Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mersin

Kapsül Haber Ajansı - Mersin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mersin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Toroslar’da 2. Şeftali Hasadı Coşkusu Haber

Toroslar’da 2. Şeftali Hasadı Coşkusu

Bu kez de lezzeti ve aromasıyla öne çıkan şeftaliler için hasat coşkusu yaşandı. Güzelyayla Mahallesi’nde bu yıl ikincisi düzenlenen Şeftali Hasadı Etkinliği, üreticileri, vatandaşlar ve kent protokolünü bir araya getirdi. Toroslar Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlikte, üreticilerin aylar süren emeğiyle yetiştirdiği taptaze şeftaliler tanıtıldı. Hasat coşkusu; halk oyunları, müzik ve konserle şenlik havasına dönüştü. Gecede ayrıca “En Güzel Şeftali Yarışması” düzenlenerek, bölgedeki üreticilerin yetiştirdiği şeftaliler değerlendirildi. Etkinliğe; Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili ve Park ve Bahçeler Dairesi Başkanı Abdullah Selçuk Şahutoğlu, Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz, Toroslar Muhtarlar Derneği Başkanı Ali Yılmaz, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, birlik başkanları, belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları, üreticiler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Mahalle meydanında gerçekleştirilen etkinlik, Mersin Büyükşehir Belediyesi Halk Dansları Topluluğunun gösterisiyle başladı. Halk oyunlarının ardından protokol konuşmalarına geçildi. Güzelyayla Mahallesi Muhtarı Mehmet Süt, mahallelerinin önemli geçim kaynaklarından biri olan şeftalinin hasadını kutlamak ve üreticilerin emeğini görünür kılmak amacıyla düzenlenen etkinlik için Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız ve belediye çalışanlarına teşekkür etti. “ÜRETİCİMİZİN EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALMASINI İSTİYORUZ” Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz ise Güzelyayla’nın önemli miktarda şeftali üretimi gerçekleştiren bir bölge olduğunu belirterek, üreticilerin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekti. 2026 yılında birçok tarımsal ürünün üreticisine yeterli geliri sağlamadığını ifade eden Yılmaz, özellikle girdi maliyetlerindeki artışın çiftçiyi zor durumda bıraktığını söyledi. Şeftalinin üretim maliyetlerinin yükseldiğine dikkat çeken Yılmaz, gençlerin tarımdan uzaklaşmasının da önemli bir sorun olduğunu vurguladı. Devletin üreticilere daha güçlü şekilde sahip çıkması gerektiğini ifade eden Yılmaz, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve çiftçinin desteklenmesi çağrısında bulundu. Yılmaz, düzenlenen hasat etkinliğinin üreticinin emeğine verilen değerin önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız ve emeği geçenlere teşekkür etti. “ÜRETMEZSEK TÜKENİRİZ” Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili ve Park ve Bahçeler Dairesi Başkanı Abdullah Selçuk Şahutoğlu da Mersin’in geniş ve verimli tarım alanlarıyla Türkiye’nin önemli tarım kentlerinden biri olduğunu belirtti. Mersin’in en büyük zenginliklerinden birinin toprağı işleyen üreticiler olduğunu vurgulayan Şahutoğlu, üretimin devam etmesinin önemine dikkat çekerek, “Üretmezsek tükeniriz. Sizler mutlaka üretmeye devam edin. İnadına üretmeye devam edin” mesajını verdi. Şahutoğlu, tarıma verdiği önem ve üreticilere yönelik çalışmaları nedeniyle Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’a teşekkür ederek, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer öncülüğünde tarımsal üretimin desteklenmesine yönelik çalışmaların da sürdüğünü ifade etti. BAŞKAN YILDIZ: “ÜRETİCİMİZ ÜRETMEYE DEVAM EDİYOR AMA GEÇİNEMİYOR” Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, etkinlikte yaptığı konuşmada, üreticilerin tüm zorluklara rağmen topraklarını terk etmeden üretmeye devam ettiğini ancak emeklerinin karşılığını alamadığını söyledi. Başkan Yıldız, “Ama maalesef onların hayatlarında herhangi bir değişiklik yok. Günlük geçimlerinde bir zerre ilerleme yok. Çünkü artık susmanın zamanını çoktan geçtik” dedi. Üreticinin bugün yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir çıkmazla karşı karşıya olduğunu belirten Yıldız, üretim maliyetlerinin sürekli artmasına karşın ürünlerin yeterli değeri bulmadığını vurguladı. Üreticinin gübre, ilaç ve diğer tarımsal girdileri yüksek maliyetlerle satın aldığını, buna karşın yetiştirdiği ürünü düşük fiyatlarla satmak zorunda kaldığını ifade etti. “GENÇLERİMİZ KÖYDE KENDİLERİNE BİR GELECEK GÖREMİYOR” Tarımda yaşanan en önemli sorunlardan birinin gençlerin üretimden uzaklaşması olduğunu dile getiren Başkan Yıldız, şöyle konuştu: “Gençlerimizi üretimde tutamıyoruz artık. Çünkü çocuklarımız, gençlerimiz kendilerine burada bir gelecek görmüyorlar. Evlenecekleri, çocuklarına bakabilecekleri, kendilerine geçim sağlayabilecekleri bir alan görmüyorlar artık maalesef.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “milletin efendisi” olarak tanımladığı köylünün bugün geçim sıkıntısıyla mücadele ettiğini belirten Yıldız, tarımın sürdürülebilirliği için üreticinin ekonomik olarak güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. “ÜRETİCİNİN ÖRGÜTLÜ OLMASI GEREKİYOR” Üreticilerin karşı karşıya kaldığı sorunların tek tek çiftçilerin çabasıyla çözülemeyeceğine dikkat çeken Başkan Yıldız, üreticilerin örgütlü hareket etmesinin önemine vurgu yaptı. Gübre ve ilaç sektöründen ürünlerin satışına kadar tarımın farklı aşamalarında güçlü örgütlenmeler bulunduğunu ifade eden Yıldız, üreticilerin de kendi haklarını koruyabilmek için daha güçlü bir dayanışma içerisinde olması gerektiğini belirtti. Yıldız, “Sizin de örgütlü olmanız lazım. Ziraat odanızın arkasında durmanız lazım. Onların söylediği şekilde yeni örgütler oluşturmanız, gücünüze güç katmanız lazım. Çünkü hiç kimse bizim hakkımıza kendiliğinden sahip çıkmaz. Kendi haklarımıza kendimiz sahip çıkmak zorundayız” ifadelerini kullandı. “TARIM POLİTİKASI SADECE BELEDİYELERİN ÇÖZEBİLECEĞİ BİR SORUN DEĞİL” Toroslar Belediyesi ve Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak üreticilere imkânları ölçüsünde destek olmaya çalıştıklarını belirten Başkan Yıldız, ancak tarımda yaşanan temel sorunların yalnızca yerel yönetimlerin çalışmalarıyla çözülemeyeceğini söyledi. Yıldız, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in göreve geldiği günden bu yana tarıma stratejik bir önem verdiğini belirterek, bitkisel üretimden sera üretimine ve hayvancılığa kadar üreticilere yönelik desteklerin sürdüğünü ifade etti. “Bizler de Toroslar Belediyesi'nin gücü oranında çiftçilerimize destek olmaya çalışıyoruz. Ama sorun bu değil. Sorun bizim çözebileceğimiz ya da Büyükşehir Belediyesinin tek başına çözebileceği bir mesele değil. Mesele bu ülkede bir tarım politikasının olmayışıdır” diyen Yıldız, tarımın ülke genelinde uzun vadeli ve planlı bir politika olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. “TARIMI KAYBEDERSEK GELECEĞİMİZİ DE KAYBEDERİZ” Tarım politikasının eğitim, sağlık ve ekonomik politikalarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Başkan Yıldız, plansızlığın özellikle kırsal nüfusun azalmasına ve gençlerin köylerden uzaklaşmasına neden olduğunu söyledi. Toroslar’ın tarım açısından genç nüfusa sahip olmasına rağmen üreticilerin yaş ortalamasının yaklaşık 59,5 olduğunu belirten Yıldız, bu durumun sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Türkiye’nin temel tarım ürünlerinde dahi dışa bağımlı hale gelmemesi için üretimin mutlaka korunması gerektiğini belirten Yıldız, tarımın yalnızca çiftçinin değil, toplumun tamamının meselesi olduğunu vurguladı. “ÜRETİCİMİZİN SESİNE SES OLMAK ZORUNDAYIZ” Tarımın insanların günlük yaşamındaki en temel ihtiyaçları karşıladığını ifade eden Başkan Yıldız, üretimin sürdürülebilir hale getirilmemesi durumunda gelecekte çok daha ciddi sorunlarla karşılaşılabileceği uyarısında bulundu. Yıldız, “Tarım günlük masanıza gelen gıdadır. Eğer tarımı organize edemezseniz, koordine edemezseniz, tarımı bir politikaya bağlayıp üretimi sürekli hale getiremezseniz çok geçmez, kısa bir zaman sonra açlıkla karşı karşıya kalırsınız” dedi. Yıldız, “Bugün aslında hüzünlü bir havada bu etkinliği yapıyoruz. Çünkü ürettiğimiz ürünler yine para etmedi. Çünkü ürettiğimiz ürünlerle artık geçinemiyoruz” sözleriyle üreticinin yaşadığı sıkıntıya dikkat çekti. Çiftçinin ürettiği ürünle ailesinin geçimini sağlaması, çocuklarını okutması ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı: “Üreticimiz var, köylümüz var ve yine de üretmeye devam ediyor. Bizim istediğimiz, üretciye sahip çıkacak politikaların oluşturulmasıdır. Biz Toroslar Belediyesi olarak elimizden geldiğince üreticimizin yanında olmaya, onların sesine ses olmaya devam edeceğiz.” EN GÜZEL ŞEFTALİ ÜRETENLER ÖDÜLLENDİRİLDİ Etkinlik kapsamında Toroslar Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü koordinasyonunda “En Güzel Şeftali Yarışması” da düzenlendi. Güzelyayla ve çevresindeki üreticilerin yetiştirdiği şeftaliler; jüri üyeleri tarafından kalite, görünüm, aroma ve üretim özellikleri açısından titizlikle değerlendirildi. Yarışmada;Birinci Türker Meral, İkinci Şevki Topuz, Üçüncü ise Fatma Acu oldu. Dereceye giren üreticilere ödülleri Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız ve protokol üyeleri tarafından verildi. Yarışmanın birincisine ot biçme makinesi, ikincisine şarjlı budama makası, üçüncüsüne ise şarjlı budama testeresi hediye edildi. ALADAĞ’DAN 37 KİLOLUK BAL KABAĞI Hasat etkinliğinde renkli bir an da yaşandı. Başkan Abdurrahman Yıldız’ın Aladağ Köyü İlkokulu’ndan üretici arkadaşı tarafından Aladağ’da yetiştirilen 37 kilogram ağırlığındaki bal kabağı, Başkan Yıldız’a hediye edildi. HASAT SEVİNCİ KONSERLE TAÇLANDI Üreticilerin emeğinin, bereketin ve dayanışmanın öne çıktığı etkinlikte vatandaşlar müzik eşliğinde keyifli anlar yaşadı. Gecenin finalinde Mersin’in sevilen sanatçısı Bedii Şaraplı sahne aldı. Şaraplı’nın seslendirdiği birbirinden güzel eserlerle vatandaşlar doyasıya eğlendi. Başkan Abdurrahman Yıldız da hemşehrileriyle birlikte bu coşkuya ortak oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin’de Sürdürülebilir Ulaşımın Yeni Gücü: Elektrikli Otobüsler Haber

