Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Microsoft

Kapsül Haber Ajansı - Microsoft haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Microsoft haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EY, ‘Future of Audit. Now.’ ile denetim hizmetlerinde teknoloji destekli yeni bir yaklaşımı hayata geçiriyor Haber

EY, ‘Future of Audit. Now.’ ile denetim hizmetlerinde teknoloji destekli yeni bir yaklaşımı hayata geçiriyor

Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY; denetim süreçlerini teknoloji ve yapay zekâ ile destekleyen yeni küresel denetim dönüşüm programı “Future of Audit. Now.” ile denetimdeki çalışma yaklaşımını ileri bir aşamaya taşıyor. EY’ın küresel “All in” stratejisi kapsamında yürütülen bu program, yılda yaklaşık 1,4 trilyon muhasebe kaydını işleyen EY Canvas platformuna doğrudan entegre şekilde çalışıyor. Bu entegrasyon, 150’den fazla ülkede görev yapan 130.000’den fazla denetim profesyonelinin denetim çalışmalarını kapsayan iş akışlarını modernize ederek denetim kalitesini destekliyor, süreçleri sadeleştiriyor ve risk değerlendirmelerinin daha dinamik şekilde ele alınmasına katkı sağlıyor. Bu yaklaşım, EY’ın denetim kalitesi, teknoloji kapasitesi ve insan kaynağına yönelik uzun vadeli yatırımlarının bir parçasını oluşturuyor. Daha kapsamlı analiz ve daha güçlü güvence EY’ın bu yeni yaklaşımı, denetim süreçlerinde modern teknolojilerin kullanımını temel alırken; denetimin merkezinde yer alan bağımsızlık, mesleki şüphecilik ve profesyonel değerlendirme ilkelerinin korunmasını esas alıyor. Yapay zekâ, denetimin ilgili aşamalarında denetçilerin analiz ve sorgulama süreçlerini destekleyen bir unsur olarak konumlandırılıyor ve nihai denetim muhakemesinin her zaman insan profesyoneller tarafından yapılması temel ilke olarak korunuyor. EY’ın güncellenmiş metodolojisi ve sorumlu yapay zekâ ilkeleriyle uyumlu olarak yürütülen bu dönüşüm, denetim sürecinde daha geniş veri setleri üzerinden değerlendirme yapılmasına olanak tanıyarak denetimin güvence değerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Şirketlerin dönüşüm süreçlerine yapılandırılmış destek Şirketlerin yapay zekânın potansiyelini değerlendirmeye çalıştığı bir dönemde güncellenen EY denetim metodolojisi ve çerçeveleri, yapay zekâya ilişkin yönetişim ve güvence uygulamalarının gelişmekte olduğu bir ortamda denetim süreçlerine daha fazla yapı ve tutarlılık kazandırmayı hedefliyor. EY, sunduğu yapay zekâyı tanımlama, yönetme, risk değerlendirmesi ve kontrolleri kapsayan güvence odaklı hizmet seti ile şirketlerin yapay zekâya yönelik risklerini anlamalarına, mevcut yönetişim yapıları içinde değerlendirmelerine ve modernleşme süreçlerini ölçülebilir ve hesap verebilir şekilde ele almalarına yardımcı olmayı amaçlıyor. Microsoft ile gerçekleştirilen stratejik iş birliği ve kapsamlı test süreçleriyle desteklenen bu teknoloji yaklaşımı, aynı zamanda küresel ölçekte yürüttüğü eğitim programlarıyla denetim ve teknoloji risk ekiplerinin yapay zekâ yetkinliklerini güçlendirmeye devam ediyor. EY Europe Central Güvence Hizmetleri Bölüm Başkanı Damla Harman, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Teknolojnin gelişmesi, verinin hızla artması ve yapay zekâ kullanımının yaygınlaşması, şirketlerin iş yapış biçimlerini sürekli olarak gözden geçirmelerini gerektiriyor. EY olarak insan odaklı ve sorumlu yapay zekâ altyapılarına yatırım yapmayı sürdürüyoruz. Küresel dönüşüm sürecimizin bir parçası olarak hayata geçirdiğimiz Future of Audit. Now. programı ile denetimde teknolojiyi, insan uzmanlığını ve profesyonel muhakemeyi destekleyen bir araç olarak konumlandırıyoruz. Microsoft teknolojileriyle entegre çalışan bu yaklaşım, karmaşık denetim süreçlerini daha yapılandırılmış hale getirirken, denetçilerin sorgulama ve değerlendirme yetkinliklerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda hem denetim ekiplerimizin verimliliğini desteklemeyi hem de müşterilerimizin risk yönetimi ve karar alma süreçlerine daha tutarlı bir güvence perspektifi sunmayı hedefliyoruz. Yapay zekâyı, denetimde nihai sorumluluğun her zaman insan profesyonellerde olduğu bir çerçeve içinde; güven, şeffaflık ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen bir unsur olarak ele alıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Microsoft Work Trend Index 2026 Raporu Yayımlandı Haber

