Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mevlâna

Kapsül Haber Ajansı - Mevlâna haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mevlâna haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Konya, Dokuz Gün Boyunca Festivalin Buluşma Noktası Olacak Haber

Konya, Dokuz Gün Boyunca Festivalin Buluşma Noktası Olacak

Dokuz gün boyunca 148 etkinlikte konserden sergiye, tiyatrodan çocuk etkinliklerine uzanan zengin programıyla ziyaretçilerini ağırlayacak festival, Mevlana'nın mirasını, Çatalhöyük'ün kadim izlerini ve Selçuklu kültürünü sanatla buluştururken, 53 Lezzet Noktası ile Konya'nın gastronomi zenginliğini de keşfetme imkanı sunacak. KONYA’DA 11 FARKLI NOKTADA 148 ETKİNLİK Açılış programına; Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Konya Valisi İbrahim Akın, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. Açılışta konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Konya'nın tarih boyunca ilimle, irfanla ve medeniyetle anılan kadim şehirlerden biri olduğunu belirterek, Çatalhöyük'ten Selçuklu'ya, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan tarihi birikimiyle şehrin geçmiş ile geleceği, kültür ile maneviyatı buluşturan müstesna bir konuma sahip olduğunu ifade etti. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin insanlığa sevgi, hoşgörü ve birlik çağrısı yapan evrensel mirasının ise Konya'nın kültürel kimliğini şekillendiren en önemli değerlerden biri olmaya devam ettiğini söyledi. Konya'nın beşinci kez Türkiye Kültür Yolu Festivali'ne ev sahipliği yaptığını hatırlatan Yazgı, festival kapsamında 11 farklı noktada gerçekleştirilecek 148 etkinlikle şehrin tarihi mekanlarının kültür ve sanatla yeniden hayat bulacağını belirtti. Kılıçarslan Şehir Meydanı'ndaki konserlerden Mevlana Müzesi ve Karatay Medresesi'ndeki sergilere, uygulamalı geleneksel sanat atölyelerinden söyleşilere kadar hazırlanan programın, Konya'nın köklü kültürel mirasını her yaştan ziyaretçiyle buluşturacağını ifade etti. Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin yalnızca kültür ve sanat etkinliklerinden oluşan bir organizasyon olmadığını vurgulayan Yazgı, festivalin şehirlerin kültürel birikimini daha geniş kitlelere ulaştıran, kültür turizmini destekleyen ve şehir ekonomisine canlılık kazandıran önemli bir platform olduğuna dikkat çekti. Festival süresince oluşacak hareketliliğin esnaftan konaklama sektörüne, gastronomiden kültür turizmine kadar pek çok alanda Konya'nın sosyal ve ekonomik hayatına katkı sağlayacağını belirten Yazgı, "Konya Kültür Yolu Festivali, 'Şehirde Festival Var' ve 'Konya'da Birlikteyiz' sloganlarının anlamını en güzel şekilde yaşatacak; bu kadim şehrin sahip olduğu köklü kültür ve sanat birikimini daha geniş kitlelerle buluşturacaktır." dedi. KONYA'NIN GELENEKSEL SANATLARI FESTİVALLE BULUŞTU Açılış programının ardından Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı ve beraberindeki heyet, Karatay Kültür Merkezi'nde ziyaretçilerini ağırlayan "Yaşayan Miras: Konya" sergisini ziyaret etti. Geleneksel el sanatlarının seçkin örneklerini bir araya getiren sergiyi gezen Yazgı, eserleri inceleyerek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Program kapsamında daha sonra Karatay Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen Minyatür Atölyesini ziyaret eden Yazgı, sanatçılarla bir araya geldi. Geleneksel minyatür sanatının inceliklerini yerinde inceleyen Yazgı, festival kapsamında gerçekleştirilen uygulamalı atölyelerin kültürel mirasın yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli katkı sunduğunu belirtti. 