Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mısır Nişastası

Kapsül Haber Ajansı - Mısır Nişastası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mısır Nişastası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sunar Yatırım 110’dan Fazla Ülkeye İhracat Yapıyor Haber

Sunar Yatırım 110’dan Fazla Ülkeye İhracat Yapıyor

Yeni nesil ürün ve yatırımlarla, 6 kıtada 110’un üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiren grup, 250 milyon doların üzerindeki ihracat hacmiyle Türkiye’nin dış ticaretinde öne çıkan üreticiler arasında yer alıyor. Grubun ihracat stratejisi hakkında bilgi veren Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarıyla gıda sanayine yönelik yenilikçi ve katma değerli ürünlere, bu ürünlerle de yeni pazarlara odaklandıklarını söyledi. Türkiye’nin tarıma dayalı sanayisinde yarım asrı aşan birikimiyle faaliyet gösteren Sunar Yatırım, entegre üretim kabiliyetini uluslararası pazarlardaki güçlü ticaret ağıyla birleştiriyor. Grup; gıda, un ve yem, bitkisel yağ, nişasta ve nişasta bazlı ürünler, tarım ve biyoendüstriyel çözümler alanlarında faaliyet gösterirken, 6 kıtada 110’un üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. 25 milyar TL’yi aşan cirosu ve 1.300’ün üzerindeki çalışanıyla Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında yer alan Sunar Yatırım, ihracatta ölçek büyütmenin yanı sıra ürün karmasında katma değeri artırmaya odaklanıyor. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, ihracat stratejilerinin üretimden Ar-Ge’ye uzanan bütüncül bir yapı üzerine kurulduğunu belirterek, “Sunar Yatırım olarak bugün 6 kıtada 110’un üzerinde ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracat ve 250 milyon doların üzerindeki ihracat hacmimizle küresel pazarlardaki konumumuzu güçlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarımızla ürünlerimizin katma değerini artırırken mevcut pazarlarımızdaki derinliğimizi geliştirmek ve yeni pazarlarda daha güçlü bir konum elde etmek. İhracatta sürdürülebilir büyümenin, pazara yalnızca ürün değil, daha yüksek katma değer sunmaktan geçtiğine inanıyoruz” dedi. Türkiye’nin mısır yağı ihracatında güçlü konum Sunar Yatırım’ın küresel pazarlardaki konumu, Türkiye’nin mısır yağı ve mısır nişastası ihracatındaki payıyla da öne çıkıyor. Grup, Türkiye’nin mısır yağı ihracatının yüzde 64’ünü, mısır nişastası ihracatının ise yüzde 29’unu gerçekleştiriyor. Farklı coğrafyalardaki pazar ihtiyaçlarına yönelik ürün geliştirme kabiliyetlerinin ihracat stratejilerinin önemli bir parçası olduğunu belirten Mustafa Nuri Çomu, “Mevcut ihracat pazarlarımızdaki konumumuzu güçlendirirken, farklı coğrafyalardaki ihtiyaçları yakından takip ederek katma değerli ürünlerle yeni pazarlara ulaşmayı hedefliyoruz. Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarımızı da bu doğrultuda şekillendiriyor, Türkiye’de geliştirdiğimiz üretim ve teknoloji yetkinliğini küresel pazarlara taşımaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Ar-Ge, yeni ihracat alanlarının önünü açıyor Sunar Yatırım’ın ihracat stratejisinde Ar-Ge, yeni ürün geliştirilmesinin yanı sıra farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirilmesinde de önemli bir rol üstleniyor. Sunar Mısır bünyesinde faaliyet gösteren Ar-Ge Merkezi, 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanarak “nişasta sektöründe Türkiye’nin ilk ve tek Ar-Ge merkezi” olarak çalışmalarına başladı. 