Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mersin

Kapsül Haber Ajansı - Mersin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mersin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mersin Yenişehir'de “Yeşil Sokak Dönüşümü” Başlıyor Haber

Mersin Yenişehir'de “Yeşil Sokak Dönüşümü” Başlıyor

Mersin’in kavurucu yaz sıcakları ve küresel iklim krizinin getirdiği olumsuz etkilerle mücadele etmek isteyen Yenişehir Belediyesi, sokakları adeta birer "serinleme vahasına" dönüştürecek bilimsel bir projeyi hayata geçiriyor. Projenin ilk ayağında Fuat Morel Mahallesi 2840, 2844, 2821 ve 2852. sokaklar tamamen yenilenerek ağaçlandırılacak. KLASİK PEYZAJ DEĞİL, BİLİMSEL TASARIM Mevcut durumda taşıt odaklı ve sert zemin ağırlıklı olan sokaklar; yeşil altyapı, geçirgen yüzeyler, yaya öncelikli kullanım ve kurakçıl peyzaj ilkeleri doğrultusünden yeniden tasarlanıyor. Projeyle birlikte asfalt ve beton gibi ısıyı tutan geçirimsiz yüzeylerin oranı azaltılarak, toprak kent dokusuyla yeniden buluşturulacak. Böylece yağmur suları sel riski yaratmadan doğrudan toprakla buluşacak ve doğal döngüye katılacak. Yenişehir Belediyesi, bu projeyle klasik çevre düzenleme anlayışının ötesine geçerek tamamen bilimsel verilere dayalı bir model ortaya koyuyor. Sokaklarda kullanılacak bitki ve zemin malzemeleri de belli kriterlere göre seçiliyor. Mersin’in sıcak ve kurak yaz koşullarına uyumlu, su tüketimi ve bakım ihtiyacı düşük, gölge kapasitesi yüksek yerel türler tercih ediliyor. Sadece estetiğe değil; malzemenin yansıtma kapasitesine, ısı depolama performansına ve termal konfora katkısına bakılıyor. Tasarım kararları gelişmiş simülasyonlarla test ediliyor. Bu analizler, yeşillendirilen sokakların sadece kendi sınırlarını değil, yakın çevresini de serinletme gücüne sahip olduğunu gösteriyor. ÜNİVERSİTE-BELEDİYE İŞ BİRLİĞİYLE GÜÇLÜ MODEL Proje, yerel yönetim ile akademik aklı bir araya getirmesiyle de dikkat çekiyor. Mersin Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü akademisyenlerinin görüş ve katkılarıyla şekillenen proje, veri temelli ve uygulanabilir bir kentsel iklim uyum modeli niteliği taşıyor. Ulaşım erişilebilirliğini engellemeden hayata geçirilecek dönüşüm sayesinde sokaklar, sadece arabaların geçtiği yollar olmaktan çıkacak. Vatandaşların güvenle yürüyebileceği, dinlenebileceği, gölgelendirilmiş ve termal konforu artırılmış yaya öncelikli sosyal yaşam alanlarına dönüşecek. Yenişehir Belediyesi, Fuat Morel Mahallesi’nde başlatılan bu ilk uygulamayı başarılı bir şekilde tamamladıktan sonra projeyi ilçe genelindeki diğer mahallelere de yaymayı hedefliyor. Sokak ölçeğinde başlayan bu yeşil altyapı hamlesinin mahalle ölçeğine taşınmasıyla; kentsel ısı adası etkisinin azaltılması, su ve enerji kaynaklarının verimli kullanılması ve iklim değişikliğine karşı dirençli bir Yenişehir inşa edilmesi amaçlanıyor. “YEŞİL SOKAKLAR ÇEVRESİNDEKİ SICAKLIĞI DA DÜŞÜRÜYOR” Projeyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Yenişehir Belediyesi AR-GE Müdürü Eylem Parlak Emre, çalışmanın yalnızca bir peyzaj düzenlemesi olmadığının altını çizerek, “İklim değişikliğiyle birlikte artan sıcaklıklar; beton, asfaltın oluşturduğu kentsel ısı adası etkisiyle geçirimsiz yüzeylerin fazlalığı bizim bu projemize ilk adım sebeplerimizden. Yeşil Sokak Dönüşüm Projesi klasik bir çevre düzenlemesi değil, sıcaklığı azaltan, yağmur suyunun toprağa kazandıran, gölge oluşturan ve yayalara daha konforlu, kamusal alanlar sunan bir iklim uyum odaklı bir dönüşüm projesidir.Bitki ve ağaç seçimlerinde Mersin iklimine uyumlu, kuraklığa dayanıklı ve yüksek gölge sağlayan türleri tercih ediyoruz. Zeminlerde ise geçirgen malzemeler kullanarak yağmur suyunun toprağa ulaşmasını destekliyoruz. Bu sayede hem kentin serinlemesine katkı sağlıyor hem de sürdürülebilir bir kentsel çevre oluşturuyoruz. Simülasyonlar sayesinde ağaçların konumu, gölge etkisi ve kullanılacak malzemelerin sıcaklık üzerindeki etkilerini uygulama öncesinde analiz ediyoruz. Elde ettiğimiz sonuçlar yeşil sokaklarda yalnızca kendi içinde değil, çevresinde de hissedilen sıcaklığı düşürdüğünü ve yaya konforunu artırdığını gösteriyor. Biz bu sokaklarımız için erguvan ağacı, lavanta ve ıhlamur bitkisini öngörüyoruz.” dedi. Projeyi ilerleyen dönemde farklı mahallelerde de uygulamayı planladıklarının altını çizen Emre, “Fuat Morel Mahallesi'ndeki ilk uygulamayı pilot proje olarak değerlendiriyoruz. Elde edeceğimiz sonuçlar doğrultusunda da benzer dönüşümlere ihtiyaç duyulan diğer mahallelerimizde de hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Uzun vadede daha yeşil, daha serin ve daha yaşanılabilir bir, iklim değişikliğine karşı daha dirençli bir Yenişehir oluşturmayı amaçlıyoruz. Özellikle Cumhuriyet ve Hürriyet mahallelerimizde de yüksek sıcaklık tespiti gerçekleştirdik. Bu mahallelerimize özgü planlamalara da devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üreticinin Yüzü Yenişehir’le Gülüyor! Haber

Üreticinin Yüzü Yenişehir’le Gülüyor!

