Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mısır

Kapsül Haber Ajansı - Mısır haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mısır haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Beymen, Mısır’daki 20. Yılını ve Yeni Dönemini Beymen Caıro Mağazasında Kutladı Haber

Beymen, Mısır’daki 20. Yılını ve Yeni Dönemini Beymen Caıro Mağazasında Kutladı

Beymen, Mısır’da geride bıraktığı 20 yılda lüks perakende sektörünün gelişiminde önemli bir rol üstlenirken, yeni yatırımlarıyla ülkedeki varlığını güçlendirmeye hazırlanıyor. Mısır’a giriş yaptığı dönemde uluslararası lüks modaevlerini tek bir destinasyonda buluşturan ilk lüks çok katlı mağaza olan Beymen, seçkin marka portföyü, ayrıcalıklı hizmet anlayışı ve kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimiyle ülkedeki lüks perakende sektörünün gelişiminde öncü bir rol üstlendi. Kahire’nin doğusunda ve batısında yeni mağazalar Mısır’daki büyüme stratejisi doğrultusunda yatırımlarına hız veren Beymen, Kahire’nin hem doğusunda hem de batısında yeni lokasyonlarda müşterileriyle buluşmaya hazırlanıyor. Yeni Kahire’de LMD tarafından geliştirilen One Ninety ve 6th of October City’de Palm Hills tarafından geliştirilen Palmette projelerinde açılması planlanan yeni mağazalarla Beymen, lokasyonlarını genişletmeyi hedefliyor. 2027 İlkbahar/Yaz sezonundan itibaren dünyanın önde gelen lüks modaevlerini portföyüne dahil ederek Mısır’daki moda seçkisini de önemli ölçüde genişletmeye hazırlanıyor. Markanın büyüme vizyonu moda kategorisinin ötesine de uzanıyor. Gözlük kategorisinde Sun Studio by Magrabi, mücevher alanında Azza Fahmy ve kozmetikte Maison Mazaya gibi seçkin iş ortaklarıyla hayata geçirilen mağaza içi mağaza (shop-in-shop) iş birlikleri sayesinde Beymen, moda ve yaşam stilinin farklı alanlarını bir araya getiren bütünsel bir lüks alışveriş deneyimi sunmayı amaçlıyor. Beymen için lüks anlayışının temelinde, müşterileriyle kurduğu güçlü ilişki ve onların kişisel zevkleri ile beklentileri doğrultusunda şekillenen ayrıcalıklı deneyimler yaratmak yer alıyor. Müşteri deneyimini kişiselleştirmeye yönelik bu yaklaşımını sürdüren Beymen, THE ONE ile Mısır’daki müşterileriyle kurduğu ilişkiye yeni bir boyut kazandırıyor. Kendi markası Beymen Club ile de büyümesini sürdüren Beymen, Kahire ve İskenderiye başta olmak üzere farklı şehirlerde değerlendirilen yeni fırsatlarla Beymen Club’ın da daha geniş müşteri kitlelerine ulaşmasını hedefliyor. Elif Çapçı: “Mısır’a yatırım yapmaya ve müşterilerimizle birlikte büyümeye devam edeceğiz.” Beymen Group CEO’su Elif Çapçı, Mısır’daki 20 yıllık yolculuğa ve yeni dönem hedeflerine ilişkin şunları söyledi: “Mısır, Beymen için her zaman çok önemli bir pazar oldu. Yıllar içinde inşa ettiğimiz güvenden gurur duyuyor, önümüzdeki dönemin sunduğu yeni fırsatlara odaklanıyoruz. Mısır’a yatırım yapmayı, pazarla ve müşterilerimizle birlikte büyümeyi sürdürürken yeni markaları, deneyimleri ve Beymen dünyasının farklı boyutlarını ülkeye taşımayı önceliklendiriyoruz.” Mısır’da 20 yıldır sürdürdüğü faaliyetleriyle lüks perakende sektöründe güçlü bir konum edinen Beymen, yeni mağazaları, uluslararası marka iş birlikleri ve müşteri deneyimine odaklanan yaklaşımıyla ülkedeki büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Beymen, önümüzdeki dönemde de Mısır pazarına, müşterilerine ve lüks perakendenin geleceğine uzun vadeli yatırımlar yapma kararlılığını koruyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CUPRA Mediterranean Padel Cup Türkiye’de Şampiyonlar Belli Oldu Haber

