Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Milli Teknoloji

Kapsül Haber Ajansı - Milli Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Karel 40. Yılında Anıtkabir’de Haber

Karel 40. Yılında Anıtkabir’de

Karel, 40. yılı kapsamında Genel Müdür Altay Doğu’nun öncülüğünde, yöneticileri, iştiraklerinin temsilcileri ve çalışanlarının katılımıyla Anıtkabir’i ziyaret etti. Şirket adına mozoleye çelenk sunulan ziyarette Altay Doğu, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı. Türkiye’de mühendislik ve teknoloji üretme hedefiyle başlayan Karel’in 40 yıllık yolculuğu, bugün Ar-Ge’den üretime, entegrasyondan saha uygulamalarına uzanan geniş bir teknoloji yetkinliğine ulaştı. Türk mühendislerinin bilgi ve deneyimiyle büyüyen Karel, geliştirdiği çözümlerle Türkiye’nin teknoloji ekosisteminde önemli bir rol üstlenirken ulusal ve uluslararası birçok markayla uzun soluklu iş birlikleri yürütüyor. Ziyaret kapsamında Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Karel Genel Müdürü Altay Doğu, şirketin 40 yıllık yolculuğunu ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi: “Karel’in 40 yıllık yolculuğu, Türkiye’nin kendi teknolojisini geliştirme ve üretme iradesinin de bir parçası. Bugün geldiğimiz noktada teknolojiyi tasarlayan, geliştiren, üreten ve sahada hayata geçiren güçlü bir mühendislik birikimine sahibiz. Bu birikimin arkasında ise 40 yıl boyunca Karel’e emek veren çalışma arkadaşlarımızın, iştiraklerimizin ve iş ortaklarımızın bilgi, deneyim ve özverisi var. Cumhuriyetimizin bize bıraktığı akıl ve bilim mirasının izinde, Türkiye’nin teknoloji geliştirme ve üretme kapasitesine katkı sağlamayı çok değerli buluyoruz. 40. yılımızda hep birlikte Anıtkabir’de olmak ve bu anlamlı yolculuğu Atatürk’ün huzurunda anmak bizim için büyük bir gurur. Önümüzdeki dönemde de mühendislik gücümüzü ve inovasyon kabiliyetimizi geliştirerek ülkemiz ve iş ortaklarımız için değer üretmeye devam edeceğiz.” 40 Yıllık Mühendislik Birikimi Karel’in teknoloji yolculuğu iletişimle başladı. Türkiye’nin kendi telefon santrallarını geliştirme ve üretme hedefiyle çıktığı bu yolculukta, yıllar içinde iş yerlerinin iletişim kurma biçiminin dönüşümüne eşlik etti. Analog santrallardan dijital ve IP tabanlı sistemlere, bugün ise bulut tabanlı iletişim çözümlerine uzanan dönüşümün her aşamasında teknolojisini yenileyerek mühendislik deneyimini bir sonraki nesle taşıdı. İletişim alanında oluşan bu mühendislik birikimini zaman içinde yeni teknoloji alanlarına taşıyan Karel; Türkiye’nin stratejik savunma projelerinde kullanılan elektronik sistem ve haberleşme çözümlerinden, geniş ölçekli saha operasyonlarına kadar farklı ihtiyaçlara yönelik yetkinlikler geliştirdi. Farklı mühendislik disiplinlerini bir araya getiren bu yapı, Karel’in teknoloji alanındaki dönüşümünün de temelini oluşturdu. Ar-Ge, üretim, test, entegrasyon ve saha deneyiminin birbirini beslediği bu yapı sayesinde Karel, inovasyonu gerçek ihtiyaçlardan besleyen ve teknolojisini sahadan edindiği deneyimle sürekli geliştiren bir yaklaşım benimsiyor. Bugün bu birikimiyle yerli ve milli teknoloji üretme kabiliyetinin güçlenmesine ve Türkiye’nin teknoloji ekosisteminin gelişimine katkı sağlamayı sürdürüyor. Türkiye’de Geliştiriyor, Geleceğe Taşıyor Karel bugün 4 bine yakın çalışanı, güçlü Ar-Ge altyapısı ve Ankara Sincan Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 35 bin metrekarelik üretim merkeziyle 40 yıllık mühendislik birikimini geleceğin teknolojilerine taşıyor. Türk mühendislerinin bilgi ve deneyimiyle büyüyen Karel, farklı mühendislik disiplinlerini ve teknoloji yetkinliklerini bir araya getiren entegre teknoloji gücüyle, dünya standartlarında çözümler geliştiriyor. 40 yıllık birikiminden güç alarak Türkiye’nin kendi teknolojisini geliştirme ve üretme vizyonuna katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom Ar-Ge ve İnovasyon Bilim Kurulu Kuruldu Haber

