Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mobil Uygulama

Kapsül Haber Ajansı - Mobil Uygulama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mobil Uygulama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Mobil Uygulamalarının Abonelik Gelirlerinin Yüzde 89’u Yurt Dışından Geliyor Haber

Türk Mobil Uygulamalarının Abonelik Gelirlerinin Yüzde 89’u Yurt Dışından Geliyor

Araştırmaya göre Türkiye, RevenueCat platformunda yıllık en az 100 dolar abonelik geliri elde eden geliştirici sayısı bakımından ilk beş ülke arasında yer alıyor. Türkiye merkezli geliştiricilerin uluslararası pazarlardaki gelir dağılımını ve büyüme performansını ortaya koyan veriler, mobil uygulamaların Türkiye'nin dijital ihracat potansiyeline de işaret ediyor. New York'un ardından ilk kez İstanbul'da düzenlenecek Istanbul App Week, 2–8 Kasım 2026 tarihlerinde Neon Apps ve RevenueCat iş birliğiyle gerçekleştirilecek. 30'u aşkın etkinlik ve 2.000'den fazla katılımcı hedefiyle mobil uygulama ekosisteminin uluslararası temsilcilerini, girişimcileri ve yatırımcıları buluşturacak organizasyonda abonelik ekonomisi, yapay zekâ, kullanıcı kazanımı ve küresel büyüme stratejileri ele alınacak. Türk mobil uygulamalarının en büyük pazarı Kuzey Amerika RevenueCat verilerine göre, platformdaki Türkiye merkezli uygulama geliştiricilerinin abonelik gelirlerinin yüzde 89,2'si yurt dışı pazarlardan elde ediliyor. Bir önceki dönemde yüzde 87,6 olan bu oran, Türkiye merkezli geliştiricilerin uluslararası pazarlardaki ağırlığının arttığını gösteriyor. Abonelik gelirlerinde yüzde 37,6'lık payla Kuzey Amerika ilk sırada yer alırken, bölgeyi yüzde 16,1 ile Batı Avrupa ve yüzde 13,6 ile Latin Amerika izliyor. Ülke bazında ise ABD, yüzde 35,6'lık payla en büyük pazar konumunda bulunuyor. Türkiye merkezli geliştiricilerin uygulamaları 200'den fazla ülke ve bölgede abonelik geliri elde ediyor. Bölgesel büyüme verilerine bakıldığında ise Latin Amerika'dan elde edilen abonelik gelirlerinin son bir yılda yüzde 108, Hindistan ve Güneydoğu Asya'da yüzde 61, Batı Avrupa'da ise yüzde 42 arttığı görülüyor. Türkiye merkezli geliştiricilerin abonelik gelirleri yüzde 38 arttı RevenueCat araştırmasına göre, Eylül 2025–Ağustos 2026 döneminde platformdaki Türkiye merkezli geliştiricilerin aynı uygulamalardan elde ettiği abonelik geliri, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 38 arttı. Küresel ölçekte aynı uygulamalar bazında hesaplanan büyüme ise yüzde 33 seviyesinde gerçekleşti. Kategori bazında Türkiye merkezli geliştiricilerin abonelik gelirlerinde yüzde 33,9'luk payla araçlar ve yardımcı uygulamalar ilk sırada yer alırken, bu kategoriyi yüzde 21,7 ile medya ve eğlence, yüzde 11,9 ile verimlilik uygulamaları takip etti. Araçlar ve yardımcı uygulamalar kategorisindeki abonelik gelirleri ise yüzde 132 arttı. “Türkiye'den daha fazla küresel başarı hikâyesi çıkarmayı hedefliyoruz” Araştırma sonuçlarını değerlendiren Neon Apps Kurucu Ortağı Tuna Öztürk Türkiye merkezli geliştiricilerin uluslararası pazarlardaki büyüme potansiyeline dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye merkezli geliştiricilerin abonelik gelirlerinin yüzde 89'unu yurt dışı pazarlardan elde etmesi, mobil uygulamalarımızın uluslararası pazarlara ulaşma kapasitesini ortaya koyuyor. Teknoloji geliştirme yetkinliğimiz ve girişimcilik ekosistemimiz, bu başarıyı daha ileri taşımak için önemli bir potansiyel sunuyor. Abonelik ekonomisi bu büyümeyi desteklerken doğru fiyatlandırma, kullanıcı kazanımı ve kullanıcıyı elde tutma stratejileri de küresel başarıda belirleyici rol oynuyor. Neon Apps olarak 2–8 Kasım'da RevenueCat iş birliğiyle düzenleyeceğimiz Istanbul App Week'te uluslararası teknoloji şirketlerini, yatırımcıları ve uygulama geliştiricilerini İstanbul'da buluşturacağız. Amacımız, Türkiye'deki geliştiricilerin küresel bilgi birikimine ve iş ağlarına erişimini güçlendirerek yeni iş birliklerine ve daha fazla uluslararası başarı hikâyesine katkı sağlamak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Martı TAG Nedir, Yasal mı? 2026 Mahkeme Kararı, Ücretler ve Sürücü Şartları Haber

