Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mimarlık

Kapsül Haber Ajansı - Mimarlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mimarlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ev ve Şehir Vakfı’ndan Mimarlık Öğrencilerine Kitap Desteği Haber

Ev ve Şehir Vakfı’ndan Mimarlık Öğrencilerine Kitap Desteği

Türk Mimar, Düşünür ve Şehir Plancısı merhum Dr. Turgut Cansever tarafından 2002 yılında kurulan ‘Ev ve Şehir Vakfı’, mimarlık, şehircilik ve tasarım ortamının gelişimine ve nitelikli mimarlık yayıncılığının varlığını sürdürmesine katkı sağlamak amacıyla üniversitelere kitap desteği sağlıyor. Mimarlık alanındaki yayınları ile öne çıkan Arketon Yayınevi iş birliği ile gerçekleştirilen çalışma kapsamında, Türkiye’nin önde gelen toplam 360 eğitim kurumunun Mimarlık Fakültesi Dekanları, Şehir ve Bölge Planlama Bölüm Başkanları, Mimarlık Bölüm Başkanları, Mimarlık Fakültesi Kütüphaneleri ile Arketon Yayınevi iş birliğinde hazırladığı beş kitaplık seçkisi paylaşıldı. Söz konusu seçki; Aykut Köksal’ın Bu Mekan Artık Bu Yer Değil, Otto Wagner tarafından kaleme alınan Modern Mimarlık, Ebenezer Howard’ın Yarının Bahçe Kentleri ile Restore Etmeyelim, Koruyalım! başlığını taşıyan Dehio-Riegl imzalı kitap ve Serpil Özaloğlu Merzi'nin çevirisi ve Aykut Köksal'ın editörlüğüyle yer alan Mısırlı mimar Hasan Fethi'nin (1900-1989) Birlikte İnşa Etmek” adlı eserleri içeriyor. Ev ve Şehir Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Emine F. Öğün, “Dr. Turgut Cansever’in düşünce dünyası, yalnızca mimarlık tarihimizin değil, aynı zamanda şehirlerimize bakışımızın da en güçlü ilham kaynaklarından biri olmaya devam ediyor. Vakıf olarak amacımız; bu birikimi genç kuşaklarla buluşturmak, nitelikli mimarlık yayıncılığının sürekliliğine katkı sunmak ve üniversitelerimizdeki akademik üretimi desteklemek. Arketon Yayınevi ile gerçekleştirdiğimiz bu çalışma sayesinde, mimarlık kültürümüzün derinliğini ve çeşitliliğini daha geniş bir öğrenci topluluğuna ulaştırmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bilginin paylaşıldıkça çoğaldığına inanıyor, bu katkının geleceğin mimar ve şehir plancılarına yeni ufuklar açmasını diliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Roca Galeri’nin 8’incisi Hindistan’da Açıldı Haber

