Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mikro Mobilite

Kapsül Haber Ajansı - Mikro Mobilite haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mikro Mobilite haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hyundai 2026 IDEA Ödülleri’nde Geleceğin Mobilitesi ve Marka Tasarımı Alanlarında 10 Ödül Kazandı Haber

Hyundai 2026 IDEA Ödülleri’nde Geleceğin Mobilitesi ve Marka Tasarımı Alanlarında 10 Ödül Kazandı

Hyundai; konsept tasarımı, markalaşma, hizmet tasarımı, mekân tasarımı ve robotik kategorilerinde iki Altın, iki Bronz ve altı Finalist ödülü elde etti. Bu başarı, şirketin yalnızca otomotiv üretimindeki değil, marka tasarımı ve pazarlama alanlarındaki yetkinliğini de bir kez daha ortaya koydu. Geleceğin Mobilitesi Konsept Tasarımı Ödülleri Altın Ödül E3W ve E4W Elektrikli Mikro Mobilite Konseptleri – Konsept ve Spekülatif Tasarım Finalist Mobile Nap – Konsept ve Spekülatif TasarımFurnished Lounge / Hyundai Add Gear – Mobilya ve AydınlatmaMobED (Mobile Eccentric Droid) – Ticari ve Endüstriyel Tasarım Markalaşma, Hizmet Tasarımı ve Aksesuar Ödülleri Altın Ödül Na Oh Korean Restaurant Book – Markalaşma Bronz Ödüller Hyundai Heritage: RETRACE Magazine (STELLAR ve SONATA) – MarkalaşmaHyundai Hope on Wheels – Markalaşma Finalist Na Oh Korean Restaurant Branding – MarkalaşmaHyundai Customizable MagSafe ID Card Case – Ofis ve AksesuarUX Studio Seoul – Hizmet Tasarımı ve Mekân Tasarımı IDEA Ödülleri’nin Tasarım Dünyasındaki Önemi Dünyanın en prestijli tasarım yarışmalarından biri olan IDEA (International Design Excellence Awards – Uluslararası Tasarım Mükemmelliği Ödülleri), başvuruları beş temel kriter üzerinden ve katılımcıların kimliklerinin gizli tutulduğu kör değerlendirme yöntemiyle inceliyor. Değerlendirme kriterleri şu başlıklardan oluşuyor: Tasarımda yenilikçilik ve problem çözmeSon kullanıcılara sağlanan somut faydaMüşteri marka açısından yaratılan ticari etkiTopluma ve sürdürülebilirliğe katkıTasarım estetiğinin işlevle uyumu Değerlendirme boyunca katılımcıların kimliklerinin gizli tutulması, yenilikçi fikirlerin marka bilinirliğinden bağımsız ve yalnızca kendi nitelikleri üzerinden değerlendirilmesini sağlıyor. Hyundai; şehir içi erişilebilirlik, iklim koşullarına dayanıklılık, iyi yaşam ve kişiselleştirilmiş yaşam tarzı gibi gerçek kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği çözümlerle ödüle layık görüldü. Bu yaklaşım, tasarımı yalnızca biçimsel ve estetik bir unsur olarak değil, insan hayatına somut değer katan bir araç olarak ele alıyor. E3W ve E4W ile Son Kilometre Ulaşımına Yeni Bir Yaklaşım E3W ve E4W, Hindistan’ın geleneksel motorlu çekçeklerini yoğun şehir yaşamı ve günlük çalışma koşulları için temiz, kapsayıcı ve uyarlanabilir bir platform olarak yeniden yorumlayan elektrikli mikro mobilite konseptleri olarak öne çıkıyor. Modeller; erişilebilirlik, iklim koşullarına dayanıklılık ve modüler kullanım esnekliğini bütüncül bir tasarımda buluşturuyor. Konseptlerin öne çıkan özellikleri arasında şunlar yer alıyor: Basamaksız erişim ve tekerlekli sandalye kullanımına olanak sağlayan tamamen