Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Microsoft

Kapsül Haber Ajansı - Microsoft haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Microsoft haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Geleceğin Teknolojileri "Generation Next Summit"te Konuşuldu Haber

Geleceğin Teknolojileri "Generation Next Summit"te Konuşuldu

. Farklı alanlardan uzmanlar geleceğin teknolojilerinde öncü olmanın Türkiye açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı. Cerebrum Tech, geleceği şekillendirecek teknolojilerin ve küresel trendlerin ele alındığı "Generation Next Summit" etkinliğini gerçekleştirdi. 18 Şubat 2026 Çarşamba günü Rixos Tersane İstanbul'da gerçekleştirilen zirve, teknoloji dünyasına yön veren yerli ve yabancı konuk ve konuşmacıları bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın video konferansla katıldığı etkinlik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Kazakistan Eski Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı, Kazakistan Merkez Bankası Eski Başkanı Kairat Kelimbetov gibi önemli isimleri ağırladı. Cevdet Yılmaz yaptığı konuşmada “Bugünün dünyasında tam bağımsızlık, bağımsız savunma sanayiden dijitalleşmeye, yapay zekâdan kuantum ve blok zinciri gibi teknolojilerde de tam bağımsız olmaktan geçmektedir. Bu doğrultuda hazırladığımız 2021 2025 ulusal Yapay Zekâ stratejisi belgemizin uygulama dönemini başarıyla tamamladı. Küresel Yapay zekâ endeksleri de kat ettiğimiz mesafeyi açıkça ortaya koymaktadır. Stratejik belgemizin ilan edildiği 2021 yılında bu endekslerde 44’üncü sırada bulunan ülkemiz, 2024 sonu itibarıyla 34’üncü sıraya yükselerek küresel rekabette de önemli bir ivme yakalamıştır. Bu alanda, yerel ekosistemimizi geliştirecek ve Türkiye'yi veri işleme faaliyetleri açısından bölgesel bir merkez haline getirecek politika ve teşvikleri uygulamaya kararlılığınla devam ediyoruz.”dedi. Etkinlikte konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yapay zekânın açtığı büyük fırsat penceresiyle yeniliğin, üretkenliğin ve küresel rekabetin yönünü tayin ettiğini kaydederek, devletler için daha akıllı kamu hizmetleri sunma, stratejik öngörüleri güçlendirme ve vatandaşın hayat kalitesini veriye dayalı kararlarla artırma imkânı tanıdığını söyledi. Kacır, "Yapay zekânın vadettiği verimlilik ivmesi, katma değer artışı ve yeni sektörler oluşturma kapasitesi; küresel ölçekte sermaye, yetenek ve Ar-Ge yatırımlarının yapay zekâ ekosistemine yönelmesini sağlıyor. Farklı çalışmalar, bu teknolojinin dünya ekonomisine her yıl 4,4 trilyon dolara varan bir katkı sunabileceğini ifade ediyor." dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan ise “Sağlıktan finansa tarımdan sanayiye bütün alanlarda şirketlerin yüzde 94’ü iş süreçlerinde yapay zekâyı kullanıyor. Yapay zekâ kullanan ülkeler öne geçiyor. Türkiye olarak izleyen değil üreten taraftayız” diye konuştu. DEİK Başkanı Nail Olpak da sadece teknoloji zirvesinde buluşmadıklarını aynı zamanda küresel ekonomik güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir eşikte bir araya geldiklerini söyledi. Yapay zekâ ve küresel vizyon "Veriden yapay zekâya uzanan bu yolculukta; çözümler geliştirmenin ötesine geçiyor, geleceğin nasıl inşa edileceğini birlikte tasarlıyoruz" mottosuyla yola çıkan zirve, teknolojiyle insan zekâsının buluştuğu, yenilikçi fikirlerin değer kazandığı uluslararası bir platform oldu. Zirvenin açılış konuşmasını Cerebrum Tech Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. R. Erdem Erkul yaptı. Erkul konuşmasında şunları söyledi: “Yapay zekâdaki asıl kırılma artık teknoloji üretmek değil, organizasyonların bu teknolojiyi stratejik karar alma süreçlerine entegre edebilmesidir. Generation Next Summit’te gördüğümüz tablo, paylaşılan somut use case’ler ve liderlerin paylaşımları, Türkiye’nin artık deneme aşamasını geride bırakıp kurumsal ölçekte gerçek etki üreten bir AI fazına geçtiğini gösteriyor.” Stratejik konular, önemli konuşmacılar Etkinliğin konuk konuşmacıları, küresel teknoloji gündemini İstanbul'a taşıdı. Etkinliğe keynote konuşmacısı olarak katılan Microsoft Avrupa Güney Bölgesi Bölgesel Teknoloji Direktörü Tomislav Vracic, “Yapay zekâ, ülkelerin rekabet etme, çalışma ve toplumların değer yaratma biçimlerini yeniden şekillendiriyor. Sorumlu, kapsayıcı ve insan odaklı yapay zekâ anlayışını benimseyen Türkiye gibi ülkeler, bu dönüşüme uyum sağlayarak sürdürülebilir kalkınmanın şekillendirilmesine katkıda bulunabilir” diye konuştu. Zirvenin bir diğer uluslararası konuğu olan Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliği Ekonomi Bölüm Başkanı Junghwan Lim ise "Kore, Yapay Zekâya Hazır Bir Ülkeyi Nasıl İnşa Etti?" başlıklı sunumuyla, Kore'nin teknoloji alanındaki başarı hikayesini ve bu modelden alınabilecek dersleri katılımcılarla paylaştı. Öğleden sonraki oturumda sahneye çıkan Türkiye Bilişim Vakfı BaşkanıFaruk Eczacıbaşı, Daha Yeni Başlıyor başıklı konuşmasında “Uzağa değil, yarına bakalım ve teknolojiyi kendimiz için kullanalım” diye konuştu. Ufuk açıcı paneller Gün boyunca "Vizyon Konuşması: Türk Dünyası ve Küresel Güç: Teknoloji ve Yeni Ekonominin Yol Haritası", "Yapay Genel Zekâ (AGI),Ekonomik Güç ve Küresel Rekabet" ve "Kurumsal Yapay Zekâ: Kullanım Senaryosundan Ölçülebilir Etkiye" gibi başlıklar altında ufuk açıcı konuşma ve paneller, kendi alanlarında lider pek çok değerli ismi bir araya getirdi. Cerebrum Excellence Awards Teknoloji ortaklığını Microsoft’un yaptığı etkinliğe Yıldız Ventures, Tera Bank, Türk Telekom ve Sahibinden.com gibi pek çok kuruluş sponsor oldu. Zirve, teknoloji alanındaki başarılı projelerin ödüllendirildiği “Cerebrum Excellence Awards” seremonisi ile son buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Microsoft 2026’nın En Önemli 7 Yapay Zekâ Trendini Açıkladı Haber

