Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mersin Büyükşehir

Kapsül Haber Ajansı - Mersin Büyükşehir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mersin Büyükşehir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mersin Büyükşehir’den ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ Konulu Farkındalık Eğitimi Haber

Mersin Büyükşehir’den ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ Konulu Farkındalık Eğitimi

Sağlık Bakanlığı’nın çalışmaları doğrultusunda gerçekleştirilen etkinlikte çocuklar ve velilere; sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, hijyen, ağız ve diş sağlığı, ruh sağlığı, afet bilinci ve ilk yardım konularında eğitim verildi. Psikologdan diyetisyene, diş hekiminden fizyoterapiste farklı sağlık profesyonellerinin yer aldığı etkinlikle, çocukların erken yaşta sağlık bilinci kazanmaları ve öğrendiklerini çevreleriyle paylaşarak birer ‘Sağlık Elçisi’ olmaları amaçlandı. MERSİN / ( FOTOĞRAFLI - GÖRÜNTÜLÜ) Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin paydaşlığında, Halk Sağlığı haftası kapsamında Toroslar Çocuk Kampüsü ve Halkkent Çocuk Atölyesi’nde ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ temalı farkındalık ve eğitim etkinliği düzenlendi. Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ çalışmaları doğrultusunda gerçekleştirilen etkinlikte, çocukların erken yaşta sağlık bilinci kazanmaları ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmeleri amaçlandı. Çocuklar ve velilerin katıldığı programda; psikolog, çocuk gelişimi uzmanı, fizyoterapist, diyetisyen, diş hekimi ve ebe gibi sağlık profesyonellerinin yanı sıra, Kızılay ve UMKE ekipleri de yer aldı. Oyun ve uygulamalarla desteklenen eğitimlerde; sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, kişisel hijyen, ağız ve diş sağlığı, ruh sağlığı, afet bilinci ve ilk yardım gibi konularda bilgilendirmeler yapıldı. Etkinlikle çocukların yalnızca sağlık hizmetlerinden yararlanan bireyler değil; aynı zamanda kendi sağlığını koruyabilen, sağlık konusunda doğru kararlar verebilen ve öğrendiklerini hem ailesi hem de çevresiyle paylaşabilen birer ‘Sağlık Elçisi’ olmaları amaçlandı. Öztürk: “Bugünün sağlıklı çocuğu, yarının sağlıklı bireyidir” Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Aile ve Çocuk Şube Müdürü Özay Öztürk, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Halk Sağlığı haftası kapsamında, ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ temasıyla çeşitli eğitim ve farkındalık çalışmaları yürütüldüğünü anlatarak, “Çeşitli stantların bulunduğu etkinlik kapsamındaki oyun ve uygulamalarla desteklenen çalışmalarda psikolog, çocuk gelişimi uzmanı, fizyoterapist, diyetisyen, ebe, Kızılay ve UMKE ekipleri yer aldı. Böylece bedensel sağlık, ruh sağlığı, gelişim, beslenme, ağız ve diş sağlığı, hareketli yaşam, afet bilinci ve ilk yardım gibi konular farklı boyutlarıyla ele alındı” ifadelerini kullandı. Hem çocuklar hem de aileleri için önemli ve faydalı bir etkinlik gerçekleştiğini dile getiren Öztürk, “Katılım sağlayan tüm uzman ekibe teşekkür ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki; bugünün sağlıklı çocuğu, yarının sağlıklı bireyi ve geleceğin sağlıklı toplumudur” dedi. Veliler, Büyükşehir’in tüm çocuk kampüslerinden memnun 2 çocuğunun da Toroslar Çocuk Kampüsü’nden yararlandığını belirten İnci Cin, çocuklarının sosyal hayata daha aktif katılabilmeleri için Büyükşehir’in Çocuk Kampüsleri’ni tercih ettiğini söyledi. Hem kendisinin hem de çocuklarının Toroslar Çocuk Kampüsü’nün etkinliklerinden çok memnun olduğunu kaydeden Cin, ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ aktivitesini de çok faydalı bulduğunu ifade ederek, “Sağlık çalışanları değişik konularda bilgi verdiler. Çocuklar hem nasıl sağlıklı olabileceklerini öğrendiler hem de öğrendikleri bilgi sayesinde çevrelerine faydalı olabilecek konuma geldiler” diye konuştu. Program içeriğinin de oldukça verimli olduğuna dikkat çeken Cin, “Etkinlik sayesinde ne zaman uyuyup ne zaman kalkacaklarını ve nasıl beslenmeleri gerektiğini öğrendiler. Onlar için çok olumlu bir etkinlik” dedi. Toroslar Çocuk Kampüsü velilerinden Kübra Tezcan da düzenlenen etkinliği çocuklar ve veliler açısından değerli bulduğunu belirterek, “Çocuklarımıza çok katkı sağladığını düşünüyorum, gayet mutlu oldular. Diş eğitimi, psikoloji ve beslenme gibi konularda farkındalık kazandılar” dedi. Halkkent Kadın ve Çocuk Atölyesi’nde düzenlenen ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ etkinliğine çocuklarıyla birlikte katılan Sevda Sulhan, özellikle sağlık konusundaki bilgilendirme çalışmalarının her mahallede yapılması gerektiğine dikkat çekti. Sulhan, “Bizler ne kadar bilgilenirsek, çocuklarımızı da o kadar bilgilendirebiliriz. Mahallemizde böyle etkinlikler oldukça, bizler de katılıp çocuklarımıza örnek oluruz. Hepimiz için faydalı oldu. Çok yönlü bir sağlık eğitimi verildi. Çocuklarımız ve biz anneler için de gerekli olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Halkkent Kadın ve Çocuk Atölyesi’ne 3,5 yaşındaki kızı ile katılan Merve Ertuğrul ise etkinliğin özellikle veliler için çok yararlı olduğunu söyleyerek, “Bilmediğimiz çok şey vardı. Mesela 0-3 yaşındaki çocuklarda bazen otizm görülebiliyormuş. Kızımda olan bazı şeyleri de fark ettim. Farklı branşlardan uzmanlar vardı. Çocuğumuzda fark ettiğimiz bazı durumlarla ilgili yönlendirmelerde bulundular. Çocuklarımıza da eğitim verdiler” diye konuştu. Büyükşehir'in düzenlediği etkinliklerden çok memnun olduğunu sözlerine ekleyen Ertuğrul, “Bu tür etkinlikler olduğunda her zaman katılacağız. Çünkü biz de bilgileniyoruz çocuklarımız da bilgileniyor” dedi. Velilerden Özlem Akbaş, Büyükşehir’in tüm çocuk kampüslerinden memnun olduğunu belirterek, “Bizim için de iyi oldu. Bu tür iş birliklerini hem seviyor hem de kaçırmıyoruz. Belediyemize de bizleri düşündüğü için çok teşekkürler” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin’de Sürdürülebilir Ulaşımın Yeni Gücü: Elektrikli Otobüsler Haber

Mersin’de Sürdürülebilir Ulaşımın Yeni Gücü: Elektrikli Otobüsler

Mersin Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı bünyesinde kent içi ulaşımda 8 aydır kullanımda olan ‘Kentin yeni enerjisi’ elektrikli otobüsler, Mersinlilerden gördüğü ilgi ve memnuniyetle öne çıkıyor. Araçlar, sessiz ve konforlu yolculuk deneyiminin yanı sıra çevreye duyarlı ulaşım anlayışıyla da vatandaşların beğenisini kazanıyor. Elektrikli otobüsleri kullanan vatandaşlar, özellikle araçların sessizliği, konforu ve modern yapısından memnun olduklarını ifade ediyor. Yolculuk sırasında motor ve egzoz kaynaklı gürültünün olmaması, kent içindeki ulaşım deneyimini daha sakin ve rahat hale getirirken; araçların çevre dostu yapısı da vatandaşlar tarafından önemli bir avantaj olarak değerlendiriliyor. Elektrikli otobüslerin maliyetlerde sağladığı tasarruf ise sürdürülebilir ulaşımın yanı sıra kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sunuyor. Sıfır egzoz emisyonu, düşük gürültü seviyesi ve enerji maliyetlerinde sağladığı tasarruf gibi avantajlarıyla öne çıkan elektrikli otobüsler, Mersin’de sürdürülebilir ulaşım anlayışının günlük yaşamın bir parçası haline gelmesine katkı sunuyor. Mersin ulaşımında elektrikli dönem memnuniyet getirdi Elektrikli otobüsleri çok konforlu bulan vatandaşlardan Nazife Yılmaz, “Ulaşım açısından daha rahat hissettiriyor. Gürültüyü azaltıyor. Diğer otobüslerde giderken çok gürültü ve uğultu oluyor. Egzoz dumanı olmadığı için çevreye zarar vermiyor. Doğayı koruyor” dedi. Diğer otobüslere kıyasla elektrikli otobüslerin daha seri olduğunu ifade eden Temat Uğur, “Daha sessiz olduğu için yolculuk daha keyifli oluyor. Egzoz olmaması tüm canlılar için çok iyi. Egzozlardan çıkan gazları solduğumuz için sağlık problemleri ortaya çıkıyor. Bu yüzden hem sağlık hem ulaşım hem de konfor açısından çok iyi. Daha çabuk ve daha kullanışlı oluyor” dedi. Uğur, Başkan Seçer’e teşekkürünü ileterek, “Hem öğrenci olarak hem de Mersin halkından birisi olarak sunduğu hizmetlerden çok memnunuz. Hem MERCİ hem öğrenci danışmanlığı, hem otobüsler ve diğer hizmetlerin hepsinden faydalanıyoruz, memnunuz” ifadelerine yer verdi. Kullandığı güzergâhlardaki otobüslerin büyük oranda elektrikli olduğunu ifade eden Görkem Karakuş, “Ben çok memnunum. Klimasından, rahatlığından ve güzergâhından memnunum. Teknoloji çağına giriyoruz. Elektrikliler çevreye daha yararlıysa bunu destekleriz. Teknolojiye ayak uydurulması bence Mersin için çok iyi” diye konuştu. 26 yıldır Mersin’de yaşadığını söyleyen İsmail Sadık Ay, Büyükşehir’in tüm hizmetlerini takdir ettiğini anlatarak, “Vahap Seçer’in hayranıyım. Desteklemeye devam edeceğim. Teknolojilerin verdiği nimetlerden yararlanması çok önemli. Elektrikli otobüs çevre yönünden çok güzel. Konforu da çok güzel. Vatandaş ayakta kalsa bile sarsılma olmuyor. Rahatça gidip geliyoruz. Şoförlerimiz de çok nazik” dedi. Ay, ayrıca Büyükşehir Belediyesi’nin kendisine sunduğu diğer hizmetlerden de çok memnun olduğunu sözlerine ekledi. Elektrikli otobüsleri sıklıkla kullandığını anlatan Kadriye Erdoğan, “Çok memnunuz. Rahat, temiz, sessiz. Çevre açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Mersin’de modern araçların olması çok iyi. Güzel bir şehrimiz var. Herkes de memnun. Belediyemizden de memnun. Çok teşekkür ederim başkanıma. Her zaman arkasındayız” ifadelerine yer verdi. Elektrikli otobüslerin tasarruf yönüne dikkat çeken Kenan Atik, “Hava kalitesi açısından gayet güzel. Sessiz, sakin gidip geliyoruz. Çevresel konular da güzel. Klima sistemi de çok iyi. Şehir içinde elektrikli gayet iyi” dedi. Elektrikli otobüsleri memnuniyetle karşılayan İbrahim Güneş, “Birkaç defa bindim. Sessiz ve rahat. Diğerlerine nazaran gürültü yok. Modern ve konforlu. Çevremize uygun. Doğaya zarar vermiyor. Yağ gibi gidiyor” dedi. Gülnar’dan ziyaret amaçlı geldiğini ve ilk kez elektrikli otobüse bindiğini söyleyen Kiraz Doğru, “Elektrikli otobüse ilk defa bindim. Memnun kaldım. Çevreci, sessiz. Arabamdan daha konforlu” diye konuştu. Vatandaşlardan Hüseyin Altık ise “Memnunuz, çok güzel. Büyükşehir Belediye Başkanımızın çalışmasından da çok memnunuz. Çok şahane. Elektrikli otobüsler çevre açısından temiz, doğayı kirletmiyor. İnsanlara zarar vermiyor. Egzoz dumanı olmadığından dolayı daha da güzel. Çok konforlu” ifadelerine yer verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin Büyükşehir’in Kortlarında Zafer Coşkusu Şampiyonlukla Taçlandı Haber

