Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mobilite

Kapsül Haber Ajansı - Mobilite haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mobilite haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Togg’da 750 Bin TL’ye Sıfır Faiz Haber

Togg’da 750 Bin TL’ye Sıfır Faiz

Türkiye’nin mobilite alanında hizmet veren küresel teknoloji markası Togg, stoklarla sınırlı şubat kampanyası kapsamında bireysel ve kurumsal kullanıcılara pek çok farklı avantaj sunuyor. Kampanya kapsamında hem bireysel hem kurumsal kullanıcılar, T10F V2 ile T10X ve T10F 4More versiyonuna 750 bin TL krediye %0 faizli 12 ay vadeli 62 bin 500 TL aylık geri ödemeli seçenekle sahip olabiliyor. Aynı kullanıcılar için T10X V2’ye 500 bin TL krediye %0 faizli 12 ay vadeli 41 bin 667 TL aylık geri ödemeli alternatif de sunuluyor. Daha yüksek kredi seçenekleri Bireysel kullanıcılar dilerlerse T10X ve T10F V2 için 1 milyon 700 bin TL krediye %2,37 faizli 48 ay vadeli 68 bin 292 TL aylık geri ödemeli; T10X ve T10F V1 için 1 milyon 300 bin TL krediye %2,41 faizli 48 ay vadeli 52 bin 722 TL aylık geri ödemeli ya da T10X ve T10F 4More versiyonu için 1 milyon 500 bin TL krediye %2,32 faizli 36 ay vadeli 68 bin 870 TL aylık geri ödemeli seçenekten de yararlanabiliyor. Kurumsal kullanıcılar için de T10X ve T10F V1 için 1 milyon 300 bin TL krediye %2,69 faizli 48 ay vadeli 49 bin 798 TL aylık geri ödemeli; T10X ve T10F V2 ile 4More versiyonu için 1 milyon 900 bin TL krediye %2,66 faizli 48 ay vadeli 72 bin 351 TL aylık geri ödemeli imkân sunuluyor. Togg, Türkiye’nin 7 bölgesini de renkleriyle kapsıyor Togg, şubat itibarıyla Adana Çukurova’nın pamuk tarlalarından ilhamla tasarlanan yeni beyaz rengi “Seyhan”ı da ilk kez kullanıcılarla buluşturacak. Togg halihazırda Türkiye’nin büyüleyici güzelliklerinden ilhamla 6 bölgeyi temsilen “Anadolu”, “Gemlik”, “Oltu”, “Kula”, “Kapadokya”, “Pamukkale”, “Urla”, “Ayder” ve “Mardin” renklerini kullanıcıların ilgisine sunarken, Akdeniz bölgesini de “Seyhan” rengiyle yolculuğuna dahil etti. Kullanıcılar, T10X ve T10F cihazlarında “Seyhan”ı da tercih edebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TOKKDER’den Sektörde Bir İlk Haber

TOKKDER’den Sektörde Bir İlk

Araç kiralama sektörünün çatı kuruluşu Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği (TOKKDER), 2025 yılına ait sektör sonuçlarını kapsayan “TOKKDER Kiralama Sektör Raporu”nu kamuoyuyla paylaştı. NielsenIQ iş birliğiyle hazırlanan rapor, bu yıl ilk kez operasyonel (uzun dönem) ve kısa dönem (günlük) kiralama verilerini tek bir çatı altında toplamasıyla dikkat çekti. Rapora göre, 2025 yılının dördüncü çeyreği itibarıyla araç kiralama sektörünün toplam filosu 372 bin 335 adet olarak gerçekleşti. Bu rakam, 2024 yıl sonunda 402 bin 800 adet seviyesindeydi. Sektör, 2025 yılı sonunda 109 milyar TL vergi öderken, yıl genelinde 278 milyar 158 milyon TL tutarında araç yatırımı gerçekleştirdi. Operasyonel Kiralama Daha Az Araçla Daha Fazla Mobilite Sağlıyor TOKKDER’in 2025 dördüncü çeyrek verilerine göre, operasyonel kiralama sektörünün araç parkı 234 bin adet seviyesine ulaştı. Sektörün aktif büyüklüğü ise 314,7 milyar TL olarak kaydedildi. Aynı dönemde operasyonel kiralama şirketleri 121 milyar TL’lik araç yatırımı yaparken, 63 milyar TL’yi aşan vergi katkısı sağladı. Müşteri başına düşen araç sayısındaki artış, operasyonel kiralamanın daha az araçla daha yüksek mobilite ihtiyacını karşılayan verimli bir model sunduğunu ortaya koydu. Günlük Kiralamada 138 Bin Araçlık Filo 2025’in son çeyreği itibarıyla kısa dönem (günlük) kiralama sektörünün araç parkı 138 bin adede ulaştı. Yıllık kontrat sayısı 1,09 milyonun üzerine çıkarken, sektörün toplam araç yatırımı 157,1 milyar TL olarak gerçekleşti. Günlük kiralama filoları için ödenen toplam vergi tutarı ise 46,3 milyar TL oldu. Hibrit ve Elektrikli Araçların Payı Artıyor TOKKDER verileri, hibrit ve elektrikli araçların kiralama filolarındaki payının istikrarlı şekilde yükseldiğini ortaya koydu. Operasyonel kiralama filolarında hibrit ve elektrikli araç oranı, 2021 sonunda yüzde 6,5 iken, 2025’in son çeyreğinde yüzde 13’ün üzerine çıktı. Kısa dönem kiralamada bu oran yüzde 7,6 seviyesinde gerçekleşti. Hafif hibrit araçlar, operasyonel filolarda yüzde 10,1, plug-in hibritler ise yüzde 0,9 paya ulaştı. Tam elektrikli araçların payı operasyonel kiralamada yüzde 2,4, günlük kiralamada ise yüzde 2,6 olarak ölçüldü. Bu sınırlı oranlar; ikinci el değer belirsizlikleri, şarj altyapısının yaygınlığı ve mevcut vergi yapısının etkisini ortaya koyuyor. Sektör Ekonomiye Güçlü Katkı Sağlamayı Sürdürüyor Araç kiralama sektörü, 2025 yılında da Türkiye ekonomisine önemli ölçüde katkı sağlamaya devam etti. Yıl sonunda sektörün ödediği toplam vergi 109 milyar TL seviyesine ulaştı. Aynı dönemde operasyonel kiralama ve filo yönetiminde toplam müşteri sayısı 23 bin 900 olarak kaydedildi. Bu rakam, 2024 sonunda 27 bin 800 seviyesindeydi. Kısa dönem kiralamada ise kontrat sayısı, üçüncü çeyrekteki 1 milyon 321 bin seviyesinden, yıl sonunda 1 milyon 92 bin 884 adede geriledi. Ortalama kontrat süresi 8,3 gün, toplam kira günü ise 9 milyon 53 bin olarak gerçekleşti. TOKKDER: “2026’da Finansman Koşullarıyla Büyüme Hızlanabilir” Raporu değerlendiren TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı Özarslan A. Tangün, küresel ekonomik yavaşlama, enflasyon baskısı ve sıkı finansman koşullarının sektörde yeni bir denge yarattığını belirtti. Tangün, dezenflasyon süreciyle birlikte faiz oranlarında beklenen gerilemenin, 2026 yılında operasyonel kiralama sektörünün büyümesini destekleyeceğini ifade etti. Tangün ayrıca, araç kiralama ve entegre mobilite modellerinin; daha az araçla daha fazla mobilite sağladığını, kaynak kullanımını optimize ettiğini ve sürdürülebilirlik hedeflerine önemli katkı sunduğunu vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai’den Brüksel’de STARIA Elektrik ve IONIQ 3 Şovu Haber

