Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mısır

Kapsül Haber Ajansı - Mısır haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mısır haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kimya Sanayisinden Stratejik Buluşma Haber

Kimya Sanayisinden Stratejik Buluşma

Türkiye’nin ihracatında stratejik sektörler arasında yer alan kimya sanayisi, 2025 yılında 31,9 milyar dolarlık ihracat hacmiyle ülke ekonomisinin lokomotif alanlarından biri olmayı sürdürdü. Toplam ihracat içinde ikinci sırada yer alan sektör; artan küresel rekabet, sürdürülebilir üretim baskısı ve yeni pazarlara erişim ihtiyacıyla birlikte uluslararası iş birliklerine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Bu çerçevede, Türkiye ve EMEA Bölgesi’nin en geniş kapsamlı kimya platformlarından biri olan Turkchem Eurasia 2026, 11. kez düzenlenecek organizasyonuyla 25–27 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açmaya hazırlanıyor. Artkim Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenecek fuar; özel ve spesifik kimyasallardan genel kimyasallara, petrokimyadan laboratuvar ve ölçüm cihazlarına, proses ve otomasyondan paketleme, geri dönüşüm ve çevre teknolojilerine, nadir toprak elementlerinden gübre kimyasallarına kadar kimya sanayisinin tüm alt bileşenlerini aynı çatı altında buluşturacak. Devlet destekleriyle güçlenen yapısı ve artan uluslararası katılımıyla birlikte Turkchem Eurasia 2026 için stant satış süreci de başladı. KİMYA İLE İLGİLİ HER ŞEYİ BULUŞTURAN PLATFORM İlk kez 2006 yılında düzenlenen Turkchem Eurasia Fuarı, geçen yıllar içinde kimya endüstrisinin bölgedeki en köklü ve güvenilir buluşma noktalarından biri haline geldi. Kurulduğu dönemde Türkiye kimya sektörünün ekonomik hacmi yaklaşık 8,7 milyar dolar seviyesindeyken, sektör son 18 yılda önemli bir dönüşüm geçirerek 2022 yılı itibarıyla 33,6 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı ve Türkiye’nin en yüksek ihracat payına sahip sektörlerinden biri konumuna geldi. Kimya sanayisinin büyümesiyle paralel olarak Turkchem de ölçeğini ve uluslararası etki alanını genişletti. Yıllardır “Kimya ile İlgili Her Şey” mottosuyla düzenlenen fuar; yeni iş bağlantılarının kurulması, mevcut iş birliklerinin geliştirilmesi ve sektöre dair güncel gelişmelerin paylaşılması açısından katılımcılar ve ziyaretçiler için güçlü bir etkileşim alanı sunuyor. RAKAMLARLA TURKCHEM’İN ULUSLARARASI GÜCÜ Turkchem Eurasia 2024, üç gün boyunca 95 ülkeden 13.897 profesyonel ziyaretçiyi ağırlayarak organizasyonun uluslararası erişimini bir kez daha ortaya koydu. En yoğun ziyaretçi katılımı İran, Çin, Rusya, Pakistan, Mısır, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, İtalya, Rusya ve Hindistan’dan gerçekleşti. Bu tablo, Turkchem’in yalnızca Türkiye için değil, Avrasya ve çevre bölgeler için de önemli bir ticaret ve iş birliği platformu haline geldiğini gösterdi. KİMYA SANAYİSİNİN GELECEĞİ İÇİN ORTAK ZEMİN Turkchem Eurasia 2026’ya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Artkim Group Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, kimya sanayisinin küresel ölçekte önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğine dikkat çekti. Güler, “Artan rekabet, sürdürülebilir üretim zorunluluğu ve yeni pazarlara erişim ihtiyacı, sektör paydaşlarını aynı platformda buluşturan uluslararası organizasyonların önemini her geçen gün artırıyor. Geçmiş yıllarda yerli ve yabancı çok sayıda firmayı ve sektör profesyonelini aynı çatı altında buluşturmamız, Turkchem Eurasia’nın sektör nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu açıkça gösteriyor. 2026 edisyonuna yönelik lansman sürecinde gözlemlediğimiz yoğun ilgi ise fuarın yalnızca Türkiye’de değil, Avrasya genelinde de yakından takip edilen bir organizasyon haline geldiğini ortaya koyuyor. Devlet destekleriyle güçlenen yapımız ve artan uluslararası katılımla birlikte, 2026 edisyonunda katılımcılarımıza daha nitelikli iş birlikleri, sürdürülebilir ticari ilişkiler ve yeni pazar bağlantıları sunmayı hedefliyoruz. Turkchem Eurasia, sektörün bugünkü ihtiyaçlarının yanı sıra geleceğe yönelik dönüşüm başlıklarını da gündeminde tutmaya devam edecek.” dedi. PRESTİJLİ FUAR STATÜSÜYLE GÜÇLENEN 2026 EDİSYONU Turkchem Eurasia 2026, T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından Prestijli Fuar Statüsü kapsamında değerlendirilerek, güncellenen Yurt İçi Fuar Destekleri Tebliği çerçevesinde desteklenen organizasyonlar arasında yer alıyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenleme kapsamında katılımcı firmalar, metrekare bazlı devlet desteklerinden faydalanabilecek. Buna göre fuarda m² başına 5.307 TL destek sağlanırken, firma başına uygulanabilecek üst destek limiti 1.292.800 TL olarak belirlendi. Bu destek modeli, firmaların fuar yatırımlarını daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yapı içinde planlamalarına olanak tanıyor. KİMYA SANAYİSİNİN DÖNÜŞÜM NOKTASI Turkchem Eurasia 2026; yalnızca ürün ve çözümlerin sergilendiği bir fuar olmanın ötesinde, sürdürülebilir üretim, yüksek katma değerli kimyasal çözümler, ihracat odaklı büyüme ve uluslararası iş birliklerini destekleyen yapısıyla kimya sanayisinin dönüşen dinamiklerine yön veren stratejik bir buluşma noktası olarak konumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mısır EMITT 2026’da Türkiye ile İlişkilerini Derinleştiriyor Haber

