Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Modern Üretim

Kapsül Haber Ajansı - Modern Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Modern Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şenpiliç’den Yeni Marka: Doyfarm Haber

Şenpiliç’den Yeni Marka: Doyfarm

25 milyon ABD dolarlık yatırımla yenilenen Şenpiliç’in ileri işlenmiş üretim tesisleri, aylık üretim kapasitesini 1.230 tondan 3.500 tona yükselterek, yepyeni bir kimlikle buluştu. Bu güçlü dönüşümün ardından Doyfarm, genç ve dinamik marka kimliği, yenilenen ambalaj tasarımı ve iletişim diliyle pazarda güçlü bir oyuncu olmaya aday. Doyfarm ürün portföyü; çıtır piliç ürünleri, döner, köfte gibi hızlı hazırlanabilen pratik alternatiflerinin yanı sıra sosis, sucuk, jambon ve salam gibi şarküteri ürünlerinden oluşuyor. Doyfarm, uzun vadede ürün protföyünü geliştirip sadece Piliç değil bir ‘Gıda Markası’ olmayı hedefliyor. Doyfarm, güven, kalite ve gerçek lezzet odağıyla geniş ürün gamını sofralara taşımayı hedefliyor. Türkiye’de ve dünyada değişen yaşam alışkanlıkları ve hızlanan şehir hayatı, hazır ve pratik gıda ürünlerine olan talebi artırırken tüketiciler yalnızca lezzet değil; hijyen, izlenebilirlik ve kalite standartları konusunda da güçlü bir marka güvencesi arıyor. Doyfarm, bu beklentilere yanıt vermek üzere geliştirdiği ürünlerini modern üretim tesislerinde özenle hazırlayarak katma değerli alternatiflere dönüştürüyor. Geleneksel tatlardan ilham alan ve güncel tüketim alışkanlıklarına uyum sağlayan ürünler, günlük hayatın temposuna eşlik eden pratik çözümler sunuyor. Markanın temel yaklaşımı, “gerçek lezzeti” güvenle sofralara taşımak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu’nun Buğday Mirası Türkiye’nin Üretim Gücüne Yön Veriyor Haber

