Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mimarlık

Kapsül Haber Ajansı - Mimarlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mimarlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin Tasarım Hafızası Dijital Arşive Dönüşüyor Haber

Türkiye'nin Tasarım Hafızası Dijital Arşive Dönüşüyor

Tercüman ve Haliç Üniversitesi’nin iş birliğinde, sunuculuğunu Tercüman Yazı İşleri Müdürü Olcay Can Kaplan'ın üstlendiği seri, Türkiye'nin tasarım tarihine yalnızca akademik bir perspektiften değil; bizzat dönemin içinde yer almış bir ismin anlatımıyla ışık tutuyor. YouTube üzerinden yayınlanan beş bölümlük ilk seri, mimarlıktan endüstriyel tasarıma, Anadolu'nun üretim kültüründen Osmanlı sanayileşmesine ve Türkiye'nin otomotiv serüvenine uzanan geniş bir tarihsel yolculuk sunuyor. Yedi bölüm olarak planlanan podcast her Cuma günü tercüman.com ve Tercüman dijital kanallarında yayınlanıyor. Türkiye'nin Tasarım Belleği Kayıt Altına Alınıyor "Tasarımın Hafızası", yalnızca bir podcast değil; Türkiye'nin tasarım kültürünü gelecek kuşaklara aktarmayı hedefleyen sözlü tarih ve kültürel miras projesi niteliği taşıyor. Serinin ilk beş bölümünde; Türkiye'de endüstriyel tasarım eğitiminin kuruluş süreci,Anadolu'nun binlerce yıllık üretim ve tasarım kültürü,Osmanlı'nın sanayileşme vizyonu ve tasarım anlayışı,Türkiye otomotiv sanayisinin gelişim süreci ve Tofaş deneyimi,Camın Büyüsü ve Paşabahçe Serüveni Prof. Dr. Önder Küçükerman'ın birebir tanıklıklarıyla ele alınıyor. Her bölüm, yalnızca tarih anlatmıyor; tasarımın toplumsal hafıza, üretim kültürü ve medeniyet inşasındaki rolünü görünür kılıyor. Endüstriyel Tasarımın Kurucu Kuşağından Bir Tanıklık Prof. Dr. Önder Küçükerman, Türkiye'de endüstriyel tasarım disiplininin oluşumunda doğrudan rol üstlenmiş en önemli akademisyen ve araştırmacılar arasında yer alıyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde Sedad Hakkı Eldem'in öğrencisi ve asistanı olarak yetişen Küçükerman, 1971 yılında Türkiye'nin ilk Endüstri Tasarımı Bölümü'nün kuruluşunda görev aldı. Akademik yaşamı boyunca endüstriyel tasarım eğitiminin gelişmesine öncülük ederken; otomotiv, cam, seramik, mobilya ve sanayi üretimi üzerine yürüttüğü çalışmalarla tasarımın yalnızca estetik değil, kültürel ve ekonomik bir kalkınma aracı olduğunu ortaya koydu. Türkiye otomotiv sanayisinin gelişim süreçlerinde, özellikle Tofaş'ın tasarım ve ürün geliştirme çalışmalarında aktif görev alan Küçükerman; aynı zamanda Osmanlı sanayi tarihi, Beykoz Camları, Anadolu üretim kültürü ve geleneksel tasarım mirası üzerine yayımladığı çok sayıdaki kitap ve araştırmayla alanının en önemli referans isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bugün yarım asrı aşan akademik birikimiyle, Türkiye'nin tasarım tarihini ilk elden anlatabilecek sayılı isimlerden biri olma özelliğini taşıyor. İlk Beş Bölüm Yayında Haliç Üniversitesi’nin destekleriyle hazırlanan ve beş bölümü yayınlanan serinin kalan iki bölümünde ise; Evimizin İçindeki Tarih: Türk Evi ve MobilyaGeleceği Tasarlamak: Yaratıcılığın Yeni Sınırları konuşulacak. "Tasarımın Hafızası", yalnızca tasarım profesyonellerine değil; mimarlık, sanat tarihi, kültürel miras, mühendislik, sanayi tarihi ve Türkiye'nin modernleşme süreciyle ilgilenen herkes için önemli bir başvuru kaynağı olmayı hedefliyor. Kültürel Bir Miras Projesi Günümüzde hızla dijitalleşen bilgi çağında, yaşayan hafızaların kayıt altına alınması her geçen gün daha büyük önem kazanıyor. "Tasarımın Hafızası", Prof. Dr. Önder Küçükerman'ın altmış yılı aşan bilgi birikimini gelecek kuşaklara aktarırken; Türkiye'nin tasarım kültürünü, üretim hafızasını ve sanayi tarihini belgelendiren kalıcı bir dijital arşiv oluşturmayı amaçlıyor. İlk beş bölümü tercüman.com ‘da yayınlanan seri, ilerleyen dönemlerde Türkiye'nin tasarım geçmişine ışık tutacak yeni söyleşiler ve tanıklıklarla büyümeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Çocuklar Bu Yaz “Toprağın İzinde” Haber

