Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Milano

Kapsül Haber Ajansı - Milano haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milano haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Raben'den Türkiye-İtalya Hattında Hızlı Servis Hamlesi Haber

Raben'den Türkiye-İtalya Hattında Hızlı Servis Hamlesi

Son dönemde limanlarda yaşanan yoğunluklar ve tedarik zincirindeki aksamalar, "just-in-time" (tam zamanında) üretim modelini benimseyen ihracatçıların teslimat takvimlerini olumsuz etkiliyor. Türkiye ile birlikte 17 ülkede faaliyet gösteren asırlık lojistik şirketi Raben Group, Avrupa ülkeleri ile Türkiye arasındaki ticaret bağını güçlendirecek yeni hamleler gerçekleştirmeye devam ediyor. Türkiye ile İtalya arasında Ro-Ro ve kara yolu bağlantılı standart taşımaların yanında, şimdi de ekspres taşımalar için 72-96 saatte teslimat gerçekleştirmeye başladı. Raben, aynı zamanda askılı tekstil taşımaları konusundaki uzmanlığını bu hat üzerinde de konuşturmayı hedefliyor. Üretimden Direkt Vitrine ya da Podyuma: Askılı Taşımacılık İtalya-Türkiye hattında otomotivden yayıncılığa, iplikten ev tekstiline kadar geniş bir yelpazeye hizmet veren Raben, özellikle moda ve lüks tüketim markaları için hayati bir çözüm sunuyor. Tekstilin üretim ve tasarım üssü Türkiye ile modanın kalbi Milano’yu kesintisiz ve şeffaf bir lojistik ağıyla birbirine bağlıyor. Raben Group’un sunduğu "Askılı Taşımacılık" (GOH) hizmeti sayesinde, üretilen kıyafetler kırışmadan ve hiçbir zarar görmeden taşınıyor. Bu yöntem, teslimat anında kusursuz görünüme önem veren lüks segment markaların kalite algısını doğrudan koruyor. "Uçtan Uca" Şeffaflık Operasyonların tamamını, kendi kara yolu ağına bağlı araçlar üzerinden yürüten Raben Group, süreç üzerindeki kontrolü de maksimum seviyeye çıkarıyor. 17 ülkedeki tüm operasyonları myRaben platformu üzerinden yöneten şirket; barkod sistemleri sayesinde yükün konumundan, depodaki işlem aşamalarına kadar her detayın anlık ve şeffaf bir şekilde izlenebilmesini sağlıyor. Raben Türkiye Satış ve Müşteri Hizmetleri Müdürü Burak Yeşilova, bu hattın, şirketin uluslararası ağındaki stratejik önemine ilişkin şunları kaydetti: "İtalya-Türkiye kara yolu hattımızda düzenli seferlerimizi güçlendirmek, uluslararası ağımızın gelişimi için son derece önemli bir adım. İstikrarlı sefer programlarımızı, uzman ekibimizle ve askılı taşımacılık gibi sektörel çözümlerimizle güçlendirdik. Böylece müşterilerimize yalnızca güvenilir bir hizmet sunmakla kalmıyor, tedarik zincirlerinin gerçeklerine tam uyum sağlayan, onlara özel süreçler yönetiyoruz." 17 Ülkede Günde 11 Bin Taşıma Türkiye-İtalya hattında kara yolu odaklı bir modeli benimseyen Raben Group, bu sayede müşterilerine planlamada esneklik sağlarken, teslimat sürelerindeki sapmaları da minimuma indiriyor. Avrupa ve Avrasya pazarlarını birbirine bağlayan uluslararası bir lojistik sağlayıcısı olma rolünü pekiştiren Raben, 17 ülkedeki 170 şubesi ve günlük 11 bin taşıma operasyonuyla sektördeki konumunu daha da sağlamlaştırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAN Ankara’daki Fabrikasında ebus Üretimine Başladı Haber

