaşam yönetimi de büyük önem taşıyor. Hareket etmek, düzenli fiziksel aktiviteyi yaşamın bir parçası haline getirmek ve sosyal hayattan kopmamak; MS ile yaşayan bireylerin yaşam kalitesini destekleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor.” dedi. “MS’de İlk Pedal: Hastalar Hangi Semptomlarla Yola Çıkıyor?” başlıklı konuşmasında erken tanının önemine değinen Doç. Dr. Sedat Şen, “MS’in erken dönem belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterebiliyor ve zaman zaman uyuşma, halsizlik veya görme bozuklukları gibi semptomlar başka sağlık sorunlarıyla karıştırılabiliyor. Bu nedenle hem toplumdaki farkındalığın artması hem de bireylerin belirtileri doğru şekilde değerlendirmesi erken tanı açısından kritik önem taşıyor.” açıklamasında bulundu. “MS ile Günlük Hayat: Rutinler Nasıl Vites Değiştiriyor?” oturumunda hastalığın sosyal boyutuna dikkat çeken Prof. Dr. Haluk Gümüş, “MS ile yaşamak yalnızca fiziksel belirtileri yönetmek anlamına gelmiyor. Günlük rutinlerin sürdürülebilmesi, sosyal yaşamın devam etmesi ve bireyin aktif kalabilmesi de hastalık yönetiminin ayrılmaz bir parçası. Düzenli egzersiz ve hareket, bu noktada hastalarımız için destekleyici bir rol üstleniyor.” şeklinde konuştu. “MS Tedavisinde İleri Vites: Bugün Neredeyiz?” başlığı altında güncel tıbbi yaklaşımları aktaran Doç. Dr. Cihat Uzunköprü ise, “MS tedavisinde son yıllarda çok önemli gelişmeler yaşanıyor. Günümüzde hastaların yaşam kalitesini korumaya ve hastalığın ilerlemesini kontrol altına almaya yönelik daha kapsamlı yaklaşımlar uygulanabiliyor. Ancak tıbbi tedaviler kadar toplumsal farkındalık, doğru yaşam alışkanlıkları ve multidisipliner yaklaşım da büyük önem taşıyor.” ifadelerini kullandı. Dünya MS Günü kapsamında gerçekleştirilen ve büyük ilgi gören etkinlikte verilen ortak mesaj; MS ile yaşayan bireylerin sosyal yaşamdan kopmadan, aktif, hareketli bir yaşam sürmelerinin önemine dikkat çekmek ve hastalığa yönelik toplumsal bilinci daha da güçlendirmek oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.