Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mimarlık

Kapsül Haber Ajansı - Mimarlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mimarlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğal taş ihracatında katma değerli sıçrama VI. AMORF ile gerçekleşiyor Haber

Doğal taş ihracatında katma değerli sıçrama VI. AMORF ile gerçekleşiyor

Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMİB) tarafından düzenlenen AMORF Doğal Taş Proje Tasarım Yarışması’nın altıncı dönemi için başvurular 5 Haziran 2026 tarihinde sona erecek. Türkiye’nin doğal taş potansiyelini tasarım gücüyle buluşturmayı hedefleyen yarışma, bu yıl “Taşın Dönüştürücü ve İyileştirici Doğası” temasıyla genç tasarımcıları üretilebilir, katma değerli ve ihracata dönük projeler geliştirmeye davet ediyor. Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, “Birliğimizin Türkiye’nin doğal taş ihracatında tasarım odaklı dönüşümü destekleme vizyonuyla hayata geçirdiği AMORF, sektöre yeni fikirler kazandırmanın yanı sıra Türk doğal taşının uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor. Yarışmamızın altıncı dönemi için başvurular başladı. Genç tasarımcıların yenilikçi fikirleriyle şekillenecek projeler, hem sektörün dönüşümüne hem de ülke ekonomisine katkı sunacak.” dedi. Ülkemizin gururu tasarımcılarımız, yarışmalarımızdan yetişerek sektöre kazandırılıyor Her yıl dereceye giren yarışmacıların tasarımlarını EİB desteğiyle üretme fırsatı elde ettiğini vurgulayan İbrahim Alimoğlu, şu değerlendirmede bulundu; “Yarışmacılarımız dünyanın önde gelen okullarında yurt dışı eğitim bursu kazanma şansı da yakalıyor. Nakdi ödüllerin ötesinde, sağlanan yurt dışı eğitim bursu genç tasarımcılarımızın gelecekleri açısından büyük önem taşıyor. Bu süreçte elde edilen uluslararası deneyim ve tecrübe aktarımı, yarışmacıların hem networklerini genişletmelerine hem de kariyerlerinde önemli bir sıçrama yapmalarına katkı sağlıyor. Nitekim bugün Türkiye’yi uluslararası platformlarda başarıyla temsil eden ve ülkemizin gururu olan pek çok tasarımcı, bu yarışmalarımızdan yetişerek sektöre kazandırılıyor.” Doğal taş, insanın iyi olma hâlini destekleyen bir tasarım bileşeni olarak ele alınacak Projelerin özellikle iç mekân kullanım senaryoları üzerinden; üretilebilirlik, sürdürülebilirlik ve yaygınlaştırılabilirlik kriterleri gözetilerek geliştirilmesi öngörüldüğünü söyleyen Başkan Alimoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Milyonlarca yıllık oluşum süreciyle taş, yalnızca bir yapı malzemesi değil; zamanın, dayanıklılığın ve sürekliliğin sembolüdür. Bu yılki tema kapsamında yarışmacılardan; doğal taşı estetik bir yüzey malzemesi olmanın ötesinde, mekânsal, duyusal ve yapısal özellikleriyle insanın iyi olma hâlini destekleyen bir tasarım bileşeni olarak ele almaları bekleniyor. Doğal taşın fiziksel özellikleri, yüzey işleme teknikleri, mekânsal potansiyeli ve uzun ömürlü performansı tasarım kararlarının merkezinde yer alacak. Doğal taş sektörü, Türkiye’nin geleneksel ve güçlü ihracat kalemlerinden biri olmasına rağmen, küresel pazarlarda artan rekabet katma değerli ürün geliştirmeyi zorunlu kılıyor.” AMORF sektörün geleceğine yatırım niteliği taşıyor İbrahim Alimoğlu, AMORF’un tasarım ve marka değeri yüksek ürün ihracatına geçişi teşvik ettiğinin altını çizerek, “Genç mimar ve tasarımcıları sektörle buluşturarak iş birliklerini güçlendiriyor, Birliğimize üye olarak ihracata başlıyor, üretilebilir ve ticarileşebilir projelerle firmaların ürün portföyünü geliştiriyor, sürdürülebilirlik, atık değerlendirme ve inovasyon odaklı yaklaşımlarla yeşil dönüşüme katkı sağlıyor, Türk doğal taşının uluslararası platformlarda görünürlüğünü artırıyor. Bu yönüyle yarışma, yalnızca bir tasarım platformu değil; aynı zamanda sektörün geleceğine yatırım niteliği taşıyor.” diye konuştu. VI. AMORF’a Dair Tüm Detaylar Yarışma; mimarlık, iç mimarlık, tasarım ve ilgili disiplinlerden dört yıllık lisans mezunları ile yüksek lisans ve doktora öğrencilerine açık. Katılımcılar bireysel ya da en fazla üç kişilik ekipler halinde başvurabiliyor. Projelerin özgün, daha önce ticari olarak üretilmemiş ve başka bir yarışmada ödül almamış olması gerekiyor. Tasarımlar 0,8 m³ hacmi geçmemeli. Katılımcılar; simge yapı (landmark), kent mobilyası, iç ve dış mekân mobilyaları, bölücü elemanlar, kaplama sistemleri, aksesuar tasarımları, mermer artıklarının değerlendirilmesine yönelik projeler ve doğal taş odaklı deneysel-sürdürülebilir tasarım çalışmaları başlıklarında proje geliştirebilecek. Temmz 2026’da jüri değerlendirmesi gerçekleştirilecek; kazanan projeler ise Eylül 2026’da düzenlenecek ödül gecesinde kamuoyuna açıklanacak. Tüm duyurular ve süreç bilgilendirmeleri www.amorf.org adresi üzerinden paylaşılacak. Ödüller Yarışmada birinciye 300.000 TL, ikinciye 180.000 TL ve üçüncüye 120.000 TL para ödülü verilecek. Bunun yanı sıra, finale kalan projeler arasından seçilecek tasarımlar sponsor firma iş birliğiyle üretilerek ticarileştirme imkânı bulabilecek. Ticaret Bakanlığı onayı doğrultusunda dereceye giren tasarımcılara yurt dışı eğitim desteği sağlanabilecek ve finalist projeler EMİB tarafından belirlenecek uluslararası fuar ve etkinliklerde tanıtım hakkı elde edebilecek. Seçici Kurul Alanında uzman mimar, tasarımcı, akademisyen ve sektör temsilcilerinden oluşan jüri; projeleri çok yönlü bir bakış açısıyla değerlendirecek. Seçici kurulda; Amorf Yarışma Komitesi Başkanı Reyhan Sezgin, Deniz Aslan, Şebnem Buhara, Hakan Demirel, Kurtul Erkmen, İnan Gökçek, Oben İnceler, Sinan Kafadar, Uğur Onur, Günnur Özsoy, Melis Varkal ve Aydan Volkan gibi isimler yer alırken Heval Zeliha Yüksel de seçici kurulda Danışman Jüri olarak yer alıyor. Başvurular ve detaylı şartname için; www.amorf.org Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri 2026 Finalistleri Açıklandı Haber

Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri 2026 Finalistleri Açıklandı

Yılın Fotoğrafçısı ödülü, 16 Nisan’da Londra’da düzenlenecek prestijli gala töreninde sahiplerini bulacak. 2026 sergisi ise 17 Nisan – 4 Mayıs tarihleri arasında Londra’daki Somerset House’da sanatseverlerle buluşacak. Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri, 2026 Profesyonel Yarışma kapsamında 30 finalisti ve 65’in üzerinde kısa liste adayını bugün açıkladı. Çağdaş fotoğrafçılığın sınırlarını zorlayan güçlü görsel anlatıları bir araya getiren yarışma, görsel hikaye anlatımının en çarpıcı örneklerini uluslararası platformda görünür kılıyor. Yaklaşık yirmi yıllık köklü mirasıyla öne çıkan Profesyonel Yarışma; teknik ustalığı güçlü bir anlatı vizyonuyla buluşturan, cesur ve bütünlüklü projeler üreten fotoğrafçıları desteklemeyi sürdürüyor. Bu yıl 200’ü aşkın ülke ve bölgeden 430 binin üzerinde fotoğraf başvurusu alındı. 10 kategorinin kazananları, 30 finalist arasından seçilerek 16 Nisan’da Londra’da düzenlenecek özel törende açıklanacak. Prestijli Yılın Fotoğrafçısı unvanının sahibi, kategori kazananları arasından seçilerek aynı gece açıklanacak. Kazanan; 25.000 ABD doları para ödülünün yanı sıra çeşitli Sony Digital Imaging ekipmanları ve çalışmalarını gelecek yıl Londra’da düzenlenecek sergide kişisel bir sunumla sergileme fırsatı elde edecek. Kazananlar ve finalistler ayrıca, sektörün önde gelen isimleriyle özel oturumların gerçekleştirileceği ve kariyer gelişimlerine yönelik uzman rehberliği sunan “Insights” programı kapsamında Londra’ya davet edilecek. Finalist ve kısa listeye kalan fotoğrafçıların eserlerinden oluşan seçki ise ilk olarak 17 Nisan – 5 Mayıs 2026 tarihleri arasında Londra’daki Somerset House’ta düzenlenecek Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri 2026 Sergisi kapsamında ziyaretçilerle buluşacak; sergi daha sonra farklı lokasyonlarda sanatseverlerle bir araya gelecek. Seçici kurul adına değerlendirmede bulunan Jüri Başkanı Monica Allende, şunları söyledi: “Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri 2026 Profesyonel Yarışma kategorisinde finale kalan ve kısa listeye seçilen çalışmalar, fotoğraf pratiğindeki dikkat çekici gelişimi ve fotoğrafın güçlü bir hikaye anlatım aracı olarak benimsenmesine yönelik derin bağlılığı ortaya koyuyor. Değerlendirdiğimiz pek çok seri boyunca; sevginin, nezaketin ve çoğu zaman zorlu gerçekliklere dokunan sessiz direncin kutlanışıyla insan deneyiminin farklı katmanlarından derin biçimde etkilendim. En güçlü karelerin birçoğu, gündelik yaşamın içinde saklı kalan samimi anlara ve küçük kahramanlıklara odaklanarak, sıradan akışın içinde varlığını sürdüren gücü ve ruhu görünür kılıyor.” Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri 2026 Profesyonel Yarışma kategorilerinin her birinde finale kalan üç proje ise şöyle sıralanıyor: MİMARLIK VE TASARIM André Tezza’nın (Brezilya) Everyday Structures adlı projesi, Güney Brezilya’daki mahalle bakkallarının mütevazı mimarisine ışık tutuyor. Joy Saha’nın (Bangladeş) Homes of Haor çalışması ise Bangladeş’in Haor bölgesindeki yerel mimariyi belgeliyor; bu bölgede evler, muson döneminde adalara dönüşen yükseltilmiş toprak yığınları üzerine inşa ediliyor. Chen Liang’ın (Çin Ana Karası) serisi ise Çin’in Guangdong Eyaleti’ndeki Jiangmen kentinde bulunan gözetleme kulelerini mercek altına alarak, Çin ve uluslararası mimari etkilerin özgün bir birleşimini ortaya koyuyor. YARATICI Pablo Ramos’un (Meksika) The Black Album adlı projesi, arşiv fotoğraflarından kesilen siluetler aracılığıyla Meksika’daki kayıpları ele alıyor ve görüntüleri yokluğun çarpıcı bir kolektif portresine dönüştürüyor. Ben Brooks (Birleşik Krallık) The Palm, On Piru serisinde Güney Los Angeles’tan rap sanatçılarının ruhani bağlarını ve kolektif kimliklerini yansıtıyor. Citlali Fabian (Meksika) ise Bilha, Stories of My Sisters adlı çalışmasında portreler ile dijital illüstrasyonları bir araya getirerek Güney Meksika’daki ilham verici kadınların hikayelerine hayat veriyor; projede bölgedeki yerli topluluklardan aktivistler ve sanatçılarla iş birliği yapıyor. BELGESEL PROJELERİ Santiago Mesa’nın (Kolombiya) Under the Shadow of Coca adlı projesi, geçimini bu yasa dışı ekonomiye bağlı olarak sürdüren çiftçileri ve Kolombiya’daki kokain ticaretini kontrol eden silahlı grubu takip ediyor. Alexandre Bagdassarian (Fransa), Sixteen and a Half: Eight Months in a Juvenile Prison çalışmasında Fransa’daki bir çocuk cezaevinde tutuklu bulunan gençlerin gündelik yaşamlarını belgeliyor. Colin Delfosse’un (Belçika) Restitution serisi ise Afrika maskelerinin Demokratik Kongo Cumhuriyeti (DRC) ile Belçika arasındaki yolculuğunu, özgün kullanım amaçlarından müzelerdeki sergilenme süreçlerine kadar izleyerek iade tartışmalarını mercek altına alıyor. ÇEVRE Shane Hynan’ın (İrlanda) Beneath | Beofhód adlı serisi — İrlandaca’da “toprağın altındaki yaşam” anlamına geliyor — Kelt geleneğinde bataklıkların ilkel ve