Hyundai’den Brüksel’de STARIA Elektrik ve IONIQ 3 Şovu

Hyundai, Brüksel Otomobil Fuarı’nda elektrikli mobilite vizyonunu güçlü bir ürün lansmanı ve uzun vadeli Avrupa stratejisiyle sergiliyor. Fuarda beğenilen MPV modeli STARIA’nın tam elektrikli versiyonunu tanıtan Hyundai, sıfır emisyonla birlikte sürüş konforu, üstün ferahlık ve çok yönlü kullanım sunarak yeni bir segment standardı oluşturuyor. Fuarda sergilenen Concept THREE ise Avrupa pazarı için geliştirilen yeni kompakt elektrikli model IONIQ 3’ün tasarım ve mühendislik yaklaşımına dair güçlü ipuçları sunuyor. Hyundai, Brüksel’deki bu kapsamlı tanıtımlarıyla beraber elektrifikasyon, teknoloji ve insan odaklı mobiliteyi merkeze alarak gelecek vizyonunu net bir şekilde ortaya koyuyor. STARIA Elektrik’e Genel Bakış STARIA Elektrik, Hyundai’nin MPV anlayışını tamamen elektrikli bir geleceğe taşıyor. Kalabalık ailelerle beraber, ticari kullanıcılar ve aktif yaşam tarzına sahip kişiler için tasarlanan model; ferahlık, konfor ve pratikliği sıfır emisyonlu sürüşle bir araya getiriyor. Düz zeminli yapısı, geniş iç ölçüleri ve esnek koltuk düzeni sayesinde premium hissi yaratan kabin; günlük şehir içi kullanımdan uzun mesafeli yolculuklara kadar rahat ve sakin bir deneyim sunuyor. Hyundai’nin “İçeride-Dışarıda” tasarım felsefesiyle şekillenen uzun gövde, düşük omuz çizgisi ve geniş cam yüzeyler; iç mekânda hem ferahlığı hem de dış tasarımda modern ve futuristik bir duruşu destekliyor. STARIA Elektrik, Hyundai’nin elektrifikasyon stratejisinin önemli bir parçası olarak; gerçek hayat kullanımına uygun, erişilebilir ve konforlu elektrikli mobiliteyi MPV segmentine taşıyor. Modelin üretimi, Hyundai’nin Güney Kore’deki Ulsan tesislerinde gerçekleştirilecek. Yaşam Tarzı ve Günlük Kullanım Odaklı Tasarım STARIA Elektrik, çok sıralı koltuk düzeni, yüksek tavanlı gövdesi ve sessiz elektrikli aktarma sistemiyle uzun yolculukları daha konforlu ve dinlendirici bir hale getiriyor. Vehicle-to-Load (V2L) özelliği, geniş saklama alanları ve yüksek güçlü USB portları, aracı sadece bir ulaşım aracı olmaktan çıkararak kamp, açık hava aktiviteleri ve mobil çalışma gibi senaryolarda da kullanılabilir kılıyor. Elektrikli versiyona özgü kapalı ön tasarım, yatay ışık imzası ve sade yüzeyler, hem aerodinamik verimliliği artırıyor hem de STARIA Elektrik’e güçlü bir elektrikli kimlik kazandırıyor. Geniş sürgülü kapılar ve geniş yükleme alanı ise yolcu ve yük erişimini kolaylaştırıyor. STARIA Elektrik, farklı kullanım senaryolarına yönelik iki konfigürasyonla sunuluyor. LUXURY (7 koltuklu), aile ve bireysel kullanım odaklı, üst düzey konfor sunarken WAGON (9 koltuklu) ise geniş aileler, grup taşımacılığı ve ticar kullanım için ideal. Elektrikli Güç Aktarma Sistemi ve Performans STARIA Elektrik, 84 kWh batarya ve önden çekişli 160 kW elektrik motoruyla donatılıyor. Segmentinde nadir görülen 800 volt yüksek voltajlı sistem, yüksek güç akışını düşük ısı üretimiyle sağlayarak hızlı şarja ve konforlu uzun yol kullanımına olanak tanıyor. Optimize edilmiş süspansiyon ayarları, güçlendirilmiş gövde yapısı ve ilave ses yalıtımı ise tam yüklü kullanımda dahi dengeli, konforlu ve sessiz bir sürüş sunuyor. Bu özellikler, STARIA Elektrik’i hem bireysel hem de profesyonel kullanım için ideal hale getiriyor. İç Mekân ve Ferahlık STARIA Elektrik’in iç mekânı, aydınlık, sade ve fonksiyonel bir yaşam alanı olarak tasarlandı. Uzun aks mesafesi, düz zemin yapısı ve akıllı depolama çözümleri sayesinde segmentinin en geniş kabinlerinden birini sunuyor. Isıtmalı ve havalandırmalı koltuklar, elektrikli sürgülü kapılar ve bagaj kapağı, versiyona göre standart veya opsiyonel olarak sunuluyor. 7 koltuklu LUXURY’de 3’üncü sıra arkasında 435 litre bagaj hacmi bulunurken bu rakam 9 koltuklu WAGON’da 1.303 litreye ulaşıyor. IONIQ 3’e İlk Bakış: Concept THREE Hyundai, Brüksel Otomobil Fuarı’nda sergilediği Concept THREE ile IONIQ ailesinin yeni kompakt üyesi IONIQ 3’ün ilk ipuçlarını paylaşıyor. Avrupa’da tasarlanıp üretilecek olan IONIQ 3, çok yönlülük, ileri teknoloji ve günlük kullanım kolaylığını bir araya getirerek elektrikli mobiliteyi daha geniş kitleler için erişilebilir kılmayı hedefliyor. IONIQ 3, şehir içi kullanım, genç aileler ve aktif yaşam tarzlarına uygun boyutlarıyla Hyundai’nin Avrupa odaklı ürün stratejisinin kilit modellerinden biri olarak konumlanıyor. Avrupa, Hyundai’nin Elektrikli Stratejisinin Merkezinde Avrupa, Hyundai’nin küresel büyüme ve elektrifikasyon stratejisinde temel bir rol oynuyor. Marka, 42 ülkede, 2.000’in üzerinde satış noktasıyla faaliyet gösterirken, Türkiye (İzmit) ve Çekya (Nošovice) fabrikaları ise toplam Avrupa hacminin yaklaşık yüzde 80’ini karşılıyor. Hyundai Motor Avrupa Ürün Başkan Yardımcısı Raf Van Nuffel, konuyla ilgili olarak, “Hyundai, Avrupa’daki elektrikli dönüşümün kilit oyuncularından biri olarak, sürdürülebilirlik, yenilikçilik ve erişilebilirlik odaklı uzun vadeli bir strateji izliyor” dedi. Avrupa’daki Yerel Yatırımlar Hyundai, Avrupa’daki varlığını güçlendirmek amacıyla önemli yatırımlar gerçekleştiriyor. Almanya Rüsselsheim’daki Hyundai Motor Avrupa Teknik Merkezi bünyesinde hayata geçirilen “Square Campus” için 150 milyon euro yatırım yapan Hyundai, 25.000 m² ilave ileri Ar-Ge altyapısı, Nürburgring’de genişletilen ileri test kabiliyetleri ve Türkiye’deki elektrikli otomobil üretimi yatırımlarıyla da gelişmeye ve büyümeye stratejik olarak önem veriyor. Elektrikli Mobilitenin Ötesinde Bir Vizyon Hyundai, sadece araç üretmekle yetinmiyor aynı zamanda Vehicle-to-Grid (V2G) gibi enerji çözümleriyle de elektrikli araçları aktif enerji varlıklarına dönüştürmeyi hedefliyor. Ayrıca, Boston Dynamics iş birliğiyle robotik, lojistik ve akıllı mobilite alanlarında da yenilikçi çözümler geliştiriyor. STARIA Elektrik yılın ilk yarısında geliyor STARIA Elektrik, 2026’nın ilk yarısında Kore ve Avrupa’da satışa sunulacak ve ardından diğer pazarlara sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Togg’da Yılın İlk Fırsatları Cazip Seçeneklerle Başladı Haber