Mersin Yenişehir Belediyesi, kırsal mahallelerde üreticilere yönelik sürdürdüğü solucan gübresi desteğini aralıksız devam ettiriyor. Son olarak Karahacılı, Emirler ve Çavak mahallelerinde 87 üreticiye toplam 8 bin 500 litre solucan gübresi dağıtıldı. Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’in öncülüğünde yürütülen projeyle, hem kimyasal gübre kullanımının önüne geçiliyor hem de üreticilerin girdi maliyetleri azaltılıyor. Projenin geçmiş yıllardaki başarısına ve 2026 yılı hedeflerine dair önemli veriler paylaşan Kırsal Hizmetler Müdürlüğü Birim Sorumlusu Yüksek Ziraat Mühendisi Güven Murat Davşanoğlu, “Yenişehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü olarak bugüne kadar 2023 yılında 700 üreticiye 35 bin litre, 2024 yılında 721 üreticiye 42 bin 650 litre, 2025 yılında 823 üreticiye 45 bin 500 litre, 2026 yılının ilk altı ayında ise 405 üreticiye 35 bin 500 litre solucan gübresi dağıtımı gerçekleştirdik. Hedefimiz yıl içerisindeki bütün kırsal mahallelerimize üç kez solucan gübresi vererek çiftçilerimizin bir yıl içerisindeki organik madde ihtiyacı olan topraklarındaki elementi ve gider kaleminden düşürerek sağlamak.” ifadelerini kullandı. TOPRAĞI GÜÇLENDİRİYOR, VERİMİ ARTIRIYOR Üreticiden çok olumlu geri dönüşler aldıklarının altını çizen Güldoğan, “Solucan gübresi de üreticilerimiz gayet kaliteli kalite tarafında toprağın organik moleküler yapısına ulaşması konusunda çok iyi geri dönüşümler alıyoruz. Üreticilerimiz bu anlamda başkanımıza teşekkür ediyor. Ayrıca topraktaki kimyasal kullanımına da bir nevi engel olduğumuz için bu konuda da mutluyuz. 2026 yılında hedefimiz; kırsal mahallelerimizdeki üreticilerimizin tamamına 3-4 kez solucan gübresi desteği sağlayarak, üreticimizin ihtiyacı olan bir yılki organik gübre ihtiyacını karşılamaktır. Amacımız üreticilerimize bir nebze de olsa üretim maliyetine destek olmaktır. Aynı zamanda kimyasal gübrelemeye karşı topraklarımızın organik toprak yapısını arttırmaktır. Solucan gübresi; toprağın yapısını iyileştirir. Toprağı gevşetir ve havalanmasını artırır. Toprağın su tutma kapasitesini yükseltir. Bitki gelişimini hızlandırır. İçinde doğal azot, fosfor, potasyum ve mikro elementler bulunur. Kök gelişimini güçlendirir ve bitkinin daha hızlı büyümesini sağlar. Verimi artırır. Meyve ve sebzelerde ürün miktarını ve kalitesini artırabilir. Hastalıklara dayanıklılığı artırır. Topraktaki faydalı mikroorganizmaları artırarak bitkilerin hastalıklara karşı direncini yükseltir. Kimyasal gübre ihtiyacını azaltır. Organik olduğu için toprağı yormaz ve uzun vadede toprağı iyileştirir. Meyve ve sebzelerin kalitesini artırır. Tat, aroma ve raf ömrünü olumlu etkileyebilir.” şeklinde konuştu. ÜRETİCİLER DESTEKTEN MEMNUN Üreticiler de gübre dağıtımından çok memnun. Belediyenin sağladığı bu destekten duydukları memnuniyeti dile getiren çiftçiler, solucan gübresi sayesinde verimin gözle görülür şekilde arttığını ifade etti. Karahacılı Mahallesi’nde meyve üreticiliği yapan Muammer Söyler, birkaç yıldır kullandığı solucan gübresinin verimi önemli ölçüde artırdığını belirterek, “Başkanımızdan memnunuz. Allah razı olsun. Gübremizi verdi, biz de bahçemize vereceğiz. Bol meyve üreteceğiz. Çok kaliteli bir gübre. Verimimizi oldukça artırıyor. Mesela 300 kilo ürün alıyorsak 500 kiloya çıkabiliyor.” dedi. Üretici Ahmet Turan Mazlum ise yaklaşık üç yıldır destekten faydalandığını belirterek, “Rekoltemiz her geçen yıl artıyor. Solucan gübresi ağaçların dibini yumuşak tutuyor ve gençleşmesine katkı sağlıyor.” diye konuştu. 40 yıldır çiftçilik yaptığını ifade eden Selda Kınalı da belediyenin sağladığı desteğin üreticiler açısından önemli olduğunu belirterek, aldığı gübreyi bahçesinde kendisinin uyguladığını ve destekten memnun olduğunu söyledi. MUHTAR VE ÜRETİCİLERDEN TEŞEKKÜR Emirler Mahalle Muhtarı Rüştü İkis de solucan gübresi uygulamasından mahalle sakinlerinin memnun olduğunu belirterek, "Belediyemizin çiftçilerimize sağladığı solucan gübresinden üreticilerimiz çok memnun. Ben de kullandım ve faydasını gördüm. Bu desteği sağlayan Belediye Başkanımıza ve özellikle Kırsal Hizmetler Müdürlüğü’ndeki tüm çalışanlara teşekkür ediyoruz. Köylüler olarak bu hizmetten memnun olduğumuzu söylemek isterim." dedi. Üretici Muhittin Bulut ise, "Belediye solucan gübresini vermeye başladığından beri kullanıyorum. Üretimde gerçekten büyük fark oluşturdu." ifadelerini kullandı. Bedri Tanelçi de gübrenin özellikle bitkilerin gelişim döneminde önemli katkı sağladığını belirterek, "Filizlenme döneminde çok faydasını görüyoruz. Meyvede de sebzede de kullanıyoruz. Başkanımızdan bu desteklerin devam etmesini rica ediyoruz. İnşallah sürer. Gerçekten tüm köylülerimiz adına kendisine teşekkür ediyoruz." diye konuştu. Yenişehir Belediyesi'nin kırsal kalkınmayı destekleyen solucan gübresi dağıtım programı kapsamında bir sonraki dağıtım durağı ise Çukurkeşlik Mahallesi olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimsa, CAC Kapasitesini Son 2 Yılda 3 Katına Çıkardı Haber

