Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mısır

Kapsül Haber Ajansı - Mısır haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mısır haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, Mısırın Potansiyelini Geleceğe Taşıyor Haber

Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, Mısırın Potansiyelini Geleceğe Taşıyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı, sektöründe ilk ve tek olan Ar-Ge Merkezine yatırımlarını her geçen gün artırarak inovasyon çalışmalarını sürdüren şirket, üretim tesisine giren her mısır tanesini yüzde 100 değerlendirerek, ürettiği mısır nişastası ve türevleriyle gıda sektörü dışında da ürünün kullanımını destekliyor. Mısırın kullanım alanlarını geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarının önemine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu konuya ilişkin açıklamasında; “İşimizin çok büyük bir bölümünü oluşturan mısır, bugün yüzlerce üründe hammadde olarak kullanılan, çok geniş endüstriyel etki alanına sahip, stratejik bir üründür. Sunar Yatırım olarak mısırı yalnızca üretip işlenen bir ürün değil, yeni ürünlere entegre edilen ve sanayiye katma değer katan bir ekosistem olarak görüyoruz. Nişasta bazlı çözümlerden biyobozunur ürünlere, sürdürülebilir üretim süreçlerinden farklı sektörlere yönelik inovatif uygulamalara uzanan çalışmalarımızla, mısırın potansiyelini sürekli genişletiyoruz. Bu yaklaşım hem ülkemizin üretim gücünü hem de küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizi ileri taşıyor” dedi. Yüzlerce üründe ham madde olarak kullanılıyor Tarımın en stratejik ürünlerinden biri haline gelen ve birçok sektör için stratejik hammadde olarak tanımlanan mısır, sadece bir gıda hammaddesi olmanın ötesinde, yüzlerce farklı ürünün üretiminde önemli rol oynayan çok yönlü bir kaynak olarak öne çıkıyor. Sunar Yatırım bünyesinde yer alan Sunar Mısır, bu güçlü hammaddenin potansiyelini açığa çıkarmak amacıyla Ar-Ge yatırımlarını sürekli artırarak, mısırın üretiminden işlenmesine ve farklı sektörlerde inovatif ürünlere dönüşümüne kadar geniş bir değer zincirini yönetiyor. Mısır, bugün birçok ürünün temel hammaddesi olarak gıda, tekstil, ambalaj, kağıt, kimya ve daha birçok sektörde kritik bir rol oynuyor. Şirketin Ar-Ge yaklaşımı, yalnızca ürün geliştirme değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, verimlilik ve yeni pazar oluşturma ekseninde şekilleniyor. Mısır nişastasından biyoplastik poşet üretimine uzanan Ar-Ge gücü Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmasının ardından; nişasta bazlı ürünler, biyoteknoloji, proses optimizasyonu ve sürdürülebilir çözümler alanlarında yoğun çalışmalar yürütüyor. Gıda sektörünün yanı sıra kozmetik, kimya ve ilaç gibi farklı sektörlere yönelik geliştirilen ürünler, mısırın çok yönlü kullanım potansiyelini ortaya koyuyor. Bugün nişasta ve nişasta bazlı ürünler gıda sektörü ile beraber ambalaj, kağıt, kimya ve tekstil endüstrilerinde de yoğun biçimde kullanılıyor. Market poşetleri, çöp torbaları, endüstriyel ambalajlar, tarım (malç filmleri) ve pipet gibi ürünler üretiliyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle hem mevcut pazarlarda derinleşiyor hem de yeni kullanım alanları geliştiriyor. 2025 yılında Ar-Ge yatırımı 2 katına çıkartıldı Ürünlerini 100’den fazla ülkeye ihraç eden Sunar Mısır, Ar-Ge gücünü, teknoloji ve insan kaynağı yatırımlarıyla artırıyor. 2025 yılında Ar-Ge ekibine yeni araştırmacılar dahil edilirken, yüksek lisans yapan çalışan sayısında yüzde 60 artış sağlandı. Kimya ve gıda mühendisliğinin yanı sıra biyoteknoloji alanındaki uzmanların da ekibe katılması ile multidisipliner yapı güçlendirildi. Aynı dönemde Ar-Ge harcamaları iki katına çıkarılırken, bütçenin önemli bir bölümü ekipman yatırımları ve çalışan yetkinliklerinin geliştirilmesine ayrıldı. Kimyasal analiz, tekstür ve biyoteknoloji alanlarında yapılan yatırımlar, merkezin teknik kapasitesini ileri seviyeye taşıdı. Ar-Ge vizyonu sürdürülebilirlik odağında şekilleniyor Sunar Mısır’ın Ar-Ge stratejisinde sürdürülebilirlik merkezi bir rol oynuyor. Biyobozunur ürünler, enerji verimliliği sağlayan prosesler ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalar, öncelikli araştırma alanları arasında yer alıyor. 2026 hedefleri doğrultusunda; sürdürülebilir ve sağlıklı ürünlere odaklanarak yeni ürünlerin pazara sürülmesi, ithal ikame çözümler geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması planlanıyor. Aynı zamanda enerji tasarrufu ve çevresel etkiyi azaltan üretim süreçleriyle daha sürdürülebilir bir sanayi yapısına katkı sağlanması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya Sektöründen Nisan Ayında Yüzde 19,3’lük Güçlü Artış  Haber