Microsoft Work Trend Index 2026 Raporu Yayımlandı

Microsoft, iş dünyasında yapay zekâ dönüşümünün geldiği yeni aşamayı ortaya koyan 2026 Work Trend Index Raporunu yayımladı. 20.000 çalışanı kapsayan küresel araştırma ve trilyonlarca anonim Microsoft 365 verisinin analizine dayanan rapor, yapay zekânın artık sadece verimlilik aracı değil; iş yapış biçimlerini kökten değiştiren stratejik bir faktör haline geldiğini ortaya koyuyor. Raporun en çarpıcı bulgularından biri, yapay zekânın insanın yerini almak yerine onun kapasitesini genişlettiği gerçeği. Yapay zekâ ve ajan teknolojileri işin daha operasyonel kısmını üstlenirken, çalışanlar daha fazla analiz, karar verme ve yaratıcılık gerektiren alanlara odaklanıyor. Yapay zekâ alanında insan & ajan iş birliklerinin artması ve daha elle tutulur iş çözümleri elde edilmesi, çalışanların işe katılım modellerini dönüştürüyor. Herkes yapay zekanın iş yapış şeklimizi kökten değiştirdiğinin farkında olsa da çok az iş lideri bu anlamda net bir görüşe ve yol haritasına sahip. Şirketlerin operasyonel süreçlerini, yapay zekâ tabanlı farklı iş birliği modelleri etrafında yeniden tasarlama noktasında iş liderlerine büyük sorumluluk düşüyor. Yapay zekâ ile insan potansiyeli yeniden tanımlanıyor Rapora göre, yapay zekâ kullanımının iş üzerindeki etkisi hızlanarak artıyor. Araştırmaya katılanların %66’sı yapay zekâ sayesinde daha fazla yüksek katma değerli işe zaman ayırabildiğini, %58’i ise bir yıl önce üretemeyeceği çıktılar ürettiğini ifade ediyor. Bu oran, yöneticiler arasında %80’e kadar çıkıyor. Öte yandan Microsoft 365 Copilot kullanım verileri, yapay zekâ etkileşimlerinin yaklaşık %49’unun analiz, problem çözme ve yaratıcı düşünme gibi yüksek bilişsel işleri kapsadığını gösteriyor. Bu dönüşüm, iş dünyasında önemli bir paradigma değişimine işaret ediyor: Yapay zekâ çalışanların yaptığı işi azaltmıyor; aksine onların yapabilecekleri işlerin kapsamını genişletiyor. “Dönüşüm paradoksu”: İnsanlar hazır, organizasyonlar değil Raporda öne çıkan bir diğer tema ise “dönüşüm paradoksu”. Buna göre çalışanlar yapay zekâyı kullanmaya ve işlerini dönüştürmeye hazır olsa da, organizasyonların önemli bir kısmı bu potansiyeli destekleyecek yapı, kültür ve süreçlere henüz sahip değil. Araştırmaya göre, çalışanların %65’i yapay zekâya hızlı adapte olmazsa geri kalmaktan endişe ediyor. Ancak %45’i mevcut iş yapış biçimlerini değiştirmeden devam etmeyi tercih ediyor. Ayrıca, organizasyonel faktörlerin (kültür, yönetim desteği, yetenek yönetimi) yapay zekânın iş üzerindeki etkisini bireysel faktörlere kıyasla iki kat daha fazla belirlediği görülüyor (%67’ye %32). Bu veriler, yapay zekâ dönüşümünün yalnızca teknoloji yatırımıyla değil, aynı zamanda organizasyonel dönüşümle mümkün olduğunu ortaya koyuyor. Rekabetin yeni ölçütü: Organizasyon tasarımı Rapor, iş dünyasında rekabetin doğasının değiştiğine işaret ediyor. Artık fark yaratan unsur yapay zekâya erişim değil; organizasyonların bu teknolojiyi iş süreçlerine ne ölçüde entegre edilebildiği. Microsoft’a göre “Frontier Firms” olarak adlandırılan öncü organizasyonlar, yapay zekâyı yalnızca bir araç olarak kullanmak yerine iş süreçlerini yeniden tasarlayarak sistematik bir dönüşüm gerçekleştiriyor. Bu şirketler, yapay zekâyı iş akışlarının merkezine yerleştiriyor, insan ve makine iş birliğini yeniden tanımlıyor ve sürekli öğrenen organizasyon yapıları kuruyor. Yapay zekâ çağında başarıya ulaşmanın yolu, teknolojiyi kullanmak kadar onu doğru organizasyon modeli ile desteklemekten geçiyor. Work Trend Index 2026 raporu, kurumlar için bu yeni dönemin yol haritasını ortaya koyuyor. Yapay zekâ ile yeni iş modelleri ve “ajan ekonomisi” dönemi Rapora göre yapay zekâ ajanlarının kullanımındaki hızlı artış, iş dünyasında yeni bir çalışma modelinin oluştuğunu gösteriyor. Microsoft 365 ekosisteminde aktif ajan kullanımı yıllık bazda 15 kat artmış durumda. Ajanların iş süreçlerinde daha fazla rol almasıyla birlikte çalışanlar işleri doğrudan yürütmek yerine yönlendiren konuma geliyor ve daha stratejik ve yaratıcı görevler üstleniyor. İş çıktısının kalitesinden ve karar süreçlerinden daha fazla sorumlu oluyor. Bu dönüşüm, iş gücünün rolünü yeniden tanımlarken liderlik anlayışının da evrilmesini zorunlu kılıyor. Türkiye’de yapay zekâ dönüşümü hız kazanıyor Küresel bulgularla paralel olarak Türkiye’de de yapay zekâ yatırımlarının hız kazandığı görülüyor. Finans, perakende, üretim ve enerji gibi sektörlerde şirketler, yapay zekâ ve Copilot teknolojileri ile yalnızca operasyonel verimlilik değil, iş yapış biçimlerinde köklü bir dönüşüm hedefliyor. İş süreçlerini yapay zekâ ile yeniden tasarlamak, çalışanları yeni becerilerle güçlendirmek ve yapay zekâ odaklı organizasyon kültürü oluşturmak, önümüzdeki dönemde Türkiye’deki şirketler için kritik başarı faktörleri olarak öne çıkıyor. Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin konuyla ilgili şunları söyledi: “Yapay zekâ, iş dünyasında yalnızca verimliliği artıran bir araç olmaktan çıkarak, iş yapış biçimlerini yeniden tanımlayan stratejik bir güce dönüştü. Work Trend Index 2026 raporu, çalışanların bu dönüşüme hazır olduğunu ancak organizasyonların süreç, kültür ve liderlik yaklaşımlarını yeniden tasarlaması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Türkiye’de şirketlerin bu dönüşümü hızla sahiplendiğini görüyoruz. Microsoft Türkiye olarak, müşterilerimizin yapay zekâ ile insan potansiyelini birlikte güçlendiren, daha çevik ve sürdürülebilir organizasyonlar kurmalarına destek olmaya devam edeceğiz.” Öncü şirketler mobil, kurumsal kullanıma hazır “Copilot Cowork” ile güçleniyor Öncü şirketler, mobil, genişletilebilir ve kurumsal kullanıma hazır Copilot Cowork ile dönüşümünü hızlandırıyor. Microsoft 365 Copilot bünyesinde sunulan Cowork, organizasyonların izole yapay zekâ kullanımından koordineli, çok adımlı iş akışlarına geçmesini sağlıyor; uygulamalar, iş sistemleri ve veriler arasında görev devrini mümkün kılarken süreçlerin merkezi ve kontrollü yönetimini destekliyor. Yeni güncelleme ile iOS ve Android’de Copilot Cowork Mobile devreye alınırken, Dynamics 365 ve Fabric başta olmak üzere Microsoft hizmetleri ve LSEG, Miro, monday.com, S&P Global Energy gibi iş ortaklarıyla genişleyen bir eklenti ekosistemi sunuluyor. Kurumlar ayrıca kendi eklentilerini geliştirerek iş süreçlerini ölçeklenebilir hale getirebiliyor. Bu gelişmeler, Copilot Cowork’u görev bazlı bir asistandan, Microsoft ve üçüncü taraf sistemler genelinde işi uçtan uca yöneten genişletilebilir bir platforma dönüştürüyor. Microsoft Agent 365 ile sağlanan yönetim ve yönetişim kabiliyetleri sayesinde organizasyonlar; satış, hizmet ve operasyon gibi kritik fonksiyonlarda ajanları güvenle devreye alıp ölçeklendirebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"Wellbeing Konferansı"nın Dördüncüsü 2 Mayıs'ta Haber

