Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mitsubishi Electric

Kapsül Haber Ajansı - Mitsubishi Electric haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mitsubishi Electric haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mitsubishi Electric FR-D800 Serisi İnverterlerini Tanıttı Haber

Mitsubishi Electric FR-D800 Serisi İnverterlerini Tanıttı

Mitsubishi Electric’in kullanıcı dostu FR-D800 serisi inverterleri, tek faz 100V ve 200V ile üç faz 400V seçenekleriyle farklı gerilim ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Kapak tipi yüzey tasarımı ve entegre kablolama sistemi sayesinde, kurulum süreçleri daha hızlı, pratik ve sorunsuz gerçekleştirilebiliyor. Bir önceki eşdeğer modele kıyasla yüzde 37’ye kadar daha küçük boyutlara sahip olan yeni seri[1], pano içinde yer tasarrufu sağlayarak montaj esnekliğini artırıyor ve kurulum maliyetlerini düşürüyor. Ayrıca yeni USB Type-C arayüzü sayesinde kullanıcılar, inverteri enerjilendirmeden bilgisayar üzerinden parametre ayarlarını yapabiliyor. Bu da hem kurulum hem de bakım süreçlerini önemli ölçüde kolaylaştırıyor. FR-D800 serisi, gelişmiş senkron motor kontrolü sayesinde enerji tasarrufu sağlıyor. Bu özellik, güç tüketimini azaltırken işletme maliyetlerini düşürmeye yardımcı oluyor. Yüksek verimliliğe sahip motor sürüş sistemi ve düşük bekleme gücü tüketimiyle karbon ayak izinin azaltılmasına katkıda bulunurken, sürdürülebilir üretim hedeflerini de destekliyor. Mitsubishi Electric İnverter Geliştirme Bölümü Lideri Shotaro Marumoto, FR-D800 serisi için şu değerlendirmede bulunuyor: “FR-D800 serisiyle hem yeni hem de deneyimli kullanıcıların güvenle tercih edebileceği bir inverter geliştirmeyi hedefledik. Kolay kullanılabilirliği ön planda tutarken, işletmelerin verimliliğini artıran, enerji tasarrufu sağlayan ve sürdürülebilirlik hedeflerini destekleyen gelişmiş performans özellikleri sunduk.” Entegrasyon Kolaylığıyla Öne Çıkıyor FR-D800 serisi; konveyörler, pompalar, gıda işleme ekipmanları ve tekstil makineleri gibi geniş bir uygulama yelpazesinde kullanılabiliyor. Ayrıca bazı modeller[2] (inverter modelinde “-60” uzantısı bulunan versiyonlar) IEC 60721-3-3:1994 3C2/3S2 standartlarına uygun devre kartı koruması sayesinde zorlu ve aşındırıcı ortamlarda da güvenle kullanılabiliyor. Yeni inverterler hem asenkron motorları hem de kalıcı mıknatıslı (PM) motorlar ile uyumlu çalışabiliyor. Bu sayede farklı motor tipleri için birden fazla inverter kullanma gerekliliğini ortadan kaldırıyor. Ayrıca CC-Link IE TSN, Modbus/TCP ve EtherNet/IP gibi yaygın Ethernet protokollerini destekleyen dahili bağlantı özellikleri sayesinde, mevcut endüstriyel ağlara kolay entegrasyon sağlanıyor ve dijital üretim ile akıllı fabrika altyapılarına hızlıca entegre edilebiliyor. Gelişmiş Bakım ve Arıza Analizi Avantajı Sunuyor FR-D800 serisi bakım süreçlerini kolaylaştırıyor. Kondansatör ve fan gibi kritik bileşenler için ömür teşhisi sağlayan önleyici bakım fonksiyonları, olası arızaların erken tespitine yardımcı oluyor. FR Configurator2 yazılımı ile kullanıldığında bu özellikler daha da etkin hale geliyor. Ayrıca akım desenlerine dayalı anormal durum tespiti beklenmedik duruş riskini azaltırken, gelişmiş hata analizi fonksiyonları olası sorunların hızlıca çözülmesini sağlıyor. Shotaro Marumoto, yeni serinin, şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımına katkısına vurgu yaparak şunları söyledi: “Enerji verimliliği, kullanım kolaylığı ve güvenilirlik günümüz otomasyon uygulamaları ile genel endüstrinin en temel gerekliliklerinden biri olarak öne çıkıyor. FR-D800 serisi, Mitsubishi Electric’in bu gereksinimleri karşılarken çevreye duyarlı, daha yeşil bir gelecek inşa etme konusundaki kararlılığını da güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mitsubishi Electric’ten Otomotiv Sektörüne Tam Destek Haber