CUPRA Mediterranean Padel Cup Türkiye’de Şampiyonlar Belli Oldu

CUPRA Mediterranean Padel Cup Türkiye, CUPRA’nın ev sahipliğinde 7-8 Ekim tarihlerinde İstapadel’de düzenlendi. İlk yılı Tunus’ta, ikinci yılı Fas’ta, üçüncü ve geçtiğimiz yılı Mısır’da gerçekleştirilen turnuva, bu yıl CUPRA Türkiye’nin ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenerek uluslararası yolculuğunu sürdürdü. Türkiye’nin 3 kadın ve 3 erkek takımla katıldığı organizasyonda Romanya, Polonya, Fas, Tunus ve Mısır’dan gelen sporcularla birlikte 6 ülkeden toplam 19 takım mücadele etti. Turnuvada Yarı-Profesyonel Erkekler kategorisinde Fas’ı temsil eden Zakarya El Friyakh ve Mehdi Mahraoui, Elit Kadınlar kategorisinde Mısır’dan Laila Elnimr ve Mourha Hakim, Elit Erkekler kategorisinde ise Tunus’tan Javier Redondo ve Amine Ben Jemia şampiyonluğa ulaştı. Padelin enerjisi İstanbul’un ruhuyla buluştu CUPRA Mediterranean Padel Cup Türkiye yalnızca sportif rekabeti değil, farklı ülkelerden gelen sporcular arasında kültürel etkileşimi de odağına aldı. Türkiye dışından turnuvaya katılan sporcular için İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasını deneyimleyebilecekleri özel bir program hazırlandı. Turnuva kapsamında yabancı sporcular, İstanbul’un en ikonik noktalarından biri olan Sultanahmet ve Tarihi Yarımada’yı ziyaret etti. İstanbul’un mistik atmosferini yakından deneyimleme fırsatı bulan sporcular, şehrin tarihi dokusunu keşfederken Türkiye’nin kültürel zenginliklerini de yakından tanıdı. CUPRA Türkiye sporcularının da eşlik ettiği Tarihi Yarımada gezisi, uluslararası katılımcılara İstanbul’u tanıtmanın yanı sıra sporun farklı kültürleri bir araya getiren evrensel gücünü ortaya koydu. CUPRA’dan spora ve uluslararası etkileşime güçlü destek CUPRA Mediterranean Padel Cup, markanın performans, rekabet ve özgün deneyimleri bir araya getiren yaklaşımının bir yansıması olarak öne çıktı. 6 ülkeden sporcuların İstanbul’da buluştuğu organizasyon, padelin uluslararası ölçekte büyüyen enerjisini Türkiye’ye taşırken, İstanbul’un ve Türkiye’nin uluslararası spor topluluğundaki görünürlüğüne de katkı sağladı. CUPRA, performans odaklı yaklaşımını farklı spor dallarında ve topluluklarda desteklemeye devam ederken, padeli de genç, dinamik ve sınırları aşan karakteriyle markanın ruhunu en iyi yansıtan alanlardan biri olarak konumlandırıyor. CUPRA CITY GARAGE İstanbul’da, CUPRA Night ile Kort Heyecanı Kutlamaya Dönüştü Turnuva heyecanı, final karşılaşmalarının ardından CUPRA CITY GARAGE İstanbul’da düzenlenen CUPRA Night ile kortların dışına taşındı. DJ performansı eşliğinde gerçekleşen özel kutlamada sporcular ve davetliler bir araya geldi. CUPRA Mediterranean Padel Cup 2026 boyunca kortlarda yaşanan rekabet ve heyecan, İstanbul’un enerjisiyle buluşan bu özel gecede devam ederek organizasyonu sporun ötesine geçen bir deneyimle tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Coral Group Hotels’den Turizmi 4 Mevsime Yayma Hamlesi  Haber

Coral Group Hotels’den Turizmi 4 Mevsime Yayma Hamlesi 

Coral Group Hotels; Marvida, Seven Seas ve Xanadu markaları altında sunduğu konaklama deneyimini yaz aylarının ötesine taşıyor. Konuk profilini ve seyahat motivasyonlarını dört mevsime yaymayı amaçlayan grup, Türkiye’deki tesislerinde sezon kapanış tarihlerini ileriye taşırken; Mısır’daki otellerinde ise yıl boyunca kesintisiz hizmet vermeye devam ediyor. Sezon uzuyor, kış konaklamaları odak noktası oluyor Coral Group Hotels, Türkiye’deki Seven Seas Hotel Life ve Marvida Family Eco tesislerinde sezon kapanışlarını bir ay ileriye taşıyarak operasyon süresine 30 gün ekledi. Grubun amiral gemilerinden Xanadu Resort Belek ise kısa süreli yıllık bakım dönemi dışında yılın 11 ayı boyunca kapılarını açık tutuyor. Operasyon sürelerinin uzaması, çalışanların yıl içinde daha uzun süre istihdam edilmesine olanak tanırken hem personelin gelir sürekliliğine hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Dört mevsim turizm hamlesinin bir sonraki büyük adımı ise 2027 kış sezonunda atılacak. Kış döneminde de kapılarını açık tutması planlanan Seven Seas Hotel Life, düzenlenmiş kapalı alanları, ısıtmalı havuzları, yenilenen spa ve restoran konseptleriyle 12 ay boyunca misafir ağırlamaya hazırlanıyor. Kışın kongre ve sağlık turizmi, sonbaharda “Mind & Body” Düşük sezon olarak nitelendirilen sonbahar ve kış aylarında tesislerdeki misafir profili ve konaklama amaçları da çeşitleniyor. Bu kapsamda özellikle Xanadu Resort Belek, geniş kapasiteli ana konferans salonu, ek toplantı merkezleri ve teknik altyapısıyla kış aylarında uluslararası toplantı, kongre ve MICE gruplarının önemli adreslerinden biri hâline geliyor. Okulların açılmasıyla birlikte daha sakin ve yetişkin odaklı bir döneme giren sonbahar aylarında, zihinsel ve bedensel arınmayı hedefleyen “Mind & Body” aktiviteleri ile Spa/Wellness paketleri öne çıkıyor. Yaz aylarında deniz ve güneş odaklı seyahatler ağırlık kazanırken, sonbahar ve kış döneminde sağlıklı yaşam ile ‘Mind & Body’ teması ve tesislerin çevresindeki doğal güzellikler konaklama deneyiminde daha belirleyici hâle geliyor. Kış döneminde Türkiye tesislerinde ağırlıklı olarak DACH bölgesi (Almanya, Avusturya, İsviçre), İngiltere, Polonya, Rusya ve iç pazardan gelen, daha çok 50 yaş üzeri ve çocuksuz seyahat eden konuklar ağırlanıyor. Bu dönemdeki konuk profili içinde emekli ve ileri yaş grubundaki misafirler öne çıkıyor. Mısır tesislerinde yıl boyunca kesintisiz operasyon Mısır’da faaliyet gösteren Xanadu Makadi Bay, Xanadu Club Makadi Bay ve Seven Seas Jolie Bay tesisleri ise 12 ay boyunca kesintisiz hizmet sunmayı sürdürüyor. Mısır operasyonlarında her şey dahil aile konseptlerinin yanı sıra sadece yetişkinlere özel (Adult Only) konaklama seçenekleriyle Avrupa ve Doğu Avrupa pazarlarından yoğun talep alınıyor. Kış döneminde başlıca kaynak pazarları Almanya, Avusturya, İsviçre, Polonya, Rusya ve Baltık ülkeleri oluşturuyor. Romanya, Çekya ve Slovakya’dan da talep alınırken, Birleşik Krallık son iki yılda hareketlenen pazarlar arasında yer alıyor. “Amacımız her sezon özel deneyim sunmak” Coral Group Hotels COO’su Hakan Yılmaz, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Coral Group Hotels olarak tek bir standart marka kalıbı yerine; Marvida, Seven Seas ve Xanadu markalarımızla farklı beklentilere yanıt veren esnek bir portföy sunuyoruz. Amacımız, turizm hareketliliğini sadece yaz aylarıyla sınırlı tutmayıp kışın ve ara sezonlarda da nitelikli konaklama çözümleri üretmek. Altyapısını güçlendirdiğimiz tesislerimizde sürdürülebilirlik ve yüksek kalite standartlarımızdan ödün vermeden, misafirlerimize yılın her gününde fiyat-performans dengesinin ötesinde bir tatil deneyimi yaşatmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tuğba Ece Yörük'ten Mısır'da Unutulmaz Kaçamak! Haber

