Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mısır

Kapsül Haber Ajansı - Mısır haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mısır haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bonna Üst Üste Üçüncü Kez İhracat Şampiyonu Haber

Bonna Üst Üste Üçüncü Kez İhracat Şampiyonu

Marka, ihracatını artırarak 2025 yılında da Porselen Sofra Mutfak Eşyası kategorisinde liderliğini sürdürdü ve üçüncü kez ihracat şampiyonu oldu. 6 kıtada 100’ü aşkın ülkede faaliyet gösteren Bonna, toplam satışlarında ihracatın payını yüzde 28’e çıkararak global gücünü pekiştirdi. 2014 yılından bugüne HoReCa sektörüne özel çözümleriyle öne çıkan, gastronomi profesyonellerine kaliteli ve estetik sunum ekipmanları sunan Bonna, ihracattaki istikrarlı yükselişini sürdürerek bir kez daha sektörünün zirvesinde yer aldı. Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği (ÇCSİB) tarafından düzenlenen İhracatın Şampiyonları Ödülleri’nde, Porselen Sofra Mutfak Eşyası kategorisinde “En Fazla İhracat Gerçekleştiren Firma” olarak birincilik ödülüne layık görülen Bonna, ihracat şampiyonluğunu pekiştirdi. Bonna, ihracattaki başarısını 2025 yılında da ileri taşıdı. Geçtiğimiz yıllara kıyasla ihracat oranını artırarak büyümesini sürdüren marka, global pazarlardaki etkinliğini güçlendirdi. 2025 yılı itibarıyla Bonna’nın ihracatta öne çıkan ilk 10 pazarı; İspanya, Rusya, İsveç, Almanya, İtalya, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Amerika Birleşik Devletleri, Yunanistan ve Meksika oldu. Bu geniş coğrafi dağılım, markanın farklı pazarlardaki güçlü konumunu ve sürdürülebilir büyüme stratejisini ortaya koyuyor. İhracattaki payını artırarak toplam satışlarının yüzde 28’ini ihracattan elde eden Bonna, aynı kategoride üst üste üçüncü kez bu ödülü kazanmanın da gururunu yaşıyor. “Sektöre değer katmaya ve global ölçekte büyümeye devam edeceğiz” Bonna Genel Müdürü Erbil Aşkan, elde edilen başarıya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “İhracattaki istikrarlı büyümemizi sürdürerek bir kez daha sektörümüzün lideri olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Toplam satışlarımız içinde ihracatın payını yüzde 28’e çıkararak, global pazarlardaki gücümüzü daha da pekiştirdik. Bugün ürünlerimizin dünyanın dört bir yanında, yaratıcı şeflerin sunumlarında yer alması bizim için en büyük motivasyon kaynağı. Önümüzdeki dönemde de inovasyon odağımızı koruyarak, HoReCa sektörüne değer katmaya ve global ölçekte büyümeye devam edeceğiz.” Bonna, önceki yıllarda da aynı kategoride elde ettiği derecelerle ihracattaki başarısını istikrarlı şekilde sürdürmüş; uluslararası pazarlarda kazandığı güçlü konumunu her yıl daha da ileri taşımayı başarmıştı. 2025 yılında elde ettiği bu yeni başarıyla birlikte marka, ihracat şampiyonluğunu pekiştirerek global büyüme yolculuğuna hız kesmeden devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

22 Mart Dünya Su Günü’nde Kritik Uyarı Haber

22 Mart Dünya Su Günü’nde Kritik Uyarı

Türkiye’de son 65 yılda kuraklık nedeniyle 11 milyar metreküp kullanılabilir su kaybı yaşandı. Yer altı su kaynaklarında ise son 20 yılda 40–50 metreye varan çekilmeler gözlemleniyor. Sadece Şanlıurfa’da 17 bin ruhsatlı kuyu bulunurken, kayıt dışı kuyuların sayısının 65 binin üzerinde olduğu ifade ediliyor. Bu tablo, su yönetiminin artık ertelenemez bir konu olduğunu ortaya koyuyor. COP31 Yolculuğunda “Su” Başlığı Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleşecek COP31 sürecine hazırlık kapsamında çalışmalarını sürdüren Sürdürülebilir Gelecek Platformu, özel sektörün iklim gündemindeki rolünü güçlendirmeyi hedefliyor. Platform; sürdürülebilirlik stratejileri, ölçülebilir etki, iklim iletişimi ve sorumlu dönüşüm başlıklarını çok paydaşlı bir yaklaşımla ele alırken, “Su” temasında ana sponsor olarak ARC Water Energy ile su güvenliği konusunu önceliklendiriyor. “Alternatif su üretimi zorunluluk haline geldi” ARC Water Energy Yönetim Kurulu Başkanı Alkan Canbay, Dünya Su Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Su güvenliği artık yalnızca çevresel bir mesele değil; ekonomik istikrarın temelidir. Türkiye su stresi yaşayan ülkeler arasında yer alıyor. Yer altı su seviyelerindeki dramatik düşüş, tarımsal üretim ve gıda güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Alternatif su üretim teknolojilerine yatırım yapmak artık bir tercih değil, zorunluluktur.” Tatlı su kaynaklarından elde edilen suyun ortalama maliyetinin 0,45 euro seviyelerinde olduğu belirtilirken, küresel ölçekte ülkeler alternatif su yatırımlarını hızlandırıyor. Birleşik Arap Emirlikleri deniz suyu arıtımına 80 milyar dolar, Mısır ise 30 milyar dolar yatırım gerçekleştirdi. Bu yatırımlar, deniz suyu arıtımının stratejik bir güvenlik başlığı olarak ele alındığını gösteriyor. Canbay, özellikle kuraklık riski yüksek bölgelerde deniz suyu arıtımı teknolojilerinin sürdürülebilir tarım açısından önemli bir çözüm sunduğunu belirterek şöyle devam etti: “Su–enerji–gıda dengesi bütüncül bir stratejiyle ele alınmalı. COP31 süreci, suyu iklim müzakerelerinin merkezine yerleştirmek için önemli bir fırsat sunuyor. Bugün atılacak yatırımlar, yarının ekonomik dayanıklılığını belirleyecek.” 22 Mart’ta Güçlü Mesaj ARC Water Energy, COP31 “Su” teması ana sponsorluğu kapsamında 22 Mart Dünya Su Günü’nde su verimliliği, alternatif su kaynakları ve ileri arıtma teknolojileri konularında farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Su güvenliğinin sağlanmasının; ekonomik büyüme, tarımsal sürdürülebilirlik ve toplumsal istikrar açısından kritik olduğu vurgulanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Corendon Airlines “İtibar Yönetimi En Etkili 100 Şirket” Arasında! Haber