MAN Ankara’daki Fabrikasında ebus Üretimine Başladı

MAN Truck & Bus, otobüs iş kolundaki dönüşümü kararlılıkla sürdürüyor. MAN bu kapsamda, Ankara fabrikasında tamamen elektrikli MAN Lion’s City E şehir otobüsünün seri üretimine başladı. İlk e-otobüsler Ankara’daki montaj hattından çıkmaya başlarken, bu gelişme şirket için sıfır emisyonlu ve sürdürülebilir mobilitiye geçişte önemli bir adımı temsil ediyor. Polonya’nın Starachowice tesisinde 2020’den bu yana başarıyla sürdürülen üretimin ardından, elektrikli aslanlar artık Ankara’da da üretim hattından çıkmaya başladı. MAN, Güney Afrika’daki Olifantsfontein üretim tesisinde ise yerel pazara özel geliştirdiği Lion’s Explorer E’yi de üretmeye devam ediyor. Bu üç üretim üssüyle giderek artan sıfır emisyonlu otobüs talebine yanıt veren MAN, aynı zamanda küresel üretim ve e-mobilite ağının bir parçası olarak Ankara’daki üretim kapasitesini de güçlendiriyor. “Ankara, gelecekteki e-mobilite stratejimizde kilit bir rol oynayacak” MAN Truck & Bus Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay, Ankara’daki e-otobüs üretiminin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Ankara’da elektrikliotobüs üretimine başlayarak, elektromobilite yolunda önemli bir kilometre taşını geride bırakıyoruz. Bu adımla hem üretim kapasitemizi genişletiyor, hem de küresel otobüs ağımızı güçlendirerek artan müşteri taleplerini daha hızlı ve esnek bir şekilde karşılayabiliyoruz. Ankara, gelecekteki e-mobilite stratejimizde kilit bir rol oynayacak.” MAN, üretim ağını elektrikli döneme taşıyor Ankara fabrikasının dönüştürülmesi, MAN’ın sürdürülebilir ulaşım çözümleri odağında yürüttüğü kapsamlı dönüşüm stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor. 2020 yılında MAN Lion’s City E’nin piyasaya sunulmasıyla birlikte Polonya’daki Starachowice tesisi, elektrikli araçların büyük ölçekli üretimi için tam donanımlı hale gelen ilk MAN fabrikası olmuştu. Güney Afrika’daki Olifantsfontein tesisinde ise iki yıldır Lion’s Explorer E üretimi sürdürülüyor. MAN, tamamen elektrikli araç üretimini yalnızca otobüslerle sınırlı tutmayarak kamyon segmentinde de genişletiyor. Tamamen elektrikli ağır hizmet tipi MAN eTGS ve eTGX kamyonlarının seri üretimi 2025 yılında Münih fabrikasında başlarken, Krakow’daki üretim ekibi de ilk elektrikli kamyonların seri üretimi için hazırlıklarını sürdürüyor. Hafif hizmet tipi MAN eTGL modelinin seri üretiminin de önümüzdeki aylarda aynı tesiste başlaması planlanıyor. MAN ayrıca, Mayıs ayında Milano’da düzenlenecek Transpotec fuarında tamamen elektrikli ürün portföyünü tamamlayacak bir başka elektrikli modelini tanıtmayı hedefliyor. Bu modelinde de ilerleyen dönemde Krakow’da üretilmesi öngörülüyor. Nürnberg fabrikası ise MAN’ın kendi batarya üretimine başlamasıyla birlikte, yalnızca motor üretimi yapan bir tesis olmaktan çıkarak, son teknoloji dizel motorlar ve alternatif tahrik sistemleri için bir geliştirme ve üretim merkezine dönüştürülmüş durumda. E-stratejisinin kilit bileşeni olarak Ankara Son yıllarda, Ankara'daki üretim tesisinde gerçekleştirilen yatırımlarla altyapı modernize edilirken, üretim süreçleri de optimize edildi ve çalışanlar elektrikli mobilitenin gereksinimlerine uygun şekilde eğitildi. Barbaros Oktay, dönüşüm yolculukları kapsamında attıkları bu adımlar ve yaptıkları bu yatırımlar sayesinde, uzun vadede yüksek hacimli ve yüksek kaliteli sıfır emisyonlu mobilite çözümleri sunabilecek güçlü bir altyapı oluşturduklarını vurguluyor. Önümüzdeki dönemde Ankara fabrikasında Lion’s City E’nin yanı sıra elektrikli şehirlerarası otobüsler ve Türkiye’deki turizm taşımacılığına yönelik geliştirilen yeni Lion’s Coach E modelinin de de burada üretilmesi planlanıyor. Ankara’nın öneminin altını çizen Oktay, “Hedefimiz, Ankara’nın da Starachowice gibi MAN’ın otobüsteki e-mobilite dönüşümünde kilit bir rol oynaması” diye konuşuyor. MAN Türkiye A.Ş. CEO’su Mehmet Şermet ise fabrikanın esnek üretim yapısına dikkat çekerek, şunları söylüyor: “Ankara, MAN’ın e-mobilite merkezlerinden biri haline geliyor. Esnek üretim yapımız sayesinde, aynı üretim hattında hem çeşitli elektrikli otobüs modellerini hem de geleneksel motorlu otobüsleri üretebiliyoruz. Bu da farklı pazar gereksinimlerine verimli bir şekilde yanıt vermemizi sağlıyor.” MAN Lion’s City E: Bir başarı öyküsü 2019’daki piyasaya sürülen MAN Lion’s City E, kısa sürede Avrupa’da bir başarı hikayesine dönüştü ve şu anda birçok Avrupa şehrinde hizmet veriyor. Bugüne kadar yaklaşık 3.300 araç üretilip teslim edilirken, bu araçlar toplamda yaklaşık 250 milyon kilometre yol kat etti. Yerel olarak emisyon üretmeyen çalışma özellikleri sayesinde bu kullanım, geleneksel dizel otobüslere kıyasla yaklaşık 150.000 ton CO2 tasarrufu sağladı. Satış rakamlarındaki artış da bu dinamik gelişmeyi etkileyici bir şekilde ortaya koyuyor. 2025 mali yılında, MAN’ın tamamen elektrikli kamyon ve otobüs satışları yüzde 168 artarak 1.970 adede ulaştı. Yalnızca MAN Lion’s City E satışları, bir önceki yıla göre yüzde 118 artış göstererek, toplamda 1.300 adedin üzerine çıktı. MAN, elektrikli otobüs satışında ulaştığı bu rakamla yeni bir rekora imza attı. Günümüzde Avrupa'da, MAN tarafından satılan her iki şehir otobüsünden biri artık elektrikle çalışıyor. Lion’s City E’nin elde ettiği bu başarıda, modelin güvenilirliği, menzili ve sürdürülebilirlik performansı kadar, aynı zamanda sürekli genişletilen sıfır emisyonlu otobüs portföyü de önemli rol oynuyor. Bu portföy; kompakt 10 metrelik araçlardan klasik 12 metrelik tek gövdeli otobüslere, yüksek yolcu kapasiteli 18 metrelik körüklü otobüslerden şehirlerarası kullanıma uygun alçak girişli elektrikli modellere kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Lion’s Chassis E modeli de MAN’ın Avrupa dışındaki pazarlara da hizmet vermesini mümkün kılıyor. Tamamen elektrikli MAN Lion’s Coach E ise sıfır emisyonlu uzun mesafe seyahatlerinde yeni bir çağının başlangıcını temsil ediyor. İlk araçların yıl sonuna kadar müşterilere teslim edilmesi planlanırken, MAN bu geniş model yelpazesiyle şehir içi, bölgesel ve uzun mesafe taşımacılığında sürdürülebilir mobiliteye küresel ölçekte katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Klasik Çok Markalı Mağazacılıkta Yeni Nesil Perakende Modeli:  COMMUNITÉ    Haber