Mitsubishi Electric’ten Otomotiv Sektörüne Tam Destek

İş ortaklarının ve Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri profesyonellerinin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, teorik bilgiler uygulama örnekleriyle birlikte doğrudan katılımcılara aktarıldı. Otomotiv sektörünün nitelikli iş gücünün gelişimine katkı sağlamayı ve dijital dönüşüm yolculuğunu desteklemeyi hedefleyen Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri, “Automation For Automotive” etkinliği kapsamında verimlilik, esneklik ve sürdürülebilirlik odağındaki çözümlerini sektör temsilcileriyle paylaştı. Etkinliğin açılış konuşmalarını, Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı Şevket Saraçoğlu ve Mitsubishi Electric Fabrika Otomasyon Sistemleri Global Kilit Müşteri Direktörü Giuseppe Polimeni gerçekleştirdi. İnsan odağını, sürdürülebilirliği ve esnek üretim anlayışını merkeze alan Sanayi 5.0 dönemine geçiş sürecinde Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri, sanayinin dönüşümüne rehberlik eden yaklaşımıyla işletmelerin uzun vadeli rekabet gücünü desteklemeyi amaçlıyor. Geliştirilen çözümler, işletmelerin değişen koşullara hızla yanıt vermesini ve sürdürülebilir büyümesini kalıcı hale getirmeyi hedefliyor. Etkinlik kapsamında Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri’nin uzman kadrosu; otomotiv sektöründe öne çıkan yeni ürün ve çözümlerini paylaştı. e-F@ctory konseptiyle birlikte PLC, Servo, Kontrolör, CC-Link IE TSN gibi sistemlerdeki güncel teknolojiler detaylarıyla ele alındı. Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri uzmanları, otomotiv üretim hatlarına yönelik robotik ve proses otomasyonu çözümlerini aktardı. Programın son bölümünde ise şirketin iş ortağı olan GOS Otomasyon, ISP Group, İdea Otomasyon ve BDK otomasyon firmaları, otomotiv sektöründe hayata geçirdikleri projelerini ve başarı hikâyelerini paylaştı. Etkinlik kapsamında Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri’nin “FA Center” çatısı altında yürüttüğü üniversite iş birlikleri katılımcılarla paylaşıldı. Akademi–sanayi iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen bu çalışmalarla, Türkiye’de nitelikli iş gücünün gelişimine katkı sağlanması ve bölgesel eğitim merkezleri aracılığıyla sürdürülebilir bir eğitim ekosistemi oluşturulması amaçlanıyor. Şevket Saraçoğlu, etkinlikte yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Otomotiv sektöründe esneklik, artık bir tercih değil, zorunluluk. Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri olarak, değişen model ve parça varyasyonlarına hızlı uyum sağlayabilen otomasyon çözümlerimizle bu ihtiyaca inovatif ve verimlilik odaklı yanıtlar veriyoruz. Robotlu hücreler, operatör güvenliğini önceliklendiren kontrol sistemleri ve kolay programlanabilir yapılar sayesinde üreticiler; yüksek hacimli üretimden karma model hatlarına kadar farklı seviyelerde esnek operasyonlar yürütebiliyor. Bu yaklaşımımızla işletmelerin iş gücü verimliliğini artırırken, çalışanları riskli süreçlerden uzaklaştırarak onlara daha güvenli bir üretim ortamı sunuyoruz. Bu etkinlik vasıtasıyla, otomotiv sektörüne esneklik ve hız kazandıran en yeni çözümlerimizi değerli iş ortaklarımıza birebir aktarma fırsatı bulduk.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mitsubishi Electric, AG MELCO Elevator’ın Satın Alımını Tamamladı  Haber