Corendon Airlines “İtibar Yönetimi En Etkili 100 Şirket” Arasında!

Türkiye genelinde farklı sektörlerden profesyonellerin katılımıyla gerçekleştirilirken araştırmada güven, şeffaflık, sürdürülebilirlik ve paydaş iletişimi gibi kriterler doğrultusunda şirketlerin itibar performansları değerlendirildi. Bu başarı, Corendon Airlines’ın yalnızca operasyonel gücüyle değil, aynı zamanda güçlü marka itibarı ve stratejik iletişim yönetimiyle de fark yarattığını bir kez daha gösterdi. Araştırma kapsamında Corendon Airlines, “İtibar Yönetimi En Etkili 100 Şirket” listesine girerken; Corendon Airlines Kurumsal İletişim ve Pazarlama Kıdemli Müdürü Pınar Pehlivan ise “Yeni Dönemin 50 İletişim Mimarı” arasında gösterildi. Konu özelinde düşüncelerini dile getiren Corendon Airlines Kurumsal İletişim ve Pazarlama Kıdemli Müdürü Pınar Pehlivan; “İtibar, yalnızca anlatılan değil; her temas noktasında tutarlı şekilde yaşatılan bir değerdir. Corendon Airlines olarak iletişimi stratejimizin merkezine alarak güveni sürdürülebilir kılmaya odaklanıyoruz” dedi. Corendon Airlines, başta Almanya, Polonya ve Birleşik Krallık olmak üzere ana kaynak pazarlarında ve Türkiye, İspanya, Mısır ile Yunanistan’daki güçlü destinasyon ağında yürüttüğü entegre iletişim çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Teknolojiyi ve yeni iletişim trendlerini yakından takip eden yaklaşımını güçlü ve nitelikli insan kaynağıyla birleştiren Corendon Airlines, sektörde öncü konumunu sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DemirDöküm'de Yeni Hedef, Isı Pompasında da Liderlik Haber