Microsoft 2026’nın En Önemli 7 Yapay Zekâ Trendini Açıkladı

Yapay zekâ, farklı sektörlerde yalnızca soruları yanıtlayan bir araçtan, insanlarla birlikte çalışan ve uzmanlıklarını güçlendirmelerine destek sunan bir iş ortağı olmaya doğru evrilecek. Yapay zekâ ajanları dijital meslektaşlar hâline gelirken ve insan yönlendirmesiyle belirli görevleri üstlenirken, kurumlar da yeni risklere ayak uydurmak için güvenliği güçlendiriyor. Öte yandan bu gelişmeleri destekleyen altyapı da olgunlaşıyor; daha akıllı ve daha verimli hâle geliyor. Microsoft, 2026’da izlenmesi gereken 7 trendi şöyle sıralıyor; 1 — Yapay zekâ, insanların birlikte başarabileceklerini artıracak Microsoft Yapay Zekâ Deneyimleri Ürün Şefi Aparna Chennapragada’ya göre 2026, teknoloji ve insanlar arasındaki ittifakların yeni çağı olacak. Son yıllarda odak yapay zekânın soruları yanıtlaması ve problemleri mantık yürüterek çözmesi üzerineyken, sıradaki dalga gerçek iş birliği üzerine olacak. “Gelecek insanları değiştirmekle ilgili değil; onları güçlendirmekle ilgili” diyen Cheenapragada’ya göre yapay zekâ ajanları dijital çalışma arkadaşlarımız olacak. Üç kişilik bir ekibin, yapay zekânın veri işleme, içerik oluşturma ve kişiselleştirme gibi işleri üstlendiği bir dünyada, küresel bir kampanyayı birkaç günde başlatabilecek noktaya geleceğiz. İnsanlar ise strateji ve yaratıcılığı yönetecek. Chennapragada’nın meslek profesyonellerine tavsiyesi ise yapay zekâ ile rekabet etmek yerine onunla birlikte çalışmayı öğrenmeleri. Ona göre önümüzdeki yıl “insan rolünü elimine edenlerin değil onu ileri taşıyanların yılı” olacak. 2 - Yapay zeka ajanları, iş gücüne katılırken yeni güvenlik önlemleriyle donatılacak Microsoft Güvenlik Kurumsal Başkan Yardımcısı Vasu Jakkal'a göre, yapay zeka ajanları 2026'da çoğalacak ve günlük işlerde daha büyük bir rol oynayarak, araçlardan ziyade takım arkadaşları gibi davranacaklar. “Kuruluşlar bu ajanlara görevlerde ve karar alma süreçlerinde yardımcı olmaları için güvendikçe, güvenlik alanından başlayarak onlara duyulan güvenin oluşturulması çok önemli olacak. Ajanların, kontrolsüz risk taşıyan 'çift ajan' haline gelmelerini önlemek için insanlarla benzer güvenlik korumalarına sahip olması gerekiyor" diyor Jakkal. Bu, her ajana net bir kimlik vermek, erişebileceği bilgi ve sistemleri sınırlamak, oluşturduğu verileri yönetmek ve onu saldırganlardan ve tehditlerden korumak anlamına geliyor. Güvenlik ise sonradan eklenen bir şey olmaktan çıkıp ortamsal, otonom ve yerleşik bir unsura dönüşüyor. Ayrıca, saldırganlar yapay zekayı yeni yollarla kullandıkça, savunucuların da bu tehditleri tespit etmek ve daha hızlı yanıt vermek için güvenlik ajanlarını kullanacağını görüyoruz. 3- Yapay zeka, dünya sağlık çalışanı açığını kapatmaya hazır Microsoft Yapay Zeka'nın Sağlıktan Sorumlu Başkan Yardımcısı Dr. Dominic King, sağlık alanında kullanılan yapay zekanın bir dönüm noktası olduğunu söylüyor. “Yapay zekanın teşhis uzmanlığının ötesine geçip semptom triyajı ve tedavi planlaması gibi alanlara da yayıldığını göreceğiz” diyen King, sözlerine şöyle devam ediyor: “Sağlık hizmetlerine erişim küresel bir sorun. Dünya Sağlık Örgütü, 2030 yılına kadar 11 milyon sağlık çalışanı açığı öngörüyor; bu da 4,5 milyar insanın temel sağlık hizmetlerinden mahrum kalmasına yol açacak bir açık”. Bu noktada Microsoft Yapay Zeka'nın Teşhis Orkestratörü (MAI-DxO) sistemi başarısıyla dikkat çekiyor. Bu sistem 2025 yılında karmaşık tıbbi vakaları %85,5 doğrulukla çözdü; bu oran, deneyimli hekimlerin ortalama %20'lik doğruluk oranının çok üzerinde. Copilot ve Bing uygulamaları da halihazırda günde 50 milyondan fazla sağlık sorusunu yanıtlıyor. 4 - Yapay zeka araştırma sürecinin merkezinde yer alacak Microsoft Araştırma Başkanı Peter Lee, yapay zekanın iklim modellemesi, moleküler dinamik ve malzeme tasarımı gibi alanlarda çığır açan gelişmeleri hızlandırdığını söylüyor. Ancak bir sonraki sıçrama geliyor. 2026'da yapay zeka sadece makaleleri özetlemek, soruları yanıtlamak ve rapor yazmakla kalmayacak; fizik, kimya ve biyolojideki keşif sürecine aktif olarak katılacak. Lee, "Yapay zeka hipotezler üretecek, bilimsel deneyleri kontrol eden araçlar ve uygulamalar kullanacak ve hem insan hem de yapay zeka araştırma meslektaşlarıyla iş birliği yapacak" diyor. Bu değişim, yakında her bilim insanının yeni deneyler önerebilen ve hatta bunların bazı kısımlarını yürütebilen bir yapay zeka laboratuvar asistanına sahip olabileceği bir dünya yaratıyor. 