Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mimari

Kapsül Haber Ajansı - Mimari haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mimari haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

4 Asırlık Kandilli Camii Bayramda Yeniden İbadete Açıldı Haber

4 Asırlık Kandilli Camii Bayramda Yeniden İbadete Açıldı

Tarihi mihrabındaki orijinal çinilerden, tavanındaki çıtakariye, kapı tokmağındaki kandillerden müteşekkil selvi ağacı formundaki müsenna besmele motifinden taç kapısında hattat Davut Bektaş’ın elinden çıkma hat yazısına kadar her detayı özgün tekniklerle yenilenen tarihî mabet, dört asırlık hafızasını geleceğe taşıyor. İstanbul Boğazı’nın tarihî ve kültürel hafızasında özel bir yere sahip olan Kandilli Camii, 6 Nolu Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı doğrultusunda 2024 yılında başlatılan restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından Kurban Bayramı’nda yeniden ibadete açıldı. 1751 yılında Sultan Mahmud-u Evvel tarafından inşa ettirilen, tarihi dört asır öncesine uzanan mabet, iki yıllık titiz bir çalışmanın sonunda özgün görünümüne kavuşarak cemaatine kavuştu. Caminin yeniden cemaatle buluşması, İstanbullular, semt sakinleri ve restorasyona emek verenler açısından duygulu anlara sahne oldu. Boğaz’ın “kandilli” semtinde dört asırlık bir hikâye Kandilli semtinin tarihi, Sultan IV. Murad döneminde bölgede oluşturulan saray yerleşimine kadar uzanıyor. Semtin adının kökenine ilişkin iki rivayet anlatılıyor: ilkine göre, IV. Murad’ın Revan Seferi öncesi bu çevrede yaptırdığı sarayda dünyaya gelen şehzade için yedi gece boyunca “kandil alayları” düzenlenmiş ve bölge bu nedenle Kandilli olarak anılmaya başlanmış. Diğer rivayete göre ise padişahların Göksu’dan dönüşlerinde sahil boyunca yakılan kandiller semte adını vermiş. Bugünkü caminin temelini oluşturan yapı, Sultan I. Mahmud döneminde 1751 yılında, çevredeki sarayla birlikte ihya edildi. I. Mahmud aynı dönemde bölgeye bir hamam ve çeşme kazandırdı, bazı arazileri halka tahsis ederek burada “Nevabat” adıyla yeni bir yerleşim kurdu. Cami, 19. yüzyılın ikinci yarısında Sultan II. Abdülhamid döneminde de onarım gördü; arşiv belgeleri ve eski fotoğraflar, yapının o dönemde ahşap ve fevkani (üst katlı) bir cami olduğunu gösteriyor. Boğaz kıyısındaki konumu nedeniyle 19. ve 20. yüzyıl başlarındaki yangın ve patlamalardan etkilenen ahşap yapı, 1916 yılındaki büyük yangında tamamen kül oldu. Cami, 1929–1931 yılları arasında Vakıflar İdaresi tarafından yeniden inşa edildi. Cephe düzenlemeleriyle Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın (Millî Mimari Rönesansı) izlerini taşıyan yapı, ahşap çatılı ve kâgir kurgusuyla Boğaz hattının karakteristik dinî mimarisinin nadir örnekleri arasında yer alıyor. İki yıllık restorasyon: rölöveden güçlendirmeye Yıllar içinde yapı üzerinde oluşan deformasyonlar, yüzey bozulmaları ve sonradan eklenen muhdes unsurlar kapsamlı bir restorasyonu zorunlu kılmıştı. 