Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Moda

Kapsül Haber Ajansı - Moda haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Moda haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Klasik Çok Markalı Mağazacılıkta Yeni Nesil Perakende Modeli:  COMMUNITÉ    Haber

Klasik Çok Markalı Mağazacılıkta Yeni Nesil Perakende Modeli:  COMMUNITÉ   

İstinyePark’ta 1800 m2 alanıyla ziyaretçilerini ağırlayan COMMUNITÉ, ikinci lokasyonunu Galataport İstanbul’da, üçüncü lokasyonunu ise 2027 yılının ilk çeyreğinde Bağdat Caddesi’nde hayata geçirmeye hazırlanıyor. COMMUNITÉ, yalnızca bir mağaza değil; alışverişin ötesine geçen, keşif ve etkileşime davet eden bir deneyim alanı. Geleneksel çok markalı mağazacılık anlayışını geride bırakarak kategori bazlı düzen yerine hikâye, kürasyon ve beklenmedik karşılaşmalar üzerine kurulu bir deneyim sunuyor. Bir moda koleksiyonunun yanında sanat kitapları, bir sneaker’ın yanında tasarım objesi, bir parfümün yanında analog kamerayla karşılaşmak mümkün. Bu yaklaşım, ürünleri kategorilerinin dışına çıkararak yeni anlamlar kazandırmayı ve ziyaretçiyi yeniden keşfe davet etmeyi amaçlıyor. Boyner Grup CEO ve Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, COMMUNITÉ CEO’su Polat Uyal ve COMMUNITÉ Üründen Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sebla Refiğ Devidas, açılış öncesi yaptıkları konuşmada COMMUNITÉ fikrinin doğuşundan hayata geçirilişine kadar olan süreci paylaştılar. COMMUNITÉ, kökü Türkiye’de, kanatları globalde olan yeni bir perakende konsepti Boyner Grup CEO ve Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, konuşmasında; Bugüne kadar yaptığımızın tersini yapmak üzere yola çıktık. COMMUNITÉ geleneksel modelleri sarsan, pay almak yerine yeni pazar yaratmayı hedefleyen bir oluşumdur. Mevcut müşteri datasına hapsolmadan, küratörlerin tamamen özgür ve yenilikçi seçimler yapabildiği bir model benimsedik. Yeni gelişen markaların, yükselen tasarımcıların ortaya çıkıp kendilerine ait bir yer bulmaları konusu çok uzun zamandır konuşuluyor, yapılamıyordu. COMMUNITÉ bu sene Türkiye'ye 400'ün üzerinde yeni marka getirecek ve bu markaların %70'i ilk defa bir arada, onlara ait bir ortamda, ulaşılabilir bir şekilde müşterilerimizin karşısına çıkacaklar. Türkiye bizim her şeyimiz ama şimdiden bir gözümüz Milano, Londra, Atina, Madrid gibi şehirlerde. Her şehrin, her lokasyonun kendi komünitesini kurmak istiyoruz kendi restoranıyla, kafesiyle, yaşam alanıyla. Türkiye'deki dört mağazamız da birbirinden farklı olacak. İkinci mağazamızı yakında Galataport İstanbul’da açacağız, 2027’nin ilk çeyreğinde ise Bağdat Caddesi’nde olacağız.” ifadelerinde bulundu. COMMUNITÉ CEO’su Polat Uyal; “COMMUNITÉ fikri çok basit bir soruyla başladı: İnsanların sadece alışveriş yapmadığı, gerçekten vakit geçirmek istediği bir yer yaratabilir miyiz? Bir kahve içilen, bir sohbetin başladığı, yeni markaların keşfedildiği ve yeni fikirlerin doğduğu bir alan… Biz COMMUNITÉ’yi bir mağaza olarak değil; bir araya gelme hali, bir his ve insanların buradan bir ürünle değil, bir deneyimle ayrıldığı bir dünya olarak hayal ettik. Bu hayali hayata geçirmek için de önce birbirine güvenen, birlikte çalışmaktan keyif alan ve işini gerçekten seven bir ekip kurduk. Çünkü baştan beri biliyorduk ki burası sadece ürünlerin değil, insanların ve fikirlerin bir araya geldiği bir alan olmalı. Buradaki her marka kendi hikayesini taşıyor. Biz aslında ürün seçmedik; hikayeleri bir araya getirdik. En çok istediğimiz şey ise çok net: Buraya gelen herkesin kendini iyi hissetmesi, ilham alması ve buradan yalnızca ürünle değil bir hisle ayrılması.” dedi. COMMUNITÉ Üründen Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sebla Refiğ Devidas ise; “COMMUNITÉ klasik bir mağaza değil; bir kürasyon ve keşif alanı. Amacımız ürün satmaktan çok bir kültür inşa etmek. Online ve offline varlığıyla sürekli değişen bir concept store. Seçkimiz Avrupa, Türkiye, Uzak Doğu, Amerika ve Avustralya’dan markaları bir araya getiriyor. Toplamda 400’den fazla marka yer alıyor, yaklaşık yarısı Türkiye’de ilk kez keşfedilecek, yeni ve bağımsız markalar. Kürasyon anlayışımız beklenmedik olanı bulmak. Tokyo’dan Seul’e, New York’tan Los Angeles’a, Londra’dan Kopenhag’a uzanan bir keşif yaptık. Türkiye’de farklı bölgelere dokunduk, yerel üreticiler ve yeni nesil tasarımcılardan özenle seçimler yaptık. Böylece sadece moda başkentlerinden değil, farklı şehirlerden de kendine özgü ve otantik markaları bir araya getirdik.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mısırlı Underwear and Socks’tan İç Giyimde Dünyada Bir İlk Haber

