Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Microsoft Copilot

Kapsül Haber Ajansı - Microsoft Copilot haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Microsoft Copilot haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Acer EMEA, Avrupa’daki Okullarda Yapay Zekanın Sorumlu Bir Şekilde Benimsenmesine Öncülük Ediyor Haber

Acer EMEA, Avrupa’daki Okullarda Yapay Zekanın Sorumlu Bir Şekilde Benimsenmesine Öncülük Ediyor

Acer for Education, 2026/2027 eğitim-öğretim yılında da Birleşik Krallık, Danimarka, İtalya ve Bulgaristan’da hayata geçirilen pilot projelerden edinilen deneyimi temel alarak Avrupa’daki okullarda yapay zekanın sorumlu biçimde benimsenmesine yön vermeyi sürdürüyor. Acer, aynı zamanda eğitime yönelik ChromeOS tabanlı dizüstü bilgisayar pazarında Avrupa’da birinci sırada yer alıyor. Context’in 2026 yılının ikinci çeyreğine ait verilerine göre Acer, 66 binden fazla cihaz satarak yüzde 33,8 pazar payına ulaştı. ChromeOS, öğrencilerin, öğretmenlerin ve eğitim kurumlarının günlük ihtiyaçlarını karşılayan yönetim kolaylığı, güvenlik, dayanıklılık ve pil ömrü gibi cihaz özellikleri sayesinde okullarda özellikle ilgi görüyor. Edinilen deneyim ve elde edilen sonuçlar, yapay zekanın öğretmenler için materyallerin hazırlanması ve kişiselleştirilmesinden öğrencilerin desteklenmesine kadar eğitime verimli bir şekilde entegre edilebileceğini doğruluyor. Bu deneyimler, önümüzdeki yıllarda da sürecek bir büyüme yolculuğunun parçası olarak yeni projelerin geliştirilmesine ve giderek daha fazla okulda ve Avrupa ülkesinde yaygınlaştırılmasına somut bir zemin oluşturuyor. Acer EMEA Ticari Pazarlama ve Pazara Giriş Direktörü Cristina Pez konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Yapay zeka, öğrencilerin farklı öğrenme seviyelerine uygun dersler ve içerikler hazırlamalarında öğretmenlere destek olarak ve pek çok idari görevi otomatikleştirerek öğretmenlerin işini dönüştürebilir. Bu da öğretmenlerin, gençlerin gelecekte ihtiyaç duyacakları beceri ve yetenekleri geliştirirken onlara destek olmak gibi gerçekten önemli olan şeylere daha fazla odaklanmasını sağlıyor. Acer for Education; eğitimi, güvenliği ve sorumlu kullanımı inovasyonla buluşturan yaklaşımını bir kez daha ortaya koyuyor." Bu kararlılık, halihazırda devam eden bir dönüşümün parçasını oluşturuyor. Avrupa Okul Eğitimi Platformu’nun 2026’da yayımladığı araştırmaya göre ankete katılan eğitim profesyonellerinin yüzde 81’i işinde yapay zekayı kullanıyor, yüzde 73’ü ise yapay zekayı en azından kısmen ders ve öğretim materyali hazırlamak için kullanıyor. Birleşik Krallık’ta Acer, Brighton Hill Community School’da Intel Core Ultra işlemcilerden güç alan ve Microsoft Copilot ile donatılan yeni bir TravelMate cihaz filosunu kullanıma sunarak öğretmenlere sunum, ders planı ve yaratıcı yazarlık materyalleri hazırlamanın yanı sıra içerikleri özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin gereksinimlerine göre uyarlayabilecekleri araçlar sağladı. Bu deneyim, kaynak hazırlamaya ve tekrarlayan işlere harcanan zamanı azaltırken öğretimin daha fazla kişiselleştirilmesine de olanak tanıdı. İtalya’da Acer for Education, International School of Bologna’da Google for Education, Intel ve C2 Group ile birlikte Acer Chromebook