düz ve engelsiz zeminYolcu ve yük taşımacılığı arasında hızlı geçiş sağlayan katlanabilir ve zemine gizlenebilir koltuklarMuson mevsiminde su altında kalan veya engebeli yollarda hareket kabiliyetini koruyan ayarlanabilir sürüş yüksekliğiYoğun şehir trafiğinde çevikliği ve sürücü görüş açısını artıran kompakt boyutlar ve açılı ön camFarklı araçlara ihtiyaç duyulmadan yolcu taşımacılığı, lojistik ve acil durum görevlerine uyarlanabilen modüler mimari E3W ve E4W; sıfır egzoz emisyonu, trafik güvenliği, engelli bireyler için erişilebilirlik ve dezavantajlı toplulukların iklim koşullarına karşı dayanıklılığı gibi birbiriyle bağlantılı şehir sorunlarına çözüm sunuyor. Kapsayıcılığı ve sel koşullarına dayanıklılığı tasarımın merkezine yerleştiren konseptler, son kilometre ulaşımını uyarlanabilir bir kent mobilitesi ekosistemine dönüştürüyor. Mobile Nap ile Araçlarda Dinlenme Deneyimi Mobile Nap, araç iç mekânını sakin ve dinlenme odaklı kişisel bir alana dönüştürerek uykuyu tasarlanmış bir mobilite deneyimi olarak ele alıyor. Kavram kanıtlama ve çevik test platformu olarak geliştirilen proje; yoğun zihinsel tempoda çalışan ofis çalışanlarından yöneticilere, uzun yol sürücülerinden vardiyalı çalışanlara ve bakım veren kişilere kadar geniş bir kullanıcı kitlesinin gün içinde kaliteli biçimde dinlenebilme ihtiyacına yanıt veriyor. Geleneksel araçlarda koltuğu geriye yatırarak dinlenmenin ötesine geçen Mobile Nap; araca geliş, dinlenmeye geçiş, uyku ve yeniden günlük aktivitelere dönüş aşamalarının tamamını şu özelliklerle destekliyor: Kaliteli dinlenmeyi destekleyen özel oturma pozisyonu ve mekânsal tasarımSes, sıcaklık, nem ve hava kalitesini birlikte yöneten yazılım tabanlı uyku hizmetiKamusal alan ile kişisel zaman arasında belirgin sınırlar oluşturarak sağlanan psikolojik konforBireysel araçlara, paylaşımlı mobilite hizmetlerine ve geleceğin otonom ulaşım ortamlarına uyarlanabilir yapı Mobile Nap, kullanılmayan zamanı dinlenme ve yenilenme süresine dönüştürüyor. Yoğun çalışanların toplantılar arasında zihinsel olarak toparlanmasına yardımcı olurken uzun yol sürücülerinde yorgunluğa bağlı sürüş risklerini azaltmayı, vardiyalı çalışanlara ve bakım veren kişilere ise uygun dinlenme olanakları sunmayı amaçlıyor. Aynı zamanda bir Ar-Ge doğrulama platformu olarak seri üretim öncesinde dinlenme kalitesini gerçekten artıran unsurların belirlenmesine katkıda bulunuyor. Furnished Lounge ve Hyundai Add Gear ile Kişiselleştirilebilir Araç İç Mekânları Furnished Lounge, araç iç mekânını mekanik bir kabin yerine kişiselleştirilebilen bir yaşam alanı olarak yeniden yorumluyor. Doğal ve rahat oturma pozisyonlarını destekleyen salon tipi koltukları, günlük ihtiyaçların kolayca erişilebilir bir konumda tutulmasını sağlayan sezgisel mekân tasarımıyla bir araya getiriyor. Birleşik bir montaj sistemi olan Hyundai Add Gear ise kullanıcıların kişisel eşyalarını farklı araçlara kolayca takmasına ve düzenlemesine imkân tanıyor. Sabit otomobil aksesuarlarından farklı olarak Add Gear, üçüncü taraf iş ortaklarının uyumlu yaşam tarzı ürünleri geliştirebilmesine olanak