Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mesleki Eğitim

Kapsül Haber Ajansı - Mesleki Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mesleki Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye, Uluslararası BJCP Tadım Sınavına İlk Kez Ev Sahipliği Yaptı Haber

Türkiye, Uluslararası BJCP Tadım Sınavına İlk Kez Ev Sahipliği Yaptı

Yenilik Atölyesi'nde düzenlenen sınav, Türkiye'nin uluslararası standartlardaki mesleki eğitim ve teknik değerlendirme süreçlerine ev sahipliği yapması açısından önemli bir adım niteliği taşıyor. Beer Judge Certification Program (BJCP), bira değerlendirme ve hakemlik alanında uluslararası geçerliliğe sahip bir sertifikasyon programı olarak uygulanıyor. Program kapsamında gerçekleştirilen uygulamalı sınav, adayların teknik değerlendirme, tat algılama, proses bilgisi ve ürün geliştirme yetkinliklerinin uluslararası BJCP kriterleri doğrultusunda ölçüldüğü sertifikasyon sürecinin uygulamalı aşamasını oluşturuyor. BJCP sertifikasyon sürecinde adayların öncelikle kapsamlı çevrim içi teorik yeterlilik sürecini başarıyla tamamlamaları gerekiyor. Ardından gerçekleştirilen uygulamalı sınavda katılımcılar, kendilerine sunulan numuneleri kör değerlendirme yöntemiyle analiz ederek uluslararası BJCP kriterleri doğrultusunda değerlendirme raporları hazırlıyor. Hazırlanan raporlar BJCP merkezine iletiliyor ve uluslararası değerlendirme sürecinin ardından sonuçlar açıklanıyor. Sınav, yalnızca BJCP tarafından yetkilendirilen Ulusal Seviye ve üzerindeki hakemler tarafından organize edilebiliyor. Avrupa’da bu seviyede bulunan yirmi hakemden yedisi Türkiye’de görev yaparken bunlardan beşi Anadolu Efes bünyesinde yer alıyor. Bu isimler arasında Anadolu Efes Kraft Bira Üretimi ve AR-GE Müdürü Emin Cem Sürer de bulunuyor. Türkiye'deki İlk Resmi BJCP Uygulamalı Sınavını Emin Cem Sürer Organize Etti Türkiye'de gerçekleştirilen ilk resmi BJCP uygulamalı sınavının organizatörü ve uygulayıcısı olan Emin Cem Sürer geçtiğimiz yıl BJCP Ulusal Seviye Hakemi unvanını almış ve bu unvana ulaşan Türkiye’deki ilk hakem olmuştu. World Beer Cup, Indiana Brewers Cup, European Beer Star, Barcelona Beer Challenge gibi dünyadaki çok büyük bira yarışmalarında jürilik yaparak ülkemizi dünya sahnelerinde de temsil etti. Organizasyon (Sınav) kapsamında Almanya ve Polonya'dan BJCP Ulusal Seviye Hakemleri de Emin Cem Sürer’in görevlendirme davetiyle Türkiye'ye gelerek sınavda görev aldı. Avrupa'da dahi sınırlı sayıda gerçekleştirilen bu sınavın Türkiye'de düzenlenmesiyle adaylar, daha önce yalnızca yurt dışında erişebildikleri sertifikasyon sürecine kendi ülkelerinde katılma imkânı buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BSH Türkiye’nin ‘Geleceğin Makine Doktorları’ Programında Kazananlar Belli Oldu Haber