Plus Spin 714, Google Workspace for Education ve Gemini for Education’a dayanan bir pilot proje yürüttü. Girişim, okulun yapay zekayı içerik kişiselleştirmeden öğretmenler arası iş birliğine ve verimliliğe kadar öğretimi destekleyen bir araç olarak test etmesini sağlarken öğrenmeyi her öğrencinin bireysel ihtiyaçlarına uyarlamanın yeni yollarını keşfetmesine de olanak tanıdı. Okulun idari süreçlerini de kapsayan proje, Google ekosisteminin kullanımını öğretimin ötesine taşıdı ve idari işlerin sadeleşmesine katkı sağladı. Danimarka’da şirket, sınıfta doğrudan uygulanabilecek pratik yapay zeka kullanım senaryoları geliştirmeyi amaçlayan ve öğretmenlerle birlikte yürütülen iş birliğine dayalı atölye çalışmalarını destekledi. Bu yaklaşım, öğretmenleri yalnızca eğitimin değil, yeni öğretim metodolojilerinin birlikte oluşturulmasının da merkezine yerleştiriyor. Bulgaristan’da Acer, Center for Creative Training ve Intel ile iş birliği içinde Sofya’daki Second English High School’da açılan ülkenin ilk yapay zeka laboratuvarının kurulmasına katkıda bulundu. Acer Chromebook Plus Spin 714 cihazları ve Intel Skills for Innovation programı sayesinde öğrenciler ve öğretmenler, yenilikçi bir öğrenme ortamında yapay zekayı deneyimleyebiliyor ve geleceğe yönelik beceriler geliştirebiliyor. Bu tür deneyimler, Avrupa’daki eğitim sistemlerini etkileyen daha geniş çaplı bir dönüşümün parçasını oluşturuyor. European Schoolnet’in Aralık 2025’te yayımlanan “Okul Eğitiminde Yapay Zeka” (Artificial Intelligence in School Education) raporuna göre 23 eğitim sisteminden 13’ü yapay zekayı yüksek öncelikli görürken 7’si orta düzeyde öncelikli olarak değerlendiriyor. 20 eğitim sisteminde ise eğitimde yapay zekaya ilişkin politikalar, stratejiler, programlar veya ulusal yönergeler halihazırda uygulanıyor ya da geliştirilme aşamasında bulunuyor. Öğretmen becerilerinin güçlendirilmesi, analiz edilen 23 sistemin 22’si için kısa ve orta vadeli bir öncelik olarak öne çıkıyor. Şeffaflık da kritik bir rol oynuyor. Yapay zeka sistemlerinin nasıl çalıştığını anlamak, pasif kullanımdan kaçınmak ve bunun yerine eleştirel bir yaklaşım geliştirmek için temel bir gereklilik oluşturuyor. Risk yalnızca teknolojik değil, bilişsel bir boyut da taşıyor. Rehberlikten yoksun bir kullanım, düşünmede özerkliğin kaybolmasına yol açabilir. Bu nedenle yapay zeka eğitimi, yalnızca araçların kullanımını değil, bu araçların sınırlarını ve temelindeki mantığı anlamayı da kapsamalı. Cristina Pez sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün asıl risk, yapay zekayı benimsemekte değil, beklemekte yatıyor. Öğrenciler, çoğu zaman herhangi bir rehberlik olmadan yapay zekayı zaten kullanıyor. Bu nedenle öğretmen eğitimine öncelik vererek ve gelişmekte olan bu teknolojiyle deneyim kazanılabilecek güvenli ortamlar oluşturarak hemen başlamak büyük önem taşıyor. Asıl zorluk, okullara öğretmenleri işlerinde destekleyen ve aynı zamanda öğrencileri iş dünyasının geleceğinin gerektirdiği dijital ve çok yönlü becerileri geliştirmeye hazırlayan somut çözümler ve etkili araçlar sağlamaktan geçiyor. Ancak bu şekilde değişime gerçekten eşlik edebilen bir eğitim modeli inşa edebiliriz.” AB’nin yapay zekaya yaklaşımı da bugün tam olarak inovasyon ile sorumluluk arasındaki