Roca Galeri’nin 8’incisi Hindistan’da Açıldı

Roca Grup, mimarlık, iç mekan tasarımı, inovasyon ve sürdürülebilirliği buluşturan; disiplinler arası etkileşimi teşvik eden kültürel buluşma noktaları Roca Galeri ağını büyütmeye devam ediyor. Grup; Barselona, Madrid, Lizbon, Londra, Şanghay, Pekin ve São Paulo’da yer alan tasarım odaklı merkezlerden oluşan uluslararası Roca Galerileri arasına son olarak Hindistan’ı da ekledi. Hindistan’daki ilk temsil noktası olan Roca Delhi Galeri, mimarlık, tasarım ve inovasyon için yeni bir buluşma alanı olarak konumlanıyor. Galeri, Roca Grup’un en dinamik ve stratejik küresel pazarlarından biri olan Hindistan’a yönelik uzun vadeli vizyonunun önemli bir göstergesi niteliği taşıyor. “Kaleydoskop” kavramından ilham alan tasarım yaklaşımı Hindistan’da perakende mağaza tasarımı konusunda uzmanlaşmış Ultraconfidential tasarım stüdyosu tarafından tasarlanan Roca Delhi Galeri, insan odaklı tasarım anlayışı, kapsayıcı deneyim kurgusu ve yenilikçi yaklaşımıyla öne çıkıyor. Roca Delhi Galeri, çeşitlilik, dönüşüm ve çoklu bakış açılarını simgeleyen “kaleydoskop” kavramından ilham alıyor. Bu yaklaşım, mekanın genel kurgusunu belirlerken sade çizgiler, yalın yüzeyler ve dengeli aydınlatma ile sakin bir mimari dil oluşturuyor. Özel tasarım akrilik çubuk elemanlar, harekete ve ışığa tepki veren kromatik filtreler olarak mekana ritim ve akışkanlık kazandırırken, Hindistanlı zanaatkarlar tarafından üretilen el yapımı karolar dokunsal ve yerel bir katman ekleyerek küresel tasarım kültürü ile bölgesel zanaat gelenekleri arasındaki bağı güçlendiriyor. Yapının bir diğer katı ise ana galeriyi tamamlayan ve kendine özgü bir atmosfere sahip olan Roca Grup’un bir diğer markası LAUFEN Delhi alanına ayrıldı. Daha koyu ve içe dönük bir renk paletiyle kurgulanan bu bölüm, LAUFEN’in premium koleksiyonlarının heykelsi niteliklerini ve tasarımdaki inceliğini güçlü bir biçimde öne çıkarıyor. Ortaya çıkan bütüncül deneyim, her iki markanın ayrı kimliklerini net bir şekilde yansıtırken, tasarım mükemmeliyetine yönelik ortak yaklaşımlarını da pekiştirerek uyumlu ve dengeli bir mekansal anlatı sunuyor. İki markayı buluşturan mimari deneyim Roca Grup’un 2006 yılında Parryware ile kurduğu ortak girişimle başlayan Hindistan’daki varlığı, 2011 yılında şirketin tamamının devralınmasıyla daha da güçlendi. Bugün Roca Grup, ileri teknolojiye sahip üretim tesisi ve ülke geneline yayılan güçlü dağıtım ağıyla Hindistan banyo sektöründe lider konumda yer alıyor. Chennai’de bulunan genel merkezinden faaliyetlerini yürüten Grup, sürdürülebilirlik, teknoloji ve tasarıma yönelik istikrarlı yatırımlarını sürdürürken, küresel uzmanlığını Hindistan’daki yaşam alışkanlıklarına dair derin yerel bilgisiyle birleştiriyor. “Bu proje, grup adına önemli bir adım” Roca Grup Hindistan Genel Müdürü Nirmal Kumar, Delhi Galeri hakkında şunları söylüyor: “Roca Delhi Galeri, Hindistan’ın küresel stratejimizdeki güçlü konumunu pekiştiren önemli bir adım. Bu proje, müşterilerimize yüksek standartlarda banyo çözümleri sunma hedefimizin somut bir göstergesi. Roca ve LAUFEN markalarını aynı mekanda bir araya getiren galeri, Hindistan pazarına duyduğumuz güveni ve tasarım ile inovasyona katkı sağlama vizyonumuzu ortaya koyuyor.” Ürün sergilemenin ötesinde, düşünsel paylaşım ve kültürel etkileşim için bir platform olarak kurgulanan Roca Delhi Galeri; mimarlık ve tasarımın çağdaş toplumdaki dönüşen rolünü ele alan sergilere, söyleşilere ve profesyonel buluşmalara ev sahipliği yapacak. Dünya genelinde sekizinci Roca Galeri ve Hindistan’daki ilk galeri olma özelliğini taşıyan Delhi projesi, Avrupa, Asya ve Amerika’daki Roca Galerileri küresel ağını daha da güçlendirirken; sürdürülebilirlik, tasarım kültürü ve geleceğe odaklı inovasyon ekseninde uluslararası etkileşime katkı sunmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Deprem, Sürdürülebilirlik Ve Kent Estetiği Mimarlık Gündeminin Merkezinde Haber