Mersin’de Sürdürülebilir Ulaşımın Yeni Gücü: Elektrikli Otobüsler

Mersin Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı bünyesinde kent içi ulaşımda 8 aydır kullanımda olan ‘Kentin yeni enerjisi’ elektrikli otobüsler, Mersinlilerden gördüğü ilgi ve memnuniyetle öne çıkıyor. Araçlar, sessiz ve konforlu yolculuk deneyiminin yanı sıra çevreye duyarlı ulaşım anlayışıyla da vatandaşların beğenisini kazanıyor. Elektrikli otobüsleri kullanan vatandaşlar, özellikle araçların sessizliği, konforu ve modern yapısından memnun olduklarını ifade ediyor. Yolculuk sırasında motor ve egzoz kaynaklı gürültünün olmaması, kent içindeki ulaşım deneyimini daha sakin ve rahat hale getirirken; araçların çevre dostu yapısı da vatandaşlar tarafından önemli bir avantaj olarak değerlendiriliyor. Elektrikli otobüslerin maliyetlerde sağladığı tasarruf ise sürdürülebilir ulaşımın yanı sıra kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sunuyor. Sıfır egzoz emisyonu, düşük gürültü seviyesi ve enerji maliyetlerinde sağladığı tasarruf gibi avantajlarıyla öne çıkan elektrikli otobüsler, Mersin’de sürdürülebilir ulaşım anlayışının günlük yaşamın bir parçası haline gelmesine katkı sunuyor. Mersin ulaşımında elektrikli dönem memnuniyet getirdi Elektrikli otobüsleri çok konforlu bulan vatandaşlardan Nazife Yılmaz, “Ulaşım açısından daha rahat hissettiriyor. Gürültüyü azaltıyor. Diğer otobüslerde giderken çok gürültü ve uğultu oluyor. Egzoz dumanı olmadığı için çevreye zarar vermiyor. Doğayı koruyor” dedi. Diğer otobüslere kıyasla elektrikli otobüslerin daha seri olduğunu ifade eden Temat Uğur, “Daha sessiz olduğu için yolculuk daha keyifli oluyor. Egzoz olmaması tüm canlılar için çok iyi. Egzozlardan çıkan gazları solduğumuz için sağlık problemleri ortaya çıkıyor. Bu yüzden hem sağlık hem ulaşım hem de konfor açısından çok iyi. Daha çabuk ve daha kullanışlı oluyor” dedi. Uğur, Başkan Seçer’e teşekkürünü ileterek, “Hem öğrenci olarak hem de Mersin halkından birisi olarak sunduğu hizmetlerden çok memnunuz. Hem MERCİ hem öğrenci danışmanlığı, hem otobüsler ve diğer hizmetlerin hepsinden faydalanıyoruz, memnunuz” ifadelerine yer verdi. Kullandığı güzergâhlardaki otobüslerin büyük oranda elektrikli olduğunu ifade eden Görkem Karakuş, “Ben çok memnunum. Klimasından, rahatlığından ve güzergâhından memnunum. Teknoloji çağına giriyoruz. Elektrikliler çevreye daha yararlıysa bunu destekleriz. Teknolojiye ayak uydurulması bence Mersin için çok iyi” diye konuştu. 26 yıldır Mersin’de yaşadığını söyleyen İsmail Sadık Ay, Büyükşehir’in tüm hizmetlerini takdir ettiğini anlatarak, “Vahap Seçer’in hayranıyım. Desteklemeye devam edeceğim. Teknolojilerin verdiği nimetlerden yararlanması çok önemli. Elektrikli otobüs çevre yönünden çok güzel. Konforu da çok güzel. Vatandaş ayakta kalsa bile sarsılma olmuyor. Rahatça gidip geliyoruz. Şoförlerimiz de çok nazik” dedi. Ay, ayrıca Büyükşehir Belediyesi’nin kendisine sunduğu diğer hizmetlerden de çok memnun olduğunu sözlerine ekledi. Elektrikli otobüsleri sıklıkla kullandığını anlatan Kadriye Erdoğan, “Çok memnunuz. Rahat, temiz, sessiz. Çevre açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Mersin’de modern araçların olması çok iyi. Güzel bir şehrimiz var. Herkes de memnun. Belediyemizden de memnun. Çok teşekkür ederim başkanıma. Her zaman arkasındayız” ifadelerine yer verdi. Elektrikli otobüslerin tasarruf yönüne dikkat çeken Kenan Atik, “Hava kalitesi açısından gayet güzel. Sessiz, sakin gidip geliyoruz. Çevresel konular da güzel. Klima sistemi de çok iyi. Şehir içinde elektrikli gayet iyi” dedi. Elektrikli otobüsleri memnuniyetle karşılayan İbrahim Güneş, “Birkaç defa bindim. Sessiz ve rahat. Diğerlerine nazaran gürültü yok. Modern ve konforlu. Çevremize uygun. Doğaya zarar vermiyor. Yağ gibi gidiyor” dedi. Gülnar’dan ziyaret amaçlı geldiğini ve ilk kez elektrikli otobüse bindiğini söyleyen Kiraz Doğru, “Elektrikli otobüse ilk defa bindim. Memnun kaldım. Çevreci, sessiz. Arabamdan daha konforlu” diye konuştu. Vatandaşlardan Hüseyin Altık ise “Memnunuz, çok güzel. Büyükşehir Belediye Başkanımızın çalışmasından da çok memnunuz. Çok şahane. Elektrikli otobüsler çevre açısından temiz, doğayı kirletmiyor. İnsanlara zarar vermiyor. Egzoz dumanı olmadığından dolayı daha da güzel. Çok konforlu” ifadelerine yer verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin Büyükşehir’in Kortlarında Zafer Coşkusu Şampiyonlukla Taçlandı Haber