Çimsa, CAC Kapasitesini Son 2 Yılda 3 Katına Çıkardı

Türkiye’deki yatırımlarına kararlılıkla devam eden Sabancı Topluluğu şirketlerinden Çimsa, Mersin’deki yeni kalsiyum alüminat çimento (CAC) üretim hattı yatırımını tamamlayarak devreye aldı. 31,8 milyon dolarlık yatırımla hayata geçen ve yıllık 66 bin ton üretim kapasitesine sahip yeni hatla birlikte Çimsa’nın yıllık CAC klinkeri üretim kapasitesi 131 bin tondan 197 bin tona yükseldi. Dünya'nın en büyük üç CAC üretici arasında yer alan Çimsa, bu gelişmeyle birlikte küresel ölçekteki bu konumunu daha da güçlendirmiş oldu. Çimsa aynı zamanda bugün çimentodan yapı malzemelerine geçişte bir köprü görevi gören ve malzeme dönüşümünün sektördeki en önemli örneklerinden olan CAC’ta Türkiye’deki tek üretici olarak yer alıyor. İKİ ÜRETİM TESİSİ İÇİN YAKLAŞIK 75 MİLYON $’LIK YATIRIM Küresel ölçekte faaliyet gösteren bir yapı malzemeleri şirketine dönüşümünü başarıyla sürdüren Çimsa, 2024 yılında gerçekleştirdiği yatırım ile CAC üretim kapasitesini yıllık 65 bin tondan 131 bin tona çıkarılmıştı. Söz konusu yatırımın hemen ardından, CAC’ta yeni bir kapasite artırım kararı alınmıştı. Son yatırımla birlikte Çimsa’nın CAC kapasitesi son 2 yılda 3 katına çıkmış oldu. Mersin tesisinin, küresel yapı malzemeleri sektöründeki yerini de sağlamlaştıran bu iki tesis için yapılan yatırım miktarı 75 milyon doları aştı. “DÜNYADA ÇİN DIŞI TÜKETİMİN %20’SİNİ KARŞILAYABİLİYORUZ” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, “Her fırsatta söylediğimiz gibi; dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiğimiz yatırımla küresel yetkinliklerimizi artırırken, Türkiye’deki yatırımlarımıza da kararlılıkla devam ediyoruz. Şubat 2024’te tamamladığımız ilk CAC kapasite artırımı yatırımından sadece 9 ay sonra, bu alandaki yeni yatırım kararımızı duyurmuştuk. Bugün 200 bin tona yaklaşan CAC üretim kapasitemizle, Çin hariç pazarlardaki küresel tüketimin yaklaşık yüzde 20’sini tek başımıza karşılayabilir hale geldik. Bu yatırım, Çimsa’nın küresel yapı malzemeleri vizyonu için attığımız kritik adımlardan bir tanesi” dedi. “15 KATLIK KATMA DEĞER ARTIŞI SAĞLIYORUZ” CAC’ın sadece Çimsa için değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisi için de çok önemli bir ürün olduğunu sözlerine ekleyen Umut Zenar, “CAC bizim sektörümüzde, katma değeri en yüksek ürünlerden bir tanesi. Ülkemizin doğal kaynağını, Mersin tesisimizde gerçekleştirdiğimiz yüksek teknolojili üretim teknikleriyle CAC ürünlerine dönüştürerek, neredeyse 15 katlık bir katma değer artışı sağlıyoruz. Bundan da gurur duyuyoruz. Diğer yandan bu yatırım, yüzünü tamamen ihracata dönmüş bir yatırım. CAC yatırımı ile Mersin’deki kapasitenin yaklaşık yüzde 90’ı dünya pazarlarına ihraç ediliyor. Tüm bunlar ülkemizin katma değerli ihracat seferberliğine yaptığımız katkının da çok net bir göstergesi” ifadelerini kullandı. “CAC, ‘GRİDEN YEŞİLE’ DÖNÜŞÜM STRATEJİMİZ İÇİN ÇOK DEĞERLİ BİR ÜRÜN” Çimsa’nın bir ‘yapı malzemeleri şirketi’ne dönüşümünde sürdürülebilirliğin çok önemli olduğunu belirten Umut Zenar, “Sürdürülebilirlik perspektifinde iki ayaklı düşünüyoruz. Bir yandan üretim teknolojilerimizi sürdürülebilirlik odaklı şekilde iyileştiriyor; diğer yandan da karbon emisyonu daha düşük ürünlerle portföyümüzü zenginleştiriyoruz. CAC ayrıca sürdürülebilirlik hedeflerimiz ve ‘griden yeşile’ dönüşüm stratejimiz için de çok değerli bir ürün” dedi. NERELERDE KULLANILIYOR? İleri malzeme teknolojilerinde Çimsa’nın öncü rolünü ortaya koyan CAC’ın en büyük özelliği, yüksek sıcaklığa direnç göstermesi ve çok hızlı dayanım kazanması.CAC genel olarak yapı kimyasalları sektöründe kuru karışım yöntemiyle üretilen teknik harçlarda, yüksek sıcaklıkta çalışan endüstriyel fırınların yapımında, dökümhanelerde metal eritme işlemlerinde, çelik ve demir üretiminde ve yangına dayanıklı yapı malzemeleri üretiminde, otoyol ve uçak pisti tamiratı gibi hızlı dayanım kazanımı gerektiren üstyapı projelerinde sıklıkla kullanılıyor.CAC ürünleri başta Kuzey Avrupa ülkeleri olmak üzere, Amerika ve Asya-Pasifik gibi pazarlarda katma değerli endüstriler tarafından kullanılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Oraklar Lojistik, Verimlilik Odaklı Filo Yatırımlarını Renault Trucks T 520 İle Sürdürüyor Haber

Oraklar Lojistik, Verimlilik Odaklı Filo Yatırımlarını Renault Trucks T 520 İle Sürdürüyor

1995 yılından bu yana Mersin merkezli faaliyet gösteren Oraklar Lojistik, karayolu taşımacılığında 30 yılı aşan deneyimiyle Avrupa’dan, İskandinav ülkeleri, Balkanlar, Ortadoğu ve Türk Cumhuriyetleri’ne kadar uzanan geniş bir coğrafyada hizmet veriyor. Ağırlıklı olarak soğuk zincir taşımacılığı gerçekleştiren şirket, yaş sebze ve meyve, et ürünleri, balık ve diğer hassas gıda ürünlerinin güvenli şekilde taşınmasındaki uzmanlığıyla operasyonlarını sürdürüyor. Oraklar Lojistik operasyonlarının yaklaşık yüzde 80'ini gıda taşımacılığı oluşturuyor. Dolayısıyla zamanında teslimat, araç güvenilirliği ve soğuk zincirin kesintisiz korunması günlük operasyonların temel öncelikleri arasında bulunuyor. Bu doğrultuda filosuna 5 adet Renault Trucks T 520 çekici katan Oraklar Lojistik, yeni araçlarını Mersin'de düzenlenen törenle teslim aldı. Törene Oraklar Lojistik Onursal Başkanı Behçet Orak, Yönetim Kurulu Başkanı Bilal Orak, Genel Müdürü Engin Orak, Erman Ticari Araçlar Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Deniz, Genel Müdürü Ahmet Gözü ve Satış Müdürü Can Ariş katıldılar. Oraklar Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Bilal Orak, yeni yatırımları ile ilgili şu değerlendirmede bulundu; “1970'li yıllardan bu yana lojistik sektöründe deneyimli bir ailenin üçüncü kuşağı olarak hizmet vermeyi sürdürüyoruz. Günümüzde yakıt, bakım ve operasyon maliyetlerinin arttığı lojistik sektöründe, verimlilik sağlayan filo yatırımları her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Araç başına yılda yaklaşık 180 bin kilometre yol aldığımız düşünüldüğünde, yakıt tüketimindeki küçük iyileşmeler veya servis süreçlerindeki zaman kazançları dahi önemli sonuçlar yaratabiliyor. Bu nedenle filo yatırımlarımızda yakıt ekonomisi, servis ağı, operasyonel süreklilik ve sürücü memnuniyetini birlikte değerlendiriyoruz. Renault Trucks ile iş birliğimiz de bu yaklaşımla 2015 yılında başladı. Özellikle yakıt performansı ve satış sonrası hizmetlerden duyduğumuz memnuniyet, yeni yatırımlarımızda da etkili oldu." “Sürücü konforu önceliklerimiz arasında yer alıyor.” Üçüncü kuşak lojistik deneyimiyle faaliyetlerini sürdüren Oraklar Lojistik için filo yatırımlarında verimlilik kadar sürücü memnuniyeti de önemli kriterler arasında yer alıyor. Bilal Orak; "Kemikleşmiş ve deneyimli bir sürücü ekibimiz bulunuyor. Sürücülerimizin çalışma koşullarını iyileştirmek ve güvenli bir çalışma ortamı sunmak bizim için önem taşıyor. Renault Trucks T 520’nin sunduğu sürüş konforu, kabin ergonomisi ve güvenlik sistemleri de tercihimizde etkili oluyor" şeklinde açıklıyor. Genç filo yapısını satış sonrası hizmetlerle destekliyor Bugün tamamı frigorifik araçlardan oluşan özmal filosuyla faaliyet gösteren Oraklar Lojistik’in araçlarının yaş ortalaması 3 yıl seviyesinde bulunuyor. Genç filo yapısı sayesinde yüksek operasyonel verimlilik ve hizmet sürekliliğini hedefleyen Oraklar, satış sonrası hizmetler için de Renault Trucks’ın Reference Bakım Paketi’ni tercih ediyor. Şirket, Reference Bakım Paketi kapsamında sunulan kişiselleştirilmiş bakım programları sayesinde araçlarının planlı bakım süreçlerini daha etkin yönetirken, olası arızaların önüne geçerek operasyonel sürekliliği destekliyor. Temel bakım işlemlerinin yanı sıra ağır bakımları da kapsayan paket, düzenli kontroller ve önleyici bakım uygulamalarıyla araçların maksimum çalışma süresine ulaşmasına katkı sağlıyor. Oraklar Lojistik'in Renault Trucks ile yeni filo yatırımlarını değerlendiren Erman Ticari Araçlar Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Deniz, son dönemde lojistik sektöründe yatırım kararlarının çok daha seçici şekilde alındığına dikkat çekerek şunları söyledi: "Genel olarak ekonominin ve sektörün karşı karşıya olduğu zorluklara rağmen Oraklar Lojistik'in filosunu büyütmeye devam etmesi, faaliyet gösterdiği pazarlara ve geleceğe duyduğu güveni gösteriyor. Bu yatırım aynı zamanda Renault Trucks'ın uzun yol ve frigorifik taşımacılık operasyonlarında sunduğu verimliliğin müşterilerimiz tarafından sahada karşılık bulduğunu gösteriyor. Uluslararası frigorifik taşımacılık gibi operasyonel hassasiyetin yüksek olduğu bir alanda faaliyet gösteren Oraklar Lojistik ile 10 yılı aşkın süredir devam eden iş birliğimizin yeni teslimatlarla güçlenmesinden memnuniyet duyuyoruz.” Araç yatırımında Renault Trucks Finansal Hizmetler'in sunduğu çözümlerden de yararlanan Oraklar Lojistik, finansman süreçlerinde sağlanan esnek yapı sayesinde filo yenileme yatırımlarını daha verimli şekilde planlayabiliyor. Bilal Orak, finansal ve operasyonel anlamda RTFS'nin çözümleri sayesinde araç yatırım süreçlerinin daha avantajlı ve pratik ilerlediğini belirtiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MESKİ’nin Dev Altyapı Yatırımının Temeli Erdemli’de Atıldı Haber