53 LEZZET NOKTASI KONYA'NIN GASTRONOMİ MİRASINI TANITIYOR Festival kapsamında oluşturulan 53 Lezzet Noktası, ziyaretçileri Konya'nın Selçuklu'dan günümüze uzanan köklü mutfak kültürüyle buluşturacak. Meram, Karatay ve Selçuklu ilçelerine yayılan gastronomi rotası; etli ekmek, fırın kebabı, bamya çorbası, tirit, Mevlana şekeri ve höşmerim gibi kentin simge lezzetlerinin yanı sıra geleneksel esnaf lokantalarından tatlı duraklarına uzanan zengin bir seçki sunacak. Yerel işletmeleri görünür kılmayı ve Konya'nın gastronomi mirasını sürdürülebilir biçimde tanıtmayı amaçlayan proje, festival deneyiminin önemli duraklarından biri olacak. Festivalin gastronomi programında ev sahibi olarak MasterChef jüri üyesi ve Şef Somer Sivrioğlu yer alırken; konuk şefler Eren Kaşıkçı, Yılmaz Seçim ve Beyza Huri Aydın ile gastronomi yazarı Ebru Erke de festival kapsamında düzenlenecek gastronomi programlarında yer alacak, 18-19 Temmuz tarihlerinde Lezzet Noktalarını ziyaret ederek Konya'nın gastronomi mirasını daha geniş kitlelere tanıtacak. KONYA'DA DOKUZ GÜN BOYUNCA FESTİVAL COŞKUSU YAŞANACAK Festival kapsamında Kılıçarslan Şehir Meydanı'nda gerçekleştirilecek ücretsiz konserlerde Ebru Yaşar, Sinan Akçıl, Sefo, Kıraç, Özcan Deniz, Serkan Kaya, Fatma Turgut, Mert Demir ve Simge müzikseverlerle buluşacak. Program kapsamında ayrıca "Ozanların İzinde, Âşıkların Yolunda: Opera Anadolu'da" konseri, Semâ Mukabeleleri, Türk Sanat Müziği dinletisi, "Züleyha ile Sınırsız Sohbetler" programı ve "Ölümüne Cinayet" tiyatro oyunu da sanatseverlerle buluşacak. Festival süresince Kültür Park'ta kurulacak Çocuk Köyü'nde çocuklar kültür ve sanatla buluşurken; yaratıcı atölyeler, dijital deneyim alanları, geleneksel oyunlar, Karagöz etkinlikleri ve VR Balon Turu ile festival heyecanı her yaş grubuna ulaşacak. FotoMaraton Konya ve FotoMaraton Çocuk etkinlikleri de festival programının öne çıkan başlıkları arasında yer alacak. KONYA'DA TARİH, SANAT VE GASTRONOMİ AYNI ROTADA BULUŞUYOR Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Konya'da gerçekleştirilecek etkinlikler; konserlerden tiyatroya, Semâ Mukabelelerinden sergilere, geleneksel sanat atölyelerinden söyleşilere, gastronomi programlarından çocuk etkinliklerine kadar her yaş grubuna hitap eden zengin içeriğiyle şehrin dört bir yanında sanatseverlerle buluşacak. Festival, 26 Temmuz'a kadar Konya'nın müzeleri, tarihi meydanları ve kültür duraklarında ziyaretçilerini tarih, kültür, sanat ve gastronomiyi bir araya getiren kapsamlı bir programla ağırlamayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye- Endonezya Arasında Bilim ve İrfan Köprüsü!  Haber

Türkiye- Endonezya Arasında Bilim ve İrfan Köprüsü! 