Kimya Sektöründen Nisan Ayında Yüzde 19,3’lük Güçlü Artış 

Türkiye’nin ihracatta öncü sektörlerinden biri olan kimya sektörü, 2026 yılı Nisan ayında güçlü performansını sürdürdü. Sektör, nisan ayında gerçekleştirdiği 3 milyar doları aşan ihracat ile Türkiye’nin en çok ihracat yapan ikinci sektörü oldu. Kimya sektörünün ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,3 oranında artış kaydetti. Yılın ilk dört ayına bakıldığında da kimya sektörünün istikrarlı büyümesini sürdürdüğü görülüyor. Sektörün Ocak-Nisan döneminde toplam ihracatı 11 milyar dolara yaklaşırken, sektör küresel ekonomik belirsizliklere rağmen ihracat gücünü korumayı başardı. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, Nisan ayı ihracat performansına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti: “Kimya sektörümüz, 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaparak ihracattaki istikrarlı büyümesini Nisan ayında da sürdürdü. Yüzde 19,3’lük artış, sektörümüzün küresel zorluklara rağmen rekabet gücünü koruduğunu açıkça ortaya koyuyor. Ocak-Nisan döneminde ulaştığımız yaklaşık 11 milyar dolarlık ihracat değeri, yıl sonu hedeflerimiz açısından da önemli bir gösterge niteliğinde. Bununla birlikte Cumhurbaşkanımızın açıkladığı yeni destekler de sektöre yine bir moral olacaktır. İKMİB olarak gayretimiz her zaman ihracatımızı, katma değerli ürünleri artırma yönünde olacak. Önümüzdeki süreçte katma değerli üretime, sürdürülebilirlik odaklı dönüşüme, yeni pazarlara erişime ve ihracata dair yabancı yatırımların ülkemize kazandırılmasına yönelik çalışmalarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz. Kimya sektörü olarak Türkiye’nin ihracat hedeflerine en güçlü katkıyı sunmaya devam edeceğiz.” Nisan ayında en çok “plastikler ve mamulleri” ihracatı gerçekleştirildi Nisan ayında kimyevi maddeler ve mamulleri ürün gruplarında plastikler ve mamulleri 1 milyar 27 milyon 166 bin dolarla kimya ihracatında ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 724 milyon 134 bin dolarlık ihracatla mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünler ihracatı yer alırken, anorganik kimyasallar ihracatı 271 milyon 673 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı. ‘Anorganik kimyasallar’ı takiben ilk onda yer alan diğer sektörler ise; ‘uçucu yağlar, kozmetikler ve sabun’, ‘kauçuk, kauçuk eşya’, ‘boya, vernik, mürekkep ve müstahzarları’, ‘eczacılık ürünleri’, ‘muhtelif kimyasal maddeler’, ‘yıkama müstahzarları’ ve ‘organik kimyasallar’ oldu. İtalya nisan ayında en çok ihracat yapılan ülke oldu Nisan ayında en çok ihracat yapılan ülke 221 milyon dolar ile İtalya oldu. Nisan ayında en çok ihracat yapılan ilk on ülke İtalya, İspanya, Romanya, Almanya, Hollanda, ABD, Rusya, Mısır, İngiltere ve Polonya oldu. Nisan ayında ilk 20 ülke arasında en çok artış yüzde 159,42 ile Fas’ta oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Marble İzmir’e 50 Bini Aşkın Ziyaretçi Haber