Klasik Çok Markalı Mağazacılıkta Yeni Nesil Perakende Modeli:  COMMUNITÉ   

İstinyePark’ta 1800 m2 alanıyla ziyaretçilerini ağırlayan COMMUNITÉ, ikinci lokasyonunu Galataport İstanbul’da, üçüncü lokasyonunu ise 2027 yılının ilk çeyreğinde Bağdat Caddesi’nde hayata geçirmeye hazırlanıyor. COMMUNITÉ, yalnızca bir mağaza değil; alışverişin ötesine geçen, keşif ve etkileşime davet eden bir deneyim alanı. Geleneksel çok markalı mağazacılık anlayışını geride bırakarak kategori bazlı düzen yerine hikâye, kürasyon ve beklenmedik karşılaşmalar üzerine kurulu bir deneyim sunuyor. Bir moda koleksiyonunun yanında sanat kitapları, bir sneaker’ın yanında tasarım objesi, bir parfümün yanında analog kamerayla karşılaşmak mümkün. Bu yaklaşım, ürünleri kategorilerinin dışına çıkararak yeni anlamlar kazandırmayı ve ziyaretçiyi yeniden keşfe davet etmeyi amaçlıyor. Boyner Grup CEO ve Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, COMMUNITÉ CEO’su Polat Uyal ve COMMUNITÉ Üründen Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sebla Refiğ Devidas, açılış öncesi yaptıkları konuşmada COMMUNITÉ fikrinin doğuşundan hayata geçirilişine kadar olan süreci paylaştılar. COMMUNITÉ, kökü Türkiye’de, kanatları globalde olan yeni bir perakende konsepti Boyner Grup CEO ve Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, konuşmasında; Bugüne kadar yaptığımızın tersini yapmak üzere yola çıktık. COMMUNITÉ geleneksel modelleri sarsan, pay almak yerine yeni pazar yaratmayı hedefleyen bir oluşumdur. Mevcut müşteri datasına hapsolmadan, küratörlerin tamamen özgür ve yenilikçi seçimler yapabildiği bir model benimsedik. Yeni gelişen markaların, yükselen tasarımcıların ortaya çıkıp kendilerine ait bir yer bulmaları konusu çok uzun zamandır konuşuluyor, yapılamıyordu. COMMUNITÉ bu sene Türkiye'ye 400'ün üzerinde yeni marka getirecek ve bu markaların %70'i ilk defa bir arada, onlara ait bir ortamda, ulaşılabilir bir şekilde müşterilerimizin karşısına çıkacaklar. Türkiye bizim her şeyimiz ama şimdiden bir gözümüz Milano, Londra, Atina, Madrid gibi şehirlerde. Her şehrin, her lokasyonun kendi komünitesini kurmak istiyoruz kendi restoranıyla, kafesiyle, yaşam alanıyla. Türkiye'deki dört mağazamız da birbirinden farklı olacak. İkinci mağazamızı yakında Galataport İstanbul’da açacağız, 2027’nin ilk çeyreğinde ise Bağdat Caddesi’nde olacağız.” ifadelerinde bulundu. COMMUNITÉ CEO’su Polat Uyal; “COMMUNITÉ fikri çok basit bir soruyla başladı: İnsanların sadece alışveriş yapmadığı, gerçekten vakit geçirmek istediği bir yer yaratabilir miyiz? Bir kahve içilen, bir sohbetin başladığı, yeni markaların keşfedildiği ve yeni fikirlerin doğduğu bir alan… Biz COMMUNITÉ’yi bir mağaza olarak değil; bir araya gelme hali, bir his ve insanların buradan bir ürünle değil, bir deneyimle ayrıldığı bir dünya olarak hayal ettik. Bu hayali hayata geçirmek için de önce birbirine güvenen, birlikte çalışmaktan keyif alan ve işini gerçekten seven bir ekip kurduk. Çünkü baştan beri biliyorduk ki burası sadece ürünlerin değil, insanların ve fikirlerin bir araya geldiği bir alan olmalı. Buradaki her marka kendi hikayesini taşıyor. Biz aslında ürün seçmedik; hikayeleri bir araya getirdik. En çok istediğimiz şey ise çok net: Buraya gelen herkesin kendini iyi hissetmesi, ilham alması ve buradan yalnızca ürünle değil bir hisle ayrılması.” dedi. COMMUNITÉ Üründen Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sebla Refiğ Devidas ise; “COMMUNITÉ klasik bir mağaza değil; bir kürasyon ve keşif alanı. Amacımız ürün satmaktan çok bir kültür inşa etmek. Online ve offline varlığıyla sürekli değişen bir concept store. Seçkimiz Avrupa, Türkiye, Uzak Doğu, Amerika ve Avustralya’dan markaları bir araya getiriyor. Toplamda 400’den fazla marka yer alıyor, yaklaşık yarısı Türkiye’de ilk kez keşfedilecek, yeni ve bağımsız markalar. Kürasyon anlayışımız beklenmedik olanı bulmak. Tokyo’dan Seul’e, New York’tan Los Angeles’a, Londra’dan Kopenhag’a uzanan bir keşif yaptık. Türkiye’de farklı bölgelere dokunduk, yerel üreticiler ve yeni nesil tasarımcılardan özenle seçimler yaptık. Böylece sadece moda başkentlerinden değil, farklı şehirlerden de kendine özgü ve otantik markaları bir araya getirdik.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam'da Önemli Atama Haber