Mısırlı Underwear and Socks’tan İç Giyimde Dünyada Bir İlk

Türkiye’nin köklü iç giyim ve çorap markası Mısırlı Underwear and Socks, iç giyim sektöründe ezber bozan bir yeniliğe imza attı. Erkek boxer ve kadın tanga koleksiyonundaki yeni seri, 24 ay iade güvencesiyle sertifikalı 1 gram külçe altın ile birlikte satışa sunuluyor. Özel seri, iç giyimi yalnızca bir ihtiyaç olmaktan çıkararak; kalıcı bir değer ve yatırım anlayışıyla yeniden tanımlıyor. Zarafet, konfor ve güveni aynı potada buluşturan bu özel koleksiyon; yüksek kalite kumaşlar, zamansız tasarım anlayışı ve Mısırlı’nın yüz yıla yaklaşan üretim tecrübesiyle hazırlandı. Her bir ürün, sertifikalı 1 gram külçe altın ile birlikte sunularak kullanıcılarına hem estetik hem de maddi güvence sağlıyor. İç Giyimden Yatırıma Uzanan Yeni Bir Perspektif Mısırlı Underwear and Socks’ın bu yenilikçi yaklaşımı, iç giyimde dünyada nadir görülen bir konsepti hayata geçiriyor. 24 ay boyunca koşulsuz iade güvencesi sunan koleksiyon, tüketicilere satın aldıkları ürünün yalnızca konforunu değil, değerini de garanti altına alma imkânı tanıyor. Lüksün Yeni Tanımı Minimal ve sofistike tasarım dili ve doğal ipliklerle hazırlanan erkek boxer ve kadın tangalar, günlük kullanım konforunu üst düzey bir deneyime dönüştürürken; koleksiyon, lüksün artık sadece görünüm değil, güvence ve sürdürülebilir değer anlamına geldiğini vurguluyor. Mısırlı Underwear and Socks, bu özel koleksiyonla iç giyim sektöründe fark yaratarak, moda ile yatırımı, konfor ile güveni aynı çizgide buluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadıköy Meydanı Ödüllü Proje ile Dönüşüyor Haber

Kadıköy Meydanı Ödüllü Proje ile Dönüşüyor

Kadıköy’ü daha düzenli, erişilebilir ve çağdaş bir kamusal alana dönüştürmeyi hedefleyen Kadıköy Meydanı Düzenleme Projesi’nin temel atma töreni, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, Cumhuriyet Halk Partisi Kadıköy İlçe Başkanı Caner Sarıtaş’ın katılımlarıyla gerçekleştirildi. “MEYDANLAR KENTİN KARAKTERİNİ BELİRLER” Törende konuşan İBB Başkan Vekili Nuri Aslan kent meydanlarının şehir yaşamındaki rolüne dikkat çekti. Konuşmasına Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını ileterek başlayan Aslan, meydanların toplumun her kesimini buluşturan kamusal alanlar olduğunu söyledi. “Meydanlar insanları bir araya getirir, kente karakterini verir. Bu nedenle kent meydanlarının nefes alan, yaşayan ve herkes için erişilebilir alanlar olarak tasarlanması gerekir” diyen Aslan, 2019 sonrasında İstanbul’da kamusal alanların yeniden düzenlenmesi için kapsamlı çalışmalar başlatıldığını ifade etti. “Kadıköylülerin heyecanla beklediği Kadıköy Meydan Düzenleme Projesi’ne başlıyoruz. Kadıköy’ü çok daha çağdaş, erişilebilir ve düzenli bir meydana, en kısa sürede kavuşturacağız,” diyen Aslan “Ekrem Başkanımız göreve geldikten sonra İstanbul’da kamusal alanların, meydanların yeniden düzenlenmesi için harekete geçti. Amacımız; İstanbulluların rahatça erişebileceği, bir araya geleceği, rahat nefes alabileceği kamusal alanlar yaratmaktı. Bunu yaparken de ortak akılla, şeffaf ve katılımcı bir anlayışla hareket ettik. ‘Bu meydanlar İstanbulluların, İstanbulluların istediği olsun’ dedik.” ifadelerini kullandı. 2019’dan bu yana İstanbul genelinde çok sayıda meydanın yeniden düzenlendiğini belirten Aslan, projelerin çeşitli engellemelere rağmen sürdüğünü ifade ederek, “Bu yarışmaları ilk başlatan, düşünen ve planlayan arkadaşlarımızın birçoğu şu an Silivri’de. Biz bugün onların başlattığı bir projenin temelini atıyoruz” dedi. Aslan, Kadıköy Meydanı’nın açılışında kurdeleyi Ekrem İmamoğlu’nun keseceğini de sözlerine ekledi. “KADIKÖY 25 YILDIR BU YATIRIMI BEKLİYORDU” Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı ise konuşmasında meydan düzenlemesinin uzun yıllardır beklenen bir yatırım olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Her dönem konuşulan, ancak bir türlü hayata geçirilemeyen Kadıköy Meydanı düzenlemesi için nihayet en somut adımı atmış bulunuyoruz. Geçen dönem Ekrem Başkan’ın öncülüğünde bunun ilk adımını attık aslında. Şu anda Haydarpaşa’dan Moda Burnu’na kadar uzanan sahil şeridi için geniş kapsamlı bir yarışma yapıldı. Yüzlerce projenin katıldığı bu yarışmada, binlerce vatandaşımızın ‘İstanbul Senin’ uygulaması üzerinden verdiği oylarla şu an panolarda gördüğünüz projeyi seçtik. Seçilen bu proje, vatandaşlarımızın alanı en verimli şekilde kullanabileceği, hepimizin içine sinen bir çalışma oldu. Bu projeyle beraber meydanımızda yaklaşık on beş bin metrekarelik yeni bir yeşil alana kavuşacağız. Şu an etrafımızda gördüğünüz araç trafiği ve karmaşa tamamen temizlenecek. Kadıköy; ailenizle ve çocuklarınızla birlikte Haydarpaşa’nın, İstanbul Boğazı’nın ve iskeleden kalkan vapurların manzarasını seyir teraslarında, oturma alanlarında ya da çimenlerin üzerinde huzurla izleyebileceğiniz bir çehreye bürünecek. Bu değişimden dolayı tüm Kadıköylüler adına büyük bir mutluluk duyuyorum.” Konuşmaların ardından protokol üyeleri temsili taş döşeme uygulaması gerçekleştirerek temel atma törenini tamamladı. PROJEDE NELER VAR? Kadıköy Meydanı projesi, İstanbul Planlama Ajansı koordinasyonunda düzenlenen kentsel tasarım yarışmasının ardından belirlendi. 59 projenin katıldığı yarışmada finale kalan çalışmalar İstanbulluların oyuna sunuldu ve halkın tercih ettiği proje uygulama aşamasına geçti. Haydarpaşa Garı’ndan 1000 araç kapasiteli İSPARK alanına kadar uzanan proje; Caferağa, Osmanağa ve Rasimpaşa mahallelerini kapsayan toplam 154 bin metrekarelik alanı içeriyor. Yaklaşık 107 bin metrekarelik bölümde düzenleme yapılacak. Proje kapsamında meydan doğal taş kaplama ile yenilenecek, yeni kent mobilyaları yerleştirilecek ve yaya öncelikli bir düzen oluşturulacak. Mevcut büfe ve küçük yapıların kaldırılmasıyla meydana uyumlu yeni sosyal alanlar kurulacak. Kafe, kitabevi, gazete bayii, Kızılay kan alma merkezi, sergi alanı, çözüm merkezi ve zabıta birimleri projede yer alacak. Toplu taşıma durakları modernize edilerek meydandaki düzensizliğin azaltılması ve alanın Moda nostaljik tramvayı ile iskelelerle entegrasyonu sağlanacak. Yaklaşık 15 bin metrekare çim alan oluşturulacak projede yüzlerce yeni ağaç dikilerek meydanın yeşil dokusu güçlendirilecek. Ödüllü Kadıköy Meydanı projesi, yarışmada 26 sıra numarasıyla birinci seçilen ekip tarafından hazırlandı. Projenin sahipleri Selahattin Tüysüz, Hasan Sıtkı Gümüşsoy, Erhan Vural, Pelin Tüysüz, Nursen Gümüşsoy Kısar ve Serkan Sınmaz’dan oluşuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Londra Moda Haftası’nın Ana Partneri OMODA 7 Haber