Tuğba Ece Yörük'ten Mısır'da Unutulmaz Kaçamak!

"DÖNÜŞ UÇAĞINA GÖNÜLLÜ BİNMEDİM!" "Biraz güneş, biraz deniz, biraz da kafamı tatile göndermek istedim. Mısır bana adeta 'gel, gerisini bana bırak' dedi, ben de bu daveti kırmadım" diyen Tuğba Ece Yörük, tatilin kendisi için tam bir "şarj olma" süreci olduğunu belirtti. Mısır'daki her anın kusursuz geçtiğini dile getiren Yörük, "Öyle güzel geçti ki dönüş uçağına hiç gönüllü binmedim desem yeridir" sözleriyle tatilinin ne kadar keyifli geçtiğini gözler önüne serdi. DİSİPLİNLİ TATİLCİ: "SOHBETTE KABUL, SOKAKTA ASLA!" Tatil anlayışını ve rota belirleme sırlarını da paylaşan Tuğba Ece Yörük, plansız hareket etmediğini vurguladı: "Sohbette kaybolmayı severim ama sokakta değil! Gitmeden önce mutlaka dersimi çalışır, araştırmamı yaparım. Sonra da gönül rahatlığıyla gezerim." "MENÜ ZENGİNSE BEN MUTLUYUM" Tek bir tatil konseptine sıkışıp kalmaktan hoşlanmadığını söyleyen güzel yıldız, Mısır'da hem kültürün hem de tropik sahillerin tadını çıkardı. "Deniz-kum-güneş mi, kültür mü?" sorusuna iddialı bir yanıt veren Yörük: "Gündüz deniz, akşam gezi... Tatilde bile tek seçenek bana göre değil. Menü zenginse ben mutluyum!" diyerek tatil stilini özetledi. Mısır'ın eşsiz atmosferinde adeta enerji depolayan Tuğba Ece Yörük, kusursuz bronzluğu ve neşeli halleriyle tatilin tüm yorgunluğunu geride bırakarak çalışmalarına hızlı bir dönüş yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SunExpress’ten Türkiye Turizmine Yeni Katkı Haber