Şişecam'da Önemli Atama

Kökeş, sektörlerinde dünyanın en büyük beş üreticisinden biri olan Şişecam’ın satın alma faaliyetlerini strateji, performans ve risk yönetimi boyutlarını kapsayan bütünsel ve entegre bir yaklaşımla yönetecek. Profesyonel kariyerine 1997 yılında Maersk’te müşteri koordinasyon ve satış rollerinde başlayan Enis Kökeş, yüksek lisans eğitimini takiben, 2004 yılında Arçelik’te satın alma fonksiyonunda göreve geldi. Kökeş, 2011 yılı itibarıyla farklı malzeme kategorilerinde satın alma liderliği sorumluluğu aldı. 2015 yılında Ham Madde Satınalma Direktörü pozisyonuna atandı. 2021 yılında Arçelik-Hitachi’de Satınalma Direktörü rolüne getirildi ve Bangkok’ta görev yaptı. Nisan 2024 itibarıyla Milano merkezli Beko Europe B.V.’de Satınalma Başkan Yardımcısı olarak görev aldı. Enis Kökeş 16 Şubat 2026 itibarıyla Şişecam’da Satınalma Genel Müdür Yardımcısı olarak görevine başladı. Enis Kökeş 1997 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünde lisans, 2003 yılında Almanya Otto-von-Guericke Üniversitesi Uluslararası İşletme Yönetimi bölümünde yüksek lisans eğitimlerini tamamladı. Satın alma ve tedarik zinciri yönetimi alanlarında 20 yılı aşkın tecrübeye, tedarikçi ağı ve operasyonlarının uluslararası ölçekte yönetimi konusunda üst düzey liderlik deneyimine sahip olan Kökeş, şirketin sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda satın alma fonksiyonuna liderlik ederek değer yaratan ve çevik bir ekosistem oluşturulmasına katkı sağlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAN TGE Next Level, “2026 Yılının Sürdürülebilir Hafif Ticari Aracı” Seçildi Haber

