Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mobil Uygulama

Kapsül Haber Ajansı - Mobil Uygulama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mobil Uygulama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KVKK Kararı Sonrası Mesai Takibinde Yeni Dönem Haber

KVKK Kararı Sonrası Mesai Takibinde Yeni Dönem

Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun (KVKK) çalışanların mesai ve devam takibinde kullanılan biyometrik verilere ilişkin yayımladığı yeni ilke kararı, iş dünyasında önemli bir dönüşüm sürecini gündeme taşıdı. Kararla birlikte, çalışanların giriş-çıkış süreçlerinin takibinde parmak izi ve yüz tanıma gibi biyometrik yöntemlerin kullanımı, veri işleme faaliyetlerinin gereklilik ve ölçülülük ilkeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gereken bir alan olarak öne çıktı. Kurul, aynı amaca daha az müdahaleci yöntemlerle ulaşılabildiği durumlarda biyometrik veri kullanımının dikkatle ele alınması gerektiğine işaret ederken, şirketlerin çalışan devam kontrol sistemlerinde alternatif çözümlere yönelmesi bekleniyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan bulut tabanlı insan kaynakları ve iş gücü yönetimi platformu İdenfit’in CEO’su Onur Bayındır, alınan kararın yalnızca hukuki bir düzenleme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti: “Mesai takibinde yeni dönem başladı. Şirketler artık yalnızca operasyonel ihtiyaçlarını değil, veri güvenliği, çalışan deneyimi ve yasal uyumluluk süreçlerini birlikte değerlendirmek zorunda. İnsan kaynakları teknolojilerinin amacı çalışanı takip etmek değil, çalışanı güçlendirmek olmalı.” Şirketler Alternatif Çözümleri Daha Fazla Gündemine Alacak Bayındır, çalışan devam kontrol süreçlerinde biyometrik yöntemlerin dışında da birçok teknolojik alternatif bulunduğuna dikkat çekerek, son yıllarda şirketlerin daha esnek çözümlere yönelmeye başladığını ifade etti: “Günümüzde çalışan devam kontrolü için parmak izi veya yüz tanıma tek seçenek değil. QR kod ile giriş-çıkış, GPS doğrulama, mobil uygulama tabanlı çözümler ve turnike entegrasyonları sayesinde şirketler hem operasyonel verimliliklerini korurken, biyometrik veri işleme ihtiyacını azaltabilecek alternatif yöntemlerden de yararlanabiliyor.” Özellikle saha ekipleriyle çalışan, hibrit çalışma modelini benimseyen ve farklı lokasyonlarda faaliyet gösteren organizasyonlarda mobil tabanlı çözümlerin hızla yaygınlaştığını belirten Bayındır, yeni düzenlemenin bu dönüşümü daha da hızlandıracağını söyledi. Çalışan Güveni ve Veri Koruma Süreçleri Ön Plana Çıkıyor Çalışanların kişisel verilerinin korunmasına yönelik farkındalığının her geçen gün arttığını vurgulayan Bayındır, şirketlerin sürdürülebilir başarı için çalışan güvenini merkeze alan bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini dile getirdi: “Bugünün çalışanları yalnızca dijitalleşme beklemiyor; aynı zamanda verilerinin nasıl işlendiğini de önemsiyor. Şirketler için sürdürülebilir başarı, çalışan güvenini koruyarak operasyonel süreçleri yönetebilmekten geçiyor. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin yükümlülükler ile çalışan deneyimi artık birbirinden ayrı düşünülemez.” İnsan Kaynakları Süreçlerinde Dönüşüm Fırsatı Bayındır, söz konusu kararın şirketler açısından yalnızca bir uyum zorunluluğu olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, insan kaynakları süreçlerinin modernizasyonu için önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti: “Bu karar, şirketler için yalnızca bir uyum zorunluluğu değil, aynı zamanda insan kaynakları süreçlerini modernize etmek için önemli bir fırsat. Geleceğin PDKS sistemleri; daha esnek, daha kullanıcı dostu ve veri minimizasyonu yaklaşımını gözeten yapılar üzerine kurulacak. Şirketler hem yasal risklerini azaltabilir hem de çalışanlarına daha güven veren bir deneyim sunabilir.” İdenfit, QR kod, GPS doğrulama, mobil uygulama ve turnike entegrasyonları gibi çözümlerle şirketlerin çalışan devam kontrol süreçlerini kişisel verilerin korunmasına ilişkin gereklilikleri gözeterek dijitalleştirmelerine ve uyum süreçlerini desteklemelerine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BMW x SipaBoards e-SUP ile Elektrikli Mobilite Denizlere Açılıyor Haber

BMW x SipaBoards e-SUP ile Elektrikli Mobilite Denizlere Açılıyor

BMW ve SipaBoards iş birliğinden doğan BMW x SipaBoards e-SUP, Neue Klasse vizyonunu mavi sulara genişletiyor. Tamamen elektrikli motora sahip BMW x SipaBoards e-SUP, BMW’nin ‘Saf Sürüş Keyfi’ felsefesinin sınırlarını yeniden çiziyor. BMW x Sipaboards e-SUP, 300 Watt’a kadar güç üretebilen gövdeye entegre elektrik motoruyla; kendi kendine şişmesinin yanı sıra kürek çekerken ekstra itme gücü üreterek rüzgâra ve akıntılara karşı kürek çekmeyi çok daha kolay hale getiriyor. BMW için özel olarak geliştirilmiş pervaneye sahip tahrik ünitesi, neredeyse tamamen sessiz çalışarak 7,5km/s (4 knot) hıza erişmeye imkân sağlıyor ve elektrikli sürüş konforunu suya taşıyor. Neue Klasse Vizyonundan İlham Alıyor BMW’nin Neue Klasse vizyonundan ilham alarak tasarlanan BMW x Sipaboards e-SUP, küreğe entegre edilmiş uzaktan kumandası, Bluetooth bağlantısı ve özel mobil uygulaması ile birinci sınıf sörf deneyimi sunuyor. Bu teknolojik altyapı, BMW x Sipaboards e-SUP’ı cep telefonuna bağlayarak mobil uygulama ile rotalar oluşturma, GPS üzerinden takip etme, şarj durumunu görme ve uzaktan çalıştırabilmeye imkân tanıyor. Ayrıca Bluetooth sinyali ile tetiklenen otomatik güç kesme sistemi sayesinde, küreğin suya düşmesi durumunda motor otomatik olarak duruyor ve tahtanın her zaman kontrol altında kalmasını sağlayarak kürek deneyimini son derece güvenli hale getiriyor. BMW Group Designworks’ün Tasarım İmzası BMW x Sipaboards e-SUP, BMW Group Designworks’ün tasarım imzasıyla üretiliyor ve BMW Neue Klasse tasarım diliyle paralellikler taşıyor. Mint Blue, Violet Rush ve Storm Grey olmak üzere 3 farklı renk seçeneğiyle satışa sunulan BMW x Sipaboards e-SUP’ın, karbon fiber küreği üzerinde yer alan kumandanın arayüzü BMW’nin Neue Klasse modellerinden ilham alınarak geliştirildi. SipaMount montaj sistemi ile aksesuarlar ve eklentiler için 17 bağlantı noktası bulunan BMW x Sipaboards e-SUP, kamera, hoparlör, içecek şişeleri, su geçirmez çantalar ve soğutucu kutular gibi birçok aksesuarı ‘click & connect’ özelliği sayesinde kolayca sabitleme imkânı sunuyor. Bu sayede kürek keyfini artırmak için ihtiyaç duyulan her şey güvenle