Togg’da Yılın İlk Fırsatları Cazip Seçeneklerle Başladı

Stoklarla sınırlı kampanya kapsamında T10X ve T10F cihazları için 400 bin TL’den 1 milyon 900 bin TL’ye uzanan kredi fırsatları kullanıcıların ilgisine sunuldu. Kampanya kapsamında bireysel kullanıcılar T10F V2’ye 600 bin TL krediye %0 faizli, 12 ay vadeli ve aylık 50 bin TL geri ödemeli olarak sahip olabilecekler. Türkiye’nin mobilite alanında hizmet veren küresel teknoloji markası Togg, 2026 yılında da Togg sahibi olmayı kolaylaştıran avantajlarına devam ediyor. Stoklarla sınırlı ocak kampanyası kapsamında hem bireysel hem kurumsal kullanıcılara birbirinden cazip fırsatlar sunuluyor. Finansman seçenekleri daha da arttı Kampanya kapsamında bireysel kullanıcılar T10F V2’ye 600 bin TL krediye %0 faizli 12 ay vadeli 50 bin TL aylık geri ödemeli ya da T10X V2’ye 400 bin TL krediye %0 faizli 12 ay vadeli 33 bin 334 TL aylık geri ödemeli seçenekle sahip olabiliyor. Daha fazla performans sunan çift motorlu dört tekerlekten çekişli T10X ve T10F 4More için de 600 bin TL krediye %0 faizli 12 ay vadeli 50 bin TL aylık geri ödemeli imkân var. Togg, finansman seçeneklerini büyüterek, daha yüksek kredi tutarlarından yararlanmak isteyen kullanıcıları da kapsıyor. Buna göre T10X ve T10F V2 için 1 milyon 700 bin TL krediye %2,38 faizli 48 ay vadeli 68 bin 455 TL aylık geri ödemeli; T10X ve T10F 4More versiyonu için ise 1 milyon 500 bin TL krediye %2,33 faizli 36 ay vadeli 69 bin 4 TL aylık geri ödemeli seçenek sunuluyor. Kurumsal kullanıcılara 1 milyon 900 bin TL kredi imkânı Bireysel kullanıcıların yanı sıra kurumsal kullanıcılar da Togg’un fırsatlarından yararlanabiliyor. Buna göre kurumsal kullanıcılar da bireysel kullanıcılar gibi T10F V2, T10X V2, T10X ve T10F 4More versiyonları için sağlanan %0 faizli kampanyadan aynı şekilde faydalanabiliyor. Kurumsal kullanıcılar için ayrıca T10X ve T10F V2 ile 4More versiyonlarında 1 milyon 900 bin TL krediye %2,72 faizli 48 ay vadeli 73 bin 212 TL aylık geri ödemeli seçenek sunuluyor.