"Wellbeing Konferansı"nın Dördüncüsü 2 Mayıs'ta

Wellbeing Konferansı 2023, 2024, 2025 yıllarında; İş, Tıp ve Akademi dünyasından müstesna isimlerin yer aldığı panelist ve katılımcılar ile gerçekleşmişti. Konferansa duyulan ilgi, toplumu oluşturan bireylerin her anlamda “Daha iyi olma, daha iyi hissetme hali” için yoğun bir arayışta olduğunun çok güçlü bir kanıtı… Wellbeing ve Bütünsel Sağlık Derneği kurulduğuğundan bu yana, çalışmalarını halk tabanına hızlı bir şekilde yayarak, üyelerine özel haftada 11, ayda 44 farklı Stres Yönetimi uygulama dersini online interaktif olarak gerçekleştirmekte. Geçtiğimiz yıllarda beklenilenden çok daha büyük bir talep olduğu için bu yıl 400 kişi kapasite ile daha çok kişiye ulaşmayı hedefleyen “IV. Wellbeing Konferansı”nda, konularında uzman ve topluma ilham veren değerli panelistler yer alıyor. Bu yıl da Wellbeing’in farklı alanlarında paneller planlanırken, “Longevity”, “İş&Yaşam Dengesi” ve "Müzik ve Wellbeing" konuları da ilk kez konferansta Wellbeing bakış açısı ile konuşulacak… Wellbeing Uzmanı Hale Caneroğlu tarafından sunulacak konferans, Wellbeing Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Şinik ve konferansın platin ana sponsoru Philips Kişisel Sağlık Ortadoğu, Türkiye ve Afrika Genel Müdürü Sibel Yıldız'ın yapacağı açılış konuşmaları ile başlayacak. Konferansta 9 panelde 28 duayen isim yer alacak. “Kariyer Wellbeing Paneli”nde; IK ve Finans Danışmanı ve Wellbeing Uzmanı Ayyüce Ökten moderatörlüğünde Boehringer Ingelheim Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Özlem Kar, QNB Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Cenk Akıncılar ve Microsoft Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü & Wellbeing Uzmanı Ayça Turgay bulunuyor. II. Yatırım Finansman gümüş sponsorluğunda gerçekleşecek “Finansal Wellbeing Paneli” girişinde Yatırım Finasman Genel Müdürü Eralp Arslankurt’un yapacağı konuşma ardından başlayacak Finansal Wellbeing Paneli’nde; Foder Yönetim Kurulu Üyesi ve Osmanlı Yatırım YK Danışmanı Murat Sağman moderatörlüğünde, Finansal Analist- CFA Attila Köksal bulunuyor. III. “İş Dünyasında Wellbeing Paneli”nde; gazeteci ve BloombergHT TV programcısı Hande Demirel moderatörlüğünde, Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik bulunuyor. “Longevity ve Wellbeing Paneli”nde; Fizyopatoloji, Fonksiyonel Tıp, Metabolizma ve Klinik Beslenme & Wellbeing Uzmanı Prof. Dr. Pelin Arıbal Ayral moderatörlüğünde Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Murat Aksoy ve Nükleer Tıp Uzmanı, Fonksiyonel Tıp Danışmanı Prof. Dr. Nilüfer Yıldırım bulunuyor. Carmed İlaç altın sponsorluğunda gerçekleşecek “Sağlık Sektörü ve Wellbeing Paneli” girişinde Carmed Bilimsel Çalışmalar Direktörü Dr. Öğr. Üy. Selin Aktar Kiremitci’nin yapacağı konuşma ardından başlayacak Sağlık Sektörü ve Wellbeing Paneli’nde; Gastroenteroloji Uzmanı ve Wellbeing Uzmanı Dr. Özdal Ersoy moderatörlüğünde, Medihit Kurucusu ve Central Hospital Yönetim Kurulu Üyesi Meri İstiroti bulunuyor. “Cilt Sağlığı ve Wellbeing Paneli”nde; Genel Cerrahi Uzmanı, Mezoterapi & Ozonterapi ve Wellbeing Uzmanı Op. Dr. Volkan Tekin moderatörlüğünde, Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Gonca Gökdemir ile Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrah Prof. Dr. Cahit Reha Yavuzer bulunuyor. “İş&Yaşam Dengesi ve Wellbeing Paneli”nde; Fonksiyonel Tıp Uzmanı Dr. İrem Ergun moderatörlüğünde, Stratejist & ARGE Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yılmaz Argüden bulunuyor. “Egzersiz ve Wellbeing Paneli”nde; İfade Tasarımcısı Arkın Çelik moderatörlüğünde, Ortopedi ve Travmatoloji Spor Cerrahi Doç. Dr. Serkan Sürücü, Uzman Fizyoterapist Gizem Bilen ile Online Fitness Koçu Fit Kültür, Online Fitness & Beslenme Hizmetleri Kurucusu Erhan Ünal bulunuyor. Müzik ve Wellbeing Paneli’nde; Radyo Voyage Genel Yayın Yönetmeni Neslihan Yavuzer moderatörlüğünde, Kanun Virtüözü ve Orkestra Şefi Ahmet Baran ve Karizmatik Liderlik Stratejisti, Konuşmacı ve Sanatçı Demet Tuncer sahne alıyor. Yaşamına Hareket Kat Bölümü ise Profesyonel Koç & Sağlıklı Yaşam Danışmanı AFAA-Grup Fitness Eğitmeni Elçisi Noyan Dülek tarafından gerçeştirilecek. Yükselen Çağ Wellbeing Akademi kurucusu Ebru Şinik tarafından toplu bir mini meditasyon seansının da gerçekleştirileceği konferans boyunca kitap imza köşesinde Attila Köksal ve Murat Sağman tarafından son kitapları katılımcılara ücretsiz olarak imzalanacak. Konferansın ana salon branding sponsorluğunu Teknogym ve Bronz sponsorlukları Güven Hastanesi, Wellworld/ Esteworld ve Okuducu Holding tarafından üstlenildi. Wellbeing Nedir: Günümüzün hızlı tempolu dünyasında, fiziksel sağlık kadar ruhsal ve zihinsel sağlığımız da büyük bir önem taşımaktadır. İşte tam da bu noktada “wellbeing” kavramı karşımıza çıkar. Wellbeing, bireylerin genel yaşam kalitesini ve memnuniyetini ifade eden bir terimdir. Fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal bileşenlerden oluşan bir denge halini kapsar ve kişinin hayatını şekillendiren ana alanlarında nasıl hissettiği ile ilgilidir. Wellbeing ibaresi, insanın sahip olduğu üç ana beden olan fiziksel, zihinsel ve ruhsal bedenlerde denge sağlayıcı günlük seçimler ile GALLUP’un 2010 yılında yayınladığı ve dünya nüfusunun %98’ini temsil eden Wellbeing Araştırmasında yer alan Kariyer, Finansal, Sosyal ve Çevresel Hayatta da eş zamanlı olarak denge kurulmasını ifade eden, tüm wellness ve koruyucu tıp uygulamalarını da çatısı altında barındıran ana kapsayıcı bir terimdir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Microsoft Türkiye, Yapay Zeka Kullanımında Mesleki Yetkinlik Gelişimine Katkı Sağlıyor Haber

Microsoft Türkiye, Yapay Zeka Kullanımında Mesleki Yetkinlik Gelişimine Katkı Sağlıyor

