Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Merkezi Sinir Sistemi

Kapsül Haber Ajansı - Merkezi Sinir Sistemi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Merkezi Sinir Sistemi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sanovel’den Alzheimer Farkındalığına Güçlü Destek Haber

Sanovel’den Alzheimer Farkındalığına Güçlü Destek

“Sağlıklı Yaşlan, Alzheimer’dan Korunmaya Bugün Başla” sloganıyla düzenlenecek etkinlikte; toplum sağlığını doğrudan ilgilendiren risk faktörleri, erken tanının önemi, hasta ve yakınlarının karşılaştığı zorluklar ele alınırken; nöroloji alanındaki tedavi yaklaşımları ve yenilikçi çözümler paylaşılacak. Ziyaretçiler, Alzheimer hastalarının günlük yaşamda deneyimledikleri algısal değişimleri bizzat fark etmelerini sağlayacak Sanovel’in alanda kurduğu stantta VR gözlük deneyimi ile hastalık hakkında bilgi sahibi olabilecekler. Sağlık alanındaki öncü çalışmalarıyla bilinen Sanovel, “Aklımda” kampanyasıyla etkinlikteki yerini alarak Alzheimer hastalığına dikkat çekecek ve ziyaretçilere VR (sanal gerçeklik) teknolojisiyle hastaların yaşadığı zorlukları deneyimleyebilecekleri özel empati alanları sunacak. Dünya genelinde nüfusun yaşlanmasıyla etkisi artan Alzheimer hastalığına karşı toplumsal bilinci yükseltmeyi amaçlayan etkinlik; hasta yakınlarını, uzmanları ve vatandaşları bir araya getirerek hem risk faktörlerine yönelik taramalar ve korunma önlemleri hakkında bilgilendirmeler yapacak hem de erken tanı ile hasta deneyimini anlamanın önemine dikkat çekecek. Etkinlik boyunca park alanında müzik dinletisi, flamenko gösterisi, halk oyunları gösterileri, fiziksel ve zihinsel aktivite çalışmaları, tavla turnuvası ve kuşaklar arası bağları güçlendiren torun köşesi gibi pek çok çeşitli aktivite ziyaretçilerle buluşacak. Ziyaretçiler Alzheimer’ı VR Deneyim Alanı ile Yaşayacak Etkinlik alanında Sanovel “Aklımda” kampanyası konseptiyle stand ve kiosk alanları kurulacak; Aynı zamanda VR (Sanal Gerçeklik) deneyim alanı ile ziyaretçilere farkındalık deneyimi yaşatılacak. Ziyaretçiler, bu teknoloji sayesinde Alzheimer hastalarının günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukları bizzat sanal gerçeklik gözlüğü vasıtasıyla deneyimleyerek hastalarla empati kurma fırsatı bulacaklar. “Merkezi Sinir Sistemi Alanındaki Deneyimimizle Hasta ve Hasta Yakınlarının Yanındayız” Toplum sağlığını iyileştirmeyi temel misyon edindiklerini belirten Sanovel Stratejik İş Birimi Müdürü Aydın Alsema, şirketin Alzheimer ve nöroloji alanındaki çalışmaları hakkında şu değerlendirmelerde bulundu: “Sanovel olarak 43 yıllık köklü geçmişimiz, geniş ürün portföyümüz, yenilikçi bakış açımız ile Türk ilaç sektörüne yön vermeye devam ediyoruz. Merkezi Sinir Sistemi (MSS) alanında toplam pazarda ikinci sırada yer alan bir marka olarak, sadece tedavi edici çözümlerimizle değil, toplumsal farkındalık yaratan projelerimizle de öne çıkıyoruz. Alzheimer gibi hayatın en hassas dönemlerinde etkisini gösteren hastalıklarda en güvenilir paydaş olmayı ve bu alanda yenilikçi çözümleri takip ederek tıp dünyasına kazandırmayı sürdüreceğiz.. ‘Aklımda’ kampanyamızla, bu anlamlı günde ziyaretçilerimizin zihninde iz bırakmak ve toplumsal duyarlılığı en üst seviyeye taşımak için buradayız.” “Erken Tanı ve Toplumsal Destek Hayati Önem Taşıyor” Etkinliğin bilimsel ve toplumsal boyutuna dikkat çeken Etlik Şehir Hastanesi Nöroloji Kliniği Uzmanı ve Türkiye Alzheimer Derneği Ankara Şube Başkanı Doç. Dr. Özlem Bizpınar ise şunları söyledi: “Alzheimer, yalnızca bireyi değil, tüm aileyi ve çevreyi derinden etkileyen ve tedavi edilmediğinde ilerleyen nörolojik bir rahatsızlıktır. Türkiye Alzheimer Derneği Ankara Şubesi olarak amacımız, bu hastalıktan muzdarip bireylerin yaşam kalitesini yükseltmek, hasta yakınlarının yükünü hafifletmek ve toplumda 'sağlıklı yaşlanma' ile erken tanı bilincini yerleştirmektir. Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Sanovel’in değerli destekleriyle hayata geçirdiğimiz bu etkinlik, teorik bilgileri pratiğe dökerek toplumun her kesiminde empati duygusunu uyandırmak adına büyük bir adımdır. Unutmayalım ki Alzheimer ile mücadele, ancak toplumsal dayanışma ve farkındalıkla mümkündür.” Kritik Eşik: Erken Tanı ve Tedavi Devamlılığı Hafıza kayıplarının yaşlılığın olağan bir süreci olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Özlem Bizpınar, erken tanının ve tedavi devamlılığının önemine dikkat çekerek, “Erken evrede konulan teşhis, hastanın bağımsızlık süresini uzatmakta ve yaşam kalitesini korumaktadır. Hekim kontrolünde başlatılan tedavilerin aksatılmadan sürdürülmesi ise hastalığın ilerleme hızını yavaşlatmada kritik bir eşiktir. Öte yandan Alzheimer, yalnızca hastayı değil, bakım sürecini üstlenen hasta yakınlarını da fiziksel ve psikolojik olarak derinden etkilemektedir. Bu nedenle hasta yakınlarının bilinçlendirilmesi ve desteklenmesi de sürecin en temel bileşenidir” diye konuştu. 19 Eylül’de Doğal Yaşam ve Atatürk Çocukları Parkı’nda saat 16:00'da ücretsiz olarak kapılarını açacak olan etkinlik, gün boyunca tüm halkın katılımına açık olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MS Kadınlarda Daha Erken Yaşta Başlıyor Haber

