Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Milyon

Kapsül Haber Ajansı - Milyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TSKB ve AFD’den 150 Milyon Euro’luk Yeni Anlaşma  Haber

TSKB ve AFD’den 150 Milyon Euro’luk Yeni Anlaşma 

TSKB ve AFD arasındaki dokuzuncu iş birliği olan bu anlaşmayla Türkiye’deki döngüsel ekonomi yatırımlarının desteklenmesi ve bu alandaki çalışmaların hız kazanması amaçlanıyor. TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, sağlanan kredinin 2022 yılında imzalanan 80 milyon Euro tutarındaki döngüsel ekonomi kredisinin devamı niteliğinde olduğunu belirterek “AFD ile imzaladığımız bu anlaşma, ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasında öncelikli alanların başında gelen döngüsel ekonomi temasına vereceğimiz en kapsamlı destek olmasıyla da ayrışıyor. Bu yıl Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 Zirvesi’ne yaklaşırken döngüsel ekonomi alanındaki yatırımların finansmanına ve farkındalığın artırılmasına doğrudan katkı sağlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz” dedi. TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), Fransız Kalkınma Ajansı’ndan (AFD) 150 milyon Euro tutarında kaynak temin etti. Sağlanan bu kaynakla Türkiye’de döngüsel ekonomi alanındaki yatırımlara ve bu alandaki uygulamalarını geliştirmeyi hedefleyen şirketlere finansman desteği sunulması amaçlanıyor. TSKB ev sahipliğinde bankanın İstanbul’da bulunan Genel Müdürlük binasında gerçekleşen imza törenine Fransa Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont, Fransa İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton ve AFD Grup Türkiye Direktörü Xavier Muron katıldı. Söz konusu kaynak, 2022 yılında imzalanan ve başarılı bir şekilde tamamlanan 80 milyon Euro tutarındaki döngüsel ekonomi kredisinin devamı niteliğini taşıyor. Temin edilen ilk kredi kapsamında sağlanan hibe anlaşması çerçevesindeki teknik danışmanlık süreci de yeni anlaşmayla birlikte devam ediyor. TSKB, Döngüsel Ekonomi Yol Haritası ile bu alandaki stratejisini belirlerken birçok sektör temsilcisi ile iş birliklerini zenginleştiriyor. AFD ile imzaladıkları bu yeni anlaşmayla iş birliklerini daha da ileri taşımaktan duydukları memnuniyeti paylaşan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “Bu krediyle birlikte 2005 yılından bu yana AFD’den sağladığımız toplam kaynak tutarı 675 milyon Euro’ya ulaştı. Döngüsel ekonomi, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda giderek daha fazla önem kazanıyor. Sağladığımız finansmanla kaynak verimliliğini artıran, yeniden kullanım ve geri dönüşümü destekleyen yatırımların yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. 2022 yılında hayata geçirdiğimiz döngüsel ekonomi kredimizin devamı niteliğindeki bu yeni anlaşma ile iş ortaklarımızın bu alandaki dönüşümlerine destek olurken, ölçme ve gelişim metodolojileri içeren kredi modellerimiz, mühendislik ve teknik danışmanlık yetkinliklerimizden aldığımız güçle döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde ülkemiz yatırımlarına nitelikli katkı vermeye devam ediyoruz. Ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda döngüsel ekonomi finansmanına yönelik yüksek bir odaklılıkla çalışıyoruz. Bu yıl Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 zirvesi yaklaşırken döngüsel ekonomi alanındaki yatırımların finansmanına ve farkındalığın artırılmasına doğrudan katkı sağlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz” diye kaydetti. AFD Grubu Türkiye Direktörü Xavier Muron, “TSKB ile imzaladığımız bu dokuzuncu anlaşma, uzun soluklu bir ortaklığın neler başarabileceğinin kanıtıdır. Yirmi yılı aşkın süredir, ortak bir vizyona dayanan ve her yeni anlaşmanın bir öncekinden daha ileri gittiği nadir rastlanan bir ilişki inşa ettik. TSKB’nin döngüsel ekonomi ilkelerini finansman stratejisine entegre etme taahhüdü, AFD’nin kendi önceliklerini yansıtırken örnek teşkil eden bir ortağı desteklemek bizim için gerçek bir gurur kaynağı” diye konuştu. Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont “Bu anlaşma, Fransa-Türkiye ortaklığının derinliği ve canlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Finansmanın ötesinde, bu anlaşma sürdürülebilir kalkınmanın bir kısıtlama değil, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yaparak küresel iklim gündeminin tam merkezine oturduğu bu dönemde, iki ülkenin birlikte değerlendirmeye kararlı olduğu bir fırsat olduğuna dair ortak inancımızı yansıtıyor” dedi. TSKB ve AFD, 2005 yılından bu yana yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, sağlık, eğitim, çevre, sürdürülebilir turizm ve kadın istihdamı gibi pek çok alanda önemli projelere imza attı. 2016 yılında başlayan ve 2019 yılında devam eden kadın istihdamı temalı iş birliklerine ek olarak, 2022 yılında sağlanan 80 milyon Euro tutarındaki ilk döngüsel ekonomi kredisinin başarıyla tamamlanmasının ardından bu yeni kredi hayata geçiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Köylüye Can Suyu: Destek 1,4 Milyara Çıktı Haber