taşınabiliyor ve tahta kişiselleştirilebiliyor. Ayrıca tahtanın altındaki LED ambiyans aydınlatması, gece sürüşlerinde fark edilirliği ve sürüş konforunu artırırken, suda yarattığı haleler ile karanlıkta kürek çekmeyi ışıklı bir gösteriye çeviriyor. İki Farklı Batarya Seti BMW x SipaBoards e-SUP, standart set batarya ile toplamda 180 Wh olmak üzere iki adet 90 Wh batarya sunuyor. Bu konfigürasyon, 3 saate kadar elektrikli sürüş sağlıyor. Sınırlı sayıda üretilen BMW x SipaBoards, 4.000 Euro + KDV liste fiyatıyla Borusan Otomotiv Yetkilli Satıcıları ve Servisleri’nde yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zes ve WAT Mobilite Kullanıcıları Elektrikli Araç Şarj İstasyonlarına Tek Bir Platformdan Ulaşabilecek Haber

Zes ve WAT Mobilite Kullanıcıları Elektrikli Araç Şarj İstasyonlarına Tek Bir Platformdan Ulaşabilecek

Elektrikli araçların şarj ihtiyaçlarını yaygın bir şarj ağından karşılamalarını sağlamak için Zes ve WAT Mobilite roaming altyapısını kullanıcılarının hizmetine sundu. Her iki şarj operatörünün kullanıcıları bu ortaklık ile, Zes ve WAT Mobilite’nin tüm şarj istasyonlarına tek bir mobil uygulamayla erişebilecek. Devreye alınan altyapıyla kullanıcılar; tercih ettikleri mobil platform üzerinden her iki markanın şarj istasyonlarına, konumlarına, yol tariflerine ve müsaitlik durumu gibi bilgilere anlık olarak ulaşabilecek. Ayrıca, her iki operatörün şarj istasyonunda yapılan şarj işlemleri için farklı bir platforma ihtiyaç duymadan, aynı ödeme yöntemiyle işlemlerini tamamlayabilecekler. Tek uygulama üzerinden erişim Yapılan iş birliğini değerlendiren Zes Operasyon ve Enerji Tedariği Grup Müdürü Recep Arslan, “WAT Mobilite ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde şarj istasyonlarımıza erişim tek bir mobil uygulama üzerinden mümkün olacak. Zes olarak ülke genelinde şarj istasyonlarına sınırsız erişim imkânı sunmak en büyük misyonumuz ve bu iş birliği, bu misyonumuzu destekliyor.” Kullanıcı dostu ve kolay şarj deneyimi Arslan, sözlerine şöyle devam etti: “Bu entegrasyon, kullanıcılarımıza geniş bir ağ sunmakla birlikte ödeme ve takip süreçlerinde de büyük kolaylık sağlayacak. Önümüzdeki dönemde de Zes ile kurduğumuz yaygın şarj ağını, teknolojik inovasyonlarımız ve kullanıcı dostu çözümlerimizle birleştirerek e-mobilitenin gelişimine katkı sağlamaya devam edeceğiz.” WAT Mobilite Dijital Teknolojiler Genel Müdür Yardımcısı Burak Demirtaş ise, “Zes ile devreye aldığımız roaming altyapısı sayesinde, kullanıcılar tek bir uygulama üzerinden şarj noktalarına ulaşabilecek. Amacımız, şarj erişimini kolaylaştırarak sürdürülebilir ulaşımı desteklemek ve çevre dostu teknolojilerin günlük hayattaki kullanımını yaygınlaştırmak” dedi. E-mobilite ekosisteminde kullanıcı odaklı dönüşüm Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “WAT Mobilite olarak kullanıcı deneyimini ön planda tutarak roaming entegrasyonumuzu ileriye taşıyoruz. Bu doğrultuda, e-mobilite ekosisteminin ihtiyaç duyduğu her noktada yenilikçi iş modelleri ve hizmetler geliştirmeyi sürdürüyoruz.” Sürdürülebilir ulaşımı destekleme hedefiyle hayata geçirilen bu entegrasyon, elektrikli araç kullanımını kolaylaştırarak sektördeki erişilebilirlik ihtiyacına yanıt veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Praticar Yola Çıktı Haber