Microsoft, Microsoft Learn ve GitHub başta olmak üzere farklı platformlar üzerinden “prompt (yapay zeka komutu) mühendisliğine giriş”, “doğru prompt vermenin kuralları”, “yaratıcı yapay zeka uygulamalarının etkin kullanımı için en doğru prompt”lar gibi farklı başlıklar altında onlarca eğitim videosunu ve makalesini ücretsiz şekilde paylaşıyor. Yapay zeka temelli araçların giderek daha yaygın şekilde kullanılmaya başlamasıyla bu alandaki yetenek dönüşümüne ve yetenek gelişimine yatırımını artıran Microsoft, İstanbul ofisinde İK ve hukuk profesyonellerine yönelik iki farklı promptathon etkinliği düzenledi. Hukuk alanında faaliyet gösteren kıdemli çalışanların yapay zeka araçlarını, Copilot’u ve ajan teknolojilerini kullanarak organizasyonlarını kökten değiştirecek bir dönüşümü yönettiği günümüzde söz konusu araçların önemi giderek artıyor. Bu gerçekten yola çıkan Microsoft Türkiye’nin hukuk liderlerine özel olarak düzenlediği etkinlikte bir araya gelen hukuk profesyonelleri, yapay zekanın hukuk hizmetlerini, karar verme aşamalarını ve operasyon modellerini nasıl şekillendirdiğini değerlendirdiler. Etkinlikte söz alan Microsoft Türkiye ve Adriyatik Ülkeleri Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Oğuzhan Arslan, “Agentic yapay zekâ ile birlikte, yapay zekâ dönüşümü yalnızca içgörü sağlama veya içerik üretmenin ötesine geçti. Agentic yapay zekâda, yapay zekâ sadece yardımcı olmaz, harekete geçer. Ajanların hukuki çalışmalarda çok büyük bir potansiyeli var. Microsoft hukuk departmanımızda da ekipler artık kendi ajanlarını geliştiriyor ve bunlarla denemeler yapıyor. Hukuk profesyonelleri olarak, müvekkillerimiz için daha büyük etki yaratabilmek adına, inovasyon odaklı bir yaklaşımı benimseyerek bu teknolojiyi doğru bir bakış açısıyla tanımak ve kullanmak bizim için bir gereklilik hâline geldi.” dedi. Meslektaşların birbirleriyle fikir alışverişinde bulunabileceği kapalı bir forum olarak organize edilen seansta, hukuk şirketlerinde yapay zekanın sorumlu ve büyük ölçekli kullanımına katkı sağlayacak gerçek kullanım senaryolarına, pratik değerlendirmelere ve yöneticilerin bakış açılarına odaklanıldı. Etkinlik, “Hukuk Ekipleri için Uygulamalı Copilot Seansı” başlıklı promptathon ile sona erdi. İK profesyonellerine özel “Agentic İK & Copilot Promptathon”u İnsan Kaynakları liderlerine yönelik içeriği özel olarak hazırlanan bu yüz yüze etkinlikte ise, Copilot ve ajan teknolojilerinin iş gücü dönüşümünde nasıl konumlandığı ele alındı. Microsoft Türkiye ve Güney Doğu Avrupa İK Direktörü Candan Eser'in de katılımıyla gerçekşelen etkinlikte, Frontier Firm (Öncü Firma) yaklaşımı çerçevesinde; yapay zekâ ve insan–ajan iş birliğinin İK fonksiyonlarını nasıl dönüştürdüğü, liderlerin bu dönüşüme nasıl yön verdiği ve organizasyonların bu yeni çalışma modeline nasıl hazırlanması gerektiği değerlendirildi. Etkinliğin ikinci bölümünde gerçekleşen promptathon oturumunda ise Copilot ile uygulamalı senaryolar üzerinde çalışıldı. Candan Eser, konuşmasında yapay zekâ ve ajanların yalnızca verimlilik artıran araçlar olmadığını; asıl dönüşümün, insanın odağını düşük katma değerli işlerden çıkararak daha stratejik, yaratıcı ve insana dokunan alanlara kaydırmak olduğunu vurguladı. Bu dönüşümün sadece teknolojiyle değil, liderlik yaklaşımıyla mümkün olduğunu belirterek, liderlerin ekiplerini bu yeni çalışma modeline hazırlama, doğru becerileri geliştirme ve değişimi sahiplenme konusunda kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Red Bull Basement Türkiye’nin Kazananı Belli Oldu Haber

Red Bull Basement Türkiye’nin Kazananı Belli Oldu

Genç girişimcilerin yenilikçi fikirlerini hayata geçirmelerine imkan tanıyan Red Bull Basement Türkiye Finali, Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleşti. Toplam 10 finalist ekibin projelerini jüri karşısında sunduğu finalde, teknoloji ve yapay zeka odaklı fikirler gün boyunca değerlendirildi. Finalde jüri üyelerinin değerlendirmesi sonucunda SYMBIO projesiyle Hüseyin Özgen Çatar ve Sultan Nur Bektaş, Red Bull Basement Türkiye Finali’nin kazananı oldu. Bir fabrikanın atığını başka bir fabrikanın değerli girdisine dönüştürmeyi amaçlayan yapay zekâ destekli bir endüstriyel eşleştirme platformu olan SYMBIO, sanayide hem maliyetleri azaltan hem de kaynak verimliliği ile sürdürülebilir üretimi güçlendiren yenilikçi bir çözüm sunmasıyla öne çıktı. Kazanan ekip, ABD’nin Kaliforniya eyaletinde bulunan Silikon Vadisi’nde düzenlenecek Red Bull Basement Dünya Finali’nde Türkiye’yi temsil edecek. Dünya finalinde birinci olan takım ise projesini hayata geçirmek üzere 100 bin dolarlık fon desteği ile ödüllendirilecek. Türkiye Finali İlham Veren İçeriklerle Tamamlandı Final günü boyunca finalist sunumlarının yanı sıra teknoloji ve girişimcilik ekosisteminden isimlerin katılımıyla gerçekleşen konuşmalar ve paylaşımlar, katılımcılara ilham verdi. Red Bull Basement, global ölçekte Microsoft ve AMD, lokalde ASUS ve Startup Wise Guys iş birliğiyle hayata geçirilirken; Youthall ve Power App medya partnerliğiyle destekleniyor. Teknoloji ve yapay zekâ odaklı projelere alan açan program, genç girişimcilere mentorluk desteği, sektör profesyonelleriyle bir araya gelme fırsatı ve fikirlerini global ölçekte sunma fırsatı sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Teknolojileri "Generation Next Summit"te Konuşuldu Haber