BSH Türkiye’nin ‘Geleceğin Makine Doktorları’ Programında Kazananlar Belli Oldu

Öğrenciler, beyaz eşya teknolojileri alanındaki teorik bilgilerini ve uygulamalı becerilerini sergilerken, program kapsamında BSH Çerkezköy Üretim Fabrikası'nı ziyaret ederek üretim süreçlerini de yakından deneyimledi. BSH Türkiye, gençlerin geleceğe hazırlanmasına ve mesleki gelişimlerinin desteklenmesine yönelik çalışmalarını sürdürürken, sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetişmesine de katkı sağlıyor. Bu kapsamda Geleceğin Makine Doktorları, beyaz eşya alanında eğitim gören öğrencilerin teknik bilgi ve uygulama becerilerini geliştirmelerini, teknisyenlik mesleğini yakından tanımalarını ve geleceğin servis profesyonelleri olarak yetişmelerini destekleyen bir eğitim ve yarışma programı olarak öne çıkıyor. Program aynı zamanda, TEKSİN kapsamında yürütülen BSH Servis Teknisyen Yolculuğu'nun önemli gelişim adımlarından birini oluşturuyor. İstanbul'da düzenlenen final organizasyonunda, Türkiye'nin farklı illerinden başarılı 8 teknisyen adayı bir araya geldi. Öğrenciler, cihazların çalışma prensipleri ve temel bileşenlerinden montaj, arıza tespiti ve onarım süreçlerine kadar uzanan alanlardaki bilgi ve becerilerini teorik ve uygulamalı etaplarda sergileyerek kıyasıya mücadele etti. Üretim süreçlerini yakından incelediler Final programı öncesinde öğrenciler, BSH Çerkezköy Üretim Fabrikası'nı ziyaret ederek servis hizmeti verdikleri ürünlerin üretim süreçlerini yakından inceleme fırsatı buldu. Ziyaret sayesinde öğrenciler, sahada edindikleri teknik bilgileri üretim teknolojileriyle ilişkilendirerek mesleki bakış açılarını geliştirdi. Yarışma sonunda Konya Ahi Evran Mesleki Eğitim Merkezi birinci, Gebze STFA Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ikinci, Bursa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi üçüncü ve Gaziantep 19 Mayıs Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi dördüncü oldu. Final organizasyonu, dereceye giren öğrencilere madalya ve plaketlerinin takdim edilmesiyle sona erdi. Geleceğin Makine Doktorları, teknik bilgi ve becerilerin değerlendirildiği bir yarışma olmanın ötesinde öğrencilerin mesleki gelişimlerini destekleyen, özgüvenlerini artıran ve geleceğin servis profesyonelleri olarak yetişmelerine katkı sağlayan önemli bir öğrenme deneyimi sundu. BSH Ev Aletleri Türkiye CEO’su Alper Şengül konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Geleceğin servis profesyonellerine destek olmak, sektörümüze yaptığımız en değerli katkılardan biri. Geleceğin Makine Doktorları ile mesleki eğitimi gerçek iş deneyimiyle buluşturarak gençlerin teknik yetkinliklerini geliştirmelerine, teknolojiyi sahada deneyimlemelerine katkı sağlıyoruz. Gençlerin teknik mesleklere olan ilgisini artırırken, sektörümüzün ihtiyaç duyduğu yetkin insan kaynağının yetişmesine de destek oluyoruz. Gençlerimize ve sektörümüze değer katacak çalışmaları önümüzdeki dönemde de sürdürmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEV Mesleki Ortaöğretim Bursu  Başvuruları Başladı Haber

TEV Mesleki Ortaöğretim Bursu  Başvuruları Başladı

1967’den bu yana eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek için çalışan Türk Eğitim Vakfı (TEV), mesleki eğitim alan gençlerin eğitim yolculuklarına destek olmayı sürdürüyor. Mesleki ve teknik alanların yanı sıra sağlık, spor ve güzel sanatlar alanlarında eğitim gören lise öğrencilerine sunulan TEV Mesleki Ortaöğretim Bursu’nun yeni dönem başvuruları 1 Eylül–8 Ekim 2026 tarihleri arasında alınacak. Mesleki Ortaöğretim Bursu kapsamında 2026–2027 eğitim-öğretim yılında Türkiye genelinde yaklaşık 4.000 ortaöğretim öğrencisine aylık 3.500 TL karşılıksız burs desteği sağlanacak. Lise eğitimi boyunca devam edecek burs desteğiyle öğrencilerin eğitim giderlerine katkı sağlanması ve öğrenim hayatlarını daha güçlü koşullarda sürdürmeleri amaçlanıyor. Mesleki eğitim alan gençlere çok yönlü destek TEV, Mesleki Ortaöğretim Bursu ile öğrencilerin eğitimlerine devam etmelerine ve gelecek hedeflerine güvenle ilerlemelerine katkı sunuyor. Mesleki eğitim alan gençlerin eğitim yolculuklarını sürdürebilmelerine ve kendilerini geliştirmelerine katkı sunmayı önemseyen vakıf, bu alandaki burs olanaklarını daha fazla öğrenciyle buluşturmayı hedefliyor. TEV bursiyerleri, burs desteğinin yanı sıra kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sunan çeşitli etkinliklerden de yararlanabiliyor. Eğitim programları, mesleki kurum ziyaretleri ve kültür gezileri sayesinde öğrenciler farklı deneyimler kazanırken eğitim gördükleri alanları daha yakından tanıma fırsatı buluyor. Başvurular 1 Eylül’de Başladı TEV’in sunduğu burslar ve başvuru koşulları hakkında ayrıntılı bilgiye www.tev.org.tr adresinden ulaşılabilir. TEV Mesleki Ortaöğretim Bursu başvuruları ise 1 Eylül–8 Ekim 2026 tarihleri arasında burs.obigenc.com adresi üzerinden gerçekleştirilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TİKA Desteğiyle Kazakistan’da Kuaförlük Meslek Atölyesi Açıldı Haber