MESKİ’nin Dev Altyapı Yatırımının Temeli Erdemli’de Atıldı

Kentin dört bir yanında altyapı yatırımlarını aralıksız sürdüren MESKİ’nin AFD’nin finansman desteği ve İLBANK koordinesiyle hayata geçireceği projeyle, Tömük ve Arpaçbahşiş’te yaşayan binlerce yurttaş modern atıksu altyapısına kavuşurken, çevrenin korunmasına da önemli katkı sağlanacak. Seçer, proje detaylarını aktardığı konuşmasında kanalizasyon çalışmalarının Aralık 2027’ye kadar tamamlanmasının hedeflendiğini ifade ederek, atıksu arıtma tesisi ve derin deniz deşarjının da bitirilmesiyle beraber, sistemin 2028 yılının haziran ayında tam kapasiteyle çalışmaya başlayacağını ifade etti. Proje için İller Bankası koordinasyonunda 22 milyon Euro’luk AFD kredisi sağlandığını aktaran Seçer, “Yatırım bedelinin Türk Lirası karşılığı da 1 milyar 178 milyon lira. Burası için elzem olan bu projenin finansmanına eriştik ve çalışmaya başladık” diye konuştu. Mersin’de ortaya konulan belediyecilik anlayışına değinen Seçer, kamu kaynaklarının korunmasının ve doğru yatırımların hayata geçirilmesinin en önemli sorumlulukları arasında yer aldığını ifade etti. Seçer, “Bizim görevimiz çalışmak, hizmet üretmek ve vatandaş memnuniyetini sağlamaktır. Bizim görevimiz; sizlerin vergilerinden aktarılan belediye kaynaklarını gözümüz gibi korumak, kaynaklarımızı israf etmemek, doğru zamanlarda doğru yatırım yapmak, bölgemizi en iyi noktalara taşımaktır” ifadelerini kullandı., Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, ‘Tömük-Arpaçbahşiş Kanalizasyon Şebeke Hattı, Atıksu Arıtma Tesisi ve Derin Deniz Deşarjı Temel Atma Töreni’ne katıldı. Kentin dört bir yanında altyapı yatırımlarını aralıksız sürdüren Mersin Büyükşehir Belediyesi Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi (MESKİ) Genel Müdürlüğü’nün Fransız Kalkınma Ajansı’nın (AFD) finansman desteği ve İller Bankası (İLBANK) koordinesiyle hayata geçireceği projeyle, Tömük ve Arpaçbahşiş’te yaşayan binlerce yurttaş modern atıksu altyapısına kavuşurken, çevrenin korunmasına da önemli katkı sağlanacak. Törene Başkan Seçer’in yanı sıra; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Milletvekilleri Gülcan Kış ve Talat Dinçer, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, İller Bankası Bölge Müdürü Ünal Esen, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar, oda ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Meclis üyeleri, Mersin Büyükşehir Belediyesi ile MESKİ bürokratları ve çok sayıda yurttaş katıldı. Yurttaşların yoğun ilgisiyle karşılanan Seçer’e, Arpaçbahşiş Mahalle Muhtarı Ahmet Ali Açıkyörük ve Tömük Mahalle Muhtarı Osman Ülker tarafından çiçek takdim edildi. Büyükşehir Belediyesi Tömük Kadın Atölyesi’nden kursiyerler ise Mersin’in kültürel motiflerinden oluşan tablo ve el emeği ürünler hediye etti. Seçer, ‘Mega Yaz’ projelerini anlattı Temel atma töreninde konuşan Seçer, yaz döneminde Mersin genelinde çok sayıda yatırımın art arda hayata geçirileceğini belirtti. Seçer, ‘Mega Yaz’ adıyla başlattıkları konsept kapsamında, 15 vizyon projeyi hayata geçirerek, temel atma ve açılış törenlerinin yoğun şekilde devam edeceğini ifade etti. Konuşmasında, kısa süre önce ‘Tarsus Şelale Kültür, Sanat ve Sosyal Yaşam Merkezi’nin temelini attıklarını hatırlatan Başkan Seçer, seçim öncesinde sözünü verdikleri ‘Müftü Deresi Yaşam Vadisi Projesi’nin ilk etabının da önümüzdeki günlerde başlayacağını söyledi. Mezitli’de ‘Vatan-Kuyuluk Bütünleşik Katlı Kavşağı’nın temelinin de kısa süre içerisinde atılacağını belirten Seçer, yatırımların Mersin’in tüm ilçelerinde sürdüğünü dile getirdi. Törene Mersin’in farklı ilçelerinin yanı sıra; Türkiye’nin çeşitli illerinden kente gelen yurttaşların da katıldığını ifade eden Seçer, yaz aylarında Mersin’in önemli bir buluşma noktası olduğunu vurgulayarak, “Türkiye’nin dört bir yanından, her bir metrekaresi cennet ülkemin, her biri birbirinden güzel insanları, hoş geldiniz” dedi. “Bölge için elzem olan projenin finansmanına eriştik ve çalışmaya başladık” Proje hakkında konuşan Seçer, yaklaşık 7 yıl önce proje çalışmalarını başlattıklarından söz ederek, finansmana erişim sürecinin pandemi, deprem ve ekonomik krizler nedeniyle uzadığını belirtti. Proje için İLBANK koordinasyonunda 22 milyon Euro’luk AFD kredisi sağlandığını aktaran Seçer, “Türk Lirası karşılığı 1 milyar 178 milyon lira olan bu para hesabımızda. Burası için elzem olan bu projenin finansmanına eriştik ve çalışmaya başladık. Kanalizasyon sistemi şu anda döşeniyor. Temelini atacağımız bu proje, MESKİ’nin Mersin genelindeki 11. şantiyesi. Projelerimiz devam edecek” dedi. “Şebekemiz 2028’in haziran ayında tam kapasiteyle çalışmaya başlayacak” Proje detaylarından da söz eden Seçer, toplam 46 kilometrelik bir çalışma olacağını kaydetti. Bunun yanında arıtma, derin deniz deşarjı çalışmalarının da olacağını ifade eden Seçer, kanalizasyon çalışmalarının Aralık 2027’ye kadar tamamlanmasının hedeflendiğini ifade etti. Çalışmaların daha kısa sürede tamamlanmasını amaçladıklarını belirten Seçer, atıksu arıtma tesisi ile derin deniz deşarjının da bitiş tarihinin Haziran 2028 olduğunu, bu tarih itibarıyla tam kapasiteyle çalışmaya başlayacaklarını ifade etti. “Erdemli’de bugüne kadar yaptığımız, devam eden ve yapacağımız çalışmaların toplam bedeli 2 milyar 115 milyon lira” Projenin bölgedeki altyapı ihtiyacını karşılayacağını kaydeden Seçer, “Erdemli’de bugüne kadar yaptığımız, devam eden ve yapacağımız çalışmaların toplam bedeli 2 milyar 115 milyon lira” diye konuştu. Seçer, bölge için daha önce yaptıkları ve bitirdikleri içme suyu hattı şebekesini de aktararak, “Arpaçbahşiş’e 38, Tömük’e de 22 kilometre olmak üzere toplam 60 kilometrelik içme suyu hattı şebekesini yenilemiştik” dedi ve çalışmanın güncel değerinin 151 milyon TL olduğunu ifade