Marble İzmir’e 50 Bini Aşkın Ziyaretçi

Marble İzmir, ortaya çıkardığı ticaret hacminin yanı sıra tasarım, sanat ve bilgi paylaşımını bir araya getiren yapısıyla dikkat çekti. Önümüzdeki yıl 13-16 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek 32. Marble İzmir için ise çalışmalar şimdiden başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından bu yıl 31. kez düzenlenen Marble İzmir, 14-17 Nisan tarihleri arasında dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini İzmir’de ağırladı. Marble İzmir, her yıl olduğu gibi bu yıl da hem sektöre hem de ekonomisine önemli katkılar sağladı. Türkiye’nin 41 ilinden, 28 farklı ülkeden katılımcıyla 150 bin metrekareyi aşan alanda gerçekleştirilen Marble İzmir’de, Ege Maden İhracatçıları Birliği ve İZFAŞ koordinasyonunda düzenlenen alım heyeti programları, B2B görüşmelerle farklı ülkelerden gelen alıcılar katılımcı firmalarla buluşturularak binlerce nitelikli iş görüşmesi yapıldı. Fuar hem mevcut ticari ilişkilerin güçlendirildiği hem de yeni pazarlara açılma fırsatlarının değerlendirildiği bir platform olarak öne çıktı. Gerçekleştirilen ticari görüşmelerin sektöre milyonlarca dolar hacminde katkı sunması öngörülüyor. Tasarım, sanat ve ticaret D-esign Arena’da buluştu D Holü, bu yıl "D-esign Arena" konseptiyle yeniden düzenlendi ve fuarın en dinamik alanlarından biri haline geldi. Tasarım, sanat ve ticaretin buluştuğu bu alanda mimar, akademisyen ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Marble Talks oturumları, iş görüşmeleri ve etkinlikler gerçekleştirildi. 31. yıla özel açılış performansı ve paneller büyük ilgi gördü. 50'yi aşkın uzman, deneyimlerini paylaştı. Heykel Çalıştayı'nda üretilen eserler fuar boyunca sergilendi ve İzmir’in çeşitli noktalarına yerleştirildi. 8. Uluslararası Doğal Taş Tasarım Yarışması'na 67 üniversiteden 724 proje katıldı, 19 tasarım finale kaldı ve ödüller sahiplerini buldu. “Gelecek yıl için çalışmalarımıza şimdiden başladık” Fuarın ardından değerlendirmede bulunan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Marble İzmir’in sektörle birlikte büyüyen güçlü yapısına dikkat çekerek, “Marble İzmir’i başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. 31 yıldır Marble İzmir sektörü büyütürken, sektör de fuarı büyütmeye devam ediyor. Türkiye’nin sahip olduğu doğal taş rezervleri, fuarı küresel ölçekte güçlü kılıyor. Yabancı katılımcı ve ziyaretçilerimizin, burada yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın dört bir yanından taş çeşitliliğini bir arada görme fırsatı bulduklarını ifade etmeleri bizim için büyük bir memnuniyet kaynağı. Bu yılki organizasyon, küresel ölçekte yaşanan zorluklara rağmen bir araya gelmenin ve iş birliği üretmenin her zamankinden daha önemli hale geldiğini bir kez daha gösterdi. Bine yakın katılımcı ve 50 bini aşkın ziyaretçiyle Marble İzmir, artık sadece bir ticaret platformu değil; fikirlerin buluştuğu, iş birliklerinin geliştiği ve sektörün geleceğinin şekillendiği güçlü bir buluşma noktası olduğunu bir kez daha kanıtladı. Marble İzmir gerçekten çok güçlü bir fuar ve bu güç, sektöre doğrudan yansıyor. Önümüzdeki yıl bu gücü daha da büyüterek sürdürmek istiyoruz. Gelecek yıl için çalışmalara şimdiden başladık” dedi. Nitelikli alıcı vurgusu TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ise Marble İzmir’in sektörel açıdan verimli geçtiğini belirterek, organizasyonun hem ulusal hem de uluslararası düzeyde güçlü bir iş birliğiyle yürütüldüğünü söyledi. Şimşek, “Türkiye ile ticaret yapmak isteyen herkes buradaydı. Yoğunluk vardı, ama daha önemlisi nitelikli bir katılım vardı. Aldığımız geri bildirimler de fuarın geçen seneye göre daha iyi geçtiğini gösteriyor. 