Londra Moda Haftası’nın Ana Partneri OMODA 7

Otomotiv sektörünün yenilikçi markası OMODA & JAECOO, bir yandan üst düzey otomobilleriyle kullanıcılarının hayatını kolaylaştırırken diğer taraftan da dünyanın önde gelen organizasyonlarına güçlü desteğini sürdürüyor. Bu kapsamda markanın yeni yıldız modeli OMODA 7, Londra Moda Haftası 2026- LFW kapsamında ana partner olarak yüksek profilli bir lansmanla Birleşik Krallık’taki ilk büyük kültürel hamlesine imza attı. Art in Motion şehir kültürüyle buluştu! Markanın yeni orta sınıf SUV’u, OMODA’nın Birleşik Krallık’taki artan kültürel varlığını yansıtan çağdaş bir moda ve yaşam tarzı bağlamında tanıtıldı. OMODA 7’nin etkinlikteki görünümü, OMODA UK’nin British Fashion Council ile kurduğu daha geniş kapsamlı iş birliğinin bir parçası olarak, etkinlik süresince VIP ulaşım ve OMODA Lounge’daki marka aktivasyonlarını kapsıyor. Bu iş birliği, OMODA’nın “Art in Motion” tasarım felsefesini ve yaratıcılık, kendini ifade etme ve modern şehir kültürüyle olan uyumunu vurguluyor. Marka, OMODA 7’nin Birleşik Krallık lansmanını Londra Moda Haftası kapsamında gerçekleştirerek, markanın en yeni orta sınıf SUV modelini başkentin en etkili kültürel etkinliklerinden birinin merkezine konumlandırıyor. Etkinliğin ana partneri olarak yer alan OMODA 7, mart ayında Birleşik Krallık’taki showroomlara giriş yapmadan hemen önce sahneye çıkmış oldu. Bu dinamik lansman, OMODA’nın Londra Moda Haftası’ndaki varlığı aracılığıyla markayı yaratıcılık, inovasyon ve çağdaş kültürle buluşturarak Birleşik Krallık pazarında kendinden emin bir adım attığını gösteriyor. Bu bağlamda OMODA 7, markanın “Art in Motion” felsefesini ve moda odaklı yaklaşımını pekiştirerek, tasarım merkezli anlayışını günlük Britanya sürüş deneyimine doğal bir şekilde taşıyor. Etkinliğin resmi VIP ulaşım aracı OMODA 7 oldu! Kompakt OMODA 5 ile amiral gemisi OMODA 9 arasında konumlanan OMODA 7, markanın Birleşik Krallık’taki yeni ve iddialı dönemini simgeliyor. Model, OMODA’nın ana partnerliği kapsamında Londra Moda Haftası boyunca British Fashion Council’in resmi VIP ulaşım aracı olarak görev yaparken, 180 Strand’deki OMODA Lounge önünde gerçekleştirilen statik sergilemeler ve ROKSANDA iş birliğiyle düzenlenen özel akşam yemeği gibi etkinliklerde de desteklendi. Bu özel etkinliğe, OMODA & JAECOO Türkiye'nin özel davetlisi olan oyuncu Gülsim Ali'nin yanı sıra, Avustralya, İspanya gibi ülkelerden ünlü isimler ve influencerlar katılım gösterdi. Konu hakkında açıklama yapan OMODA UK Ülke Direktörü Victor Zhang, “OMODA için British Fashion Council ile Londra Moda Haftası kapsamında iş birliği yapmak; tasarım, yaratıcılık ve teknolojinin kesişim noktasını temsil ediyor. Bu değerler, modern mobilite ve daha sürdürülebilir bir yaşam anlayışına yaklaşımımızın merkezinde yer alıyor. OMODA 7 de aynı ilkeler etrafında geliştirildi ve buradaki dinamik lansmanı, modelin çağdaş Britanya yaşamı için ne kadar ilgili ve moda öncüsü bir konumda olduğuna dair güvenimizi yansıtıyor” dedi. OMODA’nın tasarım ve inovasyona olan bağlılığının, markayı LFW için güçlü bir iş ortağı haline getirdiğini söyleyen British Fashion Council CEO’su Laura Weir ise, “Birlikte bireyselliği ve yaratıcılığı desteklerken, Londra modasının enerjisini, çeşitliliğini ve iddiasını yansıtan bir şubat takvimini şekillendiriyor ve destekliyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mercedes-Benz "She’s Mentoring" Programında Geleceğin Kadın Liderlerine Destek Sürüyor Haber