DemirDöküm'de Yeni Hedef, Isı Pompasında da Liderlik

Isıtma, su ısıtma ve iklimlendirme sektörünün 72 yıllık köklü markası DemirDöküm, 2025 yılı iş sonuçlarını ve 2026 yılı hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. Küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen şirket, yurt içi satışlarında da önemli bir büyüme kaydetti. İhracat coğrafyasını 45 ülkeden 52 ülkeye genişleten DemirDöküm, ürün gamını yeni çözümlerle genişletti. Bozüyük'te 270 bin metrekare açık, 64 bin metrekare kapalı alana yayılan üretim üssünden dünyaya açılan şirket, 2026'da ısı pompası segmentindeki atılımını yeni ürünlerle taçlandırmayı hedefliyor. "ASIRLIK HEDEFLERİMİZE KARARLILIKLA İLERLİYORUZ" Türkiye'nin yanı sıra 52 ülkede faaliyet gösteren DemirDöküm, 2025'te yenilenen logosu ve showroom konseptiyle marka kimliğini de tazelerken; nitromiX ioni, MaxiAir R32 ve yeni ademiX gibi güçlü lansmanlarla sektörde iz bıraktı. Yeniliklerin yılı olarak açıkladıkları 2025'te asırlık hedefleri şekillendirdiklerini belirten DemirDöküm CEO'su Alper Avdel; "2025, DemirDöküm için çok boyutlu bir dönüşüm yılı oldu. Yeni kurumsal kimliğimizi hayata geçirdik. Showroom ağımızı baştan aşağı yeniledik. Ürün gamımızı güçlendirdik. Dijital dönüşüm projelerimizi hayata geçirdik. İhracatta açılımımızı sürdürdük. Yurt içindeki güçlü pozisyonumuzu pekiştirdik. Tüm çalışanlarımızın ve iş ortaklarımızın emeği ile güçlü bir yılı geride bıraktık. Türkiye enerji dönüşümünde kritik bir eşiği geçiyor. Biz de bu dönüşümün hem aktörü hem mimarı olmak için konumumuzu sağlamlaştırdık. Ciromuzun yüzde 2'sini Ar-Ge ve inovasyona aktarmaya devam ettik. 2025, DemirDöküm'ün öncülüğünün yalnızca geleneksel ısıtmayla sınırlı olmadığını, ısı pompasından akıllı iklim kontrolüne uzanan çok daha geniş bir alanda ilk tercih listesinde yer aldığını teyit ettiğimiz bir yıl oldu" dedi. GÜÇLÜ ÜRÜN GAMIYLA PAZARI YENİDEN TANIMLADI DemirDöküm, 2025'te kombi segmentindeki öncülüğünü pekiştirirken ısı pompası alanındaki iddiasını da artırdı. Ocak ayında satışa sunulan nitromiX ioni kombiler 1:10 modulasyonu ile kombi segmentinde verimlilik seviyesini ve doğal gaz tasarrufu hedefinde çıtayı yükseltti. Şirket, ısı pompasındaki iddiasını da MaxiAir serisinin yeni üyesi ile artırdı. 10 yıldır ısı pompası alanında yatırım yapan DemirDöküm, MaxiAir R32 ile kullanıcısına yüzde 75'e varan enerji tasarrufu sundu. Ürün, A+++ enerji sınıfıyla ısı pompası pazarının artan talebine güçlü bir yanıt verdi. Kombideki iddiasını ademiX serisinin yeni 3 versiyonu ile artıran şirket, yeni ürününde 1:7 modülasyon oranı ve 15 yıllık zorlu test koşullarını geçen tasarımıyla sektörde yine referans konuma ulaştı. Sektörde alışılmışın dışında yeni bir kampanyayı hayata geçiren DemirDöküm, "Doğru Seçim" ile tüketicilerin yalnızca ihtiyaç anında değil, gündelik alanlarda da ne kadar önemli olduğunun altını çizdi. "İHRACAT ATILIMIMIZ KARARLILIĞIMIZI TEMSİL EDİYOR" Küresel ekonomik daralmayı fırsat olarak değerlendirdiklerini belirten CEO Alper Avdel, son 2 yılda ihracat stratejilerindeki adımlarla ülke sayısını 45'ten 52'ye çıkardıklarını belirtti. İhracat gelirlerini bir önceki yıla kıyasla yüzde 7 artırdıklarını belirten Avdel; "Toplamda 3,5 milyar TL ihracat gelirine ulaştık. Bu rakamın ardında yalnızca coğrafi bir genişleme yok. Güney Amerika ve Orta Asya gibi yüksek potansiyelli yeni pazarlarda köklü bir konumlanma var. Almanya, İtalya, Slovakya ve Moldova'da yoğuşmalı kombilerimiz ve kontrol cihazlarımızla güçlü performansımızı sürdürdük. Kırgızistan, Moğolistan ve Mısır gibi gelişen pazarlarda ise markamızı tanıttık ve kalıcı müşteri ilişkileri kurduk. Hedef kısa sürede 60 ülkede güçlü bir varlık sürdürmek. Aynı zamanda Azerbaycan, Moldova, Türkmenistan ülkelerindeki güçlü konumumuzu diğer ülkelere de yaymak" açıklamasını yaptı. "2026'DA ISI POMPASINDA YENİ BİR SAYFA AÇIYORUZ" DemirDöküm için 2026'nın ısı pompası satışlarında yeni bir dönem olduğunu belirten Alper Avdel; "Bu yıl ısı pompasında DemirDöküm'ün yenilikler yılı olacak. 10 yılık sektör tecrübemizi yeni ürünlerle taçlandıracağız. Isı pompasındaki konumumuzu bir üst segmente taşıyacağız. Hem iç pazarda tüketicilerin enerji dönüşümüne katılımını kolaylaştıracak, hem de ihracatta, özellikle AB pazarlarında, bizi yeni bir rekabet seviyesine taşıyacak. Türkiye ısı pompası pazarı hızla büyüyor. Biz de DemirDöküm olarak her yıl pazarın üzerinde büyüme oranı yakalayarak kuvvetli bir pazar payı artışı performansı gösteriyoruz” dedi. Avdel, 2026 yılında iç pazarda yüzde 20, ihracatta ise yüzde 17 büyüme hedeflediklerini belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Corendon Airlines, ITB Berlin’de Avrupa Odaklı Güçlü Büyüme Mesajı Verdi Haber