2027’nin çok daha iyi olacağını düşünüyorum. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Dr. Cemil Tugay’a özellikle teşekkür etmek istiyorum. Fuara çok büyük destek veriyor. Aynı şekilde İZFAŞ Genel Müdürümüz Tuğçe Cumalıoğlu ile çok uyumlu bir çalışma yürütüyoruz. Bu güçlü iş birliği sayesinde fuar her yıl daha da gelişiyor” diye konuştu. Marble İzmir doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ediyor İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile yapılan iş birliği çerçevesinde fuarda yer alan Konfederasyon’un Onursal Başkanı Flavio Marabelli ise organizasyonun küresel ölçekteki konumuna dikkat çekerek, “Bu fuara en başından beri katılıyorum, hatta fuar şehir merkezindeyken de buradaydım. Bu özel ve harika fuar alanının kuruluşuna tanıklık ettim. Son katılımımdan beş yıl sonra yeniden burada olmak benim için önemli. Dünyada uluslararası durum oldukça karmaşık, ancak buna rağmen bu fuarda çok sayıda ziyaretçi gördüm ve Türk şirketlerinin katılımı oldukça başarılı ve memnuniyet vericiydi. Bu, fuarın doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ettiğinin göstergesi. Marble İzmir yalnızca Türkiye için değil, farklı coğrafyalar için de önemli bir platform” ifadelerini kullandı. “Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta” Fuara Hindistan’dan katılan Toshniwal Stones temsilcisi Akhil Toshniwal, Marble İzmir’in doğal taş sektöründeki güçlü konumuna ve uluslararası etkisine dikkat çekerek, “Bu yıl gerçekten çok iyi. Çok farklı ülkelerden çok sayıda insan görüyorum. Özellikle Orta Doğu’dan ve Rusya’dan yoğun katılım var. O kadar yoğunduk ki öğle yemeği yiyecek vaktimiz bile olmadı. Burada olduğumuz ve katıldığımız için çok mutluyuz. Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta. Çünkü herkes Türk taşıyla çalışıyor. Her yıl yeni mermerler ve yeni taşlar görüyoruz. Bu işi yapan herkesin Türkiye’ye, bu fuara gelmesi gerekir” dedi. “Marble İzmir bizim için vazgeçilmez bir buluşma noktası” Aslanlar Mermer temsilcisi Deniz Fazlılar ise fuarın hem ticari hem de marka değeri açısından önemini vurgulayarak, “İzmir firması olduğumuz için burada olmak bize ayrı bir avantaj sağladı. İzmir Fuarı bizim için hem satış hem prestij hem de tanıtım açısından çok önemli bir nokta. Yaklaşık 15 yıldır katılıyoruz, pandemi dışında her yıl buradayız ve genel olarak çok memnunuz. Bu yıla baktığımızda ziyaretçi sayısından çok niteliğin arttığını düşünüyoruz. Bu yıl gelenler daha net, ne istediğini bilen, daha hızlı karar alabilen ve işi sonuca götürebilen kişilerdi. Bu da özellikle bizim gibi butik çalışan ocaklar ve fabrikalar için büyük bir avantaj oldu” şeklinde konuştu. “23 yıldır, Marble İzmir’e geliyoruz” Mısır’dan fuara katılan Alex Tiles & Alex Marmo temsilcisi Yasser Rashed de “23 yıldır Marble İzmir’e geliyoruz. Bizim için burası dünyanın en iyi yerlerinden biri. Bu sektörde çalışan herkes için çok önemli olduğu için biz de her zaman burada olmayı tercih ediyoruz. Fuar, uluslararası ticaret açısından bize ve tüm katılımcılara önemli katkı sağlıyor. Burada çok farklı ülkelerden alıcılarla bir araya geliyoruz. Özellikle Orta Doğu’dan gelen ziyaretçiler için önemli bir buluşma noktası. Türk mermeri ve taş çeşitliliği bizim için çok değerli. Türkiye ve İzmir’in bu zenginliğini görmekten memnunuz. Burada kurduğumuz karşılıklı ilişkiler, ticaretimizi geliştiriyor, önümüzdeki yıllarda da burada olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Brisa’dan İhracatta Güçlü Adım Haber