Köylüye Can Suyu: Destek 1,4 Milyara Çıktı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın kırsalı, tarımdan sosyal yaşama güçlendirme hedefi doğrultusunda Tarımsal Hizmetler Dairesi, Kırsal Hizmetler Dairesi ve İZTARIM AŞ kapsamlı çalışmalar yürüttü. Tüm birimler ve akademisyenlerin katılımıyla Kırsal Çalışma Grubu kuruldu. Üreticiler artan girdi maliyetlerine karşı desteklenirken, kırsalda yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik projeler de hayata geçirildi. Çiftçiye destekler katlanıyor İki yılda kooperatifler aracılığıyla üreticilere 694 milyon lira destek sağlandı. Fide, ekipman, hastalıklarla mücadele ve katma değeri artıran projelerle çiftçiye üretimin her aşamasında destek verildi. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın katılımıyla kooperatiflerle yapılan toplantılarda üreticilerin ihtiyaçları belirlenerek noktasal destekler sağlandı. Planlama sürecinin ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi 2026 yılı bütçesini 1 milyar 400 milyon liraya çıkardı. Tarladaki mahsulün kalitesi artırılıyor Tarımsal üretimde kalitenin artırılması için özel çalışma başlatıldı. Üreticiye 200 adet zeytin kasası, 1034 adet incir kurutma kasası (kerevet) dağıtıldı. Zeytinde halkalı leke hastalığına karşı 10 ton bordo bulamacı, kestane kanseriyle mücadele kapsamında 1641 kilogram göztaşı, 4 bin litre ardıç katranı, 5 bin litre çamaşır suyu, Akdeniz meyve sineğiyle mücadele kapsamında 3 bin 360 adet tuzak ve feromonu, incirde ekşilik böceğine karşı 4 bin 500 adet çekici yem tuzağı desteğinde bulunuldu. 11 bin 792 adet yabani ağaç aşılama – gözyaşı desteği verildi. Doğru ürün ekimi için 1000’in üzerinde ücretsiz toprak analizi yapıldı. 250 fidan, 179 bin fide ve 20 bin paket tohum desteği Havzaların doğal yapısına uygun olarak tıbbi aromatik bitkilerden meyveye, katma değeri yüksek ürünlerden atalık tohumlara kadar fide ve tohum desteğinde bulunuldu. 291 bin adet fidan, 179 bin fide ve 20 bin paket tohum dağıtıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ziraat mühendisleri, yeni türlerin ekimi, dikimi ve hasadı hakkında çiftçilere eğitimler verdi. Dikili’nin su devrimi hayata geçti İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kuraklıkla mücadele kapsamında hayata geçirdiği Yahşibey Sulama Göleti İletim Hattı Projesi tamamlandı. 85 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen proje, Dikili ve çevresindeki 545 çiftçiye can suyu oldu. Yüksek basınçlı damla sulama sistemiyle yüzde 50 su tasarrufu sağlayan 62 kilometrelik hat, Yahşibey, Bademli ve Denizköy başta olmak üzere 8 bin 600 dekar tarım arazisinin sulanmasına imkan tanıyor. Ön ödemeli akıllı sayaçlarla su israfının da önüne geçiliyor. Organik atıklar evde bokaşi ile komposta dönüşüyor Organik atıkların değerlendirilmesi için evlere ücretsiz bokaşi kompost seti dağıtımı başlatıldı. Proje kapsamında evsel organik atıklar, özel kovalar ve yararlı mikroorganizmalarla az oksijenli ortamda fermente edilerek komposta dönüştürülüyor. Böylece organik atıkların çöp sahalarına gitmesi önlenirken sera gazı salımının azaltılması ve toprağın zenginleştirilmesi hedefleniyor. 14 yeni hayvan içme suyu göleti Yazın orman yangınlarına da can suyu olan 14 yeni hayvan içme suyu göleti açıldı. 31 göletin bakım ve onarımı tamamlandı. 13 sulama tesisinin bakım ve onarımı yapıldı. 8 sulama göletinin bakım ve onarımı tamamlanarak kente 4 yeni su kuyusu kazandırıldı. 9 kooperatife de sulama tesisi ve su kuyusu sondajı için ekipman desteği sağlandı. Şap hastalığına karşı buzağı kiti İzmir Büyükşehir Belediyesi, yaklaşık 1 milyon büyükbaş hayvan varlığıyla öne çıkan kentte şap hastalığı ve artan buzağı ölümlerine karşı harekete geçti. Büyükbaş hayvancılığın yoğun olduğu 14 ilçede üreticilere dezenfektan ve buzağı kiti desteği sağlanarak özellikle genç hayvanları tehdit eden hastalıklara karşı önlem alındı. Balıkçıların girdi maliyetlerine can suyu Küçük ölçekli balıkçıların çalışma koşullarını iyileştirmek için tekne bakım malzemesi destekleri sürdürüldü. 752 balıkçıya kooperatifler aracılığıyla boya ve macun desteği sağlandı. 3 kooperatife yaprak buz makinesi desteği de verildi. İzmir 18 yeni organik üretici kazandı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO) iş birliğiyle, İzmirlileri sağlıklı ve doğal gıdayla buluşturduğu “Ekopazar İzmir” projesi 15’inci yılına ulaştı. Organik tarımın yaygınlaştırılması çalışmaları kapsamında bu yıl 18 organik üretici kente kazandırıldı. İzmir, tanzim satış mağazası İZMAR’ı kazandı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki İZTARIM AŞ, yurttaşların uygun fiyatlı ve güvenilir temel gıda ürünlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla önemli adımlar attı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde Nisan 2025’te hayata geçirilen tanzim satış mağazaları İZMAR, kısa sürede büyüyerek 19 sabit mağaza ve 1 gezici otobüsle 20 noktaya ulaştı. Halkın bütçesine katkı sağlayan İZMAR ağının Başkan Tugay’ın talimatıyla 40 mağazaya çıkarılması için çalışmalar sürüyor. İZMAR mağazalarında, yerli üreticiden temin edilen ürünler doğrudan yurttaşlarla buluşturuluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 100. Yıl Bayındır Süt Fabrikası’nda işlediği İZMAR markalı 180 bin paket UHT süt, 230 ton yoğurt, 18 ton tereyağı, 1,5 ton taze kaşar, 1 ton taze beyaz peynir ve 6,5 ton ayran İzmirlinin sofrasına ulaştı. Ödemiş Et Entegre Tesisi’nde yerli besiden işlenen 230 ton kırmızı et ise İZMAR raflarında yoğun ilgi gördü. Böylece üreticinin emeği değere dönüşürken, vatandaşlar güvenli ve uygun fiyatlı gıdayla buluştu. Türkiye genelinden 20 kooperatifle yapılan anlaşmalarla üretici ürünleri aracısız olarak raflarda yerini aldı. Kırsal Hizmetler Dairesi karış karış köylerin röntgenini çekti İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay tarafından kurulan Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, iki yıllık süreçte İzmir’in kırsal mahallelerini karış karış analiz etti. Kırsal mahallelerin yok edilmemesi, potansiyeline, doğasına, kültürel ve sosyal dokusuna uygun olarak kalkındırılması için çalışmalar hayata geçirildi. Toprağın Genç Aklı geleceğe yön verecek Kırsalda yaşayan genç nüfusun yerinde istihdamı hedefiyle “Toprağın Genç Aklı” projesi başlatıldı. Projeyle, sahada anketler yapılarak “Gençlerimizi kırsalda nasıl tutabiliriz” sorusuna yerelden yanıt arandı. İlk etapta 25 mahallede saha çalıştırılması yapılarak 600’ün üzerinde gençle anket yapıldı. İzmir kırsalına yayılacak projeden elde edilen veriler ışığında uygulanabilir politika paketleri ve müdahale araçları hayata geçirilecek. Çalışmalar kapsamında yenilenebilir enerji yatırımlarının doğayı yok etmeden hayata geçirilmesi için "Rüzgar Enerji Santrali, Güneş Enerji Santrali ve Biyokütle Enerji Santrallerinin Yer Seçimine İlişkin İlke ve Esaslar” belirlendi ve mecliste kabul edildi. Kırsal Mahalle Kimlik Kartı Projesi ile tüm İzmir kırsalının verileri güncellenip kent rehberinde paylaşılmaya başlandı. Ayrıca kırsal alan planlamasına altlık oluşturacak mekânsal, kurumsal ve istatistiksel veriler için coğrafi bilgi sistemi (CBS) veri tabanı oluşturuldu. İzmir, Milano Paktı üyesi oldu İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZMAR’dan komposta, kent bostanlarından gıda atıklarının dönüşümüne kadar hayata geçirdiği gıda güvenliği projeleriyle Milano Kentsel Gıda Politikası Paktı’nın (MUFPP) üyesi oldu. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın yürüttüğü çalışmalar kapsamında İzmir, dünya genelinde 300’den fazla şehrin imzacısı olduğu pakta imza attı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri’nin Türkiye İhracatından Aldığı Pay 16 Yıl Geriye Gitti Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nin Türkiye İhracatından Aldığı Pay 16 Yıl Geriye Gitti