Deprem, Sürdürülebilirlik Ve Kent Estetiği Mimarlık Gündeminin Merkezinde

Deprem riski, iklim krizi ve hızla dönüşen kent yapısı, mimarlık disiplininde tasarım yaklaşımlarının yeniden ele alınmasını zorunlu kılıyor. Güvenli yapı üretiminin yanı sıra çevresel sürdürülebilirlik ve kentle uyumlu planlama anlayışı, günümüz mimarlık gündeminin temel başlıkları arasında yer alıyor. Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Aura Design Kurucusu Mimar Filiz Cingi Yurdakul deprem güvenliğinin yalnızca mühendislik hesaplarıyla sınırlı ele alınmasının yeterli olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Deprem dayanımı elbette birinci öncelik. Ancak güvenli yapı; mimari ana kararlar, malzeme seçimi, uygulama kalitesi ve yapının yaşam döngüsü boyunca göstereceği performansla birlikte ele alınmalıdır. Mimari kararlar yalnızca bugünü değil, yıllar sonrasını da etkiler. Kentsel dönüşümde en çok göz ardı edilen konu ise kentsel hafızadır. Kent yalnızca binalardan ibaret değildir; sokak karakteri, mahalle dokusu ve kamusal yaşam kent kimliğinin temelini oluşturur. Güvenliği artırırken aidiyet duygusunu zayıflatmamak gerekir. Dönüşümün amacı yalnızca yeniden inşa etmek değil, kentsel bütünlüğü koruyarak yeniden kurmak olmalıdır. Deprem güvenliği, daha iyi bir yaşamın başlangıç noktasıdır; dayanıklılık, sürdürülebilirlik ve kent estetiği bu hedefin ayrılmaz parçalarıdır.”

Kastamonu Entegre Endüstriyel Kenevirle ilk 10’da Haber

Kastamonu Entegre Endüstriyel Kenevirle ilk 10’da

Ahşap bazlı panel sektörünün global markası Kastamonu Entegre’nin, endüstriyel kenevir saplarını yüksek katma değerli panele dönüştüren yenilikçi ürünü HempBoard, Fast Company’nin Fast Company Global iş birliğiyle Türkiye’de altıncı kez düzenlenen “En Yenilikçi Şirketler 50” araştırmasında 8. sırada yer aldı. Teknoloji dünyasının önde gelen liderlerinden oluşan jüri tarafından belirlenen listede HempBoard, döngüsel ham madde inovasyonunu iş modelinin merkezine taşıması, çevresel etkisi ve endüstriyel ölçekte uygulanabilirliğiyle öne çıktı. Döngüsel ham madde inovasyonuna yeni bir yaklaşım HempBoard, endüstriyel kenevirin odunsu saplarını atıktan üretim girdisine dönüştüren yapısıyla, Kastamonu Entegre’nin hammadde çeşitliliği artırma, atık miktarını azaltma ve verimliliği geliştirme hedeflerine katkı sağlıyor. Düşük su ihtiyacı, yüksek CO₂ tutma kapasitesi ve üretim süreçlerinde sağladığı enerji tasarrufu, ürünü çevresel etkisi yüksek bir inovasyon olarak konumlandırıyor. Tasarım ve mimarlık için yeni kullanım olanakları Kompozit yapısıyla HempBoard; mimarlık ve iç mekân tasarımında farklı kullanım alanları sunan, estetik ve fonksiyonel bir alternatif olarak öne çıkıyor. Biyobazlı malzemelere yönelik küresel ilgiyle uyumlu yapısı, ürünü endüstriyel kullanımın yanı sıra yaratıcı disiplinler için de değerli bir seçenek haline getiriyor. Ar-Ge odaklı sürdürülebilirlik yaklaşımı Kastamonu Entegre, Türkiye ve yurt dışındaki tesislerinde inovasyonu temel stratejik önceliklerinden biri olarak ele alıyor. Teknopark İstanbul’daki Ar-Ge merkezi, etkin kaynak kullanımı, ileri malzeme teknolojileri ve süreç geliştirme çalışmalarının yürütüldüğü yapı olarak öne çıkıyor. Global ödüllerle pekişen liderlik Daha önce de birçok önemli ödül alan ve listelerde yer bulan HempBoard’un son olarak Fast Company listesinde elde ettiği bu başarı, Kastamonu Entegre’nin sürdürülebilirlik odaklı inovasyon alanında küresel ölçekte artan etkisini bir kez daha gösteriyor.