veren açık kaynaklı bir ekosistem yapısı sunuyor. Böylece Hyundai’yi kapalı bir sistem yerine gelişime açık bir platform markası olarak konumlandırıyor. Sistemin sunduğu başlıca avantajlar şöyle sıralanıyor: Add Gear ürünlerinin farklı Hyundai modellerinde kullanılabilmesi sayesinde ev ve araç ortamları arasında devamlılıkYeniden kullanılabilen aksesuarlarla sürdürülebilir mobilite alışkanlıklarının desteklenmesi ve tüketimin azaltılmasıEsnek ve kişiselleştirilmiş iç mekânlarla uzun vadeli marka bağlılığının güçlendirilmesiAçık iş birliği modeliyle mobilite ekosisteminde inovasyonun teşvik edilmesi Furnished Lounge ve Hyundai Add Gear, biçim odaklı tasarımdan deneyim odaklı mekân tasarımına geçişi temsil ederek estetiğin yanı sıra konforu, seçim özgürlüğünü ve sürdürülebilirliği ön plana çıkarıyor. MobED ile Robotik ve Endüstriyel Uygulamalarda Yeni Olanaklar MobED, birbirinden bağımsız olarak kontrol edilen dört tekerleği ve Hyundai Motor Grubu’na özgü hareket mekanizmasıyla eğimli yollar, kaldırımlar ve bozuk zeminlerde dengeli biçimde hareket edebilen yeni nesil bir mobil robot platformu olarak geliştirildi. MobED’in öne çıkan yetenekleri arasında şunlar bulunuyor: Sürüş, yönlendirme, süspansiyon ve yükseklik ayarını birbirinden bağımsız biçimde kontrol eden Drive & Lift (DnL) teknolojisi sayesinde titreşim ve eğimin en aza indirilmesi, üst modülün dengede tutulmasıİç ve dış mekânlarda güvenli kullanımı destekleyen otonom sürüş ve engellerden kaçınma özellikleriEvrensel montaj rayı ve açık API altyapısıyla lojistik, denetim, araştırma, hizmet ve çekim gibi farklı uygulamalara uyarlanabilen modüler platform MobED’in ölçeklenebilir yapısı ve operasyonel verimliliği, geleceğin robotik ve mobilite ekosistemleri için yeni olanaklar sunuyor. Platform, Hyundai Motor Grubu’nun tasarım alanındaki yetkinliğini binek otomobillerin ötesine taşıyarak endüstriyel ve ticari uygulamalara genişletiyor. Marka Mirası ve Toplumsal Fayda Tasarımla Buluşuyor Hyundai, konsept tasarımının yanı sıra markalaşma, hizmet tasarımı ve günlük kullanıma yönelik ürün tasarımı alanlarında da Altın, Bronz ve Finalist ödülleri kazanarak üretim, marka tasarımı ve pazarlama alanlarındaki gücünü ortaya koydu. Markalaşma kategorisinde Altın Ödül kazanan Na Oh Korean Restaurant Book, Hyundai Motor Group Innovation Center Singapore (HMGICS) bünyesindeki Kore restoranı Na Oh’un marka vizyonunu ve oluşturulma hikâyesini belgeleyen bir arşiv kitabı niteliği taşıyor. Michelin üç yıldızlı şef Corey Lee ve Koreli zanaatkârlarla yapılan iş birlikleri sonucunda hazırlanan kitap, gelenek ile inovasyonu bir araya getiren “Seed-to-Table” yaklaşımını yansıtıyor. İki Bronz Ödül ise Hyundai’nin marka mirasını ve toplumsal fayda yaklaşımını etkileyici tasarımlara dönüştürme becerisini gösteriyor: RETRACE Magazine (STELLAR ve SONATA): Hyundai’nin marka mirasına odaklanan dergi, ikonik modeller üzerinden markanın geçmişini incelerken elektrifikasyon ve geleceğin mobilitesi çağındaki yönünü de ele alıyor. STELLAR ve SONATA sayısı; aile anıları, hafta sonu yolculukları ve 1988 Seul Olimpiyat