MAN TGE Next Level, “2026 Yılının Sürdürülebilir Hafif Ticari Aracı” Seçildi

MAN TGE Next Level, Milano merkezli İtalyan yayınevi Vado e Torno Edizioni tarafından düzenlenen Sürdürülebilir Yılın Ticari Aracı (STY) 2026 ödüllerinde, HTA kategorisinde birincilik ödülünü aldı. STY 2026 jürisi bu kararıyla, hafif ticari araç segmentinde sürdürülebilirliğin sadece tahrik sistemleriyle ilgili bir konu olmadığını; aynı zamanda insanları korumayı, direksiyon başındaki çalışma koşullarını iyileştirmeyi ve kentsel çevre üzerindeki olumlu etkileri de yapmayı kapsadığını vurguladı. STY 2026 jürisi açıklamasında ise; “MAN TGE Next Level, konfor, ergonomi, işlevsellik ve güvenlik alanlarındaki önemli iyileştirmeleriyle dikkat çekiyor. Bu unsurlar, operasyonel verimlilik, araç performansı ve profesyonellerin genel çalışma kalitesini doğrudan etkiliyor. Özellikle, kaza risklerini azaltan, sürüş konforunu yükselten ve hem sürücü hem de yolcuların refahını iyileştiren yeni nesil yardım sistemleri ön plana çıkıyor. Bu sistemler ise performans optimizasyonu ve araç verimliliği açısından açık ve somut faydalar sağlıyor” değerlendirmesine yer verdi. MAN TGE, “Next Level” ile 2025’te kapsamlı bir revizyondan geçti MAN TGE, “Next Level” ile 2025’ten itibaren kapsamlı teknik revizyonlardan geçirildi. Bu süreçte tüm elektronik mimari yenilendi; yeni kontrol üniteleri, sensörler ve kameralar araca entegre edildi. Söz konusu yeniliklerle birlikte TGE kullanıcıları ve diğer yol kullanıcıları açısından gelişmiş sürücü yardım sistemleri devreye alındı, güvenlik seviyesi daha artırıldı. Sürücü çalışma alanı da bu kapsamda yeniden tasarlandı. Standart olarak sunulan dijital gösterge paneli, merkezi MAN Media Van dokunmatik ekran ve ergonomik çok fonksiyonlu direksiyon simidi ile sürücü ergonomisi ve kullanım kolaylığı iyileştirildi. Yeni gösterge paneli düzeni sayesinde kabin içinde daha ferah ve işlevsel bir alan oluşturuldu. Bu teknik dönüşümle birlikte MAN TGE Next Level, yeni ve geliştirilmiş sürücü yardım sistemleriyle donatıldı. Kör Nokta Uyarısı, Kalkış Uyarısı, Cruise Assist (Sürüş Yardımı), Cruise Assist Plus (Artırılmış Sürüş Yardımı) ve Dönüş Yardımı sistemleri araca eklendi. Mevcut yardım sistemlerinin büyük bölümü ise işlevsellik açısından yenilendi ve kapsamları genişletildi. Ayrıca standart donanım seviyesi önemli ölçüde artırıldı. Her MAN TGE Next Level; Yorgunluk Algılama, Trafik İşareti Bilgisi, Akıllı Hız Yardımı, Acil Fren Yardımı, Park Yardımı (Düz şasili ve kaputlu araçlar hariç), Aktif Şerit Koruma Sistemi, Hız Sabitleyici ve Lastik Basıncı İzleme Sistemi ile donatıldı. Bu bütüncül donanım yaklaşımı, MAN nakliye araçlarının aktif güvenlik seviyesini üst düzeye taşıdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye, Avrupa’nın 3. Büyük Meyve-Sebze İhracatçısı Olarak Küresel Sahneye Çıkıyor Haber

Türkiye, Avrupa’nın 3. Büyük Meyve-Sebze İhracatçısı Olarak Küresel Sahneye Çıkıyor