5- Yapay zeka altyapısı daha akıllı ve verimli hale gelecek Microsoft Azure'un Baş Teknoloji Sorumlusu, Bilgi Güvenliği Sorumlusu Yardımcısı ve Teknik Uzmanı Mark Russinovich'e göre, yapay zekanın büyümesi artık sadece daha fazla ve daha büyük veri merkezleri inşa etmekle ilgili değil. Bir sonraki dalga, her bir bilgi işlem gücünün en iyi şekilde kullanılmasını sağlamakla ilgili. Russinovich, "En etkili yapay zeka altyapısı, bilgi işlem gücünü dağıtılmış ağlar üzerinde daha yoğun bir şekilde paketleyecektir. Gelecek yıl, maliyetleri düşürecek ve verimliliği artıracak esnek, küresel yapay zeka sistemlerinin, yani yeni nesil bağlantılı yapay zeka süper fabrikalarının yükselişine tanık olacağız. Yapay zeka artık sadece büyüklüğüyle değil, ürettiği zekanın kalitesiyle ölçülecek" diyor. 6 - Yapay Zeka, kod dilini ve arkasındaki bağlamı öğreniyor Yazılım geliştirmede patlama yaşanıyor ve GitHub'daki aktivitelerin 2025'te yeni seviyelere ulaştığı görülüyor. Geliştiricilerin her ay 43 milyon isteği yanıtlamış olması, ekiplerin kodlarında değişiklik önerme ve inceleme yöntemlerinden birinde bir önceki yıla göre %23'lük bir artış anlamına geliyor. Bu değişiklikleri izleyen yıllık commit (kod gönderimi) sayısı ise bir önceki yıla göre %25 artarak 1 milyara ulaştı. Bu benzeri görülmemiş hız, yapay zekanın yazılımın nasıl oluşturulduğu ve geliştirildiği konusunda giderek daha merkezi bir rol oynamasıyla birlikte sektörde büyük bir değişime işaret ediyor. GitHub'ın Baş Ürün Sorumlusu Mario Rodriguez, bu muazzam hacimden "depo zekası" olarak bahsediyor ve 2026'nın yeni bir avantaj getireceğinin habercisi olduğunu söylüyor. Basitçe ifade etmek gerekirse, "depo zekası", yalnızca kod satırlarını değil, bunların arkasındaki ilişkileri ve geçmişi de anlayan yapay zeka anlamına geliyor. Bir dönüm noktasında olduğumuza işaret eden Rodrigez, “Yapay zeka ekiplerin oluşturdukları her şeyi depoladıkları ve organize ettikleri ana merkezler olan kod depolarındaki kalıpları analiz ederek neyin değiştiğini, nedenini ve parçaların nasıl bir araya geldiğini anlayabilir. Bu bağlam, daha akıllı önerilerde bulunmasına, hataları daha erken yakalamasına ve hatta rutin düzeltmeleri otomatikleştirmesine yardımcı olur. Sonuç, geliştiricilerin daha hızlı hareket etmesine yardımcı olan daha yüksek kaliteli yazılım olacaktır. Depo zekası, daha akıllı, daha güvenilir yapay zeka için yapı ve bağlam sağlayarak rekabet avantajı haline gelecektir” diyor. 7 - Bilgisayar bilimindeki bir sonraki sıçrama, çoğu insanın düşündüğünden daha yakın Microsoft Discovery ve Quantum'dan Sorumlu Başkan Yardımcısı Jason Zander, ‘’Kuantum hesaplama uzun zamandır bilim kurgu gibi geliyordu. Ancak araştırmacılar, kuantum makinelerinin klasik bilgisayarların çözemediği sorunları ele almaya başlayacağı çağa giriyorlar. Kuantum avantajı olarak adlandırılan bu atılım, toplumun en zorlu sorunlarını çözmeye yardımcı olabilir. Şimdi farklı olan şey, kuantumun yapay zeka ve süper bilgisayarlarla birlikte çalıştığı hibrit bir sisteme geçiş. Yapay zeka verilerdeki kalıpları bulur. Süper bilgisayarlar devasa simülasyonlar çalıştırır. Ve kuantum, molekülleri ve malzemeleri modellemek için çok daha yüksek doğruluk sağlayacak yeni bir katman ekliyor. Bu ilerleme, hataları tespit edip düzeltebilen ve hesaplama yapabilen fiziksel kuantum bitleri olan mantıksal kuantum bitlerindeki gelişmelerle örtüşüyor; bu da güvenilirliğe doğru kritik bir adım. Microsoft'un Majorana 1'i, daha sağlam kuantum sistemlerine doğru önemli bir gelişmeyi işaret ediyor. Majorana 1, kırılgan kuantum bitlerini doğal olarak daha kararlı ve güvenilir hale getiren bir tasarım olan topolojik kuantum bitleri kullanılarak inşa edilen ilk kuantum çipi olduğu gibi, aynı zamanda hataları yakalamak ve düzeltmek için tasarlanmış tek kuantum çözümü. Bu mimari, tek bir çip üzerinde milyonlarca kuantum biti bulunan makinelerin yolunu açarak, karmaşık bilimsel ve endüstriyel sorunlar için gereken işlem gücünü sağlıyor. Kuantum avantajı, malzemelerde, tıpta ve daha birçok alanda çığır açacak gelişmelere yol açacak. Yapay zeka ve bilimin geleceği sadece daha hızlı olmayacak, temelden yeniden tanımlanacak" diyor.