bu dengeyle şekilleniyor. Avrupa Yapay Zeka Yasası (AI Act), risk temelli bir düzenleyici çerçeve oluşturuyor ve yapay zekanın temel haklara, güvenliğe ve şeffaflığa uygun şekilde geliştirilip kullanılmasını sağlamaya yönelik gereklilikler ile sorumluluklar belirliyor. Okullar için bu, veri korumaya ve siber güvenliğe olduğu kadar bu teknolojileri kullanan kişilerin eğitimine de özen göstermek anlamına geliyor. Bu yolculuğun bir parçası olarak Acer for Education, eğitim sektörüne yönelik cihazlarını aralarında Microsoft ve Google’ın da bulunduğu dijital ekosistemin önde gelen iş ortakları tarafından geliştirilen yapay zeka platformlarıyla entegre ediyor. Windows işletim sistemli TravelMate dizüstü bilgisayarlar Copilot ve Microsoft Learning Zone eğitim araçları gibi çözümleri entegre ederken Acer Chromebook Plus cihazları, ChromeOS ve Google Workspace ortamında Gemini özelliklerinden yararlanacak şekilde tasarlandı. Bu yaklaşımla, okullara hem öğretmenlerin hem de öğrencilerin ihtiyaçlarını merkezde tutan ve donanım, işletim sistemi, uygulama ve yapay zeka araçlarının birlikte çalışabildiği bir teknoloji ortamı sunulması hedefleniyor. Öğrencileri ve öğretmenleri bu dönüşüme hazırlamanın önemi, Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 İşlerin Geleceği Raporu ile de teyit ediliyor. Rapora göre mevcut becerilerin yaklaşık yüzde 39’u 2030 yılına kadar dönüşüme uğrayacak. Bu bağlamda okullardan, dijital becerileri, eleştirel düşünmeyi ve yapay zekayı bilinçli ve sorumlu bir şekilde kullanma yetkinliğini geliştirmeleri bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şirketlerin Üçte Biri Yapay Zeka Stratejisini Tanımladı Haber

Şirketlerin Üçte Biri Yapay Zeka Stratejisini Tanımladı

Stratejisini yönetim kurulu düzeyinde tanımlayan şirketlerin oranı yüzde 37,6 olurken, kurumların en çok zorlandığı alanlar yetenek (yüzde 58), bütçe (yüzde 57) ve kurum kültürü (yüzde 55) olarak öne çıktı. Üretken yapay zekada en çok kullanılan modeller ise OpenAI (yüzde 80), Microsoft Copilot (yüzde 44) ve Google Gemini (yüzde 42) oldu. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin (TRAI), Türkiye’deki kurumların yapay zeka yolculuğunu ortaya koyan Yapay Zeka Araştırması 126 kurumun katılımıyla gerçekleştirildi. Türkiye’de şirketlerin yapay zeka stratejilerini, uygulama alanlarını ve karşılaştıkları zorluklara ışık tutan araştırma, Türkiye’de her 6 şirketten birinin yapay zekayı aktif olarak kullandığını beş ve üzeri proje yürüten kurum oranının ise yüzde 32,8 olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, Türkiye’deki şirketlerin yüzde 37,6’sı yapay zekayı yönetim kurulu düzeyinde onaylanmış bir stratejiyle ele alıyor. Ancak kurumların önemli bir kısmı hâlâ “hazırlık” veya “taslak” aşamasında. Raporda, yapay zekanın stratejik olarak en çok “operasyonel verimliliği artırma”, “maliyet düşürme” ve “karar destek sistemlerini güçlendirme” amacıyla konumlandırıldığı vurgulanıyor. Yapay zekayı organizasyonel yapısına entegre eden şirket sayısı artarken, dedike yapay zeka ekibine sahip kurum oranı yüzde 15,2’ye yükseldi. Bu ekiplerin yüzde 42’si 4 ila 10 kişiden oluşuyor ve çoğu veri analitiği birimleriyle entegre biçimde çalışıyor. Bu tablo, şirketlerin yapay zekayı bireysel inisiyatiflerden