SunExpress’ten Türkiye Turizmine Yeni Katkı

Farklı tur operatörlerinin tatil paketi tekliflerini tek çatı altında buluşturan platform, sektöre yeni bir satış kanalı kazandırırken Türkiye’nin turizm potansiyelinin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlayacak. Temmuz sonu itibarıyla Almanya, Avusturya ve İsviçre’de hizmet vermeye başlayan SunExpress Holidays, tur operatörlerine ilave bir satış ve dağıtım kanalı sağlıyor. Platform ayrıca Avrupa’da yaşayan Türklerin aile ziyaretlerini tatille birleştirebilmelerine imkân tanıyan esnek paket çözümleriyle, pazara yenilikçi bir tatil paketi modeli kazandırıyor. SunExpress CEO’su Marcus Schnabel, SunExpress Holidays’in turistik seyahatlerin yanı sıra Almanca konuşulan ülkeler ile Türkiye arasındaki güçlü aile ve yakın ziyareti trafiğini de destekleyeceğini belirterek şunları söyledi: “SunExpress Holidays’i tur operatörü iş ortaklarımızın ürünleriyle rekabet eden bir yapı olarak değil; onların faaliyetlerini destekleyen ve tamamlayan yeni bir kanal olarak konumlandırıyoruz. Aynı zamanda geliştirdiğimiz yeni tatil paketi modeli ile Avrupa’da yaşayan Türklerin seyahat ihtiyaçlarına yanıt verirken, aile ziyaretlerini tatille esnek biçimde birleştirmelerine ve güvence altına alınmış bir paket tatilin avantajlarından yararlanmalarına olanak sağlıyoruz.” Tur operatörleri için yeni satış ve dağıtım kanalı SunExpress Holidays, yolculara Antalya, Bodrum, Dalaman ve İzmir gibi Türkiye’nin önde gelen tatil destinasyonlarına yönelik, SunExpress uçuşlarıyla birleştirilen tatil paketi seçenekleri sunuyor. Platformda ayrıca SunExpress’in iş ortağı AirCairo’nun uçuşlarıyla Mısır’daki Hurghada ve Marsa Alam’a yönelik tatil paketleri de yer alıyor. SunExpress Holidays, tur operatörü olarak değil, tur operatörü iş ortaklarının tatil paketi ürünlerini daha geniş kitlelerle buluşturan bir satış platformu olarak hizmet veriyor. Seyahatlerin organizasyonu, operasyonu ve destinasyondaki müşteri hizmetleri ilgili tur operatörlerinin sorumluluğunda olmaya devam ediyor. Tatil ve aile ziyareti tek pakette buluşturuyor SunExpress Holidays, klasik tatil paketlerinden farklı olarak yolculara daha esnek bir seyahat planlama imkânı sunuyor. Misafirler, seyahatlerinin bir bölümünü aile ziyaretlerine ayırırken, kalan bölümünü Türkiye’nin farklı destinasyonlarında tatil yaparak değerlendirebiliyor. Uçuş ve otel rezervasyonlarının seyahatin toplam süresinden bağımsız olarak planlanabildiği modele; iç hat uçuşları, araç kiralama ve organize turlar gibi ek hizmetler de dahil edilebiliyor. Paketlerin oluşturulması ve destinasyondaki hizmetler, tur operatörü Bentour Reisen tarafından yürütülüyor ve seyahatler, paket tur kapsamında güvence altına alınıyor. Bentour Reisen CEO’su Deniz Uğur ise şunları söyledi: “Uzun yıllardır müşterilerimizden kişiselleştirilmiş seyahat kombinasyonlarına yönelik talepler alıyoruz. SunExpress Holidays ile bu beklentilere yanıt veren yeni nesil bir seyahat ürünü sunarken, bugüne kadar benzer tatil paketi seçeneklerinin neredeyse hiç bulunmadığı bir pazar segmentine de hitap ediyoruz.” Platformun işletmesini Schmetterling Grubu üstleniyor SunExpress Holidays platformunun operasyonunu, Schmetterling Grubu bünyesinde yeni kurulan Holiday Service şirketi yürütüyor. Schmetterling International CEO’su Ömer Karaca, “Amacımız, tur operatörlerine güçlü ve güvenilir bir satış kanalı sunarken, yolculara da seyahatlerinin her aşamasında uzman destek sağlamak” dedi. SunExpress Holidays'in ilerleyen dönemde Birleşik Krallık ve İrlanda gibi yeni pazarlarda da hizmete sunulması planlanıyor. Platformun ayrıca Türkiye'den Avrupa'ya gerçekleştirilecek seyahatleri de kapsayacak şekilde Türkiye pazarına açılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

6 Ülkeden Üst Düzey Katılımla Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Perspektifleri Forumu Ankara'da Gerçekleştirildi Haber

6 Ülkeden Üst Düzey Katılımla Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Perspektifleri Forumu Ankara'da Gerçekleştirildi