Ege İhracatçı Birlikleri 2025 yılı sonunda 18 milyar 505 milyon dolar ihracatı kayda alırken, Türkiye’nin 273 milyar 434 milyon dolarlık ihracatında yüzde 6,75’lik dilimi temsil etti. Ege İhracatçı Birlikleri en son 2009 yılında yüzde 7’nin altını görmüştü. Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2000 yılı sonrasında otomotiv, kimya, yenilenebilir enerji sektörlerinde ihracatçı birlikleri kurma talepleri hayata geçmediği için Türkiye ihracatından aldığı pay sürekli geriledi. Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye ihracatının yüzde 80’den fazlasına imza atan Egeli ihracatçılar, sonraki yıllarda İstanbul ve Anadolu şehirlerinin ihracatı öğrenmesiyle birlikte ihracatlarını artırsalar da Türkiye ihracatından aldıkları pay gerilemeye başladı. EİB 1980 yılında yüzde 18 pay alıyordu 1980 yılında kuru meyve, tütün ve tekstil sektörlerinin büyük katkısıyla 523 milyon dolarlık ihracata imza atan Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin 2 milyar 910 milyon dolarlık ihracatından yüzde 18 pay alıyordu. Ege İhracatçı Birlikleri 2000 yılına kadar Türkiye ihracatından yüzde 10 ve üzerinde pay almayı sürdürdü. 2000 yılında Türkiye’nin ihracatı 27,2 milyar dolar olurken, Ege İhracatçı Birlikleri bu ihracata 2,6 milyar dolarlık katkı sağladı. 2000 yılında EİB’nin Türkiye geneli ihracattan aldığı pay yüzde 9,5’e indi. EİB, çeyrek asırdır yüzde 10’u göremiyor EİB 2000 yılı sonrasında geçen çeyrek asırda Türkiye ihracatından hiçbir yıl iki haneli bir temsile ulaşamadı. 2009 yılında Türkiye 97 milyar 50 milyon dolarlık ihracat yaparken Ege İhracatçı Birlikleri 6 milyar 385 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. EİB, 2009 yılında Türkiye ihracatında yüzde 6,6 pay almıştı. EİB sonraki 15 yıl boyunca Türkiye ihracatından yüzde 7 ve üzerinde pay almayı sürdürmüştü. EİB 2008 yılında yüzde 6,2’ye dibi gördü 2000 sonrasında Türkiye geneli ihracatta aldığı pay yüzde 10’un altına düşmeye başlayan Ege İhracatçı Birlikleri, 2008 krizinde 7 milyar 977 milyon dolarlık ihracata imza atarken, Türkiye’nin 127,6 milyar dolarlık ihracatında yüzde 6,2’lik temsil oranıyla dibi görmüştü. 2011 yılında 11 milyar 399 milyon dolarlık ihracatı kayda alarak tarihinde ilk kez 10 milyar doları aşan Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin o yılki 135 milyar dolarlık ihracatında yüzde 8,4’lük dilimle temsil edildi. 2015 yılında Türkiye 143,8 milyar dolar ihracat yapma başarısı gösterirken, Ege İhracatçı Birlikleri 10 milyar 450 milyon dolarlık ihracatla yüzde 7,2’lik payın sahibi oldu. Pandeminin yaşandığı 2020 yılında Ege İhracatçı Birlikleri 13 milyar dolarlık dış satım yaparken, Türkiye’nin 169,5 milyar dolarlık ihracatında yüzde 7,7’lik dilimi temsil etti. Eskinazi: “İhracatta Güçlenen Sektörler EİB’de Temsil Edilmiyor” Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2000 yılında 2,6 milyar dolar ihracatının 2025 yılı sonunda 7 kattan fazla artarak 18,5 milyar dolara ulaştığını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, EİB’nin Türkiye ihracatından aldığı paydaki azalışın temel nedeninin 2000 yılı sonrasında Türkiye’de 6 sektörde kurulan ihracatçı birliklerinin merkezlerinin İstanbul ve Ankara merkezli olmasının olduğunu vurguladı. Türkiye’de ihracatın 2000 yılına kadar 20 sektörde kayda alındığı bilgisini veren Jak Eskinazi, “2000 yılı sonrasında makine, iklimlendirme, savunma sanayi, mücevher, çelik, gemi, yat ve hizmetleri sektörlerinde ihracatçı birlikleri kuruldu. Son yıllarda ihracatımızı sırtlayan otomotiv ve kimya sektörlerinde ihracatçı birliği kurma çabalarımız sonuçsuz kaldı. Ege Bölgesi’nde bu sektörlerde faaliyet gösteren ihracatçı firmaların ihracat rakamları Ege İhracatçı Birlikleri tarafından kayda alınamıyor. Bu nedenle EİB’nin Türkiye ihracatından aldığı payda göreceli bir azalış oldu. Ticaret Bakanlığı Faaliyet İlleri İhracat İstatistiklerine göre Ege Bölgesi’nin ihracatı 44 milyar dolara ulaşıyor ve Türkiye geneli ihracattan yüzde 16 pay almayı sürdürüyoruz. Bizim talebimiz Kimya, Otomotiv, Elektrik-Elektronik, Yenilenebilir Enerji Ekipmanları Sektörlerinde EİB bünyesinde yeni ihracatçılar birliği kurabilmek. Bu birlikleri kurduğumuz takdirde EİB’nin ihracat kaydı 30 – 35 milyar dolar aralığına ulaşacak” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Nefroloji Derneği’nden Dünya Böbrek Günü’nde Uyarı Haber