etti. Çeşmeli Atıksu Arıtma Tesisi Kapasite Artırımı çalışmasının ihale aşamasında olduğunu ve Limonlu Kanalizasyon Projesi’nin de İLBANK’tan kredi onayı beklediğini dile getiren Seçer, çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Erdemli’de planlanan projelerden de bahseden Seçer, Kocahasanlı Mahallesi’nde proje çalışmaları devam eden butik bir otogar çalışmasının olduğunu sözlerine ekleyerek, 2027 yatırım programına alacaklarından ve aynı yıl sonuna kadar da bu çalışmayı bitireceklerinden söz etti. Seçer, çevre kirliliği sorunlarına değindi Kentlerin yaşayan organizmalar gibi sürekli hizmet ve bakım gerektirdiğini dile getiren Seçer, belediyeciliğin yalnızca yol ve altyapı yatırımlarından ibaret olmadığını, çevreyi koruyan sürdürülebilir projelerin de büyük önem taşıdığını vurguladı. Çevre sorunlarının artık dünyanın ortak gündemi olduğuna dikkat çeken Seçer, insanların doğaya verdiği zararların yine insanlar tarafından giderilmeye çalışıldığını belirterek “Çevreyi biz kirletiyoruz ve sonra temizlemeye uğraşıyoruz. İnsanlık olarak çevreyi biz tahrip ediyoruz, florayı ve faunayı mahvediyoruz. Sonra da tamir etmeye uğraşıyoruz. Sağ elimizle bozuyoruz, sol elimizle yapmaya çalışıyoruz. Böyle bir sirkülasyon içerisindeyiz” ifadelerine yer vererek temiz çevrenin önemine değindi. Projeye katkı sunan kurum ve kuruluşlara teşekkür eden Seçer, kendilerine krediyi temin eden AFD’ye, bu konuda koordinasyon görevini yapan İLBANK’a, MESKİ Genel Müdürlüğü’ne, Mersin Büyükşehir Belediyesi çalışanları ile yüklenici ve müşavir firmalara teşekkür etti. Seçer, bölgedeki nüfus artışı ve çevre konusuna değindi Tömük ve Erdemli bölgesinin uzun yıllardır sayfiye ve ikincil konut bölgesi olarak kullanıldığını, ancak pandemi sonrası bölgede yıl boyunca yaşayan vatandaş sayısında önemli bir artış yaşandığını belirten Seçer, vatandaşların şehirlerin kalabalığı, yoğunluğu ve kirliliğinden uzaklaşmak amacıyla bölgeyi tercih ettiklerini ama ikincil bir sorun olarak bölgedeki çevre kirliliğinin sinek oluşumunu doğrudan etkilediğini ifade etti. Seçer, sineklerin temiz alanlarda değil, kirli ortamlarda ürediğini hatırlatarak vatandaşların çevre temizliği konusunda daha duyarlı olması gerektiğini söyledi. Seçer, deniz kirliliğinin genel olarak deniz taşıtlarından oluştuğu kanaatinin aksine yüzde 85’inin insan ve karasal kaynaklı olduğunu ifade etti. Sigara izmaritleri, plastik şişeler ve çeşitli atıkların yağmur suyu sistemleri ve dereler aracılığıyla denize ulaştığını ve bu kirliliğin mikroplastik olarak yeniden insanlara döndüğünü söyleyen Seçer, çevre kirliliğinin yalnızca denizi değil, canlı yaşamını ve insan sağlığını da olumsuz etkilediğine dikkat çekti. “Bizim görevimiz çalışmak, hizmet etmek” Konuşmasında belediyecilik anlayışına da değinen Seçer, kamu kaynaklarının korunmasının ve doğru yatırımların hayata geçirilmesinin en önemli sorumlulukları arasında yer aldığını ifade etti. Seçer, “Bizim görevimiz çalışmak, hizmet ve vatandaş memnuniyetini sağlamaktır. Bizim görevimiz; sizlerin vergilerinden aktarılan belediye kaynaklarını gözümüz gibi korumak, kollamak, onun sorumluluğunu omuzlarımızda bir yük olarak hissetmek, bunun vebalini taşımamak, hassasiyet göstermek, kaynaklarımızı israf etmemek, doğru zamanlarda doğru yatırım yapmak, bölgemizi en iyi noktalara taşımaktır” ifadelerini kullandı. “Mersin emin ellerde” Yerel yönetimlerle merkezi yönetim arasında uyumlu ve eş güdümlü bir iş birliğinin önemine değinen Seçer, siyasi ayrımlar gözetilmeksizin ortak hareket edilmesi halinde ülkenin çok daha iyi noktalara ulaşacağını ifade etti. Toplumsal birlik ve beraberlik mesajı veren Seçer, ortak sorumluluk bilinciyle hareket edilmesinin önemine vurgu yaparak, “Herkes şehrine iyi hizmet ederse ülkemiz cennet olur. Bu ülke hepimizin. Bu ülke şerefiyle, onuruyla Türkiye Cumhuriyeti kimliği taşıyan herkesindir. Etnik yapısı, inanç grubu, dili, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun, “Ben Türkiye Cumhuriyeti'nin şerefli, onurlu yurttaşıyım” diyen herkes bu ülkenin öz evladıdır. Bu bilinçle çalışıyoruz. Mersin emin ellerde. İşini en iyi yapan kadrolar bizde emin olun. Mutlaka eksiğimiz var ama her geçen gün eksiklerimizi görerek daha iyi olmak için gayret ediyoruz. Bizim için gece gündüz, kış yaz, yağmur çamur yok, tatil yok. Bizim her anımız, 7 gün 24 saatimiz vatandaşımızın huzuru, refahı ve rahatı içindir. Bu bilinçle geldik bugünlere, bundan sonra da böyle devam edeceğiz” sözleri ile konuşmasını sonlandırdı. Törende ayrıca CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, ve Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız da birer konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Seçer’in, beraberindeki protokol üyeleri eşliğinde sahne önünde bulunan butonlara basmasıyla temel atıldı. Seçer, toplu fotoğraf çekimiyle sona eren törenin ardından yurttaşlarla sohbet etti. Proje hakkında… Gerçekleştirilecek olan proje kapsamında muhtelif çaplarda 36 kilometre kanalizasyon hattı, 10 kilometre uzunluğunda parsel bağlantı hattı yapımı ile birlikte 46 kilometre hat çalışması tamamlanacak. Temeli atılan yatırımla kanalizasyon şebekesinin yanı sıra 20 bin metreküp/gün kapasiteli atık su arıtma tesisi, 2 bin 500 metrelik derin deniz deşarj sistemi ve Terfi Merkezi inşa edilecek. Yatırım bedelinin 305 milyon 532 bin TL’lik kısmı kanalizasyon şebekesi, 872 milyon 614 bin TL’lik kısmı ise atıksu arıtma tesisi ve deniz deşarjı için kullanılacak olan projenin toplam maliyeti ise 1 milyar 178 milyon TL. Projenin tamamlanmasıyla birlikte yaklaşık 21 bini yerleşik olmak üzere yaz aylarında 70 bin kişiye varan nüfus hizmetten faydalanmış olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa’daki Aşırı Sıcaklar Soğutma Açığını Gözler Önüne Serdi Haber