Corendon Airlines, ITB Berlin’de Avrupa Odaklı Güçlü Büyüme Mesajı Verdi

Corendon Airlines ITB Berlin Fuarı’nda başta Almanya, Polonya ve Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’daki kilit pazarlarda benimsediği sürdürülebilir büyüme stratejisini vurguladı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da fuara özel olarak planlanan seferlerle turizm profesyonellerinin Berlin’e ulaşımını sağlayan Corendon Airlines, bu kapsamda 2 Mart 2026 tarihinde Antalya (AYT) – Berlin (BER) gidiş ve 5 Mart 2026 tarihinde Berlin (BER) – Antalya (AYT) dönüş olarak gerçekleştirilen seferlerle turizm sektörüyle kurduğu güçlü iş birliğini bir kez daha ortaya koydu. 35 uçaklık filosu ve yılda yaklaşık 10 milyon yolcu kapasitesiyle faaliyet gösteren Corendon Airlines, Avrupa büyüme stratejisinin merkezine ana kaynak pazarlarını yerleştirmeye devam ediyor. Bu yaklaşımın odağında ise Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi kapsayan DACH bölgesi bulunuyor. Corendon Airlines’tan lezzet deneyimi Corendon Airlines, uçuş deneyimini zenginleştiren yenilikçi ikram konseptlerini bu yıl ITB Berlin’e de taşıdı. Sabahın erken saatlerinde gerçekleştirilen fuar uçuşunda misafirlere sunulan zengin kahvaltı menüsünün yanı sıra, Mangal Lahmacun da fuar programının öne çıkan lezzetlerinden biri oldu. 2026 yılı itibarıyla Lukas Podolski’nin restoran markası Mangal Döner ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında Köln/Bonn ve Düsseldorf uçuşlarında servise başlanan Türk mutfağının sevilen lezzetlerinden biri olan Mangal Lahmacun, fuar kapsamında partnerler ve basın temsilcileriyle bir araya gelmek üzere organize edilen “Happy Hour” etkinliğinde ziyaretçilere ikram edildi. Uçuşlarda yoğun ilgi gören bu özel lezzet, ITB Berlin’de de büyük beğeni toplarken; markanın destinasyon deneyimini gastronomiyle bütünleştiren yaklaşımının güçlü bir yansıması olarak öne çıktı. Dengeli ve Destinasyon Odaklı Büyüme Corendon Airlines’ın 2026 yaz sezonu büyüme planları, dengeli ve destinasyon bazlı bir yapı üzerine kurgulandı. Toplam kapasitenin yüzde 50’sini oluşturan Türkiye, tek haneli oranlarda artışla uçuş programındaki en önemli pazar olmayı sürdürüyor. İkinci büyük hedef pazar olan Yunanistan yüzde 12 büyüme kaydederken, özellikle Heraklion öne çıkan destinasyon olarak dikkat çekiyor. İspanya’ya olan frekanslar yaz sezonunda yüzde 25’in üzerinde artarken, yıl boyu operasyon yapılan Mısır’da kapasite 2025’e kıyasla yaklaşık yüzde 40 artış gösterecek. Destinasyon bazlı büyüme stratejisini değerlendiren Corendon Airlines Satış ve Pazarlama Başkanı Christian Hein; “Her bir destinasyonu kendi dinamikleri çerçevesinde değerlendiriyor, kapasite ve operasyonel planlamamızı buna göre şekillendiriyoruz. 2026 yaz sezonu için belirlediğimiz görünüm, dengeli ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımımızın doğal bir sonucudur” dedi. DACH Bölgesinde Güçlü ve Derinleşen Yapı Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi kapsayan DACH bölgesi, Corendon Airlines’ın Avrupa’daki ana kaynak pazarlarından biri olarak konumlanıyor. Tatil odaklı ve etnik seyahat talebinin yön verdiği dengeli bir büyüme modeli benimsenirken, operasyonel derinlik özellikle Almanya pazarında yoğunlaşıyor. Köln/Bonn, Düsseldorf, Hannover ve Nürnberg havalimanlarında bulunan dört ana base-merkez noktası ile Almanya’da güçlü bir operasyonel yapı sürdüren Corendon Airlines, 2026 yaz sezonunda Almanya çıkışlı kapasitesini yaklaşık yüzde 20 artırmayı planlıyor. Bu kapsamda Almanya’dan Mısır’a gerçekleştirilen uçuşlar, tatil odaklı talep doğrultusunda genişletiliyor. Ayrıca, Umre hizmetleri kapsamında gerçekleştirilen Cidde direkt uçuşları da yıl boyu istikrarlı talep ile desteklenerek ağ yapısında önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Avusturya’da yaz sezonu kapasitesinin yaklaşık yüzde 30 artırılması planlanırken, Türkiye ve Akdeniz destinasyonlarına yönelik talep doğrultusunda frekans optimizasyonu yapılacak. İsviçre ise seçici, istikrarlı ve sürdürülebilir bir ağ yapısıyla DACH bölgesi içinde tamamlayıcı bir pazar olarak yer alıyor. DACH pazarı hakkında değerlendirmede bulunan Corendon Airlines Satış ve Pazarlama Başkanı Christian Hein ise şunları söyledi: “DACH bölgesi, uzun yıllardır güçlü olduğumuz ve operasyonlarımızı derinleştirmeye devam ettiğimiz bir coğrafya. Almanya bu bölgenin omurgasını oluştururken, Avusturya ve İsviçre’deki dengeli büyüme stratejimiz sürdürülebilir şekilde devam ediyor.” Polonya’da Hızlanan Büyüme ve Uzun Vadeli Vizyon DACH bölgesindeki güçlü yapı, Corendon Airlines’ın Doğu Avrupa’daki büyüme adımlarını da destekliyor. Bu çerçevede Polonya, son yıllarda istikrarlı büyüme kaydedilen pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Varşova ve Katowice’den Antalya ve Girit’e (Heraklion) gerçekleştirdiği uçuşlarla bölgedeki varlığını güçlendiren hava yolu, Türkiye ve Yunanistan’a yönelik tatil odaklı seyahat talebine yanıt vermeyi sürdürüyor. Varşova’dan Hurgada’ya uçuşlar Ekim 2026’da başlayacak olup, Kasım 2026’da Katowice çıkışlı seferlerin devreye girmesiyle birlikte hava yolu, bu Mısır destinasyonuna yeni direkt bağlantılar ekleyerek ağını daha da genişletecek. Her bir hat, perşembe ve pazar günleri olmak üzere haftada iki frekans olarak yapılırken, Mart 2027 sonuna kadar operasyon planlanıyor. 2026 yaz sezonu için Polonya çıkışlı kapasitenin neredeyse iki katına çıkarılması planlanırken, 2027 yılından itibaren ülkede operasyonel bir base kurulması hedefleniyor. Polonya pazarı hakkında konuşan Corendon Airlines Polonya Ülke Müdürü Halina Strzyzewska şu ifadeleri kullandı: “Polonya, güçlü tatil talebi ve uzun vadeli potansiyeli ile öne çıkan bir pazar. Önümüzdeki dönemde bu pazardaki varlığımızı planlı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla büyütmeye devam edeceğiz.” Birleşik Krallık’ta Kontrollü ve Sürdürülebilir Büyüme Birleşik Krallık pazarında Corendon Airlines, kontrollü ve istikrarlı bir büyüme modeli izlemeye devam ediyor. 2026 yaz sezonunda mevcut hatlarda frekans artışına odaklanılırken, Birleşik Krallık çıkışlı Antalya ve Girit (Heraklion) uçuşları kapasite talep doğrultusunda optimize ediliyor. Spor ve destinasyon odaklı iş birlikleri ise markanın pazardaki uzun vadeli konumlandırmasını destekliyor. Birleşik Krallık pazarıyla ilgili değerlendirmede bulunan Corendon Airlines Birleşik Krallık Ülke Müdürü Matthew Carpenter şunları ekledi: “Birleşik Krallık pazarında büyümeye kontrollü ve sürdürülebilir bir çerçevede yaklaşıyoruz. Mevcut hatlarda etkin kapasite yönetimi ve güçlü marka iş birlikleri sayesinde uzun vadede pazardaki konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gayrimenkulde Dubai’ye İlgi Ramazan’da da Hızlanacak Haber