 Çocuklar Bu Yaz “Toprağın İzinde”

Nilüfer Belediyesi, çocukların yaz aylarını verimli ve keyifli aktivitelerle değerlendirmesi amacıyla “Ders Arası Çocuk Öğrenme” programını hayata geçirdi. 6 – 29 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen program, Nilüfer’in hem kırsal hem de merkez mahallelerindeki 8 – 10 yaş grubu çocukları bir araya getiriyor. Görsel sanatlar, ekoloji, felsefe, drama, müzik, mimarlık, arkeoloji ve gezi gibi geniş bir yelpazeye yayılan etkinlikler, çocuklara doğayı ve kültürü yaşayarak öğrenme fırsatı sunuyor. Pancar Deposu’nda gerçekleştirilen programın ilk haftasına Yüzüncüyıl ve Üçevler mahallelerinde yaşayan çocuklar katıldı. Üç gün süren programın ilk gününde öğrenciler, Nilüfer Kent Bostanları’nı ziyaret ederek toprakla ve üretimle buluştu. Kent Bostanları ziyaretinin ardından öğrenciler, Pancar Deposu’ndaki; felsefe-drama, edebiyat-drama, ritim, temel fotoğraf eğitimi, doğal mürekkep üretimi ve mimarlık atölyelerine katıldı. Üç günlük programın son gününde ise çocukların rotası İznik oldu. Düzenlenen arkeoloji gezisi sayesinde bölgenin zengin kültürel mirasını ve tarihi dokusunu yerinde inceleme şansı bulan öğrenciler, geçmişe keyifli bir yolculuk yaptı. Çocukların sosyal ve kültürel gelişimine katkı sağlayan “Ders Arası Çocuk Öğrenme Programı”, önümüzdeki haftalarda da Nilüfer’in farklı mahallelerinden gelecek yeni öğrenci gruplarının katılımıyla 29 Temmuz’a kadar sürdürülecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mental Design Works, World Architecture Festival (WAF) 2026'da Üç Kategoride Finalist Oldu! Haber

Mental Design Works, World Architecture Festival (WAF) 2026'da Üç Kategoride Finalist Oldu!