Bosch, CES 2026’da yeni nesil kokpit teknolojilerini tanıtıyor Haber

Bosch, CES 2026’da yeni nesil kokpit teknolojilerini tanıtıyor

Otomotiv sektörü köklü bir dönüşümden geçiyor. Yazılım ve özellikle yapay zeka (AI), geleceğin sürüş ve araç içi deneyiminin temel unsurları haline geliyor. Bu alanda öncü konumda bulunan Bosch, yapay zekayı araca entegre etme yolunda önemli bir adım atarak kokpiti akıllı ve proaktif bir yol arkadaşına dönüştürüyor. Bosch, ABD’nin Las Vegas kentinde düzenlenen dünyanın en önemli tüketici elektroniği fuarlarından CES® 2026’da, yapay zeka destekli kokpitlerin hayata geçirilmesini sağlayan yüksek performanslı yeni “AI extension platform”unu tanıtacak. Bosch Yönetim Kurulu Üyesi ve Bosch Mobilite Başkanı Markus Heyn, “Yeni AI extension platformu, mevcut kokpit sistemlerinin gelişmiş yapay zeka fonksiyonlarıyla hızlı ve kolay şekilde güncellenmesine olanak tanıyor. Böylece sürüş deneyimi tüm araç kullanıcıları için daha konforlu, daha sezgisel ve daha güvenli hale geliyor” dedi. Bosch’un yeni yapay zeka destekli kokpitiyle birlikte araç, yalnızca bir ulaşım aracı olmaktan çıkarak sürücünün alışkanlıklarını, tercihlerini ve içinde bulunduğu bağlamı anlayan, kendini geliştiren akıllı bir partner haline geliyor. Bu kokpit; ihtiyaçları önceden tahmin eden bir yapay zeka sesli asistan, araç içinin kapsamlı sahne algısı, hassas navigasyon ve gelişmiş eğlence seçenekleri sunuyor. Örneğin sürücünün “Üşüdüm” demesi, koltuk ısıtmasının devreye girmesiyle birlikte kabin sıcaklığının da otomatik olarak ayarlanmasını sağlayabiliyor. On yılın sonunda 2 milyar euro ciro hedefi Heyn, “Bosch’un yeni yapay zeka destekli kokpiti, hem sürücülere hem de otomobil üreticilerine modern otomotiv yazılımlarının tüm potansiyelinden yararlanma imkanı sunuyor. AI extension platformu sayesinde araçlara yeni fonksiyonlar çok daha hızlı şekilde entegre edilebilecek” diyor. Bosch, yapay zeka destekli kokpitler için hızla büyüyen önemli bir pazar öngörüyor. Grand View Research ve MarketsandMarkets gibi çeşitli pazar araştırma kuruluşlarına göre, yapay zeka destekli araç içi bilgi-eğlence (IVI) çözümleri pazarının 2030 yılına kadar yaklaşık 17 milyar euro büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Bosch, bu pazarda etkin bir rol üstlenmeyi hedefliyor. Şirket, on yılın sonuna kadar IVI çözümlerinden 2 milyar euronun üzerinde ciro elde etmeyi ve ilk üç tedarikçi arasında yer almayı amaçlıyor. Günümüz araçlarına ileri seviye yapay zeka Bu yaklaşımın önemli kullanım alanlarından biri, araç içindeki verimsiz zamanın üretken çalışma zamanına dönüştürülmesi. Bosch, Microsoft ile birlikte sürüş güvenliğinden ödün vermeden aracı mobil bir ofise dönüştürüyor. Microsoft Foundry ve kokpite özel geliştirilen fonksiyonların entegrasyonu sayesinde Microsoft 365 üretkenlik uygulamalarına kesintisiz erişim sağlanıyor. Bu uygulamalar, dikkat dağınıklığını en aza indirmek ve güvenliği önceliklendirmek amacıyla diğer araç sistemleriyle akıllı biçimde ilişkilendiriliyor. Örneğin sürücü, sezgisel bir sesli komutla Microsoft Teams toplantısına katılabiliyor; sistem de buna paralel olarak adaptif hız sabitleyiciyi proaktif şekilde devreye alabiliyor. Alanlar arası bu kesintisiz etkileşim, özellikle işe gidip gelenler ve sık seyahat eden sürücüler için hem güvenli hem de verimli bir yolculuk deneyimi sunuyor. Bosch’un yeni “AI extension platform”u, mevcut donanım veya sistem mimarisinde değişiklik gerektirmeden günümüz araçlarının kolayca yapay zeka özellikleriyle donatılmasını sağlıyor. Platformun merkezinde, kokpitte karmaşık yapay zeka uygulamalarının temelini oluşturan güçlü NVIDIA DRIVE AGX Orin sistem-çipi (SoC) yer alıyor. Endüstri standardı NVIDIA CUDA platformu üzerine inşa edilen sistem, otomobil üreticilerinin kendi yapay zeka modellerini ve aracı sistemleri kolayca entegre etmesine imkan tanıyor. 150–200 tera işlem/saniye (TOPS) ek hesaplama gücü sunan kompakt ünite, basit güç ve Ethernet bağlantılarıyla çalışıyor; aktif hava veya sıvı soğutma seçenekleriyle destekleniyor. Karmaşık yapay zeka özelliklerinin geliştirilmesini ve devreye alınmasını hızlandırmak için Bosch, NVIDIA NeMo ana yapı iskeleti dahil olmak üzere NVIDIA’nın yazılım çözümlerinden yararlanıyor. Bu sayede gerçek zamanlı sensör işleme ve görsel-dil modelleri (VLM) gibi gelişmiş araç içi uygulamalar sorunsuz şekilde entegre edilebiliyor. Ayrıca NVIDIA Nemotron modelleriyle desteklenen muhakeme ve konuşma yetenekleri, bağlamsal anlayış, çok adımlı akıl yürütme ve doğal, sohbet benzeri kullanıcı etkileşimleri sunuyor. Bosch, Microsoft Foundry üzerinden araç içi yapay zekanın tasarımını ve yönetimini gerçekleştirerek ölçeklenebilir ve sürekli güncel kalan bir yapay zeka asistanı deneyimi sağlıyor. Bosch, yapay zeka destekli kokpiti ve AI extension platformunu ilk kez CES® 2026’da Las Vegas’ta sergileyecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gerçek Görünümlü Sahte Çalışanlar Şirketleri Tehlikeye Atıyor Haber

