Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Milli İrade

Kapsül Haber Ajansı - Milli İrade haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli İrade haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Yüzyılı: Darbesiz Türkiye, Yeni Sivil ve Milli Anayasa İnşa Projesi” Konferansı Düzenlendi Haber

Türkiye Yüzyılı: Darbesiz Türkiye, Yeni Sivil ve Milli Anayasa İnşa Projesi” Konferansı Düzenlendi

İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Av. Yasin Şamlı’nın da konuşmacı olarak katıldığı programda Prof. Dr. Nevzat Tarhan, darbelere karşı toplumda oluşan kolektif bilincin korunması ve anayasal güvencelerle desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi. Tarhan, “Toplumun her kesimi ‘Bu anayasa benim anayasam’ diyebilmeli.” dedi. 28 Şubat mağduru hikayelerini kanıta dayalı ve belgeleriyle belgesel niteliğinde 2004 yılında ‘Ben Disiplinsiz Değilim’ isimli kitapta topladıklarını belirten Tarhan, o yıllarda yayınevlerinin korku nedeniyle çalışmayı basamadıklarını, ASDER olarak askeri vesayet konusundaki bu ve benzeri korkuların yenilmesine aracılık ettiklerini söyledi. Bu bağlamda korkunun yenilmesinde ilk taşı ASDER’in attığının altını çizen Tarhan, korkunun yenilmesiyle kolektif bir bilincin de oluştuğunu sözlerine ekledi. Üsküdar Üniversitesi ve Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) tarafından yürütülen “Türkiye Yüzyılı: Darbesiz Türkiye, Yeni Sivil ve Milli Anayasa İnşa Projesi” nin açılış ve konferans programı, Üsküdar Üniversitesi Fuat Sezgin Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün desteklediği projeye, Üsküdar Üniversitesi Postkolonyal Çalışmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi (PAMER), 28 Şubat Öğrenci Derneği ile İnsan ve Kalite Derneği katkı sundu. Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Bu haksızlığa sessiz kalamayız dedik” Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Yönetim Üst Kurulu Başkanı ve Proje Akademik Danışmanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, açılış konuşmasında ASDER’in darbelere karşı yürüttüğü sivil toplum çalışmalarını ve kendi yaşadığı süreci anlattı. GATA’da görev yaptığı dönemde Çorlu’ya atandığını, yargı yoluna başvurarak görevine döndükten sonra yeniden aynı yere atamasının yapıldığını belirten Prof. Dr. Tarhan, bu süreçte kendisine yaşam tarzının gerekçe gösterildiğini ifade etti. Yaşadıklarının ardından kendi isteğiyle ayrılmak zorunda kaldığını söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Bu haksızlığa sessiz kalamayız dedik.” sözleriyle sivil toplum çalışmalarına yönelişini anlattı. Darbe mağdurlarının tanıklıkları kitaplaştırıldı ASDER bünyesinde yürüttükleri ilk çalışmalardan birinin, Silahlı Kuvvetlerden ayrılmak zorunda kalan kişilerin yaşadıklarını kayıt altına almak olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “21 subay, astsubay 28 Şubat mağduru hikayelerini kanıta dayalı ve belgesel niteliğinde yayınladık. ‘Ben disiplinsiz değilim’ isimli kitapta yayınlandı. 