Mimar Salih Çıkman tarafından kurulan Mental Design Works, mimarlığı evrensel bir tasarım diliyle buluşturan, geleceğe duyarlı ve güçlü kimliklere sahip projeleriyle, Urban Habitat projesiyle “Future Projects / Residential”, İstanbul Airport City projesiyle “Future Projects / Masterplanning” ve Greenox Residence projesiyle “Completed Buildings / Housing” kategorilerinde World Architecture Festival (WAF) 2026 finaline kalarak uluslararası alandaki başarılarına bir yenisini daha ekledi. Mimar Salih Çıkman liderliğindeki MDW, sahip olduğu özgün tasarım anlayışıyla farklı ölçek ve programlardaki projelerini World Architecture Festival (WAF) 2026'da üç ayrı kategoride finale taşımayı başardı. Elde ettiği bu finalistlik başarısıyla ofis uluslararası mimarlık alanındaki güçlü konumunu ve dünya çapındaki tasarım başarısını bir kez daha kanıtladı. MDW tasarımlı İstanbul Ataşehir'de konumlanan ve “Future Projects / Residential” kategorisinde finalist seçilen Urban Habitat, yoğun kent yaşamı içerisinde doğayla yeniden bağ kurmayı hedefleyen yenilikçi bir konut projesidir. Kendi kendini besleyen mikro ekosistemler, üretken teras bahçeleri, yağmur suyu hasadı, gri su geri dönüşümü ve kompost döngüsü gibi sürdürülebilir çözümlerle yapı, yalnızca yaşayanlarına değil, kent ekosistemine de katkı sunan bir yaşam modeli öneriyor. Doğayı mimarinin ayrılmaz bir parçası haline getiren proje, biyolojik çeşitliliği destekleyen ve geleceğin kent yaşamına yeni bir perspektif kazandıran bütüncül bir yaklaşım benimsiyor. “Future Projects / Masterplanning” kategorisinde finale kalan İstanbul Airport City projesi ise İstanbul Havalimanı çevresini Türkiye'nin ilk entegre havalimanı kentine dönüştürmeyi hedefleyen kapsamlı bir masterplan önerisidir. Konut, teknoloji, ticaret, araştırma, lojistik, turizm ve kamusal yaşamı tek bir ekosistemde buluşturan İstanbul Airport City; erişilebilir ulaşım ağı, çok işlevli kullanım senaryoları ve doğal peyzajla bütünleşen sürdürülebilir planlama anlayışıyla geleceğin kent modeli için yenilikçi bir vizyon ortaya koyuyor. “Completed Buildings / Housing” kategorisinde finale kalan Greenox Residence, yoğun kent dokusu içerisinde doğayı yeniden yaşamın merkezine taşıyor. Ağaç dallarından ilham alan özgün cephe sistemi sayesinde yapı, yeşil dokuyu iki boyuttan üç boyutlu kent yaşamına taşıyarak doğal yaşamla güçlü bir ilişki kuruyor. Ortak sosyal alanları, kullanıcı odaklı mekansal kurgusu ve doğayla bütünleşen mimari yaklaşımıyla İstanbul Levent’te hayata geçirilen Greenox Residence, kentsel dönüşümün nitelikli ve sürdürülebilir bir örneğini temsil ediyor. Urban Habitat, İstanbul Airport City ve Greenox Residence projeleriyle World Architecture Festival (WAF) 2026'da üç farklı kategoride finalist olma başarısı gösteren Mental Design Works, bağlam, doğa ve kullanıcı deneyimini odağına alan bütüncül tasarım anlayışıyla yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin yaşam ve kent modellerine de yanıt veren mimarlık vizyonunu uluslararası ölçekte bir kez daha ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üretimde Kullandığı Ham Maddenin Yüzde 70’ini Türkiye’den Temin Ediyor Haber