MS Kadınlarda Daha Erken Yaşta Başlıyor

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, 30 Mayıs Dünya MS Günü kapsamında MS hastalığının nedenleri, belirtileri, risk faktörleri, genetik ve çevresel etkileri ile tedavi yaklaşımları hakkında açıklamalarda bulundu. MS, bağışıklık sisteminin sinir sistemine saldırmasıyla oluşuyor! Multiple Skleroz’un (MS), bağışıklık ya da bedenimizin savunma sisteminin sinir sistemini (beyin, omurilik) zedelemesi ve onu yabancı kabul ederek saldırması ile ortaya çıkan bir hastalık olduğunu dile getiren Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Normalde sinir sitemimiz, bağışıklık sisteminden uzakta, adeta saklı bir ortamdadır. Ancak, sebebini tam olarak anlayamadığımız nedenlerle, baştan ve kontrolden çıkan bağışıklık sistemimiz, kendi sinir sistemine saldırır ve hasarlar oluşturur.” dedi. Hasarların yerleşimine göre şikâyet ve bulguların da değişken olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarlacı, “Hastalığın en sık başlangıç belirtisi duyusal-hisle ilgili şikâyetlerdir. Genellikle, eli ayağı hissetmeme şeklinde değil de uyuşma-karıncalanma-keçelenme tarzında olur. Duyusal belirtiler, anlık izlenen belirtiler olarak hastaların yüzde 50-70’inde ortaya çıkar.” şeklinde konuştu. MS’te görülen en sık belirtiler duyusal şikâyetler, güç kaybı ve görme sorunları! Duyusal belirtilere açıklık getiren Prof. Dr. Sultan Tarlacı, şunları söyledi: “Uyuşma, karıncalanma, iğnelenme, his azalması, gerilme, uyuşturulmuşluk hissi, kum üzerinde yürüme hissi, kaşınma, yanma, elektriklenme, yüze ani vuran elektrik çarpması, boyundan sırta ve ayaklara ani elektrik çarpması şeklinde olabilir. Duyusal şikâyetlerin ardından en sık, güç (motor) kayıpları ile kendini gösterir. Kuvvet ya da güç sorunları ile ilgili belirtiler, başlangıçta hastaların yüzde 32-40’ında görülmesine karşın, yıllar içerisinde hastaların yüzde 60 kadarı değişik ağırlıklarda güç kayıplarına maruz kalır. Bu doğrudan bir uzuvda kuvvet kaybı şeklinde olabileceği gibi, ‘ağırlaşma’, ‘sertleşme’, ‘direnç gösterme’ veya ‘ağrı’ şeklinde de olabilir. Bu tür belirtiler sıklıkla bacaklarda başlar. Üçüncü sırada ise, görme kayıpları ya da bozuklukları gelir. Bu durum, hastaların yüzde 15-20’sinde başlangıç belirtisidir.” MS genellikle 29–32 yaşlarında başlar ve kadınlarda daha sık görülür! Pek çok çalışmada MS’in başlangıç yaşının 29-32 arası olduğunun görüldüğüne işaret eden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Kadınlarda, en sık ortaya çıktığı yaş erkeklere göre 5 yıl daha erkendir.” dedi. Birincil ilerleyen tipte ise başlangıç yaşının 35-39 yaş aralığı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarlacı, “Hastaların yüzde 5’inde ise başlangıç yaşı 8 yaşın altında ve 70 yaş üzerindedir. Genelde, bağışıklık sisteminden kaynaklanan tüm hastalıklar kadınlarda daha sık izlenir. MS’de de aynı durum söz konusudur. Kadın erkek oranı 1.77/1.00 kadardır. Yaklaşık kadınlarda 2 kat daha yüksek izlenir. MS köylü kadın ve erkeklerde daha nadirken, sosyo-ekonomik düzeyi yüksek kişilerde daha sıklıkla izlenir. Bu hem yerel olarak şehirlerde hem de dünya coğrafyasına bakıldığında aynı şekildedir.” açıklamasını yaptı. MS ile virüsler arasında kesin bir neden-sonuç ilişkisi kanıtlanamadı! Bir çok virüs