Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mimarlık

Kapsül Haber Ajansı - Mimarlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mimarlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nippon Paint - Betek “Merakın Peşinde” Konuşma Serisiyle Tasarım Dünyasıyla Ekonomi Gündemini Paylaştı Haber

Nippon Paint - Betek “Merakın Peşinde” Konuşma Serisiyle Tasarım Dünyasıyla Ekonomi Gündemini Paylaştı

Nippon Paint - Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ, Ekonomist ve Akademisyen Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu’nun katılımıyla İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde gerçekleştirilen "Merakın Peşinde" etkinliğinde ülke ve dünya ekonomisinin bugünü ile 2027 projeksiyonları masaya yatırılarak, ekosisteminin geleceğine dair öngörülerin oluşturulması hedeflendi. Nippon Paint - Betek, Nippon markası çatısı altında hayata geçirdiği etkinlik dizisi “Merakın Peşinde Konuşma Serisi”nin ekonomi konulu buluşmasını İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nin ilham verici atmosferinde gerçekleştirdi. En önemli stratejik paydaşlar arasında yer alan mimar ve iç mimarların katılımıyla düzenlenen etkinlikte; Türkiye ekonomisinin mevcut durumu, 2027’ye uzanan makroekonomik görünüm ile bu dinamiklerin yapı, mimarlık ve yatırım dünyasına etkileri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Nippon Paint - Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ ile Akademisyen ve Ekonomist Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu’nun katılımıyla gerçekleşen buluşmada, küresel belirsizlikler döneminde yapı ve mimarlık dünyasının yol haritasına yön verecek bilgi paylaşımları yapıldı. Süreçlerini Besleyen Yeni Bir İletişim Platformu Etkinlik serisinin çıkış noktasını ve hedeflerini aktaran Nippon Paint - Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ, tasarım ekosisteminin ve değerli paydaşların vizyonunu besleyecek odak konuları bir araya getirmeyi amaçladıklarını belirterek, " 'Merakın Peşinde Konuşma Serisi' ile temel hedefimiz; en değerli paydaşlarımızdan biri olan mimar ve iç mimarlarımızla bir araya gelerek iş süreçlerimize doğrudan katma değer sunacak, geleceği birlikte öngörmemizi sağlayacak başlıkları masaya yatırmak. Bu doğrultuda bu oturumda ekonomi konusunu ele aldık. Günümüz koşullarında makroekonomik dengeleri doğru okumak, işimizin ve yapı sektörünün nereye evrildiğini görmek büyük bir önem taşıyor. Sürdürülebilirlik projelerimizi, tasarım dünyasında fark yaratan Creative Colour Awards gibi yarışmalarımızı, değişen müşteri beklentileri ile dönüşen yönetici dinamiklerinin yer aldığı insan merkezli yaklaşımlarımızı da paylaştığımız bu seride mimarlık ve tasarım dünyasını alanında uzman isimlerle buluşturarak, birlikte öğrenen ve gelişen bir platform oluşturmaktan mutluluk duyuyoruz." dedi. Etkinlikte küresel ve yerel ekonomik dinamikleri analiz eden Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu ise iş dünyasının değişen parametrelere karşı geliştirmesi gereken stratejik yaklaşımları şu sözlerle aktardı: "Sürdürülebilir başarının anahtarı; 'Today, Future ve Future Back' stratejisinde yatıyor. Mevcut güç ve yetkinliklerimizi geleceğe taşırken, aynı zamanda gelecekte şekillenecek olan yeni tüketici davranışlarını, dönüşen üretim biçimlerini ve trendleri bugünden öngörmemiz şart. Geleceğin şartlarını bugüne getirip hazırlıklarımızı şimdiden tamamlamak, rekabetçi kalabilmenin en temel kuralıdır." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kentsel Dönüşüm WhatsApp Gruplarından Çıkıyor Haber