Mersin Büyükşehir’in Kortlarında Zafer Coşkusu Şampiyonlukla Taçlandı

Mersin Büyükşehir Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği sportif etkinliklerle bayram coşkusunu kentin dört bir yanına taşıdı. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Gençlik ve Spor Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından Macit Özcan Spor Tesisleri’nde gerçekleştirilen ‘30 Ağustos Zafer Bayramı Tenis Turnuvası’, çekişmeli final müsabakalarının ardından düzenlenen ödül töreniyle tamamlandı. Büyükşehir’in ücretsiz tenis kurslarında eğitim alan kursiyerleri bir araya getiren turnuvada sporcular, kadınlar ve erkekler kategorilerinde şampiyonluğa ulaşabilmek için raket salladı. Günler boyunca devam eden karşılaşmalara tatlı bir rekabet ve Zafer Bayramı coşkusu hâkim olurken, kadınlar finalinde Sena Belgin, erkekler finalinde ise Alperen Yıldız rakiplerini geride bırakarak şampiyonluk kupasının sahibi oldu. Finalist sporcuların kupaları takdim edilirken, turnuvaya katılan tüm sporculara da madalya verildi. Ödül töreninde ayrıca ‘En Genç Sporcu’, ‘En Yaşlı Sporcu’, ‘En Centilmen Sporcu’ ve ‘En Mücadeleci Sporcu’ ödülleri sahiplerini buldu. Kuruağaç: “Tenisi Mersin’de daha geniş kitlelere ulaştırmak istiyoruz” Mersin Büyükşehir Belediyesi Tenis Antrenörü Abidin Kuruağaç, turnuvaya gösterilen yoğun ilginin kendilerini çok mutlu ettiğini belirterek, “Böylesine güzel bir katılımı ve bu yoğunluğu beklemiyorduk. Heyecanımız çok yüksek oldu. Biz de sporcularımızla birlikte duygulandık” dedi. 19 Mayıs ve 30 Ağustos dolayısıyla düzenlenen iki turnuvayı geride bıraktıklarını kaydeden Kuruağaç, katılımcıların mutluluğuna ve müsabakalardaki yüksek rekabet gücüne tanıklık ettiklerini ifade ederek, “Çok güzel bir aile ortamımız oldu ve biz bunun devam etmesini istiyoruz. Çocuklarımız da böyle bir ortamda büyüsün; tenisi Mersin’de daha geniş kitlelere ulaştıralım istiyoruz” sözlerini kaydetti. Tenis turnuvaları yıl boyunca devam edecek Önümüzdeki döneme ilişkin turnuva planlamasını da paylaşan Kuruağaç, ilk olarak 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla ‘Cumhuriyet Kupası’, ardından ocak ayının ilk haftasında Mersin’in düşman işgalinden kurtuluşu dolayısıyla ‘Kış Kupası’ düzenlemeyi planladıklarını söyledi. Turnuva heyecanının 19 Mayıs ve 30 Ağustos organizasyonlarıyla devam edeceğini belirten Kuruağaç, yeterli katılım sağlanması hâlinde müsabakaların grup maçları şeklinde düzenleneceğini aktardı. Turnuvaya katılan sporcuların ortaya koydukları performanslarla kendilerini şaşırttığını da sözlerine ekleyen Kuruağaç, “Tenisi sevdirmek, kursiyerlerimizi kendini geliştirmeni sağlamak, bu turnuvaları düzenlemek ve sporcularımızın başarılı olması için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu. Büyükşehir’in ücretsiz kurslarında öğrendiler, kortların şampiyonu oldular Erkekler kategorisinde şampiyon olan avukat Alperen Yıldız, turnuva boyunca heyecanlı ve eğlenceli müsabakalar oynadıklarını belirterek, “Çok mutluyum. Çok güzel maçlar geçti; heyecanlıydı, eğlenceliydi. Güzel maçlar için rakiplerime de teşekkür ediyorum” dedi. Tenise Büyükşehir Belediyesi’nin ücretsiz kursları sayesinde başladığını anlatan Yıldız, “Kurslar da çok güzel ve eğlenceliydi. Bütün maçlar, işin içinde heyecan olduğu zaman biraz zorlu oluyor ama son maçım en zoruydu diyebilirim” ifadelerine yer verdi. Büyükşehir Belediyesi’nin insanları spora yönlendirmesini çok değerli bulduğunu dile getiren Yıldız, “İnsanlara bu konuda çok yardımcı oluyorlar. Sanat alanlarında da dersler olduğunu duydum. Onlara da başvurmayı düşünüyorum. Bence belediye adına gayet güzel bir çalışma” diye konuştu. Kadınlar kategorisinin şampiyonu Sena Belgin ise iki saatten uzun süren çekişmeli final karşılaşmasının ardından büyük mutluluk yaşadığını belirterek, “Çok mutlu ve heyecanlıyım. Kıran kırana bir mücadele oldu. Yaklaşık 2 saat, hatta 2 saatten fazla maç yaptık. Burada olmak ve bu kadar güzel insanla bu heyecanı paylaşmak çok güzel. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz” dedi. Daha önce tenis oynadığını ancak Büyükşehir’in sunduğu imkân sayesinde kendisini daha fazla geliştirdiğini aktaran Belgin, “Belediyemizin bu imkânı bizi çok daha ileri bir seviyeye getirdi. Bulunduğumuz yerden 3-5 adım öne gitmemizi sağladı. Özellikle Abidin Hocamızla birlikte kendimizi geliştirme fırsatı bulduk. Ona da ayrıca çok teşekkür ediyorum. Bu kurslar gerçekten çok faydalı ve bence her vatandaşın yararlanması gereken bir proje. Burada imkânı olan ya da olmayan herkesin gelip stres atması, kendisini geliştirmesi ve bir adım öne taşıması açısından çok faydalı ve bizim için çok değerli. Emeği geçen herkese tekrar çok teşekkür ediyoruz” sözlerini kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Tiyatrosunun En Çok İzlenen Yapımlarından Amadeus Veda Turnesine Çıkıyor Haber