Mitsubishi Electric, AG MELCO Elevator’ın Satın Alımını Tamamladı 

Mitsubishi Electric, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai Emirliği’nde faaliyet gösteren bağlı kuruluşu AG MELCO Elevator Co. L.L.C.’nin, Rawafed Almustaqbal Group L.L.C.’ye ait tüm hisselerinin satın alımının tamamlandığını açıkladı. Böylece Mitsubishi Electric, AG MELCO Elevator’ın tamamına sahip oldu. Mitsubishi Electric ve Tokyo merkezli iştiraki Mitsubishi Electric Building Solutions Corporation, şirketin büyüme odaklı iş kollarından biri olan bina sistemleri alanında, özellikle asansör bakım ve yenileme hizmetlerini güçlendirmeye odaklanıyor. Söz konusu pazarın önümüzdeki dönemde artan bir taleple büyümesi bekleniyor. Bu anlaşma, Mitsubishi Electric ile Al Ghurair Investment arasındaki yaklaşık 50 yıllık güçlü ve karşılıklı faydaya dayalı iş birliğinde önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. 1975 yılında kurulan AG MELCO Elevator, Orta Doğu başta olmak üzere Güney Asya, Afrika ve Orta Asya da dahil geniş bir coğrafyada faaliyet göstererek yüksek kaliteli hizmet anlayışıyla güçlü bir itibar oluşturdu. Çok markalı bakım ve yenileme alanında biriken teknik yetkinlik ve uzmanlık, şirketin bölgedeki güvenilir konumunu pekiştirdi. Mitsubishi Electric ve Mitsubishi Electric Building Solutions, bu satın almayla birlikte yönetim kaynaklarını entegre etmeyi, karar alma süreçlerini hızlandırmayı ve Orta Doğu ile diğer bölgelerde operasyonel verimlilik ve rekabetçiliği artırmayı hedefliyor. Bu adım, şirketin küresel bina sistemleri iş kolundaki büyüme stratejisinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor. Satın almanın Mitsubishi Electric’in 2026 Mart’ta sona erecek mali yıla ilişkin finansal sonuçlarına etkisi, şirketin 31 Ekim 2025'te açıkladığı finansal tahminlere dahil edildi. Önemli bir değişiklik olması halinde, güncellemeler kamuoyuyla paylaşılacak. Mitsubishi Electric Building Solutions Corporation Hakkında Mitsubishi Electric Building Solutions Corporation, Nisan 2022’de Mitsubishi Electric Corporation’ın konsolide iştiraki olarak kurulmuş olup, bina sistemleri iş kolunda geliştirme ve üretimden bakım ve yenilemeye kadar uzanan kapsamlı bir faaliyet alanında hizmet vermektedir. Bir bina çözümleri sağlayıcısı olarak şirket; asansörler, yürüyen merdivenler, iklimlendirme ve soğutma ekipmanları ile bina sistemleri dâhil olmak üzere bina ile ilişkili geniş bir ürün ve hizmet yelpazesini, bina işletimi ve yönetimi konusundaki kapsamlı deneyimi ve ileri dijital teknolojilerle bir araya getirerek, ekonomik ve sosyal altyapıyı destekleyen tek noktadan entegre çözümler sunmaktadır. Binalardan yapı komplekslerine ve hatta tüm şehirlere uzanan yaklaşımıyla Mitsubishi Electric Building Solutions Corporation; insan ve toplumla doğrudan ilişkili çok çeşitli sorunlara çözüm üreterek, binalar ve kentsel alanlarda insan yaşamını zenginleştirmeye katkı sağlamakta ve nihai olarak akıllı şehirlerin hayata geçirilmesini hedeflemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yüksek Riskli Operasyonlarda İş Güvenliği Kritik Bir Zorunluluk Haber

Yüksek Riskli Operasyonlarda İş Güvenliği Kritik Bir Zorunluluk

Bu tablo, vinç operasyonları gibi yüksek risk barındıran uygulamalarda, süreç kaynaklı riskleri minimize eden otomasyon ve gelişmiş güvenlik teknolojilerinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Mitsubishi Electric, vinç sektöründe sunduğu inverter, anti-sway gibi ileri teknoloji çözümlerle, iş güvenliği standartlarının yükselmesine katkı sağlıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) verilerine göre iş kazaları ve meslek hastalıkları, her yıl dünya genelinde milyonlarca çalışanın sağlık kaybı yaşamasına ve iş gücünden uzak kalmasına neden oluyor. Türkiye’de de SGK tarafından açıklanan verilere göre, 2024 yılında 733.646 iş kazası kayıtlara geçti. Bu rakamlar, özellikle vinç ve ağır sanayi gibi yüksek riskli sektörlerde iş sağlığı ve güvenliğinin yalnızca bir mevzuat gerekliliği değil, kritik bir zorunluluk olduğunu ortaya koyuyor. Vinç Operasyonlarında Güvenli ve Kontrollü Performans Vinç uygulamalarında güvenlik, süreklilik ve hassas kontrol; operasyonel başarının temelini oluşturuyor. Mitsubishi Electric, vinç sektörünün bu kritik ihtiyaçlarını yakından tanıyor ve özel olarak geliştirdiği inverter çözümleriyle güvenli çalışma ortamlarının oluşturulmasına destek oluyor. 0.4 kW ile 1.3 MW güç aralığını kapsayan Mitsubishi Electric inverterleri; sıcak, soğuk, nemli ve tozlu ortamlar gibi zorlu çalışma koşullarında dahi yüksek performans ve dayanıklılık sunuyor. İleri seviye kontrol kabiliyetleri sayesinde operasyonel verimliliği artıran bu çözümler, güvenli çalışma koşullarının sağlanmasına katkıda bulunuyor. Mitsubishi Electric inverterleri; gezer köprü vinçleri, portal vinçler, kule vinçleri ve döner liman vinçleri gibi farklı uygulama alanlarında güvenle kullanılabiliyor. Mitsubishi Electric’in vinç uygulamalarında sunduğu inverter çözümleri, yüksek yüklenme kapasitesiyle güçlü bir performans sunarken, fren senkronizasyonu sayesinde yüklerin kontrollü ve güvenli bir şekilde taşınmasını mümkün kılıyor. Zorlu saha koşulları için çift kat vernik kaplama ile güçlendirilen sistemler, uzun ömürlü kullanım sağlıyor. Dahili PLC yapısı sayesinde vinç otomasyonunun ihtiyaçlara göre özelleştirilmesine olanak tanıyan bu çözümler, operatör müdahalesini azaltarak insan kaynaklı risklerin minimize edilmesine katkıda bulunuyor. Bunun yanı sıra, global haberleşme protokollerini destekleyen inverterler, farklı kontrol ve otomasyon sistemleriyle kolay entegrasyon avantajı da sağlıyor. Anti-Sway Teknolojisi ile Üst Düzey Güvenlik Vinç operasyonlarında güvenliği doğrudan etkileyen unsurların başında yük salınımı geliyor. Mitsubishi Electric’in E800 ve A800 serisi inverterlerinde yer alan dahili anti-sway özelliği, yük salınımı seviyesini düşürerek daha hassas, kontrollü ve güvenli bir taşıma süreci sağlıyor. Yük konumlandırma hassasiyetini artıran anti-sway teknolojisi, operasyonların daha hızlı ve verimli ilerlemesine katkı sunarken; fren senkronizasyonu ile yük kaymalarının ve olası iş kazalarının önüne geçilmesine yardımcı oluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zorlu İklim Koşullarında Isı Pompası Avantajı Haber