Kentsel Dönüşüm WhatsApp Gruplarından Çıkıyor

Platform, sahada yaşanan sürecin dijital kaydıdır. Yazılım İTÜ ARI Teknokent'te geliştirilirken, süreci yaşayan malikler ve işi yapan müteahhitlerle yapılan görüşmeler ürünün her adımını şekillendirdi. Web ve mobil uygulamada malik kararları oylama ve tarihli tutanaklarla kayda alınıyor; teklifler ilk kez aynı şartname üzerinden istenip yan yana karşılaştırılabiliyor; herkes istediği anda dosyadaki bilgiye ulaşıp fikrini kayda geçirebiliyor. Sözleşme sürümleri ve saha kayıtları aynı dosyada, izlenebilir biçimde ilerliyor. Adres ve parsel özeti sorgusu ile temel bina dosyası açılışı ücretsiz. BİNANIN TEK DİJİTAL DOSYASI — SÜREÇ TEK KAYITTA "Yirmi beş yıldır inşaat ve yenileme işlerinin içindeyiz; üç yıldır da bu tecrübeyi dijitalleştirmek için uğraşıyoruz. 360Dönüşüm karar ve teklifi aynı dosyada tutan, herkes için istediği anda bilgiye ulaşıp fikrini dosyaya katabildiği bir yapı. Süreç üç kişinin etrafında dönmüyor; detaylar için bitmeyen toplantılara bir araya gelmeye gerek kalmıyor. Sorun isteksizlik değil, bu zeminin olmamasıydı. 360Dönüşüm'ü tam da bu yüzden geliştirdik." Serap SAYAR (Mimar) · Kurucu Platform, tarafsızlık ilkesini yazılı kurallara bağlamış durumda: taraflar arasındaki anlaşmalardan pay alınmıyor, sıralama ve görünürlük satılmıyor; grup şirketi Rema Yapı ve Mimarlık A.Ş. platformdaki bina dosyalarına yüklenici olarak teklif vermiyor ve grup şirketlerinin platform verilerine erişimi bulunmuyor. Tarafsızlık ilkelerimizin tamamı yazılı ve 360donusum.com/kurumsal adresinde kamuya açık. "Masanın iki tarafında da oturduk — malik toplantılarında da, şantiyede de. Gördüğümüz hep aynıydı: kararlar mesaj gruplarında, teklifler farklı formatlarda, tutanaklar çekmecelerde kayboluyor. Sorun insanların isteksizliği değil; kararı, teklifi ve belgeyi bir arada tutacak bir zeminin olmaması. Son üç yıldır bu tecrübeyi dijitalleştirmek için çalışıyoruz; 360Dönüşüm'ü bu zemini kurmak için geliştirdik. Gelirimiz aracılıktan değil altyapı hizmetinden geliyor; kimseden komisyon almıyoruz, kimsenin önünü satın alınabilir biçimde açmıyoruz. İstanbul'da ilçe ilçe, gerçek binalarla ilerliyoruz." Serap SAYAR · Kurucu Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Mimarın Yerini Alacak mı? Haber

Yapay Zekâ Mimarın Yerini Alacak mı?