Mersin Büyükşehir’in Kortlarında Zafer Coşkusu Şampiyonlukla Taçlandı

Mersin Büyükşehir Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği sportif etkinliklerle bayram coşkusunu kentin dört bir yanına taşıdı. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Gençlik ve Spor Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından Macit Özcan Spor Tesisleri’nde gerçekleştirilen ‘30 Ağustos Zafer Bayramı Tenis Turnuvası’, çekişmeli final müsabakalarının ardından düzenlenen ödül töreniyle tamamlandı. Büyükşehir’in ücretsiz tenis kurslarında eğitim alan kursiyerleri bir araya getiren turnuvada sporcular, kadınlar ve erkekler kategorilerinde şampiyonluğa ulaşabilmek için raket salladı. Günler boyunca devam eden karşılaşmalara tatlı bir rekabet ve Zafer Bayramı coşkusu hâkim olurken, kadınlar finalinde Sena Belgin, erkekler finalinde ise Alperen Yıldız rakiplerini geride bırakarak şampiyonluk kupasının sahibi oldu. Finalist sporcuların kupaları takdim edilirken, turnuvaya katılan tüm sporculara da madalya verildi. Ödül töreninde ayrıca ‘En Genç Sporcu’, ‘En Yaşlı Sporcu’, ‘En Centilmen Sporcu’ ve ‘En Mücadeleci Sporcu’ ödülleri sahiplerini buldu. Kuruağaç: “Tenisi Mersin’de daha geniş kitlelere ulaştırmak istiyoruz” Mersin Büyükşehir Belediyesi Tenis Antrenörü Abidin Kuruağaç, turnuvaya gösterilen yoğun ilginin kendilerini çok mutlu ettiğini belirterek, “Böylesine güzel bir katılımı ve bu yoğunluğu beklemiyorduk. Heyecanımız çok yüksek oldu. Biz de sporcularımızla birlikte duygulandık” dedi. 19 Mayıs ve 30 Ağustos dolayısıyla düzenlenen iki turnuvayı geride bıraktıklarını kaydeden Kuruağaç, katılımcıların mutluluğuna ve müsabakalardaki yüksek rekabet gücüne tanıklık ettiklerini ifade ederek, “Çok güzel bir aile ortamımız oldu ve biz bunun devam etmesini istiyoruz. Çocuklarımız da böyle bir ortamda büyüsün; tenisi Mersin’de daha geniş kitlelere ulaştıralım istiyoruz” sözlerini kaydetti. Tenis turnuvaları yıl boyunca devam edecek Önümüzdeki döneme ilişkin turnuva planlamasını da paylaşan Kuruağaç, ilk olarak 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla ‘Cumhuriyet Kupası’, ardından ocak ayının ilk haftasında Mersin’in düşman işgalinden kurtuluşu dolayısıyla ‘Kış Kupası’ düzenlemeyi planladıklarını söyledi. Turnuva heyecanının 19 Mayıs ve 30 Ağustos organizasyonlarıyla devam edeceğini belirten Kuruağaç, yeterli katılım sağlanması hâlinde müsabakaların grup maçları şeklinde düzenleneceğini aktardı. Turnuvaya katılan sporcuların ortaya koydukları performanslarla kendilerini şaşırttığını da sözlerine ekleyen Kuruağaç, “Tenisi sevdirmek, kursiyerlerimizi kendini geliştirmeni sağlamak, bu turnuvaları düzenlemek ve sporcularımızın başarılı olması için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu. Büyükşehir’in ücretsiz kurslarında öğrendiler, kortların şampiyonu oldular Erkekler kategorisinde şampiyon olan avukat Alperen Yıldız, turnuva boyunca heyecanlı ve eğlenceli müsabakalar oynadıklarını belirterek, “Çok mutluyum. Çok güzel maçlar geçti; heyecanlıydı, eğlenceliydi. Güzel maçlar için rakiplerime de teşekkür ediyorum” dedi. Tenise Büyükşehir Belediyesi’nin ücretsiz kursları sayesinde başladığını anlatan Yıldız, “Kurslar da çok güzel ve eğlenceliydi. Bütün maçlar, işin içinde heyecan olduğu zaman biraz zorlu oluyor ama son maçım en zoruydu diyebilirim” ifadelerine yer verdi. Büyükşehir Belediyesi’nin insanları spora yönlendirmesini çok değerli bulduğunu dile getiren Yıldız, “İnsanlara bu konuda çok yardımcı oluyorlar. Sanat alanlarında da dersler olduğunu duydum. Onlara da başvurmayı düşünüyorum. Bence belediye adına gayet güzel bir çalışma” diye konuştu. Kadınlar kategorisinin şampiyonu Sena Belgin ise iki saatten uzun süren çekişmeli final karşılaşmasının ardından büyük mutluluk yaşadığını belirterek, “Çok mutlu ve heyecanlıyım. Kıran kırana bir mücadele oldu. Yaklaşık 2 saat, hatta 2 saatten fazla maç yaptık. Burada olmak ve bu kadar güzel insanla bu heyecanı paylaşmak çok güzel. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz” dedi. Daha önce tenis oynadığını ancak Büyükşehir’in sunduğu imkân sayesinde kendisini daha fazla geliştirdiğini aktaran Belgin, “Belediyemizin bu imkânı bizi çok daha ileri bir seviyeye getirdi. Bulunduğumuz yerden 3-5 adım öne gitmemizi sağladı. Özellikle Abidin Hocamızla birlikte kendimizi geliştirme fırsatı bulduk. Ona da ayrıca çok teşekkür ediyorum. Bu kurslar gerçekten çok faydalı ve bence her vatandaşın yararlanması gereken bir proje. Burada imkânı olan ya da olmayan herkesin gelip stres atması, kendisini geliştirmesi ve bir adım öne taşıması açısından çok faydalı ve bizim için çok değerli. Emeği geçen herkese tekrar çok teşekkür ediyoruz” sözlerini kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin Kent Belleği Ofisi ile Mersin’in Gazete Hafızası Dijital Arşivle Yaşatılıyor Haber

Mersin Kent Belleği Ofisi ile Mersin’in Gazete Hafızası Dijital Arşivle Yaşatılıyor