Oyunları gibi kültürel dönüm noktaları üzerinden otomobillerin günlük yaşamın ve toplumsal hafızanın nasıl bir parçası hâline geldiğini aktarıyor.Hyundai Hope on Wheels: Çocukluk çağı kanserine yönelik farkındalık programı, global ölçekte büyümesini desteklemek amacıyla yenilenen bir marka kimliğine kavuştu. Finalist Projelerle Genişleyen Tasarım Yaklaşımı Altı Finalist ödülünden üçü, Hyundai’nin markalaşma, aksesuar ve hizmet deneyimi alanlarındaki tasarım gücünü gözler önüne seriyor: Na Oh Korean Restaurant Branding: HMGICS bünyesindeki Kore restoranının felsefesini ve kimliğini yansıtan alan, Kore geleneklerini ve kültürünü çağdaş bir bakış açısıyla yeniden yorumluyor. Şef Corey Lee ile birlikte geliştirilen proje, Singapur’daki ziyaretçilere Kore kültürünü doğrudan deneyimleyebilecekleri bir ortam sunuyor.Hyundai Customizable MagSafe ID Card Case: MagSafe özelliği ve modüler makara tutucusu bulunan yeni çalışan kimlik kartı kılıfı, boyun askısıyla taşınabiliyor veya akıllı telefona takılabiliyor. İnce, dayanıklı ve parçaları değiştirilebilir modüler tasarımı sayesinde kullanım zorluklarını, hasarı ve gereksiz ürün değişimini azaltırken kullanıcı deneyimini iyileştiriyor.UX Studio Seoul: Global otomotiv sektörünün halka açık ilk kullanıcı deneyimi araştırma alanlarından biri olan UX Studio Seoul, hem Hizmet Tasarımı hem de Mekân Tasarımı kategorilerinde ödüle layık görüldü. “Kullanıcı Deneyimi Araştırmalarını Deneyim Yoluyla Paylaşmak” yaklaşımı üzerine kurulan merkez, ziyaretçileri içeriklerle doğrudan etkileşime giren ve geri bildirimleriyle araştırma sürecine katkıda bulunan aktif katılımcılara dönüştürüyor. İnsan Odaklı Tasarım Anlayışına Global Ödül Ödül kazanan 10 proje, Hyundai’nin gerçek kullanıcı ihtiyaçlarından hareket eden insan odaklı inovasyon ve marka mükemmelliği yaklaşımını yansıtıyor. Her bir çalışma, “İnsanlık için İlerleme” vizyonunu erişilebilirlik, sağlık, sürdürülebilirlik ve yaşam kalitesi alanlarında somut çözümlere dönüştürüyor. IDEA Ödülleri’nde elde edilen bu başarı, Hyundai’nin tasarım alanındaki yönünü desteklerken markanın global ölçekteki olumlu algısını da güçlendiriyor. Aynı zamanda mobilite sektörünün daha düşünceli, adil ve sürdürülebilir bir geleceğe ilerlemesine katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Araçlar Dijital Kimlik Kazanıyor Haber

Elektrikli Araçlar Dijital Kimlik Kazanıyor

İstanbul Elektrikli araç şarjında kart, QR kod veya farklı uygulamalar arasında geçiş yapma ihtiyacını azaltacak yeni dönem Avrupa’da şekilleniyor. Uyumlu araç ve şarj altyapılarında Plug & Charge teknolojisi sayesinde kullanıcı kabloyu taktığında araç kendisini güvenli biçimde tanıtabiliyor, bağlı olduğu sözleşme üzerinden yetkilendiriliyor ve şarj ile ödeme süreci otomatik olarak başlayabiliyor. Avrupa Birliği’nin alternatif yakıt altyapısına ilişkin teknik düzenlemesi, 8 Ocak 2026’dan itibaren yeni kurulan veya yenilenen halka açık AC ve DC şarj noktaları için EN ISO 15118 iletişim standardını zorunlu kılıyor. 