Bugün için yanıt, mimarlığın yalnızca biçim üretmekten ibaret olmadığını hatırlamakta yatıyor. Mimarlık; bağlamı okumayı, kullanıcıyı anlamayı, teknik, ekonomik ve çevresel veriler arasında seçim yapmayı ve çoğu zaman birbiriyle çelişen koşulları bütüncül bir tasarım düşüncesine dönüştürmeyi gerektiriyor. Üstelik mimar yalnızca tasarlamıyor; aldığı kararların mesleki ve hukuki sorumluluğunu da üstleniyor. Tasarlamaktan Çok, Tasarım Süreci Değişiyor Yapay zekânın yakın dönemdeki en büyük etkisinin mimarı ortadan kaldırmaktan çok, mimarın çalışma biçimini değiştirmesi bekleniyor. Araştırma, alternatif üretimi, görselleştirme, şartname ve dokümantasyon gibi zaman alan süreçlerin bir bölümünün hızlanması, mimarın zamanını daha fazla tasarım düşüncesine, karar vermeye ve kullanıcıyla kurduğu ilişkiye ayırmasına olanak sağlayabilir. Ancak bunun başka bir sonucu daha var: Yapay zekâyı çalışma modeline doğru biçimde entegre eden mimarlık ofisleri ile geleneksel yöntemlerle çalışanlar arasındaki üretim hızı ve kapasite farkının giderek açılması mümkün görünüyor. Hatırlı Mimarlık’ın kurucu ortağı ve mimar Yeşim Hatırlı bu dönüşümü şöyle değerlendiriyor: “Kısa vadede yapay zekânın mimarın yerini alacağını düşünmüyorum. Ancak yapay zekâyı doğru kullanan mimarların ve onu çalışma biçiminin bir parçası haline getiren mimarlık ofislerinin öne çıkacağı açık. Asıl belirsizlik daha uzun vadede başlıyor.” Mimarın Rolü Yeniden Tanımlanabilir mi? Dönüşüm yalnızca üretim hızından ibaret değil. Bugün genç mimarların mesleği öğrenmesinde önemli yer tutan çizim, modelleme, dokümantasyon ve araştırma gibi işlerin bir bölümünün yapay zekâ tarafından üstlenilmesi, ofis içindeki görev dağılımını ve mimarın yetişme biçimini de değiştirebilir. Bu durumda geleceğin mimarı için teknik üretim kadar; doğru soruyu kurabilmek, seçenekler arasından seçim yapabilmek, bağlamı yorumlamak ve üretilen bilginin doğruluğunu sorgulamak önem kazanacak. Yapay zekânın ürettiği bir tasarımın kime ait olduğu, kullanılan verinin güvenilirliği, fikri mülkiyet, mahremiyet ve mesleki sorumluluk gibi konular da mimarlığın önündeki yeni tartışma alanları arasında. Yeşim Hatırlı’ya göre: “Bugün yapay zekâyı güçlü bir araç olarak görüyoruz. Ama teknolojinin gelişme hızı düşünüldüğünde, on ya da yirmi yıl sonra mimarın rolünün nerede başlayıp nerede biteceğini kesin olarak söylemek mümkün değil. Belki de önemli olan bu belirsizlikten korkmak değil; değişimi izlemek, öğrenmek ve mimari düşüncenin merkezindeki insanı kaybetmeden yeni çalışma biçimlerine açık olmak.” Bu nedenle asıl soru belki de “Yapay zekâ mimarın yerini alacak mı?” değil, “Yapay zekâ çağında mimarın işlevi nerede, ne zaman ve nasıl yeniden tanımlanacak?” sorusu olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

10 Bin Metrekarede 100’ün Üzerinde Firma Ve 120’den Fazla Marka Buluştu Haber

10 Bin Metrekarede 100’ün Üzerinde Firma Ve 120’den Fazla Marka Buluştu

İstanbul Fuar Merkezi’nde 17–19 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen EXPO3D İstanbul’da prototiplemeden nihai parça üretimine kadar eklemeli imalat teknolojilerinin farklı kullanım alanları tanıtıldı. Otomotiv, savunma sanayii, havacılık, medikal, makine, enerji, kalıpçılık, mimarlık ve tasarım sektörlerinden profesyonellerin katıldığı organizasyon, teknoloji sağlayıcıları ile üretim süreçlerini geliştirmek isteyen sanayi kuruluşlarını aynı platformda bir araya getirdi. 6 METRELİK DİNOZOR VE 2 METRELİK KAHRAMANLAR İLGİ ODAĞI OLDU EXPO3D İstanbul’da en yoğun ilgiyi, 3D baskı teknolojisiyle üretilen 6 metre uzunluğunda ve 2,5 metre yüksekliğindeki dinozor ile 2 metre boyundaki Thor ve Spider-Man figürleri gördü. Ziyaretçilerin yakından incelediği ve fotoğraf çektirdiği dev tasarımlar, 3D yazıcıların ulaştığı üretim kapasitesini gözler önüne serdi. EXPO3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, fuarın sonuçlarını ve sektörün büyüme potansiyelini şöyle değerlendirdi: “Üç gün boyunca üretim ihtiyacı bulunan sanayicilerle bu ihtiyaçlara çözüm geliştiren teknoloji firmalarını aynı platformda buluşturduk. Gerçekleştirilen teknik görüşmeler, eklemeli imalatın prototiplemenin ötesine geçerek nihai parça ve seri üretim süreçlerinde daha güçlü bir şekilde yer almaya başladığını gösterdi. Küresel eklemeli imalat pazarının 2025 yılındaki yaklaşık 30,5 milyar dolarlık büyüklüğünden 2033 yılına kadar 169 milyar dolara ulaşmasının beklenmesi, önümüzdeki dönemde bizi çok daha büyük bir dönüşümün beklediğini ortaya koyuyor. Türkiye’nin bu teknolojileri yalnızca kullanan bir pazar olmasını yeterli görmüyoruz. Kendi 3D yazıcılarını, yazılımlarını ve ileri malzemelerini geliştiren, yüksek katma değerli ürünler üreten ve bunları dünyaya ihraç eden bir ülke olmasını istiyoruz. Fuarda kurulan temasların yeni yatırımlara, üretime ve ihracata dönüşmesini hedefliyoruz.” EXPO3D İSTANBUL 30 EYLÜL–2 EKİM 2027’DE DÜZENLENECEK Katılımcılardan gelen geri bildirimlerin 2027 fuarına yönelik güçlü bir talebe işaret ettiğini belirten Ünverdi, gelecek dönem hedeflerini şu sözlerle anlattı: “Bu yıl fuarı görmek isteyen ve katılım konusunda kararsız olan firmalar, organizasyonun ardından 2027’de yer almak için bizimle iletişime geçmeye başladı. Mevcut katılımcılarımız ise gelecek yıl stant alanlarını büyütmek istiyor. Fuar süresince gerçekleştirdiğimiz görüşmeler sonucunda gelecek yıl için uluslararası düzeyde birçok iş birliğine imza attık. EXPO3D İstanbul’u 30 Eylül–2 Ekim 2027 tarihlerinde çok daha büyük, kapsamlı ve güçlü bir uluslararası katılımla gerçekleştireceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