Türk Tiyatrosunun En Çok İzlenen Yapımlarından Amadeus Veda Turnesine Çıkıyor

Selçuk Yöntem ve Tansu Biçer’e, Costanze rolünü dönüşümlü olarak canlandıran Dilan Çiçek Deniz ve Özlem Öçalmaz’ın eşlik ettiği ödüllü yapım, 14 Eylül’de İstanbul’da başlayacak veda turnesi kapsamında Türkiye’nin farklı şehirlerinde seyircisiyle son kez buluşacak. Peter Shaffer’ın dünya müzik tarihinin iki unutulmaz ismi Wolfgang Amadeus Mozart ile Antonio Salieri’nin rekabetini konu alan başyapıtı Amadeus, sekizinci sezonunda Türkiye sahnelerindeki yolculuğunu bir veda turnesiyle tamamlamaya hazırlanıyor. Işıl Kasapoğlu rejisiyle sahneye taşınan ve ilk temsilinden bu yana 500 binden fazla seyirciye ulaşan yapım, 14 Eylül’de İstanbul AKM’de başlayacak veda turnesiyle sekiz sezonluk sahne yolculuğunun son duraklarına çıkıyor. Amadeus; İstanbul, Adana, Mersin, Ankara, Kocaeli, Bursa ve Eskişehir’de seyircisiyle son kez buluşacak. Yapımda Selçuk Yöntem Antonio Salieri’yi, Tansu Biçer Wolfgang Amadeus Mozart’ı canlandırırken, Costanze karakterine Dilan Çiçek Deniz ve Özlem Öçalmaz dönüşümlü olarak hayat veriyor. Yetmiş kişilik ekibi, dönemin ruhunu sahneye taşıyan dekor ve kostüm tasarımları ve güçlü müzikal dünyasıyla Amadeus, sekiz sezon boyunca Türkiye tiyatro sahnesinin büyük ölçekli prodüksiyonlarından biri olarak seyirci karşısına çıktı. Sahnedeki başarısını iletişim ve tasarım alanında aldığı ödüllerle de pekiştiren Amadeus, 6 Kristal Elma ve 4 Felis’in yanı sıra, ADC 100th Annual Awards kapsamında “Logo” kategorisinde uluslararası ödüle layık görüldü. Yapım, XX. Direklerarası Seyirci Ödülleri’nde de üç ayrı ödülün sahibi oldu; Işıl Kasapoğlu “En İyi Yönetmen”, Selçuk Yöntem “Sürekli Mükemmeliyet”, Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu ile Piu Entertainment ise “En İyi Prodüksiyon” ödülüne değer görüldü. Sekizinci ve son sezonunda Türkiye’nin farklı şehirlerini kapsayan veda turnesine çıkacak Amadeus, yıllardır sürdürdüğü sahne yolculuğunu seyircileriyle birlikte tamamlayacak. Oyunun biletlerine Biletinial, Biletix, Bubilet ve Passo’dan ulaşılabiliyor. Amadeus Veda Turnesi 14 Eylül 2026 – İstanbul AKM Türk Telekom Opera Salonu 12 Ekim 2026 – Adana Çukurova Üniversitesi 13 Ekim 2026 – Mersin Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi 16 Ekim 2026 – Ankara ATO Congresium 30 Ekim 2026 – İstanbul Zorlu PSM Turkcell Sahnesi 30 Kasım 2026 – Kocaeli Kocaeli Kongre Merkezi 11 Aralık 2026 – Bursa Merinos AKKM 16 Aralık 2026 - Eskişehir Eskişehir Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin Kent Belleği Ofisi ile Mersin’in Gazete Hafızası Dijital Arşivle Yaşatılıyor Haber

Mersin Kent Belleği Ofisi ile Mersin’in Gazete Hafızası Dijital Arşivle Yaşatılıyor