TİKA Desteğiyle Kazakistan’da Kuaförlük Meslek Atölyesi Açıldı

Astana’da hayata geçirilen atölyenin, 14-18 yaş aralığındaki korunma ve bakım altındaki kız çocuklarına mesleki bilgi ve beceriler kazandırması, yeteneklerini geliştirmelerine ve iş hayatına hazırlanmalarına imkân sağlaması planlanıyor. Uygulamalı eğitimlerle gençlerin özgüvenlerinin ve üretkenliklerinin desteklenerek toplumsal hayata daha güçlü katılımlarına katkı sunulması amaçlanıyor. Açılış programına TİKA Kazakistan Koordinatörü Fuat Erdoğmuş, Özel Sosyal Hizmet Destek Merkezi Müdür Yardımcısı Lyazzat Koshayeva, Kalkınma Elçileri, kurum temsilcileri ve davetliler katıldı. Açılışta konuşan TİKA Kazakistan Koordinatörü Fuat Erdoğmuş, gençlerin yeteneklerini keşfetmelerine, mesleki beceriler kazanmalarına ve geleceğe daha güvenli adımlarla ilerlemelerine imkân sağlayan çalışmaları son derece değerli bulduklarını ifade etti. Erdoğmuş, atölyenin gençler için yalnızca bir eğitim alanı değil, kendi geleceklerini şekillendirebilecekleri yeni bir başlangıç olmasını temenni etti. Projenin hazırlık sürecinde aktif görev alan Kalkınma Elçileri, program boyunca gençlerin yanında yer aldı. Açılışın ardından katılımcılar atölyeyi gezerek eğitim alanını inceledi ve yürütülecek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Kuaförlük Meslek Atölyesi’nin, mesleki eğitim ve uygulamalı çalışmalar aracılığıyla kız çocuklarının meslek edinmelerine ve iş hayatına hazırlanmalarına katkı sağlayan, aynı zamanda toplumsal hayata daha güçlü katılımlarını destekleyen sürdürülebilir bir eğitim alanı olarak faaliyet göstermesi öngörülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanayi ve Meslek Liseleri Güçbirliği Projesi Yeniden Başlıyor Haber