Gayrimenkulde Dubai’ye İlgi Ramazan’da da Hızlanacak

Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte Dubai gayrimenkul piyasasında hareketliliğin sürmesi beklenirken, özellikle bölge ülkelerinden gelen yatırım talebinde artış öngörülüyor. ParcelEstates CEO’su Özden Çimen, yılın ilk aylarında satışların artış eğilimini koruduğunu ve Ramazan döneminde bu ivmenin devam edeceğini belirtti. Çimen, “Ocak-Şubat döneminde şehir genelinde konut satışlarının artış eğilimini sürdürdüğünü gözlemledik. Geçen yılın aynı dönemine göre toplam alım-satım hacmi ortalama yüzde 3 oranında yükseldi. Ramazan boyunca da satış eğiliminin devam etmesini bekliyoruz. Özellikle BAE’ye yakın ülkelerden Dubai’ye olan ilginin bu dönemde artması bizim açımızdan sürpriz olmayacaktır.” dedi. Yeni projeler yatırımın odağında Dubai’de yatırımcı davranışının önemli ölçüde yeni projelere yöneldiğini belirten Çimen, “Dubai konut yatırımcısını diğer pazarlardan ayıran en önemli özelliklerden biri, yatırımların yaklaşık yüzde 70’inin yeni projelere yönelmesi. 2025 yılında gerçekleşen toplam 249 milyar dolarlık satışın büyük bölümü yeni tamamlanmış veya yapım aşamasındaki projelerden oluştu. Ramazan döneminde sunulan yeni fırsatlar ve kampanyalar da yatırım yapılabilirlik algısını güçlendiriyor.” ifadelerini kullandı. Müslüman ülkelerden talep artışı bekleniyor Dubai’de konut alıcılarının büyük bölümünü yabancı yatırımcıların oluşturduğunu vurgulayan Çimen, geçen yıl 200 binden fazla konut satışında Çin, Hindistan, İngiltere, ABD, Türkiye, Pakistan, İran ve İtalya’nın öne çıkan ülkeler arasında yer aldığını aktardı. Ramazan döneminde yatırımcı profilinde kısmi bir değişim yaşanabileceğini belirten Çimen, “Bu süreçte özellikle Müslüman ülkelerden gelen talebin artmasını bekliyoruz. Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve İran gibi ülkelerden yatırımcılar önceki yıllarda satışlardan önemli pay aldı. Ramazan boyunca sunulan ödeme kolaylıkları ve yeni proje lansmanları, bu ülkelerden gelen ilgiyi daha da artırabilir.” değerlendirmesinde bulundu. Vergi avantajı ve yüksek getiri etkili oluyor Dubai’nin yatırımcılar açısından sunduğu yapısal avantajlara da değinen Çimen, şehrin vergi politikalarının ve yüksek getiri potansiyelinin talebi desteklediğini belirterek, şunları kaydetti: “Dubai, her yıl yayımlanan küresel servet göçü raporlarında en çok tercih edilen şehirler arasında yer alıyor. 2025 yılında yaklaşık 10 bin milyonerin şehre taşındığı tahmin ediliyor. ABD, İngiltere, Çin, Türkiye, Hindistan ve İran başta olmak üzere birçok ülkeden yüksek gelir grubundaki yatırımcılar Dubai’de gayrimenkule milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Daha geniş yatırımcı kitlesi için ise düşük faizli finansman imkanları önemli bir avantaj oluşturuyor. Yüksek kira çarpanı da yatırım kararını destekleyen temel unsurlar arasında bulunuyor.” Çimen, Ramazan döneminde bu avantajların etkisiyle özellikle Müslüman ülkeler başta olmak üzere daha fazla yatırımcının Dubai piyasasına yönelmesinin beklendiğini ifade etti. Kurumsal danışmanlık ve doğru zamanlama kritik Ramazan ayında yatırım yapmayı planlayanlara önerilerde bulunan Çimen, yatırım sürecinde kurumsal danışmanlık ve doğru proje seçiminin önemine dikkat çekerek, “Doğru projeye yatırım ve doğru zamanda çıkış stratejisi ancak kurumsal ve tecrübeli yapılarla mümkün oluyor. Yatırımcıların piyasa deneyimi olan firmalarla çalışması, riskleri azaltırken getiriyi optimize ediyor. Biz de Parcel Estates olarak yatırımcılarımıza doğru zamanlama ve yüksek getiri potansiyeli sunan projeleri titizlikle analiz ederek rehberlik ediyoruz.” dedi. Çimen, Dubai’nin güçlü talep yapısı, uluslararası yatırımcı ilgisi ve düzenli büyüyen gayrimenkul piyasasıyla Ramazan döneminde de fırsat sunmaya devam ettiğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya Sanayisinden Stratejik Buluşma Haber