Geleceğin Teknolojileri "Generation Next Summit"te Konuşuldu

. Farklı alanlardan uzmanlar geleceğin teknolojilerinde öncü olmanın Türkiye açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı. Cerebrum Tech, geleceği şekillendirecek teknolojilerin ve küresel trendlerin ele alındığı "Generation Next Summit" etkinliğini gerçekleştirdi. 18 Şubat 2026 Çarşamba günü Rixos Tersane İstanbul'da gerçekleştirilen zirve, teknoloji dünyasına yön veren yerli ve yabancı konuk ve konuşmacıları bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın video konferansla katıldığı etkinlik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Kazakistan Eski Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı, Kazakistan Merkez Bankası Eski Başkanı Kairat Kelimbetov gibi önemli isimleri ağırladı. Cevdet Yılmaz yaptığı konuşmada “Bugünün dünyasında tam bağımsızlık, bağımsız savunma sanayiden dijitalleşmeye, yapay zekâdan kuantum ve blok zinciri gibi teknolojilerde de tam bağımsız olmaktan geçmektedir. Bu doğrultuda hazırladığımız 2021 2025 ulusal Yapay Zekâ stratejisi belgemizin uygulama dönemini başarıyla tamamladı. Küresel Yapay zekâ endeksleri de kat ettiğimiz mesafeyi açıkça ortaya koymaktadır. Stratejik belgemizin ilan edildiği 2021 yılında bu endekslerde 44’üncü sırada bulunan ülkemiz, 2024 sonu itibarıyla 34’üncü sıraya yükselerek küresel rekabette de önemli bir ivme yakalamıştır. Bu alanda, yerel ekosistemimizi geliştirecek ve Türkiye'yi veri işleme faaliyetleri açısından bölgesel bir merkez haline getirecek politika ve teşvikleri uygulamaya kararlılığınla devam ediyoruz.”dedi. Etkinlikte konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yapay zekânın açtığı büyük fırsat penceresiyle yeniliğin, üretkenliğin ve küresel rekabetin yönünü tayin ettiğini kaydederek, devletler için daha akıllı kamu hizmetleri sunma, stratejik öngörüleri güçlendirme ve vatandaşın hayat kalitesini veriye dayalı kararlarla artırma imkânı tanıdığını söyledi. Kacır, "Yapay zekânın vadettiği verimlilik ivmesi, katma değer artışı ve yeni sektörler oluşturma kapasitesi; küresel ölçekte sermaye, yetenek ve Ar-Ge yatırımlarının yapay zekâ ekosistemine yönelmesini sağlıyor. Farklı çalışmalar, bu teknolojinin dünya ekonomisine her yıl 4,4 trilyon dolara varan bir katkı sunabileceğini ifade ediyor." dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan ise “Sağlıktan finansa tarımdan sanayiye bütün alanlarda şirketlerin yüzde 94’ü iş süreçlerinde yapay zekâyı kullanıyor. Yapay zekâ kullanan ülkeler öne geçiyor. Türkiye olarak izleyen değil üreten taraftayız” diye konuştu. DEİK Başkanı Nail Olpak da sadece teknoloji zirvesinde buluşmadıklarını aynı zamanda küresel ekonomik güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir eşikte bir araya geldiklerini söyledi. Yapay zekâ ve küresel vizyon "Veriden yapay zekâya uzanan bu yolculukta; çözümler geliştirmenin ötesine geçiyor, geleceğin nasıl inşa edileceğini birlikte tasarlıyoruz" mottosuyla yola çıkan zirve, teknolojiyle insan zekâsının buluştuğu, yenilikçi fikirlerin değer kazandığı uluslararası bir platform oldu. Zirvenin açılış konuşmasını Cerebrum Tech Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. R. Erdem Erkul yaptı. Erkul konuşmasında şunları söyledi: “Yapay zekâdaki asıl kırılma artık teknoloji üretmek değil, organizasyonların bu teknolojiyi stratejik karar alma süreçlerine entegre edebilmesidir. Generation Next Summit’te gördüğümüz tablo, paylaşılan somut use case’ler ve liderlerin paylaşımları, Türkiye’nin artık deneme aşamasını geride bırakıp kurumsal ölçekte gerçek etki üreten bir AI fazına geçtiğini gösteriyor.” Stratejik konular, önemli konuşmacılar Etkinliğin konuk konuşmacıları, küresel teknoloji gündemini İstanbul'a taşıdı. Etkinliğe keynote konuşmacısı olarak katılan Microsoft Avrupa Güney Bölgesi Bölgesel Teknoloji Direktörü Tomislav Vracic, “Yapay zekâ, ülkelerin rekabet etme, çalışma ve toplumların değer yaratma biçimlerini yeniden şekillendiriyor. Sorumlu, kapsayıcı ve insan odaklı yapay zekâ anlayışını benimseyen Türkiye gibi ülkeler, bu dönüşüme uyum sağlayarak sürdürülebilir kalkınmanın şekillendirilmesine katkıda bulunabilir” diye konuştu. Zirvenin bir diğer uluslararası konuğu olan Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliği Ekonomi Bölüm Başkanı Junghwan Lim ise "Kore, Yapay Zekâya Hazır Bir Ülkeyi Nasıl İnşa Etti?" başlıklı sunumuyla, Kore'nin teknoloji alanındaki başarı hikayesini ve bu modelden alınabilecek dersleri katılımcılarla paylaştı. Öğleden sonraki oturumda sahneye çıkan Türkiye Bilişim Vakfı BaşkanıFaruk Eczacıbaşı, Daha Yeni Başlıyor başıklı konuşmasında “Uzağa değil, yarına bakalım ve teknolojiyi kendimiz için kullanalım” diye konuştu. Ufuk açıcı paneller Gün boyunca "Vizyon Konuşması: Türk Dünyası ve Küresel Güç: Teknoloji ve Yeni Ekonominin Yol Haritası", "Yapay Genel Zekâ (AGI),Ekonomik Güç ve Küresel Rekabet" ve "Kurumsal Yapay Zekâ: Kullanım Senaryosundan Ölçülebilir Etkiye" gibi başlıklar altında ufuk açıcı konuşma ve paneller, kendi alanlarında lider pek çok değerli ismi bir araya getirdi. Cerebrum Excellence Awards Teknoloji ortaklığını Microsoft’un yaptığı etkinliğe Yıldız Ventures, Tera Bank, Türk Telekom ve Sahibinden.com gibi pek çok kuruluş sponsor oldu. Zirve, teknoloji alanındaki başarılı projelerin ödüllendirildiği “Cerebrum Excellence Awards” seremonisi ile son buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Microsoft 2026’nın En Önemli 7 Yapay Zekâ Trendini Açıkladı Haber