“Suriye’ye Güvenli ve Sürdürülebilir Dönüş Perspektifleri” temasıyla düzenlenen foruma Türkiye, Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün ve Mısır’dan kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar, üniversiteler, araştırma merkezleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Üç gün süren programda güvenli ve gönüllü geri dönüş, uluslararası hukuk, bölgesel koordinasyon, yeniden imar, toplumsal uyum, sınır yönetimi, insani yardım, kalkınma ve kurumsal işbirliği başlıkları ele alındı. Katılımcılar, ülkelerindeki uygulamaları ve sahada karşılaşılan sorunları farklı oturumlarda değerlendirdi. AÇILIŞTA GÜÇLÜ MESAJLAR VERİLDİ Forumun açılış konuşmalarını Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar, Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel ve İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir yaptı. Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar, Suriye'de yeni bir dönemin başladığını belirterek, geri dönüş süreçlerinin yalnızca insani değil aynı zamanda bölgesel sahiplenme ve ortak sorumluluk anlayışıyla yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Seyyar, geri dönüş politikalarının ancak ilgili tüm ülkelerin ve özellikle Suriyeli aktörlerin karar alma süreçlerine aktif katılımıyla başarıya ulaşabileceğini vurguladı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, Türkiye'nin tarih boyunca kitlesel göç hareketlerine insan odaklı bir anlayışla yaklaştığını belirterek, Orta Doğu'da kalıcı barış ve istikrarın ancak bölgesel işbirliği, ortak kalkınma ve uluslararası hukuk temelinde kurulacak yeni bir güvenlik mimarisiyle mümkün olacağını ifade etti. İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir ise Suriye krizinin göç yönetiminin uluslararası koordinasyon gerektiren çok boyutlu bir alan olduğunu açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, Türkiye'nin krizin ilk gününden itibaren meseleyi insani sorumluluk anlayışıyla ele aldığını ve atılan her adımın merkezinde insan onurunun yer aldığını vurguladı. 1. Oturum: ÜST DÜZEYLİ PANELDE BÖLGESEL KOORDİNASYON ELE ALINDI Forumun “Bölgesel Göç Hareketlerinin Geleceği, Bölgesel İstikrar ve Gönüllü Geri Dönüşte Bölgesel Koordinasyon: Ortak Sorumluluk Modelleri” başlıklı ilk oturumu, Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde Türkiye Göç İdaresi Başkanı Muhammed Selami Yazıcı, Suriye Afet Bakan Yardımcısı Ahmed Ekzez, Lübnan Sosyal İşler ve Aile Bakanı Hanin Esseyyid, Irak Göç ve Göçmen Bakan Vekili Dr. Kerim Nuri ile Dışişleri Bakanlığı Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdür Vekili Reyhan Özgür değerlendirmelerde bulundu. Oturumda güvenli ve onurlu geri dönüş sürecinde devletler arası siyasi mutabakatın güçlendirilmesi, bölgesel sahiplenmenin artırılması ve kriz yönetiminde ortak bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. 2. Oturum: SINIR ÖTESİ YÖNETİŞİM VE KURUMLAR ARASI İLETİŞİM ELE ALINDI Forumun ikinci oturumu, “Sınır Ötesi Yönetişim ve Bölgesel Göçün Yönetiminde Güvenlik Algısı” başlığıyla, Milletvekili Prof. Dr. Abdurrahman Babacan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde Irak Nehreyn Araştırmalar Merkezi Danışmanlar Kurulu Başkanı Dr. Ali Faris, Ürdün Haşimiye Komisyonu Başkanı Dr. Hüseyin Muhammed Şibli, Mısır El Hayr Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Süheyr Awad ve Suriye Milletvekili Dr. Husam Hamdan görüşlerini paylaştı. Oturumda bölge ülkeleri arasında veri paylaşımının geliştirilmesi, kayıt sistemlerinin uyumlu hâle getirilmesi, sınır geçişlerindeki lojistik süreçlerin kolaylaştırılması ve kriz dönemlerinde kurumlar arasında doğrudan iletişim sağlayacak mekanizmaların oluşturulması ele alındı. ALTI ÜLKEDEN ÜST DÜZEY KATILIM Forum, yalnızca akademik ve sivil toplum çevrelerini değil, karar verici kamu otoritelerini de aynı masa etrafında buluşturdu. Katılımcılar arasında; Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir Türkiye Göç İdaresi Başkanı Muhammet Selami Yazıcı Türkiye AFAD Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen Türkiye Milletvekilleri Dr. Abdurrahman Babacan, Dr. Ravza Kavakçı Kan Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdür V. Reyhan Özgür Suriye Acil Durum ve Afet Bakan Yardımcısı Ahmed Ekzayez Suriye Dışişleri Bakanlığı Türkiye İkili İlişkiler Genel Müdürü Inas Al Najjar Lübnan Sosyal İşler Bakanı Dr. Hanin Sayyed Lübnan Arap Merkezi Müdürü Nasser Yassine Khaled Irak Göç ve Göçmen Bakan Vekili Dr. Karim al - Nouri Suriye Milletvekilleri Dr. Husam Hamdan, Azzam Hancı Lübnan Başbakan Yardımcısı Danışmanı Sohaib Jawhar Mısır Eğitim ve Kalkınma Kurulu Başkanı Dr. Süheyr Awad Ürdün Haşimiye Komisyonu Başkanı Dr. Hüseyin Muhammed Şibli UNHCR Türkiye Temsilci Yardımcısı Daniela Carmela Cicchella Bölge Ülkelerinin Stratejik Araştırma Merkezleri Başkanları Üniversite Rektörleri Akademisyenler ve Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri yer aldı. Bu üst düzey katılım, forumun bölgesel diplomasi ve göç politikaları açısından taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koydu. ALTI ANA PANELDE ORTAK ÇÖZÜM ARAYIŞLARI Forum kapsamında düzenlenen altı ana oturumda, bölgesel göç yönetiminin siyasi, hukuki, idari, ekonomik ve sosyal boyutları kapsamlı biçimde değerlendirildi. İlk gün gerçekleştirilen Protokol ve Yüksek Düzeyli Panel'de Türkiye, Suriye, Irak ve Lübnan başta olmak üzere bölge ülkelerinin üst düzey temsilcileri; güvenli ve gönüllü geri dönüş, ortak sorumluluk modelleri ve bölgesel koordinasyon mekanizmalarını ele aldı. Ardından düzenlenen Bakanlıklar ve Bürokrasi Paneli'nde sınır ötesi yönetişim, kayıt sistemlerinin entegrasyonu, veri paylaşımı, kriz yönetimi ve kurumlar arası koordinasyon başlıkları değerlendirildi. Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübesi oturumlarında ise Türkiye, Ürdün, Irak, Lübnan ve Suriye'den kamu temsilcileri ile araştırma merkezi yöneticileri, ülkelerindeki saha deneyimlerini ve başarılı uygulama örneklerini paylaştı. Forumun ikinci gününde gerçekleştirilen Stratejik Panel'de yeniden imar, güvenli yaşam alanlarının oluşturulması, konut, sağlık ve eğitim altyapısının güçlendirilmesi ile uluslararası finansman mekanizmaları üzerinde duruldu. Devam eden oturumlarda AFAD, UNHCR ve bölge ülkelerinin kamu kurumları ile üniversitelerinden temsilciler; göç yönetiminde kurumsal kapasitenin artırılması, insani yardım mekanizmaları ve ortak politika geliştirme süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BEŞ YUVARLAK MASA ÇALIŞTAYI DÜZENLENDİ Forum süresince gerçekleştirilen beş ayrı yuvarlak masa çalıştayında; Hukuki ve lojistik engeller, Yeniden imar, Toplumsal uyum, Kamu-sivil toplum iş birliği, Bölgesel göç hareketlerinin geleceği başlıklarında politika önerileri geliştirildi. Araştırma merkezleri, düşünce kuruluşları ve uzmanların katkılarıyla hazırlanan öneriler, forumun sonuç bildirgesine temel oluşturdu. İKİLİ GÖRÜŞMELER VE KURUMLAR ARASI TEMASLAR Forum kapsamında ülkelerden gelen heyetler ile kamu kurumları, araştırma merkezleri, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri arasında ikili görüşmeler gerçekleştirildi. Görüşmelerde kurumlar arası iletişimin güçlendirilmesi, ortak çalışma alanlarının geliştirilmesi ve bölgenin refahına katkı sağlayacak iş birliği imkânları ele alındı. Heyetler, göç yönetimi, gönüllü geri dönüş, yeniden imar, insani yardım ve kalkınma başlıklarında karşılıklı görüş alışverişinde bulunarak önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek ortak çalışmalar üzerine değerlendirmeler yaptı. ANKARA'DAN İNSAN ONURU VE GÖNÜLLÜLÜK VURGUSU Forum boyunca yapılan değerlendirmelerde; güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüş süreçlerinin ancak uluslararası hukuk ilkeleri doğrultusunda, bölgesel sahiplenme anlayışıyla ve ülkeler arasında güçlü koordinasyon mekanizmaları kurularak sürdürülebileceği ortak görüşü öne çıktı. Katılımcılar ayrıca göçün yalnızca güvenlik boyutuyla değil; insani, sosyal ve kalkınma boyutlarıyla birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Forum, 23 Temmuz 2026’da tamamlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Göç Ve Diaspora Vakfı Forumu Ankara’da Başladı Haber