Üretimde Kullandığı Ham Maddenin Yüzde 70’ini Türkiye’den Temin Ediyor

Yapı sektörüne sunduğu yenilikçi çözümlerle beraber Türkiye’deki faaliyetlerini de artan bir ivme ile sürdüren şirket, Türkiye satışlarını bir önceki yıla göre metrekare bazında yüzde 18 artırırken, 2026 yılında metrekare bazında yüzde 24 büyüme hedefliyor. Mimarlık ve tasarım dünyasına, iç ve dış mekan uygulamalarına yönelik yenilikçi yüzey çözümleri geliştiren İspanya merkezli Cosentino, global ölçekteki güçlü performansını Türkiye pazarındaki büyümesiyle destekliyor. Yaklaşık 1,5 milyar avro global ciroya sahip şirket, son beş yılda her yıl yüzde 4,3 organik büyüme kaydetti. Bu büyümede Orta Doğu ve Asya pazarlarında elde edilen performansın etkili olduğunu belirten Cosentino Türkiye Ülke Müdürü Alper Şensan, yıllık 13 milyon metrekare plaka üretim kapasitesine sahip olduklarına ve Cosentino ürünlerinin 120’den fazla ülkeye ulaştığına dikkat çekerek “Lüks konut, otel ve üst segment ticari projelere talebin devam etmesi ve yeni ürün lansmanları ile Türkiye satışlarımızı 2025 yılında metrekare bazında yüzde 18 arttırdık. 2026’da de yüzde 24 büyüme hedefliyoruz.” dedi. “Hammadde potansiyeliyle Türkiye, grup içinde stratejik bir konumda bulunuyor” Başta kuvars olmak üzere hammadde olarak kullanılan, feldspat ve farklı silika bazlı endüstriyel minerallerin büyük bölümünün, özellikle Ege Bölgesi’ndeki rezervlerden temin edildiğine dikkat çeken Şensan, bu sebeple Türkiye’nin grup içinde stratejik bir yere sahip olduğunun altını çizdi. Şensan açıklamasında şunları söyledi: “Ürün geliştirme süreçlerinde kullanılan ham maddelerin yüzde 70’i Türkiye’den temin ediliyor. Özellikle kuvars ve farklı mineral türleri İspanya’ya sevk edilerek Dekton ve Silestone serilerinin üretiminde kullanılıyor. Türkiye, güçlü tedarik altyapısı, gelişmiş proje ekosistemi ve tasarım odaklı yaklaşımıyla grup içinde stratejik bir konumda bulunuyor.” “Otel ve rezidans kategorisinde üç yıl içinde yüzde 15 büyüme potansiyeli görüyoruz” Türkiye olarak geçtiğimiz yıl en güçlü büyümeyi dış cephe uygulamaları ile zemin ve duvar kaplamaları kategorilerinde kaydettiklerini belirten Cosentino Türkiye Ülke Müdürü Alper Şensan, otel ve rezidans segmentinde önümüzdeki üç yıl içinde yüzde 15 büyüme potansiyeli gördüklerinin altını çizdi. Şensan, taleplere yönelik değerlendirmesinde “Estetik görünümü teknik performansla bir araya getiren ürünler, farklı uygulamalarda giderek daha fazla tercih ediliyor. Lüks projelerde yüksek dayanıklılık, geniş estetik seçenekler ve hijyenik özellikleri sunan seriler öne çıkarken, ticari projelerde estetik ve dayanıklılığı bir arada sunan yüzey çözümlerine yönelik talebin arttığını görüyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam Referans Projeler Serisi’nin 4. Kitabı Yayınlandı Haber