Mısır EMITT 2026’da Türkiye ile İlişkilerini Derinleştiriyor

29. Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı EMITT 2026’ya katılan Mısır, Türkiye ile yürüttüğü güçlü ikili ilişkileri daha da ileri taşımaya hazırlanıyor. 2025 yılında 19 milyon uluslararası ziyaretçi ağırlayan ülke, küresel ortalamanın dört katından fazla olan yüzde 21’lik büyüme performansıyla dikkat çekti. Bu tablo Mısır’ın Doğu Akdeniz ve Avrasya pazarlarında stratejik bir turizm ortağı olma konumunu güçlendirdi. EMITT’in, Türk ve Avrasya seyahat ortaklarıyla iş birliklerini derinleştirmek için ideal bir platform olduğunu dile getiren Turizm ve Eski Eserler Bakanı Sherif Fathy, “Turizmde ulaşılan tarihi seviyeler, yeni ve daha kapsamlı deneyimler geliştirmek için önemli bir fırsat sunuyor. Mısır’ın tarihini, kültürünü, tatil ve eğlence seçeneklerini lüks unsurlarla bir araya getiren yeni ürünler ve deneyimler geliştirmek için Türkiye ile yakın çalışmaya hazırız” dedi. Türkiye ile turizme yönelik stratejik iş birlikleri somut adımlarla ilerliyor Mısır’ın EMITT 2026’ya katılımı, iki ülke arasındaki turizm, havacılık ve yatırım başlıklarına ilişkin iş birliklerini güçlendirme yönündeki ortak iradeyi ortaya koydu. Yaklaşan Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısı öncesinde atılan bu adım, Türkiye ile Mısır arasındaki iş birliğine yönelik temasların daha da yoğunlaştığını gösteriyor. 2025 yılında Sherif Fathy, tatil köyü ve otel yatırımlarını ele almak üzere Türkiye’nin konaklama sektörü temsilcileriyle bir araya gelmiş ve Mısır’ın uzun vadeli yatırımlar açısından sunduğu potansiyele dikkat çekmişti. Aynı dönemde Türkiye’den gelen ziyaretçi sayısı da hızla artmış; 2025’in ilk yarısında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 56,5 yükselme yaşanmıştı. Türk gezginler için özel olarak tasarlanmış deneyimler Mısır, Türk ziyaretçilere kültürden deniz turizmine, maceradan iş seyahatine kadar geniş bir deneyim yelpazesi sunarak farklı beklentilere aynı anda yanıt veren bütüncül bir destinasyon profili çiziyor. Tarih, yaşam tarzı, gastronomi ve dinlenme olanaklarını tek bir rotada buluşturan bu çeşitlilik, ülkeyi hem kısa şehir kaçamakları hem de kapsamlı tatil programları için güçlü bir alternatif hâline getiriyor. 1 Kasım 2025’te Giza Piramitleri’nin eteklerinde kapılarını açan Grand Egyptian Museum, Tutankhamun koleksiyonunun ilk kez eksiksiz biçimde sergilendiği 57 bin eser ve anıtsal Ramses II heykeliyle Mısır’ı kültür turizminde küresel ölçekte öne çıkaran önemli bir merkez olarak konumlanıyor. Kahire’nin tarihi camileri, İslam mimarisi ve arkeolojik mirası, Akdeniz ve Osmanlı dönemlerine uzanan ortak kültürel bağları yansıtırken; şehrin canlı sanat hayatı, yerel pazarları ve zengin mutfağı Türk gezginlere tanıdık ve dinamik bir şehir deneyimi sunuyor. Arkeolojik alanlar ve müzelere yönelik ziyaretlerin geçen yıl yüzde 33,5 artması, kültür turizmine olan ilginin güçlenerek sürdüğünü ortaya koyuyor. Akdeniz kıyısı ve Kuzey Sahili’ndeki lüks tatil köyleri deniz, gastronomi ve yaşam tarzını bir araya getirirken; Kızıldeniz bölgesi dalış, şnorkelle yüzme ve wellness odaklı deneyimleriyle aileler ve aktif tatilciler için öne çıkıyor. Çöl vahalarında konumlanan wellness merkezleri ise dinlenme ve yenilenme arayan ziyaretçilere farklı alternatifler sunuyor. Bunun yanı sıra Kutsal Aile Rotası ve önemli İslami miras noktaları, inanç temelli seyahatlere ilgi duyanlar için özel güzergâhlar oluştururken; modern konferans merkezleri ve resort altyapısı, MICE ve iş seyahati segmentinde güçlü bir zemin sağlıyor. Bu geniş çeşitlilik, Türk tur operatörlerinin kültür, tatil ve iş seyahatini bir araya getiren, deneyim odaklı talebe yanıt veren özelleştirilmiş programlar tasarlamasına imkan tanıyor Artan ulaşım ve havayolu kapasitesi turizm performansını yukarı taşıyor Mısır’ın güçlü performansı, hızla genişleyen uluslararası bağlantılarla da destekleniyor. Havayolu koltuk kapasitesi ve charter uçuş sayısı önemli ölçüde artarak küresel havacılık eğilimlerinin önüne geçti. Bu gelişmiş bağlantı ağı, Mısır’ın kültür, macera, lüks ve iş seyahati için mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir destinasyon konumunu daha da pekiştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turizmde Rekor Büyüme Yaşayan Mısır, EMITT  2026’da Türkiye İle İlişkilerini Derinleştiriyor Haber