Geçmiş dönemin haberlerinin yanı sıra kentin sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamına ilişkin önemli bilgiler barındıran gazete arşivi, dijitalleştirme çalışmalarıyla korunuyor. Gazete sayfalarından fotoğraflara, haritalardan eski evraklara, kişisel tanıklıklardan sözlü tarih kayıtlarına kadar kentin geçmişine ait farklı kaynakları bir araya getiren Mersin Kent Belleği Ofisi, Mersin’in ortak hafızasını koruyarak geleceğe taşıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mersin Bellek Ofisi, kentin yakın tarihine ışık tutan yerel basın arşivlerini dijitalleştirerek, geçmişin gazete sayfalarını gelecek kuşaklara taşıyor. Bu kapsamda Tarsus Yeni Ses Gazetesi’nin 1969-2011 yılları arasındaki nüshaları taranarak dijital arşive aktarılıyor. Mersin’in geçmişi, bugün dijital arşivlerde korunarak yarının belleğine bırakılıyor. Önemli bir arşiv çalışmasına imza atılıyor Ofis; kentin yazılı, görsel, sözlü hafızasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla önemli bir arşiv çalışmasına imza atıyor. Çalışmaların önemli başlıklarından birini ise geçmiş dönemlere ait yerel gazetelerin dijitalleştirilmesi oluşturuyor. Bu kapsamda, Tarsus Yeni Ses Gazetesi’nin 1969-2011 yılları arasında yayımlanan nüshaları taranarak dijital ortama aktarılıyor. Yaklaşık yarım asırlık bir döneme yayılan gazete arşivi, yalnızca dönemin haberlerini değil; Tarsus ve Mersin’in sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamına ilişkin çok sayıda ayrıntıyı da geleceğe taşıyor. Gazete sayfalarında yer alan haber, ilan, duyuru, fotoğraf ve çeşitli içerikler; yayımlandıkları dönemin gündelik yaşamına, kentte yaşanan değişimlere ve toplumsal yapıya ilişkin önemli izler barındırıyor. Yıpranan sayfalardan kalıcı dijital hafızaya Zaman içerisinde fiziksel olarak yıpranabilen, kaybolma riski taşıyan veya erişimi zorlaşan gazete nüshaları, dijitalleştirme çalışmaları sayesinde korunuyor. Materyaller yüksek çözünürlükte taranarak teknik kontrollerden geçiriliyor ve arşiv standartlarına uygun dijital formatlarda saklanıyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından oluşturulacak dijital arşivin, yalnızca akademisyen ve araştırmacıların değil, Mersin ve Tarsus tarihine ilgi duyan vatandaşların da kullanımına sunulması planlanıyor. Kent belleği, geçmişten geleceğe uzanan bir köprü… Ofis’in çalışmaları yalnızca gazete arşivlerinin dijitalleştirilmesiyle sınırlı kalmıyor. Ofis, kentin tarihsel, kültürel ve sosyal hafızasını farklı kaynaklardan derleyerek bütüncül bir kent belleği oluşturmayı amaçlıyor. Gazete ve dergilerin yanı sıra fotoğraf, harita, efemera ve eski evrak gibi kentin geçmişine ışık tutan materyaller de arşive kazandırılıyor. Bu çalışmalar kentlerin yalnızca binalar, caddeler ve meydanlardan ibaret olmadığı; ortak hafızanın, kültürel birikimin ve toplumsal deneyimlerin de kentin kimliğini oluşturduğu anlayışıyla yürütülüyor. Mersinlilerin tanıklıkları da kayıt altına alınıyor Yazılı kaynakların yanı sıra sözlü tarih çalışmalarına da önem verilen Ofis’te, Mersin’de doğmuş, yaşamış veya kentin gelişimine önemli katkılar sunmuş kişilerle gerçekleştirilen sözlü tarih görüşmeleri de profesyonel ekipmanlarla kayıt altına alınıyor. Görüşmelerin deşifre edilmesinin ardından elde edilen içeriklerin kitap ve belgesel serileri şeklinde yayımlanması hedefleniyor. Böylece kişisel yaşam öyküleri ve tanıklıklar da kentin yakın tarihinin önemli parçaları olarak korunuyor. Kent tarihi için güçlü bir arşiv oluşturuluyor Tarsus Yeni Ses Gazetesi’nin 1969-2011 yılları arasındaki nüshalarının dijitalleştirilmesi de bu kapsamda, Mersin ve ilçelerinin yakın tarihinin korunması açısından önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Mersin’in geçmişine ait gazete sayfalarından fotoğraflara, haritalardan kişisel tanıklıklara kadar farklı kaynakların korunmasıyla kent belleğinin sürekliliğinin sağlanması; gelecek kuşakların yaşadıkları kenti daha iyi tanımaları ve kentin kültürel mirasına ilişkin farkındalığın artırılması amaçlanıyor. Mersin Kent Belleği Ofisi, geçmişin izlerini koruyarak kentin hafızasını geleceğe taşıyor. Dijital arşiv çalışmaları ise yıllar önce basılmış gazete sayfalarını yalnızca birer tarihi belge olmaktan çıkarıp, kentin değişimine tanıklık eden yaşayan bir kent hafızasına dönüştürüyor. Akça: “Mersin’in kültürel ve sosyolojik geçmişini kayıt altına alıyoruz” Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kent Katılımı ve Sivil Toplum ile İlişkiler Şube Müdürü Başar Akça, Mersin Kent Belleği Ofisi’nin Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer öncülüğünde hayata geçirilen, Mersin’e Değer Katanlar Kurulu’nun (MEDEKA) en güzel projelerden biri olduğunu belirtti. MEDEKA’nın alt kurullarından bir tanesi olan Kent Tarihi Araştırmaları Kurulu’nun önerisiyle çalışmalarına başlayan Ofis’in temel amacının, Mersin’in sahip olduğu kültürel ve sosyolojik geçmişi ve buna bağlı tüm kültürel değerleri araştırmak, tasnif etmek, kayıt altına almak ve dijitalleştirerek gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu söyledi. Akça, “Bu anlamda özellikle Mersin’in yakın dönemine tanıklık edecek her türlü hatıraları; gerek birinci ağızdan, gerek anlatılardan, gerekse de kaynaklardan tarayarak kendi arşivlerimize kaydediyoruz. Sonrasında da kentimizde yaşayan ve ulusalda Mersin’le alakalı araştırma yapmak isteyen herkesin kullanımına sunmak üzere, güzel bir dijital ortama alıyoruz” dedi. Ofis’in sözlü tarih çalışmalarına da devam ettiğini belirten Akça, “Sözlü tarih çalışmalarından elde ettiğimiz verileri deşifre yöntemleriyle kayıt altına alıyoruz. Mersin ve tüm ilçelerimizi kapsayacak şekilde, kent tarihi ve belleğine uygun konularda, uzman tarihçiler ve o dönemin gerçek tanıklarıyla söyleşiler gerçekleştiriyoruz. Bu söyleşilerin tam kayıtlarını alarak dijitalleştiriyoruz” diye konuştu. Akça, Kent Belleği Ofisi’nin yalnızca arşiv ve sözlü tarih çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını da vurgulayarak, “Kent tarihine katkı sunabilecek, ışık tutabilecek sempozyum, çalıştay, panel ve atölye çalışmalarıyla da Mersin Büyükşehir Belediyesi çatısı altında çalışmalarımıza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Sümer: “Gazeteleri dijitale aktararak, aslında kentin hafızasını gelecek nesillere aktarıyoruz” Mersin Kent Belleği Ofisi’nde tarihçi olarak görev yapan Alkım Sümer, Ofis’te tarihçi ve arkeolog kadrolarla birlikte, özellikle kent kültürüyle alakalı önemli çalışmalara imza attıklarının altını çizdi. Sümer, eski gazetelerin dijitale aktarılmasının kent kültürü açısından çok önemli bir çalışma olduğunu ifade ederek, Mersin’in genç bir kent olmasına karşın, ilçelerinin köklü geçmişlere sahip olduğunu ifade etti. Özellikle Tarsus’un uzun yıllardır var olan önemli bir gazete arşivine sahip olduğunu belirten Sümer, “1969’lu yıllarda gazete, sosyal hayat açısından çok önemli. Giderek maalesef değerini yitiriyor. Bunların içerisinde bir yok olma tehdidi var. Gazete için kullanılan ürün yıllar içerisinde nemden, hava şartlarından etkilenerek yok olmaya yüz tutuyor. Biz bunu dijitale aktararak, aslında kentin hafızasını gelecek nesillere aktarmış oluyoruz. Daha sağlıklı bir şekilde, daha uzun yıllar korunabilecek bir hale getiriyoruz. Onun için bu çok değerli bir çalışma. Bunun devamı da gelecek. Sadece Tarsus özelinde değil, diğer ilçelerimizde de bu tarz çalışmalarımız devam ediyor” dedi. Kent dinamiklerinin de çalışmalara önemli katkılar sunduğunu belirten Sümer, “Çünkü biz katılımcı bir anlayışla çalışıyoruz. Mersin’e Değer Katanlar Kurulu (MEDEKA) ve Tarsus’a Değer Katanlar Kurulu (TADEKA) da bu konuda bize yardımcı oluyor. Ellerindeki arşivleri, bilgileri ve koleksiyonları bizimle paylaşıyorlar. Bizler de dijitale aktararak, aslında bunu Mersin’in geleceğine aktarmış oluyoruz” diye konuştu. “Arşivleme işleminde özel programlar ve makineler kullanıyoruz” Dijitale aktarma sürecinin teknolojik bir altyapı ile gerçekleştiğini ifade eden Sümer, “Bir tarayıcının içerisinde bunu tarayarak, ardından bilgisayara, dijitale aktarıyoruz. Saklama kısmı da çok önemli. NAS diske atıyoruz. Çok sağlıklı bir şekilde depoluyoruz. Bu iş ve işlemleri yapan arkadaşlarımız, bilgisayarda özel programlar ve özel makineler kullanıyorlar. Çok kıymetli, kalıcı ve sağlıklı bir hale bürünmüş oluyor bu şekilde” dedi ve yazılı olarak da gazeteleri muhafaza edeceklerinin altını çizdi. “Kent Belleği Ofisi, Başkan Seçer’in vizyonunun bir sonucu olarak çalışıyor” Mersin’in bir balıkçı köyünden dünya kentine dönüşme sürecinin, kentte yaşayan bazı kişilerin tanıklıklarıyla anlam kazandığını belirten Sümer, sözlü tarih çalışmalarının bu açıdan büyük önem taşıdığını söyledi. Sümer, “Bizim yapmış olduğumuz sözlü tarih çalışmaları ve onlardan almış olduğumuz ürünleri hem dijital ortamda hem de oluşturduğumuz müzelerde sergileyecek olmamız, belki de diğer kentlere nazaran çok daha önemli bir hal almış oluyor. Biz de bu tarz ürünleri bulabilmek daha zor. Aslında bizim şu an kaybolmasın diye gösterdiğimiz çaba keşke daha önce gösterilmiş olsaydı. Belki de bir sürü kaybolan ürünler, koleksiyonlar ve en önemlisi kaybolan değerler var. Dinlenecek bir sözü olan, Mersin’in gelişmesine tanıklık etmiş, ama hiçbir şekilde kaydı olmayan insanlar var. Biz bu eksikleri gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi. Bu sürecin, Başkan Seçer’in 2019’da başlatmış olduğu bir kent kültürü süreci olduğunu kaydeden Sümer, “Kent Belleği Ofisi de o vizyonun bir sonucu olarak çalışıyor” diye belirtti. “Kent fotoğrafları da bir hazinedir” Kent Belleği Ofisi’nin yalnızca gazete ve dergilerden oluşan bir arşiv çalışması yürütmediğini sözlerine ekleyen Sümer, kent fotoğraflarının da büyük önem taşıdığını söyledi. Sümer, “Kent fotoğrafları, Mersin’e ait yıkılmış, yok olmuş binaların fotoğrafları bir hazinedir. Biz onlara ulaşmak için çaba sarf ediyoruz. İyi de bir yol kat ettiğimizi düşünüyoruz. Umarım böylece, Mersin’in geleceği artık daha çok incelenebilir, üzerine tezler ve kitaplar yazılabilir bir hal alır. Kent belleği ve Mersin Kent Belleği Ofisi; geçmişten geleceğe uzanan bir köprüdür” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Armada Gıda'dan Uluslararası Kalkınma Finans Kuruluşları ile 110 Milyon Dolarlık Sendikasyon Kredisi Sözleşmesi Haber