2024’te başlayan çalışmalarda önce caminin mevcut durumuna ilişkin ayrıntılı araştırmalar yapıldı ve rölöve çizimleri hazırlandı. Ardından ahşap ögeler, çıtakari tavan süslemeleri, kalemişleri ve çini detaylar özgün dokuya uygun biçimde elden geçirildi. Çalışmalar kapsamında çıtakari tavan restorasyonu yaklaşık üç ay, kalemişi raspası iki ay, sıva raspası 45 gün, yapının güçlendirilmesi yaklaşık üç ay ve sıva restorasyonu ise 75 gün sürdü. Kalemiş süslemeleri, renk raspasıyla özgün rengine ulaşılarak aslına uygun şekilde yeniden ortaya çıkarıldı. Mihrap çinileri 1600’lerin tekniğiyle yeniden üretildi Caminin en dikkat çekici bölümü olan mihrapta, her iki yanda yer alan vazo motifli çinilerin Tekfur Sarayı üretimi olduğu ve 18. yüzyıl Osmanlı çini üslubunu yansıttığı belirtiliyor. Üst bölümdeki İznik çinilerinin ise 1961 yılında, Yemen Fatihi Sinan Paşa’nın Okmeydanı’ndaki bir mescidinden buraya nakledildiği kaynaklarda aktarılıyor. Mihrabın bir örneği Tekfur Sarayında hala muhafaza ediliyor. Mihraptaki kitabede Âl-i İmrân Suresi’nin 37. ayetine yer alıyor. Restorasyon sırasında, mihrabın çini panolarında bazı bölümlerin geçmişte söküldüğü ve yerlerine cam takıldığı tespit edildi. Eksik karolar, 1600’lü yılların geleneksel üretim tekniklerine uygun olarak atölye fırınlarında yeniden üretilerek özgün yerlerine montajlandı; mevcut çinilerde ise geleneksel kalemişi tamamlama uygulamaları yapıldı. Caminin minare alemleri ile minber üzerindeki bakır bölümlerde geleneksel yöntemlerle altın varak uygulamaları gerçekleştirildi. Mihraptaki hat yazısı ile cami girişindeki taç kapı yazılarının hazırlanması hattatlar Davut Bektaş ve Ali Toy tarafından üstlenildi. Taç kapıya, hattat Davut Bektaş imzasıyla Bakara suresi’nin 127. Ayeti işlendi. Restorasyon sırasında cami avlusunda ve girişindeki işgaller kaldırıldı ve çevre duvarıyla camii güvene alındı. Aynı zamanda camii de eksik olan abdesthane ve şadırvan da avluda inşa edildi. Kapı tokmağında selvi ve kandil motifi Restorasyonun en özgün dokunuşlarından biri, semtin adına gönderme yapan kapı tokmağında hayat buldu. Müsenna besmeleler, üst üste yerleştirilen üç kandilden müteşekkil ve selvi ağacını andıran Kandilli Camii’ne özgün bir istife dönüştürüldü ve kapı tokmağı ile minber örtüsünde kullanıldı. Tasarımı hattat Levent Karaduman’a ait olan tokmaktan ayrıca 70 tane daha üretildi ve “camii tokmağının kaybolması halinde camiide kullanılmak üzere getirilmek üzere” Müminlere emanet edilecek. Bu tasarımın esin kaynağı, Osmanlı döneminde Kandilli’nin selvi ağaçlarına asılan ve Boğaz’dan geçen kayıklara yol gösteren kandiller. Aynı istif, caminin avlusundaki ferforjelerde de kullanıldı. Tarihî hafızanın korunması Restorasyon sürecinde yalnızca fiziksel yenileme değil, yapının tarihsel hafızasının korunması da hedeflendi. Ayhan Ailesi’nin katkılarıyla yürütülen iki yıllık çalışmaların ardından mabet özgün görünümüne kavuşturularak Kurban Bayramı’nda yeniden ibadete açıldı. Dört asırlık geçmişe sahip caminin cemaatle yeniden buluşması, Boğaziçi’nin manevi dokusuna kazandırılan değerli bir miras olarak değerlendiriliyor. Tüm İstanbulluların, İstanbul’a özgü yalı camiilerinden tekrar hayata geçen bu güzel camiiyi ziyaret etmesiyle camii daha da şenlenecektir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hitachi Rail, Seibu’nun “vies” Lüks Restoran Trenini Üretecek: 2028’de Hizmete Giriyor Haber