Bursa Büyükşehir’e ‘Akıllı Şehir’ Ödülü Haber

Bursa Büyükşehir’e ‘Akıllı Şehir’ Ödülü

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin teknolojinin günlük hayatta uygulanabilmesi amacıyla geliştirdiği akıllı şehircilik projeleri bir bir ödül getiriyor. Geçtiğimiz aylarda, dünya genelindeki kentlerin akıllı şehircilik, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma alanlarındaki performanslarını değerlendiren ICF (Akıllı Topluluk Forumu) tarafından En iyi 7 kent (Top7 Intelligent Communities) listesine seçilen Büyükşehir Belediyesi, bu düzeyde ülkemizi temsil eden ilk şehir olma unvanını da kazanmıştı. Bursa’yı yeniden yeşil kimliğine kavuşturmak için çevre yatırımlarına ağırlık veren Büyükşehir Belediyesi, son olarak Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı tarafından ‘Akıllı Şehir Proje Uygulamaları’ ödülüne layık görüldü. ‘Entegre Çevre Haritaları’ projesine ödül Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı’nın organize ettiği ‘2025 KentFest Belediye Ödülleri’ töreni, İstanbul Ataşehir’de düzenlendi. Kentsel dönüşüm, şehircilik, mimarlık, yeşil enerji ve akıllı şehir teknolojileri alanında faaliyet gösteren öncü kurum ve uzmanların bir araya geldiği programda, ‘Kentsel Dönüşüm’, ‘Akıllı Şehir’, ‘İklim Değişikliği ve Sıfır Atık’ proje uygulamaları kategorilerinde ödüller verildi. Bursa Büyükşehir Belediyesi de ‘Entegre Çevre Haritaları’ projesiyle ‘En İyi Akıllı Şehir CBS Geliştiren ve Veri Entegrasyonu Yapan Belediye Ödülü’nü almaya hak kazandı. Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ve Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından geliştirilen projeyle, hava kalitesi, gürültü, atık yönetimi, su kirliliği ve ekosistem verilerinin dijital bir platformda bütünleştirilmesi sağlanıyor. Proje, ayrıca kent düzeyinde karar almayı güçlendiren veri bütünlüğü ve çevresel şeffaflık mekanizmaları da sunuyor. Örnek projelere yakından takip Ödül töreninde konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kendilerini ödüle layık gören Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı’na teşekkür ederken projede emeği geçen Büyükşehir Belediyesi ekibini de tebrik etti. Örnek projeleri yakından takip ettiklerini ve kendi uygulamalarını da diğer belediyelerle paylaştıklarını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, örnek projelerin herkese yol gösterici olmasını diledi. Konuşmasında kentsel dönüşüme de değinen Başkan Mustafa Bozbey, bu alandaki uygulamalarda bütüncül planlama ve parçalı uygulamaya geçilmesi gerektiğinin altını çizerek insanları mutlu eden kentsel dönüşüm sisteminin önemine vurgu yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa’nın Prestijli Projeleri Budapeşte’de Yarışacak Haber