Microsoft 2026’nın En Önemli 7 Yapay Zekâ Trendini Açıkladı

Yapay zekâ, farklı sektörlerde yalnızca soruları yanıtlayan bir araçtan, insanlarla birlikte çalışan ve uzmanlıklarını güçlendirmelerine destek sunan bir iş ortağı olmaya doğru evrilecek. Yapay zekâ ajanları dijital meslektaşlar hâline gelirken ve insan yönlendirmesiyle belirli görevleri üstlenirken, kurumlar da yeni risklere ayak uydurmak için güvenliği güçlendiriyor. Öte yandan bu gelişmeleri destekleyen altyapı da olgunlaşıyor; daha akıllı ve daha verimli hâle geliyor. Microsoft, 2026’da izlenmesi gereken 7 trendi şöyle sıralıyor; 1 — Yapay zekâ, insanların birlikte başarabileceklerini artıracak Microsoft Yapay Zekâ Deneyimleri Ürün Şefi Aparna Chennapragada’ya göre 2026, teknoloji ve insanlar arasındaki ittifakların yeni çağı olacak. Son yıllarda odak yapay zekânın soruları yanıtlaması ve problemleri mantık yürüterek çözmesi üzerineyken, sıradaki dalga gerçek iş birliği üzerine olacak. “Gelecek insanları değiştirmekle ilgili değil; onları güçlendirmekle ilgili” diyen Cheenapragada’ya göre yapay zekâ ajanları dijital çalışma arkadaşlarımız olacak. Üç kişilik bir ekibin, yapay zekânın veri işleme, içerik oluşturma ve kişiselleştirme gibi işleri üstlendiği bir dünyada, küresel bir kampanyayı birkaç günde başlatabilecek noktaya geleceğiz. İnsanlar ise strateji ve yaratıcılığı yönetecek. Chennapragada’nın meslek profesyonellerine tavsiyesi ise yapay zekâ ile rekabet etmek yerine onunla birlikte çalışmayı öğrenmeleri. Ona göre önümüzdeki yıl “insan rolünü elimine edenlerin değil onu ileri taşıyanların yılı” olacak. 2 - Yapay zeka ajanları, iş gücüne katılırken yeni güvenlik önlemleriyle donatılacak Microsoft Güvenlik Kurumsal Başkan Yardımcısı Vasu Jakkal'a göre, yapay zeka ajanları 2026'da çoğalacak ve günlük işlerde daha büyük bir rol oynayarak, araçlardan ziyade takım arkadaşları gibi davranacaklar. “Kuruluşlar bu ajanlara görevlerde ve karar alma süreçlerinde yardımcı olmaları için güvendikçe, güvenlik alanından başlayarak onlara duyulan güvenin oluşturulması çok önemli olacak. Ajanların, kontrolsüz risk taşıyan 'çift ajan' haline gelmelerini önlemek için insanlarla benzer güvenlik korumalarına sahip olması gerekiyor" diyor Jakkal. Bu, her ajana net bir kimlik vermek, erişebileceği bilgi ve sistemleri sınırlamak, oluşturduğu verileri yönetmek ve onu saldırganlardan ve tehditlerden korumak anlamına geliyor. Güvenlik ise sonradan eklenen bir şey olmaktan çıkıp ortamsal, otonom ve yerleşik bir unsura dönüşüyor. Ayrıca, saldırganlar yapay zekayı yeni yollarla kullandıkça, savunucuların da bu tehditleri tespit etmek ve daha hızlı yanıt vermek için güvenlik ajanlarını kullanacağını görüyoruz. 3- Yapay zeka, dünya sağlık çalışanı açığını kapatmaya hazır Microsoft Yapay Zeka'nın Sağlıktan Sorumlu Başkan Yardımcısı Dr. Dominic King, sağlık alanında kullanılan yapay zekanın bir dönüm noktası olduğunu söylüyor. “Yapay zekanın teşhis uzmanlığının ötesine geçip semptom triyajı ve tedavi planlaması gibi alanlara da yayıldığını göreceğiz” diyen King, sözlerine şöyle devam ediyor: “Sağlık hizmetlerine erişim küresel bir sorun. Dünya Sağlık Örgütü, 2030 yılına kadar 11 milyon sağlık çalışanı açığı öngörüyor; bu da 4,5 milyar insanın temel sağlık hizmetlerinden mahrum kalmasına yol açacak bir açık”. Bu noktada Microsoft Yapay Zeka'nın Teşhis Orkestratörü (MAI-DxO) sistemi başarısıyla dikkat çekiyor. Bu sistem 2025 yılında karmaşık tıbbi vakaları %85,5 doğrulukla çözdü; bu oran, deneyimli hekimlerin ortalama %20'lik doğruluk oranının çok üzerinde. Copilot ve Bing uygulamaları da halihazırda günde 50 milyondan fazla sağlık sorusunu yanıtlıyor. 4 - Yapay zeka araştırma sürecinin merkezinde yer alacak Microsoft Araştırma Başkanı Peter Lee, yapay zekanın iklim modellemesi, moleküler dinamik ve malzeme tasarımı gibi alanlarda çığır açan gelişmeleri hızlandırdığını söylüyor. Ancak bir sonraki sıçrama geliyor. 2026'da yapay zeka sadece makaleleri özetlemek, soruları yanıtlamak ve rapor yazmakla kalmayacak; fizik, kimya ve biyolojideki keşif sürecine aktif olarak katılacak. Lee, "Yapay zeka hipotezler üretecek, bilimsel deneyleri kontrol eden araçlar ve uygulamalar kullanacak ve hem insan hem de yapay zeka araştırma meslektaşlarıyla iş birliği yapacak" diyor. Bu değişim, yakında her bilim insanının yeni deneyler önerebilen ve hatta bunların bazı kısımlarını yürütebilen bir yapay zeka laboratuvar asistanına sahip olabileceği bir dünya yaratıyor. 5- Yapay zeka altyapısı daha akıllı ve verimli hale gelecek Microsoft Azure'un Baş Teknoloji Sorumlusu, Bilgi Güvenliği Sorumlusu Yardımcısı ve Teknik Uzmanı Mark Russinovich'e göre, yapay zekanın büyümesi artık sadece daha fazla ve daha büyük veri merkezleri inşa etmekle ilgili değil. Bir sonraki dalga, her bir bilgi işlem gücünün en iyi şekilde kullanılmasını sağlamakla ilgili. Russinovich, "En etkili yapay zeka altyapısı, bilgi işlem gücünü dağıtılmış ağlar üzerinde daha yoğun bir şekilde paketleyecektir. Gelecek yıl, maliyetleri düşürecek ve verimliliği artıracak esnek, küresel yapay zeka sistemlerinin, yani yeni nesil bağlantılı yapay zeka süper fabrikalarının yükselişine tanık olacağız. Yapay zeka artık sadece büyüklüğüyle değil, ürettiği zekanın kalitesiyle ölçülecek" diyor. 6 - Yapay Zeka, kod dilini ve arkasındaki bağlamı öğreniyor Yazılım geliştirmede patlama yaşanıyor ve GitHub'daki aktivitelerin 2025'te yeni seviyelere ulaştığı görülüyor. Geliştiricilerin her ay 43 milyon isteği yanıtlamış olması, ekiplerin kodlarında değişiklik önerme ve inceleme yöntemlerinden birinde bir önceki yıla göre %23'lük bir artış anlamına geliyor. Bu değişiklikleri izleyen yıllık commit (kod gönderimi) sayısı ise bir önceki yıla göre %25 artarak 1 milyara ulaştı. Bu benzeri görülmemiş hız, yapay zekanın yazılımın nasıl oluşturulduğu ve geliştirildiği konusunda giderek daha merkezi bir rol oynamasıyla birlikte sektörde büyük bir değişime işaret ediyor. GitHub'ın Baş Ürün Sorumlusu Mario Rodriguez, bu muazzam hacimden "depo zekası" olarak bahsediyor ve 2026'nın yeni bir avantaj getireceğinin habercisi olduğunu söylüyor. Basitçe ifade etmek gerekirse, "depo zekası", yalnızca kod satırlarını değil, bunların arkasındaki ilişkileri ve geçmişi de anlayan yapay zeka anlamına geliyor. Bir dönüm noktasında olduğumuza işaret eden Rodrigez, “Yapay zeka ekiplerin oluşturdukları her şeyi depoladıkları ve organize ettikleri ana merkezler olan kod depolarındaki kalıpları analiz ederek neyin değiştiğini, nedenini ve parçaların nasıl bir araya geldiğini anlayabilir. Bu bağlam, daha akıllı önerilerde bulunmasına, hataları daha erken yakalamasına ve hatta rutin düzeltmeleri otomatikleştirmesine yardımcı olur. Sonuç, geliştiricilerin daha hızlı hareket etmesine yardımcı olan daha yüksek kaliteli yazılım olacaktır. Depo zekası, daha akıllı, daha güvenilir yapay zeka için yapı ve bağlam sağlayarak rekabet avantajı haline gelecektir” diyor. 7 - Bilgisayar bilimindeki bir sonraki sıçrama, çoğu insanın düşündüğünden daha yakın Microsoft Discovery ve Quantum'dan Sorumlu Başkan Yardımcısı Jason Zander, ‘’Kuantum hesaplama uzun zamandır bilim kurgu gibi geliyordu. Ancak araştırmacılar, kuantum makinelerinin klasik bilgisayarların çözemediği sorunları ele almaya başlayacağı çağa giriyorlar. Kuantum avantajı olarak adlandırılan bu atılım, toplumun en zorlu sorunlarını çözmeye yardımcı olabilir. Şimdi farklı olan şey, kuantumun yapay zeka ve süper bilgisayarlarla birlikte çalıştığı hibrit bir sisteme geçiş. Yapay zeka verilerdeki kalıpları bulur. Süper bilgisayarlar devasa simülasyonlar çalıştırır. Ve kuantum, molekülleri ve malzemeleri modellemek için çok daha yüksek doğruluk sağlayacak yeni bir katman ekliyor. Bu ilerleme, hataları tespit edip düzeltebilen ve hesaplama yapabilen fiziksel kuantum bitleri olan mantıksal kuantum bitlerindeki gelişmelerle örtüşüyor; bu da güvenilirliğe doğru kritik bir adım. Microsoft'un Majorana 1'i, daha sağlam kuantum sistemlerine doğru önemli bir gelişmeyi işaret ediyor. Majorana 1, kırılgan kuantum bitlerini doğal olarak daha kararlı ve güvenilir hale getiren bir tasarım olan topolojik kuantum bitleri kullanılarak inşa edilen ilk kuantum çipi olduğu gibi, aynı zamanda hataları yakalamak ve düzeltmek için tasarlanmış tek kuantum çözümü. Bu mimari, tek bir çip üzerinde milyonlarca kuantum biti bulunan makinelerin yolunu açarak, karmaşık bilimsel ve endüstriyel sorunlar için gereken işlem gücünü sağlıyor. Kuantum avantajı, malzemelerde, tıpta ve daha birçok alanda çığır açacak gelişmelere yol açacak. Yapay zeka ve bilimin geleceği sadece daha hızlı olmayacak, temelden yeniden tanımlanacak" diyor.