Hitachi Rail, Seibu’nun “vies” Lüks Restoran Trenini Üretecek: 2028’de Hizmete Giriyor

Hitachi Rail, Japonya’nın önde gelen demiryolu şirketlerinden Seibu Railway için geliştirilen yeni restoran treni “Fine Dining Train vies”in üretimini üstleneceğini duyurdu. Premium seyahat deneyimi sunacak trenin Mart 2028’de hizmete girmesi planlanıyor. Seibu Railway tarafından geliştirilen projede trenin isim ve logo tasarımı da netleşti. “vies” adı verilen tren, yolculuk ile üst düzey gastronomi deneyimini bir araya getiren özel bir konsept sunacak. Yeni tren, Seibu Railway’in 2016 yılından bu yana hizmet veren restoran treni “Fifty Two Seats of Happiness” konseptinin geliştirilmiş bir versiyonu olacak. Bu proje ile daha rafine, daha özel ve daha lüks bir seyahat deneyimi hedefleniyor. “vies” treninin tasarımı, Seibu’nun amiral gemisi olan ve 2019 yılında hizmete giren Laview ekspres trenine dayanacak. Hitachi Rail, Laview projesinde elde ettiği mühendislik ve tasarım deneyimini bu yeni projeye aktaracak. Trende geniş panoramik camlar, ferah iç mekan tasarımı ve doğayla uyumlu mimari anlayış ön plana çıkacak. Aynı zamanda yolcu konforunu artıran ileri teknoloji sistemler de kullanılacak. Hitachi Rail sadece tren üretimiyle sınırlı kalmayacak; güvenli, stabil ve konforlu işletimi sağlayan kontrol ve sistem teknolojileriyle de projeye katkı sunacak. Bu sayede yolculuk ve gastronomi deneyimi üst düzeyde birleştirilecek. Trenin adı olan “vies”, Fransızca “yaşam” anlamına gelen “vie” kelimesinin çoğul hali olarak seçildi. Bu isim, doğaya ve yaşama duyulan saygıyı temsil ederken, yolcuların deneyimini zenginleştirme amacını da yansıtıyor. Ayrıca kelimenin tersten okunuşunun “Seibu” olması, isim ile marka arasında özel bir bağ kuruyor. Logo tasarımında ise trenin formunu temsil eden organik çizgiler ve yaşam kavramı öne çıkarılıyor. Tasarım, hızdan çok konfor ve deneyim odaklı bir yolculuğu simgeliyor. Seibu Railway, restoran trenleri konusunda uzun yıllara dayanan bir deneyime sahip. 2016 yılında hizmete giren “Fifty Two Seats of Happiness” treni, mimar Kengo Kuma tarafından tasarlanmış ve bölgenin doğal ve kültürel dokusundan ilham alınarak geliştirilmişti. Yeni “vies” treni de bu deneyimi daha ileri taşıyarak, demiryolu seyahatinde gastronomi ve lüks deneyimi bir araya getiren yeni bir standart oluşturmayı hedefliyor. Fine Dining Train “vies”in Mart 2028’de hizmete girmesi planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İznik Gölü’nün Sular Altındaki Tarihi Pancar Deposu’nda Konuşuldu Haber