1 Ocak 2027’den itibaren EN ISO 15118-20 standardı yeni veya yenilenen halka açık noktaların yanı sıra özel Mode 3 ve Mode 4 şarj noktalarını da kapsayacak. Otomatik kimlik doğrulama sunan halka açık Plug & Charge noktalarının ise EN ISO 15118-2 ve EN ISO 15118-20’yi birlikte desteklemesi gerekecek. Yeni rekabet alanı: kimlik, yetki ve birlikte çalışabilirlik Bu takvim teknik bir güncellemeden daha fazlasını ifade ediyor. Yapının ilk katmanında, uyumlu aracın teknik sertifikası ve araç–şarj noktası iletişimi ISO 15118 standartlarına dayanıyor. İkinci katmanda ise teknik olarak tanımlanan aracın doğrulanmış kullanıcı, sözleşme, işlem yetkisi ve ödeme hesabıyla güvenli biçimde ilişkilendirilmesi gerekiyor. Spark Connect, bu unsurları hizmet sağlayıcılarıyla birlikte tek ve kesintisiz bir deneyimde buluşturmayı hedefliyor. KOBIL Trusted SuperApp teknolojisi ile geliştirilen mobilite platformu Spark Connect’e göre, elektrikli mobilitenin bir sonraki rekabet alanı soket sayısından önce güven ve birlikte çalışabilirlik olacak. Spark; şarj ağı operatörleri, ödeme sistemleri, otomotiv üreticileri, enerji şirketleri ve farklı mobilite hizmetlerini kapalı bir yapı içinde toplamak yerine, kullanıcının bunlara tek ve güvenilir bir deneyim üzerinden erişmesini sağlayan bir orkestrasyon katmanı geliştiriyor. “Elektrikli mobilitenin ilerlemesi yalnızca istasyon sayısıyla kazanılmayacak. Asıl değer; aracı, kullanıcıyı, sözleşmeyi ve ödemeyi güvenli biçimde birbirine bağlayabilmekte. Spark, sektör oyuncularının yerine geçmek için değil, onları tek ve kesintisiz bir kullanıcı deneyiminde buluşturmak için var. KOBIL’in yaklaşık 40 yıllık dijital güven birikimi, bu birleştirici katmanın temelini oluşturuyor.” Bankacılıkta güçlü kimlik doğrulama, uygulama güvenliği ve işlem yetkilendirme teknolojileriyle başlayan yaklaşık 40 yıllık KOBIL deneyimi; KOBIL Trusted SuperApp Platform ile kimlik, güvenli iletişim, elektronik imza, ödeme ve farklı dijital hizmetleri ortak bir mimaride buluşturan hizmet yapılarına taşındı. Spark Connect, KOBIL’in kimlik, yetkilendirme ve güvenli işlem teknolojilerini mobiliteye genişletiyor. Aracın teknik sertifikası ile doğrulanmış kullanıcıyı, sözleşmeyi, işlem yetkisini ve ödeme hesabını güvenli bir hizmet deneyiminde buluşturmayı hedefliyor. Elektrikli araç şarjı, otopark, sigorta, filo, araç kiralama, mikro mobilite ve şehir hizmetleri bu bütünleşik deneyimin farklı bileşenlerini oluşturuyor. GIREVE OCPI 2.2.1 birlikte çalışabilirlik altyapısı da Türkiye’deki şarj ağlarını Avrupa’daki roaming yapısıyla buluşturmak için teknik zemin sağlıyor. Araç, enerji sisteminin de aktif oyuncusuna dönüşüyor Avrupa Komisyonu’nun Akıllı Enerji Uzman Grubu ve Sürdürülebilir Ulaşım Forumu ile Almanya tarafından kurulan Avrupa Çift Yönlü Şarj Koalisyonu, 20 Mayıs 2026’da akıllı ve çift yönlü şarj için veri paylaşımını kolaylaştırmayı amaçlayan ortak önerilerini açıkladı. Avrupa Komisyonu, elektrik ve e-mobilite sektörünün pazar organizasyonu ile standartlar, dijital kimlik, işleyiş ilkeleri ve yönetişimi kapsayan ortak birlikte çalışabilirlik gereksinimlerinde aynı yönde buluşmasını Avrupa ölçeğinde bir dönüm noktası olarak tanımladı. Çift