Bosch, Mobilite, Üretim ve Günlük Yaşam Teknolojilerinin Geleceğini Şekillendiriyor Haber

Bosch, Mobilite, Üretim ve Günlük Yaşam Teknolojilerinin Geleceğini Şekillendiriyor

Dijitalleşmenin hız kazandığı bir dünyada yazılım, ilerlemenin görünmeyen motoru olarak öne çıkıyor. İletişim kurma biçimimizi, çalışma şekillerimizi, günlük yaşamda kullandığımız cihazları ve üretim süreçlerini yazılım şekillendiriyor. Ancak yazılım, donanımın fiziksel dünyasıyla kusursuz bir şekilde birleştiğinde gerçek potansiyeline ulaşabiliyor. Bosch, CES® 2026 kapsamında yazılım ve donanımın bir araya gelerek daha akıllı bir geleceğin nasıl mümkün kılındığını gözler önüne seriyor. Bosch Yönetim Kurulu Üyesi Tanja Rückert, Las Vegas’ta düzenlenen fuarda yaptığı açıklamada, “Yıllara dayanan donanım ve yazılım uzmanlığımız sayesinde fiziksel dünya ile dijital dünya arasındaki boşluğu kapatabiliyoruz. Donanım ve yazılımı entegre ederek insan odaklı, yani ‘Yaşam için Teknoloji’ anlayışını yansıtan akıllı ürün ve çözümler geliştiriyoruz” dedi. Yazılım ve hizmetlerde güçlü büyüme hedefi Bosch, önümüzdeki on yılın başına kadar yazılım ve hizmetlerden 6 milyar Euro’nun üzerinde gelir elde etmeyi hedefliyor. Bu gelirin önemli bir kısmının yapay zekâ (AI) tabanlı çözümlerden oluşması bekleniyor. Söz konusu gelirin yaklaşık üçte ikisinin Mobilite iş kolundan gelmesi öngörülüyor. Şirket, yazılım, sensör teknolojileri, yüksek performanslı bilgisayarlar ve ağ bileşenlerinden elde ettiği gelirleri 2030’lu yılların ortasına kadar iki katına çıkararak 10 milyar Euro’nun üzerine taşımayı planlıyor. Bosch, yapay zekânın uygulanması ve geliştirilmesi alanında da öncü rolünü sürdürüyor. Teknoloji şirketi, 2027 yılı sonuna kadar bu alana 2,5 milyar Euro’nun üzerinde yatırım yapacak. Kokpit deneyiminde yapay zekâ yenilikleri Geleceğin araçlarında yapay zekâ kilit bir rol üstleniyor. Bosch, sürüş güvenliğini ve konforunu artırmak için yapay zekâ çözümlerini halihazırda kullanıyor. CES® 2026’da Bosch, yeni yapay zekâ tabanlı kokpit çözümünü tanıtıyor. Hepsi bir arada bir sistem olarak geliştirilen bu kokpit, araç içi deneyimin yüksek düzeyde kişiselleştirilmesine olanak tanıyor. Büyük dil modeliyle donatılan sistem, kullanıcıyla gerçek bir kişiyle konuşuyormuş hissi veren bir iletişim kurabiliyor. Görsel dil modeli ise araç içi ve araç dışındaki ortamı algılayarak yorumlayabiliyor. Bu sayede sistem, örneğin varış noktasına ulaşıldığında otomatik olarak park yeri arayabiliyor ya da çevrim içi toplantılar sırasında toplantı tutanakları oluşturabiliyor. By-wire sistemleriyle yazılım tanımlı sürüş Bosch, otomatik ve yazılım tanımlı sürüşün temel teknolojilerinden biri olan by-wire sistemlerinde de lider sağlayıcılar arasında yer alıyor. Bu sistemler, fren ve direksiyon için mekanik bağlantıları elektriksel sinyal hatlarıyla değiştirerek tasarım, güvenlik ve yazılım kontrolü açısından tamamen yeni olanaklar sunuyor. Bosch, brake-by-wire ve steer-by-wire ile 2032’ye kadar 7 milyar Euro’nun üzerinde kümülatif satış geliri elde etmeyi bekliyor. Bu kilit teknolojinin pazar dinamikleri 2030’lu yıllarda da hız kazanmaya devam edecek. Akıllı yazılımla hareket kaynaklı rahatsızlıklar azaltılıyor Bosch’un Vehicle Motion Management (Araç Hareket Yönetimi) yazılımı, frenleri, direksiyonu, güç aktarma sistemini ve şasiyi merkezi olarak kontrol ederek aracın hareketini altı serbestlik derecesinin tamamında yönetmeyi mümkün kılıyor. Bu, bireysel aktüatörlerin daha iyi koordine edilmesini ve daha verimli kullanılmasını sağlıyor. Gelecekte bu sistemler sürücünün bireysel ihtiyaçlarına göre de ayarlanabilecek. Yazılım, virajlarda savrulmayı veya dur-kalk trafikte öne-arkaya sallanmayı önemli ölçüde azaltarak hareket kaynaklı rahatsızlıkların önüne geçmeyi hedefliyor. Bu da otonom sürüşe giden yolda önemli bir adım olarak görülüyor. Radar Gen 7 Premium CES’te ilk kez tanıtılıyor Bosch, sensör teknolojisi ve yapay zekâyı bir araya getiren Radar Gen 7 Premium çözümünü CES’te dünya prömiyeriyle tanıtıyor. Yeni radar sensörü, otoyol pilotu gibi sürüş destek fonksiyonlarını ileri seviyeye taşıyor. Özel anten konfigürasyonu sayesinde maksimum açısal hassasiyet ve çok uzun menzil sunan sensör, 200 metrenin üzerindeki mesafelerde palet veya araç lastiği gibi çok küçük nesneleri dahi algılayabiliyor. Bu sayede karmaşık trafik koşullarında kayıp yükleri veya diğer yol kullanıcılarını doğru şekilde tespit ederek uygun sürüş manevralarını mümkün kılıyor. eBike güvenlik bir adım daha ileri taşınıyor