Martı TAG Nedir, Yasal mı? 2026 Mahkeme Kararı, Ücretler ve Sürücü Şartları

Ekim 2026'da açıklanan istinaf mahkemesi kararı, hizmetin hukuki statüsüne ilişkin tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Peki Martı TAG nedir, nasıl çalışır, yasal mı, hangi şehirlerde kullanılabilir ve sürücüler nasıl başvuru yapabilir? Türkiye'de dijital ulaşım platformlarının yaygınlaşması, geleneksel taksi hizmetleri ile yeni nesil yolculuk paylaşım modelleri arasındaki rekabeti artırıyor. Bu dönüşümün merkezindeki Martı TAG, özel araç sahipleriyle yolculuk yapmak isteyen kullanıcıları mobil uygulama üzerinden buluşturuyor. Özellikle ulaşım maliyetlerinin yükselmesi, büyükşehirlerdeki trafik yoğunluğu ve alternatif ulaşım seçeneklerine yönelik talep, Martı TAG sistemine ilgiyi artıran başlıca unsurlar arasında bulunuyor. Martı TAG nedir? Martı TAG, açılımı "Tek Araçla Gidelim" olan, mobil uygulama üzerinden yolculuk paylaşımını mümkün kılan bir platformdur. Sistem, kendi aracıyla seyahat eden sürücüler ile ulaşım ihtiyacı bulunan kullanıcıları eşleştiriyor. Martı'nın açıklamasına göre platform, aynı yönde yolculuk yapan kişilerin ulaşım masraflarını paylaşmasına dayanıyor. Şirket bu modeli "hatır taşımacılığı" kapsamında tanımlıyor ve TAG yolculuklarından komisyon almadığını belirtiyor. Bununla birlikte uygulamanın işleyişi, geleneksel taksi taşımacılığından farklı bir ekonomik model ortaya koyduğu için hukuki ve ticari tartışmaların konusu olmayı sürdürüyor. Martı TAG yasal mı? 2026 yılında son durum Martı TAG'ın yasal statüsü, kullanıcıların ve sürücü adaylarının en çok araştırdığı konuların başında geliyor. 24 Haziran 2026'da İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, taksi esnafı tarafından açılan davada TAG hizmetinin haksız rekabet oluşturduğuna ve hizmetin men edilmesine karar vermişti. Ancak kararın kesinleşmediği ve istinaf yolunun açık olduğu bildirilmişti. 23 Ekim 2026'da kamuoyuna yansıyan yeni gelişmeye göre İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, paylaşımlı yolculuk faaliyetinin yalnızca mahkeme kararıyla genel olarak yasaklanamayacağı yönünde değerlendirmede bulundu. Kararda, bir ticari faaliyetin yasaklanması veya izin ve ruhsata bağlanmasının kanun koyucu ve yetkili idari makamların görev alanında olduğu vurgulandı. Ancak bu gelişme, Martı TAG üzerinden yapılan bütün yolculukların her koşulda hukuka uygun olduğu veya sürücülere hiçbir idari yaptırım uygulanamayacağı anlamına gelmiyor. Haksız rekabet davasındaki değerlendirme ile trafik mevzuatı, ticari taşımacılık kuralları ve idari yaptırımlar birbirinden ayrı hukuki konular olarak ele alınmalı. Dolayısıyla sürücülerin güncel mevzuatı, izin gerekliliklerini ve olası yaptırımları ayrıca değerlendirmesi önem taşıyor. Martı TAG nasıl kullanılır? Martı TAG kullanmak isteyen yolcular, mobil uygulama üzerinden birkaç adımda yolculuk talebi oluşturabiliyor. Martı mobil uygulaması telefona indirilir. Uygulama içerisinden TAG hizmeti seçilir. Başlangıç noktası ve gidilecek adres belirlenir. Uygun araç seçeneği tercih edilir. Yolculuk için önerilen katkı payı görüntülenir. Talebi kabul eden sürücüyle eşleşme sağlanır. Sürücü belirlenen noktaya gelerek yolculuğu gerçekleştirir. Sistemin temel farkı, yolculuk talebinin dijital ortamda oluşturulması ve sürücüyle yolcunun uygulama üzerinden eşleştirilmesidir. Martı TAG ücretleri nasıl hesaplanıyor? Martı TAG için bütün şehirlerde ve mesafelerde geçerli tek bir sabit ücret bulunmuyor. Şirketin açıklamasına göre önerilen yolculuk katkı payı, aracın türü, yolculuk mesafesi ve aynı bölgede daha önce gerçekleştirilen yolculuklarda kabul edilen tutarlar dikkate alınarak belirleniyor. Yolcu, uygulamanın önerdiği katkı payını artırabiliyor veya azaltabiliyor. Sürücünün teklifi kabul etmesi durumunda eşleşme gerçekleşiyor. Bazı köprü, otoyol ve tünel geçiş bedelleri de yolculuk tutarına eklenebiliyor. Bu nedenle Martı TAG'ın taksiden her koşulda daha ucuz olduğunu söylemek mümkün değil. Gerçek maliyet karşılaştırması, aynı güzergâh ve yolculuk koşulları üzerinden yapılmalı. Martı TAG sürücüsü nasıl olunur? Martı TAG sürücüsü olmak isteyen kişilerin, şirketin sürücülere yönelik uygulaması üzerinden kayıt sürecini tamamlaması gerekiyor. Başvuru süreci genel olarak şu aşamalardan oluşuyor: TAG Sürücü uygulamasını indirmek. Telefon numarasıyla kayıt oluşturmak. İstenen kişisel bilgileri sisteme girmek. Araç bilgilerini ve talep edilen belgeleri yüklemek. Başvurunun değerlendirilmesini beklemek. Onay sonrasında uygulama üzerinden yolculuk taleplerini görüntülemek. Başvurunun kabul edilmesi, ilgili kişinin bütün taşımacılık mevzuatı bakımından gerekli izinlere sahip olduğu anlamına gelmeyebilir. Güncel araç, ehliyet ve diğer kabul koşulları başvuru sırasında şirketin resmî kanallarından kontrol edilmeli. Martı TAG sürücüleri ne kadar kazanıyor? Martı TAG sürücü kazançları, platforma ilişkin en çok merak edilen ekonomik başlıklardan biri. Ancak sürücülerin aylık kazancını gösteren, bütün kullanıcılar için geçerli ve doğrulanmış sabit bir tutar bulunmuyor. Bir sürücünün yolculuklardan elde ettiği toplam katkı payı; yolculuk sayısı, mesafe, talep yoğunluğu ve kabul edilen tekliflere göre değişebilir. Ayrıca yakıt, bakım, lastik, amortisman, sigorta ve diğer araç giderlerinin hesaba katılması gerekir. Yolculuklardan elde edilen toplam para ile sürücünün net kazancı aynı değildir. Sürücülerin vergi ve hukuki yükümlülükleri de ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle TAG sistemini düzenli gelir elde etme amacıyla kullanmayı düşünenlerin yalnızca uygulamadaki yolculuk tutarlarına bakarak kazanç hesabı yapması yanıltıcı olabilir. Martı TAG hangi şehirlerde var? Martı'nın resmî bilgilendirme sayfasına göre TAG hizmeti, Ekim 2026 itibarıyla 30 şehirde sunuluyor. Bu şehirler arasında İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Adana, Kocaeli, Konya, Eskişehir, Gaziantep, Kayseri, Balıkesir, Çanakkale, Denizli, Edirne, Erzurum, Hatay, Kahramanmaraş, Manisa, Mersin, Muğla, Sakarya, Samsun, Tekirdağ, Trabzon, Van, Yalova, Aydın, Sivas ve Şanlıurfa bulunuyor. Bununla birlikte hizmetin bir şehirde sunulması, o şehrin bütün ilçelerinde ve günün her saatinde araç bulunabileceği anlamına gelmiyor. Araç erişilebilirliği, bölgedeki aktif sürücü sayısına ve anlık talebe göre değişebiliyor. Martı TAG ile taksi arasındaki fark nedir? Martı TAG ile geleneksel taksi taşımacılığı arasındaki temel farklılık, hizmetin sunuluş biçimi ve hukuki çerçevesidir. Taksiler, ilgili mevzuat kapsamında ticari yolcu taşımacılığı yapan ve ruhsatlandırma ile tarifelendirme kurallarına tabi araçlardır. Martı TAG ise şirket tarafından yolculuk paylaşımı ve masraf paylaşımı esasına dayanan dijital bir platform olarak tanımlanıyor. Taksi hizmetlerinde ücretler ilgili yerel düzenlemelere göre belirlenirken TAG sisteminde yolcu tarafından değiştirilebilen bir katkı payı önerisi bulunuyor. Bu farklılıklar, iki ulaşım modelinin rekabet koşulları ve düzenleme ihtiyaçları hakkında tartışmaları beraberinde getiriyor. Martı TAG cezası var mı? Martı TAG sürücülerinin ceza alıp almayacağı sorusu, hizmetin hukuki durumuyla yakından bağlantılı. Bu konuda bütün durumlar için geçerli tek bir cevap vermek doğru değil. İdari yaptırımlar; taşımacılığın niteliğine, somut olayın koşullarına, uygulanan mevzuata ve yetkili makamların değerlendirmelerine bağlı olarak gündeme gelebilir. Ayrıca idari para cezalarının tutarları zaman içerisinde değişebilir. Bu nedenle internette yer alan eski ceza tutarları yerine yürürlükteki mevzuatın ve resmî açıklamaların dikkate alınması gerekiyor. Martı TAG Türkiye'nin ulaşım ekonomisini nasıl etkiliyor? Martı TAG tartışması yalnızca taksilerle dijital platformlar arasındaki rekabetten ibaret değil. Dijital ulaşım platformlarının büyümesi, Türkiye'deki platform ekonomisinin geleceği açısından da önem taşıyor. Bu dönüşümün dört temel ekonomik boyutu bulunuyor: Ulaşım maliyetleri: Yolcuların farklı ulaşım seçeneklerini karşılaştırabilmesi, fiyat rekabetini etkileyebilir. Araçların kullanım verimliliği: Aynı yönde seyahat eden kişilerin araç paylaşması, mevcut araç kapasitesinin daha etkin kullanılmasına katkı sağlayabilir. Yeni ekonomik modeller: Mobil uygulamalar üzerinden kurulan yolcu-sürücü eşleşmeleri, geleneksel ulaşım işletmeciliğinden farklı gelir ve maliyet yapıları oluşturuyor. Düzenleme ihtiyacı: Dijital platformların büyümesi; yolcu güvenliği, sigorta, vergilendirme, sürücü sorumluluğu ve rekabet koşullarına ilişkin kuralların önemini artırıyor. Ancak bu potansiyel etkilerin ne ölçüde gerçekleştiğini belirlemek için bağımsız ekonomik ve ulaşım verilerine ihtiyaç bulunuyor. Martı TAG hakkında sık sorulan sorularMartı TAG nedir? Martı TAG, özel araç sahipleriyle yolculuk yapmak isteyen kullanıcıları mobil uygulama üzerinden eşleştiren bir yolculuk paylaşım platformudur. Martı TAG yasal mı? Ekim 2026'da açıklanan istinaf kararı, hizmetin mahkeme kararıyla genel olarak yasaklanamayacağı yönünde bir değerlendirme içeriyor. Ancak bu karar, her yolculuğun otomatik olarak mevzuata uygun olduğu anlamına gelmiyor. Martı TAG ücretli mi? Yolculuklar için uygulamada bir katkı payı belirleniyor. Martı, TAG yolculuklarından komisyon almadığını açıklıyor. Martı TAG sürücüsü olmak için ne gerekiyor? TAG Sürücü uygulaması üzerinden kayıt oluşturmak, kişisel ve araç bilgilerini sunmak ve şirketin değerlendirme sürecini tamamlamak gerekiyor. Martı TAG taksiden ucuz mu? Her yolculukta daha ucuz olduğu söylenemez. Ücretler mesafe, araç türü, teklif ve güzergâh gibi koşullara göre değişebiliyor. Martı TAG hangi uygulamadan çağrılır? Yolcular, Martı mobil uygulamasının TAG bölümünden yolculuk talebi oluşturabiliyor. Martı TAG sürücülerine ceza kesilebilir mi? Somut olayın niteliğine ve ilgili mevzuata bağlı olarak idari yaptırım riski bulunabilir. Haksız rekabet davasındaki karar, bütün trafik ve taşımacılık yaptırımlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Martı TAG'ın geleceğinde ne var? Martı TAG hakkındaki hukuki tartışmalar, Türkiye'de paylaşımlı yolculuk hizmetlerinin geleceğini belirleyebilecek daha geniş bir düzenleme ihtiyacına işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde dijital ulaşım platformlarının hangi kurallarla faaliyet göstereceği, yolcu güvenliğinin nasıl sağlanacağı ve geleneksel ulaşım işletmeleriyle rekabetin nasıl düzenleneceği önemini koruyacak. Martı TAG örneği, Türkiye'de teknoloji şirketlerinin yalnızca yeni hizmetler geliştirmekle kalmadığını, mevcut sektörlerin iş modellerini ve düzenleyici çerçevelerini de tartışmaya açtığını gösteriyor.