11–14 Mayıs 2026 tarihleri arasında Milano’da düzenlenecek TUTTOFOOD 2026, Türkiye’nin Avrupa’nın 3’üncü büyük meyve-sebze ihracatçısı olarak sahip olduğu üretim gücünü ve ihracat potansiyelini uluslararası alıcılarla buluşturan stratejik bir ticaret buluşması olacak. Fuarda yeniden yapılandırılan ve kapsamı genişletilen TUTTO Fruit & Veg alanı, Türk üreticiler ve ihracatçılar için Avrupa ve küresel pazarlara doğrudan erişim imkânı sunacak. Trade Data Monitor verilerine göre Türkiye, 2024 yılında 6 milyon tonun üzerinde meyve ve sebze ihracatı gerçekleştirerek dünya genelinde 11’inci, Avrupa’da ise 3’üncü sırada yer aldı. Bu performans, Türkiye’yi hem taze hem de işlenmiş meyve-sebze kategorilerinde küresel tedarik zincirlerinin kritik oyuncularından biri haline getiriyor. TUTTOFOOD 2026, bu güçlü üretim ve ihracat kapasitesinin uluslararası alıcılar, perakende zincirleri ve dağıtım kanallarıyla doğrudan temas kurmasını sağlayacak önemli bir platform olarak öne çıkıyor. TUTTOFOOD 2026’nın öne çıkan yeniliklerinden biri olan TUTTO Fruit & Veg alanı, artan uluslararası talebe yanıt olarak yüzde 30 oranında büyütülerek yeniden kurgulandı. Taze ve ultra taze ürünlere özel olarak ayrılan Pavilion 4’te konumlanacak alan, Türk firmalarının private label, perakende, foodservice ve horeca kanallarından profesyonel alıcılarla doğrudan buluşmasına olanak tanıyacak. Bu yapı, farklı ürün kategorileri ve dağıtım kanalları arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesini hedefliyor. Alan kapsamında; taze ve egzotik meyvelerden işlenmiş meyve-sebze ürünlerine, IV ve V gama taze kesilmiş ve tüketime hazır çözümlerden kurutulmuş, organik ve dondurulmuş ürünlere kadar geniş bir ürün yelpazesi sergilenecek. Bu çeşitlilik, Türkiye’nin tarımsal üretimdeki derinliğini ve katma değerli ihracat potansiyelini uluslararası ölçekte görünür kılacak. TUTTO Fruit & Veg alanı içerisinde yer alan özel Business Lounge ise Fransa, İspanya ve Polonya başta olmak üzere Avrupa ülkelerinden; Orta Doğu, Güney Amerika ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden gelen yüzlerce taze ürün alıcısı ve satın alma yöneticisini ağırlayacak. Bu alan, Türk firmaları için birebir iş görüşmeleri gerçekleştirme ve uzun vadeli ticari iş birlikleri kurma açısından kritik bir temas noktası sunacak. TUTTOFOOD 2026, sergi alanının ötesinde, Türk gıda ve tarım sektörü için kapsamlı bir iş ve bilgi platformu olmayı hedefliyor. Fruit & Veg Arena kapsamında düzenlenecek konferanslar, seminerler ve panel programlarında; Avrupa pazarlarında tüketim eğilimleri, IV ve V gama ürünlerin gelişimi, perakende dinamikleri ve taze ürün tedarik zincirlerinin dönüşümü gibi başlıklar ele alınacak. Programda ayrıca yenilikçi ürün sunumları, vaka analizleri ve canlı mutfak gösterileri de yer alacak. Fiere di Parma CEO’su Antonio Cellie, Türkiye’nin uluslararası fuarlardaki rolüne ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: “Meyve ve sebze sektörünü TUTTOFOOD 2026’nın merkezine almak, Avrupa genelinde hızla dönüşen bir üretim ve tüketim ekosistemini bir araya getirmek anlamına geliyor. Bu alanın büyümesi, Türkiye gibi stratejik üretim ülkeleri için yeni iş birlikleri ve çapraz kategori bağlantıları açısından güçlü fırsatlar sunuyor.” Bidfood Kategori Direktörü Gilbert Jreige ise şu değerlendirmede bulundu: “TUTTOFOOD’un taze meyve ve sebze odağını güçlendirmesi, üreticiler, tedarikçiler ve alıcılar arasında benzersiz bir etkileşim alanı yaratıyor. Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesi ve çeşitliliği, bu ekosistemin önemli bir parçasını oluşturuyor ve küresel tedarik zincirlerinde yeni büyüme fırsatlarına zemin hazırlıyor.”

CCIIST’ten İklimlendirmede Stratejik Buluşma Haber

CCIIST’ten İklimlendirmede Stratejik Buluşma

CCIIST, İSİB ve RX Italy iş birliğiyle gerçekleşen etkinlik, enerji verimliliği, ısı pompaları ve sürdürülebilir dönüşüm başlıklarında Türkiye–İtalya ticari ilişkilerine ivme kazandırmayı hedefliyor. İtalya Büyükelçisi Giorgo Marropodi’nin ev sahipliğinde Venedik Sarayı’nda gerçekleştirilen lansman etkinliğinde, Mostra Convegno Expocomfort (MCE) 2026 ve Heat Pump Technologies (HPT) 2027 fuarlarının resmi sunumu yapıldı. İtalyan Ticaret ve Sanayi Odası Derneği (CCIIST), İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) ve RX Italy iş birliğiyle düzenlenen toplantı, İtalya ve Türkiye arasında iklimlendirme alanındaki iş birliklerini, yenilikçi ısı pompası teknolojilerini, sürdürülebilirlik ve enerji verimliliğini odağına aldı. Etkinlik, sektör profesyonelleri, ticari temsilciler ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşti. Etkinliğe İtalya Büyükelçiliği adına katılan Ticaret Müsteşarı Sayın Andrea Della Nebbia, açılış konuşmasında Büyükelçi’nin mesajını aktararak Türkiye ve İtalya arasındaki ticari ilişkilerin önemine dikkat çekti. Lansmanda konuşan, CCIIST Yönetim Kurulu Executive Başkan Yardımcısı Francesco Boari ise iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin güçlenmesinde iklimlendirme sektörünün stratejik rolüne dikkat çekerek, her iki fuarın da Türk şirketleri için Avrupa pazarlarında yeni ortaklıklar ve görünürlük fırsatları sunduğunu vurguladı. RX Italy Genel Müdürü Massimiliano Pierini, fuarların gelecek vizyonunu paylaşırken, dijitalleşme ve sürdürülebilir enerji çözümlerinin Milano’da düzenlenecek etkinliklerde nasıl ele alınacağına dair kapsamlı bir çerçeve aktarırken, İSİB Başkanı Mehmet H. Şanal ise Türkiye’nin ihracat potansiyeline ve sektörün küresel rekabetçiliğini artıracak platformlara katılımın önemine değindi. Her iki organizasyon da İtalya’nın Milano kentinde düzenlenecek. Mostra Convegno Expocomfort, 24–27 Mart 2026 tarihlerinde sektörün öncülerini bir araya getirerek HVAC-R, enerji verimliliği, sürdürülebilir binalar ve su teknolojilerinde en yeni çözümleri sunacak. Heat Pump Technologies ise 7–8 Nisan 2027 tarihlerinde ısı pompası ekosisteminin uzmanlarını, üreticilerini ve politika yapıcılarını buluşturacak. CCIIST, MCE 2026 ve HPT 2027’nin Türkiye’deki promosyonunu yürüterek katılım sağlayacak firmalara başvuru, konumlandırma, iletişim ve iş birliği geliştirme süreçlerinde tam destek sunacağını duyurdu. Toplantı, Türk ve İtalyan paydaşların sürdürülebilirlik odaklı ortak projeler için somut adımlar atacağı bir diyalog zemini oluşturdu.