Bosch’un donanım ve yazılım uzmanlığı, eBike’ları de daha güvenli hale getiriyor. eBike Flow uygulamasına eklenen yeni özellikle kullanıcılar bisikletlerini veya bataryalarını çalıntı olarak işaretleyebiliyor. Bu durumda, ikinci el alıcılar, yetkili servisler veya güvenlik birimleri eBike Flow uygulaması üzerinden bağlantı kurmaya çalıştığında uyarı alıyor. Böylece çalıntı eBike’ların yeniden satılması önemli ölçüde zorlaştırılıyor. Dijitalleşmenin görünmeyen kahramanları: MEMS sensörler Otomotivden sanayiye, ev teknolojilerinden robotik uygulamalara kadar pek çok yeniliğin temelinde küçük ama son derece gelişmiş sensörler yer alıyor. Bosch, CES’te yeni BMI5 AI MEMS sensör platformunu tanıtıyor. Bu platform üzerine geliştirilen tüm sensörler; yüksek hassasiyet, dayanıklılık ve enerji verimliliğiyle öne çıkıyor. Entegre yapay zekâ fonksiyonları sayesinde hareketleri, konumları ve bağlamları algılayabiliyor. Yeni sensörler; sanal ve artırılmış gerçeklik uygulamalarında baş hareketlerini gecikme olmadan takip ederek doğal 3D etkileşim sağlıyor. Aynı zamanda robotların çevrelerini ve hareketlerini yüksek doğrulukla algılamasına yardımcı oluyor. Örneğin, kamera görüşü kısıtlandığında bile insansı robotların doğru yolu bulmasını mümkün kılıyor. Bosch ve Microsoft’tan “Manufacturing Co-Intelligence®” iş birliği Bosch, CES® 2026 kapsamında Microsoft ile iş birliğini genişlettiğini duyurdu. İki şirket, “Manufacturing Co-Intelligence®” çözümünü ajan tabanlı yapay zekâ ile geliştirerek üretimde devrim yaratabilecek yeni uygulamaları hayata geçirmeyi hedefliyor. İki şirket Las Vegas’ta Mutabakat Zaptı (MoU) imzalayacak. Ajan tabanlı yapay zekâ; çok büyük veri setlerini analiz edebiliyor, büyük ölçüde otonom kararlar alabiliyor ve üretim, bakım ile tedarik zinciri süreçlerini optimize edebiliyor. Tanja Rückert, “Bu teknoloji, fabrika süreçlerini çok daha akıllı hale getiriyor” dedi. Bosch’un üretim ve endüstriyel yazılım alanındaki derin bilgi birikimi ile Microsoft’un güçlü BT altyapısı ve yazılım uzmanlığı bir araya getiriliyor. Amaç, mevcut üretim süreçlerini yapay zekâ destekli çözümlerle ölçeklenebilir hale getirmek. Böylece fabrikalar daha verimli çalışırken, çalışanların üzerindeki yük de azaltılıyor. Sahteciliğe karşı cep boyutunda devrim Bosch’un CES’te tanıttığı bir diğer yenilik ise sahte ürünlerle mücadelede çığır açan Origify çözümü oluyor. Origify, ürünlere dijital bir DNA kazandıran akıllı bir yazılım ekosistemi olarak konumlanıyor. Ek etiketler, çipler veya kodlar yerine ürün yüzeyinin benzersiz ve kopyalanamaz fiziksel özelliklerini analiz eden sistem, ürüne kurcalamaya karşı dayanıklı bir dijital kimlik atıyor. Detector uygulaması sayesinde canlı video akışı kullanılarak birkaç saniye içinde ürünün orijinal mi yoksa sahte mi olduğu tespit edilebiliyor. Bosch Tech Compass: Yapay zekâ geleceğin itici gücü Yedi ülkede 11 binden fazla kişiyle gerçekleştirilen Bosch Tech Compass araştırması, yapay zekânın önümüzdeki yıllarda en etkili ve en olumlu teknoloji olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 70’i yapay zekâyı geleceğin vazgeçilmez unsuru olarak değerlendiriyor. Araştırma, yapay zekâya yönelik iyimserliğin artmasına rağmen, toplumsal etkilerine dair endişelerin de varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Katılımcıların yüzde 57’si, teknolojik gelişmelerin etkilerini daha iyi anlayabilmek için bir “duraklatma” ihtiyacına dikkat çekiyor. Bosch Tech Compass Türkiye sonuçları: “Yapay zeka çağına hazırız” İlk defa Türkiye’nin de dahil olduğu Bosch Tech Compass araştırmasının ilk sonuçlarına göre; katılımcıların dörtte üçü kendini yapay zeka çağını karşılamaya hazır hissediyor. Sonuçlar Türkiye’nin teknoloji ve inovasyona değin gelişmelere açık ve umutlu bir bakış açısıyla yaklaştığını ortaya koyuyor. Türkiye’deki katılımcılar, teknolojik gelişmelerin dünyayı daha iyi bir yer haline getireceğine ve yapay zekânın toplum için olumlu bir güç olacağına küresel ortalamanın üzerinde bir güven duyuyor. Yedi ülkede 11 binden fazla kişiyle gerçekleştirilen Bosch Tech Compass araştırması, yapay zekânın önümüzdeki yıllarda en etkili ve en olumlu teknoloji olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Araştırma, yapay zekâya yönelik iyimserliğin artmasına rağmen, toplumsal etkilerine dair endişelerin de varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Katılımcıların yüzde 57’si, teknolojik gelişmelerin etkilerini daha iyi anlayabilmek için bir “duraklatma” ihtiyacına dikkat çekiyor.