Praticar Yola Çıktı

Mobilite dünyası, değişen kullanıcı alışkanlıkları ve hızlanan dijitalleşmenin etkisiyle köklü bir dönüşümden geçiyor. Anadolu Grubu da bu dönüşümü yakından takip ederek, sektördeki bilgi birikimini ve operasyonel yetkinliğini yeni markası Praticar ile farklı bir boyuta taşıyor. Dijital odaklı yapısı, sadeleştirilmiş kullanıcı deneyimi yolculuğu ve erişilebilir hizmet modeliyle mobilite dünyasına adım atan Praticar, halihazırda Türkiye’nin 11 şehrinde bulunan 18 ofisinde, seyahat severlere mutlak müşteri memnuniyeti ilkesi çerçevesinde hizmet sunuyor. Tüm süreçlerin mobil uygulama üzerinden uçtan uca yönetilebildiği bir altyapıya sahip olan Praticar’da kullanıcılar, rezervasyondan araç teslimine kadar tüm adımları dakikalar içinde tamamlayabiliyor. 1 dakikalık rezervasyon süresiyle zamanı daha verimli kullanmak ve ihtiyaç anında çözüme zahmetsizce erişmek isteyen yeni neslin beklentilerini bütünüyle karşılayan Praticar, araç kiralama sektörünün kodlarını yeniden yazmaya hazırlanıyor. Halihazırda Garenta markasıyla sektörde güçlü bir varlık gösteren Anadolu Grubu, Praticar ile mobilite alanında çok markalı bir yapıya geçiş yapıyor. Bu stratejik adımın temelinde ise değişen kullanıcı ihtiyaçlarına daha esnek, daha özgün ve farklı değer önerileriyle yanıt verme yaklaşımı yer alıyor. Çelik Motor Genel Müdürü Şafak Savcı: “Mobilite sektörüne yepyeni bir yaklaşım kazandırıyoruz” 11 Mayıs tarihinde Rixos Tersane’de yoğun bir katılıma sahne olan lansmanda gerçekleştirdiği konuşmasında mobiliteyi zamanın, erişimin ve deneyimin yeniden tanımlandığı çok katmanlı bir alan olarak nitelendirdiklerine işaret eden Çelik Motor Genel Müdürü Şafak Savcı, “Mobiliteyi bugün yalnızca bir ulaşım ihtiyacı olarak değil, yaşamın temposunu belirleyen stratejik bir sektör olarak ele alıyoruz. Anadolu Grubu olarak faaliyet gösterdiğimiz her sektörde oyunun kurallarını takip eden değil, o kuralları bizzat yeniden yazan bir yaklaşım benimsedik. Praticar da bu bakış açısının mobilite alanındaki ifadesi. Praticar, mobilite sektöründe sahip olduğumuz bilgi birikimini ve operasyonel yetkinliği, çeviklik, dijitalleşme ve erişilebilirlik kavramları üzerinden şekillenen bütüncül bir anlayışla yorumladığımız yeni bir başlangıç. Praticar olarak amacımız, mevcut yapıyı tekrar etmekten ziyade, kullanıcı deneyimini daha yalın, daha hızlı ve daha anlamlı bir çerçevede yeniden kurgulamak. Mobiliteyi daha erişilebilir kılarken, aynı zamanda yeni kullanıcıları bu ekosisteme dahil eden, alışkanlıkları dönüştüren ve sektöre yepyeni bir perspektif kazandıran bir yapı inşa etmeyi hedefliyoruz” dedi. Praticar Pazarlama Müdürü Tarık Teksen Tutal: “Praticar, kullanıcıya yalnızca bir aracın değil; zahmetsizce hareket etme özgürlüğünün de kapılarını açıyor” ‘Ödediğinize değer’ yaklaşımı çerçevesinde kullanıcıya tatmin edici bir deneyim sunmayı hedeflediklerini kaydeden Praticar Pazarlama Müdürü Tarık Teksen Tutal, “Praticar’ı kurgularken çıkış noktamız, kullanıcıların hayatındaki ‘karar anını’ daha akıcı hale getirmekti. 