köklü önemini, kültürel ve çevresel gerekliliklerin etkileşimi üzerinden ele alıyor. Matteo Trevisan’ın (İtalya) Jinê Land: Where Women Keep the Earth Alive projesi ise Suriye’nin Rojava bölgesinde, kadınların öncülüğünde yürütülen ekolojik ve toplumsal yeniden inşa sürecini belgeliyor; toplulukların geleceğe dair deneysel bir vizyon etrafında bir araya gelişini yansıtıyor. Isadora Romero’nun (Ekvador) Notes on How to Build a Forest çalışması ise ormanları, zaman içinde insan ve insan dışı pek çok topluluğun birlikte şekillendirdiği kültürel alanlar olarak inceliyor. MANZARA Dafna Talmor’un (Birleşik Krallık) Constructed Landscapes adlı çalışması, sanatçının kişisel arşivinden yola çıkarak elde basılmış ve kolajlanmış renkli negatifleri soyut peyzaj temsillerine dönüştürüyor. Andreas Secci’nin (Almanya) serisi, Fransa’nın Normandiya ve Bretanya kıyılarındaki istiridye çiftliklerinin havadan görünümlerinden oluşan soyut manzaralar sunuyor. Michael Blann (Birleşik Krallık) ise fotopolimer gravür tekniğini kullanarak Avrupa’nın ikonik dağ yollarını tasvir ediyor. PERSPEKTİF Hayate Kurisu’nun (Japonya) Living Photographs adlı çalışması, fotoğrafçının ve eşinin ölü doğumla sonuçlanan bir kaybın ardından yaşadıkları deneyimi ve kremasyon öncesinde aile olarak birlikte geçirdikleri günleri belgeliyor. Fredrik Lerneryd (İsveç), Country Music in Kenya projesinde Nairobi’de düzenlenen Uluslararası Kovboy Günü festivalini görüntüleyerek Kenya’daki country müzik tutkunları için önemli bir etkinliği yansıtıyor. Seungho Kim’in (Kore Cumhuriyeti) Sunny Side Up: A Portrait of the Most Average K-Parenting Today serisi ise fotoğrafçının kendi ailesine odaklanarak ebeveynler, köpek ve bebeğin bir araya geldiği ev yaşamının keyifli kaosunu gözler önüne seriyor. PORTRE FOTOĞRAFÇILIĞI Federico Borella (İtalya), Özbekistan’daki Koryo-saram topluluğunu belgeliyor; ‘K-Wave’in etkisi altındaki yeni kuşak Kore kimliklerini yeniden sahipleniyor. Jean-Marc Caimi ve Valentina Piccinni’nin (İtalya) The Faithful adlı çalışması, bir papanın ölümü ile yenisinin seçilmesi arasındaki süreçte Vatikan’daki Aziz Petrus Meydanı’nda toplanan kalabalıklardan portreler sunuyor; adeta hayranlık kültürüne dönüşen bir hac yolculuğunu yansıtıyor. Marisa Reichert’in (Almanya) be:longing serisi ise Endonezya’nın Java Adası’ndaki Yogyakarta’da yaşayan ileri yaşlardaki Müslüman trans bireylerin yaşamlarını belgeliyor; inanç, kimlik ve toplumsal beklentiler arasında kurmaya çalıştıkları dengeyi gözler önüne seriyor. SPOR Todd Antony’nin (Yeni Zelanda) serisi, Farsça’da kelime anlamıyla ‘Buzkashi’ (keçi çekme) anlamına gelen ve Tacikistan’ın sert ve köklü sporlarından biri olan Buzkashi’ye odaklanıyor. Rob Van Thienen (Belçika), It’s a Dog’s Life çalışmasında tazı eğitim seanslarını izleyerek, pistte yapay bir tavşanı kovalayan köpeklerin hareket halindeki dinamik görüntülerinden oluşan bir seri ortaya koyuyor. Morgan Otagburuagu’nun (Nijerya) Beneath the Bridge projesi ise Nijerya’nın Lagos kentinde, profesyonel ringlerin ışıltısından uzak bir noktada amatör boksörlerin antrenman yaptığı derme çatma bir spor salonunu belgeliyor. NATÜRMORT Daniele Vita’nın (İtalya) The Bronte Pistachio adlı çalışması, Sicilya’nın Antep fıstıklarını uzun soluklu bir araştırma kapsamında ele alıyor; her birini tek tek fotoğraflayarak özgün niteliklerini yakından ortaya koyuyor. Gargi Sharma’nın (Hindistan) Experiments in Stillness serisi, nesne ile izleyici arasındaki diyaloğu keşfederek çoklu yorumlara ve dinginlik anlarına alan açıyor. Vilma Taubo’nun (Norveç) Talking Without Speaking projesi ise gündelik nesnelerin protesto sembollerine dönüşmesini konu alan fotoğraflardan oluşuyor. YABAN HAYATI VE DOĞA Wolfgang Duerr’in (Almanya) WILD adlı serisi, hareket sensörleriyle tetiklenen bir kamera aracılığıyla çekildi; siyah beyaz karelerde farklı yaban hayvanları hareket halinde görüntüleniyor. Anita Pouchard Serra’nın (Arjantin) serisi ise Buenos Aires’teki özel bir yerleşim alanında mahallede yaşayan kapibaralar ile site sakinleri arasındaki çatışmayı ele alıyor. Will Burrard-Lucas’ın (Birleşik Krallık) Crossing Point projesi, Kenya’daki Maasai Mara Ulusal Rezervi’nde yaban hayatını görüntülüyor; nesli tehlike altındaki siyah gergedanları izlemek amacıyla kurulan uzaktan kamera tuzağı, sonunda ormanlık nehir geçidinde toplanan çok sayıda hayvanı ortaya çıkarıyor. 2026 Profesyonel Yarışma jürisi şu isimlerden oluşuyor: Monica Allende, Bağımsız Küratör ve Fotoğraf Danışmanı, Jüri BaşkanıDaniel Brena, Direktör, Centro de las Artes de San Agustín, MeksikaYumi Goto, Bağımsız Küratör, Editör, Araştırmacı ve Yayıncı, JaponyaZack Hatfield, Yönetici Editör, Aperture dergisi, ABDPaul Ninson, Kurucu ve İcra Direktörü, Dikan Center, GanaBindi Vora, Sanatçı ve Kıdemli Küratör, Autograph, Birleşik Krallık Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YASED: 2025 Yılında Türkiye’ye 13,1 Milyar Dolar Değerinde Uluslararası Doğrudan Yatırım Geldi Haber