Stellantis Brüksel Otomobil Fuarı’na 62 Araçla Çıkartma Yapacak! Haber

Stellantis Brüksel Otomobil Fuarı’na 62 Araçla Çıkartma Yapacak!

Sürekli gelişen bir ürün gamı sunma taahhüdünü teyit eden Stellantis, yenilenen Opel Astra ve PEUGEOT 408 modelleriyle iki dünya prömiyerine imza atacak. Avrupa lansmanını ise Leapmotor’un tamamen elektrikli şehir crossover’ı B03X, 7 koltuk seçeneği ve dizel motor alternatifiyle de sunulan, çok yönlü bir aile aracı olan yeni Fiat QUBO L ile FIAT tarihindeki ilk üç tekerlekli araç olma özelliğini taşıyan Fiat Professional TRIS gerçekleştirecek. Stellantis standında iki iddialı konsept otomobil de öne çıkacak: Daha kompakt bir ayak iziyle iç mekân kullanımını yeniden yorumlayan, yenilikçi ve yaratıcı Citroën Elo ile 588 kW (800 HP) saf güç ve 320 km/s azami hıza ulaşan Opel Corsa GSE Vision Gran Turismo. Brüksel Otomobil Fuarı, merakla beklenen Yılın Otomobili (COTY) ödül törenine de ev sahipliği yapacak. Stellantis, yedi finalist arasında Citroën C5 Aircross ve Fiat Grande Panda olmak üzere iki modeliyle yarışacak. Mobilitenin her alanına yatırım yapan dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis, 9-18 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilecek Brüksel Otomobil Fuarı’na kapsamlı bir katılım sağlayacak. Bu yıl 102’ncisi düzenlenecek olan fuar, yaklaşık 75 OEM’i ağırlayacak. 300 binin üzerinde ziyaretçiye ev sahipliği yapması beklenen fuar, güçlü ticari odağı ve son yıllarda artan ivmesiyle öne çıkıyor. Kentsel mikromobiliteden yük taşımacılığına! Fuara Alfa Romeo, Citroën, DS Automobiles, FIAT & Abarth, Jeep®, Lancia, Leapmotor, Opel, Maserati, PEUGEOT ve ticari araçlar için Stellantis Pro One olmak üzere 11 markasıyla katılım sağlayacak olan Stellantis, 5 bin 200 metrekarelik standında toplam 62 araç sergileyecek. Stellantis, geniş kapsamlı katılımıyla kentsel mikromobiliteden yük taşımacılığına kadar her türlü mobilite ihtiyacına yanıt verebilme yetkinliğini ortaya koyacak. Süregelen büyümesini ve ürün gamındaki sürekli yenilenmeyi vurgulamak amacıyla Stellantis, Brüksel Otomobil Fuarı’nda iki dünya prömiyerini ziyaretçilerle buluşturacak: Opel Astra: Sportif, zarif, pratik ve genellikle daha üst segmentlere özgü donanımlarla zenginleştirilen Opel Astra, sınıfında fark yaratan özellikleriyle öne çıkıyor. Rüsselsheim çıkışlı bu kompakt çok satan model, yaklaşık 90 yıldır segmentinde bir başarı hikâyesi yazıyor. Yeni Opel Astra ise daha temiz, daha teknolojik ve her zamankinden daha etkileyici bir karakter sunarken, markanın imzası niteliğindeki çarpıcı Vizor ön tasarımını gururla sergiliyor. PEUGEOT 408: PEUGEOT, 408 modeliyle alışılmış kalıpların dışına çıkarak cesur bir duruş ortaya koydu. Bugün yeni PEUGEOT 408 ile bu iddiasını bir kez daha teyit eden marka; keskin biçimde şekillendirilmiş çizgilerle tanımlanan özgün fastback tasarımını, aracın ön ve arka bölümünde yer alan sofistike detaylarla daha da ileriye taşıyor. Citroën Elo ve Opel Corsa GSE Vision Gran Turismo sahneye çıkıyor! Stellantis, bu lansmanların yanı sıra 3 modelinin de Avrupa prömiyerini gerçekleştirecek: Leapmotor’un en yeni modeli olan tamamen elektrikli B03X; ileri seviye akıllı teknolojileri, %100 elektrikli yapısı ve esnek yaşam alanıyla öne çıkarken, crossover tasarımını şehir içi kullanım için ideal çeviklikle buluşturuyor. Yeni Fiat QUBO L; 7 koltuk seçeneği ve dizel motor alternatifiyle de sunulan, modern aileler için alan ve esnekliği neşeli bir dokunuşla bir araya getiren çok yönlü bir aile aracı olarak konumlanıyor. Fiat Professional TRIS ise hızla büyüyen son kilometre teslimat çözümlerine yönelik geliştirilen, yeni nesil üç tekerlekli elektrikli araç olarak dikkat çekiyor. Bu yeni modellere ek olarak Stellantis, geçmişten gelen deneyimi geleceğin mobilitesine yönelik cesur adımlarla buluşturan iki vizyoner konsept otomobili de sergileyecek: Güncel yaşam tarzlarından ve değişen hayat biçimlerinden ilham alan Citroën Elo, sorumlu, akıllı ve erişilebilir bir mobilite yaklaşımını temsil eden gerçek bir fikir laboratuvarı niteliği taşıyor. Yalnızca 4,10 metre uzunluğundaki kompakt yapısına rağmen son derece ferah bir iç mekân sunan Elo, “büyük hedeflere sahip küçük araç” anlayışını kusursuz biçimde yansıtıyor. %100 elektrikli mimarisi sayesinde her metrekare akıllıca optimize edilerek, altı kişiye kadar yolcu ağırlayabilen modüler bir yaşam alanı oluşturuluyor ve kabin adeta gerçek bir yaşam mekânına dönüşüyor. Günlük hayatı kolaylaştırmak üzere tasarlanan Elo; seyahat, dinlenme, boş zaman aktiviteleri ve uzaktan çalışma senaryolarına zahmetsizce uyum sağlıyor. Opel Corsa GSE Vision Gran Turismo; 588 kW (800 HP) güç, 800 Nm tork ve 320 km/s azami hız sunarak 0’dan 100 km/s’ye yalnızca 2 saniyede ulaşıyor. Dört tekerlekten çekiş sistemi; üstün yol tutuşu, çeviklik ve stabilite sağlarken, tasarım; ultra hafif askılı koltuklarla aerodinamik performansı ve sürüş keyfini en üst seviyeye taşıyor. Üstelik bu deneyim herkes için erişilebilir: etkileyici konsept, PlayStation için Gran Turismo 7 oyununda da yer alarak tamamen dijital bir adrenalin deneyimi sunuyor. Hem elektrikli hem tek koltuklu: DS E-TENSE FE25! Stellantis ayrıca, Alfa Romeo’da yeni bir ürün lansman döngüsünün habercisi niteliğinde özel bir ön gösterim sunarken, yeni Tonale de Belçika pazarındaki ilk gösterimini gerçekleştirecek. DS Automobiles, en yeni ürün lansmanları olan DS N°4 ve DS N°8’i sergilemenin yanı sıra, DS PERFORMANCE yarış departmanını da onurlandıracak. Bu kapsamda, elektrikli tek koltuklu DS E-TENSE FE25 fuarda yer alacak; DS PERFORMANCE Line Limited Edition sergilenecek ve 9 Ocak’ta markanın basın toplantısı sırasında özel bir tasarımın tanıtımını gerçekleştirilecek. Jeep® cephesinde, Avenger Black Edition ilk kez görücüye çıkarken; yeni Compass 4xe küresel halka açık ilk gösterimini Avrupa için Wagoneer S ile birlikte gerçekleştirecek. Lancia ise, markanın yeniden doğuşunda önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyan ve WRC2 kategorisi için Lancia Corse HF tarafından geliştirilen ralli otomobili Ypsilon HF Integrale’in bir otomobil fuarındaki ilk gösterimiyle dikkatleri üzerine çekecek. Maserati, İtalyan lüksünü, kişiselleştirmeyi ve elektrifikasyonu ön plana çıkaran özel seçilmiş ürün gamıyla sahnenin merkezinde yer alacak. Bu kapsamda; yeni MCPURA Cielo, GranCabrio, %100 elektrikli Grecale Folgore ile Benelüks bölgesinde ilk kez tanıtılacak Grecale Lumina Blu özel serisi bulunuyor. COTY 2026 belli oluyor! 2026 Brüksel Otomobil Fuarı, açılış gününde Yılın Otomobili (Car of the Year – COTY) ödülünün kazananının, uluslararası otomotiv gazetecilerinden oluşan jüri tarafından açıklanacak olması nedeniyle Stellantis için ayrıca özel bir önem taşıyor. Bu yıl Stellantis, kendi segmentlerinde hızlı bir büyüme kaydeden Citroën C5 Aircross ve Fiat Grande Panda olmak üzere iki modeliyle yedi finalist arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch, CES 2026’da yeni nesil kokpit teknolojilerini tanıtıyor Haber