24 Nisan 2026 tarihinde yayına giren “Amalara yer yok, şimdi yolda olmak var!” söyleminin altını çizdiğimiz reklam filmimizde de araç kiralamaya dair “ama” şeklinde başlayan önyargıları ortadan kaldırarak, yolda olmakla elde edilebilecek keyifli deneyimlere odaklandık. Çünkü bize göre bugün araç kiralama konusunda asıl ihtiyaç, seçeneklerin artması değil; o seçenekler arasında zahmetsizce ve keyifle ilerleyebilmek. Bu nedenle markayı tasarlarken yalnızca bir hizmet sunmayı değil, kullanıcıyla kurulan etkileşimi baştan sona yeniden düşünmeyi önceliklendirdik. Tüm deneyimi ‘pratiklik’ üzerine kurduk. Dijital altyapımızdan iletişim dilimize kadar her noktada karmaşık prosedürlerden uzak, sade, anlaşılır ve kullanıcıyla aynı ritimde ilerleyen bir yapı oluşturduk. Amacımız, araç kiralamayı planlanan bir ihtiyaç olmaktan çıkarıp, hayatın doğal akışı içinde kendiliğinden gerçekleşen bir deneyime dönüştürmek. Bu yönüyle Praticar, kullanıcıya yalnızca bir aracın değil; zahmetsizce hareket etme özgürlüğünün de kapılarını açıyor” dedi. Praticar ile araç kiralama süreci 1 dakikaya iniyor Günümüz kullanıcıları artık karmaşık süreçler yerine hız, netlik ve akışkanlık arıyor. Uzayan rezervasyon adımları, belirsiz fiyatlandırmalar ve kopuk deneyimler, araç kiralamada en çok eleştirilen alanların başında geliyor. Praticar, tam da bu ihtiyaçtan hareketle araç kiralama sürecini baştan tasarlıyor. 7/24 destek hizmeti, dijital sözleşme yönetimi ve yol yardım gibi hizmetlerin tümünü kullanıcı dostu mobil uygulaması üzerinden müşterilerine sunan Praticar, daha genç, dinamik ve dijital dünyaya doğmuş bir kitleye hitap ettiği gerçeğinden yola çıkarak sadeleştirilmiş ürün yapısı ve uçtan uca dijital altyapısı sayesinde rezervasyon süresi 1 dakikaya kadar indirerek zamandan tasarruf ettiriyor. Praticar’ın 5 puanlık kullanıcı değerlendirmesi ve %90 seviyesindeki güçlü Net Tavsiye Skoru (NPS) da markanın sunduğu deneyimin kullanıcılar nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. Particar, araç kiralamayı “değer” odaklı bir deneyime dönüştürüyor Praticar’ın sunduğu deneyim, yalnızca hız ve kolaylıkla sınırlı kalmıyor; kullanıcıya hissettirdiği değerle de anlam kazanıyor. Marka, fiyatı tek başına bir rekabet unsuru olarak konumlandırmak yerine, hizmetin bütününe yayılan güçlü bir “karşılık duygusu” yaratmayı hedefliyor. Bu yaklaşım, iletişim dilinden kampanya kurgularına, ürün tasarımından hizmet akışına kadar tüm temas noktalarında kendini gösteriyor. Esnek fayda modelleri, kullanım sıklığına göre genişleyen avantajlar ve kişiselleştirilmiş teklifler, markayı tek seferlik bir hizmet sağlayıcı olmaktan çıkarıp süreklilik üreten bir deneyim platformuna dönüştürüyor. Kullanıcıyla kurduğu bağı zaman içinde güçlenen bir değer ilişkisi üzerinden inşa eden Praticar, araç kiralama sürecinin her adımını netlik anlayışıyla kurgulayarak bir deneyim platformu olma iddiasını pekiştiriyor. Araç kalitesinden kullanım sonrası desteğe kadar uzanan süreçte Praticar’ın düşük araç yaş ortalamasına sahip filo yapısı kullanıcıya güven sunarken; olası bir kaza anında ve sonrasında anında sağlanan destek ise belirsizlik ve yalnızlık hissini ortadan kaldırıyor. Kullanım koşullarının şeffaf biçimde tanımlanması ise sürprizleri ortadan kaldırarak sürecin tamamını