Eskişehir’de Su Yüklemede Dijital Dönem Başladı Haber

Eskişehir’de Su Yüklemede Dijital Dönem Başladı

ESKİ’nin kendi mühendislik ve Ar-Ge çalışmalarıyla geliştirdiği yerli ve milli sistem, 2026 Eskişehir Yılı kapsamında kentin dijital dönüşümüne önemli bir katkı sunacak. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştıran ve belediye hizmetlerinde dijitalleşmeyi güçlendiren çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. ESKİ Genel Müdürlüğü tarafından yerli ve millî imkânlarla geliştirilen ES2026 Yeni Nesil Su Sayacı ve Online Ödeme Sistemi ile ön ödemeli su yükleme işlemlerinde yeni bir dönem başladı. Yeni sistem sayesinde vatandaşlar, su yüklemek için fiziksel yükleme noktalarına gitmek zorunda kalmadan işlemlerini mobil uygulama üzerinden gerçekleştirebilecek. ESKİ Genel Müdürlüğü İçme Suyu Arıtma Tesislerinde gerçekleştirilen lansmana Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Vekili M. Recai Erdir, ESKİ Genel Müdür Vekili Niyazi Solak, daire başkanları, belediye bürokratları ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Lansmanda, dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda geliştirilen yeni nesil sayaç teknolojisi, online ödeme altyapısı ve abonelik yönetim sisteminin ayrıntıları paylaşıldı. “TÜM ÇALIŞMA ARKADAŞLARIMIN EMEĞİNE, YÜREĞİNE SAĞLIK” Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nin olağan genel kurulu için Fransa’nın Strazburg kentinde bulunan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, lansmana gönderdiği video mesajla katıldı. Başkan Ünlüce, Eskişehirlilere kilometrelerce uzaktan seslendiği mesajında, yeni nesil sayaç sisteminin ESKİ çalışanlarının Ar-Ge ve mühendislik çalışmalarıyla hayata geçirildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bugün bizim için çok önemli ve 26 Ekim’de sizlere ESKİ Genel Müdürlüğümüz çalışanları tarafından Ar-Ge ve mühendislik hizmetleriyle hayata geçirilen yeni nesil su sayacı modelimizi tanıtacağız. Aynı zamanda su yüklemede de online sisteme geçeceğiz. Çalışma arkadaşlarım bununla ilgili sizlere ayrıntılı bilgi verecekler ve sizler aracılığıyla Eskişehirlilerin, hemşehrilerimizin bu hizmeti daha iyi tanımasına vesile olacaklar. Ben buradan, kilometrelerce uzaktan sizlere sevgilerimi ve saygılarımı gönderiyorum. Bu önemli toplantıya katıldığınız için hepinize teşekkür ediyorum. Emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımın emeğine, yüreğine sağlık.” “GÜÇLÜ BİR EKİP ANLAYIŞI İLE ÇALIŞTIK” Lansmanda konuşan ESKİ Genel Müdürü Niyazi Solak, ESKİ bünyesinde yürütülen çalışmaların güçlü bir ekip anlayışına dayandığını belirtti. Solak, yeni nesil sayaç sisteminin geliştirilmesinde emeği geçen çalışma arkadaşlarına teşekkür ederek şöyle konuştu: “Burası çok büyük ve güçlü bir organizasyon. Ben de bu organizasyonun bir parçası olduğum için tüm çalışma arkadaşlarıma buradan teşekkür ediyorum. Yapmaktan daha önemli olan, yaptığımız şeyin devamlılığını sağlayabilmektir. Ön ödemeli sayaç sistemi 2000 yılından beri Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından sürdürülüyor. 2000 yılından günümüze kadar ön ödemeli sayaç sistemini başarıyla yürüten arkadaşlarımıza burada bir kez daha teşekkür ediyorum.” SU YÜKLEME İŞLEMLERİ ARTIK CEP TELEFONUNDAN YAPILABİLECEK Lansmanda, ES2026 Yeni Nesil Sayaç ve Online Ödeme Sistemi’nin teknik özellikleri ve kullanım kolaylıkları paylaşıldı. ESKİ bünyesinde geliştirilen sistemle birlikte vatandaşların su yükleme işlemlerini daha hızlı, kolay ve erişilebilir biçimde gerçekleştirmesi hedefleniyor. Yeni sistemin öne çıkan özellikleri şöyle: Mobil uygulamayla uzaktan su yükleme: Vatandaşlar, yeni nesil sayaçları sayesinde su yükleme işlemlerini cep telefonları üzerinden gerçekleştirebilecek. “Yakın Abonelik Ekleme” özelliğiyle aile bireylerinin aboneliklerine de uzaktan yükleme yapılabilecek. Komisyonsuz işlem: Mobil uygulama üzerinden yapılan su yüklemelerinde herhangi bir komisyon veya ek kesinti uygulanmayacak. Yerli ve milli tasarım ve kurum içi yazılım: Sayacın donanımı, kart tasarımı ve yazılımı ESKİ bünyesinde geliştirildi. Böylece yerli ve milli tasarımda dışa bağımlılığın azaltılması ve maliyetlerin kontrol altında tutulması amaçlandı. Kredi takibi ve otomatik bildirim: Sistem, günlük ortalama tüketime göre tahmini kalan kredi miktarını ve suyun bitebileceği tarihi gösterecek. Kredinin bitmesine bir hafta kala kullanıcılara otomatik uyarı gönderilecek. En güncel tüketim ve kredi bilgileri için kartın telefona okutulması gerekecek. Daha pratik üretim ve bakım: Yeni tasarımla sayaçtaki vida sayısı 22’den 6’ya düşürüldü. Üretim kapasitesinin iki katına çıkarılmasıyla bakım, onarım ve üretim süreçlerinin hızlandırılması hedeflendi. Yüksek üretim kapasitesi: İlk aşamada yaklaşık 5-6 bin abonenin talebini karşılayabilecek hazırlık yapıldığı, yıllık üretim kapasitesinin ise 80 bin sayaca ulaşabileceği belirtildi. TÜRKİYE’DE BİR İLK Sistemin AR-GE çalışmaları kapsamında geliştirilen özel bir ek modül sayesinde, iOS işletim sistemine sahip telefonlarda da su yükleme işlemi yapılabilmesi sağlandı. Benzer sistemlerde Apple’ın teknik kısıtlamaları nedeniyle yaşanan sorunlar, teknolojinin kurum bünyesinde geliştirilmesiyle aşıldı. Android cihazlarda ise bu konuda herhangi bir sorun yaşanmıyordu. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve ESKİ Genel Müdürlüğü AR-GE ekibi tarafından geliştirilen bu çözümle, iOS cihazlardan da su yüklenebilmesi sağlanarak Türkiye’de bir ilke imza atıldı. YENİ YAPILARA YENİ SAYAÇ Nisan ayında saha testlerine başlanan yeni nesil sayaç sistemi, inşaatı tamamlanarak kullanıma açılan yeni yapılarda devreye alınırken, mevcut aboneler de talepleri doğrultusunda sayaçlarını yenileyerek bu yenilikçi hizmetten yararlanabilecek. MEVCUT SAYAÇLAR KULLANILMAYA DEVAM EDECEK Yeni sistemle birlikte mevcut sayaçların kullanımına ilişkin süreç de açıklandı. Yeni aboneliklerde yeni nesil sayaçlar kullanılacak. Mevcut sayacını değiştirmek isteyen vatandaşlar, mobil uygulama üzerinden başvuruda bulunabilecek. Eski sistemle devam etmek isteyen aboneler ise mevcut sayaçlarını kullanmayı sürdürebilecek. Öte yandan, mevcut su yükleme noktaları da hizmet vermeye devam edecek. Sistemin kullanımını kolaylaştırmak amacıyla tanıtım videoları ve PDF formatında bilgilendirme dokümanlarının hazırlanacağı, böylece vatandaşların yeni uygulamaya kolaylıkla uyum sağlamasının hedeflendiği ifade edildi. YENİ NESİL SAYAÇLARIN ÜRETİM MERKEZİ GEZİLDİ Lansmanın ardından ESKİ Genel Müdürlüğü yetkilileri ve Ar-Ge ekibi, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Ferhan Battal ve Fatih Kurt’un yer aldığı Ar-Ge ekibi ile ilgili Genel Müdür Yardımcısı Erdem Uslu, Bilgi İşlem Daire Başkanı Aylin Yeşil, Yazılım Şube Müdürü Uğur Kapucuoğlu, EKS Şube Müdürü Batur Yaşaroğlu sayaçların geliştirilme süreci, teknik altyapısı, mobil uygulamanın kullanımı ve üretim kapasitesi hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Programın devamında basın mensupları, bürokratlar ve Ar-Ge ekibiyle birlikte ES2026 Yeni Nesil Sayaçların üretildiği merkezi gezerek üretim aşamalarını yerinde inceledi. ES2026 Yeni Nesil Sayaç ve Online Ödeme Sistemi’ni kullanmak isteyen vatandaşlar, ESKİ mobil uygulamasını indirerek başvurularını gerçekleştirebilecek. Yeni uygulamayla birlikte Eskişehirlilerin su yükleme işlemlerinde zaman kazanması, abonelik hizmetlerine daha kolay erişmesi ve belediye hizmetlerinde dijital dönüşümün güçlenmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul, Mobil Uygulama Ekosisteminin Uluslararası Buluşmasına Ev Sahipliği Yapacak Haber