Armada Gıda'dan Uluslararası Kalkınma Finans Kuruluşları ile 110 Milyon Dolarlık Sendikasyon Kredisi Sözleşmesi

Şirket, söz konusu kredi ile Mersin’de planladığı katma değerli ürün işleme tesisi yatırımı Armada-4 ve Kazakistan’daki tesis yatırımlarının finansmanını destekleyecek. Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez, “İmzaladığımız kredi sözleşmesi, sadece finansal bir kaynak değil; Armada Gıda'nın uluslararası ölçekte geldiği noktanın ve geleceğe yönelik vizyonuna duyulan güvenin bir göstergesidir” dedi. Türkiye’nin önde gelen bakliyat, hububat ve katma değerli gıda üreticilerinden Armada Gıda’nın 28 Nisan’da Hollanda Kalkınma Bankası FMO (Nederlandse Financierings Maatschappij voor Ontwikkelingslanden N.V) liderliğinde ön anlaşmasını yaparak kamuoyuna duyurduğu 110 milyon dolarlık uzun vadeli sendikasyon kredisi için 24 Ağustos’ta FMO ve Fransız Kalkınma Finans Kuruluşu PROPARCO (Société de Promotion et de Participation Pour la Coopération Economique S.A.) ile sözleşme imzalandı. Kredi, Armada-4 ve Kazakistan tesis yatırımlarının finansmanını destekleyecek Armada Gıda uzun vadeli sürdürülebilir büyüme stratejileri finansmanında toplam 110 milyon dolarlık uzun vadeli sendikasyon kredisi teminini resmileştiren bu sözleşmeyle ilgili olarak 24 Ağustos’ta Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıklamada bulundu. Şirket açıklamada, söz konusu finansmanın Mersin’de gerçekleştirilmesi planlanan katma değerli ürün işleme tesisi Armada-4 yatırımı ile Kazakistan'da hayata geçirilmesi planlanan bakliyat işleme tesisi yatırımının finansmanına yönelik olarak gerçekleştiğini duyurdu. Sözleşme kapsamında yatırımların çevresel ve sosyal performansı da izlenecek Armada Gıda’nın uluslararası finans çevreleri nezdindeki güvenilirliğini ve büyüme potansiyelini ortaya koyan önemli bir adım olan bu sözleşmenin bir diğer önemli boyutunu ise çevresel ve sosyal etki oluşturuyor. Anlaşma kapsamında Armada Gıda'nın çevresel ve sosyal performansının izlenmesi ve raporlanması öngörülürken; sera gazı emisyonları, istihdam, kadın istihdamı ve küçük ölçekli çiftçiler gibi kalkınma etkisi göstergeleri de takip edilecek. Böylece finansman, şirketin büyüme ve yatırım planlarını desteklemenin yanı sıra çevresel ve sosyal etkilerin ölçüldüğü bir yatırım yaklaşımını da beraberinde getiriyor. Sönmez: “110 milyon dolarlık sendikasyon kredisi, sektörde tek seferde alınmış en büyük yatırım kredilerinden biri” Sözleşmeyi imzaladıkları 110 milyon dolarlık sendikasyon kredisinin bakliyat sektöründe tek seferde alınmış en büyük yatırım kredilerinden biri olduğunu belirten Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez, şu değerlendirmede bulundu: “FMO ve PROPARCO gibi uluslararası kalkınma finansmanı kuruluşlarıyla gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğini, şirketimizin büyüme yolculuğunda ‘küresel ölçekte güvenilir iş ortağı’ olarak konumunu güçlendiren önemli bir kilometre taşı olarak görüyoruz. Bu noktada anlaşmamız, sadece finansal bir kaynak değil, Armada Gıda'nın uluslararası ölçekte geldiği noktanın ve geleceğe yönelik vizyonuna duyulan güvenin bir göstergesidir. Anlaşmanın, önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz yatırımlar için güçlü bir zemin oluşturacağına ve uluslararası paydaşlarımızla iş birliğimizi daha da ileri taşıyacağına inanıyoruz. Şirketimizin uzun vadeli büyüme stratejisine uluslararası ölçekte güçlü bir finansal zemin sunan finansman paketi ile Mersin’de hedeflediğimiz Armada-4 yatırımımızın yanı sıra Kazakistan'daki büyüme planlarımızı destekleyeceğiz. Anlaşma kapsamında çevresel ve sosyal performansımızın izlenmesi ise büyümemizi yalnızca ekonomik sonuçlarla değil, yarattığımız çevresel ve sosyal değerle birlikte değerlendirme anlayışımızı güçlendiriyor. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir ve uluslararası ölçekte rekabetçi büyüme modelimizi kararlılıkla hayata geçireceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Armada Gıda’ya 110 Milyon Dolarlık Uluslararası Finansman Haber