Şişecam Referans Projeler Serisi’nin 4. Kitabı Yayınlandı

Düz cam alanında dünyanın önde gelen üreticileri arasında yer alan Şişecam, globalde geniş bir coğrafyaya yayılan titiz bir çalışmanın ürünü olan Referans Projeler Kitabı ile mimarlık ve yapı sektörüne değer katmaya devam ediyor. Şişecam’ın inovatif mimari cam çözümleriyle hayata geçirilen projeleri bir araya getiren “Şişecam Inspiring Projects – Architectural Design 2026” kitabı, Şişecam’ın mimaride global ölçekte referans gücünü pekiştiren yayın serisinin önemli bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor. Günümüzde mimaride cam seçimi; yalnızca cephede yaratılan görsel etkiyle sınırlı kalmayıp, güneş ve ısı kontrolü, emniyet ve güvenlik, gürültü kontrolü, gün ışığının kontrollü biçimde iç mekâna alınması, parlama ve kamaşma yönetimi gibi çok sayıda teknik ve çevresel parametreyi kapsayan kritik bir tasarım kararına dönüşmüş durumda. Yapı tipi, cephedeki cam oranı, iklim koşulları, cephe yönleri ve mekanik sistemlerle uyum, camın performansını belirleyen temel kriterler arasında yer alıyor. Uygulanmış referans projeler, mimarlar ve tasarımcılar için hem ilham verici hem de güçlü bir karar destek aracı niteliği taşıyor. Şişecam, mimari projelere özel sunduğu cam danışmanlığı kapsamında cam seçimini estetik, performans ve sürdürülebilirlik kriterleri çerçevesinde çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alıyor. Referans Projeler Kitap Serisi ise, günümüzün yakın dönem mimari cephelerini ve iç mekân uygulamalarını tek bir kaynakta toplayarak; yeni projelerde cam seçimlerinin daha bilinçli, karşılaştırılabilir ve kolay yapılabilmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Şişecam’ın düz cam ürünleriyle hazırladığı en kapsamlı referans projeler çalışması olan “Şişecam Inspiring Projects – Architectural Design 2026” kitabında; 37 farklı ürünün tercih edildiği toplam 184 proje yer alıyor. Bu projelerin 46’sı global ölçekte, 151’i mimari, 33’ü ise iç mekân projeleri kapsamında sunuluyor. Toplamda 38 farklı proje tipini içeren yayında, 44 yetkili üreticinin uygulamalarına da yer verilirken; Türkiye ve uluslararası pazarlardan seçilen projeler, Şişecam’ın global proje segmentindeki güçlü konumunu ortaya koymakta ve projelerde tercih edilen katma değerli düz cam ürün gamını kapsamlı biçimde yansıtıyor. Dekorasyon camlarının da kitaba dahil edilmesiyle birlikte, Şişecam’ın iç mekân segmentindeki güçlü konumu da vurgulanıyor. Bu yaklaşım, camın yalnızca cephe çözümlerinde değil; iç mekânda da estetik, fonksiyonel ve mekansal kaliteyi artıran bir tasarım elemanı olarak öne çıktığını gösteriyor. Şişecam web sitesi üzerinden de ulaşılabilen Referans Projeler Kitap Serisi’nin dördüncü kitabı olan Şişecam Inspiring Projects – Architectural Design 2026; mimarlar, tasarımcılar ve yapı profesyonelleri için yalnızca bir referans kaynağı değil, aynı zamanda camın mimarideki rolünü öne çıkaran ilham verici bir yayın olarak konumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NG Kütahya Seramik Genç Mimarları Destekliyor Haber