Zorlu İklim Koşullarında Isı Pompası Avantajı

. -30°C gibi ekstrem soğuklarda bile verimli çalışabilen Ecodan, kompakt tasarımı ve akıllı kontrol sistemleriyle modern yaşamın iklimlendirme ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Mitsubishi Electric, yüksek enerji tasarrufu ve konforu bir araya getiren Ecodan ısı pompası serisi ile sektörde değer yaratıyor. Tekil konutlardan çok alanlı müstakil villalara ve büyük ölçekli otel projelerine kadar esnek çözümler sunan Ecodan ailesi, tüm yapı türlerine uyum sağlıyor. Zorlu İklim Koşullarında Üstün Performans Ecodan ürün ailesini tercih sebebi yapan özelliklerin başında, zorlu hava koşullarındaki dayanıklılığı geliyor. Isıtmada -30°C dış hava sıcaklığına kadar işletim sunan sistem, sıcak su kullanımında da -30°C ile +42°C aralığında güvenle çalışıyor. Yaz sıcaklarında ise soğutma işletim limitlerini 52°C’ye kadar çıkarabiliyor. Mitsubishi Electric özel kompresör teknolojisi Power-inverter ve Zubadan serisi dış üniteler, R32 soğutucu akışkanlı özel çevrimi ile 68˚C ve 70˚C tesisat çıkış suyu sıcaklıklarını mümkün kılıyor. Böylece zorlu coğrafyalarda veya kısıtlı tesisata sahip uygulamalarda bile konforu korumaya yardımcı oluyor. Esnek Tasarım ve Kurulum Kolaylığı Projelendirme ve uygulama aşamasında büyük esneklik sağlayan Mitsubishi Electric Ecodan serisi, tüm iç ünite tiplerinin dış ünitelerle eşleşebilme özelliğiyle öne çıkıyor. R32 soğutucu akışkan kullanımı ve optimize edilmiş teknolojik altyapısı sayesinde, çok küçük mekanlarda dahi kolay kurulum imkânı sunuyor. Kişiselleştirilebilir Kontrol ve Uzaktan Erişim Mitsubishi Electric Ecodan ürün ailesi, entegre ana kumanda paneli üzerinden yapılan ayarlamalar sayesinde dış hava sıcaklığına bağlı olarak çalıştırılabiliyor. Özellikle yalıtımı güçlü ve bina kontrol sistemleriyle ısıtma otomasyonu bulunan yapılarda bu sistem, ideal bir işletim modeli oluyor. Herhangi bir kontrol altyapısının bulunmadığı yapılarda da isteğe bağlı olarak sunulan kablosuz kumanda ile sistem oda sıcaklığına göre yönetilebiliyor. Mitsubishi Electric’in MELCloud Home uygulaması ise kullanıcılara akıllı telefon, tablet veya bilgisayar üzerinden sistemlerine her yerden erişim imkânı tanıyor. Akıllı Entegrasyon ile Maliyetleri Düşürme Avantajı Ecodan ısı pompaları, ek bir kontrol sistemine ihtiyaç duymadan; kazan, kombi gibi harici ısı kaynaklarıyla tam uyum içinde çalışabiliyor. Değişen şartlara göre hangi kaynağın daha verimli olacağına sistemin kendisi karar veriyor. Böylece enerji maliyetleri önemli ölçüde düşürülebiliyor. Beklenmedik durumlarda harici kaynağı yedek olarak devreye sokabilme özelliği ise kullanıcılara her koşulda güven veriyor. Geniş kapasite seçenekleri ve uygulama imkanlarıyla yüksek ısıtma ihtiyacı olan büyük mekanlarda da üstün performans sağlayan Mitsubishi Electric Ecodan, çevre dostu ve uzun ömürlü bir iklimlendirme yatırımı arayanlar için ideal bir seçenek oluşturuyor.