Göç Ve Diaspora Vakfı Forumu Ankara’da Başladı

Göç ve Diaspora Vakfı ev sahipliğinde düzenlenen Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu 21 Temmuz 2026’da Ankara’da başladı. Türkiye, Irak, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Mısır’dan üst düzey kamu temsilcileri, akademisyenler ve STK’ların katıldığı forumda, Suriyelilerin güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşü için bölgesel iş birliği ve ortak sorumluluk vurgusu öne çıktı. Açılış oturumunda protokol konuşmalarının ardından; güvenli, onurlu ve sürdürülebilir geri dönüş perspektifleri çerçevesinde bölgesel iş birliği ve ortak sorumluluk anlayışının önemi öne çıktı. Gün boyunca gerçekleştirilen üç oturumda sırasıyla protokol ve yüksek düzeyli panel, bakanlıklar ve bürokrasi paneli ile bölgesel göç yönetimi tecrübesi özel oturumu ele alındı. Panellerin ardından düzenlenen yuvarlak masa çalıştaylarında; geri dönüşün önündeki hukuki ve lojistik engeller, bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi, sınır ötesi koordinasyon ve göçün sosyo-ekonomik boyutu üzerine kapsamlı istişarelerde bulunuldu. İlk gün, geri dönüş süreçlerinin yalnızca bugünü değil, bölgenin geleceğini de şekillendireceğine dikkat çeken değerlendirmelerle tamamlandı. Forumun açılışını yapan Göç ve Diaspora Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı *Recep Seyyar*, geri dönüşün ancak bölgesel iş birliği ve ortak politika üretimiyle mümkün olacağını söyledi. Seyyar, “Suriyeli sığınmacıların gönüllü dönüşü, Suriye’nin karar verici aktörlerinin sürece aktif katılımına bağlıdır” dedi. Dışişleri Bakan Yardımcısı Özel: “İnsan Odaklı Yaklaşım Sürüyor Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, açılış oturumundaki konuşmasında Türkiye'nin tarih boyunca göç hareketlerine insan odaklı bir anlayışla yaklaştığını belirterek, bölgesel barış, güvenlik ve refahın ancak iş birliği, ortak kalkınma ve bölgesel sahiplenme temelinde inşa edilebileceğini ifade etti. Ortak sınamalar karşısında dost ve kardeş ülkelerin birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çeken Özel, Türkiye'nin uluslararası hukuk çerçevesinde koruma politikalarını sürdürürken küresel insani çabalara da katkı sunmaya devam ettiğini kaydetti. Özel, göç yönetiminde kalıcı çözümlerin ancak göçün temel nedenlerine odaklanan, iş birliği ve ortak sorumluluk anlayışını esas alan politikalarla mümkün olacağını vurguladı. Çatışma, istikrarsızlık ve yoksulluk gibi göçü tetikleyen unsurlarla mücadelede bölgesel dayanışmanın önemine değinen Özel; uluslararası hukuk, insan onuru ve adil yük paylaşımı ilkelerinin göç politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini belirtti. İçişleri Bakan Yardımısı Cangir: “Merkezde İnsan Onuru Var” Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir ise Suriye'de son 15 yılda yaşanan gelişmelerin, göç yönetiminin uluslararası dayanışma ve koordinasyon gerektiren çok boyutlu bir mesele olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Suriye krizinin milyonlarca insanı yerinden ettiğini ve komşu ülkelere önemli sorumluluklar yüklediğini belirten Cangir, Türkiye'nin sürecin ilk gününden itibaren meseleyi insani bir sorumluluk olarak ele aldığını vurguladı. Açık kapı politikası ve geçici koruma uygulamalarıyla milyonlarca Suriyeliye güvenli bir yaşam alanı sunulduğunu belirten Cangir, atılan her adımın merkezinde insan onurunun yer aldığını dile getirdi. Göç yönetiminin yalnızca koruma politikalarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Cangir, eğitimden istihdama uzanan çeşitli uyum politikalarıyla toplumsal uyumun güçlendirilmesi için önemli adımlar atıldığını, uluslararası kuruluşlarla yürütülen iş birliklerinin de bu sürece katkı sağladığını kaydetti. Yüksek Düzeyli Panelde Ortak Mesaj: Bölgesel Koordinasyon Vakıf Başkanı Recep Seyyar moderatörlüğünde yapılan Protokol ve Yüksek Düzeyli Panel’de 5 ülkeden bakan ve bakan yardımcıları aynı masaya oturdu. Panelde; güvenli geri dönüş, sınır ötesi koordinasyon ve kriz yönetiminde ortak sorumluluk modelleri tartışıldı. Panele katkı sunan Göç İdaresi Başkanı Muhammed Selami Yazıcı, Suriye Afet Bakan Yardımcısı Ahmed Ekzez, Lübnan Sosyal İşler Bakanı Hanin Esseyyid, Irak Göç ve Göçmen Bakan Vekili Dr. Kerim Nuri ve Dışişleri Genel Müdür Vekili Reyhan Özgür’e teşekkür plaketi takdim edildi. Panel sonrası düzenlenen “Hukuki ve Lojistik Engelleri Aşmak” çalıştayında bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi ve sınır ötesi koordinasyon ağlarının kurulması masaya yatırıldı. Kurumsal Boyut ve Saha Tecrübesi Masaya Yatırıldı Bakanlıklar ve Bürokrasi Paneli’nde Prof. Dr. Abdurrahman Babacan moderatörlüğünde; Irak’tan Dr. Ali Faris, Ürdün’den Dr. Hüseyin Muhammed Şibli, Mısır’dan Dr. Süheyr Awad ve Suriye’den Dr. Husam Hamdan konuştu. Panelde veri paylaşımı, kayıt sistemleri entegrasyonu ve kurumlar arası iş birliği mekanizmaları ele alındı. Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübeleri Paylaşıldı Prof. Dr. Veysel Kurt’un moderatörlüğünü yaptığı Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübesi Oturumu’nda bölge ülkelerinin saha deneyimleri masaya yatırıldı. Oturumda Uluslararası İslam Hayır Kurumu Ürdün Direktörü Dr. Mustafa Avvad, Irak Enki Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı Dr. Ali El Mamuri, Lübnan Arap Merkezi Müdürü Nasır Yasin ve Suriye Afet Bakanlığı Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Genel Müdürü Dr. Eymen El-Akkad konuşmacı olarak yer aldı. “Sürdürülebilir Dönüş İçin Kalkınma Formülleri” çalıştayında ise geri dönüş bölgelerinde istihdam, bölgesel fon yönetimi ve ev sahibi ülkelerin yükünü hafifletecek modeller tartışıldı. Forum, bölgesel göç yönetiminde ortak vizyon ve somut iş birliği adımlarının atılması hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AIRCAIRO Tüm İstanbul Operasyonlarını İGA’ya Taşıyor  Haber