Bosch, CES 2026’da yeni nesil kokpit teknolojilerini tanıtıyor

Otomotiv sektörü köklü bir dönüşümden geçiyor. Yazılım ve özellikle yapay zeka (AI), geleceğin sürüş ve araç içi deneyiminin temel unsurları haline geliyor. Bu alanda öncü konumda bulunan Bosch, yapay zekayı araca entegre etme yolunda önemli bir adım atarak kokpiti akıllı ve proaktif bir yol arkadaşına dönüştürüyor. Bosch, ABD’nin Las Vegas kentinde düzenlenen dünyanın en önemli tüketici elektroniği fuarlarından CES® 2026’da, yapay zeka destekli kokpitlerin hayata geçirilmesini sağlayan yüksek performanslı yeni “AI extension platform”unu tanıtacak. Bosch Yönetim Kurulu Üyesi ve Bosch Mobilite Başkanı Markus Heyn, “Yeni AI extension platformu, mevcut kokpit sistemlerinin gelişmiş yapay zeka fonksiyonlarıyla hızlı ve kolay şekilde güncellenmesine olanak tanıyor. Böylece sürüş deneyimi tüm araç kullanıcıları için daha konforlu, daha sezgisel ve daha güvenli hale geliyor” dedi. Bosch’un yeni yapay zeka destekli kokpitiyle birlikte araç, yalnızca bir ulaşım aracı olmaktan çıkarak sürücünün alışkanlıklarını, tercihlerini ve içinde bulunduğu bağlamı anlayan, kendini geliştiren akıllı bir partner haline geliyor. Bu kokpit; ihtiyaçları önceden tahmin eden bir yapay zeka sesli asistan, araç içinin kapsamlı sahne algısı, hassas navigasyon ve gelişmiş eğlence seçenekleri sunuyor. Örneğin sürücünün “Üşüdüm” demesi, koltuk ısıtmasının devreye girmesiyle birlikte kabin sıcaklığının da otomatik olarak ayarlanmasını sağlayabiliyor. On yılın sonunda 2 milyar euro ciro hedefi Heyn, “Bosch’un yeni yapay zeka destekli kokpiti, hem sürücülere hem de otomobil üreticilerine modern otomotiv yazılımlarının tüm potansiyelinden yararlanma imkanı sunuyor. AI extension platformu sayesinde araçlara yeni fonksiyonlar çok daha hızlı şekilde entegre edilebilecek” diyor. Bosch, yapay zeka destekli kokpitler için hızla büyüyen önemli bir pazar öngörüyor. Grand View Research ve MarketsandMarkets gibi çeşitli pazar araştırma kuruluşlarına göre, yapay zeka destekli araç içi bilgi-eğlence (IVI) çözümleri pazarının 2030 yılına kadar yaklaşık 17 milyar euro büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Bosch, bu pazarda etkin bir rol üstlenmeyi hedefliyor. Şirket, on yılın sonuna kadar IVI çözümlerinden 2 milyar euronun üzerinde ciro elde etmeyi ve ilk üç tedarikçi arasında yer almayı amaçlıyor. Günümüz araçlarına ileri seviye yapay zeka Bu yaklaşımın önemli kullanım alanlarından biri, araç içindeki verimsiz zamanın üretken çalışma zamanına dönüştürülmesi. Bosch, Microsoft ile birlikte sürüş güvenliğinden ödün vermeden aracı mobil bir ofise dönüştürüyor. Microsoft Foundry ve kokpite özel geliştirilen fonksiyonların entegrasyonu sayesinde Microsoft 365 üretkenlik uygulamalarına kesintisiz erişim sağlanıyor. Bu uygulamalar, dikkat dağınıklığını en aza indirmek ve güvenliği önceliklendirmek amacıyla diğer araç sistemleriyle akıllı biçimde ilişkilendiriliyor. Örneğin sürücü, sezgisel bir sesli komutla Microsoft Teams toplantısına katılabiliyor; sistem de buna paralel olarak adaptif hız sabitleyiciyi proaktif şekilde devreye alabiliyor. Alanlar arası bu kesintisiz etkileşim, özellikle işe gidip gelenler ve sık seyahat eden sürücüler için hem güvenli hem de verimli bir yolculuk deneyimi sunuyor. Bosch’un yeni “AI extension platform”u, mevcut donanım veya sistem mimarisinde değişiklik gerektirmeden günümüz araçlarının kolayca yapay zeka özellikleriyle donatılmasını sağlıyor. Platformun merkezinde, kokpitte karmaşık yapay zeka uygulamalarının temelini oluşturan güçlü NVIDIA DRIVE AGX Orin sistem-çipi (SoC) yer alıyor. Endüstri standardı NVIDIA CUDA platformu üzerine inşa edilen sistem, otomobil üreticilerinin kendi yapay zeka modellerini ve aracı sistemleri kolayca entegre etmesine imkan tanıyor. 150–200 tera işlem/saniye (TOPS) ek hesaplama gücü sunan kompakt ünite, basit güç ve Ethernet bağlantılarıyla çalışıyor; aktif hava veya sıvı soğutma seçenekleriyle destekleniyor. Karmaşık yapay zeka özelliklerinin geliştirilmesini ve devreye alınmasını hızlandırmak için Bosch, NVIDIA NeMo ana yapı iskeleti dahil olmak üzere NVIDIA’nın yazılım çözümlerinden yararlanıyor. Bu sayede gerçek zamanlı sensör işleme ve görsel-dil modelleri (VLM) gibi gelişmiş araç içi uygulamalar sorunsuz şekilde entegre edilebiliyor. Ayrıca NVIDIA Nemotron modelleriyle desteklenen muhakeme ve konuşma yetenekleri, bağlamsal anlayış, çok adımlı akıl yürütme ve doğal, sohbet benzeri kullanıcı etkileşimleri sunuyor. Bosch, Microsoft Foundry üzerinden araç içi yapay zekanın tasarımını ve yönetimini gerçekleştirerek ölçeklenebilir ve sürekli güncel kalan bir yapay zeka asistanı deneyimi sağlıyor. Bosch, yapay zeka destekli kokpiti ve AI extension platformunu ilk kez CES® 2026’da Las Vegas’ta sergileyecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai, En Büyük Elektrikli Modelini Brüksel Otomobil Fuarı’nda Tanıtıyor Haber