Türk Nefroloji Derneği’nden Dünya Böbrek Günü’nde Uyarı

Kronik böbrek hastalığı son yıllarda tüm dünyada artış gösteren ciddi hastalıklar arasında yer alıyor. Dünya genelinde yaklaşık 850 milyon kişinin kronik böbrek hastalığıyla yaşadığı tahmin ediliyor. Türkiye’de ise kronik böbrek hastalığı prevalansı yaklaşık %15,7 olarak hesaplanıyor. Bu oran, Türkiye’de yaklaşık her 6–7 yetişkinden birinin kronik böbrek hastası olduğunu ortaya koyuyor. Kronik böbrek hastalığı yalnızca önemli bir sağlık sorunu oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere birçok ciddi hastalığın gelişimine de zemin hazırlayabiliyor[3]. Hastalığın ortaya çıkmasında hipertansiyon, diyabet, ileri yaş, ailede böbrek hastalığı öyküsü, sık idrar yolu enfeksiyonları ve böbrek taşı gibi faktörler önemli rol oynarken; hipertansiyon hastalarında kan basıncının ve diyabet hastalarında kan şekerinin kontrol altında tutulmaması da hastalığın ilerlemesine neden olabiliyor.[4] Türk Nefroloji Derneği, Dünya Böbrek Günü kapsamında düzenlediği basın toplantısında, dünyada ve Türkiye’de görülme sıklığı giderek artan kronik böbrek hastalığında erken teşhisin önemine ve kardiyovasküler, renal (böbrek) ve metabolik hastalıklar arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çekti. “Hayatta Uzatmalar Yok, Şimdi Önlemini Al” temasıyla gerçekleştirilen basın toplantısı; Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen ve derneğin yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla, Boehringer Ingelheim Türkiye’nin koşulsuz katkılarıyla düzenlendi. Toplantıda kronik böbrek hastalığına ilişkin toplumsal farkındalığın artırılması, hastalığa yol açan risk faktörleri ve erken tanının böbrek fonksiyonlarını korumadaki kritik rolü hakkında bilgiler paylaşıldı. Toplantıda ayrıca Türk Nefroloji Derneği’nin destekleyici olduğu Boehringer Ingelheim Türkiye tarafından gerçekleştirilen KRM United projesine de start verildi. Futbolun takım ruhundan ilham alan KRM United kardiyovasküler, renal (böbrek) ve metabolik hastalıklar arasındaki güçlü ilişkiye vurgu yaparak bu sistemlerden birinde ortaya çıkan sorunun diğerlerini de etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Proje kapsamında sağlık profesyonelleri, kurumlar ve toplum arasında farkındalık yaratmaya yönelik iletişim ve bilgilendirme çalışmaları yürütülmesi planlanıyor. Kronik Böbrek Hastalığı Önemli Bir Halk Sağlığı Sorunudur Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, böbrek yetmezliğinin ileri evrelerinde en etkili tedavi yönteminin böbrek nakli olduğunu belirterek şunları söyledi: “İleri evre böbrek yetersizliğinde en ideal tedavi yöntemi böbrek naklidir. Böbrek transplantasyonu diyalize kıyasla hem daha uzun yaşam süresi hem de daha iyi bir yaşam kalitesi sunar. Ancak ülkemizde her yıl 10 binden fazla hasta diyalize başlarken yılda yaklaşık 3.500–4.000 civarında böbrek nakli yapılabiliyor. Organ bağışı bilincinin artırılması hem hastalarımız hem de sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor.” Türkmen ayrıca Türkiye’de gerçekleştirilen böbrek nakillerinin %80’den fazlasının canlı donörlerden yapıldığını, kadavradan organ bağışının artırılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Obezite, Diyabet ve Kalp Hastalıkları Böbrek Sağlığını Etkiliyor Türk Nefroloji Derneği Saymanı Prof. Dr. Elif Arı Bakır, kronik böbrek hastalığının küresel ölçekte artışına dikkat çekerek; “Dünya genelinde yaklaşık 850 milyon kronik böbrek hastası bulunuyor ve bu hastaların önemli bir kısmında diyabet kaynaklı kronik böbrek hastalığı görülüyor. Diyabetin giderek yaygınlaşması kronik böbrek hastalığını daha görünür bir sağlık sorunu haline getiriyor. Son yıllarda geliştirilen yeni tedavi seçenekleri sayesinde böbrek fonksiyon kaybının ilerlemesini yavaşlatmak mümkün. Bu tedavilerin yaygınlaştırılması ve erken tanı ile kronik böbrek hastalığının hem bireyler hem de sağlık sistemi üzerindeki yükünü azaltabileceğimize inanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu Kardiyovasküler, böbrek ve metabolik hastalıkların birbirini tetikleyen bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Türk Nefroloji Derneği İstanbul Şube Başkanı Prof. Dr. Savaş Öztürk ise; “Kronik böbrek hastalığı tüm dünyada ve ülkemizde giderek artan önemli bir halk sağlığı sorunu. Obezite, diyabet ve kalp-damar hastalıkları böbrek hastalığının en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Özellikle obezitenin artışı diyabet ve hipertansiyon sıklığını artırarak böbrek hastalıklarının görülme oranını da yükseltiyor. Böbrek hastalığı ile kalp-damar hastalıkları arasında çift yönlü bir ilişki bulunuyor. Bu nedenle sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması, düzenli sağlık kontrolleri ve erken tanı böbrek fonksiyonlarının korunmasında kritik rol oynuyor” ifadelerini kullandı. Nefroloji Alanında Uzman İhtiyacı Artıyor Türk Nefroloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Özkan Güngör ise nefroloji alanının sağlık sistemi açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekti: “Diyabet, hipertansiyon ve obezitenin giderek artması böbrek hastalıklarının görülme sıklığını da artırıyor ve bu durum nefrolojiyi sağlık sistemi açısından kritik bir branş haline getiriyor. Ancak nefroloji uzmanı sayımız mevcut ihtiyacın oldukça altında. Ülkemizde yaklaşık 500 erişkin nefroloji uzmanı bulunuyor ve bu oran Avrupa ülkelerine kıyasla oldukça düşük. Artan hasta yükü ve azalan uzman sayısı önümüzdeki yıllarda ciddi bir sağlık hizmeti sorunu yaratabilir. Bu nedenle nefroloji branşının güçlendirilmesi ve uzmanların çalışma koşullarının iyileştirilmesi büyük önem taşıyor.” Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şükrü Ulusoy ise; “ Kronik böbrek hastalığı sinsi bir hastalıktır ve birçok kişi yıllarca herhangi bir belirti hissetmeden yaşamına devam edebilir. Oysa böbrekler yalnızca vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlamaz; sıvı ve elektrolit dengesinin korunmasından kan basıncının düzenlenmesine, kemik sağlığından kan yapımına kadar yaşam için hayati pek çok görevi üstlenir. Bu nedenle kronik böbrek hastalığı yalnızca böbrekleri değil, kalp-damar sağlığını, kemik yapısını, yaşam kalitesini ve hatta yaşam süresini etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunudur. Ancak sevindirici olan şu ki hastalık erken dönemde basit kan ve idrar testleriyle saptanabilir. Erken tanı sayesinde tansiyon ve diyabet kontrolü, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve uygun tedavi yaklaşımlarıyla hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir, komplikasyonlar azaltılabilir ve hastaların yaşam kalitesi korunabilir. Biz nefrologlar sadece böbrek yetmezliğini tedavi etmek istemiyoruz; böbrek hastalığını erken fark etmek, ilerlemesini önlemek ve toplumda böbrek sağlığı bilincini güçlendirmek istiyoruz. Dünya Böbrek Günü’nün bu açıdan çok önemli bir farkındalık fırsatı olduğuna inanıyoruz. Çünkü böbrek hastalığı sessiz ilerleyebilir; ama toplumun, hekimlerin ve sağlık sisteminin bu konuda sessiz kalmaması gerekir.” Kalp, Böbrek ve Metabolizma Bir Takım Gibi Çalışıyor Boehringer Ingelheim Türkiye Genel Müdürü ve İnsan Sağlığı Direktörü Okan Güner ise, dünya çapında yaklaşık 850 milyon kronik böbrek hastası, 589 milyon diyabet hastası[5] ve 64 milyon kalp yetersizliği[6] hastasının bulunduğunu ancak FIFA verilerine göre, dünyanın en yaygın takip edilen sporu olan futbolun, yaklaşık 5 milyar kişi tarafından ilgiyle takip edildiğini söyledi. Bu içgörüden hareketle KRM United projesini başlattıklarını vurgulayan Güner şunları söyledi: “Kardiyovasküler, renal ve metabolik sistemler arasındaki ilişki, aslında bir takım oyunu gibidir. Tıpkı sahadaki bir futbol takımında olduğu gibi, diyabet, kalp yetersizliği ya da kronik böbrek hastalığı gibi sorunlar yalnızca tek bir organı değil, tüm sistemi ve dolayısıyla tüm vücudu etkileyebilir. KRM United projesiyle bu bağlantıyı odağımıza alıyor, Türk Nefroloji Derneği gibi değerli paydaşlarımızla iş birliği yaparak, bu hastalıklarda erken teşhisin önemine dair farkındalık oluşturmak istiyoruz. Bugün yeni tedavi seçenekleri sayesinde bazı hastalarda diyalize gidişin 10–15 yıla kadar geciktirilebildiğini görüyoruz. Bu gelişme, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırırken aynı zamanda sağlık sisteminin üzerindeki yükün de ciddi oranda azalmasına katkı sağlıyor. Çünkü Boehringer Ingelheim olarak sadece ilaç geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda sağlığa katkı sunmayı da faaliyetlerimizin önemli bir parçası olarak görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları   Güney Kore Yolcusu Haber

Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları  Güney Kore Yolcusu

8-11 Ocak 2026 tarihlerinde PET İZMİR 2026 Fuarı’nda 5 kıtadan alıcıları ağırlayan ve kedi-köpek maması ihracatındaki artışın sürmesi için çaba gösteren Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 11-16 Ocak 2026 tarihlerinde de Güney Kore’ye yönelik Sektörel Ticaret Heyeti gerçekleştiriyor. Türkiye ile Güney Kore arasındaki tarihi güçlü bağlar dış ticaretimizi destekliyor Kore Menşei Bilgi Kurumu yetkililerini 2025 yılı ağustos ayında İzmir’de ağırladıklarını paylaşan Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, o görüşme sonrasında Güney Kore’ye Sektörel Ticaret Heyeti düzenleme fikrinin güç kazandığını dile getirdi. Öztürk, Türkiye ile Güney Kore arasındaki tarihi güçlü bağların karşılıklı dış ticareti destekler konumda olduğunun da altını çizdi. Güney Koreli 40 ithalatçıyla 200 ikili iş görüşmesi yapılacak Türkiye’nin Güney Kore’ye gıda ihracatının 2023 yılında 108 milyon dolar seviyesindeyken, 2024 yılında yüzde 34’lük artışla 145 milyon dolara çıktığı bilgisini veren Öztürk, “Güney Kore’ye gıda ihracatımızdaki artış 2025 yılında da devam etti. 2025 yılı sonunda Güney Kore’ye gıda ihracatımız 172 milyon dolara ulaştı. Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttüğümüz Aegean Cereal, Pulses, Oilseeds and Products UR-GE Projesi kapsamında, Güney Kore’ye 9 gıda ihracatçısı firmamız heyette yer alacak. 13 Ocak 2026 tarihinde Novotel Ambassador Seoul Gangnam’da, Güney Kore tarafından 40 ithalatçı firmayla ikili iş görüşmeleri yapacağız. Market, pazaryeri ziyaretlerimiz olacak. İkili iş görüşmeleri programımıza T.C. Seul Büyükelçimiz Murat Tamer ve Güney Kore Ticaret Müşavirimiz Özlem Üntez katılarak bize güç verecekler. Güney Kore’de” şeklinde konuştu. Güney Kore’de bazı gıda ürünlerinin belli dönemlerde trend olduğuna dikkati çeken Öztürk, şöyle devam etti: “Kore pazarını yakından takip etmek, trend ürünlerle pazara girmek büyük avantajlar sağlayabilir. Hurma ve Dubai çikolatasının çok trend olduğu zamanlar oldu. Sonrasında bal-kaymak trend oldu. Gıda ihracatçılarımız Güney Kore pazarıyla temaslarını sıklaştırdıkları takdirde trend ürünlere göre pozisyon alabilirler. Türkiye’nin Avrupa’ya gıda ihracatının yüksek olması Güney Kore tarafına güven veriyor.” Heyete katılan firmaların; yağlı tohumlar, helva, baharatlar ve çeşniler, buğday unu, kuruyemişler, işlenmiş gıdalar, tıbbi aromatik bitkiler, sebzeler ve şekerleme sektörlerinde faaliyet gösterdiklerini aktaran Başkan Öztürk, Türkiye’nin Güney Kore’ye gıda ihracatının 5 yıllık vadede 500 milyon dolara çıkması için sektörel ticaret heyeti ve fuar organizasyonlarına ağırlık vereceklerini sözlerine ekledi. Güney Kore’ye en çok şeker mamulleri ihraç edildi Türkiye, 2025 yılında Güney Kore’ye 172 milyon dolarlık gıda ürünleri ihraç ederken en çok ihraç edilen ürünler 40 milyon dolarla ton balığı, 25 milyon dolarla şeker mamulleri, 11 milyon dolarlık meyveler, 9,6 milyon dolarla makarna, 7 milyon dolarla meyve suları, 6,7 milyon dolarla ayçiçek yağı oldu. Güney Kore Sektörel Ticaret Heyetine; “ALTERNATİF TARIM VE ORMAN ÜRÜNLERİ SAN. TİC. LTD. ŞTİ., BELMAR DIŞ TİCARET A.Ş., BOZTOPRAK GIDA SANAYİ VE TİCARET A.Ş., BUĞDAYCI UN GIDA NAKLİYE İNŞAAT PAZARLAMA VE TİCARET A.Ş., CHEF SEASONS GIDA SAN. TİC. A.Ş., HEMSİ TARIM ÜRÜNLERİ TİCARET VE SANAYİ A.Ş., SEYRAN GIDA SAN. VE TİC. A.Ş., TAREGE TİCARET EVİ TAR.ÜR.SAN. VE TİC. A.Ş. ve YÜKSEL TEZCAN GIDA SAN. VE TİC.” Firmaları katılıyor.