Prof. Dr. Tarhan, "Mevlâna bugün yaşasaydı yapay zekâyı ve sosyal medyayı kullanırdı. Ancak viral olmaktan çok derinliği, alkıştan çok anlam arayışını tercih ederdi. Allah ile 'online' olmayı sağlardı. Mevlâna’yı bilim dünyasına sunmazsak bu bir vebal olur.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve beraberindeki heyet, Endonezya’da 4 gün süren bir dizi stratejik temas ve bilimsel buluşma gerçekleştirdi. Paramadina Üniversitesi ile imzalanan iş birliği protokolü ve Cakarta’da açılan resmi temsilcilikle Türkiye-Endonezya arasındaki eğitim diplomasisi yeni bir boyut kazanırken, Prof. Dr. Tarhan’ın "Mesnevi Terapi" ve "Modern İnsanın Anlam Arayışı" üzerine verdiği konferanslar Endonezyalılar tarafından ilgiyle takip edildi. “Mevlâna bugün yaşasaydı yapay zekâyı kullanırdı” Ziyaretin ilk durağı olan Paramadina Üniversitesi’ndeki "Mesnevi Terapi" panelinde konuşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Batı dünyasının son yıllarda keşfettiği Pozitif Psikoloji disiplininin aslında 700 yıl önce Mevlâna tarafından sistemleştirildiğini ifade etti. Prof. Dr. Tarhan, şu çarpıcı tespitte bulundu: "Mevlâna bugün yaşasaydı yapay zekâyı ve sosyal medyayı kullanırdı. Ancak viral olmaktan çok derinliği, alkıştan çok anlam arayışını tercih ederdi. Allah ile 'online' olmayı sağlardı. Mevlâna’yı bilim dünyasına sunmazsak bu bir vebal olur. O, narratif terapi ve bibliyoterapi yöntemlerini asırlar önce hikâyelerle kullanmıştı; bugün Harvard ve Yale’de okutulan Pozitif Psikoloji, aslında Mevlâna’nın metodolojisidir." Yapay zekâ ve "akıllı tasarım" analizi Teknolojinin ulaştığı son noktayı "Tevhid" inancı ve matematiksel modellerle açıklayan Prof. Dr. Tarhan, yapay zekânın ilahi bir tasarımın delili olduğunu söyledi ve “Matematik ve mantık bilgisayarları; matematik ve felsefe ise yapay zekâyı doğurdu. 'Fuzzy Logic' (Bulanık Mantık) ve 2024 Nobel Fizik Ödülü alan çalışmalar, kâinatın tesadüfi olmadığını kanıtlıyor. Yapay zekâ, Kur’an-ı Kerim’de belirtilen 'Levh-i Mahfuz' (evrensel veri tabanı) kavramına bilimsel bir delil teşkil ediyor. Bu, 'Akıllı Tasarım'ın ve Süper-determinizmin matematiksel ispatıdır." diye konuştu. Modern insan kanser hücresi gibi tüketiyor Endonezya gezisi kapsamında İstiklal Kültür Merkezi ve Yunus Emre Enstitüsü’ndeki konuşmalarında modern insanın "hazcılık" (hedonizm) ve "narsisizm" kıskacında olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, narsisizmi biyolojik bir felaketle kıyasladı ve "Narsisizm, vücuttaki en özgür ama en tehlikeli hücre olan kanser hücresine benzer. Kanser hücresi sınır tanımaz, yanındakini yutarak büyür ama sonunda hem bünyeyi hem kendini öldürür. Modern insan, 'Kaliforniya Sendromu' ile birlikte sadece tüketmeye ve haz almaya odaklı bir hayata hapsedildi. Bu durum, bireyi kalabalıklar içinde derin bir yalnızlığa sürüklüyor." şeklinde konuştu. Pozitif Psikolojinin Referansı Mevlâna… Batı dünyasının son yıllarda "Mutluluk bilimi" olarak sunduğu Pozitif Psikoloji’nin aslında Mevlâna’nın metodolojisi olduğunu belirten Tarhan, PERMA modelini tasavvufi kavramlarla açıkladı. Pozitif Psikolojinin en son teorisi olan Seligman’ın PERMA Modeli’nde bulunan 5 maddenin tasavvufta bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, bu maddeleri şöyle açıkladı: “P harfi (positive emotion), E harfi (engagement), R harfi (relationships), M harfi (meaning) ve A harfi (accomplishment). Birinci madde; kişinin hayatında ilk başta pozitif algıyla hareket etmesi. Bu nedir? Tasavvufta insanlar aksini görmedikçe her insan dost olabilir diyor. Bu felsefenin aynısını alıp, pozitif psikolojide işlemişler. İkincisi kişinin mutlu olacağı işe angaje olması yani küçük şeylerden mutlu olma hali. Şükür kelimesinin karşılığı. Küçük şeylere şükredebilmek. Üçüncü madde ilişki kurmak, sosyal bağları güçlü tutmak, bu da tasavvuftaki dost insan kavramına karşılık geliyor. Tasavvufun özü sana yardım edecek dost mu arıyorsun, o çok az ama yardım edilecek dost arıyorsan o kadara çok var ki. İyilik yapmayı yöntem haline getirmek irfan öğretisinin felsefesi. Dördüncüsü anlamlılık, Her işe anlam kat. Tasavvuf kültürünün bir öğretisi de yaptığınız her işin anlamı var tebessüm etmek bile sadaka kabul ediliyor. Tebessümün bile sadaka kabul edildiği kültürü şu anda bilimsel olarak tanımlayabiliyoruz. Beşinci model ise başarının tadını almak. Küçük başarılardan haz almayı başarabilmek. Batı felsefesinin hep dafa fazla olmalı felsefesi burada sorgulanıyor. Perma’da bir madde eksik, gerçek mutluluk sadece bu dünyadaki mutlulukla mümkün olmaz ki, bu sadece bu dünyadaki mutluluğu hedefleyen bir felsefe.” Sufi meditasyonu beyni nasıl etkiliyor? Üsküdar Üniversitesi’nin nörobilim alanındaki çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Tarhan, maneviyatın biyolojik karşılığını şu sözlerle anlattı: "Yaptığımız MR görüntüleme çalışmalarıyla 'Sufi Meditasyonu'nun beynin duygu regülasyon merkezi olan anterior singulat korteksi canlandırdığını bilimsel olarak kanıtladık. Allah’a inanmak ve O’nunla bütünleşme hissi, beyinde mutluluk hormonları olan dopamin, serotonin ve oksitosin salgılatıyor. Bu, depresyona karşı en güçlü koruyucu kalkandır." Sadaka ekonomisi ve sosyal güven Batı dünyasının "Sadaka ve yardımlaşmayı maliyet artırıcı" gördüğü kapitalist dönemden "Sosyal sorumluluk" aşamasına geçtiğini söyleyen Tarhan, İslamiyet’teki zekât ve sadaka kültürünün toplumsal güveni inşa ettiğini vurguladı. Prof. Dr. Tarhan, "Güvenin olduğu yerde barış, barışın olduğu yerde ise üretim ve huzur olur" diyerek, tasavvufun toplumsal refah üzerindeki etkisine dikkat çekti. Katılımcılardan gelen soruları da cevaplayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, tasavvuf ve psikoloji penceresinden kadın-erkek ilişkilerine ve beyin yapısındaki farklılıklara da dikkat çekici söylemlerde bulundu. Akademik diplomasi ve yeni temsilcilik Ziyaret kapsamında Üsküdar Üniversitesi ile Paramadina Üniversitesi arasında öğrenci ve akademisyen değişimini kapsayan bir MOU (İyi Niyet Protokolü) imzalandı. Ayrıca, Üsküdar Üniversitesi’nin Endonezya Temsilciliği Cakarta’da resmi olarak faaliyetlerine başladı. Temsilciliği İbrahim Albayrak temsil edecek. Paramadina Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Lin Mayasari de iş birliği hakkında, "Üsküdar Üniversitesi ile bu girişim, üniversite olarak iş birliği ağlarımızı ciddi anlamda geliştirecek ve Türkiye ile aramızda ilmi bir köprü kuracaktır." dedi. Endonezya’da "Best-Seller" ilgisi Prof. Dr. Tarhan’ın Endonezya diline (Bahasa Indonesia) çevrilen altı kitabı, bölgede büyük ilgi görerek "en çok satanlar" listelerine girdi. Özellikle narsisizm, aile değerleri ve pozitif psikoloji üzerine