Yapay Zeka Üretim Süreçlerinde Dönüşümün Anahtarı Haber

Yapay Zeka Üretim Süreçlerinde Dönüşümün Anahtarı

Otomasyon alanında son yıllarda yaşanan gelişmeler, üretim süreçlerinde önemli bir dönüm noktası yarattı. Uzmanlar, dijital dönüşümün kısa vadeli değil, uzun soluklu bir süreç olduğuna dikkat çekiyor. Mitsubishi Electric Fabrika Otomasyon Sistemleri Pazarlama Koordinatörü Jacek Smoluch, “İnsanlar genellikle bir yılda yapılabilecekleri abartırken, on yılda başarılabilecekleri küçümser” diyerek dönüşüm sürecine uzun vadeli bir bakışın gerekliliğini vurguluyor. Yüksek Enerji Maliyetleri, Sürdürülebilirliği Zorunlu Kıldı Küresel ölçekte artan enerji maliyetleri, sürdürülebilirliği bir pazarlama söylemi olmaktan çıkararak işletmeler için stratejik bir zorunluluk haline getirdi. Smoluch, “Enerji verimliliği artık yalnızca çevreci bir mesaj değil. Elektrik fiyatlarının rekor seviyelere ulaştığı bir dönemde, enerji tüketimini iyileştirmek kârlılığı korumanın anahtarı haline geldi” diyor. Bu gelişme, maliyet optimizasyonuna odaklanan yapay zekâ destekli enerji yönetim sistemlerinin üretim tesislerinde hızla yaygınlaşmasını sağladı. Tedarik Zincirinde Yerelleşme Öne Çıkıyor Küresel tedarik zincirlerinde, özellikle Asya kaynaklı sevkiyatlarda yaşanan aksaklıklar, üreticileri yerel tedarik ve kaynak kullanımına yönlendiren güçlü bir eğilimi beraberinde getirdi. Bu dönüşüm tedarik süreçlerinde güvenilirliği artırırken, daha kısa taşıma mesafeleriyle çevresel etkinin azalmasına katkı sağlıyor. Böylece işletmeler, sürdürülebilirliği ve operasyonel verimliliği doğal bir denge içinde bir araya getirebiliyor. Zaman Bazlı Bakım, Yerini Anlık Kestirime Bırakıyor Yapay zekâ destekli bakım sistemlerinde son dönemde önemli ilerlemeler kaydedildi. Bu sistemler, ekipmanlardan gelen verileri gerçek zamanlı analiz ederek olası arızaları önceden tahmin ediyor ve performansı oldukça verimli bir düzeyde tutuyor. Smoluch, “Artık bir robotun hızını yüzde 70’e düşürerek ömrünü uzatırken üretim verimliliğini korumayı önerebiliyoruz” diyerek bu dönüşümün etkisini özetliyor. Böylece işletmeler, planlı bakım anlayışından kestirimci bakıma geçiş yaparak hem plansız duruşları hem de gereksiz parça değişimlerini önemli ölçüde azaltabiliyor. Yapay Zekâ İnsanı Değil, İşi Dönüştürüyor Yapay zekâ uygulamaları, iş gücü alanında insanları tamamen sistem dışına itmek yerine, görev dağılımını yeniden şekillendiren ve yeniden beceri kazandırmaya odaklanan projelere ortam hazırlıyor. Yine de her çalışan bu dönüşüme aynı hızda uyum sağlayamıyor; bu da dijital dönüşümde değişim yönetiminin kritik önemini gösteriyor. Smoluch, “Sanayi devrimlerinin her biri insan emeğini yeniden tanımladı. Motorlar, elektrik ve bilgisayarlar iş yapış biçimimizi değiştirdi ama bugün onlarsız bir hayat düşünemiyoruz. Yapay zekâ da benzer bir dönüm noktasında” dedi. Henüz sınırlı sayıda tesiste uygulanıyor olsa da yapay zekâ destekli gerçek zamanlı optimizasyon sistemleri, üretimde anlık ayarlamalar yaparak verimliliği artırıyor ve israfı azaltıyor. Bu yaklaşım, klasik veri toplama-analiz döngüsünden çıkarak anında tepki veren, otomatik sistemlere geçişin önünü açıyor. Yeni Dönemde Yapay Zekâ Odaklı Üretim Smoluch, “Yapay zekâda başarı, sağlam temeller üzerine inşa edilen küçük ama istikrarlı adımlarla gelir. Bu bir yolculuktur, varış noktası değil” diyerek sürecin uzun vadeli doğasına dikkat çekiyor. Üretimde “AI yoğunluğu” artık büyük ölçekli tesis dönüşümlerinden ziyade, yapay zekâ özellikleriyle donatılmış makine, robot ve cihazların eklenmesiyle artıyor. Tak-çalıştır nitelikli bu çözümler, sadelikleri ve etkinlikleriyle yapay zekâ uygulamalarında yeni bir dönemi başlatıyor. Yapay zekâ destekli sürdürülebilirlik, yerelleşen tedarik zincirleri, optimizasyon sistemleri ve iş gücü dönüşümü gibi eğilimlerin birleşimi, üretim süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Henüz sınırlı sayıda tesis gelişmiş yapay zekâ çözümleri kullanıyor olsa da kısa sürede elde edilen somut faydalar, yakın gelecekte bu teknolojilerin benimsenme hızını artıracak gibi görünüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ, Üretim Süreçlerinde Dönüşümün Anahtarı Haber