Kimya Sanayisinden Stratejik Buluşma

Türkiye’nin ihracatında stratejik sektörler arasında yer alan kimya sanayisi, 2025 yılında 31,9 milyar dolarlık ihracat hacmiyle ülke ekonomisinin lokomotif alanlarından biri olmayı sürdürdü. Toplam ihracat içinde ikinci sırada yer alan sektör; artan küresel rekabet, sürdürülebilir üretim baskısı ve yeni pazarlara erişim ihtiyacıyla birlikte uluslararası iş birliklerine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Bu çerçevede, Türkiye ve EMEA Bölgesi’nin en geniş kapsamlı kimya platformlarından biri olan Turkchem Eurasia 2026, 11. kez düzenlenecek organizasyonuyla 25–27 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açmaya hazırlanıyor. Artkim Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenecek fuar; özel ve spesifik kimyasallardan genel kimyasallara, petrokimyadan laboratuvar ve ölçüm cihazlarına, proses ve otomasyondan paketleme, geri dönüşüm ve çevre teknolojilerine, nadir toprak elementlerinden gübre kimyasallarına kadar kimya sanayisinin tüm alt bileşenlerini aynı çatı altında buluşturacak. Devlet destekleriyle güçlenen yapısı ve artan uluslararası katılımıyla birlikte Turkchem Eurasia 2026 için stant satış süreci de başladı. KİMYA İLE İLGİLİ HER ŞEYİ BULUŞTURAN PLATFORM İlk kez 2006 yılında düzenlenen Turkchem Eurasia Fuarı, geçen yıllar içinde kimya endüstrisinin bölgedeki en köklü ve güvenilir buluşma noktalarından biri haline geldi. Kurulduğu dönemde Türkiye kimya sektörünün ekonomik hacmi yaklaşık 8,7 milyar dolar seviyesindeyken, sektör son 18 yılda önemli bir dönüşüm geçirerek 2022 yılı itibarıyla 33,6 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı ve Türkiye’nin en yüksek ihracat payına sahip sektörlerinden biri konumuna geldi. Kimya sanayisinin büyümesiyle paralel olarak Turkchem de ölçeğini ve uluslararası etki alanını genişletti. Yıllardır “Kimya ile İlgili Her Şey” mottosuyla düzenlenen fuar; yeni iş bağlantılarının kurulması, mevcut iş birliklerinin geliştirilmesi ve sektöre dair güncel gelişmelerin paylaşılması açısından katılımcılar ve ziyaretçiler için güçlü bir etkileşim alanı sunuyor. RAKAMLARLA TURKCHEM’İN ULUSLARARASI GÜCÜ Turkchem Eurasia 2024, üç gün boyunca 95 ülkeden 13.897 profesyonel ziyaretçiyi ağırlayarak organizasyonun uluslararası erişimini bir kez daha ortaya koydu. En yoğun ziyaretçi katılımı İran, Çin, Rusya, Pakistan, Mısır, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, İtalya, Rusya ve Hindistan’dan gerçekleşti. Bu tablo, Turkchem’in yalnızca Türkiye için değil, Avrasya ve çevre bölgeler için de önemli bir ticaret ve iş birliği platformu haline geldiğini gösterdi. KİMYA SANAYİSİNİN GELECEĞİ İÇİN ORTAK ZEMİN Turkchem Eurasia 2026’ya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Artkim Group Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, kimya sanayisinin küresel ölçekte önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğine dikkat çekti. Güler, “Artan rekabet, sürdürülebilir üretim zorunluluğu ve yeni pazarlara erişim ihtiyacı, sektör paydaşlarını aynı platformda buluşturan uluslararası organizasyonların önemini her geçen gün artırıyor. Geçmiş yıllarda yerli ve yabancı çok sayıda firmayı ve sektör profesyonelini aynı çatı altında buluşturmamız, Turkchem Eurasia’nın sektör nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu açıkça gösteriyor. 2026 edisyonuna yönelik lansman sürecinde gözlemlediğimiz yoğun ilgi ise fuarın yalnızca Türkiye’de değil, Avrasya genelinde de yakından takip edilen bir organizasyon haline geldiğini ortaya koyuyor. Devlet destekleriyle güçlenen yapımız ve artan uluslararası katılımla birlikte, 2026 edisyonunda katılımcılarımıza daha nitelikli iş birlikleri, sürdürülebilir ticari ilişkiler ve yeni pazar bağlantıları sunmayı hedefliyoruz. Turkchem Eurasia, sektörün bugünkü ihtiyaçlarının yanı sıra geleceğe yönelik dönüşüm başlıklarını da gündeminde tutmaya devam edecek.” dedi. PRESTİJLİ FUAR STATÜSÜYLE GÜÇLENEN 2026 EDİSYONU Turkchem Eurasia 2026, T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından Prestijli Fuar Statüsü kapsamında değerlendirilerek, güncellenen Yurt İçi Fuar Destekleri Tebliği çerçevesinde desteklenen organizasyonlar arasında yer alıyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenleme kapsamında katılımcı firmalar, metrekare bazlı devlet desteklerinden faydalanabilecek. Buna göre fuarda m² başına 5.307 TL destek sağlanırken, firma başına uygulanabilecek üst destek limiti 1.292.800 TL olarak belirlendi. Bu destek modeli, firmaların fuar yatırımlarını daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yapı içinde planlamalarına olanak tanıyor. KİMYA SANAYİSİNİN DÖNÜŞÜM NOKTASI Turkchem Eurasia 2026; yalnızca ürün ve çözümlerin sergilendiği bir fuar olmanın ötesinde, sürdürülebilir üretim, yüksek katma değerli kimyasal çözümler, ihracat odaklı büyüme ve uluslararası iş birliklerini destekleyen yapısıyla kimya sanayisinin dönüşen dinamiklerine yön veren stratejik bir buluşma noktası olarak konumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mısır EMITT 2026’da Türkiye ile İlişkilerini Derinleştiriyor Haber