Sanayi ve Meslek Liseleri Güçbirliği Projesi Yeniden Başlıyor

2019 yılında EGSD ve EHKİB iş birliğiyle başlatılan “Sanayi ve Meslek Liseleri Güçbirliği Projesi”, 2026-2027 eğitim öğretim yılında daha sistemli ve sürdürülebilir bir mentorlük modeliyle devam edecek. Projenin temel amacı, öğrencilerin yalnızca okulda aldıkları teorik eğitimle değil, sektörün ihtiyacı olan yetkinlikler ile tanışmalarını sağlamak. Öğrencilerin hazır giyim ve tekstil sektörünü yakından tanımaları, farklı meslekleri ve kariyer olanaklarını görmeleri, firmaların çalışma ortamını deneyimlemeleri ve eğitimlerini sektörün ihtiyaçlarıyla buluşturmaları hedefleniyor. “Öğrenci sektörü tanımadan doğru bir tercih yapamaz” Projenin ilk döneminde İzmir kent merkezinde Moda Tasarım Teknolojileri Alanı bulunan mesleki ve teknik Anadolu liseleri ziyaret edilmiş, sektörün öğrenciler tarafından daha yakından tanınması için çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmişti. Bu kapsamda 10 mesleki ve teknik Anadolu lisesi proje kapsamına alınırken, üye 40 firma ile okullar eşleştirildi. Firma temsilcileri ve okul yönetimleri arasında doğrudan iletişim kurulması sağlandı. Öğrenciler ve öğretmenler firmalara teknik geziler gerçekleştirirken, okulların derslerde ihtiyaç duyduğu kumaş ve aksesuar malzemeleri de sektör temsilcileri tarafından karşılandı. Kariyer günlerinde okulları ziyaret eden sektör temsilcileri, sektörü anlatarak öğrencilerin alan tercihlerini bilinçli şekilde yapmalarına katkı sundu. EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya, projenin temelinde, sektörün kendi geleceğine sahip çıkmasının bulunduğunu belirterek şunları söyledi: “Biz bu projeye sadece okullara destek olalım diye başlamıyoruz. Gençlerimizin sektörü tanımasını istiyoruz. Bir öğrenci çalışacağı ortamı, yaptığı işin nereye dokunduğunu ve önünde nasıl bir kariyer olduğunu gördüğünde mesleğine bakışı da değişiyor. Biz sanayiciler olarak gençlerin sektörümüzü tercih etmelerini bekliyoruz. Bu nedenle sektörümüzün geleceği için meslek liseleriyle daha yakın çalışmayı çok önemsiyoruz.” Akçakaya, projenin gönüllülük esasına dayanmasının da önemli olduğunu vurgulayarak, “Her firmanın yapabileceği katkı farklı olabilir. Önemli olan bu desteğin süreklilik kazanması” dedi. “Meslek lisesi öğrencisi sektörün en büyük potansiyellerinden biri” EHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Çağlar Bağcı, hazır giyim sektörünün güçlü üretim altyapısının devamlılığı için gençlerin sektöre kazandırılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Bağcı: “Sektör olarak bugün nitelikli insan kaynağı konusunda yaşadığımız sıkıntıyı yarının da sorunu haline getirmemeliyiz. Bunun yolu da gençlerle daha okul sıralarındayken buluşmaktan geçiyor. Meslek lisesinde okuyan bir öğrencinin fabrikayı, tasarım ofisini, üretim sürecini görmesi; orada çalışan insanlarla konuşması çok kıymetli. Çünkü mesleğini tanıyan genç, geleceğiyle ilgili kararını da daha bilinçli veriyor. Projenin başında tüm okulları ziyaret ettik, öğretmenlerimiz büyük özveri ve istekle çalışıyorlar onlara şükran borçluyuz. Sanayicinin okulla kurduğu bağ ne kadar güçlü olursa, eğitimdeki ihtiyaçları ve sektördeki değişimi de o kadar doğru anlatabiliriz. Bu nedenle okul-sanayi iş birliğini bir proje dönemiyle sınırlı görmüyoruz” dedi. “Gençlerimize sektörün geleceğinde yerleri olduğunu göstermek istiyoruz” ETHİB Sanayi- Üniversite İş Birliği Eğitim Komitesi Başkanı Tevfik Aksu ise projenin yalnızca öğrencilere yönelik bir destek çalışması olarak değil, sektör ile gençler arasında uzun vadeli bir bağ kurulması açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Aksu, “Proje kapsamında belirlediğimiz 10 meslek lisesini düzenli olarak ziyaret ederek, her bir okulun ihtiyaçlarını yakından takip etmek ve gönüllü olarak okulu sahiplenen firmalarımızın desteğiyle bu ihtiyaçlara birlikte çözüm üretmek istiyoruz. Öğrencilerin tekstil ve hazır giyim sektörünü yakından tanımalarını, sektöre ilişkin farkındalık kazanmalarını ve aidiyet duygusu geliştirmelerini sağlayacak çalışmaların okullarımızda hayata geçirilmesini önemsiyoruz. Gençlerimizin tekstil ve hazır giyimin geçmişten bugüne devam eden, kendilerine farklı kariyer fırsatları sunabilecek ve gelecekte de ihtiyaç duyulacak bir sektör olduğunu görmelerini istiyoruz. Onlara, sektörün kendilerini önemsediğini ve eğitim hayatları boyunca yanlarında olduğunu hissettirebilirsek, bu projenin en önemli amacına ulaşmış olacağız” dedi. “Mentorlük modelini kalıcı hale getirmek istiyoruz” EHKİB Eğitim Komitesi Başkanı Mehmet Peköz ise yeni dönemde projenin daha düzenli bir iletişim ve takip sistemiyle yürütüleceğini belirterek, okullar ile firmaların yalnızca belirli dönemlerde değil, eğitim yılı boyunca iletişim halinde olmasını hedeflediklerini söyledi. Peköz , “Geçmiş yıllarda çok güzel çalışmalar yaptık. Şimdi bu deneyimi daha sistemli bir yapıya taşımak istiyoruz. Güncel iletişim grupları oluşturulacak ve ihtiyaçlar doğrudan ilgili firmalara aktarılacak. Böylece okulların ihtiyaçlarının daha hızlı çözüme kavuşacağına inanıyoruz ” dedi. “Eğitim sadece okulda verilen bir şey değil” EGSD Eğitim Komitesi Başkanı Zeynep San ise sektörün öğrencilerle doğrudan temasın önemine dikkat çekti. San, “Bir öğrencinin bir fabrikaya girip üretimin nasıl yapıldığını görmesi ya da sektörde yıllardır çalışan bir kişinin kendi deneyimini anlatması, bazen saatlerce anlatılabilecek bir konuyu birkaç dakikada anlaşılır hale getiriyor. Bu nedenle sektör temsilcilerinin okullara girmesi ve öğrencilerin de işletmeleri görmesi çok değerli.” diye konuştu. San, geleceğe dönük yeni fikirlerin de proje kapsamında değerlendirilmesini istediklerini belirterek, “Örneğin okullarda bir moda kütüphanesi oluşturulması, öğrencilerin güncel tasarım ve üretim kaynaklarına ulaşabilmesi gibi fikirleri de konuşuyoruz. Burada önemli olan, okulların gerçek ihtiyacını dinlemek ve sektör olarak buna birlikte çözüm üretmek” dedi. Proje kapsamında ; EGSD, EHKİB ve ETHİB Eğitim Komiteleri, projenin yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir çalışma olarak değil, İzmir'de tekstil ve hazır giyim sektörünün geleceği ile mesleki eğitim arasında kalıcı bir köprü kurulması açısından değerlendirilmesini amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güney Afrika’da İşitme Engeli Bulunan Öğrencilere Yönelik Mesleki Eğitim Desteği Haber