Brisa’dan İhracatta Güçlü Adım

Brisa, uluslararası pazarlarda yerel ihtiyaçlara duyarlı ve sürdürülebilir büyüme sağlayan iş modelleriyle ilerlemeyi sürdürüyor. Bugün Lassa markası ile 80’i aşkın ülkede, 6000’i aşkın satış noktasında faaliyet gösteren Brisa, uluslararası pazarlarda perakende yatırımlarını geliştirerek, doğrudan temas noktalarını artırmayı ve ihracatta büyümesini desteklemeyi hedefliyor. Brisa CEO’su Vecih Yılmaz, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “2025 yıl sonu itibariyle Türkiye lastik sektöründeki ihracat liderliğimiz ve 17 ülkede elde ettiğimiz pazar payı artışı, uluslararası büyüme stratejimizin güçlü bir yansıması. Lassa markamızla Kazakistan ve Mısır’da açtığımız ilk Lassa tabelalı mağazalarımızın ardından şimdi de Moldova’da bu modeli hayata geçiriyoruz. Kanal yapımızı zenginleştirerek müşterilerimize daha yakın ve güçlü bir erişim ağı oluştururken, marka yatırımlarımızla tüketicideki tercih edilirlik oranlarımızı arttırıyoruz. Tüm bu adımların stratejik ürünlerimizde satış performansını ileri taşımaya da katkı sağlamasını hedefliyoruz. Moldova, son beş yılda satışlarımızı %65 oranında büyüttüğümüz ve Pazar lideri konumuna eriştiğimiz Bağımsız Ülkeler Topluluğu bölgesindeki en stratejik pazarlardan biri. Kişinev’de açtığımız bu mağaza ile müşterilerimizle doğrudan temas kurduğumuz yapıyı daha da ileri taşıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bonna Üst Üste Üçüncü Kez İhracat Şampiyonu Haber