Mısır EMITT 2026’da Türkiye ile İlişkilerini Derinleştiriyor

29. Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı EMITT 2026’ya katılan Mısır, Türkiye ile yürüttüğü güçlü ikili ilişkileri daha da ileri taşımaya hazırlanıyor. 2025 yılında 19 milyon uluslararası ziyaretçi ağırlayan ülke, küresel ortalamanın dört katından fazla olan yüzde 21’lik büyüme performansıyla dikkat çekti. Bu tablo Mısır’ın Doğu Akdeniz ve Avrasya pazarlarında stratejik bir turizm ortağı olma konumunu güçlendirdi. EMITT’in, Türk ve Avrasya seyahat ortaklarıyla iş birliklerini derinleştirmek için ideal bir platform olduğunu dile getiren Turizm ve Eski Eserler Bakanı Sherif Fathy, “Turizmde ulaşılan tarihi seviyeler, yeni ve daha kapsamlı deneyimler geliştirmek için önemli bir fırsat sunuyor. Mısır’ın tarihini, kültürünü, tatil ve eğlence seçeneklerini lüks unsurlarla bir araya getiren yeni ürünler ve deneyimler geliştirmek için Türkiye ile yakın çalışmaya hazırız” dedi. Türkiye ile turizme yönelik stratejik iş birlikleri somut adımlarla ilerliyor Mısır’ın EMITT 2026’ya katılımı, iki ülke arasındaki turizm, havacılık ve yatırım başlıklarına ilişkin iş birliklerini güçlendirme yönündeki ortak iradeyi ortaya koydu. Yaklaşan Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısı öncesinde atılan bu adım, Türkiye ile Mısır arasındaki iş birliğine yönelik temasların daha da yoğunlaştığını gösteriyor. 2025 yılında Sherif Fathy, tatil köyü ve otel yatırımlarını ele almak üzere Türkiye’nin konaklama sektörü temsilcileriyle bir araya gelmiş ve Mısır’ın uzun vadeli yatırımlar açısından sunduğu potansiyele dikkat çekmişti. Aynı dönemde Türkiye’den gelen ziyaretçi sayısı da hızla artmış; 2025’in ilk yarısında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 56,5 yükselme yaşanmıştı. Türk gezginler için özel olarak tasarlanmış deneyimler Mısır, Türk ziyaretçilere kültürden deniz turizmine, maceradan iş seyahatine kadar geniş bir deneyim yelpazesi sunarak farklı beklentilere aynı anda yanıt veren bütüncül bir destinasyon profili çiziyor. Tarih, yaşam tarzı, gastronomi ve dinlenme olanaklarını tek bir rotada buluşturan bu çeşitlilik, ülkeyi hem kısa şehir kaçamakları hem de kapsamlı tatil programları için güçlü bir alternatif hâline getiriyor. 1 Kasım 2025’te Giza Piramitleri’nin eteklerinde kapılarını açan Grand Egyptian Museum, Tutankhamun koleksiyonunun ilk kez eksiksiz biçimde sergilendiği 57 bin eser ve anıtsal Ramses II heykeliyle Mısır’ı kültür turizminde küresel ölçekte öne çıkaran önemli bir merkez olarak konumlanıyor. Kahire’nin tarihi camileri, İslam mimarisi ve arkeolojik mirası, Akdeniz ve Osmanlı dönemlerine uzanan ortak kültürel bağları yansıtırken; şehrin canlı sanat hayatı, yerel pazarları ve zengin mutfağı Türk gezginlere tanıdık ve dinamik bir şehir deneyimi sunuyor. Arkeolojik alanlar ve müzelere yönelik ziyaretlerin geçen yıl yüzde 33,5 artması, kültür turizmine olan ilginin güçlenerek sürdüğünü ortaya koyuyor. Akdeniz kıyısı ve Kuzey Sahili’ndeki lüks tatil köyleri deniz, gastronomi ve yaşam tarzını bir araya getirirken; Kızıldeniz bölgesi dalış, şnorkelle yüzme ve wellness odaklı deneyimleriyle aileler ve aktif tatilciler için öne çıkıyor. Çöl vahalarında konumlanan wellness merkezleri ise dinlenme ve yenilenme arayan ziyaretçilere farklı alternatifler sunuyor. Bunun yanı sıra Kutsal Aile Rotası ve önemli İslami miras noktaları, inanç temelli seyahatlere ilgi duyanlar için özel güzergâhlar oluştururken; modern konferans merkezleri ve resort altyapısı, MICE ve iş seyahati segmentinde güçlü bir zemin sağlıyor. Bu geniş çeşitlilik, Türk tur operatörlerinin kültür, tatil ve iş seyahatini bir araya getiren, deneyim odaklı talebe yanıt veren özelleştirilmiş programlar tasarlamasına imkan tanıyor Artan ulaşım ve havayolu kapasitesi turizm performansını yukarı taşıyor Mısır’ın güçlü performansı, hızla genişleyen uluslararası bağlantılarla da destekleniyor. Havayolu koltuk kapasitesi ve charter uçuş sayısı önemli ölçüde artarak küresel havacılık eğilimlerinin önüne geçti. Bu gelişmiş bağlantı ağı, Mısır’ın kültür, macera, lüks ve iş seyahati için mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir destinasyon konumunu daha da pekiştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turizmde Rekor Büyüme Yaşayan Mısır, EMITT  2026’da Türkiye İle İlişkilerini Derinleştiriyor Haber