Geçmiş dönemin haberlerinin yanı sıra kentin sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamına ilişkin önemli bilgiler barındıran gazete arşivi, dijitalleştirme çalışmalarıyla korunuyor. Gazete sayfalarından fotoğraflara, haritalardan eski evraklara, kişisel tanıklıklardan sözlü tarih kayıtlarına kadar kentin geçmişine ait farklı kaynakları bir araya getiren Mersin Kent Belleği Ofisi, Mersin’in ortak hafızasını koruyarak geleceğe taşıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mersin Bellek Ofisi, kentin yakın tarihine ışık tutan yerel basın arşivlerini dijitalleştirerek, geçmişin gazete sayfalarını gelecek kuşaklara taşıyor. Bu kapsamda Tarsus Yeni Ses Gazetesi’nin 1969-2011 yılları arasındaki nüshaları taranarak dijital arşive aktarılıyor. Mersin’in geçmişi, bugün dijital arşivlerde korunarak yarının belleğine bırakılıyor. Önemli bir arşiv çalışmasına imza atılıyor Ofis; kentin yazılı, görsel, sözlü hafızasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla önemli bir arşiv çalışmasına imza atıyor. Çalışmaların önemli başlıklarından birini ise geçmiş dönemlere ait yerel gazetelerin dijitalleştirilmesi oluşturuyor. Bu kapsamda, Tarsus Yeni Ses Gazetesi’nin 1969-2011 yılları arasında yayımlanan nüshaları taranarak dijital ortama aktarılıyor. Yaklaşık yarım asırlık bir döneme yayılan gazete arşivi, yalnızca dönemin haberlerini değil; Tarsus ve Mersin’in sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamına ilişkin çok sayıda ayrıntıyı da geleceğe taşıyor. Gazete sayfalarında yer alan haber, ilan, duyuru, fotoğraf ve çeşitli içerikler; yayımlandıkları dönemin gündelik yaşamına, kentte yaşanan değişimlere ve toplumsal yapıya ilişkin önemli izler barındırıyor. Yıpranan sayfalardan kalıcı dijital hafızaya Zaman içerisinde fiziksel olarak yıpranabilen, kaybolma riski taşıyan veya erişimi zorlaşan gazete nüshaları, dijitalleştirme çalışmaları sayesinde korunuyor. Materyaller yüksek çözünürlükte taranarak teknik kontrollerden geçiriliyor ve arşiv standartlarına uygun dijital formatlarda saklanıyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından oluşturulacak dijital arşivin, yalnızca akademisyen ve araştırmacıların değil, Mersin ve Tarsus tarihine ilgi duyan vatandaşların da kullanımına sunulması planlanıyor. Kent belleği, geçmişten geleceğe uzanan bir köprü… Ofis’in çalışmaları yalnızca gazete arşivlerinin dijitalleştirilmesiyle sınırlı kalmıyor. Ofis, kentin tarihsel, kültürel ve sosyal hafızasını farklı kaynaklardan derleyerek bütüncül bir kent belleği oluşturmayı amaçlıyor. Gazete ve dergilerin yanı sıra fotoğraf, harita, efemera ve eski evrak gibi kentin geçmişine ışık tutan materyaller de arşive kazandırılıyor. Bu çalışmalar kentlerin yalnızca binalar, caddeler ve meydanlardan ibaret olmadığı; ortak hafızanın, kültürel birikimin ve toplumsal deneyimlerin de kentin kimliğini oluşturduğu anlayışıyla yürütülüyor. Mersinlilerin tanıklıkları da kayıt altına alınıyor Yazılı kaynakların yanı sıra sözlü tarih çalışmalarına da önem verilen Ofis’te, Mersin’de doğmuş, yaşamış veya kentin gelişimine önemli katkılar sunmuş kişilerle gerçekleştirilen sözlü tarih görüşmeleri de profesyonel ekipmanlarla kayıt altına alınıyor. Görüşmelerin deşifre edilmesinin ardından elde edilen içeriklerin kitap ve belgesel serileri şeklinde yayımlanması hedefleniyor. Böylece kişisel yaşam öyküleri ve tanıklıklar da kentin yakın tarihinin önemli parçaları olarak korunuyor. Kent tarihi için güçlü bir arşiv oluşturuluyor Tarsus Yeni Ses Gazetesi’nin 1969-2011 yılları arasındaki nüshalarının dijitalleştirilmesi de bu kapsamda, Mersin ve ilçelerinin yakın tarihinin korunması açısından önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Mersin’in geçmişine ait gazete sayfalarından fotoğraflara, haritalardan kişisel tanıklıklara kadar farklı kaynakların korunmasıyla kent belleğinin sürekliliğinin sağlanması; gelecek kuşakların yaşadıkları kenti daha iyi tanımaları ve kentin kültürel mirasına ilişkin farkındalığın artırılması amaçlanıyor. Mersin Kent Belleği Ofisi, geçmişin izlerini koruyarak kentin hafızasını geleceğe taşıyor. Dijital arşiv çalışmaları ise yıllar önce basılmış gazete sayfalarını yalnızca birer tarihi belge olmaktan çıkarıp, kentin değişimine tanıklık eden yaşayan bir kent hafızasına dönüştürüyor. Akça: “Mersin’in kültürel ve sosyolojik geçmişini kayıt altına alıyoruz” Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kent Katılımı ve Sivil Toplum ile İlişkiler Şube Müdürü Başar Akça, Mersin Kent Belleği Ofisi’nin Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer öncülüğünde hayata geçirilen, Mersin’e Değer Katanlar Kurulu’nun (MEDEKA) en güzel projelerden biri olduğunu belirtti. MEDEKA’nın alt kurullarından bir tanesi olan Kent Tarihi Araştırmaları Kurulu’nun önerisiyle çalışmalarına başlayan Ofis’in temel amacının, Mersin’in sahip olduğu kültürel ve sosyolojik geçmişi ve buna bağlı tüm kültürel değerleri araştırmak, tasnif etmek, kayıt altına almak ve dijitalleştirerek gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu söyledi. Akça, “Bu anlamda özellikle Mersin’in yakın dönemine tanıklık edecek her türlü hatıraları; gerek birinci ağızdan, gerek anlatılardan, gerekse de kaynaklardan tarayarak kendi arşivlerimize kaydediyoruz. Sonrasında da kentimizde yaşayan ve ulusalda Mersin’le alakalı araştırma yapmak isteyen herkesin kullanımına sunmak üzere, güzel bir dijital ortama alıyoruz” dedi. Ofis’in sözlü tarih çalışmalarına da devam ettiğini belirten Akça, “Sözlü tarih çalışmalarından elde ettiğimiz verileri deşifre yöntemleriyle kayıt altına alıyoruz. Mersin ve tüm ilçelerimizi kapsayacak şekilde, kent tarihi ve belleğine uygun konularda, uzman tarihçiler ve o dönemin gerçek tanıklarıyla söyleşiler gerçekleştiriyoruz. Bu söyleşilerin tam kayıtlarını alarak dijitalleştiriyoruz” diye konuştu. Akça, Kent Belleği Ofisi’nin yalnızca arşiv ve sözlü tarih çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını da vurgulayarak, “Kent tarihine katkı sunabilecek, ışık tutabilecek sempozyum, çalıştay, panel ve atölye çalışmalarıyla da Mersin Büyükşehir Belediyesi çatısı altında çalışmalarımıza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Sümer: “Gazeteleri dijitale aktararak, aslında kentin hafızasını gelecek nesillere aktarıyoruz” Mersin Kent Belleği Ofisi’nde tarihçi olarak görev yapan Alkım Sümer, Ofis’te tarihçi ve arkeolog kadrolarla birlikte, özellikle kent kültürüyle alakalı önemli çalışmalara imza attıklarının altını çizdi. Sümer, eski gazetelerin dijitale aktarılmasının kent kültürü açısından çok önemli bir çalışma olduğunu ifade ederek, Mersin’in genç bir kent olmasına karşın, ilçelerinin köklü geçmişlere sahip olduğunu ifade etti. Özellikle Tarsus’un uzun yıllardır var olan önemli bir gazete arşivine sahip olduğunu belirten Sümer, “1969’lu yıllarda gazete, sosyal hayat açısından çok önemli. Giderek maalesef değerini yitiriyor. Bunların içerisinde bir yok olma tehdidi var. Gazete için kullanılan ürün yıllar içerisinde nemden, hava şartlarından etkilenerek yok olmaya yüz tutuyor. Biz bunu dijitale aktararak, aslında kentin hafızasını gelecek nesillere aktarmış oluyoruz. Daha sağlıklı bir şekilde, daha uzun yıllar korunabilecek bir hale getiriyoruz. Onun için bu çok değerli bir çalışma. Bunun devamı da gelecek. Sadece Tarsus özelinde değil, diğer ilçelerimizde de bu tarz çalışmalarımız devam ediyor” dedi. Kent dinamiklerinin de çalışmalara önemli katkılar sunduğunu belirten Sümer, “Çünkü biz katılımcı bir anlayışla çalışıyoruz. Mersin’e Değer Katanlar Kurulu (MEDEKA) ve Tarsus’a Değer Katanlar Kurulu (TADEKA) da bu konuda bize yardımcı oluyor. Ellerindeki arşivleri, bilgileri ve koleksiyonları bizimle paylaşıyorlar. Bizler de dijitale aktararak, aslında bunu Mersin’in geleceğine aktarmış oluyoruz” diye konuştu. “Arşivleme işleminde özel programlar ve makineler kullanıyoruz” Dijitale aktarma sürecinin teknolojik bir altyapı ile gerçekleştiğini ifade eden Sümer, “Bir tarayıcının içerisinde bunu tarayarak, ardından bilgisayara, dijitale aktarıyoruz. Saklama kısmı da çok önemli. NAS diske atıyoruz. Çok sağlıklı bir şekilde depoluyoruz. Bu iş ve işlemleri yapan arkadaşlarımız, bilgisayarda özel programlar ve özel makineler kullanıyorlar. Çok kıymetli, kalıcı ve sağlıklı bir hale bürünmüş oluyor bu şekilde” dedi ve yazılı olarak da gazeteleri muhafaza edeceklerinin altını çizdi. “Kent Belleği Ofisi, Başkan Seçer’in vizyonunun bir sonucu olarak çalışıyor” Mersin’in bir balıkçı köyünden dünya kentine dönüşme sürecinin, kentte yaşayan bazı kişilerin tanıklıklarıyla anlam kazandığını belirten Sümer, sözlü tarih çalışmalarının bu açıdan büyük önem taşıdığını söyledi. Sümer, “Bizim yapmış olduğumuz sözlü tarih çalışmaları ve onlardan almış olduğumuz ürünleri hem dijital ortamda hem de oluşturduğumuz müzelerde sergileyecek olmamız, belki de diğer kentlere nazaran çok daha önemli bir hal almış oluyor. Biz de bu tarz ürünleri bulabilmek daha zor. Aslında bizim şu an kaybolmasın diye gösterdiğimiz çaba keşke daha önce gösterilmiş olsaydı. Belki de bir sürü kaybolan ürünler, koleksiyonlar ve en önemlisi kaybolan değerler var. Dinlenecek bir sözü olan, Mersin’in gelişmesine tanıklık etmiş, ama hiçbir şekilde kaydı olmayan insanlar var. Biz bu eksikleri gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi. Bu sürecin, Başkan Seçer’in 2019’da başlatmış olduğu bir kent kültürü süreci olduğunu kaydeden Sümer, “Kent Belleği Ofisi de o vizyonun bir sonucu olarak çalışıyor” diye belirtti. “Kent fotoğrafları da bir hazinedir” Kent Belleği Ofisi’nin yalnızca gazete ve dergilerden oluşan bir arşiv çalışması yürütmediğini sözlerine ekleyen Sümer, kent fotoğraflarının da büyük önem taşıdığını söyledi. Sümer, “Kent fotoğrafları, Mersin’e ait yıkılmış, yok olmuş binaların fotoğrafları bir hazinedir. Biz onlara ulaşmak için çaba sarf ediyoruz. İyi de bir yol kat ettiğimizi düşünüyoruz. Umarım böylece, Mersin’in geleceği artık daha çok incelenebilir, üzerine tezler ve kitaplar yazılabilir bir hal alır. Kent belleği ve Mersin Kent Belleği Ofisi; geçmişten geleceğe uzanan bir köprüdür” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’ Kentin Üreten Yüzü Oldu Haber

‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’ Kentin Üreten Yüzü Oldu

Mersin Büyükşehir Belediyesi Kariyer Merkezi koordinasyonunda hayata geçirilen ‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’, açıldığı günden bu yana gençlerin, girişimcilerin, profesyonellerin, öğrenci topluluklarının ve sivil toplum kuruluşlarının yoğun ilgisini görüyor. Üniversite–sanayi–kent iş birliğini güçlendiren yeni nesil bir gelişim ekosistemi sunan merkez; farklı alanlarda çalışan ve üreten insanları ortak bir zeminde buluşturarak, bilgi ve deneyim paylaşımının önünü açıyor. Garaj Mersin ve Kampüs Mersin, farklı alanlarda çalışan ve üreten insanları ortak bir zeminde buluşturuyor Garaj Mersin; üniversiteli gençlerin kariyer planlamalarını yapabilecekleri, girişimcilik hayallerini geliştirebilecekleri ve fikirlerini projeye dönüştürebilecekleri yaratıcı bir gelişim alanı olarak hizmet verirken; mentorluk ve koçluk görüşmeleri ile de proje sunumlarına ev sahipliği yaparak, gençlerin eğitim hayatından profesyonel yaşama daha donanımlı geçmelerini destekliyor. Kampüs Mersin ise iş dünyası temsilcilerinden sivil toplum kuruluşlarına, akademisyenlerden profesyonel yöneticilere ve girişimcilere kadar geniş bir kesime hitap ediyor. Modern toplantı ve eğitim salonları, bireysel çalışma alanları, kurumsal eğitimler, paneller, söyleşiler, networking buluşmaları ve marka etkinlikleriyle kentin profesyonel yaşamına yeni bir soluk kazandırıyor. Akıllı üyelik ve rezervasyon sistemi, hızlı internet erişimi, teknolojik donanımı, merkezi konumu ve kullanıcı dostu tasarımıyla dikkat çeken merkez; çalışmak, öğrenmek, üretmek ve yeni iş birlikleri kurmak isteyenlerin ortak adresi olarak dikkat çekiyor. Adnan Menderes Bulvarı üzerinde, sahile yakın ve kolay ulaşılabilir bir noktada bulunan ‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’, merkezi konumuyla da ziyaretçilere önemli bir avantaj sağlıyor. Birgül: “Girişimcileri ve bir fikri olan herkesi, merkezi deneyimlemeye davet ediyorum” Teknopark’ta yazılım şirketi bulunan Bilgisayar Mühendisi Deniz Birgül, merkezin evine yakın olması dolayısıyla gün içerisindeki çalışmalarını çoğunlukla burada sürdürdüğünü anlattı. Ortak çalışma ortamının fikir alışverişine ve yeni iş birliklerinin kurulmasına olanak sağladığını vurgulayan Birgül, “Burayı çok beğendiğim için, ofisimden çok burayı kullanmayı tercih ediyorum. Bence güzel bir yer. Hem serin hem de sahile yakın olduğu için ferah bir yer” ifadelerini kullandı. Girişimcileri ve bir fikri olan herkesi merkezi deneyimlemeye davet eden Birgül, “Tüm girişimci arkadaşlarımız ya da fikirleri olanların ve kendine bir şeyler katmak isteyen arkadaşlarımızın burayı deneyimlemesi gerektiğini düşünüyorum. Burada bir şeyler tartışabiliyor ve toplantılar yapabiliyoruz” dedi. Düşünmez: “Merkezde farklı yazılım geliştiricileri ve girişimcilerle tanışma fırsatı buluyoruz” Google Developer Groups (GDG) Mersin Organizatörü ve Yazılım Geliştiricisi Çağlanur Düşünmez; yazılımcıların, geliştiricilerin ve sivil toplum kuruluşlarının ortak bir alanda buluşmasının kentteki etki gücünü artırdığını söyledi. Garaj Mersin’in, farklı ekosistemleri bir araya getiren önemli bir fiziksel buluşma noktası olduğunu vurgulayan Düşünmez, “Bizim için Garaj Mersin, fiziken buluşabileceğimiz bir alan oldu. Burada her ekosistemi bir arada toplayabiliyoruz ve bu çok büyük bir etki. Mersin’de böyle bir fiziki alanın bulunması, ekosistemi çok ciddi bir şekilde güçlendirdi. Artık dışarıya bakmak yerine; ‘Garaj Mersin’e gideyim, kampüste mutlaka birilerini bulurum, birileriyle tanışır ve bu ekosistemin içine dâhil olabilirim’ diye düşünmeye başladım” diye konuştu. Google etkinliklerini planlarken ve toplantılarını gerçekleştirirken Garaj Mersin’den yararlandığını anlatan Düşünmez; farklı yazılım geliştiricileri ve girişimcilerle tanışarak, projelerini nasıl geliştirebileceği konusunda deneyim kazandığını belirtti. Merkezde katıldığı LinkedIn eğitiminin de kendisine önemli katkı sağladığını ifade eden Düşünmez, “Burada LinkedIn eğitimine katıldım. Ne kadar verimli kullanabileceğimi öğrendim. İş alanında önemli bir yere sahip olduğunu da bu etkinlik sayesinde öğrenmiş oldum” sözlerini kaydetti. Çınar: “Hem konumu hem de etkinlikler gereği çok kullanışlı bir yer” Web geliştiricisi Pelin Çınar da mesleki faaliyetlerini yürüten kişiler açısından böyle bir merkezde bulunmanın çok kıymetli olduğunu ifade etti. Garaj Mersin’i kullanmaya başladıktan sonra çok sayıda geliştiriciyle tanıştığını anlatan Çınar, “Network alanı için muhteşem bir yer. Geliştiriciler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektördeki firmalar için bağdaştırıcı bir yer olması bizler için çok kıymetli” dedi. Merkezin start-up geliştiricilerine kendilerini tanıtabilecekleri ve etkinlik düzenleyebilecekleri alanlar sunduğunu aktaran Çınar, “Hem konumu hem de etkinlikler gereği çok kullanışlı bir yer” ifadelerini kullandı. Salar: “Garaj Mersin ve Kampüs Mersin, farklı disiplinlerden insanları bir araya getiriyor” TeknoSanat Akademisi Sanat Direktörü Aslı Salar ise ‘Garaj Mersin’ ve ‘Kampüs Mersin’in farklı disiplinlerden insanları bir araya getiren yapısının, kendi oluşumlarıyla benzer yönler taşıdığını söyledi. Salar, “Hem yeni insanlarla hem de aynı dili konuşabileceğimiz insanlarla bir araya geliyoruz. Daha güzel işler ve daha güzel atılımlar yapabileceğimiz fırsatlar ve insanlar bulunca çok heyecanlanıyoruz” dedi. Gençler, ‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’in verimli çalışma ortamından memnun Yaklaşık 1,5 aydır merkezden yararlanan Ramazan Kemanlı, sessiz ortamı sayesinde derslerine daha rahat odaklanabildiğini söyledi. Merkezin konumu ve deniz manzarasının çalışma motivasyonunu artırdığını dile getiren Kemanlı, “Genelde burada yazılımcılara ve mühendislere çok fazla olanak sağlanıyor. CV eğitimleri olsun, kariyer danışmanlığı eğitimleri olsun gerçekten güzel eğitimler veriyorlar. Mersin’de böyle bir yerin olması, bizim için aslında çok büyük bir şans” sözlerini kaydetti. Merkezi kullanan gençlerden Akça Satmaz, personelin ilgili yaklaşımının yanı sıra merkezin teknolojik, konforlu ve sessiz yapısından memnun olduğunu ifade etti. Düzenlenen eğitimlerden de yararlandığını aktaran Satmaz, “Geçen günlerde mülakat tekniği eğitimi almıştım ve çok yararlandım. Bana çok katkı sağladığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Psikolog Güneş Naz Karaca, yaklaşık 2-3 aydır kullandığı merkezin temiz, sakin ve ihtiyaçlara cevap veren yapısıyla kendisini mutlu ettiğini belirterek, “Burada istediğim her imkâna ulaşabiliyorum. Çok güzel etkinlikler ve toplantılar oluyor. Yeni arkadaşlar edindim. Bazı seminerler de veriliyor ve bunların hepsi bize katkı sağlıyor” diye konuştu. Tıbbi Sekreterlik mezunu Esmagül Sarcan, merkezin yalnızca çalışma alanı değil, eğitim ve etkinliklerle kişisel gelişimi destekleyen çok yönlü bir buluşma noktası olduğunu vurgulayarak, “Burası çok güzel bir alan. Çok verimli bir yer. Burada etkinlikler ve eğitimler oluyor. Onlara da katılma imkânım oluyor. Sınavdan sonra da buraya gelmeyi düşünüyorum” dedi. Gıda Teknikerliği mezunu olan Rabia İspir ise kütüphanelerde çoğu zaman yer bulamadıkları için merkezi tercih ettiklerini belirterek, sunulan çalışma ortamından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Merkezin, kullanıcıların ihtiyaçlarına cevap veren konforlu bir yapıya sahip olduğunu ifade eden İspir, “Çok konforlu. Suyumuz, çayımız her zaman oluyor. Klimalı, masalar geniş ve sessiz bir ortam. Çok memnunum” ifadelerini kullandı. Öğrenci Sami Güngör de merkezi ders çalışmak amacıyla kullandığını belirterek, “Bazı arkadaşlarımızın evde çalışacak alanı olmayabilir. Bizim için bir alan açmış oluyor burası” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin'de 50 Yıllık Yol Sorunu Büyükşehirle Çözüldü Haber