İstanbul, Mobil Uygulama Ekosisteminin Uluslararası Buluşmasına Ev Sahipliği Yapacak

Yapay zekâdan mobil uygulama aboneliklerine, küresel büyüme stratejilerinden teknoloji yatırımlarına uzanan geniş bir gündeme sahip Istanbul App Week, Türk uygulama geliştiricilerini uluslararası teknoloji şirketleri, girişimciler ve yatırımcılarla buluşturacak. İlk kez Ekim 2025'te New York'ta 17 etkinlikle hayata geçirilen App Week, mobil uygulama ekosisteminin farklı paydaşlarını bir araya getiren uluslararası bir buluşma formatı olarak öne çıkıyor. Dünyanın önde gelen mobil uygulama abonelik altyapısı sağlayıcılarından RevenueCat ve Türkiye'deki resmi iş ortağı Neon Apps tarafından İstanbul'da düzenlenecek organizasyon, şehir geneline yayılan etkinlikleriyle geliştiricilere, girişimcilere ve yatırımcılara deneyim paylaşma, yeni bağlantılar kurma ve iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkânı sunacak. “Türkiye'nin mobil uygulama alanındaki potansiyelini dünyaya taşıyacağız” Neon Apps Kurucu Ortağı Destan Keskinkılıç, Türkiye'nin mobil uygulama geliştirme alanında önemli bir birikime sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: “Türkiye'de dünya çapında başarılı ürünler geliştiren, uluslararası pazarlarda rekabet eden güçlü bir girişimcilik ekosistemi bulunuyor. Bugün mobil uygulama sektöründe sürdürülebilir başarı için iyi bir ürün geliştirmenin yanı sıra doğru büyüme stratejileri oluşturmak, abonelik modellerini etkin yönetmek ve kullanıcılarla uzun vadeli ilişkiler kurmak da büyük önem taşıyor. Istanbul App Week ile Türkiye'deki girişimcileri küresel teknoloji ekosisteminin önemli oyuncularıyla bir araya getirerek bilgi ve deneyim paylaşımını artırmayı, yeni iş birliklerine zemin hazırlamayı hedefliyoruz. İstanbul'un uluslararası mobil uygulama ekosisteminin önemli buluşma noktalarından biri haline gelmesini arzu ediyoruz.” “Türk girişimcilerin enerjisi ve uluslararası büyüme vizyonu bizim için oldukça etkileyiciydi” RevenueCat Büyümeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Rik Haandrikman ise Türkiye'deki mobil uygulama girişimcilerinin uluslararası potansiyeline dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Dünyanın en hızlı büyüyen abonelik tabanlı uygulamalarından bazıları bugün Türkiye'de geliştiriliyor ve bu ürünlerin önemli bir bölümü ilk günden itibaren küresel kullanıcıları hedefliyor. Geçtiğimiz yıl New York App Week'te bir araya geldiğimiz Türk girişimcilerin enerjisi ve uluslararası büyüme vizyonu bizim için oldukça etkileyiciydi. Şimdi bu buluşmayı İstanbul'a taşıyarak girişimcileri, yatırımcıları ve mobil uygulama sektöründe büyüme deneyimine sahip profesyonelleri bir hafta boyunca aynı ekosistemde buluşturmayı amaçlıyoruz. Istanbul App Week'in yeni bağlantıların kurulmasına, deneyimlerin paylaşılmasına ve uluslararası iş birliklerinin gelişmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Yapay zekâ teknolojileriyle birlikte rekabetin dinamikleri de yeniden şekilleniyor Mobil uygulama sektöründe değişen başarı dinamiklerine dikkat çeken Neon Apps Kurucu Ortağı Tuna Öztürk (Tyler Blackford), “Mobil uygulama dünyasında artık yalnızca iyi bir fikir geliştirmek veya başarılı bir ürün ortaya koymak yeterli değil. Asıl farkı, geliştirdikleri ürünleri doğru kullanıcılarla buluşturabilen, sürdürülebilir gelir modelleri oluşturabilen ve küresel ölçekte büyümeyi başarabilen girişimler yaratıyor. Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte uygulama geliştirme süreçleri hızlanırken rekabetin dinamikleri de yeniden şekilleniyor. Bu dönüşüm, girişimciler için önemli fırsatların yanı sıra yeni zorlukları da beraberinde getiriyor. Istanbul App Week'i başarılı iş modellerinin, gerçek deneyimlerin ve büyüme stratejilerinin paylaşıldığı bir platform olarak görüyoruz. Amacımız, Türkiye'deki geliştiricilerin küresel pazarlarda daha güçlü ve sürdürülebilir başarılar elde etmelerine katkı sağlamak” açıklamasında bulundu. Türkiye'nin mobil uygulama ekosistemi küresel teknoloji dünyasıyla buluşacak Son yıllarda mobil uygulama geliştirme alanında uluslararası başarılara imza atan Türkiye, küresel teknoloji ekosistemindeki konumunu güçlendiriyor. Özellikle mobil oyun sektöründe kazanılan deneyim, yapay zekâ, üretkenlik, sağlık ve eğitim gibi farklı uygulama kategorilerine de taşınıyor. AppMagic'in Türkiye Mobile Gaming Landscape 2026 araştırmasına göre Türk mobil oyun geliştiricileri, 2025 yılında dünya genelinde 2,76 milyar dolar gelir elde ederek küresel mobil oyun pazarının yaklaşık yüzde 5'ini oluşturdu. Türkiye'nin bu alandaki birikimini uluslararası teknoloji ekosistemiyle buluşturmayı hedefleyen Istanbul App Week kapsamında OneSignal, Zotlo, Anka Ventures, Madduck, AppNava ve MORE gibi sektör paydaşları da farklı etkinliklerde yer alacak. Yapay zekâdan abonelik ekonomisine, mobil uygulamaların geleceği ele alınacak Istanbul App Week kapsamında yapay zekânın mobil uygulama geliştirme süreçlerine etkisi, abonelik ekonomisinin geleceği, sürdürülebilir gelir modelleri, kullanıcı kazanımı ve elde tutma stratejileri ile teknoloji yatırımları gibi sektörün gündemindeki konular ele alınacak. RevenueCat'in 115 binden fazla uygulamanın verilerine dayanan State of Subscription Apps 2026 raporu, yapay zekâ destekli uygulamaların gelir potansiyelinin yanı sıra kullanıcı sadakatini sağlamada karşılaştıkları zorluklara da dikkat çekiyor. Bu doğrultuda organizasyon boyunca girişimciler, yatırımcılar ve sektör profesyonelleri, mobil uygulama ekonomisindeki dönüşümü ve sürdürülebilir büyümenin yollarını farklı perspektiflerden değerlendirecek. Başarılı mobil uygulamaların arkasındaki isimler İstanbul'da buluşacak Istanbul App Week'in öne çıkan buluşmalarından Behind the Hit Apps, 4 Kasım Çarşamba günü BTM Fulya'da gerçekleştirilecek. 250 katılımcı kapasiteli etkinlikte, başarılı mobil uygulamaların geliştirilme ve büyüme süreçleri, altı girişimci konuşması ve iki panel kapsamında ele alınacak. Neon Apps kurucu ortakları Tyler Blackford ve Destan Keskinkılıç'ın açılış konuşmalarıyla başlayacak programda, RevenueCat Büyümeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Rik Haandrikman, Scate AI'dan Aziz Gündoğdu ve Stoikk'ten Erkmen Erakkuş da deneyimlerini paylaşacak. Istanbul App Week boyunca Fulya, Bebek, Sarıyer ve Beyoğlu başta olmak üzere İstanbul'un farklı noktalarında düzenlenecek buluşmalar, mobil uygulama ekosisteminin farklı alanlarında faaliyet gösteren profesyonelleri bir araya getirecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul’da Uygulama Bazlı Taksi İçin 10. İhale 13 Ekim’de Haber