Tarım ve Gıda Fuarı Tuttofood 2026, 100 Binden Fazla Ziyaretçiyi Milano’da Ağırlayacak Haber

Tarım ve Gıda Fuarı Tuttofood 2026, 100 Binden Fazla Ziyaretçiyi Milano’da Ağırlayacak

Türkiye’den yoğun ilgi gören fuarda, SIMEXPO’nun da katılımını teyit etmesi bölgesel ticari potansiyelin giderek güçlendiğini ortaya koyuyor. Türk üreticilerin, distribütörlerin ve ihracatçıların Avrupa ve dünya pazarlarıyla buluşması açısından önemli bir fırsat sunan TUTTOFOOD, 2026’da toplam ziyaretçi ve katılımcı sayısını önceki yıllarda düzenlenen fuarlara kıyasla %15–20 oranında artırmayı hedefliyor. TUTTOFOOD’un 2025 yılında düzenlediği fuar, uluslararası ticaret ajansları ve profesyonel ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle Avrupa takvimindeki en önemli buluşmalardan biri haline gelmişti. İspanya, Polonya, Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, Çin, ABD, Kanada, Hollanda ve Güney Kore’nin de aralarında bulunduğu 100’den fazla ülkeden 95 bin profesyonel ziyaretçi ağırlanmış; yaklaşık 70 ülkeden 4.200 firma katılım göstermişti. Bu güçlü yapı, 3.000 uluslararası üst düzey alıcıyla önceki yıllarda düzenlenen fuarlara kıyasla neredeyse iki katına ulaşan bir ticari hacim yaratmıştı. Bu başar, tarım-gıda ekosistemi için düzenlenen en büyük B2B fuarlardan biri olan TUTTOFOOD’un üreticileri, dağıtım kanallarını ve küresel pazarları bir araya getiren stratejik bir ticaret platformu olarak konumunu daha da pekiştiriyor. Fuarın uluslararası etkisi, organizatör Fiere di Parma’nın Koelnmesse ile kurduğu küresel iş birliği sayesinde daha da güçleniyor. Anuga ile dönüşümlü ilerleyen bu yapı, TUTTOFOOD’un global ticaret ekosistemindeki rolünü genişletirken uluslararası pazarlarla kurulan köprüleri de sağlamlaştırıyor. 2026’daki güçlü büyüme beklentisi, katılımcıların yüzde 80’inin şimdiden yerini almış olmasından ve uluslararası katılımcı oranının yüzde 30’a ulaşmasından besleniyor. Bu tablo, TUTTOFOOD’u yalnızca Avrupa’nın değil, küresel gıda ticaretinin de en stratejik buluşma noktalarından biri haline getiriyor. Fiere di Parma CEO’su Antonio Cellie “TUTTOFOOD’un ikinci kez düzenlenecek yeni döneminde şimdiden ortaya çıkan güçlü sonuçlar, Milano’nun inovasyon ve bağlantı kültürünü yansıtan dinamizmini ve uluslararası çekim gücünü açıkça ortaya koyuyor. Bu başarı, aynı zamanda stratejik ve bütüncül iş birliklerinin fuarcılık dünyasında nasıl çarpan etkisi yarattığının da somut bir göstergesi. ITA – Italian Trade Agency ile yürüttüğümüz ve dünyanın önde gelen alıcılarını Milano’ya çeken iş birliğimiz, TUTTOFOOD’un en kritik yapı taşlarından birini oluşturuyor. Bununla birlikte, TUTTOFOOD ile dönüşümlü bir takvimde ilerleyen Köln’deki Anuga’nın organizatörü Koelnmesse ile kurduğumuz ortaklık da fuarın küresel niteliğini daha da güçlendiriyor. Bu dönüşümlü yapı, çok yakında küresel gıda sektörü liderleri için temel bir referans noktası haline gelerek uluslararası fuarcılığa benzersiz bir model kazandıracak. Milano ve Köln gibi güçlü fuar geleneğine sahip yenilikçi iki Avrupa şehrini birbirine bağlayan bu platform, sektörün geleceğini şekillendiren stratejik bir merkez niteliği taşıyor. Parma’da çift yıllarda düzenlenen ve Coğrafi İşaretli ürünlerin eşsiz değerini kutlayan Cibus’un da bu ekosisteme dahil olmasıyla birlikte, ortaya uluslararası gıda sektöründe adeta kapsamlı bir ‘küresel gıda galaksisi’ çıkıyor.” Türkiye’den Gelen Güçlü İlgi Fuarın açılmasına altı ay kala; Türkiye, İspanya, Polonya, Yunanistan ve Fransa’nın da aralarında bulunduğu 34 ülkeden gelen erken katılım teyitleri, TUTTOFOOD 2026’nın sunduğu iş fırsatlarının büyüklüğünü şimdiden gözler önüne seriyor. Türkiye’den SIMEXPO’nun katılım kararı ise Türk gıda sektörünün uluslararası görünürlüğünü artırma yönündeki isteğini yansıtıyor. 