Mersin'de 50 Yıllık Yol Sorunu Büyükşehirle Çözüldü

Gülnar’da ulaşım ağında önemli hizmetlere imza atan Mersin Büyükşehir Belediyesi, sorumluluk alanı dışında kalan bölgelerde de çalışmalar yaparak, yurttaşın ulaşımını kolaylaştırıyor. Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri; Anamur, Aydıncık, Bozyazı ve Gülnar’da yaşayan vatandaşların 50 yıldır kullandığı ve bugüne kadar hiçbir çalışma yapılmayan yolda çalışma başlattı. Büyükşehir’in sorumluluk alanında olmamasına rağmen Gülnar ilçesinde yer alan Gülnar ilçesinde yer alan Taşoluk ve Halifeler Mahallelerine ait 9 kilometrelik yolda gerçekleşen çalışma konforlu bir ulaşım imkânı sağladı. Çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte üreticiler, yaylacılar ve bölgeyi ziyaret eden vatandaşlar daha güvenli ve konforlu ulaşım imkânına kavuştu. Mersin Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in ‘merkezde ve kırsalda kaliteli ve konforlu yol’ ilkesinden hareketle çalışmalarını sürdürüyor. Ekipler, Mersin’de üretimin kalbi olan Anamur, Aydıncık, Bozyazı ve Gülnar’da kronik hale gelen ulaşım sorununu çözmek için, elini taşın altına koymaya devam ediyor. Yol çalışmalarının tamamlanmasıyla beraber, özellikle yaz aylarında binlerce üretici, yaylacı ve turistin ulaşımında güvenli ve konforlu bir sayfa açıldı. Dinç: “20 gün gibi kısa bir sürede altyapı ve sıkıştırma işlemlerini tamamladık” Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Gülnar Koordinasyon Sorumlusu Volkan Dinç, “Bu yol Gülnar, Bozyazı, Aydıncık ve Anamurlu vatandaşlarımızın, hem yaylacılık hem de ürettikleri ürünleri taşımaları için sıklıkla kullandığı bir hat özelliği taşımaktadır. Aslında söz konusu Taşoluk-Ayalan-Söğüt yolu, Büyükşehir Belediyemizin sorumluluk ve görev alanında bulunan bir güzergâh değil. Ancak yıllardır asfaltlanmamış olması sebebiyle, bölge halkından çok yoğun şikâyet ve talep alıyorduk. Bunun üzerine yoğun bir mesai ile altyapı ve sıkıştırma işlemlerini 20 gün gibi kısa bir sürede tamamladık” dedi. Çift kat sathi kaplama ve asfaltlama işlemini 9 kilometrelik bir güzergâhta yaptıklarını kaydeden Dinç, “Sorumluluk alanımızda olmasa bile yıllardır süregelen bu kronik sorunu çözüme kavuşturmaktan ve bu yolu güvenli, konforlu bir şekilde vatandaşlarımızın hizmetine sunmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz” sözlerine yer verdi. Gülnarlı muhtarlar, Akdeniz ve Toroslar’ın yükünü taşıyan yolun yapılmasından memnun Söz konusu yolun Akdeniz ile Toroslar’ın atar damarı olan bir yol olduğunu söyleyen Gülnar ilçesi Taşoluk Mahallesi Muhtarı Özgür Ceran, “Bu yol 1980’li yıllarda açıldı ve 46 yıl sonra asfaltla tanışacak” diyerek, emek veren herkese teşekkür etti. Mersin’in 4 ilçesini bu yolun birbirine bağladığını kaydeden Gülnar Yarmasu Mahallesi Muhtarı Mustafa Güneş, “Vatandaşın ulaşımı için mükemmel oldu. Vahap Başkanımıza çok teşekkür ediyorum” dedi. Halifeler Mahallesi Muhtar Azası Muhammed Kar, “Bu yol birçok köyle bağlantısı olduğu için çok önemli. Yarım asırlık sorunumuz ortadan kalktı” şeklinde konuştu. İshaklar Mahallesi Muhtarı Adem Köroğlu, “Deniz ile yaylayı kavuşturan bir yol. Biz Torosların Yörükleriyiz. Yörük varsa ülke ayakta durur. Yörükleri ayakta tutmak için çalışan Vahap Başkanımıza çok teşekkür ederim” ifadelerine yer verdi. Aydıncıklı üreticiler ve yaylacılar artık konforlu bir yol kullanacak Kronik hale gelen bir sorunun Büyükşehir sayesinde çözülmesinden büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Aydıncık ilçesi Karadere Mahallesi Muhtarı Erkan Uslu, “Bu yol göç için sürekli kullandığımız bir yoldu. Başkanımız Vahap Seçer, ‘Bu bizim vatandaşlarımıza bir borcumuz ve sözümüz’ diyerek bize büyük bir sürpriz yaptı” dedi. Bozyazılı vatandaşlar, ‘yapılmaz’ denilen yolun Büyükşehir ile yapılmasını kutluyor Bozyazı ilçesi Ardıçlıtaş Mahallesi Muhtarı Fethi Karatay, “Yıllardır özlemini çektiğimiz bir çalışma yapılıyor. Burası kesinlikle yapılamaz denilirdi, ama şimdi yapılıyor” diye konuştu. Yolun kendileri için manevi ve tarihi bir önemi olduğunu ifade eden Bozyazı ilçesi Tekeli Mahallesi Muhtarı Mustafa Gilik, 5 nesildir kullandıkları yolun asfalta kavuşacağı için heyecanlı olduklarını belirterek, “Yolun yapılması Vahap Başkanıma nasip oldu. Mahalle sakinlerim adına teşekkür ederim” şeklinde konuştu. Yılın tamamında kullandıkları bir yol olduğunu söyleyen Bozyazı ilçesi Elmakuzu Mahallesi Muhtarı Yusuf Şakir, “Yaklaşık yarım asırdır çekilen bir sıkıntıydı. Bu zamana kadar çok yere başvurduk, ama hiçbir sonuca varamadık. En sonunda Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından asfalt dökülecek. Büyük bir hizmet oldu, vatandaşımız rahat edecek” dedi. Yolun uzun bir süredir yapılması için uğraştıklarını söyleyen Bozyazı ilçesi Gözsüzce Mahallesi Muhtarı Ahmet Yıldız, Büyükşehir ekiplerine emekleri için teşekkür etti. Uzun zamandır söz konusu yolun yapılması için mücadele ettiklerini söyleyen Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Muhtarı Ahmet Gül, “Vahap Başkanım sağ olsun, çalışma bugüne nasip oldu. Toz toprak idare ediyorduk, ama şimdi başkanım sayesinde toz toprak görmeyeceğiz” dedi. Yoldan geçmenin çok zor olduğunu, ama artık bu sorunun ortadan kalkacağını söyleyen Bozyazı ilçesi Dereköy Mahallesi Muhtarı Gürel Bolluk, “Doğasıyla çok zengin bir bölgemiz var ve özellikle tarım açısından da çok önemli bir yol burası. Yapıldığı için çok mutluyum” ifadelerini kullandı. Yol yapıldığı için Başkan Seçer ve ekibine teşekkür eden Bozyazı ilçesi Gözce Mahallesi Muhtarı Murat Yakışır, “Nesiller boyu buradan binek hayvanlarıyla göç yapılmış. Bu zamana kadar yapılması için çok mücadele verilmiş. Vahap Başkan bunu duyar duymaz direkt ilgilendi ve 3-4 ay içinde yollarımızı yapmaya başladı” diyerek, emek veren herkese teşekkür etti. Yolun bağlantısı olan birçok mahallede akrabası olduğunu söyleyen Diş Hekimi Kutlay Özcan, “Çocukluğum bu yollarda ve tarlalarda geçti. Hayatta istediğim en büyük şey bu yolun bir an önce bitmesiydi. Çünkü yol çok dar ve kullanışsızdı. Vahap Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Yıllardır beklediğimiz bu yol nihayet asfaltlanıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin Büyükşehir Silifke Rehabilitasyon ve Yaşam Alanı Can Dostların Güvenli Limanı Haber

Mersin Büyükşehir Silifke Rehabilitasyon ve Yaşam Alanı Can Dostların Güvenli Limanı