Avrupa’nın Prestijli Projeleri Budapeşte’de Yarışacak

Avrupa’nın önde gelen cephe yarışması Baumit Life Challenge, 2026 yılında Macaristan’da 11’inci kez mimarlık dünyasının yaratıcı projelerini bir araya getirecek. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu pek çok ülkeden yüzlerce proje, uluslararası sahnede yarışacak. Projeler; Müstakil Ev, Çok Katlı Konut, Konut Dışı Yapı, Dış Cephe Isı Yalıtımı Renovasyonu, Tarihi Yapı Restorasyonu ve Dokusu ile Fark Yaratan Yapı kategorilerinde ele alınacak. Yarışmaya başvuran mimarlık ofislerinin projeleri, jüri heyeti tarafından değerlendirilecek. Ödüller ise 2026 yılının mayıs ayında Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de düzenlenecek törenle sahiplerine takdim edilecek. Baumit’in her iki yılda bir düzenlediği uluslararası cephe yarışması Baumit Life Challenge, 2026 yılında 11’inci kez Macaristan’da gerçekleştirilecek. Baumit ürünlerinin yer aldığı cephelerin 6 farklı kategoride değerlendirileceği yarışmada, farklı ülkelerden katılan mimar jüri üyeleri projeleri inceleyecek. Ardından her kategori için 6 proje finale kalacak ve Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de düzenlenecek final gecesinde kategori birincilerinin yanı sıra büyük Life Challenge 2026 ödülü de sahibini bulacak. Baumit Life Challenge 2026’da jüri değerlendirmesine ek olarak halk oylaması da yapılacak. Online platform üzerinden gerçekleşecek oylama sonrası halk oylamasını kazanan projeler sertifika ile ödüllendirilecek. Türkiye’den farklı kategorilerde projelerin katılımı beklenirken, başvurular yıl sonuna kadar devam edecek. “Life Challenge, mimarların vizyonunu uluslararası ölçekte görünür kılıyor” Yarışmanın tüm Avrupa genelinde mimariye ilgi duyanlar için bir buluşma noktası olacağına dikkat çeken Baumit Türkiye Pazarlama Müdürü Selin Tümer Ataoğlu, “Baumit Life Challenge, farklı ülkelerden mimarları bir araya getirerek deneyimlerini ve yaratıcılıklarını paylaşmalarına olanak tanıyan uluslararası bir platform. Türkiye’den katılan projelerin bu ölçekte görünürlük kazanması ve Avrupa’nın önemli mimarlık ofisleri ile aynı sahneyi paylaşması bizim için büyük bir gurur kaynağı” dedi. Baumit Türkiye olarak Life Challenge yarışmasını deneyimleyen mimarların hikayelerini daha geniş kitlelere ulaştırmaya önem verdiklerini de söyleyen Ataoğlu, “Bu yıl sosyal medya hesaplarımızda her iki haftada bir cuma günü yayınladığımız Life Challenge röportaj serisiyle, daha önce gala gecesine katılmış veya jüri heyetinde yer almış Türk mimarların hem yarışma sürecinde elde ettikleri deneyimleri hem de yarışmaya dair bakış açılarını paylaşıyoruz. Bu içeriklerin, genç mimarlar için ilham verici birer kaynak olduğuna ve yarışmanın sadece ödül töreniyle sınırlı kalmayıp uzun soluklu ve besleyici bir etkileşim ortamı yarattığına inanıyoruz. Mimarlık yapıları tasarlamaktan öte, kültürel mirası, kentlerin kimliğini ve geleceğini şekillendiren bir uzmanlık. Bu noktada Baumit olarak Life Challenge yarışması ile nitelikli yapı üretimini desteklemeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Seranit’ten İklim Koşullarına Karşı Dayanıklı Dış Cephe Çözümleri Haber