İstanbul’da Uygulama Bazlı Taksi İçin 10. İhale 13 Ekim’de

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) Uygulama Bazlı Taksi Modeli’nde, yolcu taşımacılığı yalnızca mobil uygulama üzerinden çağrılan araçlarla gerçekleştiriliyor; sistem, dijital taksimetre ve merkezi denetim mekanizmasıyla çalışıyor. Şu ana kadar gerçekleştirilen ihaleler sonucunda toplam 691 adet Uygulama Bazlı Taksi plakası ihale edildi. Yapılan ihaleler kapsamında 652 sözleşme imzalandı, 615 araç ise Uygulama Bazlı Taksi Geçici Çalışma Ruhsatnamesi alarak faaliyete başladı. 250 YENİ TAKSİ İÇİN 10. İHALE YAPILACAK Onuncu etap kapsamında 250 adet Uygulama Bazlı Taksi plakası daha ihale edilecek. İhale, saat 11.00’de Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde, Yenikapı Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirilecek. İhale kapsamında her bir plaka, gerçek kişilere 29 yıl süreyle işletme hakkı verilerek tahsis edilecek. İhaleye yalnızca gerçek kişiler katılabiliyor ve her katılımcı sadece bir plaka için teklif verebiliyor. İhale, Kapalı Teklif Usulü ile gerçekleştiriliyor. Her plaka için en yüksek üç teklif sahibi belirlendikten sonra süreç, artırma yöntemiyle devam ediyor. DİJİTAL, DENETİMLİ VE YENİ NESİL TAKSİ MODELİ Uygulama Bazlı Taksi Sistemi; yolcu güvenliği, hizmet kalitesi ve şeffaf fiyatlandırmayı artırmayı hedefleyen yeni nesil bir ulaşım modeli olarak öne çıkıyor. Araçlar, yalnızca mobil uygulama üzerinden çalışıyor; UKOME ve İBB denetim mekanizmalarına tabi şekilde faaliyet gösteriyor. Bu modelle birlikte İstanbul’da taksi hizmetlerinde hem erişilebilirliğin hem de kalite standartlarının yükseltilmesi amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şımart Teknoloji’nin Yeni Üretim Üssü Ankara’da Kapılarını Açtı Haber