Armada Gıda’ya 110 Milyon Dolarlık Uluslararası Finansman

Türkiye’nin önde gelen bakliyat, hububat ve katma değerli gıda üreticilerinden Armada Gıda’nın 28 Nisan’da Hollanda Kalkınma Bankası FMO (Nederlandse Financierings Maatschappij voor Ontwikkelingslanden N.V) liderliğinde ön anlaşmasını yaparak kamuoyuna duyurduğu 110 milyon dolarlık uzun vadeli sendikasyon kredisi için 24 Ağustos’ta FMO ve Fransız Kalkınma Finans Kuruluşu PROPARCO (Société de Promotion et de Participation Pour la Coopération Economique S.A.) ile sözleşme imzalandı. Kredi, Armada-4 ve Kazakistan tesis yatırımlarının finansmanını destekleyecek Armada Gıda uzun vadeli sürdürülebilir büyüme stratejileri finansmanında toplam 110 milyon dolarlık uzun vadeli sendikasyon kredisi teminini resmileştiren bu sözleşmeyle ilgili olarak 24 Ağustos’ta Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıklamada bulundu. Şirket açıklamada, söz konusu finansmanın Mersin’de gerçekleştirilmesi planlanan katma değerli ürün işleme tesisi Armada-4 yatırımı ile Kazakistan'da hayata geçirilmesi planlanan bakliyat işleme tesisi yatırımının finansmanına yönelik olarak gerçekleştiğini duyurdu. Sözleşme kapsamında yatırımların çevresel ve sosyal performansı da izlenecek Armada Gıda’nın uluslararası finans çevreleri nezdindeki güvenilirliğini ve büyüme potansiyelini ortaya koyan önemli bir adım olan bu sözleşmenin bir diğer önemli boyutunu ise çevresel ve sosyal etki oluşturuyor. Anlaşma kapsamında Armada Gıda'nın çevresel ve sosyal performansının izlenmesi ve raporlanması öngörülürken; sera gazı emisyonları, istihdam, kadın istihdamı ve küçük ölçekli çiftçiler gibi kalkınma etkisi göstergeleri de takip edilecek. Böylece finansman, şirketin büyüme ve yatırım planlarını desteklemenin yanı sıra çevresel ve sosyal etkilerin ölçüldüğü bir yatırım yaklaşımını da beraberinde getiriyor. Sönmez: “110 milyon dolarlık sendikasyon kredisi, sektörde tek seferde alınmış en büyük yatırım kredilerinden biri” Sözleşmeyi imzaladıkları 110 milyon dolarlık sendikasyon kredisinin bakliyat sektöründe tek seferde alınmış en büyük yatırım kredilerinden biri olduğunu belirten Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez, şu değerlendirmede bulundu: “FMO ve PROPARCO gibi uluslararası kalkınma finansmanı kuruluşlarıyla gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğini, şirketimizin büyüme yolculuğunda ‘küresel ölçekte güvenilir iş ortağı’ olarak konumunu güçlendiren önemli bir kilometre taşı olarak görüyoruz. Bu noktada anlaşmamız, sadece finansal bir kaynak değil, Armada Gıda'nın uluslararası ölçekte geldiği noktanın ve geleceğe yönelik vizyonuna duyulan güvenin bir göstergesidir. Anlaşmanın, önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz yatırımlar için güçlü bir zemin oluşturacağına ve uluslararası paydaşlarımızla iş birliğimizi daha da ileri taşıyacağına inanıyoruz. Şirketimizin uzun vadeli büyüme stratejisine uluslararası ölçekte güçlü bir finansal zemin sunan finansman paketi ile Mersin’de hedeflediğimiz Armada-4 yatırımımızın yanı sıra Kazakistan'daki büyüme planlarımızı destekleyeceğiz. Anlaşma kapsamında çevresel ve sosyal performansımızın izlenmesi ise büyümemizi yalnızca ekonomik sonuçlarla değil, yarattığımız çevresel ve sosyal değerle birlikte değerlendirme anlayışımızı güçlendiriyor. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir ve uluslararası ölçekte rekabetçi büyüme modelimizi kararlılıkla hayata geçireceğiz.” Armada Gıda Hakkında: Hububat ve bakliyat sektöründe 33 yıldır faaliyet gösteren Armada Gıda, üretici kimliği, değer zincirindeki konumu, güçlü iş birlikleri ile 90 ülkeyi aşan ihracatıyla bu alanda Türkiye’nin en büyük sanayi şirketleri arasında yer alıyor. Bakliyat, hububat, bulgur, organik ürünler, süper gıda, bakliyat unu, pirinç, glutensiz ürünler ve diğer ürünler olmak üzere toplam 9 ana ürün grubunda üretim yapan Armada Gıda, Mersin’de toplam 137 bin 123 metrekare alana sahip 3 fabrikasında, 11 üretim hattı ile konvansiyonel ve organik ürünleri işlerken, 725 bin ton üretim kapasitesine, 118 bin ton da depolama kapasitesine sahip bulunuyor. Harran ve Viranşehir’de GES projeleri yer alan şirketin hisseleri 2025 yılı başından bu yana borsada işlem görüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Armada Gıda’dan 2026’nın İlk Yarısında Rekor Performans Haber

Armada Gıda’dan 2026’nın İlk Yarısında Rekor Performans

Türkiye’nin önde gelen bakliyat, hububat ve katma değerli gıda şirketlerinden Armada Gıda, 2026 yılı 6 aylık (ilk yarıyıl) finansal sonuçlarını açıkladı. Yüksek operasyonel verimlilik, sürdürülebilir kârlılık odaklı üretim ve agresif ihracat stratejisiyle öne çıkan şirket, yılın ilk yarısında hem ciroda hem de kârlılık rasyolarında tarihi rekor seviyelere imza attı. Net Kâr’da yüzde 395, FAVÖK’te yüzde 96’lık Büyüme Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıklanan 6 aylık finansal tablolara göre Armada Gıda, 2026’nın ilk yarısını güçlü bir bilanço yapısıyla tamamladı. Şirket geçen yılın aynı dönemine göre hasılatını yüzde 49 artırarak 8,20 milyar TL seviyesine çıkartmayı başardı (2025/06: 5,50 milyar TL). Brüt Kâr ise yüzde 48 artışla 1,69 milyar TL’ye yükselirken, Brüt Kâr Marjı yüzde 20,6 olarak gerçekleşti. Armada Gıda’nın Esas Faaliyet Kârı ise önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 111 artış göstererek 1,36 milyar TL’ye ulaştı (2025/06: 642,7 milyon TL). Operasyonel kârlılığın en önemli göstergesi olan Faiz ve Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) ise yüzde 96 artışla 1,44 milyar TL seviyesine çıktı (2025/06: 735,2 milyon TL). Armada Gıda kârlılıkta yakaladığı ivmeyle 2026’nın ilk yarısında net dönem kârını yüzde 395 oranında artırarak 2,05 milyar TL’ye yükseltti (2025/06: 415,8 milyon TL). Büyümenin Motoru: Armada-3 Tesis Yatırımı ve Yeşil Enerji Kârlılıkta yakalanan bu ivmenin arkasında katma değerli ürün yatırımları yer alıyor. Mersin’de devam eden Armada-3 Bakliyat Üretim ve Depolama Tesisi yatırımında genel tamamlanma oranı 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla yüzde 81’e ulaştı. Toplam 44 milyon dolar bütçeli yatırım kapsamında 35,5 milyon dolarlık gerçekleşme sağlanırken; proje bünyesindeki Ekstrüzyon ve Protein Ayrıştırma Tesisi (Armada-3) yüzde 100 tamamlanma oranıyla hazır hale getirildi. Tesis tamamen bittiğinde günlük 4 bin 800 ton bakliyat işleme ve 181 bin 500 ton depolama kapasitesi sunacak. Sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda öz tüketimini karşılamaya yönelik GES yatırımlarına da devam eden şirket; Şanlıurfa Harran’daki santrali aktif olarak işletirken, Viranşehir’deki 19 MW’lık GES projesinin ÇED onaylarını tamamlayarak kurulumunu bitirmiştir. Kazakistan Yatırımı ile Küresel Tedarik Zincirinde Yeni Hamle Uluslararası büyüme stratejisi doğrultusunda hammadde tedarik gücünü artırmayı ve Orta Asya pazarlarında derinleşmeyi hedefleyen Armada Gıda, Temmuz 2026 itibarıyla Kazakistan’da iki yeni şirket kuruluşunu tamamladı: MERGEN KAZAKHSTAN LTD, yüzde 100 Armada Gıda sermayesiyle doğrudan bağlı ortaklık olarak kuruldu. AGROST LTD ise yüzde 50 Armada Gıda ortaklığıyla stratejik iş birliği modeli çerçevesinde faaliyete geçirildi. Bu hamle ile şirket, bölgedeki tarımsal hammadde potansiyelini doğrudan kaynağında işleyerek küresel pazarlara sunma gücünü perçinlemeyi amaçlıyor. Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez: “Katma değerli üretim, yatırımlar ve küresel açılımla büyümemizi sürdürüyoruz” İlk yarıyıl finansal sonuçlarını değerlendiren Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez, büyüme, küresel yatırımlar ve yurtdışına açılma hedeflerine ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “2026 yılının ilk 6 ayında satışlarımızı yüzde 49, FAVÖK’ü yüzde 96 artırırken ihracatın ciromuzdaki payını yüzde 65 seviyesinde koruduk. Elde ettiğimiz yüzde 395’lik net kâr artışı ve 1,44 milyar TL’lik FAVÖK, Armada Gıda’nın üretim gücünün, uluslararası erişiminin ve operasyonel verimliliğinin ulaştığı seviyenin en net göstergeleridir. Önümüzdeki dönemde güçlü büyümemizi nakit üretimiyle desteklemeye, devam eden katma değerli yatırımlarımızı tamamlamaya ve yeni yatırımlarla üretim gücümüzü ileri taşımaya devam edeceğiz. Armada Gıda’nın küresel üretim ve tedarik zincirindeki konumunu daha da güçlendirme hedefimiz doğrultusunda hızla ilerliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Armada Gıda’dan 2026’nın İlk Yarısında Rekor Performans Haber