YASED: 2025 Yılında Türkiye’ye 13,1 Milyar Dolar Değerinde Uluslararası Doğrudan Yatırım Geldi

Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Ödemeler Dengesi İstatistiklerinin açıklanmasının ardından Rakamlarla Uluslararası Doğrudan Yatırımlar Bültenini yayımladı. 13 Şubat 2026’da paylaşılan güncel resmi verilere göre, Aralık ayı verisiyle birlikte, 2025 yılı toplam UDY girişi 13,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu tutar, 2024 yılına kıyasla yüzde 12’lik bir artışa işaret ederken 2003 yılından itibaren Türkiye’ye gelen UDY girişlerinin toplam değeri ise 288 milyar doları aştı. Yılın 12 ayındaki toplam UDY girişi 13,1 milyar dolar olarak hesaplanırken bu yatırımların 9,7 milyar doları yatırım sermayesi şeklindeydi. Yıl içerisindeki toplam UDY’nin 2,8 milyar doları borçlanma araçları, 2,3 milyar doları yabancı uyruklulara gayrimenkul satışı yoluyla kaydedildi. Yatırım tasfiyelerinin 1,7 milyar dolar değerinde aşağı yöndeki etkisiyle yıl toplamındaki UDY girişi 13,1 milyar dolar oldu. En fazla yatırım toptan ve perakende ticaret, gıda imalatı ve BİT sektörlerinde 2025 yılı içerisinde gerçekleşen 9,7 milyar dolar değerindeki yatırım sermayesi girişlerinde, 3 milyar dolarlık yatırım girişi ile toptan ve perakende ticaret, yüzde 32’lik bir pay aldı. Gıda, içecek ve tütün ürünleri imalatı ve bilgi ve iletişim de sırasıyla yüzde 14’erlik paylarıyla geçmiş kümülatif performanslarının üzerinde bir performans sergileyerek yatırım sermayesi girişlerinde öne çıkan diğer sektörler oldu. 2025’te en fazla uluslararası yatırım Hollanda, Lüksemburg ve Kazakistan’dan geldi 2003-2024 dönemi toplamında yüzde 58’lik pay sahibi olan Avrupa Birliği (AB-27) ülkeleri 2025 yılında yüzde 66’lık bir pay aldı. Spesifik olarak 2,9 milyar dolarlık yatırımı ile Hollanda yüzde 30’luk bir pay aldı. Ülkeler özelinde Hollanda’yı, yüzde 12 ile Lüksemburg, yüzde 12 ile Kazakistan, yüzde 8 ile Almanya ve yüzde 6’lık payı ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) takip etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

13. Mimari Doğal Taş Yarışması Başvurulara Açıldı! Haber

13. Mimari Doğal Taş Yarışması Başvurulara Açıldı!

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB), T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle düzenlenen 13. Mimari Doğal Taş Yarışması ile Türk doğal taşlarının mimarlık ve tasarım alanlarındaki çağdaş, nitelikli ve yenilikçi kullanımını desteklemeyi sürdürüyor. Yarışma, doğal taşın estetik, yapısal ve kültürel potansiyelini farklı ölçeklerde üretilmiş projeler aracılığıyla görünür kılmayı amaçlıyor. Bu yıl itibarıyla kapsamı yeniden ele alınan yarışma, önceki dönemlerden farklı olarak mimarlık ve mekansal tasarım odaklı bir yapıyla yeniden kurgulandı. Güncel edisyonunda odağını mimarlık, iç mimarlık, kentsel tasarım ve ilişkili tasarım disiplinlerine genişleten yarışma, doğal taşın güncel mimari pratikler içindeki rolünü, uygulamaya geçmiş projeler ve mekânsal tasarım önerileri üzerinden ele almayı hedefliyor. Türkiye’nin 650’nin üzerinde renk ve desen çeşitliliğine sahip doğal taş zenginliğini mimarlık, iç mimarlık, kentsel tasarım, peyzaj, koruma ve restorasyon projeleriyle buluşturmayı teşvik eden yarışma; doğal taşı yalnızca bir yapı malzemesi olarak değil, tasarımın belirleyici bir bileşeni olarak ele alan tamamlanmış projeleri odağına alıyor. Bu doğrultuda yarışma, yapı kültürüne katkı sunan, doğal taş kullanımını estetik ve işlevsel açıdan bütüncül biçimde ele alan nitelikli tasarımları ödüllendirmeyi amaçlıyor. Yarışmada, Kategori Ödülleri, mimarlık ve tasarım disiplinlerinde üretilmiş ve 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren tamamlanmış projeler arasından seçilecek uygulamalar üzerinden değerlendirilecek. Mimari, İç Mimari, Kentsel Tasarım / Kamusal Alan Tasarımı, Peyzaj Tasarımı, Koruma / Restorasyon ve Yeniden İşlevlendirme kategorilerinde; Türk doğal taşlarının kullanıldığı, hayata geçmiş projeler yarışma kapsamına dahil ediliyor. Böylece doğal taşın güncel mimari üretim içindeki yeri, uygulamaya geçmiş örnekler üzerinden ele alınıyor. Yarışmanın ikinci ana başlığını oluşturan En İyi Stant Tasarımı Ödülü ise yarışmaya özel olarak tasarlanmış projelere odaklanıyor. Bu kategori kapsamında, Türkiye’nin doğal taş çeşitliliğini temsil edecek şekilde, yalnızca bu yarışma için geliştirilmiş özgün stant tasarımı önerileri değerlendirilmeye alınacak. Stant Tasarımı Ödülü, doğal taşın sergileme, anlatım ve mekânsal temsil potansiyelini araştıran yenilikçi yaklaşımları teşvik etmeyi hedefliyor. Kategori Ödülleri kapsamında yarışmaya dahil edilecek projelerde, başvurunun projeyi hayata geçiren proje müellifi tarafından yapılması ve müellifliğin başvuru sürecinde beyan edilmesi beklenirken En İyi Stant Tasarımı Ödülü üniversitelerin Mimarlık, İç Mimarlık, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı, Peyzaj Mimarlığı, Kentsel Tasarım ile Koruma ve Restorasyon lisans veya yüksek lisans programlarından mezun tasarımcılara açık. Yarışma, mimarlık ve tasarım alanlarında farklı disiplinlerden gelen üretimleri bir araya getirerek doğal taşın çok yönlü kullanımına dair zengin bir perspektif sunmayı amaçlıyor. Bağımsız mimar ve tasarımcılardan oluşan Seçici Kurul tarafından yapılacak değerlendirmeler sonucunda yarışmanın Kategori Ödülleri bölümünde ödül alan tasarımcıların İMİB tarafından katılım sağlanan ulusal ve uluslararası etkinliklere davet edilmesi planlanıyor. En İyi Stant Tasarımı Ödülü’ne layık görülen projenin ise İMİB’in katılacağı ulusal ve/veya uluslararası organizasyonlarda uygulanması söz konusu olabilecek. 13. Mimari Doğal Taş Yarışması Takvimi şu şekilde açıklandı: Proje Son Teslim Tarihi: 13 Şubat 2026 Seçici Kurul Değerlendirmesi: 20 Şubat 2026 Sonuçların Açıklanması: 28 Şubat 2026 Ödül Töreni: 23 Mart 2026 Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SALT Araştırma Fonu 2026 Başvuruları için Son İki Hafta Haber