Şımart Teknoloji’nin Yeni Üretim Üssü Ankara’da Kapılarını Açtı

Türkiye’de akıllı yaşam teknolojileri, tüketici elektroniği, Nesnelerin İnterneti (IoT), donanım ve yazılım geliştirme alanlarında faaliyet gösteren Şımart Teknoloji, Ankara’daki yeni üretim üssünün açılışıyla B2B, B2C, B2G ve B2Construction iş kollarını aynı teknoloji ve üretim altyapısı altında büyüttüğü yeni dönemi başlattı. Şımart’ın bugünkü üretim ve teknoloji yapılanmasına uzanan büyüme yolculuğu 2020’de kurulan yazılım altyapısıyla başladı. Şirket, 2021’de ilk robot süpürgesi katya’yı üretti; artan üretim ihtiyacı doğrultusunda 2023’te daha büyük bir tesise geçti. Yeni üretim üssünün devreye alınmasıyla Şımart, altı yıllık yolculuğunda üçüncü fabrika yapılanmasına geçerek üretim, mühendislik, yazılım, ürün geliştirme, kalite kontrol, B2B/OEM projeleri, kamu teknolojileri, akıllı yapı çözümleri ve kullanıcı ekosistemi hedeflerini aynı çatı altında buluşturan yeni ölçeğini hayata geçirdi. Yeni tesis 10 bin 200 metrekare kapalı ve 5 bin 400 metrekare açık olmak üzere toplam 15 bin 600 metrekare alana sahip. Tesisin Ankara’da konumlandırılmasında Başkent’in sanayi ekosistemi, mühendislik ve teknoloji insan kaynağı, lojistik erişimi, gümrük sahasına yakınlığı ve İstanbul yönündeki lojistik bağlantılar etkili oldu. Şımart Teknoloji yöneticileri, iş ortakları, sektör temsilcileri, basın mensupları, içerik üreticileri ve davetlilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen açılışta, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, T.C. Sağlık Bakanlığı eski Bakan Yardımcısı Huzeyfe Yılmaz ve Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan da birer konuşma yaptı. Altı yılda yazılımdan 80 ürünlük teknoloji ekosistemine 2020’de Ankara merkezli olarak kurulan Şımart Teknoloji aynı yıl yazılım altyapısını oluşturdu; 2021’de ilk robot süpürgesi katya’yı üretti. katya, 2022’de sektörün prestijli tasarım ödüllerinden biri olan A’ Design Award’da Gümüş Ödül kazandı. Şirket 2023’te büyüyen üretim ihtiyacı doğrultusunda daha büyük bir tesise geçti, 2024’te Ankara’da gerçek yaşam alanı konseptli showroomunu devreye aldı. Yeni fabrikanın açılışıyla üretim altyapısını üçüncü fabrika yapılanmasına taşıyan Şımart, 80 ürüne ulaşan teknoloji ekosistemini yeni bir ölçeğe çıkardı. Yeni üretim üssünün devreye alınması, Şımart’ın büyüme yolculuğunda üretim, yazılım, kullanıcı deneyimi ve farklı iş kollarının aynı altyapıda ölçeklendiği yeni aşamanın başlangıcı oldu. 5 milyon+ kapasite için yeni üretim altyapısı devrede Yeni tesisle birlikte Şımart Teknoloji’nin mevcut yıllık 1 milyon 635 bin adetlik üretim kapasitesinin 5 milyon adedin üzerine çıkarılması hedefleniyor. Bu hedef, mevcut seviyeye göre üç katın üzerinde bir üretim potansiyeline işaret ederken şirket kapasite artışını yalnızca üretim adedi üzerinden değil; otomasyon, kalite standardizasyonu, üretim verisinin yönetimi, yeni ürünlerin daha hızlı devreye alınması ve B2B/OEM, B2G ile B2Construction projelerinin ölçeklenmesi açısından da stratejik bir dönüşüm olarak değerlendiriyor. Tesiste tam otomatik ve yarı otomatik üretim hatları, robotik kollar ve yüksek otomasyon teknolojileri kullanılıyor. Üretim ve kalite süreçlerinde yapay zekâ destekli takip ve kontrol sistemlerinden yararlanılırken, operasyonların izlenmesi Şımart Teknoloji tarafından geliştirilen ERP Yönetim ve Üretim Takip Sistemi üzerinden gerçekleştiriliyor. Şımart, bu altyapıyla üretim süreçlerini daha ölçülebilir, izlenebilir ve ölçeklenebilir hale getirirken yüksek otomasyonu nitelikli insan kaynağıyla birlikte büyütmeyi hedefliyor. Mustafa Emrah Babur: “Üretim kapasitesini teknoloji ve nitelikli insan kaynağıyla birlikte büyütüyoruz” Şımart Teknoloji CEO’su Mustafa Emrah Babur, yeni fabrikanın şirket açısından yalnızca fiziksel bir kapasite artışı anlamına gelmediğini belirterek şunları söyledi: “Yeni tesisle yıllık üretim kapasitemizi 1 milyon 635 bin adetten 5 milyon adedin üzerine taşımayı hedefliyoruz. Aynı dönemde 80 ürüne ulaşan ekosistemimizi genişletirken bugün 400 bin aktif kullanıcıya ulaşan yapımızı 2027 yıl sonuna kadar 1 milyon aktif kullanıcı ve 1 milyon hane ölçeğine taşımak istiyoruz. Bizim için bu büyüme, üretim, yazılım, ürün ve kullanıcı deneyiminin birlikte ölçeklenmesi anlamına geliyor.” “Bu büyümeyi yalnızca daha fazla üretim hattı ya da daha fazla çalışan üzerinden kurgulamıyoruz. Tam ve yarı otomatik üretim hatları, robotik sistemler ve yapay zekâ destekli üretim ve kalite kontrol altyapısı ile nitelikli insan kaynağını birlikte büyütüyoruz. Otomasyonu insanın alternatifi olarak değil, çalışanlarımızın teknik yetkinliğini ve ürettiği katma değeri artıran bir araç olarak görüyoruz.” “Şımart’ı yalnızca akıllı cihaz satan bir marka olarak görmüyoruz. B2C’de 80 ürünlük akıllı yaşam ekosistemi geliştirirken, B2B’de kurumsal IoT ve OEM çözümleri, B2G’de kamu kurumlarının ihtiyaçlarına yönelik özel teknolojiler, B2Construction’da ise birbirleriyle haberleşen ve proaktif aksiyon alabilen akıllı yaşam alanları tasarlıyoruz.” Robotik üretim ve yapay zekâ destekli kalite kontrol aynı tesiste buluştu Yeni fabrikada üretimin farklı aşamalarında robotik sistemler ve otomasyon çözümleri kullanılıyor. Şımart Teknoloji, kalite kontrol yaklaşımını yalnızca nihai ürün kontrolüyle sınırlı tutmak yerine üretimin farklı aşamalarına yaymayı hedefliyor. Yapay zekâ destekli üretim takip ve kalite kontrol sistemleri sayesinde üretim verilerinin analiz edilmesi, süreçlerin daha yakından izlenmesi ve kalite standartlarının sürdürülebilir hale getirilmesi amaçlanıyor. Şirket tarafından özel olarak geliştirilen ERP altyapısı ise üretim planlama, operasyon takibi ve kalite süreçlerinin tek merkezden yönetilmesinde önemli rol üstleniyor. 80 ürünlük ekosistem yeni üretim üssüyle ölçek büyüttü Şımart Teknoloji, yeni üretim yapılanmasını yalnızca mevcut ürün portföyünü büyütecek bir kapasite yatırımı olarak değil, B2C ürünlerinden B2B/OEM projelerine, kamu teknolojilerinden akıllı yapı sistemlerine kadar farklı çözüm alanlarını ölçeklendirecek bir teknoloji altyapısı olarak konumlandırıyor. Şirketin akıllı yaşam ekosistemi bugün 80 ürüne ulaştı. Şımart’ın 80 ürüne ulaşan akıllı yaşam ekosistemi; katya serisindeki robot süpürgelerden cam temizleme, çim biçme ve havuz temizleme robotlarına; kamera ve sensörlerden iklimlendirme, aydınlatma, güvenlik, evcil canlılar, sağlıklı yaşam ve enerji yönetimi çözümlerine kadar uzanıyor. Şımart’ın uzun vadeli ürün stratejisinin merkezinde bu cihazları birbirinden bağımsız çözümler olmaktan çıkararak ortak bir bulut ve dijital altyapı üzerinden yönetilebilen bütünleşik bir akıllı yaşam ekosisteminin parçaları haline getirmek bulunuyor. Farklı Şımart cihazlarının tek merkezden uzaktan yönetilebilmesini sağlayan Şımart Mobil Uygulaması Türk mühendisler tarafından geliştiriliyor. Şirketin Ankara merkezli ekipleri; donanım, gömülü yazılım, robotik, sensör teknolojileri ve kullanıcı arayüzlerini bütünleşik ve kullanıcı dostu bir teknoloji mimarisi içinde geliştiriyor. Donanım, yazılım ve üretim aynı çatı altında buluştu Şımart Teknoloji’nin Ankara merkezli teknoloji ekipleri; donanım tasarımı, gömülü yazılım geliştirme, robotik haritalama ve yön bulma algoritmaları, sensör teknolojileri, mobil uygulama ve kullanıcı arayüzleri üzerinde çalışmalar yürütüyor. Şirketin farklı cihazlarının tek merkezden uzaktan yönetilebilmesini sağlayan Şımart Mobil Uygulaması da Türk mühendisler tarafından geliştiriliyor. Şirket, yeni fabrikanın devreye alınmasıyla üretim süreçleriyle yazılım ve donanım geliştirme ekipleri arasındaki etkileşimi artırmayı; ürün geliştirme, test ve seri üretime geçiş süreçlerini daha bütünleşik hale getirmeyi ve B2C, B2B/OEM, B2G ve B2Construction çözümlerini ortak mühendislik ve üretim altyapısıyla ölçeklemeyi hedefliyor. 400 bin aktif kullanıcı, yeni hedef 1 milyon Şımart’ın güncel aktif kullanıcı sayısı 400 bine ulaştı. Şirket, 2027 yıl sonuna kadar 1 milyon aktif kullanıcıya ve 1 milyon haneye erişmeyi hedefliyor. Büyüme stratejisinde yalnızca satış hacmi değil; ekosisteme katılan kullanıcı sayısı, bağlantılı ürün çeşitliliği ve kullanıcıların farklı Şımart ürünleriyle kurduğu ilişki de temel göstergeler arasında yer alıyor. Şımart, büyümesini yalnızca satış hacmi üzerinden değil; kullanıcı sayısı, bağlantılı ürün çeşitliliği ve kullanıcıların ekosistem içinde farklı ürünlerle kurduğu ilişki üzerinden değerlendiriyor. Marka, bu vizyonu ‘Türkiye’de akıllı olmayan ev kalmayacak’ yaklaşımıyla tanımlarken 2027 yıl sonuna kadar 1 milyon haneye erişmeyi amaçlıyor. “Fabrikadan Halka” modeli dijital kanallarla ölçekleniyor Şımart’ın perakende stratejisinin temel yaklaşımını “Fabrikadan Halka” modeli oluşturuyor. Ürünlerin tüketiciyle daha doğrudan buluşturulması ve satış stratejisinin dijital kanallar üzerine kurulması, aracıların azaltılması ve teknolojinin daha ulaşılabilir fiyatlarla sunulması hedefini destekliyor. Şirket, Trendyol, Hepsiburada, MediaMarkt ve n11 gibi dijital satış ve teknoloji perakende kanalları üzerinden Türkiye genelinde tüketicilere ulaşıyor. Satış sonrasında ise ‘48 Saatte Çözüm Garantisi’ kapsamında teknik servis ihtiyacı olan ürünleri çift yönlü ücretsiz kargoyla fabrikaya ulaştırarak doğrudan kullanıcı ilişkisini sürdürmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Halkbank’tan BİGE Mezunlarına İki Yeni Müjde Haber