Türk Telekom Ar-Ge ve İnovasyon Bilim Kurulu Kuruldu

Türk Telekom, geleceğin teknolojilerine yönelik akademik birikim ile sektör deneyimini aynı masada buluşturmak üzere Türk Telekom Ar-Ge ve İnovasyon Bilim Kurulu’nu hayata geçirdi. 6G, yapay zekâ, kuantum, uydu haberleşmesi ve yeni nesil ağlar başta olmak üzere geleceğin teknolojilerine yönelik alanlarda Türkiye’den ve dünyadan altı seçkin akademisyenin bir araya geldiği Kurul, akademi ile sektör arasında kalıcı bir diyalog zemini oluşturacak. Kurulun temel hedefi, akademi ile telekomünikasyon dünyası arasında düzenli, açık ve iki yönlü bir temas kurarak geleceğin teknolojilerine yönelik fikir alışverişini kalıcı hale getirmek olacak. “Akademinin bilgi birikimini sahadaki deneyimimizle buluşturuyoruz” Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak milli teknoloji geliştirme vizyonumuz doğrultusunda ülkemizi yalnızca teknolojiyi tüketen değil, küresel standartları belirleyen, üreten ve dünyaya sunan bir teknoloji üssü haline getirmek için kararlılıkla çalışıyoruz. Bu vizyon doğrultusunda, akademik birikimi telekom sektörünün saha deneyimiyle buluşturduğumuz Türk Telekom Ar-Ge ve İnovasyon Bilim Kurulu ile üniversitelerimizle aramızdaki köprüyü kalıcı hale getiriyoruz. Alanlarında uluslararası ölçekte önemli çalışmalara imza atan, bilimsel birikimleriyle yeni nesil haberleşme teknolojilerinin gelişimine katkı sunan değerli akademisyenlerimizin Kurulumuzda yer almasını son derece kıymetli buluyoruz. Akademik bilgiyi Türk Telekom’un Ar-Ge kabiliyeti ve sahadaki teknoloji deneyimiyle buluşturarak, Türkiye’den dünyaya uzanan yeni fikirlerin ve teknolojilerin gelişmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Geleceğin ağlarını ancak güçlü bir milli teknoloji ekosistemiyle inşa edebileceğimize inanıyoruz. 6G’den yapay zekaya uydu haberleşmesinden kuantum teknolojilerine kadar önümüzdeki dönemin belirleyici teknolojilerinde, akademinin bilgi birikimini sahadaki deneyimimizle buluşturmak hem sektörümüz hem de ülkemiz için büyük bir değer yaratacak” dedi. Geleceğin teknolojilerini yalnızca takip etmekle yetinmeyip, bu teknolojilerin geliştirilmesine katkı sağlamak için de çalıştıklarını ifade eden Şahin, “Türkiye’de 2024 yılında en fazla patent başvurusu yapan firma olan Türk Telekom, 2025’te gerçekleştirdiği 921 başvuru ile bu alandaki liderliğini devam ettirerek son üç yılda 2000’in üzerinde patent başvurusuna da imza atmış oldu. Ar-Ge ve inovasyon alanındaki gücümüzü sürdürülebilir kılmak için teknoloji üretmenin yanı sıra, bu teknolojileri geliştiren insan kaynağımızı da desteklemeye büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda 4 farklı kategoride 4 çalışma arkadaşımızın başarılarını onurlandırdık. Patentten uluslararası iş birliklerine, ürün odaklı Ar-Ge çalışmalarından toplumsal fayda sağlayan inovasyon projelerine kadar farklı alanlarda ortaya koyduğumuz başarıları görünür kılıyoruz” diye konuştu. Bilim Kurulu dört ana eksende çalışmalarını yürütecek Türk Telekom Ar-Ge ve İnovasyon Bilim Kurulu, yeni nesil haberleşme teknolojilerinin farklı alanlarında uluslararası akademik çalışmalarıyla öne çıkan altı bilim insanını ile Türk Telekom’u aynı çatı altında buluşturuyor. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Elif Uysal uzay haberleşmesi, enerji verimliliği ve Nesnelerin İnterneti (IoT); İstanbul Medipol Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hüseyin Arslan yeni nesil ağlar ve haberleşme; Edinburgh Napier University ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Berk Canberk dijital ikiz, IoT ve akıllı ağlar alanlarındaki uzmanlıklarıyla Kurula katkı sunacak. Kurulun diğer üyeleri ise yapay zekâ ve IoT alanlarında çalışan Fırat Üniversitesi’nden Prof. Dr. Resul Daş; entegre algılama ve haberleşme ile yeni nesil ağlar üzerine çalışmalar yürüten İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Lütfiye Durak Ata ve karasal olmayan ağlar ile Yüksek İrtifa Platform İstasyonları (HAPS) alanında çalışmalarıyla tanınan Kanada’daki Carleton University’den Prof. Dr. Halim Yanıkömeroğlu olacak. Türk Telekom Ar-Ge ve İnovasyon Bilim Kurulu, çalışmalarını dört ana eksen üzerinde yürütecek. Yeni nesil ağlar ekseninde 6G, yapay zekâ destekli ağlar ve uydu haberleşmesi konularında akademi ve sektörün perspektifleri bir araya getirilecek. Yetenek ekosistemi ekseninde ise araştırmacıların beklentileri ile sektörün deneyimleri karşılıklı olarak paylaşılacak. Bu sayede oluşturulacak yenilikçi servisler ve ağ teknolojileri için zemin oluşturulacak. 4 kategoride 4 başarı plaketle onurlandırıldı Türk Telekom’un Ar-Ge ve inovasyon alanındaki gücü, ortaya koyduğu somut çıktılara da yansıyor. Türkiye’de 2024 yılında en fazla patent başvurusu yapan firma olan Türk Telekom, 2025’te gerçekleştirdiği 921 başvuru ile bu alandaki liderliğini devam ettirerek son üç yılda 2000’in üzerinde patent başvurusuna da imza atmış oldu. Türk Telekom’un bu yıl telekom operatörleri arasında Web of Science’ta Avrupa’da ikinci sırada yer alması da şirketin bilimsel üretim ve araştırma alanındaki çalışmalarının önemli göstergelerinden biri oldu. Ar-Ge ve inovasyon alanında elde edilen bu sonuçlarda çalışanlarının katkısını da görünür kılmayı önemseyen Türk Telekom, Ar-Ge ve İnovasyon Bilim Kurulu lansmanının ardından kurum içi inovasyon ve Ar-Ge çalışmalarında öne çıkan başarıları plaketle onurlandırdı. Dört farklı kategoride dört çalışana plaket takdim edildi. Plaketler; “Son 5 Yılda En Çok Patent Başvurusu”, “En Çok Uluslararası Patent”, “2025 Yılında Uluslararası Ses Getiren ArGe İş Birlikleri” ve “Ürün Odaklı Ar-Ge Projesi” kategorilerinde takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom Bölgesel Teknoloji Gücünü Orta Asya’ya Taşıyor  Haber