İznik Gölü’nün Sular Altındaki Tarihi Pancar Deposu’nda Konuşuldu

Nilüfer Belediyesi’nin tarih ve arkeoloji meraklılarını bir araya getirdiği Pancar Deposu’ndaki Arkeoloji Gündemi söyleşileri devam ediyor. Bu ayki buluşmada Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, 2014 yılında bir hava fotoğrafıyla tesadüfen keşfedilen İznik Gölü’ndeki tarihi bazilikayı ve kentin tarihsel katmanlarını anlattı. Etkinlikte, su altındaki yapının Hristiyanlık dünyası için bir dönüm noktası sayılan Birinci İznik Konsili ile olan bağı güncel veriler eşliğinde ele alındı. Sunumuna İznik’in antik kökenlerinden ve Roma dönemindeki neokros ile metropolis unvanlarından bahsederek başlayan Şahin, kıyıdan 50 metre açıkta ve iki metre derinlikte yer alan bazilikanın mimari geçmişine dair detaylı bilgiler verdi. 2016 yılında başlayan su altı kazılarının sonuçlarını aktaran Şahin, M.S. 368’deki depremle yıkılan bu küçük kilisenin M.S. 380 civarında günümüze ulaşan ikinci evresiyle yeniden inşa edildiğini saptadıklarını belirtti. Şahin, 1065 yılında yaşanan büyük depremle birlikte yapının tamamen göle gömüldüğünü sözlerine ekledi. Keşfin Hristiyanlık dünyası açısından taşıdığı tarihi değere dikkat çeken Şahin, yapının M.S. 325 yılında toplanan 1. Konsil’in gerçekleştiği yer olma ihtimali hakkında açıklamalarda bulundu. Şahin, buranın toplantıya katılan 318 piskoposun anısına inşa edilen “Kutsal Pederler Kilisesi” olabileceğini söyledi. İznik’in küresel ölçekte bir turizm destinasyonu olarak büyük bir potansiyel taşıdığını belirten Prof. Dr. Mustafa Şahin, bu su altı keşfinin kenti özellikle inanç turizmi açısından benzersiz bir noktaya taşıdığını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai'ye iF Design 2026’da 21 Ödül Birden Haber

Hyundai'ye iF Design 2026’da 21 Ödül Birden

Hyundai Motor Company, dünyanın en prestijli tasarım yarışmalarından biri olan iF Design Award 2026’da önemli bir başarı elde etti. Hyundai, Otomobil/Araç Tasarımı, Marka & İletişim Tasarımı ve Ürün Tasarımı dahil olmak üzere 8 farklı kategoride toplam 21 ödül kazanarak 2025 yılındaki performansını da geride bıraktı. Hyundai’nin bu geniş kapsamlı başarısı, yalnızca araç tasarımındaki mükemmeliyetini değil, aynı zamanda markanın küresel ölçekte kimliğini yeniden şekillendiren yenilikçi bir yaşam tarzı markasına dönüşümünü de gözler önüne seriyor. Hyundai’ye iF Design Award kazandıran ürün ve projeler Hyundai, Ürün Tasarımı kategorisinde yüksek performanslı tamamen elektrikli sedan modeli IONIQ 6 N, kompakt elektrikli konsept modeli Concept THREE ve çok yönlü robotik mobilite platformu MobED Urban Hopper & Golf ile öne çıktı. Jüri, Hyundai’yi birçok yaratıcı projede ve farklı kategorilerde de ödüllendirdi. Elektrikli araç şarj istasyonunda geçen gerilim dolu kısa film ‘Night Fishing’, Marka & İletişim Tasarımı kategorisinde iki ödül kazandı. Hyundai Motor Group Innovation Center Singapore’da yer alan ve dünyanın ilk etkileşimli robotik tabanlı akıllı tarım uygulaması olan HMGICS CX Smart Farm, insan odaklı teknolojisiyle hem Marka & İletişim Tasarımı hem de Kullanıcı Deneyimi (UX) kategorilerinde iki ödüle layık görüldü. Hyundai Motor Grubu’nun ilk yazılım markası olan Pleos da aynı kategoride ödül kazanarak mobilite inovasyonuna yön veren tasarım yaklaşımını ortaya koydu. Diğer ödül kazanan projeler arasında; ağaçlardan elde edilen ekolojik verileri yapay zekâ ile dile dönüştüren ‘Tree Correspondents’ sosyal sorumluluk kampanyası ve Hyundai Motor Group Innovation Center Singapore bünyesinde yer alan ‘Na Oh’ Kore restoranı ile bu restoranın felsefesini anlatan arşiv kitabı da bulunuyor. Bu başarı Hyundai Motor için ne ifade ediyor? Farklı kategorilerde elde edilen bu başarı, Hyundai’nin tasarım ve yaratıcılık odaklı dönüşümünün güçlü bir göstergesi niteliğinde. Mimari, iletişim ve kullanıcı deneyimi gibi alanlarda kazanılan ödüller, markanın küresel bilinirliğini artırırken, her alanda tasarım mükemmeliyetine verdiği önemi de vurguluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kayseri'de 4,19 Milyar TL'lik Dev Dönüşüm Sürüyor Haber