Anadolu’nun Buğday Mirası Türkiye’nin Üretim Gücüne Yön Veriyor

Özkan, unun beslenme açısından hayati öneminin yanı sıra gıda arz güvenliği, sanayi üretimi, ihracat ve sürdürülebilirlik başlıkları açısından taşıdığı stratejik değere dikkat çekti. Türkiye un sanayisinin bu yıl için belirlediği 3 milyon ton buğday unu ihracatı hedefine 200’ü aşkın ürün çeşidi ve 20’den fazla ülkeye ulaşan ihracat ağıyla destek verdiklerini kaydeden Özkan, un pazarında 60 yılı aşkın Sinangil tecrübesini değişen tüketici ihtiyaçlarını karşılayan bir yapıya taşıdıklarını vurguladı. 20 Mart Dünya Un Günü bu yıl “Un hayattır” temasıyla kutlanırken, Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan unun gündelik hayatın ötesine geçen ekonomik ve toplumsal rolüne ilişkin konuştu. Türkiye’nin un ihracatında sahip olduğu güçlü konumun ve bu alandaki köklü birikiminin altını çizen Özkan, Eksun Gıda’nın da yüksek işleme kapasitesi, geniş ürün yelpazesi ve ihracat erişimiyle bu yapının güçlü temsilcileri arasında yer aldığını söyledi. “Anadolu’nun tarihsel birikimi modern üretim gücüne dönüştü” “Un medeniyetin kurucu unsurlarından biridir” diyen Hasan Abdullah Özkan, “Anadolu’nun buğdayla kurduğu köklü ilişki, bugün Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesine yön veren en güçlü alanlardan birine dönüşmüş durumda. Geçmişte sofranın ve gündelik hayatın merkezinde yer alan un, bugün aynı zamanda sanayi üretiminin, gıda arz güvenliğinin ve dış ticaretin önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Bu yönüyle un sanayisi, tarihsel birikim ile çağdaş üretim gücünün kesiştiği özel bir alan niteliği taşıyor” ifadelerini kullandı. “Türkiye gıda diplomasisini doğru okuyan, saygın bir aktör” Değerlendirmesinde Türkiye’nin un ihracatında liderliğinin arkasındaki yapısal güce de dikkat çeken Özkan, “Bugün ülkemizin dünya un endüstrisi içerisindeki yerini konuşurken, yalnızca bir ihracat başarısından söz etmiyoruz. Burada belirleyici olan buğdayı katma değere dönüştüren güçlü bir sanayi altyapısı, dünya ölçeğinde karşılık bulan bir tedarik kabiliyeti ve kriz zamanlarında dahi küresel gıda akışının korunmasına katkı sunabilen bir devlet ve sektör refleksidir. Jeopolitik gerilimlere rağmen 2025’te gerçekleşen 2,34 milyon tonluk ihracat ve 2026 için Türkiye un sanayisinin 3 milyon ton hedefi bu sürekliliği açık biçimde yansıtıyor. Biz de şirket olarak bu özverili çalışmaların ve sektörümüzce belirlenen hedefin en büyük destekçileri arasındayız” dedi. “Eksun Gıda 2025’i 474 milyon TL’lik FAVÖK artışıyla kapattı” Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan’ın dikkat çektiği bir diğer başlık ise Eksun Gıda’nın son dönemde üretim altyapısını sürdürülebilir şekilde destekleyen yatırımları oldu. Özkan, “2025 boyunca lisanslı depoculuk tarafında attığımız adımlarla depolama kapasitemizi 100 bin ton seviyesine çıkardık. Yılı 474 milyon TL’lik FAVÖK artışıyla tamamlarken, 200’ü aşkın ürün çeşidimiz, 20’den fazla ülkeye uzanan ihracat ağımız ve Sinangil’in 60 yılı aşan birikimiyle üretim standartlarımızı değişen tüketici ihtiyaçlarına uyumlu bir çizgide sürdürdük. Üretim tesislerimizin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yenilenebilir enerji projelerimizde de önemli bir aşamayı geride bıraktık. Toplam 18,9 MW kapasiteli iki ayrı rüzgar enerjisi santrali (RES) projesinin yapımına başladık. Santrallerimizin tamamlanmasıyla tüm üretim süreçlerimizde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen temiz enerjiyi kullanacağız” şeklinde konuştu. Hasan Abdullah Özkan sözlerinin sonunda Dünya Un Günü’nün bu yıl Ramazan Bayramı’na denk geldiğini belirterek, bu vesileyle herkesin Ramazan Bayramı’nı da kutladığını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Indomie Türkiye, Uluslararası Kalite Belgeleri ve Şeffaf Üretim Anlayışıyla Tüketicisine Güven Veriyor Haber

Indomie Türkiye, Uluslararası Kalite Belgeleri ve Şeffaf Üretim Anlayışıyla Tüketicisine Güven Veriyor