Güney Afrika’da İşitme Engeli Bulunan Öğrencilere Yönelik Mesleki Eğitim Desteği

Esvatini Krallığı Eğitim ve Öğretim Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Matsetsa İşitme Engelliler Okulu, ülkenin farklı bölgelerinden gelen ve büyük bölümü sosyoekonomik açıdan dezavantajlı ailelere mensup işitme engeli bulunan öğrencilere eğitim veriyor. TİKA tarafından hayata geçirilen proje ile öğrencilerin uygulamalı mesleki eğitim imkânlarının geliştirilmesi ve üretim odaklı eğitim altyapısının güçlendirilmesi amaçlandı. Proje kapsamında okulun el sanatları, dikiş ve terzilik eğitimlerinde kullanılmak üzere dikiş makineleri, kumaşlar, boncuk ve takı yapım malzemeleri, döşeme ve atölye ekipmanları ile mobil satış faaliyetlerinde kullanılacak mobil atölye/römork temin edildi. Sağlanan donanımla öğrencilerin uygulamalı eğitim süreçlerine katılarak mesleki deneyim kazanmaları ve girişimcilik becerilerini geliştirmeleri hedefleniyor. Açılış törenine TİKA Güney Afrika Koordinatörü Şule Bayar ile Esvatini Başbakan Yardımcılığı Ofisi, Eğitim ve Öğretim Bakanlığı ve Matsetsa İşitme Engelliler Okulu yetkilileri katıldı. Hayata geçirilen proje ile işitme engeli bulunan öğrencilerin üretime katılımlarının artırılması, ekonomik bağımsızlıklarını destekleyecek mesleki yeterlilikler kazanmaları ve okulun uygulamalı eğitim kapasitesinin sürdürülebilir şekilde güçlendirilmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gürsel Baran’dan Gölbaşı’ndaki Taş ve Mermer Firmalarına Ziyaret Haber