Kayseri'de 4,19 Milyar TL'lik Dev Dönüşüm Sürüyor

4,19 milyar TL’lik dev yatırımla bölge; modern konutlar, ticari alanlar ve sosyal yaşam alanlarıyla Kayseri’nin yeni cazibe merkezlerinden biri olmaya hazırlanıyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin şehir vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen ve Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yakından takip ettiği Sahabiye Kentsel Dönüşüm Projesi’nde çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Kayseri’nin merkezinde yer alan ve şehrin çehresini değiştirecek en kapsamlı dönüşüm projelerinden biri olarak gösterilen Sahabiye Kentsel Dönüşüm Projesi’nin 2’nci etap inşaat çalışmaları Ramazan ayında da planlanan takvim doğrultusunda aralıksız sürdürüldü. Yaklaşık 4,19 milyar TL yatırım bedeline sahip olan etap, tamamlandığında bölgeye modern konutlar, ticari alanlar ve sosyal donatılarıyla güçlü bir yaşam merkezi kazandıracak. Çalışmalar Ramazan Ayında da Sürdü Sahada görev yapan ekipler, Ramazan ayında da yoğun bir çalışma temposuyla projeyi ilerletti. Büyükşehir Belediyesi’nin koordinasyonunda sürdürülen çalışmalar kapsamında inşaat faaliyetleri planlanan program çerçevesinde kesintisiz şekilde yürütülüyor. Proje, güvenli, modern ve sosyal donatı alanlarıyla zenginleştirilmiş yeni bir yaşam alanı oluşturmayı hedefliyor. 13 Blok, 830 Bağımsız Bölüm Projenin 2’nci Uygulama Etabı kapsamında toplam 13 blok ve 830 bağımsız bölüm inşa edilecek. Etap içerisinde zemin üzeri yaklaşık 135 bin metrekare inşaat alanı bulunuyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile imzalanan protokol çerçevesinde yapım ihalesi Emlak Konut tarafından gerçekleştirilen projede, yüklenici firma olarak Ilgın Yapı süreci başlattı. İnşaat alanında yürütülen zemin iyileştirme çalışmalarında ise son aşamaya gelindi. Yükseklik 10 Katı Geçmeyecek Yeni hazırlanan proje kapsamında bölgedeki yapılaşmada insan ölçeğini gözeten bir mimari yaklaşım benimsendi. Projede zemin +6 kattan başlamak üzere en fazla 10 kat yüksekliğinde yapılar yer alacak. Bu planlama ile hem modern şehircilik anlayışı hem de bölgenin siluetine uyumlu bir yapılaşma hedefleniyor. Kayseri’nin Vizyon Projeleri Arasında Sahabiye Kentsel Dönüşüm Projesi yalnızca fiziksel dönüşümü değil, bölgenin sosyal ve ekonomik yapısını da güçlendirmeyi amaçlıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Sahabiye, konut, ticaret ve sosyal yaşam alanlarının iç içe geçtiği modern bir şehir merkezi haline gelecek. Çalışmalar, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yakından takibiyle etap etap ilerlerken projenin planlanan takvim doğrultusunda tamamlanması hedefleniyor. Ulusal Ölçekte Ödül Kazandı Sahabiye Kentsel Dönüşüm Projesi, 2019 yılında İstanbul’da düzenlenen 6’ncı Ulusal Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm Kongresi’nde “En İyi Riskli Alan İlan Eden ve Uygulayan Belediye” ödülünü kazanarak ulusal ölçekte de önemli bir başarıya imza attı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ormanköy Yeni Yüzüyle Ziyaretçilerini Bekliyor Haber