Seranit’ten İklim Koşullarına Karşı Dayanıklı Dış Cephe Çözümleri

Mimarlık ve tasarım dünyasında dış cephe artık yalnızca yapının dış yüzeyi değil; binanın karakterini, ruhunu ve çağdaş mimariyle kurduğu ilişkiyi tanımlayan bir ifade alanı olarak görülüyor. Aynı zamanda değişen iklim koşulları, bu yüzeylerin artık sadece güzel görünmesini değil, uzun yıllar boyunca nefes alan, dirençli ve zamansız kalmasını zorunlu kılıyor. Seranit’in dış cephe koleksiyonları tam da bu noktada devreye giriyor. Seranit, estetik değer taşıyan yüzeyleri, teknik dayanıklılıkla bir araya getirerek modern yapıların “dış kabuğunu” yeniden tanımlıyor. Betonun Sade Gücü, Taşın Doğal Çizgisi, Tuğlanın Zamansız Sıcaklığı Artline’ın yalın beton etkisi, Dimension’ın çizgisel hareketi, Riverstone’un dokulu taş yüzeyi ve Stone Brick’in modernize edilmiş tuğla estetiği… Her biri farklı mimari dil ve yaşam tarzına uyum sağlayan bu koleksiyonlar, yalnızca iç mekanlarda değil, dış cephelerde de bütünsel tasarım yaklaşımını destekliyor. 60x120 ebat seçeneği ile büyük yüzeylerde kesintisiz bir görünüm sunarken, renk skalaları da sade, rafine ve uzun ömürlü tasarım anlayışını besliyor. Estetikten Ödün Vermeden Dayanıklılık UV ışınlarına, don-çözülme döngülerine, ani sıcaklık farklarına ve ağır hava şartlarına karşı yüksek performans sunan porselen yüzeyler; yapıların dış cephelerinde deformasyon, solma, çatlama veya renk değişimi olmadan yıllarca kullanılabiliyor. Böylece cephe tasarımı yalnızca bir dekorasyon tercihi olmaktan çıkıyor; sürdürülebilir estetiğin önemli bir parçasına dönüşüyor. Mimari Projelere “Zamansız Yüzey” Yaklaşımı Günümüzde yaşam alanlarının doğayla ilişkisi, kullanılan malzemelerin dokusu ve renk dili kadar, uzun vadeli dayanıklılıkla da ölçülüyor. Seranit’in dış mekâna uygun koleksiyonları, konut projelerinden otellere, kültür yapılarından kamusal alanlara kadar pek çok yapıda mimarlara hem teknik güven hem de tasarım esnekliği kazandırıyor.