NG Kütahya Seramik Genç Mimarları Destekliyor

Türkiye’nin önde gelen seramik üreticilerinden NG Kütahya Seramik, mimarlık sektörünün geleceğine yön veren çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. Ürettiği yenilikçi ürün ve teknolojilerle mimari dönüşümün önemli bir tamamlayıcısı haline gelen NG Kütahya Seramik, bu kez genç mimarları destekleyen büyük bir etkinliğe katkı sağladı. ,,, Marka, Türk Serbest Mimarlar Derneği tarafından iki yılda bir düzenlenen ve özgün fikirleri, nitelikli uygulamaları ve yeni üretim biçimlerini destekleyerek genç mimarların mesleki görünürlüğünü artırmayı hedefleyen Altı Üstü 30 Genç Mimarlar Ödülleri programının ana ‘Gold’ sponsoru oldu. NG Kütahya Seramik’ten tasarımın geleceğine yatırım Genç ve üretken kuşakları destekleyen yenilikçi bir programa güç veren NG Kütahya Seramik; mimarlık, tasarım ve yaratıcılık odaklı hedef kitlelerle nitelikli bir bağ kurmayı, kültür-sanat ve mesleki üretim alanında toplumsal katkı sağlayan bir sürecin paydaşı olmayı ve ulusal ile uluslararası görünürlüğe sahip bir platformda marka değerini daha da güçlendiriyor. Tasarımın geleceğinin yalnızca estetik yaklaşımlarla değil; teknoloji, sürdürülebilirlik ve yenilikçi üretim anlayışıyla şekillendiğine inanan NG Kütahya Seramik, genç mimarların yaratıcı yolculuklarında yanlarında yer alarak geleceğin mimarlığını birlikte inşa ediyor. Marka, çevreye duyarlı üretim süreçleri, sürdürülebilir malzeme teknolojileri ve dijital dönüşüm odaklı yatırımlarıyla mimarlık dünyasında değer yaratırken, genç üretimlerin sesini güçlendirip mimarlık kültürünü kolektif biçimde zenginleştiriyor. Genç mimarların ödüllü fikirleri, NG Kütahya Seramik ile geniş kitlelere ulaştı! Ödüller geçtiğimiz günlerde Ankara’da ASO Salonu’nda gerçekleştirilen törenle sahiplerini bulurken, program genç mimarları sektörün profesyonelleriyle buluşturarak önemli bir etkileşim ve gelişim alanı oluşturdu. Fikir, proje ve uygulama aşamasındaki çalışmaları değerlendirerek sektöre yeni bakış açıları kazandıran program, NG Kütahya Seramik’in ana sponsorluğu ile daha geniş kitlelere ulaştı ve genç mimarların ulusal ve uluslararası ölçekte görünürlük kazanmasına katkı sağladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa'nın En İyi Baumit Cepheleri Ödülle Taçlandırıldı Haber