Bonna Üst Üste Üçüncü Kez İhracat Şampiyonu

Marka, ihracatını artırarak 2025 yılında da Porselen Sofra Mutfak Eşyası kategorisinde liderliğini sürdürdü ve üçüncü kez ihracat şampiyonu oldu. 6 kıtada 100’ü aşkın ülkede faaliyet gösteren Bonna, toplam satışlarında ihracatın payını yüzde 28’e çıkararak global gücünü pekiştirdi. 2014 yılından bugüne HoReCa sektörüne özel çözümleriyle öne çıkan, gastronomi profesyonellerine kaliteli ve estetik sunum ekipmanları sunan Bonna, ihracattaki istikrarlı yükselişini sürdürerek bir kez daha sektörünün zirvesinde yer aldı. Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği (ÇCSİB) tarafından düzenlenen İhracatın Şampiyonları Ödülleri’nde, Porselen Sofra Mutfak Eşyası kategorisinde “En Fazla İhracat Gerçekleştiren Firma” olarak birincilik ödülüne layık görülen Bonna, ihracat şampiyonluğunu pekiştirdi. Bonna, ihracattaki başarısını 2025 yılında da ileri taşıdı. Geçtiğimiz yıllara kıyasla ihracat oranını artırarak büyümesini sürdüren marka, global pazarlardaki etkinliğini güçlendirdi. 2025 yılı itibarıyla Bonna’nın ihracatta öne çıkan ilk 10 pazarı; İspanya, Rusya, İsveç, Almanya, İtalya, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Amerika Birleşik Devletleri, Yunanistan ve Meksika oldu. Bu geniş coğrafi dağılım, markanın farklı pazarlardaki güçlü konumunu ve sürdürülebilir büyüme stratejisini ortaya koyuyor. İhracattaki payını artırarak toplam satışlarının yüzde 28’ini ihracattan elde eden Bonna, aynı kategoride üst üste üçüncü kez bu ödülü kazanmanın da gururunu yaşıyor. “Sektöre değer katmaya ve global ölçekte büyümeye devam edeceğiz” Bonna Genel Müdürü Erbil Aşkan, elde edilen başarıya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “İhracattaki istikrarlı büyümemizi sürdürerek bir kez daha sektörümüzün lideri olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Toplam satışlarımız içinde ihracatın payını yüzde 28’e çıkararak, global pazarlardaki gücümüzü daha da pekiştirdik. Bugün ürünlerimizin dünyanın dört bir yanında, yaratıcı şeflerin sunumlarında yer alması bizim için en büyük motivasyon kaynağı. Önümüzdeki dönemde de inovasyon odağımızı koruyarak, HoReCa sektörüne değer katmaya ve global ölçekte büyümeye devam edeceğiz.” Bonna, önceki yıllarda da aynı kategoride elde ettiği derecelerle ihracattaki başarısını istikrarlı şekilde sürdürmüş; uluslararası pazarlarda kazandığı güçlü konumunu her yıl daha da ileri taşımayı başarmıştı. 2025 yılında elde ettiği bu yeni başarıyla birlikte marka, ihracat şampiyonluğunu pekiştirerek global büyüme yolculuğuna hız kesmeden devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