AIRCAIRO Tüm İstanbul Operasyonlarını İGA’ya Taşıyor 

İGA İstanbul Havalimanı’na ilk uçuşunu 23 Temmuz tarihinde gerçekleştiren AIRCAIRO, Kahire-İstanbul hattında haftanın her günü karşılıklı sefer düzenleyecek. Stratejik iş birliği kapsamında, Mısır’ın Şarm El-Şeyh şehrine uçuşlar 26 Ekim, Hurgada’ya ise 26 Aralık 2026 itibarıyla başlayacak. İstanbul’dan Mısır’ın üç önemli noktasına düzenlenecek bu uçuşlarla AIRCAIRO, İstanbul’daki tüm operasyonlarını İGA İstanbul Havalimanı üzerinden yürütecek ve 2026 yıl sonu itibarıyla toplam haftalık 11 frekans ile hizmet verecek. AIRCAIRO, Kahire, Şarm El-Şeyh ve Hurgada uçuşları için bilet satışına başladı. Dünyanın dört bir yanından misafirlerine sundukları kesintisiz, konforlu ve eşsiz seyahat deneyimini her geçen gün daha da geliştirmek, İGA’nın küresel liderliğini sürdürülebilir kılmak için çalıştıklarının altını çizen İGA İstanbul Havalimanı Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Server Aydın sözlerini şöyle sürdürdü: “İGA İstanbul Havalimanı olarak, küresel havacılıktaki öncü rolümüzü her geçen gün pekiştiriyor ve ‘Dünyanın buluşma merkezi’ özelliğimizi yeni yatırımlarla sürekli ileriye taşıyoruz. Bu kapsamda yürüttüğümüz stratejimizin ve kararlı faaliyetlerin en son halkası olan AIRCAIRO’nun tüm İstanbul operasyonlarını İGA İstanbul Havalimanı’na taşıması çok kıymetli. Böylece, Türkiye ile Mısır arasındaki hava yolu bağlantıları güçlenirken iki ülke arasındaki turizme, ticarete ve kültürel alışverişe de çok yönlü bir katkı sağlanacak.” 2003 yılında kurulan ve 90’dan fazla destinasyona ulaşan AIRCAIRO, konforlu ve bütçe dostu seyahat alternatifleriyle tanınıyor. Mısır’ın bayrak taşıyıcı hava yolu EgyptAir’in iştiraki olan şirket, uluslararası uçuş ağına sahip. AIRCAIRO Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hussein Sherif iş birliğini şu sözlerle değerlendirdi: “İstanbul, bölgenin en önemli havacılık kapılarından biri ve AIRCAIRO’nun tüm operasyonlarının İGA İstanbul Havalimanı’na taşınması, büyüme stratejimizde ve dünya standartlarındaki havalimanlarıyla iş birlikleri yoluyla uluslararası ağımızı genişletme taahhüdümüzde önemli bir kilometre taşını temsil ediyor. Bu adım, müşterilerimize daha güçlü bağlantı, daha yüksek operasyonel verimlilik ve gelişmiş bir seyahat deneyimi sunmamızı sağlıyor. Kahire, Şarm El-Şeyh ve Hurgada’ya direkt erişim sunarak Mısır ve Türkiye arasındaki güçlü bağları daha da pekiştirmekten de memnuniyet duyuyoruz.” Sherif ayrıca, AIRCAIRO’nun genişleyen ağının İstanbul-Kahire pazarındaki mevcut kapasiteyi tamamlayacağını ve yeni seferlerin yolcu trafiğinde önemli bir artışa katkı sağlayarak Mısır’ın Kızıldeniz destinasyonlarına yönelik turizm için önemli fırsatlar yaratacağını belirtti. Misafirlerine daha fazla frekans seçeneği, esneklik ve fiyat alternatifi sunmak için yatırımlarına devam eden İGA İstanbul Havalimanı, dünyanın dört bir yanından önemli hava yolu şirketlerini bünyesine katarak lider küresel aktarma merkezi (hub) konumunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım'dan Sürdürülebilir Tarım Hamlesi: Verimlilikte Rekor Artış Haber