yönlü şarjın uygulandığı bir sistemde araç yalnızca enerji tüketmiyor; bataryasındaki elektriği eve, binaya veya şebekeye geri aktarabiliyor. Uygun pazar ve mevzuat koşullarında enerji satabilen bir varlığa dönüşmesi ise aracın hangi kullanıcıya, sözleşmeye ve ödeme hesabına bağlı olduğunun güvenli biçimde doğrulanmasını zorunlu kılıyor. Bu nedenle dijital kimlik, enerji işleminin yanında sunulan ek bir özellik değil; işlemin güvenli biçimde gerçekleşmesinin ön koşulu haline geliyor. Türkiye için fırsat: mobilitenin güven katmanını kurmak Türkiye’de elektrikli araç gündemi ağırlıklı olarak araç satışları, istasyon sayısı, soket kapasitesi, şarj gücü ve fiyatlandırma üzerinden ilerliyor. Yeni dönemde rekabet; araç sertifikalarının hangi güven zincirine bağlandığı, işlem yetkilerinin nasıl yönetildiği, farklı hizmetlerin ne ölçüde birlikte çalışabildiği ve ortaya çıkan verilerin hangi hukuki çerçevede işlendiği üzerinden şekillenecek. Spark Connect, bu hedef doğrultusunda şarj ağı operatörlerini, otomotiv ve enerji şirketlerini, finans kuruluşlarını, mobilite hizmet sağlayıcılarını ve şehirleri ortak bir güven ve birlikte çalışabilirlik katmanında buluşturmayı amaçlıyor. Bu mimaride başarı, kullanıcıyı tek bir kapalı ağda tutmakla değil; farklı ağlara ve hizmetlere tek, güvenli ve kesintisiz bir deneyimle erişebilmesini sağlamakla ölçülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Akıllı Ulaşımın Geleceği İstanbul’da Şekilleniyor Haber

 Akıllı Ulaşımın Geleceği İstanbul’da Şekilleniyor

Pek çok Avrupa şehrini geride bırakarak Avrupa’nın en prestijli teknoloji ve ulaşım etkinliklerinden biri olan 17. ITS Avrupa Kongresi’ne ev sahipliği yapma hakkını kazanan İstanbul, bu kapsamda 50'den fazla ülkeden 3 bini aşkın katılımcıyı ağırlayacak. “İnovasyona Köprü Olmak: Entegre, Güvenli ve Kesintisiz Mobilite” temasıyla gerçekleştirilecek kongrede, alanında uzman 100’ü aşkın yabancı konuşmacı; akıllı şehir teknolojileri, entegre ulaşım sistemleri, veri odaklı mobilite çözümleri ve sürdürülebilir ulaşım politikalarını küresel ölçekte tartışmaya açacak. İstanbul’un iki kıtayı birleştiren stratejik konumu, Türkiye’nin ekonomik, ticaret ve turizm merkezi olması, yoğun ve çok modlu ulaşım yapısı ile gelişmiş akıllı ulaşım altyapısı, kongre için oldukça güçlü bir ev sahipliği zemini oluşturuyor. Günlük 34 milyon yolculuğun gerçekleştirildiği dünyanın sayılı metropollerinden biri olan İstanbul; gerçek zamanlı veri analitiği, yapay zeka destekli trafik yönetimi, dijital uygulamaları ve entegre ulaşım sistemleriyle dikkat çekiyor. İSTANBUL’UN GÜNLÜK ULAŞIM HAREKETLİLİĞİ DÜNYAYI GERİDE BIRAKIYOR İBB Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Pelin Alpkökin, ulaşımdaki dönüşüm sürecine vurgu yaparak şunları kaydetti: “İstanbul, sahip olduğu çok katmanlı ulaşım yapısı ve sürekli gelişen altyapısıyla akıllı şehir uygulamaları açısından dünya genelinde önemli bir örnek teşkil ediyor. ITS Avrupa Kongresi, şehrimizin bu alandaki birikimini uluslararası paydaşlarla paylaşmak ve yeni iş birliklerine zemin hazırlamak açısından büyük bir fırsat