Turizmde Rekor Büyüme Yaşayan Mısır, EMITT  2026’da Türkiye İle İlişkilerini Derinleştiriyor

2025’te 19 milyon uluslararası turist ağırlayan ve ziyaretçi sayısında yüzde 21’lik büyüme kaydeden ülke, artan yatırımlar, genişleyen uçuş ağı ve zengin deneyim seçenekleriyle Doğu Akdeniz’in öne çıkan destinasyonları arasında yer alıyor. 29. Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı EMITT 2026’ya katılan Mısır, Türkiye ile yürüttüğü güçlü ikili ilişkileri daha da ileri taşımaya hazırlanıyor. 2025 yılında 19 milyon uluslararası ziyaretçi ağırlayan ülke, küresel ortalamanın dört katından fazla olan yüzde 21’lik büyüme performansıyla dikkat çekti. Bu tablo Mısır’ın Doğu Akdeniz ve Avrasya pazarlarında stratejik bir turizm ortağı olma konumunu güçlendirdi. EMITT’in, Türk ve Avrasya seyahat ortaklarıyla iş birliklerini derinleştirmek için ideal bir platform olduğunu dile getiren Turizm ve Eski Eserler Bakanı Sherif Fathy, “Turizmde ulaşılan tarihi seviyeler, yeni ve daha kapsamlı deneyimler geliştirmek için önemli bir fırsat sunuyor. Mısır’ın tarihini, kültürünü, tatil ve eğlence seçeneklerini lüks unsurlarla bir araya getiren yeni ürünler ve deneyimler geliştirmek için Türkiye ile yakın çalışmaya hazırız” dedi. Türkiye ile turizme yönelik stratejik iş birlikleri somut adımlarla ilerliyor Mısır’ın EMITT 2026’ya katılımı, iki ülke arasındaki turizm, havacılık ve yatırım başlıklarına ilişkin iş birliklerini güçlendirme yönündeki ortak iradeyi ortaya koydu. Yaklaşan Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısı öncesinde atılan bu adım, Türkiye ile Mısır arasındaki iş birliğine yönelik temasların daha da yoğunlaştığını gösteriyor. 2025 yılında Sherif Fathy, tatil köyü ve otel yatırımlarını ele almak üzere Türkiye’nin konaklama sektörü temsilcileriyle bir araya gelmiş ve Mısır’ın uzun vadeli yatırımlar açısından sunduğu potansiyele dikkat çekmişti. Aynı dönemde Türkiye’den gelen ziyaretçi sayısı da hızla artmış; 2025’in ilk yarısında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 56,5 yükselme yaşanmıştı. Türk gezginler için özel olarak tasarlanmış deneyimler Mısır, Türk ziyaretçilere kültürden deniz turizmine, maceradan iş seyahatine kadar geniş bir deneyim yelpazesi sunarak farklı beklentilere aynı anda yanıt veren bütüncül bir destinasyon profili çiziyor. Tarih, yaşam tarzı, gastronomi ve dinlenme olanaklarını tek bir rotada buluşturan bu çeşitlilik, ülkeyi hem kısa şehir kaçamakları hem de kapsamlı tatil programları için güçlü bir alternatif hâline getiriyor. 1 Kasım 2025’te Giza Piramitleri’nin eteklerinde kapılarını açan Grand Egyptian Museum, Tutankhamun koleksiyonunun ilk kez eksiksiz biçimde sergilendiği 57 bin eser ve anıtsal Ramses II heykeliyle Mısır’ı kültür turizminde küresel ölçekte öne çıkaran önemli bir merkez olarak konumlanıyor. Kahire’nin tarihi camileri, İslam mimarisi ve arkeolojik mirası, Akdeniz ve Osmanlı dönemlerine uzanan ortak kültürel bağları yansıtırken; şehrin canlı sanat hayatı, yerel pazarları ve zengin mutfağı Türk gezginlere tanıdık ve dinamik bir şehir deneyimi sunuyor. Arkeolojik alanlar ve müzelere yönelik ziyaretlerin geçen yıl yüzde 33,5 artması, kültür turizmine olan ilginin güçlenerek sürdüğünü ortaya koyuyor. Akdeniz kıyısı ve Kuzey Sahili’ndeki lüks tatil köyleri deniz, gastronomi ve yaşam tarzını bir araya getirirken; Kızıldeniz bölgesi dalış, şnorkelle yüzme ve wellness odaklı deneyimleriyle aileler ve aktif tatilciler için öne çıkıyor. Çöl vahalarında konumlanan wellness merkezleri ise dinlenme ve yenilenme arayan ziyaretçilere farklı alternatifler sunuyor. Bunun yanı sıra Kutsal Aile Rotası ve önemli İslami miras noktaları, inanç temelli seyahatlere ilgi duyanlar için özel güzergâhlar oluştururken; modern konferans merkezleri ve resort altyapısı, MICE ve iş seyahati segmentinde güçlü bir zemin sağlıyor. Bu geniş çeşitlilik, Türk tur operatörlerinin kültür, tatil ve iş seyahatini bir araya getiren, deneyim odaklı talebe yanıt veren özelleştirilmiş programlar tasarlamasına imkan tanıyor Artan ulaşım ve havayolu kapasitesi turizm performansını yukarı taşıyor Mısır’ın güçlü performansı, hızla genişleyen uluslararası bağlantılarla da destekleniyor. Havayolu koltuk kapasitesi ve charter uçuş sayısı önemli ölçüde artarak küresel havacılık eğilimlerinin önüne geçti. Bu gelişmiş bağlantı ağı, Mısır’ın kültür, macera, lüks ve iş seyahati için mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir destinasyon konumunu daha da pekiştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MISIRLI Underwear & Socks 2026’da Üretimde ve Perakendede Büyümeyi Hızlandıracak Haber