1 milyon doların üzerinde teknoloji altyapısına sahip Ar-Ge Merkezi’nde yeni ürün geliştirme, proses iyileştirme ve farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik özel çözümler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Tarımsal ham maddelerin daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik çalışmalar da merkezin odak alanları arasında yer alıyor. Araştırmacılarının yüzde 75’i kadınlardan oluşan Ar-Ge Merkezi, grubun bilimsel ve teknolojik yetkinliğini insan kaynağı perspektifiyle destekliyor. Yeni yatırımlarla üretim ve ihracat kapasitesi güçleniyor Sunar Yatırım, mevcut üretim ve ihracat kapasitesini yeni yatırımlarla geliştirmeye devam ediyor. Yem sektöründeki büyüme hedefi doğrultusunda Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nde 15 milyon dolarlık yeni bir yem fabrikası yatırımı için çalışmalara başlayan grup, üretim kapasitesini ve operasyonel gücünü artırmaya yönelik yeni projeler üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Yatırımların yalnızca Türkiye’deki üretim kapasitesinin geliştirilmesiyle sınırlı olmadığını belirten Mustafa Nuri Çomu, Avrupa pazarındaki konumlarını güçlendirecek yeni projeler üzerinde de çalıştıklarını ifade etti. Çomu, “Yem sektöründe daha büyük bir oyuncu olma hedefindeyiz. Diyarbakır’daki yatırımımızla üretim kapasitemizi artırırken, Avrupa’daki pazarlara erişimimizi güçlendirmek amacıyla Macaristan’da da yeni bir sanayi yatırımı projesi yürütüyoruz. Burada ilk etapta sorbitol ve polioller üretmeyi planlıyoruz” dedi. Grubun yenilenebilir enerji yatırımlarının da üretim altyapısını desteklediğini belirten Çomu, Adıyaman, Çankırı, İzmir, Antalya ve Eskişehir’deki Güneş Enerjisi Santrali yatırımlarıyla yıl sonunda 100 MW’ın üzerinde kurulu güce ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. Entegre üretim yapısı ihracat gücünü destekliyor Sunar Yatırım’ın üretim ve ihracat yapısında, tarımsal ham maddeden nihai ürüne uzanan entegre değer zinciri önemli bir rol oynuyor. Sunar Mısır’ın nişasta ve nişasta bazlı ürünlerdeki üretim gücü, Elita Gıda’nın bitkisel yağ alanındaki faaliyetleri, Sunar Un’un modern üretim altyapısı, Sunar Yem’in faaliyetleri ve grubun tarımsal çalışmaları, birbirini tamamlayan bir yapı oluşturuyor. Bu entegre yapı, ham madde tedarikinden ürün geliştirmeye ve üretimden kalite kontrolüne kadar farklı aşamalarda grubun operasyonel kabiliyetini desteklerken, uluslararası müşterilerin değişen ihtiyaçlarına yönelik hızlı ve etkin çözümler sunma kabiliyeti sağlıyor. Yeni ürünler Foodist 2026’da uluslararası sektör profesyonelleriyle buluştu Sunar Yatırım, ihracat odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda geliştirdiği yeni ürünlerini 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Foodist 2026 kapsamında uluslararası sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Fuarda profesyonel mutfaklara yönelik geliştirilen Hüner Baklavalık Un, Hüner Baklavalık Yağ ve Sunar Profesyonel Kızartmalık Yağ ilk kez tanıtılırken, Sunar Yağ’ın yenilenen ambalajları ve mısır nişastası bazlı biyoplastik poşetler de iş ortaklarıyla paylaşıldı. Foodist 2026’nın mevcut ve yeni ihracat pazarlarıyla doğrudan temas açısından önemli bir buluşma olduğunu belirten Çomu, “Uluslararası fuarlar, farklı pazarlardaki ihtiyaçları doğrudan