SALT Araştırma Fonu 2026 Başvuruları için Son İki Hafta

Garanti BBVA tarafından kurulan Salt’ın bilgi üretimi ve paylaşımını desteklemek üzere 2013’ten bu yana her yıl düzenlediği Salt Araştırma Fonları’nın 2026 başvuruları, 16 Şubat Pazartesi saat 18.00’e kadar devam ediyor. Salt Araştırma Fonları ile 19. yüzyıldan günümüze Türkiye’de kent, toplum ve ekonomi ile 1950 sonrası sanat, mimarlık, tasarım alanlarında özgün belge edinimi ve araştırma hedefli projeler teşvik ediliyor. Bu yıl, Garanti BBVA’nın iki ek fonuyla birlikte toplam sekiz proje destekleniyor. Garanti BBVA Ekonomi Tarihi Fonu’yla, ekonomi tarihi alanındaki araştırmalara sürdürülebilir bir katkı sunulması amaçlanıyor. İki aşamada tamamlanacak başvuru süreci sonucunda seçilen araştırma projelerinin her birine 90.000 TL’lik fon desteği sağlanacak. Ön başvurular ile konu, dönem ve araştırma alanı bakımından içeriğin uygunluğu değerlendirilecek. Bu aşamayı geçen aday projeler için son başvuru tarihi 16 Mart Pazartesi; sonuçların duyuru tarihi 21 Nisan Salı’dır. Bu yılki değerlendirme süreci Dr. Özge Gençel (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi), Dr. Emre Gönlügür (İzmir Ekonomi Üniversitesi), Doç. Dr. Kıvanç Karaman (Boğaziçi Üniversitesi), Doç. Dr. Ayşe Ozil (Sabancı Üniversitesi), Sezin Romi (Salt) ve Lorans Tanatar Baruh’un (Salt) yer aldığı Seçici Kurul tarafından yürütülecek. Desteklenen projelerin çıktıları, Aralık ayında düzenlenecek sunumlarla kamunun yorum ve katkılarına açılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’na Başvurular Sürüyor Haber

Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’na Başvurular Sürüyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından 14-17 Nisan 2026 tarihlerinde yapılacak Marble İzmir–Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı kapsamında düzenlenen 8. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması için başvurular sürüyor. Akademisyenlerden tasarımcılara ve sektör profesyonellerine kadar birçok önemli ismin yer aldığı jüri tarafından tasarımların değerlendirileceği yarışmaya, 8 Şubat 2026 Pazar gününe kadar başvuru yapılabiliyor. Geçtiğimiz yıl yurt içi ve yurt dışından 892 genç tasarımcının başvurduğu yarışma kapsamında, bu yıl da çeşitli üniversitelerin ilgili bölümlerindeki öğrenciler için tanıtım toplantıları gerçekleştiriliyor. Final ve ödül töreni 14 Nisan’da Başvuruların tamamlanmasının ardından jüri değerlendirme süreci başlayacak ve finale kalan projeler belirlenecek. Yarışmanın finali ve ödül töreni, 14 Nisan 2026 tarihinde Marble İzmir Fuarı kapsamında gerçekleştirilecek. Finale kalan tasarımlar, fuar süresince sergilenerek sektör temsilcileri ve ziyaretçilerle buluşacak. Bu yıl, yarışma kapsamında, 550 bin TL’yi aşan miktarda ödüller dağıtılacak. Birinciye 200 bin TL, ikinciye 130 bin TL, üçüncüye ise 65 bin TL para ödülü verilecek. Ayrıca Ege İhracatçı Birlikleri Özel ödülü, firma özel ödülleri, tasarım tescil desteği, yazılım ödülü, tatil ödülü, üretim ve staj imkanları ile yurt dışı katılımcılara yönelik özel ödüller de yarışma kapsamında yer alacak. Yarışmaya en çok öğrencinin başvuru yaptığı üniversiteye ise 3D yazıcı hediye edilecek. Üretime dönüşebilir nitelikte olması gerekiyor Yarışma, katma değeri yüksek ürünlerin ortaya çıkmasını, doğal taş sektörünün uluslararası piyasada rekabet gücünün artırılmasını ve genç tasarımcıların teşvik edilmesini hedefliyor. Üniversitelerin mimarlık, mühendislik, mimarlık ve tasarım, sanat ve tasarım, güzel sanatlar ve tasarım fakültelerinin lisans bölümleri ile üniversitelerin tasarımla ilgili diğer lisans ve ön lisans programlarında öğrenim gören öğrencilerin katılımına açık düzenleniyor. Yüksek lisans ve doktora eğitimi gören adaylar da yarışmaya başvurabiliyor. Katılımcılar, mevcut doğal taşlar ya da doğal taş artıklarını kullanarak geliştirecekleri projelerle yarışmaya başvurabiliyor. Dekoratif ev eşyaları ile tekil mobilya tasarımlarının yanı sıra ev ve ofis kullanımına yönelik katma değeri yüksek ürünler ile lavabo ve küvet gibi tasarımlar da yarışma kapsamında değerlendiriliyor. Tasarımların yalnızca fikir aşamasında kalmayıp üretime dönüşebilir nitelikte olması önem taşıyor. Jüride kimler var? Yarışmanın değerlendirme süreci; akademi, tasarım dünyası ve sektörün deneyimli isimlerinden oluşan jüri tarafından yürütülecek. Jüri Onur Konuğu olarak akademisyen ve sektör temsilcisi Prof. Önder Küçükerman’ın yer aldığı jüride; Dr. Öğr. Üyesi A. Can Özcan, Endüstriyel Tasarımcı Adnan Serbest, Endüstriyel Tasarımcı Ahmet Toplu, İç Mimar Atilla Kuzu, Doç. Dr. Ayşem G. Başar, Dr. Öğr. Üyesi Elif Kocabıyık, İç Mimar Esra Kazmirci, Prof. Dr. Çiğdem Kaya, Prof. Dr. Faruk Çalapkulu, Mimar Gökhan Karakuş, Prof. Dr. Ilia Palaguta, Prof. Dr. M. Lütfi Hidayetoğlu, Prof. Dr. Marinella Ferrara, Prof. Dr. Michal Stefanovski, sektör temsilcisi Oben İnceler, Mimar Öznur Turak Eke, sektör temsilcisi Remzi Boncuk, Prof. Dr. S. Meltem Özkaraman Şen, Doç. Dr. Selçuk Demirci, Prof. Dr. Serkan Güneş ve İç Mimar Yeşim Kozanlı bulunuyor. 8. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’na ilişkin başvuru koşulları, yarışma takvimi ve detaylı bilgiler https://www.degisiktasarimyarismasi.com/ adresinde yer alırken yarışma başvuruları da yine aynı web sitesi üzerinden online olarak gerçekleştiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