Ormanköy Yeni Yüzüyle Ziyaretçilerini Bekliyor

Bu kapsamda Hobbit evleriyle masalsı bir atmosfer sunan Ormanköy, yapılan düzenlemelerle daha canlı, estetik ve ziyaretçiler için daha keyifli bir görünüme kavuştu. ORMANKÖY EVLERİ YENİ RENKLERİYLE DAHA CANLI Gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında Ormanköy’de bulunan Hobbit evlerinin dış cepheleri yenilenerek daha canlı ve estetik bir görünüme kavuşturuldu. Doğal dokuya uyum sağlayacak şekilde gerçekleştirilen boya ve bakım çalışmalarıyla alanın görsel bütünlüğü güçlendirildi. Yenilenen renkleriyle masal evleri, ziyaretçilere fotoğraf çekebilecekleri ve keyifle vakit geçirebilecekleri daha dikkat çekici bir atmosfer sunuyor. TURİSTLERİN UĞRAK NOKTASI OLDU Ormanya içerisinde yer alan Ormanköy, yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini çekmeye devam ediyor. Özellikle tur programlarının vazgeçilmez duraklarından biri olan alan, hobbit evlerinin oluşturduğu özgün mimari ve doğal çevreyle bütünleşen yapısıyla ziyaretçilere adeta bir masal dünyasının kapılarını aralıyor. Çocuklar ve aileler için hayal kurmayı teşvik eden bu özel alan, doğayla iç içe sunduğu farklı atmosferle Ormanya’nın en popüler noktalarından biri olarak öne çıkıyor. FİLM VE TANITIMLARIN ÇEKİM NOKTASI Ormanköy’ün dikkat çekici atmosferi yalnızca ziyaretçilerin değil, yapımcıların da ilgisini çekiyor. Çocuklara yönelik fantastik bir macerayı konu alan “Gamonya: Hayaller Ülkesi” filminin sahneleri Ormanköy’de çekilmişti. Masalsı mimarisi ve doğal dokusuyla dikkat çeken alan; film, reklam ve tanıtım çekimleri için tercih edilen önemli mekânlardan biri olarak öne çıkmaya devam ediyor. PEYZAJ VE DONATILAR YENİLENDİ Yenileme çalışmaları kapsamında Ormanköy’de peyzaj düzenlemeleri yapılırken, yürüyüş yolları ve çevresel alanlar da iyileştirildi. Ziyaretçilerin alanda daha konforlu vakit geçirebilmesi için çeşitli yeni donatılar kazandırıldı. Ormanya’nın genel konsepti korunarak gerçekleştirilen çalışmalar sayesinde Ormanköy, hem ziyaretçiler hem de film, reklam ve tanıtım çekimleri için tercih edilen dikkat çekici bir nokta olmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin En Yoğun Geçiş Noktalarından Gürbulak Sınır Kapısına Yenilenen Tasarım Haber

Türkiye’nin En Yoğun Geçiş Noktalarından Gürbulak Sınır Kapısına Yenilenen Tasarım