MISIRLI Underwear & Socks 2026’da Üretimde ve Perakendede Büyümeyi Hızlandıracak

1927’den bu yana Türk tekstil sektörünün köklü oyuncularından olan MISIRLI Underwear & Socks, 2025 yılı sonuçlarını ve 2026 vizyonunu açıkladı. Sektör genelinde ihracatın daraldığı ve kârlılığın düştüğü zorlu bir yılda, cirosunu 55 milyon dolar seviyesinde korumayı başaran şirket; başarısını ‘çift kutuplu üretim modeli’ ve ‘bir kaldıraç olarak sürdürülebilirlik’ stratejilerine dayandırdı. Tekstilde Oyunun Kuralları Değişti 2025 yılını, sadece ayakta kalınan değil, geleceğin temellerinin atıldığı bir ‘dönüşüm yılı’ olarak tanımlayan MISIRLI Underwear & Socks Yönetim Kurulu Üyesi Murat Eren Taşçı, sektörün mevcut şartlarını ve kendi pozisyonlarını şu sözlerle değerlendirdi: "Küresel pazarlarda fiyat odaklı rekabet, Uzak Doğu'nun hakimiyeti nedeniyle sürdürülemez bir noktaya geldi. Bu şartlarda rekabet için artık yalnızca iyi veya yalnızca uygun fiyatlı ürün üretmek yetmiyor; iş modelinizin de akıllı olması gerekiyor. 2025’te rasyonel bir kararla üretim stratejimizi çift kutuplu bir yapıya dönüştürdük. Bu modelde Türkiye’yi Ar-Ge, inovasyon ve katma değerli ürünlerin merkezi olarak konumlandırdık; Mısır’daki üretim yatırımımız ise global fiyat rekabetinde elimizi güçlendiren, fiyat hassasiyeti yüksek pazarlar ve farklı müşteri segmentlerine odaklı bir hacim merkezi rolünü üstleniyor. Daralan piyasa koşullarına rağmen Türkiye’de üretimi korumayı ve büyütmeyi stratejik bir sorumluluk olarak benimsiyoruz." Türkiye’de Gümüş İplik ve Pilot Çorabı, Mısır’da 30 Milyon Çift Kapasite MISIRLI Underwear & Socks İstanbul, Yozgat ve Kütahya’daki fabrikalarında, teknolojik altyapıları ve 1.200 kişilik nitelikli iş gücüyle yüksek kaliteli sessiz lüks segmentine odaklanıyor. Türkiye’nin kendileri için bir inovasyon üssü olduğunu belirten Taşçı; “Gümüş iplikli antibakteriyel ürünler ve pilotlar için özel üretilen teknik kompresyon çorapları gibi niş ve yüksek katma değerli koleksiyonlarımızı ülkemizde geliştiriyor ve üretiyoruz.” dedi. Öte yandan, 10 milyon dolarlık yatırımla 2025 yılında Mısır’da devreye alınan fabrika ise şirketin rekabet kalkanı olarak konumlanıyor. Taşçı, “Mısır’daki maliyet avantajını, Türkiye’deki üretim kalitemizle birleştirdik. Yıllık 30 milyon çift ek kapasite yaratan bu tesisimiz sayesinde, Çin gibi rakiplerle fiyat konusunda başa baş rekabet ederken, kalite konusunda onlara fark atıyoruz.” ifadelerini kullandı. Sürdürülebilirlik Hem Tasarruf Hem de İhracat Kozu MISIRLI Underwear & Socks’in 2025’teki başarılı performansında rol oynayan bir diğer kritik faktör ise şirketin 19 yıldır bilfiil sürdürdüğü yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik yatırımları oldu. Şirket, İstanbul ve Yozgat’taki üretim tesislerini akıllı fabrika standartlarına taşıyarak enerji bağımsızlığını ilan etti. Sürdürülebilirliği çevresel etkinin yanı sıra bir verimlilik kaldıraçı olarak ele aldıklarını belirten Taşçı, şu verileri paylaştı: “4,2 milyon dolarlık güneş enerjisi sistemi yatırımımız sayesinde, 2025 yılında elektrik maliyetimizde yüzde 100 tasarruf sağladık. Yağmur suyu geri kazanım sistemlerimizle su maliyetimizi yüzde 38 düşürdük. Bugün üretimimizin yüzde 90’ını karbon nötr gerçekleştiriyoruz." Taşçı, bu yeşil dönüşümün ihracat kapasitesine etkisini ise şöyle özetledi: "Sürdürülebilir altyapımız enerji maliyetlerini düşürmenin ötesinde bizi global ligde de rakiplerimizden ayrıştırıyor. Uluslararası standartlardaki karbon nötr üretim gücümüz; Hugo Boss, Tommy Hilfiger ve Calvin Klein gibi sürdürülebilirlik hassasiyeti yüksek küresel devlerin üretici iş ortağı olarak bizi tercih etmesindeki en büyük etkenlerden." Omnichannel Perakende Altyapısı Üretim tarafında maliyetleri kontrol altına alan MISIRLI Underwear & Socks, 2025 yılında bu gücü markalaşmaya odaklamaya başladı. Nişantaşı’nda açılan deneyim mağazasıyla perakende atağını başlatan marka, yeni dönemde yurt içinde ve yurt dışı mağazalaşmanın yanı sıra e-ticarete odaklanacak. Bu yıl 100 mağazaya ulaşmayı planlayan ve e-ticaret hacmini artırmayı hedefleyen şirketin yurt dışındaki ilk adresi ise Kıbrıs olacak. 2026 vizyonunu özetleyen Taşçı, sözlerini şöyle noktaladı: "Fiziksel mağaza, e-ticaret ve tüm temas noktalarını kapsayan omnichannel perakende altyapımızla kesintisiz bir müşteri deneyimi sunmaya başladık. Bu yıl, bir asırlık mirasımızdan aldığımız güçle üretmeye ve ülkemizi küresel pazarlarda daha güçlü temsil etmeye odaklanırken, Türkiye’ye katma değer sağlamayı ve istihdam yaratmayı sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Prontotour, 2025 Turizm Raporunu Açıkladı! Haber

Prontotour, 2025 Turizm Raporunu Açıkladı!