Mercedes-Benz "She’s Mentoring" Programında Geleceğin Kadın Liderlerine Destek Sürüyor

Program kapsamında başarılarıyla öne çıkan She’s Mercedes kadınları; “Sürdürülebilirlik”, “Teknoloji & İnovasyon” ve “Yaratıcı Endüstriler” olmak üzere üç ayrı kategoride projeleriyle seçilen mentilere mentorluk desteği sunuyor.Program; iş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen yaklaşımı, mentorluk modeli ve sürdürülebilir etki yaratma hedefiyle öne çıkarak dört adet uluslararası ve iki adet ulusal ödül kazandı.Yedi ay sürecek She’s Mentoring Programı’nın sonunda, her kategoride birinci seçilen mentiler toplamda 1,8 milyon TL değerinde ödül kazanacak. 2015 yılından bu yana dünya genelinde 70’i aşkın ülkede aktif olarak birbirinden başarılı kadınları bir araya getiren She’s Mercedes platformu, Türkiye’de 2019 yılında faaliyete geçerek, kültür & sanat, müzik, spor, moda ve girişimcilik gibi farklı alanlarda sponsorluk ve sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştiriyor. Bu güçlü yapıdan beslenerek bir adım daha ileriye taşınan ve 2024 yılında hayata geçirilen, kısa sürede hem katılımcılardan hem de sektör profesyonellerinden yoğun ilgi gören She’s Mentoring Programı, 2025 yılı boyunca ulusal ve uluslararası platformlarda kazandığı prestijli ödüllerle başarısını taçlandırdı. 2025 yılında, Türkiye’nin 47 ilinden ve 5 farklı ülkeden 638 başvuru alan programa seçilen 33 genç kadın, yedi ay boyunca alanında öncü kadın liderlerle birebir çalışma fırsatı elde etti. Katılımcıların liderlik becerilerini geliştirmek, profesyonel ağlarını genişletmek ve kariyerlerinde cesur adımlar atmalarını teşvik etmek üzere ilham dolu bir platform sunan program, 2026 başvuru sürecini başlattı. 2026 Dönemine Dair Detaylar She’s Mercedes çatısı altında yürütülen program, bu yıl da “Sürdürülebilirlik”, “Teknoloji & İnovasyon” ve “Yaratıcı Endüstriler” olmak üzere üç kategori altında, ilham alanlarına göre belirlenmiş öncü kadın liderleri genç yeteneklerle bir araya getiriyor. Program, bilgi ve deneyim paylaşımını merkeze alan mentorluk modeliyle katılımcıların liderlik becerilerini geliştirmeyi, profesyonel ilişkilerini genişletmeyi ve kariyer hedeflerini somut projelere dönüştürmelerini amaçlıyor. Başvuru ve değerlendirme aşamalarının tamamlanmasının ardından Nisan ayında başlayacak 2026 dönemi boyunca mentiler; She’s Dreaming platformu kapsamında profesyonel ağ kurma, öz motivasyon, strateji geliştirme, kişisel farkındalıklarını artırma ve yeni nesil liderlik yetkinliklerini güçlendirme konularında kapsamlı bir gelişim sürecine dahil olacak. Başvuruların değerlendirme sürecinde Fox HR tarafından yapılacak uluslararası standartlarda yetkinlik testleri ile jüri üyeleri tarafından bir seçim yapılacak. Değerlendirme aşamalarını başarıyla tamamlayan mentiler, kendi kategorileri kapsamındaki mentorlarıyla eşleştirilerek birebir çalışma fırsatı elde edecek. Yedi ay sürecek bu yolculukta mentorlar, deneyimlerini ve uzmanlıklarını paylaşarak mentilerin projelerini geliştirmelerine ve iş dünyasında daha güçlü adımlar atmalarına destek olacak. Menti olarak seçilmeyen ancak jüri değerlendirmesi öncesinde son aşamaya kalan adaylar ise ilgili kategori liderleriyle gerçekleştirilecek online eğitimlere ve She’s Dreaming platformu kapsamındaki dijital gelişim programlarına katılma imkânı bulacak. Program sonunda jüri tarafından üç farklı kategoride birinci olarak seçilen mentiler, kişi başı 600.000 TL olmak üzere toplamda 1,8 milyon TL değerindeki ödülün sahibi olacak. Bu ödül, kazanan mentilerin projelerini hayata geçirmeleri ve hayallerini gerçeğe dönüştürmeleri için önemli bir kaynak oluşturacak. Mercedes-Benz Otomobil Satış ve Pazarlama Direktörü Dr. Nadine Adam: “Bir kadının gerçeğe dönüştürdüğü her hayalin, bir diğerinin yolunu ilhamla aydınlattığına ve cesaret kaynağı oluşturduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda başlattığımız She’s Mentoring Programı ile sadece bir program değil, bir dayanışma hikayesi yazıyoruz. Kadınların birbirinden öğrenerek güçlendiği, deneyimle büyüdüğü bir ekosistem yaratıyoruz. İlk dönemden itibaren tanık olduğumuz değişim ve dönüşüm, sadece bireyleri değil toplumun geleceğini de güçlendiriyor. Daha fazla genç kadının yolculuğuna eşlik etmeyi hedeflediğimiz programımızın üçüncü yılında, sürdürülebilir bir dönüşümü desteklemekten büyük mutluluk duyuyoruz.” diye konuştu. She’s Mentoring Programına Nasıl Başvurulur? Programın yeni dönem başvuruları, Mercedes-Benz’in resmi web sitesi üzerinden 13 Mart 2025 tarihine kadar alınacak. Detayları ve katılım koşullarını öğrenmek için https://www.mercedes-benz.com.tr/passengercars/brand/shes-mercedes/she-is-mentoring.html adresini ziyaret edebilirsiniz. Program, toplumsal fayda yaratma misyonuyla yola çıkarak güçlü bir topluluk oluşturmaya devam ediyor. She’s Mentoring Programı, yeni nesil liderlere ilham vermeye ve genç kadınları gelecekteki başarıları için desteklemeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Japon Tekniği İle Nakış Fikirlerini Keşfettiler Haber