Yapay Zekâ, Üretim Süreçlerinde Dönüşümün Anahtarı

Mitsubishi Electric Fabrika Otomasyon Sistemleri Pazarlama Koordinatörü Jacek Smoluch, dünya genelinde bin üretim tesisinden yalnızca birinin gelişmiş yapay zekâ çözümlerini etkin biçimde kullanabildiğini belirterek, teknolojinin vaat ettikleriyle mevcut uygulama düzeyi arasındaki farkı ortaya koyuyor. Dijital Dönüşüm Bir Maraton Otomasyon alanında son yıllarda yaşanan gelişmeler, üretim süreçlerinde önemli bir dönüm noktası yarattı. Uzmanlar, dijital dönüşümün kısa vadeli değil, uzun soluklu bir süreç olduğuna dikkat çekiyor. Mitsubishi Electric Fabrika Otomasyon Sistemleri Pazarlama Koordinatörü Jacek Smoluch, “İnsanlar genellikle bir yılda yapılabilecekleri abartırken, on yılda başarılabilecekleri küçümser” diyerek dönüşüm sürecine uzun vadeli bir bakışın gerekliliğini vurguluyor. Yüksek Enerji Maliyetleri, Sürdürülebilirliği Zorunlu Kıldı Küresel ölçekte artan enerji maliyetleri, sürdürülebilirliği bir pazarlama söylemi olmaktan çıkararak işletmeler için stratejik bir zorunluluk haline getirdi. Smoluch, “Enerji verimliliği artık yalnızca çevreci bir mesaj değil. Elektrik fiyatlarının rekor seviyelere ulaştığı bir dönemde, enerji tüketimini iyileştirmek kârlılığı korumanın anahtarı haline geldi” diyor. Bu gelişme, maliyet optimizasyonuna odaklanan yapay zekâ destekli enerji yönetim sistemlerinin üretim tesislerinde hızla yaygınlaşmasını sağladı. Tedarik Zincirinde Yerelleşme Öne Çıkıyor Küresel tedarik zincirlerinde, özellikle Asya kaynaklı sevkiyatlarda yaşanan aksaklıklar, üreticileri yerel tedarik ve kaynak kullanımına yönlendiren güçlü bir eğilimi beraberinde getirdi. Bu dönüşüm tedarik süreçlerinde güvenilirliği artırırken, daha kısa taşıma mesafeleriyle çevresel etkinin azalmasına katkı sağlıyor. Böylece işletmeler, sürdürülebilirliği ve operasyonel verimliliği doğal bir denge içinde bir araya getirebiliyor. Zaman Bazlı Bakım, Yerini Anlık Kestirime Bırakıyor Yapay zekâ destekli bakım sistemlerinde son dönemde önemli ilerlemeler kaydedildi. Bu sistemler, ekipmanlardan gelen verileri gerçek zamanlı analiz ederek olası arızaları önceden tahmin ediyor ve performansı oldukça verimli bir düzeyde tutuyor. Smoluch, “Artık bir robotun hızını yüzde 70’e düşürerek ömrünü uzatırken üretim verimliliğini korumayı önerebiliyoruz” diyerek bu dönüşümün etkisini özetliyor. Böylece işletmeler, planlı bakım anlayışından kestirimci bakıma geçiş yaparak hem plansız duruşları hem de gereksiz parça değişimlerini önemli ölçüde azaltabiliyor. Yapay Zekâ İnsanı Değil, İşi Dönüştürüyor Yapay zekâ uygulamaları, iş gücü alanında insanları tamamen sistem dışına itmek yerine, görev dağılımını yeniden şekillendiren ve yeniden beceri kazandırmaya odaklanan projelere ortam hazırlıyor. Yine de her çalışan bu dönüşüme aynı hızda uyum sağlayamıyor; bu da dijital dönüşümde değişim yönetiminin kritik önemini gösteriyor. Smoluch, “Sanayi devrimlerinin her biri insan emeğini yeniden tanımladı. Motorlar, elektrik ve bilgisayarlar iş yapış biçimimizi değiştirdi ama bugün onlarsız bir hayat düşünemiyoruz. Yapay zekâ da benzer bir dönüm noktasında” dedi. Henüz sınırlı sayıda tesiste uygulanıyor olsa da yapay zekâ destekli gerçek zamanlı optimizasyon sistemleri, üretimde anlık ayarlamalar yaparak verimliliği artırıyor ve israfı azaltıyor. Bu yaklaşım, klasik veri toplama-analiz döngüsünden çıkarak anında tepki veren, otomatik sistemlere geçişin önünü açıyor. Yeni Dönemde Yapay Zekâ Odaklı Üretim Smoluch, “Yapay zekâda başarı, sağlam temeller üzerine inşa edilen küçük ama istikrarlı adımlarla gelir. Bu bir yolculuktur, varış noktası değil” diyerek sürecin uzun vadeli doğasına dikkat çekiyor. Üretimde “AI yoğunluğu” artık büyük ölçekli tesis dönüşümlerinden ziyade, yapay zekâ özellikleriyle donatılmış makine, robot ve cihazların eklenmesiyle artıyor. Tak-çalıştır nitelikli bu çözümler, sadelikleri ve etkinlikleriyle yapay zekâ uygulamalarında yeni bir dönemi başlatıyor. Yapay zekâ destekli sürdürülebilirlik, yerelleşen tedarik zincirleri, optimizasyon sistemleri ve iş gücü dönüşümü gibi eğilimlerin birleşimi, üretim süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Henüz sınırlı sayıda tesis gelişmiş yapay zekâ çözümleri kullanıyor olsa da kısa sürede elde edilen somut faydalar, yakın gelecekte bu teknolojilerin benimsenme hızını artıracak gibi görünüyor.