Türkiye'nin seyahat trendlerini belirleyen lider tur operatörü markası Prontotour, 2025 Turizm Raporu'nu açıkladı. 102 binden fazla yolcu ve 118 farklı destinasyon verisinin analiz edildiği rapora göre 2025 yılında yurt dışı odaklı kültür turu taleplerindeki artış dikkat çekti. Raporda kültür odaklı seyahatlerin %70'i yurt dışında yapılırken seyahat edenlerin yaş ortalamasının 42 olduğu görüldü. En güçlü gezgin profilini ise iki kişilik seyahatler oluşturdu. Rapor, vize süreçlerinde yaşanan zorluklara rağmen seyahat talebinin azalmadığını; aksine vizesiz ve kolay vizeli destinasyonlara yönelimin hızla arttığını gösterdi. Özellikle Balkanlar, Mısır, Japonya ve Tropikal denizler 2025'te yoğun ilgi gördü. Paris, Roma ve Barselona çiftlerin yine gözdesi oldu. Budapeşte en çok ziyaret edilen şehir olarak bir önceki yılın şampiyonu Prag'ın elinden kürsüyü aldı. Kraliçelerin Gemisi olarak bilinen İngiliz Cunard Line firmasının Queen gemileri 2025'in parlayan yıldızı olarak yükselişini sürdürdü. Rakamlar 2025 yılının "yurt dışı tatil yılı" olduğunun altını çizdi. Vizesiz coğrafyalara talep arttı 48 binin üzerinde rezervasyon verisiyle hazırlanan rapor, 2025'te Türk gezgininin yönünü yurt dışına çevirdiğini gösterdi. Raporun çıktıları Prontotour misafirinin artık sadece gezmek değil; güvenli, planlı ve rehberliği güçlü inandırıcı bir deneyim aradığını gösteriyor. Vize prosedürlerindeki zorluklara rağmen yurt dışına seyahat etme isteği azalmazken, vizesiz coğrafyalara olan talep ciddi biçimde arttı. Yurt dışına giden seyahatseverler sırasıyla Balkanlar, Mısır, İtalya ve Orta Avrupa'yı seçerken, turlarda yurt içine yönelenler GAP, Karadeniz ve Kapadokya'yı tercih etti. Otobüslü Büyük İskandinavya turu ise en fazla tekerin döndüğü rota olarak kayıtlara geçti. Venedik Karnavalı da ilginin yoğun olduğu en popüler etkinlik oldu. İzmir ve Ankara çıkışlı turlar yükselişte Rapora göre seyahatlerin en yoğun dönemi Kurban Bayramı olurken, satın almaların büyük bölümü çağrı merkezi üzerinden gerçekleşti. Yaz ayları en fazla yolcunun seyahat ettiği mevsim, İzmir ve Ankara çıkışlı turlar ise bir önceki yıla göre en hızlı büyüyen kategoriler arasında yer aldı. 2025 yılında özellikle çocuklu aileler vizesiz deniz rotalarını tercih etti. Gezginlerden gelen sosyal medya mesajlarında Maldivler ve Zanzibar en fazla talep gören uzak deniz paketleri olurken Sharm ve Budva uygun bütçe ile en çok talep gören diğer deniz paketleri oldu. 2025'te Fas, Dubai ve Benelüks turları da üst sıralarda yer buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Likhachev: Türkiye’de Bu Yıl Nükleer Enerjinin Hayata Geçirilmesi İçin Her Şeyi Yapacağız Haber

Likhachev: Türkiye’de Bu Yıl Nükleer Enerjinin Hayata Geçirilmesi İçin Her Şeyi Yapacağız