Tekirdağ Çerkezköy’deki yüksek teknolojili üretim tesisinde tüm süreçler, kontrol edilebilir ve düzenli olarak denetlenebilir şekilde modern gıda güvenliği prensiplerine uygun biçimde yürütülüyor. Dünyanın en büyük hazır noodle üreticilerinden biri olan Indomie, Türkiye pazarındaki istikrarlı başarısını lezzetli, pratik ve doyurucu ürünlerinin yanı sıra üretim süreçlerindeki titiz kalite anlayışıyla sağlıyor. Marka, gıda güvenliğini uluslararası geçerliliğe sahip prestijli sertifikalarla güvence altına alırken, bu süreçleri “şeffaf üretim” ilkesi doğrultusunda dileyen herkesin bizzat deneyimlemesi için fabrika kapılarını ziyaretlere açıyor. Tüketicinin artık yalnızca lezzete değil, aynı zamanda ürünün nasıl üretildiğine ve hangi standartlara sahip olduğuna da büyük önem verdiği gerçeğinden hareket eden Indomie Türkiye, şeffaf üretim modeli ve uluslararası standartlardaki sertifikalandırma süreçleriyle sektörde öncü bir güven yaklaşımı benimsiyor. Uluslararası Standartlar Indomie Kalitesini Tescilliyor Indomie Türkiye, Tekirdağ Çerkezköy’deki dünya standartlarındaki modern üretim tesisinde, en yüksek hijyen ve kalite standartlarını üretimin her aşamasında istikrarlı bir şekilde hayata geçiriyor. Bu standartlar, yalnızca bir beyan olmakla kalmayıp, ISO 9001 (Kalite Yönetim Sistemi) ile müşteri memnuniyetini ve sürdürülebilir kaliteyi, ISO 22000 (Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi) ile hammaddeden nihai ürüne kadar gıda zincirindeki potansiyel riskleri etkin bir şekilde yönetmeyi taahhüt ettiğini gösteriyor. Tüketici hassasiyetlerine en üst düzeyde yanıt veren TSE OIC/SMIIC Helal Sertifikası ise, ürünlerin üretim süreçlerinde helal gerekliliklere uygun olarak hazırlandığını doğrulayan ve markanın ürünlerini geniş kitlelere güvenle sunmasını sağlayan önemli bir güvence niteliği taşıyor. Bu değerli sertifikalar, bağımsız ve akredite denetim kuruluşları tarafından gerçekleştirilen zorlu ve periyodik denetimler sonucunda elde ediliyor ve her yıl yenilenerek Indomie’nin gıda güvenliğini üretim hattının tüm aşamalarında kararlılıkla sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Üretim Süreçleri Tüm Ziyaretçilere Açık Indomie, “şeffaflık” ilkesini iletişimin merkezine alarak fabrikasının kapılarını tüm tüketicilere, ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerine, akademisyenlere ve basın mensuplarına fabrika ziyaretleri gerçekleştiriyor. Ziyaretçiler, üretim tesislerinde uzman gıda mühendisleri eşliğinde düzenlenen turlara katılarak, hammaddenin fabrikaya girişinden, yüksek teknolojili tam otomasyonlu üretim bantlarına ve el değmeden yapılan paketleme aşamasına kadar tüm sürece bizzat tanıklık edebiliyor. Gıda üretiminin ne denli hijyenik, teknolojik ve güvenli koşullarda yapıldığını yerinde gören ziyaretçiler, bilinçli tüketici olma yolunda benzersiz bir deneyim kazanıyor. Bu şeffaf yaklaşım, Indomie’nin kalitesine olan sarsılmaz güvenini ve tüketicisine duyduğu derin saygıyı net bir şekilde ortaya koyuyor. “Kalitemizi Hem Belgelerle Hem de Şeffaflıkla Gösteriyoruz” Indomie için gıda güvenliğinin ve kalitenin, tüm süreçlerin merkezinde yer alan en temel öncelik olduğundan bahseden Indomie Türkiye Kalite Müdürü Ece Siper, “Aldığımız ISO ve Helal sertifikaları, bu konudaki küresel standartlara olan bağlılığımızın ve titizliğimizin birer resmi kanıtı. Biz, kalitenin yaşayan, denetlenebilen, gösterilebilen ve en önemlisi deneyimlenebilen bir süreç olduğuna inanıyoruz. Bu yüzden, kalitemizi belgelerle soyut olarak kanıtlarken, aynı zamanda üretimimizi şeffaf bir şekilde paylaşarak somut olarak da göstermeyi hedefliyoruz. Fabrikamızı ziyaretçilere açarak, tüketicilerimizin sofralarına ulaşan ürünlerin hangi aşamalardan geçtiğini, hangi hijyen standartlarında üretildiğini kendi gözleriyle görmelerini sağlıyoruz. Bu çift yönlü güven anlayışı, Indomie kalitesinin temelini oluşturuyor ve tüketicilerimizin her gün gönül rahatlığıyla ürünlerimizi tercih etmesini sağlıyor.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.