1. Ulusal Creavit Öğrenci Tasarım Yarışması İçin Başvurular Başlıyor! Haber

1. Ulusal Creavit Öğrenci Tasarım Yarışması İçin Başvurular Başlıyor!

Yurt içinde ve yurt dışında 65’i aşkın ülkenin tüketicilerini seramik sağlık gereçleri, banyo mobilyaları, armatürler başta olmak üzere banyo ve ıslak mekan ihtiyaçlarına yönelik geniş ürün gamıyla buluşturan Creavit, “1. Ulusal Creavit Öğrenci Tasarım Yarışması: Creavit ile Troya Destanı Yeniden Yazılıyor” ile genç tasarımcıları Troya’dan ilham alan özgün lavabo tasarımları geliştirmeye davet ediyor.Yarışma; yurt içindeki ve yurt dışındaki üniversitelerin mimarlık, iç mimarlık, endüstriyel tasarım ve seramik bölümlerinde lisans eğitimi gören Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC vatandaşlarının katılımına açıktır. Katılımcılar yarışmaya bireysel olarak veya en fazla dört kişilik ekipler halinde başvurabiliyor ve her katılımcı ya da ekip en fazla üç proje sunabiliyor. Başvurular 24 Ağustos - 4 Aralık 2026 tarihleri arasında, yarışma için oluşturulan web sitesindeki başvuru modülü üzerinden gerçekleştirilecek. Yarışmacılardan Troya temasını çağdaş bir lavabo tasarımıyla yorumlamaları beklenirken, tasarımlar yaratıcılık ve özgünlük, teknik uygulanabilirlik, konsept ve tema uygunluğu ile sunum kalitesi kriterleri üzerinden değerlendirilecek. Bu kriterler arasında yaratıcılık ve özgünlük yüzde 40 ile en yüksek ağırlığa sahip olacak. Yarışmanın jürisinde Ece Ceylan Baba, Caner Bilgin, Gülşah Elikbank, Rıdvan Gölcük, Ertuğrul Güngör, Gülay Gamze Güven, Şule Koç, Atilla Kuzu ve Sezin Tanrıöver yer alıyor. Yarışmanın Onursal Başkanlığını Mithat Çanakcı ve Mehmet Çanakcı üstlenirken, Yarışma Düzenleme Kurulu İzzet Çolpan, Reyhan Yıldırım Badurluoğlu ve Neslişah Öztürk’ten oluşuyor. Yarışmada birinciye 100.000 TL, ikinciye 75.000 TL, üçüncüye 50.000 TL ödül verilirken, jüri tarafından seçilecek üç tasarıma da 20.000 TL Creavit Özel Ödülü takdim edilecek. Jüri toplantısının 14 Aralık haftasında yapılması beklenirken, kazananın açıklanmasının ise 25 Aralık tarihinde olacağı duyuruldu. Ödül töreni ve serginin Ocak 2027’de gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Creavit, yarışma ile genç tasarımcıların Anadolu’nun kültürel mirasını kendi tasarım dilleriyle yeniden yorumlamalarına ve bu mirası çağdaş banyo kültürüne taşımalarına alan açıyor. “Her Yol Troya’dan Başlar!” yaklaşımıyla düzenlenen yarışma, genç yetenekleri geçmiş ile gelecek arasında bağ kuran cesur ve özgün tasarımlar geliştirmeye çağırıyor. Başvuru için: www.creavit.com.tr/tasarimyarismasi Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Forum Kapadokya’da Arkki Mimarlık Ve Tasarım Atölyeleri Başlıyor Haber