Gürsel Baran’dan Gölbaşı’ndaki Taş ve Mermer Firmalarına Ziyaret

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, ATO Doğal Taş, Mermer ve Hazır Beton İmalatçıları Meslek Komitesi'nin organizasyonuyla Gölbaşı Sanayi Sitesi ile Gölbaşı Yurtbey Serpmeleri Bölgesi'nde faaliyet gösteren taş ocakları, taş kesim ve işleme firmaları ile mermer atölyelerini ziyaret ederek, sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Baran'a ziyaretinde, ATO Yönetim Kurulu Üyesi ve Doğal Taş, Mermer ve Hazır Beton İmalatçıları Meslek Komitesi Başkanı Ali İhsan Güçlü ile Komite Üyeleri Serkan Fındık ve Erol Yıldırımoğlu eşlik etti. Gölbaşı Sanayi Kooperatifi Başkanı Mehmet Aktay, Gölbaşı Karma Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Fatih Taştan ve sektör temsilcileriyle bir araya gelen ATO Başkanı Gürsel Baran, üretim süreçlerini yerinde inceleyerek, firmaların talep, beklenti ve çözüm önerilerini dinledi. Gölbaşı'nın doğal taş ve mermer sektöründe Türkiye'nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Baran, "Başta Ankara taşı olarak da bilinen andezit olmak üzere çok sayıda doğal taşın işlendiği bu bölgemiz, hem hammadde üreten hem de işleyerek taşı yüksek katma değerli ürüne dönüştüren güçlü bir üretim altyapısına sahip. Taş ocaklarından kesim ve işleme tesislerine, atölyelerden fabrikalara kadar uzanan güçlü üretim zinciriyle Gölbaşı, Türkiye'nin birçok noktasına olduğu gibi yurt dışına da değer üreten önemli bir merkez konumunda. İnanıyorum ki Gölbaşı'nın sahip olduğu üretim kapasitesi, tecrübe ve girişimcilik ruhu, doğal taş ve mermer sektörümüzü çok daha güçlü noktalara taşıyacaktır. Ankara Ticaret Odası olarak sektörümüzün daha güçlenmesi ve marka değerini daha da yukarılara taşıması için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız" dedi. Doğal taş ve mermer sektörünün üretim, istihdam ve ihracat açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Baran, sektörün ekonomik dalgalanmalardan en az düzeyde etkilenmesini sağlayacak adımların atılması, yeni pazarlara erişimin kolaylaştırılması ve rekabet gücünü artıracak çalışmaların desteklenmesinin önemine dikkat çekti. -NİTELİKLİ İŞ GÜCÜNE VURGU- Nitelikli insan kaynağının geliştirilmesinin sektörün geleceği açısından kritik önem taşıdığını ifade eden Baran, ustalık belgelerinin yaygınlaştırılması ve mesleki eğitim kurumlarıyla sektör arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin de sektörün gelişimine katkı sağlayacağını kaydetti. Meslek liseleri, mesleki eğitim merkezleri ve halk eğitim kurumlarıyla sektör arasında daha güçlü iş birlikleri kurulması gerektiğini vurgulayan Baran, "Gençlerimizin bu mesleği öğrenmesi, usta-çırak geleneğinin devam etmesi ve nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi sektörümüzün geleceği açısından büyük önem taşıyor" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üsküdar Üniversitesi SHMYO'da 3+1 Dönemi Başlıyor! Haber

Üsküdar Üniversitesi SHMYO'da 3+1 Dönemi Başlıyor!