Armada Gıda’dan 2026’nın İlk Yarısında Rekor Performans

Şirket, FAVÖK’ünü yüzde 96 artışla 1,44 milyar TL’ye taşırken; Mersin’deki Armada-3 fabrika yatırımı ve Kazakistan’da faaliyete geçirdiği yeni şirketleriyle uluslararası büyümesini hızlandırdı. Türkiye’nin önde gelen bakliyat, hububat ve katma değerli gıda şirketlerinden Armada Gıda, 2026 yılı 6 aylık (ilk yarıyıl) finansal sonuçlarını açıkladı. Yüksek operasyonel verimlilik, sürdürülebilir kârlılık odaklı üretim ve agresif ihracat stratejisiyle öne çıkan şirket, yılın ilk yarısında hem ciroda hem de kârlılık rasyolarında tarihi rekor seviyelere imza attı. Net Kâr’da yüzde 395, FAVÖK’te yüzde 96’lık Büyüme Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıklanan 6 aylık finansal tablolara göre Armada Gıda, 2026’nın ilk yarısını güçlü bir bilanço yapısıyla tamamladı. Şirket geçen yılın aynı dönemine göre hasılatını yüzde 49 artırarak 8,20 milyar TL seviyesine çıkartmayı başardı (2025/06: 5,50 milyar TL). Brüt Kâr ise yüzde 48 artışla 1,69 milyar TL’ye yükselirken, Brüt Kâr Marjı yüzde 20,6 olarak gerçekleşti. Armada Gıda’nın Esas Faaliyet Kârı ise önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 111 artış göstererek 1,36 milyar TL’ye ulaştı (2025/06: 642,7 milyon TL). Operasyonel kârlılığın en önemli göstergesi olan Faiz ve Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) ise yüzde 96 artışla 1,44 milyar TL seviyesine çıktı (2025/06: 735,2 milyon TL). Armada Gıda kârlılıkta yakaladığı ivmeyle 2026’nın ilk yarısında net dönem kârını yüzde 395 oranında artırarak 2,05 milyar TL’ye yükseltti (2025/06: 415,8 milyon TL). Büyümenin Motoru: Armada-3 Tesis Yatırımı ve Yeşil Enerji Kârlılıkta yakalanan bu ivmenin arkasında katma değerli ürün yatırımları yer alıyor. Mersin’de devam eden Armada-3 Bakliyat Üretim ve Depolama Tesisi yatırımında genel tamamlanma oranı 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla yüzde 81’e ulaştı. Toplam 44 milyon dolar bütçeli yatırım kapsamında 35,5 milyon dolarlık gerçekleşme sağlanırken; proje bünyesindeki Ekstrüzyon ve Protein Ayrıştırma Tesisi (Armada-3) yüzde 100 tamamlanma oranıyla hazır hale getirildi. Tesis tamamen bittiğinde günlük 4 bin 800 ton bakliyat işleme ve 181 bin 500 ton depolama kapasitesi sunacak. Sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda öz tüketimini karşılamaya yönelik GES yatırımlarına da devam eden şirket; Şanlıurfa Harran’daki santrali aktif olarak işletirken, Viranşehir’deki 19 MW’lık GES projesinin ÇED onaylarını tamamlayarak kurulumunu bitirmiştir. Kazakistan Yatırımı ile Küresel Tedarik Zincirinde Yeni Hamle Uluslararası büyüme stratejisi doğrultusunda hammadde tedarik gücünü artırmayı ve Orta Asya pazarlarında derinleşmeyi hedefleyen Armada Gıda, Temmuz 2026 itibarıyla Kazakistan’da iki yeni şirket kuruluşunu tamamladı: MERGEN KAZAKHSTAN LTD, yüzde 100 Armada Gıda sermayesiyle doğrudan bağlı ortaklık olarak kuruldu. AGROST LTD ise yüzde 50 Armada Gıda ortaklığıyla stratejik iş birliği modeli çerçevesinde faaliyete geçirildi. Bu hamle ile şirket, bölgedeki tarımsal hammadde potansiyelini doğrudan kaynağında işleyerek küresel pazarlara sunma gücünü perçinlemeyi amaçlıyor. Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez: “Katma değerli üretim, yatırımlar ve küresel açılımla büyümemizi sürdürüyoruz” İlk yarıyıl finansal sonuçlarını değerlendiren Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez, büyüme, küresel yatırımlar ve yurtdışına açılma hedeflerine ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “2026 yılının ilk 6 ayında satışlarımızı yüzde 49, FAVÖK’ü yüzde 96 artırırken ihracatın ciromuzdaki payını yüzde 65 seviyesinde koruduk. Elde ettiğimiz yüzde 395’lik net kâr artışı ve 1,44 milyar TL’lik FAVÖK, Armada Gıda’nın üretim gücünün, uluslararası erişiminin ve operasyonel verimliliğinin ulaştığı seviyenin en net göstergeleridir. Önümüzdeki dönemde güçlü büyümemizi nakit üretimiyle desteklemeye, devam eden katma değerli yatırımlarımızı tamamlamaya ve yeni yatırımlarla üretim gücümüzü ileri taşımaya devam edeceğiz. Armada Gıda’nın küresel üretim ve tedarik zincirindeki konumunu daha da güçlendirme hedefimiz doğrultusunda hızla ilerliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.