Yaklaşık 324 bin metrekarelik alan üzerinde konumlanan ve 80 bin metrekare kapalı alana sahip olan sınır kompleksi, toplam 55 farklı yapıdan oluşan bütüncül bir yerleşim sistemi olarak planlanıyor. Gümrük, lojistik, güvenlik ve idari işlevleri bir araya getiren bu yapılaşma; TIR kontrol yapıları, yolcu yapısı, idari yapılar ve güvenlik birimleriyle yüksek yoğunluklu araç ve yaya akışını kesintisiz biçimde yönetebilecek bir altyapı sunuyor. Proje, master plan ölçeğinden mimari uygulama projelerine kadar BIM tabanlı entegre bir koordinasyon modeli ile geliştirilerek farklı disiplinlerin eş zamanlı ve uyumlu çalışmasını mümkün kılan kapsamlı bir tasarım sürecini ortaya koyuyor. GÜRBULAK SINIR KAPISI’NDA MİMARİ VE LOJİSTİK BİR ARAYA GELİYOR Sınır kompleksinin mimari dili, yalnızca işlevsel gereksinimlere yanıt vermekle kalmıyor; aynı zamanda kamusal ve temsili bir kimlik de ortaya koyuyor. Sınır yapıları, devletin fiziksel varlığını temsil eden kamusal altyapılar olarak güçlü bir mekânsal karakter taşıyor. Bu doğrultuda proje, sınır kapısını yalnızca bir kontrol noktası olarak değil; ülkenin mimari temsiliyetini ifade eden bir eşik mekân olarak ele alıyor. Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Aura Design Kurucu Mimarı Filiz Cingi Yurdakul, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelerde bulundu: “Bugün sınır kapıları yalnızca güvenlik ve kontrol işlevleriyle değil; aynı zamanda ülkelerin mimari kimliğini ve kamusal varlığını temsil eden mekânlar olarak da ele alınmalı. Gürbulak Sınır Kapısı projesinde amacımız, yoğun lojistik ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan güçlü modüler bir altyapı oluştururken aynı zamanda bulunduğu coğrafyanın ölçeğiyle ve kültürel referanslarıyla ilişki kuran çağdaş bir mimari dil ortaya koymaktı. Çift başlı kartal metaforundan ilham alan karşılama yapıları, sınırın koruyucu karakterini simgesel bir dille ifade ederken, geniş ölçekli peyzajla kurduğu ilişki sayesinde bu projeyi yalnızca bir geçiş noktası olmaktan çıkarıp kamusal bir eşik mekânına dönüştürüyor.” Gürbulak Sınır Kapısı projesi, lojistik altyapı, güvenlik teknolojileri ve mimari kimliği bir araya getiren çağdaş bir sınır mimarisi yaklaşımı sunarak sınır yapılarının yalnızca teknik altyapılar değil; aynı zamanda ülkelerin kimliğini temsil eden kamusal mimari eşikler olarak ele alınabileceğini ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kaleseramik Coverings 2026’da Yerini Alıyor Haber