Halkbank’tan BİGE Mezunlarına İki Yeni Müjde

Halkbank’ın kız öğrencileri STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) ve girişimcilik alanlarında güçlendirmeyi hedeflediği BİGE – Bilim Kızlarla Gelecek Projesi’nin ikinci dönemi Demo Day ile tamamlandı. Habitat Derneği iş birliğiyle yürütülen projenin Hızlandırma Programını başarıyla tamamlayan 10 finalist takım İstanbul Finans Merkezi’ndeki Halkbank Kuleleri’nde düzenlenen etkinlikte jüri ve yatırımcıların karşısına çıktı. Proje kapsamında eğitim ve mentörlük desteği alan kız öğrencilerin yapay zekâ, eğitim, enerji ve sağlık gibi alanlarda geliştirdiği projeler inovatif yaklaşım, özgünlük, uygulanabilirlik ve teknik yeterlilik kriterleriyle değerlendirildi. Final puanlamalarıyla BİGE – Demo Day’in birincisi görme engelli bireylerin renk temelli sanatlara daha bağımsız biçimde katılabilmesi için geliştirilen projesiyle Moonlight oldu. Andremoda’nın konuşma geriliği yaşayan çocuklara yönelik mobil uygulaması ikinciliği; Indexis’in mikro ölçekli rüzgâr enerjisi projesi ise üçüncülüğü aldı. Dereceye giren takımlar, maddi ödüllerin yanı sıra Generation Unlimited ve Entrepreneurship World Cup gibi prestijli uluslararası genç girişimcilik programlarına yönlendirilme imkânı da elde edecek. BİGE mezunları için mobil uygulama Etkinlikte konuşma yapan Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, “Halkbank olarak bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında gençlerin hem eğitime hem de istihdama katılımını artırmayı önceliğimiz olarak görüyoruz.” dedi. Finansmanın yanı sıra eğitim ve mentörlük desteği sundukları programlarla da gençlerin farklı alanlarda gelişmelerine eşlik ettiklerini belirten Recep Süleyman Özdil, “BİGE bizim için önemli bir proje. BİGE ile sizlerle kurduğumuz bağı, program sonrasında da sürdürmek istiyoruz. Bu amaçla BİGE mezunları için BİGE Mobil uygulamasını geliştirdik. Mezunlarımız bu platform üzerinden bilgi ve deneyim paylaşabilecek, mentörlük ve kariyer fırsatlarına erişebilecek. Böylece BİGE’yi dönemsel bir eğitim programı olmaktan çıkarıp kariyeriniz boyunca dahil olabileceğiniz bir ekosisteme dönüştürmeyi hedefliyoruz.” dedi. Halkbank Genel Müdürü Özdil ayrıca BİGE Projesi kapsamında düzenlenen İlham Buluşmaları’nın gelecek yıldan itibaren Banka’nın yurt dışında faaliyet gösterdiği ülkelerde de düzenlenerek uluslararası alana taşınacağını duyurdu. “BİGE İki Yılda 2 bin 887 genç kıza ulaştı” Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nesrin Serin Onkardeşler ise “BİGE iki yılda 2 bin 887 genç kıza ulaştı. Birçok fikrin hayata geçirilmesine destek sundu. İlham Buluşmaları'nda 36 ilham veren kadın, hikâyelerini genç kızlarla paylaştı. Hayalimiz, bugün bu sahnede sunum yapan genç kadınların birkaç yıl sonra o listeye kendi isimlerini eklemesi; bu salona mentor, jüri üyesi, belki de yatırımcı olarak geri dönmesi.” ifadelerini kullandı. Dereceye giren takımlar ve projeleri hakkında 1. Moonlight (Cansu Karaoğlu, Elifnaz Çiçek) Kokulu Boyalar, görme engelli bireylerin renk temelli sanatlara daha bağımsız biçimde katılabilmesi için geliştirilen erişilebilir bir sanat platformu. Yapay zekâ destekli sesli yönlendirme sistemi; hissedilebilir konturlara sahip kalemler, dokunsal yüzeyli tuvaller ve sinestezi yaklaşımıyla geliştirilen kokulu boyalarla birlikte çalışıyor. Böylece kullanıcılar çizim sürecini ses, doku ve koku üzerinden deneyimleyebiliyor. 2. Andremoda (Aynur Yörük, Havva Sude Yıldız) Talk Buddy, konuşma geriliği veya telaffuz güçlüğü yaşayan çocukların gelişimini desteklemek amacıyla geliştirilen yapay zekâ tabanlı bir mobil uygulama. Ürün, çocukları sadece ekrandan izleyerek yapılan pasif uygulamalardan farklı olarak, çocuklarla sesli diyalog kurarak konuşma pratikleri yapmalarını sağlıyor. Pasif ekran kullanımının ötesine geçen uygulama, çocuklarla sesli diyalog kurarak konuşma pratiği yapmalarını sağlıyor. Çocukların gelişim aşamalarını ve duygu durumlarını takip eden sistem, elde edilen verileri terapist ve psikologlardan oluşan uzman klinik ekiplerle paylaşılabilecek raporlara dönüştürüyor. 3. Indexis (Bergüzar Asena Şahin, Rabia Aybüke Akgün) Ulam Rüzgâr Türbini Ağı, akıllı ve sürdürülebilir şehirlerde dağıtık enerji üretimini desteklemek amacıyla geliştirilen mikro ölçekli bir rüzgâr enerjisi sistemi. Kompakt ve modüler yapıya sahip türbinler, enerjinin tüketildiği noktada üretilmesini sağlayarak şehirlerde yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılmasını ve yüksek elektrik verimi elde edilmesini hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dijital Dönüşümle Yeni Nesil Seyahat Ekosistemi  Haber