13. Mimari Doğal Taş Yarışması Başvurulara Açıldı! Haber

13. Mimari Doğal Taş Yarışması Başvurulara Açıldı!

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği tarafından bu yıl 13. kez düzenlenen Mimari Doğal Taş Yarışması, mimarlık ve mekansal tasarım odaklı yenilenen yapısıyla başvurulara açıldı. Doğal taşın kullanıldığı tamamlanmış projelerin değerlendirileceği “Kategori Ödülleri” ile yarışmaya özel olarak geliştirilecek sergileme odaklı tasarım önerilerinin ele alınacağı “En İyi Stant Tasarımı Ödülü” olmak üzere iki ana kategoride düzenlenen yarışmaya başvurular 13 Şubat 2026 tarihine kadar kabul ediliyor. İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB), T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle düzenlenen 13. Mimari Doğal Taş Yarışması ile Türk doğal taşlarının mimarlık ve tasarım alanlarındaki çağdaş, nitelikli ve yenilikçi kullanımını desteklemeyi sürdürüyor. Yarışma, doğal taşın estetik, yapısal ve kültürel potansiyelini farklı ölçeklerde üretilmiş projeler aracılığıyla görünür kılmayı amaçlıyor. Bu yıl itibarıyla kapsamı yeniden ele alınan yarışma, önceki dönemlerden farklı olarak mimarlık ve mekansal tasarım odaklı bir yapıyla yeniden kurgulandı. Güncel edisyonunda odağını mimarlık, iç mimarlık, kentsel tasarım ve ilişkili tasarım disiplinlerine genişleten yarışma, doğal taşın güncel mimari pratikler içindeki rolünü, uygulamaya geçmiş projeler ve mekânsal tasarım önerileri üzerinden ele almayı hedefliyor. Türkiye’nin 650’nin üzerinde renk ve desen çeşitliliğine sahip doğal taş zenginliğini mimarlık, iç mimarlık, kentsel tasarım, peyzaj, koruma ve restorasyon projeleriyle buluşturmayı teşvik eden yarışma; doğal taşı yalnızca bir yapı malzemesi olarak değil, tasarımın belirleyici bir bileşeni olarak ele alan tamamlanmış projeleri odağına alıyor. Bu doğrultuda yarışma, yapı kültürüne katkı sunan, doğal taş kullanımını estetik ve işlevsel açıdan bütüncül biçimde ele alan nitelikli tasarımları ödüllendirmeyi amaçlıyor. Yarışmada, Kategori Ödülleri, mimarlık ve tasarım disiplinlerinde üretilmiş ve 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren tamamlanmış projeler arasından seçilecek uygulamalar üzerinden değerlendirilecek. Mimari, İç Mimari, Kentsel Tasarım / Kamusal Alan Tasarımı, Peyzaj Tasarımı, Koruma / Restorasyon ve Yeniden İşlevlendirme kategorilerinde; Türk doğal taşlarının kullanıldığı, hayata geçmiş projeler yarışma kapsamına dahil ediliyor. Böylece doğal taşın güncel mimari üretim içindeki yeri, uygulamaya geçmiş örnekler üzerinden ele alınıyor. Yarışmanın ikinci ana başlığını oluşturan En İyi Stant Tasarımı Ödülü ise yarışmaya özel olarak tasarlanmış projelere odaklanıyor. Bu kategori kapsamında, Türkiye’nin doğal taş çeşitliliğini temsil edecek şekilde, yalnızca bu yarışma için geliştirilmiş özgün stant tasarımı önerileri değerlendirilmeye alınacak. Stant Tasarımı Ödülü, doğal taşın sergileme, anlatım ve mekânsal temsil potansiyelini araştıran yenilikçi yaklaşımları teşvik etmeyi hedefliyor. Kategori Ödülleri kapsamında yarışmaya dahil edilecek projelerde, başvurunun projeyi hayata geçiren proje müellifi tarafından yapılması ve müellifliğin başvuru