Forum Kapadokya’da Arkki Mimarlık Ve Tasarım Atölyeleri Başlıyor

Çocukları farklı alanlarda nitelikli içeriklerle buluşturan ForumOne, Arkki ile hayata geçirdiği mimarlık ve tasarım atölyelerine Forum Kapadokya’da devam ediyor. 28, 29 ve 30 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilecek etkinliklerde çocuklar, yaşadıkları çevreyi mimarlık ve tasarım perspektifinden ele alırken fikirlerini çizimler ve üç boyutlu çalışmalarla ifade edecek. Farklı yaş grupları için hazırlanan iki ayrı atölye, çocukların mekânsal düşünme, problem çözme, görsel anlatım ve tasarım becerilerini destekleyecek. Atölyelere katılım ücretsiz olacak. Geleceğin yaşam alanlarını çocuklar tasarlayacak 6-8 yaş grubuna yönelik “Geleceğimin Şehri” atölyesinde, 28 Ağustos’ta ilk seans 14:00-16:00, ikinci seans 16:00-18:00; 29-30 Ağustos ise ilk seans 13:00-15:00 ikinci seans 16:00-18:00 saatlerinde gerçekleştirilecek. Atölyede çocuklar, geleceğin şehirlerinin nasıl daha sürdürülebilir ve kapsayıcı olabileceği üzerine düşünerek fikirlerini üç boyutlu maketlere taşıyacak. Çevre sorunları, farklı malzemelerin ekolojik ayak izi, evlerde oluşan atıklar, geri dönüşüm ve ileri dönüşüm gibi başlıklarla tanışacak çocuklar; konuttan parka, ofisten hastaneye kadar bir şehri oluşturan farklı yaşam alanlarını kendi bakış açılarıyla tasarlayacak. Kapadokya’dan ve yaşadıkları çevreden yola çıkarak kurgusal bir şehir tasarlayacak çocuklar, bireysel olarak hazırladıkları parçaları atölyenin sonunda bir araya getirecek. Ortaya çıkan ortak şehir maketiyle çocuklar hem bir kentin farklı işlevleri arasındaki ilişkiyi keşfedecek hem de mekânsal düşünme, şehir bilinci, harita okuryazarlığı ve üç boyutlu üretim becerileri üzerine çalışma fırsatı yakalayacak. Şehir hikâyeleri çizgi romana dönüşecek 9-13 yaş grubuna yönelik “Şehrimin Öyküsü” atölyesinde 28 Ağustos’ta ilk seans 18:00-20:00, ikinci seans 20:00-21:00; 29-30 Ağustos’ta ise ilk seans 18:00-20:00, ikinci seans 20:00-21:00 saatlerinde düzenlenecek. Bu kez çocuklar şehre bir tasarım alanı olmasının yanında, anlatılacak hikâyelerin geçtiği bir sahne olarak bakacak. Yaşadıkları şehirden hareketle kısa bir hikâye oluşturacak, kelimeler ve görsellerle bu hikâyeyi çizgi roman formatına taşıyacak. Ardından seçtikleri bir sahneyi üç boyutlu kent maketi olarak tasarlayacak. Mimari ile hikâye anlatımını aynı çalışmada buluşturan atölyede çocuklar, çevrelerindeki yapıları ve kent yaşamını farklı bir gözle inceleme fırsatı bulacak. Renk, biçim ve kompozisyon kullanarak kendi anlatımlarını oluştururken mekânsal düşünme, kültürel farkındalık, görsel ifade ve üç boyutlu üretim becerilerini de geliştirecek. Forum Kapadokya hakkında: Forum One portföyünün önemli bir parçası olan Forum Kapadokya, bölgenin eşsiz coğrafyasıyla uyumlu tasarlanmış, ziyaretçilerine alışverişin yanı sıra kültürel ve sosyal deneyimler de sunan bir yaşam merkezidir. Forum One’ın “insan odaklı, yenilikçi ve sürdürülebilir yaşam alanları yaratmak” vizyonuyla geliştirilen Forum Kapadokya, yenilenen mağaza karması, restoran ve kafeleri, açık alanları ve aile dostu etkinlikleri ile, hem yerel hem de turist ziyaretçileri için unutulmaz bir deneyim sağlar. Bölgenin alışveriş ve sosyal yaşam merkezi olarak Forum Kapadokya, ziyaretçilerine modern, ferah ve keyifli bir ortam sunar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