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığı tarafından ön lisans programları için hayata geçirilen 3+1 İşletmede Mesleki Eğitim (İME) Modeli, 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı itibarıyla Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu'nda 8 programda uygulanmaya başlanıyor. Eğitim ile sektör arasındaki köprü güçleniyor Sağlık alanında nitelikli ara insan gücü yetiştirmeyi hedefleyen Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, yeni eğitim modeliyle öğrencilerini yalnızca akademik bilgiyle değil, aynı zamanda güçlü bir saha deneyimiyle mezun etmeyi amaçlıyor. Yeni model kapsamında öğrenciler, ilk üç dönem boyunca üniversitede teorik bilgi ve uygulamalı eğitim alacak, son dönemlerini ise tam zamanlı olarak sektörün içinde geçirerek gerçek çalışma ortamlarında mesleki deneyim kazanacak. Böylece öğrenciler, mezun olmadan önce iş hayatını yakından tanıyacak, bilgi ve becerilerini uygulamaya dönüştürecek ve kariyerlerine önemli bir avantajla başlayacak. Mezun olmadan deneyim kazanacaklar 3+1 İşletmede Mesleki Eğitim (İME) Modeli kapsamında öğrenciler, ilk 3 dönem boyunca üniversitede teorik bilgi ve uygulamalı mesleki eğitimlerini alırken, son dönemlerini ise tam zamanlı olarak sektörün içinde, gerçek çalışma ortamlarında geçirerek mesleki deneyim kazanacak. Model sayesinde öğrenciler, mezun olmadan önce çalışma hayatını deneyimleme fırsatı bulacak; bilgi ve becerilerini gerçek iş ortamında geliştirerek mesleki yetkinliklerini artıracak ve kariyerlerine güçlü bir başlangıç yapacak. Aynı zamanda üniversite-sektör iş birliği güçlenecek, mezunlarımızın istihdam edilebilirliği önemli ölçüde artacak. 8 programda uygulanacak 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı itibarıyla Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu'nda 3+1 İşletmede Mesleki Eğitim Modeli uygulanacak programlar şunlar; “Biyomedikal Cihaz Teknolojisi, Eczane Hizmetleri, Gıda Teknolojisi, Laboratuvar Teknolojisi, Nükleer Teknoloji ve Radyasyon Güvenliği, Optisyenlik, Tıbbi ve Aromatik Bitkiler ve Yaşlı Bakımı.” "İş hayatına hazır mezun" hedefi 3+1 İşletmede Mesleki Eğitim Modeli ile öğrenciler, ilk üç dönemde üniversitede aldıkları teorik ve uygulamalı eğitimi son dönemde iş yaşamında pekiştirecek. Böylece mezun olduklarında yalnızca diplomaya değil, aynı zamanda gerçek iş deneyimine de sahip olacak. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, bu uygulamayla öğrencilerini sektörün ihtiyaç duyduğu bilgi, beceri ve deneyime sahip sağlık profesyonelleri olarak yetiştirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'de İlk Kez “İlaç Üretim Teknolojisi”  Programı Açıldı Haber