Gerçek Görünümlü Sahte Çalışanlar Şirketleri Tehlikeye Atıyor

Şirketlere sızan bu kişiler, kuruluşların kritik sistemlerine erişim sağlayarak önemli güvenlik riskleri oluşturuyor. Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri ESET, son dönemde hızla artan Kuzey Kore bağlantılı sahte BT çalışanı vakalarına ilişkin uyarılarda bulundu. 2024 yılı Temmuz ayında bir güvenlik tedarikçisi olan KnowBe4 şirketinde yaşanan olay, tehdidin boyutunu ortaya koydu. İşe alım süreçlerinden başarıyla geçen bir kişinin daha sonra Kuzey Kore bağlantılı sahte bir çalışan olduğu ortaya çıktı. Bu kişi, şirket sistemlerinde dosya manipülasyonu ve yetkisiz yazılım çalıştırma girişimleri gibi şüpheli faaliyetlerde bulunuyordu. Olay, kimlik temelli tehditlerin artık sadece parolaların veya hesapların çalınmasıyla sınırlı olmadığını; gerçek çalışanların taklit edilmesine kadar ilerlediğini gösteriyor. Araştırmalar ve resmî kurumların raporları, bu saldırı modelinin 2017’den bu yana sürdüğünü ortaya koyuyor. Microsoft’a göre, yalnızca 2020–2022 arasında 300’den fazla şirket bu yöntemle hedef alındı. 2024 yılında, Kuzey Koreli tehdit aktörleri tarafından oluşturulan 3.000 sahte Outlook ve Hotmail hesabı askıya alındı. ABD savcıları, iki Kuzey Koreli ve üç aracı kişinin 60’tan fazla şirketten 860.000 doların üzerinde gelir elde ettiğini açıkladı. ESET araştırmacıları, saldırıların son dönemde Fransa, Polonya ve Ukrayna gibi Avrupa ülkelerine ve İngiltere’ye doğru kaydığı konusunda uyarıyor. Sahte BT çalışanları nasıl sızıyor? Kuzey Koreli çalışanların sahte kimliklerle iş bulmak için kullandıkları yöntemler oldukça gelişmiş durumda: Kuruluşun bulunduğu ülkeye uygun kimlikler oluşturuyor veya çalıyorlar. Sosyal medya, geliştirici platformları ve e-posta hizmetlerinde gerçekçi dijital profiller kuruyorlar. İşe alım görüşmelerinde deepfake görüntüler, yüz değiştirme ve ses değiştirme yazılımlarıyla kimliklerini gizleyebiliyorlar. Aracılar; freelance platformlarına kayıt açma, banka hesabı temin etme, SIM kart sağlama ve sahte kimliğin doğrulanmasına destek verme gibi süreçlerde kritik rol oynuyor. Şirket tarafından gönderilen dizüstü bilgisayarlar, işe alımın ardından başka ülkelerde kurulan “laptop çiftliklerine” yerleştiriliyor. Operatörler bu cihazlara VPN, proxy, uzaktan izleme ve sanal sunucular üzerinden bağlanarak gerçek konumlarını gizliyor. Bu çalışanların kritik sistemlere erişim sağlaması, hassas verilerin çalınması, sistemlerin sabotaj edilmesi veya fidye yazılımı için zemin hazırlanması gibi ciddi sonuçlar doğurabiliyor. İşe alım sürecinde dikkat edilmesi gerekenler: Adayın sosyal medya ve diğer çevrimiçi hesapları da dâhil olmak üzere dijital profilini kontrol edin. Farklı isimlerle iş başvurusu yapmak için birkaç sahte profil oluşturabilirler.Çevrimiçi etkinlikler ile iddia edilen deneyim arasında uyumsuzluklar olup olmadığına dikkat edin.Adayların meşru, benzersiz bir telefon numarasına sahip olduklarından emin olun ve özgeçmişlerinde tutarsızlıklar olup olmadığını kontrol edin. Listelenen şirketlerin gerçekten var olduğunu doğrulayın. Referanslarla doğrudan iletişime geçin ve personel temin şirketlerinin çalışanlarına özellikle dikkat edin.Birçok aday derin sahte ses, video ve görüntüler kullanabileceğinden video görüşmelerinde ısrarcı olun ve işe alım sürecinde bunları birden fazla kez gerçekleştirin. Görüşmeler sırasında, kameranın arızalı olduğuna dair herhangi bir iddiayı önemli bir uyarı olarak değerlendirin. Deepfake’leri daha iyi tespit edebilmek için adaydan arka plan filtrelerini kapatmasını isteyin. Görsel bozukluklar, sert ve doğal olmayan yüz ifadeleri ve sesle senkronize olmayan dudak hareketleri gibi ipuçları olabilir.