gözlemlemek ve iş ortaklarımızla daha yakın ilişkiler geliştirmek açısından önemli fırsatlar sunuyor. Foodist 2026’da yeni ürünlerimizi uluslararası sektör profesyonelleriyle buluştururken, farklı pazarlardaki beklentileri de yakından değerlendirme fırsatı bulduk. Önümüzdeki dönemde ürün portföyümüzü geliştirmeye ve Türkiye’nin üretim gücünü daha yüksek katma değerle küresel pazarlara taşımaya devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kahve Atıkları Artık, Doğada Yok Olabilen Pipetlere Dönüşebiliyor Haber

Kahve Atıkları Artık, Doğada Yok Olabilen Pipetlere Dönüşebiliyor

Kahve tüketiminin ardından ortaya çıkan atıklar, artık biyobozunur ürünlerin üretiminde değerlendirilebilecek yüksek katma değerli bir ham maddeye dönüşüyor. Tarım, gıda ve biyoendüstri alanındaki uzmanlığını biyomalzeme teknolojileriyle birleştiren, döngüsel ekonomi ve kaynak verimliliğini odağına alan Türkiye’de biyoplastiği ilk üreten ve biyoplastik üretiminde ham madde entegrasyonuna sahip tek firma olan Sunar NP, mısır nişastası bazlı biyopolimer teknolojisini Ar-Ge çalışmaları sayesinde kahve ve diğer gıda atıklarıyla buluşturarak biyobozunur ürünlerde kullanılabilecek biyobazlı bir ham madde geliştirdi. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, gıda ve ilk aşamada biyobozunur pipet üretiminde kullanılan bu yenilikçi malzemenin hem çevresel kirliliğin azaltılmasına, içecek ve hizmet sektörünün sürdürülebilirlik dönüşümüne ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarının yaygınlaşmasına önemli bir katkı sağlayacağını belirtti. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, geliştirilen biyomalzemenin şirket için yeni bir ürün geliştirme sürecinden ziyade, uzun yıllardır sahip oldukları mısır nişastası bazlı biyopolimer teknolojisi bilgi birikiminin döngüsel ekonomi, kaynak verimliliği ve sürdürülebilir üretim yaklaşımının somut çıktısı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Mısır nişastası bazlı biyopolimer teknolojileri uzun yıllardır uzmanlık alanlarımız arasında yer alıyor. Bu çalışma, bizim için yeni bir ürün geliştirmekten çok, sahip olduğumuz teknoloji ve Ar-Ge altyapısını kahve atıkları gibi biyolojik kaynaklarla buluşturarak döngüsel ekonomiye yeni bir değer kazandırmanın somut örneklerinden biri. Bizim için atık diye bir kavram yok; doğru teknolojiyle yeniden değerlendirilmeyi bekleyen kaynaklar var. Türkiye fosil kaynaklar açısından zengin bir ülke değil. Bu nedenle sürdürülebilir kalkınmanın yolu, sahip olduğumuz tarımsal kaynakları ve organik atıkları yüksek katma değerli ürünlere dönüştürebilen yerli teknolojiler geliştirmekten geçiyor. Sıfır Atık yaklaşımının temelini oluşturan yerinde dönüşüm anlayışıyla geliştirdiğimiz biyomalzemeler, ithal fosil bazlı ham maddelere olan bağımlılığın azaltılmasına ve ülkemizin biyoekonomi hedeflerine katkı sağlıyor. Türkiye’de biyoplastiği ilk üreten ve biyoplastik üretiminde ham madde entegrasyonuna sahip tek firma olarak biyoplastiği yalnızca konuşan değil; biyobozunur ve kompostlanabilir biyopolimerleri geliştirip sanayi ölçeğinde üreten, gerçek uygulamalarla ticarileştiren bir şirket olmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Bugün ilk uygulama alanı biyobozunur pipetler olsa da geliştirdiğimiz biyobazlı ham madde; gıda ambalajlarından çatal, kaşık ve tabak gibi tek kullanımlık servis