Japon Tekniği İle Nakış Fikirlerini Keşfettiler

Kökeni Japonya’ya dayanan Sashiko, geçmişte kıyafetleri onarmak ve dayanıklılığını artırmak amacıyla kullanılan bir teknik olarak ortaya çıktı. Zamanla estetik bir ifade biçimine dönüşen bu “sessiz dikişler”, tekrar eden geometrik desenleri ve sade çizgileriyle dikkat çekiyor. Eğitmenliğini Maltepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Duygu Ercan’ın üstlendiği atölye çalışmasına katılan öğrenciler unutulmaz bir gün geçirdi. KUMAŞ ÜZERİNDE İZ BIRAKMANIN HEYCANINI YAŞADILAR Atölye boyunca yalnızca bir nakış tekniğini öğrenmekle kalmayan öğrenciler; sabır, tekrar ve sadeliğin estetiğini deneyimleyerek, üretim sürecinin meditatif yönünü de keşfetti. Her bir ilmekte ritim yakalayan katılımcılar, kumaş üzerinde iz bırakmanın anlamını yeniden yorumladı. KOT PARÇALAR YENİDEN HAYAT BULDU Atölyeye katılan öğrenciler, kendi hikâyesini taşıyan kot parçaları ile ceket, yelek, pantolon ve eteklerini yanlarında getirdi. “Geleneksel Sashiko” desenleriyle bu parçalar yeniden tasarlandı. Böylece hem sürdürülebilir moda anlayışına katkı sağlandı hem de geçmiş ile bugün arasında yaratıcı bir köprü kuruldu. Eskiyen ya da kullanılmayan denim ürünlerin yeniden değerlendirilmesi, tekstil sektöründe giderek önem kazanan “yeniden kullanım” ve “dönüştürerek tasarlama” anlayışını da destekledi. MODA AKADEMİSİ’NDE UYGULAMALI VE YENİLİKÇİ EĞİTİM Moda Akademisi, düzenlediği atölye ve eğitim programlarıyla katılımcılarına yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda tasarım vizyonu kazandırmayı hedefliyor. Akademide; Temel ve ileri düzey dikiş teknikleri, moda tasarımı ve koleksiyon hazırlama, kalıp çıkarma ve model uygulama, tekstil yüzey tasarım, sürdürülebilir moda ve geri dönüşüm uygulamaları, el sanatları ve geleneksel tekniklerin çağdaş yorumları gibi pek çok alanda uygulamalı eğitimler veriliyor. YARATICILIĞIN SESSİZ RİTMİ Bu kapsamda gerçekleştirilen Sashiko atölyesi de hem geleneksel el sanatlarını yaşatmayı hem de genç tasarımcı adaylarının farklı kültürlerden ilham alarak özgün çalışmalar üretmesini amaçladı. “Sessiz Dikişlerin Hikâyesi: Sashiko” workshopu katılımcılara yoğun akademik programlarının arasında hem yaratıcı hem de dinlendirici bir üretim alanı sundu. İlmeklerin ritminde buluşan öğrenciler, tasarımın yalnızca estetik değil, aynı zamanda duygusal bir süreç olduğunu deneyimledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gürsel Baran: “Üretimi Yurt Dışına Taşımak Kısa Vadede Avantaj, Uzun Vadede Risk” Haber

Gürsel Baran: “Üretimi Yurt Dışına Taşımak Kısa Vadede Avantaj, Uzun Vadede Risk”