Gölge Yapay Zekâ Çalışanlar İçin Kolaylık, Şirketler İçin Risk Haber

Gölge Yapay Zekâ Çalışanlar İçin Kolaylık, Şirketler İçin Risk

Çalışanlar, hayatlarını kolaylaştıracak üretken yapay zekânın potansiyelinden çok etkilendiler. Microsoft, yapay zekâ kullanıcılarının yüzde 78’inin artık kendi araçlarını işe getirdiğini tahmin ediyor. Bu durum kurumsal yapılarda güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor. Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri olan ESET, gölge yapay zekâyı mercek altına aldı. Gölge yapay zekâ, kurumsal denetim olmaksızın kullanılan yetkisiz yapay zekâ araçlarını ve teknolojilerini ifade ediyor. ChatGPT, Gemini veya Claude gibi popüler sohbet robotları, cep telefonlarına veya evden çalışma dizüstü bilgisayarlarına kolayca indirilip kullanılabiliyor. Bu robotlar, bazı çalışanlara iş yükünü azaltma, teslim tarihlerini kolaylaştırma ve daha yüksek değerli görevlere zaman ayırma gibi cazip bir olasılık sunuyor. ChatGPT gibi bağımsız uygulamalar, gölge yapay zekâ sorunlarının büyük bir kısmını oluşturur. Ancak bunlar sorunun tüm boyutunu temsil etmez. Bu teknoloji, tarayıcı uzantıları aracılığıyla da işletmelere sızabilir. Hatta kullanıcıların BT departmanının bilgisi olmadan etkinleştirdiği meşru iş yazılımı ürünlerinde de bulunabilir. Bir de ajanlı yapay zekâ var: Otonom ajanlar etrafında şekillenen ve insanlar tarafından kendilerine verilen belirli görevleri bağımsız olarak tamamlamak üzere tasarlanmış yapay zekâ inovasyonunun bir sonraki dalgası. Doğru koruma önlemleri alınmazsa bu ajanlar hassas veri depolarına erişebilir ve yetkisiz veya kötü niyetli eylemler gerçekleştirebilir. Farkına varıldığında ise artık çok geç olabilir. Gölge yapay zekâ riskleri nelerdir? Bunların tümü, kuruluşlar için büyük potansiyel güvenlik ve uyumluluk riskleri oluşturuyor. Her komutta, çalışanların hassas veya düzenlemeye tabi verileri paylaşma riski vardır. Bu veriler toplantı notları, IP, kod veya müşteri ya da çalışanların kişisel olarak tanımlanabilir bilgileri olabilir. Girilen her şey modeli eğitmek için kullanılır, gelecekte diğer kullanıcılara aktarılabilir. Üçüncü taraf sunucularda depolanır. Bu durum chatbot geliştiricisinin çalışanlarının hassas bilgilerini görmesine olanak tanıyarak kuruluşu daha da riske atar. Çinli sağlayıcı DeepSeek’te olduğu gibi, veriler bu sağlayıcı tarafından sızdırılabilir veya ihlal edilebilir. Sohbet robotları, kuruluşu farkında olmadan hedefli tehditlere maruz bırakan yazılım güvenlik açıkları veya arka kapılar içerebilir. İş amaçlı bir sohbet robotu indirmek isteyen herhangi bir çalışan, makinesinden gizli bilgileri çalmak için tasarlanmış kötü amaçlı bir sürümü yanlışlıkla yükleyebilir. Bu amaçla açıkça tasarlanmış birçok sahte GenAI aracı bulunmaktadır. Kodlama araçlarının izinsiz kullanımı, çıktıların uygun şekilde incelenmemesi durumunda müşteriye sunulan ürünlere istismar edilebilir hatalar getirebilir. Modeller önyargılı veya düşük kaliteli verilerle eğitilmişse yapay zekâ destekli analiz araçlarının kullanımı bile riskli olabilir ve hatalı karar almaya yol açabilir. Gölge yapay zekâ ile bağlantılı güvenlik ihlalleri, uyum cezaları da dâhil olmak üzere önemli mali ve itibar kaybına neden olabilir. Riskleri azaltmak için neler yapılabilir? Risklerle başa çıkmak için bulduğunuz her yeni gölge yapay zekâ aracını bir reddetme listesine eklemek yeterli olmayacaktır. Bu teknolojilerin kullanıldığını kabul etmeniz, ne kadar yaygın ve hangi amaçlarla kullanıldığını anlamanız ve ardından gerçekçi bir kabul edilebilir kullanım politikası oluşturmanız gerekir. Güvenlik ve uyum risklerinin nerede olduğunu anlamak için şirket içi testler yapılmalıdır. Belirli araçların yasaklandığı durumlarda, kullanıcıları bu araçlara geçmeye ikna edebileceğiniz alternatifler bulmaya çalışın. Ayrıca çalışanların henüz keşfetmediğiniz yeni araçlara erişim talep edebilecekleri sorunsuz bir süreç oluşturun. Çalışanlara eğitim verin ve gölge yapay zekâ kullanarak ne gibi riskler alabileceklerini bildirin. Veri sızıntısı risklerini azaltmak ve yapay zekâ kullanımına ilişkin görünürlüğü artırmak için ağ izleme ve güvenlik araçlarını değerlendirin.