Rossiya-24 kanalına konuşan Likhachev, Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali olacak olan Akkuyu NGS’yi, devreye alma operasyonlarına bu yıl hazırlayacaklarını belirterek, “Bu önemli süreçte hem Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın hem de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sn. Alparslan Bayraktar’ın liderliğini de vurgulamadan geçmek istemem” dedi. “En Büyük Baskıyı Akkuyu NGS Projesinde Hissettik” 2025’i “Kolay olmayan ama zaferlerle dolu bir yıl” olarak niteleyen Likhachev, “Tüm zorluklara ve batının neredeyse kolektif olarak bize karşı yürüttüğü sert ekonomik savaşa rağmen Rosatom'un görevini tam olarak yerine getirdiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Rosatom Genel Müdürü, Akkuyu NGS projesinin ciddi bir baskı altında kaldığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “En ağır baskıyı, Siemens’in tedarik etmesi gereken ekipmanı göndermediği, 2 milyar dolarlık yatırımların dondurulduğu ve ödeme sisteminin fiilen çöktüğü Akkuyu NGS projemizde yaşadık. Ancak bu koşullara rağmen bir an bile durmadık. Bundan sonra da ilerlemeye devam etmek için gereken her şeyi yapacağız. Bu süreçte Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Sn. Putin’den çok güçlü bir destek aldık. Hükümet ve Merkez Bankası, çalışmaların planlandığı şekilde ilerlemesi için mümkün olan her adımı attı. Alınan bu kararlar bize ilham vermekle kalmadı, aynı zamanda somut hareket alanları da sağladı.” Likhachev: “Kurulu gücün kullanım katsayısı %87’nin üzerine çıktı” Alexey Likhachev Rosatom’un Rusya içi ve dışı diğer projeleri ve yürüttüğü çalışmalar hakkında da bilgiler verdi. 2025’te Rus nükleer endüstrisinin 80’inci yılının kutlandığını vurgulayan Rosatom Genel Müdürü, 2025 Eylül ayında Moskova’da gerçekleştirilen Atomic Week ile hem dünya liderlerinin hem de nükleer enerji alanında en etkin isimlerin katıldığı önemli bir etkinliğe imza attıklarını hatırlattı. Söz konusu etkinlikte, aralarında devlet liderlerinin de bulunduğu çok sayıda üst düzey ismin bir araya geldiğini, NATO üyesi ülkelerin de temsil edildiğini ve uluslararası alanda etkili neredeyse tüm nükleer kuruluşların yöneticilerinin buluştuğunu belirtti. Likhachev, etkinlik kapsamında dünya nükleer endüstrisinin liderleri ile önde gelen ülkelerin temsilcileri arasında yapılan görüşmelerin dünyanın geleceği bakımından nükleer enerjinin geliştirilmesinin alternatifsiz olduğu ve uluslararası alanda eşitlik temelinde iş birliğinin gerekliliği sonuçlarını ortaya koyduğunu belirtti. Likhachev, “21. yüzyıl, şimdiden ‘elektrik yüz yılı’ olarak adlandırıldı. Elektriğin üretilmesi ve bunun sürdürülebilir ve uygun fiyatlı olması şarttır. Bu soruna nükleer teknolojilerin geliştirilmesi dışında bir çözüm yaklaşımı bulunmuyor. Biz de burada, iş birliğine açık ülkelerle uzun vadeli ortaklıklar öneriyoruz” diye konuştu. 2025 yılı değerlendirmelerinde Rosatom olarak elektrik üretiminde planlananın üzerinde bir performans sergilediklerini de belirten Likhachev, şöyle devam etti: “Bizim için son derece kritik bir gösterge olan kurulu gücün kullanım katsayısı %87’nin üzerine çıktı. Bu oran, genel olarak enerji sektörü için, özelde ise nükleer enerji açısından rekor bir seviyedir. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; karşı karşıya kaldığımız tüm zorluklara, bakım ve onarım gerekliliklerine ve nükleer santrallerimize yönelik gerçekleştirilen terörist saldırılara rağmen, tüm nükleer enerji kompleksleri 24 saatin 21 saatinde yüzde yüz kapasiteyle çalıştı.” Rusya Federasyonu olarak hükümet planlarında ülkenin enerji dengesinde nükleer enerjinin payının %25’e çıkarılmasına yönelik bir hedef bulunduğunun altını çizen Rosatom Genel Müdürü Likhachev, “Plan, 2042 yılına kadar nükleer enerji kapasitesinin artırılmasını öngörüyor. Bu nedenle de sahip olunandan daha fazla santral inşa etmemiz ve daha fazla kurulu gücü devreye almamız gerekiyor” Rusya dışında yürüttükleri projelere de değinen Likhachev, çalışmalarının Çin Halk Cumhuriyeti, Hindistan ve Mısır’da devam ettiğini, Bangladeş’teki nükleer güç santralinin birinci ünitesinin de devreye alma çalışmalarının başlamasına neredeyse hazır durumda olduğunu söyledi. Çin’de Rosatom projeleri kapsamında yer alan Tianwan NGS’nin 7. ünitesinde ve Xudapu NGS’nin 3. ünitesinde ise fiziksel devreye alma aşamasının başlatılmasının beklendiğini belirten Rosatom Genel Müdürü, Myanmar ile küçük modüler reaktörlere ilişkin bir hükümetler arası anlaşma imzalandığını duyurdu. Likhachev, Vietnam için Rus tasarımı yeni bir araştırma reaktörünün kurulmasına karar verildiğini, Özbekistan’da küçük kapasiteli nükleer güç santralinin inşasında kilit bir aşamaya geçildiğini ve Macaristan’daki Paks-2 NGS’de “ilk beton” dökümünün yapılmasının Şubat 2026’da öngörüldüğünü de hatırlattı. Yeni Buzkıranların İnşası Sürüyor Rusya içindeki çalışmalarının yoğunlaştığı noktalardan birinin de yeni buzkıranların inşası ve Kuzey Deniz Yolu’nun geliştirilmesi olduğunu söyleyen Alexey Likhachev, 2025 yılında buzkıranların faaliyet gösterdiği Kuzey Deniz Yolu üzerinden konteyner taşımacılığında rekor kırıldığını belirtti. Likhachev, Kuzey Deniz Yolu’nda yıl boyunca 24 transit konteyner seferiyle 3,2 milyon tonluk toplam transit yük hacmine ulaştıklarını açıkladı. Buna ek olarak Kaliningrad’da lityum-iyon batarya üretimi için bir gigafabrika devreye aldıklarını da belirten Likhachev, “Aynı özelliklere sahip bir fabrikayı da Yeni Moskova’da, bu yıl içinde endüstriyel işletmeye alacağız. Böylece yılda 100 bine kadar araca yetecek batarya tedarik edebilecek kapasiteye ulaşacağız” ifadelerini kullandı. Rosatom Genel Müdürü, söz konusu projenin yalnızca üretimle sınırlı olmadığını, projenin bir parçası olarak, geri dönüşüm/bertaraf süreçleri, şarj istasyonları ve sistemleri, servis ve bakım hizmetleri gibi tamamlayıcı altyapı unsurlarının da hayata geçirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Likhachev, Rosatom’un kapalı nükleer yakıt çevrimi alanında yürüttüğü çalışmalara da değindi. Likhachev, Rosatom’un Aralık 2024’te yenilikçi BREST-OD-300 reaktörü için nükleer yakıt üretecek tesisi işletmeye aldığını, bu tesisin dünya nükleer endüstrisinde benzersiz olan ve IV. nesil deneysel-gösterim amaçlı enerji kompleksinin üç unsurundan ilki olma niteliğini taşıdığını söyledi. BREST-OD-300’ün tamamen ikincil nükleer yakıt çevrimi ürünlerinden oluşan yenilikçi yakıtın kullanılacağı, kurşun soğutmalı ilk reaktör tesisi olacağını belirten Alexey Likhachev, tesisin üretilmesi ve devreye alınmasının nükleer enerjinin kaynak tabanının önemli ölçüde genişletilmesini ve ışınlanmış yakıt demetlerinin (TВС) depolanmak yerine yeniden işlenerek taze yakıt üretiminde kullanılmasını sağlayacağını, ayrıca nükleer atık oluşumu ile atıkların radyoaktif aktivitesinin radikal biçimde azaltacağını söyledi. Likhachev, “Hedefimiz, santral sahasında kapalı yakıt çevrimine sahip bu kompleksi 2030 yılına kadar devreye almak. Yakıt fabrikasyonu ve yeniden fabrikasyon modülü hâlihazırda işletmede ve burada geliştirme çalışmaları yoğun şekilde sürüyor. BREST reaktörünün de belirlenen takvim çerçevesinde bizi memnun edecek sonuçlar vereceğinden eminim” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BAYEGAN ile ETHYDCO Arasındaki Stratejik İş Birliği Güçlenerek Devam Ediyor Haber