Turizmde Rekor Büyüme Yaşayan Mısır, EMITT  2026’da Türkiye İle İlişkilerini Derinleştiriyor

2025’te 19 milyon uluslararası turist ağırlayan ve ziyaretçi sayısında yüzde 21’lik büyüme kaydeden ülke, artan yatırımlar, genişleyen uçuş ağı ve zengin deneyim seçenekleriyle Doğu Akdeniz’in öne çıkan destinasyonları arasında yer alıyor. 29. Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı EMITT 2026’ya katılan Mısır, Türkiye ile yürüttüğü güçlü ikili ilişkileri daha da ileri taşımaya hazırlanıyor. 2025 yılında 19 milyon uluslararası ziyaretçi ağırlayan ülke, küresel ortalamanın dört katından fazla olan yüzde 21’lik büyüme performansıyla dikkat çekti. Bu tablo Mısır’ın Doğu Akdeniz ve Avrasya pazarlarında stratejik bir turizm ortağı olma konumunu güçlendirdi. EMITT’in, Türk ve Avrasya seyahat ortaklarıyla iş birliklerini derinleştirmek için ideal bir platform olduğunu dile getiren Turizm ve Eski Eserler Bakanı Sherif Fathy, “Turizmde ulaşılan tarihi seviyeler, yeni ve daha kapsamlı deneyimler geliştirmek için önemli bir fırsat sunuyor. Mısır’ın tarihini, kültürünü, tatil ve eğlence seçeneklerini lüks unsurlarla bir araya getiren yeni ürünler ve deneyimler geliştirmek için Türkiye ile yakın çalışmaya hazırız” dedi. Türkiye ile turizme yönelik stratejik iş birlikleri somut adımlarla ilerliyor Mısır’ın EMITT 2026’ya katılımı, iki ülke arasındaki turizm, havacılık ve yatırım başlıklarına ilişkin iş birliklerini güçlendirme yönündeki ortak iradeyi ortaya koydu. Yaklaşan Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısı öncesinde atılan bu adım, Türkiye ile Mısır arasındaki iş birliğine yönelik temasların daha da yoğunlaştığını gösteriyor. 2025 yılında Sherif Fathy, tatil köyü ve otel yatırımlarını ele almak üzere Türkiye’nin konaklama sektörü temsilcileriyle bir araya gelmiş ve Mısır’ın uzun vadeli yatırımlar açısından sunduğu potansiyele dikkat çekmişti. Aynı dönemde Türkiye’den gelen ziyaretçi sayısı da hızla artmış; 2025’in ilk yarısında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 56,5 yükselme yaşanmıştı. Türk gezginler için özel olarak tasarlanmış deneyimler Mısır, Türk ziyaretçilere kültürden deniz turizmine, maceradan iş seyahatine kadar geniş bir deneyim yelpazesi sunarak farklı beklentilere aynı anda yanıt veren bütüncül bir destinasyon profili çiziyor. Tarih, yaşam tarzı, gastronomi ve dinlenme olanaklarını tek bir rotada buluşturan bu çeşitlilik, ülkeyi hem kısa şehir kaçamakları hem de kapsamlı tatil programları için güçlü bir alternatif hâline getiriyor. 1 Kasım 2025’te Giza Piramitleri’nin eteklerinde kapılarını açan Grand Egyptian Museum, Tutankhamun koleksiyonunun ilk kez eksiksiz biçimde sergilendiği 57 bin eser ve anıtsal Ramses II heykeliyle Mısır’ı kültür turizminde küresel ölçekte öne çıkaran önemli bir merkez olarak konumlanıyor. Kahire’nin tarihi camileri, İslam mimarisi ve arkeolojik mirası, Akdeniz ve Osmanlı dönemlerine uzanan ortak kültürel bağları yansıtırken; şehrin canlı sanat hayatı, yerel pazarları ve zengin mutfağı Türk gezginlere tanıdık ve dinamik bir şehir deneyimi sunuyor. Arkeolojik alanlar ve müzelere yönelik ziyaretlerin geçen yıl yüzde 33,5 artması, kültür turizmine olan ilginin güçlenerek sürdüğünü ortaya koyuyor. Akdeniz kıyısı ve Kuzey Sahili’ndeki lüks tatil köyleri deniz, gastronomi ve yaşam tarzını bir araya getirirken; Kızıldeniz bölgesi dalış, şnorkelle yüzme ve wellness odaklı deneyimleriyle aileler ve aktif tatilciler için öne çıkıyor. Çöl vahalarında konumlanan wellness merkezleri ise dinlenme ve yenilenme arayan ziyaretçilere farklı alternatifler sunuyor. Bunun yanı sıra Kutsal Aile Rotası ve önemli İslami miras noktaları, inanç temelli seyahatlere ilgi duyanlar için özel güzergâhlar oluştururken; modern konferans merkezleri ve resort altyapısı, MICE ve iş seyahati segmentinde güçlü bir zemin sağlıyor. Bu geniş çeşitlilik, Türk tur operatörlerinin kültür, tatil ve iş seyahatini bir araya getiren, deneyim odaklı talebe yanıt veren özelleştirilmiş programlar tasarlamasına imkan tanıyor Artan ulaşım ve havayolu kapasitesi turizm performansını yukarı taşıyor Mısır’ın güçlü performansı, hızla genişleyen uluslararası bağlantılarla da destekleniyor. Havayolu koltuk kapasitesi ve charter uçuş sayısı önemli ölçüde artarak küresel havacılık eğilimlerinin önüne geçti. Bu gelişmiş bağlantı ağı, Mısır’ın kültür, macera, lüks ve iş seyahati için mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir destinasyon konumunu daha da pekiştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.