2025 İstanbul Ekonomi Zirvesi, 11-12 Aralık’ta Çırağan Sarayı’nda Gerçekleşecek Haber

2025 İstanbul Ekonomi Zirvesi, 11-12 Aralık’ta Çırağan Sarayı’nda Gerçekleşecek

İstanbul Ekonomi Zirvesi, bu yıl da küresel ölçekte yankı uyandıracak oturumlarıyla dikkat çekiyor. “Yeni Dengeler ve Küresel İş Birlikleri” temasıyla düzenlenen zirve; jeopolitik değişimlerin ekonomi üzerindeki etkilerinden, yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerine, sürdürülebilir yatırımlardan enerji politikalarına kadar geniş bir yelpazede konuları gündeme taşıyacak. Zirvede kamu temsilcileri, uluslararası yatırımcılar, diplomatik misyonlar, iş insanları ve akademisyenler bir araya gelerek küresel ekonomik iş birliklerinin geleceğini değerlendirecek. Bu yıl ayrıca, İstanbul Ekonomi Zirvesi kapsamında düzenlenecek özel oturumlarda Avrupa, Asya, Körfez, Afrika ve Amerika ülkeleri ile Türkiye arasındaki yatırım fırsatları ele alınacak. İstanbul, Küresel İş Birliklerinin Merkezi Olmaya Devam Ediyor Zirvenin İcra Kurulu Başkanı Abdullah Değer, bu yılki temanın küresel dönüşüm sürecinde Türkiye’nin rolünü vurgulamak açısından özel bir anlam taşıdığını belirtti: “Dünyada ekonomik güç dengeleri yeniden şekilleniyor. Bu yeni dönemde Türkiye, stratejik konumu ve üretim gücüyle küresel iş birliklerinin merkezinde yer alıyor. 2025 İstanbul Ekonomi Zirvesi’nde, bu dönüşüm sürecinde ülkemizin nasıl daha etkin bir rol üstlenebileceğini ele alacağız. Zirvenin iş dünyası için yeni ortaklıklara ve uzun vadeli yatırımlara kapı aralamasını hedefliyoruz.” Zirve’nin ilk günü Küresel ekonomik dengeler, turizm, yapay zekâ ve sürdürülebilir kalkınma gibi geleceği şekillendiren başlıklara odaklanan panellerle başlayacak. Alanında uzman konuşmacıların ve uluslararası yatırımcıların katılımıyla gerçekleşecek oturumlarda; otomotiv, teknoloji, sağlık ve finans gibi başlıkların yanı sıra dijital dönüşümün ekonomi üzerindeki etkileri, küresel turizmde yeni eğilimler, yapay zekânın üretimden hizmet sektörüne uzanan dönüşüm gücü ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin iş dünyasına yansımaları tartışılacak. İkinci gün ise, küresel finans ve dijitalleşme, savunma sanayi ve teknolojik yenilikler, ekonomik dönüşümler ve kadın istihdamı ile uluslararası ticaretin yeni dinamikleri gibi başlıklarda düzenlenecek özel panellerle devam edecek. Katılımcılar, iki gün boyunca yalnızca fikir alışverişinde bulunmakla kalmayıp, Türkiye’nin ekonomik vizyonunu belirleyen karar alıcılarla doğrudan temas kurma, uluslararası iş birlikleri geliştirme ve yeni yatırım fırsatlarını değerlendirme olanağı da bulacak. Zirve, bu yönüyle yalnızca bir fikir platformu değil, aynı zamanda küresel ölçekte iş birliği ve ortaklıkların temellerinin atıldığı önemli bir buluşma noktası olmayı sürdürecek. Zirve Programına İlişkin Detaylar ve Bu Yılki Yenilikler Zirve programı bu yıl da önemli yeniliklerle zenginleşiyor. 11 Aralık akşamı, B2B toplantıların ardından “Dünya Barışı” temalı özel bir resepsiyon düzenlenecek. Gecenin açılışı, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle Türkiye’nin yedi bölgesinden kültürel izler taşıyan özel bir gösteriyle yapılacak. Ardından, barış ve birlik mesajını vurgulayan özel bir defile sahnelenecek. Gecenin finalinde ise Türkiye’de görev yapan büyükelçi ve başkonsoloslar sahneye çıkarak, birer dakikalık konuşmalarla dünya barışı mesajlarını paylaşacak. Zirve, 12 Aralık akşamı düzenlenecek görkemli gala gecesiyle sona erecek. Enbe Orkestrası eşliğinde gerçekleşecek gala yemeğinde, yılın en başarılı kurum ve isimleri 9. İstanbul Altın Değerler Ödül Töreni ile onurlandırılacak. Bu yılki zirve, Koluman Holding ana sponsorluğu ve Sanofi co-sponsorluğunda gerçekleşiyor. Destekçiler arasında TGA, TÜRSAB, İTÜ ARI Teknokent, Borusan Otomotiv, Astor Enerji, Forma Makina, Bahçeşehir Koleji, Güneri Makina, HPM Hijyen Proses Makinaları, Agrotech ve Mopa Exclusive yer alıyor. Ayrıca bu yıl, Microsoft, Koton, Arzum, KoçSistem gibi önemli markalar ile Dünya Kadın Girişimciler Derneği, EBRD, UNDP ve IFC gibi saygın uluslararası kuruluşların üst düzey temsilcileri de konuşmacı olarak zirvede yer alacak. İki gün boyunca toplam 10 panel ve 4 özel konuşma düzenlenecek, 50 farklı ülkeden katılımcının yer alacağı zirveyle birlikte uluslararası iş birliği ve küresel diyaloğun önemi bir kez daha vurgulanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Piri Reis Üniversitesi ve Microsoft İş Birliğiyle Yapay Zekâ Destekli Eğitim Başlıyor! Haber