çıkararak kurumsal bir uzmanlık alanı haline getirmeye başladığını gösteriyor. Üretken yapay zekada farkındalık yükseliyor TRAI raporu, Türkiye’de üretken yapay zeka (GenAI) alanında önemli bir hareketlilik yaşandığını ortaya koyuyor. Şirketlerin büyük bölümü, içerik üretimi, kurumsal eğitim, müşteri iletişimi, kodlama ve raporlama gibi alanlarda üretken yapay zekayı test ediyor. Kurumların yüzde 80’i OpenAI, yüzde 44’ü Microsoft Copilot, yüzde 42’si ise Google Gemini modellerini tercih ediyor. Bununla birlikte, Anthropic Claude, Meta Llama ve Mistral gibi alternatif modellerin de giderek yaygınlaştığı görülüyor. Bu tablo, Türkiye’de kurumların artık “tek kaynaklı” model anlayışından uzaklaştığını, farklı modellerle hibrit yaklaşımlara yöneldiğini gösteriyor. Rapora göre, üretken yapay zekanın en çok kullanıldığı alanlar arasında chatbotlar ve kurumsal asistanlar, copilotlar ve kodlama destekleri, içerik üretimi ve özetleme araçları, RAG tabanlı çözümler ve kurumsal bilgi yönetimi sistemleri yer alıyor. Ajan tabanlı yapay zeka uygulamaları yükseliyor Araştırmada “bir sonraki dalga” olarak nitelendirilen ajan tabanlı yapay zeka sistemleri, Türkiye’de yeni bir dönemin habercisi olarak öne çıkıyor. Henüz erken aşamada olan bu alanda, şirketlerin yarısından fazlası pilot projeler yürütüyor veya kavramsal kanıt (PoC) çalışmaları gerçekleştiriyor. Kurumların en çok tercih ettiği platformlar arasında Microsoft Copilot Studio, LangChain ve Google AI Agent Builder öne çıkıyor. Uygulama alanlarında ise HR Agent, Finance Agent, CRM Agent ve Doküman Asistanı gibi örnekler dikkat çekiyor. Bu bulgular, Türkiye’de şirketlerin üretken yapay zekadan “düşünen ve aksiyon alan sistemler”e geçiş sürecinde olduğunu, ajan mimarilerin giderek stratejik bir dönüşüm aracı haline geldiğini gösteriyor. Yapay zeka yolculuğunda üç temel engel: yetenek, bütçe ve kültür Araştırma, kurumların yapay zeka dönüşümünde en çok zorlandığı üç alanı yetenek (yüzde 58), bütçe (yüzde 57) ve kurum kültürü (yüzde 55) olarak sıralıyor. Katılımcıların en çok desteğe ihtiyaç duyduğu konular ise “doğru kullanım alanlarını belirleme”, “uygulama ve geliştirme süreçlerini yönetme” ve “organizasyonel adaptasyon” oldu. Ayrıca, kurumların önemli bir bölümü hâlâ veri güvenliği, yönetişim ve etik çerçeveler konusunda gelişim ihtiyacı duyduğunu belirtti. Rapora göre, kurumların büyük çoğunluğu yapay zeka projelerinde Microsoft Azure altyapısını kullanıyor; bunu Google Cloud ve AWS izliyor. Hibrit modellerin artması, bulut tabanlı çözümlerle birlikte yerel altyapıların da etkin biçimde değerlendirildiğini ortaya koyuyor. “Türkiye’nin potansiyeli büyük, ama vizyoner liderliğe ihtiyaç var” Araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan TRAI Kurucusu Halil Aksu, şunları söyledi: “Yapay zeka artık yalnızca bir teknoloji değil, geleceğin dili, ekonomilerin motoru, rekabetin yeni ölçüsü. Türkiye’de kurumlar bu dönüşümün farkında; ancak strateji, yetkinlik ve kültür dönüşümü alanlarında hâlâ gelişim alanlarımız var. Bu rapor, Türkiye’nin yapay zeka yolculuğuna ayna tutarken, aynı zamanda bir çağrı niteliğinde. Potansiyelimiz büyük ama bu potansiyeli gerçeğe dönüştürmek için vizyoner liderliğe, güçlü iş birliklerine ve kararlı adımlara ihtiyaç var.