Hyundai, En Büyük Elektrikli Modelini Brüksel Otomobil Fuarı’nda Tanıtıyor

Elektrifikasyona yönelik kararlılığını sürdüren Hyundai, 2026 yılında tanıtacağı yeni elektrikli modellerinin lansmanına Brüksel Otomobil Fuarı’nda başlıyor. Marka, fuarda bugüne kadarki en büyük elektrikli modelinin dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Yeni model, gelişmiş 800 voltluk şarj sistemi dahil olmak üzere son teknoloji elektrikli araç çözümlerini gözler önüne serecek. Basın toplantısı, Hyundai Motor Avrupa Ürün Başkan Yardımcısı Raf Van Nuffel’in ev sahipliğinde düzenlenecek. Van Nuffel toplantıda, dünya prömiyeri hakkında detaylı bilgiler paylaşacak ve Hyundai’nin 2026 yılına yönelik elektrikli araç portföyündeki bir sonraki adımları aktaracak. Hyundai Motor Avrupa Ürün Başkan Yardımcısı Raf Van Nuffel, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Brüksel Otomobil Fuarı, elektrikli model ve teknolojilerimizin Avrupalı müşteriler için nasıl geliştiğini göstermek adına bizim için önemli bir platform olmayı sürdürüyor. Bölge, sıfır emisyonlu mobiliteye geçişini hızlandırırken, bu tür etkinlikler yalnızca yeni modelleri değil, aynı zamanda Hyundai’nin bir sonraki nesil araçlarını şekillendirecek yenilikleri de sergilememize olanak tanıyor. Avrupa’nın önde gelen mobilite inovasyon markalarından biri olarak Hyundai, etkinliğin elektrifikasyona güçlü bir şekilde odaklanmasını memnuniyetle karşılıyor”. Hyundai, Brüksel Otomobil Fuarı’nda neler tanıtacak? Hyundai, INSTER’dan IONIQ 9’a uzanan mevcut ürün gamını tamamlayan yeni bir elektrikli modelin dünya prömiyerini kutlayacak. Bunun yanı sıra, yenilenen IONIQ 6 modeli Avrupa’daki ilk otomobil fuarı gösterimini gerçekleştirecek. Güncellenen IONIQ 6, aerodinamik tasarımındaki iyileştirmelerin yanı sıra iç mekân teknolojisi ve dijital özelliklerdeki geliştirmeleriyle dikkat çekecek. Bu prömiyerlerin ötesinde, ziyaretçilerin IONIQ 5 N ve IONIQ 6 N modellerini deneyimleyebileceği özel bir “N Zone” alanı da yer alacak. Buna ek olarak, INSTEROID etrafında kurgulanan etkileşimli bir arcade oyun alanı da ziyaretçileri bekliyor. INSTER EV temel alınarak geliştirilen ve sınırları zorlayan bir tasarım konsepti olan INSTEROID; video oyunu esintili estetiği, cesur ve sportif tasarım diliyle otomotiv tasarımında yeni fikirleri keşfetmeyi ve Hyundai’nin seri üretim modellerinin ötesine uzanan yaratıcı yaklaşımını sergilemeyi amaçlıyor. Brüksel Otomobil Fuarı’ndaki Hyundai basın toplantısı, 9 Ocak günü saat 10.00’da, Palais 6’da yer alan Hyundai standında gerçekleştirilecek.

Fuzul ve Togg, Türkiye’nin Otomobilini Türkiye’nin Finans Modeliyle Buluşturdu Haber

Fuzul ve Togg, Türkiye’nin Otomobilini Türkiye’nin Finans Modeliyle Buluşturdu

Bu kapsamda yeni müşterilere %7 maliyetle 5 aydan başlayan teslimat imkânı sunuluyor. Tasarruf finansman sektörünün 33 yıllık öncü markası Fuzul ve Türkiye’nin mobilite alanında hizmet veren küresel teknoloji markası Togg, mobilite ve finans dünyasında bir ilke imza attı. Togg’un güçlü satış ve erişilebilirlik yaklaşımını Türkiye’nin finans modeliyle buluşturan bu stratejik iş birliği, yerli otomobil üretimi ile tasarruf finansman modelinin güçlerini birleştirerek yeni bir dönem başlatıyor. Fuzul ile Togg arasında gerçekleştirilen iş birliği kapsamında, isteyen herkes T10X ve T10F cihazlarına Fuzul’ün tasarruf finansman modeliyle esnek ve avantajlı koşullarla sahip olabiliyor. Fuzul, Togg sahibi olmak isteyen yeni müşterilere finansman tutarının yüzde 7’si oranındaki organizasyon ücretini vade farksız ve komisyonsuz 6 taksitle ödeme kolaylığı sunuyor. 5 aydan başlayan teslimat süreleriyle, herkes ek masraflara girmeden, bütçelerine uygun ve öngörülebilir planlarla cihazlara sahip olabiliyor. Türkiye’nin iki öncü markası arasındaki bu iş birliği, finansal avantajların yanı sıra kullanıcı deneyimine yönelik fırsatlar da sunuyor. Kampanyadan yararlanan Togg sahiplerinin ilk trafik sigortası Fuzul iştiraki Akva Sigorta güvencesiyle ücretsiz sağlanıyor. Ayrıca Togg sahibi olan Fuzul müşterileri, 6 ay boyunca 1560 kWh’a kadar Trugo şarj cihazlarından ve araçlarının ilk periyodik bakımından Togg güvencesiyle ücretsiz faydalanıyor. Fuzul Tasarruf Finansman AŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Furkan Akbal, erişilebilir yerli otomobil vizyonuyla gerçekleştirdikleri iş birliğine ilişkin açıklamasında şunları söyledi: “Togg, Türkiye’nin teknoloji vizyonunun en güçlü sembollerinden biri. Fuzul olarak biz de bu vizyonu, tasarruf finansmanının güven ve istikrarıyla birleştirerek yerli üretimi herkes için erişilebilir kılan bir modeli hayata geçirdik. Türkiye’nin otomobiline, Türkiye’nin finans modeliyle sahip olmayı mümkün kılarak yerli üretime erişimi kolaylaştırıyor ve finansal kapsayıcılığın yeni bir dönemini başlatıyoruz.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.