kaleme aldığı eserler, Uzak Doğu’nun bu yoğun nüfuslu ülkesinde hem akademik çevrelerin hem de halkın yoğun ilgisini çekti. Tarhan’ın kitapları, Endonezyalı okurlar için modern hayatın getirdiği ruhsal krizlere karşı "akılcı ve manevi" bir rehber niteliği taşıyor. Yeni Kitap Müjdesi: "İyi Düşün, İyi Hisset, İyi Ol" Cakarta programının sürpriz detaylarından biri de Tarhan’ın Aile Yayınları’ndan çıkan son eseri "İyi Düşün, İyi Hisset, İyi Ol" kitabının Endonezya diline çevrilmesi oldu. Bilişsel davranışçı yaklaşımları hikmetli bir perspektifle sunan bu eserin de çevrilmesiyle birlikte, Tarhan’ın Endonezya dilindeki külliyatı daha da zenginleşti. Program kapsamında gerçekleştirilen her oturumun ardından düzenlenen imza törenlerinde, okurların ellerinde Tarhan’ın yeni çevrilen bu kitabıyla uzun kuyruklar oluşturması dikkat çekti. Okurlardan Yoğun İlgi ve Uzun İmza Sırası… Paramadina Üniversitesi’nden İstiklal Kültür Merkezine, Yunus Emre Enstitüsü’nden resmi temaslara kadar her durakta Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bir bilim insanı olduğu kadar bir yazar olarak da yoğun sevgi seliyle karşılandı. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın Endonezya programı, başkent Cakarta’daki Yunus Emre Enstitüsü’nde düzenlenen “Yunus Emre ile Günümüz Problemlerine Manevi Reçeteler” başlıklı söyleşi ile tamamlandı. Mevlâna’dan Yunus’a: Medeniyetin İnşacıları Konuşmasına Mevlâna ve Yunus Emre arasındaki manevi bağa dikkat çekerek başlayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, her iki ismin de aynı dönemde yaşadığını ve Osmanlı’nın kuruluşunun fikri temellerini attığını belirtti. Tarhan, "Mevlâna ulema arasında hizmet ederken, Yunus Emre halkın içine girerek aynı bilgeliği avama ulaştırmıştır. Osmanlı’nın 600 yıl boyunca dünyaya barış getirmesinin sırrı, bu isimlerin 'İlay-i Kelimetullah' ve 'İlahi Rıza' eksenli felsefesinde saklıdır" dedi. Yapay zekanın Mevlana ve Yunus cevaplarına derin analiz… Tarhan, Yapay Zeka’ya “Hazreti Mevlana ve Yunus bu zamanda yaşasaydı hangi metodu kullanırdı? Yunus Emre'yi bugüne getirdiğimizde bu çağda yaşasaydı nasıl bir yöntem izlerdi?” sorduğu bu sorulara cevaplarını derinlemesine analiz ederek başladı. Günümüz dünyasının en büyük iki küresel düşmanının materyalizm ve ateizm olduğunu ifade eden Tarhan, bu akımların insanı "anlam kaybına" sürüklediğini söyledi. Bediüzzaman Said Nursi’nin bu konudaki tespitlerine değinen Tarhan, "İslam’ın hakikatlerini bu çağın fen ilimleriyle ispat etmek bir zorunluluktur. Bugünün Müslümanı bir elinde bilim ve teknolojiyi, diğer elinde Kur’an’ı tutarak yaşamalıdır" vurgusunu yaptı. Endonezya ziyareti ile gönül coğrafyaları arasında bilim ve irfan köprüsü Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın Endonezya programı, akademik diplomasiden manevi buluşmalara kadar her aşaması yoğun ilgi ve nitelikli buluşmalarla tamamlandı. Modern psikiyatrinin verilerini Mevlâna ve Yunus Emre’nin öğretileriyle sentezleyen Tarhan, sadece akademik bir paylaşım yapmadı; aynı zamanda Türkiye ve Endonezya arasında kalıcı bir gönül köprüsü inşa etti. Endonezyalı gençlerin ve akademik camianın yoğun ilgisiyle taçlanan bu program, 'Bilim ve Bilgelik' vizyonunun küresel ölçekteki karşılığını gösteren tarihi bir ziyaret olarak kayıtlara geçti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.