12. Zeki Yurtbay Tasarım Yarışması Ödül Töreni Gerçekleşti Haber

12. Zeki Yurtbay Tasarım Yarışması Ödül Töreni Gerçekleşti

Yurtbay Seramik tarafından bu sene 12. kez düzenlenen ve ana teması “Düzine” olarak belirlenen Zeki Yurtbay Tasarım Yarışması’nın kazananları, düzenlenen ödül töreni ile ödüllerine kavuştu. Türkiye’de 12 yıldır istikrarlı bir şekilde düzenlenen tek tasarım yarışması olma özelliğini taşıyan Zeki Yurtbay Tasarım Yarışması, bu yıl da genç tasarımcıları yaratıcı fikirleriyle bir araya getirdi. Hayatın ve doğanın simetrik düzeninden ilham alan bu yolculukta, tasarımın gücü yaratıcılıkla buluştu ve bir döngü, bir “Düzine” tamamlandı. 24 Ekim 2025 Cuma günü Dedeman İstanbul’da gerçekleşen bu buluşmaya Yurtbay Seramik Yönetim Kurulu, jüri üyeleri, tasarımlarıyla ödüle değer gören öğrenciler ve yakınları katıldı. Yarışmanın sektör ve gençler için önemine vurgu yapıldı Yurtbay Şirketler Grubu Kurucusu Sn. Zeki Yurtbay tarafından “Gençler hayal etsinler, hayal çok güzel bir şeydir. Gerçekleştirilebilir olan hayaller kursunlar. Onları gerçekleştirmek için çalışsınlar. O hayaller gerçekleştikçe, daha da büyür.” ifadeleriyle temelleri atılan ve her sene farklı bir tema ile düzenlenen yarışmanın ödül töreni Yurtbay Seramik Yönetim Kurulu Üyesi Melis Yurtbay’ın açılış konuşması ile başladı. Konuşmasına merhum Zeki Yurtbay’ı saygı, sevgi ve özlemle anarak başlayan Melis Yurtbay; her yıl daha da güçlenerek büyüyen bu iş birliğinin, sadece tasarım dünyasına değil, sanayi ve eğitim alanında da örnek bir sosyal sorumluluk modeli oluşturduğuna değindi. Yarışmanın Türkiye’de endüstri–akademi iş birliği açısından öncü rolüne vurgu yaparak, gelecekte bu tür sosyal sorumluluk temelli projelerin artarak devam edeceğine dair umutlarını dile getirdi. Melis Yurtbay; şahsı, kurumu ve Emel-Zeki Yurtbay Sağlık ve Eğitim Vakfı Başkanı Emel Yurtbay adına teşekkürlerini sunarak ödül almaya hak kazanan öğrencileri tebrik etti. Daha sonra yarışmanın jüri üyelerinden seramik sanatçısı ve İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevim Çizer konuşmasını gerçekleştirdi. Zeki Yurtbay Tasarım Ödülleri Yarışması’nın sektör ve gençler için önemine değinen Sevim Çizer; özgün fikirleriyle yarışmalarda yer almanın altını çizdi. Alanında en uzun soluklu yarışmanın jüri üyeleri arasında olmaktan dolayı büyük bir mutluluk ve gurur duyduğunu ifade eden Sevim Çizer, daha nicelerinde birlikte olmayı dileyerek öğrencileri tebrik etti. Bu sene 138’in üzerinde farklı üniversiteden 352 öğrencinin tasarımları jüri üyeleri tarafından büyük bir özveriyle değerlendirildi. Tören, her sene farklı disiplinlerden bir araya gelen jüri üyelerinin proje değerlendirme süreci videosu ile devam etti. Genç yetenekler, ödüllerine kavuştu Konuşmalar ve sunumların ardından; Cumhuriyet’in ilkeleriyle yetişmiş çağdaş Türk gençliğinin, tasarım yoluyla geleceğe yön veren yaratıcılığını bir kez daha gözler önüne seren tasarımların sahiplerine, düzine teması kapsamında tarihten bugüne kullanılan araçların, gündelik hayatımızı şekillendiren döngülerin, doğada bulunan farklı simetrik oluşumların yansımalarını estetik, özgünlük ve teknik gibi detayları göz önünde bulundurarak ödülleri takdim edildi. Abdullah Gül Üniversitesi Fen Bilimleri Fakültesi, Mimarlık Bölümü öğrencisi Mustafa Berat Demir ikincilik ödülünü Yurtbay Seramik Yönetim Kurulu Üyesi Melis Yurtbay’ın elinden aldı. Eş değer Üçüncü Ödül’ün sahibi olan Karadeniz Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümünden İclal Sabire Gör ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü öğrencileri Asel Sude Aydın, Yiğit Kantarcı ve Nisa Gezer eşdeğer üçüncülük ödülerini Yurtbay Seramik Pazarlama Genel Müdürü Hasan Bülent Şamlı’dan aldılar. Eş değer mansiyona değer görülen İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü öğrencisi Ayşe Bakırtaş ve eğitimini yurt dışında sürdürmesi sebebiyle törene ailesinin katıldığı İstanbul Kültür Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü öğrencisi Nil Yıldırım’a ödüllerini Sevim Çizer takdim etti. Yapı Medya İletişim’in organizasyonu ile düzenlenen yarışmanın ödül töreni toplu fotoğraf çekimi ve öğrencilerin bir arada vakit geçirdiği kokteyl ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.