Türkiye'nin Yapay Zeka Nabzı Ölçüldü: Şirketlerin Yüzde 15,2’si Yapay Zekayı İş Süreçlerine Entegre Etti Haber

Türkiye'nin Yapay Zeka Nabzı Ölçüldü: Şirketlerin Yüzde 15,2’si Yapay Zekayı İş Süreçlerine Entegre Etti

126 kurumun katılımıyla hazırlanan rapora göre, yapay zekayı aktif olarak kullanan şirketlerin oranı yüzde 15,2’ye, beş ve üzeri proje yürüten kurumların oranı yüzde 32,8’e ulaştı. Stratejisini yönetim kurulu düzeyinde tanımlayan şirketlerin oranı yüzde 37,6 olurken, kurumların en çok zorlandığı alanlar yetenek (yüzde 58), bütçe (yüzde 57) ve kurum kültürü (yüzde 55) olarak öne çıktı. Üretken yapay zekada en çok kullanılan modeller ise OpenAI (yüzde 80), Microsoft Copilot (yüzde 44) ve Google Gemini (yüzde 42) oldu. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), “Zekanın Ötesi” temasıyla düzenlediği Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde, Türkiye’deki kurumların yapay zeka yolculuğunu ortaya koyan Yapay Zeka Araştırması sonuçlarını açıkladı. 126 kurumun katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, Türkiye’de şirketlerin yapay zeka stratejilerini, uygulama alanlarını ve karşılaştıkları zorluklara ışık tuttu. Bulgular, Türkiye’de her 6 şirketten birinin yapay zekayı aktif olarak kullandığını beş ve üzeri proje yürüten kurum oranının ise yüzde 32,8 olduğunu ortaya koydu. Kurumların üçte biri yapay zeka stratejisini tanımladı Araştırmaya göre, Türkiye’deki şirketlerin yüzde 37,6’sı yapay zekayı yönetim kurulu düzeyinde onaylanmış bir stratejiyle ele alıyor. Ancak kurumların önemli bir kısmı hâlâ “hazırlık” veya “taslak” aşamasında. Raporda, yapay zekanın stratejik olarak en çok “operasyonel verimliliği artırma”, “maliyet düşürme” ve “karar destek sistemlerini güçlendirme” amacıyla konumlandırıldığı vurgulanıyor. Yapay zekayı organizasyonel yapısına entegre eden şirket sayısı artarken, dedike yapay zeka ekibine sahip kurum oranı yüzde 15,2’ye yükseldi. Bu ekiplerin yüzde 42’si 4 ila 10 kişiden oluşuyor ve çoğu veri analitiği birimleriyle entegre biçimde çalışıyor. Bu tablo, şirketlerin yapay zekayı bireysel inisiyatiflerden çıkararak kurumsal bir uzmanlık alanı haline getirmeye başladığını gösteriyor. Üretken yapay zekada farkındalık yükseliyor TRAI raporu, Türkiye’de üretken yapay zeka (GenAI) alanında önemli bir hareketlilik yaşandığını ortaya koyuyor. Şirketlerin büyük bölümü, içerik üretimi, kurumsal eğitim, müşteri iletişimi, kodlama ve raporlama gibi alanlarda üretken yapay zekayı test ediyor. Kurumların yüzde 80’i OpenAI, yüzde 44’ü Microsoft Copilot, yüzde 42’si ise Google Gemini modellerini tercih ediyor. Bununla birlikte, Anthropic Claude, Meta Llama ve Mistral gibi alternatif modellerin de giderek