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Ankara Ticaret Odası'nın da katkılarıyla, Ankara Giyim Sanayicileri Derneği (AGSD) öncülüğünde ATO Congresium'da dördüncü kez kapılarını açan "Ankara Hazır Giyim ve Moda Günleri- Capital of Fashion- COF'26"nin açılış programına katılarak bir konuşma yaptı. Hazır giyim, tekstil ve moda sektörünün önde gelen markalarını Başkent'te buluşturan etkinliğin açılış programında, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Faruk Köylüoğlu ile Ankara Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı aynı zamanda ATO'nun 2 No'lu Konfeksiyon, Hazır Giyim, Triko Meslek Komitesi Meclis Üyesi Hayati Akbaba da birer konuşma gerçekleştirdi. Baran, son dönemde küresel rekabet, artan maliyetler ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar nedeniyle, özellikle hazır giyim ve tekstil sektörünün üretimini yurt dışına kaydırdığına dikkat çekerek, "Bu süreçte bazı firmalar, maliyet avantajı nedeniyle üretimlerini yurt dışına taşımayı tercih etti. Yurt dışına çıkış, her ne kadar kısa vadede maliyet avantajı gibi görünse de uzun vadede ciddi riskleri beraberinde getiriyor. Üretim süreçlerinin kontrolünün zorlaşması, kalite standartlarının sürdürülebilirliği, teslim sürelerinde yaşanabilecek aksaklıklar, tedarik zincirinin kırılganlaşması, bu risklerin başında geliyor. Öte yandan içerde de istihdam ve üretim gücü olumsuz etkileniyor" dedi. Buna karşın Türkiye'de üretimine devam eden firmaların, ülke ekonomisine sağladığı katkıya da değinen Baran, "Tüm zorluklara rağmen ülkemizde üretimine devam eden çok sayıda firmamız var. Bu firmalar, istihdama, ihracata ve ülkemizin sanayi altyapısına katkı sağlıyor. Sergiledikleri kararlılık, sektörümüzün geleceği açısından son derece kıymetli" dedi. Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ziyareti kapsamında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği organizasyonu ile Mısır'da bulunduklarını kaydederek, "Yaklaşık 20 bin firmamızın Mısır'da 4 miyar dolarlık yatırımı var. Ancak şimdilerde de Mısır'dan Tunus'a doğru bir yatırım kayması olduğunun haberlerini alıyoruz" dedi. -DÜNYANIN ÖNDE GELEN ÜRETİM MERKEZLERİNDEN BİRİYİZ- ATO Başkanı Baran hazır giyim ve moda sektörünün ekonomideki önemine dikkat çekerek, "Hazır giyim ve moda; yüksek katma değer üreten, istihdam sağlayan, ihracat gücü yüksek ve ülke ekonomimizin lokomotif sektörlerinden biri durumunda" diye konuştu. Baran, sektörün tasarımdan üretime, markalaşmadan perakendeye uzanan geniş yapısıyla yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kültürel ve sosyal bir değer de ürettiğini de kaydetti. Türkiye'nin hazır giyim ve tekstilde dünyanın önde gelen üretim merkezlerinden biri durumunda olduğunu vurgulayan Baran, "Hızlı teslimat kabiliyeti, kaliteli üretim altyapısı, nitelikli iş gücü ve güçlü tedarik zinciriyle küresel rekabette önemli bir avantaja sahibiz. Ankara da bu güçlü yapının önemli merkezlerinden biri" diye konuştu. Ankara'nın bu birikiminin yüzyıllar öncesinde Ankara keçisinin tiftiğiyle dokunan sof kumaşına dayandığını belirten Baran, sof kumaşının o dönemde çok sayıda ülkeye ihraç edildiğini ve kent ekonomisini ayakta tutan bir öneme sahip olduğunu dile getirdi. Baran, Cumhuriyet ile birlikte Ankara'nın modernleşmenin olduğu kadar hazır giyim ve modanın da vitrini olmaya devam ettiğini söyledi. Baran, "Başkentimiz bugün de üretim kapasitesi, girişimcilik kültürü ve yetişmiş insan kaynağıyla sektörümüze ciddi katkı sunuyor" diye konuştu. Etkinliğin sektör temsilcilerini bir araya getiren, yeni iş birliklerine zemin hazırlayan ve yerli markaların görünürlüğünü artıran önemli bir organizasyon olduğunu ifade eden Baran, dijitalleşme, sürdürülebilirlik, yeşil üretim, markalaşma ve ihracat odaklı büyüme başlıkları açısından bu tür buluşmaları önemsediklerini söyledi. Konuşmasında markalaşmanın önemine de değinen Baran, Ankara Ticaret Odası tarafından beşincisi düzenlenecek "Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları"nın 24-25 Nisan tarihlerinde ATO Congresium'da gerçekleştirileceğini belirterek, sektör temsilcilerini etkinliğe davet etti. Programda ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, Gürcistan'ın Ankara Büyükelçisi Archil Kalandia, ATO'nun 2 No'lu Konfeksiyon, Hazır Giyim, Triko Meslek Komitesi ile 17 No'lu Tekstil, Tuhafiye, Mefruşat Meslek Komitesi üyeleri, Ankara Giyim Sanayicileri Derneği üyeleri ve sektör temsilcileri yer aldı. Açılış programının ardından ATO Başkanı Baran, stantları ziyaret etti. Programda ayrıca Ankara Olgunlaşma Enstitüsü tarafından "Renk Renk Anadolu Koleksiyonu" defilesi de gerçekleştirildi. 11 Şubat'ta kapılarını açan etkinlik 13 Şubat'a kadar ATO Congresium'da devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Modanın Kalbi İzmir’de Atıyor Haber