CNC Yenileme Merkezi ile Sürdürülebilir Üretim Dönemi Haber

CNC Yenileme Merkezi ile Sürdürülebilir Üretim Dönemi

2050 Çevresel Sürdürülebilirlik Vizyonu kapsamında “net sıfır” hedefini kararlılıkla sürdüren Mitsubishi Electric, Türkiye’de de bu vizyonu ileriye taşıyor. Enerji verimli ürünler sunmanın yanı sıra, döngüsel ekonomi uygulamaları ve sürdürülebilir dijital dönüşüm projeleriyle katma değer yaratıyor. Mitsubishi Electric Türkiye Yenileme Merkezi’nde, eski veya arızalı ürünler, orijinal parçalar kullanılarak Mitsubishi Electric’in global kalite standartlarında yenileniyor ve yeni ürün garantisiyle tekrar üreticilerin kullanımına sunuluyor. Tüm süreçler, test edilmiş ve onaylanmış prosedürler doğrultusunda yürütülüyor. Bu sayede işletmeler, özellikle uzun vadede aktif kullanılan üretim hatlarında, mevcut cihazlarına küçük ölçekli yatırımlar yaparak ekonomik, güvenilir ve sürdürülebilir çözümlere ulaşabiliyor. Sürdürülebilir Üretimle Türkiye’nin Sanayisine Değer Katıyor Mitsubishi Electric Türkiye CNC Yenileme Merkezi, Mitsubishi Electric şirketleri kapsamında dünya genelinde açılan yedinci merkez olma özelliğini taşıyor. Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri, bu merkez aracılığıyla çevresel sürdürülebilirliğin yanı sıra, döngüsel ekonominin güçlü bir parçası olarak yerli üretimi destekliyor ve sanayinin gelişimine katkıda bulunuyor. “Yüksek Uzmanlık Gerektiren Bir Alana Yatırım Yapmak Önem Taşıyor” Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri Genel Müdürü Nurettin Geçgel, merkezle ilgili yaptığı değerlendirmede; “Yenileme merkezimizle yalnızca ürünlerin ömrünü uzatmakla kalmıyor, aynı zamanda üretim dünyasının kalbinde yer alan CNC teknolojilerinin sürdürülebilirliğine de katkı sağlıyoruz” dedi. Geçgel, “CNC pazarı, yüksek uzmanlık gerektiren, niş ve stratejik bir alan. Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri olarak sahip olduğumuz uzmanlık ve güçlü kadromuz sayesinde bu ihtiyacı karşılayabiliyor, üreticilere global kalite standartları ve güvenceyle maliyet avantajı sunuyoruz. Sürdürülebilirlik vizyonumuzu işletmelerin üretim süreçlerine taşıyor, Türkiye’den yükselen gücümüzle dünya genelinde daha sürdürülebilir bir üretim ekosistemine katkı sağlamayı amaçlıyoruz” ifadesini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mitsubishi Electric’ten KOBİ’lere ve Büyük İşletmelere Uygun Yeni Robot Serileri Haber