öngörülebilir hale getiriyor. Böylece Praticar, araç kiralamayı daha sade, daha güvenilir ve kullanıcı memnuniyetini merkeze alan bir deneyim alanı olarak konumlandırıyor. Uzun vadede hedef, entegre bir mobilite platformuna dönüşmek Praticar, bugünün ihtiyaçlarına yanıt veren bir araç kiralama markası olmanın ötesine geçerek uzun vadede daha geniş bir mobilite platformuna dönüşmeyi amaçlıyor. Kullanıcının farklı ulaşım ihtiyaçlarını tek bir dijital çatı altında buluşturacak bir yapı hedeflenirken, araç kiralama bu bütünün ilk adımını oluşturuyor. Türkiye’de mobilite pazarının güçlü büyüme potansiyeli ve değişen kullanıcı beklentileri göz önüne alındığında, Praticar’ın bu ekosistemde önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor. Marka, yeni kullanıcıları sisteme dahil ederek mevcut pazarı büyütmeyi ve araç kiralamayı daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor. Yaygın operasyon ağıyla hızlı başlangıç Praticar, Türkiye genelinde kısa sürede yaygın bir operasyon ağı kurarak faaliyetlerine başladı. Halihazırda İstanbul’dan Batman’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada yer alan 11 şehirde, 18 ofisle hizmet gösteren Praticar, yıl sonuna kadar 30 ofis ve 3.000 araçlık bir filoya ulaşmayı hedefliyor. Büyüme stratejisini yalnızca yayılım üzerine değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik ve hizmet kalitesi üzerine de inşa eden Praticar, yeni şehirleri bu yapıya kademeli olarak entegre ederek kontrollü ve dengeli bir genişleme modeli benimsiyor. Böylece her yeni lokasyonda aynı kullanıcı deneyimi standardını korumayı ve operasyonel verimliliği istikrarlı biçimde artırmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Sabiha Gökçen’de “Sessiz Havalimanı” Uygulaması Başlıyor Haber

İstanbul Sabiha Gökçen’de “Sessiz Havalimanı” Uygulaması Başlıyor

İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, HALİNKOK (Hava Ulaşımını Kolaylaştırma Komitesi) ve Airport Operations Committee (AOC) toplantılarında terminal içindeki konforu artırmak amacıyla alınan kararlar doğrultusunda yolcu deneyimini geliştirmeye yönelik çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. 10 Mayıs Pazar günü itibarıyla "sessiz havalimanı" uygulaması devreye alınıyor. Bu uygulama kapsamında terminal genelinde yapılan anons sayısı önemli ölçüde azaltılacak. Acil durumlar, güvenlikle ilgili kritik bilgilendirmeler ve operasyonel zorunluluklar (istisnai durumlar) dışında anons yapılmayacak. Yolcu deneyimini destekleyen bütüncül yaklaşım Yeni uygulama kapsamında yolcular uçuş bilgilerini terminal genelinde bulunan uçuş bilgi ekranlarından (FIDS), tercih ettikleri hava yolu iletişim kanallarından (uygulama ve SMS/e-posta bildirimleri), İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı mobil uygulaması üzerinden ve SAVVy Dijital Asistanı kullanarak takip edebilecek. Artan yolcu hacmi, çeşitlenen seyahat ihtiyaçları ve yoğun operasyonel yapı doğrultusunda terminal genelinde yalnızca gerekli görülen anonslar yapılacak. Operasyonel açıdan zorunlu olmayan ve tekrar eden anonslar minimum seviyeye indirilecek. Dünya genelinde birçok uluslararası havalimanında yaygın şekilde kullanılan sessiz havalimanı yaklaşımıyla