Türk Telekom Bölgesel Teknoloji Gücünü Orta Asya’ya Taşıyor 

Türkiye’nin dijital geleceğini inşa eden Türk Telekom, teknoloji birikimi, güçlü altyapısı ve uluslararası alanda faaliyet gösteren iştiraki Türk Telekom International ile bölge coğrafyasının teknoloji taşıyıcısı rolünü üstleniyor. Avrupa, Orta Doğu ve Asya'yı kapsayan geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren Türk Telekom International, uluslararası alanda uçtan uca optimize edilmiş bağlantı çözümleri, siber güvenlik, bulut bilişim toptan ses ve mobil dolaşım hizmetleri sunuyor. Kazakistan Almatı’da gerçekleştirilen Küresel Operatör Bağlantısı Toplantısı’nda (GCCM) küresel teknoloji şirketleriyle önemli temaslarda bulunan ve Akashi Data Center ile Mutabakat Zaptı (MoU) imzalayan TT International, Türkiye’yi bölgesel dijital bağlantının merkezi haline getirmek için çalışmalarını derinleştirdi. Türk Telekom International Genel Müdürü Yavuz Yıldırım, “Türk Telekom olarak milli teknoloji birikimimiz, güçlü yatırımlarımız ve uzman mühendislerimiz ile yalnızca Türkiye’nin değil bölge coğrafyasının teknoloji taşıyıcısı rolünü üstleniyoruz. Uluslararası alanda faaliyet gösteren şirketimiz TT International ile Avrupa'dan Orta Doğu ve Asya'ya denizaltı kablo sistemlerini de kapsayan yaklaşık 50 bin kilometrelik uluslararası fiber ağımız, 24 ülkedeki 135'i aşkın varlık noktamız ve 200'den fazla iş ortağımızla Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında stratejik bir dijital köprü kuruyoruz. Dijital varlık noktalarımızı ve uluslararası fiber ağımızı genişletmek için küresel teknoloji devleriyle iş birlikleri geliştiriyor, ülkemizin bölgesel güç olma vizyonuna milli teknoloji birikimimizle katkı sunuyoruz” dedi. Türk Telekom Grubu'nun uluslararası şirketi Türk Telekom International (TTI), Avrupa, Orta Doğu ve Asya'yı kapsayan stratejik altyapısıyla bölgesel veri trafiğinde önemli bir rol üstleniyor, Türkiye'nin dijital vizyonunu küresel arenada temsil etmeyi sürdürüyor. Milli mühendislik gücü ve uluslararası veri trafiğindeki deneyimiyle bölgesel pazarda güvenilir ve stratejik bir iş ortağı olarak konumlanan TTI, Orta Asya’da hızla artan veri trafiği, yapay zekâ ve bulut tabanlı hizmetler başta olmak üzere bölgenin dijitalleşme ihtiyaçlarını kapsayan yatırım ve iş birliği fırsatlarına yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor. Bu kapsamda TTI, Kazakistan Almatı şehrinde düzenlenen GCCM 2026 etkinliğinde Türkiye’nin bölgedeki dijital varlığını güçlendirecek önemli temaslarda bulundu. Azerbaycan, Kazakistan, Çin ve Hindistan başta olmak üzere farklı ülkelerin önde gelen operatörleriyle görüşmelerde bulunan TTI, Türkiye üzerinden Orta Asya, Kafkaslar, Türk Cumhuriyetleri, İran, Irak ve Uzak Doğu’ya yönelik yeni trafik ve kapasite fırsatlarını değerlendirdi. Uluslararası bağlantı altyapısının güçlendirilmesi, artan veri trafiğinin karşılanması ve yeni nesil dijital hizmetlerin geliştirilmesine yönelik görüşmelerde, TTI’ın bölgesel bağlantı ekosistemindeki rolünü daha da pekiştirecek projeler için adımlar atıldı. Denizaltı kablo ağının genişletilmesi, uluslararası fiber altyapının güçlendirilmesi, dijital varlık noktalarının artırılması ve teknoloji birikiminin yeni alanlara aktarılmasına yönelik yatırım ve iş birliği fırsatlarını değerlendiren TTI, Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu, Türk Cumhuriyetleri, Orta Asya ve Asya arasındaki dijital bağlantının bölgesel merkezi olma konumunun güçlendirilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. "Milli teknolojimizle bölgesel güç olma vizyonumuzu Orta Asya’ya taşıyoruz" Türk Telekom International Genel Müdürü Yavuz Yıldırım, “Türk Telekom olarak milli teknoloji birikimimiz, güçlü yatırımlarımız ve uzman mühendislerimiz ile yalnızca Türkiye’nin değil, bölge coğrafyasının da teknoloji dönüşümünde öncü rol oynuyoruz. Uluslararası alanda faaliyet gösteren şirketimiz Türk Telekom International ile Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Türk Cumhuriyetleri’nden Orta Asya ve Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada stratejik bir dijital köprü oluşturuyoruz. Denizaltı kablo sistemlerini de kapsayan yaklaşık 50 bin kilometrelik uluslararası fiber ağımız, 24 ülkedeki 135’i aşkın varlık noktamız ve 200’den fazla iş ortağımızla güçlü, güvenilir ve sürdürülebilir bir dijital bağlantı ekosistemi sunuyoruz. Özellikle Türk Cumhuriyetleri ve Orta Asya, Türkiye’nin güçlü tarihî, ekonomik ve stratejik bağlarıyla önemli bir potansiyel taşıyor. Bu coğrafyanın hızla gelişen dijital ihtiyaçlarını yakından takip ediyor; veri merkezleri, bulut bilişim, siber güvenlik, yapay zekâ ve yeni nesil bağlantı teknolojileri başta olmak üzere farklı alanlarda yeni fırsatları değerlendirmeye ve iş birlikleri geliştirmeye odaklanıyoruz. Bu yaklaşımla GCCM’de Azerbaycan, Kazakistan, Hindistan ve Çin başta olmak üzere farklı ülkelerin operatörleri ve küresel teknoloji şirketleriyle bir araya geldik. Gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, bölgesel bağlantı altyapısının geliştirilmesinden yeni trafik, kapasite fırsatları ile denizaltı kablo yatırımlarına kadar geniş bir alanda iş birliği imkanlarını ele aldık. Bu temaslar, Türkiye’nin sahip olduğu mühendislik gücü, teknoloji birikimi ve stratejik coğrafi konumunun bölgesel ölçekte oluşturduğu değeri bir kez daha ortaya koydu. Akashi Data Center ile imzaladığımız Mutabakat Zaptı da bu vizyonun somut yansımalarından biri oldu. Bu mutabakat kapsamında veri merkezlerinin karşılıklı olarak bağlanması, ortak altyapı kullanımının değerlendirilmesi ve yeni nesil ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi gibi alanlarda iş birliği imkanlarını somut projelere dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bunun yanı sıra bölgesel iş birliklerini yalnızca telekomünikasyon altyapısıyla sınırlı görmüyoruz. Azerbaycan’da Bakü’de düzenlenen Formula 1 gibi uluslararası organizasyonlar ve benzeri projelerde ortak çalışma imkanlarının geliştirilmesini de bölgesel iş birliğinin önemli alanlarından biri olarak değerlendiriyoruz. Dijital çağın ihtiyaçlarına yönelik sunduğumuz zengin çözümlerle sadece veriyi değil, bağlantı kalitesini, operasyonel sürekliliği ve uluslararası etkileşimi de sağlıyor. Dijital varlık noktalarımızı ve uluslararası fiber ağımızı genişletmek için küresel teknoloji devleriyle yeni iş fırsatları ve iş birlikleri için çalışmaya, ülkemizin bölgesel güç olma vizyonuna millli teknoloji birikimimizle katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz” diye konuştu. Akashi Data Center ile MoU imzalandı Türk Telekom International, Kazakistan merkezli bölgenin önde gelen finans ve teknoloji gruplarından Akashi Data Center ile Mutabakat Zaptı (MoU) imzaladı. TTI ile Akashi Data Center arasında, veri merkezlerinin karşılıklı bağlanması, ortak altyapı kullanımı ve yeni nesil ürün ile hizmet geliştirme alanlarında kapsamlı görüş alışverişi gerçekleştirildi. Söz konusu iş birliği, Türk Telekom International’ın Orta Asya’daki dijital bağlantı ekosistemini güçlendirme ve Türkiye’nin bölgesel dijital merkez olma hedefini destekleme stratejisinin önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SANKO Holding TEKNOFEST 2026’da Fayda Odaklı Teknolojileri Destekliyor Haber

SANKO Holding TEKNOFEST 2026’da Fayda Odaklı Teknolojileri Destekliyor

Türkiye’nin lider sanayi kuruluşlarından SANKO Holding, bu yıl yedinci kez dünyanın en büyük Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST’in ana paydaşları arasında yer alacağını duyurdu. SANKO Holding, TEKNOFEST 2026’da yürütücülüğünü üstlendiği İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması ile öğrencileri bilim ve teknoloji alanında yenilikçi fikirler geliştirmeye ve toplumsal ihtiyaçlara yönelik teknoloji tabanlı çözümler üretmeye teşvik ediyor. Yarışma kapsamında, insan hayatını doğrudan etkileyen farklı alanlarda uygulanabilir ve sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi hedeflenirken; yararlılık, toplumsal fayda ve hayatı kolaylaştırma temel öncelikler olarak öne çıkıyor. Yarışma kapsamında geliştirilecek projelerin; öğrencilerin kişisel gelişimini desteklemesi, yaşadıkları çevreye ve topluma duyarlılık kazandırması ve dünyanın sürdürülebilirliğine katkı sunabilecek nitelikte olması bekleniyor. Ön değerlendirmeler sonucunda finale kalan takımlar geliştirdikleri projeleri 16-18 Eylül 2026 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi’nde jüriye sunacak. Kazanan takımlar TEKNOFEST Güneydoğu kapsamında 30 Eylül- 4 Ekim 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda düzenlenecek törende ödüllerini alacak. SANKO Holding’in yürütücülüğünde düzenlenecek İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – Ortaokul Seviyesi kapsamında; “Astronomi ve Uzay Teknolojileri”, “Doğa Bilimleri ve Çevresel Farkındalık”, “Eğitim Teknolojileri” ile “Sağlık ve İyi Yaşam Teknolojileri” olmak üzere dört alt kategoride toplam 189 bin 701 takım başvuru gerçekleştirirken, 101 takım ise finalde yarışma hakkı elde etti. SANKO, TÜRKİYE’NİN MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİNE KATKI SUNUYOR İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması ile öğrencilerin yaratıcı ve yenilikçi fikirler geliştirmeleri, bu fikirleri teknolojiyle buluşturarak insanlık yararına çözümlere dönüştürmeleri hedefleniyor. SANKO Holding, toplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturmayı, Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen TEKNOFEST’in bu yıl yedinci kez ana paydaşları arasında yer alarak Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunda geleceğin teknolojilerini üretecek gençleri desteklemeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom, Milli Teknoloji Vizyonuyla Yerli Ar-Ge’de Standartları Yükseltiyor Haber