KCETAŞ İle 2025, Enerjide Dev Yatırım Yılı Oldu Haber

KCETAŞ İle 2025, Enerjide Dev Yatırım Yılı Oldu

Türkiye’nin İlk Özel Elektrik Dağıtım Şirketi ünvanıyla, 1928 yılında Kayseri’de kurulan KCETAŞ, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı ve KCETAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın öncülüğünde elektrik sektörünün parlayan yıldızı olmaya devam ediyor. 1928’den Günümüze Enerji’nin Adı KCETAŞ 2025 yılında yapılan faaliyetleri değerlendirerek, 2026 yılında yapılacak çalışmalar hakkında bilgilendirmelerde bulunan KCETAŞ Genel Müdürü Ahmet Emin Kilci, şirketin hem teknik hem de idari anlamda Türkiye’deki dağıtım şirketleri arasında 1’inci olduğunun altını çizdi. 900 Bin Aboneye 3 Milyar Kwh Enerji Yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini anlatarak şehirdeki durumdan söz eden KCETAŞ Genel Müdürü Ahmet Emin Kilci, Kayseri’nin ülkenin elektrik üretimi noktasında önemli merkezlerden birisi haline dönüştüğünü kaydetti. Şehirdeki abone sayısı ve kullanılan enerji miktarlarını aktaran Kilci, “Şehrimizde abone sayımız 900 bin civarındadır. Her yıl yaklaşık 25-30 bin arasında yeni abone sisteme dâhil olmaktadır” dedi. Kentteki 2024 yılı içerisinde satışı yapılan enerji tüketim miktarının 2 milyar 840 milyon kwh iken, 2025 sonu itibarıyla bu rakamın 3 milyar kwh olarak gerçekleşeceğinin tahmin edildiğini belirten Kilci, “Bu satışı yapılan enerji miktarı içerisindeki en yüksek tüketim payı yüzde 37 ile mesken aboneleri, yüzde 28 oranıyla ticarethane, yüzde 20 sanayi, yüzde 12 de tarımsal sulama abone grubu oluşturmaktadır” İfadelerini kullandı. Genel Müdür Kilci, Kayseri’deki kayıp kaçak oranının durumuna da değinerek, Kayseri’nin ülke ortalama değerlerinin çok altında olduğunu, EPDK tarafından belirlenmiş hedef kayıp oranlarının çok altında gerçekleşen bir düzeyde olduğunu dile getirdi. Şirketin ulaşılabilirlik noktasında da 7 gün 24 saat hizmet veren modern ve ulaşılabilir bir Çağrı Merkezi’nin aktif olarak görev başında olduğunun altını çizen Kilci, 444 7 186 numara ile hem arayarak hem de WhatsApp ihbar hattına doğrudan ulaşarak talep, öneri ve şikayetleri takip ettiklerini, ayrıca mobil uygulama üzerinden de aynı işlemler yapılabileceğini vurguladı. Yerli ve Milli Sayaç MASS Geliyor Tüm Türkiye’de olduğu gibi Kayseri’de de 2026 yılı içerisinde Yerli ve Milli Akıllı Sayaç Sistemleri’nin (MASS) kullanılacak olduğunu ifade eden Kilci, mevcut abonelerin sayaç değişimlerinin hızla gerçekleştirileceğini söyleyerek bu sayede hem sayacın uzaktan okunabileceği hem de vatandaşların kendi telefonlarına indirebilecekleri mobil uygulama ile sayacını uzaktan kontrol edebileceklerine imkân sağlanacağı bilgisini paylaştı. 2026 Dev Yatırımlar Yılı Olacak 2026 yılının kentte yapılacak elektrik yatırımları bağlamında tarihte görülmemiş şekilde artacağını ifade eden KCETAŞ Genel Müdürü Ahmet Emin Kilci sözlerini şöyle sürdürdü: “2025 yılında yaklaşık olarak 1 milyar 800 milyon TL gibi bir yatırımı şehrimize kazandırdık. 2026 yılında bu rakamı enerji ihtiyacının da artacağını öngörerek yüzde 66 artıracak ve 3 milyar TL civarına çıkaracağız. Bu yatırımları enerji ihtiyacını karşılamak, aydınlatma ihtiyaçlarını gidermek, sürdürülebilir bir elektrik dağıtım şebekesi oluşturmak, tüm ilçe belediyelerimiz ve Büyükşehir Belediyemizin yapmış olduğu üst yapı yenileme çalışmalarının olduğu bölgelerde havai hat şebekelerini yeraltına almaktayız. Bununla birlikte belediyelerimizin yeni açmış olduğu yolların aydınlatma ihtiyaçlarını gidermek için belediyelerimizle birlikte koordineli şekilde çalışmalar yürütüyoruz. Şebeke yatırımlarıyla birlikte büyüyerek gelişen elektrik dağıtım şebekemizin işletilmesi için gerekli olan Türkiye’de ilk kez Kayseri’de kullanılan SCADA (uzaktan izleme ve kontrol sistemi), OSOS (uzaktan sayaç okuma sistemi), TİKIS (Teknik kalite izleme sistemi) gibi bilişim sistemi ve teknolojik yatırımlarına da öncelik vermekteyiz.” Elektrik altyapısında önemli bir gelişme yaşanacağını belirten Genel Müdür Kilci, 2025 yılı itibarıyla bölgede toplamda 157 km yüksek gerilim yeraltı kablosu ve 78 km yüksek gerilim havai hattı döşendiğini söyledi. Kilci, belediyelerin yeni yollar ve altyapı projelerinde de önemli çalışmalar yapıldığını ifade ederek, “Bu projeler kapsamında, 267 km aydınlatma yeraltı kablosu döşenecek ve 4200 yeni aydınlatma direği kurulacak. Bu direklere, düşük enerji tüketimli 5100 LED armatür montajı gerçekleştirilecek” diye konuştu. Ayrıca, mevcut sodyum buharlı aydınlatmaların LED armatürlerle değiştirileceğini vurgulayan Kilci, bu dönüşümün enerji tasarrufu sağlayacağını belirtti. Eski 250W’lık sodyum armatürler yerine, 100W’lık LED armatürlerin kullanılacağı bu dönüşümle yüzde 60 enerji tasarrufu hedeflendiğini kaydeden Kilci, toplam 11 bin 600 LED armatür kurulacağını ve yıllık 20 milyon TL enerji tasarrufu sağlanacağını vurguladı. 2026 yılı itibarıyla LED dönüşümünün hızlanacağını ve iki kat artışla toplamda 22 bin LED armatür dönüşümünün yapılmasının planlandığını belirten Kilci, "Birkaç yıl içinde tüm aydınlatma sistemlerimizi LED teknolojisiyle dönüştürmeyi hedefliyoruz" dedi. Elektrik Arıza ve Bakımları KCETAŞ Genel Müdürü Ahmet Emin Kilci, elektrik arıza ve bakım çalışmalarının sürekli olarak yapıldığını ve bu çalışmaların kesintisiz enerji sağlamak adına büyük önem taşıdığını belirtti. Kayseri’deki arıza sayısı ve sürelerinin Türkiye ortalamasının çok altında olduğunu vurgulayan Kilci, bu başarıyı yapılan düzenli bakım ve iyileştirme çalışmalarına borçlu olduklarını söyledi. 2025 yılı boyunca şehri genelinde büyük bakım ve gözlem çalışmaları gerçekleştirildi. 6.092 km şebeke gözlem bakımı, 1.810 km alçak gerilim hattı, 1.671 km müşterek hat ve 700 km enerji nakil hattı bakımı yapıldı. Ayrıca, 2.163 trafoya periyodik bakım uygulandı. Yük artışı tespit edilen 165 trafo, daha güçlü trafolarla değiştirildi. Kilci, klasik bakım yöntemlerinin dışında, 2025 yılında yaklaşık 50 bin direkte drone ve yapay zekâ destekli gözlem yapıldığını, ayrıca termal kamera ve akustik deşarj dinleme cihazlarıyla 148 ekipmandaki arızalar oluşmadan tespit edilip müdahale edildiğini belirtti. Merkezde büyük projeleri sürdüren KCETAŞ, Talas Komando Caddesi Projesi, 29 Ekim Kavşağı Projesi, Talas Tablakaya Mahallesi’ne ilave trafolar ve Yeni Fider Projesi gibi büyük yatırımları da hızla tamamladı. Bunun yanı sıra kırsala da yatırımları hızla devam ettiren şirket, toplamda kırsal ilçelere 600 milyon TL’lik yatırım yaptı. Enerji alanında asırlık çınar olan KCETAŞ’ın başta Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, yönetim kadrosu ve tüm çalışanlarıyla birlikte mesai mefhumu gözetmeksizin dur durak bilmeden çalışmalarını yürüttüğünü dile getiren Kilci, tüm hemşerilere, millete ve memlekete sağlık, huzur ve mutluluk içerisinde yeni bir yıl dileyerek sözlerini tamamladı.