sunuyor.” Alpkökin, İstanbul’un ulaşım dinamiklerinin dünya metropolleriyle kıyaslandığında “benzersiz” bir ölçeğe sahip olduğuna dikkat çekerek sözlerine şöyle devam etti: “Tokyo, Şanghay ve Londra gibi mega kentlerle benzer yoğunluklardan söz edilse de İstanbul, Haliç ve İstanbul Boğazı gibi ulaşım acısından coğrafi darboğazları olan, 15 milyonu günlük motorlu taşıtlarla ve iki kıta arasında her gün yaklaşık 2 milyon yolculuğun yapıldığı bir mega kenttir. Şehrimizde karayolu, raylı sistemlerin tüm türleri, deniz ulaşımının farklı türleri, yaya hareketliliği ve mikro mobilite türleri aynı kentsel doku içerisinde bütünleşik bir biçimde işleniyor.” TEKNOLOJİ İHRAÇ EDEN BİR KÜRESEL LABORATUVAR: İSBAK İSBAK Genel Müdürü Erdem Samut, kongreye ilişkin değerlendirmesinde İstanbul’un akıllı ulaşım alanındaki teknolojik birikimine dikkat çekti. Samut, “İstanbul’un böylesine önemli bir uluslararası organizasyona ev sahipliği yapması, şehrimizin akıllı mobilite vizyonunun ve teknik kapasitesinin güçlü bir göstergesidir. Kongre; Avrupa, Orta Doğu ve diğer bölgelerden uzmanların bir araya geleceği, deneyim paylaşımında bulunacağı ve geleceğin ulaşım çözümlerinin tartışılacağı kritik bir platform olacaktır.” dedi. İstanbul’un sahada geliştirdiği teknolojilerin artık uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu belirten Samut, “Geliştirdiğimiz çözümleri artık ihraç edebiliyoruz; örneğin Kavşak Kontrol Sistemlerimizi Irak, Romanya, Fas ve Liberya’ya ihraç ettik. İstanbul gibi yüksek yoğunluklu ve karmaşık bir şehirde test edilen çözümler, benzer zorluklara sahip diğer metropoller için güçlü bir referans oluşturuyor. Biz inovasyonu tek bir alana indirgemek yerine; farklı ulaşım modlarını, kamu ve özel sektör iş birliklerini, veri ve teknolojiyi bir araya getiren bütüncül bir yapı olarak değerlendiriyoruz. İSBAK olarak yönettiğimiz Ulaşım Yönetim Merkezi bünyesinde; 2.500’ün üzerinde akıllı kavşak, 742 sensör ve 1587 kamerayı tek bir platformda 7/24 yönetirken; dijital ikiz projeleri, yapay zekâ destekli analizler ve sürdürülebilir mobilite çözümleriyle bu entegrasyonu daha da ileri taşıyoruz.” ifadelerini kullandı. Samut, ulaşımı kolaylaştırmak adına hayata geçirilen diğer çözümlere de değindi ve sözlerine “Otobüsüm Nerede uygulamamız ile İstanbul’da yolculukları daha planlı ve öngörülebilir hale getiriyoruz. Vatandaşlarımız, nereye giderlerse gitsinler otobüs seyahatlerini anlık olarak planlayabiliyorlar. Deniz Taksi uygulamamızla ise kara trafiğine alternatif sunarak, şehir içi ulaşımını deniz üzerinden daha hızlı ve keyifli bir deneyime dönüştürüyoruz” dedi. Kongrenin sektöre sağlayacağı katkıyı ise şu sözlerle özetledi: “Bu kongre ile İstanbul’da geliştirdiğimiz çözümleri küresel pazara taşırken, dünyadaki en yeni teknolojileri de şehrimize kazandıracağız. Katılımcılar yalnızca teorik bilgi edinmekle kalmayıp, İstanbul’un sahadaki uygulamalarını yerinde deneyimleme fırsatı bulacaklar. İstanbul, sahip olduğu ölçek, coğrafi zorluklar ve çok modlu ulaşım yapısıyla yalnızca bir metropol değil; akıllı ulaşım sistemlerinin geleceğini şekillendiren küresel bir laboratuvar olarak konumlanıyor. ITS Avrupa Kongresi 2026 ise bu birikimin dünyaya açılan vitrini olmaya hazırlanıyor” diye devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Reeder, Çinli Ortaklarıyla Küresel İş Birliğine İmza Attı Haber