BAYEGAN ile ETHYDCO Arasındaki Stratejik İş Birliği Güçlenerek Devam Ediyor

Söz konusu anlaşma, BAYEGAN CEO’su Burcu Üstüner ile ETHYDCO Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hesham Riyad (MBA, PMP) arasında, Mısır’ın plastik ve petrokimya sektöründeki en büyük organizasyonlarından biri olan PLASTEX 2026 Fuarı kapsamında imzalandı. Yenilenen iş birliğiyle birlikte BAYEGAN, 2026 yılı boyunca da ETHYDCO’nun yüksek kaliteli polietilen ürünlerini Türkiye pazarına sunmaya devam edecek. Uzun yıllara dayanan güçlü ortaklıklarını bir adım daha ileri taşıyan iki şirket, bu anlaşmayla Türkiye plastik ve petrokimya sektörünün hammadde ihtiyacını kesintisiz ve sürdürülebilir şekilde karşılamayı hedefliyor. ETHYDCO’nun uluslararası kalite standartlarında ürettiği polietilen ürünler, BAYEGAN’ın güçlü lojistik ağı ve pazar tecrübesiyle Türkiye’deki müşterilere ulaştırılacak. Konu ile ilgili olarak BAYEGAN'ın sosya medya hesabından yapılan paylaşımında, "BAYEGAN ve ETHYDCO İş Birliği Güçlenerek Sürüyor. Mısır’ın önde gelen petrokimya şirketi The Egyptian Ethylene & Derivatives Company - ETHYDCO ile polietilen ürünleri için münhasır satış ve distribütörlük anlaşmamızı yenilemekten mutluluk duyuyoruz. Anlaşma, BAYEGAN CEO’su Burcu USTUNER ile ETHYDCO Yönetim Kurulu Başkanı&CEO’su Hesham Riyad MBA/PMP ile arasında, Mısır’ın plastik ve petrokimya endüstrisinin en büyük fuarı olan PLASTEX 2026 Fuarı’nda imzalandı. İş birliğimiz kapsamında 2026 yılı boyunca da Türkiye pazarının ihtiyaç duyduğu yüksek kaliteli ürünleri müşterilerimize sunmaya devam edeceğiz. ETHYDCO ekibine uzun yıllara dayanan güven ve iş birliğimiz süresince verdikleri destek için teşekkür ederiz." ifadelerine yer verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.