Bosch, CES 2026’da yeni nesil kokpit teknolojilerini tanıtıyor Haber

Bosch, CES 2026’da yeni nesil kokpit teknolojilerini tanıtıyor

Otomotiv sektörü köklü bir dönüşümden geçiyor. Yazılım ve özellikle yapay zeka (AI), geleceğin sürüş ve araç içi deneyiminin temel unsurları haline geliyor. Bu alanda öncü konumda bulunan Bosch, yapay zekayı araca entegre etme yolunda önemli bir adım atarak kokpiti akıllı ve proaktif bir yol arkadaşına dönüştürüyor. Bosch, ABD’nin Las Vegas kentinde düzenlenen dünyanın en önemli tüketici elektroniği fuarlarından CES® 2026’da, yapay zeka destekli kokpitlerin hayata geçirilmesini sağlayan yüksek performanslı yeni “AI extension platform”unu tanıtacak. Bosch Yönetim Kurulu Üyesi ve Bosch Mobilite Başkanı Markus Heyn, “Yeni AI extension platformu, mevcut kokpit sistemlerinin gelişmiş yapay zeka fonksiyonlarıyla hızlı ve kolay şekilde güncellenmesine olanak tanıyor. Böylece sürüş deneyimi tüm araç kullanıcıları için daha konforlu, daha sezgisel ve daha güvenli hale geliyor” dedi. Bosch’un yeni yapay zeka destekli kokpitiyle birlikte araç, yalnızca bir ulaşım aracı olmaktan çıkarak sürücünün alışkanlıklarını, tercihlerini ve içinde bulunduğu bağlamı anlayan, kendini geliştiren akıllı bir partner haline geliyor. Bu kokpit; ihtiyaçları önceden tahmin eden bir yapay zeka sesli asistan, araç içinin kapsamlı sahne algısı, hassas navigasyon ve gelişmiş eğlence seçenekleri sunuyor. Örneğin sürücünün “Üşüdüm” demesi, koltuk ısıtmasının devreye girmesiyle birlikte kabin sıcaklığının da otomatik olarak ayarlanmasını sağlayabiliyor. On yılın sonunda 2 milyar euro ciro hedefi Heyn, “Bosch’un yeni yapay zeka destekli kokpiti, hem sürücülere hem de otomobil üreticilerine modern otomotiv yazılımlarının tüm potansiyelinden yararlanma imkanı sunuyor. AI extension platformu sayesinde araçlara yeni fonksiyonlar çok daha hızlı şekilde entegre edilebilecek” diyor. Bosch, yapay zeka destekli kokpitler için hızla büyüyen önemli bir pazar öngörüyor. Grand View Research ve MarketsandMarkets gibi çeşitli pazar araştırma kuruluşlarına göre, yapay zeka destekli araç içi bilgi-eğlence (IVI) çözümleri pazarının 2030 yılına kadar yaklaşık 17 milyar euro büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Bosch, bu pazarda etkin bir rol üstlenmeyi hedefliyor. Şirket, on yılın sonuna kadar IVI çözümlerinden 2 milyar euronun üzerinde ciro elde etmeyi ve ilk üç tedarikçi arasında yer almayı amaçlıyor. Günümüz araçlarına ileri seviye yapay zeka Bu yaklaşımın önemli kullanım alanlarından biri, araç içindeki verimsiz zamanın üretken çalışma zamanına dönüştürülmesi. Bosch, Microsoft ile birlikte sürüş güvenliğinden ödün vermeden aracı mobil bir ofise dönüştürüyor. Microsoft Foundry ve kokpite özel geliştirilen fonksiyonların entegrasyonu sayesinde Microsoft 365 üretkenlik uygulamalarına kesintisiz erişim sağlanıyor. Bu uygulamalar, dikkat dağınıklığını en aza indirmek ve güvenliği önceliklendirmek amacıyla diğer araç sistemleriyle akıllı biçimde ilişkilendiriliyor. Örneğin sürücü, sezgisel bir sesli komutla Microsoft Teams toplantısına katılabiliyor; sistem de buna paralel olarak adaptif hız sabitleyiciyi proaktif şekilde devreye alabiliyor. Alanlar arası bu kesintisiz etkileşim, özellikle işe gidip gelenler ve sık seyahat eden sürücüler için hem güvenli hem de verimli bir yolculuk deneyimi sunuyor. Bosch’un yeni “AI extension platform”u, mevcut donanım veya sistem mimarisinde değişiklik gerektirmeden günümüz araçlarının kolayca yapay zeka özellikleriyle donatılmasını sağlıyor. Platformun merkezinde, kokpitte karmaşık yapay zeka uygulamalarının temelini oluşturan güçlü NVIDIA DRIVE AGX Orin sistem-çipi (SoC) yer alıyor. Endüstri standardı NVIDIA CUDA platformu üzerine inşa edilen sistem, otomobil üreticilerinin kendi yapay zeka modellerini ve aracı sistemleri kolayca entegre etmesine imkan tanıyor. 150–200 tera işlem/saniye (TOPS) ek hesaplama gücü sunan kompakt ünite, basit güç ve Ethernet bağlantılarıyla çalışıyor; aktif hava veya sıvı soğutma seçenekleriyle destekleniyor. Karmaşık yapay zeka özelliklerinin geliştirilmesini ve devreye alınmasını hızlandırmak için Bosch, NVIDIA NeMo ana yapı iskeleti dahil olmak üzere NVIDIA’nın yazılım çözümlerinden yararlanıyor. Bu sayede gerçek zamanlı sensör işleme ve görsel-dil modelleri (VLM) gibi gelişmiş araç içi uygulamalar sorunsuz şekilde entegre edilebiliyor. Ayrıca NVIDIA Nemotron modelleriyle desteklenen muhakeme ve konuşma yetenekleri, bağlamsal anlayış, çok adımlı akıl yürütme ve doğal, sohbet benzeri kullanıcı etkileşimleri sunuyor. Bosch, Microsoft Foundry üzerinden araç içi yapay zekanın tasarımını ve yönetimini gerçekleştirerek ölçeklenebilir ve sürekli güncel kalan bir yapay zeka asistanı deneyimi sağlıyor. Bosch, yapay zeka destekli kokpiti ve AI extension platformunu ilk kez CES® 2026’da Las Vegas’ta sergileyecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gerçek Görünümlü Sahte Çalışanlar Şirketleri Tehlikeye Atıyor Haber