2004 yılında bu çalışmayı basacak yayın evi bulamadık. Çünkü korkuyorlardı. ASDER olarak askeri vesayet konusundaki bu ve benzeri korkuların yenilmesine aracılık ettik. Korkunun yenilmesinde ilk taşı ASDER olarak biz atık. Böylece korkunun yenilmesiyle kolektif bir bilinç de oluştu” İfadelerini kullandı. “Kolektif bilincin ayakta tutulması ve anayasal dayanaklara dönüşmesi” 15 Temmuz darbe girişimi sırasında ASDER üyelerinin de kendiliğinden sokağa çıkarak darbeye karşı tepki gösterdiğini anlatan Prof. Dr. Tarhan, geçmiş darbelerin toplumda bıraktığı izlerin ortak bir karşı duruş oluşturduğunu söyledi. Darbelerin yol açtığı travmaların toplumsal hafızadaki etkisine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Şu anda da bizim bu programdaki hedeflerimizden birisi de bu kolektif bilincin ayakta tutulması ve anayasal dayanaklara dönüşmesi.” dedi. Toplumun her kesimi “Bu anayasa benim anayasam” diyebilmeli… Darbe girişimlerine zemin oluşturabilecek düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerektiğini savunan Prof. Dr. Tarhan, anayasanın toplumun bütün kesimlerinde aidiyet duygusu oluşturması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Tarhan, “Bütün bunlar gösteriyor ki darbe karşıtı kolektif bilincin ve sivil direnişin, bir yayın gerilimi gibi canlı tutulması gerekiyor. Bunun için anayasa değişikliği sürecinde darbeye zemin oluşturabilecek riskli maddelerin gözden geçirilmesi gerekiyor. Yeni anayasanın da gelişmiş ülkelerdeki anayasalar gibi olması gerekiyor. Anayasa, herhangi bir ideolojiyi dayatmayan, buyurgan bir anlayış taşımayan ve insanların kendilerini ait hissettikleri bir toplumsal sözleşmedir. Toplumun her kesimi ‘Bu anayasa benim anayasam’ diyebilmeli. Anayasada mesela ırkçılığı çağrıştıran bir resmî ideoloji olmamalı. Farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü, insanlığın ulaştığı demokratik düzeye uygun bir anayasa hazırlanmalı.” dedi. Dr. Hüseyin Uludağ: “Darbe mağduriyetleri sözlü tarih arşivi ve dijital kütüphane oluşturmak istiyoruz” Proje Koordinatörü Dr. Hasan Hüseyin Uludağ, projenin geçmişte yaşanan darbe süreçlerinin gelecek nesiller tarafından yeniden yaşanmaması amacıyla hazırlandığını söyledi. Eski askerlerin deneyimlerini akademisyenlerin, hukukçuların ve darbe mağdurlarının görüşleriyle bir araya getirmeyi hedeflediklerini belirten Uludağ, “Darbeler tarihi ve kurumsal yapıyı anlamak ve anlatmak hedefimiz. Darbe mağduriyetleri sözlü tarih arşivi ve dijital kütüphane oluşturmak istiyoruz.” dedi. Gençlerin önerileri dijital platformla alınacak Daha geniş kesimlerin anayasa çalışmalarına katılımını sağlamayı amaçladıklarını belirten Uludağ, “Hedef kitleyle dijital katılımcı anayasa platformu oluşturmak istiyoruz.” dedi. Özellikle gençlerin ve üniversite öğrencilerinin düşüncelerini, tavsiyelerini ve önerilerini almak istediklerini kaydeden Uludağ, yapay zekâ, siber güvenlik ve sosyal medyanın ortaya çıkardığı yeni meselelerin de proje kapsamında değerlendirileceğini söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Ağca çalıştayın sonuçlarını paylaştı Üsküdar Üniversitesi PAMER Müdürü ve Proje Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Ağca, 24 Eylül 2026 tarihinde Güney Yerleşke RİNAP Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştayın üç oturumdan oluştuğunu belirtti. İlk oturumda projenin yürütülmesine ilişkin esas ve usullerin, ikinci oturumda anayasa ve kanunlardan kaynaklandığı değerlendirilen demokrasi ve insan hakları ihlallerinin ele alındığını anlatan Ağca, “Üçüncü oturumda vesayete dayanan değil, insan haklarını ve demokrasiyi esas alan anayasa nasıl olmalıdır konusunu çok detaylı, bütün katılımcıların katkılarıyla tartıştık.” dedi. Anayasa metnini başlangıç bölümünden itibaren incelediklerini belirten Ağca, “Hangi maddeler çıkarılmalı, hangi maddeler yeniden düzenlenmeli, tek tek üzerinde durduk.” ifadelerini kullandı. Daha