Türk Telekom, Milli Teknoloji Vizyonuyla Yerli Ar-Ge’de Standartları Yükseltiyor

Türk Telekom, grup şirketi Argela ile geliştirdiği Netsia BB Suite’in (Yazılım Tabanlı Genişbant Erişim Çözümü/SEBA) 1,5 milyonu aşan hane erişimiyle ulaştığı başarı bu çalışmaların en somut yansımalarından biri olarak öne çıkıyor. Açık kaynak kodlu, bulut tabanlı ve donanımdan bağımsız mimarisiyle sektöre yön veren bu milli teknoloji, Türk mühendislerinin küresel telekomünikasyon ekosisteminin standartlarına sunduğu katkının en önemli kanıtı oldu. Argela’nın İzmir’deki teknoloji merkezinde görev yapan genç ve dinamik mühendislik ekibi; çözümün geliştirilmesi, sistem entegrasyonu ve doğrulama süreçlerinin yanı sıra yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve sahaya hazırlanması için yoğun bir tempoda çalışmalarına devam ediyor. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türk Telekom olarak milli teknoloji geliştirme vizyonumuz doğrultusunda ülkemizi yalnızca teknolojiyi tüketen değil, küresel standartları belirleyen, üreten ve dünyaya sunan bir teknoloji üssü haline getirmek için kararlılıkla çalışıyoruz. Yerli imkanlarla geliştirdiğimiz SEBA tabanlı Netsia BB Suite çözümümüzün 1,5 milyon haneyi aşması, Türk mühendisliğinin dünya telekomünikasyon ekosisteminde ulaştığı üstün seviyeyi açıkça ortaya koyuyor. Bu başarı, Türkiye’nin geleceğine yaptığımız istikrarlı yatırımların ve milli mühendislik gücümüzün en büyük kanıtı. Son iki yıldır milli patent başvurusunda liderliğimiz sürerken, 5G ve yeni nesil iletişim teknolojilerinde sahip olduğumuz 70’in üzerindeki uluslararası patentle yerli Ar-Ge gücümüzü küresel ölçekte tescilledik. Ülkemizin teknoloji üreten, ihraç eden bir güç olma yolculuğunda teknoloji birikimimiz ve mühendislik kabiliyetimizle önü rol üstlenmeye devam edeceğiz” dedi. Türkiye’nin teknoloji üreten ve geliştirdiği yüksek katma değerli ürünleri ihraç eden bir güç olması vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Türk Telekom, geleceğin iletişim altyapısına yönelik yerli Ar-Ge çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Türk Telekom ve grup şirketi Argela tarafından geliştirilen genişbant erişim çözümü Netsia BB Suite; açık kaynak kodlu, bulut tabanlı ve donanım bağımlılığını ortadan kaldıran yapısıyla yeni nesil fiber şebeke dönüşümünde önemli bir rol oynuyor. Fiber şebekelerin dönüşümünde sürdürülebilirlik ve yüksek maliyet avantajı sağlayan Netsia BB Suite’in hane erişimi 1,5 milyonu aştı. Yeni servislerin daha hızlı devreye alınması, teknoloji dışa bağımlılığının azaltılması, kaynak kullanımının optimize edilmesine olanak sağlayan Netsia BB Suite ile gelecekte oluşacak genişbant ihtiyaçlarına daha çevik yanıt verilmesi hedefleniyor. Donanım kısıtlamalarını aşarak üreticiden bağımsız çalışma yeteneği sunan platform, alanında dünyanın en büyük canlı SEBA uygulaması olarak sektörün geleceğine yön veriyor. Netsia BB Suite, telekomünikasyon sektörünün en prestijli ödüllerinden NetworkX Awards 2025’te "Outstanding Multi-Gigabit Fibre Access Innovation" (Multi Gigabit Fiber Erişimde Üstün İnovasyon) kategorisinde birincilik elde ederek sektördeki yenilikçi liderliğini tescilledi. “Milli teknoloji hamlemizi küresel arenada başarıyla temsil etmeye devam edeceğiz” Argela’nın İzmir’deki teknoloji merkezini ziyaret eden Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak milli teknoloji geliştirme vizyonumuz doğrultusunda ülkemizi yalnızca teknolojiyi tüketen değil, küresel standartları belirleyen, üreten ve dünyaya sunan bir teknoloji üssü haline getirmek için kararlılıkla çalışıyoruz. Yerli imkanlarla geliştirdiğimiz SEBA tabanlı Netsia BB Suite çözümümüzün 1,5 milyon haneyi aşması, Türk mühendisliğinin dünya telekomünikasyon ekosisteminde ulaştığı üstün seviyeyi açıkça ortaya koyuyor. Bu başarı, Türkiye’nin geleceğine yaptığımız istikrarlı yatırımların ve milli mühendislik gücümüzün en büyük kanıtı. Son iki yıldır milli patent başvurusunda liderliğimiz sürerken, 5G ve yeni nesil iletişim teknolojilerinde sahip olduğumuz 70’in üzerindeki uluslararası patentle yerli Ar-Ge gücümüzü küresel ölçekte tescilledik. SEBA Netsia BB Suite, RIC ve uydu bağımsız 5G senkronizasyonu gibi yerli çözümlerimizle dışa bağımlılığı azaltıyor, kendi kendine yeten bir Türkiye vizyonuyla milli teknoloji hamlemizi dünya pazarlarında gururla temsil etmeyi sürdürüyoruz. Ülkemizin teknoloji üreten, ihraç eden bir güç olma yolculuğunda teknoloji birikimimiz ve mühendislik kabiliyetimizle öncü rol üstlenmeye devam edeceğiz” dedi. Geleceğin ihtiyaçlarına bugünden çözüm sunuyor Bulut bilişim teknolojileriyle sanal sunucular üzerinde çalışan çözüm; donanım yatırım maliyetlerini azaltırken, farklı üreticilere ait sistemlerin aynı platformda birlikte çalışabilmesine olanak tanıyor. Ayrıştırılmış (disaggregated) şebeke yaklaşımıyla operatörlere geleceğe hazır bir dönüşüm zemini hazırlayan Netsia BB Suite, Türk Telekom’un 2030 hedefleri doğrultusunda hem yeni kurulan fiber hatlarda hem de mevcut altyapıların modernizasyonunda stratejik bir rol üstleniyor. Türk Telekom, Netsia BB Suite çözümünün kapsama alanını önümüzdeki dönemde stratejik yatırımlarla daha da genişletmeyi hedefliyor. Başarının arkasındaki emek: İzmir’de genç ve dinamik ekip Argela’nın İzmir’deki teknoloji merkezinde görev yapan genç ve dinamik mühendislik ekibi; çözümün geliştirilmesi, sistem entegrasyonu ve doğrulama süreçlerinin yanı sıra yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve sahaya hazırlanması için yoğun bir tempoda çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Argela ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) ile yürütülen yakın iş birliği ile bu başarılı yapı güçlü bir yetenek ekosistemiyle destekleniyor. Üniversite–sanayi iş birliği kapsamında genç yeteneklere staj ve kariyer olanakları sunulurken, geleceğin mühendislik yetkinliklerinin gelişimine katkı sağlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Ulaşım Teknolojileri TEKNOFEST 2026’da Yarışıyor Haber