Gerçek Görünümlü Sahte Çalışanlar Şirketleri Tehlikeye Atıyor

Şirketlere sızan bu kişiler, kuruluşların kritik sistemlerine erişim sağlayarak önemli güvenlik riskleri oluşturuyor. Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri ESET, son dönemde hızla artan Kuzey Kore bağlantılı sahte BT çalışanı vakalarına ilişkin uyarılarda bulundu. 2024 yılı Temmuz ayında bir güvenlik tedarikçisi olan KnowBe4 şirketinde yaşanan olay, tehdidin boyutunu ortaya koydu. İşe alım süreçlerinden başarıyla geçen bir kişinin daha sonra Kuzey Kore bağlantılı sahte bir çalışan olduğu ortaya çıktı. Bu kişi, şirket sistemlerinde dosya manipülasyonu ve yetkisiz yazılım çalıştırma girişimleri gibi şüpheli faaliyetlerde bulunuyordu. Olay, kimlik temelli tehditlerin artık sadece parolaların veya hesapların çalınmasıyla sınırlı olmadığını; gerçek çalışanların taklit edilmesine kadar ilerlediğini gösteriyor. Araştırmalar ve resmî kurumların raporları, bu saldırı modelinin 2017’den bu yana sürdüğünü ortaya koyuyor. Microsoft’a göre, yalnızca 2020–2022 arasında 300’den fazla şirket bu yöntemle hedef alındı. 2024 yılında, Kuzey Koreli tehdit aktörleri tarafından oluşturulan 3.000 sahte Outlook ve Hotmail hesabı askıya alındı. ABD savcıları, iki Kuzey Koreli ve üç aracı kişinin 60’tan fazla şirketten 860.000 doların üzerinde gelir elde ettiğini açıkladı. ESET araştırmacıları, saldırıların son dönemde Fransa, Polonya ve Ukrayna gibi Avrupa ülkelerine ve İngiltere’ye doğru kaydığı konusunda uyarıyor. Sahte BT çalışanları nasıl sızıyor? Kuzey Koreli çalışanların sahte kimliklerle iş bulmak için kullandıkları yöntemler oldukça gelişmiş durumda: Kuruluşun bulunduğu ülkeye uygun kimlikler oluşturuyor veya çalıyorlar. Sosyal medya, geliştirici platformları ve e-posta hizmetlerinde gerçekçi dijital profiller kuruyorlar. İşe alım görüşmelerinde deepfake görüntüler, yüz değiştirme ve ses değiştirme yazılımlarıyla kimliklerini gizleyebiliyorlar. Aracılar; freelance platformlarına kayıt açma, banka hesabı temin etme, SIM kart sağlama ve sahte kimliğin doğrulanmasına destek verme gibi süreçlerde kritik rol oynuyor. Şirket tarafından gönderilen dizüstü bilgisayarlar, işe alımın ardından başka ülkelerde kurulan “laptop çiftliklerine” yerleştiriliyor. Operatörler bu cihazlara VPN, proxy, uzaktan izleme ve sanal sunucular üzerinden bağlanarak gerçek konumlarını gizliyor. Bu çalışanların kritik sistemlere erişim sağlaması, hassas verilerin çalınması, sistemlerin sabotaj edilmesi veya fidye yazılımı için zemin hazırlanması gibi ciddi sonuçlar doğurabiliyor. İşe alım sürecinde dikkat edilmesi gerekenler: Adayın sosyal medya ve diğer çevrimiçi hesapları da dâhil olmak üzere dijital profilini kontrol edin. Farklı isimlerle iş başvurusu yapmak için birkaç sahte profil oluşturabilirler.Çevrimiçi etkinlikler ile iddia edilen deneyim arasında uyumsuzluklar olup olmadığına dikkat edin.Adayların meşru, benzersiz bir telefon numarasına sahip olduklarından emin olun ve özgeçmişlerinde tutarsızlıklar olup olmadığını kontrol edin. Listelenen şirketlerin gerçekten var olduğunu doğrulayın. Referanslarla doğrudan iletişime geçin ve personel temin şirketlerinin çalışanlarına özellikle dikkat edin.Birçok aday derin sahte ses, video ve görüntüler kullanabileceğinden video görüşmelerinde ısrarcı olun ve işe alım sürecinde bunları birden fazla kez gerçekleştirin. Görüşmeler sırasında, kameranın arızalı olduğuna dair herhangi bir iddiayı önemli bir uyarı olarak değerlendirin. Deepfake’leri daha iyi tespit edebilmek için adaydan arka plan filtrelerini kapatmasını isteyin. Görsel bozukluklar, sert ve doğal olmayan yüz ifadeleri ve sesle senkronize olmayan dudak hareketleri gibi ipuçları olabilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.