Mersin Büyükşehir Belediyesi⁠ Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Silifke Cemil Sungur Hayvan Rehabilitasyon Bakımevi ve Yaşam Alanı, sahipsiz ve yardıma ihtiyaç duyan hayvanlar için güvenli bir yaşam alanı olmaya devam ediyor. Bugün itibarıyla yaşam alanında 400 köpek ile 105 kedi misafir edilirken, burada bulunan can dostların yalnızca temel ihtiyaçları karşılanmıyor; aynı zamanda sevgi, ilgi ve şefkatle yeni yaşamlarına hazırlanıyorlar. Veteriner hekimler ve personelin titiz çalışmaları sayesinde yaralı, hasta veya bakıma muhtaç hayvanlar sağlıklarına kavuşurken, sosyalizasyon süreçleri de destekleniyor. Burada her can dosta bir yaşam hakkı ve yeni bir başlangıç fırsatı sunuluyor Merkezde 2022 yılından bu yana yürütülen çalışmalar kapsamında 4 bin 656 köpek ve 1961 kedi kısırlaştırıldı. Kontrolsüz popülasyon artışının önüne geçilmesi ve sokak hayvanlarının yaşam koşullarının iyileştirilmesi amacıyla sürdürülen bu çalışmalar, kent genelindeki hayvan refahına da önemli katkı sağlıyor. Tedavi hizmetleri kapsamında ise 7 bin 473 yaralı ve hasta köpek ile 3 bin 677 kedi sağlığına kavuşturularak yeniden yaşamla buluşturuldu. Uzman ekiplerin özverili çalışmaları sayesinde birçok hayvan ikinci bir şans elde etti. Yaşam Alanı’nın en sevindirici başarılarından biri ise sahiplendirme çalışmaları oldu. Bugüne kadar bakımevinden toplam 429 köpek ve 96 kedi sıcak yuvalarına kavuştu. Yeni aileleriyle buluşan can dostlar, yaşam alanında gördükleri ilgi ve sevginin ardından, kalıcı yuvalarında yeni bir hayata adım attı. Sadece bir rehabilitasyon merkezi olmanın ötesinde, sevgi ve merhametin hissedildiği bir yuva niteliği taşıyan merkez, sahipsiz hayvanların güven içinde yaşamlarını sürdürebilmeleri için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Burada her can dosta bir yaşam hakkı ve yeni bir başlangıç fırsatı sunuluyor. Akpınar: “Şu an mevcutta 400 köpeğimiz, 105 de kedimiz var” Mersin Büyükşehir Belediyesi Silifke Cemil Sungur Hayvan Rehabilitasyon Bakımevi ve Yaşam Alanı ile ilgili bilgi veren Sorumlu Veteriner Hekim Muhammed Akpınar, Yaşam Alanı’nın 500 köpek ve 250 kedi kapasitesi olduğunu söyleyerek, “Şu an mevcutta 400 köpeğimiz, 105 de kedimiz var. Bunların birçoğu tedavi görüyor” dedi. Mut, Gülnar ve Silifke ilçe belediyeleri tarafından da kedi ve köpeklerin getirildiğini kaydeden Akpınar, “Biz 3 ilçenin sokak hayvanlarının tedavi, rehabilite ve kısırlaştırma işlemini yapıyoruz. Hayvanların tedavisi tamamlanınca da ilçe belediyelerine geri veriyoruz. Onlar da doğal yaşam alanlarına bırakıyorlar. Burada 7/24 esasıyla çalışıyoruz. Bakımevimize gelen hayvanlar, personelimizin ilgisi ve şefkatiyle kısa sürede iyileşiyorlar” ifadelerini kullandı. Akpınar, son olarak Yaşam Alanı’nın hafta içi 13.00-15.00 saatleri arasında ziyaretçi kabul ettiğini sözlerine ekledi. Akın: “Hepsinin aşılarını, tedavilerini ve diğer bakımlarını yapıyoruz” Silifke Cemil Sungur Hayvan Rehabilitasyon Bakımevi ve Yaşam Alanı’nda kedi padokları bölümünden sorumlu Veteriner Teknikeri Seda Akın, “Sabah gelir gelmez önce genel durumlarını kontrol ediyoruz. Gerekirse ilaç ve tedavilerine başlıyoruz. Ameliyat olması gerekenlerin ameliyatlarını yapıyoruz. Kısırlaştırma işlemlerini gerçekleştiriyoruz. Kısırlaştırmayı yaptıktan sonra rehabilite ediyoruz. Sağlıklarına kavuşturuyor ve sahiplendirilene kadar misafirimiz oluyorlar” dedi. Tüm kediler ile tek tek ilgilendiklerini kaydeden Akın, “Hepsinin aşılarını, tedavilerini, bakımlarını yapıyoruz. Yemek ve temizlik konusunda, yardımcı personel arkadaşlarımız devreye giriyor. Hepsiyle tek tek ilgileniyor, hepsini çocuğumuz gibi görüyoruz” ifadelerine yer verdi. “Sıcak yaz günlerinde can dostlarımızı susuz bırakmayalım” Yaz aylarının gelmesi dolayısıyla vatandaşlara da bir çağrıda bulunan Akın, “Konuşamadıkları için bizlerden bir şey isteyemiyorlar. Yaz ayları geldi. Avlanma içgüdüleri var ve açlığa dayanabilirler belki ama susuzluğa dayanamazlar. Her vatandaşımızın mutlaka evlerinin veya iş yerlerinin önüne bir kap su, az da olsa bir mama koymalarını tavsiye ediyoruz” diye konuştu. Vatandaşlara hayvan sahiplenmeleri konusunda da önerilerde bulunan Akın, “Vatandaşlarımız buraya gelip istedikleri kedi ve köpeği sahiplenebilirler. Sahiplenilen hayvanın kısırlaştırma işlemini de ücretsiz yapıyoruz. 2 sene boyunca mama, aşı ve tedavi desteği de sunuyoruz” dedi. Yılmaz: “Onların bizim bakımımıza ihtiyaçları var” Hasta köpek padokları bölümünden sorumlu Veteriner Hekim Abdulkadir Yılmaz, sabah ilk iş olarak padokları gezip hayvanların genel durumunu kontrol ettiklerini söyledi. Yılmaz, hepsiyle tek tek ilgilendiklerini kaydederek, “Onların bizim bakımımıza ihtiyaçları var. Biz de bu bilinçle hareket ederek, hepsine tek tek sevgiyle ve ilgiyle yaklaşıyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

'Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’  Haber

'Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’ 