1. Ulusal Creavit Öğrenci Tasarım Yarışması İçin Başvurular Başlıyor! Haber

1. Ulusal Creavit Öğrenci Tasarım Yarışması İçin Başvurular Başlıyor!

Yurt içinde ve yurt dışında 65’i aşkın ülkenin tüketicilerini seramik sağlık gereçleri, banyo mobilyaları, armatürler başta olmak üzere banyo ve ıslak mekan ihtiyaçlarına yönelik geniş ürün gamıyla buluşturan Creavit, “1. Ulusal Creavit Öğrenci Tasarım Yarışması: Creavit ile Troya Destanı Yeniden Yazılıyor” ile genç tasarımcıları Troya’dan ilham alan özgün lavabo tasarımları geliştirmeye davet ediyor.Yarışma; yurt içindeki ve yurt dışındaki üniversitelerin mimarlık, iç mimarlık, endüstriyel tasarım ve seramik bölümlerinde lisans eğitimi gören Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC vatandaşlarının katılımına açıktır. Katılımcılar yarışmaya bireysel olarak veya en fazla dört kişilik ekipler halinde başvurabiliyor ve her katılımcı ya da ekip en fazla üç proje sunabiliyor. Başvurular 24 Ağustos - 4 Aralık 2026 tarihleri arasında, yarışma için oluşturulan web sitesindeki başvuru modülü üzerinden gerçekleştirilecek. Yarışmacılardan Troya temasını çağdaş bir lavabo tasarımıyla yorumlamaları beklenirken, tasarımlar yaratıcılık ve özgünlük, teknik uygulanabilirlik, konsept ve tema uygunluğu ile sunum kalitesi kriterleri üzerinden değerlendirilecek. Bu kriterler arasında yaratıcılık ve özgünlük yüzde 40 ile en yüksek ağırlığa sahip olacak. Yarışmanın jürisinde Ece Ceylan Baba, Caner Bilgin, Gülşah Elikbank, Rıdvan Gölcük, Ertuğrul Güngör, Gülay Gamze Güven, Şule Koç, Atilla Kuzu ve Sezin Tanrıöver yer alıyor. Yarışmanın Onursal Başkanlığını Mithat Çanakcı ve Mehmet Çanakcı üstlenirken, Yarışma Düzenleme Kurulu İzzet Çolpan, Reyhan Yıldırım Badurluoğlu ve Neslişah Öztürk’ten oluşuyor. Yarışmada birinciye 100.000 TL, ikinciye 75.000 TL, üçüncüye 50.000 TL ödül verilirken, jüri tarafından seçilecek üç tasarıma da 20.000 TL Creavit Özel Ödülü takdim edilecek. Jüri toplantısının 14 Aralık haftasında yapılması beklenirken, kazananın açıklanmasının ise 25 Aralık tarihinde olacağı duyuruldu. Ödül töreni ve serginin Ocak 2027’de gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Creavit, yarışma ile genç tasarımcıların Anadolu’nun kültürel mirasını kendi tasarım dilleriyle yeniden yorumlamalarına ve bu mirası çağdaş banyo kültürüne taşımalarına alan açıyor. “Her Yol Troya’dan Başlar!” yaklaşımıyla düzenlenen yarışma, genç yetenekleri geçmiş ile gelecek arasında bağ kuran cesur ve özgün tasarımlar geliştirmeye çağırıyor. Başvuru için: www.creavit.com.tr/tasarimyarismasi Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'nin Tasarım Hafızası Dijital Arşive Dönüşüyor Haber