Avrupa’daki Aşırı Sıcaklar Soğutma Açığını Gözler Önüne Serdi

Türkiye’nin en büyük online hizmet platformu Armut.com, Avrupa genelinde yaşanan aşırı sıcaklıklarla paralel olarak platformda yaşanan hareketlilik sonrasında klima sahiplik oranının düşük olduğu Avrupa ülkelerinin “soğutma açığıyla” karşı karşıya kaldığını ortaya koydu. İklim krizinin etkisiyle rekor sıcaklıkların yaşandığı ve termometrelerin Avrupa kıtası genelinde 40°C’nin üzerini gördüğü 2026 yazında, Türkiye’nin en büyük online hizmet platformu Armut.com, ev teknolojileri ve iklimlendirme trendlerine ışık tutan kapsamlı bir bölgesel analiz gerçekleştirdi. Mayıs 2025 – Haziran 2026 dönemini kapsayan bölgesel veri analiz, Avrupa genelinde yaşanan aşırı sıcak hava dalgalarının tüketici davranışları üzerindeki yapısal etkilerini ortaya koydu. Klima sahiplik oranının düşük olduğu Avrupa ülkelerinde yeni klima satın alma yoluna gitmek zorunda kalan tüketicilerin montaj talepleri yoğunlaşırken, klima kültürüne aşina olan Türkiye, bütçe odaklı bir yaklaşımla yeni cihaz almak yerine mevcut olanı yenilemeyi seçti. Sıcak Hava Dalgaları Avrupa’nın “Soğutma Açığını” Ortaya Çıkardı Uluslararası analizler ve Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) verilerine göre, konutların geleneksel olarak sıcaklığı dışarı atmak yerine içeride tutacak şekilde inşa edildiği ve ortalama klima sahiplik oranının yüzde 20 seviyelerinde seyrettiği Avrupa genelinde aniden bastıran sıcak hava dalgası ülkeleri hazırlıksız yakalayarak derin bir "soğutma açığı" olduğunu ortaya çıkardı. Evlerin yalnızca yüzde 7’sinde klimanın bulunduğu ve serin iklimiyle bilinen Birleşik Krallık (İngiltere), rekor sıcaklar karşısında panik satın almasına yöneldi. İngiliz tüketiciler sıfırdan Klima Montajı hizmetine akın etti; ülkede Mayıs ayında Klima Montaj talepleri yüzde 283 artarak tarihi bir rekor kırarken, Haziran ayında geçen yıla kıyasla yüzde 340 gibi rekor bir klima montaj artışıyla bu paniği en net gösteren pazar oldu. Haziran ayında toplam klima hizmet talepleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 150, Mayıs ayına göre ise yüzde 333 gibi sıra dışı bir büyüme kaydetti. Klima penetrasyonunun görece daha dengeli (yüzde 40 civarında) olduğu İspanya'da ise bunaltıcı sıcaklar, tüketicileri mevcut sistemleri yenilemeye veya yeni odalara klima kurmaya zorladı. İspanya'da Haziran ayındaki yeni Klima Montaj talepleri, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 373 oranında artış göstererek kıta genelinde sıfır cihaz kurulumunun en agresif yaşandığı pazar oldu. Evlerin yaklaşık yüzde 50'sinde klima bulunan ve Akdeniz iklimine en hazır ülke konumundaki İtalya ise paniğe kapılmadan süreci yönetti. İtalya'da Haziran ayında toplam klima hizmetleri geçen yıla göre yüzde 22 artışla daha stabil bir seyir izlerken, Klima Montaj talepleri aylık bazda yüzde 130 büyüdü. Küresel enerji verilerine göre her üç haneden birinde en az bir klimanın bulunduğu (yüzde 32 seviyelerinde) Romanya’da ise tüketiciler, ellerindeki cihazların sınırlarını zorladı. Haziran ayında Romanya'da toplam klima hizmetleri yüzde 144 artarken, mevcut klimaların performansını artırmaya yönelik Klima Gazı Dolumu (Freon) talepleri bir ayda yüzde 482 büyüyerek Avrupa rekoru kırdı. Türkiye Yenisini Almadı, Eskisine Sarıldı Avrupa genelinde tüketiciler sisteme sıfırdan dahil olmak ya da yeni cihazlar satın alma yoluna giderken; Türk tüketicisi, hazırlıklarını son dakikaya (Haziran ayına) bırakmış olsa da tercihini mevcut klimalarının ömrünü uzatmak ve performansını artırmak yönünde kullandı. Türkiye genelinde yeni Klima Montaj talepleri Haziran ayında yüzde 140 gibi güçlü bir artış gösterse de asıl büyük kırılım bakım ve sarf malzemesi kategorilerinde yaşandı. Klimaların soğutma verimliliğini doğrudan belirleyen Klima Gazı Dolumu (Freon) talepleri Haziran ayında aylık bazda yüzde 243 oranında artarak Türkiye'nin en çok yöneldiği hizmet oldu. Benzer şekilde, enerji tasarrufu ve hijyen sağlayan Klima Temizliği ve Bakımı talepleri de Haziran ayında yüzde 180 artış göstererek geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16'lık bir net büyüme yakaladı. İç Pazarda Sanayinin ve Sıcağın Merkezleri En Hızlı Tepkiyi Verdi Türkiye coğrafyasındaki kırılıma bakıldığında, toplam talebin yüzde 41’ini İstanbul, yüzde 18’ini ise İzmir’in oluşturduğu görülüyor. Mayıs ayından Haziran ayına geçişte talebini en çok katlayan bölge ise Anadolu şehirleri oldu. Kavurucu yaz sıcaklarının ve yüksek nemin ani bastırdığı Güneydoğu'nun sanayi merkezi Gaziantep, bir ay içinde klima taleplerini yüzde 328 artırarak Türkiye'nin sıcak dalgasına en hızlı reaksiyon gösteren şehri oldu. Marmara’nın üretim üssü Tekirdağ’da yüzde 295, başkent Ankara’da ise yüzde 265 talep artışı oldu. Turizm ve tarım lokomotifleri Aydın (yüzde 251), Mersin (yüzde 250) ve Antalya (yüzde 229) da son dakika bastıran sıcaklara en hızlı servis çağıran diğer iller olarak öne çıktı. Trafikte de Alarm Verildi: Araç Klimalarına Talep Yüksek Sıcak dalgasının etkisi yalnızca evlerle sınırlı kalmadı; trafikteki bunaltıcı hava sürücüleri de erken önlem almaya itti. Türkiye ve İtalya'daki tüketiciler, evlerinden önce araçlarının iklimlendirme sistemlerine el attı. Mayıs ayından itibaren popülerlik kazanan Araç Klima Hizmetleri, Türkiye'de yüzde 196, İtalya'da ise yüzde 221 oranında artış göstererek yazın en erken başlayan bakım trendlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akkuyu NGS Çalışanlarının Çocukları Çevre Koruma Etkinliğine Katıldı Haber