Hamzabeyli Köyümüz Atölye ile başlayan gezide Mersin’in coğrafi işaretli ürünü kan portakalı ve mahallede kalkınma başlıkları konuşuldu. Tarsus Eshab-ı Kehf Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nde ise misafirler, Tarsus’un Sarı Ulak Zeytin’ini tatma şansı yakaladı ve üretim aşamasına şahit oldu. ‘Akdeniz’in Mirası, Toprağın Kimliği’ sloganıyla Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ev sahipliğinde düzenlenen ‘Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’ programı kapsamında Mersin’e gelen birbirinden değerli konuklar Hamzabeyli Evimiz Atölye ile Eshab-ı Kehf Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni ziyaret etti. Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde düzenlenen programda; konuklar büyükşehir tarafından hayata geçirilen Hamzabeyli Evimiz Atölye’de coğrafi işaretli ürünlerin kadınlar tarafından nasıl katma değerli ürün haline getirildiğini gördü. Ayrıca kooperatifleşmenin en iyi örneklerinden olan Tarsus Eshab-ı Kehf Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni de ziyaret eden konuklar, Tarsus’un coğrafi işaretli Sarı Ulak Zeytini’ni de görme ve tatma şansı yakaladı. Mersin’in değerlerine dikkat çekilen geziye, Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer ve Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Abdullah Selçuk Şahutoğlu eşlik etti. Gezide; Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜciTA) Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, Akdeniz Üniversitesi Coğrafi İşaretler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zanbak, Türk Patent ve Marka Kurumu Sınai Mülkiyet Uzmanı Gonca Ilıcalı, Kamu ve STK İlişkileri Direktörü Derya Kılıç, Turuncu Eller Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Gürsel Appa, Hatay Defne Kadın Kooperatifi Başkanı Nesrin Deli, Antre Gourmet Berrin Bal Onur ve Çamlıyayla Dudu Ana Slow Food Üreticisi Muttalip Eker yer aldı. Hamzabeyli Köyümüz Atölye ile başlayan gezide Mersin’in coğrafi işaretli ürünü kan portakalı ve mahallede kalkınma başlıkları konuşuldu. Mahallelinin de yer aldığı toplantıda katılımcılar bilgilerini mahalleli ile paylaştı ve fikir alışverişi yapıldı. Ardından Tarsus Eshab-ı Kehf Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni ziyaret eden konuklar, Tarsus’un Sarı Ulak Zeytin’ini tatma şansı yakaladı ve üretim aşamasına şahit oldu. Şahutoğlu: “Geleceğin coğrafi işaretlerde olduğunu düşünen bir belediye olarak coğrafi işaretlere önem gösteriyoruz” Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, ‘Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’ programını kentteki coğrafi işaretli ürünlerin hem tanıtılması hem korunması hem de yaygınlaştırmasını sağlamak amacıyla düzenlediklerinden söz ederek, “Biz, coğrafi işaretli ürünlerle bir geleceğin inşa edilebileceğini, geleceğin coğrafi işaretlerde olduğunu düşünen bir belediye olarak coğrafi işaretlere önem gösteriyoruz. Bu kapsamda da Mersin ilinde var olan 24 tane coğrafi işaretli ürüne ek olarak Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak çalışmalar yürütüyoruz. 5 ürünü de başvuru aşamasına getirdik. Şehrin genelinde, iklimin güzel olduğu, toprakların verimli olduğu bir coğrafyada çok daha güzel ürünlerin coğrafi işaretle işaretlenebileceğini ve bunların korunabileceğini biliyoruz. Bu anlamda da çalışmaları yürütüyoruz” dedi. Saha programı hakkında da detaylı bilgiler paylaşan Şahutoğlu, kentin coğrafi işaret potansiyeli açısından çok ciddi bir noktada olduğuna değinerek, “Desteklendiği ve çalışmalar hızlandırıldığı anda da birçok üründe coğrafi işaret alınabilecek pozisyondayız. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak 2024 yılında Gülnar Kişniş Üzümü’ne coğrafi işaret aldık. Yine Mersinden Kadın Kooperatifi’nin başvurusuyla Mersin Kan Portakalı’nın coğrafi işaretine destek veren kurumuz. Bugünlerde de yaptığımız çalışmayla Bozyazı Gölevezi, Kravga Eriği gibi ürünler olmak üzere toplam 5 üründe de coğrafi işaret çalışmalarını yürütüyoruz. Potansiyeli yüksek bir coğrafyadayız ve güçlü bir belediyeyiz. Bunun bilincinde olan bir belediyeyiz. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak da bu çalışmalara hız vererek, var olan bu potansiyeli açığa çıkartacağız” diye belirtti. Prof. Dr. Tekelioğlu: “Türkiye’de bugüne kadar coğrafi işaretlerde gerçekleştirilmiş üretici yoğunluklu ilk etkinlik oldu” YÜciTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, ‘Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’ programının çok etkileyici bir program olduğunun altını çizerek, işin başından itibaren Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer ile birlikte kentte yapacakları etkinlikte üreticilerin yoğunlukta olmasını istediklerini kaydetti. Prof. Dr. Tekelioğlu, “Salona ayağımı atar atmaz gördüğüm manzara beni çok etkilendi, gözlerim yaşardı. Çünkü biz yıllardır bu tür etkinlikleri yapıyoruz ama salonda çok az üretici oluyor. Mersin’de salon tamamen doluydu ve mevcutların yüzde 90’ı kadındı. Türkiye’de bugüne kadar coğrafi işaretlerde gerçekleştirilmiş üretici yoğunluklu ilk etkinlik oldu. Bu bakımdan kutluyorum. Gerçekten başarılı oldu ve katılımcılar hep üreticilerdi. Üreticilerden maceralarını, hikâyelerini ve sorunları dinledik, birlikte tartıştık. Gerçekten etkileyiciydi” dedi. Hamzabeyli Köyümüz Atölye Projesi’nden de çok etkilendiğini kaydeden Prof. Dr. Tekelioğlu, “Türkiye’nin bu tür projelere çok ihtiyacı var. Bu Anadolu’da kırsal kesimin kalkınması, kırsalda yaşayan kadınların üretim sürecine, ekonomiye entegre olmaları demek. Bunlar sevindirici işler. Çünkü kadınlara özellikle kırsalda çok önemli roller düşüyor. Çünkü toprağın bereketini, ürünün kalitesini, bölgenin lezzetlerini geleceğe taşıyan kadınlar oluyor. Onlar sayesinde bütün bu işler gerçekleşiyor. Ben bu hareketleri, eylemleri, faaliyetleri ve çalışmaları yerinde görmekten çok mutlu oldum” diye belirtti. Bu çalışmanın örnek olmasını temenni eden Prof. Dr. Tekelioğlu, belediyelere bu bakımdan çok büyük görevler düştüğünü dile getirdi. Kırsalın ayağa kalkması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Tekelioğlu, Türkiye’de geri dönüşe ihtiyaç olduğunu sözlerine ekleyerek, “Kırsal boşaldı, şimdi yavaş yavaş özellikle Covid olayından sonra kırsala dönüşler başladı. Bu dönüşler bir anlamda bu tür etkinlikleri de güçlendiriyor. Ben çok sevindim ve mutlu oldum” ifadelerine yer verdi ve Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Mersinden Kadın Kooperatifi’ni çalışmaları adına kutladı. Mersin’in coğrafi işaret potansiyelinin çok yüksek bir kent olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tekelioğlu, Mersin’in şu anda 24 tane coğrafi işaretli ürünü olduğuna değinerek, bu rakamın çok daha yüksek olması gerektiğini dikkat çekti. Prof. Dr. Tekelioğlu, “Bu bilinçlenme son derece önemli. Mersin Kan Portakalı konusunda Mersinden Kadın Kooperatifi çok ilgilendi, biz de YÜciTA olarak çok destekledik. Ürüne tescilli alındı, coğrafi işaretle buluşturuldu. Bu gelişmeler çok olumlu ve şimdi üretim arttı. Mersinden Kadın Kooperatifi’nin çabalarıyla Mersin Kan Portakalı Hamzebeyli’de hayat buldu. Bu köy Mersin Kan Portakalı’nı üretiyor. Bu atölyede portakal işleniyor. Katma değer yaratılıyor” dedi. Coğrafi işaretlerin ülkenin geleceğinde çok önemli rolü olduğunu sözlerine ekleyerek, bunların katma değer, istihdam ve gelir yaratan ürünler olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tekelioğlu, coğrafi işaretli ürünlerin çoğaltılması gerektiğini kaydetti ve “Mersinden Kadın Kooperatifi’nin bu bakımdan yaptığı işler çok anlamlı. Diğer ürünlerde de bunu yapmak lazım. En önemlisi Mersin’in coğrafi işaret potansiyelinin bir an önce gün yüzüne çıkartılması için il düzeyinde ayrıntılı coğrafi işaretler envanterinin yapılması gerekli. Bu envanter yapıldıktan sonra coğrafi işaretlerle buluşturulması ve tescil başvurularının yapılması gerekiyor. Umarım ileride tescillenmiş coğrafi işaret sayısı 80’lere, 100’lere ve daha fazlasına ulaşır. O zaman kısal kesimde çok yüksek bir refah artışı olacak. İnsanlar daha müreffeh koşullarda yaşayacaklar. İstihdam artacak. Her şey Mersin için” dedi ve Mersin’de olmaktan duyduğu memnuniyeti aktardı. Zanbak: “Beklentimizin üstünde bir etkinlikti” Akdeniz Üniversitesi Coğrafi İşaretler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zanbak, programın dolu dolu geçtiğini ve programın düzenlenme aşamasında yoğun bir çalışma gerçekleştirildiğini aktardı. “Programın konsepti her bir oturumda çok iyi irdelendi. Bir sonraki aşamada üreticilere mikrofon uzatıldı bu açıdan daha önceki katıldığım programlardan bu programı ayıran temel özellik buydu. Beni etkileyen bir diğer konu da özellikle üretici kadınların, kooperatiflerin ve birliklerin baştan sona program da yer alması oldu” dedi. Mersin’in coğrafi işaret profilini değerlendirerek konuşmasını sürdüren Zanbak, Mersin’in gerek iklimi gerekse tarım alanındaki verimliliği açısından tescillenebilecek daha fazla ürünü olduğuna dikkat çekti. İlerleyen süreçlerde yapmış oldukları görüşmelere bağlı olarak, Mersin’de kamu kesimine ve üreticilere coğrafi işaret envanterleri ile ilgili bir eğitim vereceklerini de sözlerine ekleyen Zanbak, hem Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne hem de Mersinden Kadın Kooperatifine teşekkür ederek, “Güzel bir etkinliğin olacağını tahmin ederek geldik fakat beklentimizin üstündeydi. Ben çok etkilendim” sözlerine yer verdi. Appa: “Mersin Büyükşehir ile gurur duydum ve kıskandım” Kente yaptığı 2 günlük ziyaretinde katıldığı toplantılarda Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik adına A’dan Z’ye bir ‘sosyal belediyecilik’ kavramını yüzde 100 yerine getirdiğini gözlemlediğinden söz eden Turuncu Eller Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Gürsel Appa, “Ben bununla gurur duydum ve biraz da kıskandım. Ben de bir coğrafi işaretli ürünün işlendiği kooperatif başkanıyım. Bu bir ayrıcalık. Bunun kıymetini bilmemiz gerekiyor. Kendi bölgemizin özelliklerini taşıyan, kendine has lezzetiyle bu ürünleri sadece biz tüketmemeliyiz. Bunu ürüne erişimi olmayan kesimlere de ulaştırmak için katma değerli ürünler haline getirerek, yılın 12 ayına yayarak, tüm insanlara ulaştırmamız gerektiğini düşünüyorum. Ben kendi kooperatifim adına bu çabayı yıllardır veriyorum” dedi. Mersin’de kadın üreticilere de büyük önem verildiğine dikkat çeken Appa, “Burada gördüğüm kadarıyla üretici kadınlar da belediyenin o sonsuz katkılarıyla bu çaba yoluna girmişler. Mutlaka başaracaklar. Çünkü Mersin Büyükşehir Belediyesi ile halkın arasındaki diyaloğa imrendim. O samimiyete hayran kaldım. 2 gündür haz aldığım en güzel toplantı diyebilirim. Burada olmaktan çok mutluyum. Burada gördüklerim, öğrendiğim bilgileri kendi bölgeme de götürmeyi planlıyorum. Mersin Büyükşehir Belediyesi yetkililerine, Başkanımız Sayın Vahap Seçer’e, eşi Meral Hanım’a ve Yavuz Hoca’ya çok teşekkür ediyorum. Mersin’den İzmir’e çok dolu bilgilerle gidiyorum” diye belirtti. Appa son olarak, “Kadının olduğu yer cennet oluyor. Çünkü ‘Ana’ derler, toprağa da; ‘Toprak Ana’ derler. Bir ana hep üretiyor. Her kadının aile, bölge ve ülke ekonomisine katkısı asla inkar edilemez. Nüfusumuzun yarısı kadın olduğu düşünülünce bu istihdamı ülke ekonomisine kazandırmak gerekiyor. İşte bu yol da buralardan geçiyor” ifadelerini kullandı. Onur: “ Burada etkileşimin içinde olmak gurur verici” Programda çok değerli katılımcıların olduğunu ve seyirci kısmında üreticileri görmenin çok değerli olduğunu söyleyen Antre Gourmet Berrin Bal Onur, “Bu tür etkinliklerde amaç bir değer zincirinin bir araya getirilmesiydi ve burada amacı çok net bir şekilde gördük. Hem sunumlarda hem sahada kooperatiflerin gücünü, kooperatiflerin kurumsal yapılaşma süreçlerinin ne kadar istekle ve aslında bir amaca dönük gerçekleştiğini izledik. Geldiğimden beri çok etkilenerek dolaşıyorum. Belediyenin çok değerli katkıları var. Çok bilinçli ve süreci, zemini iyi oturtulmuş, üzerine de sağlam tuğlalar ekleniyor ve bunların planlı bir şekilde yapılması halinde Mersin'i bir kooperatif merkezi olarak görürüz. Mersin’i kadın gücünün çok etkin olduğu ama kooperatifçiliğin çok gelişeceği bir nokta olarak görmekten çok büyük memnuniyet duydum. Programda üreticiler de çok mutluydular. O etkileşimin içinde olmak da ayrıca gurur vericiydi” ifadelerini kullandı. Mersin’in gastronomi alanında çok iyi bir noktaya geldiğini ve zemininin sağlam olduğunu belirten Onur, kentteki tüm kamu kurum ve kuruluşlarının bir uyum içerisinde çalışması halinde ülkenin çok daha ileri gideceğini ifade etti. Onur, “Etkinlik, hakikaten çok ilham verdi bana, çok etkilendim ve mutlu oldum. Bu davet için çok teşekkür ediyorum. Kentin bütün kaynakları kendini programa entegre etmese biz bu hisleri hissedemeyiz. Hep söylediğimiz bir şey var, kaynaklarımız çok zengin, ülkemizin varlıkları çok zengin. Bir tarım toplumuyuz ama kaybettiğimiz bir kültürel doku var. Muhakkak ortak bir amaca hizmet etmemiz lazım. Mersin’de bunun gelişmiş olduğunu görmek, iyiye gittiğini görmek çok mutluluk verici” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin Büyükşehir’in Tiyatro Kurslarında Perde Kursiyerler İçin Açıldı Haber