Kaleseramik Coverings 2026’da Yerini Alıyor

Global seramik pazarının güçlü oyuncularından biri olan Kaleseramik, 2026 Coverings Fuarı’nda inovasyon ve teknolojinin sınırlarını zorlayan ürünlerini dünya profesyonelleriyle buluşturacak. Stant 2863’te ziyaretçilerini ağırlayacak olan şirket, bu yıl da yenilikçi teknolojilerini sergilerken, estetik yüzeylerin ötesine geçerek mimari ihtiyaçlara yanıt veren mühendislik gücünü ve entegre sistem çözümlerini ön plana çıkaracak. 2 mm’den 20 mm’ye Uzanan Mühendislik ve Performans Skalası Supera üretim hattı ve modernize edilen tesislerindeki ileri teknoloji yatırımlarıyla porselenin kullanım alanlarını genişleten Kaleseramik, fuara üretim gücünü ve ürün çeşitliliğini merkeze alarak katılıyor. 2 mm inceliğindeki süper ince porselen plakalardan, mutfak tezgâhı gibi yüksek performans gerektiren alanlar için geliştirilen 20 mm porselen plakalara kadar uzanan bu kalınlık aralığı iç ve dış mekânlar arasında kesintisiz bir tasarım bütünlüğü sağlıyor. “İyi Bak Dünyana” yaklaşımı doğrultusunda, yenilikçi üretim teknolojileriyle daha az hammadde kullanılarak üretilen porselen plakalar; yüksek performans sunarken aynı zamanda kaynak verimliliğine de katkı sağlıyor. Mekânlarda Bütünsel Tasarım Sunan Panorama Koleksiyonu Yaşam alanlarını bütünsel bir yaklaşımla yeniden tanımlamak üzere geliştirilen Panorama Koleksiyonu, mekânlarda tek bir ürün üzerinden ilerleyebilme özgürlüğü sunarak yüzeyi mimarinin yaşayan bir parçası haline getiriyor. Borgogna Stone, Calacatta Unique, Industrial, Calcario ve Intonaco gibi farklı doku ve karakterdeki serileri tek bir çatı altında toplayan koleksiyon, mekânlarda parçalı görünümü tamamen ortadan kaldırıyor. 160x320, 120x360, 120x280, 100x300, 120x120, 80x160 ve 60x120 cm gibi zengin ebat seçenekleriyle her ihtiyaca yanıt veren Panorama koleksiyonu, tasarımcıların hayal ettiği bütünsel görünümü Kalebodur’un üstün yüzey teknolojileriyle gerçeğe dönüştürüyor. V-Intech Teknolojisi ile Yüzeyden Gövdeye Uzanan Gerçeklik Kalebodur’un 7 farklı üstün yüzey teknolojisinden biri olan V-Intech, doğal taş damarlarının yalnızca yüzeyde değil, porselen plakanın gövdesi boyunca da devam etmesini sağlayan üretim yaklaşımıyla kesim ve kenar detaylarında görsel sürekliliği güçlendiriyor. Geleneksel porselen üretiminin aksine, doğal taşın ve mermerin damar yapılarını sadece yüzeyde değil, plakanın gövdesinde ve kesitlerinde de devam ettiren bu teknoloji, malzemeyi gerçeğe en yakın haline taşıyor. Özellikle tezgâh ve mobilya gibi detay işçiliği gerektiren uygulamalarda kusursuz bir bütünlük sağlayan V-Intech, mimarlara sınırları ortadan kaldıran bir tasarım özgürlüğü sunuyor. Tasarım Ödüllü Mayfair ile Şıklıkta Yeni Bir Denge Kalebodur markasının ürünlerinden Mayfair, güçlü ifade ile sade zarafet arasında kurduğu dengeli estetikle öne çıkıyor. Tasarım dünyasının en saygın ödüllerinden Archiproducts Design Awards 2025’te ödüle layık görülen ürün, markanın estetik vizyonunu uluslararası arenada tescilliyor. V-Intech teknolojisi kullanılan Mayfair, doğal mermerin eşsiz estetiğini porselenin üstün dayanıklılığıyla bir araya getiriyor. Bu yenilikçi teknoloji sayesinde damar yapısı yalnızca yüzeyde değil, plakanın gövdesi, kenarları ve kesitlerinde de kesintisiz şekilde devam ederek sektörde öncü bir üretim yaklaşımı ortaya koyuyor. Çağdaş Mimari İçin Cephe Uygulamaları Coverings 2026’da iç mekân uygulamalarının yanı sıra yeni cephe çözümlerini de tanıtmaya hazırlanan Kaleseramik, porselen yüzeylerin cephe uygulamalarındaki kullanımına dikkat çekiyor. 3 mm kalınlığındaki hafif porselen plakalar, cephe projelerinde yapıya ekstra yük bindirmeden geniş yüzeylerin uygulanmasına olanak tanırken iç mekândaki tasarım dilinin dış cepheye de taşınmasını sağlıyor. Tezgâh, zemin, duvar ve cephe gibi farklı uygulama alanlarına yönelik porselen plakaları ve mimari detay çözümlerinde sunduğu geniş olanaklarla Kaleseramik, projelerin her aşamasında güçlü ve güvenilir bir çözüm ortağı olduğunu kanıtlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.