havalimanlarında anons sayısı ve kirliliğinin azaltılması hedefleniyor. Acil durumlar, güvenlik ile ilgili kritik bilgilendirmeler ve istisnai durumların yol açtığı operasyonel zorunluluklar haricinde anons yapılmayacağı için yolcuların uçuş takibini biniş (boarding) kapılarından kontrol etmesi ve kapı kapanış saatlerine dikkat etmesi önem kazanıyor. Sabiha Gökçen Terminali’nde "sessizlik" dönemi Sessiz Havalimanı uygulaması, yalnızca anons süreçlerine yönelik bir düzenleme olmanın ötesinde, terminal deneyimini bütüncül şekilde ele alan bir yaklaşımın parçası olarak hayata geçiriliyor. “Sessiz havalimanı” uygulaması ile birlikte, yolcuların terminal içerisinde geçirdiği süre boyunca ihtiyaç duyduğu bilgiye farklı kanallar aracılığıyla erişebilmesi; seyahat sürecinin daha planlı yönetilmesini desteklerken, yön bulma, kapı takibi ve uçuş süreçlerinin daha kolay takip edilmesine de imkan tanıyor. Dijital kanallar, mobil uygulama ve SAVVy ile kesintisiz bilgi akışı Uygulama kapsamında, yolcu bilgilendirmelerinde dijital ve görsel kanalların etkinliği artırılarak çok kanallı bir iletişim yapısı oluşturuldu. Terminal genelinde konumlandırılmış uçuş bilgi ekranları (FIDS) ve kapı (gate) ekranları üzerinden sunulan anlık bilgilere ek olarak, İstanbul Sabiha Gökçen mobil uygulaması aracılığıyla da yolcular uçuşlarına ilişkin güncel gelişmeleri takip edebiliyor. Mobil uygulama üzerinden sağlanan uçuş takibi ve anlık bildirimler sayesinde yolcuların seyahat süreçlerine ilişkin bilgilere hızlı şekilde erişimi destekleniyor. Özellikle yoğun seyahat dönemlerinde uçuş süreçlerinin daha etkin şekilde yönetilmesine katkı sağlanıyor. Sabiha Gökçen Havalimanı’nın üretken yapay zeka destekli dijital asistanı SAVVy de uygulamanın destekleyici unsurları arasında yer alıyor. Web sitesi, mobil uygulama ve kısa süre önce devreye alınan WhatsApp entegrasyonu üzerinden hizmet veren SAVVy; uçuş bilgileri, terminal hizmetleri, kapı bilgileri, terminal yönlendirmeleri ve havalimanı deneyimine ilişkin sorulara anlık yanıt sunuyor. WhatsApp entegrasyonu sayesinde yolcular SAVVy üzerinden uçuş durumlarına ilişkin güncel bilgilere erişebiliyor, terminal süreçlerine ilişkin destek alabiliyor ve seyahat süreçlerini tek bir kanal üzerinden kolaylıkla yönetebiliyor. Yapay zeka destekli altyapısı sayesinde 7/24 hizmet veren SAVVy, yolcuların bilgiye erişim süreçlerini hızlandırırken dijital yolcu deneyiminin daha erişilebilir, kullanıcı odaklı ve kesintisiz şekilde sürdürülmesine katkı sağlıyor. Küresel uygulamalarla uyumlu hizmet anlayışı Sessiz Havalimanı yaklaşımı, dünya genelinde birçok uluslararası havalimanında uygulanan çağdaş yolcu deneyimi uygulamaları arasında yer alıyor. İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı hayata geçirdiği bu uygulama ile birlikte yolcu memnuniyetine yönelik çalışmalarını sürdürürken, aynı zamanda küresel havacılık standartlarıyla uyumlu hizmet yaklaşımını güçlendirmeye devam ediyor. Teknoloji odaklı, kullanıcı deneyimini merkeze alan hizmet süreçlerini sürekli geliştirmeyi hedefleyen ISG, terminal deneyiminin farklı aşamalarında erişilebilir, hızlı ve sürdürülebilir çözümler sunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.