kısa ve anlaşılır bir anayasa metni üzerinde duruldu Ağca, çalıştayda anayasanın başlangıç bölümünün daha kısa ve anlaşılır yazılması, laiklik kavramının açık biçimde tanımlanması ve yüksek mahkemelerin yetkilerinin netleştirilmesi yönünde görüşlerin dile getirildiğini söyledi. Aile hekimliği ve aile hukuk danışmanlığı birimlerinin anayasada yer alması, Anayasa Mahkemesinin anayasa değişikliklerine ilişkin denetim yetkisinin kaldırılması ve anayasa tekniğine uymadığı değerlendirilen maddelerin çıkarılması önerilerinin de tartışıldığını aktardı. Av. Namık Kemal Urhan: “Her türlü fikre açığız” ASDER Genel Başkanı Av. Namık Kemal Urhan, yeni anayasanın nasıl olması gerektiği konusunu, darbe mağduriyetleri yaşamış bir dernek olarak gündemlerine aldıklarını söyledi. Mevcut anayasanın zaman içinde yapılan değişiklikler ve eklemelerle karmaşık hale geldiğini savunan Urhan, “Bizce anayasa, temel yasa olarak, bütün yasaların özü olarak ve olabildiğince kısa, birçok ülkede olduğu gibi oldukça kısa bir şekilde olmalıdır.” dedi. Kanunlarla düzenlenebilecek ayrıntıların anayasa metninde yer almaması gerektiğini belirten Urhan, akademisyenlerin ve öğrencilerin katkılarını beklediklerini ifade ederek, “Her türlü fikre açığız. Öğrenci arkadaşlarımız dahil olmak kaydıyla bu konudaki her türlü fikirlerini iletebilirler.” diye konuştu. Proje kapsamında seminer, panel ve ziyaretler düzenlenecek Proje kapsamında Ankara ve İstanbul’da seminer, çalıştay ve paneller düzenlenmesi; darbelere ilişkin toplumsal hafızayı canlı tutacak ziyaretler gerçekleştirilmesi planlanıyor. Gençlerin katılımıyla bir Milli İrade Forumu oluşturulması da hedefleniyor. Çalışmaların, Temmuz 2027’de demokratik, milli ve sivil bir anayasa için taslak metin hazırlanmasına yönelik çalıştay ve sonuç raporuyla tamamlanması öngörülüyor. Av. Yasin Şamlı: “15 Temmuz, darbeler devrinin sonu oldu” Açılış konuşmalarının ardından İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Av. Yasin Şamlı, “Darbelerin Nedenleri, Toplumsal Etkileri ve Anayasal Düzenlemelere Yansımaları” başlıklı konferansında Türkiye’deki darbeler ile anayasal düzenlemeler arasındaki ilişkiyi değerlendirdi. “Aslında darbelerin nedenleri olmaz darbenin bir nedeni, birçok bahanesi var.” diyen Şamlı, “Türkiye Cumhuriyeti tarihi, her 10 yılda bir yapılan darbeleri, bunların felsefi arka planlarını, kaynaklarını, kullanılan maşaları, perde arkasındaki kişileri, hepsini birlikte değerlendirdiğimizde kanaatimce darbelerin bir tane nedeni vardır o da emperyalistlerin talimatı.” İfadelerini kullandı. Türkiye’de darbelerin yargı eliyle tamamlandığını, darbecilerin müdahalelerini kurumsallaştırmak istediklerine dikkat çeken Şamlı, 15 Temmuz’un bir dönüm noktası olduğunu belirterek, “15 Temmuz, bir devrin sonu, darbeler devrinin sonu oldu. Darbecilerin yargılandığı devrin de başı oldu.” Şeklinde konuştu. Toplu foto çekildi Program, belge takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Programda, 28 Şubat Öğrenci Derneği Genel Başkanı Emine İlyas, İnsan ve Kalite Derneği Denetim Kurulu Başkanı ve Proje Kalite Denetim Danışmanı Abdullah Sertkaya, İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü İlhan Ocaklı ve katılımcılara teşekkür de edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

​Ege Belediyeler Birliği’nde Başkan Çavuşoğlu Güven Tazeledi Haber

​Ege Belediyeler Birliği’nde Başkan Çavuşoğlu Güven Tazeledi