Baharat Sektöründe Güçler Birleştirildi Haber

Baharat Sektöründe Güçler Birleştirildi

Baharat ihracatının yüzde 61’i Ege’den yapıldı Türkiye’nin Türkiye’nin 2025 yılının ocak – ekim döneminde gerçekleştirdiği 181 milyon dolarlık baharat ihracatının 111 milyon dolarlık büyük diliminin Ege İhracatçı Birlikleri üyelerince yapıldığını belirten Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, kekik ve defne ihracatında da dünya lideri olduğumuzun altını çizdi. Kekik üretiminin yoğun olduğu Denizli’de Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde Tavas, Kale, Pamukkale ve Buldan ilçelerinde kekik üreticileriyle EMKOÜİB üyesi ihracatçı firmaların bir araya geldikleri sohbet toplantıları gerçekleştirdiklerini ifade eden Gürle, "EİB Baharat Teknik Komitesi" önümüzdeki süreçte üreticilerle daha yoğun iş birlikleri gerçekleştirecek. Dünya genelinde sağlıklı gıdaya olan talebin zirve yaptığı bir dönemdeyiz. Tüketicilerin talepleri doğrultusunda üretim yapmak zorundayız. Tarım ve Orman Bakanlığımızın il ve ilçe müdürlükleriyle birlikte üreticilerimizle koordineli bir şekilde üretimde toplam kaliteyi artırarak ihraç pazarlarımızda ürünlerimizi gönül rahatlığıyla pazarlayacağız. "EİB Baharat Teknik Komitesi" Sektörel Koordinasyon, Bilgi Toplama ve Paylaşım, Regülasyon Takibi ve Görüş Oluşturma, Avrupa Baharat Birliği ve Amerika Baharat Birliği başta olmak üzere Uluslararası platformlarda temsil, Sorun Tespiti ve Çözüm Önerileri, Bilgi Akışı Sağlamak, Mevzuat Uyum ve İzleme konularında görev yapacak. Komite ayrıca, sektörel teknik çalışmaların yanı sıra tanıtım, sürdürülebilirlik, analiz altyapısının geliştirilmesi ve veri temelli strateji oluşturulmasına da katkı sağlayacak” ifadelerini kullandı. Kekik ve defne baharat ihracatının yüzde 54’ünü oluşturuyor Türkiye, 2025 yılının ocak – ekim döneminde 181 milyon dolarlık baharat ihraç ederken, kekik 56,5 milyon dolarla ilk sırada yer aldı. Defne 41,6 milyon dolarla kekiği takip ederken iki ürün toplam baharat ihracatımızdan yüzde 54 pay aldılar. Tatlı kırmızı bibel 17 milyon dolarlık döviz getirisi sağlarken, sumak ihracatından 10 milyon dolar, adaçayından 9,3 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Bu ürünleri 7,3 milyon dolarla kimyon ve 5,3 milyon dolarla biberiye izledi. Baharat ihracatında Amerika Birleşik Devletleri 26,6 milyon dolarla ilk sıradaki yerini korurken, Türkiye, Almanya’ya 10,9 milyon dolaklık baharat ihraç etti. Polonya 3,5 milyon dolarlık baharat talebiyle üçüncü sıranın sahibi oldu.