Akkuyu NGS Çalışanlarının Çocukları Çevre Koruma Etkinliğine Katıldı

AKKUYU NÜKLEER A.Ş., Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) çalışanlarının çocukları için, deniz kaplumbağalarının korunması ve bölgenin biyolojik çeşitliliğinin sürdürülmesine dikkat çekmek amacıyla bir çevre etkinliği düzenledi. Etkinliğe, Mersin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden davetli bir uzman da katıldı. Uzman, öğrencilere deniz kaplumbağalarının yaşam döngüsü, Akdeniz ekosistemindeki rolü ve doğaya karşı duyarlı davranmanın nadir türlerin korunması açısından neden büyük önem taşıdığı hakkında bilgi verdi. Etkinlik, deniz kaplumbağalarının Türkiye'nin Akdeniz kıyılarındaki yuvalama döneminde gerçekleştirildi. Her yıl mayıs ayının ortasından eylül ayının ortasına kadar deniz kaplumbağaları yumurtlamak için kumsallara çıkıyor. Birkaç hafta sonra yumurtalardan çıkan yavru kaplumbağalar ise denize ulaşmak için ilk yolculuklarına başlıyor. Bu hassas dönemde kıyılarda belirlenen kurallara uymak ve kaplumbağaların doğal yaşam alanlarını koruyacak şekilde hareket etmek, türün geleceği açısından büyük önem taşıyor. Etkinlikte öğrenciler, deniz kaplumbağalarının yumurtlamak için doğdukları kumsallara nasıl geri döndüğünü, yumurtadan çıkan yavruların gece gökyüzünün doğal ışığını takip ederek denize ulaştığını ve güçlü yapay aydınlatmanın onların yönlerini şaşırmasına neden olabileceğini öğrendi. Uzman ayrıca, yumurtlama alanlarının yabani hayvanlara karşı özel koruma kafesleriyle güvence altına alındığını ve plajları ziyaret edenlerin bu koruyucu düzeneklere kesinlikle dokunmaması ya da zarar vermemesi gerektiğini anlattı. Etkinlik, öğrencilerin aktif olarak katıldığı samimi bir soru-cevap ortamında gerçekleşti. Çocuklar, yavru kaplumbağalara denize ulaşmaları için yardım edilip edilemeyeceğini, bir deniz kaplumbağasının kaç yumurta bıraktığını, yavruların anne ve babalarını nasıl bulduğunu ve yaşamlarının ilk günlerinde hangi tehlikelerle karşılaştığını merak ederek uzmanlara sorular yöneltti. Uzman ise bu soruları yanıtlarken, insanların yapabileceği en büyük katkının doğal sürece müdahale etmemek ve nadir türlerin yaşam alanlarını özenle korumak olduğunu vurguladı. Katılımcılar, edindikleri bilgileri çevre temalı bir bilgi yarışmasını yanıtlayarak ve interaktif etkinliklere katılarak pekiştirdi. Öğrenciler, yetişkinlerle birlikte deniz canlıları için tehlike oluşturan atıkları öğrendi ve nadir türlerin yuvalama alanlarının korunmasına katkı sağlayacak kuralları içeren Türkçe ve Rusça bilgilendirme tabelalarının yerleştirilmesine destek verdi. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butсkikh etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Akkuyu NGS, eşsiz doğal güzelliklere sahip bir bölgede inşa ediliyor. Bu nedenle bölgenin ekosisteminin korunmasına katkı sağlamayı önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Nükleer güç santrali sahasında en gelişmiş çevre koruma uygulamalarını hayata geçiriyoruz. Ancak çevreye duyarlı yaklaşımımız yalnızca proje sahasıyla sınırlı değil. Faaliyet gösterdiğimiz bölgede çevre odaklı çalışmaları destekliyor, özellikle çocukların ve gençlerin bu tür etkinliklere katılımını çok önemsiyoruz. Bu tür organizasyonlar, çocukların Mersin'in doğal zenginliklerini daha yakından tanımalarına, doğaya karşı sorumluluk bilinci kazanmalarına ve çevreyi koruma kültürünü küçük yaşlardan itibaren benimsemelerine katkı sağlıyor.” Akkuyu NGS'nin inşa edildiği bölgede düzenlenen çevre etkinlikleri, AKKUYU NÜKLEER A.Ş.'nin yerel halkla iş birliğini güçlendirmeye ve çevre koruma çalışmalarını desteklemeye yönelik sürdürülebilir yaklaşımının bir parçasını oluşturuyor. Bu tür etkinlikler, proje çalışanlarının, bölge halkının ve genç nesillerin çevre bilincini artırırken, aynı zamanda bölgenin doğal mirasının korunmasına da katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Enerji'den Mersin'deki Depolamalı RES Yatırımına 124 Milyon Dolarlık Uluslararası Finansman Haber

Aksa Enerji'den Mersin'deki Depolamalı RES Yatırımına 124 Milyon Dolarlık Uluslararası Finansman

Aksa Enerji, Mersin'de hayata geçireceği 100,08 MW kurulu güce sahip depolamalı rüzgâr enerji santrali (RES) yatırımı için 124 milyon dolarlık uluslararası finansman anlaşmasına imza attı. BBVA ile Çin İhracat ve Kredi Sigortası Kurumu garantisi kapsamında gerçekleştirilen bu iş birliği, şirketin finansman çeşitliliğini coğrafi açıdan güçlendirmesi bakımından stratejik bir önem taşıyor. 8 ülkedeki 14 santral operasyonu ve 3.500 MW üzeri kurulu gücüyle global bir enerji şirketi konumuna ulaşan Aksa Enerji, yenilenebilir enerji yatırımlarını destekleyecek önemli bir finansman anlaşmasına imza attı. Şirket, Mersin ilinde yer alan 100,08 MW kurulu güce sahip depolamalı rüzgâr enerjisi santrali (RES) yatırımında kullanılmak üzere BBVA’nın Hong Kong şubesi ile toplam 124 milyon ABD doları tutarında kredi sözleşmesi imzaladı. Çin İhracat ve Kredi Sigortası Kurumu Sinosure tarafından garanti edilen finansman, toplam 12 yıl vadeli yapısıyla Aksa Enerji’nin sürdürülebilir yüksek büyüme stratejisini destekliyor. Anlaşma, şirketin yenilenebilir enerji teknolojilerine yönelik çalışmalarını güçlendirirken, finansman kaynaklarının coğrafi açıdan çeşitlendirilmesi bakımından da önem taşıyor. Aksa Enerji Güçlü Portföyüyle Türkiye’de Enerji Dönüşümüne Liderlik Ediyor Aksa Enerji, Türkiye’nin enerji dönüşümüne liderlik ediyor. Şirket, Türkiye genelinde 11 ilde toplam 941 MW kurulu güce sahip 14 depolamalı yenilenebilir enerji proje yatırımlarını yürütüyor. Yapılan anlaşma ile finansman sağlanan Mersin Depolamalı RES, Türkiye’de depolamalı yenilenebilir enerji santral lisansını alan ilk santral olma özelliğine sahip. Santral tamamlandığında yeni nesil teknolojisi ve gelişmiş depolama altyapısıyla yenilenebilir enerji üretiminin şebekeye daha dengeli, esnek ve verimli şekilde entegre edilmesine katkı sağlayacak. Aksa Enerji, depolamalı RES ve GES yatırımlarıyla üretim portföyünde kaynak çeşitliliğini artırırken, Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümünde arz güvenliğini destekleyen, teknoloji odaklı ve sürdürülebilir projeleri hayata geçirmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SARSILMAZ’dan Olimpik Atıcılığa Stratejik Destek Haber