Modanın Kalbi İzmir’de Atıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğinde düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir – 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını açtı. Üç gün boyunca ticari görüşmelerden defilelere, tasarım yarışmalarından sektörel buluşmalara uzanan yoğun bir programla gerçekleşecek fuarın, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ev sahipliğindeki açılışına; Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, dernekler, sivil toplum kuruluşları ve odaların başkanları ile temsilcileri, moda sektörü profesyonelleri, tasarımcılar, yabancı sektör profesyonelleri, meclis üyeleri ve bürokratlar katıldı. Bu yıl IF Wedding Fashion İzmir’de, 11 şehirden 185’i yerli, 8 ülkeden 18’i yabancı olmak üzere toplam 203 firma yer alıyor. Fuarın, modanın ve gelinliğin başkenti İzmir’de 20 binin üzerinde sektör profesyonelini ağırlaması bekleniyor. Tugay: 100 milyar dolarlık bir dev haline gelecek Açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, IF Wedding Fashion İzmir ile birlikte İzmir’in emeğini, tasarım gücünü ve 19 yıldır ilmek ilmek işlenen bir başarı öyküsünü hep birlikte kutladıklarını bildirdi. Moda ve hazır giyim sektörünün dünyada kabuk değiştirdiğini, sadece üretmenin yetmediğini aktaran Başkan Tugay, tasarım, özgünlük ve yaratıcılığın asıl katma değeri belirlediğini söyledi. Başkan Tugay, “Rakamlar çok açık; küresel düğün kıyafetleri pazarı 80 milyar doları aşmış durumda ve kısa sürede 100 milyar dolarlık bir dev haline gelecek. Türkiye genel ihracatta zorlu bir dönemden geçiyor. Bu durum, tüm dünyada ticaret savaşlarının yarattığı bir tablo olabilir. Ancak bu darboğazdan çıkış yolumuz, tam da bu salonda gördüğümüz tablodur. Türkiye’nin ortalama ihraç birim fiyatı 1,6 dolar iken, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği üyelerimizin ortalaması 21 doların üzerine çıkıyor. Gelinlik ve abiye söz konusu olduğunda ise bu rakam kilogram başına 100 dolara ulaşıyor. İşte aradığımız formül budur: Katma değer. Katma değer, tasarımın, emeğin ve estetiğin olduğu yerde yükselir” diye konuştu. “Gurur duyuyoruz” İzmir’in sektördeki rolüne de dikkat çeken Başkan Tugay, “Gururla ifade etmeliyim ki İzmir, bu sektörün sadece Türkiye’deki lokomotifi değil, aynı zamanda küresel bir üretim merkezidir. Ülkemizdeki gelinlik üretiminin yüzde 70’i, bini aşkın firmamızın alın teriyle güzel İzmir’imizde gerçekleştiriliyor. Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Amerika’dan Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanındaki gençlerin en mutlu günlerine İzmir imzası atılıyor. On binlerce hemşehrimize aş ve iş imkânı sağlayan bu büyük ekosistemi korumak ve büyütmek hepimizin önceliği olmalıdır” ifadelerini kullandı. “Modanın kalbi İzmir'de atmaya devam edecek” İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ olarak, Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğiyle çıtayı her yıl daha da yukarı taşıdıklarını belirten Başkan Tugay, “2027 koleksiyonları dünyada ilk kez bu koridorlarda görücüye çıkıyor. Ayrıca 16 yıldır sürdürdüğümüz Gelinlik Tasarım Yarışması ile genç yeteneklerimizin elinden tutuyor, modanın geleceğini İzmir’den inşa ediyoruz. Gençlerimizin yaratıcılığı, İzmir’in ‘Tasarım Kenti’ vizyonunun en somut göstergesidir” dedi. Bu başarıda emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür eden Tugay, “Emeği olan tüm üreticilerimize, oda ve birliklerimize, paydaş kurumlarımıza ve İzmir’in gücüne inanan tüm firmalarımıza yürekten teşekkür ediyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak; üretimi, tasarımı ve ihracatı odak noktasına alan kalkınma anlayışımızla her zaman yanınızdayız. IF Wedding Fashion İzmir’in kentimize ve ülkemize hayırlı, bereketli olmasını diliyorum. Modanın kalbi İzmir’de atmaya devam edecek” şeklinde konuştu. Kılıçkaya: İzmir ülkemizin gururu olmaya devam ediyor IF Wedding Fashion İzmir’in prestijli fuarlar kategorisinde yer aldığını belirten Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, “İhracat gücünü istikrarlı biçimde artıran öncü şehirlerimizden birinin başarısına hep birlikte tanıklık ediyoruz. İzmir, Türkiye’nin küresel rekabet yolculuğunda stratejik bir rol üstlenmektedir” dedi. İzmir’in ihracat performansına da dikkat çeken Kılıçkaya, “İzmir, 2025 yılında 23,6 milyar dolarlık ihracatla Türkiye genelinde en fazla ihracat gerçekleştiren üçüncü ilimiz olmuştur. Bu başarısıyla İzmir, ülkemizin gururu olmaya devam etmektedir. Moda ve hazır giyim sektörümüz ise hem istihdam hem de katma değer açısından ekonomimizin temel sütunları arasında yer almaktadır” dedi. Sorumluluk odaklı özel bir tasarım sergisine ev sahipliği yapıyor IF Wedding Fashion İzmir’in öne çıkan başlıkları arasında yer alan defile programları kapsamında, 2027 yılı koleksiyonları ilk kez görücüye çıkacak. Ünlü mankenler eşliğinde düzenlenecek 12 defilede, sektöre yön veren markaların koleksiyonlarının yanı sıra genç tasarımcıların çalışmaları da podyuma taşınacak. Defile programlarının fuar süresince yoğun ilgi görmesi bekleniyor. Defilelerin yanı sıra IF Wedding Fashion İzmir, bu yıl da sosyal sorumluluk odaklı özel bir tasarım sergisine ev sahipliği yapıyor. Geçen yıl kadına yönelik şiddete dikkat çekmeyi amaçlayan siyah gelinlik çalışmasıyla toplumsal farkındalık yaratan İzmir Moda Tasarımcıları Derneği, bu yıl ise meme kanseri farkındalığına dikkat çeken yeni bir projeyi fuar kapsamında ziyaretçilerle buluşturuyor. Geçen yılın birincisi performans defilesiyle podyumda 2025 yılında Gelinlik Tasarım Yarışması’nı kazanan Öztürk Yıkılmaz, bu yıl IF Wedding Fashion İzmir podyumunda performans defilesi ile yer alacak. “Sessiz Asalet” temasıyla hazırlanan ve 20 parçadan oluşan koleksiyon, abiye ağırlıklı tasarımların yanı sıra gelinlikleri de içeriyor. Güçlü bir ticaret zemini de oluşturacak 20-22 Ocak tarihleri arasında düzenlenecek IF Wedding Fashion İzmir, kentin moda, gelinlik, damatlık ve abiye alanındaki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor. Ticari boyutunun yanı sıra yarışma ve yeni koleksiyonların beğeniye sunulacağı defilelerin yer alacağı fuar, tasarımı görünür kılarken sektör için güçlü bir ticaret zemini de oluşturacak. Yerli ve yabancı profesyonel ziyaretçilerle gerçekleştirilecek görüşmelerin ise yeni pazarlar yaratması ve ihracat bağlantılarına katkı sağlaması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IF Wedding Fashion İzmir 20 Ocak’ta Kapılarını Açıyor Haber