Sunar Yatırım'dan Sürdürülebilir Tarım Hamlesi: Verimlilikte Rekor Artış

Sunar Yatırım, sürdürülebilirlik yaklaşımını tarımsal değer zincirinin tamamına yayılan bütüncül bir üretim modeli olarak benimsiyor. Ayçiçeği, mısır ve buğday üretimine odaklanan şirket, sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla elde ettiği her ham maddeyi döngüsel ekonomi anlayışıyla değerlendirerek farklı sektörler için katma değerli ürünlere dönüştürüyor. Entegre üretim yapısı sayesinde üretim süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünler yeniden değerlendirilerek kaynak verimliliği artırılırken, doğal kaynakların korunmasına ve gıda güvenliğine katkı sunuluyor. Bu bütüncül üretim modeliyle Sunar Yatırım, global ölçekte üstlendiği stratejik sorumluluk doğrultusunda geleceğe yönelik yatırımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Sürdürülebilirliği stratejik bir sorumluluk olarak değerlendiren Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, hasat dönemine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Tarım tüm faaliyetlerimizin temelinde yer alıyor. Sürdürülebilir tarım da kuruluşumuzdan bu yana tüm üretim felsefemizin temelinde yer alan en önemli değerlerimizden biri. Biz üretimi yalnızca ham madde elde etmek olarak değil, döngüsel ekonomi anlayışıyla değer üreten entegre bir ekosistem olarak görüyoruz. Bir mısır tanesi bizim için yalnızca bir ürün değil; gıda, yem, ilaç, kozmetik ve sanayi başta olmak üzere onlarca farklı sektöre değer üreten döngüsel bir ekonomi zincirinin başlangıç noktası. Tüm üretim tesislerimizde ortaya çıkan her yan ürünü yeniden değerlendiriyor, hiçbir kaynağın israf edilmediği bir sistemle ham maddelerimizi ekonomiye tekrar kazandırıyoruz. Böylece sürdürülebilir tarımla elde ettiğimiz her ürün, farklı sektörlere değer üreten yeni bir kaynağa dönüşüyor. Bu anlayışla sürdürülebilir tarım uygulamalarımızda toprak analizi, sözleşmeli üretim ve izlenebilir tedarik zinciri başta olmak üzere birçok alanda çiftçilerimizle birlikte çalışıyor; verimliliği artırırken doğal kaynakları koruyan uygulamaları yaygınlaştırıyoruz. Hasat döneminin tüm çiftçilerimiz için bereketli geçmesini diliyorum” dedi. Sürdürülebilir tarımda toprak yönetimi ve atık dönüşümü merkezi rol oynuyor Sunar Yatırım’ın, toprak analizine dayalı üretim planlamasıyla gereksiz gübre kullanımı azaltılarak üretim daha doğru girdilerle şekilleniyor. Böylece verimlilik artışı destekleniyor. Anız yönetimi uygulamalarıyla tarımsal atıklarda yaklaşık yüzde 50 oranında azalma sağlanıyor. Bu atıklar toprağa geri kazandırılarak doğal gübre etkisi oluşturuyor. Sözleşmeli üretim modeliyle çiftçiye alım garantisi sunularak üretim güvenliği artırılıyor. Sürdürülebilir tarım programı kapsamında ayçiçeği ve mısır üretiminde oluşturulan toplam üretim hacmi, binlerce tonluk bir büyüklüğe ulaşarak şirketin sürdürülebilir ham madde tedarikine önemli katkı sağlıyor. Bu kapsamda, sürdürülebilir tarım ekosistemi güçleniyor. Ar-Ge odaklı yaklaşım, tarımda geleceğin üretim modelini şekillendiriyor İklim değişikliği, su stresi ve artan küresel sağlıklı gıda talebi tarım sektöründe yeni üretim modellerini zorunlu hale getiriyor. Sunar Yatırım bu dönüşümde Ar-Ge merkezli bir yaklaşım benimsiyor. Daha az kaynakla daha yüksek verim sağlayan üretim modelleri geliştiriliyor, veri temelli tarımsal planlama yaygınlaştırılıyor. Veri temelli tarım uygulamalarının sonuçları rakamlara da yansıyor. Ayçiçeğinde dekar başına verim 10 yılı aşkın uygulanan sürdürülebilir tarım modeliyle 103 kg’dan 202 kg’a yükselirken, mısırda ise son bir yılda sürdürülebilir tarım uygulamalı üretim alanı yüzde 43 oranında arttı. Hassas tarım uygulamaları üretim süreçlerine entegre edilerek iklim dirençli üretim sistemleri güçleniyor. Böylece, sofralara sunulan gıdaların sağlıklı olduğundan emin olunuyor. Su yönetimi ve yağmur hasadı gibi uygulamalar geleceğin tarım modelinde kritik rol oynuyor. Şirket teknolojiyi, doğal kaynakları daha verimli kullanmayı sağlayan stratejik bir araç olarak konumlandırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.