yaygınlaştığı görülüyor. Bu tablo, Türkiye’de kurumların artık “tek kaynaklı” model anlayışından uzaklaştığını, farklı modellerle hibrit yaklaşımlara yöneldiğini gösteriyor. Rapora göre, üretken yapay zekanın en çok kullanıldığı alanlar arasında chatbotlar ve kurumsal asistanlar, copilotlar ve kodlama destekleri, içerik üretimi ve özetleme araçları, RAG tabanlı çözümler ve kurumsal bilgi yönetimi sistemleri yer alıyor. Ajan tabanlı yapay zeka uygulamaları yükseliyorAraştırmada “bir sonraki dalga” olarak nitelendirilen ajan tabanlı yapay zeka sistemleri, Türkiye’de yeni bir dönemin habercisi olarak öne çıkıyor. Henüz erken aşamada olan bu alanda, şirketlerin yarısından fazlası pilot projeler yürütüyor veya kavramsal kanıt (PoC) çalışmaları gerçekleştiriyor. Kurumların en çok tercih ettiği platformlar arasında Microsoft Copilot Studio, LangChain ve Google AI Agent Builderöne çıkıyor. Uygulama alanlarında ise HR Agent, Finance Agent, CRM Agent ve Doküman Asistanı gibi örnekler dikkat çekiyor. Bu bulgular, Türkiye’de şirketlerin üretken yapay zekadan “düşünen ve aksiyon alan sistemler”e geçiş sürecinde olduğunu, ajan mimarilerin giderek stratejik bir dönüşüm aracı haline geldiğini gösteriyor. Yapay zeka yolculuğunda üç temel engel: yetenek, bütçe ve kültür Araştırma, kurumların yapay zeka dönüşümünde en çok zorlandığı üç alanı yetenek (yüzde 58), bütçe (yüzde 57) ve kurum kültürü (yüzde 55) olarak sıralıyor. Katılımcıların en çok desteğe ihtiyaç duyduğu konular ise “doğru kullanım alanlarını belirleme”, “uygulama ve geliştirme süreçlerini yönetme” ve “organizasyonel adaptasyon” oldu. Ayrıca, kurumların önemli bir bölümü hâlâ veri güvenliği, yönetişim ve etik çerçeveler konusunda gelişim ihtiyacı duyduğunu belirtti. Rapora göre, kurumların büyük çoğunluğu yapay zeka projelerinde Microsoft Azure altyapısını kullanıyor; bunu Google Cloud ve AWS izliyor. Hibrit modellerin artması, bulut tabanlı çözümlerle birlikte yerel altyapıların da etkin biçimde değerlendirildiğini ortaya koyuyor. “Türkiye’nin potansiyeli büyük, ama vizyoner liderliğe ihtiyaç var” Araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan TRAI Kurucusu Halil Aksu, şunları söyledi: “Yapay zeka artık yalnızca bir teknoloji değil, geleceğin dili, ekonomilerin motoru, rekabetin yeni ölçüsü. Türkiye’de kurumlar bu dönüşümün farkında; ancak strateji, yetkinlik ve kültür dönüşümü alanlarında hâlâ gelişim alanlarımız var. Bu rapor, Türkiye’nin yapay zeka yolculuğuna ayna tutarken, aynı zamanda bir çağrı niteliğinde. Potansiyelimiz büyük ama bu potansiyeli gerçeğe dönüştürmek için vizyoner liderliğe, güçlü iş birliklerine ve kararlı adımlara ihtiyaç var.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.