Piri Reis Üniversitesi ve Microsoft İş Birliğiyle Yapay Zekâ Destekli Eğitim Başlıyor!

‘Yükseköğretimde Yapay Zeka Kullanımı Eğitimi’’ düzenleyerek Piri Reis Üniversitesi Akademik ve İdari personeli ile sektör öncülerine yapay zeka ve dijital dönüşüm alanında eğitim vermeyi ve bu eğitim serisini sürdürmeyi hedefliyor. ‘’Yükseköğretimde Yapay Zeka Kullanımı Eğitimi’’ başlıklı eğitim Piri Reis Üniversitesi Deniz Kampüsü Rıdvan Kartal Konferans Salonu’nda 2-3-4- Eylül tarihlerinde gerçekleşti. Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nafiz ARICA’nın ‘’Yapay Zekaya Giriş’’ sunumu ile başlayan eğitim, Piri Reis Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yıldıray Yalman ve Dr. Öğretim Üyesi Tanju SİRMEN’in sunumlarıyla devam etti. İkinci oturumda sunumlarını gerçekleştiren Orta Doğu Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tarkan GÜRBÜZ, Dijital Yetkinlikler, Dijital Trendler, Dijital Dönüşümün Boyutları ve Gereklilikleri, Eğitim ve Öğretimde Dijital Dönüşüm, Tasarım Odaklı Düşünmek, Mevcut Zorluklar ve Fırsatlar’a değindiği bir konuşma yaptı. Ardından ‘’Yenilikçi Öğrenme Ortamları’’ ve ‘’Yapay Zeka Araçlarını Kullanarak Sunum ve Ders İçeriği Oluşturma’’ konusundan bahsederek bu çerçevede değerlendirmelerini paylaştı. İş birliğine ilişkin görüşlerini paylaşan Microsoft Türkiye Bulut Çözümleri Takım Lideri Barbaros Günay, “Piri Reis Üniversitesi, uzun yıllardır faydalandığı Microsoft bulut servislerinin sunduğu olanakları bir üst seviyeye taşımak amacıyla, yapay zeka odaklı yeni bir eğitim serisi başlattı. Bu kapsamda, eğitim kadrosunu Azure, Microsoft 365 ve Dynamics 365 servisleri üzerinde çözüm geliştirme bilgileriyle donatarak; yapay zeka ve ‘agentic’ teknolojilere uyumlu hale getirmeyi, üniversitenin çözüm üretme kapasitesini artırmayı ve öğrencilerini yapay zeka dünyasına hazır, yetkin bireyler olarak mezun etmeyi hedefliyor. Biz de eğitim alanında hayata geçirilen iş birliklerine ekstra değer veren bir teknoloji şirketi olarak, Piri Reis Üniversitesi’nin söz konusu hedefe ulaşması için tüm bilgi ve deneyimimizle destek sağlıyoruz” dedi. Eğitimin son gününde Microsoft Türkiye’nin eğitim ortağı Bilge Adam adına konuşan Yapay Zekâ Güvenlik Mühendisi Cihan ÖZHAN ise, ‘’Microsoft Ekosisteminde Uygulamalı Yapay Zeka Eğitimi’’ başlıklı sunumunda şunları aktardı; “Üniversite olarak öğrencilerimizi yalnızca bugünün değil, geleceğin dünyasına hazırlıyoruz. Bu eğitim sayesinde yapay zekâ teknolojilerini derslere entegre ederek öğrencilerimizin dijital yetkinliklerini artırmayı hedefliyoruz. “Piri Reis Üniversitesi ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, yapay zekânın eğitimdeki dönüştürücü gücünü ortaya koyuyor. Öğrenciler, yalnızca teoriyi değil, gerçek hayatta kullanabilecekleri pratik becerileri de kazanacak.” Bu stratejik adımla birlikte Piri Reis Üniversitesi, Microsoft’un global teknoloji ekosistemine entegre olarak öğrencilerine çağın en güncel dijital becerilerini kazandırmayı sürdürecek. Eğitim programı, Microsoft’un en güncel yapay zekâ araçları Copilot Chat, M365 Copilot, Bookings, Power Automate ve Copilot Studio üzerinden, öğrencilere uygulamalı deneyim kazandırmayı hedefliyor. Katılımcılar, ders materyali üretiminden süreç otomasyonuna, öğrenci değerlendirmesinden chatbot geliştirmeye kadar birçok alanda yapay zekânın eğitimdeki rolünü deneyimleme fırsatına sahip olacak.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.