sürecinde beyan edilmesi beklenirken En İyi Stant Tasarımı Ödülü üniversitelerin Mimarlık, İç Mimarlık, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı, Peyzaj Mimarlığı, Kentsel Tasarım ile Koruma ve Restorasyon lisans veya yüksek lisans programlarından mezun tasarımcılara açık. Yarışma, mimarlık ve tasarım alanlarında farklı disiplinlerden gelen üretimleri bir araya getirerek doğal taşın çok yönlü kullanımına dair zengin bir perspektif sunmayı amaçlıyor. Bağımsız mimar ve tasarımcılardan oluşan Seçici Kurul tarafından yapılacak değerlendirmeler sonucunda yarışmanın Kategori Ödülleri bölümünde ödül alan tasarımcıların İMİB tarafından katılım sağlanan ulusal ve uluslararası etkinliklere davet edilmesi planlanıyor. En İyi Stant Tasarımı Ödülü’ne layık görülen projenin ise İMİB’in katılacağı ulusal ve/veya uluslararası organizasyonlarda uygulanması söz konusu olabilecek. 13. Mimari Doğal Taş Yarışması Takvimi şu şekilde açıklandı: Proje Son Teslim Tarihi: 13 Şubat 2026 Seçici Kurul Değerlendirmesi: 20 Şubat 2026 Sonuçların Açıklanması: 28 Şubat 2026 Ödül Töreni: 23 Mart 2026 Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ev ve Şehir Vakfı’ndan Mimarlık Öğrencilerine Kitap Desteği Haber

Ev ve Şehir Vakfı’ndan Mimarlık Öğrencilerine Kitap Desteği

Türk Mimar, Düşünür ve Şehir Plancısı merhum Dr. Turgut Cansever tarafından 2002 yılında kurulan ‘Ev ve Şehir Vakfı’, mimarlık, şehircilik ve tasarım ortamının gelişimine ve nitelikli mimarlık yayıncılığının varlığını sürdürmesine katkı sağlamak amacıyla üniversitelere kitap desteği sağlıyor. Mimarlık alanındaki yayınları ile öne çıkan Arketon Yayınevi iş birliği ile gerçekleştirilen çalışma kapsamında, Türkiye’nin önde gelen toplam 360 eğitim kurumunun Mimarlık Fakültesi Dekanları, Şehir ve Bölge Planlama Bölüm Başkanları, Mimarlık Bölüm Başkanları, Mimarlık Fakültesi Kütüphaneleri ile Arketon Yayınevi iş birliğinde hazırladığı beş kitaplık seçkisi paylaşıldı. Söz konusu seçki; Aykut Köksal’ın Bu Mekan Artık Bu Yer Değil, Otto Wagner tarafından kaleme alınan Modern Mimarlık, Ebenezer Howard’ın Yarının Bahçe Kentleri ile Restore Etmeyelim, Koruyalım! başlığını taşıyan Dehio-Riegl imzalı kitap ve Serpil Özaloğlu Merzi'nin çevirisi ve Aykut Köksal'ın editörlüğüyle yer alan Mısırlı mimar Hasan Fethi'nin (1900-1989) Birlikte İnşa Etmek” adlı eserleri içeriyor. Ev ve Şehir Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Emine F. Öğün, “Dr. Turgut Cansever’in düşünce dünyası, yalnızca mimarlık tarihimizin değil, aynı zamanda şehirlerimize bakışımızın da en güçlü ilham kaynaklarından biri olmaya devam ediyor. Vakıf olarak amacımız; bu birikimi genç kuşaklarla buluşturmak, nitelikli mimarlık yayıncılığının sürekliliğine katkı sunmak ve üniversitelerimizdeki akademik üretimi desteklemek. Arketon Yayınevi ile gerçekleştirdiğimiz bu çalışma sayesinde, mimarlık kültürümüzün derinliğini ve çeşitliliğini daha geniş bir öğrenci topluluğuna ulaştırmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bilginin paylaşıldıkça çoğaldığına inanıyor, bu katkının geleceğin mimar ve şehir plancılarına yeni ufuklar açmasını diliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.