Avrupa'nın En İyi Baumit Cepheleri Ödülle Taçlandırıldı

Baumit ürünlerinin yer aldığı cephelerin 6 farklı kategoride değerlendirildiği yarışmada ödül kazanan projeler, 13 farklı ülkeden katılım sağlayan mimarların yer aldığı jüri heyeti tarafından belirlendi. Baumit Life Challenge Büyük Ödülü'nü Almanya'dan Kellogg's Hotel'in kazandığı yarışmanın jüri üyeleri arasında Türkiye'yi temsilen KG Mimarlık Kurucusu Kurtul Erkmen yer aldı. Türkiye bu yıl yarışmaya 17 projeyle katılım gösterirken, Avrupa'nın farklı ülkelerinden finale kalan projeler cephe tasarımları ve uygulama başarılarıyla öne çıktı. Farklı kategorilerde projelerin kıyasıya yarıştığı Avrupa'nın en prestijli cephe yarışmalarından Baumit Life Challenge, 2014 yılından bu yana Avrupa'nın önde gelen mimarlık ofislerini aynı platformda buluşturuyor. Dış cephe tasarımında estetik, fonksiyon, sürdürülebilirlik ve uygulama kalitesini bir araya getiren yarışmada bu yıl katılım sağlayan 350'nin üzerinde proje arasından seçilen 36 finalist değerlendirildi. Bu yıl Türkiye'den NSMH imzalı Arapköy Ayvalık Evi projesi Müstakil Ev kategorisinde finale kaldı. Uzman jüri heyeti tarafından gerçekleştirilen değerlendirme sonucunda belirlenen finalist projeler arasından her kategorinin en başarılı yapısı ödüle layık görüldü. Avrupa'nın en iyi Baumit cephesi Kellogg's Hotel seçildi Baumit Life Challenge Büyük Ödülü'nü Almanya'dan Kellogg's Hotel kazandı. Eskiden devasa bir tahıl silosu olan yapı, Bremen'in Überseeinsel bölgesinin yeni kalbini oluşturan çarpıcı bir mimari simgeye dönüştürüldü. Bu dönüşüm, binanın endüstriyel mirasını koruyarak yapıyı modern bir otel ve canlı bir buluşma noktası olarak yeniden işlevlendirdi ve bölgenin dönüşümüne önemli katkı sundu. Müstakil Ev kategorisinde Polonya'dan Murawa 2, Çok Katlı Konut kategorisinde ise yine Polonya'dan Bernadynska 4 tasarımları ödüle layık görüldü. Konut Dışı Yapı kategorisinde Slovenya'dan Vinarstvo S tasarımının birincilik elde ettiği yarışmada, Dış Cephe Isı Yalıtımı Renovasyonu kategorisinde Slovenya'dan Ring House, Tarihi Yapı Restorasyonu kategorisinde Romanya'dan Casino of Constanta ve Dokusu ile Fark Yaratan Yapı kategorisinde İtalya'dan Fabello Funeral Home projeleri ödülle taçlandırıldı. Baumit Life Challenge 2026 ödülleri, 21 Mayıs tarihinde Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de Vigadó Konser salonunda 500'ün üzerinde davetlinin katılımıyla düzenlenen görkemli gala gecesinde sahiplerini buldu. Avrupa'nın dört bir yanından mimarları, tasarımcıları ve sektör profesyonellerini bir araya getiren organizasyon, farklı mimari yaklaşımların ve yaratıcı cephe uygulamalarının uluslararası ölçekte görünürlük kazanmasına katkı sundu. Bu yıl yarışmada Türkiye'den 17 proje yer alırken, Türk mimarlık dünyası jüri düzeyinde de temsil edildi. KG Mimarlık Kurucusu Kurtul Erkmen'in yer aldığı uluslararası jüri heyeti, farklı ülkelerden katılım sağlayan projeleri tasarım, özgünlük, uygulama başarısının yanı sıra sürdürülebilirlik, kaynak verimliliği ve toplumsal etki açısından değerlendirdi. Mimarlığın ortak dili, uluslararası platformda güçlendi Baumit Life Challenge'ın Avrupa mimarlık ekosisteminde önemli bir buluşma noktası haline geldiğini belirten Baumit Türkiye Pazarlama, Projeler ve İş Geliştirme Müdürü Selin Tümer Ataoğlu, "Baumit Life Challenge, Avrupa genelinde mimarlık ve yapı kültürünü besleyen güçlü bir paylaşım platformu. Farklı ülkelerden mimarların bir araya gelerek deneyimlerini paylaşması, yenilikçi tasarım yaklaşımlarını görünür kılması ve birbirlerinden ilham alması açısından çok değerli bir organizasyon. Bu yıl da birbirinden etkileyici projelerin yarıştığı Life Challenge'da Türkiye'nin 17 projeyle temsil edilmesinden büyük mutluluk duyuyoruz" dedi. Ödül alan projeler geleceğin cephelerine ışık tutuyor Bu yıl ödül alan projelerin yalnızca kullanıcı odaklı tasarım anlayışlarıyla öne çıkmadıklarına dikkat çeken Selin Tümer Ataoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Ödül alan projelere baktığımızda, estetik açıdan güçlü, çevreyle ilişki kuran ve sürdürülebilirlik yaklaşımını benimseyen tasarımlar gördük. Baumit olarak biz de mimarların tasarımlarını hayata geçirebilecekleri yenilikçi cephe çözümleri sunarken, Life Challenge gibi platformlarla nitelikli mimari üretimi desteklemeye devam ediyoruz. Geleneksel hale gelen yarışmamızla Avrupa'nın farklı ülkelerinden gelen başarılı projeleri bir araya getirerek geleceğin yapılarına dair önemli ipuçları sunmayı sürdüreceğiz. Baumit Life Challenge 2028'e doğru ilerlerken yarışmaya katılım sağlayacak Baumit cephelerini büyük bir heyecanla bekliyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cosentino Türkiye, 2026’da Yüzde 24 Büyüme Hedefliyor Haber