Turizm cenneti Pamukkale’de gerçekleştirilen Ege Belediyeler Birliği Meclis Toplantısı’nda bölgedeki üye belediyelerin başkanları, meclis üyeleri ve yerel yönetim temsilcileri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’i anarak başladı. ​“Adalet kişiye göre dizayn edilmemeli” ​Hukuk süreçlerinin tarafsızlığına dikkat çeken Başkan Çavuşoğlu, “Belediyelerimiz üzerinden başlatılan ve henüz yargılama aşamasına geçilmeden baştan mahkum etme anlayışıyla yürütülen operasyonları kabul etmemiz mümkün değildir. Adalet terazisi kişilere veya kurumlara göre ayarlanmaya çalışılırsa, bu ülkede hiç kimsenin mal, mülk ve gelecek garantisi kalmaz. Adaletin zedelendiği yerde toplumsal güven sarsılır; bizler her zaman hukuku ve gerçek adaleti savunmaya devam edeceğiz” dedi. ​“Seçmen iradesinin yargı eliyle şekillendirilmesi kabul edilemez” ​Yerel yönetimlerdeki görev değişimlerinin demokratik ilkelere uygun olması gerektiğini belirten Çavuşoğlu, "Milli iradeyle seçilmiş meclislerin ve belediye başkanlarının yargı yoluyla dizayn edilmesi, demokrasiye olan inancı yaralamaktadır. Özellikle Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımızın tutuklanma süreci ve sonrasında gelişen yönetim değişikliği, seçmen iradesine açıkça aykırıdır. Bizler sorumluluklarımızın bilincindeyiz ve hesap vermekten çekinmeyiz; ancak bu tür siyasi dizayn çabalarının ülkemizi ileriye taşımayacağı bilinmelidir" ifadelerine yer verdi. “Sosyal belediyecilikle toplumsal bozulmanın önüne geçeceğiz” ​Toplumsal huzurun ancak güçlü kurumlar ve sosyal adaletle sağlanabileceğini vurgulayan Çavuşoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Emniyetin ve adaletin görevini başka yapıların devraldığı bir tablo, hepimiz için üzüntü vericidir. Maraş’ta yaşanan elim hadiseler, şiddetin ne denli yayıldığını göstermektedir. Eğer bizler sosyal belediyecilik anlayışını inşa edemezsek, toplumsal aşınma kaçınılmaz olur. Şehirlerimizi adaletin ve güvenin egemen olduğu merkezler haline getirmek için el birliğiyle çalışmak zorundayız." ​Yeni yönetim belirlendi ​Seçim sonucuna göre Bülent Nuri Çavuşoğlu yeniden Ege Belediyeler Birliği Başkanı seçilirken, birliğin yeni yönetimi de belirlendi. Birliğin 1. Başkan Vekilliğine Denizli Acıpayam Belediye Başkanı Levent Yıldırım, 2. Başkan Vekilliğine ise Burdur Yeşilova Belediye Başkanı Okan Kurd seçildi. Toplantıda ayrıca katip üyeleri ve encümen üyesi seçimleri de tamamlanarak yeni dönem yönetim şeması oluşturuldu. Belediyelere ekipman desteği ​Seçimlerin ardından, Ege Belediyeler Birliği tarafından nüfusu 50 binin altında olan belediyelere yönelik hazırlanan ekipman desteği dağıtım töreni gerçekleştirildi. Programda, toplam 80 belediyeye bilgisayar, yazıcı ve motorlu tırpan hibe edildi. Tören, ekipmanların temsili olarak belediye başkanlarına takdim edilmesiyle sona erdi. ​Program üç gün boyunca devam edecek ​Birliğin gelecek dönem stratejileri ve bölgesel iş birliği projelerinin karara bağlandığı program kapsamında, Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen vizyon projeler ve kentsel dönüşüm alanları, katılımcı belediye başkanlarına yerinde tanıtılacak. Denizli’nin binlerce yıllık geçmişine ışık tutan antik kentler ve restore edilen tarihi yapılar ziyaret edilerek, turizmde yerel yönetimlerin rolü üzerine istişarelerde bulunulacak. 19 Nisan Pazar gününe kadar sürecek olan etkinlikler dizisi, teknik değerlendirme ziyaretlerinin ardından sona erecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.