3.000’in Üzerinde Üst Düzey Alıcı Milano’da Buluşacak ITA – Italian Trade Agency iş birliğiyle yürütülen Alım Heyeti Programı, 2026 fuarıyla bugüne kadarki en kapsamlı yapısına ulaşacak. Program kapsamında ulusal ve uluslararası pazarlardan 3.000’i aşkın üst düzey profesyonel özenle seçilerek bir araya getirilecek; yüksek nitelikli, odaklı ve verimli iş eşleşmeleri sağlanacak. Program, İtalya’nın önde gelen perakende zincirlerini, süpermarketleri, cash & carry işletmelerini, indirim pazarlarını, organize perakende gruplarını ve ticari yemek hizmeti sağlayıcılarını kapsarken; Avrupa, Orta Doğu, Kuzey ve Güney Amerika, ASEAN bölgesi, Çin, Japonya, Tayvan ve Güney Kore’den önemli alıcıların da katılması bekleniyor. Okyanusya, Güney Afrika ve Orta Asya’dan profesyonellerin de sürece dahil olmasıyla uluslararası çeşitlilik daha da genişleyecek. 2026’da özellikle foodservice profesyonelleri ile zincir restoran ve otel gruplarının karar vericilerinin daha güçlü bir şekilde temsil edilmesi öngörülüyor. On-board catering segmentinin geliştirilmesi ise sektörler arası yeni iş bağlantılarını tetikleyerek TUTTOFOOD’un küresel gıda endüstrisindeki konumunu pekiştirecek. Daha Erişilebilir ve Kullanıcı Dostu Fuar Yerleşimi TUTTOFOOD 2026, ziyaretçilerin fuar deneyimini kolaylaştırmak ve ürün keşfini daha akıcı hale getirmek amacıyla yenilenen, kompakt ve kullanıcı dostu bir yerleşim planı sunacak. 2025’e kıyasla yüzde 15 büyüyerek 90.000 m²’ye ulaşan net sergi alanı, 10 pavyona yayılacak. Türk ve uluslararası katılımcıların aynı alanlarda konumlandırılması, pazarlar arası etkileşimin daha güçlü bir şekilde ilerlemesini sağlayacak. Paketli gıda merkezi, iki çok katlı pavyonda süt ürünleri, şarküteri, dondurulmuş gıdalar, deniz ürünleri, protein kategorileri ve geniş market/kuru gıda hattının entegre bir akışla sergileneceği şekilde yapılandırılacak. Fuar aynı zamanda küresel tüketici trendlerini takip eden, çoğu henüz keşfedilmemiş tarım-gıda segmentlerine de alan açarak yenilikçi bir perspektif oluşturacak. Meyve ve sebze kategorisindeki küresel yenilikleri bir araya getiren Tutto Fruit & Veg alanı; dördüncü ve beşinci nesil ürünlerden egzotik çeşitlere, işlenmiş ürünlerden berrylere kadar geniş bir yelpazeyi kapsayacak şekilde yeniden tasarlandı. 2026’nın en önemli yeniliklerinden biri, hızla büyüyen organik pazarına ayrılan “TuttoBio by Natexpo” alanı olacak. Fiere di Parma ile Natexpo’nun organizatörü SPAS iş birliğiyle geliştirilen bu uluslararası organik pavilyon; Avrupa ve diğer bölgelerden sertifikalı üreticileri, yenilikçi girişimleri ve sektör profesyonellerini tek çatı altında buluşturacak. Unlu mamullerden atıştırmalıklara, şekerlemeden kahveye uzanan tematik bölümler ise küresel paketli gıda sektörünün çeşitliliğini ve dinamizmini güçlendiren alanlar olarak deneyimi tamamlayacak. Ziyaretçi yönlendirmesini kolaylaştıran yeni yerleşim planı, ürün keşfini daha verimli ve etkileşimli bir hale getirecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.