ürünlerine, farklı biyoplastik uygulamalarından birçok endüstriyel çözüme kadar geniş bir kullanım potansiyeline sahip. Temel hedefimiz; doğaya geri dönebilen, kaynak verimliliğini artıran ve sanayiyle entegre çözümler geliştirmek. Sürdürülebilirlik bizim için yalnızca çevresel bir hedef değil; inovasyonun, rekabet gücünün ve geleceğin sanayisinin temelidir. Geliştirdiğimiz her yeni biyomalzeme, yerli tarımsal kaynakların ve organik atıkların yeniden ekonomiye kazandırılmasına katkı sağlayarak ülkemizin yeşil dönüşümüne, sanayimizin küresel rekabet gücüne ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine hizmet ediyor. Türkiye'nin biyoplastik dönüşümü artık yalnızca bir vizyon değil; yerli teknoloji, yerli üretim ve gerçek ticari uygulamalarla hayata geçen bir sanayi başarısıdır.” Tüm dünyada, tek kullanımlık plastiklere alternatif çözümlere olan talep gün geçtikçe artıyor 2026 yılı itibarıyla küresel sürdürülebilir ambalaj ve biyoplastik pazarlarında hızlı bir gelişme yaşanıyor. Bu hızlı büyüme, döngüsel ekonomi temelli malzemelerin endüstrideki stratejik önemini giderek artırıyor. Küresel kompostlanabilir ambalaj pazarının 2026 yılında 82,03 milyar ABD doları değerinde olacağı ve 2033 yılına kadar 130,01 milyar ABD dolarına ulaşacağı tahmin ediliyor. Biyoplastik pazarının ise 2033’e kadar 67 milyar USD’yi aşarak yıllık yüzde 17’nin üzerinde bir büyüme kaydedeceği öngörülüyor. Bu gelişmeler, gıda ve içecek sektöründe biyobazlı ve kompostlanabilir malzemelerin artık niş değil, küresel ölçekte stratejik bir dönüşüm alanı haline geldiğini gösteriyor. Sunar NP'nin kahve atıkları gibi biyolojik kaynakları ileri biyopolimer teknolojileriyle biyobozunur çözümler, yalnızca çevresel sürdürülebilirliğe değil, aynı zamanda hızla büyüyen küresel pazar dinamikleriyle uyumlu katma değerli bir sanayi dönüşümüne de karşılık geliyor. Döngüsel ekonomi ve atık dönüşümünde yeni bir uygulama Sunar NP tarafından geliştirilen biyobozunur ham madde, tüketim sonrası ortaya çıkan kahve ve diğer gıda atıklarının katma değerli bir endüstriyel girdiye dönüşmesini sağlıyor. Döngüsel ekonomi yaklaşımıyla geliştirilen bu teknoloji sayesinde, bertaraf edilmesi gereken bir atık yeni nesil biyobozunur ürünlerin üretiminde değerlendiriliyor. Uygun çevresel koşullar altında biyolojik olarak çözünebilen bu malzeme, mikroplastik oluşumuna neden olmadan doğaya geri dönebiliyor. Böylece hem fosil bazlı plastik kullanımının azaltılmasına katkı sağlıyor hem de atıkların yeniden ekonomiye kazandırıldığı sürdürülebilir bir üretim modelini destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım’dan “Plastiksiz Temmuz” Gündeminde Geleceğe Çağrı Haber

Sunar Yatırım’dan “Plastiksiz Temmuz” Gündeminde Geleceğe Çağrı

Tarım, gıda ve biyoendüstri alanlarında faaliyet gösteren Sunar Yatırım, üretim gücünü sürdürülebilirlik vizyonuyla birleştiren entegre yapısıyla dikkat çekiyor. Şirket döngüsel ekonomi yaklaşımını merkeze alarak bir mısır tanesini yalnızca tek bir ürüne değil; biyopolimer, ilaç, kozmetik, gıda ve yem başta olmak üzere onlarca farklı sektöre değer üreten entegre bir üretim ekosistemine dönüştürüyor. Ayrıca; doğal kaynakların verimli kullanıldığı, karbon ayak izinin azaltıldığı ve çevresel etkinin minimize edildiği bir üretim modeliyle çalışıyor. Ar-Ge yatırımlarıyla biyomalzeme teknolojilerine odaklanan Sunar