SARSILMAZ’dan Olimpik Atıcılığa Stratejik Destek

Türkiye Atıcılık Federasyonu faaliyet takvimi kapsamında düzenlenecek şampiyona, 10 Metre Havalı Tüfek ve 10 Metre Havalı Tabanca disiplinlerinde sporcuları bir araya getirecek. Organizasyon; farklı yaş kategorilerindeki eleme ve final müsabakalarıyla hem sportif rekabetin güçlenmesine hem de olimpik atıcılığın yaygınlaşmasına katkı sunacak. Müsabakalar, 30 Haziran–5 Temmuz 2026 tarihleri arasında Mersin / Erdemli’de bulunan Olimpik Atıcılık Kompleksi’nde gerçekleştirilecek. Final karşılaşmaları 1–5 Temmuz tarihleri arasında tamamlanacak ve şampiyona ödül törenleriyle sona erecek. Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda Türkiye’nin 10 metre havalı tabanca karma takım kategorisinde elde ettiği tarihi başarı, olimpik atıcılığa yönelik ilgiyi artırırken, bu branşın disiplin, odaklanma ve kontrollü performans gerektiren yapısını da geniş kitlelerin gündemine taşıdı. SARSILMAZ’in şampiyonaya verdiği destek, bu ilginin sürdürülebilir sportif gelişime dönüşmesine katkı sağlamayı hedefliyor. SARSILMAZ’ın olimpik atıcılığa desteği, şirketin savunma ve güvenlik alanındaki uzmanlığının yanı sıra, branşla uzun yıllara dayanan güçlü bağı açısından da ayrı bir anlam taşıyor. SARSILMAZ Yönetim Kurulu Başkanı Latif Aral Aliş, 2004–2012 yılları arasında Türkiye Atıcılık ve Avcılık Federasyonu Başkanlığı görevini üstlenerek branşın kurumsal gelişimi, sporcu altyapısının güçlendirilmesi ve olimpik temsil kapasitesinin artırılması yönünde önemli çalışmalara liderlik etti. Atıcılık sporuna yaptığı uzun soluklu katkılar dolayısıyla Türkiye Atıcılık ve Avcılık Federasyonu tarafından ömür boyu fahri başkan unvanına layık görülen Aliş’in bu alandaki birikimi, SARSILMAZ’ın olimpik atıcılığa verdiği desteği daha da anlamlı kılıyor. Bu dönemde Türk atıcılığı, olimpiyat tarihinde dikkat çeken başarılara imza attı. Türkiye, Londra 2012 Olimpiyat Oyunları’nda atıcılık branşında ilk kez 5 sporcuyla olimpiyat kotası kazanarak o tarihe kadar branşta ulaşılan en yüksek olimpik katılım sayısına erişti. Aynı oyunlarda Nihan Gürer, trap branşında Türkiye’yi temsil eden ilk kadın sporcular arasında yer alarak Cumhuriyet dönemi atıcılık tarihinde önemli bir eşiğin aşılmasına katkı sağladı. Olimpik atıcılık; yüksek güvenlik bilinci, teknik eğitim, etik yaklaşım ve uluslararası kurallara bağlılık temelinde icra edilen özel bir spor dalı olarak öne çıkıyor. Milimetrik hassasiyet, nefes kontrolü, zihinsel dayanıklılık ve baskı altında doğru karar verebilme becerisi gerektiren branş, genç sporcular için yalnızca rekabet alanı değil, aynı zamanda disiplinli çalışma kültürünü güçlendiren bir gelişim platformu niteliği taşıyor. Bu yönüyle SARSILMAZ Havalı Silahlar Türkiye Şampiyonası, yalnızca bir Türkiye şampiyonası olmanın ötesinde; genç yeteneklerin desteklenmesi, milli takım havuzunun güçlendirilmesi, güvenli spor kültürünün yaygınlaştırılması ve olimpik değerlerin yeni nesil sporculara aktarılması açısından önemli bir organizasyon olarak değerlendiriliyor. SARSILMAZ Yönetim Kurulu Başkanı Latif Aral Aliş, sponsorlukla ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı. “Savunma sanayinde uzun yıllara dayanan üretim gücümüz, mühendislik kabiliyetimiz ve güvenlik odaklı kurumsal kültürümüz bize net bir gerçeği göstermektedir: Gerçek performans yalnızca teknik yetkinlikle değil; disiplin, sorumluluk, odaklanma ve güçlü bir etik anlayışla birlikte anlam kazanır ve sürdürülebilir hale gelir. Olimpik atıcılık ise bu değerlerin spor sahasındaki en yüksek hassasiyet ve en üst düzey konsantrasyon gerektiren karşılığıdır. SARSILMAZ olarak bu şampiyonaya verdiğimiz desteği geçici ya da dönemsel bir sponsorluk yaklaşımı olarak görmüyoruz. Bu yaklaşım; olimpik atıcılığın gelişimine, sporcu yetiştirme ekosistemine ve Türk sporuna uluslararası alanda değer kazandırma hedefimize duyduğumuz sürekli, kararlı ve sarsılmaz bağlılığın açık bir ifadesidir. Bu tür organizasyonlar; sporcu gelişimi, sistem inşası ve uluslararası rekabet gücünün artırılması açısından stratejik bir değer taşımaktadır. Biz de bu şampiyonayı; genç sporcuların yetişmesini hızlandıran, olimpik kültürü güçlendiren ve Türkiye’nin atıcılıkta küresel rekabet seviyesini yükselten yapısal bir adım olarak değerlendiriyoruz. Federasyonumuz, kamu kurumlarımız ve yerel paydaşlarımızla birlikte hayata geçirilen bu organizasyonun, yalnızca bir spor müsabakası değil; olimpik atıcılığın geleceğini şekillendiren ve Türk sporuna kalıcı değer kazandıran bir yapı taşı olduğuna inanıyoruz.” SARSILMAZ, bu sponsorlukla birlikte savunma ve güvenlik alanındaki köklü uzmanlığını, sporun toplumsal gelişime katkı sağlayan yönüyle bir araya getirerek, olimpik atıcılığın Türkiye’deki gelişim sürecine destek sunmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.