Cosentino Türkiye, 2026’da Yüzde 24 Büyüme Hedefliyor

Yılda 13 milyon metrekare plaka üretim kapasitesine sahip olan ve global bütçesinin yüzde 5’ini Ar-Ge çalışmalarına ayıran İspanya merkezli şirket, Türkiye’de satışlarını bir önceki yıla göre metrekare bazında yüzde 18 artırdı. Cosentino, 2026 yılında ise metrekare bazında yüzde 24 büyüme hedefliyor. Mimarlık ve tasarım dünyasına, ıslak zeminler ve dış cephe kaplamalarına yönelik yenilikçi yüzey çözümleri geliştiren Cosentino, global ölçekteki güçlü performansını Türkiye pazarındaki büyümesiyle destekliyor. Yaklaşık 1,5 milyar avro ciroya sahip şirket, son beş yılda her yıl yüzde 4,3 organik büyüme kaydetti. Bu büyümede Orta Doğu ve Asya pazarlarında elde edilen performansın etkili olduğunu belirten Cosentino Türkiye Ülke Müdürü Alper Şensan, yıllık 13 milyon metrekare plaka üretim kapasitesine sahip olduklarını ve Cosentino ürünlerinin 120’den fazla ülkeye ulaştığına dikkat çekerek “Türkiye satışları geçen yıla kıyasla metrekare bazında yüzde 18 arttı. Özellikle lüks konut, otel ve üst segment ticari projelere talebin devam etmesi ve yeni ürün lansmanları ile 2026’da yüzde 24 büyüme hedefliyoruz” dedi. İnovasyonu büyüme stratejisinin merkezine koyarak global cirosunun yaklaşık yüzde 5’ini Ar-Ge çalışmalarına ayıran İspanya merkezli şirket; yeni ürün geliştirme, sürdürülebilir malzeme teknolojileri ve ileri üretim süreçlerini Ar-Ge yatırımındaki ana kalemler olarak gösteriyor. Üretimde kullanılan ham maddenin %70’i Türkiye’den temin ediliyor Cosentino ürünleri gerek iç mekanlardaki tüm yüzey kaplamaları gerekse dış cephe malzemelerinde; tasarım esnekliği, dayanıklık ve kişiselleştirilebilme özellikleriyle öne çıkıyor. Hammadde olarak kullanılan, başta kuvars olmak üzere feldspat ve farklı silika bazlı endüstriyel minerallerin büyük bölümü, özellikle Ege Bölgesi’ndeki rezervlerden temin edilerek İspanya’daki üretim tesislerinde işleniyor. Bu sebeple grup içinde Türkiye’nin stratejik bir yere sahip olduğunu vurgulayan Cosentino Türkiye Ülke Müdürü Alper Şensan şu ifadeleri kullandı: “Ürün geliştirme süreçlerinde kullandığımız ham maddelerin yüzde 70’ini Türkiye’den temin ediyoruz. Özellikle kuvars ve farklı mineral türleri İspanya’ya sevk edilerek tüm Dekton ve Silestone yüzeylerin üretiminde kullanılıyor. Türkiye, güçlü tedarik altyapısı, gelişmiş proje ekosistemi ve tasarım odaklı yaklaşımıyla grup içinde stratejik bir konumda bulunuyor.” En çok tercih edilen ürünler: Dekton Pietra Kode ve Silestone Le Chic serileri Cosentino’nun Türkiye’de kaydettiği büyümede, lüks konut ve otel projelerinden gelen güçlü talep, belirleyici rol oynuyor. Yeni ürün lansmanları, inovatif yüzey çözümleri ve markaya duyulan güven de bu büyümeyi destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Özelleştirilebilir ve yüksek dayanıklılık sunan yüzey çözümleri sebebiyle Cosentino serileri, Türkiye’de üst segment projelerde özellikle talep görüyor. Cosentino, en güçlü büyümeyi dış cephe uygulamaları ile zemin ve duvar kaplamaları kategorilerinde kaydederken, mutfak tezgâhı dışındaki kullanım alanlarında da büyümesini hızlandırıyor. Estetik görünümü teknik performansla bir araya getiren ürünler, farklı uygulama alanlarında giderek daha fazla tercih ediliyor. Lüks projelerde en çok tercih edilen ürünler arasında ise Dekton Pietra Kode ve Silestone Le Chic serileri bulunuyor. Bu seriler, yüksek dayanıklılık, geniş estetik seçenekler ve hijyenik özellikleri sayesinde özellikle mutfak ve banyo uygulamalarında yoğun ilgi görüyor. Cosentino, otel ve rezidans segmentinde önümüzdeki üç yıl içinde yüzde 15 seviyesinde büyüme potansiyeli öngörüyor. Ticari projelerde ise estetik ve dayanıklılığı bir arada sunan yüzey çözümlerine yönelik talep artıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.