enfeksiyonunun MS’e neden olduğu öne sürülmesine karşın, doğrudan bir enfeksiyon ardından ortaya çıkacağının kesinliği olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Uzun yıllardır bu tartışma var ve devam da edecek. Enfeksiyon, taramalar, otopsi sonuçları ve diğer araştırmalar birbiri ile çelişkili sonuçlar vermekte. Virüslerin bağışıklık sistemini baştan çıkarıp, yanlış hedefe saldırıya neden oldukları kabul edilir.” dedi. Söz konusu virüslerin neler olabileceğini açıklayan Prof. Dr. Tarlacı, şöyle devam etti: “Virüsler içerisinde, kuduz, uçuk virüsü olan herpes simpleks, Epstein Barr virüsü sayılabilir. Son zamanlarda, insan herpes virüs-6, Epstein Barr virüsü ve Chlamidya pnömonia MS’e neden olabilecek olası tetikleyiciler olarak ilgi çeker oldu. Ancak, MS ile ilgili mikrop enfeksiyonu etkisi konusunda son söz henüz söylenmedi. Bir araştırma sonucuna göre, 17 yaşından önce sigaraya başlamak MS gelişim riskini arttırıyor.” Tek yumurta ikizlerinde MS’in daha sık görülmesi bir kanıt, ancak MS yalnızca genetik değil! Tek yumurta ikizlerinde belirgin olarak yüksek oranda MS ortaya çıkmasının genetik etkinin en açık kanıtı olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Tek yumurta ikizlerinin 100’ünün 24 eş ikizde MS ortaya çıkarken, farklı yumurtalardan doğan ikizlerin ise yüzde 2,4’ünde MS tespit edilmiştir. Bu şu anlama gelir, tek yumurta ikizlerinde MS, 10 kat daha yüksek sıklıkta ortaya çıkar. Hiçbir yakınması olmayan ikiz kardeşlerde yapılan beyin görüntülemelerinde ya da diğer inceleme yöntemlerinde, MS’de ortaya çıkabilecek bozukluklar tespit edilebilir. Genel olarak bakıldığında, MS hastalarının birinci derece akrabalarının birinde MS tespit edilmesi ya da ortaya çıkma olasılığı yüzde 20’dir. Ancak, MS sadece genetik bir hastalık değildir.” ifadelerini kullandı. MS, genetik ve çevresel faktörlerin etkisiyle merkezi sinir sisteminde bozulmaya yol açıyor! MS sıklığının Dünya üzerinde, yaşanılan bölgeye göre değişmekle birlikte 100 binde 2 ile 150 kişide ortaya çıktığı bilgisini veren Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Yüksek sıklıkta ortaya çıktığı bölgeler (100 bin kişide 100’ün üzerinde) Avrupa (Rusya dâhil), güney Kanada, Kuzey Amerika, Yeni Zelanda ve Güney Avustralya’dır. Orta sıklıkta görüldüğü yerler ise Avustralya’nın büyük bölümü, Amerika’nın güneyi, Akdeniz kıyısı (İtalya hariç), Sovyetler Birliğinin Asya kesimi, güney Amerika’nın bazı bölgeleridir. Düşük riskli alanlar Güney Amerika, Meksika, Asya’nın çoğu bölgeleri ve tüm Afrika’dır. Bu tabloya bakıldığında, muhtemel bir enlem ve boylamla hastalık sıklığı ilişkisi dikkat çekici şekilde göze çarpmaktadır. Ancak, bunun bazı istisnaları da vardır. Japonya, hastalığın sık izlendiği Avrupa ile aynı enlemde olmasına rağmen sıklığı azdır.” dedi. MS’de genetik yatkınlığın yanı sıra çevresel faktörlerin de etkisi olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarlacı, “Bu hastalıkta merkezi sinir sistemi, yani beyin ve omurilik etkilenir. Sinir hücrelerinin uzantılarını, adeta bir kablo telinin etrafındaki plastik gibi saran miyelin (yağ kılıfı) yapısında bozulma ve zedelenme oluşur. Bunun ardından da şikâyetler ortaya çıkar.” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Biogen Türkiye’de Üst Düzey Atama Haber