Reeder, Çinli Ortaklarıyla Küresel İş Birliğine İmza Attı

Reeder, Çin merkezli Leaderhub ve Haibao şirketleri ile yeni nesil elektrikli golf ve hafif hizmet araçlarının üretimi için stratejik ortaklık anlaşması imzaladı. Şirket, yıllık 35 bin adet üretim kapasitesiyle ABD pazarından gelen talebi karşılamanın yanı sıra Orta Doğu ve Avrupa gibi yeni pazarlara açılmayı hedefliyor. Türkiye’nin öncü teknoloji markası Reeder, Çin merkezli Leaderhub Technology ve Haibao Technologies ile yeni nesil elektrikli golf ve hafif hizmet araçlarının üretimi için stratejik ortaklık anlaşması imzaladı. Anlaşma kapsamında Türkiye merkezli olarak kurulan ortak girişim NordeeC Mobility, Samsun’u küresel mobilite ekosisteminde önemli bir üretim ve ihracat üssü haline getirmeyi hedefliyor. Reeder, yeni nesil elektrikli golf ve hafif hizmet araçlarının Ar-Ge, tasarım, üretim ve global satış süreçlerini Türkiye’den yönetecek. İlk etapta ABD pazarıyla başlayacak ihracat stratejisinin, Orta Doğu ve Avrupa pazarlarına genişlemesi hedefleniyor. Yapılan anlaşma kapsamında, elektrikli golf aracının pilot üretimi Reeder’ın Samsun’da bulunan üretim üssünde bu yıl sonuna kadar yapılacak. 15 yılı aşkın teknoloji yolculukları boyunca “yerli üretim, yerinde üretim” felsefesiyle hareket ettiklerini vurgulayan Reeder CEO’su Uygar Saral şunları ifade etti: “Bugün geldiğimiz noktada hem Reeder için hem de bu topraklar için önemli bir adım atıyoruz. NordeeC Mobility ortak girişimi ile birlikte, Türkiye’yi yeni nesil elektrikli araç teknolojilerinin üretim merkezi haline getiriyoruz. Yıllık 35 bin adet üretim kapasitemizle dünyanın elektrikli aracını Samsun’da üreteceğiz. ABD pazarından gelen talebi karşılamanın yanı sıra Orta Doğu ve Avrupa gibi yeni pazarlara da açılacağız. Projenin tam ölçekli hayata geçmesiyle birlikte Samsun ve çevresinde nitelikli istihdam yaratılması, Türkiye’nin yüksek teknolojili ihracat kalemlerinin güçlenmesi ve yerli tedarik zinciri için yeni fırsatların oluşmasına da katkı sağlayacağız.” NordeeC Mobility çatısı altında üretilecek yeni nesil elektrikli araçlar; yüksek torklu elektrik motoru, gelişmiş multimedya ekranı, CarPlay ve Android Auto entegrasyonu, sessiz sürüş teknolojisi ve düşük işletme maliyeti gibi özellikleriyle dikkat çekiyor. Dört kişiye kadar yolcu kapasitesi ve geniş ve konforlu koltuklara da sahip model ABD pazarında kısa sürede güçlü talep gördü. Reeder’ın yeni teknoloji yatırımları, şirketin yerli üretim gücünü global vizyonla birleştiren yeni dönem stratejisinin temelini oluşturuyor. 2025 yılı itibarıyla yapay zekâ, mikro mobilite ve nöroteknoloji yatırımlarını hayata geçiren Reeder, Türkiye’nin teknolojide yükselen markalarından biri olarak gerçekleştirdiği stratejik ortaklıklarla global rekabet gücünü artırmayı sürdürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.