Yatırım, geleceğin sanayi dönüşümünde çevreyle uyumlu çözümler geliştirmeyi stratejik bir öncelik olarak konumlandırıyor. Plastic Free July kapsamında değerlendirmelerde bulunan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, plastik sorununun tek bir malzeme değişimiyle çözülemeyecek kadar kapsamlı bir dönüşüm alanı olduğuna dikkat çekerek, sürdürülebilirliğin üretim zincirinin tamamına entegre edilmesi gerektiğini, tüketicilerin de bu konuda farkındalık geliştirmesinin önemli bir nokta olduğunu vurguladı. Çomu, biyopolimer teknolojilerinin bu dönüşümde kritik bir rol üstlendiğini belirterek, “Fosil bazlı plastiklere alternatif olarak geliştirdiğimiz mısır nişastası bazlı biyobozunur ve biyobazlı çözümler, çevresel etkiyi azaltmakla kalmıyor; sanayide döngüsel ekonomi yaklaşımını güçlendiren yeni bir üretim modeline de işaret ediyor. Sanayi olarak çevre dostu çözümler geliştirmek bizim ortak sorumluluğumuz. Ancak kalıcı dönüşüm için tüketicilerin de gereksiz plastik tüketimini azaltan, yeniden kullanılabilir ürünleri tercih eden ve doğru atık yönetimini destekleyen bilinçli seçimler yapması büyük önem taşıyor. Gerçek değişim, üretici ve tüketicinin ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesiyle mümkün olacak” ifadelerini kullandı. Tek kullanımlık plastikler, plastik kirliliğinin üçte birini oluşturuyor Pew Charitable Trusts ve SYSTEMIQ tarafından hazırlanan Breaking the Plastic Wave 2025 raporuna göre küresel plastik sistemi, üretim ve atık arasındaki dengesizliğin giderek büyüdüğü bir yapıya dönüşüyor. 2025 yılı itibarıyla dünyada yaklaşık 450 milyon ton plastik üretilirken, plastik kirliliği yıllık 130 milyon ton seviyesine ulaşmış durumda. Mevcut eğilimler devam ederse bu miktarın 2040’ta iki katından fazla artması bekleniyor. Aynı dönemde plastik üretiminin yüzde 52 artışla 680 milyon tona ulaşacağı öngörülürken, atık yönetimi kapasitesi bu artışa paralel şekilde genişlemiyor ve sistem giderek daha fazla baskı altında kalıyor. Bu tabloya göre küresel ölçekte plastik atığın sınırlı bir bölümü geri dönüştürülebilirken, sistemin önemli bir kısmı ya depolanıyor ya da doğrudan çevreye karışıyor. Pew Charitable Trusts ve SYSTEMIQ'nin Breaking the Plastic Wave 2025 raporunda tek kullanımlık plastiklerin toplam plastik kirliliğinin yaklaşık üçte birini oluşturduğubelirtiliyor. Aynı rapora göre düşük geri dönüşüm oranları ve artan tüketim, mikroplastik riskini her geçen yıl daha görünür hale getiriyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan Tek Kullanımlık Plastikler, Deniz Çöpleri ve Mikroplastikler Yol Haritası dokümanına göre ise Türkiye’de de benzer şekilde tek kullanımlık plastiklerin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik düzenlemeler gündemde yer alırken, biyobozunur ve biyobazlı alternatifler stratejik bir çözüm alanı olarak öne çıkıyor. Enerji verimliliği ile güçlenen çevresel performans Sunar Yatırım, biyopolimer alanındaki yatırımlarını yalnızca malzeme geliştirme perspektifiyle değil, enerji dönüşümü ve karbon azaltım hedefleriyle birlikte ele alıyor. Şirketin yenilenebilir enerji stratejisi kapsamında devreye aldığı Güneş Enerjisi Santralleri (GES) ile üretim tesislerinde önemli bir emisyon azaltımı sağlanıyor. Bu yatırımlar sayesinde karbon salımının önüne geçilirken, enerji ihtiyacının giderek artan bir bölümü yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor. Enerji verimliliği projeleriyle birlikte değerlendirildiğinde, yalnızca 2025 yılında sağlanan 7,36 milyon kWh enerji tasarrufu ile 576 bin Euro’nun üzerinde mali kazanım elde edilirken, 3 bin 529 ton karbon emisyonu azaltıldı. Bu çevresel kazanım aynı zamanda yıllık bazda 527 ağacın oksijen üretimine eşdeğer bir etki olarak hesaplanıyor. Aynı yaklaşım doğrultusunda atık yönetimi, su geri kazanımı ve proses optimizasyonu gibi alanlarda yürütülen çalışmalar, Sunar Yatırım’ın sürdürülebilirliği ayrı bir başlık değil, üretim modelinin temel bileşeni olarak konumlandırdığını gösteriyor. 3 Temmuz Plastik Poşet Kullanmama Günü: Küçük tercihler büyük dönüşüm sağlıyor Her yıl 3 Temmuz'da kutlanan Plastik Poşet Kullanmama Günü, tek kullanımlık plastiklerin çevre üzerindeki etkisine dikkat çekerek daha sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarının yaygınlaşmasını teşvik ediyor. Plastik poşet kullanımını azaltmaya yönelik bireysel tercihler kadar, çevresel etkisi daha düşük malzemelerin geliştirilmesi ve sanayide yaygınlaşması da bu dönüşümün önemli bir parçasını oluşturuyor. Temmuz ayı boyunca devam eden Plastic Free July (Plastiksiz Temmuz) farkındalık hareketi de tüketicileri günlük yaşamlarında küçük ama etkili değişiklikler yapmaya; yeniden kullanılabilir çanta, matara ve ambalaj alternatiflerini tercih ederek plastik kullanımını azaltmaya teşvik ediyor. 180 günde doğadan çözünen plastik poşet Sanayinin yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler geliştirmesi kadar, tüketicilerin bilinçli tercihleri de plastiksiz bir geleceğin inşasında kritik rol oynuyor. Bu doğrultuda Sunar Yatırım bünyesinde faaliyet gösteren Sunar NP, Türkiye'nin ilk TÜV sertifikalı nişasta bazlı biyopolimer üreticisi olarak, mısır nişastasından ürettiği biyobozunur plastiklerle çevreye duyarlı çözümleri sanayiyle buluşturuyor. Şirketin geliştirdiği biyobozunur ham madde, doğada yaklaşık 180 gün içinde tamamen çözünerek herhangi bir özel işleme ihtiyaç duymadan toprağa geri dönebiliyor. Bu yenilikçi yaklaşım, tek kullanımlık plastiklere sürdürülebilir bir alternatif sunarken, döngüsel ekonominin yaygınlaşmasına ve plastiksiz yaşam vizyonunun desteklenmesine de katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, Mısırın Potansiyelini Geleceğe Taşıyor Haber

Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, Mısırın Potansiyelini Geleceğe Taşıyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı, sektöründe ilk ve tek olan Ar-Ge Merkezine yatırımlarını her geçen gün artırarak inovasyon çalışmalarını sürdüren şirket, üretim tesisine giren her mısır tanesini yüzde 100 değerlendirerek, ürettiği mısır nişastası ve türevleriyle gıda sektörü dışında da ürünün kullanımını destekliyor. Mısırın kullanım alanlarını geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarının önemine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu konuya ilişkin açıklamasında; “İşimizin çok büyük bir bölümünü oluşturan mısır, bugün yüzlerce üründe hammadde olarak kullanılan, çok geniş endüstriyel etki alanına sahip, stratejik bir üründür. Sunar Yatırım olarak mısırı yalnızca üretip işlenen bir ürün değil, yeni ürünlere entegre edilen ve sanayiye katma değer katan bir ekosistem olarak görüyoruz. Nişasta bazlı çözümlerden biyobozunur ürünlere, sürdürülebilir üretim süreçlerinden