Geleceğin Ulaşım Teknolojileri TEKNOFEST 2026’da Yarışıyor

TEKNOFEST 2026 kapsamında düzenlenen Hyperloop Geliştirme Yarışması, geleceğin hızlı, güvenli ve çevre dostu ulaşım teknolojilerine yönelik yenilikçi çözümleri aynı platformda buluşturacak. TÜBİTAK ve T3 Vakfı yürütücülüğünde gerçekleştirilen yarışmanın final süreci, 1-6 Eylül tarihleri arasında TÜBİTAK Gebze Kampüsü’nde düzenlenecek. Manyetik levitasyon teknolojisinden itki sistemlerine, tam ölçekli kapsül tasarımlarından mühendislik problemlerine yönelik akademik çözümlere kadar farklı alanlarda çalışmalarını sergileyecek gençler, yeni nesil ulaşım teknolojilerinin geliştirilmesi için yarışacak. Geleceğin ulaşım sistemleri arasında gösterilen Hyperloop teknolojisi, hava basıncının düşürüldüğü özel tüneller içerisinde hareket eden kapsüllerin aerodinamik sürtünmeyi en aza indirerek yüksek hızlara ulaşmasını hedefliyor. Elektromıknatıslar ve manyetik levitasyon (Maglev) sistemi sayesinde raylara temas etmeden ilerleyen kapsüller, güvenli, hızlı ve çevreye minimum zarar veren yeni nesil toplu ulaşım vizyonunun önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. ÜÇ FARKLI KATEGORİDE GELECEĞİN SİSTEMLERİ GELİŞTİRİLİYOR TEKNOFEST kapsamında ilk kez 2022 yılında düzenlenen Hyperloop Geliştirme Yarışması’na ulusal ve uluslararası düzeyde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri takımlar halinde katılabiliyor. Yarışmada takımlardan; kapsül konumunun belirlenebildiği reflektörlü tünel ortamında, lineer indüksiyon motorlarıyla hızlanan ve belirlenen aralıkta frenleyerek duran sistemler geliştirmeleri bekleniyor. Bu yıl yarışma, Performans, Teknoloji Gösterim ve Tanımlı Problem Çözümü olmak üzere üç ayrı kategoride gerçekleştiriliyor. Performans Kategorisi’nde tam ölçekli Hyperloop kapsüllerinin tünel ortamında ve gerçek koşullara yakın performanslarının ölçülmesi esas alınırken; Teknoloji Gösterim Kategorisi’nde levitasyon ve itki gibi kritik alt sistemlerin geliştirilmesi ve teknik olgunluklarının doğrulanması hedefleniyor. Tanımlı Problem Çözümü Kategorisi’nde ise Hyperloop sistemlerine yönelik öngörülen mühendislik problemleri için akademik temelli, uygulanabilir ve sistematik çözüm yaklaşımlarının ortaya konulmasına odaklanılıyor. YÜZLERCE GENÇ, GELECEĞİN ULAŞIMI İÇİN YARIŞIYOR Hyperloop Geliştirme Yarışması, bu yıl da gençlerin yoğun ilgisiyle gerçekleştiriliyor. Performans Kategorisi’ne 242 takım ve 905 üye başvururken, değerlendirmeler sonucunda 12 takım ve 271 üye finalist olmaya hak kazandı. Tanımlı Problem Çözümü Kategorisi’nde 122 takım ve 476 üyenin başvurusu alınırken, 5 takım ve 101 üye finale kaldı. Teknoloji Gösterim Kategorisi’nde ise 91 takım ve 470 üye başvurdu; 7 takım ve 164 üye finalist oldu. Finale kalan takımlar, kategorilerine göre teknik rapor, test ve teknoloji gösterim videoları ile sunum aşamalarını başarıyla tamamlayarak yarışma sürecinde geliştirdikleri çözümleri jüri karşısında ortaya koyacak. 208 METRELİK TEST TÜNELİNDE GERÇEK KOŞULLARA YAKIN DENEME Hyperloop Geliştirme Yarışması’nın en dikkat çekici unsurlarından biri de takımların geliştirdikleri teknolojileri gerçek test koşullarına yakın bir ortamda sınayabilmesi olacak. Toplam uzunluğu 208 metre olan yarış tüneli; çelik tünel içerisinde beton üzerine yerleştirilmiş alüminyum plaka, ray parçaları ve haberleşme/görüntü aktarma ile güvenlik sistemlerinden oluşuyor. Tünelin çıkışında ise kapsülün frenleme sisteminde yaşanabilecek olası bir arızaya karşı sönümleme hattı bulunuyor. Performans Kategorisi’nde teknik kontrolleri geçen takımlar, kapsüllerini tünelde 20 dakikalık yarış süresi içerisinde test ederek itki, haberleşme, hız, konum ve duruş performanslarını üzerinden puan toplayacak. Teknoloji Gösterim Kategorisi’nde takımlar geliştirdikleri itki veya levitasyon alt sistemlerini saha alanında kurdukları düzenekler üzerinden doğrulayacak. Tanımlı Problem Çözümü Kategorisi’nde ise geliştirilen mühendislik çözümleri jüriye 20 dakikalık sunum ve ardından 10 dakikalık değerlendirme oturumuyla aktarılacak. BAŞARILI TAKIMLARI ÖDÜLLER BEKLİYOR Yarışmada gençlerin geliştirdiği yenilikçi çözümler farklı kategorilerde ödüllendirilecek. Performans Kategorisi’nde birinci takım 300 bin TL, ikinci takım 250 bin TL, üçüncü takım ise 200 bin TL ödülün sahibi olacak. Teknoloji Gösterim Kategorisi’nde itki sistemi gösterimi ve levitasyon sistemi gösterimi için belirlenen ödül tutarı 150’şer bin TL’ye kadar çıkacak. Bu tutarlar üst limit olarak uygulanacak ve değerlendirme sonucuna göre ödül almaya hak kazanan takıma verilecek parasal ödül değişebilecek. Tanımlı Problem Çözümü Kategorisi’nde ise birinci 100 bin TL, ikinci 75 bin TL, üçüncü 50 bin TL ile ödüllendirilecek. Ayrıca yarışma vizyonuna katkı sağlayan ve performans ile tasarımın ötesinde yenilikçi yaklaşımlar ortaya koyan takımlar için Kurul Özel Ödülü de verilecek. TEKNOFEST, GENÇLERİ GELECEĞİN TEKNOLOJİLERİYLE BULUŞTURUYOR Türkiye’nin milli teknoloji hamlesine katkı sunan en önemli teknoloji platformlarından biri olan TEKNOFEST, farklı yaş ve eğitim seviyelerinden gençlerin geleceğin teknolojilerini geliştirmelerine ve bu teknolojileri uygulamalı olarak deneyimlemelerine imkân sağlıyor. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) öncülüğünde ve paydaş kurumların katkılarıyla hayata geçirilen TEKNOFEST kapsamında düzenlenen teknoloji yarışmaları, gençlerin yalnızca teorik bilgi edinmelerini değil, geliştirdikleri fikirleri prototipe ve çalışan sistemlere dönüştürmelerini de teşvik ediyor. FİNAL HEYECANI 1 EYLÜL’DE BAŞLIYOR TÜBİTAK Gebze Kampüsü’nde gerçekleştirilecek Hyperloop Geliştirme Yarışması’nın final süreci ise 1 Eylül’de başlayacak. Yeni nesil ulaşım teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik gençlerin ortaya koyduğu çözümlerin sergileneceği final süreciyle birlikte TEKNOFEST 2026 Hyperloop Geliştirme Yarışması, Türkiye’nin geleceğin ulaşım sistemlerinde söz sahibi olma hedefinde genç mühendislerin ve teknoloji takımlarının ortaya koyduğu potansiyeli gözler önüne serecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Elektrikli Araçları TEKNOFEST 2026’da Piste Çıkıyor Haber