Mersin Büyükşehir’in Tiyatro Kurslarında Perde Kursiyerler İçin Açıldı

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin her yaştan Mersinli’yi sanatla buluşturduğu tiyatro kursları final yaptı. Aylar boyunca sahne disiplini, beden kullanımı, doğru ifade ve oyunculuk üzerine eğitim alan kursiyerler, hazırladıkları oyunları seyirciyle buluşturmanın heyecanını yaşadı. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Şehir Tiyatrosu tarafından verilen tiyatro kursları, yılsonu gösterileriyle tamamlandı. 7-9 yaş ve 10-13 yaş grubu ‘Çocuklar için Drama Eğitimi’, 14-17 yaş grubu ‘Gençler için Tiyatro Kursu’ ve 18 yaş üzeri ‘Yetişkinler için Tiyatro Kursu’nda 8 ay boyunca eğitim alan kursiyerler, ayrı ayrı hazırlanan gösterilerle yalnızca bir oyun sahnelemedi; emeklerini, cesaretlerini ve sahne deneyimlerini de izleyiciyle paylaştı. Temel tiyatro eğitiminin yanı sıra; kendini ifade etme, ekip çalışması, özgüven ve sahne deneyimi kazanma fırsatı bulan 76 kursiyer, seyirciden büyük alkış aldı. Kursiyerlerden 7 kişi ise tiyatro serüvenine konservatuvar hazırlıklarıyla devam ediyor. Şehir Tiyatrosu’nun 2025-2026 sezonu boyunca çocuk, genç ve yetişkin tiyatro kurslarında eğitim alarak oyun sahneleyen yurttaşların başarılı bir süreç geçirdiğini söyleyen Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Sanatçısı ve Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Ceren Özmen, birbirinden güzel oyunlarla sezonu sonlandırdıklarını belirtti. Kursiyerlerin, emek ve heyecanlarıyla harmanladıkları performanslarını sergilediklerini söyleyen Özmen, her zaman olduğu gibi, bu sanat yolculuklarında da yanlarında olan Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e de teşekkür etti. Bu süreçte Bremen Mızıkacıları, Çehov Kısaları, Kabare ve Shakespeare Ansiklopedisi adlı oyunların sahnelendiğini kaydeden Özmen, katılım belgelerini alan kursiyerlerin böylece süreci tamamladıklarını belirtti. Bu süreçte Bremen Mızıkacıları, Çehov Kısaları, Kabare ve Shakespeare Ansiklopedisi adlı oyunların sahnelendiğini kaydeden Özmen, katılım belgelerini alan kursiyerlerin böylece süreci tamamladıklarını belirtti. Yılmaz: “Kısa sürede ekip olmaya çalıştık ve bunu başardık” 8 ay boyunca sıkı bir çalışmanın sonunda oyunları sahnelediklerini söyleyen Şehir Tiyatrosu oyuncularından Emre Yılmaz, “Hayran olduğum gençler tanıdım. 8 aydır varını yoğunu ortaya koyan gençler gördüm. Bu eğitim sürecinde sahne teknikleri üzerine çok fazla çalıştık, ama daha fazla ekip olmaya çalıştık ve ekip olmayı becerdik” dedi. Seyircinin kendilerini hiç yalnız bırakmadıklarını da söyleyen Yılmaz, “Tahminimizden daha fazla seyirciyi görmek bizleri çok mutlu etti. Umarım seyircimiz her zaman Mersin Şehir Tiyatrosu ile beraber kalır” ifadelerini kullandı. Seyirciler, kursiyerlerin oyunculuklarına hayran kaldı Oyunu çok beğendiğini belirten seyircilerden Fatma Betül Bali, “Ben de tiyatrocuyum ve bu oyuna arkadaşım sayesinde geldim. Oyuncuların performansını çok beğendim ve özellikle yaşattıkları anları çok beğendim” dedi. Kuzenini sahneden izlemeye gelen Asya Güneri, “Daha önce de tiyatroya gitmiştim, ama bu kadar deneyimli değillerdi ve kendilerine güvenmiyorlardı. Çok eğlenceli ve keyifli geçti. Bizlere bu anı yaşattığı için Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ederim” diye konuştu. Böyle bir organizasyona geldiği için kendini çok şanslı hissettiğini söyleyen Fatih Sarıtaş, “Emeği geçen bütün ekibe ayrı ayrı teşekkür ederim. Büyükşehir’in tiyatro salonuna ilk defa geliyorum ve geldiğim için de kendimi çok şanslı hissediyorum. Başkanımız Vahap Seçer’e ve emeği geçen herkese teşekkür ederim” ifadelerini kullandı. Mersin’e yeni taşındığını ve etkinlikleri çok beğendiğini söyleyen Özkan Çoban, “Tiyatroyu çok beğendim, çok etkileyiciydi” derken, oyunu beğendiğini söyleyen bir başka tiyatrosever İbrahim Duru, “Bu tür etkinlikler, gençlerimiz için çok güzel bir sosyal faaliyet ve güzel bir alışkanlık” diye konuştu. Oyunu çok başarılı bulduğunu söyleyen Neslihan Duru, “Böyle bir projeyi gerçekleştirip sergilediği için yönetmeni tebrik ediyorum ve bizlere ulaştırdığı için teşekkür ediyorum. Ayrıca bu imkanları gençlere tanıdığı için Başkanımız Vahap Seçer’e de teşekkür ediyorum” dedi. Şehir Tiyatrosu’nun sahnesini ilk kez izlediğini söyleyen Feryal Özdemir, “Gerçekten çok yetenekli insanlar var. Genel olarak oyunu da zaten çok beğendim. Gayet kaliteli işler çıkıyor gördüğüm kadarıyla” ifadelerini kullandı. Çocuklar da sahnede dostluğun önemini anlattı Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin tiyatro kurslarında eğitim alan çocuklar da aylar süren hazırlıkların ardından ilk kez sahneye çıkmanın heyecanını yaşadı. ‘Bremen Mızıkacıları’ oyunuyla izleyici karşısına çıkan minik kursiyerler; yalnızca oyunculuk becerilerini değil, dostluk ve birlikte üretmenin önemini de sahneye taşıdı. Sahnede tavşan karakterini canlandıran Mina Selçuk oyunun dostluğu anlattığını belirterek, “Ben oyunda tavşan karakteriydim. Oyun, dostluğu anlatıyor. Çok güzeldi ve çok eğlendik. Öğretmenlerimize teşekkür ederim” dedi. Ekim ayından bu yana kursa gittiğini söyleyen Selçuk, “Çok uğraştık, çok çabaladık. Sonunda güzel bir oyun sergiledik” ifadelerini kullandı. Oyunda eşek karakterini canlandıran Asaf Çakmak da sahne heyecanını paylaşarak, “Bu aslında benim ikinci oyunumdu. Ama eğlenceliydi. Dostluğun önemi ve beraberliğin gücünü anlatan bir şey olduğu için çok beğendim” diye konuştu. Veliler, Büyükşehir’in çocuklara yönelik sanatsal faaliyetlerinden memnun Kızını ve oğlunu Büyükşehir’in tiyatro kursuna gönderen Mehmet Şahinoğlu, kursların çocuklar için önemli bir fırsat olduğunu belirterek, “Biz elimizden geldiğince, çocuklarımızı bütün etkinliklere göndermeye çalışıyoruz. Çünkü bu etkinlikler, çocuklarımız için geleceğe yatırım amacı taşıyor. Başkanımıza çok teşekkür ediyor ve bunların devamının olmasını da istiyoruz” diye belirtti. Neslihan Çakmak ise tiyatronun çocuklar üzerinde sosyal ve psikolojik açıdan olumlu etkiler bıraktığını ifade ederek, “Oğlum için böyle bir topluluk içerisinde olmak, bir topluluk içerisinde hareket etmek ona gerçekten çok iyi geldi. Sosyal ve psikolojik olarak çok güzel etkileri oldu. Çok memnunuz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.