Türkiye'de İlk Kez “İlaç Üretim Teknolojisi” Programı Açıldı

Ülkemizde alanında ilk olma özelliğine sahip ve YÖK tarafından onaylanan bu anlaşma ile Kocaeli Üniversitesi Meslek Yüksekokulu bünyesinde “İlaç Üretim Teknolojisi Ön Lisans Programı” kuruldu. Türkiye’nin köklü ilaç firmalarından Santa Farma İlaç, nitelikli insan kaynağı yetiştirme ve üniversite-sanayi iş birliği vizyonu ile sektör için önemli bir adıma imza attı. Santa Farma’nın ilk safhalarından itibaren akademik ve stratejik destek sağladığı, Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Kocaeli Meslek Yüksekokulu bünyesinde açılacak olan “İlaç Üretim Teknolojisi Ön Lisans Programı”, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) tarafından onaylanarak resmi olarak kuruldu. Türkiye’deki üniversiteler arasında sektör odaklı ilk ihtisas programı olma unvanını taşıyan bu iş birliği, ülkemizde ilaç endüstrisinin dönüşümüne destek olacak "İlaç Üretim Teknikerleri" yetiştirmeyi hedefliyor. Çalıştayla Başlayan Süreç YÖK Onayıyla Taçlandı Programın temelleri; 25 Kasım 2025 tarihinde Kocaeli Üniversitesi Kocaeli MYO, GEBKİM MTAL temsilcileri ve fabrika, Ar-Ge, kalite direktörlüklerinin katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı bir çalıştayla atıldı. Sektörün ve akademinin ihtiyaçlarının ortaklaşa masaya yatırıldığı bu çalıştayda, 4 yarıyılı kapsayan ders programları ve öğrenme kazanımları ayrıntılı bir şekilde tasarlandı. 25 Aralık 2025’te Rektörlüğe ve YÖK’e sunulan müfredat mimarisi, 14 Mayıs 2026 tarihinde YÖK tarafından onaylanarak resmiyet kazandı. Klasik Kimya Eğitiminden Yapısal Ayrışma ‘İlaç Üretim Teknolojisi Programı’ ilaç üretim süreç ve tekniklerinin yanı sıra, hijyen GMP/GLP gereklilikleri, validasyon süreçleri ve temiz oda disiplini gibi geleneksel kimya endüstrisinden çok daha katı ve hassas dinamiklere sahip olmasından yola çıkılarak hazırlandı. Mevcut genel Kimya Teknolojisi müfredatının sınırları yerine, tamamen ilaç endüstrisinin uluslararası standart ve uygulamalarına hizmet edecek bir uzmanlık alanı kurgulandı. Türkiye’de Referans Model: %100 İstihdam ve İME Modeli Program, sadece teorik eğitimle sınırlı kalmayıp öğrencileri doğrudan üretim sahalarında, ilaç üretimi ile ilgili laboratuvar uygulamalarına entegre olmuş “İşletmede Mesleki Eğitim” (İME) modelini benimsiyor. Bu doğrultuda öğrenciler: İkinci sınıfta haftanın 2 gününü üniversitede zorunlu teorik derslerle geçirirken, haftanın kalan 3 gününü ise protokol imzalanan ilaç üretim tesislerinde mentor gözetiminde, gerçek üretim ve laboratuvar koşullarında, uygulama ile tamamlayacaklar.Sahada öğrenme modeli sayesinde, ilaç firmalarının genel mezunlarda karşılaştığı 6 ila 12 aylık uzun oryantasyon ve adaptasyon süreçlerine gerek kalmayacak.İlaç endüstrisinin spesifik uzmanlık gerektiren teknik konularında, ihtiyaç duyulması halinde; SANTA FARMA İlaç Sanayi A.Ş. tarafından sağlanacak destekle, sektörden gelen deneyimli profesyonellerden "Misafir Öğretim Elemanı" statüsünde destek alınarak eğitim süreci zenginleştirilecek; ayrıca akademik kadroya yönelik "Eğiticinin Eğitimi" programları organize edilecek.Mezun olan öğrenciler "İlaç Üretim Teknikeri" unvanı alarak, işe başlamaya hazır ve "aranan eleman" profiliyle doğrudan iş bulabilecek. Aynı zamanda Kimya Teknolojisi programıyla karşılıklı Çift Ana Dal (ÇAP) entegrasyonu sağlanarak hibrit yetkinliğe sahip uzmanlar yetiştirilecek. "İlaçta Yerlileşme ve Küresel İhracat Vizyonumuza Stratejik Katkı" Santa Farma İlaç İnsan Kaynakları Direktörü Sema Yetkiner, Türkiye'de bir ilk olan bu vizyoner projenin hayata geçmesinden gurur duyduklarını belirterek şu değerlendirmede bulundu: "80 yılı aşkın köklü geçmişimizden aldığımız güçle, dünya pazarlarındaki yerel ihtiyaçları global standartlarla buluşturan referans şirket olma vizyonumuz doğrultusunda kararlılıkla ilerliyoruz. İlaç sektörü, hata kabul etmeyen yapısı ve küresel otoritelerin yüksek regülasyon beklentilerini, denetimler ile sorgulayan ve sürekliliğini takip eden, çok spesifik bir iş gücü kültürü gerektiriyor. Kocaeli Üniversitesi ile birlikte hayata geçirdiğimiz bu program; ulusal ve uluslararası standartların talep ettiği yetkin, belgelendirilmiş ve pratikten gelen beşerî sermayeyi Türk ilaç sanayisine kazandıracaktır. 'Sıfır Hata' prensibiyle çalışacak bu yeni nesil profesyoneller, ülkemizin ilaçta yerlileşme, operasyonel mükemmellik ve katma değerli ihracat vizyonuna çok stratejik bir katkı sunacaktır. Türkiye’de bir ilk olan bu eğitim modelinin sektöre ve gençlerimize hayırlı olmasını diliyoruz." Santa Farma Fabrika Direktörü Vedat Özbek ise şu değerlendirmeyi yaptı: "GEBKİM OSB’de yer alan, yüksek teknolojiyle donatılmış ve EU/EAEU/ANVISA-GMP belgelerine sahip modern üretim tesisimiz, bu programın en büyük uygulama alanı olacaktır. İlaç üretimi; katı hijyen kuralları, temiz oda disiplini ve hassas regülasyonlar doğrultusunda yüksek operasyonel disiplin ve süreklilik gerektirir. İşletmede Mesleki Eğitim (İME) modeli sayesinde öğrencilerimiz, teorik bilgilerini henüz mezun olmadan üretim sahası koşullarıyla pekiştirme şansı yakalayacaklar. Bu sayede, sektöre adım attıkları ilk gün itibarıyla uzun oryantasyon süreçlerine ihtiyaç duymadan 'Sıfır Hata' kültürüyle çalışabilecek yetkinliğe ulaşacaklar. Santa Farma olarak, hem deneyimli profesyonellerimizle eğitime destek vermekten hem de geleceğin ilaç endüstrisi çalışanlarını küresel standartlardaki tesisimizde sektöre kazandırmaktan büyük bir heyecan ve mutluluk duyuyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.