Geleceğin Elektrikli Araçları TEKNOFEST 2026’da Piste Çıkıyor

TEKNOFEST 2026 kapsamında TÜBİTAK yürütücülüğünde gerçekleştirilen Uluslararası Elektrikli Araç Yarışları’nda gençlerin tasarlayıp geliştirdiği elektrikli ve hidrojen yakıt hücreli araçlar piste çıkmaya hazırlanıyor. Elektromobil ve Hidromobil olmak üzere iki kategoride düzenlenen yarışmada 315 takım ve 3 binin üzerinde öğrenci finale giden süreçte mücadele ederken, finalist olan 56 takım araçlarını 31 Ağustos - 6 Eylül tarihleri arasında TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi’ndeki 1.370 metrelik pistte test edecek. Elektrikli araç teknolojilerinin hızla geliştiği günümüzde, geleceğin mobilite çözümlerinde ihtiyaç duyulacak nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi önem kazanıyor. TEKNOFEST 2026 kapsamında düzenlenen Uluslararası Elektrikli Araç Yarışları da lise, ön lisans ve lisans düzeyindeki öğrencileri elektrikli araç teknolojileri etrafında buluşturarak gençlerin mühendislik, tasarım, sistem entegrasyonu ve sürüş performansı alanlarında deneyim kazanmalarını hedefliyor. ELEKTRİK VE HİDROJEN AYNI PİSTTE BULUŞUYOR Uluslararası Elektrikli Araç Yarışları, araçların kullandığı enerji kaynaklarına göre Elektromobil ve Hidromobil olmak üzere iki kategoride gerçekleştiriliyor. Elektromobil Kategorisi’nde yalnızca batarya enerjisiyle çalışan araçlar yarışırken, Hidromobil Kategorisi’nde bataryaya ek olarak hidrojen yakıt hücresi kullanan araçlar mücadele ediyor. Elektromobil Kategorisi; yurt içi ve yurt dışındaki ön lisans ve lisans öğrencilerinin yanı sıra Türkiye, Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki lise ve dengi okullarda öğrenim gören öğrencilere açık olarak düzenleniyor. Hidromobil Kategorisi’nde ise yurt içi ve yurt dışındaki ön lisans ve lisans öğrencileri yarışabiliyor. Her iki kategoride de takımlar, danışman ve takım kaptanı dahil olmak üzere en az 5, en fazla 25 kişiden oluşuyor. Takımlarda sürücü ve yedek sürücünün de bulunması gerekiyor. 315 TAKIM, 3 BİNDEN FAZLA GENÇ İÇİNDE FİNAL MÜCADELESİ Yarışma, gençlerin elektrikli araç teknolojilerine yönelik yoğun ilgisini de ortaya koyuyor. Elektromobil Kategorisi’ne 261 takım ve 2 bin 570 üye başvururken, değerlendirmelerin ardından 45 takım ve 907 üye finalist olmaya hak kazandı. Hidromobil Kategorisi’nde ise 54 takım ve 501 üye başvuru yaptı. Bu kategoride 11 takım ve 209 üye finale kaldı. Böylece iki kategoride toplam 315 takım ve 3 bin 71 öğrenci başvuru sürecinde yer alırken, 56 takım ve 1.116 öğrenci final aşamasında mücadele edecek. Finalist takımlar, yarışma sürecinde araçlarının teknolojik olgunluklarını ve güvenlik kriterlerini farklı aşamalardan geçerek kanıtlayacak. ÖNCE TASARIM, SONRA TEKNİK KONTROL, ARDINDAN PİST Yarışmada finalist olabilmek için takımların birden fazla aşamayı başarıyla tamamlaması gerekiyor. İlk aşamada araçların alt sistemlerine ilişkin teknolojik olgunluklarını ortaya koyan gelişim ve değerlendirme videosu hazırlanıyor. Ardından takımlar, araçlarının teknik altyapısını ve tasarımını ortaya koyan Teknik Tasarım Raporu’nu sunuyor. Bu aşamaları başarıyla tamamlayan takımlar ise Teknik Onay Videosu, Dinamik Sürüş Testi Videosu ve Fren Testi Videosu gibi güvenlik ve performans kriterlerini değerlendiren süreçlerden geçiyor. Böylece araçların yalnızca tasarım açısından değil, gerçek kullanım koşullarında güvenli ve çalışabilir bir sistem olarak geliştirilmesi hedefleniyor. 1.370 METRELİK PİSTTE HIZ VE DAYANIKLILIK SINAVI Yarışmanın final etabı TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi içerisinde bulunan özel pistte gerçekleştirilecek. Toplam uzunluğu 1.370 metre olan pistte 3 sağ ve 6 sol olmak üzere toplam 9 viraj bulunuyor. En yüksek eğimin yüzde 4 olduğu pistte yarışlar saat yönünün tersine gerçekleştirilecek. Finalde araçlardan, belirlenen süre içerisinde pistte 3 turu en kısa sürede tamamlamaları bekleniyor. Takımlara yarışlarını tamamlayabilmeleri için organizasyon tarafından belirlenecek sayıda sürüş hakkı verilecek ve en başarılı geçerli sonuç değerlendirmeye alınacak. Yarışma kapsamında araçların yalnızca hız ve sürüş performansı değil, taşıma kapasitesi de test edilecek. Araçların yarış sırasında yolcu koltuğunda TÜBİTAK tarafından görevlendirilecek 75 kilogram ağırlığındaki bir yolcuyu taşıyabilmesi de değerlendirme kriterleri arasında yer alacak. Hidromobil Kategorisi’nde ise araçların pist performansına ek olarak hidrojen kullanımının da belirlenen kriterleri karşılaması gerekiyor. Performans ödülüne hak kazanabilmek için hidrojen enerjisinin toplam enerji tüketimi içerisindeki oranının en az yüzde 30 olması şartı bulunuyor. GENÇLERİN MÜHENDİSLİK BECERİLERİ ÖDÜLLENDİRİLECEK Yarışmanın sonunda Elektromobil ve Hidromobil kategorilerinin her ikisinde de birinci takıma 250 bin TL, ikinci takıma 200 bin TL, üçüncü takıma ise 175 bin TL ödül verilecek. Bunun yanı sıra yenilikçi ve başarılı tasarımları teşvik etmek amacıyla 60 bin TL Görsel Tasarım Ödülü ve 60 bin TL Kurul Özel Ödülü de sahiplerini bulacak. TEKNOFEST’İN GENÇLERE AÇTIĞI TEKNOLOJİ YARIŞI ALANI Türkiye’nin teknoloji geliştirme ve milli teknoloji hamlesi vizyonunun önemli buluşma noktalarından biri olan TEKNOFEST, farklı alanlarda düzenlediği yarışmalarla gençleri geleceğin teknolojileri üzerinde çalışmaya teşvik ediyor. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ana yürütücülüğünde gerçekleştirilen TEKNOFEST’in teknoloji yarışmaları ekosistemi; gençlerin fikirlerini projeye, projelerini ise çalışan prototiplere dönüştürmelerine imkân sağlayan önemli bir platform oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom’dan Sektöre Yön Veren Öncü Hamle Haber