Türkiye'nin Tasarım Hafızası Dijital Arşive Dönüşüyor

Tercüman ve Haliç Üniversitesi’nin iş birliğinde, sunuculuğunu Tercüman Yazı İşleri Müdürü Olcay Can Kaplan'ın üstlendiği seri, Türkiye'nin tasarım tarihine yalnızca akademik bir perspektiften değil; bizzat dönemin içinde yer almış bir ismin anlatımıyla ışık tutuyor. YouTube üzerinden yayınlanan beş bölümlük ilk seri, mimarlıktan endüstriyel tasarıma, Anadolu'nun üretim kültüründen Osmanlı sanayileşmesine ve Türkiye'nin otomotiv serüvenine uzanan geniş bir tarihsel yolculuk sunuyor. Yedi bölüm olarak planlanan podcast her Cuma günü tercüman.com ve Tercüman dijital kanallarında yayınlanıyor. Türkiye'nin Tasarım Belleği Kayıt Altına Alınıyor "Tasarımın Hafızası", yalnızca bir podcast değil; Türkiye'nin tasarım kültürünü gelecek kuşaklara aktarmayı hedefleyen sözlü tarih ve kültürel miras projesi niteliği taşıyor. Serinin ilk beş bölümünde; Türkiye'de endüstriyel tasarım eğitiminin kuruluş süreci,Anadolu'nun binlerce yıllık üretim ve tasarım kültürü,Osmanlı'nın sanayileşme vizyonu ve tasarım anlayışı,Türkiye otomotiv sanayisinin gelişim süreci ve Tofaş deneyimi,Camın Büyüsü ve Paşabahçe Serüveni Prof. Dr. Önder Küçükerman'ın birebir tanıklıklarıyla ele alınıyor. Her bölüm, yalnızca tarih anlatmıyor; tasarımın toplumsal hafıza, üretim kültürü ve medeniyet inşasındaki rolünü görünür kılıyor. Endüstriyel Tasarımın Kurucu Kuşağından Bir Tanıklık Prof. Dr. Önder Küçükerman, Türkiye'de endüstriyel tasarım disiplininin oluşumunda doğrudan rol üstlenmiş en önemli akademisyen ve araştırmacılar arasında yer alıyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde Sedad Hakkı Eldem'in öğrencisi ve asistanı olarak yetişen Küçükerman, 1971 yılında Türkiye'nin ilk Endüstri Tasarımı Bölümü'nün kuruluşunda görev aldı. Akademik yaşamı boyunca endüstriyel tasarım eğitiminin gelişmesine öncülük ederken; otomotiv, cam, seramik, mobilya ve sanayi üretimi üzerine yürüttüğü çalışmalarla tasarımın yalnızca estetik değil, kültürel ve ekonomik bir kalkınma aracı olduğunu ortaya koydu. Türkiye otomotiv sanayisinin gelişim süreçlerinde, özellikle Tofaş'ın tasarım ve ürün geliştirme çalışmalarında aktif görev alan Küçükerman; aynı zamanda Osmanlı sanayi tarihi, Beykoz Camları, Anadolu üretim kültürü ve geleneksel tasarım mirası üzerine yayımladığı çok sayıdaki kitap ve araştırmayla alanının en önemli referans isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bugün yarım asrı aşan akademik birikimiyle, Türkiye'nin tasarım tarihini ilk elden anlatabilecek sayılı isimlerden biri olma özelliğini taşıyor. İlk Beş Bölüm Yayında Haliç Üniversitesi’nin destekleriyle hazırlanan ve beş bölümü yayınlanan serinin kalan iki bölümünde ise; Evimizin İçindeki Tarih: Türk Evi ve MobilyaGeleceği Tasarlamak: Yaratıcılığın Yeni Sınırları konuşulacak. "Tasarımın Hafızası", yalnızca tasarım profesyonellerine değil; mimarlık, sanat tarihi, kültürel miras, mühendislik, sanayi tarihi ve Türkiye'nin modernleşme süreciyle ilgilenen herkes için önemli bir başvuru kaynağı olmayı hedefliyor. Kültürel Bir Miras Projesi Günümüzde hızla dijitalleşen bilgi çağında, yaşayan hafızaların kayıt altına alınması her geçen gün daha büyük önem kazanıyor. "Tasarımın Hafızası", Prof. Dr. Önder Küçükerman'ın altmış yılı aşan bilgi birikimini gelecek kuşaklara aktarırken; Türkiye'nin tasarım kültürünü, üretim hafızasını ve sanayi tarihini belgelendiren kalıcı bir dijital arşiv oluşturmayı amaçlıyor. İlk beş bölümü tercüman.com ‘da yayınlanan seri, ilerleyen dönemlerde Türkiye'nin tasarım geçmişine ışık tutacak yeni söyleşiler ve tanıklıklarla büyümeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.