IF Wedding Fashion İzmir 20 Ocak’ta Kapılarını Açıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğinde düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir – 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı; üç gün boyunca ticari görüşmelerden defilelere, tasarım yarışmasından sektörel buluşmalara uzanan yoğun bir program sunacak. Fuarın, modanın ve gelinliğin başkenti İzmir’de 20 binin üzerinde sektör profesyonelini ağırlaması bekleniyor. Bu yıl IF Wedding Fashion İzmir’de, 11 şehirden 185’i yerli, 8 ülkeden 18’i yabancı olmak üzere toplam 203 firma yer alacak. Fuar süresince gerçekleştirilecek ikili görüşmelerle katılımcı firmalar ile yerli ve yabancı profesyoneller arasında doğrudan temas kurulacak. Fuar, sektöre yeni pazarlara açılma ve uluslararası iş birliklerini geliştirme imkânı sunacak. 2027 koleksiyonları podyumda IF Wedding Fashion İzmir’in öne çıkan başlıklarından defile programları kapsamında, 2027 yılı koleksiyonları ilk kez sunulacak. Ünlü mankenler eşliğinde düzenlenen 12 defilede, sektöre yön veren markaların koleksiyonlarının yanı sıra genç tasarımcıların çalışmaları da podyuma taşınacak. Defile programlarının fuar süresince yoğun ilgi görmesi bekleniyor. Moda ile farkındalık yaratacaklar Defile programlarının yanı sıra IF Wedding Fashion İzmir, bu yıl da sosyal sorumluluk odaklı özel bir tasarım sergisine ev sahipliği yapacak. Geçen yıl kadına yönelik şiddete dikkat çekmeyi hedefleyen siyah gelinlik çalışmasıyla toplumsal farkındalık yaratan İzmir Moda Tasarımcıları Derneği, bu yıl ise meme kanseri farkındalığı için yeni bir projeyi fuar kapsamına taşıyacak. Dernek Başkanı Esin Özyiğit, meme kanserine dikkat çekmek amacıyla pembe tonlarında 18 özel tasarım kıyafet hazırlandığını belirterek, bu tasarımların IF Wedding Fashion İzmir süresince sergileneceğini ifade etti. Modanın, estetik kaygının ötesinde toplumsal farkındalık yaratma gücü taşıyan bir ifade alanı olduğuna dikkat çeken Özyiğit, tasarlanan kıyafetlerin fuar sonrasında bir derneğe bağışlanarak sosyal sorumluluk projesine gelir sağlanmasının hedeflendiğini söyledi. Genç tasarımcılar final gecesine hazırlanıyor Fuar kapsamında bu yıl 16’ncısı düzenlenen Gelinlik Tasarım Yarışması, genç tasarımcıları sektöre kazandırmaya devam ediyor. Yarışmada finale kalan 15 genç tasarımcı, 19 Ocak’ta gerçekleştirilecek final defilesi için koleksiyonlarının dikim sürecini tamamlamak üzere yoğun bir hazırlık döneminden geçiyor. İzmir Moda Tasarımcıları Derneği üyesi mentörler eşliğinde yürütülen bu süreçte, finalistler, tasarımlarını üretimden sunuma kadar tüm aşamalarıyla hayata geçiriyor. Final gecesinde podyuma çıkacak tasarımlar, sektör temsilcileri ile profesyonel ziyaretçilerle buluşacak ve dereceye girecek isimler belirlenecek. Geçen yılın birincisi performans defilesiyle podyumda 2025 yılında Gelinlik Tasarım Yarışması’nı kazanan Öztürk Yıkılmaz, bu yıl IF Wedding Fashion İzmir podyumunda performans defilesi ile yer alacak. “Sessiz Asalet” temasıyla hazırlanan ve 20 parçadan oluşan koleksiyon, abiye ağırlıklı tasarımların yanı sıra gelinlikleri de içeriyor. Yarışmayı kazanmasının ardından kendi adını taşıyan bir performans defilesi hazırlamanın kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirten Yıkılmaz, “Para ödülünden ziyade benim için asıl ödül IF Wedding Fashion İzmir podyumunda yer almak. Kendi adınızla, böyle büyük bir organizasyonun sahnesinde koleksiyonunuzu sergilemek çok başka bir duygu. Bir yıl önce böyle bir defilem olacağını hayal bile edemezdim. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZFAŞ ekibi, mentörüm, atölyedeki herkes bu süreçte hep yanımdaydı. Bu podyum, genç bir tasarımcı için gerçekten çok büyük bir fırsat” dedi. Koleksiyonunun çıkış noktasını geçmişle bugün arasında kurduğu bağ üzerinden anlatan Yıkılmaz, “Koleksiyonu oluştururken geçmişteki romantik kadını bugüne taşımak istedim. Bugün daha güçlü, daha sakin, daha asil bir duruş ortaya çıkmasını amaçladım. Göze batmak yerine daha sessiz, sade ama daha etkili bir duruşu tercih ettim. Kumaş ve renk seçimlerinde 2027 trendlerinden yola çıkarak pastel tonlar ve parlak satenler kullandım” diye konuştu. Sektörün ticari zemini güçlenecek Bu yıl üç güne yayılarak 20 Ocak Salı, 22 Ocak Perşembe günleri arasında düzenlenecek IF Wedding Fashion İzmir, kentin moda, gelinlik, damatlık ve abiye alanındaki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor. Ticari boyutunun yanı sıra yarışma ve yeni koleksiyonların beğeniye sunulacağı defilelerin yer alacağı fuar, tasarımı görünür kılarken sektör için güçlü bir ticaret zemini de oluşturacak. Yerli ve yabancı profesyonel ziyaretçilerle gerçekleştirilecek görüşmelerin ise yeni pazarlar yaratması ve ihracat bağlantılarına katkı sağlaması hedefleniyor. IF Wedding Fashion İzmir; T.C. Ticaret Bakanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Borsası, Ege İhracatçı Birlikleri, İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odası Birliği, Moda ve Hazır Giyim Federasyonu, Mimar Kemalettin Moda Merkezi Derneği, Moda Tekstil Konfeksiyoncuları Derneği, İzmir Terziler ve Konfeksiyoncular Odası ile İzmir Moda Tasarımcıları Derneğinin destekleriyle gerçekleştiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.