Türk Telekom’dan Sektöre Yön Veren Öncü Hamle

Teknolojide dışa bağımlılığı azaltma amacıyla milli teknoloji ekosistemini güçlendirici adımlar atan Türk Telekom, kod bilgisine ihtiyaç duymadan kişiselleştirilmiş akıllı asistanların (yapay zeka ajanı) oluşturulabildiği yenilikçi “Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu”nu hayata geçiriyor. İlk olarak telekomünikasyon şebekelerinin yönetim ve operasyonel süreçlerinde kullanılması planlanan geleceğin teknolojisi “Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu”, Türkiye’nin yapay zeka bağımsızlığına katkı sunacak milli bir altyapı sağlayacak. Türk Telekom Network Genel Müdür Yardımcısı Zafer Orhan, “Güçlü altyapımız ve teknoloji birikimimizle Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük ediyoruz. Yeni nesil teknolojileri şebekemize entegre ederek hem verimliliği artırıyor hem de dijital dünyanın artan ihtiyaçlarını karşılayan güçlü bir ekosistem oluşturuyoruz. Yapay zeka altyapısı, günümüzde küresel ölçekte kritik önem taşıyan stratejik bir altyapı ve tüm sektörlerin olmazsa olmaz bir bileşeni haline geliyor. Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu ile dünyada sayılı operatörün hayata geçirebileceği öncü bir adım atarken, teknolojiyi yalnızca yazılım uzmanlarının değil, iş dünyasının her kademesinin kullanabileceği bir platforma dönüştüreceğiz” dedi. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa eden Türk Telekom, kişisel yapay zeka ajanlarının eğitilmesine ve otomasyon süreçlerine dahil edilmesine olanak sağlayacak yeni nesil “Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu”nu geliştiriyor. Kodlama bilgisine ve karmaşık komutlara ihtiyaç duymadan yapay zeka destekli akıllı asistanların oluşturulmasını mümkün kılan platform; kullanıcının ihtiyacına yönelik niyet tespiti yapabilen gelişmiş altyapısı sayesinde strateji geliştirebilen, birbirleriyle haberleşen çok ajanlı yapısıyla görevleri paylaştırarak tam otomasyon sağlıyor. “Yapay zekada dışa bağımlılığı azaltacak milli altyapı” Türk Telekom Network Genel Müdür Yardımcısı Zafer Orhan, “Güçlü altyapımız ve teknoloji birikimimizle Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük ediyoruz. Yeni nesil teknolojileri şebekemize entegre ederek hem verimliliği artırıyor hem de dijital dünyanın artan ihtiyaçlarını karşılayan güçlü bir ekosistem oluşturuyoruz. Yapay zeka altyapısı, günümüzde küresel ölçekte kritik önem taşıyan stratejik bir altyapı ve tüm sektörlerin olmazsa olmaz bir bileşeni haline geliyor. Türk Telekom olarak milli teknoloji ekosistemini güçlendirmek ve yapay zekada dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ekiplerimizin kendi ‘akıllı asistanlarını’ (yapay zeka ajanlarını) oluşturabilmesini sağlayan yenilikçi Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu’nu yakın zamanda hayata geçireceğiz. Geliştirdiğimiz bu platform, sadece çalışanlarımız için bir asistan olmakla kalmayacak; telekomünikasyon şebekemizin kendi kendini optimize eden, hataları önceden tespit edip çözen (self-healing) canlı bir organizma gibi çalışmasını sağlayarak ağımızı uluslararası standartlarda tam otonom seviyeye taşıyacak. Bu sayede ağ yönetimimizde verimliliğimizi artıracak, zaman ve enerji tasarrufu ile çevresel etkilerimizi de azaltacağız. Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu ile dünyadaki öncü operatörlerden biri olacağız. Bu öncü uygulama ile teknolojiyi yalnızca yazılım uzmanlarının değil, iş dünyasının her kademesinin kullanabileceği bir platforma dönüştüreceğiz. Türk Telekom olarak, teknoloji üreten ve ihraç eden Türkiye vizyonu doğrultusunda milli teknolojiler geliştirmeyi ve bu teknolojileri hayatın her alanına entegre ederek değer yaratmayı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Telekomünikasyonda tam otonom dönem Yapay zeka ajanlarının devreye girmesiyle ağlar artık statik bir altyapı olmaktan çıkıyor. Yenilikçi platform, ağın kendi kendini yönetebilen, risk ve tehlikelerden korunan canlı bir organizma gibi ihtiyaçlarını karşılamasını sağlıyor. Platform sayesinde Türk Telekom ağları; akıllı cihaz yapılandırma, kendini onaran ağlar, enerji optimizasyonu, kusursuz müşteri deneyimi, kapasite ve planlama gibi birçok süreci insan müdahalesi gerektirmeden ve hatasız biçimde yürüterek uluslararası standartların belirlediği Otonom Ağlar vizyonu doğrultusunda en yüksek L4 (yüksek otomasyon) ve L5 (tam otonom) seviyelerine ulaşacak. Patent başvurusunda zirvede Türk Telekom, gerçekleştirdiği stratejik çalışmalarla Türkiye’nin teknoloji üretme ve ihraç etme kapasitesini güçlendiriyor. Milli teknoloji hamlesi vizyonu doğrultusunda milli dijital çözümler ile yerli girişimleri destekleyen Türk Telekom, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan 2025 yılı verilerine göre, patent başvuru sayısında 2024 yılında elde ettiği liderliği 2025’te de sürdürdü ve Ar-Ge ile inovasyondaki istikrarlı yükselişini devam ettirerek bir kez daha zirvedeki yerini aldı. Patent çalışmalarını; 5G ve 6G haberleşme sistemleri, uydu bağımsız iletişim teknolojileri, karasal olmayan ağlar (NTN), yapay zeka tabanlı ağ yönetimi gibi yenilikçi ve kritik alanların yanı sıra, sinyal işleme ile fiber-optik altyapı gibi stratejik teknoloji eksenlerinde yoğunlaştıran Türk Telekom, sektöre kazandırdığı patentler, akademik yayınlar ve uluslararası standartlara yaptığı katkılar ile dijital geleceğin inşasına öncülük ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