Mitsubishi Electric’ten KOBİ’lere ve Büyük İşletmelere Uygun Yeni Robot Serileri

Dünya genelinde robot kullanımı hızla artıyor. Uluslararası Robot Federasyonu’nun 2024 Dünya Robotik Raporu’na göre[1], fabrikalarda aktif olarak çalışan robot sayısı 4,28 milyonu aştı. Yıllık kurulumlar ise üst üste üçüncü kez yarım milyonun üzerinde gerçekleşti. 2023 yılında, Avrupa’da robot kurulumları %9 artışla 92.393 adede ulaşırken, Almanya %7’lik artışla 28.355 robota, İngiltere ise %51’lik dikkat çekici bir büyümeyle 3.830 robota ulaştı. Bu artışın büyük kısmı otomotiv sektöründeki yatırımlardan kaynaklanıyor. Mitsubishi Electric Fabrika Otomasyon EMEA Stratejik Servo ve Robot Ürün Yöneticisi Oliver Giertz, “Robot teknolojisinin daha yaygın hale geldiğini gözlemliyoruz. MELFA RV-CR ve RH-CRH serilerimiz, her ölçekten üreticiye erişilebilir çözümler sunuyor. Bu da küresel robot kurulumlarındaki büyümeye katkı sağlıyor” dedi. Kodlama Bilgisi Olmadan Programlama McKinsey’nin Küresel Endüstriyel Robotik Araştırması’na göre[2], üreticilerin %61’i otomasyon konusunda deneyim eksikliğini önemli bir engel olarak görüyor. MELFA serisi robotlar, CR800 kontrol ünitesiyle görsel programlama imkânı sunuyor. Kullanıcılar, komutları temsil eden blokları birleştirerek robotları kolayca programlayabiliyor. MELSOFT RT ToolBox3 yazılımı sayesinde programlar önceden simüle edilebiliyor, bu da uzman programcı ihtiyacını azaltıyor. Entegrasyon Sorunlarına Akıllı Çözümler SYSPRO’nun araştırmasına göre[3] üreticilerin %30’u yeni teknolojileri mevcut sistemlere entegre etmekte zorlanıyor. MELFA RV-CR ve RH-CRH serileri, kompakt tasarımları sayesinde üretim alanlarında yer tasarrufu sağlıyor. Dahili sinyal kablolaması ve hava boruları, harici kablo ihtiyacını azaltıyor. CR800 kontrol ünitesi, ekstra eksen kontrolü ve konveyör takibi gibi gelişmiş özellikler sunuyor. Yeni R86TB, robotların kurulumu, programlanması ve bakımı için kullanıcı dostu bir arayüz sağlıyor. 10.1 inçlik ekranı ve 3D görselleştirme araçları ile programlama sürecini kolaylaştırıyor. Her iki seride de bataryasız servo motor teknolojisi kullanılıyor. Bu sayede batarya değişimi gerekmiyor ve pozisyon kaybı riski düşüyor. Kayışsız koaksiyel tahrik mekanizması da bakım ihtiyacını azaltıyor. Hafif yapısı ve ısı dağılımı özellikleri, uzun süreli çalışmalarda avantaj sağlıyor. İki Farklı Seri Farklı İhtiyaçlara Çözüm Sunuyor Mitsubishi Electric’in MELFA RV-CR ve RH-CRH robot serileri, farklı üretim ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunuyor. MELFA RV-CR serisi, dikey eklemli robotlardan oluşarak kompakt yapısı ve düşük bakım gereksinimiyle endüstriyel uygulamalarda verimlilik sağlıyor. MELFA RH-CRH serisi ise SCARA tipi robotlardan oluşuyor. Önceki FR serisine kıyasla %65 daha kısa ve %50 daha hafif tasarımı sayesinde dar alanlarda kullanım avantajı sağlıyor. Hızlı çevrim süresi ve standart ağ bağlantısı özellikleriyle bu seri, esnek ve yer tasarrufu sağlayan otomasyon çözümleri sunuyor. Sektörel Uyum Her iki seri, Mitsubishi Electric’in e-F@ctory konseptiyle uyumlu çalışıyor ve CC-Link Partner Association (CLPA) destekli ağlara entegre edilebiliyor. MELFA RV-CR serisi, çevresel etkileşimi azaltan tasarıma sahipken, RH-CRH serisi yer tasarrufu sağlıyor. Görsel programlama, bataryasız motor teknolojisi, kompakt tasarım ve gelişmiş kontrol özellikleri ile üretim süreçlerine değer katıyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.