22 Mart Dünya Su Günü’nde Kritik Uyarı Haber

22 Mart Dünya Su Günü’nde Kritik Uyarı

Türkiye’de son 65 yılda kuraklık nedeniyle 11 milyar metreküp kullanılabilir su kaybı yaşandı. Yer altı su kaynaklarında ise son 20 yılda 40–50 metreye varan çekilmeler gözlemleniyor. Sadece Şanlıurfa’da 17 bin ruhsatlı kuyu bulunurken, kayıt dışı kuyuların sayısının 65 binin üzerinde olduğu ifade ediliyor. Bu tablo, su yönetiminin artık ertelenemez bir konu olduğunu ortaya koyuyor. COP31 Yolculuğunda “Su” Başlığı Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleşecek COP31 sürecine hazırlık kapsamında çalışmalarını sürdüren Sürdürülebilir Gelecek Platformu, özel sektörün iklim gündemindeki rolünü güçlendirmeyi hedefliyor. Platform; sürdürülebilirlik stratejileri, ölçülebilir etki, iklim iletişimi ve sorumlu dönüşüm başlıklarını çok paydaşlı bir yaklaşımla ele alırken, “Su” temasında ana sponsor olarak ARC Water Energy ile su güvenliği konusunu önceliklendiriyor. “Alternatif su üretimi zorunluluk haline geldi” ARC Water Energy Yönetim Kurulu Başkanı Alkan Canbay, Dünya Su Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Su güvenliği artık yalnızca çevresel bir mesele değil; ekonomik istikrarın temelidir. Türkiye su stresi yaşayan ülkeler arasında yer alıyor. Yer altı su seviyelerindeki dramatik düşüş, tarımsal üretim ve gıda güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Alternatif su üretim teknolojilerine yatırım yapmak artık bir tercih değil, zorunluluktur.” Tatlı su kaynaklarından elde edilen suyun ortalama maliyetinin 0,45 euro seviyelerinde olduğu belirtilirken, küresel ölçekte ülkeler alternatif su yatırımlarını hızlandırıyor. Birleşik Arap Emirlikleri deniz suyu arıtımına 80 milyar dolar, Mısır ise 30 milyar dolar yatırım gerçekleştirdi. Bu yatırımlar, deniz suyu arıtımının stratejik bir güvenlik başlığı olarak ele alındığını gösteriyor. Canbay, özellikle kuraklık riski yüksek bölgelerde deniz suyu arıtımı teknolojilerinin sürdürülebilir tarım açısından önemli bir çözüm sunduğunu belirterek şöyle devam etti: “Su–enerji–gıda dengesi bütüncül bir stratejiyle ele alınmalı. COP31 süreci, suyu iklim müzakerelerinin merkezine yerleştirmek için önemli bir fırsat sunuyor. Bugün atılacak yatırımlar, yarının ekonomik dayanıklılığını belirleyecek.” 22 Mart’ta Güçlü Mesaj ARC Water Energy, COP31 “Su” teması ana sponsorluğu kapsamında 22 Mart Dünya Su Günü’nde su verimliliği, alternatif su kaynakları ve ileri arıtma teknolojileri konularında farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Su güvenliğinin sağlanmasının; ekonomik büyüme, tarımsal sürdürülebilirlik ve toplumsal istikrar açısından kritik olduğu vurgulanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Corendon Airlines “İtibar Yönetimi En Etkili 100 Şirket” Arasında! Haber

Corendon Airlines “İtibar Yönetimi En Etkili 100 Şirket” Arasında!

Türkiye genelinde farklı sektörlerden profesyonellerin katılımıyla gerçekleştirilirken araştırmada güven, şeffaflık, sürdürülebilirlik ve paydaş iletişimi gibi kriterler doğrultusunda şirketlerin itibar performansları değerlendirildi. Bu başarı, Corendon Airlines’ın yalnızca operasyonel gücüyle değil, aynı zamanda güçlü marka itibarı ve stratejik iletişim yönetimiyle de fark yarattığını bir kez daha gösterdi. Araştırma kapsamında Corendon Airlines, “İtibar Yönetimi En Etkili 100 Şirket” listesine girerken; Corendon Airlines Kurumsal İletişim ve Pazarlama Kıdemli Müdürü Pınar Pehlivan ise “Yeni Dönemin 50 İletişim Mimarı” arasında gösterildi. Konu özelinde düşüncelerini dile getiren Corendon Airlines Kurumsal İletişim ve Pazarlama Kıdemli Müdürü Pınar Pehlivan; “İtibar, yalnızca anlatılan değil; her temas noktasında tutarlı şekilde yaşatılan bir değerdir. Corendon Airlines olarak iletişimi stratejimizin merkezine alarak güveni sürdürülebilir kılmaya odaklanıyoruz” dedi. Corendon Airlines, başta Almanya, Polonya ve Birleşik Krallık olmak üzere ana kaynak pazarlarında ve Türkiye, İspanya, Mısır ile Yunanistan’daki güçlü destinasyon ağında yürüttüğü entegre iletişim çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Teknolojiyi ve yeni iletişim trendlerini yakından takip eden yaklaşımını güçlü ve nitelikli insan kaynağıyla birleştiren Corendon Airlines, sektörde öncü konumunu sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.