farklı sektörlere yönelik inovatif uygulamalara uzanan çalışmalarımızla, mısırın potansiyelini sürekli genişletiyoruz. Bu yaklaşım hem ülkemizin üretim gücünü hem de küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizi ileri taşıyor” dedi. Yüzlerce üründe ham madde olarak kullanılıyor Tarımın en stratejik ürünlerinden biri haline gelen ve birçok sektör için stratejik hammadde olarak tanımlanan mısır, sadece bir gıda hammaddesi olmanın ötesinde, yüzlerce farklı ürünün üretiminde önemli rol oynayan çok yönlü bir kaynak olarak öne çıkıyor. Sunar Yatırım bünyesinde yer alan Sunar Mısır, bu güçlü hammaddenin potansiyelini açığa çıkarmak amacıyla Ar-Ge yatırımlarını sürekli artırarak, mısırın üretiminden işlenmesine ve farklı sektörlerde inovatif ürünlere dönüşümüne kadar geniş bir değer zincirini yönetiyor. Mısır, bugün birçok ürünün temel hammaddesi olarak gıda, tekstil, ambalaj, kağıt, kimya ve daha birçok sektörde kritik bir rol oynuyor. Şirketin Ar-Ge yaklaşımı, yalnızca ürün geliştirme değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, verimlilik ve yeni pazar oluşturma ekseninde şekilleniyor. Mısır nişastasından biyoplastik poşet üretimine uzanan Ar-Ge gücü Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmasının ardından; nişasta bazlı ürünler, biyoteknoloji, proses optimizasyonu ve sürdürülebilir çözümler alanlarında yoğun çalışmalar yürütüyor. Gıda sektörünün yanı sıra kozmetik, kimya ve ilaç gibi farklı sektörlere yönelik geliştirilen ürünler, mısırın çok yönlü kullanım potansiyelini ortaya koyuyor. Bugün nişasta ve nişasta bazlı ürünler gıda sektörü ile beraber ambalaj, kağıt, kimya ve tekstil endüstrilerinde de yoğun biçimde kullanılıyor. Market poşetleri, çöp torbaları, endüstriyel ambalajlar, tarım (malç filmleri) ve pipet gibi ürünler üretiliyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle hem mevcut pazarlarda derinleşiyor hem de yeni kullanım alanları geliştiriyor. 2025 yılında Ar-Ge yatırımı 2 katına çıkartıldı Ürünlerini 100’den fazla ülkeye ihraç eden Sunar Mısır, Ar-Ge gücünü, teknoloji ve insan kaynağı yatırımlarıyla artırıyor. 2025 yılında Ar-Ge ekibine yeni araştırmacılar dahil edilirken, yüksek lisans yapan çalışan sayısında yüzde 60 artış sağlandı. Kimya ve gıda mühendisliğinin yanı sıra biyoteknoloji alanındaki uzmanların da ekibe katılması ile multidisipliner yapı güçlendirildi. Aynı dönemde Ar-Ge harcamaları iki katına çıkarılırken, bütçenin önemli bir bölümü ekipman yatırımları ve çalışan yetkinliklerinin geliştirilmesine ayrıldı. Kimyasal analiz, tekstür ve biyoteknoloji alanlarında yapılan yatırımlar, merkezin teknik kapasitesini ileri seviyeye taşıdı. Ar-Ge vizyonu sürdürülebilirlik odağında şekilleniyor Sunar Mısır’ın Ar-Ge stratejisinde sürdürülebilirlik merkezi bir rol oynuyor. Biyobozunur ürünler, enerji verimliliği sağlayan prosesler ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalar, öncelikli araştırma alanları arasında yer alıyor. 2026 hedefleri doğrultusunda; sürdürülebilir ve sağlıklı ürünlere odaklanarak yeni ürünlerin pazara sürülmesi, ithal ikame çözümler geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması planlanıyor. Aynı zamanda enerji tasarrufu ve çevresel etkiyi azaltan üretim süreçleriyle daha sürdürülebilir bir sanayi yapısına katkı sağlanması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.