Konut Satışları Artıyor, Fiyatlar Reelde Geriliyor Haber

Konut Satışları Artıyor, Fiyatlar Reelde Geriliyor

Verilere göre, ekim ayında Türkiye genelinde satılık konut fiyatları yıllık bazda %29,2 aylık bazda ise %2,5 artış gösterdi. Enflasyon etkisi göz önüne alındığında fiyatlar bir yılda reel olarak %2,9 aylık bazda ise %0,4 düştü. Ortalama konut metrekare satış fiyatı 36 bin 223 TL iken, ortalama konut fiyatı ise 4,5 milyon TL oldu. Konut yatırımının geri dönüş süresi 13 yıl olarak hesaplandı. Konut satış adetlerine baktığımızda Ekim ayında 164 bin 306 konut satıldığı görülüyor. Bu rakam ile konut satış adedi geçen senenin Ekim ayına göre %0,5 oranında düşüş göstermiş oldu. 2025 yılının Ocak-Ekim döneminde ise konut satışları geçen senenin aynı dönemine göre %16,2 artarak 1 milyon 293 bin 33 olarak gerçekleşti. Geçen senenin Ocak-Ekim dönemi ile karşılaştırıldığında, en dikkat çekici artışın %64,0 ile ipotekli (kredili) konut satışlarında olduğu görülüyor. Endeksa Genel Müdürü ve Kurucu Ortağı Görkem Öğüt, rapora ilişkin şunları söyledi: “Ekim ayında satış adetlerinde küçük bir gerileme görülse de yılın ilk 10 ayında kaydedilen %16,2’lik artış, konut talebinin güçlü seyrini koruduğunu gösteriyor. 2025 sonunda konut satışlarının 1,5 milyon adedin üzerine çıkmasını bekliyoruz. Buna karşın fiyat tarafında daha dengeli bir görünüm var. Konut satış fiyatları yıllık bazda nominal olarak yükselse de enflasyondan arındırıldığında Şubat 2024’ten beri reel gerileme devam ediyor; kira piyasasında da benzer bir eğilim görüyoruz. Bu tablo, pandemiden sonraki hızlı değer artışlarının ardından piyasanın normalleştiğini, yatırım amaçlı alımların yerini kullanıcı odaklı talebin aldığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde faiz indirimleri ve kredi maliyetlerindeki düşüş, talebi destekleyerek fiyatların reel anlamda yeniden yukarı yönlü hareketine zemin hazırlayabilir.” En fazla değer artışı olan iller: Diyarbakır, Çanakkale ve Samsun Endeksa verilerine göre, ekim ayında en çok konut satışının olduğu ilk 30 il değerlendirildiğinde yatırımcıya en çok kazandıran şehirler sırasıyla Diyarbakır, Çanakkale ve Samsun oldu. Diyarbakır’da konut fiyatları son bir yılda %54,6 artarken enflasyon etkisinden arındırıldığında artış oranı %16,1 olarak hesaplandı. Bu ilde ortalama konut metrekare satış fiyatı 29 bin 954 TL, ortalama konut satış fiyatı ise 4,6 milyon TL. Çanakkale’de konut satış fiyatlarında nominal değer artışı %42,0 reel değer artışı ise %6,7 oldu. Bu ilde ortalama konut metrekare satış fiyatı 48 bin 335 TL, ortalama konut fiyatı ise 5,7 milyon TL. Samsun’da ise konut satış fiyatlarında nominal değer artışı %41,2 iken reel değer artışı %6,1 seviyesinde. Samsun’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 31 bin 42 TL, ortalama konut fiyatı 3,7 milyon TL oldu. En çok konut satışının olduğu ilk 30 içinde satılık konut fiyatlarının bir yılda en az yükseldiği iller ise sırasıyla Hatay, Muğla ve Aydın oldu. Hatay’da satılık konutların fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre %14,7 yükselirken enflasyondan arındırılmış verilere göre fiyatlar reel olarak %13,8 geriledi. Hatay’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 24 bin 691 TL, ortalama konut fiyatı ise 3,7 milyon TL. Muğla’da ise satış fiyatları nominal olarak %20,6 yükselirken reel olarak %9,3 oranında düşüş gösterdi. Türkiye genelindeki en yüksek gayrimenkul fiyatlarına sahip olan Muğla’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 75 bin 788 TL, ortalama konut fiyatı ise 9,8 milyon oldu. Aydın’da konut satış fiyatları nominal olarak %23,2 yükselirken reel olarak %7,4 düştü. Bu ilde ortalama konut metrekare satış fiyatı 48 bin 461 TL, ortalama konut fiyatı ise 6,5 milyon TL. 4 büyük şehir arasında Ankara fiyat artışında birinci Türkiye’nin en büyük 4 ili arasında satılık konut fiyatlarının bir yılda en fazla yükseldiği il Ankara oldu. Ankara’da nominal fiyat artışı %37,1 olurken, reel bazda %3,0’lık bir artış yaşandı. Başkentte konut metrekare fiyatı 32 bin 459 TL’ye, ortalama konut fiyatı ise 4,2 milyon TL’ye yükseldi. İstanbul’da fiyatlar nominal olarak %29,8 artarken enflasyon etkisinden arındırıldığında fiyatlarda %2,4 düşüş gözlendi. İstanbul’da konut metrekare fiyatı 55 bin 181 TL, ortalama konut fiyatı ise 6,3 milyon TL oldu. İzmir’de satılık konut fiyatları yıllık bazda %27,8 nominal artış gösterirken reel olarak %3,9 geriledi. İzmir’de ortalama konut metrekare fiyatı 46 bin 902 TL, ortalama konut fiyatı ise 5,9 milyon TL olarak kaydedildi. Bursa’da ise yıllık nominal değişim %27,0 olurken reelde %4,6 düşüş yaşandı. Bu ilde ortalama metrekare fiyatı 31 bin 73 TL, ortalama satış fiyatı ise 4 milyon TL. Türkiye genelinde kiralar %28,7 arttı Endeksa’nın güncel verilerine göre, Türkiye genelinde kiralık konut fiyatları yıllık bazda %28,8 yükselirken aylık bazda ise %0,5 düşüş gösterdi. Enflasyon etkisinden arındırılmış verilere göre kiralar bir yılda reel olarak %3,2, bir önceki aya göre ise reelde %3,3 düşüş kaydetti. Türkiye genelinde konutların ortalama metrekare kira fiyatı 229 TL, ortalama kira ise 24 bin 923 TL seviyesinde.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.