343 bin kişi TEKNOFEST Mavi Vatan’da Festival Coşkusuna Ortak Oldu Haber

343 bin kişi TEKNOFEST Mavi Vatan’da Festival Coşkusuna Ortak Oldu

Gölcük’te deniz, hava ve teknolojinin buluştuğu TEKNOFEST Mavi Vatan, yoğun ziyaretçi ilgisi, nefes kesen gösteriler, teknoloji yarışmaları, spor etkinlikleri ve tarihi teknoloji çalışmalarıyla tamamlandı. 4 gün süren festivali 343 bin kişi ziyaret ederek festival coşkusuna ortak oldu. Kapanış törenine Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz katılırken, yarışmalarda dereceye giren takımlara ödülleri takdim edildi. TEKNOFEST’in yeni rotası ise 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa olacak. Milli Savunma Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı’nın (T3 Vakfı) ana yürütücülüğünde, 20-23 Ağustos tarihleri arasında Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda gerçekleştirilen TEKNOFEST Mavi Vatan, dört gün boyunca Türkiye’nin denizcilik, savunma ve ileri teknoloji alanındaki kabiliyetlerini yüzbinlerce kişiye ulaştıran bir teknoloji şölenine dönüştü. Türk Deniz Kuvvetleri’nin önemli platformlarından insansız deniz araçlarına, su altı sistemlerinden hava araçlarına, teknoloji yarışmalarından spor ve müzik etkinliklerine kadar geniş bir içerik sunan festival, son gününde gerçekleştirilen kapanış ve ödül töreniyle sona erdi. Festival boyunca Gölcük Tersanesi Komutanlığı’na gelen ziyaretçiler, Türk Deniz Kuvvetleri’nin önemli platformlarını yakından görme ve denizcilik teknolojilerini yerinde deneyimleme fırsatı buldu. TCG Anadolu, TCG Barbaros, TCG Savarona, TCG Turgutreis, TCG Murat Reis ve TCG 18 Mart Denizaltısı gibi platformlar ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekerken, festival alanında toplam 37 deniz platformu ve 4 hava aracı vatandaşlarla buluştu. Gölcük’te Teknolojiyle Buluşan Yüzbinlerce Ziyaretçi TEKNOFEST Mavi Vatan’ın en dikkat çekici unsurlarından biri festival alanındaki yoğunluk oldu. Dört gün boyunca çocuklardan gençlere, ailelerden teknoloji meraklılarına kadar her yaştan ziyaretçi Gölcük Tersanesi Komutanlığı’na gelerek Türkiye’nin denizlerdeki teknolojik gücünü yakından görme fırsatı buldu. Festival, yalnızca savunma sanayisi ve teknoloji ürünlerinin sergilendiği bir organizasyon olmanın ötesine geçerek çocukları ve gençleri bilim ve teknolojiyle buluşturan atölyelere, deneyim alanlarına, bilgi yarışmalarına ve farklı etkinliklere de ev sahipliği yaptı. T3 Vakfı ve Bilim Sokağı atölyeleri çocukları bilimle buluştururken, NSosyal Nod Bilgi Yarışması ve “Sahne Senin” etkinlikleri de festival atmosferine renk kattı. Türk Donanmasının Gücü Gölcük’te Sergilendi TEKNOFEST Mavi Vatan boyunca festival alanı ve deniz üzerinde gerçekleştirilen gösteriler de ziyaretçilere unutulmaz anlar yaşattı. SAT ve SAS timlerinin gösterileri, Deniz Hava Komutanlığı ve İHA uçuş gösterileri ile Mavi Vatan Yelken Kortej Geçişi yoğun ilgi gördü. Türkiye’nin denizcilik ve savunma sanayisindeki teknolojik kabiliyetlerini yansıtan Bayraktar TB2 ve Bayraktar TB3 de festivalin dikkat çeken unsurları arasında yer aldı. İnsanlı ve insansız sistemlerin aynı organizasyonda ve aynı teknoloji ekosistemi içerisinde buluşması, Türkiye’nin deniz-hava entegrasyonundaki geldiği noktayı da ziyaretçilere yakından gösterdi. Genç Mühendisler Geleceğin Mavi Vatan Teknolojileri İçin Yarıştı Festivalin en önemli başlıklarından birini teknoloji yarışmaları oluşturdu. İnsansız Su Altı Sistemleri, İnsansız Deniz Aracı ve Su Altı Roket yarışmalarında Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen genç teknoloji takımları, geliştirdikleri sistemleri gerçek görev senaryolarında test ederek dereceye girmek için mücadele etti. Final aşamasına ulaşan 112 takım ve 1.200’ün üzerinde yarışmacı, su altı sistemlerinden otonom deniz araçlarına kadar farklı teknolojilerde geliştirdikleri projeleri Gölcük’te sergiledi. Yarışmalar, gençlerin mühendislik bilgi ve becerilerini gerçek saha koşullarında sınamalarına imkan sunarken, geleceğin denizcilik ve savunma teknolojilerine ilişkin önemli projeleri de ortaya çıkardı. Denizde Teknoloji, Sporda Rekabet TEKNOFEST Mavi Vatan’da teknoloji yarışmalarının yanı sıra spor etkinlikleri de büyük ilgi gördü. Festivalin üçüncü gününde gerçekleştirilen 1.500 metrelik Açık Su Yüzme Yarışı’nda 111 erkek ve 41 kadın sporcu mücadele etti. Erkeklerde Eymen Taha Turan, kadınlarda ise Nida Başaran birinciliği elde ederken, yarışmacılar Gölcük Körfezi’nde kıyasıya bir mücadele ortaya koydu. Festival kapsamında düzenlenen Dragon Kürek Yarışı, Mavi Vatan Halat Çekme ve El İncesi Atma etkinlikleri de ziyaretçilere farklı deneyimler yaşattı. Böylece dört gün boyunca teknoloji, denizcilik, spor ve eğlence aynı festival atmosferinde buluştu. Sefo’dan Mavi Vatan’a Coşkulu Final Provası TEKNOFEST Mavi Vatan’ın üçüncü gününde festival alanındaki coşku müzikle de zirveye ulaştı. Sevilen sanatçı Sefo, Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda verdiği konserde binlerce ziyaretçiye müzik dolu bir akşam yaşattı. Gençlerin ve ailelerin şarkılara hep birlikte eşlik ettiği konser, festivalin en renkli anlarından biri olarak hafızalarda yer aldı. Kapanışta Mesaj: “Mavi Vatan’daki Haklarımızı Tavizsiz Koruyacağız” Dört günlük festivalin kapanış töreni, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Tören kapsamında TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar da bir konuşma gerçekleştirdi. Cevdet Yılmaz, kapanış konuşmasında Mavi Vatan’ın Türkiye açısından stratejik öneminin giderek arttığını vurgulayarak, “Mavi Vatan’daki egemenliğimizi, Mavi Vatan’daki haklarımızı tereddütsüz bir şekilde, tavizsiz bir şekilde koruyacağımızı” ifade etti. Yılmaz, festivalin Türkiye’nin denizlerde ulaştığı teknolojik seviyeyi ortaya koyduğuna dikkat çekerek 37 gemi ve 4 hava aracının vatandaşlarla buluştuğunu belirtti. Yılmaz ayrıca savunma sanayisinde yerlilik oranının yüzde 80’i aştığını, insanlı ve insansız sistemlerin aynı ağ üzerinde güvenli şekilde görev yapabildiği yeni bir mimarinin geliştirildiğini ve Türkiye’nin geleceğinde gençlerin belirleyici rol üstleneceğini vurguladı. Selçuk Bayraktar ise dört gün boyunca Gölcük’te yalnızca insansız deniz araçlarının, su altı roketlerinin ve otonom sistemlerin yarıştırılmadığını, Türk mühendisliğinin ve gençliğinin Mavi Vatan’ın geleceğine güçlü bir imza attığını söyledi. Bayraktar, gençlerin Mavi Vatan’ın yalnızca koruyucuları değil, geleceğinin de mimarları olduğunu vurguladı. Genç Teknoloji Takımlarının Başarısı Ödüllendirildi TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında düzenlenen teknoloji yarışmalarında dereceye giren takımlar, festivalin son gününde gerçekleştirilen törende ödüllerine kavuştu. İnsansız Su Altı Sistemleri, İnsansız Deniz Aracı ve Su Altı Roket yarışmalarında başarılı olan genç teknoloji takımlarının ödülleri, kapanış töreninde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu’nun da katıldığı törende takdim edildi. Gençlerin geliştirdiği özgün tasarımlar, otonom sistemler, su altı teknolojileri ve insansız deniz araçları, festival boyunca büyük ilgi görürken ödül töreni de dört günlük teknoloji mücadelesinin en anlamlı anlarından biri oldu. Mavi Vatan’dan Sonra Yeni Rota: Şanlıurfa Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda dört gün boyunca denizlerle buluşan TEKNOFEST heyecanının yeni durağı ise Güneydoğu olacak. TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, kapanış konuşmasında tüm Türkiye’yi 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek TEKNOFEST Güneydoğu için Şanlıurfa’ya davet etti. Mavi Vatan’da denizlere taşınan Milli Teknoloji Hamlesi coşkusu, şimdi Güneydoğu’ya uzanacak. TEKNOFEST Mavi Vatan’ın ardından teknoloji tutkunları, gençler, aileler ve tüm Türkiye 30 Eylül-4 Ekim tarihlerinde Şanlıurfa’da buluşmaya hazırlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.