Biogen Türkiye’de Üst Düzey Atama

Mayıs 2026 itibarıyla Biogen Türkiye Ülke Müdürlüğü görevini üstlenen Ömer Faruk Arslan, yeni sorumluluğuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Bilimsel inovasyonu ve hasta odaklı yaklaşımı faaliyetlerinin merkezine alan ve nadir hastalıklar konusunda dünya çapındaki çalışmalara öncülük eden Biogen’in Türkiye organizasyonuna liderlik edeceğim için mutluyum. Biogen; yenilikçi sağlık çözümleriyle nadir hastalıklarla yaşayan bireylerin hayatına değer katmayı hedefleyen güçlü bir bilim ve sağlık organizasyonudur. Biogen olarak; Türkiye’de uzun yıllardır sağlık ekosistemine sunduğumuz katkıları, artık Türkiye yapılanmasıyla daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya taşımayı hedefliyoruz. Abdi İbrahim ile hayata geçirdiğimiz stratejik iş birliğinin de bu vizyonu daha hızlı ve etkili şekilde destekleyeceğine inanıyorum” dedi. İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Fakültesi’nden mezun olan Ömer Faruk Arslan, ardından İstanbul Üniversitesi’nde MBA yüksek lisans programını tamamladı. Kariyerine Roche bünyesinde başlayan Arslan; satış, pazarlama ve ürün yönetimi alanlarında çeşitli görevler üstlendi. 2001 yılında Lundbeck’e katılan Arslan, şirketin Türkiye yapılanmasında ve büyüme süreçlerinde aktif rol aldı. Satış organizasyonunun büyütülmesi, yeni ürün lansmanları, ticari operasyonlar ve pazar erişimi alanlarında önemli sorumluluklar üstlenen Arslan, 2005 yılında Pazarlama ve Ticari Operasyonlar Direktörü görevine getirildi. 2008 yılında GlaxoSmithKline’a katılan Arslan, farklı iş birimlerinin yönetiminden sorumlu direktörlük görevleri yürüttü. Kariyeri boyunca temel bakım, merkezi sinir sistemi ve nöroloji alanlarında önemli deneyimler edinen Arslan; ticari operasyon yönetimi başta olmak üzere birçok farklı alanda liderlik görevleri üstlenmiştir. Markalı jenerik ürün süreçleri, yeni iş modellerinin geliştirilmesi, omnichannel dönüşüm projeleri ve iş mükemmeliyeti operasyonlarında aktif rol almıştır. Biogen Hakkında Biogen, 1978 yılında kurulmuş, bilim ve inovasyon odaklı çalışmalarıyla yeni tedaviler geliştiren öncü bir biyoteknoloji şirketidir. Şirket, hastaların yaşam kalitesini dönüştürmeyi ve tüm paydaşları için katma değer yaratmayı hedeflemektedir. Biogen, insan biyolojisine dair derin bilgi birikimini ve farklı tedavi yaklaşımlarını kullanarak üstün sonuçlar sağlayan öncü tedaviler geliştirmektedir. Şirket, uzun vadeli büyüme hedefleri kapsamında, yatırım getirisini de gözeterek cesur riskler almayı iş süreçlerinin odağına koymaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.