Dijital Dönüşümle Yeni Nesil Seyahat Ekosistemi 

Turizm sektörünün köklü markalarından Coral Travel, değişen seyahat alışkanlıkları, yeni nesil müşteri beklentileri ve teknolojideki hızlı gelişmeler doğrultusunda yürüttüğü 360 derece dijital dönüşümünü tamamlıyor. Coral Travel’ın dönüşümü yalnızca dijital kanalların yenilenmesini değil, şirketin teknoloji mimarisinden veri altyapısına, satış ve dağıtım kanallarından müşteri ilişkileri yönetimine kadar tüm iş yapış biçiminin yeniden ele alınmasını kapsıyor. Böylece şirket, geleneksel tur operatörü deneyimini teknoloji ve veri yetkinlikleriyle birleştirerek daha çevik ve bütünleşik bir seyahat ekosistemi oluşturuyor. Yeni yapı ile Coral Travel, müşterinin seyahat fikrinin oluştuğu ilk andan araştırma ve rezervasyona, seyahat öncesi iletişimden tatil sürecine ve seyahat sonrasındaki ilişkiye kadar uzanan tüm yolculuğu daha bütüncül bir şekilde yönetmeyi hedefliyor. Teknoloji ve veri, seyahat deneyiminin merkezinde Dönüşümün temelini farklı sistem ve kanallarla bütünleşmeye açık, esnek ve ölçeklenebilir yeni nesil teknoloji mimarisi oluşturdu. Bireysel ve acente satış sistemlerinden rezervasyon altyapısına, ödeme sistemlerinden müşteri ilişkileri yönetimine, mobil uygulamadan üçüncü taraf hizmetlere kadar Coral Travel ekosistemindeki farklı teknoloji bileşenleri bütünleşik bir yapı içerisinde yeniden ele alındı. Yenilenen coraltatil.com internet sitesi ve rezervasyon altyapısı; kullanıcıların seyahat ürünlerine daha kolay ulaşabilmesi, farklı seçenekleri değerlendirebilmesi ve rezervasyon yolculuğunu mümkün olduğunca hızlı ve kesintisiz tamamlayabilmesi amacıyla yeniden yapılandırıldı. Coral Tatil Mobil uygulaması ise yalnızca bir satış kanalı olarak değil, müşterinin Coral Travel ile seyahat öncesinde, sırasında ve sonrasında iletişim kurabileceği sürekli bir dijital temas noktası olarak konumlandırıldı. Acente tarafında ise Coral Travel’ın geniş satış ağının ihtiyaçlarına yönelik dijital altyapısı güçlendirildi. Acentelerin ürünlere, fiyatlara ve rezervasyon olanaklarına daha hızlı ulaşabilmesi, satış süreçlerini daha verimli yönetebilmesi ve müşterilerine daha geniş bir ürün yelpazesi sunabilmesi hedeflendi. Dinamik paketleme altyapısıyla otel, uçak ve transfer gibi farklı seyahat bileşenlerinin bir araya getirilerek daha esnek seyahat seçeneklerinin oluşturulabilmesi de bu dönüşümün önemli parçalarından biri oldu. Veri, karar alma mekanizmasının merkezine taşındı Dönüşümün önemli bir ayağını da veri oluşturuyor. Müşteri davranışları, satış verileri, dijital kanal performansı ve pazarlama sonuçlarının merkezi bir yapı içerisinde değerlendirilmesiyle veri, yalnızca performansı ölçen değil, satış, pazarlama, ürün yönetimi ve müşteri deneyimi kararlarını destekleyen stratejik bir kaynağa dönüşüyor. Yapay zekâ ve otomasyon da bu yeni yapının önemli bileşenleri arasında yer alıyor. İçerik üretimi, müşteri gruplandırması, ürün ve destinasyon önerileri, talep ve davranış analizleri ile dijital pazarlama süreçlerinde yapay zekâ destekli uygulamalardan yararlanılıyor. Pazarlama otomasyonları ve kişiselleştirme çözümleri sayesinde müşterilerin seyahat yolculuğunun farklı aşamalarında ihtiyaçlarına daha uygun içerik ve tekliflerle karşılaşması hedefleniyor. Yapay zekâ destekli bütçe ve teklif optimizasyonları, otomatik hedef kitle oluşturma, ürün bazlı reklam modelleri, kişiye ve davranışa göre değişebilen reklam içerikleri ve makine öğrenmesiyle çalışan kampanya yapıları bu yeni dönemin önemli bileşenlerini oluşturuyor. Coral Travel Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kamçı, dijital dönüşümün şirket açısından anlamını şöyle değerlendirdi: “Dijital dönüşümü yalnızca teknoloji yatırımı ya da yeni dijital kanallar oluşturmak olarak görmüyoruz. Değişen müşteri beklentilerini daha iyi anlayabilmek ve onlara seyahatlerinin her aşamasında daha iyi bir deneyim sunabilmek için şirketimizin tüm iş yapış biçimini dönüştürdük. Teknoloji, veri, yapay zekâ ve otomasyonu; güçlü turizm deneyimimiz ve dağıtım ağımızla bir araya getirdik. Bundan sonraki hedefimiz, müşterimizin ihtiyacını daha iyi anlayan, doğru seyahat deneyimini doğru zamanda sunabilen ve rezervasyondan seyahat sonrasına kadar kesintisiz bir deneyim sağlayan bir Coral Travel yaratmak.” Tüm kanallar, tek müşteri deneyiminde buluşuyor Coral Travel’ın dönüşüm yaklaşımının önemli farklarından biri de çevrim içi satışların büyütülmesi. İnternet sitesi, mobil uygulama ve çağrı merkezinin yanı sıra Coral Travel satış ofisleri ve geniş acente ağı da yeni nesil müşteri deneyiminin ayrılmaz parçaları olarak konumlandırılıyor. Müşteri ilişkileri ve veri altyapısının bu çok kanallı yapıyla bütünleşmesi sayesinde farklı temas noktalarında oluşan etkileşimlerin daha kapsamlı değerlendirilmesi hedefleniyor. Böylece müşteriler seyahatlerini dijital kanallarda araştırırken çağrı merkezinden destek alabiliyor, fiziksel satış noktalarında başlayan bir yolculuğu dijital kanallarda sürdürebiliyor. Coral Travel’ın satış ofisleri ve geniş acente ağı da bu bütünleşik deneyimin parçası olarak konumlandırılıyor. “Geleceğin tur operatörü” Coral Travel için hayata geçirilen dijital dönüşüm bir son değil; şirketin gelecekte geliştireceği yeni hizmet ve deneyimlerin temelini oluşturan yeni bir başlangıç niteliği taşıyor. Bu vizyonun merkezinde; müşterinin tercihlerini daha iyi anlayabilen, ihtiyacına uygun destinasyon ve ürünleri önerebilen, doğru zamanda doğru iletişimi kurabilen, farklı satış ve hizmet kanalları arasında kesintisiz bir deneyim sağlayabilen ve seyahat öncesinden seyahat sonrasına kadar müşteriyle ilişkisini sürdürebilen bir yapı bulunuyor. Mehmet Kamçı şirketin hedeflerini şu sözlerle anlatıyor: “Geleneksel tur operatörü deneyimini güçlü teknoloji altyapısı, merkezi veri, dijital pazarlama, yapay zekâ, otomasyon ve çok kanallı dağıtım gücüyle birleştiren Coral Travel; yalnızca seyahat satan bir platform olmanın ötesine geçerek müşterinin tüm seyahat yolculuğunu kapsayan yeni nesil, akıllı ve bütünleşik bir seyahat ekosistemi oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Halkın Oylarıyla Tatil Kategorisinin En İyisi Tatilsepeti  Haber

Halkın Oylarıyla Tatil Kategorisinin En İyisi Tatilsepeti 

Marketing Türkiye adına Akademetre Research and Strategic Planning tarafından gerçekleştirilen “E-ticaretin En İyileri” araştırmasında yıl boyunca müşterilerine en iyi deneyimi sunan, sektörünün en sevilen markaları belli oldu. Türkiye’yi temsilen 12 ilde gerçekleştirilen araştırmada tatil sektöründe en sevilen marka Tatilsepeti seçildi. İki bölümde gerçekleştirilen araştırmanın ilk bölümünde modadan otomobile, online bankacılıktan pazaryerlerine kadar geniş bir seçki ele alındı; ikinci bölümde ise mobil uygulama deneyimi, yenilikçilik, itibar ve güven, kullanım kolaylığı gibi tüketici deneyimini şekillendiren temel kriterlerde fark yaratan markalar arasından seçim yapıldı. Tatil kategorisinde en yüksek skoru alarak kullanıcıların favorisi olan Tatilsepeti, dijital alışveriş deneyiminin yeni standartlarını belirleyen markalara da ışık tutuyor. Tatilsepeti’nin tüketici nezdinde sürdürülebilir bir güven inşa ederek sektöre liderlik ettiğini belirten Pazarlama Direktörü Barış Akkiriş, halk oylamasıyla gelen sonucu değerlendirdi: ‘’E-ticaret dünyasında kalıcı bağlar kurabilmenin, kusursuz bir operasyonel güç ve güven gerektirdiğini biliyoruz. Kullanıcı deneyiminden duyulan güvene kadar tüketicilerin doğrudan değerlendirmeleriyle elde ettiğimiz bu liderlik; yenilikçi vizyonumuzun ve arka planda büyük bir özveriyle çalışan tüm ekibimizin ortak başarısı. 22 yıl önce sektörün ilk dijital markalarından biri olarak kurulan Tatilsepeti, bugün de yine ilkleri ve değişimi yönetmeye devam ediyor. Farklı seyahat deneyimleri sunan, tatille ilgili her konuda yüzü daima tüketiciye dönük bir referans noktası olduk. Markamızı onurlandıran misafirlerimize teşekkür ediyoruz.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.